1. Şeker kanser hücrelerinin en çok sevdiği şeydir.
1. Şeker kanser hücrelerinin en çok sevdiği şeydir.
Araştırmalara göre yabanmersini birçok meyveden daha fazla antioksidan içeriyor, buda yabanmersini tüketiminin önemini bir kez daha gösteriyor. Yabanmersininin birçok faydası var ama en çok nelere iyi gelmekte bir göz atalım.
1.Kan şekerini düzenler Tip2 diyabet, insulin direnci veya metabolik sendromda düzensiz kan şekeri salgılanır. Elbette bu soruna özgü diyet programı uygulanmalıdır ama araştırmalara göre düzenli yabanmersini tüketenlerde tüketmeyenlere göre daha regüle kan şekeri salgılanmaktadır.
2.İdrar yollarını temizler Çoğu idrar yolu enfeksiyonuna E. Coli olarak bilinen bir bakteri neden olur, idrar yoluna yapıştığından idrarla da atılamamaktadır. Yabanmersini ise doğal antibiyotik özelliği ile idrar yolunu bu bakteriden temizleyebilmektedir.
3.Görme kaybına faydalı Yabanmersini yüksek oranda antosiyanin içermesinden dolayı görme kaybını önleyici özelliğe sahip. Makula dejenerasyonu, katarak, miyop, göz kuruluğu hatta enfeksiyonlara karşı koruyabilmekte.
4.Beyin sağlığını korur A,B,C vitaminleri, antosiyaninler, selenyum, magnezyum, fosfor, bakır, çinko gibi önemli besin öğelerinden zengin olan yaban mersini beyin hücrelerini ve sinirlerini koruyucu özelliğe sahip ayrıca hafızayı güçlendir. Özellikle alzheimer gibi giderek artan bir hastalığa karşı koruyucudur. Çalışmalara göre düzenli yabanmersini tüketen çocukların öğrenme kapasitesi de yükselmektedir. Diyetisyen Özlem Sert Aydın
5.Kalp hastalıklarından korur Lif oranının yüksek ve antioksidanlardan zengin olması nedeniyle özellikle LDL kolesterol seviyesini düşürücü özelliğe sahiptir. Bu nedenle kalp sağlığını korur. Ayrıca düzenli olarak yabanmersini tüketenlerde eNOS enzim seviyesinin de yüksek olduğu belirlenmiştir, eNOS enzimi yine kalp hastalıklarından koruyucu özelliğe sahiptir.
6.Sindirim sistemini düzenler Lif içeriği nedeniyle sindirim sistemini düzenler, kabızlık problemi olanlarda faydalıdır. Ayrıca içeriğindeki bakır ve fruktoz nedeniyle sindirimi hızlandırır.
7.Kanserden korur Pterostilben, ellagic asit gibi kansere karşı koruyucu içeriğiyle ayrıca C vitamininden de zengin olmasıyla özellikle kolon, rahim ve karaciğer kanserine karşı faydalıdır.
8.Doğal antidepresandır Enerji metabolizmasını düzenleyici, sakinleştirici özelliğiyle doğal anti depresantdır. Rengi ne kadar koyuysa içeriği de o kadar zengin olmaktadır….



Bal
Bağışıklık sistemi güçlendirici besinler arasında yer alır. Balın temel bileşimi karbonhidrattır ve % 70-80’i glukoz ve fruktozdan ibarettir. Kalorisi de bilinenin aksine çok yüksek değildir. Örneğin her gün sabah kahvaltıda 1 tatlı kaşığı bal yemek sadece 20 kaloridir. Balın her gün 1 tatlı kaşığı kadar tüketilmesi hem tatlı ihtiyacını giderecek, hem de kış mevsiminin olumsuz etkilerinden vücudumuzu koruyacaktır.
Zencefil
Kan şekerini dengede tutması nedeniyle diyabet hastaları için önemi büyüktür. Bulantılara karşı etkisi güçlüdür bu yüzden özellikle kemoterapi gören hastaların kullanımı yararlı olur. Zencefilin kanserli hücreyi öldürdüğüne dair araştırmalar mevcuttur. Mide rahatsızlığı ve mide kramplarına karşı rahatlatıcıdır. Soğuk algınlığı ve solunum yolu hastalıklarında ateş düşürücü etkiye sahiptir. Balla karıştırılıp yendiğinde öksürüğe iyi gelir.
Kereviz
Böbrek ve mesane kumlarını dökmeye yardımcı olur. Ayrıca vücuttan toksinlerin atılmasını sağlayan sebzeler arasındadır, böylelikle kalp damar sağlığını korur.
Kara Lahana
K vitamininin en iyi kaynaklarından ve A, C vitaminlerinden zengin olan kara lahana, sülfürden zengin bir kış sebzesidir. Yoğun beta karoten içeriği ile A vitamini için iyi bir kaynak olarak gösterilen kara lahana, hücreleri oksijen hasarına ve kansere karşı korur. Ayrıca görüş yeteneğini artırarak katarakt gelişimini ve düzenli tüketimiyle de cilt kanseri gelişme riskini azaltabilmektedir.
Somon
Somon omega 3 yağ asitleri bakımından son derece zengin olan ve yaşlanma karşıtı etkileriyle bilinen mucizevi bir besindir. Omega 3 yağ asidinin yanı sıra A vitamini, B12 , D vitamini ve DHA içerir. Somon omega 3 yağ asitleri ve DHA bakımından doğadaki en zengin kaynaklardan biridir. DHA hafızayı güçlendirici etkiye sahiptir.
Turp
Yüksek oranda potasyum içerdiği için yüksek tansiyon hastaları için yararlıdır. Kansere karşı koruyucu etkisi olan glukosinolat’ları yüksek oranda içerir. Ayrıca yoğun lif içeriği ve glukosinat bileşikleri sayesinde kalın bağırsak kanserine karşı koruyucu özellik gösterir. Kırmızı turptaki antioksidan madde kansere karşı yüksek koruma sağlar ve bu özelliği ile kırmızı turp beyaz turptan daha faydalıdır.
Ispanak
Beta karoten, C vitamini, alfa lipoik asit ve glutation gibi antioksidanlar içerir. Yüksek miktarda folik asit vitamini içerdiği için Alzheimer hastalığı olasılığını azaltır. Ispanaktaki K vitamini kemik gelişimi için önemlidir. Ispanak yüksek miktarda demir minerali içerir.
Greyfurt
C vitamini bakımından çok zengin bir meyve olan greyfurt enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Dişeti kanamalarına iyi gelir. İçeriğinde yüksek oranda bulunan lifler sindirim sistemini düzenler. Yapılan araştırmalara göre günde 2-4 porsiyon greyfurt yiyen kişilerin böbreklerinde taş oluşumu engellenmektedir. Greyfurt karaciğerlerin temizlenmesi açısından da oldukça önemli bir meyvedir
http://fwmail.net/saglik/mucize-kis-yiyecekleri/
Greyfurt
C vitamini bakımından çok zengin bir meyve olan greyfurt enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Dişeti kanamalarına iyi gelir. İçeriğinde yüksek oranda bulunan lifler sindirim sistemini düzenler. Yapılan araştırmalara göre günde 2-4 porsiyon greyfurt yiyen kişilerin böbreklerinde taş oluşumu engellenmektedir. Greyfurt karaciğerlerin temizlenmesi açısından da oldukça önemli bir meyvedir.
Depresyona iyi gelen yiyeceklerden önce iyi gelmeyenlere kısaca değinelim. Öncelikle depresyon döneminde alkol tüketimi olumsuz düşüncelerden kurtulmak ve ruh halini yükseltmek için çekici gelebilir, ancak düzenli alkol tüketimi depresyon belirtilerini şiddetlendirir, kişinin sosyal ortamdan uzaklaşmasına neden olur ve alkol bağımlılığı riskini büyük oranda yükseltir. Ayrıca kan şekerini kısa sürede yükselten ve düşüren şekerli yiyecekler, tatlılar depresyondaki kişilere tavsiye edilmez. Tavsiye edilenler ise; yüksek protein içeren, lifli, omega 3 bakımından zengin besinlerdir.
Öncelikle omega 3 bakımından zengin ceviz, keten tohumu veya yağlı balıkları haftada en az 2 öğün tüketmeniz uzmanlar tarafından tavsiye ediliyor. Omega 3′ün faydası duygu dalgalanmalarını hafifleterek depresyon sırasında yaşanan olumsuz ruh halini bir miktar azaltması.
Kepekli tahıllar yavaş sindirildiğinden kan şekerinizi belirli bir düzeyde tutarak aşırı şeker dalgalanmalarını önler. Bu, kan şekeri nedeniyle oluşabilecek yorgunluk, isteksizlik ve halsizliğin engellenmesi için kullanılabilir. Kahverengi pirinç, tam tahıllı makarna, tam tahıllı ekmek tüketebilirsiniz. Karbonhidrat bakımından zengin tahıllı gıdalar aynı zamanda serotonin seviyesini yükselterek ruh halini iyileştirmeye yardımcı olur.
Kümes hayvanları, peynir, yumurta, fıstık ezmesi, süt gibi protein bakımından zengin gıdalar ruh halini geliştiren, beyin kimyasalları düzenlenmesine yardımcı olan “triptofan” adlı bir amino asit içerir. Protein ayrıca depresyon döneminde ihtiyaç duyulan enerjiyi sağlayarak depresyon ve anksiyete belirtilerinin hafifletilmesine yardımcı olur. Et tüketirken etin yağsız olmasına ve tavuk ürünlerinin derisiz olmasına dikkat edin.
İyi beslenme aynı zamanda iyi yeme alışkanlıklarıyla yakından ilgilidir. Küçük öğünleri sık yemek kan şekerini sabit tutmanızı sağlar. Gün boyu bol bol su için çünkü vücudun susuz kalması depresyon belirtilerinin şiddetlenmesine neden olabilir. Alkol, kahve ve diğer kafein içeren içeceklerin tüketimini sınırlandırın
http://www.kadinvekadin.net/depresyona-iyi-gelen-yiyecekler-2012-07-20.html

Kişniş, Maydanozgiller ailesine mahsus bir bitki. Pek çok faydası vardır. Akdeniz havzasında yabani ot veya kültür bitkisi olarak yetiştirilen kişnişin Faydaları ;
• Bayat yiyeceklerin zararını azaltır.
• Fazla miktarda yenirse zararı görülür.
• Kişniş tohumları içerdiği yağlarla mideyi uyarır;
• iştahı açar, sindirimi kolaylaştırır ve hazımsızlığa iyi gelir.
• Aynı nedenle mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür.
• Sinirsel baş ağrılarını keser.
• Doğumu kolaylaştırır.
• Aybaşı kanamasını düzenler.
• Karın ağrılarını giderir.
• Aniden başlayan mide ve karın ağrılarını bastırır.
• Özellikle çocuklarda ishali kesici etkiler yapar.
• Cinsel arzuyu kamçılar.
• Hafif yatıştırıcı etkisi vardır.
Kişnişin bu etkilerinden yararlanmak üzere, bitkinin çiçek şemsiyeleri yaz sonunda alınır ve tohumlarının olgunlaşması için gölgeli ve havadar yerde bir süre itekletilir. Sonra şemsiyeler başasağı edilerek bir kağıdın üzerine sallanır ve dökülen tohumlan toplanır. Bunlardan ya da piyasadan alınan kişniş tohumlarından 1 tatlı kaşığı kadarı biraz ezilerek 1 bardak kaynar suya dökülür. Kabın üzeri sıkıca kapatılarak 5 dakika süreyle demlendirilir. Bu şekilde elde edilen infüzyon, yemeklerden önce birer bardak olarak içilir. Aynı etkilerinden yararlanmak için, tohumları yemeklerden önce ağızda çiğnenebilir.
KULLANILAN BÖLÜMLERİ :
Tohumu: Domates turşusu, sosis, köriler ve elmalı çöreklerde kullanılır. Ezilmemiş tohumu çorba ve sebze yemeklerine katılır. Suda kaynatılarak çayı yapılır. Tohumu ayrıca güzel kokusu sayesinde potbori tabaklarında kullanılabilir.
Yaprağı: Körpe alt yaprakları güveç, salata ve soslara eklenir.
Gövdesi: Fasulye ve çorbalarla birlikte pişirilir
Kökü: Taze kökü sebze gibi pişirilip yenilir
Tozu: Toz halindeki kişniş bal veya şekerle karıştırılarak kullanılır.
ÖNEMLİ HATIRLATMA: Mide asidi fazla olanlara kişniş yasaktır.
EVİMİZDE YEMEKLERİMİZE KATTIĞIMIZ KEKİĞİN DOĞAL KORUYUCU OLDUĞUNU BİLİYORMUYDUNUZ!? …
HANGİ HASTALIKLARA İYİ GELİYOR!
Antiseptik, antispazmotik, antikanserojen, antidiyabetik, antikolestremik olan kekiğin insan vücuduna sentetik ilaçlardan daha çok yararlarını göz önünde bulundurmalıyız!
1- Kekiğin mikrop öldürücü özelliğini asla unutmamalıyız enfeksiyonlu hastalıklar (grip,nezle,faranşit, boğaz ağrıları Boğmaca ve hastalıktan dolayı ateş yapmasını önler )
2- kramplı ağrılar kas ağrılarına çok iyi geliyor
3-Vücutta hücre koruma sistemlerini geliştirir.Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.(yeni doğan bebekler için çok yararlıdır)
4- kan dolaşım bozukluğunu düzenler.
5- Ağız yaralarını geçirmeye birebirdir.
6- Vücutta bakterilerin oluşmasını önler.
7- İç organları temizler, düzenli çalışmasına yardımcı olur.
9- Kekik çayı alkolikler ve sigara içenler içinde çok faydalı bir koruyucudur.
10 – zayıf ve solgun Çocuklara kekik banyosu yaptırılabilir, yetişkinlerde banyosunu yapabilirler, Kekik banyosu veya çayı rahat uyutur.
11- iştah açıcıdır.
12- kötü kokulu ve yumuşak dışkı normalleşir.
13- Akciğer ve bronşlar, mide ve bağırsaklar, kekiğin başlıca kullanım alanlarıdır. Bitkinin önemli etken maddesi olan eterli uçucu yağlar kana karışıp,bronşiyal kasları etkileyerek, krampları çözer. Aynı zamanda o bölgelerde bakteri oluşumunu önler.Öksürük ve üst solunum yolları iltihabında çayı çok etkilidir..
14-Kekik çayına tadlandırıcı olrak karıştırılmış bal ile içmesiyle organizma güçlendirilebilir ve dengeye kavuşturulabilir.
15-Vücudumuzda kapalı damarları acar.
17- sindirimi kolaylaştırır.
18- Her ameliyattan doğum dahil önce ve sonra (nekahat dönemi) devamlı cay gibi içilmesi hastanın cabuk iyilşemesine ve vücuda verilen ilaçların yan etkisini dışarı atmasına vesile olur.İlaçların yan etkisinden dolayı böbrek hastası olmayı önler…
19-Ders çalışanlara tavsiye, zekanızı açmak için kekik çayı kullanın.Rahtalatır,dinlendirir,sakinleştirir. Stresi azaltır ve iyi hissettirir. Çalışanlar içinde aynıdır..
20- Günde 2 su bardağı sıcak Kekik çayı yaşlılığı geciktirmekte, tümör oluşumunu engellemekte, antiseptik özelliğinden dolayı dış etkenlere karşı koruyucu ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.
KEKİK ÇAYI NASIL HAZIRLANIR!
Kekik çayı hazırlamak için demliğe çayı içeceğiniz bardak kadar su koyun ve kaynatın. Suyu ateşin üzerinden aldıktan sonra 1 yemek kaşığı kurutulmuş kekik atın ve demliğin kapağı kapalı halde 5-10 dakika kadar demlenmesini bekleyin. Kekik yapraklarının suyun içine inmesi için metal çay poşeti tellerinden kullanabilirsiniz. Otun besin değerlerini kaybetmemesi için su kaynarken atmayın. Sıcak içmeye çalışın.
KEKİK BANYOSU:
70-100 gr kurutulmuş kekik bir tülbentin içine gevşekçe bağlanarak 2-3 litre soğuk suya eklenir. Kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra (kaynatılmaz), üstü kapalı olarak 15 dakika demlendirilir. Tülbentteki posa iyice sıkıldıktan sonra sıcak banyo suyuna (Küvet) eklenir. Banyo suyu sıcaklığı 37-38 derece arasında olmalıdır ve banyo süresi 15-20 dakikayı aşmamalıdır. Bu süre boyunca küvet içerisinde oturularak yapılan banyodan sonra üşütülmemeli ve bir bornoza sarılınarak yatakta bir süre dinlenilmelidir.Kekeğin miktarını artırarak kovaylada yapabilirsiniz…
Dip not:.Özellikle büyüme çağında olan bebek ve çocukların bağışıklık sisteminin,zeka, vücutta hücre koruma sistemlerini gelişiminde çok yararlıdır.
‘ALLAH’ Şifayı Hemen Yanı Başımızda Yaratacak Kadar:
‘ŞAFİİ,MERHAMETLİ,HAKİM,ALİMDİR’

Kuru erik: İçeriğinde yüksek miktarda Antioksidan içerir.
Kabak Çekirdeği: Yüksek mineral oranı erken ölüm riskini azaltır.
Sardalya: Demir, magnezyum, bakır, çinko, fosfor, potasyum, manganez içerir
Zerdeçal: Vücutta iltihaplanmayı önler ve kansere karşı koruma sağlar
Yaban Mersini: Hafızayı kuvvetlendirir.
Kabak: Kalori değeri düşük, lifler bağışıklık sistemini güçlendiren A vitamini bakımından zengindir.

Bağışıklık sistemi hastalıklara karşı önlem alan en etkili vücut silahımızdır. Bağışıklık sistemi beslenmemize bağlı olarak güçlenir ve hastalıklarla savaşır. Bağışıklık sisteminizin yeterince güçlü olmadığını düşünüyorsanız uzmanların açıklamarından yardım alarak bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz.

Besinlerden yeteri kadar yararlanın. Doğal besinlerden vitaminlerden yeterince yararlanın. Vücudunuzu antioksidanlarla kuvvetlendirin. Özellikle C ve E vitaminlerini bolca tüketin. Limon, portakal, brokoli, kivi, greyfurt, biber ve lahanada bol miktarda C vitamini bulunuyor. Bu besinleri mutfağınızdan dolayısıyla midenizden eksik etmeyin.
Meyva suyunu tercih ederseniz, taze sıkılmış olanları seçin. Bu mevsimde sofranızda mutlaka bulunması gereken besinlerden bir diğeri de süt ve süt ürünlari olmalı. Yoğurt detoks etkisi yarattığı için, bağışıklık sisteminide güçlendiriyor. Yine kefirde içerdiği yararlı bakteriler sayesinde bağışıklığınızı desteklemekte yardımcı oluyor.
Bağışıklık sistemini güçlendiren bir diğeri de çinko.. İstiridye, susam, kırmızı etler, bitter çikolota, yumurta ve baklagillerde bolca mevcut.
Bitki çaylarından da destek almalısınız. Örneğin ekinezya akyuvarların aktivitesini arttırdığı için, nezle ve gribe karşı bünyeyi savunuyor ve bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor.
Ve tabiki omega 3 Balık yağı… Hem bağışıklık siteminizi güçlendirir, hem de viral, bakteriyel, paraziter enfeksiyonlara karşı konakçı defansını zayıflatarak hastalıklardan koruyucudur.Bu tür besinleri tüketemeyen ya da beslenme sorunu yaşayanların mutlaka balık yağı içeren suplement yada şuruplarla desteklenmesi hem güçlü bir bağışıklı sistemi hem de beyin gelişimleri için çok önemlidir
Çeşitli rahatsızlıkları giderdiği bilinen leblebi nohuttan elde edilir. Genellikle “sarı leblebi” olarak bilinen bu tür leblebinin öğütülmesi ya da havanda dövülmesiyle leblebi unu elde edilir. Şekerle ya da kuru üzümle karıştırılarak yenilebilen ve son derece lezzetli olan leblebi unuyla, kimi yörelerde “leblebi helvası” da yapılır. Üçüncü kavurma sırasında kabukları çıkarılmayan bu tür leblebi “sakız leblebisi” adıyla anılır
FAYDALARI:
-Anne sütünü artırır.
-Asit fazlasını alır, mideyi rahatlatır
-Neredeyse yok denecek kadar az yağ içerir ve içinde bulunan yağlar vücuda yararlıdır
-Tokluk hissi verir. Bu sebeple diyet yapanlar için kilo kaybına yardımcıdır
YAPILIŞI: Leblebi yapmak için öncelikle ateş tuğlası, tava ve karıştırıcıdan oluşan bir kavurma ocağı gerekir. Eleme işleminden geçirilen nohutlar önce ayrılır. İlk kavurma işleminden sonra sıcak olarak çuvallara doldurulup iki gün dinlendirilir. İkinci kavurmadan sonra yine iki gün dinlendirilen nohutlar kuru bir yere serilerek 15-20 gün bekletilir. Bu kavurma ve dinlendirme işlemleri leblebinin kalitesi açısından çok önemlidir. Son aşama olan üçüncü kavurmadan sonra ise nohutların kabukları ayrılır. Leblebinin acılı, tuzlu ya da karanfilli türlere dönüşmesi, bu son kavurma aşamasında belirlenir.
Kaynak: Lezzet Vadidi
Uzmanlar, brokolide, havuçtakinden daha fazla beta karoten bulunduğunu söyleyerek, bu sebeple yenilebilecek, suyu içilebilecek en iyi besinlerden olduğunu kaydediyor. Beta karotenin, güçlü bir kanser savaşçısı olduğunu vurgulayan uzmanlar, yemek borusu, mide, bağırsak kanserleri tehlikesini azalttığını ifade ediyor.
Brokolinin ayrıca, B1 ve C vitamini ile dolu olduğunun altını çizen uzmanlar, yüksek miktarda kalsiyum, kükürt, potasyum ve selenyum maddeleri içerdiğini belirtiyor. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokolinin vitamin deposu olduğunu bildiren uzmanlar, suyunun havuç veya elma suyu ile karıştırılarak içilmesinin de faydalı olduğunu kaydediyor.
Brokolinin çeşitleri, taşıdığı renklere göre de, beyaz başlı, mor başlı ve yeşil başlı çeşit olarak üçe ayrılır. Çiğ ya da pişirilerek tüketilen brokoli, haşlandığında içerdiği vitaminlerin çoğu kaynayan suya geçeceğinden bu su dökülmeyip değerlendirilmelidir. Kalorisi düşük bir sebze olduğundan diyetlerde yer alan brokoli, dondurularak saklanmaya ve sonradan tüketilmeye çok uygundur.
BESİN DEĞERLERİ
100 gr. çiğ (pişirilmemiş) brokolinin içerdiği besin değerleri şöyle sıralanır: 34 kalori; 2,5 gr. protein; 2,9 gr. karbonhidrat; 0,2 gr. yağ; 0 kolesterol; yüksek oranlarda lif; 76 mgr. fosfor; 100 mgr. kalsiyum; 0,8 mgr. demir; 10 mgr. sodyum; 336 mgr. potasyum; 24 mgr. magnezyum; 0,6 mgr. çinko; 0.10 mgr. B1 vitamini; 0.20 mgr. B2 vitamini; 87 mgr. C vitamini; 1.3 mgr. E vitamini ve küçümsenemeyecek oranda A vitamini kaynağı betakaroten…
SAĞLIĞIMIZA YARARLARI
Yukarıdaki değerlerden görüleceği gibi brokoli, besin olarak en yararlı sebzelerden biridir. Bunun yanı sıra;
o Brokoli bedeni kanser tehlikesine karşı korur: Yapılan son bilimsel araştırmalar, Turpgiller familyasındaki sebzelerin kansere karşı bedeni koruduğu; özellikle brokolinin yenilmesinin, akciğer, kolon (kalınbağırsak) ve prostat kanserlerine yakalanma rizikosunu iyice azalttığını ortaya koymuştur.
o Brokoli, yüksek oranlarda A vitamini kaynağı betakaroten ile C ve E vitaminleri içerir: Kalp hastalıklarına yakalanma, kalp krizi geçirme ve katarakt illetine tutulma gibi rizikoları da en aza indirger.
o Yüksek oranlarda demir ile folik asit içeren brokoli kansızlığı önler. Ayrıca doğum yapacak kadınların, spina bifida (yani omurganın bir yanının açık olması) hastalığına yakalanmış çocuk doğurması rizikosunu en aza indirir.
Bütün bu önemli tıbbi etkilerinden yararlanılmak üzere, brokolinin diyetimize konularak öncelikle yenilmesi öğütlenmektedir.
Dikkat: Brokoli bedenin iyot emilimini azaltır. Haftada 2-3 kezden fazla brokoli yiyen kişiler, iyotlu besinler ya da iyotlu tuzu almayı ihmal etmemelidir. Özellikle içme suyunun az iyot içerdiği yörelerde, bu önemlidir.
http://www.lezzetvadisi.com/sebzelerin-faydalari/brokolinin-faydalari.html