Tarçınlı Balın Hazırlanışı:

Önce bir bardak suyu kaynatın, sıcak suya tarçın koyun ve demlenmeye ve soğumaya bırakın. Kaynar suya bal koym…ayın. Sıcak su baldaki enzimleri öldürür. Su oda sıcaklığına geldiğinde tarçının iki katı kadar bal ekleyin. Yatmadan bardağın yarısını için ve diğer yarısını sabaha bırakın.
İlaç firmaları bu bilgilerin yayılmasından hoşlanmayacak, çünkü tarçınlı bal düzenli kullanıldığında pek çok ilaçtan daha sağlıklı ve daha etkili bir ilaç.

Bal ve Tarçınla İlgili Gerçekler: Bal ve tarçın karışımının pek çok hastalığı iyileştirdiği biliniyor. Bir yan etkisinin olmaması da cabası. Şekerli olmasına rağmen doğru miktarda alındığında diyabet hastalarına dahi zarar vermiyor. Batılı bilim insanlarının araştırmalarına göre:

Kalp Hastalıkları: Bal ile toz tarçını karıştırın ve kahvaltıda kızarmış ekmekle yiyin. Kolesterolü düşürür ve muhtemelen kalp krizini önler. Tarçınlı balın düzenli olarak tüketilmesi kalp vuruşlarını güçlendirir. Yaşlandıkça atar damarlar ve toplar damarlar esnekliklerini kaybediyor ve tıkanıyor. Tarçınlı bal ise damarları yeniden canlandırıyor.

Arterit: Arterit hastalar bir fincan sıcak suya iki yemek kaşığı bal ve bir çay kaçığı toz tarçın koyarak faydalı bir içecek hazırlayabilirler. Günlük olarak içilirse kronik arterit hastaları dahi iyileşebilir. Kopenhag Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada 200 hastalarını kahvaltıdan önce bir kaşık bala yarım çay kaşığı tarçın ile tedavi eden doktorlar 73 hastanın tümüyle ağrıdan kurtulduğunu, bir ay içerisinde ağrı yüzünden hareket edemeyen hastaların hemen hepsinin ağrı çekmeksizin yürümeye başladığını gördü.

İdrar Yolu Enfeksiyonu: İki yemek kaşığı toz tarçın ile bir yemek kaşığı balı ılık suya ekleyerek için. İdrar yolundaki mikropları öldürür. Kim bilebilirdi ki?

Kolesterol: İki yemek kaşığı bal ve üç yemek kaşığı toz tarçın 450 gram çay kolesterol hastasına verildiğinde iki saat içerisinde kandaki kolesterol oranının %10 azaldığı görüldü. Günde üç kez alındığında kronik kolesterol dahi tedavi edilebiliyor. Günlük olarak yenen bal ise kolesterol şikayetlerini azaltıyor.

Soğuk Algınlığı: Sık ya da ağır soğuk algınlığı şikayeti olanlar bir kaşık ılık bal ¼ kaşık toz tarçınla üç gün boyunca birer kez alabilir. Bu tedavi çoğu kronik öksürüğü ve soğuk algınlığını tedavi edebilir, sinüsleri temizleyebilir.

Boğaz Tahrişi: Tarçınlı balın boğaz ağrısını iyileştirdiği ve boğaz ülserini kökünden kazıdığı söyleniyor.

Gaz: Hindistan ve Japonya’da yapılan araştırmalar tarçınlı balın midede oluşan gazları önlediğini gösteriyor.

Bağışıklık Sistemi: Tarçınlı balın günlük tüketimi bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu bakteri ile virüs saldırılarından koruyor. Balın düzenli tüketimi akyuvarları güçlendirerek bakteriyel ve virütik hastalıklara karşı direnci artırıyor.

Sindirim Güçlüğü: İki yemek kaşığı bala serpilen toz tarçının yemek yemeden önce alınması asitliliği önlüyor ve en ağır yemekler dahi sindirilebiliyor.

Grip: İspanyol bir bilim insanı balda ki doğal bir bileşenin grip mikrobunu öldürdüğünü ve hastayı gripten kurtardığını kanıtladı.

Uzun Ömür: Bal ve toz tarçın ile hazırlanan çay düzenli olarak içildiğinde ileri yaşın etkilerini azaltıyor. Çay yapmak için dört yemek kaşığı bal, bir çay kaşığı tarçın ve üç fincan kaynamış su kullanın. Günde 3-4 kez 1/4 fincan için. Cildi taze ve yumuşak tutar ve yaşlanmayı önler.

Boğaz Ağrısı: Boğaz ağrıdığında ya da gıdıklandığında bir kaşık bal yiyin. Boğazınızdaki rahatsızlık geçene dek 3 saatte bir tekrarlayın.

Sivilceler: Üç yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı toz tarçını karıştırın. Yatmadan önce sivilcelerinizin üzerine sürün ve ertesi gün ılık suyla yıkayın. İki hafta her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden söker.

Cilt Enfeksiyonları: Bal ve toz tarçını etkilenen bölgelere eşit miktarda uygulamak egzama, mantar ve her türlü cilt enfeksiyonunu iyileştirir.

Kilo Verme: Her gün sabahları kahvaltıdan yarım saat önce, boş mideye ve geceleri yatmadan önce bir bardak kaynamış suyun içine bal ve toz tarçın koyup için. Düzenli olarak alındığında obezite sorunu yaşayanlarda bile kilo kaybı sağlıyor.

Kanser: Japonya ve Avustralya’da yapılan araştırmalar mide ve kemik kanserinin başarıyla tedavi edilebildiğini gösterdi. Bu kanser çeşitlerinden muzdarip hastalar günde bir yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı tarçını üç parçaya bölerek bir ay boyunca almalı.

Yorgunluk: Yakın zamanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki baldaki şeker vücudun güç kazanmasına yardımcı oluyor. Bal ve toz tarçın tüketen yaşlılar daha zinde ve esnek olduklarını ifade ediyor. Her gün diş fırçaladıktan sonra ve öğleden sonra 15.00’te alındığında bir haftada vücut direnci artıyor.

Kötü nefes: Güney Amerikalılar sabahları bir çay kaşığı bal ve tarçın konmuş suyla gargara yapıyor böylece nefesleri gün boyu güzel kokuyor.

İşitme kaybı: Günlük olarak sabah ve akşamları bal-tarçın ikilisini almak duyma kaybını giderebiliyor.

BİLGİLENDİRMEK İÇİN PAYLAŞIR MISINIZ ?

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

MAYDONOZUN FAYDASI


* Maydanoz saçlara oldukça iyi gelir ve saçların canlanmasını sağlar.
* Cilde canlılık katar ve cilt lekelerinin azalmasında etkilidir.
* Bağırsakların çalışmasında etkilidir.
* Sindirimin kolaylaşmasında aktif olarak rol oynar ve ödem söktürücüdür. Bu nedenle diyetlerde özellikle maydanoz tüketimi ve maydanoz çayı önerilidir.
* İdrar söktürücüdür.
* Vücuttaki kirli kanı temizlemektedir.
* Terletici özelliği ile oldukça faydalıdır.
* Kabızlık sorununa karşı etkilidir.
* Midedeki ve bağırsakta oluşan gazların çıkmasında faydalıdır.
* Özellikle böbrek taşı ve böbrek kumu olan hastaların taş ve kum dökmesinde çok faydalıdır. Doktorlar tarafından maydanoz suyu tavsiye edilmektedir.
* Bağırsak kurtlarının düşürülmesinde etkilidir.
* Maydanoz, iyi bir ateş düşürücüdür.
* Cinsel isteği arttırıcı özelliği vardır. (Afrodizyak etkilidir.)
* Vücuda kuvvet ve enerji verir. Halsizliğe iyi gelir.
* Görme duyusuna iyi yönde katkı sağlar.
* Kansızlığa karşı faydalıdır.
* Diş etlerini güçlendirir.
* Yüksek tansiyonun düşürülmesinde etkilidir.
* Kansere karşı koruyucu özelliği vardır.
* Kalp ve damar rahatsızlıklarına karşı koruyucu özellik göstermektedir.
* Selülite karşı iyi geldiği bilinmektedir.
* Egzamaya karşı etkilidir.
* Karaciğer rahatsızlıklarının giderilmesinde etkilidir.
* Regl dönemlerinin düzenli olmasında oldukça faydalıdır. Kadınlarda görülen akıntıların kesilmesini sağlar. Regl dönemindeki ağrıları giderir.
* Maydanozun içinde bol miktarda beta karoten bulunmaktadır. Bu özellik sayesinde kılcal damar sistemine ve tiroid bezine iyi geldiği bilinmektedir.
* Bir tutam maydanoz yiyerek günlü C vitamini ihtiyacınızı karşılamanız mümkündür.
* Şişmanlığa karşı etkilidir.
* Sarılığa karşı iyi geldiği bilinmektedir.
* Uyumadan önce bir demet maydanoz tüketmek rahat bir uyku sağlar.
* Bulantı ve nefes darlıklarında maydanoz çiğnenerek yutulursa iyi gelmektedir.
* Kulak ve diş ağrısında karşı iyi gelmektedir.
* Eğer sivilceli ve lekeli bir yüzünüz var ise maydanoz kullanabilir ve temiz bir cilde kavuşabilirsiniz.

Temiz Bir Cilt İçin Maydanoz Nasıl Kullanılmalıdır?

Temiz bir cilt için maydanoz çok iyi gelmektedir. Bunun için size çok etkili bir maydanoz cilt maskesi tarifi ileteceğiz.

2 bardak suyu kaynatarak içine 1 demet yokanmış maydanozu atıyoruz. (Sapları ile birlikte atılacak) Üstünü kapatarak kısık ateşte beş dakika boyunca kaynatıyoruz. Kaynatılmasının ardından demlenmesi için biraz bekletilir. Ardından süzülür. Süzdüğümüz lapa, oldukça etkili bir maskedir. Elde ettiğimiz bu lapayı yüzümüze sürerek yirmi dakika beklettikten sonra süzdüğümüz maydanoz suyu ile cildimizi yıkıyoruz. Günde birkaç defa uygulayabilirsiniz. Böylece sağlıklı bir cildiniz olur.

Saçlar İçin Maydonuz Suyu Nasıl Hazırlanır?

Saçlar için maydanoz suyu oldukça etkilidir ve saçların parlamasını sağlar. Saçları beslerken aynı zamanda saç dökülmesini de yavaşlatır.

2 bardak su içine sapları ile attığımız maydanozu kaynatıyoruz. Kısık ateşte ve beş dakika bir süre kaynattıktan sonra demlenmesini bekliyoruz. Ardından süzmüş olduğumuz maydanoz suyu ile saçlarımızı yıkayıp yirmi dakika kadar havluya sarılı olarak bekliyoruz. Ardından yıkayabilirsiniz. Saçınızdaki farkı siz de göreceksiniz.

Zayıflatan Maydanoz Suyu Kürü Tarifi

16 adet maydanoz sapı ve 2 yemek kaşığı limon suyunu yarım bardak suya ekleyerek robotta çekmeniz gerekiyor. On beş gün boyunca bu kürü her sabah yarım bardak olacak şekilde içmeniz gerekmektedir. On beş günün ardından yedi gün ara vermeniz önerilmektedir. Ardından tekrar on beş günlük bir süre içebilirsiniz. Bu yöntemle ayda dört kilo verilebileceği söylenmektedir. Burada önemli olan on beş günlük sürenin aşılmamasıdır.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

TARÇINLI BAL MUCİZESİ

Tarçınlı Balın Hazırlanışı: Önce bir bardak suyu kaynatın, sıcak suya tarçın koyun ve demlenmeye ve soğumaya bırakın. Kaynar suya bal koymayın. Sıcak su baldaki enzimleri öldürür. Su oda sıcaklığına geldiğinde tarçının iki katı kadar bal ekleyin. Yatmadan bardağın yarısını için ve diğer yarısını sabaha bırakın.

İlaç firmaları bu bilgilerin yayılmasından hoşlanmayacak, çünkü tarçınlı bal düzenli kullanıldığında pek çok ilaçtan daha sağlıklı ve daha etkili bir ilaç.

Bal ve Tarçınla İlgili Gerçekler: Bal ve tarçın karışımının pek çok hastalığı iyileştirdiği biliniyor. Bir yan etkisinin olmaması da cabası. Şekerli olmasına rağmen doğru miktarda alındığında diyabet hastalarına dahi zarar vermiyor. Batılı bilim insanlarının araştırmalarına göre:

Kalp Hastalıkları: Bal ile toz tarçını karıştırın ve kahvaltıda kızarmış ekmekle yiyin. Kolesterolü düşürür ve muhtemelen kalp krizini önler. Tarçınlı balın düzenli olarak tüketilmesi kalp vuruşlarını güçlendirir. Yaşlandıkça atar damarlar ve toplar damarlar esnekliklerini kaybediyor ve tıkanıyor. Tarçınlı bal ise damarları yeniden canlandırıyor.

Arterit: Arterit hastalar bir fincan sıcak suya iki yemek kaşığı bal ve bir çay kaçığı toz tarçın koyarak faydalı bir içecek hazırlayabilirler. Günlük olarak içilirse kronik arterit hastaları dahi iyileşebilir. Kopenhag Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada 200 hastalarını kahvaltıdan önce bir kaşık bala yarım çay kaşığı tarçın ile tedavi eden doktorlar 73 hastanın tümüyle ağrıdan kurtulduğunu, bir ay içerisinde ağrı yüzünden hareket edemeyen hastaların hemen hepsinin ağrı çekmeksizin yürümeye başladığını gördü.

İdrar Yolu Enfeksiyonu: İki yemek kaşığı toz tarçın ile bir yemek kaşığı balı ılık suya ekleyerek için. İdrar yolundaki mikropları öldürür. Kim bilebilirdi ki?

Kolesterol: İki yemek kaşığı bal ve üç yemek kaşığı toz tarçın 450 gram çay kolesterol hastasına verildiğinde iki saat içerisinde kandaki kolesterol oranının %10 azaldığı görüldü. Günde üç kez alındığında kronik kolesterol dahi tedavi edilebiliyor. Günlük olarak yenen bal ise kolesterol şikayetlerini azaltıyor.

Soğuk Algınlığı: Sık ya da ağır soğuk algınlığı şikayeti olanlar bir kaşık ılık bal ¼ kaşık toz tarçınla üç gün boyunca birer kez alabilir. Bu tedavi çoğu kronik öksürüğü ve soğuk algınlığını tedavi edebilir, sinüsleri temizleyebilir.

Boğaz Tahrişi: Tarçınlı balın boğaz ağrısını iyileştirdiği ve boğaz ülserini kökünden kazıdığı söyleniyor.

Gaz: Hindistan ve Japonya’da yapılan araştırmalar tarçınlı balın midede oluşan gazları önlediğini gösteriyor.

Bağışıklık Sistemi: Tarçınlı balın günlük tüketimi bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu bakteri ile virüs saldırılarından koruyor. Balın düzenli tüketimi akyuvarları güçlendirerek bakteriyel ve virütik hastalıklara karşı direnci artırıyor.

Sindirim Güçlüğü: İki yemek kaşığı bala serpilen toz tarçının yemek yemeden önce alınması asitliliği önlüyor ve en ağır yemekler dahi sindirilebiliyor.

Grip: İspanyol bir bilim insanı balda ki doğal bir bileşenin grip mikrobunu öldürdüğünü ve hastayı gripten kurtardığını kanıtladı.

Uzun Ömür: Bal ve toz tarçın ile hazırlanan çay düzenli olarak içildiğinde ileri yaşın etkilerini azaltıyor. Çay yapmak için dört yemek kaşığı bal, bir çay kaşığı tarçın ve üç fincan kaynamış su kullanın. Günde 3-4 kez 1/4 fincan için. Cildi taze ve yumuşak tutar ve yaşlanmayı önler.

Boğaz Ağrısı: Boğaz ağrıdığında ya da gıdıklandığında bir kaşık bal yiyin. Boğazınızdaki rahatsızlık geçene dek 3 saatte bir tekrarlayın.

Sivilceler: Üç yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı toz tarçını karıştırın. Yatmadan önce sivilcelerinizin üzerine sürün ve ertesi gün ılık suyla yıkayın. İki hafta her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden söker.

Cilt Enfeksiyonları: Bal ve toz tarçını etkilenen bölgelere eşit miktarda uygulamak egzama, mantar ve her türlü cilt enfeksiyonunu iyileştirir.

Kilo Verme: Her gün sabahları kahvaltıdan yarım saat önce, boş mideye ve geceleri yatmadan önce bir bardak kaynamış suyun içine bal ve toz tarçın koyup için. Düzenli olarak alındığında obezite sorunu yaşayanlarda bile kilo kaybı sağlıyor.

Kanser: Japonya ve Avustralya’da yapılan araştırmalar mide ve kemik kanserinin başarıyla tedavi edilebildiğini gösterdi. Bu kanser çeşitlerinden muzdarip hastalar günde bir yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı tarçını üç parçaya bölerek bir ay boyunca almalı.

Yorgunluk: Yakın zamanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki baldaki şeker vücudun güç kazanmasına yardımcı oluyor. Bal ve toz tarçın tüketen yaşlılar daha zinde ve esnek olduklarını ifade ediyor. Her gün diş fırçaladıktan sonra ve öğleden sonra 15.00’te alındığında bir haftada vücut direnci artıyor.

Kötü nefes: Güney Amerikalılar sabahları bir çay kaşığı bal ve tarçın konmuş suyla gargara yapıyor böylece nefesleri gün boyu güzel kokuyor.

İşitme kaybı: Günlük olarak sabah ve akşamları bal-tarçın ikilisini almak duyma kaybını giderebiliyor.

BİLGİLENDİRMEK İÇİN PAYLAŞIR MISINIZ ?

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hafızaya İyi Gelen 5 Yiyecek…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tere (Lepidum sativum)…

Balgam söktürücü, amfizem, kolesterol düşürücü,akciğer kanserine karşı, kanser hastalarına yardımcı

Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

1) Tere, turp grubundandır. Bakla yemeği yapıldığında üzerine konulan veya cacığın içerisine, dolmaya konulan dereotu ile karıştırılmamalıdır.

2) Hamile bayanların, hamileliklerinin ilk dört ayında tereden uzak durmalarını tavsiye ederim.

3) Tere otunu satın alırken mutlaka dikkat edilmesi gereken nokta, taze olması ve kesinliklede sararmamış olmasıdır. Yaprakları sararmış olan tere zehirli maddeler içermektedir. Depresyon tedavisinde ıspanakla beraber kullanılan terenin taze ve yapraklarının da sararmamış olması şarttır. Kurutulmuşu bu amaçla kullanılmaz.

4) Terenin geniş spekturumlu etkileri vardır. Onun bu gücünden faydalanabilmek için mutlaka tek başına tüketilmesi gerekir. Salatanın içerisinde veya beraberinde başka bir besin maddesi tüketildiği takdirde etkisi büyük oranda kayıp olmaktadır.

5) Tere, B6-vitamini bakımından oldukça zengindir. O bir kükürt deposudur. İçerdiği kükürtlü bileşikler sindirimi kolaylaştırır.

6) Akciğer kanserine yakalanmış hastaların nefes alma zorluğuna karşı, tere kürü mükemmel bir yardımcıdır. Kürü uygulamaya başladıktan kısa bir zaman sonra daha rahat nefes alırlar ve rahatlamaya başlarlar.

7) Demire bağlı anemi şikâyetiniz varsa, öğünlerinizde tere tüketebilirsiniz. Kendi grubunda demiri en zengin olarak içeren bitkidir. İltihaplı romatizma şikâyeti olanlara da yardımcıdır. İyi huylu prostat büyümesine bağlı olarak şikâyetiniz varsa, ayda bir kez beş gün boyunca tere kürü uygulamak mükemmel bir yardımcıdır.

8) Potasyum bakımından zengin besinleri diyaliz hastaları ve böbrek yetmezliği şikâyeti olanların tüketmemesi gerekir. Bu nedenle diyaliz hastalarının ve böbrek yetmezliği şikâyeti olanların tere tüketiminden uzak durmaları gerekir.

Tere kürü
Beş gün boyunca kahvaltıdan bir saat sonra ve öğle yemeğinden yine bir saat sonra her defasında onbeş-yirmi adet tere saplı olarak tüketilir. Arzu edilirse, üzerine yarım limon sıkılabilir. Limonun dışında başka hiçbir şey ilave edilmez. Şikâyetlerin durumuna göre dönem dönem uygulanabilir.

Solunum şikâyeti yaşayan akciğer kanseri hastaları bu kürü beş gün uygulayıp, üç gün ara verdikten sonra ikinci bir beş gün uygulayabilirler.

Sigarayı fazla tüketenlerin veya bronşları dolmuş olanların uygulayacakları tere kürü nikotine karşı mükemmel bir panzehirdir. Terenin, çiğ olarak tüketilmeden önce mutlaka akan soğuk su altında çok iyi yıkanması gerekir. Yıkamadan tüketilmesi halinde üzerinde bulunan parazitler bazı hastalıklara neden olabilmektedir. Tere fazlaca tüketildiği takdirde idrar yaparken yanma yapar. Bu durum karşısında endişe edilmemelidir.

Kaynamakta olan yarım litre suya onbeş-onaltı tane tere (yaklaşık bir bağın yarısı) atılır ve hafif ateşte, ağzı kapalı olarak sadece üç dakika haşlanır. Soğuması beklemeden süzülür. Soğuduktan sonra, aç karnına veya yemeklerden iki saat sonra sadece haşlanmış suyunun tamamı içilir. Beş gün, gün atlamadan uygulanır ve her gün taze olarak hazırlanır. İkinci ve üçüncü günden sonra bol miktarda balgam söktüğünüzü ve bronşlarınızın açıldığını hayretle gözlemeniz mümkün olabilecektir.

Sigara tiryakilerine dönem dönem bu kürü uygulamalarını tavsiye ederim. Tere otunun üç dakikalık haşlama suyunun içimi pek kolay olmayabilir. Haşlama suyunu içmekte zorlanıldığı takdirde, yanında başka hiçbir şey yemeden aç karnına veya yemeklerden en az iki saat sonra onbeş-onaltı tane taze tereyi çiğ olarak üzerine hiç bir şey ilave (tuz, limon vb.) etmeden de tüketilebilir. Aynı şekilde beş gün (gün atlamadan) uygulanır. ‘Bronşlarım dolmuş’ diye şikâyeti olanlara da tere kürünü tavsiye ederim.

Terenin Zararları ve Yan Etkileri

Aşırı miktarda tüketilirse böbreklere zarar verebilir. Ayrıca çok küçük çocukların yemesi tavsiye edilmez……

Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, burada ki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız.

KAYNAK: ŞFA EVRENİ

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bağırsakların sağlığı ve sindirimin düzgün yapılabilmesi için yemeniz gereken besinler

bagirsaklari-rahatlatan-7-super-besin-5234564[1]

Bağırsakların sağlığı ve sindirimin düzgün yapılabilmesi için yemeniz gereken besinler

Sarımsak
İnanılmaz prebiyotik özellikler gösteren sarımsak bağırsaklardaki zararlı bakterileri yok eder ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
Pırasa
Lif ve flavanoid zengini olan pırasa, sindirim sistemini destekleyici enzimler açısından da oldukça değerlidir.
Yer elması
Yer elmasının içerisinde doğal bir prebiyotik olan inülin maddesi bulunur. Kalorisiz bir madde olan inülin, tok hissetmenizi sağlar.
Turp
Turp, içerisinde barışdırdığı bir bileşik sayesinde bağırsaklardaki yararlı bakterilerin gelişimini destekler. Turp hem kendinizi tok hissetmenizi sağlar hem de sindirimi kolaylaştırır.
Kuşkonmaz
Kuşkonmaz kendinizi tok hissetmenizi sağlarken bağırsakladaki bakteriler için de doğal bir ortam oluşturmaya yardımcı olur.  Bağırsak duvarını yenieme ve kilo vermede de etkilidir.
Havuç
Havuç hem cildiniz hem de bağırsaklarınız için çok faydalıdır. Doğal prebiyotikler içerir ve oldukça güçlü bir besindir
Hintsafranı
Özellikle enflamasyona çok iyi geldiği bilinen hintsafranı veya zerdeçal, bağırsakları iyileştirir ve beyin sağlığını destekler.
alıntı

Mide Yanmasına İyi Gelen Yiyecekler

 

Yemeklerden sonra mide yanması şikayetiniz varsa öncelikle buna neden olan yiyecekleri belirlemeli ve yanma hissini arttıran besinlerden uzak durmalısınız. Mide yanması, günümüzde milyonlarca insanı etkileyen ve yaşam kalitesini düşüren bir sağlık sorunudur ancak beslenmenizde yapacağınız değişikliklerle büyük ölçüde kontrol altına alınabilir ve yol açtığı rahatsızlıklar azaltılabilir. Mide yanmasına iyi gelen yiyecekler sıralamasında mide asidini tutan ve sindirilmesi nispeten daha kolay olan çiğ sebzeler, lifli meyveler (muz, şeftali gibi asitli meyveler dışında kalan meyveler), uzun süre tok tutan tam tahıllı gıdalar ilk sıralarda gelmektedir.

Mide Yanmasına İyi Gelen Besinler Mide yanması arada bir görülüyorsa yediğiniz yemeklere dikkat ederek belirtileri azaltabilirsiniz. Ancak eğer her gün veya gün aşırı mideniz yanıyorsa bunun için mutlaka doktora gitmelisiniz. Çünkü mide yanmasıyla, reflü veya mide ülserinin yarattığı rahatsızlıklar, neden oldukları belirtiler birbirine oldukça yakındır. Ülserin ve reflünün tedavisinde erken teşhis önemlidir. Bu gibi mide yanmasından daha ciddi sorunların ilerlememesi için doktorunuz ilaç ve özel bir beslenme programı önerebilir. Aşağıdaki listede yer alan gıdalar hafif ve orta dereceli mide yanmasını hafifletmek için önerilen besinlerdir.

Sebzeler: Mide yanması yaşamamak için öğünlerinizi hafif tutmalısınız. Bunun için haşlanmış sebzeler ideal bir seçim olabilir. Vitamin ve mineraller bakımından zengin sebzeler hem yanmayı arttıran mide asidi üretimini dengeler hem de lifli yapılarıyla daha kolay tuvalete çıkmanızı sağlar. Ancak gaz yaptığı bilinen brokoli ve asitli domates mide yanmasına karşı önerilmiyor. Yeşil yapraklı sebzeleri çiğ veya haşlanmış olarak yiyebilirsiniz.

Meyveler: Posalı (lifli) meyveler midenize fazla yük bindirmeden daha çabuk sindirilir. Bu sayede mide yanmasını arttıran mide asidi üretimi minimum seviyede tutulabilir. Fakat mide asidini arttıran turunçgillerden (portakal, mandalina, greyfurt) ve asitli çilek, ananas, kivi gibi meyvelerden uzak durmalısınız. Muz hem sindirime yardımcı olur hem de kolay sindirilir. Şeftali, armut, kavunda mide yanması yaşayanlara önerilen meyveler arasında yer alıyor.

Tam Tahıllar: Demir, magnezyum, B vitaminleri ve selenyum bakımından zengin olan tam tahıllı besinler (bulgur, esmer pirinç, arpa, yulaf…) genel sağlığınıza katkıda bulunurken mide yanmasına iyi gelir.

Mide Yanması Yaşamamak İçin Dikkat Edilmesi GerekenlerMide yanmasını en aza indirmek için beslenmenize dikkat etmek atacağınız ilk adım olmalıdır. Sindirimi zor, aşırı yağlı gıdaları, tatlı atıştırmalıkları beslenme listenizden çıkarmakta fayda var. Ayrıca tuzu kontrollü olarak tüketmeli ve tuzlu hazır gıdalardan (fast-food ürünleri, patates cipsi, krakerler…) uzak durmalısınız. Fazla baharatlı yemekler ve pul biber (veya toz acı biber) mide yanmasını arttırabilir.

Diğer Öneriler;Kafeinli içecekler (kahve, kola, yeşil çay…) mide yanmasını arttırabilir

Gazlı içecekler (kola, soda…) mide yanmasına neden olabilirDoymuş yağ (hayvansal yağ) içeren yiyecekleri mümkün olduğunca az tüketinSüt ve süt ürünleri yağsız veya az yağlı olanlar arasından seçin

Tavuk ürünlerini sindirime yardımcı olmak için derisiz tüketinYemeklerden sonra uzanmayın, dik oturun

Yatmadan önce yemek yemeyin, uykuyla yemek arasında en az 2 saat bırakın

Yattığınızda mide yanması artıyorsa sırtınıza yastıkla destek yaparak başınızı yukarda tutun

Sigarayı bırakın

Fazla kilolarınızdan kurtulun

Sonuç olarak mide yanmasına iyi gelen yiyeceklerden önce mide yanmasına neden olan yiyeceklere odaklanmalısınız.

Yani bol baharatlı ve yağlı bir kebap yedikten sonra “benim midem neden yanıyor” demek pek doğru değil.

Ayrıca çay, kahve alışkanlığınız varsa ve bunları sigarayla birlikte tüketiyorsanız mide yanmasından kurtulmanız çok zor.

Bazı yiyecekler mide yanmasını arttırabilir ancak sizin mideniz genel olarak mide asidi üretimini ve yanma şikayetlerini arttıran gıdalar dışında başka yiyeceklere de hassas olabilir. Siz de rahatsızlığa neden olan yiyecekleri tam olarak bulabilmek için yediklerinizi not edin. Böylece tam olarak hangi gıdaların, içeceklerin yanma hissini arttırdığı belirleyerek bu gıdalardan uzak durabilirsiniz. Mideniz sık sık yanmaya başladıysa mutlaka doktora gidin ve kendi kendinize ilaç tedavisi uygulamayın. –

kaynak: iyi gelen yiyecekler

Ülsere İyi Gelen Yiyecekler…

 

Mide ülseri, mide zarında ve dokusunda meydana gelen, tahriş olmaya açık iltihaplı yaralardır. Ülserin tipik belirtileri karın ağrısı, baş ağrısı, kusma ve mide bulantısıdır. Milyonlarca insanı etkileyen ülser tedavisinde doktorunuz tarafından belirlenen ilaçları kullanabileceğiniz gibi bu iltihaplı yaralara zarar veren yiyeceklerden kaçınmalı ve yaraların iyileşmesine yardımcı olacak besinleri tüketmelisiniz. Ülser belirtileri tükettiğiniz gıdalara göre şiddetlenebilir. Mide ülseri için uzmanlar K vitamini bakımından zengin gıdaları, antioksidan meyveleri, sebzeleri ve lifli besinleri önermektedir.

Mide Ülserine Faydaları Besinler

Lifli Gıdalar: Lifli gıdalar sindirim sırasında gıdaların parçalanması için salgılanan hidroklorik asidi kontrol altında tutarak ülser yaralarının bu asit nedeniyle tahriş olmasını engeller. Besin lifi açısından zengin sebze, meyve ve tam tahıllı ekmekler ülser belirtilerini hafifletmek ve ülserin genişlemesini engellemek için kullanılabilir.

K Vitamini: K vitamini ülser tedavisi için gerekli olan vitaminler arasında ilk sırada yer almaktadır. Açık yaraların kanamasını önleyici ve yaranın bulunduğu mide zarını iyileştirici özelliği sayesinde ülser tedavisi sürecini kısaltmaya yardımcı olur. K vitamini bakımından zengin lahana, ıspanak, avokado, kuşkonmaz, soya, aspir yağı, yonca ve çavdar unu gibi besinleri beslenme programınıza ekleyebilirsiniz.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Nezle Mevsiminde Şifalı Bitkiler Bizi Koruyor!

Rhinovirüsler denilen bir virüs türünün neden olduğu ve acil tedavi gerektirmeyen, fakat insan bedeni üzerinde yaptığı halsizlik, burun akıntısı, ateş gibi belirtilerle vücudumuzu yoran bir hastalıktır.

Sonbaharla beraber soğuklar kapımızı çalarken nezle ve grip bizleri rahatsız etmeye başladı bile. Bitkisel tedavilere başlamadan önce nezle ve gribi birbirinden ayıralım isterseniz. Halk arasında, nezle ile grip rahatsızlığı, hep karıştırılır. Nezle hafif, grip ağır atlatılmakla beraber, nezlenin belirtileri; baş ağrısı, hafif ateş, sık sık hapşırma, burun akması şeklindeyken, grip; titreme, yüksek ateş, kaslarda meydana gelen ağrı, boğazda ve ağız içinde kuruluk, öksürük, baş ağrısı ve yataktan kalkılamayacak derecede bitkinlik ile kendini gösterir.

Nezle, yatak istirahatine gerek duyulmadan, 2-3 gün içerisinde atlatılabilmekle beraber eğer aşağıdaki bitkisel tavsiyelere uyarsanız çok daha çabuk ve az yorgunlukla nezleyi atlatabilirsiniz:

bir adet portakal kabuğu
bir adet elma kabuğu
bir adet mandalina kabuğu
bir adet limon kabuğu
üç dal maydanoz
üç adet çubuk tarçın
on adet kuşburnu
1 lt suya yukarıdaki tüm malzemeleri koyun, 5 dakika boyunca kaynattıktan sonra ocaktan alın ve 15 dakika dinlenmeye bırakın. Gün içerisinde taze olarak için.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sabahları arkadaşlarınızla ya da yemekten sonra keyifle içtiğiniz Türk kahvesinin telvesini ne yapıyorsunuz?

Çoğu kişinin buna cevabı çöpe dökmektir. Peki telvenin cildinizi yumuşacık yaptığını, bitkilerinizi güçlendirdiğini ya da mobilyalarınızdaki çatlakları yok ettiğini bilseniz yine de kahvenin telvelerini döker miydiniz? Kahve telvesinin sağlığınızdan ev temizliğine ve bitki bakımına kadar birçok alanda faydası var.

İşte Kahve telvesinin sıra dışı 10 kullanım alanı…

Cildinizi yumuşatır: Kahve telvesi, hindistan cevizi yağı ve biraz kahverengi şekerden oluşan karışımla banyo sırasında vücudunuza kibarca masaj yapın. Sonra durulayın, cildiniz yumuşacık olacaktır. Ayrıca çeyrek kase ılık kahve telvesini 1 yemek kaşığı zeytinyağıyla karıştırın ve eski bir havlu ya da kağıt havluyla bu karışımı selülitlerinizin üzerine uygulayın. Sonra bu alanı birkaç dakika sarın. Sonra cildinizi ılık suyla durulayın. En iyi sonuç için bu işlemi haftada iki kez uygulayın.

Parlak saçlara sahip olabilirsiniz: Kahve saçlarınıza ekstra parlaklık ve sağlıklı bir görünüm kazandırmanın doğal yollarından birisidir. Ilınmış kahve telvesini kuru ve temiz saça uygulayın, en az 20 dakika bekleyin ve sonra durulayın. En iyi sonuç için haftada bir kez bunu yapın.

Ellerinizdeki kokulardan kurtulun: Avucunuzun içine biraz kahve telvesi alın ve cildinizdeki ölü hücrelerin temizlenmesi ve aynı zamanda ellerinizde kalan balık ya da sarımsak kokusunu yok olması için iyice ellerinizi ovalayın.

Mobilyalardaki çatlakları kapatır: Demlenmiş kahve çekirdeklerinin içine bir parça pamuklu bezi batırın ve koyu renkli mobilyalarınızdaki çatlakların üzerine sürün. Bu çatlaklar kaybolacaktır. Öncelikle mobilyanızın görünmeyen bir yerinde test edin.

Aletleri ve mutfak gereçlerini temizler: İnce bir temizlik bezinin üzerine birkaç çay kaşığı kahve telvesi sürün ve yağ ile kirleri temizlemek için ovalayın. Temizledikten sonra iyice durulayın.

Buzdolabınızın güzel kokmasını sağlar: Buzdolabınızın içine bir kase kuru kahve telvesi yerleştirin. Böylece bozulmuş veya çürümüş yiyecekler nedeniyle oluşan kokuları yok olacaktır.

Böcekleri püskürtebilirsiniz: Bitkilerin çevresine daire şeklinde kahve telvesi şeridi çekerseniz oluşan bu koruyucu sınır bitkilerinizi karınca ve sümüklü böceklerden uzak tutar.

Bitkilerinizi güçlendirir: Bahçenizdeki toprağa ya da bitkilerinizi suladığınız ibriğe kahve telvesi eklerseniz, fidelerinize nitrojen desteği sağlamış olursunuz.

Kağıda antik ve eski bir görünüm verir: Su ve kahve telvesinden oluşan bir karışımın içine süslemek istediğiniz kağıdı yerleştirin. Birkaç dakika beklettiken sonra kurutun ve üzerindeki kahve telvelerini fırça yardımıyla temizleyin. Böylece kağıdınız kahverengi tonlarda eskitilmiş, antik bir görünüm kazanacaktır.

Hamam böceği tuzağı yapabilirsiniz: Bir teneke kutuyu ya da kavanozu 3-5 santimetrelik nemli kahve telvesiyle doldurun ve sonra bu kavanozun ağzına çift taraflı güçlü bir bant yapıştırın. Böylece kahve kokusu hamam böceklerini doğruca tuzağın içine çekecektir.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÖKSÜRÜĞÜ ÖNLEMEK

Gıcık halinde gelen ya da hastalıktan sonra sizi rahatsız eden öksürüğü geçirmenin doğal yolları…

KARABİBER ÇAYI
Karabiber, dolaşımı ve balgam akışını hareketlendirir. Bal, katıldığında ise bu karışım, öksürüğü tamamen yatıştırır ve doğal bir antibiyotik niteliğindedir.

Karabiber çayının hazırlanışı: Bir çay kaşığı kadar taze çekilmiş karabiber, 2 yemek kaşığı kadar bal ile bir fincanda karıştırılır. Üzerine kaynar su dökülür. 15 dakika kadar demlendikten sonra süzülür ve içmeye hazır hale gelir. Balgamlı halde gelen öksürüğü geçirmek için ideal bir içecektir.

KEKİK – BAL
Üst solunum yolları enfeksiyonlarına, bronşit gibi hastalıklara çok iyi gelir. Bu hastalıklar öksürük yapan hastalıklar olduğu için, bu öksürüğü geçirmek için kekik kullanılır. Kekik yaprağı, ispatlanmış bir öksürük ilacıdır. İçine bal katılmış kekik çayı daha faydalı olacaktır.

LİMON- KARABİBER- TUZ
Bir limonu dörde bölün. Böldüğünüz parçalardan birinin üzerine karabiber ve tuz atın. İyileşmenin hızlanması için limonu yiyin. C vitamini ile bağışıklığınız güçlenirken, nefes alışınız da rahatlar. Öksürük için ideal bir yiyecektir.

ILIK SÜT- BAL
Bal katarak içtiğiniz ılık süt, öksürüğünüzü alır ve boğazınızı tamamen rahatlatır. Boğazınızdaki gıcığı ve öksürüğün gelmesini engeller.

BADEM – PORTAKAL SUYU
Bademleri rondo yardımıyla parçalayın. Birkaç çay kaşığı parçalanmış bademi, bir fincan portakal suyu ile karıştırın. Öksürüğünüze çok iyi gelecek bir karışımdır

ALINTI

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Renkli Biber Turşusu

Malzemeler

500 gram kırmızı, 500 gram yeşil biber (isteğe göre acı)
2 tane sarımsak
1,5 su b. sirke
3 su b. su
Yarım su b. iri tuz
3 kiloluk kavanoz

Hazırlanışı:
İlk olarak biberlerin çekirdeklerini çıkaralım ve halka gibi doğrayalım. Bir tutam yeşilden üstüne biraz sarımsak azıcıkta tuz ve kırmızı biber ekleyerek malzemeler bitene dek bu şekilde kavanozun içerisine yerleştirelim en son son olarak suyunu ve sirkesini ilave edelim. Afiyet olsun

KAYNAK:ŞİFALI ELLER

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ton Balığının Faydaları Nelerdir?

Ton balığı

Tuna, uskumru ailesinden gelen bir balıktır. Sekiz çeşit ton balığı vardır: Beyaz ton balığı orkinos, sarı ton balığı, Kocagöz, Longtail, Kuzey mavi yüzgeçli ton balığı, Pasifik mavi yüzgeçli ton balığı ve Güney mavi yüzgeçli orkinos. En popüler olan ve sıkça tüketilenler Beyaz ton balığı ve mavi yüzgeçli ton balığıdır. Ton balığı hem taze olarak hem de konserve kutularda tüketilebilir. Bu balığın sadece %1i Amerikan pazarında taze olarak satılmaktadır. Ton balığı, bazı dünya mutfakları için çok önemli bir yere sahiptir. Amerikan mutfağında konserve ton balığı sandviçlerle, salata ve turşuyla birlikte yenilmekteyken Japon mutfağında ton balığı saşimi olarak servsi edilir veya suşi olarak kullanılır. Hem taze hem de konserve ton balığında oldukça yüksek vitamin, protein ve omega 3 yağ asitleri bulunmaktadır.

Ton balığının faydaları nelerdir?

Ton balığında bulunan omega 3 yağ asitleri, kalp ve damar sağlığının korunması açısındna çok önemli er teşkil etmektedir. Vücuttaki HDL (iyi kolesterol) ün artmasını sağlar. Ki yüksek HDL damar tıkanıklığına sebep vermektedir.

Ton balığı kanın pıhtılaşmasını engeller ve böylelikle kan akışını arttırır. Bu durum felç riskini azaltır. Bunun için haftada 1 ile 3 porsiyon arası ton balığı yemek gerekir.

ton balığı tuna balığı

Tuna balığında oldukça fazla proetein ve az miktarda sodyum vardır. Bu yüzden kan basıncının normal seviyede seyretmesini sağlar.

Omega 3 yağ asitleri göz sağlığı için de önemlidir. Göz kuruluğuna en iyi gelen yiyecektir ve yaşlanmaya bağlı olarak oluşan göz hastalıklarında önemli yeri vardır.

Göğüs kanseri, kolon kanseri ve böbrek kanserinin en büyük düşmanı tuna balığında bulunan omega 3 yağ asitleridir. Araştırmalar, ton balığının lösemiyi engellediğini de ortaya çıkartmıştır.

Beyne sağlıklı kan akışının sağlanması ve beyindeki elektrik sinyallerinin güçlendirilmesinde önemli yeri olan omega 3, alzheimer hastalığı riskini de azaltmaktadır.

Ton balığındaki en önemli vitaminlerden biri selenyumdur. Selenyum duygudurum ve iştah seviyesinin kontrolü için önemlidir. Selenyum eksikliği mutsuzluğa, depresyona ve kaygıya sebep olur.

Selenyum ve omega 3 yağ asitlerinin birlikteliğinden sağlıklı bir karaciğer meydana gelmektedir. Bu bileşim vücuttan toksinleri atar ve antioksidan etkisi vardır.
Ton balığı uskumru orkinos omega 3 yağ asitleri ton balığı çeşitleri tuna balığı ton balığının faydaları nelerdir kanın pıhtılaşmasını engeller beyindeki elektrik sinyallerinin güçlendirilmesi selenyum toksinler sodyum göz kuruluğuna en iyi gelen yiyecek

alıntı: diyet listem

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kaju Fıstık ve Faydaları

Kaju ya da “Hint fıstığı” nın bilimsel adı “Anacardium occidentale ” dir. Dünyada üretimi ve ticaretini yapan ülkelerden birinci sırada Hindistan , ikinci sırada Brezilya yeralmaktadır.
Kaju ağacı tropikal sıcaklığı sevdiği için bu ülkelerde üretimi oldukça gelişmiştir.16. yy başlarında Portekizliler Brezilya’yı istila ettiklerinde kaju ağacını da keşfetmisler. Portekizli denizciler kaju tohumlarını Brezilya’dan batı Afrika kıyılarına taşıyarak bu topraklara ilk yerleşen Portekizlilerin orada yetiştirmelerini sağlamışlar.

Kaju fıstığın Faydaları

  •  İçerdiği potasyum tansiyon düşürücü özelliğe sahiptir. Ayrıca sinirlerin ve kalp kaslarının sağlıklı çalışmasını sağlar.
  • Vücudu hastalıktan koruyan, şeker hastalığının gelişimini engelleyen ve antioksidan olarak nitelenen bir mineral olan selenyum içerir. Yine bu mineral, vücudu kimi metal zehirlenmelerinden korur, kansere karşı direnci arttırır.
  • Kaju_fısigin_faydalariÖzellikle hamilelerde takviyesi gereken demir mineralini içerir.
  • İçerdiği D vitamini kemiklerin güçlü olmasını sağlar, kemik hastalıklarının oluşmasını önler, bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • İçerdiği magnezyum minerali ile vücudumuzdaki kemik ve sinir dokusunu, kasların çalışmasını ve kalp atışlarını düzenler; adet dönemi gerginliğini azaltır.
  • Vücut direncinin arttıran, yaraların iyileşmesini sağlayan, sperm hareketlerini arttıran, büyüme, gelişme ve gebelik dönemlerinde etkili olan çinko mineralini içerir.
  • Çinko içerdiğinden gribe karşı koruyucu etkisi vardır, bağışıklık sistemini güçlendirir, büyüme ve gelişmeyi olumlu etkiler.
  • Vücudu hastalıktan koruyan, şeker hastalığının gelişimini engelleyen ve antioksidan olarak nitelenen bir mineral olan selenyum içerir. Yine bu mineral, vücudu kimi metal zehirlenmelerinden korur, kansere karşı direnci arttırır.
  • Kaju , çok iyi bir bakır (35gr yendiğinde günlük ihtiyacın %38 ini karşılar )ve iyi bir magnezyum (35gr yendiğinde günlük ihtiyacın % 22,5 unu karşılar), triptofan (35gr yendiğinde günlük ihtiyacın %22 sini karşılar) fosfor (35gr günlük ihtiyacın %16,8) kaynağıdır. Ayrıca çinko, selenyum, mangan, demir bakımından da zengindir.
  • Kaju kalorisi yüksek bir besindir ve 35gr ‘ı yaklaşık 201 kaloridir. Bu nedenle tüketirken fazlaya kaçmamalıdır.
  • Kajunun içerdiği yağın büyük bir kısmı (yaklaşık %75) sağlığa faydalı olduğu bilinen doymamış yağ asitlerinden oluşur. Bu doymamış yağ asitlerinin çok büyük bir oranını da sağlığımızın dostu tekli doymamış yağ asitlerinden olan oleik asit oluşturur. Tekli doymamış yağlar yazımdan bu yağların sağlığımıza faydalarını inceleyebilirsiniz. Tekli doymamış yağlar zeytinyağında da bolca bulunur ve kalp sağlığı ve genel sağlığımızın koruyucusudurlar.
  • kaynak: doğadan şifaya
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Şalgam Suyu Nedir, Sağlığımız İçin Yararları ve Zararları Nelerdir?

 

Ülkemize has birçok yiyecek ve içecek vardır. Bunların bazıları ilk önce yerel bölgelerde yaygınlaşmış, sonra tüm Türkiye geneline yaygınlaşmış, daha sonrada dünyaya yayılmıştır. Buna örnek olarak şalgamı verebiliriz. Şalgam suyu, Güney Doğu ve Doğu Akdeniz bölgesine has bir içecek olmuş, daha sonrada kebablı yemeklerin ayrılmaz parçası olarak Türk insanının vazgeçilmez bir damak tadı haline gelmiştir. Bizde bu yazımızda şalgam suyunu kısaca incelemek istedik. Acaba şalgam suyunun sağlığımız için bir önemi, zararı veya yararı var mıdır? İşte bu soruların cevabı:

Şalgam Turpgiller ailesinden olan Şalgam bitkisinden yapılan Çukurova’ya özgü bir içecektir. Kırmızı renkli, bulanık görünüşlü ve ekşimsidir. Acılı ve acısız çeşitleri mevcuttur.

Şalgama acı olarak genellikle acı süs biberi turşusunun suyu kullanılır. Damak tadına göre 1/3 ila 1/6 oranında şalgama katılabilir. Ancak şalgam acısıyla karıştırıldıktan sonra fazla bekletilmemelidir, şalgam bozulabilir. O yüzden acıyı şalgamı içmeden önce katmak daha iyi olur. Şalgamla beraber siyah havuç ikram edilir. Mayalanma sürecine de dahil olmuş bu siyah havuçlar, şalgam suyunun içinde dururlar. Bunlara tane denir, yöre aksanı sebebiyle dene dendiği bilinmektedir.

Şalgam suyu Adana ve Tarsus’ta sadece şalgam diye ifade edilir. Şalgam genellikle kebap çeşitleriyle birlikte tüketilir.

Şalgamın anavatanı Tarsus olarak bilinir ve Tarsus’a patentlenmiştir buna rağmen nüfustan dolayı en çok Adana’da tüketilir. Ermeniler tarafından ilk olarak yapıldığı söylenmektedir. Plastik şişede tadının bozulması daha kolay olduğu için genelde cam şişelerde tercih edilir.

Şalgam Suyunun Yapımı

Şalgam yapımında şalgam, kırmızı havuç, bulgur unu, tuz, maya ve su kullanılır. Şalgam suyunun fermantasyonu iki aşamada gerçekleşir.

Birinci aşama; ekşi maya, tuz ve su ile karıştırılarak bulgurun hamur haline getirilmesidir.

İkinci aşama; bulgurun su ile ekstaraksiyonu sonucu elde edilen sıvının dilimlenmiş şalgam ve kırmızı havuç ile fermantasyonudur.

Şalgamın Suyunun Faydaları

İnsan sağlığı için pek çok faydaları vardır.

  • İştahı açar,
  • Laktik asit içerir, sindirimi kolaylaştırır.
  • B grubu vitaminleri içerir, sinirleri yatıştırır.
  • Mide ve karaciğere faydalıdır,
  • Kalsiyum, potasyum ve demir içerir, kemik ve dişleri kuvvetlendirir.
  • Afrodizyak özelliği vardır.
  • 100 gramında 20 kalori olan şalgam, A–B–C vitamini içerir. Kalp, damar ve göz sağlığı için faydalıdır.
  • İdrar söktürücü,romatizma, nikris ağrılarına, mafsal şişliklerine, böbrek kumu ve taşının dümsine, apse, dolama, kan çıbanı, donma,ergenlik sivilceleri, egzama, göğsü yumuşatıcı, akciğer ve bronşları temizler, boğaz iltihabına, pekliğe, şeker hastalarına verilir.
  • Toksinleri atmaya yarayan, süt asidi, fosfor, kalsiyum, potasyum, stresiönleyip sinirleri yatıştır.
  • Şeker ve vitamin yönünden çok zengin olan şalgam arsenik, kalsiyum ve madeni tuzlar içerir. Kansızlık için ideal bir ilaç olup,yaprakları da kökü gibi kalsiyum demir,bakır ve iyot içerir.
  • Vücutta şişliklerin üstüne konduğu gibi,el ve ayağı donanlara haşlanıp lapası sürülür.
  • Haşlanan suyu ile saçlar yıkandığında beyazlaşmayı önler.
  • Kökünün haşlanıp içilmesi sindirim güçlüğünü giderir. Nikris hastalığına iyi gelir.
  • Akciğer ve bronşları temizleyen şalgam,pekliği giderdiği gibi bazı cilt hastalıklarında da merhem gibi kullanılır.
  • Yaşlıların ayak üşümelerini gidermek için; kalın, etlice soyulmuş, 2 şalgam kabuğu, 1 çay bardağı ısırgan otu ile 1 litre suda haşlanıp haftada 2 gün ayaklar bu suyla yıkanır.

Şalgamın Suyunun Zararları

  • Tansiyonun olanlara fazla kullanım zararlıdır.
  • Hamileler kullanmamalıdır.
  • kaynak uzman portal