Çöp Diye Attıklarımız Ne İşe Yarıyor?

image[1]

Çöp diye attığınız şeyler aslında bambaşka şekillerde işinize yarayabilir. İşte yumurta kabuğundan muz kabuğuna gözden çıkardığımız ‘şey’lerin faydaları.

Yumurta kabuğu / Ezerek bitkilerinizin toprağına karıştırdığınızda kalsiyum desteği sağlar.

Muz kabuğu / Muz kabuğunu parçalar halinde bahçenize dağıttığınızda böcekleri kovar.

Muz kabuğu / Cildinize sürdüğünüzde kaşıntıya iyi gelir.

Filizlenmiş patates / Filizlenen patateslerinizi toprağa dikerseniz yeniden büyürler

Portakal kabuğu / Böceklere karşı oldukça etkilidir. Parçalar halinde evin etrafına yerleştirirseniz böceklerden kurtulabilirsiniz.

Portakal kabuğu / Portakal kabuklarını çöp tenekesine açık bir şekilde koyarsanız kokusunu yayacaktır.

Soğan ve sarımsak kabukları / Soğan ve sarımsakların kabuğunda çok fazla besleyici öğe bulunur. Süzerek yaptığınız çorbalarda kabuklu bir şekilde kullanabilirsiniz.

Elma kabuğu / Kurumuş elma kabuklarından muhteşem bir kış çayı hazırlayabilirsiniz

Elma kabuğu / Alüminyum gereçlerdeki lekeleri temizlemek için kullanabilirsiniz.

Ananas sapı / Ananas sapını saksıya ektiğinizde biraz sabırlı olursanız bir kaç yıl içerisinde size yeni ananaslar verebilir.

Meyve posası / Sebze meyve posalarını ekmek yaparken kullanabilirsiniz.

Turşu suyu / Son turşuyu da yediğinizde içine yeni sebzeler ekleyerek hızlıca turşu elde edebilirsiniz.

Kullanılmış kahve / Kahve yaptıktan sonra kalan kısmından bir parçayı haftada bir saç kreminize karıştırırsanız saçlarınızın parlaklığı artar.

Kullanılmış kahve / Bir kase içerisinde buzdolabına koyarsanız kötü kokuları yok eder.

Kullanılmış kahve / Hindistan cevizi yağı ile karıştırıldığında peeling olarak kullanılabilir.

Karpuz kabuğu / Karpuz kabuğunu cilde sürdüğünüzde aknelere karşı oldukça etkilidir.

Havuç / Kestiğiniz kısımları suda bekletirseniz büyüdüğünü göreceksiniz.

ABD ve Almanya’da yapılan araştırmalar sonucu, yumurta kabuğu zarındaki değişik proteinlerin ağrıyı 7-10 gün arasında yüzde 40 oranında azalttığı saptandı.
Modern yaşam koşulları geliştikçe bilim dünyası da beraberinde gelen hastalıklara çare bulmak için aralıksız çalışıyor. Bu yıl 5’incisi düzenlenen Ulusal Osteoporoz Kongresi’nde 500 uzman ağrısız yaşam için yapılan çalışmaları masaya yatırdı.

Amerika ve Almanya’da yapılan 4 bilimsel çalışma sonucunu İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Üyesi Prof. Dr. Fatma Nurten Eskiyurt ve Köln Üniversitesi Biokimya- Endokronoloji Uzmanı Dr. Cem Aydoğan açıkladı.

HEM TEDAVİ EDİYOR HEM DE AĞRIYI GİDERİYOR/ Prof. Dr. Fatma Nurten Eskiyurt kireçlenmenin bir yaşlılık hastalığı olmadığını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Kireçlenmeye yönelik ilaçlar 50-60 yaş üstü kişilerin kullandığı diğer ilaçlarla etkileşim yapıp, mide ve bağırsakta emilimi azaltabilir. Bu nedenle Nutrasetik adı verilen bitkisel ilaçlara dönüldü.

Amerika’da 2009 yılında tamamlanan ağrı ve tedaviye yönelik bilimsel çalışmada yumurta kabuğu zarının eklem aşınmalarındaki tedavi edici etkisi tesadüfen ortaya çıktı. En son 2014 yılında Almanya’da tamamlanan dördüncü çalışmada yumurta kabuğu zarından elde edilen desteğin vücuttaki kireçlenmeyi hem tedavi ettiği hem de ağrıyı giderdiğine karar verildi.

Yumurta kabuğu zarının içindeki değişik moleküllerin sadece kireçlenmedeki ağrıyı gidermediği ayrıca tedavi edici özelliği olduğu saptandı. Tüm bu bilimsel çalışmalar bize ağrısız yaşamın mümkün olabileceğini gösterdi. Hastalığın başlangıcında kişi eğer yaşam tarzını değiştirir, kilo verir, doğru beslenir, spor yapar, eklem yumuşak dokuyu kuvvetlendirirse hastalık ilerlemez olduğu seviyede kalır.”

Dr. Cem Aydoğan kireçlenme hastalığında ilk yapılması gerekenin kilo vermek olduğunu söyledi. Tedavi ile ancak hastalığın durdurulabileceğini sözlerine ekleyen Aydoğan da ‘yumurta kabuğu’na dikkat çekti; “Kilonun fazla olması, hareket azlığı, ilaçların yan etkilerine dikkat!
Ağrıyı tetikleyen unsurlar genelde kıkırdakların aşınmasıdır. Hastalığın üçüncü evresinde ilaç tedavisi başlar. Verilen ilaçlarda amaç ağrıyı azaltmaya yöneliktir.
Hastalığın dördüncü evresinde artık ameliyat ile tedavisi uygulanmak zorundadır. Verilen ilaçların yan etkileri olabilir. Bu etkiler mide ve bağırsaklarda kendini hissettirir.

Bu açıdan bilim dünyası değişik alternatifler aramaya çalıştı. Amerika’da yapılan bir çalışmada tesadüfen yumurta kabuğu zarının kıkırdaktaki sancıya ve tutukluğa iyi geldiği keşfedildi.

kaynak: haberci

Göbek ve basendeki yağları yakıyor!

AA9P8si[1]

Göbek ve basendeki yağları yakıyor!

Keten tohumu; fazla kilolardan, göbek ve basendeki yağlardan ve kabızlıktan kurtulmanıza yardım ediyor. Faydalı yağlar içeren doğanın mucizesi keten tohumu zayıflamak için nasıl kullanılır, merak ediyorsanız haberimizi okumaya devam ediniz.

Keten tohumu; fazla kilolardan, göbek ve basendeki yağlardan ve kabızlıktan kurtulmanıza yardım ediyor.

Kabızlığı gidermeye yardım eder

Sağlıklı kilo vermek için yediklerinizi sindirip her gün tuvalete çıkmanız gerekir. Ancak, bağırsaklarınızda sorun varsa kabızlık, gaz, şişkinlik hastalıklarını yaşarsınız ve kilo veremezsiniz.

Keten tohumu zayıflamak için kabızlığı gidermeye yardım eder. Bağırsaklarda jel gibi yumuşak bir iç doku kazandırır ve büyük tuvalete çıkmayı kolaylaştırır.

Kan şekerini dengeler

Sık sık açlık hissetmek, yüksek iştah gibi kilo vermeyi engelleyen sorunların arkasında genelde kan şekeri dengesizliği vardır. Özellikle insülin direnci yaşayan kişilerde, keten tohumu zayıflamak için faydalı etkileri vardır.

Zayıflamaya faydalıdır

Keten tohumu zayıflamaya katkı sağlayabilir. Zayıflama programında, hayvansal kaynaklı yağ alımı yerine; bitkisel kaynaklı yağların alımına özen gösterilmesinde fayda vardır.

Keten tohumu, bağırsaktan geçerken içermiş olduğu, değerli sabit yağların emilime uğramasıyla, gereksinim duyulan enerji karşılayabildiği gibi lif içermesinden dolayı rejim yapan kişilerin sağlıklı kilo vermesine yardımcı olabilir.

Keten tohumu nasıl kullanılır?

Keten tohumu tam halde veya öğütülerek, toz halinde kullanılabilir. Bir yemek kaşığı keten tohumu ağza atıldıktan sonra arkasından su içilebilir veya yemeklere, yoğurda, salatalara, müsliye karıştırılarak da tüketilebilir. Ancak aşırı tüketimine dikkat edilmelidir. Günde bir yemek kaşığından fazla kullanılmamalıdır.

Kalp sağlığını korur

Omega 3 ve 6 yağlarını içeren keten tohumu hem stres seviyesini düşürür hem de kalp sağlığını korur. Düzenli kullanan kişilerde kalp krizi geçirme riskinin daha düşük olduğu görülmüştür.

Balık yemeyenlere alternatiftir

Vegan beslenme, çiğ beslenme gibi türlerde besleniyorsanız veya bir sebeple balık yiyemiyorsanız, keten tohumu iyi bir alternatiftir

Keten tohumu omega 3 ve 6 yağ asitlerinin iyi bir kaynağı olmakla birlikte; az miktarda magnezyum, demir, bakır ve çinko ile çeşitli vitaminleri içerir. Yeterli miktarda balık tüketmeyenler, omega 3 yağ ihtiyaçlarını karşılamak için keten tohumundan faydalanabilir.

Keten tohumunu evde öğütmelisiniz

Keten tohumu uygun saklama koşullarında saklanmadığında çok çabuk bozulduğunu, bozulabilir. Keten tohumunu tane halinde alarak, evde öğütüp hemen tüketmek sağlıklı bir yöntem olarak seçilebilir.

Öğütülmüş tohumlar buzdolabında ışık görmeyecek şekilde kapalı ve koyu renkli kaplarda saklanmalı ve ısı ile kesinlikle temas etmemelidir

Keten tohumu saklarken dikkat!

Keten tohumu ve özellikle keten tohumu yağı mutlaka taze olarak tüketilmelidir. Keten tohumunun saklama koşulları çok önemlidir.

Özellikle buzdolabında saklanmalı ve soğuk zincirle dağıtılmalıdır. Uygun buzdolabı koşullarında sadece birkaç hafta raf ömrü olan keten tohumu kolayca okside olabilmektedir.

Uygun saklama koşulları sağlanmadığında çabuk bozulabilir ve ürün içinde serbest radikaller oluşabilir.

kaynak: msn

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yağ İle Ağız Çalkalamak Hastalıklara İyi Geliyor

1001164_376298762471886_561762318_n[1]
“Oil Pulling” adıyla bilinen, binlerce yıllık Ayurveda’nın bir parçası olan prosedür, basitliği sebebiyle beklenmedik bir tıp mucizesi olarak görülebilir. Uygulayan hekimler terapinin AIDS’den, diyabete, kalp hastalığından lösemiye kadar birçok hastalık üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Bireysel tavsiyeler bir yana bilimsel araştırmalar da yağ ile ağız çalkalamanın diş ve dişetlerini, bakterileri, virüsleri ve mantarları azaltarak iyileştirdiğini göstermekte. Bu da genel sağlığa iyi geliyor.

Nasıl Yapılır?
Bir çorba kaşığı yağ ile (susam, Hindistan cevizi veya ayçiçek yağı) ağzınızı 20 dakika boyunca çalkalayın. Yağın ağzınızdaki her yere değmesine özen gösterin ve dişlerin arasından geçirin. Yağ ağızdaki patojenleri, tükürüğün yardımıyla toplayacaktır. Yağ daha sonra tükürülür ve asla yutulmaz. Ayrıca boğazınıza değecek şekilde de çalkalanmamalıdır çünkü içinde mikropları tutmaktadır.

Geleneksel olarak sızma susam yağı kullanılsa da Hindistan cevizi yağı mikrop ve enflamatuar karşıtı özellikleri sebebiyle tercih edilebilir. Böylece ağızdaki istenmeyen bakteriler öldürülürken geriye sadece sağlıklı probiyotik olanlar kalır.

Yağı tükürürken, çöpe veya tuvalete tükürün çünkü Hindistan cevizi gibi oda sıcaklığında katı olan bir yağ gideri tıkayabilir. Sonra ağzınızı temiz suyla 2 – 3 kere çalkalayıp, dişlerinizi fırçalayabilirsiniz. Yağ ile ağız çalkalamak kolaylıkla sabah rutininizde yer bulabilir ve her gün yapılmasında bir sakınca yoktur.

Sağlığa Zararlı Ağız Mikropları
Ağız temizliğine önem verseniz bile mikroplar çabalarınıza karşı galip gelebilir. Ağzınızın durumu kötü olduğunda vücuttaki her sistem etkilenir. Örneğin çeşitli çalışmalar dişeti hastalıklarının felç ve bilişsel bozukluklarla ilişkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Yunanistan’daki Attikon Üniversite Hastanesi dişeti hastalıkları ile felcin ilişkili olduğunu göstermiştir. Alabama Üniversitesi Diş Fakültesi ise 9,853 kişinin katıldığı çalışmada diş kaybının bilişsel yeteneklerin azalmasına bağlantılı olduğu görülmüştür.

Ayrıca Streptococcus mutans gibi bakteriler ağızda çoğalarak kan akışına zehir salgılar ve kalp hastalığı gibi enflamatuar hastalıklara yol açarlar. Yağ ile ağız çalkalamanın bu bakteriyi önemli derecede azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. 2008’de yapılan ve Afrika Mikrobiyoloji Araştırmaları Dergisi’nde yayınlanan araştırmada yağ ile ağız çalkalamanın ardından toplam bakteri sayısında önemli miktarda düşüş ve çürüğe yatkınlıkta azalma görülmüştür. Susam yağının antibakteriyel özelliğinin ağızdaki Streptococcus mutans bakterileri üzerindeki etkisi de araştırılmıştır. Genel olarak katılımcıların 40 günlük yağ ile ağız çalkalama dönemi sonrasında vücudundaki bakterilerde %10 ile 33.4 oranında azalma görülmüş, ağızdaki bakteriler de ortalama olarak %20 oranında azalmıştır.

Diğer Faydaları
Dr. F. Karsch’ın, All-Ukranian Association’a sunulan çalışması yağ ile ağız çalkalamanın tedavisinde etkili olabileceği hastalıkları belirtmiştir. Bunlar arasında ağız ve dişeti hastalıkları, eklem katılığı, alerjiler, yüksek kan şekeri, kabızlık, migren, bronşit, egzama, kalp, böbrek, akciğer hastalıkları, lösemi, artrit, menenjit, uykusuzluk, menopoz, kanser, AIDS, kronik enfeksiyonlar, varis, yüksek tansiyon, diyabet, çatlak topuklar, akne, dermatit ve sinüzit de yer alır.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zayıflatan yeşil detoks…!

15812_426444744188810_993169379372763067_n[1]

Yaz gelmeden zayıflamak için diyete başlamak isteyenlere harika bir detoks tarifi…

Zayıflatan yeşil detoks
Yaz yaklaşırken çoğumuzu bir panik hali alır. “Nasıl kilo vereceğim?” cümlesi kafamızı kurcalarken internetten araştırmalar yapmaya başlar, uzun zamandır bakmadığımız diyet kitaplarına bakarız.

Her ne kadar kısa sürede çok kilo vermenin iyi bir şey olmadığını bilsek de en etkili diyetlere bakıp kendimize en uygun olanı seçmeye çalışırız. İki amacımız vardır: Birincisi yazın bikinilerin içinde güzel görünmek ikincisi ise kışın aldığımız kilolardan hızlıca kurtulabilmek.

Ancak bir diyete başlamadan önce yapılması gereken önemli bir şeyi biz size hatırlatalım: Detoks. Detoks, vücudun alışılagelmiş düzenini birkaç günlüğüne bozarak sizi diyete hazırlar. Aynı zamanda vücuttaki şişliklerin atılmasını sağlayarak daha makul bir kiloda diyete başlamamıza yardımcı olur.

Detoks denildiğinde akla ilk olarak yeşil renk geliyor. Sağlık fışkırıyor sanki yeşilden. İşte bu detoks içeceği de tıpkı öyle.

Malzemeler
1 su bardağı su
1 adet salatalık
1 adet avokado
4 yaprak ıspanak
5 yaprak nane

Nasıl hazırlanır
Tüm yeşillikleri blenderdan geçirin. Suyu blenderın içine ekleyin ve tekrar karıştırın. Üzerine parçalanmış ceviz ya da badem serpin. Arzu ederseniz 1 çay kaşığı zeytinyağını üzerinde gezdirebilirsiniz.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Rezene suyu kanı temizliyor…!

10994338_424636907702927_5077704803099519158_n[1]

Rezene; Akdeniz bölgesine özgü ve aroması sebebiyle de sık kullanılan bir bitkidir. Ancak rezenenin inanılmaz faydalarından biri de kanı temizleme özelliğidir.

Rezene suyu kanı temizliyor
Özellikle eklemlerinizde sık sık ağrı yaşıyorsanız sebebi muhtemelen kandaki yüksek ürik asittir. Rezene ile hazırlayabileceğiniz su kandaki fazla ürik asidin atılmasını sağlar. Ayrıca safrayı seyreltir ve bu sayede karaciğerde görülebilecek yağlanmayı azaltır.

Rezene, böbrekler için de çok faydalıdır. Böbrekler, kanı süzer ve toksinlerri tutar. Her gün yediğimiz besinlerdeki toksinler böbreklerimizde birikmeye başladığında sağlık sorunları baş gösterir. Rezeneli su detoks etkisi yaratarak böbreklerin temizlenmesine de yardımcı olur.

Rezeneli su nasıl yapılır?

1 litre saf su

1 avuç rezene

Hazırlanışı:

Normal içme suyu da kullanabilirsiniz. Bir tavada rezeneleri 20 saniye kadar kavurun. Suyu kaynatın. Fokurdamaya başlayınca içerisine rezeneleri ekleyin. 1 gece beklettikten sonra rezeneli suyunuz içmeye hazır.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Soğan Hafıza Kaybını Önlüyor

11054479_10153175038946052_1565443569224617422_n[1]

JAPONYA’DA yapılan bir araştırma kuru soğanın hafıza kaybını engellediğini ortaya koydu.

Araştırmaya göre, soğanın içinde bulunan antioksidanlar beyindeki toksinlerin dışarı atılmasını sağlıyor.

Bu nedenle soğan hafıza kaybı, Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara karşı büyük etki gösteriyor.

Araştırmaya katılan gıda uzmanı Ian Marber, bu etkinin çiğ ya da az pişirilmiş soğan için geçerli olduğunu, fazla pişirilmiş soğanın vitaminleri yok ettiğini belirterek, soğanın çok fazla pişirilmemesini önerdi.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Yaza hazırlık toksinlerden,ödemlerden kurtulmak için harika bir formül…

  • 21796_1033418186672288_206419549707726604_n[1]

MALZEMELER; 2 bardak su, 1 tutam mısır püskülü, 1 tutam kiraz sapı , 5-6 sap maydanoz , yarım tatlı kaşığı ya da 1 poşet yeşil çay, 2 adet karanfil.

HAZIRLANIŞI; Kaynayan suyun içine tüm malzemeleri koyup 4 dk beklettikten sonra süzün. Karışım ılık hale gelince tüketebilirsiniz. Dilerseniz buz da ilave edebilirsiniz. Afiyet olsun

Kaynak: Dr. Gönül Ateşsaçan

BAHAR YORGUNLUĞU KÜRÜ !!!

Enerjiniz hiç bitmesin…

Bahar yorgunluğu
Soğuk algınlığı
Bahar alerjisi
Halsizlik
Öksürük ve balgam
Toksin ve radyasyon
Hazımsızlık problemleri için uygulanacak kür …

MALZEMELER

1 tane Tarçın kabuğu çubuk
1 tatlı kaşığı Hibiscüs(bamya çiçeği)
1 tatlı kaşığı Mürver çiçeği
1 tatlı kaşığı Ebegümeci çiçeği
4 adet Karabiber tane
1 adet Limon (kabuğuyla birlikte doğranacak)
1 litre Su
2 gram Himalaya kristal kaya tuzu
Yarım çay kaşığı Zencefil toz
Yarım çay kaşığı Rezene
Yarım çay kaşığı Zerdeçal toz

HAZIRLAMA VE UYGULAMA

Yukarıda gramajları verilmiş bitkileri 1 litre suyun içerisinde 5-7 dk kadar kaynatıldıktan sonra 5 dk kadar ağzı kapatılarak demlemeye bırakılır. Hazırlanan 1 lt. karışım süzüldükten sonra bal veya pekmez ile tatlandırılarak içilir.

1 lt. karışımdan 5 su bardağı kadar sıvı elde edilmektedir. Gün içerisine yayarak içebilirsiniz.
Karışımın aç karna veya tok karna içebilirsiniz.
Önerilen küre 21 gün devam edilmesi tavsiye edilir.

Detaylı bilgi ve sorularınız için 0212 533 01 33’ü arayabilirsiniz

kaynak: Ahmet Maranki

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bir Limon Alın Ve Bileğinize Damlatın… Sonra Ne Mi Oluyor Buyrun Yazımıza…

safe_image[2]

Gün içinde bileklerinize bir kaç damla damlatmak ve hafifçe ovalam hem sizi hastalıklara karşı koruyacak hem de beyinsel aktivitelerinizi arttıracaktır. Yani sizi akıllandıracaktır:)))

Ayrıca

* İçerdiği Bol C vitamini sayesinde, çok iyi bir antioksidan olma özelliğine sahiptir.
* Vücuttaki zararlı maddeleri ve serbest radikalleri uzaklaştırması en bilinen faydasıdır.
Limonun meyvesi kadar kabuğu da oldukça faydalıdır. Özellikel cilde ve tümöre karşı olan faydaları ile bilinir.
Limonun Pek çok kanser türüne karşı koruyucu özelliği bulunmaktadır.  kolon, prostat, göğüs, akciğer ve pankreas kanseri olmak üzere 12 kanser türüne karşı koruyucu etkisi olduğu saptanmıştır. Ayrıca limon tümör gelişimini engelleyen en önemli besinlerden biridir.
Limon sindrim sıvılarını harekete geçirir ve kabızlığı önler.
Limonun Sağlık açısından Faydaları
* Eğer güne enerji dolu başlayıp, öğlen sonrasında enerjinizin tükendiğini düşünüyoresanız, limon sizin için iyi bir çözüm olacaktır.  Gün içinde bileğinize bir kaç damla limon yağı sürmeniz, beyin aktivitelerinizi canlandıracağından, size çok fayda sağlayacaktır.
* Eğer, limon bal ile karıştırılırsa, boğaz ağrılarını kısa sürede geçirir. Çünkü limonda mikrop öldürücü özellik bulunur. Bunun için, 1 bardak sıcak suyun içine limon suyu ve bal karıştırın ve yudumlamadan önce biraz ılınmasını bekleyin. Bal boğazı sarıp yumuşatır, limon ise mukusları giderir. Bu sayede, boğazınız çok daha kolay iyileşir.
* Ağız Kokusuna Doğal Çözüm
Eğer Ağız kokusundan şikayetçi iseniz, ağzınıza bir kaç damla limon suyu sıkmak veya ağzınızı limon suyu ile çalkalamak, sizi bu şikayetten kurtaracaktır. Fakat bu işlem sonrasında ağzınızı mutlaka normal su ile çalkalamanız gerekir. Çünkü, limondaki aist dişlerinize zarar verebilir.
* Limonun Cilde Faydaları,Limonun Cilde Etkisi
 Limonun cilde faydaları her zaman sıkça vurgulanan bir konudur. Akne probleminiz var i,se, limondan yardım alabilirsiniz. Limon suyunu, ballı su ile karıştırıp sorunlu bölgeye sürü ve 30 dakika bekletin. Günde 2 defa uygularsanız, akne probleminiz kısa sürede çözülecektir.
*Limon cilt Beyazlatırmı dersiniz
Yatmadan önce limon suyu ile ellerinizi ve yüzünüzü iyice ovuşturun. Sabah ılık suyla ellerinizi ve yüzünüzü durulayın. Siyah kahverengi lekelerin kaybolması için bu işlemi düzenli olarak her akşam yapmanız tavsiye ediliyor.
* Tırnak bakımı için limonu denediniz mi?
Tırnaklarınızdaki sararma için limon çok iyi bir çözümdür. Sararan tırnakları limon ile ovamnız yeterli olacaktır.
*Limonun Saça Faydası
Dökülen ve cansızlaşan saçlarınızı yeniden canladırmak ve parlaklık kazandırmak için 3/4 fincan zeytin yağı 1/2 fincan bal ve aşağı yukarı 3 yemek kaşığı limon suyunu karıştırın. Saçlarınızı suyla durulayın havluyla kurulayın ve daha sonra az bir karışımı tarakla saçlarınıza yedirin. Daha sonra saçlarınızı yarım saat plastik bone ile sarın ve bekleyin. Daha sonra şampuanlayın ve durulayın parlaklığı göreceksiniz.

bilgituru.com

Hangi Reçel Neye iyi Gelir

1011473_376596102442152_337941033_n[1]
Aslında reçelin değil içindeki bitki ve meyvelerin faydaları vardır reçel şekerli oluşu ile kana kolay karışarak enerji verir.

Kekik balı ve reçelinin faydaları

*Mide ağrısını giderir.
* Grip ve öksürüğü keser.
*Cilt hastalıklarını iyileştirir.
*Egzama ve çeşitli kaşıntıları giderir.
*Mide şişmelerini önler.
*İştah açar. Bağırsak kurtlarını döker.
*Mide, akciğer ve göğüs üşümelerine iyi gelir. Her türlü kalp ağrısını giderir.
*İç hastalıklardan meydana gelen vücut terlemesini önler. Baş ağrısını keser.
*Romatizmaya iyi gelir.

Ceviz reçelinin yaraları

Cevizin, özellikle yeşil cevizle yapılan reçelin faydaları saymakla bitmiyor. B1 ,B2 C,E vitamin zenginliği ile bilinen ve düzenli tüketildiğinde çocukların ve yetişkinlerin sağlıklı beslenmesine yardımcı olabilmesi için sabah, öğlen ve akşam tüketilmesi yeterli.

*Ayrıca menopoz döneminde bayanlarda oluşan kemik erimesini önlemek açısından oldukça yararlı olduğu görülmüş.

*Yüksek oranda demir içerdiği için guatr problemine ve kansızlığın giderilmesine yardımcı oluyor.

*Bronşit, astım ve sindirim sistimeni iyi geliyor. Kendisini sürekli yorgun hissedenlere de birebir.

Kapari reçelinin faydaları :

*Kan tablosunu düzenler.
*Tüm kan hastalıklarını hızlı bir şekilde iyileştirir.Kandaki tronbositeneli, lokositleri ve diğer hücreleri çok hızlı bir şekilde arttırır

Bluebery reçelinin faydaları

* Göz yorgunluğunu giderir, miyopluk ve şeker hastalığından kaynaklanan görme bozukluklarını engeller.
* Gut ve Romatizma hastalıkları için önerilir.
* İshal durdurucu özelliğe sahiptir.
* Kan şekeri ve kolestrolü düşürür

* Kansere karşı vücudu koruyan enzimleri çalıştırır
* Kalp krizi riskini azaltır. Damar sertliği oluşumunu engeller
* Sağlıklı bağ dokusu ve yeni kılcal damar oluşumuna yardımcı olur.
* Taze olarak yenildiğinde kanı temizler.

* Varis ve basuru iyileştirir
* Yaprak ve kuru meyvelerinden yapılan çay ishal giderici olarak kullanılır
* Zayıf kan dolaşımını arttırır.
Adet kanamalarını düzenleyen bir meyve olarak tavsiye edilmiştir.
* Ağız, deri ve üriner sistem enfeksiyonlarına karşı direnci arttırır.

* Anti kanserojen ve antioksidant (damarlarda yağ birikimini engelleme) özelliğine sahiptir.
* Aşırı kanamayı durdurma özellğine sahiptir.
* Bağırsak metabolizmasını düzenler.
* Damar hastalıklarına iyi gelir.
* Gece körlüğünü ortadan kaldırır.

Yaban mersini reçeli

gece görüşü arttırı ve yorgun gözlerini dinlendirir. Pilotlar, yabanmersini reçeli yedikten sonra gece uçuşlarına çıktıklarında gece görüşlerinde bir düzelme ve iyileşme hissettiklerini sık sık rapor ediyorlar. 1960’ ların ortalarında yukarıdaki gözlem ve duyumlar, önce bir laboratuvarda daha sonraları da klinik çalışmalarda yabanmersini meyve ekstrelerinin gözler ve damar sistemi üzerine etkileri üzerine yapılan çalışmalara yol gösterdi.

Ağaç kavunu reçelinin faydaları

Bronşit hastalığında nesef darlığına iyi gelir.
Kabuğunun suyu ile yaralar pansuman yapıulırsa şifalı gelir
Yılan sokmada suyu içilirse iyi gelir.
Kabuğu hazmı kolaylaştırır.

Ayva reçelinin faydaları

Gögüs hastalıklarında çok faydalıdır. Tüberküloz olanlara ayva tavsiye edilir.

Ananas reçeli

*Vücuttaki yağı azaltarak kanser riskini azaltır.
*Lifli bir besin olduğu için kroner kalp hastalıkları riskini azaltır. *Doymuş yağ oranını ve kolestrolü düşürdüğü için yine kroner kalp hastalığı riskini azaltır;
*Vücutaki sodyum oranını azalttığı için de yüksek tansiyon riskini azaltır.
*Sindirim sistemine Yardımcı ve Doğal İltihap Önleyici;

*Taze ananas içinde bulundurduğu protein sindiren enzim olan bromelain sayesinde sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, vücutta meydana gelebilecek iltihapları ve şişkinlikleri de mucizevi bir biçimde azaltır,
*Özellikle sinüzit, bademcik iltihabı, gut hastalığı, mafsal iltihabı yada yaralanma veya ameliyatlardan sonraki iyileşme dönemlerinde ananasın faydalı olduğu görülmektedir. *Bromelainin iltihap önleyici etkisini artırmak için ananas öğünler arasında tek başına yenilmelidir. Bu sayede ananasın içinde bulunan enzimlerin tamamının sadece sindirime yardımcı olacak biçimde kullanılmasının önüne geçilmiş olunur.
*C vitamini vücudun suda çözünebilen başlıca antioksidanıdır ve vücudun suyla dolu olan bütün bölümlerini, hücrelere saldıran ve zarar veren serbest radikallerin saldırılarından korur.

*Serbest radikallerin, damarların tıkanmasını ve kalp hastalıklarını artırdığı, solunum yollarının spazm geçirmesi

olasılığını artırarak astım nöbetlerine yol açtığı, kolon hücrelerine zarar vererek kolon kanserine ortam hazırladığı,

eklem ağrılarını artırdığı, osteoartrit ve romatizmal artrit rahatsızlıklarında sakatlanma riskini artırdığı ortaya çıkarılmıştır.

*C vitamini yönünden zengin bir dietin, bu rahatsızlıkları önleme veya zararlarını azaltmada ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.
*C vitamini bağışıklık sisteminin düzgün bir şekilde çalışmasında, kulak enfeksiyonlarında, soğuk algınlığı ve griplerde de çok etkilidir.
*Ananas C vitamini yönünden zengin bir besin olduğu için bolca tüketilmesi gerekmektedir.
*Enerji Üretimi ve Antioksidan Müdafası için Manganez, Thiamin(B1 Vitamini) ve Riboflavin
Ananas az bulunan bir mineral olan manganezin mükemmel bir kaynağıdır;
* Manganez enerji üretimi ve antioksidan müdafası için gerekli olan birkaç enzim yönünden çok değerli kofaktördür.
*Manganeze ilave olarak ananas, yine enerji üretimi için gerekli olan ve enzimatik reaksiyonlarda kullanılan B vitaminleri olan thiamin ve riboflavin açısından da zengindir.

Elma reçeli

*Böbreklerin temizlenmesine yarar,
*Baş ağrısına iyi gelir,
*Kolesterolü düşürür,
*Yüksek tansiyonu düşürür,
*Kan şekerini kontrol altında tutar,
*Romatizma ve gut hastalığına iyi gelir,
*Uykusuzluğa iyi gelir,
*Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar.

İncir reçelinin faydaları

* İçerdiği yüksek lif oranı sayesinde sindirimi hızlandırır ve kolaylaştırır. Bağırsakları yumuşatır.
*Kabızlığı giderir.
*Vücuda kuvvet ve enerji verir.
* Bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir.
*Halsizliğe ve unutkanlığa iyi gelir. Öksürük ve boğaz ağrılarına iyi gelir. Nezle ve bronşite faydalıdır. Özellikle Kuru incir balgam söktürür.
*İncir, kandaki kolesterol oranını düşürerek kalp ve damar hastalıklarına karşı vücudu korur.
*Kansere karşı da koruyucudur.
*Basura iyi gelir. Bakteri ve virüslerin çoğalmasını önleyerek hastalıklara karşı direnci arttırır..

Karpuz reçeli

*Böbreklerin daha iyi çalışmasını ve böylece böbrekler tarafından vücuttan sodyumun atılmasını hızlandırır.
*Fazla sodyumun vücuttan atılması sonucunda da kan basıncı dengelenir, kalp işlevleri düzenlenir ve kalp krizi riski azaltılır.

Kestane reçelinin faydaları

* Vücuda kuvvet ve enerji verir.
*Cinsel gücü arttırır.
* Bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir. *Hastaların iyileşmelerini hızlandırır.
*Kandaki kolesterol oranını düşürür. Kan dolaşımını düzenler ve hızlandırır.
*Varis ve basur şikâyetlerini azaltır. Karaciğere ve mideye de faydalıdır. İshali keser..

Patlıcan reçelinin faydaları

*Sinirleri yatıştırır ve tansiyonu düşürür. Kalp çarpıntısını giderir. Bağırsakları yumuşatır ve idrar söktürür.
*Kandaki kolesterol seviyesini düşürür ve damar tıkanıklığına iyi gelir.
*Kansızlığı giderir. Karaciğerin ve pankreasın çalışmasını düzenler.
*Böbrek ağrılarını ve yanmasını azaltır. Basura iyi gelir. Kilo vermeye yardımcı olur..

Portakal reçeli

*C ve B vitamini açısından zengin olan portakal, insana dinamizm veriyor.
*Portakal içindeki C vitamini ince ve kalın
damarların yumuşak kalmasını sağlıyor. Damar tıkanıklığını önlüyor.
*Vücuttaki direnci arttırıyor.
* Kanın durulmasına ve temizlenmesine yardımcı oluyor.
* Hazmı kolaylaştırıyor.
* Enerji veriyor.
*Portakal reçeli ise karaciğeri çalıştırıyor.
* Yapılan araştırmalar, bacaklarda meydana gelen periferik damar hastalığının

(Peripheral artery disease-PAD),
*Damarlarda meydana gelen yağ birikmesinden kaynaklandığı ve kalp ile felç riskini de körüklediğini ortaya çıkardı.

Vişne reçelinin faydaları

*Mide ve karaciğerin düzenli şekilde çalışmasına yardım eder.
*Vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasını sağlaması vişne yararları arasındadır.
*Sindirim sistemi sağlığı için yararlıdır.
*Kalp ve damar sorunlarına karşı koruyucudur.
*Damar sertleşmesini önler. Kan basıncını düzenler.
*Kanser riskini azaltır. Vişnede bulunan antosiyanin kolon kanseri olasılığını azaltır.
*Kas ağrılarının hafifletilmesinde olumlu etkileri bulunur.

Armut reçeli

Sindirim sistemini güçlendirir, hazmı kolaylaştırır.
*Böbreklerin düzenli çalışmasına, böbrek taşlarının ve kumunun dökülmesine yardım eder.
*İdrar söktürücüdür.
*Kanı temizler.
* Kansızlığa iyi gelir.

Çilek reçelinin faydaları

Vücuda kuvvet verir.
* Kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığını önler.?
* Aynı zamanda çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini güçlendirir.
*Kansere karşı kuruyucudur.
*Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına çok faydalıdır. *Bağırsak kurtlarını döker, idrar söktürür ve vücuttaki zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır.

Kayısı reçelinin faydaları

*Besleyici ve iştah açıcıdır.
*Bol miktarda demir içerdiğinden kansızlığa iyi gelir. Vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. *Başta akciğer ve cilt kanseri olmak üzere kansere karşı koruyucudur.
*Vücuda kuvvet verir. Bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir. Özellikle gelişme çağındaki çocuklara faydalıdır. *Raşitizm gibi gelişme bozukluklarını önler. Hastaların iyileşmesini hızlandırır. Sinirleri sakinleştirir ve uyku verir. *Migrene karşı da iyi gelir. Ayrıca cildi besler, nemlendirir ve yumuşatır..

Gül reçelinin faydaları

*İshali keser.
*Bademcik ve boğaz iltihaplarını giderir.
*Mikrop öldürücüdür.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Grip salgını olan bugünlerde çocuklarınıza bile rahatlıkla verebileceğiniz doğal takviye…

10649627_564307930365427_4281523546206434729_n[1]

Malzemeler:
1 adet orta boy kavanoz
kavanozun yarısını dolduracak kadar taze zencefil
1 limon (dilimlenmiş)
yeteri kadar bal
Hazırlanışı:

Zencefilin kabuklarını soyun ve incecik (jülyen doğrama) dilimleyin. Kavanoza yerleştirin ve limonları da ilave edin. Üzerine balı ekleyin. Kapağını sıkıca kapatın ve buzdolabına kaldırın.
Kullanırken; bir çay bardağına 1 dilim limon, zencefil şurubundan bir ya da iki yemek kaşığı koyun ve üzerine sıcak su ekleyerek karıştırıp için.
Sıcak olarak içtiğiniz gibi aynı miktardaki karışıma soğuk su ya da soda ekleyerek de içebilirsiniz.
Karışım buzdolabında 2-3 ay bekleyebilir. Sonbaharla birlikte gribal hastalıklarda evlerin baş köşesine yerleşmeye başladı bile. Ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı derken ardından gelen öksürüğü kesmek en uzun süreçtir. Hazırlayacağınız şurubu soğuk algınlığına yakalanmadan önce çay gibi ailece günde bir fincan içebilirseniz koruyucu özelliğinden yararlanır, sonrasında ise öksürüğe karşı doğal tedavi olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca araç tutmasından ya da
mide üşütmelerinden kaynaklanan bulantılara karşı da çok etkilİ…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karbonhidratlar ve Görevleri

19897_372859939482435_1229198013_n[1]

Karbonhidratlar vücuda enerji sağlayan besin öğelerinden biridir. 1 gr karbonhidrat4 kkal enerji verir.Karbonhidratlar besinlerimizde en çok bulunan besin öğesidir.Normal diyet alan ,yetişkinlerde enerjinin %55-60 ı karbonhidratlardan sağlanmalıdır.

Karbonhidratlar , enerji kaynağı olarak bedenin kullanabileceği en iyi yakıttır. Karbonhidratlar ; kendi aralarında basit karbonhidratlar (basit şekerler= monosakkaritler:meyve şekeri vb), birleşik karbonhidratlar (Birleşik şekerler= disakkaritler çay şekeriç ,süt şekeri vb.) ve kompleks karbonhidratlar( nişasta ,vb) olarak gruplandırılırlar.

Özellikle kompleks karbonhidratların ve kaynaklarının , daha sağlıklı besinler olduğu bilinmektedir.Bu nedenle mümkün olduğunca kompleks karbonhidratlar( kepekli doğal taş değirmen unu ,kepekli esmer pirinç işlenmemiş pancar şekeri ,meyveler ,sebzeler ) kullanmalı ,daha az sağlıklı olan işlenmiş karbonidratlardan (beyaz şeker,beyaz un,reçel,patates püresi ve cipsi) kaçınılmalıdır.

Karbonhidratlarda bulunan lifler,karbonhidratların en sağlıklı parçaları ,vitamin ,mineral ve birçok doğal antioksidanın taşıyıcısı olduğundan rafine edilmemiş kompleks karbonhidratların besin değeri yüksektir.

GLİSEMİK İNDEKS (Gİ):

Yenilen herhangi besinin kan şekerini yükseltme yeteneğine denir. Tükettiğimiz bir besin, kan şekerini uzun zaman ve ve az miktarda yükseltiyorsa besinin Gİ okadar düşük denir.Glisemik indeksin yükselmesini birçok etken tetikler:pişirme şekli, nişasta içeriği,protein yağ içeriği, lifiçeriği, hazırlama şekli.

Glisemik indeksi yüksek karbonhidratlar ( glukoz,beyaz ekmek, kuru üzüm, yulaf ekmeği,muz, kahvaltılık gevrekleri vb ) kana tamamen ve hemen karıştıklarından kan şekerinde ani yükselmelere ,ani insülin yanıtlarına yol açarlar ve pek tercih edilmezler.

Glisemik indeksi düşük olanlar bol lifli sebzeler ,meyveler ,kepekli ekmekler ,işlenmemiş pirinçde bulunan glukoz ,dolaşım sistemlerine daha ağır ve daha küçük miktarlarda ,pankreas bezinden yoğun insülin salgılanmasına, neden olmadan girer.

SONUÇTA kan şekerinizde ani oynamalar oluşmaz ve pankreasınız yorgun düşmez .Özellikle sık sık ve küçük porsiyonlar halinde tüketilen kompleks karbonhidratlar, zengin bir menü ile beslenme ile kan şekerini pek değiştirmediğinden açlık hissetmez ,sık ve düzensiz yenen yoğun kalorili yiyeceklere yönelmez ve kilo almazsınız.

KARBONHİDRATLARIN GÖREVLERİ

Karbonhidratların vücudumuzdaki görevlerini şöyle sıralamak mümkündür:

• Karbonhidratların en önemli görevi enerjiyi oluşturmaktadır. 1 g karbonhidrat 4 kcal verir. Beyin, sinir sistemi ve alyuvarlar normal şartlarda enerji kaynağı olarak yalnızca bir karbonhidrat türü olan glikozu kullanır.
• Karbonhidratlar vücutta depolanabilmektedir. Fazla alındığında yağa dönüştürülür.
• Karbonhidtarların yeterli miktarda alınması, proteinlerin enerji amacıyla kullanılmasını önler.
• Su ve elektrolitlerin vücutta yeterince bulunmasını sağlar.
• Kanın asit-baz dengesinin korumanda yardımcıdır. Çok düşük miktarda karbonhidrat alındığında bu denge bozulur.
• Karbonhidratların bir türü olan posa-lif, bağırsakların çalışmasını artırarak dışkılamayı kolaylaştırır ve böylece kabızlığı önler.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Kuşkonmaz Faydaları Nelerdir?

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

kuşkonmaz Birçok ülkede salatalar, sağlıklı çorbalar ve zeytinyağlı yemekler birçok kişi tarafından tercih edilir. Salatası, çorbası ve zeytinyağlı yemeği yapılan sebzeler oldukça değerli sebzelerdir. Kuşkonmaz, enginar, börülce, semizotu gibi sebzeler yemekleri ve salataları sıklıkla yapılan sebzeler arasındadır. Özellikle Akdeniz ülkelerinde bu şekildeki şifalı sebzeler sıkça tercih edilir ve et, tavuk yada balık gibi yemeklerin yanında servis edilir. Peki bu sebzelerin arasında yer alan kuşkonmaz faydaları ve yararları nelerdir, kimler için sakıncalıdır ve kimler kullanmamalıdır?
Kuşkonmaz Faydaları Nelerdir?

Latince adı asparagus officinalis olan bu şifalı bitkinin sağlık açısından da birçok faydası vardır. Bu leziz bitki tüm dünyadaki birçok ülkede salata yapımında, yemek yapımında sıklıkla tercih edilir. Ayrıca vitamin ve mineral içeriği nedeniyle, hastalıklara karşı faydalı olması sebebiyle de çok eski yıllardan beri birçok ülkede kuşkonmaz kullanılır.
Kök, tomurcuk ve gövdesi tüketilen bu şifalı bitki, aynı zamanda evlerde süs bitkisi olarak da kullanılır.

A, B ve C vitaminleri açısından zengin bir içeriğe sahiptir.

Hindistan ve Çin gibi ülkelerde çokça kullanılır.

Ülser için şifalı olması da kuşkonmaz faydaları arasındadır.

Kıyı bölgelerinde, yol kenarlarında, bayırlarda, kırlarda kolaylıkla yetişebilir.

Kalsiyum, magnezyum ve demir gibi elementler içerir.
Soğuk algınlığı, öksürük gibi rahatsızlıklara karşı faydalıdır.

Hazımsızlık, şişkinlik ve ödem atılmasına yardım eder.

Sindirim sistemini rahatlatır.

Afrodizyak etkisi de bulunmaktadır.
kuşkonmaz faydalarıİdrar söktürücü etkisi de herkes için önem taşımaktadır. Bu özelliği sayesinde kuşkonmaz sıklıkla kullanılır.

Romatizma ağrısı çekenler, kemikleri ağrıyan kişiler de bu şifalı bitkiyi kullanarak şifa bulabilirler.

Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardım eder.

Artrit hastalığına karşı da fayda ve yarar sağlar.

Özellikle et ve tavuk yemekleri ile oldukça sık tüketilen bir bitkidir. Birçok ülkede lokantalarda et ve tavuk yemeklerinin yanında servis edilir.

Potasyum, fosfor ve kükürt elementleri açısından da zengindir.

İyi bir folik asit kaynağıdır.

Kahvaltılarınız için omletlerin içine de bu leziz bitkiyi ekleyebilir ve şifa bulabilirsiniz.

Karaciğer ve safra kesesi için de olumlu etki sağlar.

Kalp ile dosttur.
Kuşkonmaz lif açısından zengindir.

Kemikleri korur, içerdiği kalsiyum sebebiyle kemikleri güçlendirir.

Kolesterolün düşürülmesine yardım eder.
kuşkonmazın faydalarıKadınlar adet yani regl dönemi öncesinde de bu şifalı bitki tüketilmelidir. Adet öncesi oluşan şişlikler ve ödem için iyi gelmesi de kuşkonmaz faydaları arasındadır.

Diyet yemeklerinde de sıklıkla tercih edilir.

Ayrıca probiyotik bakterilerin gelişimini destekler, bağırsaklar açısından da fayda sağlar.
Kabızlık gibi hazımsızlık ve sindirim sorunları için de fayda sağlar.

Egzama gibi cilt hastalıklarına karşı da kullanılır.

Anemi yani kansızlık rahatsızlığı olan kişiler de bu şifalı bitkiyi kullanabilirler.

Özellikle Hindistan’da doğurganlığı teşvik etmek için kullanılır.

Kanı temizleme özelliği vardır.
Kuşkonmaz Zararları ve Yan Etkileri Nelerdir?
Yüksek oranda pürin içerir, bu nedenle böbrek hastaları kuşkonmaz tüketmemelidir.

Gut hastalığı olanlar da bu şifalı bitkiyi tüketmemeye dikkat etmelidir.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

HER GÜN 25 MİLİLİTRE ZEYTİNYAĞI TÜKETEN KİŞİLERDE KANSER RİSKİ DÜŞÜYOR.

1011726_372451802856582_1334551167_n[1]

Danimarka’da yapılan bir araştırma, yemeklerde zeytinyağı kullanmanın kalbi korumaktan başka, kanser hastalığına yakalanma riskini azalttığını da ortaya koydu.

Kopenhag Üniversitesi Hastanesi araştırmacıları, 20 ile 60 yaş arası 182 Avrupalı erkek üzerinde yaptığı deneyde, her gün 25 mililitre zeytinyağı tüketen kişilerde, hücre harabiyetine neden olan kimyasalların seviyesinde azalma tespit ettiler.

Böylece zeytinyağının kansere yol açan hücre harabiyetine karşı koruma sağladığı kanıtlandı. Araştırmada, güney Avrupalı erkeklerin, kuzeylilere oranla daha az kanser hastalığına yakalanmalarının nedeninin de, Akdeniz tipi beslenmede kullanılan zeytinyağı olduğu ortaya çıktı.

Zeytinyağındaki birçok yararlı bileşimden “fenol”ün güçlü bir antioksidan olduğunu belirten Dr. Henrik Poulsen, “Zeytinyağı tüketiminin kuzey ve güney Avrupa’da görülen kanser vakalarının farklılığı konusunda belirleyici unsur olduğunu gözlemledik” dedi.
Zeytinyağının 5 yararı :

Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi, tam bir antioksidan deposu olan zeytinyağının yararları saymakla bitmiyor. İşte zeytinyağının sağlıklı ilan edilmesinin 5 nedeni:

* Kanser riskini azaltır:
İçerdiği ‘polyphenols’, bitkisel antioksidan ile hücreleri kanserden korur. Tekil doymamış yağ oranı kansere karşı etkilidir.

* Kalbi korur:
Kalbiniz için zeytinyağından daha iyi hiçbir şey yoktur. İyi kolesterolü yükseltir (HDL), kötü kolesterolü (LDL) düşürür, kandaki yağ oranını dengeler, itihabı ve diğer kalp hastalıklarına neden olan sağlık sorunlarını önler.

* Kan basıncını düşürür:
İçerdiği etkili antioksidanlar damarları güçlendirir ve genişletir.

* Kilo vermenizi sağlar:
Kendine has lezzeti ve doymuş yağ oranının düşük olması kilo vermeye yardımcıdır.

* Baş ağrısını azaltır:
Eğildiğinizde başınıza doğru saplanan bir ağrınız varsa; salata ve sebzelere düzenli ekleyeceğiniz zeytinyağı sayesinde hem bu ağrıdan hem de mide sorunlarından kurtulabilirsiniz.
Zeytinyağı göğüs kanserini önlüyor
ABD’Lİ bilim adamları, zeytinyağında bulunan oleik asidin göğüs kanserine karşı koruyucu özellikler taşıdığını tespit etti. Northwestern Üniversitesi’nin laboratuvar ortamında göğüs kanseri hücreleri üzerinde yaptığı araştırmaya göre oleik asit, göğüs kanserinin tetikleyicilerinden olan “Her – 2/neu” isimli genin seviyesini azaltıyor. Araştırmacılar, göğüs kanseri hastalarının yüzde 30′unda, bu genin aktif olarak rol oynadığını belirtiyor.
Yaşlanmaya karşı da kalkan
Sonuçları Annuals of Oncology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, oleik asit ayrıca, göğüs kanseri hastalarının tedavisinde kullanılan “herceptin” adlı ilacın da etkisini artırıyor. Ekipten Dr. Javier Menendez, zeytinyağı açısından zengin Akdeniz tipi diyetlerin kalp hastalığı ve yaşlanmaya karşı da koruyucu etkisinin olduğunu söyledi. Menendez, “Yine de bu konuda daha araştırma yapmak şart” dedi.

Bakınız zeytinyağının faydaları konusunda National Geographic Web Sayfasında neler yazıyor:

Zeytinyağını aydınlatmada kullanabilirsiniz, zeytinyağıyla yıkanabilir ya da gıcırdayan kapı menteşelerini yağlayabilirsiniz. Zeytinyağı, kozmetiklerin temel maddesidir. Elmaslar zeytinyağıyla parlatılır. Krallar, bebekler ve ölüm döşeğindekiler zeytinyağıyla meshedilir. E vitamini deposudur. Kolesterol içermez. Eşsiz bir koruyucudur; balığın, peynirin hatta şarabın yıllarca bozulmadan kalmasını sağlar. Kızgın zeytinyağı savaşta ve işkencede çok etkili bir silahtır. Ve tabii ki onu yiyebilirsiniz. 4000 yıl boyunca Akdeniz kültürlerinde, paradan ilaca pek çok kullanımıyla yaşamın ayrılmaz bir parçasıydı. Şimdi bu eşsiz ve her işe yarayan meyve özü Akdeniz’in dışında da keşfediliyor.
zeytinyağı ile yapabileceğiniz yemeklerden bazıları :

Baharatlı Karnabahar

Baharatlı kuru fasulye

Biberli Enginar

İmambayıldı

Kuşkonmazlı Enginar

Mantarlı Domates Dolması

Tortilla

Zeytinyağlı Bakla

Zeytinyağlı Biber Dolması

Zeytinyağlı Enginar

Zeytinyağlı Havuç

Zeytinyağlı Kereviz

Zeytinyağlı Kuru Fasulye

Zeytinyağlı Lahana Sarma
.
Zeytinyağlı Mantar

Zeytinyağlı Patates
.
Zeytinyağlı Taze Fasulye

Zeytinyağlı Yaprak Sarma

kaynak: wordpress

Doğanın Mucizevi Sırrı “RUŞEYM”

999254_372450286190067_1950223618_n[1]

Ruşeym doğanın altın sırrı olarak biliniyor ve faydaları saymakla bitmiyor. Doğanın altın sırrının ismi RUŞEYM… Buğdayın işlenerek una dönüştürülmesi sürecinde özel ayrıştırma işlemleri sonucunda 1 tonundan sadece 1 kilogram elde ediliyor. E vitamini deposu olan ‘‘ruşeym”, gramlarla satılıyor.

Dünyada wheat germ olarak bilenen ruşeym, buğdayın en tepesindeki embriyosu… Bu madde tohumun üremesini ve çimlenmesini sağlıyor. Yani buğdayın kalbi ve hayat kaynağı. Doğanın altın sırrı olarak sunulan ruşeym, lif değeri yüksek, tokluk hissi veren lezzetli bir besin maddesi. Türkiye’de tüketimi çok az ve fazla bilinmiyor. Avrupa ülkeleri ve ABD’de ise tüketimi oldukça yaygın… Ruşeym her yaş için tüketimi önerilen bir besin.
1 ton buğdaydan 1 kilo ruşeym elde edilebiliyor.

Kelime anlamı olarak, buğdayın özü olarak tanımlayabileceğimiz ruşeymi. Ömer Coşkun ile tanıdık pek çoğumuz. Ömer Coşkun, tam bir sağlık hazinesi olan ruşeymin faydalarını anlattı :

RUŞEYM İLE ZAYIFLama
Zayıflamak isteyenlerin, öncelikle beyaz ekmekten vazgeçmesi gerektiğini, önemle vurgulayan Ömer coşkun,ruşeym ile da zayıflanabileceğini açıkladı. bunun için, beyaz ekmek yeke yerine, yemeklerden önce
1 yemek kaşığpı ruşeym yenilmesi gerektiğini söyledi.

Ayrıca, günde 1 tatlı kaşığı ruşeymetüketmek, hem kabızlığı, hem de saç dökülmesini önlemek açısından çok önemli o9lduğunu belirtti. Çünkü, ruşeymin işçersinde, hem demir, hem de çinko mevcuttur. bu da, saç dökülmelerini, büyük ölçüde önler.

Ayrıca Kilo problemi olan troid hastalarının normal ekmek yerine Buğday özü yani ruşeym olarak adlandırılan gıdayı tüketmesi gerektiğinin altını çizerek,Bu ruşeym midede suyla karıştığında şişerek tokluk hissi verir dedi.

NASIL TÜKETİLİYOR?
Ruşeym, soğuk süt veya yoğurt ile karıştırılabiliyor, taze ya da kuru meyveye ilave edilerek zenginleştirilebiliyor. Çorba, salata gibi yiyeceklerin üzerine serpilerek kullanılabiliyor. Yemek pişirirken baharat yerine vitamin olarak kullanabilecek bu ürün, aynı zamanda dünya mutfağındaki çeşitli yemek tarifleri için tercih ediliyor

RUŞEYMİN FAYDALARI

AFRODİZYAK
Ruşeym Doğal afrodizyak özelliğine sahip. Yakın zamanda ruşeymden vitamin tabletleri üretimi de planlanıyor.

YAŞLILIĞI GECİKTİRİCİ
E vitamininin yaşlılığı geciktirici özelliği ve vücutta hücre zarının dayanıklılığını sağlaması dolayısıyla bağışıklık sistemini destekleyerek kanserin önlenmesinde önemli rol oynar. Ruşeym ise E vitami deposu.

KALBE YARAR
Ruşeymin koroner kalp hastalığı riskini azaltması, pıhtı azaltıcı etkisiyle kanın akıcılığına, diyabetli hastalarda damar tıkanıklarının önlenmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.

SİNİRE BİREBİR
Ruşeymin sinir sistemi hastalıklarında olumlu etki gösterdiği, gözde katarakt oluşumunu geciktirdiği biliniyor.

GÜZELLİK İÇİN
Doğanın bu altın sırrı güzelliğe de güzellik katıyor. Özellikle de cilt kırışıklıkları için birebir. Hem kırışmayı önlüyor, hem de azaltıyor.

KISIRLIK
Buğdayın embriyosu olarak nitelenen Ruşeym, kısırlık tedavisinde etkin olarak kullanılıyor.

BOY UZATMA
Ruşeym, çocujlarda kemik gelişimine faydaları bir besin olduğundan dolayı, çocuklarınıza mutlaka bu besini verin.

ŞEKER ve TROİD
ŞEker ve troid hastalarında ekmek yerine ruseym yemeleri öneriliyor.

RUŞEYM EKMEĞİ NASIL YAPILIR?

Ruşeym nedir? Faydaları nelerdir? Nasıl tüketilir?

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sertaç Özer’de beslenme açısından yararlı olan ruşeymin, her yaşta tüketilebileceğini söyledi.

Özellikle genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkan bağışıklık sistemine bağlı bağırsak problemi olan çölyak hastaları ve lif kullanımında sakınca bulunanlar tarafından tüketilmemesi gerektiğine dikkati çeken Özer, kepeğe ve buğday ununa oranla daha zengin olan bu ürünü, bazı firmaların tablet yapma girişiminde bulunduğunu kaydetti.

Yemek pişirirken baharat yerine vitamin olarak kullanabilecek bu ürün, anı zamanda dünya mutfağındaki çeşitli yemek tarifleri için tercih ediliyor.

E vitamininin yaşlılığı geciktirici özelliği ve vücutta hücre zarının dayanıklılığını sağlaması dolayısıyla bağışıklık sistemini destekleyerek kanserin önlenmesinde önemli rol oynadığı, bu açıdan zengin olan ruşeymin koroner kalp hastalığı riskini azaltması, pıhtı azaltıcı etkisiyle kanın akıcılığına, diyabetli hastalarda damar tıkanıklarının önlenmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Ruşeymin sinir sistemi Hastalıklarında olumlu etki gösterdiği, gözde katarakt oluşumunu geciktirdiği, cildi güzelleştirip kırışıklıkları önlediği ve kısırlık tedavisinde etkin olarak kullanıldığını bilimsel çalışmalarla tespit edildiği kaydedildi.

Şimdi vereceğim tarif diyet yapanlar için tokluk hissi verecektir. Ayrıca içindeki malzemeler küçük çocukları olan annelerin rahatlıkla çocuklarına yapabileceği bir tarif. Böylece çocukların vitamin yönünden zevkle yiyecekleri leziz bir tat olacaktır.

ÇEREZLİ RUŞEYMLİ EKMEK TARİFİ

MALZEMELER

* 1,5 Küp Su (ekmek pisirme makinesinin ölçü kabı)
* 500 gram ruşeymi ilaveli un
* 1 paket maya
* 2 yemek kasigi krema (1 yemek kasigi sıvı yağda olabilir)
* 1 Küp (cay fincani) ceviz içi
* 2 yemek kasiği kuş üzümü
* 1 Küp (çay fincanı) iri doğranmış kayısı kurusu
* 1 Küp (çayfincani) iri doğranmış kuru incir
* 1 Küp (çay fincanı) iri kıyılmış fındık
* 1 cay kaşığı tuz
* 1 yemek kaşığı şeker

YAPILIŞI

1. Önce 320 ml su, tuz, şeker, krema ekmek makinesinin haznesine koyun.
2. Daha sonra 500 gr’ lık ekmek karışımı paketinin tamamını ve üzerine bir poşet mayayı unun üzerine dökünüz. (mayanın su ile temas etmemesi gerekiyor)
3. Temel (basic) ekmek programını seçiniz kabuk renginide seçip makineyi başlatiniz. (sececeğiniz program en az 3 saatlik bir program olmalıdır)
4. Yoğurma mayalanma işlemi bittiğinde, uyarı bipi çaldığında , sırayla kayasa, incir, fındık, ceviz, kuş üzümü ilave edilir.
5. Karıştırma işlemi bittiğinde pişirmeye geçer.
6. Pişirme işlemi bitikten sonra ekmeği hemen çıkarmayın 15-25 dakika sonra çıkarın.
RUŞEYM EKMEĞİ NASIL YAPILIR?

Ruşeym Nedir?

Ruşeym arapça oğulcuk, tohum özü, embriyon anlamlarına gelmektedir. Buğday tanesinin filizlendiği ve çimlenmenn başladığı bölgeye Ruşeym denilmektedir. Ruşeym, buğday başağının alt kısmında bulunur ve buğdayın tüm besin değerleri yoğun olarak ruşeym kısmında bulunur. Ruşeym, buğdayın işlenerek una dönüştürülme sürecinde özel ayrıştırma teknikleriyle ortaya çıkan, altın sarısı renkli, doğanın altın sırrı olarak ifade edilen, doğal E vitamini deposudur. Ruşeym Avrupa Birliği’nde ve ABD’de yoğun olarak kullanılmakta ve tüketilmekteyken ülkemizde yeni yeni tanınmaya başlamıştır. Ruşeym İngilizce’de wheat germ olarak ifade edilmektedir. İngilizce birçok sitede wheat germ’le ilgili olarak yazılmış yüzlerce makale, yapılan araştırma ve faydalarına ilişkin verilere ulaşmak mümkündür. Halk arasında ruşeyme buğdayın cücüğü ya da özü denilmektedir. Buğdayın en tepesindeki bu küçücük hayat kaynağı bitkinin oluşmasını sağlayan hayat kaynağıdır.

Ruşeym buğdayın en tepesindeki embriyosudur. Ruşeym, tohumun üremesini ve çimlenmesini sağlamaktadır. Ruşeyme buğdayın kalbi ya da hayat kaynağı denilmektedir. Ruşeym buğdayın gıda değeri en yüksek küçük bölümüdür. 1 ton buğdaydan 0,5 Kg. saf taze ruşeym elde edilmektedir.

Ruşeymin İçeriği?

Ruşeymde yüksek miktarda A, E, b1 ve b2 vitamini, folikasit, lesitin, esansiyel yağ asitleri ve minerallerden çinko, manganez ve potasyum içerir. Ruşeymin yapısında 18 aminoasit, 10′dan fazla vitamin, 8 mineral, 913 protein bileşimi, omega 3-6-9 yağ asitleri, prebiyotikler bulunmaktadır. Buğday ruşeymi şekerli ve yağlıdır. Ruşeym, buğday tanesinin %2′lik kısmını oluşturan embriyonik vasıflı bir maddedir. Ruşeym, buğdayın özü, en değerli kısmıdır. Ruşeym içindeki proteinlerin ve iz minerallerin biyolojik değeri çok yüksektir. Fakat asıl değeri bitkisel kökenli E ve B grubu vitaminlerin kaynağı olmasıdır. Alpha-Tocapherol olarak adlandırılan Doğal E Vitamini buğday ruşeyminden elde edilmekte ve yüksek fiyatlara satılmaktadır.

Döllenmeden sonra tohum oluşurken bitki türüne göre nişasta ve protein ile birlikte şeker ve yağ da tohumla birlikte besin olarak depolanır. Nişasta tohum için gerekli olan enerji kaynağını sağlar. Depolanmış proteinler de bitki açısından önemli olan diğer proteinleri inşa etmek için embriyonun ihtiyaç duyacağı aminoasitleri sağlayacaktır. Buğdaydaki toplam proteinin yaklaşık % 8’ini içeren ruşeymin protein miktarı % 30 civarındadır.

E Vitamini nedir? Doğal E vitamini neden önemli?

Şimdilerde bütün dünyada bir E vitamini modası var. İnsanlar yüksek paralar ödeyerek E vitamini hapları satın alıyor. Ne işe yarar bu E vitamini?

Yaşlılığı geciktirici vitamin olarak E vitamini, vücutta hücre zarının dayanıklılığını sağlar. Vücudun bağışıklık sistemini destekleyerek kanserin önlenmesinde önemli rol oynar. Aterosklorozun oluşumunu engelleyici etki gösterir. Koroner kalp hastalığı riskini azaltır. Pıhtı azaltıcı etkisiyle kanın akıcılığına, diyabetli hastalarda damar komplikasyonlarının önlenmesine yardımcı olur. Sinir sistemi hastalıklarında olumlu etkiler gösterir. Gözde katarakt oluşumunu geciktirir. E vitamini yaşlılığa bağlı hücre hasarlarında azalmaya neden olur. Etkin bir antioksidandır. Bu özelliğinden dolayı kolay oksitlenebilen bileşiklerin oksidasyonunu önler. Özellikle A vitamininin oksidasyonunu önleyerek bu vitaminin organizmada etkisini artırır, karaciğerde depo edilmesine yardımcı olur. Üreme sisteminde etkilidir. Kansızlığı önler.

E vitamini makbulü doğal olanıdır. Doğal, E vitamini şişelerinin üzerinde wheat germ yazar. Bu wheat germ denilen şey bizim bildiğimiz buğday taneciğinin en tepesindeki cücüktür. Buna bizde buğdayın ruşeymi derler. Buğdayın kalbi hayat kaynağıdır. Buğday üç bölümden oluşur. Tepedeki o küçücük hayat kaynağı, bitki oluşmasını sağlayan ruşeym. Üzerindeki kabuk (kepek). Ve ruşeymin altında bulunan, tohum çimlenirken ruşeyme hayat veren gövde kısmı.

Buğdayın içinde (1) Karbonhidratlar, (2) Protein, (3) Yağlar, (4) Mineral tuzları, (5) Vitaminler, emzimler ve diğer bileşenler vardır.

Buğday olduğu gibi öğütüldüğünde bunlar da bütünü ile un olur.

Geliniz görünüz ki, şimdi buğday olduğu gibi öğütülerek un olamıyor. Çünkü Türk halkının da bir beyaz ekmek merakı oluştu. Halkımız beyazın da beyazını aradığından fırıncılarımız da unun beyazının da beyazını satın alıyor.

Bu talep karşısında değirmencilerimiz unu katlediyor!.. Unun beyaz olmasını önleyen, buğdayın kepeğini ve de daha önemlisi ruşeymi (embriyoyu kökçük kalkancıkı) ayırarak buğdayın sadece dolgu kısmı olan gövdesini öğütüyor.

Böylece buğdayın E vitamini başta olmak üzere, diğer vitaminleri karbonhidrat ve protein değerleri, mineralleri kalsiyumu, fosforu, magnezyumu, demiri, çinkosu ruşeym ve kepek olarak değirmende kalıyor. Halkımızın beyazın da beyazı ekmeğine, içinde hiçbir vitamin, mineral, protein değeri olmayan un giriyor.

Ruşeym Nasıl Çıkar?

Buğday rüşeymle birlikte klasik yöntemlerle öğütülmesi durumunda ruşeymin içindeki besleyici yağlar 2-3 gün içerisinde bozulur ve unu acılaştırır. Bundan dolayı Türkiye’deki un fabrikaları ruşeymi kepekle birlikte undan ayırır. 1 ton buğdaydan 1 kilodan daha az kepekten arındırılmış saf ruşeym elde edilir. Teknolojik fabrikalarda supercritical CO2 teknolojisi kullanmasıyla birlikte Türkiye’de de ruşeym buğday kepeğinden ayrılarak saf olarak üretilmeye başlanmıştır. Buğday ruşeyminin değirmencilik prosesinde ayrıştırılması kolay bir süreç değildir. Bu sistem Türkiye’de birçok değirmende bulunmamaktadır. Buğday kepeğinin içindeki ruşeymi almak kolay değildir. Ruşeym ayıklama işlemi sonrasında kepeğin bir değeri kalmaz. Geleneksel değirmen sistemlerinde ruşeym kepek pasajı denilen bölümden elde edilmektedir.

kaynak. donanım haber