Mevlânâ’nın türbesinin girişinde bu manalarda şu beyt vardır:


Lâ tahzen / Üzülme..
Çünkü hüzün, düşmanı sevindirir, dostunu üzer, haset edenin diline düşürür.
Lâ tahzen / Üzülme..
Çünkü hüzün, kaybolanı geri getirmez, öleni diriltmez, kaderi değiştirmez, hiçbir fayda getirmez.…
Lâ tahzen / Üzülme..
Çünkü hüzün sinirleri yıpratır, kalbini yorar, gecelerini mahveder.
Lâ tahzen / Üzülme..
Eğer günah işlediysen tövbe et, istiğfarda bulun, yanlış yaptıysan düzelt, O’nun rahmeti sonsuz, kapısı hep açıktır.
Lâ tahzen / Üzülme..
Kaybettiğin şey için üzülme çünkü daha pek çok nimetlere sahipsin. Allah’ın sana bahşettiği diğer nimetleri düşün ve şükret. Allah Teala, “Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız buna güç yetiremezsiniz” buyurmuyor mu?
Lâ tahzen / Üzülme..
Ehli batılın sözlerinden dolayı üzülme, onların tenkitlerine sabrettiğin sürece mükafatlandırılacağını unutma.
Lâ tahzen / Üzülme..
İnsanlara ihsanda bulunduğun sürece üzülme. Çünkü mutluluğun yolu insanlara ihsanda bulunmaktan geçer.
Lâ tahzen / Üzülme..
Çünkü iyiliğin mükafatı on mislinden yedi yüz misline, kötülüğün karşılığı ise sadece mislince
Lâ tahzen / Üzülme..
Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır; dünya, bugün var yarın yok, imtihan dünyasıdır.
Lâ tahzen / Üzülme..
Hakk’ın rızâsına uygun düşen belâ, kulun sevgisini artırır.
Lâ tahzen / Üzülme..
Altın, ateş ile; iyi kul da belâ ve musibet ile tecrübe edilir. (Hz. Ali r.a.)
Lâ tahzen / Üzülme..
İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul ederlerdi.
Lâ tahzen / Üzülme..
Karşı karşıya kalabileceğin muhtemel bir musibet için en kötü ihtimal ne olabilir sorusunu kendine sor. Sonra bu muhtemel sonuca kendini alıştır, ona tahammül etme konusunda kendine telkinde bulun. “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” ayetini tedebbür ederek bu hali sakin bir şekilde iyimser bir tabloya dönüştürmeye bak.
Lâ tahzen / Üzülme..
– Şunu unutma yaşadığın günün sınırları içinde yaşamazsan sıkıntı ve kaygıların artacak demektir. Biraz daha açarsak; Sabaha çıktıktan sonra artık akşamı bekleme, akşama kavuşunca da sabahı bekleme. Ne maziye takıl kal ne de gelecek kaygısı içinde ol. Yani ânı yaşa.
Lâ tahzen / Üzülme..
– “İnne maal usri yüsran / Her zorlukla birlikte kolaylık vardır.” Yani kolaylık zorluğun içinde saklıdır!.. Bir başka ifade ile; kolaylık; zorluk zannettiğimiz şeyin taa kendisidir!..

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Boşver Be Yaşı Başı

 
 
Gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver!
Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver!
Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
Yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
Sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?
Büyü, büyü..
Bak ellerin, ayakların kocaman,
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver!



Takılmışsın yüzündeki, gözündeki çizgilere.
O çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün, 
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü,
öl gitsin..
Parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin..
Boş ver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna..
Yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa..



Yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş,
sen mi biteceksin?
Çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?

Can Yücel
 ( 1926  - 1999 )
Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Haftanın Yazarıyım…

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ekinoks enerjisyle sarkaç eğitimi almak ister misiniz? 21 mart pazar sarkaç eğitimi 11.30-16.30 arası zoom üzerinden olacaktır.

Ekinoks enerjisyle sarkaç eğitimi almak ister misiniz? 21 mart pazar sarkaç eğitimi 11.30-16.30 arası zoom üzerinden olacaktır. Bilgi ve kayıt için 0536 798 68 68 e whatsapp mesajı atabilirsiniz💙😘💜

Bu seminerde sarkaç nasıl kodlanır sorularımıza nasıl cevAp alırız gibi temel konularla başlıyoruz.

Arkasından arınma konularına geçiyoruz. Aşağıda çalışmayla ilgili bir kaç konu başlığı bulabilirsiniz.

Kendiniz aileniz ve işiniz üzerindeki nazarı, negatif etkileri arındırıp temizleyebilirsiniz

Evinizdeki negatif etkileri, nazarı, olumsuz bakış ve sözleri arındırabilirsiniz

Artık işinize yaramayan ve atalardan getirdiğiniz olumsuz sözler ve anlaşmaları yeminleri ve antları dönüştürebilirsiniz

Olumsuz duyguların bedeniniz üzerinde yarattığı negatif etkileri arındırabilirsiniz

Kıtlık bilinci, ilişkilerde başarısızlık gibi tekrar eden kalıpları dönüştürebilirsiniz

Başkalarının siziz üzerinizde bıraktığı negatif enerjitik kancaları tespit edip dönüştürebilirsiniz

Bilinçaltınızdaki yerleşen olumsuz düşünce kalıplarını temizleyebilirsinizV

e tabi ki bolluğu, bereketi, şansı, huzuru, neşeyi ve aklımza gelen bir sürü pozitif enerjiyi de yüklemeyi öğreniyoruz.

Bilgi ve kayıt için 0536 798 68 68 whats up mesajı atabilirsiniz.

SPIRITÜEL DOVSING ( Sarkaçla Ruhsal Arın ve Yenilen )Psikolog, şifacı, yazar, InnerSpeak sisteminin geliştiricisi Jean Adrienne tarafından geliştirilmiş Spiritüel Dovsing (Sarkaçla Ruhsal Dönüşüm ve Arınma) sistemiyle birçok alanda hem kendiniz hem de danışanlarınız, aileniz ve arkadaşlarınız için derinlemesine dönüşüm ve arınma fırsatı yakalayacaksınız.

Bu eğitimin içeriği şöyledir:Sarkaçla uyumlanma ve sarkaç kullanımının öğretilmesiDovsing sistemine kısa bir bakış

Olumsuz enerjileri arındırmaOlumsuz enerji kalıpları ve düşünce formlarından arındırma

Lanet, sihir, nazar enerjilerinden arınma

Evdeki ,işteki, arsadaki, evdeki olumsuz enerjilerden arınmaOlumsuz ruhsal rehberlerden arınma

Olumsuz karmik ve astrolojik etkilerden arınma

Olumsuz duyguları (öfke, nefret, kızgınlık, acı) ve karar kalıplarını temel organlardan arındırma

Başkalarında kalmış ruh parçacıklarını arındırarak ger getirme

Atalardan kalma olumsuz öğelerin, sözlerin, yeminlerin, arketiplerin arındırılması

Atalardan gelen hastalıkların arındırılması

Aşk hayatı dönüşümü

Bu seminerler yeni ve etkili bir araca sahip olarak kendiniz, aile bireyleriniz, yakınlarınız ve danışanlarınız için kapsamlı bir arındırma ve dönüşüm uygulayabilir olacaksınız

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

El Salvador’da yaşayan Nahua yerlilerinin ettiği bir dua…

“Annemi ve babamı, bilmeyerek yaptıkları hataların sorumluluğundan ve suçluluğundan azat ediyorum.


Çocuklarımı, beni gururlandırmaları gereği inancından azat ediyorum ki sadece kendi kalplerinin onlara seslendiği yöne doğru rahatlıkla gidebilsinler.


Eşimi, beni tamamlaması mecburiyetinden azat ediyorum. Ben eksik değilim. Çevremdeki her canlıdan, her an yeni bir şey öğreniyorum.


Ailemin atalarına ve büyük ebeveynlerime, benim şu anda hayatta olmamı sağlayacak şekilde var oldukları için teşekkür ediyorum. Onları geçmiş hatalarından, tamamlanmamış arzularından azat ediyorum. Her birinin, zamanın ve koşulların gerektirdiği en doğru şekilde davranmaya gayret ettiğinin farkındayım. Onları seviyor ve onurlandırıyorum.


Kimseden saklayacak bir şeyim olmadığı gibi kimseye bir borcum da yok. Kendim, olduğum gibiyim.


Kalbimin bilgeliğini izleyerek ve kendime dürüst olarak yaşam yolumu yürürken huzurumu ve mutluluğumu gölgeleyebilecek olan görünen ya da görünmeyen tüm bağların sorumluluklarından kendimi azat ediyorum.


Kendi huzurum ve mutluluğum yegâne sorumluluğumdur. Ötekilerin beklentilerini karşılamak üzere yüklendiğim tüm rollerimi bırakıyorum.


Kendimi onaylıyorum ve kendime saygı duyuyorum.


Benim ve senin içimizdeki yüceliği selamlıyorum ve hatırlatıyorum: Biz özgürüz.”

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Instagram Canlı Yayın (7 Mart 2021, Pazar)

Beraber “Uçurtma” ve “Fil” ritüellerini yapıp “Gerçekten İstiyor Musun?” kitabımdaki 8-14 mart haftası ritüellerinin üstünden geçtiğimiz yayın…

Kadınlar Günü Başlangıç Olsun…

Kadın hamile kalıyor. Aradan dört beş ay geçiyor ve cinsiyeti belli oluyor. Eşiyle doktordalar. Heyecanla bekliyorlar. Her erkek gibi adam erkek evladı olmasını istiyor. Bu defalarca evde belirtilmiş zaten. Çünkü soyadının sürmesi gerekiyor. Doktor kontrolünü yapıyor ve o ‘an’ geliyor. Doktor tereddütlü cinsiyeti söyleyip, söylememekte… Sonra olacakları biliyor çünkü… Ama mecbur söylüyor… Müjde ‘kızınız oluyor’ diyor. Müstakbel …babanın ilk tepkisi şöyle; Tekrar deneriz…

İşte bir kadın hayata böyle başlıyor… Cinsiyeti ‘kız mı?‘ Tekrar deneriz… Bu durumun ne eğitimle, ne yaşanılan şehirle, ne de içinde bulunulan kültürle alakası var… Dünyanın üzerinde anlaştığı bir kural bu…

Annem Samsun doğumludur. Annemin döneminde öyle hastane de falan doğurmak yok. Evde ebeyle doğurma dönemi. Annem de ters geliyor. Büyükannemi koyuyorlar bir çarşafa sallıyorlar da sallıyorlar… Sonunda annem düzünü bulup doğuyor. Doğuyor doğmasına da… Ebe bakıyor kız. Eeee babaya haber vermek lazım. Öyle zor bir doğumdan sonra babanın eve gelmesi için küçük bir yalan söyleyiveriyorlar. Müjde, müjde erkek oldu. Çabuk eve gelsin. İşte hayata böyle başlıyor annem. Sonrasında erkek çocukları gibi yaramaz büyüyor. Eminim bunda müjde ‘erkek doğdu’ yalanını doğru çıkartma çabası vardır.

Kadınların, bebekliğinden başlayan bu tercihsizlik büyütülürken uygulanan çifte standartlarla devam ediyor. Okutulmuyor, dışarı bırakılmıyor, istediğini giyemiyor, istediğini konuşamıyor hatta düşünemiyor bile… Pencere önünde hayatı seyretmesi isteniyor. Sonrada baba evinden koca evine hayırlısıyla bir transfer yapıldığında herkes rahat ediyor.

Üstelik evi geçindirse de kimseden saygı gördüğü yok… Eksik etek diye çağrılmak, küçümsenmek, hakarete uğramak üstüne üstlük dayak yemek kabullenmiş olduğu bu yaşamın ağır bedellerinden.

Geçenlerde şiddete uğramış kadınlarla ilgili bir fotoğraf sergisine gittim. Benim içimi acıtan vücutlarda gördüğüm morluklar ya da kırmızılıklar değil gözlerde gördüğüm çaresizlik ve kabullenmişlik oldu.

Aslında çocuk doğuran, evi çekip çeviren, günde yirmidört saat / yılda üçyüz altmış beşgün çalışan kadınlar öyle güçlüler ki… ‘Kariyer de yaparım, çocuk da‘ şarkısı kadının çalışsa bile evdeki tüm görevlerinin aynen devam ettiğinin bir göstergesi…‘Tek taşımı kendim aldım‘ dese de toplum kurallarının azcık dışına çıksa üstüne yapıştırılmayacak etiket kalmayacak olan da o…

Ahhh kadınlar ne zaman gücünüzü anlayacaksınız, ne zaman cesaretinizi toplayacaksınız, ne zaman ben de buradayım diyeceksiniz… İşte gün bugündür… Dünya Kadınlar Günü…

Sadece bu yoldaki başlangıcınız için bir işaret… Bir küçük damla… Haydiiii… Ayağa kalkın…
Sağlıcakla,

Anette İnselberg-2015

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

2. ci Kitabım “Gerçekten İstiyor Musun?” Tanıtım Videosu…

Gerçekten İstiyor Musun?

Kaderini sev, belki seninki en iyisidir.

“Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. Güneş onu yakıp kavurur. O da Tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
“Ol” der Tanrı. Güneş oluverir. Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bulut olmak ister. “Ol” der Tanrı. Bulut olur. Rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur.
Rüzgar olmak ister bu kez. Ona da “Ol” der Tanrı.
Rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur. Herşey karşısında eğilir. Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Ordan esen burdan eser, kaya banamısın demez! Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı… Sırtında bir acı ile uyanır…. Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. ..”

Kaderini sev, belki seninki en iyisidir.

Friedrich Nietzsche

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar.

Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar.- Sabah kahvaltı yaparlarken, komşu da çamaşırları asıyormuşKadın kocasına- Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor. ‘ demiş.Kocası ona bakmış, hiçbir sey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş.Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş.Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmıs, bak demiş kocasına- Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba ?’Kocası uzun uzun karisina bakmış; Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi sildim’ diye cevap vermiş.

Hayatta böyle değil midir ?Başkalarını izlerken gördüklerimiz, baktığımız pencerenin ne kadar temiz olduğuna bağlıdır.Birini eleştirmeden ve hemen yargılamaya davranmadan önce Kalp(pencere) durumumuza bakmak ve ‘iyi’ olanı görmeye hazır olup olmadığımızı farketmek güzel bir fikir olabilir !…

Genel kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Dünyayı meraklandıran haber! İlk uzay otelinin açılacağı tarih belli oldu!

ABD’de faaliyet gösteren The Gateway Vakfı’na bağlı Orbital Assembly Corporation (OAC) tarafından geliştirilen Voyager İstasyonu’na kurulacak otel, ilk müşterilerini 2027’de ağırlayacağı açıklandı. 400 kişi kapasiteli otelin içerisinde birden fazla restoranın yanı sıra sinema, spor salonu, bar ve spa da yer alacak.

Devletleri’nde (ABD) faaliyet gösteren The Gateway Vakfı’na bağlı Orbital Assembly Corporation (OAC) tarafından geliştirilen Voyager İstasyonu’na inşa edilecek olan otel, ilk müşterilerini 2027 yılında ağırlayacağı duyuruldu.Dünyayı meraklandıran haber! İlk uzay otelinin açılacağı tarih belli oldu!© Hürriyet tarafından sağlanmıştır Dünyayı meraklandıran haber! İlk uzay otelinin açılacağı tarih belli oldu!

400 kişi kapasiteli otelin içerisinde birden fazla restoranın yanı sıra sinema, spor salonu, bar ve spa da yer alacak. 2027’de açılacak olan projenin inşası 2025 yılında başlanacak. Otelin bazı kapsüllerinin uzay araştırmaları için Amerikan Uzay ve Havacılık Ajansı’na (NASA) ve Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) satılabileceği de öngörülüyor. Otelin maliyeti ve gecelik konaklama ücretine dair bilgi paylaşılmazken, proje Alman fizikçi Wernher von Braun, tarafından önerildi.

İlk uzay oteli 2027 yılında hizmet vermeye başlayacak.

Kaynak: Hürriyet

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kötü yönde eleştirmek kolaydır,

Hindistan’da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yapıtlarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve onu “Renklerin Ustası” anlamına gelen Ranga Geleri olarak tanısa da kısaca Ranga Guru derlermiş. Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raçici ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini bitirerek Ranga Guru’ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş. Ranga Guru;

“Sen artık ressam sayılırsın Raçici. Artık senin resmini halk değerlendirecek.” diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve meydanda en görünen yere koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Raçici denileni yapmış.

Raçici birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki tüm resim çarpılardan neredeyse görünmüyor. Çok üzülmüş tabii. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki. Resmi alıp götürmüş Ranga Guru’ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeni bir resim yapmasını istemiş. Raçici yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru’ya götürmüş.

Ranga Guru resmi tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Raçici denileni yapmış.

Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da boyalar da bırakıldığı gibi duruyor. Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru’ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış. Ranga Guru demiş ki;

“Sevgili Raçici, sen ilk resminde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız eleştirebileceklerini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. Oysa ikinci resminde onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin. Şunu hiç unutma sevgili Raçici, kötü yönde eleştirmek kolaydır, yapıcı eleştiride bulunmak ise eğitim gerektirir.

Genel kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »