Moskova Metrosunda Gezmeli…

26 Aralık Güneş Tutulması Ritüeli

80030968_556382985209539_2116689058905194496_n[1]

Geldik yılın kapanış tutulmasına…
26 Aralık’ta 4 derece Oğlak Burcu’nda Güneş tutulması gerçekleşecek…Güneş tutulmaları çok büyük etkiye sahip “Yeni Ay”lardır! Hem yeni başlangıçlar adına çok destekleyici bir dönem olurken hem de hiç beklemediğimiz fırsatları bize getirebilecek. Öyleyse haydi ritüel alanının başına diyoruz…
Bu ritüeli 25-30 aralık tarihleri arasında yapabilirsiniz…
Ritüel Malzemeleri
Sarı karton
Halkalı güneş tutulması baskısı ya da çizimi (Kenarları yuvarlayın)
4 adet turuncu gökyüzünde güneş baskısı ya da çizimi (kenarları yuvarlayın)
Turuncu kurdele ya da ip
Sarı mum altlığıyla (altlık istediğiniz renk olabilir)
Kibrit
5 adet kibrit ve onları koyduğumuz altlık
Çörek otu
Toprak
Turuncu yazan kalem
Beyaz zarf (üzerine turuncu kalemle ‘’2020 oldu oldu oldu’’ yazıyoruz)
Ritüelin yapılışı
Ritüel alanının gündüzden hazırlıyoruz. Akşam dokuzdan sonra sarı mumu yakarak ritüeli başlatıyoruz.
Önce 5 adet kibritin olduğu tabağı önümüze alıyoruz. Ve teker teker kibritleri yakarken şu sözleri söylüyoruz ‘’ 2019 yılında beni üzen, kıran, canımı acıtan tüm olayları düşünceleri ve anıları yakıyorum, ve küle dönüştürüyorum. Geçmişin beni bağlayan ve engelleyen tüm alışkanlık ve beklentilerini yakıyorum. Kurtuldum, kurtuldum, kurtuldum. Oh be’’
Ve üç kere derin nefes alıyoruz ve şu sözleri söylemeye başlıyoruz ‘’ yukardan aşağıya inen sarı ve turuncu ışıkla yıkanıyorum. Tüm hücrelerim, bedenim, ruhum ve kalbim yıkanıyor, arınıyor ve temizleniyor. Tüm dnalarım arınıyor. Zihnim arınıyor ve yıkanıyor. İçimdeki her bir zerre yıkanıyor ve arınıyor. Artık 2020 için dileklerimi dilemeye hazırım. Artık hayatıma mucize kapılarımı açmaya hazırım. Artık dileklerimin olmasına hazırım. 2020 dileklerim oldu, oldu, oldu. Teşkkür ederim, teşekkür ederim, teşekkür ederim.’’ Diyoruz ve turuncu kalemi elimize alıp güneşlerin üstüne birer adet dilek yazıyoruz. Yani toplamda dört adet dilek yazıyoruz.
Dileklerimizi yazdıktan sonra ‘’ oldu, oldu, oldu’ kalıbıyla bitirip zarfımın içine koyuyoruz.
‘’2020 oldu oldu oldu’’ zarfımızın içine çörek otlarını koyuyoruz ve zarfı kapatıp turuncu kurdeleyle bağlıyoruz.
Mum sönene kadar bekliyoruz. (Başka bir odada bekleyebilirsiniz.)
Ertesi gün mumdan kalanları ve kartonun üzerindeki toprağı bahçeye serpiyoruz.
Yaktığımız kibritleri ‘’ oh be kurtuldum’’ diyerek çöpe atıyoruz.
Zarfımızı mutfakta görünür bir yere koyuyoruz. (Burada istediğiniz kadar kalabilir) Ve zarfı her gördüğümüzde ‘’ 2020 oldu oldu oldu’’ diyoruz.
Sarı kartonu ve güneş tutulması baskısını bir daha kullanmak üzere saklıyoruz.
Şifa olsun,
Anette İnselberg

Ben Mutsuzum O Yüzden Bir Şey Yapamıyorum Diyenlere…

79334522_1420179978156233_5809648741988171776_n[1]

“Mutlu insanın hikayesi olmaz” demiş Umberto Eco
Kadın frengi hastası, 8 çocuğu var. Çocukların üçü sağır, ikisi kör, biri zeka engelli. Kadın hamile ve doğan çocuk; BEETHOVEN
Sarhoş baba, hasta anne, yatılı okullarda geçen yalnız bir çocukluk, bitmeyen depresyon ve sara hastalığıyla mücadele eden bir dahi; DOSTOYEVSKİ
6 çocuktan ilki, iki erkek kardeşi bebekken ölüyor, üç kızkardeşi Nazi zulmünde ölüyor. Baba baskıcı, geçimsiz. O ise hep yalnız, adı; KAFKA
11 yaşında babasını kaybediyor, dedesi sert kişilik. Evden gönderiyor. Yoksul aile, 11 yaşında tersanelerde çıraklığa başlıyor; GORKİ
Babasından sürekli kemerle dayak yiyen bir çocuk… çoğu geceler sokakta yatıyor. Cildi hasta, karaciğerinden muzdarip; BUKOWSKİ
13 yaşında annesi ölüyor, okula gidemiyor, hayatı boyunca ruhsal hastalığının tekrarlayan ataklarından muzdarip. Bir kitap kurdu; VİRGİNİA WOOLF
Babası borçları yüzünden hapishaneye düşünce çalışarak borçları ödemek, ailesine bakmak zorunda kalan, okula gidemeyen küçük bir çocuk kendini yetiştiriyor; CHARLES DİCKENS
Her ikisi de profesyonel oyuncu olan, üç çocuklu bir anne-babanın ikinci çocuğu olarak Boston’da dünyaya geldi. Doğduktan bir yıl sonra babası evi terk etti. Ertesi yıl annesi veremden öldü ve ortanca adını aldığı İskoç tütün tüccarı John Allan’ın himayesi altında büyüdü. Amerikan Gotik edebiyatın öncüsü oldu; EDGAR ALLAN POE

Platon’un ünlü mağara alegorisi

78429166_1418337318340499_4653246673194057728_n[1]

Aydınlanma ön yargılardan , boş inançlardan ve batıl itikatlardan özgürleşmedir.
Kant
Platon’un ünlü mağara alegorisi;
Bir mağaranın içinde, dışarıdan gelen ışığa arkalarına dönük olarak ömürlerini geçirmiş olan insanların tek gördükleri önlerine vuran hayvan, insan ve nesne gölgeleridir.
Gerçek formunu hiç görmemiş bu insanlar için tek gerçeklik bu gölgelerdir. Hapis olan kişilerden biri bir gün aniden serbest kalır.
Mağaranın dışındaki dünya ile karşılaşır. Tamamen ışık ile yani gerçek ile tanışan bu kişinin gözleri neredeyse körlük yaşar.
Zamanla şimdiye kadar gerçek sandığı gölgelerin aslında gerçek olmadığını ve gerçeklerin birer karanlık yansıması olduğunu anlamaya başlar..
Hayatın gerçeğini anlayan bu kişi mağaraya dönüp diğer insanlara gölgelerin sahte olduğunu ve asıl gerçeğin dışarıda olduğunu anlatmaya çalışır. Ancak dışarıyı hiç görmeyen bu insanlar anlatılanı idrak edemezler ve kızgınlıkla karşı çıkarlar…
Platon, mağara alegorisi yani benzetmesinde bir şeyleri anlamaya başlamış olan filozofların bunu halka anlatamayışını örneklemek istemiştir.

İşte insanın kendi içine ve kendi hayatındaki gölgelere bakması cesaret ister. Kendini kandırmak ve olmayacağa tutunmak kolaydır. Artık geçmişi bırakın.Cesur olan ve sizi mutlu edecek mucizelerin peşinden gidin.

Anette İnselberg