Yol olmayan yerden gidin ki iz bırakın…
Yol olmayan yerden gidin ki iz bırakın…

Perde Pilavı Siirt yöresine ait çok eski Türk yemeklerindendir. Asıl vatanı Orta Asya’dır. Yemeği oluşturan her malzeme ayrı bir mesaj ve anlam içerir. Kayın valide evine yeni gelen geline el yapımı yufka ile kaplanmış pilavı verirken “kızım bu ev artık seninde evin; bu evin sırlarını, sorunlarını kendi sırrın, kendi sorununmuş gibi saklamalı ve kendi annen baban dahi olsa belli etmemelisin” demek istemektedir. Böylelikle valide pilavın yufkasını gelinin manevi bağlılığı ve korunmuşluğuyla bağdaştırır. Tıpkı gelinin yeni eve girerken eve, evliliğe bereket getirmesi için başından aşağı pirinç taneleri dökülmesi gibi pilavda kullanılan pirinç taneleri de bolluk ve bereketin simgesidir. Pilavın iç malzemesinde kullanılan bademler erkek torun, dolmalık fıstıklar ise kız torun hasretini, kuş üzümleri sağlığı, acı ve tatlı baharatlar ise hayatın acı ve tatlı günlerini temsil etmektedir.Siirtli gelinlere karabiberin neyi temsil ettiği sorulduğunda cevap mizahidir: kaynana. Daha önceleri tavuk eti yerine horoz eti veya keklik eti kullanılırmış. Horoz eti evin evin reisi olan erkeği karşılarmış. Ancak zamanla evin reisi konusu tartışılır olunca perde pilavında horoz eti yerine tavuk eti de kullanılır olmuş.
Malzemeler
Bir adet tavuk, Bir çay bardağı yoğurt, Bir çay bardağı Sıvı yağ, Bir çay bardağı tavuk suyu, Dört yumurta, Birer avuç kuş üzümü, dolmalık fıstık ve badem içi, Bir çay kaşığı köri, Dört su bardağı un.
Tarif Tavuk ve pilav pişirilir. Soyulmuş badem ve fıstıklar yağda kavrulur. Soğumuş pilava badem, fıstık, üzüm, baharat ve didilmiş tavuk eti konularak karıştırılır. Un, yoğurt, yumurta ve tavuk suyu yoğrularak hamur haline getirilir. Pilav tenceresinin içine tereyağı sürülerek açılan hamur döşenir. Daha sonra hazırlanan pilav tencerenin içine dökülür. Pilavın ağzı hamurla kapatılarak fırına ver mutfak haber



Kendini ifade etmediğinde …
Bunun acısını kendinden çıkarırsın Can…!!
___________Hermes Şems___________


1..
Un ve şekerden kaçınarak insülin direncini yenin.
2..
Hiçbir şekilde tatlandırıcı ve tatlandırıcı içeren
‘light’
hafif yiyecek ve içecek tüketmeyin.
3..
Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş gıdaları yemeyin.
Taş devri diyetini uygulayın.
4..
Bol taze sebze ve meyve yiyin.
5..
Yeterli omega-3 alın; ayçiçeği,
mısır, soya, pamuk ve margarin gibi yağları diyetinizden çıkartın.
Bunların yerine zeytinyağı ve doğal hayvani yağları
(tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı)
yiyin.
6..
Kefir, yoğurt, turşu, sirke,
nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden
(faydalı mikroplar)
zengin gıdalarla beslenin.
7..
Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin.
8..
Pastörize sütlerden mümkün olduğunca kaçının.
Kutu sütü tüketmeyin.
Mümkünse marda (?) sütü kullanın.
Süt yerine süt ürünlerini (yoğurt, peynir) tercih edin.
9..
Günde iki diş sarımsak ve/veya 1 baş kuru soğan tüketin.
10..
Günde 1-2 tatlı kaşığı zerdeçal tozu tüketin.
11..
Yeşil ve siyah çay tüketin (şekersiz!!!! ).
12..
Stresten uzak durun.
13..
İyi uyuyun.
14..
Çevresel toksinlerden ve sigaradan uzak durun.
15..
D vitamini düzeylerinizi yükseltmek için dengeli bir şekilde
güneşlenin ya da D vitamini takviyesi alın.
16..
Yeteri derecede egzersiz yapın!!!!
17..
Aşırı alkol kullanmayın.
18..
İşlenmiş soya ürünü yemeyin.
19..
Yemekleri geleneksel yöntemler (buğulama, buharda pişirme) ile pişirin.
Turbo fırınlar da kullanılabilir.
20..
Hızlı pişirme yöntemleri (mikrodalga gibi) besin kayıplarına yol açar;
ayrıca kanserojen olabilirler !!!!
21..
Daha çok toprak (güveç), cam ya da kalaylı bakır kapları tercih edin.
Emaye ve çelik tencere daha sonraki tercihlerdir.
22..
Teflon ve alüminyumu ise kesinlikle kullanmayın.
**************************
Prof. Dr. Ahmet AYDIN