Bir tek kalbin kırılmasını önleyebilirsem, boşuna yaşamış olmayacağım. Bir yaşamdan acıyı alabilirsem ya da bir acıyı hafifletebilirsem ya da bir ardıç kuşunu yeniden yuvasına koyabilirsem, boşuna yaşamış olmayacağım.

Fotoğraf: Bir tek kalbin kırılmasını önleyebilirsem, boşuna yaşamış olmayacağım. Bir yaşamdan acıyı alabilirsem ya da bir acıyı hafifletebilirsem ya da bir ardıç kuşunu yeniden yuvasına koyabilirsem, boşuna yaşamış olmayacağım.E. Dickinson

Bir tek kalbin kırılmasını önleyebilirsem, boşuna yaşamış olmayacağım. Bir yaşamdan acıyı alabilirsem ya da bir acıyı hafifletebilirsem ya da bir ardıç kuşunu yeniden yuvasına koyabilirsem, boşuna yaşamış olmayacağım.

E. Dickinson

İlişkilerde Kavga Çeşitleri…

İlişkilerin bir parçası canım, cicim deyip koklaşmaksa, diğer bir yanı da malumunuz olduğu üzere kavgalardır. Bu ikisi yapışık ikiz gibi ilerler, biri büyüdükçe diğeri de büyür. Bu durum nasıl oluyor da oluyor anlamıyorum ama ilişki ne kadar derinse yapılan kavgalar da o derece şiddetli olma potansiyeli taşıyor. Bir de yaşla beraber ilişkiler birbiri üzerine yığıldıkça kavga kasımız iyice de gelişiyor olmalı ki kavgalar deprem şiddetinde oluyor.

İlişki konusunda tecrübesiz olduğumuz gençlik yıllarında kavgalar, hayır telefonu sen kapat, hayır sen kapat, lütfen sen kapat şeklinde 20 dakika hiçbir şeyden konuşulmadan kapatma kavgası şeklinde gerçekleşiyor. Ben buna ilk aşk yıllarına tekabül eden liseli kavga formatı diyorum.

Daha sonra aşk konusunda ilerlediğimiz üniversite yıllarında nereye gidilecek, hesabı kim ödeyecek gibi eften püften başlayan kavgalar, ne zaman evleneceğiz, askerliğini kaç ay yapacaksın, ailene benden bahsettin mi ile giderek çıkış formuna girmeye başlar.

Askerlik bitip, düğün dernek yapılıp aynı eve girinci de koyun ak mı kara mı iyice belli olur. Ne zaman çocuk yapıcaz, çocuk hangi okula gidicek, Mualla’nın kocası ona pırlanta yüzük almış sen bana ne zaman alacaksın, neden biz hala kiradayız, mutfakta neden bana hiç yardım etmiyorsun gibi başlayan söylemler, bencilsin, mükemmeliyetçisin, robot gibisin, hiç hayal gücün yok, romantik değilsin gibi kişilik çatışmalarına dönmeye başlar.

İşte esas tehlike artık burada başlamıştır. Çünkü artık birbirini iyice tanımış ve birçok badireyi atlatmış çiftler, yıllar boyu içlerinde biriktirdiklerini  (aman çocuk büyüsün, aman komşu duymasın, aman annemler ne der gibi endişeleri artık bir tarafa bırakıp) etrafa saçmaya başlarlar. Eh tahmin edersiniz ki sen böylesin, hayır esas sen böylesinle başlayan kavgalarında sonu pek hayırlı bitmez. Evin ahenginin yerini alan bağırmalar, birbirine eşya atmalar, bavul toplayıp gitme denemeleriyle taçlandırılır.

Bundan sonraki aşama ne midir? Tahmin edeceğiniz gibi birkaç seçenek var tabi; Boşanma, kavga ederek devam etme, herkesin mantıklı bir şekilde karşısındakinin şikayetlerini dinleyip kendini az da olsa değiştirmeye çalıştığı orta yol.

Hangi yol tutulmalının da ne yazik ki ezbere bir cevabı yok. Her ilişkinin geçtiği yol ve kişilerin öyküleri farklı olduğundan herkes kafası, gözü, kalbi, ruhu yarılmış durumda ortada dolaşıyor zaten.

Zor azizim bu ilişki işi…Zor…  Çok zor…

Sağlıcakla,

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Niyeti çok ciddi…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Sağlığın yerindeyse, huzurun varsa, dünyanın en zengini sensin…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Yeni sevgili bulmadan,eskisini bırakma…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

OSMANLI ŞERBETİ


İçindekiler, vişne, elma, siyah erik, armut.
İsteğe göre meyve çeşidi arttırılarak limon özellikle koymakta fayda var. Bütün meyveler bir tencere içerisine dilimlenir/doğranır ve şeker de ilave edilerek kaynatılır. En başta soğuk algınlığı, meteobolizmayı hızlandırıcı ve sindirim sistemini rahatlatıcı etkisiyle faydalarını saymakla bitmez. Doğal bir meyve suyu, afiyet olsun.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Yüzümüze kocaman bir tebessüm yerleştiren insanlar var ya… Onlar iyi ki var…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Birinin ahını alıp diğeriyle mutlu olamazsın…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bugün, bu saat, şu an hayatımın dönüm noktası!Bugün yepyeni sevgi dolu mutlu bir hayata başlıyorum!

Bugün, bu saat, şu an hayatımın dönüm noktası!Bugün yepyeni sevgi dolu mutlu bir hayata başlıyorum!

Geçmişimdeki tüm olumsuzlukları siliyorum! Gelecek ise seçim yapmamı bekliyor! İşte tam bu anda bilinçli bir şekilde
yarınlarıma yön veriyorum!

Geçmişte yaptığım tüm hatalar için kendimi bağışlıyorum! Kendimi şu an huzurlu, mutlu, harika hissediyorum! Enerji dolu, güçlü ve sağlıklıyım ve bunun tadını çıkarıyorum

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bugün Ay Yay Burcunda, Büyüyen Fazda

AY TAKTİKLERİ

Bugün Ay Yay Burcunda, Büyüyen Fazda

20.09.2012 saat 19.33’ten 22.09.2012 saat 22.22’ye kadar

Dikkat: Ay 22.09.2012 saat 19.45- 22.22 arası boşlukta olacaktır. Önemli işlerinizi bu saatlere denk getirmeyin, yeni bir işe bu saatlerde başlamayın. Daha çok elinizde yürüyen işlerle uğraşabilir veya bir süreliğine dinlenebilirsiniz.

Önemli: Bu tarihler arası Doğan Çocukların Ay Burcu Yay’dır! Ay Yay Çocukları: Özgür ruhlu, bilgiye ve öğrenmeye meraklı, ebeveynlerinden özgürlük talep eden yapıda olurlar. Sınırları zorlamayı severler. Erken yaşta yabancı dil ve yabancı kültürlerle tanışması onun ileride kuracağı yaşama destek olacaktır.

Ayın Enerjisi ile uyumlu olan Burçlar: Koç, Aslan, Terazi, Yay, Kova

Ayın Enerjisi ile aktif olan ve harekete geçen Burçlar: İkizler, Başak,  Balık

Ayın Enerjisi ile içsel gerginlik hisseden Burçlar: Boğa, Yengeç, Akrep, Oğlak

Beslenme: Bugünlerde protein ve taze meyve ağırlıklı beslenmelisiniz. Bedeniniz özellikle Proteine ve taze meyveye ihtiyaç duyacaktır. Ancak aşırı protein yüklemesi alerjileri tetikleyebilir, bu yüzden sıcak havalarda aşırı proteinden uzak durmak yararlı olacaktır. Günlük ihtiyacınızın üzerine çıkmamaya özen göstermelisiniz. Bu ise yaklaşık olarak (beden ağırlığınız)kilogram x 1,25 = gr protein olacaktır.

Büyüyen Ay fazında bedeniniz depolamaya yönelik çalıştığı için çabuk kilo almaya meyilli olursunuz, kilo vermekse epey zordur. Bu yüzden öğünlerinizi küçültün.

Sağlık: Sırt ve siyatik ağrıları görülebilir. Varis ve üst baldırda ağrılar ortaya çıkabilir. Kaslarınıza masaj yapmak iyi gelecektir. Uzun yürüyüşler de bacaklarınızdaki ağrıları tetikleyebilir. Bacaklarınızı alışılmışın dışında yormamaya özen göstermelisiniz.

Büyüyen Ay fazında yaralar kapanmaz ve ameliyatlarda kan kaybı daha fazla olur. Zorunlu olmadıkça ameliyatlardan kaçınmanızda yarar vardır.

Bitkiler: Bitkilerinizi bugünlerde zararlı otlardan arındırırsanız, kısa sürede tekrar çıkarlar. Ayrıca Ateş günlerinde bitkileri sulamak da ters etki yaratacaktı, bu yüzden bitkilerinizi olduğu gibi bırakın.

Ev işleri: Temizlik ve tamir işleri yapabilirsiniz. Evinizi bol bol havalandırın.

Günlük İlişkiler: İkili ilişkilerde ve aile içinde iletişim artar. Umutlar ve gelecek üzerinde konuşmalar çoğalır. Sorunlar ve gerginlikler kolaylıkla çözülebilir. Kalabalık ortamlardan keyif alırsınız. Aynı zamanda uzun zamandır bir türlü elinize alıp okumaya başlayamadığınız bir kitap varsa, bu dönem ona başlayabilirsiniz.

İş/güç: İyimserlik hâkim. Geleceğe yönelik beklentilerin konuşulabileceği günler. Üstlerle olan ilişkileri onarmak geliştirmek için son derece uygun. Dış Ticaret, yabancılarla olan ilişkiler, Dış Turizm açısından olumlu etkiler var. Yabancı dil öğrenmeye başlayabilirsiniz.

Sevgiler

Yurda Hal

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Deli dedikleri etrafında neler olduğunu çözmeye başlamış bir insansır hepsi bu…

Çakraları Açan Yiyecekler

Birinci Çakra : (Kök Çakrası) Salgı bezi, böbrek üstü bezleridir.
KEREVİZ Kerevizin yaprak ve saplarının, bol vitaminleri ve çeşitli madeni maddeleriyle çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, mideyi kuvvetlendirdiğini ve iştah açtığını bildiriyor. Uzmanlar, kerevizin, iç salgı bezlerini ve özellikle vücutta çok çeşitli vazifesi olan böbrek üstü bezlerini çalıştırdığını, sinir yorgunluğunu da önlediğini ifade ediyor. Kanı pisliklerinden temizlediğini ve sivilcelerin geçmesine, yüzün pembe bir hal almasına yaradığını vurgulayan uzmanlar, kerevizin diğer faydalarını şöyle sıralıyor: “Karaciğerin şişliğini giderip onu yorgunluk maddelerinden temizliyor. Sarılığı gideriyor, böbrekleri çalıştırıyor, fazla suyu dışarı atıyor. Böbreklerden kumu, taşı döküyor. Şişmanları zayıflatıyor ve cinsel faaliyeti çok arttırıyor.” —————————————————————————————
İkinci Çakra : Yumurtalık , Prostat ve testis ile üreme organlarına bağlıdır.
ayrıkotu Bitkinin etli kökleri çok eskiden beri üriner hastalıklarda kullanılan önemli bir halk ilacıdır. Kökler mesane ve böbrek iltihapları dahil, mesanedeki tas ve kumları düşürmek için kullanılan iyi bir idrar söktürücüdür. badem Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. katırtırnağı İdrar ve balgam söktürür. Hazmı kolaylaştırır. Böbrek ve safrakesesi taşlarının düşürülmesine yardım eder. mesane hastalıklarını tedavi eder. Romatizmada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kalp hastalıklarında kullanılır. —————————————————————————————-
Üçüncü Çakra : (Solar Phlexus) Sindirim sistemi, karaciğer, safra kesesi, pankreas ve otonom sinir sistemini etkiler.
VİŞNE SUYU Ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum bulunur. Ateşi düşürüp susuzluğu gideren vişne suyu, ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizlemeye de yardımcı olur. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar. Ayrıca, diyareyi keser ve idrar söktürücü özelliği vardır.
KAYISI SUYU Grip ve soğuk algınlığına karşı bir başka silahımız olan kayısı, içerdiği A, B3 (Niasin) vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir kansızlığa iyi gelir, kan yapımına yardımcı olur ve sinirleri gevşetip uyku getirir. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kayısıda bulunan betakaroten ise, kanserin, özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcı olur.
ŞEFTALİ SUYU Şeftali içerdiği A, B3 (Niasin) ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum ile gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Ayrıca antioksidan özelliği ile toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir. Sindirim sistemini çalıştıp hazmı kolaylaştıran şeftali aynı zamanda böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar ve iyi bir idrar sökücüdür. DOMATES SUYU Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir. Domates suyunda bol miktarda bulunan C vitamini ve bir antioksidan olan likopen, grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Ayrıca likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan basıncının düşürülmesinde de etkilidir. Bir bardak domates suyu ve bir adet çiğ yumurta ile hazırlanan karışım fazla miktarda sistein içerir ve zararlı maddelerin vücuttan atılmasını hızlandırır. ————————————————————————————
Dördüncü Çakra : (Kalp Çakrası) Timus bezine bağlıdır, kalp, göğüs, kan ve dolaşım sistemini etkiler. Timusu uyarmanın üç basit yolu var: Timusu uyarmanın birinci yolu gülmek. Yani gerçek, içten, sıcak bir gülüş, bir kahkaha. Her gülündüğünde timus bezi aktive oluyor. Her aktive olduğunda bedenimize kimyasal dalgalar göndererek kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor. 1993 yılında California Üniversitesi’ nde Dr.Paul Ekman tarafından yapılan araştırmada gülmenin timusu ve beynin değişik haz bölgeleriyle bağlantısı olan kasları harekete geçirdiği ve insanda haz duygusu yarattığı kanıtlanmış. Timusu uyarmanın ikinci yolu iki parmakla timusun üzerine gelen noktaya vurulması, yani elle uyarmak. Timusu uyarmanın üçüncü yolu ise dilin üst dişlerin arkasında damağa ve ağzın tavanına değdirilmesi. (Allah zikri bu bicimde yapılıyor) Dr. John Diamond ve ekibi dilin bu pozisyona getirilmesi ile sol ve sağ beyin küresi arasında denge oluşmasını sağladığını tespit etmiş. Bu da insanin daha iyi düşünmesi ve kendini daha iyi hissetmesine yardımcı oluyor. Önemli olan; Hayatta en çok şeye sahip olmak değil,en az şeye ihtiyaç duymaktır. ————————————————————————————–
Beşinci Çakra : (Boğaz Çakrası) Tiroid bezine bağlıdır, duygu ve düşüncelerimiz boğaz çakrası yardımıyla rahatça ifade edilir. Tiroid hormonları, vücudun bütün metabolik faaliyetlerini, ısı ayarını, oksijen kullanımını , büyüme ve gelişmeyi kontrol ederler. İyot tiroid bezinin görevini yerine getirmesi için gereklidir. İyot vücuda su ve gıdalarla alınır. —————————————————————————————–
Altıncı Çakra : (Üçüncü Göz) Tüm varoluşun sezgisel kavrayışı burada olur. Polen insanlarda SİNİRLİLİĞİ ORTADAN KALDIRIR. İnsanı rahatlatır Ayrıca Polen bütün B vitaminleri kompleksidir. Dr. Raymond Dextreit, düşünsel yorgunluk ve yaşamın bozuk düzeni nedeniyle sinirleri zayıflamış, güçsüz kalmış kimselerin, günde yedikleri 2 kaşık polen sayesinde sağlık ve sakinlik bulacaklarını yazmıştır. “Polen, hayatın sırrı olan RNA ve DNA doludur. Uzun zamanlı hafıza, kromozonların yapısına giren RNA’ ya bağlıdır. RNA’sız beyin taşıyan insan, kendi adını bile hatırlayamaz. Polen ZEKA’yıda arttırmaktadır “BEYİN YORGUNLUĞU ve AŞIRI SİNİRLİLİĞİN çok görüldüğü entellektüel hastalarda, miyokard enfaktüsü ve kalbin KRONER DAMARLARININ TIKANMASI’nda polen sayesinde şaşırtıcı iyileşmeler görülüyor taze polenin faydaları1.Polen kansız insanlar için faydalıdır. A1yuvar sayısını %25-30, hemoglobini % 15 oranında yükseltir. 2. Polen içerdiği antibiyotiklerle en inatçı bağırsak iltihaplarını iyileştirir. 3. Polen vücudumuzu zinde tutar. 4. Sporda yüksek performans sağlar. 5. Aşırı yorgunluk ve stresten kaynaklanan cinsel isteksizliği giderir. 6. Kabızlık ve bağırsaktaki tıkanmaları ortadan kaldırır. 7. İnsanlardaki aşırı sinirliliği ortadan kaldırır. İnsanı rahatlatır. 8 İnatçı ishalleri tedavi eder. 9. Polen kabızlığı önleyerek hemoroidi iyileştirir, . 10. Görme üzerindeki etkisi büyüktür. Birçok olaylarda görme yeteneğini artırdığı saptanmıştır. 11.Polenin saç sayısını artırdığı ve saçın dökülmesini önlediği tespit edilmiştir. 12. Polen prostat hastalarında iyileştirici etki yapar. 13. Polen gelişmeyi ve büyümeyi hızlandırır. 14. Polen kılcal damarları etkileyerek fazla kanamaya engel olur. Kalp kasının çalışmasını güçlendirir. 15. Polen hücre yenileyicidir. Kanser tedavisinde destekleyicidir. 16. Yüksek tansiyon ve soğuk algınlığında etkilidir. 17. Son yıllarda hayvancılıkta yarış atlarının, balıkların, iyi ötmeyen kafes kuşlarının, civciv ve tavukların aktivitesinin, verimliliğinin, hızlı gelişmesinin ve sindirim kolaylığının sağlanmasında kullanılmaktadır. 18. Polen. düşünme yeteneğini artırır. 19. Kısa sürede kişileri enerji ve canlılığa kavuşturur. 20. Deri göz kapağı iltihaplarını önler. 21. Sinerjik etki ile vücut dayanıklılığını artırır ve enerji verir. 22. Hastalıktan kalkanları kısa sürede eski enerji ve canlılığa kavuşturur. 23. Acıktıkça polen yenilerek desteklenen diyetlerle çok rahat kilo verilebilir. 24. Yemekten yarım saat önce alınan polen, alınan gıdalardan tam faydalanmayı sağlar ve kilo aldırır
Yedinci Çakra : (Tepe Çakrası) Benliğimizin saf oluşunu, sınırsız bilinci burada hissedebiliriz. Yaşam enerjisi fiziksel bedene, Çakra, Nadi ve Meridyenler vasıtası ile akar. Yaşam enerjisi vücuttaki organları ve hücreleri besler. Çakralarda blokajlar oluşup akış kesildiği zaman bedendeki salgı bezleri ve onlara bağlı organlar, fonksiyonlarını tam olarak yapamazlar ve fiziksel bedenimizde hastalıklar oluşmaya başlar. Kızılcık; Kızılcık, sonbaharın habercisi olan bir meyvedir. Eylül ve ekim aylarında meyvelerini verir, havalar iyice soğuduğunda ise sessizce yapraklarını dökerek tohuma çekilir. Karadeniz’de ve İstanbul’un Karadeniz’e yakın yamaçlarında kızılcık bol miktarda yetişir. Ağustos sonunda açan çiçekleri sarı, meyvesi ise koyu kırmızı renktedir. Tadı ekşi ve mayhoştur. Yararları saymakla bitmez! Meyvesi, yaprağı, ağacının kökü, gövdesi, kabuğu tümüyle şifalıdır. Bu köşeye neden konu olduğunu soracak olursanız, kızılcık en önde gelen anti- aging gıdalardan biri olduğu için, dikkatinizi çekmek istedim. * Antioksidan etkisi: Kızılcıkta bol miktarda flavanoid (izoflavon), karotinoid ve müthiş bir antioksidan olan melatonin bulunur.
Nili Fere teşekkürlerimle…
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 1 Comment »

Her şey güzel olacak demiyorum sana;

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Kinyas ve Kayra… Bu günlerde tekrar okuyasım var… Ne dersiniz?

Kinyas ve Kayra (2000)
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tarafından çok daha iyi işlenmişi. Sol dirseğimin iki parmak yukarısındaki kurşun yarası. Bileklerimdeki otuz dört dikiş. Medeniyeti bir aralar, herkes gibi yaladığımı kanıtlayan apandist ameliyatımın izi. Ve sırtımı çok, hızlı yaşlandım! Ancak hayattayım. Kayra, bir gün bana ‘Mutsutluğuna hiçbir çare aramıyorsun’ demişti.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Zaten hepimiz kıstırıldığımızı hissettiğimiz zaman gerçek yüzümüzü ortaya çıkarmaz mıyız? Murathan Mungan, Kırk Oda (Sf.71)

Zaten hepimiz kıstırıldığımızı hissettiğimiz zaman gerçek yüzümüzü ortaya çıkarmaz mıyız?

Murathan Mungan, Kırk Oda (Sf.71)

Ustalardan Derin Laflar & Düşünceler... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 1 Comment »