Gençlik günlerimde, gençken günlerin hızlı ama yılların yavaş, yaşlılık yıllarında ise günlerin yavaş ama yılların hı…zlı geçtiğine dair bir yazı okumuştum. Gençliğin ölümsüzlüğü ile gülüp geçmiştim bu söze.
Yaşım ilerleyip de yılların gerçekten de hızla geçtiğini fark ettiğimde ise bu kez Zen ustasının sözü yetişti imdadıma: “Şimşek çaktığında hayat bir şimşek kadar hızlı geçiyor demeyen bir insan mutlu bir insandır.”
Zaman, düşünceleri ve fikirleri olan bir insan için hissettiklerine bağlı olarak farklı akar. Burada ve bu anda olmak istemeyen bir insan için zaman çok yavaş geçer ve bu yavaşlığı ile insana eziyet eder. Yaşadığı an hiç bitmesin isteyen bir insan için ise zaman çabucak geçer ve insana bu hızı ile eziyet eder. Aslında akan zaman değil zihindir.
Mutsuzluğumuzun kaynağı zaman değil zihindir; mutluluğumuzun da öyle. Bir zaman ve mekanda, “Ben” tarafından kapsanan ve kısıtlanan zihnimiz, o zaman mekanı mutlu ya da mutsuz algılamamıza neden olur. Oysa mutluluk mutsuzluğa, mutsuzluk ise mutluluğa mecburdur. Bunun tersini istemek gece olmadan sürekli gündüz olmasına, nefes vermeden sürekli nefes almaya benzer. Ben ile kısıtlanmış zihin, derin cehaleti ile bunu ister.
Oysa mesele mutluluğun ve mutsuzluğun ötesindedir. Sorun sınırsız zihnimizi, her tür ikiliğin üzerinde olan gerçek doğamızı kara bulutlar gibi örten cehaletimizdir. Cehaletimiz bizi, gökyüzünün “kapkara” olduğuna inandırmaya çalışırken, aslında berrak bir gökyüzünün altında yaşadığımızı, bu berraklığın bizim gerçek doğamız olduğunu kavramakta zorlanırız.
“Berrak Gökyüzü Zihni”ne ulaşmak için ne yapmam gerektiğini sorduğumda bir ustam evrenin tarihi boyunca geliştirilmiş en mükemmel çalışmayı önermişti: “Tıpkı aptal bir adam gibi oturmak ve kendini (cehaletin yarattığı varsayımsal Ben’i) unutmak!”
Yılbaşı gecesinde belki bir kaç dakikalığına tıpkı aptal bir adam gibi oturur ve kendinizi unutursunuz; beraberinde ihtiyacınız olmayan tüm beklentilerinizi, tüm isteklerinizi ve tüm korkularınızı…
Yeni yılın hepimize daha bilge ve daha mutlu olma fırsatı sunmasını diliyorum.
Dostluk duygularımla,
Cem Şen
Not: Her sene aynı yeni yıl mesajı biraz daha geliştiği için mesajın başına (DAHA) eki uygun kaçıyor sanırım. Bu sene ise aynı başlık DAHA DA oldu.



![12250156_10153361657287675_5101755258750447609_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2016/01/12250156_10153361657287675_5101755258750447609_n1.jpg?w=300&h=298)





