Bazen küçük bir bakış bile yeter ama bazı hareketler vardır ki, insana gerçekten önemli olduğunu hissettirir. İşte bunlardan 18 tanesi…
1. Gece üstünüz açık uyuduğunuzda, üstünüzü örten birileri olduğunda.

2. Karnınız açken hiçbir karşılık beklenmeden size yemek yapıldığında.

3. Sırf sesinizi duymak için sizi arayan birileri olduğunda.

4. Saçmalamak istediğinizde size ayak uyduracak birilerinin varlığını hissettiğinizde.

5. Altından kalkmakta güçlük çektiğiniz bir işe yardım eden biri olduğunda.

6. Ne olursa olsun, size kol kanat gelen birileri olduğu zaman.

7. Hata yapmadan önce sizi uyaran yapmamanız için elinden geleni yapan birileri olduğunda.

8. Ve o hatayı ısrarla yaptığınızda “Ben demiştim!” demek yerine sizinle, sizin kadar üzülen birileri olduğu zaman.

9. Sizinle ilgili hiç beklemediğiniz bir ayrıntıyı aklında tutan birileri olduğunda.

10. Sevmediği tarzda bir filmi sırf siz beğendiniz diye baştan sonra izlediğinde.

11. Sizin önerdiğiniz kitapları bir günde okuyup bitiren birileri olduğunda.

12. Kabus gördüğünüzde, siz tekrar uyuyana kadar başınızda uyumadan bekleyen biri olduğunda.

13. Doğum gününüzü Facebook’tan kutlayan değil, gerçekten hatırlayıp sizi arayan insanlar olduğunda.

14. Sahip olduğu her şeyi sizinle paylaşmaya hazır birileri olduğunda.

15. Siz kendinize güvenmeseniz bile, her konuda size güvenen arkadaşlarınız tarafından desteklendiğinizde.

16. Uzak bir yere gideceğiniz zaman, otobüs kalkana kadar otogarda sizi bekleyen yakınlarınız, gözleri yaşlı şekilde size el salladıklarında.

17. Hastalandığınız zaman biri tüm nazınızı çekip, siz iyileşene kadar yanınızda kaldığında.

18. Üşüdüğünüzde “Sen de böyle dışarıya çıkmasaydın” demeden size ceketini veren birileri olduğunda.
İnsanın zamanla anladığı acı gerçeklerden biridir güvenmek. En güvendiğiniz insan bile gün gelir güveninizi boşa çıkarır. Bir daha güvenmeyeceğinizi söyleseniz de güvenmekten kendinizi alamazsınız ancak çok geçmeden tekrar güveniniz zedelenir. Ünlü şahsiyetler de güven konusu üzerine tecrübelerini bu şekilde dile getirmişler. Hiç kuşkusuz ki her birine hak vereceksiniz ve bazılarında kendinizi bulacaksınız.

– Bukowski

– Aziz Nesin

– Gabriel García Márquez

– Paulo Coelho

– Pablo Neruda

– Balzac

– Gore Vidal

– Sigmund Freud

– William Shakespeare

– W. Golding

– Victor Hugo

– Şems-i Tebrîzî

– Goethe


– Charles Bukowski

– Oğuz Atay
Hani hep soruyorsunuz “yapıyorum ama olmuyor geçmişi kendimi başkalarını affedemiyorum nasıl yapıcam?”
Niyet edin, şimdi affetme çalışmasına başlayın.
Niyet herşeydir. Yaptığın şeyden şüpe duymadan
Olumsuz herşeyi serbest bırakmak için
Bu günden daha uygun bir gün yoktur!
Ne yapıyoruz?
Bir kağıda;
”Ben şu anda yaşadığım her şeyi olduğu gibi kabul ediyorum
Ne yaşandıysa yaşanması gerektiği için yaşandı
Yaşadığım her şeyi sevgiye dönüştürmeye niyet ettim
Kendimi bağışlıyorum”
Yazıyor ve sonra bu kağıdı yakıyoruz!
Ya da affedemediğimiz kişi için;
”Ben ___affedilecek kişinin ismi____
Birlikte Ne yaşdıysak yaşanması gerektiği için yaşandık
Yaşadığımız her şeyi sevgiye dönüştürmeye niyet ettim
Hem kendimi hem seni bağışlıyorum, affediyor ve serbest bırakıyorum!
Lütfen sende beni affet ve serbest bırak!”
Ve yazdığınız kağıdı yakıyorsunuz
Bakın burası çok önemli; çöpe atmak yırtmak yok Çünkü o zaman o enerjinin yaşamasına izin verirsiniz Direk yakıyor kaybolduğunu gözlerinizle görüyorsunuz
Hatta kağıt yanarken gözlemleyebilirsiniz çabuk mu yandı zor mu yandı nasıl bir şekil aldı kalbiniz kabullenmekte zorlanıyorsa tekrar tekrar yazın ve yakın Ta ki bilinç altınızı buna ikna edene kadar bu uygulamayı devam ettirin Bir süre sonra bir bakıcaksınız o kişi sizin için hiç bir şey ifade etmiyor Gerçekten!
Ve gün boyu şu olumlamayı yapıyorsunuz!
“İçimde direnç gösteren kalıpları sadece kurtulunması gereken şeyler olarak görüyorum Sağlıklı ve özgür olmayı seçiyorum,
Ben özgürüm”
kaynak: sonsuz şifa
Her yaş ve koşulda insan hayata tekrar başlayabilir. Bıraktığı okula dönebilir, aşık olabilir, yer değiştirebilir. Yeter ki istesin, yeter ki isteklerinin arkasından gidebilsin… Kızının, oğlunun, komşunun dediğinin değil kalbinin arkasından gitsin. Bu hayat bize -başkaları ne der- korkusuyla yaşamamız için değil -başkası ne derse desin kalbime göre yaşayacağım- diyebilmemiz için verildi ve bu filmde bu mesaj net olarak veriliyor…
Ayrıca sinemada otururken öyle anlar geldi ki Çağan Irmak benimle sohbet ediyor, benimle konuşuyor zannettim. Az şey bekleyerek gittim çok şey buldum…
Mutlaka gitmenizi tavsiye ederim.
Sevgilerimle,
Anette İnselberg
Gece yarısı atıştırmaları sadece kan şekeriniz için değil beyin hücreleriniz için de kötü.
Uyku kaçtığında ya da yatağa biraz d…aha keyifli girmek için elimizin ilk gittiği atıştırmalık yiyeceklerin zararlarına bir yenisi daha eklendi.
İrademize ket vurmazsak, hafızamızı tehlikeye atıyoruz.
Normalde uykuda olmamız gereken saatlerde tükettiğimiz yiyeceklerin kan şekerini aşırı yükselterek diyabet sorunlarına yol açtığını bilmeyen yok. Hatta uzun vadede bunun kalp sağlığımızı riske sokması da cabası.
Ancak Los Angeles’taki California Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma bu yiyeceklerin zihinsel faaliyetleri de derinden etkilediğini ortaya çıkardı.
İki gruba ayırılan farelerin bir bölümüne gece yiyecek verildi, diğerlerine ise verilmedi.
Beslenmeden önce tüm fareler aynı labirentte dolaşıma bırakıldı. Tümü bu labirentte gizli elektrik akımına maruz kaldı.
Daha sonra beslenme işleminden sonra aynı platformda bir test daha yapıldı. Gece yarısı beslenmeyen fareler elektro şoklu bölüme gitmezken diğerleri aynı hataya bir kez daha düştü.
Araştırmacılar, gece yarısı beslenen farelerin bünyelerindeki CREB proteinin (hafızanın gelişmesini ve çalışmasını sağlayan protein) oranının düştüğünü tespit etti.
Bu protein hafıza ve biyolojik saat için anahtar rolde. Vücuttaki oranının düşmesi halinde kısa vadeli hafıza işlevini yitirmeye başlıyor. Hatta bu sorun devam ederse uzun vadeli hafıza da silinmeye başlıyor.
Araştırmacılar çalışmanın insanlar üzerinde henüz test edilmediği için etkisinin hala teorik olduğunu da not düşüyor.
KAYNAK: NTV
ÜSTELİK YAPIMIDA ÇOK BASİT:
Zerdecal bizim evimizin de vazgecilmezi, biz de altin macun yapiyoruz, onun yapimi da cok kolay, yarim bardak zerdecal bir bardak su ile 10 dk kadar kisik ateste pisiriliyor, atesten almadan 1/3 bardak organik zeytin yagi (ya da hindistan cevizi yagi) bir bucuk tatli kasigi karabiber ekleyip karistirip ocagi kapatiyoruz, yetiskinler icin bir, miniklere yarim tatli kasigi veriyoruz, hepimize sifa olsun
Kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası
Fatoş Pabuccu Tuncay
Büyüklerimizin hep tavsiye ettiği Nane limonun faydaları gerçekten de muazzam. Hasta olduğumuz zamanda ilk yaptığımız karışımlardan bir tanesidir. Nane limon kaynatıp içmek özellikle soğuk algınlığına iyi gelir…
İşte Nane limonun faydaları
-Mide ağrısının yanı sıra, yanmadan da şikayetçiyseniz, nane çayı içmenizde fayda var. Nane çayı, mide gazlarını geçirir, midedeki doluluk hissini giderir. Ayrıca hazmı kolaylaştırıcı etkisi vardır. Kuru naneyi sıcak suya atıp, on dakika demlendirdikten sonra nane çayınız hazır olacaktır. Tabi önemli bir hastalığınız olmadığı konusunda doktordan bilgi aldıktan sonra nane çayını içmelisiniz.
-Naneyi kaynatıp, buharını içinize çekin. Burnunuzun açıldığınıi nezlenizin de kısa sürede geçtiğini göreceksiniz.
-Ateşi düşürür.
-Sindirim sistemi ve mide için çok faydalıdır ve sindirimi kolaylaştırır.
-Gaz söktürücüdür.
-Bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcı olur.
-İştah açar.
-Sinirleri yatıştırır ve vücuda rahatlık verir.
-Strese ve baş ağrısına iyi gelir.
-Spazm ve kalp çarpıntısı riskini azaltır.
-Grip, bronşit gibi soğuk algınlıklarında ve öksürükte faydalıdır.
-Ülsere ve mide yanmasına iyi gelir.
-Kusmayı, mide bulantısını ve ağrısını önler.
![trenli_manzara_kara_tren_51194_1-738x355[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2015/12/trenli_manzara_kara_tren_51194_1-738x3551.jpg?w=300&h=144)
Doğarken bindiğimiz trende anne ve babamızla tanıştık. O zamanlar onların hep bizimle seyahat edeceklerini sanıyorduk.
Oysa
istasyonun birinde onlar trenden ineceklerdi ve bizi yolculuğumuzda yalnız bırakacaklardı.
Zamanla…
trene başkaları da bindi
ve bizim için önemliydiler. Kardeşlerimiz,arkadaşlar, çocuklarımız,
hatta hayatımızın aşkı…
Birçoğu inmiştir arkalarında üstelik de kalıcı bir boşluk bırakarak.
Kimisinin de eksikliği o kadar farkedilmez olmuştur ki, yerlerinin boşluğunu bile farkedememişizdir..
Bu tren yolculuğu neşe, keder, hayaller, beklentiler, merhabalar, Allahaısmarladıklar ve vedalarla doludur.
Burada başarı,
tüm yolcularla iyi ilişkilerde olmaktır.Bunun için de elimizden gelenin en iyisini
yapmalıyız..
Ancak,
hepimizin karşı karşıya olduğu bir muamma var:
Hiçbirimiz hangi istasyonda ineceğimizi bilmiyoruz.
İşte bunun içindir ki,
En iyi şekilde yaşamalı,
en iyi şekilde sevmeli, affetmeli, olduğumuzun en iyisini yansıtmalıyız.
Burası çok önemli
çünkü trenden inip de yerlerimizi boş bırakacağımızda
yaşam treninde yolculuğa devam edeceklerde güzel anılar bırakmalıyız.
Öyleyse
yaşam treninde size iyi yolculuklar diliyorum.
Çok sevgi verin, başarı biçin!
Son olarak da, trenimde yolcu olduğunuz için her birinize teşekkür ederim.
Ha, unutmadan!
Şahsen trenden bu yakınlarda inmeye hiç niyetim yok!
Yine de,
ola ki indim,
sizinle seyahat bir zevkti!
İyi ki trendeymişsiniz
ALINTI