BAHÇE İŞLERİ ZEKA AÇIYOR.

 

555c6e01e4b0a4cf5c2f1499-large[1]

 

Zeka genetik kadar çevresel koşullardan da etkileniyor. Bu konuda İngiltere’de yapılan bir araştırmadan çarpıcı bir sonuç çıktı: Okul bahçesinde sebze-meyve yetiştiren çocukların okul başarısı artış gösteriyor…

BAHÇEDE ÇALIŞAN ÇOCUK ZEKA KÜPÜ OLUYOR

İngiltere’deki Kraliyet Bahçıvanlık Derneği’nin yaptığı bir araştırma ilginç bir gerçeği açığa çıkardı. Okul bahçesinde meyve, sebze yetiştiren çocukların okul başarıları artıyor. Bin 300 öğretmenle çalışılan araştırmaya göre bahçeyle uğraşan çocuklar okuma – yazma ve matematik konusunda diğerlerine oranla daha başarılılar. Ayrıca bu çocuklar gıda üretiminde daha bilgili ve kendilerine güvenleri de daha gelişmiş durumda.

En önemlisi Toprak la temas ediyorlar. Toprak vücuttaki tüm negatif enerjileri alarak, çocukların ve yetişkinlerin daha sağlıklı ve akılcı olmasına neden oluyor. Buna paralel olarak, yetiştirdikleri çiçek, meyve veya sebze olsun, büyüdüğünü ve filiz verdiğini görmek onları daha üretken daha kendine öz güvenli yapmaktadır.

  • Alıntı
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ NASIL BAŞLAR?

shutterstock_151617359-620x414[1]
Özgüven, yaşamdaki pek çok problemin en temel sebeplerinden biridir Başarılı olmamız, mutlu olmamız, kendimizle barışık olmamız, çoğunlukla hep özgüvenimize bağlıdır Özgüveni olmayan bir insanın yaşamında, korkular vardır, kararsızlık vardır, eylemsizlik vardır ve öfke vardır Özgüven, iş hayatında ve evliliklerde de kendini çok belirgin bir şekilde gösterir
Çoğu insan, özgüven probleminden dolayı hak ettiği işe başvurmayı bile düşünmez Potansiyelinin çok altında bir hayat yaşamaya mahkum kalır Evliliklerde de durum farklı değildir Mutlu bir evlilik, özgüveni olan çiftlerle mümkündür Eğer özgüven i olmayan bir eş varsa, o evlilikte çok büyük sorunlar da tehlike sinyalleri vermeye başlayabilir Aileler arasında yaşanan sorun bunlara en büyük örnektir Özgüven eksikliğinden dolayı, kendini ifade edememe, kendini savunamama, içine kapanma gibi sorunlar yaşanır çoğunlukla
Özgüven problemi, kişinin net olmasının önündeki en büyük engeldir Düşüncelerini doğru bir şekilde dile getirmesine engeller Günümüzde pek çok insanın yaşadığı en büyük sorun, özgüven sorunudur Sosyal Fobinin altında yatan faktör de budur Başarısızlık da buna bağlıdır Sınav heyecanı da bununla ilgilidir
Özgüveni olan kişi, kendi iç dünyasında mutludur Çevresiyle barışıktır Özgüveni olmayan kişide ise, sürekli olarak bir huzursuzluk ve hiçbir şeyden memnun olmama durumu vardır
Özgüven Eksikliği Nasıl Başlar?
Özgüven eksikliği durup dururken başlamaz Özgüven eksikliği aşağıdaki durumlarda ortaya çıkabilir:
Sürekli eleştiriye maruz kaldığınız bir ortam
Kendi kendinizi sürekli eleştirmek
Her şeyi kötü olarak görmek
Ayakları yere sağlam basmayan şeyler istemek
Hayal kırıklığı ve başarısızlık olma korkusu
Bazı küçük başarısızlıkları tüm hayatınıza yaymak ve genellemek
Umutsuzluk
Hedefin olmaması
Sahip olduklarınıza değil, olmadıklarınıza odaklanmak
Pişmanlık duygusu
Diğerlerini kendinizden daha üstün görmek
Yeteneklerinizi küçümsemek
Ezik bir ruh hali
Çaresizlik psikolojisi gibi durumları yaşıyorsanız, bunlar zaman içerisinde özgüveninizi yok edebilir
Özellikle çocukluk dönemlerinde gördüğümüz yoğun baskılar ve eleştiriler, özgüven probleminin temelini oluşturur Okul hayatında yaşanan ve küçük gibi görünen travmalar vardır Ancak bu travmalar, kişinin bütün yaşamını baştan sona etkileyebilir Günün birinde öğretmenin sorduğu bir soruya yanlış cevap verirsiniz Arkadaşlarınız size güler Ve sonra hayatınız boyunca kimsenin yanında bir şey konuşamazsınız İşte durum bu kadar ciddidir
Ancak güzel haber şudur ki, özgüven eksikliği, sizin kaderiniz değildir!
* Alıntıdır
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücudun Hangi İşareti Hangi Hastalık Belirtisi…

10372323_763703993774405_784722492548971276_n[1]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ne O Daldın Yine Uzaklara…

12509273_981419135252076_2831225744534984890_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

ÇÖP KAMYONU TEORİSİ……………………………………!!

renkli-saksılar[1]
Kadın taksiye binmiş ve hava alanına gitmek istediğini söylemişti
Sağ şeritte yol alırken siya…h bir araba park ettiği yerden aniden yola önlerine çıktı
Şoförü çarpmamak için sert şekilde frene bastı
Taksi kaydı, ama diğer arabaya çarpmaktan kıl payı farkla kurtuldu
Siyah arabanın sürücüsü camdan başını çıkarıp bağırmaya ve küfretmeye başladı
Taksi şoförü ise gayet sakin ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı
Kadın bütün bu olanları şokunu yaşarken taksi şoförünün tavrına daha da şaşırmıştı
Sordu Neden böyle davrandınız Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastanelik edecekti
Taksi şoförü gülümsemeye devam ederek Çöp Kamyonu Kanunu dedi
Kadın Çöp Kamyonu Kanunu diye sordu anlamamıştı
Şoför açıkladı Pek çok insan çöp kamyonu gibidir
Her tarafta içleri çöp dolu olarak dolaşıyorlar; kızgınlığı öfkeyi ve hayal kırıklığını biriktiriyorlar Ancak doldukça çöpleri bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar Bu bazen ben bazen de siz olabilirsiniz Kişisel almayın Sadece gülümseyin onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın
Başarılı insanlar çöp kamyonlarının günlerini mahvetmesine ve ellerine geçirmesine izin vermezler
Hayat sabahları pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, dolayısıyla size iyi davranan insanları sevin iyi davranmayanlar için iyi temennilerde bulunun
Hayat %10 onunla ne yaptığınız, %90 onu nasıl alıp karşıladığınızdır.

Eğer hayatını değiştirecek birini arıyorsan, aynaya bak…

12439495_1666479703624849_2608713541277544830_n[1]

Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey BEKLEMEM.

12493716_573644556122763_2943775933200990383_o[1]

 

Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey BEKLEMEM. Beklentiler daima yaralar.
Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mut…lu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece KENDİNİZ için yaşayın ve;
— Konuşmadan önce dinleyin,
— Yazmadan önce düşünün,
— Harcamadan önce kazanın,
— Dua etmeden önce bağışlayın,
— İncitmeden önce hissedin,
— Nefret etmeden önce sevin,
— Vazgeçmeden önce çabalayın,
— Ölmeden önce yaşayın,
HAYAT budur. …
Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

William Shakespeare

Kendini Sevmenin 12 Yolu…

12494681_10153457841358789_6807633832884538512_n[1]

1.Bir şey sana yanlış geliyorsa yapma

2. Ne demek istediğini tam olarak söyle

3.İnsanları memnun etmek senin görevin değil

4.Sezgilerine Güven

5.Asla kendin hakkında kötü konuşma

6.Asla hayallerinden vazgeçme ama onları takıntı haline de getirme gerekirse değiştir.

7.”Hayır” demekten korkma

8.”Evet” demekten korkma

9. Kendine karşı şefkatli ol

10.Kontrol edemediğin şeyleri hayatından çıkar

11.Dram ve negatiflikten uzak dur

12.Kendine güven ve eşsiz olduğunu unutma

alıntı

Birçoklarına Hayal Gibi Gelen Yeteneklere Sahip Bir ‘Empat’ Olup Olmadığınızı Anlamanın 30 Yolu

Empatlar, insanların vücut dilini, ses tonunu, beden hareketlerini, konuşurken seçtikleri ve kaçındıkları kelimeleri, yürüttükleri mantığı okuyabilen kişilerdir. Hayatlarını başka şeylerden çok, neyin nasıl “hissettirdiğine” bakarak yaşarlar. Başkalarının duygularını kendilerininmiş gibi almaya eğilimlidirler. Aşağıdaki maddeler de sıklıkla empatların deneyimlediği şeylerden oluşmaktadır. Bu sebeple eğer bu listedeki maddelerin en az 10 tanesine “evet” diyebiliyorsanız (özellikle 1 ile 10 arası), bir empat olmanız oldukça muhtemeldir.

1. Biliş:

Biliş:

 

Empatlar bir şeyi söylenmeden öylece bilirler. Bu biliş, birçoklarının sezgi veya iç ses olarak tarif etmesine rağmen bundan öte bir şeydir. Empat’ın bu armağanının güçlü olması, onun yeteneğine ne kadar uyumlandığıyla bağlantılıdır.
2. Herkese açık alanlarda bulunmak bunaltıcı gelebilir!
Herkese açık alanlarda bulunmak bunaltıcı gelebilir!

Alışveriş merkezleri, süpermarketler, stadyumlar, yani bir sürü insanın olduğu yerler empatları çalkantılı bir şekilde başkalarından gelen sıkıntılı hislerle doldurabilir.

3. Başkalarının duygularını hissetmek ve onları kendine almak:

Başkalarının duygularını hissetmek ve onları kendine almak:

Bu empatlar için en okkalı durumlardan biridir. Bazıları, yakınlardaki insanların duygularını hisseder ve bazıları da çok çok uzaklardaki insanları hisseder, ya da ikisi birden olabilir. Yeteneklerinin farkında olan usta bir empat, insanların onun hakkında kötü bir düşünceye sahip olduğunu çok uzak mesafelerden bile hissedebilir.

4. Şiddet, zalimlik veya trajedi içeren şeyleri izlemek dayanılmazdır:

Şiddet, zalimlik veya trajedi içeren şeyleri izlemek dayanılmazdır:

Empat ne kadar uyumlanmışsa (ne kadar ilerlemişse) bu durum daha da şiddetlenir. Bu yüzden çoğu empat eninde sonunda televizyon izlemeyi ve gazete okumayı bırakmak durumunda kalır.

5. Birisi dürüst olmadığı zaman bilmek:

Birisi dürüst olmadığı zaman bilmek:

Bir arkadaş veya sevdiği bir insan yalan söylediği zaman bilme durumudur (ki birçok empat sevdiklerinin ona yalan söylediğini bilmek acı verici olduğu için buna odaklanmamaya çalışır. Ya da birisi bir şey dediğinde, öbür şeyi hissediyor/düşünüyorsa, bilme durumu.

6. Başkasının fiziksel semptomlarını almak:

Başkasının fiziksel semptomlarını almak:

Bir empat neredeyse daima başka birinin belirtilerini kendinde ortaya çıkarır (üşütme, göz enfeksiyonu, vücuttaki ağrı ve acılar). Özellikle de çok yakın olduğu kişilerle olur ve bir nevi duygudaşlıktır bu.

7. Sindirim bozuklukları ve bel problemleri:

Sindirim bozuklukları ve bel problemleri:

 

Güneş sinirağı çakrası karındadır ve duyguların tahtı olarak da bilinir. Burası, empatların başkalarından gelen duyguları hissettiği bölgedir ve bu nedenle bu bölge zayıf düşebilir, sonunda da mide ülserinden İBS’ye kadar varan sonuçlarla karşılaşabilir. Bel sorunları ise, başka sebeplerden ziyade topraklanmama yüzünden gelişebilir ve empat olduğundan bihaber olanların çoğu zaten çoğunlukla topraklanmaz.
8. Daima mazlumu gözetmek:
Daima mazlumu gözetmek:

Acı çeken, duygusal yara almış veya korkutulmuş olan insanlar bir empatın dikkatini ve şefkatini daima çeker.

9. İnsanlar hep ona içini döker, hiç tanımadığı insanlar bile:

İnsanlar hep ona içini döker, hiç tanımadığı insanlar bile:

Bir empat, insanların sorunlarına, problemlerine çöplük olabilir, ki dikkatli olmazsa hepsi onun üzerinde kalabilir/o sorunlar kendininmiş gibi olur.

10. Kronik yorgunluk:

Kronik yorgunluk:

Empatların enerjileri çoğunlukla sömürülür. Bu enerji vampirleri tarafından da, başkalarının üzerine fazla düşmekle de olabilir. Böylesi bir durumda, uyku bile fayda etmez. Çoğuna Myalgic Encephalopathy tanısı konulur.

11. Bağımlı kişilik:

Bağımlı kişilik:

Alkol, uyuşturucu, seks gibi empatın bulaşmadığı çok az şey vardır. Bunun sebebi dışardan gelen duyguları kapatmaya çalışmalarıdır (Ki bunu bilinçli olarak farketmezler). Kendini korumanın başka bir şeklidir ve bu bir kişi veya şeye karşı olabilir.

12. Şifacılığa, holistik terapilere ve metafizik olan her bir şeye çekim duyarlar:

Şifacılığa, holistik terapilere ve metafizik olan her bir şeye çekim duyarlar:

Çoğu empat başkalarını iyileştirmeyi sevse de, kendilerini eğittikten, uzmanlaştıktan sonra şifacılığa (bu konuda doğuştan bir yetenekleri olmasına rağmen) sırtlarını da dönebilirler. Çünkü şifa verdikleri kişilerden çok fazla üzerlerine yük alırlar. Bu özellikle empat olduklarının farkında değillerse geçerlidir. Doğaüstü güçler empatlara çekici gelebilir ve kolay kolay şaşırmaz veya şok olmazlar. Hatta birçoklarının akla hayale sığmaz olarak varsaydığı keşiflerde bile. Örneğin, başkaları dünyanın düz olduğuna inanmışken, empatlar yuvarlak olduğunu bilmektedir.

13. Yaratıcı:

Yaratıcı:

Şarkı söylemek olsun, dans etmek olsun, rol yapmak olsun, yazmak ve çizmek olsun, bir empat oldukça güçlü bir yaratıcılık damarına, geniş bir hayal gücüne sahiptir.

14. Doğayı ve hayvanlara aşık:

Doğayı ve hayvanlara aşık:

Doğanın içinde olmak empatlar için bir gerekliliktir ve evcil hayvanlar yaşamlarında olmazsa olmazdır.

15. Yalnızlık ihtiyacı:

Yalnızlık ihtiyacı:

Bir empatın eğer kendiyle baş başa kaldığı bir zamanı olmazsa, kafayı yemesi işten değildir. Bu özellikle çocukluklarında bariz olarak gözlemlenir.

16. Keyif almadıkları bir şeyi yapmak onlar için imkansızdır:

Keyif almadıkları bir şeyi yapmak onlar için imkansızdır:

Bu şekilde sahte bir hayat sürdüklerini hissederler. Bir empata hoşlanmadığı bir şeyi suçluluk duygusu aşılayarak veya başıboş olarak etiketleyerek yaptırmaya zorlamak onu sadece mutsuz eder.

17. Teşvik edilmezse kolayca sıkılır ve/veya dikkati dağılır:

Teşvik edilmezse kolayca sıkılır ve/veya dikkati dağılır:

İş, okul ve ev hayatının empatlar için ilgi çekici tutulması gerekir, yoksa oldukları yerden koparlar, hayallere dalarlar ve/veya bir şeyler karalamaya başlarlar.

18. Hakikat için mücadele eder:

Hakikat için mücadele eder:

Bu özellikle, bir empat yeteneklerini ve doğuştan hakkı olan şeyi keşfettiği zaman daha yaygınlık gösterir. Yalan/uydurma olan herhangi bir şey fazlasıyla rahatsız hissettirir.

19. Daima cevapların ve bilginin arayışındadır:

Daima cevapların ve bilginin arayışındadır:

 

Cevapsız sorular bir empat için moral bozucu olabilir ve bir açıklama bulmak için yanıp tutuşurlar.
20. Maceradan, özgür olmaktan ve seyahatten hoşlanır:
Maceradan, özgür olmaktan ve seyahatten hoşlanır:

 

Empatlar özgür ruhlardır.
21. Kargaşadan tiksinir:
Kargaşadan tiksinir:

 

Bu empatın ağırlık hissetmesine ve enerji akışının bloke olmasına yol açar.
. Hayal kurmayı çok sever:
Hayal kurmayı çok sever:

 

Bir empat bir boşluğa saatlerce bakıp, kendi dünyasında keyif ve mutluluk dolu zamanlar geçirebilir.
23. Rutin işleri, kuralları veya kontrolü hapis gibi görür:
Rutin işleri, kuralları veya kontrolü hapis gibi görür:

Özgürlüklerini kısıtlayan herhangi bir şey empatı güçten düşürür, hatta zehirler.

24. Çok yemeseler de kilo almaya yatkındırlar:

Çok yemeseler de kilo almaya yatkındırlar:

Fazla kilo, dışarıdan gelen negatif enerjilere karşı korunmanın bir başka şeklidir.2

25. Çok iyi dinleyici:

Çok iyi dinleyici:

Karşılarındaki çok güvendikleri biri olmadığı müddetçe, kendileri hakkında pek konuşmazlar. Başkaları hakkında şeyler öğrenmeyi ve bilmeyi severler ve gerçekten umursarlar.

26. Narsisizme tahammülü yoktur:

Narsisizme tahammülü yoktur:

Ne kadar kibar ve hoşgörülü olsa da, empatlar egoist (kendini önemseyip başkalarının duygularını veya bakış açılarını önemsemeyen) insanların etrafında olmaktan hoşlanmazlar.

27. Haftanın günlerini hissetme yeteneği:

Haftanın günlerini hissetme yeteneği:

 

Cuma gününün verdiği hissi, çalışıyor veya çalışmıyor olsalar da alırlar. Genel (kolektif) nasıl hissediyorsa onlar da bu hissi kaparlar. Birkaç gün öncesinden, bankalar gibi yerlerin tatile gireceği zamanları hissedebilirler, onlar için dünya sanki gülümsüyor gibi gelir, sakin ve rahatlamış hissettirir. Pazar akşamları, pazartesiler ve salılar, çalışma günleri olduğu için oldukça ağır bir his verir.
28. Antikaları, yaş almış şeyleri veya ikinci el eşyaları almamayı tercih eder:
Antikaları, yaş almış şeyleri veya ikinci el eşyaları almamayı tercih eder:

Önceden kullanılmış herhangi bir şey, önceki sahibinin enerjisini taşır. Bir empat, içinde artık enerji olmayan sıfır bir araba ve hatta ev almayı (finansal durumları müsaitse) büyük olasılıkla tercih edebilir.

29. Yemeğin enerjisini sezmek:

Yemeğin enerjisini sezmek:

Birçok empat tadını sevse bile et yemekten hoşlanmaz çünkü hayvanın titreşimlerini (özellikle hayvan acı çekmişse) hisseder.

30. Soğuk, huysuz, çekingen, kopuk biri gibi görünebilir:

Soğuk, huysuz, çekingen, kopuk biri gibi görünebilir:

 

Bir empatın nasıl hissettiği, dünyaya gösterdikleri yüzle ilintilidir. Çalkantılı bir ruh haline yatkın olabilirler ve eğer üzerlerinde çok fazla negatif enerji varsa bu onları asosyal hatta sefil bir duruma sürükler. Empatlar mutsuz olduklarında mutlu gibi davranmaktan nefret ederler ve bu sadece onların durumunu kötüleştirir (hizmet sektöründe çalışınca, güler yüzlü olmak özellikle çok zorludur) ve bir nevi kaçacak bir delik aramalarına yol açar.

kaynak: onedio

Telif Hakkı © 2014 Empat Hayat. Tüm Hakları Saklıdır. Bu materyalin tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://empathayat.wordpress.com) ile beraber kopyalanmasına ve dağıtılmasına izin verilmiştir. https://empathayat.wordpress.com/2014/01/29/birempatin30hasleti/

Sevgiler.

Limon sirkesi yapımı:

12473833_10156384218495557_3962639167175247523_o[1]

Limon sirkesiya da gerçek adıyla lakto-fermente limonlar yüzyıllardır limonları yetişmediği yerlere ulaştırmak ya da mevsimi dışında tüketebilmek için saklama yöntemi olarak kullanılmıştır. 18. ve 19 yüzyıldan kalan pek çok yemek kitabında bu limonları saklama metotları ve fermente limonlardan yapılmış tariflere rastlamak mümkün. Lakto fermente limonlardaki özellik sadece suyunun değil, meyvenin kendisinin ve en değerli kısmı olarak da kabuğunun da rahatça kullanılabilmesi. Yani çok tasarruflu limonun çekirdek hariç hiçbir yeri ziyan olmuyor.

Kuzey Afrika, Güneydoğu Asya mutfaklarında sıkça kullanılan fermente limonlar, sadece salata ve haşlanmış sebzelere lezzet vermekle kalmıyor, balık ve tavuğa da çok yakışıyor. Fas mutfağında yeşil zeytin ile birlikte kullanılan fermente limon kabukları tavuk yemeklerinin olmazsa olmazı. Tüm Kuzey Afrika’da değişik çeşitleri yapılan tanjilerde de sıkça kullanılmakta. Ayrıca Kamboçya mutfağında ise balık ve deniz mahsullerinde taze limon yerine fermente limon kullanılıyor.

Ayrıca yine pek çok ülkede çeşitli ev yapımı reçetelerde mide ve bağırsak problemlerini, safra kesesi rahatsızlıklarını tedavide kullanılıyor. Soğuk kış günlerinde gribe ve soğuk algınlığına karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirmek, yazın ise seyahat ishalinden, bağırsak enfeksiyonlarından korunmak isterseniz mutlaka deneyin.

Ben aslında amacına uygun bir nedenle yani bahçemizin limonlarını ziyan etmeden uzun süre yiyebilmek için kullanıyorum ama bunu yaparken de fark ettim ki pek çok tarife limon yerine koyduğunuzda oldukça değişik bir lezzet katıyor. Ayrıca salatalarınıza, haşlanmış sebzelerinize probiyotik bir takviye sağlıyor. Şayet değişik mutfaklardan lezzetler denemek isterseniz de elinizin altında böyle bir tatlandırıcı çok işe yarıyor.

Yalnız limonları fermente ederken biraz özen gerekli. Sebzelerden farklı olarak meyveler içerdikleri şekerden dolayı alkolleşme eğilimindeler. Limon da öyle, bu yüzden lacto fermente limonları sırf limon suyuyla yapan tariflerden uzak durmak gerekli. Bu tariflerde limonlar sırf limon suyu ve tuzla yapılıyor ki bunda problem alkolleşmesin diye aşırı tuz kullanımı. Bu da hem sağlıklı olma özelliğini azaltıyor hem de lezzeti değiştiriyor.

Bu yüzden benim tarifimde, sadece limon suyu değil normal içme suyu da kullanılmakta. Ayrıca dost bakterilerin yani lakto basillerin kolayca çoğalmalarını sağlayabilmek için biraz da maya kullanıyorum.

Afrika mutfağında ayrıca lakto fermente limonlar çeşitli baharatlarla da tatlandırılmakta. Ben iki çeşit kurdum biraz baharatlısından çokça saf halinden. Tarife göre tercih ediyorum. Siz hangisini isterseniz deneyebilirsiniz. Elinizin altında hazır bir salata sosu; hem baharatlı, hem sirkeli, hem limonlu yani çok pratik. Yağla karıştır salataya dök. Bitti gitti.

Malzemeler
7-8 adet limon (kalın kabuklu büyük limonlar çok güzel oluyor. Ancak organik dış kabuğu mutlaka mumsuz olması gerekli)
1 çay fincanı limon suyu
1-3 yemek kaşığı tuz (rafine olmayan kaya tuzu)
1 kahve fincanı maya için kefirin sarı suyu, kombu çayı ya da su kefiri
Doğal kaynak suyu (asla çeşme suyu kullanmayın klor sirkenizi bozar)
Ağzı güzel kapanan cam kavanoz

Baharatlı isterseniz,
2 adet çubuk tarçın
2-3 dilim taze zencefil
4 tane defne yaprağı
1 baş sarımsak
1 tatlı kaşığı tane kişniş

Yapılışı:
Limonları yıkayıp ince dilimler halinde doğrayın. Bazı tariflerde sadece dörde bölüp yapıyorlar ama limonlar iriyse çok yer kaplayıp iyi sıkışmıyor. Sıktığınız limonların kabuklarını da ziyan etmeden kavanozun içine doldurun. Sonra tuzu, limon suyunu ve suyu ilave edin. Kavanozu ağzına kadar doldurmayın, köpürürse taşar. Baharatlı istiyorsanız ilave edin. Karanlık bir dolapta oda sıcaklığında 3-4 hafta bekletin. Zaman zaman kapağını açıp gaz çıkışını sağlayın ki patlamasın.

3-4 hafta sonra dilediğiniz keskinlikte kullanmaya başlayabilirsiniz. Daha sonra buzdolabına kaldırın ki fermantasyon yavaşlasın. Bu arada sirkenizi ve limonları alırken metal kaşık kullanmayın, plastik ya da tahta kaşık tercih edin ki bozulmasın.

Aylarca kullanabilirsiniz. Tüm tariflerinizde limon yerine, sirke yerine suyunu kullanabilir, kabuklarını balıklarda, tavukta, hindide deneyebilirsiniz. Ayrıca Uzakdoğu mutfağında pilavlarda, deniz mahsullerinde ve çorbalarda kullanılıyor. Macera sevenler deneyebilir. Ben sevmediğim için denemedim ama sevenler için paça ve işkembe çorbalarına da çok yakışıyormuş, ben deneyenlerin yalancısıyım.

Afiyet olsun.

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bu reçete Rus bilim adamı Prof.Dr. Hristo Mermersky in reçetesidir binlerce kanser hastasını tedavi etmiştir.

12310700_1016434985084439_5101742065129636770_n[1]

DİKKAT  kansere karşı reçetedir.

Bu reçete Rus bilim adamı Prof.Dr. Hristo Mermersky in reçetesidir binlerce kanser hastasını tedavi etmiştir.
Bu Karışımın Sırl…arı

* Vücudun tam tedavisi için besindir
* Kan damarlarını temizler
* Kalbe şifa
* Karaciğer ve Böbrekleri temizler
* Bağışıklık sistemini güçlendirir
* Beyin Fonksiyonunu ve Belleği geliştirir
* Kalp krizini önler
* Kalp krizi ve İnme geçirmiş insanlar için tam kurtarma sağlar
* Tüm kanser çeşitleri için en iyi çare

Malzemeler :
——————–
15 Adet Taze Organik Limon
12 Baş Taze Sarımsak
1 Kg Bal
400 gr Buğday
400 gr Taze ceviz

Filizlenmiş Buğdayın oluşturulması :
—————————————-
400 gr Buğdayı bir cam kaba koyun üzerini su ile doldurun.tercihen
gece bunu yapın.sabaha kadar beklesin 10 – 12 saat

Sabah suyu süzün ve buğdayları yıkayın ve su kalmasın diye tekrar süzgeçten süzün

sonra süzülmüş buğdayları cam kaba koyun 24 saat bekletin
24 saat sonra buğdaylar üzerinde 1 – 2 mm uzunluğunda filizler oluşacaktır. ( filizlenmiş buğday olacak )

Karışımın hazırlanması :
—————————————–
Filizlenmiş Buğdayları, Ceviz ve temizlenmiş Sarımsakları iyice ezin ve karıştırın.
Sonra Kabuğu ile beraber 5 Limonu ezin ve karıştırın.
Diğer 10 Limonun sadece suyunu karıştırın.
Bal ekleyin ve tahta kaşıkla karıştırın.
Cam kavanoza dökün. ve Buzdolabında 3 gün bekletin.

Buzdolabında 3 gün bekledikten sonra tüketmeye başlayın.

Uygulama :
——————————
Bu mucizevi ilaç her yemekten önce ve yatmadan 30 dakika önce
alınır. ( Günde 4 defa )

Eğer Kanser tedavisi için kullanılacaksa her 2 saatte 1 – 2 yemek kaşığı
alınacaktır.

Prof. Mermersky diyorki:

Bu tarif insanlara sağlık ve iyi yaşam sağlar.Vücüda gençlik ve Enerji sağlar.
kansere karşı reçetedir.
Bu tedavi tüm gerekli vitamin, mineraller , Biyoaktif maddeler, Proteinler,
Karbonhidratlar ve bitkisel yağlar içerir.
Bu nedenle sağlıklı bir vücudu korumak iç organları ve bezleri geliştirir
(iyileştirir ) ve kanseri ortadan kaldırır.

kaynak: şayeste koçak

Evinizin Havasını Temizleyen Potos Sarmaşığı

akciğerler-1[1]

Potos sarmaşığı aşırı derecede zehirlidir, bu nedenle yanlışlıkla yememeye dikkat edin. Fakat onu yatak odanıza koymak daha rahat nefes almanızı sağlayacaktır.

Pothos ya da Epipremnum aureum olarak bilinen Potos sarmaşığı günümüzde birçok evde bulunan sarmaşık bir bitkidir. Fakat sağlığa olan iki mükemmel faydası genellikle bilinmez. Potos, içinde geliştiği odanın havasını temizler ve eğer gözleriniz kanlanmışsa veya onlarla ilgili sıkıntı yaşıyorsanız rahatlamanıza yardımcı olur. Ayrıca göz tansiyonu, katarakt ve karasu hastalığının oluşmasını önler ve tedavisine yardımcı olur.

Bu makalemizde bahsi geçen faydaları detaylarıyla açıklayacağız ve potos sarmaşığının sağlığa olan faydalarını arttırabilmek için en iyi bakım yöntemlerinin ne olduğuna değineceğiz.

Özellikleri ve bakımı

Potos sarmaşığı açık havada yetiştirildiğinde üzerinde beyaz çizgiler veya lekeler oluşan geniş yapraklara sahiptir. Oda sıcaklığı 16 ile 24 derece arasında olmalıdır ve kapalı alanlarda yaşamayı severler. Biraz ışığa ihtiyaçları vardır fakat doğrudan güneş ışığına maruz kalmamalıdırlar.

kaynak: sağlığa bir adım

14 Günlük Komple Vücut Detoks Planı

detoks-içeceği[1]

 

Yalnızca 14 günde, vücudunuzdan sizi sağlıksız yapan tüm toksinlerin atılmasını sağlayan bir rutin uygulayabilirsiniz. Toksin atmayı teşvik eden bir öğün planını uygulamaya koyarak başlayın. Bugünkü yazımızda, bunu iki haftada nasıl başarabileceğinizi anlatacağız.

Neden komple detoks?

Detoks yapmak şart veya zorunlu olmamakla beraber vücudunuzu zaman zaman toksinlerden arındırmanın birçok faydası vardır. Her gün çoğunluğu yediğimiz yemeklerden olmak üzere toksinlere maruz kalıyoruz, ancak olumsuz duygular, kötü alışkanlıklar ve çevre kirliliği de bu zararlı maddelerin birikmesine yol açabiliyor.

Vücudunuzdan toksin atmaya zaman ayırmazsanız, zaman içinde sağlık sorunları yaşamaya başlayabilirsiniz. Ancak bir temizlik diyetiyle beraber hastalıklara yol açan serbest radikallerden kurtulabilir ve ayrıca vücudunuzun daha etkili şekilde çalışmasına ve gerekli işlevleri ideal düzeyde yerine getirmesine yardımcı olabilirsiniz.

Detoks diyetiyle işe başlayın

Başlamadan önce, bazı noktaları atlamamanız çok önemlidir. Örneğin, uykunuzu yeterli ölçüde almanız şarttır ve aynı zamanda günlük beslenmenize bol miktarda protein ve vitamini de dahil etmeyi unutmamanız gerekmektedir.

İki haftalık bu komple detoks programı sırasında, gluten, tahıl, süt ürünleri ve şeker tüketmemeye özen gösterin. Ayrıca meyve ve çiğ sebze ile beraber esmer pirinç, fındık, deniz tuzu ve zeytinyağı alımınızı da arttırmalısınız.

Öğünlerinizin sıkıcı olmaması için biraz çeşitlendirmeyi deneyin. Nasıl mı? Farklı tarifler deneyin ve buzdolabınızı sağlıklı gıda seçenekleriyle doldurun. Konu içeceklere geldiğinde ise, bu iki haftalık süre içinde, kahve, süt, soda veya alkol ile beraber marketlerde satılan içeceklerden veya spor içeceklerinden kaçınmanız detoksunuzu daha da pekiştirecektir. Yeşil çay, doğal sebze meyve suları ve ev yapımı smoothieler ile vücudunuzu iyi hissettirmeye devam edin.

içeceklerSu başlıca hidrasyon kaynağınız olmasıyla tek başına bir paragrafı hak ediyor. Çoğu insan suyun gücünü hafife alıyor ve yeterli miktarda su tüketmiyor. İki haftalık detoksunuz boyunca, su alımınızı günde üç litreye çıkarmaya çalışın. Ayrıca, sabah ilk tüketmeniz gereken şey yarım limonlu bir bardak ılık sudur; bu içecek karaciğerinize ve böbreklerinize yağ ve toksinleri atmaları için gereken malzemeleri sağlayacaktır.

Bu komple vücut detoksunun diğer önemli bir özelliği de bağırsakları temizlemesidir. Bunu kolaylaştırmak için bol miktarda lif tüketmelisiniz: tam buğday ekmeği, kepek, yulaf ezmesi, esmer şeker ve fındık deneyin.

İlk birkaç gün boyunca, baş ağrısı, halsizlik, soğuk algınlığına benzer belirtiler, ishal, mide krampı, kas veya eklem ağrısı ve hatta deri döküntüsü yaşayabilirsiniz. Ancak panik yapmayın. Bunlar sadece vücudunuzun çeşitli şekillerde toksinlerden kurtulduğunun hafif çaplı göstergeleri. Sadece sakin olun. Birinci günün ya da kesinlikle ikinci veya üçüncü günün sonunda kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.

Ayrıca yaklaşık 2 ile 4 kg arası kilo vermiş olduğunuzu da fark edebilirsiniz. Bu da muhtemelen zaman içerisinde bağırsaklarınızda birikmiş su kaybıdır.

Komple detoks beslenmesinin temel gıdaları

Yukarıdaki tavsiyelere ek olarak aynı zamanda komple detoks için vazgeçilmez gıdalara da dikkat etmelisiniz. Bu gıdaları en baştan satın alın ve iki haftalık arınma süreci boyunca mutfağınızda stoklanmış halde bulundurun.

Su teresi

Su teresi harika bir C ve E vitamini deposu olmakla beraber bol miktarda betakaroten ve mineral içerir. Karaciğeriniz ve böbrekleriniz için birebirdir.

filizTam buğday ekmeği

Bu ekmek bağırsak duvarlarında birikmiş toksini adeta bir “sünger” gibi önce içine çeker, ardından katı atık olarak atar ve sonuçta daha iyi çalışan bir sindirim sistemi ile daha sağlıklı bir cilt sizin olur.

Elma

Elmanın içinde bulunan lifler de bağırsak sağlığınız açısından oldukça faydalıdır. Toksinleri atmak ve kolesterol seviyenizi düşürmek için her gün bir bardak taze elma suyu için. İstediğiniz kadar da çiğ elma tüketebilirsiniz.

Üzüm

Üzümün içinde biyoflavonoid gibi tonlarca antioksidan bulunur; hücrelerinizi korumaya ve arındırma sürecini teşvik etmeye yardımcı olurlar.

üzümMaydanoz

Maydanoz C vitamini, kalsiyum, demir ve antioksidan deposudur. Bu muhteşem ot böbreklerinizin kan dolaşımından toksik maddeleri atmasına yardımcı olur.

Kereviz

Kereviz ürik asidin birikmesini önler ve vücudunuzun atığı metabolize etmesine yardımcı olur. Aynı zamanda karaciğeri arındırır ve idrar yolunu temizler.

Limon

Limon da ürik asidi atar, plak birikimini azaltır ve vücudunuzun pH seviyesini dengeleyerek hastalıklara karşı direnç kazandırır.

Şeftali

Bu lezzetli meyve C vitamini ve potasyum içeriğiyle, safra kesenizin temizlenmesine, kan basıncınızın düzenlenmesine ve vücutta birikmiş fazla sıvıdan kurtulmanıza yardımcı olur.

Esmer pirinç

Esmer pirincin içinde vücutta yıllarca birikmiş olan toksinlerin atılmasına yardımcı olan fitin isimli bir madde bulunur.

esmer-pirinçVücudu toksinlerden arındıran meyve ve sebze tarifleri

Solunum sistemi için

Aşağıdaki malzemeleri kullanarak bir meyve suyu hazırlayın:

  • 1 ½ bardak (300 ml) armut
  • 2 bardak (400 ml) kavun
  • 1 ½ bardak(300 ml)  salatalık

Böbrekler ve dolaşım sistemi için

Aşağıdaki malzemelerle bir smoothie hazırlayın:

  • 2 bardak (400 ml) kereviz
  • ½ bardak (100 ml) maydanoz
  • 2 ½ bardak (500 ml) ananas

Kalp damar ve kas sisteminin detoksu için

Aşağıdaki malzemeleri kullanın:

  • 2 bardak (400 ml)  mango
  • 1 bardak (200 ml) kereviz
  • 2 bardak (400 ml) salatalık

Sindirim, bağırsak ve karaciğer detoksu için

Aşağıdakileri karıştırmayı deneyin:

  • 2 bardak (400 ml) erik
  • 1 ½ bardak (300 ml) papaya
  • 1 ½ bardak (300 ml) havuç

Merkezi sinir sistemi için

Aşağıdaki malzemelerle bir smoothie hazırlayın:

  • 1 ½ bardak (300 ml) marul
  • 2 bardak (400 ml) üzüm
  • 1 ½ bardak (300 ml) kereviz

Cildi hedef almak için:

Bu son detoks tarifi ise şöyle:

  • 2 bardak (400 ml) karpuz
  • 2 bardak (400 ml) elma
  • 1 bardak (200 ml) ananas
  • kaynak: sağlığa bir adım

GÜNE ZIMBA GİBİ BAŞLAMANIN YOLU BURADA:LİMON ZENCEFİL PUL BİBER

995268_636119759777677_793952396_n[1]
MALZEMELER
Bir limonun suyu…
1 cm suyu çıkarılmış zencefil
Bir küçücük tutam acı biber (isot olabilir)

Gün içinde bu karışımdan bir tane için.
Hatta iki.
Grip etrafta kol mu geziyor?
Kim o, biz tanımıyoruz!

Kaynak: Kundo

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Patlıcan Suyunun 3 Büyük Faydası

 

patlıcan[1]

 

 

Yüzyıllar önce patlıcanın zehirli ve tehlikeli bitki olarak kabul edildiğini biliyor muydunuz? Peki sebep? Koyu rengi yüzünden! Ancak, zamanla, Hindistan’da bu sebze içinde yer alan şifalı faydalar keşfedildi ve patlıcan yavaşça çeşitli doğal tedavilerin aranılan malzemesi haline geldi.

Günümüzde, patlıcanın faydaları dünyanın her yerinde biliniyor. Örneğin, çoğumuz patlıcanın kalp damar hastalıklarının, eklem iltihabının ve hatta güneş yanıklarının tedavisine yardımcı olduğunu biliyoruz.

Bu fırsatları gerçekten kaçırmak ister miydiniz? Şimdilik yalnızca yüzeysel konuşuyoruz. Bugünkü yazımızda biraz daha derine ineceğiz ve sizlerle patlıcan suyu içerek elde edebileceğiniz üç büyük faydayı paylaşacağız.

1. Patlıcan suyu kolesterolü düşürebilir

kolesterolBirkaç sene önce, Amerika Tarım Bakanlığı çoğunun uzun süredir sahip olduğu bir soru işaretini teyit eden bir çalışma gerçekleştirdi ve patlıcan suyunun kan akışındaki kötü kolesterol seviyesini düşürmeye gerçekten de yardımcı olduğu ortaya çıktı. Çalışmanın temel sonuçlarının bir özetine beraber göz atalım:

  • Klorojenik asit, patlıcanda en çok bulunan antioksidan, kötü kolesterol (LDL) seviyesini aşağı çekmede en etkili antioksidandır.
  • Patlıcan suyu dolaşımı teşvik ederek plağın arter duvarlarınıza yapışmasının ve bu sebeple arterlerin sertleşmesinin önlenmesine yardımcı olur.
  • Patlıcan suyu hazırlarken, kabuğuyla beraber hazırlamalısınız. Kalp damar sağlığınızı korumaya yardımcı olan flavonoid antioksidanı en yoğun olarak kabukta bulunuyor.

2. Patlıcan suyu eklem iltihabı ağrısını azaltabilir

romatizmalı-elDüzenli olarak eklemlerinizde ağrı ve şişlik sorunu yaşıyorsanız, patlıcan suyu içmeyi deneyin. İltihap, kızarıklık ve eklem iltihabıyla bağlantılı ağrı bu eşsiz sebzenin şifalı özellikleri sayesinde azalabilir.

  • Yukarıda belirttiğimiz gibi, patlıcanın içindeki en önemli bileşenlerden bir tanesi klorojenik asittir. Bu asit enfeksiyonları ve iltihabı azaltmada birebirdir.
  • Patlıcanın içinde bulunan ve eklemleri, kıkırdağı, kas dokusunu güçlendirmeye yarayan sayısız mineral ve vitamini de unutmayalım. Düzenli olarak patlıcan suyu içtiğiniz takdirde, A, B1, B2,C ve E vitaminleriyle beraber potasyum, kalsiyum, demir, magnezyum ve fosfor gibi minerallerden de sağlıklı dozlarda tüketmiş olursunuz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, patlıcanın içinde folik asit, lif ve karbonhidrat gibi diğer faydalı bileşenler de bulunmaktadır.

3. Patlıcan suyu fazla yağlarla savaşmaya yardımcı olur

sırt-yağlarıKilo vermek için patlıcan suyunun faydaları herkes tarafından bilinmekte. Peki patlıcan suyunun neden bu kadar işe yaradığını biliyor musunuz?

  • Patlıcanı yediğinizde ağzınıza acımsı bir tat geldiğini fark etmişsinizdir. Buna neyin sebep olduğu konusunda bir fikriniz var mı? Patlıcanın içinde vücudun temizlenmesini ve en önemlisi karaciğerin daha iyi çalışmasını sağlayan belli şifalı bileşenler bulunur. Ayrıca, patlıcan suyu daha iyi sindirim ve daha çok yağ yakımı için safra kesesinin daha iyi çalışmasına da yardımcı olur.
  • Diğer ilginç bir bilgi ise patlıcan suyunun adım adım belinizin incelmesine ve karın yağınızın azaltmasına yardımcı olmasıdır. Bunun sebebi patlıcanın hem arındırma hem de idrar sökme özelliğidir. Böylece siz de bol bol patlıcan suyu içip sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürüp egzersiz yaptığınız takdirde, kolaylıkla fazla yağlarınızdan kurtulabilirsiniz.

 

Patlıcan suyu nasıl yapılır?

Patlıcan suyu hazırlamak için, tek ihtiyacınız olan orta büyüklükte bir patlıcan ve bir litre sudur. Bu tarif oldukça kolaydır ve sürekli belirttiğimiz gibi, oldukça sağlıklıdır. İşte hazırlanışı:

Malzemeler

  • 1 adet orta büyüklükte patlıcan
  • 1 litre su
  •   ½ limon suyu

Hazırlanışı

  • Patlıcanı iyice yıkayıp dilim dilim doğrayın.
  • Bir litre suyu kaynatıp içine doğradığınız patlıcanı atın. Patlıcanları yakmamaya dikkat edin.
  • Patlıcanı en az 20-25 dakika boyunca iyice yumuşayan kadar pişirin. Yumuşadığında, suyun içinde en az bir saat boyunca bekletin.
  • Bir saat sonra, sıvıyı süzün ve saklayın. Patlıcan suyunu bir şişenin veya koyu renkli bir kavanozun içinde (koyu renk cam sıvıyı en iyi şekilde muhafaza eder) saklayın.
  • Şimdi kavanozun içine limon suyunu ekleyin. Karışımı çalkalayın.
  • Patlıcan suyunu gün içinde tüketin. Sabah aç karna ilk bardağı için, ardından öğle yemeğinden sonra ikinci bardağı, üçüncüsünü öğleden sonra ve son bardağı da akşam yemeğinizden sonra için. Bunu arka arkaya ayda bir defa yedi gün boyunca tekrarlayın. Patlıcan suyunun faydalarını anında görmeye başlayacaksınız.
  • kaynak: sağlığa bir adım