KIRKLI YAŞLARDAN SONRAKİ FARKINDALIKLARIM ;

meryl-streep-031[1]

Bazı şeyler için artık sabrım yok; ukala biri haline geldiğim için değil, aksine hayatımda artık beni mutsuz eden ya da üzen şeyler ile vaktimi daha fazla kaybetmek istemediğim bir noktaya ulaştığım için…

Laf sokmalara, haddinden fazla eleştirilere ve hangi türden olursa olsun talep ve beklentilere artık sabrım yok.

Benden hoşlanmayan insanları memnun etmeye, beni sevmeyen insanları sevmeye ve bana gülümsemeyen insanlara gülümsemeye yönelik arzumu kaybettim.

Artık yalan söyleyen ve beni yönetmek isteyen insanlara bir tek dakika bile harcamak istemiyorum. Oyunların, ikiyüzlülüğün, sahtekarlıkların ve ucuz övgülerin olduğu ortamlarda bulunmak istemiyorum.

Çok bilmişliğe ve akademik ukalalığa tahammülüm yok. Aynı şekilde boş dedikodulara da bulaşmak istemiyorum. Uyuşmazlıklardan ve karşılaştırmalardan nefret ediyorum.

Farklılıklardan, hatta zıtlıklardan oluşan bir dünyaya inanıyorum, bu nedenle katı ve toleransı olmayan olan insanlardan kaçınıyorum.

Arkadaşlıkta sadakatsizlikten ve ihanetten hoşlanmıyorum. Birisine nasıl iltifat edileceğini ya da cesaretlendirmek için ne diyeceğini bilmeyen insanlarla bir arada olamıyorum.

Abartılar beni sıkıyor

. Ve her şeyin de üzerinde, sabrımı hak etmeyen hiç kimseye sabrım yok”.

* MERYL STREEP

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gabriel Garcia Marquez’in ölmeden az önce tüm insanlığa hediye gibi bıraktığı Veda Mektubu internette okunma rekorları kırıyor. İşte o mektup:

 

Gabriel_Garcia_Marquez[1]

Gabriel Garcia Marquez’in ölmeden az önce tüm insanlığa hediye gibi bıraktığı Veda Mektubu internette okunma rekorları kırıyor. İşte o mektup:

Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup, can vererek beni ödüllendirse; aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı düşünürdüm.

 
İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır…
 
Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim.Başkaları uyurken, uyanık kalmaya gayret ederdim.Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım.
 
Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir,sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı, nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim.
 
Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenadlar söylerdim. Gozyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek, dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim.
 
Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı…
 
Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım.
 
Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanır.
 
Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım.
 
Yaşlılara ise, ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim.
 
Yeni doğan küçük bir bebeğin babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkum ettiğini öğrendim.
 
Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak.
 
Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim.
 
Mutsuz bir şekilde…
 
Artık ölebilir miyim?
 
* Gabriel Garcia Marquez

BURÇLARIN 2016 YILI OLUMLAMALARI…

BURÇLAR VE OLUMLAMALAR
KOÇ BURCU  Olumlaması: Değişim enerjisini sevgiyle kabul ediyorum zorlandığım değiştirmekte zorlandığım tüm alışkanlıklarımı davranışlarımı yüksek irademle değiştiriyor ve yenileniyorum. Sağlıklı ve huzurluyum. Özüme sadık kalarak gelişmenin keyfiyle yepyeni başlangıçlara cesaretle yol alıyorum.
BOĞA BURCU  Olumlaması: Ruhumun derinliklerinde yer etmiş bilinçaltımda sürekli tekrar eden tüm olumsuz düşüncelerimden arınıyorum. Ruhumu aşkla besliyor ve güçleniyorum. Tepeden tırnağa yenileniyor yeteneklerimin farkına varıyor sağlıkla aşkla bilgelikle küllerimden yeniden doğuyorum.
İKİZLER BURCU  Olumlaması: Sezgilerimin rehberliğinde ilerliyor farkına varamadığım değerlerimi fark ederek kendimi sevgiyle geliştiriyor, İletişime her zamankinden daha fazla önem veriyor özümden gelen değerlerimi sevgiyle ifade ediyor inançlarımı geliştirerek bolluk ve bereket dolu bir yıla merhaba diyorum…
YENGEÇ BURCU Olumlaması: Yaşanmışlıklarımdan aldığım derslerle olgunlaşmış olmanın huzurundayım. Ruhumda saklı olan olumlu yönlerimi ortaya koyuyor sezgilerimin rehberliği doğrultusunda doğru kararlar alarak başarı ile uyguluyorum. Kendime değer verdikçe daha başarılı oluyor sevginin kutsal gücüyle besleniyorum.
ASLAN BURCU  Olumlaması: Kendimle yaşadıklarımla yüzleşiyor dünde kalması gereken olumsuzlukları bugünüme taşımaktan vazgeçiyorum. Ruhumu evrenin güzellikleriyle arındırıyor yeteneklerimi cesur bir şekilde ortaya koyarak bolluk ve bereket enerjisini kendime çekiyorum.
BAŞAK BURCU  Olumlaması: Yüksek zekam şimdi iş başında duygusal olarak görmediğim göremediğim ya da görmezden geldiğim her şeyin farkına varıyor ve karanlıklarımdan aydınlığa çıkıyorum. Kendimi en doğru sözlerle ifade ediyor başarıya giden yolda kararlılıkla ilerliyorum. Yaşamı ve bana sunduklarını sevgiyle kabul ediyorum.
TERAZİ BURCU  Olumlaması: Söz veriyorum kendime hayatı ertelemeden yaşayacağım, Kendime daha fazla değer verecek sevdiğim konularla ilgilenecek rahatsızlık duyduğum tüm konuları yaşamımdan uzaklaştırıp etkisiz hale getireceğim. Ruhum ve bedenim oldukça sağlıklı, Dengede kalabilmem için bu sağlığın önemini biliyor ve buna uygun yaşıyorum.
AKREP BURCU OLUMLAMASI: Sevginin ve inancın gücünün var olan zorlu şartları değiştirebileceğine tüm kalbimle inanıyor ve deneyimleyerek şahitlik ediyorum. Sevgiyi paylaştıkça her geçen gün yoluna giren ilişkilere zenginliğe bolluk ve berekete sahip olmanın şükrünü yaşıyorum.
YAY BURCU Olumlaması: Ay’ın Dünyanın etrafında döndüğü gibi güzellikler bolluk bereket başarı aşk ve huzur etrafımda dönüyor şimdi beni büyük bir güçle sarmalına alıyor ve yaşamımı mükâfatlandırıyor. Sonsuz bir şükürle hepsini kabul ediyor ve bana gelen her şeyi en iyi şekilde değerlendireceğime Rabbime ve kendime söz veriyorum..
OĞLAK BURCU Olumlaması: Gecenin karanlığında kaybolup giden mum ışığı gibi yüreğimde tükenen ümitlerim, Şimdi güneşin günü aydınlattığı gibi ışıldıyor dünyama. Ruhum ve bedenim yenileniyor doğan günle. Sevginin ve inancın büyük gücüyle ben çevreme çevrem bana zenginlikler katarak ilerliyorum bu muhteşem döngüde.
KOVA BURCU  Olumlaması: Haklarıma sahip çıkıyorum; Yeteneklerime güveniyorum. Kimseye haksızlık yapmam kendime de haksızlık yaptırmam. Tüm kararlığımla hak ettiğim olana sahip olmak için şimdi bütün güçler benimle birlikte.
BALIK BURCU  Olumlaması: Hayat seni seviyorum. Muhteşem bilgeliğinle bana öğrettiklerin için sana teşekkür ediyorum. Kendi mükemmelliğime giden yolda rehberim oldun sen beni daima destekleyen ileri taşıyan yegâne güçsün. Tüm parlaklığının ve ihtişamının bir parçası olmaktan mutlu ve huzurluyum.
kaynak: sonsuz şifa
images[4]

Sensiz Yatak Buz Gibi Sevil…

12540610_980469358685306_5856752873691510548_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hastalıkları kalıcı bir biçimde ortadan kaldırabilmek için bu hastalığa neden olan düşünce kalıbınızı iyileştirmeniz gerekir..

12565521_10153858393723866_2758606725571644427_n[1]

Aşağıda hastalıkların zihinsel nedenleri ile ilgili birkaç örnek vermek istiyorum..
Hastalıkları kalıcı bir biçimde ortadan kaldırabilmek için bu hastalığa neden olan düşünce kalıbınızı iyileştirmeniz gerekir..
Aşağıda hastalıkların nedeni,yerine koymanız gereken olumlu düşünce şekli yer alacak..
Eğer bu hastalıklara sahipseniz lütfen bunu yapın..
Devamlı onaylamaları tekrar edin..
İyileşmenin ne kadar hızlı olduğunu, olumlu düşünce şeklinizin de hayatınızdaki diğer problemleri nasıl hallettiğini,
ilaç tedavinize de nasıl destek olacağını göreceksiniz.

Başınız ağrıyorsa; Kendinizi hangi konuda yargılıyorsunuz sorusunun cevabını bulun..
Kendini eleştirme, değersiz görme ile ilgilidir..
Migren türü ağrılar ise mükemmelliyetçi olan ve bu yüzden kendilerine çok baskı yapan kişiler tarafından yaratılır..
Migrende yoğun olarak bastırılmış kızgınlık vardır..

Onaylaması; Kendimi çok seviyor ve onaylıyorum, kendimi affediyorum.. Emin ellerdeyim..

Sinüs ağrıları; Burunun çok yakınında hissedilir. Hayatınızda size çok yakın olan birisinden duyduğunuz rahatsızlığı gösterir, o kişi tarafından ezildiğinizi hissediyor olabilirsiniz..

Onaylaması; Hayatın bütünüyle birim. Huzur, uyum ve dengenin her zaman içimi kapladığını ve beni Kuşattığını ilan ediyorum. Herşey yolunda. Ben kendi gücüme sahip çıkıyorum.

Boyun ağrıları, tutulma; Düşüncelerimizde esnek olma, sorunun öteki yüzünü görme, başka bir kişinin bakış açısını anlamayı temsil eder. İnatçılığı ve hep haklı çıkma isteğini bırakmak gerekir.

Olumlaması; Hayatla barış halindeyim, rahatım. Bir meselenin her yönünü esneklikle ve kolaylıkla görüyorum. Başka bakış açılarını da sevgiyle algılıyorum, güvendeyim.

Boğaz; Kendimizi doğru bir şekilde ifade edemiyoruz, istediğim şeyi söyleyemiyorum.. Düşünce kalıbını içerir. Kendimizi ifade etme korkumuzu, hakkımızı aramaktan çekinme korkumuzu, “ben buyum” deme cesaretimizin olmayışını gösterir. Kızgınlık boğaz ağrılarının nedeni. Eğer soğuk algınlığı da varsa zihinsel karışıklık yaşıyoruzdur.. Larenjit konuşamayacak kadar öfkeli olduğumuzu gösterir.

Yaratıcılığımız engellendiğinde boğazla ilgili sorunlar olur. Hayatlarını başkaları için yaşayan anne/ baba/çocuk/eş/sevgili/patron vs. kendi istediklerini hiç yapamayan bir çok insan BADEMCİK ve TİROİD sorunları yaşarlar.. Engellenmiş yaratılığın sonucudur.

Ayrıca boğazdaki enerji merkezimiz bedende değişimin olduğu yerdir.. Değişime karşı koyduğumuzda, değişmeye çalıştığımızda genellikle boğazımızda sorun yaşarız.. Öksürdüğünüzde ya da biri öksürdüğünde dikkat edin.. Ne konuşuluyordu? Neye tepki gösteriyoruz? Direnç ve inatçılık mı yoksa değişim süreci içindemisiniz?

Öksürdüğünüz an elinizle boğazınızı tutun “değişmeye hazırım” “değişiyorum” diyin…

Olumlama; Düşündüklerimi, isteklerimi, hissettiklerimi rahatlıkla ve özgürce ifade ediyorum. Yaratıcıyım, sevgiyle konuşuyorum. Değişmeye hazırım. Kendim olmakta özgürüm. Emin ellerdeyim.

Sırt; Destek sistemimizi temsil eder. Sırt ile ilgili sorunlar genellikle yeterince destek görmediğimizin ifadesidir. Yalnızca bizi işimizin, ailemizin, eşimizin desteklediğini düşünürüz. Bu yanlış bir inanış şeklidir.. Gerçeği ise, evren ve hayat bizi destekler.

Onaylama; Hayatın her zaman beni desteklediğini biliyorum ve kabul ediyorum..

Üst sırt ağrıları; Duygusal destekten yoksunluk.. Eşim, ailem vs beni anlamıyor ve desteklemiyor.
Onaylama; Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Hayat beni seviyor ve destekliyor.

Orta kısım; Suçluluk duygusuyla ilgili.. Geçmişimizde arkamızda kalan bir şey. Sırtınızdan bıçaklandığınızı mı düşünüyorsunuz,arkanızda ne bıraktığınızı görmekten mi korkuyorsunuz ya da arkada bıraktığınız bir şeyimi gizliyorsunuz?

Onaylama; Geçmişi geride bırakıyorum. Geçmişin geleceğim üzerimde hiçbir etkisi yok. Yüreğimde sevgiyle ilerlemek için özgürüm..

Alt bölüm ise; Bitip tükendiğini hissetme,ekonomik sorunlarla bir çıkmaz içinde olma, ekonomik endişelerin ifadesidir.. Parasızlık ya da parasal korkular bu bölümle ilgilidir..

Onaylama; Yaşam sürecine güveniyorum.gereksindiğim her şey daima sağlanacaktır. Emin ellerdeyim.

Sinir Bozukluğu; Sinirler İletişimi temsil eder.Ben merkezcilik (sadece kendini düşünme). İletişim kanallarını kapatma

Onaylama; Yüreğimi açıyor ve sadece sevgi dolu iletişim biçimleri yaratıyorum. Güvenlik içindeyim ve iyiyim. Rahatça ve keyifli iletişim kuruyorum.

Akciğerler; Hayatı içine alma kapasitesini temsil eder. Akciğer rahatsızlıkları, zatürre nedeni; depresyon, keder, hayatı içine almaktan korkma, kendinde hayatı dolu dolu yaşama hakkını görmeme.. Hayatı reddediş..

Olumlama; Hayatı kusursuz bir dengeyle içime alıyorum. Hayatın bütünlüğünü içime alma kapasitesine sahibim. Hayatı sevgiyle ve dopdolu yaşıyorum.

Kalp; Sevgi ve güvenlik merkezini temsil eder. Kendimizi sevgi ve sevinçten yoksun bırakma.. Çoktan beri süren duygusal sorunlar. Kendini yalnız ve panikte hissetme. Ben yeterince iyi değilim, yeterli değilim, asla başaramayacağım inancı ile yaşayanlar kalp hastası olurlar.

Onaylama; Kalbim sevgi ritminde vuruyor. Neşe ve sevinci kalp merkezime geri getiriyorum. Herkese sevgi gösteriyorum. Sevinç içinde yaşıyorum. Sevincin, zihnimden, bedenimden ve deneyimlerinden akmasına sevgiyle izin veriyorum. Tüm hayatla birim ve evren beni bütünüyle destekliyor. Her şey yolunda.

Yüksek Tansiyon; Çoktan beri süren, çözülmemiş duygusal sorun.
Onaylama; Geçmişi sevgiyle geride bırakıyorum. Huzur içindeyim.

Düşük Tansiyon; Çocukken yeterince sevgi görmemiş olma. Ne anlamı varki? Nasıl olsa işe yaramayacak yaklaşımı içinde yaşama.

Onaylama; Artık daima sevinçli olan ŞİMDİ de yaşamayı seçiyorum. Hayatım bir sevinç kaynağıdır.

Mide; Besinleri taşır. Tüm yeni düşünce ve deneyimlerimizi sindirir.. Bu hayatta hazmedemediğiniz, kabul etmediğiniz nedir? Yeniliklere kolaylıkla adapte olamıyoruzdur.
Mide bulantısı; Bir fikri ya da deneyimi redetme..
Ekşimesi; Korku, korku.. Sıkıştırıcı korku..
Gastrit; Büyük korku, dehşet.. Yeniden korkma, yeniyi özümseyememe..
Ülser; Yeterince iyi olmadığına inanma. Kendini sevmeyi redetme. Birilerini hoşnut etmeye çalışma.

Olumlama; Hayatı rahatça sindiriyor ve özümsüyorum. Güvendeyim, yaşam sürecinin bana yalnızca iyi şeyler getireceğine inanıyorum. Hayat benimle anlaşma ve uyum içinde. Her gün, her an yeniyi özümsüyorum. Kendimle barış içindeyim. Kendimi seviyor beğeniyor ve onaylıyorum.

Bacaklar; İleriye doğru atılan adımlar.adım atmaktan korkma, bir şeyleri yapmak istemediğimiz zaman bacaklarımızda sorunlar çıkar. Gelecekten korkma.

Olumlama; Hayat benim için var. Geleceğimde her şeyin iyi olduğunu bilerek güven ve neşeyle ilerliyorum.

Dizler; Boyun gibi esneklikle ilgilidir.taviz verme,gurur,ego ve inatçılığı ifade eder.
İleri doğru adım atarken taviz vermekten korkar, katılaşırız. Bu eklem yerlerini sertleştirir. İlerlemek isteriz ama değişmek istemeyiz. Bu yüzden dizin iyileşmesi uzun süre ego devrededir. Huzurlu olmak için esnek olmalı takılıp kalmamalıyız..

Olumlama; Ben esnek ve akıcıyım.. Şefkat ve merhamet, bağışlama ve anlayış içindeyim. Kolaylıkla eğiliyor ve akıyorum.

Kazalar; Kızgınlık ifadesidir. Birikmiş öfke, otoriteye karşı çıkma arzusu. O kadar kızgınız ki birisine vurmak isteriz ama birisi bize vurur(çarpar). Şiddete inanma..

Onaylama; Bu durumu yaratan düşünce kalıbımı terk ediyorum.Barış halindeyim,ben değerliyim.

Kanser; Derin bir biçimde incinme, yaralanma. Uzun zamandır süren kızgınlık. İnsanı yavaş yavaş yiyip bitiren derin bir sır ya da üzüntü. Nefretleri taşıma.

Olumlama; Tüm geçmişi sevgiyle bağışlıyor ve serbest bırakıyorum. Dünyamı sevinçle doldurmayı seçiyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.

Bu hastalıklar sadece birkaç çalışma örneği, yurtdışında hastanelerde tıbbi tedavi ile birlikte bütünsel tedavi altında kullanılan ve hastalara tavsiye edilen çalışmalardır..

Yaşamınızın farkına varın, hayattan keyif alın.. İçinizdeki coşkuyu ve huzuru yakaladığınız an tüm yaşamınıza bunu yayın.. Evren bir sürü ipucu vererek sizi destekliyor. Yoldan çıktığınız alanları size anlatmaya çalışıyor.. Bazen yaşamınızdaki eşyalarla, bazen insanlardan gelen mesajlarla, belki reklam panolarındaki sözler veya radyodaki bir şarkıyla hep dikkatinizi çekiyor..

Yaşamınızdaki sorunları görmek için hasta olmayı beklemeyin.. Kendi yaşamınızın merkezinde, dengede, kendi içinizdeki o muhteşem gücün farkına varıp, sahip çıkarak, yaşamınızdaki hedefleri gerçekleştirin..

Kendinizi çok ama çok sevin.. Kendini çok seven ve onaylayan hiçbir insan hasta olmaz..

Kendini seven ve kendine değer veren insan hep sevgi dolu insanlarla güvende ve mutlu yaşar..
Şimdi yaşamınızdaki sorunları çözmek için hasta olmayı beklemeyin..Kendini Kullanma Kılavuzu

Ve reiki öğrenin enerjinizi yükseltin ve kendinizi sürekli huzurlu mutlu sağlıklı kılın… Herkesi reiki seminerlerime bekliyorum efem…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Beğendiğin Taşı Seç Bakalım Sana Mesajı Ne Olacak?

1200x600[1]

1.Taş Opalit: Sen inanılmaz özgür bir kişiliksin, gezmeye dolaşmaya doyamıyorsun. Günümüzün evliya çelebisi sensin… Bol bol gez,ye iç sonra da deneyimlerinibizlerle paylaş olur mu?

2.Taş.Malahite: Ruhunun ve senin karmakarışık olduğu bir dönem arkada kalmış. Yorulmuşsun ama geçti. Yolun ferahladı, aydınlandı, aldığın derslerle yola devam. Şans yüzüne gülecek…

3.Taş Güneş: Senin ruhun aydınlık, sen aydınlıksın, etrafa neşe veriyorsun. Herkesi bir güneş gibi aydınlatıyorsun. Seviyorsun ve seviliyorsun. Daha ne olsun tadını çıkar…

4.Taş Mahagony: Bir başkasını kıskanmışsın, aşk acısı çekmişsin, bağımlılık yaşamışsın ama silkinip kendine gelmişsin. Bir süre meditasyon, yoga, reiki gibi öğretiler sana yardımcı olacak. Kendini biraz dinlenmeye al…

5.Taş  Howlite: Bazen kendini ifade etmekte zorlanıyorsun, sevilme ihtiyacı duyuyorsun ama önemli olan senin kendini sevmen. Sen önce kendini sev sonra herkes seni sever. Bundan sonra  tüm istediklerin önüne açılacak.

6.Taş Jasper: Arkadaşlarınla buluşmaya, ailenle, çocuklarınla olmaya bayılıyorsun. Onlar için her şeyi yaparsın. Ama biraz da kendine dönmeli, kendine vakit ayırmalısın. Sen çok değerlisin bundan sonra bunu motton haline getir…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

1200x600[1]

Pozitif Enerji Çeken 10 Bitki

bitkipozitif[1]

Aloe vera büyürken iyi şans getirir. Bu bitki negatif enerjiyi emerek bizi koruduğu için sararabilir.

Bitkiler uzun zamandır evde, ofiste ve daha bir çok mekanda dekorasyon için kullanılıyor. Ayrıca taze kokuları ve doğal dokunuşları dolayısıyla da kullanılırlar. Bunların yanı sıra pozitif enerjinin akışını desteklediklerine ve negatif enerjileri önlediklerine inanılır.

Uzmanlara göre belli başlı bitkiler pozitif enerji sağlar ve günlük olarak -diğerlerine göre- iyi hissetmemize yardımcı olurlar. Unutmayınız bunlar canlı bitkiler olmalı, saksılarda tutulmalı ve bunlara özel ilgi göstermeliyiz. Bu anlayışla devam ederek pozitif enerji çeken 10 bitki hakkındaki makalemizi okuyun. 

 

Kaktüs

Kaktüsler çok güzeldir ve ev ile ofislere çok özel bir dekoratif etki yaratırlar. Bu bitki ilgi ister ve kıskançlık, davetsiz misafirler, kötü insanlar ve ikiyüzlüleri uzaklaştırıp ev aletlerinden gelen kötü elektromanyetik enerjileri emerler.

Kıvırcık nane

nane

Bir çok tıbbi özellik taşımasının yanı sıra, kıvırcık nane aynı zamanda kötü şans ve kıskançlığa karşı koruma sağlar. Kıvırcık nane aynı zamanda refahınız için iyidir ve bazı insanlar bunun ekonomik refahı da etkilediğine inanırlar.

Bambu

Bambu ev dekorasyonu için moda haline geldi, aynı zamanda oturma odalarına sofistike bir dokunuş için yerleştiriliyor. Ama aynı zamanda pozitif enerji çektikleri için de popüler oldu. Bambunun büyüme ve suyu bütünleştirdiği, saflık, transparanlık ve yaşam sunduğu söyleniyor. Bu bitkiyi evde bulundurmak rahatlık ile sakinlik getirirken kıskançlığı kovuyor. 

Yasemin

yasemin

Yasemin çiftlerin bitkisi olarak da bilinir, çünkü ilişkiye ruhsal anlamda yarar sağlar. Ayrıca bu bitkiyi yatak odasında veya eşiniz/partnerinizle en çok vakit geçirdiğiniz yerde bulundurun, çünkü ilişkinizi güçlendirecek ve romantikliği arttıracak pozitif enerjiyi arttırıyor.

Biberiye

Biberiye antik çağlardan beri tıbbi ve şifalı özellikleri sayesinde kullanılmaktadır. Ruhani derecede bu bitki ciddi anlamda sevgi ve mutluluk getirmesiyle bilinmektedir. Evde taze biberiye bulundurmanın yanı sıra, giysileriniz arasında veya evin diğer yerlerinde bir kaç dal biberiye bulundurabilirsiniz.

Nane

naneler

Nane bir çok tıbbi özellik taşır ve bundan her zaman yararlanabiliriz. Bu bitkiyi evde bulundurmak sağlığınız için çok iyidir, ama aynı zamanda her yerde pozitif titreşimler oluşturmasıyla bilinir. Nanenin negatif titreşimleri uzaklaştırdığı ve uykusuzluğa iyi geldiği söylenir. Ayrıca bu bitki evde iletişimin artmasına yardımcı olur.

Dağ kekiği

Dağ kekiği antik çağlardan beri havadaki olumsuz titreşimleri kovmak için kullanılır. Bu bitki temizleyicidir ve negatif enerji ile savaşır, kabuslara karşı koruma sağlar ve özgüveni geliştirir. Evinizde dağ kekiği bulundurmanız eviniz ve evde yaşayanlar için koruma sağlar.

Kasımpatı

Kasımpatı güzelliği ve evlere refah getirmesiyle bilinmektedir. Bu bitki mutluluk ve iyi hissetmeyi destekler, bu yüzden sürekli gerginlik veya tartışmanın olduğu yerlerde bulundurmayı öneriyoruz. Kasımpatılar rahatlık dolu bir yaşam getirir.

Okaliptüs

okaliptus

Bu bitki genelde kıskanç ve kötü niyetli insanlarla gelen kötü titreşimlerle savaşma ve onları kovma özelliğine sahiptir. Bu yüzden iş yerlerinde ve ofislerde bulundurulması önerilir, çünkü bu bitki bolluk ve refah sağlar. Ayrıca ideal bir uyku için birebirdir ve baskılı enerji taşıyan yerleri özgürleştirir.

Aloe Vera

Bu bitki kötü şansa ve kıskançlığa karşı işe yarar ve kötü titreşimlere karşı savaşmak için en güçlü bitkilerden biri olduğu söylenir. Aynı zamanda evin neresinde olursa olsun refahlık ve pozitif enerji sağlar. Bir çok insan aloe vera bitkisinin iyi şans getirdiği için hayati önemi olduğuna inanır. Bu bitki negatif enerjiyi emerek bizi koruduğu için sararabilir.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 2 Comments »

Sarımsak, Elma Sirkesi ve Bal ile Bünyenizi Güçlendirin…

Sağlıklı bir beslenme diyetini yaşam tarzında değişiklik yapmak isteyen herkesin uygulaması gerekir, çünkü bu değişiklik hem sağlığınızı hem de yaşam kalitenizi arttırır. Bugünlerde insanlar, başlangıçta bu şekilde algılanmasa da, kötü beslenme ve sağlıksız yaşam koşullarından kaynaklanan çeşitli hastalıklara yakalanmaktadırlar.

Eğer bir an önce dengeli beslenmeye ve sağlıklı alışkanlıklar edinmeye başlamazsanız, sınırsız sayıda rahatsızlık gelip sizi bulabilir. Dolayısı ile, vücudunuzun ne denli önemli olduğunun ayrımına varmalı ve ona, fonksiyonlarını düzgün bir şekilde yerine getirebilmesi ve hastalıklara karşı bir bariyer oluşturabilmesi için, ihtiyaç duyduğu besinleri temin etmelisiniz.

Vücudunuza ekstra direnç kazandırmanın bir yolu; sarımsak, elma sirkesi ve bal tüketmekten geçer. Evet. Doğru okudunuz. Muhtemelen şu anda mutfağınızda bulunan, günlük olarak tüketilmesi gerekli bu üç besin, sağlığınıza gerçek anlamda katkıda bulunabilir ve kanser gibi birçok hastalığı önleyebilir.

Sarımsak

sarımsak-yeyin

Sarımsak, dünya çapında, özellikle çiğ olarak tüketildiğinde, sağlık üzerindeki olumlu etkileri ile bilinmektedir. Sarımsak, tansiyonu dengeleyici, kolesterolü düşürücü ve dolaşımı teşvik edici özelliklere sahiptir.

Ayrıca; hücre hasarını önleyici ve durumu tersine çevirici, ayrıca serbest radikallerle savaşmakta etkili selenyum isimli elementi içermektedir. Araştırmacılar, bu içerikler ve kanserle savaş arasında güçlü bir bağlantı olduğunu bulmuşlardır.

Sarımsak ayrıca antiseptik özelliktedir. Bu sayede de, mantar, virüsler ve bakterilerle savaşır ve sizi enfeksiyonlar ve soğuk algınlığı ile grip gibi problemden korur.

Elma Sirkesi

sirke

Elma sirkesi, oldukça uzun zamandır mutfaklarda kullanılagelmiştir. Ancak, yemeklerde kullanımının yanı sıra, tıbbi özelliklerinin olduğu da bilinmektedir. Alerji, akne, sinüs enfeksiyonları, grip, yüksek kolesterol, kronik yorgunluk, kontakt dermatit, boğaz ağrısı, gut, artrit ve asidik reflü gibi yüksek sayıda hastalığa karşı etkilidir.

Elma sirkesinden faydalanmak için, damıtılmış veya sentetik olanlar yerine, kesinlikle organik olanları tercih etmelisiniz.

Bal

balın-gücü

Dünya üzerindeki en iyi doğal antibiyotik olarak tanımlanan bal, bağışıklık sistemimizi güçlendirici güce sahiptir, özellikle enfeksiyon, grip ve soğuk algınlığı ile savaşta en önemli yardımcımız olan beyaz kan hücrelerini de güçlendiricidir. Bu yiyecek, aynı zamanda, yaraları iyileştirmek, öksürüğü yatıştırmak, ve iyileşme sürecini kısaltmak için de oldukça yardımcıdır.

Bu İçerikleri, Hastalıklara Karşı Bir Tedavi Olarak Kullanmak İçin Nasıl Karıştırabilirsiniz?

Unutmayın ki, bu üç içerik de, sağlığınız açısından çok çeşitli faydalar sağlamaktadırlar ve de hastalıklarla savaşta, her biri de çok güçlüdürler. Bu besinleri tüketmenin en iyi yolu, onları karıştırarak tüketmektir, ki bu sayede etkilerini de arttırmış olursunuz. Sarımsak, elma sirkesi ve balı karıştırdığınız zaman; tansiyonu düşürücü, soğuk algınlığı ve enfeksiyonları iyileştirici, kanser, astım, artrit, kısırlık ve iktidarsızlık gibi kronik problemleri giderici, olağanüstü bir tedavi elde etmiş olursunuz.

Çeşitli araştırmalar göstermektedir ki, bu üç süper besin, kanserli hücrelerle savaşabilmek açısından, inanılmaz güçlü bir tedavi ortaya çıkarmaktadırlar. Bu karışım ile tedavi gören hastalarda, oldukça olumlu gelişmeler gözlemlenmiştir.

Bu tarifi hazırlayabilmek için, özel bir yol izlemenize gerek yoktur. Malzemelerin ucuz ve ulaşılabilir olması avantajlarına ilaveten, tarifi hazırlamak da oldukça kolaydır.

Malzemeler

  • Bir fincan elma sirkesi (250 ml),
  • Bir fincan organik, pastörize edilmemiş bal (400 gr),
  • On diş sarımsak.

Nasıl Hazırlanır?

Cam bir kavanozda tüm malzemeleri karıştırın ve yaklaşık doksan saniye kadar çalkalayın. En ideali, bu karışımı beş gün içerisinde tüketmenizdir; çünkü zaman geçtikçe, faydalı içeriklerini kaybetmeye başlayacaktır. Buzdolabında muhafaza edebilirsiniz ancak her zaman kapağını kapalı tutmanız gerektiğini unutmayın.

Her sabah uyandığınızda iki yemek kaşığı tüketerek tedaviye başlayın. Eğer tadından rahatsızlık duyarsanız, bir bardak su veya taze sıkılmış meyve suyu ile karışımı seyrelterek de tüketebileceğinizi aklınızda bulundurun. Tedaviye başladıktan iki hafta kadar sonra, olumlu sonuçları gözlemlemeye başlayacaksınız.

kaynak: onedio

Gelecekten Mektubunuz Var! 5 Yıl Sonra Pişman Olmamanız İçin Şimdi Yapmanız Gereken 18 Şey

Solutionbank.org sitesinin kurucusu David Cannon, bir internet sitesinde “5 yıl sonrasında iyi bir yerde olmak için şu anda ne yapmalıyız” sorusuna verdiği 18 maddelik yanıtla bize belki de daha mutlu bir yaşamın kapılarını aralıyor. 

İşte başarılı girişimcinin; kendi geçmişine yazdığı mektuptan, 5 yıl önceki halinin yapmasını istediği 18 şey.

1. Çok değil verimli çalışmayı öğrenin ve bir alanda kendinizi sürekli geliştirin. Her bir maddeyi uygulamak istemiyorsanız sadece bu yetenek bile hayatınızda büyük değişiklik yaratabilir.

Çok değil verimli çalışmayı öğrenin ve bir alanda kendinizi sürekli geliştirin. Her bir maddeyi uygulamak istemiyorsanız sadece bu yetenek bile hayatınızda büyük değişiklik yaratabilir.

2. Facebook’u kapatmasını ve sosyal medyadan uzak durmayı öğrenin. Sadece bu değişikliği yaparak bile yaşıtlarınızın önüne geçebilirsiniz.

Facebook’u kapatmasını ve sosyal medyadan uzak durmayı öğrenin. Sadece bu değişikliği yaparak bile yaşıtlarınızın önüne geçebilirsiniz.

3. Bilgisayar oyunları tam bir zaman öğütücüdür! Dozunda oynamayı bilmiyorsanız uzak durun.

Bilgisayar oyunları tam bir zaman öğütücüdür! Dozunda oynamayı bilmiyorsanız uzak durun.

4. Uzun yıllar boyunca sürdürebileceğiniz bir fiziksel hobi edinin.

Uzun yıllar boyunca sürdürebileceğiniz bir fiziksel hobi edinin.

Bu özellikle masa başı bir işiniz varsa onun bedeninize olan zararlarını azaltacaktır.

5. İnsan ilişkilerinde uzmanlaşın, insanların sevgisini kazanın.

İnsan ilişkilerinde uzmanlaşın, insanların sevgisini kazanın.
unutmayın, insanlarla çatışmanın size hiçbir faydası olmayacak. Çatışmayı değil uzlaşmayı öğrenin.
6. Dijital çağa ayak uydurun, en az bir programlama diline hakim olun. Emin olun bir gün işinize yarayacaktır.
Dijital çağa ayak uydurun, en az bir programlama diline hakim olun. Emin olun bir gün işinize yarayacaktır.
7. Tanımadığınız insanlarla telefonda konuşma konusunda deneyim kazanın.
Tanımadığınız insanlarla telefonda konuşma konusunda deneyim kazanın.

Gerekirse bir çağrı merkezine gidip bir haftalığına çalışın, bu yeteneği de hayatınızın sonuna kadar kullanabilirsiniz.

8. Minik girişimcilik denemelerinde bulunun. Kendi işinizi kurmanın nasıl bir his olduğunun farkına varın.

Minik girişimcilik denemelerinde bulunun. Kendi işinizi kurmanın nasıl bir his olduğunun farkına varın.

Tabi bunun için şirketleşmenize gerek yok, bir şeyler alıp satmayı ya da yeteneklerinize uygun minik hizmetler vermeyi deneyin.

9. İstatistik öğrenin!

İstatistik öğrenin!

Bu bilgiyle televizyonda duyduğunuz “istatistiklere göre” ile başlayan tüm cümlelerin doğruluğu ve yanlışlığı hakkında çok daha kolay bilgi sahibi olabilirsiniz.

10. Kendinizle başbaşa kalıp tanrıyla konuşabileceğiniz bir yeriniz olsun.

Kendinizle başbaşa kalıp tanrıyla konuşabileceğiniz bir yeriniz olsun.

Bunun için Allah’a, kutsal güçlere, Buda’ya ya da herhangi bir şeye inanıyor olmanız gerekmez. Hiçbir şeye inanmıyorsanız evrenle konuşun. Düşüncelerinizi kelimelere ya da kağıda dökün. Dinleniyor olma hissiyatı bile başlı başına iyi gelecektir.

11. Harcamalarınızı takip edin. Bir bütçe planı yapıp ona sadık kalın.

Harcamalarınızı takip edin. Bir bütçe planı yapıp ona sadık kalın.

Tasarruf yapmak zorunda kalmadan tasarruf yapmayı öğrenin ve mümkün olduğunda birikim yapın.

12. Bir yabancı dil öğrenin!

Bir yabancı dil öğrenin!

Tabi bu dili kullanmak gibi bir planınız varsa bu daha kolay olacaktır. Sizi yeni bir dile başlamaya motive edecek başka faktörler de olabilir ama hiçbiri o ülkenin insanlarıyla o dili konuşma hedefi kadar motive edici değildir.

13. Çevrenizi genişletin. “Asla Yalnız Yeme” kitabını okuyun.

Çevrenizi genişletin. “Asla Yalnız Yeme” kitabını okuyun.
 İpucu: Kitap başkalarının yararına bir şeyler yapmakla alakalı.
14. Lezzetli ve ucuz yemekler yapma konusunda kendinizi geliştirin.
Lezzetli ve ucuz yemekler yapma konusunda kendinizi geliştirin.

Bu hem tasarruf için, hem arkadaşlarınızla daha yakın olabilmek için, hem de sağlığınız için yapabileceğiniz en iyi şey.

15. Size ilham verip canlı hissettirecek bir müzik zevki geliştirin.

Size ilham verip canlı hissettirecek bir müzik zevki geliştirin.

Her sabah sevdiğiniz şarkıları dinleyin. Aslında sevdiğiniz müzik türü arkadaşlarınızın hoşuna gitmeyecekse onlarla paylaşmak zorunda değilsiniz.

16. Her hafta bir kitap okuyun. Aşırı zengin olduğunuzdaysa her gün bir kitap bile bitirebilirsiniz. Okuduğunuz kitap konusunda seçici olmayın. Hepsinin size katacağı bir şeyler olacaktır.

Her hafta bir kitap okuyun. Aşırı zengin olduğunuzdaysa her gün bir kitap bile bitirebilirsiniz. Okuduğunuz kitap konusunda seçici olmayın. Hepsinin size katacağı bir şeyler olacaktır.

17. Biri size “kolay yoldan para kazanma” tüyoları vermeye başlıyorsa saniyesinde oradan kaçın.

Biri size “kolay yoldan para kazanma” tüyoları vermeye başlıyorsa saniyesinde oradan kaçın.
Güvenin bize, öyle bir şey yok ve büyük ihtimalle bahsedilen şey dolandırıcılıktan ibaret.
18. Paranızı biriktirin, kafa dengi birkaç arkadaş bulun ve bir tura çıkın.
Paranızı biriktirin, kafa dengi birkaç arkadaş bulun ve bir tura çıkın.

Avrupa olur, Afrika olur hatta İç Anadolu Turu bile olabilir. Hostellerde yaşayın, başka hayatları deneyimleyin. Bu deneyim hayatınızı değiştirecek ve hayatınız boyunca bahsedebileceğiniz anılar edineceksiniz.

kaynak: onedio

SEVGİYİ DAVET EDİN

285[1]

Bir kadın evinden çıktı, evinin önünde beyaz, uzun sakalları olan üç yaşlı adam gördü. Onlara “Sizi tanımıyorum ama aç olmalısınız. Lütfen buyurun ve bir şeyler yiyin.” dedi.
“Kocanız evde mi?” diye sordular.
“Hayır.” dedi kadın “Dışarıda.”
“O zaman girmeyiz” dediler.
Akşam kocası eve geldiğinde kadın olanları ona anlattı. Kocası “Onlara eve geldiğimi söyle ve onları eve davet et” dedi. Kadın dışarı çıktı ve yaşlı adamları davet etti.
“Biz bir eve hep beraber girmeyiz” dediler.
Kadın, “Neden?” dedi. Yaşlı adamlardan biri cevap verdi.

“Onun adı ZENGİNLİKTİR” dedi arkadaşlarından birini göstererek.
Sonra bir diğerini gösterdi. Onun adın da “BAŞARIDIR” ve ben de “SEVGİYİM” dedi ve ekledi:
“Şimdi eşinle konuş ve hangimizi evine davet edeceğinize karar verin.” dedi.

Kadın eve girdi ve olanları kocasına anlattı. Kocası çok sevindi.
“Ne kadar güzel” dedi. “Zenginliği davet edelim, gelsin ve evimizi zenginlikle doldursun.”
Kadın; “Neden başarıyı davet etmiyoruz?” dedi.
O sırada onları dinleyen kızları; “Sevgiyi davet etsek daha iyi olmaz mı?” diye sordu. “O zaman evimiz sevgiyle dolar.”

Adam; “Bence kızımın tavsiyesine uyalım” dedi. “Dışarı çık ve sevgiyi davet et, sevgi bizim misafirimiz olsun.”

Kadın dışarı çıktı ve sevgiyi seçtiklerini söyledi ve sevgiyi evlerine davet etti. Sevgi kalktı eve doğru yürümeye başladı ve diğer iki arkadaşı da kalktı ve onu takip ettiler.

Kadın şaşkınlıkla; “Ben sadece sevgiyi davet ettim. Siz neden geliyorsunuz?” diye sordu.

Yaşlı adam cevap verdi:
“Eğer siz zenginlik ve başarıyı davet etmiş olsaydınız, diğer ikimiz kalacaktık ama siz beni (SEVGİYİ) davet ettiğiniz için, ben nereye gidersem BAŞARI ve ZENGİNLİK de benimle gelir. HER NEREDE SEVGİ VARSA, ORADA BAŞARI VE ZENGİNLİK DE VARDIR.”

Bu hikayeyi sevdiğiniz herkesle paylaşarak siz de sevgiyi davet edin.

Anonim

Derleyen :  Özlem Çetinkaya  Enerji Terapisti / Yazar

Hayalhanesi.com

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Tiroidi Düzenlemeye Yardımcı Yiyecekler

tiroid-grafiği-1[1]

Tiroid fonksiyonlarınızı ve ortalama hayat kalitenizi iyileştirmek için uygulayacağınız bir diyet anahtar role sahiptir.

Tiroidi ve onunla ilişkilendirilebilecek, özellikle kadınların yaşadığı sağlık problemlerini yüksek ihtimalle şimdiye kadar duymuşsunuzdur. Ne tür bir konudan bahsettiğimizi tam olarak bilmiyorsanız şunu söyleyebiliriz ki, tiroid birçok vücut fonksiyonumuzu düzenleyen, boyunda bulunan bir tür bezedir.

Bu beze vücudun metabolizmasını düzenleyen ve diğer organların fonksiyonlarını etkileyen tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3) hormonlarının üretiminde yer alır.

Tiroidiniz normal şekilde fonksiyonlarını yerine getirdiğinde, hiçbir özel diyet kısıtlaması olmadan ne isterseniz yiyebilirsiniz. Ancak, tiroidinizde, hipertiroid (bu bezenin gerektiğinden daha fazla hormon üretmesi) ya da hipotiroid (gerektiğinden az hormon üretmesi) gibi bir çeşit anormallik varsa özel bir diyet uygulamanız gerekecektir. Çünkü yiyecekler tiroid fonksiyonlarının iyileştirilmesinde ve ortalama hayat kalitenizin yükseltilmesinde büyük rol oynar. Aşağıda sayacağımız yiyecekler tiroidi doğal yollardan düzenlemede size yardımcı olabilir.

Hipertiroidi Kontrol Etmeye Yardımcı Yiyecekler

Tiroidler-2

Tiroidin aşırı çalıştığı ve normal çalıştığında üretmesi gerekenden daha fazla hormon ürettiği durum söz konusu olduğunda kişinin hipertiroid sorunu yaşadığını söyleyebiliriz.

Hormonların aşırı üretimi vücut metabolizmasının gereğinden hızlı çalışmasına ve bu da kilo kaybına ve kas yapısında erimeye neden olur. Bu durumu yaşayan insanlar enerji yönünden zengin yiyecekler tüketmeli, fakat dengeli beslenmeyi de unutmamalılar.

Süt ürünleri: Süt, yoğurt ve peynir

  • Mümkün olduğunca düzenli olarak çokça süt ve yoğurt tüketmelisiniz ya da süt ürünlerinden yapılmış smoothieler hazırlamalısınız.
  • Yoğurt, süt veya süt tozu temelli içecekler hazırlayabilir ve bunları smoothielere, tatlılara, granolalara ve tahıllara ekleyebilirsiniz.
  • Smoothielerinize enerji eklemek ve kalorilerinden yararlanmak için süt ve yoğurt eklemeyi unutmayın.
  • Çorba, salata, makarna ve sandviçlerinize peynir ekleyebilirsiniz.

Proteinli yiyecekler: Yumurta, et, balık

  • İyi kaynatılmış bir yumurtayı salata, makarna, çorba ve sebzeli yemeklerinize ekleyebilirsiniz. Aynı şey küçük porsiyonlar şeklinde et ve balıkla da yapılabilir.
  • Çiğ bir yumurtayı çırpıp püre, çorba, sos ve hatta smoothielerinize ekleyebilirsiniz. Ne kadar iyi hissettireceğine inanamayacaksınız.
  • Çeşitli et, balık ve sebze kombinasyonlarını deneyin ya da bunlarla omlet, sandviç gibi şeyler hazırlayın.

Yağlar

  • Kaymak, tereyağı, mayonez, zeytinyağı ve diğer yağları deneyin.

Kabuklu kuruyemişler

  • Çeşitli kabuklu kuruyemişleri salatalara, çorbalara, smoothielere ekleyebilir ya da onları çiğ şekilde yiyebilirsiniz.

Şeker, bal, ekmek, kraker

  • Şekeri ya da tercihen balı smoothie, meyve suyu, süt veya tatlılara az miktarda ekleyebilirsiniz.
  • Ekmek ya da krakerler (tam tahıllı olanlar) kahvaltı sırasında veya atıştırmalık olarak yenilebilir.
  • Eğer hoşunuza gidiyorsa çorbaların yanında tost hazırlayabilirsiniz.

Hipotiroidi Kontrol Etmeye Yardımcı Yiyecekler

hipotiroid-3

Hipotiroid, T3 ve T4 hormonları üretiminin yavaşlamasıyla ortaya çıkan bir diğer tiroid bezi anormalliğidir. Bu duruma yorgunluk, bitkinlik, saç dökülmesi, uykulu olma hali, kilo alma ve hatta obezite semptomları eşlik eder.

Böyle bir durumda endokrinoloji uzmanına başvurmanız gerekir. Çünkü sadece onlar tiroid hormonunun takibini yapıp ilaç yazarak uygun bir diyet önerebilir. Eğer hipotiroid sorununuz varsa, süt ürünü, sebze, meyve, protein, tahıl ve yağlardan oluşan ve bütün temel besin maddelerini içeren sıkı ve dengeli bir diyete ihtiyacınız vardır.

Lif yönünden zengin, yağsız yiyecekler

  • Tavuk, dana, hindi ve tavşan gibi yağsız etler yemeye çalışın. Alabalık ve lüfer gibi yumurta da oldukça uygundur. Bu ürünler haftada 3 – 4 defa küçük porsiyonlar şeklinde yenmelidir.
  • Eğer diyetinize süt ürünleri de eklemek istiyorsanız yoğurdun kaymaksız, peynirin yağsız olmasına dikkat edin.
  • Şeker yerine şeker otu veya bal kullanın.
  • Özellikle çiğ yenebilecek sebze ve meyvelerin tüketimini arttırın.
  • Tahıl ve ekmek, patates, pirinç, makarna gibi nişasta içeren gıdaları az tüketin.
  • Yemekleri zeytinyağı ile pişirin fakat aşırı kullanmaktan kaçının.
  • Çeşitli çaylar ve doğal meyve suları içerek vücuda daha fazla su girmesine yardımcı olun.
  • Daha doymuş bir şekilde sofradan kalkmak için yemeklerinize limon suyu ve baharat ekleyin.

Bazı Son İpuçları

  • Hipotiroid başa çıkması daha zor bir durum olduğundan bu durumdaki insanlar yemeklerini pişirirken daha hassas olmalıdırlar. Fırın, buhar, kaynatma ve mikrodolga en uygun yöntemlerdir. Mümkünse kızartılmış ve hazır yiyeceklerden uzak durun.
  • Ayrıca fiziksel aktivitelerinizi de arttırmanız gerekecektir. Yürüyüş, koşu, merdiven çıkma, bisiklet, kas geliştirme gibi çeşitli aktiviteler yapılabilir.
  • Öğünlerinizi gün içerisinde 4 – 5 parçaya bölmeye çalışın ve bunlar arasında atıştırma yapmayın.
  • Metabolizmanızın çalışmasını en uygun seviyede tutmak için asla hiçbir öğünü atlamamalısınız.
  • KAYNAK: SAĞLIĞA BİR ADIM
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücudunuzu 3 Günde Doğal Olarak Arındırın

Tıpkı duş almamız, kıyafetlerimizi yıkamamız ve her gün dişlerimizi fırçalamamız gibi, vücudumuz da belirli aralıklarla arınmaya ihtiyaç duymaktadır. Bunu yapmanın basit bir yolu, sabah uyandığınızda ve geceleri yatağa girmeden hemen önce, birer bardak soğuk su içmektir.

Yediğimiz besinlere göre, gün boyunca vücudumuza sayısız miktarda toksin alırız. Bu duruma bir de stres, çevre kirliliği ve çevremizdeki diğer çeşitli problemleri de eklediğimiz zaman; vücudumuzun belirli zamanlarda arındırılma ihtiyacı duyacak şekilde negatif maddelerle dolduğundan emin olabiliriz. Takip eden makalede, doğal yollarla vücudunuzu üç gün içerisinde nasıl arındırabileceğinizi anlatacağız.

mide2

Vücudumuzu Neden Arındırmalıyız?

Tıpkı duş almamız, kıyafetlerimizi yıkamamız ve her gün dişlerimizi fırçalamamız gibi, vücudumuz da belirli aralıklarla arınmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu bağlamda; her gün tükettiğimiz işlenmiş un ve şekerlerden, kızarmış gıdalardan ve et ile süt ürünleri gibi hayvansal gıdalardan aldığımız zararlı toksin ve kimyasallardan kurtulmak amaçlı, detoks uygulamalıyız.

Ayrıca, vücudumuzu arındırmak oldukça gerekli bir işlemdir, çünkü birçoğumuz hareketsiz yaşam tarzına sahip ve günlük bazda çevre kirliliğine maruz kalan, stres, değişmiş duygular ve kaygılarla boğuşan insanlarız.

Bu durum, yıllarca bu şekilde devam ettikçe, zamanla organlarımızı ve genel anlamda vücudumuzu zayıflatır. Bu sebeple de, bazı hastalıkları yaşamaya daha meyilli hale geliriz. Örneğin yorgun hissetmek, mide ağrıları, ayda bir yaşanan soğuk algınlığı veya aynaya baktığımızda solgun ve bitkin bir yansıma görmek gibi… Eğer, bu sinyallerin, organizmanızın gönderdiği sinyaller olduğunu anlayabiliyorsanız, vücudunuza biraz daha fazla özen göstermenizin zamanı gelmiş demektir.

Böyle bir durumda, yapabileceğiniz en iyi şey çiğ bir vejetaryen diyet uygulamak olsa da, herkes böylesi büyük bir değişikliği başaramayabilir. Çok sevdiğiniz yiyeceklerden kendinizi yoksun bırakmak zorunda değilsiniz, ancak daha sağlıklı yemekler yemeye özen göstermeli ve fast food yiyecekleri, sadece nadiren, deyimi yerindeyse kaçamak olarak tüketmelisiniz. Böylelikle vücudunuz içerisinde oluşmuş toksinlerden doğal şekilde kurtulmaya başlayacaktır. Siz de bu sayede, daha sağlıklı olmuş olacaksınız.

Vücudunuzu Nasıl Temizler veya Arındırırsınız?

Organik Besinler Tüketin

Muhtemelen yakınlarınızda, organik meyve, sebze ve diğer besinleri satan bir pazar var. Bu besinler, diğerlerinden bir miktar daha pahalı olsalar da, kalite olarak da onlardan daha iyiler çünkü organik besinlerde diğerlerinde kullanılan gübre, böcek zehri ve büyüme hormonu kullanılmaz. Eğer arka bahçenizde, küçük de olsa bir alan varsa, kendi doğal besinlerinizi yetiştirebileceğiniz küçük bir bahçe oluşturabilirsiniz.

demir-açısından-zengin-besinler

Bol Su İçin

Su, organlarınızı nemlendirir ve ayrıca idrar ile birçok atığın vücuttan atılması da gerçekleşmiş olur. Günde en az iki litre (sekiz bardak) su içmeniz önerilmektedir. Eğer hava sıcaksa, spor yapmaktaysanız veya oldukça telaşlı bir gün geçirmekte iseniz, içtiğiniz su miktarını arttırın. Sabah yataktan kalktığınızda ve gece yatağa girmeden önce birer bardak soğuk su içmenizi tavsiye ediyoruz. Ayrıca, yüksek oranda su içeren elma, karpuz, domates ve salatalık gibi meyve ve sebzeleri; veya şekersiz, doğal meyve suyu ve çayları, özellikle de yeşil çay tüketerek de su ihtiyacınızın bir kısmını karşılayabilirsiniz.

Daha Fazla Lif Tüketin

Lifin temel faydası, su ile benzer özelliktedir: Toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Bunun da dışkı aracılığı ile gerçekleşmesini sağlar. Lif sindirim fonksiyonlarını arttırıcıdır, kabızlığı önler, vücutta ve sindirim yolunda biriken koruyucu ile atıkların atılmasını sağlar. Yulaf ezmesi, esmer pirinç, tam buğday makarna, tohumlar, kuruyemişler ve meyveler, size bol miktarda lif sağlayacaklardır.

Kahve veya Alkol Tüketmeyin

Bu iki içecek oldukça popüler olmalarına rağmen, organizmanız için hiç de sağlıklı değillerdir. Bu içecekler karaciğer ve böbreklerinizi daha fazla çalışmaya zorlayarak onlara zarar verir ve obezite ve diyabet gibi hastalıklara sebep olurlar. Akşam yemeği ile birlikte tüketilen bir kadeh şarap size sorun çıkartmayacak olsa da, alkol tüketiminizi bununla sınırlandırmanızı tavsiye ederiz. Kahve ile ilgili ise, endüstriyel kahvelerdense, doğal olanları tercih etmenizi öneririz.

Arındırıcı Besinler Tüketin

Organizmanızı arındırabilecek besinlerden en çok tavsiye edilenleri; limon (limon suyunu su ile karıştırın), pancar (bol miktarda lif içerir), sarımsak (hastalıklara sebep olan patojenlerden arındırır), karahindiba (çay olarak tüketmeyi deneyin veya birkaç çiğ yaprağını salatanıza eklemeyi deneyin).

arındırıcı-karahindiba

Vücudunuzu Arındırmak İçin Üç Günlük Diyet

İlk Gün

  • Kahvaltı için; 250 gram doğranmış meyve, bir fincan kaymaksız yoğurt, iki yemek kaşığı buğday kepeği veya yulaf ezmesi, beş yemek kaşığı buğday gevreği ve bir fincan şekersiz yeşil çay.
  • Öğleden önce; 200 gram taze meyve  veya 30 gram kuruyemiş ile birlikte iki bardak su.
  • Öğle yemeği için; çiğ veya pişmiş sebze salatası, 200 gram balık, tavuk veya hindi (kızarmamış olmalı), bir fincan esmer pirinç ve iki bardak su.
  • Öğleden sonra; 200 gram taze meyve ve iki bardak su.
  • Akşam yemeği için; bir kase sebze çorbası, bir fincan yoğurt ve iki yemek kaşığı buğday kepeği.

İkinci Gün

Japon-diyeti

  • Kahvaltı için; bir bardak ananas suyu ve bir yemek kaşığı keten tohumu, bir dilim tam buğday ekmeği ve az yağlı peynir, bir fincan papatya çayı.
  • Öğle öncesi; yarım yer elması ve bir fincan yeşil çay.
  • Öğle yemeği için; bir fincan esmer pirinç, ızgara balık fileto ve yanında marul, domates, kereviz ve turp ile hazırlanmış bir salata.
  • Öğleden sonra; bir miktar meyve tüketin
  • Akşam yemeği için bir kase kremalı sebze çorbası ve bir fincan jelatin.

Üçüncü Gün

Balık2

  • Kahvaltı için; bir fincan ananas suyu, bir kase kaymaksız yoğurt ve bir dilim tam buğday ekmeği ile biraz hindi.
  • Öğleden önce; bir avuç kuruyemiş.
  • Öğle yemeği için; tam buğday makarna, brokoli, havuç ve bezelye ile hazırlanacak bir makarna salatası, yanında 200 gram tavuk veya hindi (kızarmamış olmalı).
  • Öğleden sonra; bir adet meyve.
  • Akşam yemeği için; limon suyu ile birlikte bir parça balık hazırlayın
  • kaynak: sağlığa bir adım

Gül veren elde gül kokusu kalır.

10689825_728774407197383_6600423103476025153_n[1]

Uzun yıllar önce Çinde Li-Li adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar.
Lakin kısa bir süre sonra kayınvalidesi ile bir…likte geçinmenin çok zor olduğunu anlar. İkisinin de kişiliği tamamen farklıdır. Bu da onların sık sık kavga edip tartışmalarına yol açar.
Bu, Çin geleneklerine göre hoş bir davranış değildir ve çevrenin oldukça tepkisini alır. Bir kaç ay sonra bitmek tükenmez gelin kaynana kavgalarından ev, eşi ve annesi arasında kalan erkek için cehennem haline gelmiştir.
Artık birşeyler yapmak zorunda olduğunu anlayan genç kız doğruca babasının arkadaşı olan baharatçıya koşar ve derdini anlatır.
Yaşlı adam ona bitkilerden hazırladığı bir ekstre verir. Bunu 3 ay boyunca hergün kaynananın yemeklerine azar azar kat der. Fakat az koy ki belli olmasın. 3 ay sonra ölsün.
Yaşlı adam genç kıza kimsenin şüphelenmemesi için bu süre zarfında kaynanasına çok iyi davranmasını da öğütler. Çok iyi yemekler yap ona der. Genç kız artık çok iyi davranmaya başlar kaynanasına. Bir süre sonra kız böyle davranınca kayınvalidesi de değişir ve ona kızı gibi davranmaya başlar. Evde artık barış rüzgarları esmeye başlamıştır. Bu kez genç kız kendini ağır bir yük altında hissetmeye başlar ve yaptıklarından pişman, baharatçıya yeniden gelir.
– Lütfen, der. Artık ölmesini istemiyorum. Şu ana kadar verdiklerimi onun kanından temizleyecek bir şey ver bana.
Yaşlı adam karşısında oturan Li-Li ye bakar ve gülümser.
– Sevgili kızım, der. Sana verdiklerim sadece vitaminlerdi. Olsa olsa kayınvalideni daha da güçlendirdin hepsi bu. Gerçek zehirse senin beynindeydi. Sen ona iyi davrandıkça o da dağıldı ve gitti beyninden. Dargınlık sevgiye dönüştü. Böylece gerçek bir ana-kız oldunuz.

 Gül veren elde gül kokusu kalır. Sevilen insan sevgisini insanlara veren insandır.

Ünlü Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson’dan Yaşamı Anlamlı Hale Getirecek 11 Soru/Cevap

Vücudumuzu meydana getiren moleküllerin, bu molekülleri oluşturan atomların izlerinin sürülebildiğinin farkına varın. Bir zamanlar patlayarak, zengin kimyasal içeriklerini galaksiye saçan ve böylece bakir gaz bulutlarını, yaşamın yapı taşı olan kimyasallarla zenginleştirmiş olan yüksek kütleli yıldızların merkezi çekirdeklerine kadar izleri sürülmektedir. Dolayısıyla hepimiz bağlantılıyız; biyolojik olarak birbirimizle, kimyasal olarak dünyayla ve atomsal olarak da evrenin geri kalanıyla. Bu harika bir şey. Bu beni gülümsetiyor ve aslında sonunda kendimi oldukça büyük hissetmeme sebep oluyor. Evrenden daha iyi olduğumuz için değil, onun bir parçası olduğumuz için. Biz evrenin içerisindeyiz ve o da bizim içimizde.

Ne de güzel demiş Neil deGrasse Tyson.

Ünlü sosyal paylaşım sitesi Reddit’de katıldığı bir söyleşide kendisine sorular soruldu ve o da birebir cevapladı.

İşte bunlardan en ilgi çeken 11 tanesi…

#1

#1

 

Epohs: Zaman, ışık hızı ile göreceli bir şekilde yavaşlıyorsa; bu kabul, zamanın fotonlar için hiç geçmediği anlamına mı geliyor?
Neil Tyson: Evet. Aynen öyle. Fotonlar için ‘işleyen zaman’ diye bir kavram yok. Yani, onların açısından fotonlar ortaya çıktıkları ana hapsolmuş durumdalar, tüm evreni baştan sona kat etmiş olsalar dahi.#2

#2

Guitard00d123: Konu fizik olduğunda her seferinde seni şaşırtmayı başaran bir şey var mı?

Neil Tyson: İlk olarak, elektronun bilinen bir büyüklüğünün olmadığı gerçeği beni her seferinde şaşırtmayı başarıyor. Elektron, şu ana kadar herhangi bir şey kullanarak icat ettiğimiz en küçük ölçüm birimlerinden bile daha küçük.

İkinci olarak, quark’ların sadece çiftler haline geliyor olması; eğer bir çifti ayırmaya çalışırsan, bunu gerçekleştirmek için sisteme sağlaman gereken enerji, tam olarak spontane bir şekilde iki tane daha quark ortaya çıkarmak ve bu yeni quarkların, birbirinden ayırdığın quarklar ile çift oluşturması için gereken enerjiye eşit.

Son olarak ise dönen bir kara delik içindeki uzay-zaman yapısı, tamamen farklı bir evrenin varlığını olanaksız kılmıyor.

#3

#3

 

h3h: Uzay ile ilgili bilim ve araştırma yapma konusunda çocukları nasıl teşvik edebiliriz? Herhangi bir öneriniz var mı?
Neil Tyson: Konu bilimse eğer çocuklar problem değil. Onlar zaten bilim insanı olarak doğuyor. Problem her zaman büyükler. Çocukların içindeki merakı öldürüyorlar. Sayıca çocuklardan üstünler. Oy verme hakkına sahipler. Kaynaklar onların ellerinde. Bu yüzden benim asıl hedef kitlem yaşça büyük olanlar.

#4

#4

 

Climberslacker: Sence bilimsel anlamdaki en büyük keşfin hangisi? Tüm yaşamın boyunca?
Neil Tyson: Yıllar önce bilim insanlarının evrene dair verileri nasıl elde ettiklerinin dikkatli bir incelemesinin ardından evrende şu ana kadar kayda geçirilmiş galaksilerin on katı galaksi olduğuna dair bir tahmin ortaya atmıştım. Gerçek sayı on değil beş kat daha fazla galaksi olduğu ortaya çıktı. ortaya attığım rakam yanlış olsa da, bu tahmin bu konuda daha fazla araştırma yapılmasına vesile olmaya yetmişti.

#5

#5

Redwater: İnsanlara söylendiğinde onları düşünmeye iten bilimsel gerçeklerden hangisi favorin?

Neil Tyson: Vücutlarımızı meydana getiren atomların, kimyasal zenginliklerini evrenin her yanına saçan süper novalara kadar takip edildiği ve bu süper novaların (içlerinden en az birisinde hayat olan), gezegenlere sahip yıldız sistemlerini ortaya çıkarıyor olmaları.6

#6

Lordatlas: Sence insan aklı, en sonunda evrenin sonsuzluğunu tam anlamı ile kavrayabilecek mi?

Neil Tyson: Bu endişe uykularımı kaçırıyor fakat, bir tür olarak, evreni tam olarak anlayacak kadar akıllı değiliz. Diğer bir deyişle, nörobiyolojik limitlerimize dair olmamız gerektiği kadar samimi ya da bilgi sahibi değiliz.7

#7

 

Pneumo: 3 tane favori bilim kurgu filmini sayabilir misin?
Neil Tyson: Üçü birbirine denk: The Matrix ilki elbette. İkinci olarak Contact. Ve bir klasik: 2001 A Space Odyssey.

#8

#8

 

Antaresiv: Yirminci yüzyılın az bilinen fakat insanların tanıması gereken bilim insanlarını sorsam?
Neil Tyson: M. Burbidge, G. Burbidge, W. Fowler ve F. Hoyle. Bu kişiler hakkında mutlaka bir şeyler bilin. Google‘i aktif kullanın.9

#9

#9

 

Aggleastronaut: Bilim Senfonisi videoları ile ilgili düşüncen nedir?
Neil Tyson: Yalnızca yaratıcı insanlar kozmik buluşları sahiplendiğinde toplum bilimi olduğu kültürel aktivite olarak kabul edecek. Bu yüzden sanatçıların bu tür girişimlerini alkışlıyorum.

#10

#10

 

Masterofwomen: Müfredata bir ders ekleyecek olsan bu ne olurdu?
Neil Tyson: Her üniversitenin vermesi gereken bir ders: “Birisinin tamamen saçmaladığını nasıl anlarsınız”.

#11

#11

 

İzibo: Genç nesle bir tek şey aşılayabilecek olsa idin, bu ne olurdu? ,
Neil Tyson: Yetişkinlerin göklere çıkarıldığı kadar matah olmadığı ve birçoğunun birçok durumda yanılıyor olduğu olurdu. Çocukları ebeveynler ile yapılan ‘Soru&Cevap’ seansları yerine sık sık kendi keşif yolculuklarına çıkmaya teşvik etmek onlar için son derece ilham verici olabilir.

kaynak: onedio

Büyüklerin De Okuyup Ders Çıkarması Gereken 12 Harika Çocuk Kitabı

Bazı çocuk kitaplarına sadece çocuk kitabı demeye dilimiz varmıyor. Kitabevlerinde çocuk kitapları raflarında dursalar da aslında yetişkinlerin de başucundan ayırmaması, dönüp dönüp tekrar okuması gereken kitaplar bunlar.

Çünkü çocuk kitabı okumak, çocukluğun o saf dünyasına geri dönüş biletidir. İçine bakmanı sağlar, eksiklerini fark etmene, yeniden yeniden dersler çıkarmana yardımcı olur. Kısa bir tatil kaçamağıdır, kafanı boşaltır, ruhunu temizler ve dünyaya farklı gözlerle bakmanı sağlar.

Biz de buradan yola çıkarak büyüklerin de dersler çıkarabileceği ve tekrar okuması gerektiği “çocuk kitaplarının” en önemlilerini derledik.

Haydi zaman makinemize atlayıp çocukluğumuza geri dönüyoruz.

1. Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupéry

kucuk-prens
Barındırdığı felsefelerle her yıl, her yaş tekrar okunması gereken, her okunduğunda kişiye yeni bir yol açan, yaşınız kaç olursa olsun yeni dersler çıkarabilmenizi sağlayan bir kitap Küçük Prens.

2. Küçük Kara Balık – Samed Behrengi

kucuk-kara-balik
Gölden çıkıp büyük denizlere ulaşmak isteyen küçük bir kara balığın gözünden kendimizi ve dünyayı sorgulamamızı sağlar Samed Behrengi bu kitabıyla. Hayatı yalnızca yemek, uyumak, küçücük dünya sandığı gölde yaşamak olarak görmeyen küçük kara balık insanlığa hala büyük dersler vermeye devam ediyor.

3. Vahşi Şeyler Ülkesinde – Maurice Sendak

vahsi-seyler-ulkesinde
Vahşi Şeylet Ülkesinde aslında anti-otoriter çocuk edebiyatının ilk örneklerinden biri. Hatta kitap zamanında yasaklanmış bile. Sonrasında ise değeri anlaşılmış ve bugün sadece çocukların değil dünya edebiyatının en önemli kitaplarından biri olmuş durumda. Max’ın maceralarında sadece çocuklar değil yetişkinler de kendilerinden bir şeyler bulacak.

4. Momo – Michael Ende

momo
Momo bizi zaman kavramı üzerinde düşündürürken bir yandan da bir çocuk saflığıyla kaybettiğimiz değerleri hatırlatmasıyla aslında her yaşın kitabı. Daha hızlı çalışmak ve daha çok para kazanmak amacıyla zamanın kıymetini bilmeyen insanlar size de tanıdık gelmiyor mu?

5. Cadılar – Roald Dahl

cadilar
Cadılar bir çocuğun cadılarla olan karşılaşmasını ve onların kötü planlarını suya düşürmesini anlatıyor. Ama kitabın alt metnini okuduğumuzda aslında Roald Dahl’ın cadıların varlığı üzerinden son derece zekice bir kapitalist dünya eleştirisi yaptığını fark ediyoruz. Böylelikle Dahl böylelikle yetişkinlere de büyük dersler vermiş oluyor.

6. Gökyüzünden Gelen Pasta – Gianni Rodari

gokyuzunden-gelen-pasta
Gökyüzünden koskocaman bir pasta inse ne olur? Kitapta çocuklar pastayı yemek isterken büyükler pastanın Marslılar tarafından gönderildiğini düşünerek onu yok etme planları yapıyorlar. Kitabın içindeki atom bombasına yapılan göndermeler de boşuna değil yani.

7. Alev Saçlı Çocuk – Christine Nöstlinger

kirmizi-sacli-kiz
Kırmızı saçları yüzünden alay konusu olan küçük kahramanımız saçlarının süper güçlerini keşfeder ve olaylar gelişir. Tabii bu hikayeyi anti-otoriter yazarlardan biri olarak kabul edilen ve sıradan kabul ettiğimiz durumlara keskin bir yaklaşım getirmesiyle bilinen Nöstlinger’den okuyunca aslında çocuk hikayeleri üzerinden biz büyüklere dersler verdiğini de hemen anlayabiliyoruz.

8. Şeker Portakalı -José Mauro De Vasconcelos

seker-portakali
Çoğumuzun ortaokul sıralarında okuduğu Şeker Portakalı’na çocuk kitabı demeye dilimiz varmıyor. Kafası bizden çok farklı çalışan büyüklerimiz de öyle düşünmüş olacak ki kitap Türkiye’de “Türk örf ve geleneklerine aykırı” olduğu ve “müstehcen kelimeler” bulundurduğu gerekçesiyle yasaklanma noktasına geldi bile. Günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü olan Şeker Portakalı’nda Zeze’den öğrenecek çok şeyimiz olduğu gerçeğini değiştiremediler ama.

9. Cömert Ağaç – Shel Silverstein

comert-agac
Çevremizdeki ağaçlar ve yeşil alanlar birer birer kesilip gudubet AVM’ler yapılmaya çalışıldığı şu dönemde yetişkin kafamızı açacak bir kitap Cömert Ağaç. Bir çocuk ile ağacın bir ömür süren dostluğunu anlatan kitap bir yandan da çok hüzünlü ve hepimizin çıkarması bir sürü ders barındırıyor.

10. Koyunların Masalı – Gülsüm Cengiz

koyunlarin-masali
Hikayemiz kara koyunlarla ak koyunların sadece renkleri sebebiyle birbirlerinden ayrılmasını anlatıyor. Ama aslında yazar buradan yola çıkarak hem çocuklara hem de yetişkinlere ayrımcılığın ve ırkçılığın ortaya nasıl çıktığını, ne gibi sonuçlar doğurduğunu ve ne kadar yanlış olduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış oluyor.

11. Renkler Küsünce – Neşe Türkeş

renkler-kusunce
Bu aslında bir insan hakları masalı. Kitabın içinden alıntılayalım: “Dünya yaşanacak bir yer olmaktan çıkmıştı. İnsanlar savaşıyor, hastalanıyor, haksızlıklar artıyordu. Dünya’nın bu halini gören renkler küstüler ona. İnsanlara bir ders vermek için tek tek yok olmaya başladılar. Önce maviler kayboldu, sonra sarılar, kırmızılar… Altı kıtadan altı bilge, altı renk kutusunu aramaya koyuldu. Dünya’nın renklerine yeniden kavuşması için kutuları bulup renk perilerinin şifrelerini çözmeleri gerekiyordu. Bilgelerin önünde zorlu bir yolculuk vardı. Kutuları bulup şifreleri çözemezlerse Dünya sonsuza dek siyah beyaz kalacaktı. İnsanlar renklerine kavuşabilecekler mi? Dünya tekrar yaşanacak güzel bir yer olacak mı?”

12. Vapurları Seven Çocuk – Behiç Ak

vapurlari-seven-cocuk
Aslında Behiç Ak’ın hikaye kitaplarının neredeyse tümünü bu listeye dahil edebiliriz. Ama örneğimizi çok sevdiğimiz Vapurları Seven Çocuk’tan vermek istedik. Çünkü metropolleşme, betona dönüşen İstanbul, çevre duyarsızlığı ancak bu kadar naif ve gerçekçi anlatılabilirdi.

Bonus: Lulu Güneşi Arıyor – Kalben Sağdıç

lulu-gunesi-ariyor
Son zamanlarda çıkan ve bizi çok etkileyen bir çocuk kitabından bahsetmezsek olmazdı. Prenses Lulu, annesi Kraliçe Umut’u kaybedince Tek Gezegen’inde güneş doğmaz, kral başta olmak üzere herkes mutsuzdur. Lulu da herkes yeniden mutlu olsun diye annesini aramak için bir maceraya atılır. İçinde bolca metafor barındıran ve umudun, sevginin, dostluğun ne kadar güzel bir şey olduğunu yeniden öğreten bu kitabın her yetişkine bir şeyler katacağından eminiz. Ayrıca Dilem Serbest’in elinden çıkan çizimlerin de en az hikaye kadar etkileyici olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

Tüm yetişkinlere iyi okumalar…

kaynak: listelist.com

Duygu Arslan