Bu parmakları birleştirmek ruhu enerjinizi dengelemek üzere harekete geçirecektir.)

16939001_983474198419516_4256281921743014214_n1

 

Her sabah güne başlarken her iki elinizin başparmağıyla orta ve yüzük parmaklarını birleştirerek parmaklarınızdaki enerji döngüsünü tamamlayın. (Bu parmakları birleştirmek ruhu enerjinizi dengelemek üzere harekete geçirecektir.)

Tanrı’nın içinizdeki parçasını çağırın ve bu bağlantının güçlenmesi için kısa bir zaman tanıyın. Burnunuzdan nefes alıp ağzınızdan nefes verin ve daha sonra neler yapacağınızla ilgili tüm düşünceleri bırakın.
Sonra o gün için planladığınız tüm olayları, sizi bekleyen en büyük olanakları düşünün. Otomobilinizle işe giderken tüm ışıkların yeşile döndüğünü hayal edin. Yürürken büyük bir sevgiyle selamlandığınızı hayal edin. Çalışma masanıza oturduğunuzu ve yapmanız gereken tüm işleri kolayca, adeta sihirli bir biçimde yaptığınızı hayal edin. Evrenin önünüzdeki kapıları sihirli bir biçimde açtığını görün. Zihninizin bu olanaklarla oynamasına izin verin.
Yirmi altı saniye, gereken tek şey budur.
Ve eğer bu sırada aklınıza zor bir şey gelirse (ya da hayalinizde) işe giderken tüm ışıkların kırmızıya döndüğünü görürseniz, önemli değil. Parmaklarınızı açarak enerji döngüsünü kesin, 3 derin nefes alın ve sonra yine parmaklarınızı birleştirerek yeniden hayal etmeye başlayın.
ALINTI

Serap Özger Kuantum Günlüğü Sayfasından Alınmıştır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Geçmişi Küle Döndürme Meditasyonu…

Meditasyon & Tanıtım Videoları kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

İşler umduğunuz gibi gitmezse 10 enfes pozitif düşünce yöntemi

14210113328351

 

Tabii ki tüm olumsuzlukların bir gecede düzelmesi ve ertesi güne mutlu bir birey olarak uyanmanız gerçekçi bir beklenti değil. Aynı şekilde hayatınız boyunca karşılaşacağınız olumsuz durumları engelleyebilmeniz de mümkün değil. Fakat bu durumlar karşısında nasıl bir tavır izlemeniz gerektiği, olaylara nasıl yaklaştığınız sizin kontrolünüz altında.

1. Hayata ve kendinize güvenin

Her şeyin bir gün yoluna gireceğine emin olun. Kış boyunca çıplak kalmış bir ağaç bahar aylarında çiçekler açar.
Hayatınızın kış dönemlerinde meyve alamadığınız için üzülmek yerine, bir gün baharın geleceğine ve her şeyin daha iyi olacağına dair inancınızı koruyun. Olumsuzlukların yaşamınızı etkilemesine izin vermeyin ve daima pozitif düşünün.
2. Planlarınızda değişiklikler yapın
Bir hatayı bir kez yaptığınızda bu sizin suçunuz değildir, ancak ikinci kez aynı hatayı yapmak sizin elinizdedir. Bir problem çözme aşamasında sürekli aynı çözüm yolunu deniyor ama başarıya ulaşamıyorsanız yeni yollar denemenin vakti gelmiş demektir. Çözüm yollarınızı ya da planlarınızı değiştirmek, gelecekle ilgili hayallerinizden vazgeçmek değil; o hayale ulaşmak için gitmekte olduğunuz yolu değiştirmek anlamına gelir.

3. Meditasyon yapın
Meditasyon bir çoğumuz için fazla spritüel ve soyut bir uygulama olabilir. Meditasyona yaklaşımınız ne olursa olsun, etkili olduğuna inanın ya da inanmayın, kendinize dönüp bakmak ve iç sesinizi dinlemek için fırsatlar yaratmak size iyi gelecektir. Kişinin kendisiyle baş başa kalmasını ister meditasyon, ister dua, ister rahatlama olarak adlandırın, ne olursa olsun kendinize zaman ayırmayı unutmayın.
4. Sabırlı olun
Bazen bekleme aşamasında yaşadığımız deneyimler, beklediğimiz şeyden çok daha değerli olabilir. Çünkü bize asıl yol gösteren şey aslında bekleme aşamasında öğrendiklerimiz ve yaşadığımız değişimlerdir.
Hepimizin hayattan az ya da çok bir beklentisi var. Yeni bir iş, birlikte mutlu olabileceğimiz bir sevgili, yeni bir şans… Ne bekliyor olursanız olun, hala bekleme aşamasında olmanız o şeye sahip olmaya henüz hazır olmadığınızın bir göstergesi olabilir.
Beklemek ceza değil, hazırlıktır.
5. Pozitif olmadığınız zamanlarda bile olumlu düşünmeye çalışın
Birileri size ‘’Nasılsın?’’ sorusunu sorduğunda verdiğiniz cevap genelde hep ‘’İyiyim.’’ olur. Olumsuz bir şey yaşamış olsak da, kendimizi kötü hissetsek de karşımızdaki kişiye iyi olduğumuzu yansıtmak, aslında kendi kendimize geliştirdiğimiz bir savunma mekanizmasıdır.
İyi olduğumuzu sürekli tekrar etmek bizi olumsuz düşüncelerden uzaklaştırır ve zamanla daha pozitif hissetmemize yardımcı olur. Düşüncelerinizi değiştirmek, hayatınızı değiştirmenin ilk adımıdır.

6. Stres yaratan durumlar yerine sahip olduğunuz şeylere odaklanın
Problemlere odaklanmak ve olumsuz düşünmek kolaydır. Ancak yaşamımız boyunca deneyimlediğimiz olumlu durumlar, olumsuzluklardan sayıca çok daha fazladır. Olumlu durumlar yerine olumsuz olanlara odaklanmamızın altında ise, olumsuz durumlarla nasıl baş edeceğimizi bilmememiz ve bu durumlara hazırlıksız yakalanmamız yatar.
7. Anda yaşayın
Üzerine ne kadar düşünürseniz düşünün, ne kadar hayal kurarsanız kurun ya da ne kadar düşünerek kendinizi meşgul ederseniz edin; geçmiş geçmiştir. Gerçeklerle yüzleşebildiğinizde, geçmişiniz artık size zarar vermez.
Geçmişte yaşadıklarınıza üzülmek yerine yaptığınız hatalardan ders çıkarmaya çalışın.
8. Olayları akışına bırakın
Planladığınız şeylerin yolunda gitmemesinin sebebi, evrenin sizin için yaptığı planların farklı olmasından kaynaklanıyor olabilir.
Pikniğe gitmeyi planladığınız gün yağmur yağabilir. Pikniğinize devam edip yağmurda dans etmek, ertelemek ya da durmadan şikayet etmek sizin elinizde. Yaşamımızı farklı ve dinamik tutan şey, aslında planladığımız şeylerin yolunda gitmemesi.
Olayları akışına bırakarak yaşamaya başladığınızda unutamayacağınız anlar yaşamaya başladığını fark edeceksiniz. Bazı şeyler kontrolümüz dışında geliştiğinde şikayet etmektense kabullenerek duruma adapte olmaya çalışmak, sizi bir adım ileri taşıyacaktır.
9. Kendinize inanın
Hayatta bazen önümüzü göremediğimiz ve sonrasında karşımıza neler çıkacağını öngöremediğimiz anlar yaşayabiliriz. Nereye gittiğinizi bilmeden ilerlemek korkutucu olabilir ve risk içerebilir; ancak ilerlemediğiniz süre yolun sonunda ne olduğunu asla göremezsiniz. İnancınızı güçlü tutun ve ulaşmak istediğiniz noktaya bir gün ulaşacağınıza inanın.
10. Hayatı bir öğrenme süreci olarak görün
Üzgün olduğumuz anlarda hep en kötü şeylerin bizim başımıza geldiğini düşünerek üzülme eğilimindeyiz ancak yaşadığımız olumsuz deneyimler ne olursa olsun geçici. Önemli olan şey yaşadığımız üzüntü, sevinç, korku ya da değişim zamanlarına öğrenme süreci olarak yaklaşabilmek. Hatalarınızdan ders çıkararak, yaşadıklarınızı diğer insanlarla paylaşarak ilham verebilmek. .
Hayat yolculuğundaki her anınız çok değerli. Zamanı geri alabilmeniz ve yaşamınızdaki tüm olumsuzlukları yok edebilmeniz mümkün değil. Kendinize inanın ve değişimin kendi içinizde başladığının farkında olun

Kaynak: hayatım değişti

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

GEÇİRGENLİK VE DİRENÇ

cevre1
Yan komşunuz kızıyla kavga ediyor, yakınlardaki bir bina yıkılıyor ya da üst katınızda neredeyse kafanıza kafanıza vuran bir sesle tadilat yapıyorlar diyelim. Yan masanızdaki çiftin kadın olanı sizi oturduğu andan beri süzüyor ya da yanınızdan geçen birinin enerjisi sizin auranızı rahatsız ediyor.
Echart Tolle’ün “Şimdinin Gücü” kitabında bahsettiği “geçirgenlik” kavramından size bu yazıda söz etmek istiyorum. Gürültünün ya da rahatsız eden durumun sizin alanınızdan geçip gitmesine izin vermek, dikkati gürültüye ya da rahatsız edici olaya vermekten kaçınmak, tam tersi alanda bulunan herhangi bir şey gibi akıp gitmesine izin vermek geçirgenlikle ilgilidir.
“Peki neden izin vereyim? Beni rahatsız etmeye hakları yok!” diyebilirsiniz. Bu durumda gürültünün ya da bir çeşit sıkıntının varlığını “stabil” kılmayı seçtiğiniz bir noktayı yaratacağınızı düşünebiliriz. Yani sorunu olduğu yere sabitlemektesiniz. Soruna direnç gösterdiğiniz için, sorun olduğundan daha uzun süre alanda kalacaktır. (İhtiyacınızı ya da sorunu herhangi bir manipülasyon ya da negatif zincir başlatmadan ifade etmekte hiçbir sorun yok. “Ses, ders çalışmama engel oluyor. Yapabilecek bir şey var mı? Sesin nedeni nedir?” gibi.)
Gösterebileceğiniz direncin de seviyeleri vardır. Sadece beyninizde o sesle kavga etmekle yetinebilirsiniz. Bu bir dirençtir. Camı açıp inşaata doğru bağırabilirsiniz, bu daha üst seviye bir dirençtir. Dikkatinizi neye verirseniz büyüyeceği için, burda sorunu çözmeyecek, sorunu büyüteceksiniz. Bu durumun sizin tekamülünüzle ilgili kısmında siz, “katlanamadığınız” bir şeyi belirliyorsunuz, o ise sizi törpüleyecektir.
Direnç uygulamayı bıraktığınızda, dikkatinizi soruna vermediğinizde ve sizin üzerinizden durumun akmasına, sıradanlaşmasına izin verdiğinizde sorunun bir biçimde çözülmesi söz konusu olacaktır. Burda eğer varsa daha önceden gösterilen direncin bir etki süresi mevcuttur.
Sevdiğiniz bir kimsenin alandaki varlığına izin vermeniz gibi, sevmediğiniz o şeyin de alanda akıp gidişine izin vermeniz ve onu “unutmanız”, geçirgenliktir.
Geçirgenliği gündelik hayattaki her şeye uygulayabilirsiniz. Sizin hakkınızda söylenen bir şeye, bir başkasının eylemine. Her şey size değmeden geçip gidebilir, eğer izin verirseniz.
Geçirgenliğin, kendi bedenimize, nefesimize ve alanımıza dikkatimizi vermekle ilgili de bir yanı vardır. Dikkat ne kadar nefesimizdeyse, o kadar sakiniz. Nefesinizi hiçbir akışa zorlamadan, sadece nefes alış verişinizi izlemeyi denemenizi öneririm. Bu sizi kendi ritminize merkezler ve başkalarının akışından koparır. Nefesi izlemekle ilgili bir çalışma planlıyorum.
Sevgilerimle

Gaye Alkanın sayfasından alınmıştır

KANSER HÜCRELERİNİ 42 GÜNDE ÖLDÜREN REÇETE

15253572_1783235425278657_3790593127059280633_n1

 

 

 

Bu Meyve Suyu Kürü ile 45 000 Avusturyalı Kanser ve Diğer Hastalıklardan Kurtulmuştur. Avusturyalı Rudolf Brojs Kansere doğal çare bulmak için hayatını adamış. Brojs a göre kanser sadece proteinler sayesinde hayatta kalabilir. Bu nedenle 42 gün boyunca sadece çay ve bu Kırmızı pancar ana maddesi olan karışımdan içmek gerekir. 42 gün boyunca kanser hücreleri açlıktan ölür. Tüm vücüt sağlığına kavuşur.
Malzemeler :
———————–
Pancar ( % 55 )
Havuç ( % 20 )
Kereviz ( % 20 )
Patates ( % 3 )
Turp ( % 2 )
Hepsini Blendırda karıştırın. Bu Meyve suyundan vücüdun ihtiyacı kadar için.  Fazla abartmayın.
Kırmızı Pancar Lösemi ve diğer kanser türlerinde etkilidir.

Kaynak: Bitkibkog

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnanılmaz Kaşık Yüz Masajını Keşfedin –

Bu yüz masajı için istikrarlı olmak gerekli olsa da, sonuçlar da cildinizin türüne bağlıdır, bu nedenle bazı insanlar değişiklikleri diğerlerinden daha önce fark edecektir.

Birçok kadın yaşlanma belirtilerinin başlangıcını geciktirmenin yollarını arıyor. Her ne kadar herkesin yaşaması gereken biyolojik bir süreç olsa da, bunu önlemek ve daha genç görünmeyi sürdürmek arzusu hemen hemen herkeste vardır.

İçimizin rahat olması için, cildin esnekliğini korumaya ve cildin oluşturduğu maddelerin üretimini artırmaya yardımcı olan belirli alışkanlıklar ve tedaviler bulunduğu gösterildi.

Güneş kremi kullanılması, antioksidanlar açısından zengin bir diyet yapmak ve iyi bir güzellik rutini tutmak, cildi iyi durumda tutan faktörlerden bazılarıdır.

Buna ek olarak, sıkı ve genç bir görünüm sağlamanıza yardımcı olacak bazı yüz ürünleri ve teknikleri de düşünebilirsiniz.

Bu tür önlemleri ne kadar erken uygularsanız, kırışıklıkları, lekeleri ve kusurları önleme olasılığınız o kadar yüksek olur.

Birçok insanın profesyonel prosedürleri göze alamayacağını biliyoruz, bu nedenle bu yazıda cildinizi canlandırmak için kolay ve ucuz bir yöntem paylaşmak istiyoruz:

Yaşlanma belirtilerinin erken oluşmasını önlemek için yüzün belirli bölümlerine odaklanan kaşık yüz masajı.

Alman makyaj sanatçısı René Koch tarafından önerilen bu uygulama, dünya genelinde binlerce kadının güzellik rutininin bir parçası haline geldi. Daha fazlasını keşfedin!

Kaşık yüz masajının faydaları nelerdir?

goze-kasik

Kaşık masajı cildi sıkılaştırmak ve parlatmak için doğal bir terapidir. Başlıca avantajı evde yapabileceğiniz bir şey olması ve herhangi bir yatırım yapmanızın gerekmemesi.

Bu tedavinin birçok faydası arasında:

  • Dokularda tutulmuş sıvıların giderilmesi
  • Koyu halkaların ve gözaltı torbalarının azaltılması
  • Toksinlerin yok edilmesi
  • Dolaşımın uyarılması
  • Yüzde daha fazla esneklik ve sıkılık
  • Kırışıklıkların ve ince çizgilerin önlenmesi ve azaltılması
  • Yüz yapısının restorasyonu
  • İltihaplanmanın azalması

 

Kaşık masajını nasıl uygularsınız?

koyu-halkalar

Kaşık yüz masajı yapmak çok kolaydır ve genellikle günde 10 dakikadan fazla sürmez. İlk sonuç, yaklaşık 12 gün düzenli kullanımdan sonra görülür, ancak bu cildin türüne de bağlıdır.

Malzemeler

  • İki kaşık
  • Tuvalet ispirtosu (gerekli olduğu kadar)
  • 1 su bardağı soğuk su (200 ml)
  • Buz küpleri
  • 1 fincan zeytinyağı (224 g)

Yapılışı

  • Kaşıkları biraz tuvalet ispirtosu ile dezenfekte edin ve buzlu bir bardak suya batırın.
  • Kaşıkların soğumasını beklerken, kozmetik ürünlerin izlerini ortadan kaldırmaya özen göstererek yüzünüzdeki her makyajı çıkarın.
  • Kaşıklar soğuduğunda, üst göz kapaklarınıza koyun ve onları yaklaşık 15 saniye tutun.
  • Kaşıkları tekrar soğutun ve bu adımı beş kez tekrarlayın.
  • Şişmiş gözleri ve koyu halkaları tedavi etmek için aynı işlemi alt göz kapaklarınızla tekrarlayın.

Masajın ilk kısmını bitirdikten sonra, sıcak zeytinyağı içeren bir kapta cildiniz için rahat bir sıcaklıkta bekletin.

Onları birkaç saniye ıslatın ve yüzünüzün ana çizgilerine masaj yapmaya devam edin:

  • Burnun üstünden şakaklara ve saç çizgilerine kadar
  • Göz kapaklarınız boyunca iç köşeden dış köşeye kadar daire hareketleri
  • Yanaklarınızın üstüne, T bölgenize ve burnunuzun her iki yanına
  • Çeneden yukarıya doğru
  • Boynunuzun dibinden çeneye kadar

 

Bu yüz masajı için ipuçları…

gozler

Bu hareketleri, kaşıkla alan başına 5 ila 10 kez tekrarlayın. En iyi etki için kaşığın güzel yağlanmış olması gerekir.

Tedaviden sonra 5 dakika bekleyin ve cildinizi ılık su ile durulayın.

İdeal olarak, bahsettiğimiz her bölgeye 1-2 dakika masaj yaparak geçireceksiniz. Ancak, ilk başta bunu daha az zamanda yapabilir ve daha sonra yavaş yavaş artırabilirsiniz.

Bu yüz masajı, günün her saatinde, her gün yapılabilir. Bununla birlikte, en iyi sonuçları elde etmek için, uyumadan önce yapmanızı öneririz.

Faydalarının cilt türünden cilt türüne, yaşınıza ve günlük alışkanlıklarınıza göre değişeceğini unutmamak önemlidir.

Bu nedenle, bazı kişiler büyük olasılıkla sadece birkaç gün içinde sonuçlarını görecektir, ancak başkaları için bu biraz daha uzun sürebilir.

Kaynak: Sağlığa Bir Adım

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sandığa 19 Delik Açtı – 5 Ay Sonra Meydana Gelen Görüntüye İnanamayacaksınız

Kendi kendinize hazırladığınız şeylerin zevki farklı oluyor değil mi?

Henüz yaz gelmese de bu projeyi gördükten sonra hemen yaz gelsin isteyeceksiniz.

Projenin en iyi yanı da bunu yapmak için çok fazla el yatkınlığı gerekmemesi. Adımları dikkatlice izleyin ve harikalar yaratın!

Bahçesi olanlar bu projeye bayılacak!

Öncelikle tıpkı aşağıdaki fotoğraftaki gibi sandık benzeri dikdörtgen bir ahşaba ihtiyacınız var. 5 cm çapında delikler açın. Delikler arasında en az 15 cm olmalı.

Bir sonraki adım ise sandığın içine petunya ekmek.

En alt kısma petunyaları, deliklerden çıkacak şekilde ekin ve üzerine toprak koyun.

Önerimiz ise fotoğraftaki gibi köpük yerleştirmeniz.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Şimdi geldik ikinci kısma. İkinci sıraya da bir önceki adımdaki gibi deliklerden çıkacak şekilde çiçekleri ekin. Daha sonra son sırayı da aynı şekilde tekrarlayın.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Geçtiğimiz yıl 13 nisanda proje işte böyle görünüyordu.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Hemen uyaralım. Delikler nedeniyle çiçeklerin suyu çabuk bitiyor. O nedenle her gün sulamanız gerekiyor. Haftada bir doğal gübre eklemek de işlerinizi kolaylaştıracaktır.

İşte 20 mayısta çiçekler böyle görünüyordu.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Bu da 6 hazirandaki görüntü. Harika, değil mi?

Fotoğraf: Her Tool Belt

24 temmuzda ise tam olarak böyle görünüyordu.

Projeyi gerçekleştiren kişi, “Bu yaz çok sıcaktı. Bitkilerin yaprakları yemyeşildi ancak çiçek açmadı. Biraz böcek ilacı sıktıktan sonra çiçekler yeniden açtı” dedi.

Fotoğraf: Her Tool Belt

24 ağustosta çiçekler yeniden açtı!

Fotoğraf: Her Tool Belt

29 eylülde ise işte çiçekler böyle açtı. Gerçekten göz kamaştırıcı!

Fotoğraf: Her Tool Belt

Muhtemelen içinde delikler olan bir sandığın böyle bir şeye dönüşeceğini kimse tahmin edemezdi.

Bahçenize şıklık katacak olan projeyi denemeyi ve bahçeyle uğraşan arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın!

Kaynak: nwsner

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ayaklara Soğan Koyarak Uyumanın 4 Faydası

Daha önce soğuk algınlığını önlemek için yanınıza kesilmiş bir soğan koydunuz mu? Daha önce bunu yapmamış olsanız bile, kesin duymuşsunuzdur.

Herkes bu hileyi ilk duyduğunda şaşırıyor ve hatta gülüyor. Gerçekten işe yaradığını öğrendiklerinde de çok şaşırıyorlar.

Bu çare, soğanın hava üzerinde yarattığı etki ile solunumu kolaylaştırması sayesinde başarılı oluyor. Yani, sürekli öksürüğünüz olduğu zaman, bu sebze mucizevi bir şekilde yardımcı olabilir.

Tek dezavantajı odayı dolduran kokusudur. Bu kötü kokuyu dengelemek için, kullanabileceğiniz çeşit çeşit doğal ve kimyasal hava spreyleri vardır.

Soğan, olağanüstü özellere sahiptir, bu da geleneksel tıpta neden bu kadar çok değer gördüğünü açıklar. Her kültürün soğanı ana malzeme olarak kullandığı tarifleri vardır.

Bugün, ayağınıza soğan koyarak uyumanın faydalarından bahsetmek istiyoruz.

Neden ayaklar?

Ayaklar sağlık açısından büyük ölçüde unutulan organlardır. Genel olarak, sadece dolaşım sorunlarından dolayı ağrıdıklarında ve zarar gördüklerinde onlarla ilgileniriz.

Bu da, ayaklarda hayati organlarla bağlantılı olan muazzam miktarda sinir uçları olduğunu unutmamıza neden oluyor.

Bu bağlantı noktalarına meridyen denir. Akupunktur noktalarıyla uyuşurlar. Meridyenler uyarıldığında, vücudun geri kalanına erişebilmemiz için büyük bir elektrik potansiyeline sahiptirler.

ayak

Dolayısıyla, ayak tabanlarınıza soğan dilimleri koyarak bu olağanüstü sebzenin faydalı özelliklerini (arındırma, antiseptik…) iç organlarımızı korumak için kullanabiliriz.

Ayaklara soğan koyarak uyumanın faydaları

Gelin bu yöntemin avantajlarına bir göz atalım:

1. Enfeksiyona güle güle diyin

Soğan doğal bir antibiyotiktir. Onu ayak tabanlarına koyarak, bu faydayı vücudun enfeksiyondan etkilenmiş olan bir bölgesine taşıyacaksınız.

Bununla birlikte, bu, soğanı doktorunuzdan aldığınız antibiyotiklerin yerine kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Yine de tedavinizin daha etkileyici ve hızlı olmasını sağlayacaktır.

2. Toksinlerin atılımını kolaylaştırın

Toksinler kanda biriktikçe sağlığa zarar veren kalıntılardır. Soğandaki fosforik asit toksik maddeler için mıknatıs görevi görür ve vücudun bunları daha kolay yok etmesine yardımcı olur.

Bu tedaviyi düzenli olarak uygulayarak, uzun vadede sağlığınızı geliştirebilirsiniz.

3. Vücudunuzu nemlendirin

Soğanın %90’ının su olduğunu biliyor musunuz? Akupunktur noktalarına baktığımız zaman, meridyenlerin elektrik enerjisi vücudun ihtiyacı olan suyu en uygun biçimde verir. 

sog%cc%86an

Bu nedenle, gün içinde alışkanlıktan veya iş yüzünden yeterince su içemediğiniz zaman ayaklarınızın altına soğan koyarak uyumanızı öneriyoruz.

4. Bağışıklık sisteminizi güçlendirin

Soğan, bolca E ve C vitamini taşır ve bunlar vücudumuzun savunma mekanizmalarını korumak için gereklidir. Buna ek olarak, bu vitaminler mükemmel antioksidanlardır, böylece hücresel yaşlanmayı yavaşlatırlar.

Yani bu yöntem ile ameliyathane odalarına girmeden veya kimyasallar kullanmadan yaşlanma karşıtı bir tedavi uygulayabilirsiniz.

Ayaklarınızın altına soğan koyarak uyumanın yolu

sog%cc%86an-ve-c%cc%a7orap

  • Soğanın pek çok çeşidi vardır ama bunun için kullanabileceğiniz en iyi türler kırmızı ve beyaz soğandır. En kolay bulduğunuz soğanı seçin.
  • Soğanı dilimleyin ve her iki ayağın kemerine yerleştirin, çünkü uyarmak istediğimiz meridyenler burada bulunur.
  • Uyku sırasında onları yerinde tutmak için çorap giyin ve uykuya dalın!

Daha önce de belirttiğimiz gibi, tedavinin en kötü yanı deri üzerinde kalan kokudur. Bu kötü kokuyu ortadan kaldırmak için, sonrasında ayağınızı paslanmaz çelikten yapılmış şeyler ile fırçalamanızı öneririz.

İnanılmaz görünse de, bu nahoş kokuyu gidermek için en iyi yöntemdir.

Bu kokuyu yatak odasında da fark ederseniz, narenciye ve karanfil ile bir infüzyon hazırlayın. Bir komidinin üstüne veya çekmeceye koyun. Koku yavaş yavaş kaybolacaktır.

Hoş olmayan kokuları gidermek için satılan spreylerden de kullanabilirsiniz. Her iki yöntem de işe yarar ama ilki daha sürdürülebilir bir uygulamadır.

Bu hile kesinlikle başarılı olur. İş yerinde geçen uzun bir haftanın sonrasında enerjinizi geri getirmek için haftada bir kez kullanabilirsiniz. Ancak yine de, her gece yapmanızı öneririz.

Yan etkisi yoktur. Sadece yarar sağlar.

Kynak: Sağlığa  Bir Adım

Bitki Alemi, Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kim Var Yanında Senin…

16641021_10154968683644593_7193381495629226107_n1

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

YARATICI İMGELEME NEDİR? NASIL YAPILIR?

alvador_2c15feb7-5773-43ed-b2c3-80c3066869c8_3_4d64ad83-a79a-4b23-8fe4-82cd805ff3fd1

 

 

İnancın sıcak atmosferinden hakiki manada istifade edemeyen insanlık bu boşluğu bir takım fantezilerle doldurma yoluna gitmiştir. İnançsızlık atmosferinde ruhu sıkılan, vicdanı çatlayan insan hep bir şeyler uğraşma yoluna giderek bir nebze olsun bu dipsiz kuyudan yukarılara doğru tırmanmayı hep istemiştir.
Bu eserde imanı gerçekten kavi, Allah ile irtibatı kuvvetli olan insanın pek ihtiyaç hissetmeyeceği bir eser nazarıyla bakabilirsiniz; çünkü inanan insan her zaman hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğini bilir. İstemediği bir olay karşısında “Kahrın da hoş lütfunda hoş “ edasına bürünerek, ya”la havle ve la kuvvete illa billah “ ya da “hasbunallah çekerek kendisini bu sıkıntıdan Allah’ın engin rahmet deryasına salıverir.
Ama inanmayan veya inancı sarsılmış bir insanın böyle bir dayanak noktası yoktur .O ya uyuşturucu olacak, kendisine sahte cennete davet edecek veya günah çukuruna dalacak, insanlığından utanacak, hayvanlığa sahip çıkacaktır. İşte yazarımız bunlardan daha kolay belki de insanı bu sıkıntılardan bir nebze olsun rahatlatacak bir yol bulup bu esere üstadın “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır”düsturuyla harekete geçirilmiş bir eser nazarıyla bakabilirsiniz.
Yaklaşımıyla doğunun derin, sezgisel bilgeliğini harmanlama konusunda Tanrı yeteneğine sahip bir yazar. Avrupa ve Asyada dolaşarak Doğu Felsefesi, meditasyon ve yoga üzerinde çalıştı.
Amerika’ya dönünce insan potansiyeli hareketinin bir çok hocasıyla çalışarak kişisel gelişim yollarını derin bir biçimde araştırarak felsefe ve psikoloji üzerine araştırır. Daha sonra eserini kaleme alır
Yaratıcı İmgeleme, hayatta istediğiniz her şeyi yaratabilmek ve yaşantınızı olumlu yönde değiştirebilmek için zihinsel betimleme ve onaylama sanatıdır. Günümüzde artık sağlık, eğitim, iş, sanat, spor alanında ve ruhsal tekamülde, bu tekniğin bilincine varmış kişiler tarafından başarıyla kullanılmaktadır. Günlük yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline gelecek bu meditasyon ile:
Ruhsal gelişiminize hız kazandırabilirsiniz.
Yaratıcılık yeteneğinizi geliştirebilir
Tam bir sağlık, canlılık ve iç huzura kavuşabilir
Zararlı alışkanlıklardan kurtulabilir
Mesleki hedeflerinize ulaşabilir
Refah ve bolluğa kavuşabilir
Ve daha sayısız bir çok aktiviteyi gerçekleştirebilirsiniz.
YARATICI İMGELEMENİN İŞLEYİŞ BİÇİMİ
Fiziksel evren enerjidir.
Fiziksel olarak hepimiz enerjiyiz. Hepimiz tek ve büyük bir enerji alanının parçasıyız. Fiziksel anlamda da bizler gerçekten “bir”iz.
Enerji manyetiktir.
Örneğin bazen düşünmekte olduğumuz kişiyle “tesadüfen” burun buruna geliriz. Ve o anda gereksindiğimiz bilgi içeren bir kitabı elimize alırız.,
Şekil fikri takip eder.
Bir ressama önce bir ilham gelir ancak ondan sonra tablosunu yapmaya başlar.
Radyasyon ve Çekim Yasası.
Bu evrene ne gönderirseniz onun size geri yansıyıcıcı prensibidir. “Ne ekerseniz onu biçerseniz” özdeyişi bu prensibi içerir. Eğer temelde olumlu yaklaşımlara sahipsek hayattan zevk bekliyor ve bunların düşünü kuruyorsak bu olumlu beklentilerimize uyacak kişileri durumları yaratır ve kendimize çekeriz. Böylece o düş yaşamımızda o kadar çabuk bir biçimde gerçekleştirmeye başlar.
BASİT BİR UYGULAMASI
Önce arzu ettiğiniz herhangi bir şeyi düşünün. Kimse tarafından rahatsız edilmeyeceğiniz sessiz bir yerde, rahat bir biçimde oturun veya uzanın. Tüm bedeninizi gevşetin. Ayak parmaklarınızdan başlayarak kafanıza dek her adalenizin teker gevşediğini düşünün. Yavaşça ve derin bir biçimde karnınızdan soluk alıp verin. Ağır ağır 10”dan başlayarak 1”e kadar sayın ve her sayışta daha derinden gevşediğinizi hissetmeye çalışın.
Kendinizi gerçekten derin bir biçimde gevşemiş hissedince, arzuladığınız şeyi tam arzuladığınız şekliyle zihninizde imgelemeye çalışın. Örneğin: “İşte ben dağlarda harika bir hafta sonu tatili geçiriyorum. Ne güzel bir tatil,” Eğer kuşkular eğer kuşkular ortaya çıkarsa onlara direnmeyin, aksi takdirde onları güçlendirmiş olursunuz. Bırakın akıp gitsinler .Bu işleme onu zevk verdiği sürece devam ettirin
Yaratıcı imgelemeyi geceleri uyumadan önce yada sabahleyin uyanır uyanmaz yapmak daha iyidir; çünkü bu saatlerde zihin ve beden zaten derin bir biçimde gevşemiş ve alıcı haldedir. İmgelemeyi yatarak da yapabilirsiniz, ancak uyumaya karşı yatağın kenarında sırtınız dik ve dengeli bir duruşta oturmanız daha iyi olur.
NASIL İMGELEME YAPILIR
Gözlerinizi kapayıp derinlemesine gevşeyin. Yatak yada oturma odanız gibi çok iyi bildiğiniz bir odayı düşünün sonra bu odaya girdiğinizi bir koltuğa oturduğunuzu yada yatağa uzandığınızı gözünüzde canlandırın.
Şimdide pastoral güzellikte bir kır ortamında görmeye çalışın kendinizi. Sakin ve sessiz bir ırmağın kıyısında yumuşacık yeşil çimenlere uzanmışsınız. Bu daha önce arzuladığınız ideal bir yer olabilir. Bu sahneleri zihninizde hangi yöntemle canlandırsanız bu sizin imgeleme biçiminizdir.
ETKİLİ İMGELEMEDE DÖRT TEMEL ADIM
1-Hedefinizi belirleyin.
2-Net bir fikir düşünün.
3-Sık sık üzerine odaklanın.
4-Ona pozitif enerji yükleyin
YARATICI İMGELEME YALNIZ İYİLİK İÇİN ÇALIŞIR
Örneğin, eğer işinizde terfi ettiğinizi imgeliyorsanız sizin üstünüz olan kişinin işten çıkarıldığını hayal etmeyin bu kişinin daha iyi daha doyurucu bir göreve terfi ederek yerini boşalttığını imgeleyin. Böylece her ikinizinde lehine bir imgelemeyle sonuçlanır.
ONAYLAMA
Kesinleştirmek, sabitleştirmek, pekiştirmek demektir. Her hangi bir olumlu bildirim bir onaylama olabilir. Sayısız çeşitleri vardır. Örnekler: İçimdeki tanrının ışığı şimdi hayatımın her aşamasında kusursuz sonuçlar üretiyor. Bolluk benim doğal halimdir. Onu şimdi kabul ediyorum. Tanrı içimde yaşıyor ve kanalımla dünyada istediklerini tezahür ettiriyor.
Reklam

YARATICI İMGEYİ YAŞAMIN BÜYÜK BİR PARÇASI KILMA
Yazar uygulayarak imgelemede şu iki önemli nokta vurguluyor:
1-Amaçlarımla ilişkimi sürdürmeme yardımcı olan ilham verici ve yükseltici kitapları düzenli bir biçimde okumak.
2-Kendisine daha bilinçli yaşamayı, öğrenmeyi amaçlayan bir arkadaş yada arkadaş gurubu edinme.
ÜÇ GEREKLİ UNSUR
1-Arzu
2-İnanç
3-Kabullenme
HEDEFLERİ BELİRLEME
Belirli bir şeyi yaratma konusunda çok net ve güçlü bir çabayla neredeyse hemen gerçekleştiğini gördüm. Alıştırmalar, 1-Elinize bir kalem ve kağıt alıp aşağıdaki kategorileri yazın,
1-İş / meslek Para Yaşam tarzı İlişkiler Kendini yaratıcı bir biçimde ifade edebilme Şimdi, mevcut yaşam durumunuzu akılda tutarak her kategorinin altına yakın gelecekte sahip olmak, değiştirmek yada geliştirmek istediğiniz şeyleri yazın.
2-Şimdi kağıda”benim beş yıllık hedeflerim” diye yazmaya başlayın. Önümüzdeki beş yıl içindeki ulaşmak istediğiniz en önemli hedefleri sıralayın. Örneğin, şimdi mevcut yaşam durumunuzu akılda tutarak her kategorinin altına şimdi kent dışında güzel bir ev, meyve ağaçları, bir dere olan ve birçok hayvan barındıran on dönümlük bir toprağa sahibim. Artık gerçekten sanata ve sanatçıya değer veren izleyicilerin karşısında kendi şarkılarımı çalıp söyleyerek bolluk ve rahatlık içinde yaşıyorum
3-Yukarıdaki işlemi bir yıllık hedeflerinizi yazarak yineleyin listeyi fazla doldurmayın. Eğer çok fazla hedefleriniz varsa en önemli beş altı tanesinin dışındakileri çıkarın. Bu hedeflerin beş yıllık hedeflerinizle uyum içinde olup olmadıklarını kontrol edin. Şimdi altı aylık, bir aylık, bir haftalık hedeflerinizi kaydedin. Yine sade bir liste oluşturarak en önemli üç dört tanesini seçin. Kısa menzilli hedeflerinizde ne kadar başarılı olacağınız konusunda gerçekçi olun. Yine bunların daha uzun menzilli hedeflerinizle uyum içinde olduklarından emin olmalısınız.
Hedeflerinizi not defterinizde saklı tutmanızı öneririm. Ara sıra belki her ay ya da size yararlı olacağını düşündüğünüz her seferinde not defterinizi açın, hedeflerinizi yeniden gözden geçirip yeniden şekillendirerek bazı işlemleri yeniden yapın. Bunu yaptığınız her seferinde kağıdın üzerine günün tarihini atmalı ve onları defterinizde düzen içinde tutmalısınız; çünkü geri dönüp de bu hedeflerin giderek nasıl geliştiklerini görmek çok ilginç ve aydınlatıcı olacaktır.
Yazar: Shakti Gawain

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Defne Yaprağını Yakıp 10 Dakika Bekleyin – Gerçekleşenlere Siz Bile İnanamayacaksınız |

Bazı evlerde sıradışı türden bir koku duyarsınız.

Duyduğunuz bu koku size rahatlık ve huzur verir. Oraya her gittiğinizde iyi hissedersiniz.

Peki bu kokunun ne olduğunu merak ettiniz mi?

Meğerse o koku defne yaprağından geliyormuş.

Defne yapraklarının insanların ruh halini iyi yönde değiştirdiği biliniyor.

Genelde yemek yapılırken çeşitli yöntemlerle kullanılan defne yaprakları ayrıca çorbalara tat da veriyor.

Antik Roma ve Yunanistan’da da defne yaprağı tıbbi amaçlarla kullanılıyordu.

Defne yaprakları sadece yemeklerle tat vermiyor aynı zamanda insanları iyileştiriyordu. Kurumaya bırakılan defne yaprakları daha sonra parçalanarak su ile karıştırılıp içilerek çeşitli hastalıklara derman oluyordu.

Defne yaprakları defne ağaçlarından toplanır. Defne ağacı ise günümüzde umut, başarı ve kahramanlığın simgesi haline gelmiştir.

Defne yaprakları sakinleştirici etkilerinin yanında ağrı kesici, iltihap sökücü ve böbrek taşlarını önleyici olarak da kullanılıyor.

Antibakteriyel özelliği olan defne yaprağı içerdiği ökaliptol maddesi ile nezle ve gribin belirtilerini azaltıyor.

Defne yaprakları ile evinizde de mucizeler yaratmak mümkün.

Tek ihtiyacınız olan şey çakmak, kurutulmuş defne yaprağı ve çelik bir kap. Defne yapraklarının çabuk yandığını göz önünde bulundurmanız gerekiyor.

Defne yaprağını tutuşturduktan hemen sonra odanın içine sinen rahatlatıcı bir koku hissedeceksiniz.

10 dakikanın ardından tamamen gevşediğinizi hissedeceksiniz.

Defne yapraklarının verdiği gevşeme ve huzurun metil öjenol ile alakalı olduğunu tahmin ediliyor.

Evinizin biraz güzel kokması fena olmazdı değil mi?

Kaynak: newsletter

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Böyledir işte Dünya.. Kime ne ağırlıkta kıymet verirsen o ağırlıkta kıymet bulursun..

1457959786_05_s__rts__rta_bronz_20x45x10_2015-759x5001

 

 

Yaşlı adamın eşi evde tereyağ yapıyordu.Kocası ise hergün yakınlarındaki bakkala götürüp satıyor,onunla geçiniyorlardı.
Bakkal,adamın getirdiği tereyağını hiç tartmıyordu. Ancak birgün acaba dedi,adam gittikten sonra tereyağını tartıya koydu..
900 gram olduğunu görünce çok öfkelendi ve yarın geldiğinde bunun hesabını sorar bir daha da ondan alışveriş yapmam dedi.
Ertesi sabah yaşlı adam elinde tereyağıyla içeri girdi,bakkal sert bakışlarıyla bir daha senden tereyağı almayacağım dedi.
Yaşlı adam üzülerek; Efendim bir yanlışım mı oldu dedi.
Bakkal,efendi senin bana getirdiğin tereyağını tarttım 900 gram geldi ayıp değil mi bu yaptığın dedi.
Yaşlı adam utanarak başını öne eğdi ve; -Efendim bizim terazimiz yok,sizden bir kilo şeker almıştık onu tartı olarak kullanıyoruz dedi. ?
Bakkal utancından ne yapacağını şaşırdı.
Böyledir işte Dünya.. Kime ne ağırlıkta kıymet verirsen o ağırlıkta kıymet bulursun..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DİLİN SÖYLEYEMEDİĞİNİ VÜCUDUNUZ SÖYLÜYOR

kadinlar_psikolojik_sikinti_yasamaya_daha_yatkin_h8301_d81551

 

Vücudumuz, psikolojik problemlerin aynasıdır. Kendisini ifade edemeyen, sevincini, üzüntüsünü, sıkıntısını içine atanlar, zamanla depresyon, takıntı, kaygı bozukluğu gibi beden kimyasının bozulma durumuyla karşı karşıya kalabiliyor. Bu durum kendini yüzde çıkan sivilce ve yaralarla da gösterebiliyor. Sivilce ve yaraları yolma, psikoloji kaynaklı bir deri hastalığıdır.

Gerçek duygularını, isteklerini dil ile ifade edemeyen veya ifade ettiklerinden daha fazlasını içlerinde veya farkında olmadan bilinçaltlarında saklayan kişilerin kızgınlıkları ve sıkıntıları bedene yansımaktadır. Bir başka deyişle dilin söyleyemediğini beden söylemektedir. Psikolojik problemlerin insanlara ve hayatlarına etkisi farklı şekillerde olmaktadır. Kimisi kişinin iç dünyasını büyük ölçüde etkilerken kimisi ise diğer insanlarla ilişkilerinde, iş veya ders başarısında etkili olmaktadır. Bazı psikolojik problemler ise kişinin bedeninde bazı etkilerini göstermektedir.

Kişi problemden rahatsızlık duydukça kısır, döngü içine girmekte ve problem gittikçe artmaktadır. Ciltte çıkan yaraları yolma, tırnak yeme ve saç yolma problemleri bu süreçte ortaya çıkabilmektedir. Bununla beraber yara yolma yüzde olduğu takdirde çevrenin etkisiyle birlikte sorun daha da artmaktadır.

Hastalığın ortaya çıkmasında ve devamında çevresel şartlar ve kişilik özellikleri birlikte etkilidir. Kişinin kendine güven duygusunun eksikliği, mükemmeliyetçi olması, insanlarla ilişkilerde aşırı duyarlılık, streslerle başa çıkma becerilerinin eksikliği ya da aşırı yük altında olma, bunlar arasında sayılabilir. Depresyon, takıntılar, kaygı bozukluğu beden kimyasının bozulmasına sebebiyet vererek bu tür problemlere yol açmaktadır.

Sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan biri ,kişinin yüzünde sivilcelerin çıkmasıdır. Bu sivilcelerin yolunması ya da kaşınması yaralara, mikrop kapması halinde ise yayılmasına neden olur. Cilt bu sebeple giderek bozulur. Kişinin bu davranışını kontrol edememesi ve görünüşünün gittikçe değişmesi, insanların kendisine acıyan gözlerle bakması, o ferdi daha da sıkıntıya sokar. Bu kişiler bazı ilaçlar kullansa da çözüm geçici olabilir. Yüzde çıkan sivilce ve yaraları yolma ve yaralar oluşturma, psikolojik kaynaklı deri hastalığıdır. Tedavinin şekli, sorunun kaynağına göre değişmektedir. Hastanın profesyonel destek almayı kabul etmemesi ya da fayda sağlayacağına inanmaması, kendi kendine çözmeye çalışması, sıklıkla tedaviyi zorlaştırmaktadır. Bunda kişisel nedenler olduğu gibi maddi nedenler de etkili olmaktadır. Tedavinin gecikmesi, kişinin dış dünyadan uzaklaşmasına, kendine güvenini kaybederek öğrenim hayatını ya da iş hayatını yarıda bırakmasına yol açmakta, bu da problemin daha da şiddetlenmesine sebep olmaktadır.

Nasıl bir tedavi yolu izlenmeli?

Kişinin çevresindekiler tarafından anlaşılması, sorumluluklarının paylaşılması bu tür rahatsızlıkların ortaya çıkmasını ya önlemekte ya da iyileşmesini kolaylaştırmaktadır. Birkaç günlük tatil, yakın akraba ya da arkadaş ziyaretleri, spor, sağlıklı beslenme, kişinin gevşeyip rahatlaması problemin hafiflemesini sağlar. Kişinin sevdiği meşguliyetlerle uğraşması, iç enerjisini uygun şekilde kanalize etmesi de yararlı olmaktadır. Zorlama ve kınama, problemin daha çok artmasına sebep olmaktadır. Bu süreçte cilt hastalıkları uzmanının tedavisine de devam edilmelidir.

ZAMAN Farika Teymur Artır, Uzman Psikolog

Not: Aynı zamanda buna sebep olan sebepleri ortadan kaldırmak için kendini sev hayatını iyileştir seminerini enerjiyi yükseltmek için reiki yi ve buna sebep olan bilinçaltı kayıtlarını temizlemek için de Access bar bilinçaltı temizliği çalışmalarını öneririm. Tabı ki bunun dışında yapacağıınız doğa yürüyüşleri, nefes ve meditasyon çalışmaları da işe yarayacaktır.

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Daha İyi Bir Sindirim İçin Suyunuza Katabileceğiniz 6 Şey

12-850x4681

 

 

 

Su evrensel olarak içebileceğiniz en yararlı içecektir ve muhtemelen sağlık uzmanlarından su tüketmenin sağlıklı bir yaşam tarzının sürdürülmesinin anahtarı olduğunu duymuşsundur. Muhtemelen fitness uzmanlarından, kilo vermek için etkili yöntemlerden birinin çok fazla su içmek olduğunu da öğrenmişsinizdir.
Ancak suya bazı besinler ekleyerek sindirim sisteminize de olumlu etkiler katabileceğinizi biliyor muydunuz? Karşınızda bu 6 yöntem.
1. Limon
Limonda bolca C vitamini olduğunu ve her gün almamız gereken önemli bir vitamin olduğunu biliyoruz. Sadece 4-5 ince dilimi büyük bardak suya atın ve bağışıklığınızı yüksek tutun.
Daha da ilginç birşey duymak ister misiniz? Limon suyundaki asitler midenizdeki asitlerle aynı özellikleri taşır bu da karaciğerinizi kandırarak daha çok safra üretmesini sağlar. Daha çok safra yiyeceklerin sindirim sisteminden daha yumuşak bir şekilde geçmesini sağlayacaktır.
2. Taze nane yaprakları
Mutlaka nane yapraklarının faydalı olduğunu ve su ile birlikte kullanıldığını görmüşsünüzdür. Bunun en büyük nedenlerinden biri midenin sindirim sürecini rahatlatmasıdır. Ayrıca hazmı kolaylaştırıcı enzimler üreten tükürük bezlerini aktif hale getirerek sindirimi kolaylaştırır.
3. Tarçın
Eğer daha iyi bir sindirim sistemi istiyorsanız tarçın tam size göre. Tarçın ilaç özelliği nedeniyle geniş bir kullanıma sahiptir. Doğu ülkelerinde sıcak etkileri nedeniyle tercih edilir. Eğer mide sorununuz varsa bir çubuk tarçını sıcak bir bardak suya ekleyin. Çünkü bu şekilde bağırsak gazlarını kırar ve sindirim sistemini yatıştırır. Ayrıca mide bulantısı ve bağırsak rahatsızlıklarının da önüne geçer.
4. Zencefil Çayı
Tarçın gibi zencefil çayı da bağırsak gazlarını kıran bir besindir. Eğer midenizde şişkinlik ve bağırsaklarınızda kramp oluyorsa zencefile bir şans verin çok faydası olacaktır. Taze zencefil köklerini kesin, suya atıp bir gece bekletin. Bu şekilde zencefilin bütün etkilerinin suya geçmesine zaman vermiş olursunuz.
5. Salatalık
Salatalık vitamin B açısından çok zengindir ve vitamin B de stres ve endişeye iyi gelir, bu da sindirimi olumsuz etkileyecek faktörleri azaltmanızı sağlar. Suya salatalık eklemek genel anlamda salatalık yemek kadar etkili olmasa da salatalığı her türlü tüketmek vücuda lif girmesini sağlar. Lifler de kronik kabızlığa iyi gelir.
6. Elma sirkesi
2-3 yemek kaşığı elma sirkesini bir bardak su ile karıştırıp içmek vücudumuzdaki hidroklorik asitlerin üretimi arttırır. Hidroklorik asitlerin amacı da vücuttaki proteinleri amino asitlere çevirmektir, aynı zamanda sindirime yardımcı olurlar. Eğer midemizde yeterince asit olmazsa yemekler tam olarak sindirilemez ve yararlı besinler tam olarak emilemez. Bu şekilde elma sirkesi tüketmek sindirimi hızlandırır. Ayrıca iyi bir besin kaynağı olarak da fayda sağlar.

Kaynak: Hayat Bilgisi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sen Hep Kendini Düşün…

11694870_10153513970926872_4980272411829033464_n1

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »