Dolunayda Kapalı Kapılarımızı Açma Ritüeli

anette inselberg dolunayda kapalı kapıları açma ritüeli

Bazen işlerimiz olacak gibi olur ama son anda olmaz. Sanki işlerimizin olmasını engelleyen negatif enerjiler vardır. İşte bugünkü bu kuvvetli dolunay olmazı oldura çevirmek için çok etkilidir. (Tabi ki her şey Allah isterse olur bunlar sadece vesile ritüelleri)
Malzemeler:
Üç adet deniz kabuğu
Bir bardak su
Elma sirkesi
Bir Kolye anahtar (ya da sevdiğiniz bir kolye ucu)
Ritüelin yapılışı:
Akşam dokuzdan sabah üçe kadar yapabileceğiniz bu ritüel için evin sakin bir köşesine üç adet deniz kabuğunu fotoğraftaki gibi yerleştirin. Ortasına da dolu bir bardak su koyun. İçine birkaç damla elma sirkesi dökün ve suyun içine anahtar kolye ucunu ( sevdiğiniz bir kolye ucu da olabilir) koyarken şunları üç kez söyleyin: Şimdiye kadar kapalı kapılarım, çözümsüz işlerim ve tıkanıklarım vardı. Olumsuz sözler ve enerjiler beni çevrelemişti. Şimdi hepsiyle olan bağlarımı kesiyorum. Kesiyorum. Kesiyorum. Bu kolye ucunu arındırıp boynuma takınca tüm hayırlı kapılar önümde açılacak. Tüm işlerim hayra dönecek. Her işim su gibi kolaylıkla akacak. Şansım açılacak.Ve çoktan öyle oldu bile. Çok şükür’’
Ritüel alanını sabaha kadar bozmayın. Sabah bardaktaki suyu lavaboya dökün. Deniz kabuklarını denize atın. Ve kolye ucunu da üç gün boyunca takın.
Şifa olsun,
Anette İnselberg

Not 1: Deniz kabuğu fotosu da kullanabilirsiniz

Not 2: bulunduğunuz yerde deniz yoksa deniz kabuklarını toprağa gömün

 

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Bu Test Kişiliğinizle Alakalı Tüm Sırları Ortaya Çıkartacak! Resimde Ne Görüyorsunuz?

anette inselberg kişilik testi
Sonuçlar kendi içinde büyük bir oranda doğruyu yansıtmaktadır. Bu çok basit bir test! İçinde birden fazla resim olan bir görüntü var ve siz içinden bir tanesini seçiyorsunuz. Bunun sonucunda da kişiliğiniz hakkında bir teşhis konuluyor ve geleceğiniz hakkında tavsiye veriliyor! Bu testi çözen çoğu kişi test sonuçlarının doğruluğunu onaylıyor!
Kendinizi tanıdığınızı düşünüyor musunuz? O kadar da emin olmayın. Bazen farkında bile olmadığımız belirli kişilik özelliklerimiz vardır ya da kendimizle alakalı bu özellikleri fark etmekte istemiyor olabiliriz. Bu testle kişiliğinizdeki gizli yanları keşfedeceksiniz!
Bir insanın kişiliğiyle alakalı sonsuza kadar konuşabilirsiniz. Bu tür testler, günlük hayatta fark edilmesi zor olan gizli gerçekleri ortaya çıkartmada yardımcı olur. Bu resme baktığınızda ilk olarak ne gördüğünüzü hiç tereddüt etmeden söyleyin.
Eğer gördüğünüz bir…
Şamdansa
Dünyaya çok geniş bir pencereden bakarsınız. Planlarınız her zaman çok gösterişlidir ancak detayları ve nüansları sıklıkla unutursunuz. Koca yürekli ve nazik bir insansınızdır. Genellikle diğer insanlar tarafından kullanılırsınız, bu yüzden gelecekte sorun yaşamamak için tetikte olmalısınız ve arkadaşlarınızı dikkatli bir şekilde seçin.

Kadınsa
Çok zeki ve duygusal birisinizdir. Hayatınızı idealleştirmeye meyillisinizdir ve bazen etrafınızdaki şeylere ya da gerçek dünyaya dikkat etmesiniz. Bulutların üzerinde yaşarsınız. Bu bir yandan iyi bir şeydir çünkü dünyada kalan birkaç romantikten biride sizsinizdir. Diğer yandan, tüm bu romantikliğin ardında kalan gerçek dünyadaki karmaşıklıkları ve hayal kırıklıklarını unutursunuz. En azından arada sırada gerçek dünyaya dönmeyi unutmayın, yoksa hayat sizin için hiç durmadan devam eden ve üzerinden atlamak zorunda kaldığınız engelli bir yarışa dönüşür.

Erkekse
Çok sakin bir insansınızdır. Sizinle birlikte olan herkes samimidir ve sanki taş bir duvarın arkasında gibi güvenli hisseder. Kısa ve öz konuşursunuz, düşünceli ve yaratıcısınızdır. Sinirlenmeniz zordur ancak kendinizi geliştirmeniz gereken bir konu vardır ki bu da size yakın olan insanlara yeter kadar özen göstermediğinizdir. Bu durumu düzeltmek için sevdiğiniz insanlar söz konusu olduğunda en ufak ilgi alakayı bile gösterin ve böylece hem onlar hem de siz mutlu bir hayat yaşayın.

Alevse

Diğer insanlara benzemezsiniz. Düşünce yapınız standartlardan farklıdır. Kendi dünya görüşünüz vardır ve size yakın olan insanlar sizi anlamakta bazen zorluk çeker. Bu önemli değildir. Ana fikir kendinizi değiştirmemektir! Özgüveninizi aynı şekilde korumanız, hatta geliştirmeniz gerekir. Böylece her şey daha iyi bir hal alacaktır.
Testi beğendiniz mi? Sonuçlara katılıyor musunuz? Testi arkadaşlarınızla paylaşın.
Kaynak : filoji

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayat bir “kendin yap” tasarımıdır

anette inselberg hayatın senin sorumlulugundur

 

Hayat bir “kendin yap” tasarımıdır
Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. …Patronuna işten ayrılarak artık ailesi ve torunlarıyla zaman geçirmek istediğini söyler.

Bunun karşılığında patronu marangozdan son bir isteği olduğunu ve ondan son kez bir ev yapmasını istediğini söyler.
Marangoz kabul eder ve işe girişir. Fakat gönlü artik işte olmadığı için baştan savma işçilik ve kalitesiz malzeme kullanarak evi bitirir. İşini bitirdiğinde işveren, evi gözden geçirmek için gelir. Dış kapının anahtarını marangoza uzatır. “Bu ev senin” der, “sana benden hediye”. Marangoz şoka girer. Bu nasıl olur diye düşünür. Bu son diye bir an önce bitirmek için yaptığı evin kendisinin olduğunu öğrenince çok utanır. Bu evin kendi evim olduğunu bilseydim hiç böyle yapar mıydım diye düşünür ve o anda yaptığı hatanın farkına varır. Bir başkası için yaptığı iş aslında kendi kullanacağı standartların çok altındadır.
Evet kendi hayatınızda da marangoz sizsiniz. Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. Hayat bir “kendin yap” tasarımıdır” Başkaları için yaptığınızı düşündüğünüz olumlu ya da olumsuz herşey sizin kendi evinizi inşa eder. Oturduğunuz evin güzelliği de, çirkinliği de sizin eserinizdir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yedi Yerde Su İçilmez…

yedi yerde su içilmez anette inselberg

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gül Yaprağı Olabilmek…

anette inselberg gül yaprağı
Bir zamanlar bilginler ve şairler, ‘suskunlar meclisi’ adıyla bir topluluk oluşturmuşlardı.
Üye sayısı kırk kişiydi ve bunu artırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek fakat çok az konuşmaktı.
O zamanlar meşhur şair ve bilgin Molla Câmî, bu meclisin aşkındaydı. Günün birinde suskunlar meclisinin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için bilginlerin bulunduğu köşke geldi.
Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan suskunlar meclisine gönderdi.
Meclis üyeleri bu teklifi görünce biraz üzüldüler. Molla Câmî oraya layık bir bilgindi, ama ölen üyenin yerine başka birini almışlardı.
Yeni bir üye için yer yoktu. Meclisin başkanı, bir bardağı tamamen suyla doldurduktan sonra Molla Câmî’ye gönderdi. Zeki bilgin durumu kavramıştı. Bir damla daha olsa bardak taşacaktı. Bunun üzerine o da hemen oracıktaki bir gül dalından küçük bir yaprak koparıp, nazikçe suyun üstüne koyuverdi.Bardak taşmamıştı. Bunu içeri gönderdi.
Meclistekiler bu kibar cevabın mânasını anlamışlardı: Zarif insanların yeri başkaydı. Üyeler, bu değerli bilgini de aralarına almaya karar verdiler.
Başkan listeye Molla Câmî’nin adını ekledi. Kırk sayısının sonuna bir sıfır koyarak, 400 yazdı. Bununla Molla Câmî sayesinde, meclisin değerinin on misli arttığını belirtiyordu. Listenin son şekli Molla Câmî’ye gelince, meseleyi anladı. Ancak sayının büyük gösterilmesinden hoşlanmadı. Sağdaki bir sıfırı silerek, otuz sayısının soluna koydu.
Yani 040 yazdı. Alçak gönüllü Molla Câmî, böylece kendisini solda sıfır sayıyor, bardağı taşırmadığı gibi, o meclisin yapısını da etkilemeyeceğini söylemek istiyordu.
Gül yaprağı olmak, kolay değil. Ama, evde, işte, çevrede geçim ehli olmanın, gül gibi geçinmenin yolu gül yaprağı olmaktan geçiyor. Yük olmayıp yük almak, gül yaprağı güzelliğine kavuşmak… Kendi içimizde, ailemizle, çevremizle uyumlu olmanın, ebedi güzellikler yolunda yürümenin müjdecisi.
Gül yaprağı sırrına erenler, sağdaki sıfır gibi bulundukları topluma güç katarlar hem de bire on, ama soldaki sıfır gibi davranıp kimseye yük olmazlar.
Ne dersiniz şöyle bir düşünmeğe, evdeki, Sitedeki ve işyerimizdeki hayatımızda gül yaprağı gibi miyiz, yoksa, bir damlası hayat karartan zehir miyiz?
Hayatı, hem kendimize hem de çevremize zehir etmemek için güle sevdalanıp, gül yaprağı gibi olalım.
Gül yüzünüzde gülücükler ebediyyen solmasın…

Dolunayda Evin Negatif Enerjisini Temizleme Ritüeli

anette inselberg dolunayda nazar ritüeli
Dolunaylar evlerde birikmiş ağır enerjileri temizlemek için ideal zamanlardır. Bunun için bu ritüeli dolunaydan beş gün önce beş gün sonrasına kadar yapabilirsiniz.

Gerekli malzemeler:
41 adet cam nazar boncuğu
Şeffaf ya da beyaz camdan bir kase/ kap ya da kavanoz
Ritüelin Adımları:
Sessiz bir ortama geçin ve kavanozunuza su doldurun içine de 41 adet nazar boncuğunu atın. Nazar boncuklarını koyarken ‘ bu evdeki tüm negatif enerjilerin, düşüncelerin, olumsuz ve şansızlıkların bu suda toplanmasına niyet ediyorum ‘’ deyin…
Kaseyi evinizin en çok kullandığınız odasının penceresine yerleştirin ve bir gece dolunay ışığında kalsın.
Ertesi gün evinize en yakın toprağa kasedeki suyu boşaltırken şunları söyleyin ‘’ evimdeki tüm negatifler toprağa aktı çok şükür’’ deyin…
Nazar boncuklarını ve kaseyi eve getirip tuzlu soğuk suda iyice yıkayın. Diğer dolunayda işlemi tekrarlayın…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bayram sevindiğin kadar değil sevindirdiğin kadar bayramdır…

39714753_270239073701444_4595402921234923520_n[1]

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dolunayda Anka Kuşu Ritüeli

anette inselberg anka kuşu
Dolunay zamanları bitişleri ve sonlanmaları sembolize eder. Bizde kendimize olan kırgınlık ve kızgınlıklarımızdan kurtulmak için anka kuşu ritüelini yapacağız. Sessiz bir yere geçin ve aşağıdaki adımları takip edin.
Bu ritüeli yapmak için üstünüze sarı bir şey giyin ya da takın. Rahat ettiğiniz bir pozisyonda oturun. Önünüze sarı bir mum koyun ve yakın. Mumun sağ tarafına anka kuşu fotoğrafı koyun. Burnunuzdan yedi kere derin nefes alıp verin ve iyice gevşediğinizi hissettiğinizde şu cümleleri muma doğru söylemeye başlayın ‘’ Ruhumdaki, bedenimdeki ve zihnimdeki bütün olumsuz duygu ve düşünceleri bu mumun ışığında yok ediyorum. Beni aşağı çeken geçmişimden getirdiğim tüm kırgınlık ve kızgınlıklarımı bu mumun ışığında yok ediyorum. Bilinçaltımdan geçen fark etmediğim ve beni engelleyen tüm kalıplarımı bu mumun ışığında yok ediyorum’’ deyin ve mumu söndürün.

Şimdi anka kuşunun fotoğrafını sol elinizin avucunun içine alın gözlerinizi kapayın. Anka kuşunun sırtına bindiğinizi ve yukardan aşağıya sarı ışıkla yıkandığınızı imgelerken şu cümleleri üç kez tekrarlayın ‘’ Ben anka kuşu gibi küllerimden tekrar doğdum ve içimi saf sevgiyle doldurdum. Tekrar kanatlandım ve hayata tam ve bütün olarak katılmaya hazırım.Çok şükür’’
Burnunuzdan tekrar yedi kez derin nefes alıp verin ve hazır olduğunuzda gözlerinizi açın.
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Not 1: Mum mutlaka sarı olmalı
Not 2: Bu ritüeli gözünüz kapalı yapacağınız yerler olduğu için kendi sesinizle kaydedin ve adımları o şekilde yapın.
Not 3: Üç gün boyunca üstünüzde sarı bir şey bulundurun
Not: 4: Üç sabah boyunca üç kere ‘’anka kuşu gibi küllerimden doğdum’’ diye tekrarlayın
Not 5: Bu ritüel dolunaydan beş gün öncesinden yapılmaya başlanabilir.
Not 6: Bu ritüel dolunaydan beş gün sonra da yapılmaya devam edebilir

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Önemli Olan…

Önemli olan

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir Hint masalına göre;

anette inselberg hint masalı korku

 

Bir Hint masalına göre;
Kedi korkusundan, endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücü bu fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya baslar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür..
Ve der ki ;
“Sen cesaretsiz ve korkak hayvansın. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardim edemem.”
Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda şöyle diyor :
“İnsanların çogu sevmekten korkuyor,kaybetmekten korktuğu için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaslanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.”

Şu andan itibaren korku yüzünden kendimi engellediğim kaçtığım her durumu serbest bırakıyorum ve şifalanmaya niyet ediyorum. A.İ.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yeni Ayda Dilekleri Suya Söyleme Ritüeli

anette inselberg suya dilek dileme ritüeli 1

Yeni aylar yeni başlangıçlar için dilek dilemek için gökyüzünün bizi desteklediği zamanlardır. Bu çalışmayı yeni aydan beş gün önce başlayıp beş gün sonrasına kadar yapabilirsiniz. Yani 4 eylül-14 eylül arası yapabilirsiniz…

1)Cam bir sürahi alıyoruz ve içini suyla dolduruyoruz üzerine kırmızı bir kapak veya fiyonk koyuyoruz.
2)Sürahinin istediğimiz bölgelerine uğur böceği, nazar boncuğu ve gülen surat etiketi yapıştırıyoruz.
3)Sarı kağıdın iki tarafına seni seviyorum yazıp sürahinin üzerine yapıştırıyoruz
4) Başka bir sarı kağıdın iki tarafına ‘’sen çok değerlisin’’ yazıyoruz ve sürahinin üzerine yapıştırıyoruz.
5)Üçüncü sarı kağıdın her iki tarafına ‘’seninle gurur duyuyorum’’ yazıyoruz ve sürahinin üzerine yapıştırıyoruz.
6)Şimdi dileklerimizi sarı kağıdın tek tarafına yazıyoruz ve yazıyı sürahinin suya bakan tarafına yapıştırıyoruz.
Sürahiyi gece varsa balkonumuzda bırakıyoruz yoksa pencerenin önüne bırakıyoruz ve ertesi gün sabahtan itibaren yedi gün boyunca içiyoruz.
Not: Sürahideki su yarıya yaklaşınca suyu tekrar doldurun ki (evde kullandığınız içme suyuyla) yedi gün boyunca içebilesiniz.

Dilekleriniz kabul olsun inşallah.

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutlu Olmak İçin Neler Yapmalı

anette inselberg mutluluk hormonları

 

1)Serotonin nasıl hissettirir: Neşeli, canlı, zinde
Serotonin eksikliğinde nasıl hissederiz: Depresif, karamsar, öfkeli
Serotonini yükseltmek için: Egzersiz yapın, güneş ışınlarından faydalanın, triptofan içeren gıdaları tüketin (yumurta, çikolata,peynir), düzenli uyuyun
2)Dopamin nasıl hissettirir: Keyifli, hayata bağlı, kendine güvenli
Dopamin eksikliğinde nasıl hissederiz: Üşengeç, unutkan, canı sıkkın
Dopamini yükseltmek için: Mutlu eden hobiler edinin, müzik dinleyin, c vitamini tüketin, tirozin içeren gıdalar tüketin (muz,salatalık)
3)Oksitosin nasıl hissettirir: Sevgi dolu, şefkatli, cömert ve paylaşımcı
Oksitosin eksikliğinde nasıl hissederiz: Yalnız, sevgisiz, huzursuz
Oksitosini yükseltmek için: Masaj yaptırın, hayal kurun,evcil hayvan besleyin, sevdiklerinize sarılın
4) Endorfin nasıl hissettirir: Neşeli, rahat, pozitif
Endorfin eksikliğinde ne hissederiz: Stresli, gergin, isteksiz
Endorfini yükseltmek için ne yapmalıyız: Acı biber yiyin, aşık olun, düzenli yürüyüş yapın, sizi güldüren videolar seyredin

alıntı bingülce yoga

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Göz Yogası:Bu mucize teknik görme gücünü artırıyor, göz çevresini rahatlatıyor, ayrıca baş ağrılarını dindiriyor.

anette inselberg göz yogası

 

Bugünden itibaren 21 gün yapmaya niyet ediyorum.
Göz Yogası
Bu mucize teknik görme gücünü artırıyor, göz çevresini rahatlatıyor, ayrıca baş ağrılarını dindiriyor.
Günün büyük bölümü masa başında, bilgisayarın karşısında geçiyor. Öyle ki, yoğunluktan bazen gözlerimizi kırpmayı bile unuttuğumuz oluyor. Oysa bu gözlerimize yapacağımız en büyük kötülük.
Sürekli sabit bir noktaya baktığımız zaman gözümüzün uzak yakın fokuslama ayarı bozulur, bulanık ve çift görmeler başlayabilir. Sabit nokta konsantrasyonu sonucunda göz kırpmayı unutmaktan dolayı bir çok göz rahatsızlığı oluşur.
-Göz Kırpmazsak Ne Olur
Gözlerimizi temizlemek ve göz retinasını nemlendirmek için gözlerimizi kırparız. Göz küremizin dışa bakan bölümü, gün boyunca sürekli olarak etraftaki toz partiküllerine maruz kalır. Göz kapaklarımız her kapandığında, gözyaşı bezlerimizden salgılanan tuzlu salgı, gözümüzü bir anlamda dezenfekte eder.
Normal olarak, 4-6 saniyede bir gözlerimizi kırparak, bu olağan temizliği gerçekleştiririz. Ancak gözlerimizde hassasiyete neden olan herhangi bir koşul söz konusuysa, örneğin dumanlı bir ortamdaysak veya gözümüze bir şey kaçmışsa, gözün kendini bir an önce temizleyebilmesi için, daha sık göz kırpabiliyoruz. Göz kırpmamız sayesinde, gözlerimizin kurumasını da önlemiş oluyoruz.
Modernizmin götürüsü olan yakın mesafeye sürekli bakma alışkanlığımızın oluşturduğu birçok rahatsızlığı boş vakitlerimizde Göz Yogası yaparak düzeltebiliriz
-Dİnlenme Esnasında Göz Yogası
1. Çalışma
-Gözlerinizi rahatlatın
Bunun için göz kapaklarını biraz rahat bırakmanız gerekecek. Peki bu nasıl olacak?
Avuç içlerinizi birbirine sürterek ısıtın, sonra göz kapaklarınızın üzerine koyun. Gözlerinizi saat yönünde hareket ettirin. Ardından gözlerinizle havada yatay bir 8 rakamı çizmeye çalışın. Bir egzersizden diğerine geçerken, gözlerinizi dinlendirmek için ısıttığınız avuç içlerinizi göz kapaklarınızın üzerine koymayı ihmal etmeyin.
2. Çalışma
-Başparmağınıza fokuslanın
Burnunuzun ucuna yaklaştırdığınız başparmağınızı görmeye çalışın. Belki bakışınız net bir şekilde olamayacak ama önemli değil.
Yoga, göz egzersizlerinde de denemeye çok önem veriyor. Birkaç deneme sonrasında daha iyi olacaksınız. Bu egzersiz sırasında tam 6 kasımız çalışıyor. ınanılmaz ama vücut enerjisinin yüzde 25’i görme sürecinde görev alıyor.
3. Çalışma
-Tazelenmiş bakışlar…
Göz yogasının ardından gözlerinizde bir yorgunluk hissedebilirsiniz. Ama bakışlarınızın eskisinden daha zinde olduğunu fark edeceksiniz.
Tabii göz yogası da tıpkı vücut yogası seansında olduğu gibi bir bitişi hak ediyor. Evdeyseniz, gözlerinizi lavanta kokulu bir yastıkla kapatabilir ve 10 dakika dinlendirebilirsiniz. Bürodaysanız ensenize yapacağınız küçük dokunuşlarla rahatlayabilirsiniz.
-Trataka / Göz Yogası Çalışmasının Temel Hatları
Sanskrit dilinde Trataka’ nın kelime anlamına baktığımızda ona, dik bakış, dikkatli bakış gibi anlamlar yükleyebileceğimizi görürüz. Bu ismi ve bu isim altında toplanmış çalışmaları kısaca tarif edecek olursak ” Kişinin bir nesne ya da düşünce üzerinde bakışlarını ve dikkatini sabit tutmasıdır. ”
Trataka / Göz Yogası çalışmasının temel hatlarını aşağıda bulabilirsiniz. Trataka en temel konsantrasyon çalışmalarından biridir ve meditasyon heveslisi olan herkesin düzenli olarak her gün yapması tavsiye edilir.
1-) Başlangıç Mantrası:
Om Sahanavavatu,
Sahanou bhunaktu
Saha viryam karavavahai
Tejasvinavadhitamastu
Ma vidvişavahai
Om Şanti, Şanti, Şanti
Anlamı:
Om. (Evren) Hepimizi korusun,
Hepimizi beslesin.
Birlikte büyük bir enerji ile çalışalım.
Çalışmamız aydınlatıcı olsun ve meyve versin.
Birbirimizden nefret etmeyelim.
Om, huzur, huzur, huzur.
2-) Göz çalışmaları:
a. Göz kürelerinin yukarı-aşağı hareketi: toplamda 10 kez tekrar edilecektir.
b. Dinlenme: Basit avuçlama
c. Göz kürelerinin sağa ve sola hareketi: toplamda 10 kez tekrar edilecektir.
d. Dinlenme: Basit avuçlama
e. Göz kürelerinin döngüsel hareketi
i. Önce, saat yönünde 10 tur
ii. Dinlenme: Bas-bırak avuçlama
iii. Sonra, saat yönünün aksine 10 tur
iv. Dinlenme: Bas-bırak avuçlama
3-) Mum ışığı konsantrasyonu:
a. Mum alevine odaklanma: Alevin tamamına gözümüzü kırpmadan 30-60 saniye arası konsantre oluyoruz. Özellikle çok fazla zorlamıyoruz, tersine bakışlarımız rahat ve gevşek olmalı. Sakin ama kararlı bir şekilde direkt olarak mum alevine bakıyoruz.
b. Dinlenme: Bas-bırak avuçlama
c. Fitilin ucuna yoğun odaklanma: Şimdi fitilin uç kısmına bakıyoruz. Yine tamamen konsantreyiz ama bakışlarımız yine rahat ve gevşek.
d. Dinlenme: Sabit baskılı avuçlama
e. Odaklanmama:
i. Önce alevin tamamına odaklanalım.
ii. Sonra kademesel olarak, odaklanmadan genel olarak aleve bakalım. Böylece alevin çevresindeki görüntünün değiştiğini, hatta alevin çevresindeki hareyi, aurayı gördüğümüzü fark edelim. Yaklaşık 1 dakika bu şekilde kalalım.
iii. Tekrar dikkatimizi yoğun odaklanma ile aleve bir kaç saniye yönlendirelim.
iv. Şimdi gözlerimizi kapatalım ve kapalı gözlerimizin gerisinde mum alevinin aynı şekilde canlandığını görelim.
f. Dinlenme: Basit avuçlama – 5 tur Brahmari ile (dişi arı sesi çıkar)
4-) Sessizlik: 5 dakika derin sessizlik
5-) Kapanış Mantrası
Om asato ma sat gamaya
Tamaso ma jyotirgamaya
Mrtyor ma amrtangamaya
Om şanti, şanti, şanti.
Anlamı:
Om. Hepimiz gerçek olmayandan gerçek olana,
karanlıktan ışığa,
ölümlülükten ölümsüzlüğe (doğru gidelim)
Om Huzur, Huzur, Huzur.
-Mum ışığı: Mutlaka sabit bir aleve, göz hizasında bakmak gereklidir.
-Göz çalışmaları: Bu çalışmalar esnasında, başımız hiç oynamıyor. Sadece göz kürelerimiz hareket ediyor.
-Mum ışığı konsantrasyonu: Bu çalışmaları yaparken yüz kaslarımız gevşek ve yüzümüzde yumuşak bir ifade olmalı. Ayrıca gözlerimizi aşırı zorlayacak herhangi bir çalışma içine girmememiz gerekmekte. Bu çalışmalarda gözlerimizi açtığımız zaman direkt olarak mum ışığına bakmıyoruz, bunun yerine gözlerimizi yeri takip ederek yavaşça yukarı kaldırıyoruz.
-Avuçlama: Avuç içleri tam göz kürelerimizi içine alacak büyüklüğe sahiptir. Avuçlama sırasında ellerimizi hafifçe bükeceğiz. Gözlerimizi ellerimizle kapattığımızda, ellerimiz gözlerimize değmemekte ve ellerimiz göz çevresini tamamen kapatmakta yani gözümüzü açtığımızda tamamen karanlık görmemiz gerekmektedir.
Derlenmiştir..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aboriginal mesajlar&Marlo Morgan

anette inselberg aborjinler
•Bir kimse kızdığı zaman,yaşam enerjisi,su ya da kaygan kayalar gibi akmak yerine,her iki tarafa itilir ve keskin uçlu bir hale gelir.Bu,bedenin içine girer ve organlara zarar verir.
Kızgınlık aynı,bedende yara açan ve çıkarılması zor mızrak gibidir.
•Gücenmenin uçları da sivridir ama onunkilerin uçlarında bir diken vardır,onun için bu insanın içine saplanır ve daha uzun süre orada kalır.Gücenme kızgınlıktan daha zararlıdır çünkü ondan daha uzun sürer.
• Haset,kıskançlık ya da suçluluk endişeden daha karmaşıktır ve düğümler karnında ya da derinin altında olabilir ya da bir başka yerdeki yaşam akışını yavaşlatabilir.
•Üzüntü çok küçük bir bozulmaya neden olur.Ve keder aslında sevgi bağı olan bir çeşit üzüntüdür.Bu hayatta kalan kişinin ömrü boyunca sürebilir.
•Korku bazı şeyleri sona erdirir.Korku kan akışını,kalp atışlarını,solunumu, düşünceyi,sindirimi her şeyi bozar.Korku ilginç bir duygudur çünkü bu,aslında insansı değildir.Bu duygu çok kısa süreli bir hayatta kalma rolüne hizmet ettiği hayvanlardan alınmıştır.Hiçbir hayvan korku içinde yaşayamaz.İnsanların aslında korku duyacakları hiçbir şey yoktur.Onların kendilerinin sonsuzluk olduklarını biliyorlardı.
Şimdiyse korku gezegenimizi çevreleyen temel bir enerji gücü haline geldi.Korkunun içimizde yol açtığı zarar işte böyledir.
•İnsan yaşamı bir spiraldir,bizler sonsuzluktan geliriz ve daha yüksek bir düzeyde oraya geri dönmeyi umarız.Zaman bir dairedir.Ve bizim ilişkilerimiz de bir dairedir.Bizler Aborijin çocuklar olarak,yaşamın ilk yıllarında her bir daireyi, her bir ilişkiyi kapatmanın önemini öğrendik.Eğer bir anlaşmazlık varsa biz bu çözümlenene kadar uyanık kalırız.Biz yarın ya da ileriki bir tarihte çözüm bulmayı umarak gidip uyumayız.Bu, daireyi uçları kırılabilir bir halde açık bırakmak olur.
•Sen bu dünyaya bir ruhsal farkındalık düzeyinde geldin ve buradan daha genişlemiş bir düzeyde ayrılma fırsatına sahipsin.

İnanılmaz Etkili… Hayatına Bolluk Bereket Gelsin İsteyenler 11 Ağustos’daki Yeni Ayda Mor Kurdeleli Cam Kavanoz Ritüelini Mutlaka Yapmalı…

anette inselberg bollul bereket yeni ay ritüeli

Merhabalar Cancan’ lar,
Bir süredir bolluk bereket için ne yapabilirim, para geliyor ama elimde tutamıyorum, işim yok nasıl iş bulabilirim gibi çok sayıda mesaj alıyorum…
Ben de tüm bu sorunlara ilaç olabilecek harika bir yeni ay ritüeli hazırlamaya karar verdim..
İşte malzemeler:
Bir cam kavanoz
Mor bir kurdele
Bir avuç pirinç, lavanta ve çörek otu
Bir kaşık şeker
Ve sitrin taşı
Ritüelin Hazırlanışı
Şimdi kavanozu elimize alıyoruz içine sitrin taşını, çörek otunu, lavantayı, pirinci ve şekeri koyuyoruz en son kavanozu kapatıp mor kurdeleyi bağlarken şu cümleyi üç kez söylüyoruz
”Hayatıma her türlü hayırlı kaynaktan bolluk bereketin hızlıca, kolaylıkla gelmesi ve iş kapılarımın açılması için neler mümkün…”
Ve kavanozu mutfakta görünür bir yere koyuyoruz ve kavanozu gördükçe cümlemizi tekrar ediyoruz…
İşte bu kadar basit…
Tarifi benden yapması sizden…
Hepinizi kocaman kocaman öpüyor bolluk ve bereketin her daim hayatınızda olmasına niyet ediyorum…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »