”Herkes huşuyla benliğini ortaya koymaya çalışıyor, kendine tapınılması için kılıktan kılığa, şekilden şekile giriyor ve ikonlaşmak arzusuyla yanıp tutuşuyordu.

 

”Herkes huşuyla benliğini ortaya koymaya çalışıyor, kendine tapınılması için kılıktan kılığa, şekilden şekile giriyor ve ikonlaşmak arzusuyla yanıp tutuşuyordu. İnsanların varoluşlarını bulmak için kendileri gibi etten ve kemikten kimselere ihtiyaç duyuşları garabetin kendisiydi. Varoluşsal önemini keşfedememiş insan, başkalarına bağımlı hale gelir. Bu bağımlılık hali bir yandan da benliği incitir. Varoluşsal değerini hissedebilmek için ötekilerin kendisini takdir edip sevmesine muhtaçtır. Ötekilerin onu sevip değer vermemesi ise yokluğun eş anlamıdır. Caddedeki insanın sevmek gibi bir derdi yoktu. Caddeki insanlar sadece sevilmek istiyordu.”

 

Aynalar Koridorunda Aşk, Mustafa ULUSOY

Rabbim gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla.

images[7]

Rabbim gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla.
çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla.
Bana,
tarafından hakkıyla yardim edici bir kuvvet ver..
Isrâ Suresi

Tam Bütün Cevapları Bulduğunu Düşünürsün, Sorular Değişir…

Yakınmalarınız size en çok ihtiyaç duyduğunuz şeyi verir: yakındığınız şeyi.

imagesCAAFBOGH
Hayat siz ondan yakındığınız için olduğu gibi olmayı bırakmayacak. Dünya siz ondan yakındığınız için daha iyi bir yer olmayacak. Çevrenizdeki insanlar siz yakınıyorsunuz diye değişmeyecekler. Ülkeniz yakınmalarınızın sonucunda değişmeyecek, yakınmalarla demokrasi kurulmayacak. Sağlığınız yakınmalarınızın sonucunda daha iyiye gitmeyecek. Yakınmalarınız sayesinde işinizde daha başarılı olamayacağınız gibi ilişkilerinizi de daha iyi yönetemeyeceksiniz. Yakındığınız için daha iyi bir anne, baba, öğrenci, öğretmen, vatandaş olmayacaksınız. Yakındığınız için kader size gülümsemeyecek. Yakınmalarınız sayesinde size yardım ulaşmayacak.

Yakınıp kendinize acımayı sürdürebilirsiniz elbette; sadece bir işe yaramayacak.

Eğer karşınızda bir rakip varsa yakınmalarınız rakibinize yarar. Eğer karşınızda bir dostunuz varsa yakınmalarınız ona da size de zarardan başka bir şey getirmez. Yakınmak, olduğunız gibi olmayı sürdürüp, her şeyi aynı şekilde yapıp farklı ve iyi bir sonuç beklemek, sorumluluk almamak, uyuşuk ve tembel olmak, korkaklık ve aslında için için yakındığınız şeye muhtaç olmak demektir. Yakınmalarınız size en çok ihtiyaç duyduğunuz şeyi verir: yakındığınız şeyi.

Yakınan insan, tam anlamıyla istediği ve olması için çaba harcadığı şeyi elde etmiş insandır.

Cem Şen

Bu kadar öfkeli olmayın.

yagmur-nasil-yagar[1]

 

Bu kadar öfkeli olmayın. Öfke korkulardan doğar ve korkuları besler. Anlayın, korunun, fırsat bulursanız anlatın hatta savaşın ama öfkelenmeyin ve korkmayın. Öfke bir delilik halidir. İnsan öfkeliyken her şeyin aslını kavradığını zanneder. Oysa gerçekten en uzak olduğu zamandadır ve hiçbir şey görememektedir.

cEM şEN

Tek bir kötü olay, tek bir iyi olay gittiğin yönü değiştirip seni kontrol etmeye çalıştığın sonuçtan başka sonuca ulaştırır.

images[2]

 

Tek bir kötü olay, tek bir iyi olay gittiğin yönü değiştirip seni kontrol etmeye çalıştığın sonuçtan başka sonuca ulaştırır.

Ve yalnızca senin yaşayabileceğin , yalnızca senin sahip olabileceğin o hayatı yaşa…

…ve insan uyuyan bir zihne sahip olmanın gerçekte ne demek olduğunu anlasa tek bir ânını uykuda geçirir miydi?

imagesCA08ESJ5

 

 

Acaba anlamsız savaşlarda savaşan askerler, kendilerine gerçekte niçin savaştıkları söylense savaşırlar mıydı? İnsanlar kötü bir sözün ya da kötü bir düşüncenin gerçekte nelere yol açtığını bilseler düşüncelerinde ve sözlerinde halen bu kadar özensiz olabilirler miydi? Küçücük bir cömertliğin neler yaratabileceğini bilselerdi cömertlik yapmadan tek gün geçirebilirler miydi? Fikirlere ve inançlara yapışmanın maliyetini anlasalar fikirlerini ve inançlarını baş tacı yaparlar mıydı? Anlamı ve işlevi kavrasalardı biçime bu kadar özensiz yaklaşabilier miydi? Ölüm ânlarını ölmeden anımsasalar acaba tutundukları şeylere tutunur, yaptıkları şeyleri yapmayı sürdürürler miydi?

…ve insan uyuyan bir zihne sahip olmanın gerçekte ne demek olduğunu anlasa tek bir ânını uykuda geçirir miydi?

Cem Şen

Kendinizi yalnız ve çaresiz hissettiğiniz zaman bu duyguyu vücudunuzun hücrelerine de komut olarak verirsiniz..


Komutu alan hücreler yenilenmeyi durdurur..Ve hem yaşlanma sürecinizi hem de hastalıkların başlamasını hızlandırır.Tüm hücrelerimiz akıllıdır ve düşünce hepsinin efendisidir..Biz nasıl düşünür hissedersek vücudumuz ona itaat eder..
Böyle durumlarda sakin sessiz bir yere çekilin.Derin nefesler alın.
Elinizi göğsünüzün ortasına koyun..Sesli bir şekilde kendinize şöyle seslenin..ŞİMDİ ŞU ANDA SAKİN HUZURLU VE KENDİ MERKEZİMDEYİM .. SEVGİ BENİMLE ..HER ŞEYİN ÇÖZÜMÜ OLDUĞUNU BİLİYORUM..ŞİMDİ ŞU ANDA YENİ MUTLU DOSTLUKLARA KENDİMİ AÇIYORUM…VE EVRENİN ŞİFA DOLU ENERJİSİNİ KABUL EDİYORUM..ALDIĞIM ŞİFA ENERJİSİ İLE TÜM HÜCRELERİM HUZURA VE MUTLULUĞA AÇILIYOR..KENDİMİ BÖYLE KABUL EDİYOR VE ONAYLIYORUM…
Serap Özger

Ancora Impa ­ro” yani “Hala Öğreniyorum”

images[7]

Michelangelo’nun 87 yaşında söylediği çok değerli iki kelime var; “Ancora Impa ­ro” yani “Hala Öğreniyorum”

Evrenin sabit bir gündemi yoktur…

YOLUNUZA HER NE CIKARSA ONU IYILESTIREBILIRSINİZ..


1. NELER OLDUGUNA DAIR HICBIR FIKRINIZ YOK.
Icinizde ve etrafinizda olan herseyin bilincli ya da bilincsiz, farkinda olmaniza imkan yoktur. Bedeniniz ve akliniz su anda calismaktadir ve bunun farkinda degildir. Ve, havada radyo dalgalarindan dusunce formlarina kadar gorunmeyen sayisiz sinyal bulunmaktadir ve sizler bunlarin hicbirini bilincli olarak algilamazsiniz. Gercegi soylemek gerekirse, tam su anda kendi gerceginizi yaratmaktasiniz ama bu olay bilincli bilginiz ya da kontrolunuz disinda, bilincsizce olmaktadir. Bu nedenle istediginiz kadar olumlu dusunun gene de yaralanirsiniz. Yaratici olan bilincli zihniniz degildir.
2. HERSEYI KONTROL ALTINDA TUTAMAZSINIZ .
Elbette ki, olan herseyden haberiniz olmadigi icin, onlari kontrol de edemezsiniz. Dunyaya emredebileceginizi dusunmek egosal bir hatadir. Su anda dunyada neler oldugunun cogunu egonuz goremedigine gore, sizin icin en iyisinine egonuzun karar vermesine izin vermek hic te bilgece olmaz. Secim sizin elinizde ama kontrol degil. Ne deneyimlemeyi tercih edeceginize karar vermek icin bilincli zihninizi kullanabilirsiniz, ama onu ifade edip edemeyeceğinizi ya da bunu nasil ve ne zaman yapacağinizi kendi haline birakmalisiniz. Teslimiyet anahtardir.
3. YOLUNUZA HER NE CIKARSA ONU IYILESTIREBILIRSINIZ.
Yasaminizda onunuze cikan her sey, oraya nasil geldigine bakmaksizin, iyilestirmek icindir, cunku su anda sizin radarinizdadir. Buradaki varsayim, eger onu hissedebiliyorsaniz , onu iyilestirebilirsiniz de. Eger onu bir baskasinda gorebiliyorsaniz ve bu sizi rahatsiz ediyorsa, o zaman iyilestirmek icin oradadir demektir. Ya da Oprah’in bir keresinde soylemis oldugu gibi, “Eger onu farkedebiliyorsaniz , ona sahipsinizdir. ” Onun neden hayatinizda olduguna ya da oraya nasil geldigine dair hicbir fikriniz olmayabilir, ama artik farkinda oldugunuza gore, onu serbest birakabilirsiniz. Karsilastiginiz seyleri ne kadar iyilestirirseniz, tercih ettiklerinizi ifade etmede o kadar net olursunuz zira baska seyler kullanmak icin gereken enerjiyi serbest birakmis olursunuz.
4. TUM DENEYIMLERINIZDEN %100 SORUMLUSUNUZ.
Hayatinizda basiniza gelenler sizin sucunuz degildir, ama sizin sorumlulugunuzdur. Kisisel sorumluluk kavrami soylediginiz, yaptigniz ya da dusundugunuzun otesindedir. Hayatinizda yer alan diger herkesin dediklerini, yaptiklarini ve dusunduklerini de icerir. Yasaminizda meydana gelen herseyin sorumlulugunu tamamen alirsaniz, o zaman herhangi bir kisi bir sorunu su yuzeyine cikardiginda o sizin de sorununuz olur. Bu ucuncu ilkeye baglanir, yani yolunuza cikan herseyi iyilestirebilirsiniz. Kisacasi, su an ki gerceginiz icin hic kimseyi ya da hicbirseyi suclayamazsiniz. Tum yapabileceginiz onun sorumlulugunu almak, yani onu kabul etmek, ona sahip cikmak ve onu sevmektir. Karsilastigniz seyleri ne kadar cok iyilestirirseniz kaynak ile o kadar uyumlu olursunuz.
5. SIFIR LIMITE BILETINIZ “SENI SEVIYORUM” CUMLESINI SOYLEMEKTIR.
Sizi herseyin otesindeki huzura, iyilestirerek ifade etmeye goturecek bilet sadece “Seni Seviyorum” cumlesidir. Bu cumleyi Tanri’ya soylemek icinizdeki herseyi temizler ve boylece su anin mucizesini yasayabilirisiniz: sifir limiti. Amac, her seyi sevmek. Fazla kiloyu, bagimliligi, sorunlu cocugu ya da komsuyu, esi sevin: hepsini sevin. Sevgi sıkışıp kalmis olan enerjiyi degistirir ve serbest birakir. “Seni Seviyorum” demek Tanri’yi deneyimleme dileginizin gerceklesmesidir.
6. IILHAM NIYETTEN DAHA ONEMLIDIR.
Niyet zihnin oyuncagidir; esinlenme Tanri’dan bir bildirimdir. bir an gelir, yalvarmak ve beklemek yerine teslim eder ve dinlemeye baslarsiniz. Niyet egonun sinirli gorusunu temel alarak hayati kontrol etmeye calismaktir; esinlenme ise Tanri’dan gelen mesaji almak ve buna gore hareket etmektir. Niyetler ise yarar ve sonuc verir; esinlenme ise yarar ve mucizeler getirir. Hangisini tercih edersiniz?
JOE VITALE ve Dr. IHALEAKALA HEW LEN
ZERO LIMIT

Başkalarına “evet” derken, kendinize “hayır” demediğinizden emin olun” (Paulo Coelho)

 

Başkalarına “evet” derken, kendinize “hayır” demediğinizden emin olun” (Paulo Coelho)

Kalk düştüğün yerden kulum!

 

Kalk düştüğün yerden kulum! Bir nefes al derinden, sil intikam ve nefretini yürü, hep ileri yürü! Alnın açık, yüreğin pak hırsını düştüğün yere bırak. Şimdiden başardın bile bak!

AYŞEN TOK

4 TEMEL HİNT KURALI:

İlk kural :
” Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.”

İkinci kural :
“Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. ‘Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı’ gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.”

Üçüncü kural :
” İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.

Dördüncü kural:
“Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir.
Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle yola devam etmek gerekir.”
Kendine iyi bak. Tüm kalbinle sev. Sonuna kadar hayatın tadını çıkar. Hayatındaki her gün bir hediyedir, kıymetini bil….

Namaste.