”Allah’ım! Sen çok affedicisin, çok cömertsin, Affetmeyi seversin öyleyse bizi de affet.”

2015_kisa_ve_anlamli_kadir_gecesi_mesajlari_huzur_ve_dua_h14376_6123e[1]

Ünlü Filozof Platon’dan Bize Kalan 30 Bilge Söz

laton (Eflatun)

Platon, Antik klasik Yunan filozofu, matematikçi ve batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisi’nin kurucusudur. Bu akademi aynı zamandan günümüzdeki modern üniversite oluşumunun başlangıcı olarak da kabul edilir. Platon, akıl hocası Sokrates ve öğrencisi Aristoteles ile birlikte bilim ve Batı felsefesinin temellerini attı. Platon, Sokrates’in öğrencisiydi. Asıl adı Aristokles olan düşünür, geniş omuzları ve atletik yapısı nedeniyle, Yunanca Platon (geniş) lakabı ile anıldı ve tanındı.

1. Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanlar konuşurlar çünkü bir şey söylemek zorundadırlar.

Bilge insanlar konuşurlar çünkü söyleyecek bir şeyleri vardır. Aptal insanlar konuşurlar çünkü bir şey söylemek zorundadırlar.

2. Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın, yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.

Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın, yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.

3. Kötülüklerin ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır.

Kötülüklerin ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır.

4. Merak, bir filozofun en düşkün olduğu şeydir. Çünkü felsefenin bundan başka bir başlangıcı yoktur.

Merak, bir filozofun en düşkün olduğu şeydir. Çünkü felsefenin bundan başka bir başlangıcı yoktur.

5. Hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda utanç ve kötülük vardır.

Hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda utanç ve kötülük vardır.

Oğullarım büyüdüğünde, dostlarım onları cezalandırmanızı istiyorum sizden; eğer servetini veya herhangi bir şeyi erdemden daha çok önemserlerse veya aslında hiçbir şey değilken bir şeymiş gibi davranırlarsa, hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda utanç ve kötülük vardır.

6. Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötüdür.

Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar kötüdür.

7. Devlet işleri içten gelen bir sevgi, edep ve kamil akıl ile yürütülmezse onun sonu çöküş ve yok oluştur.

Devlet işleri içten gelen bir sevgi, edep ve kamil akıl ile yürütülmezse onun sonu çöküş ve yok oluştur.

8. Felsefe, doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışmadır.

Felsefe, doğruyu bulma yolunda, düşünsel bir çalışmadır.

9. Bildiğini bildiğine ve bilmediğini bilmediğine inanıncaya kadar, kendine verilen ilimden hiçbir fayda görmez.

Bildiğini bildiğine ve bilmediğini bilmediğine inanıncaya kadar, kendine verilen ilimden hiçbir fayda görmez.

Ruh, bilgisizliği çürütmeye alışıncaya kadar, bu çürütme ile kendinden utanarak, öğretime yolları kapayan kanaatlerden sıyrılıp tertemiz bir hale gelinceye kadar, ancak bildiğini bildiğine ve bilmediğini bilmediğine inanıncaya kadar, kendine verilen ilimden hiçbir fayda görmez.

10. Bir insan tanrıların varlığına hiç inanmasa da, eğer aynı zamanda dürüst bir mizacı varsa, böyle kişiler insanlardaki kötülükten nefret eder.

Bir insan tanrıların varlığına hiç inanmasa da, eğer aynı zamanda dürüst bir mizacı varsa, böyle kişiler insanlardaki kötülükten nefret eder.

11. Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.

Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.

12. Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol.

Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol.

13. Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir.

Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir.

14. Kendini bilmek ruhunu bilmektir.

Kendini bilmek ruhunu bilmektir.

15. İnsanın kendini fethetmesi zaferlerin en büyüğüdür.

İnsanın kendini fethetmesi zaferlerin en büyüğüdür.

16. Gözlemle, dinle, sus, az yargıla, çok sor!

Gözlemle, dinle, sus, az yargıla, çok sor!

17. Boş bir kafa, şeytanın çalışma odasıdır.

Boş bir kafa, şeytanın çalışma odasıdır.

18. Dost, hem iyi görünen hem de iyi olan insandır.

Dost, hem iyi görünen hem de iyi olan insandır.

19. Bana öyle geliyor ki, bilmediklerimden ve bildiğimi de düşünmediğim şeylerden dolayı ondan biraz daha bilgeyim.

Bana öyle geliyor ki, bilmediklerimden ve bildiğimi de düşünmediğim şeylerden dolayı ondan biraz daha bilgeyim.

Çekip giderken kendi kendime şunu söylüyordum: Ben bu adamdan daha bilgeyim. İkimiz de güzel ya da iyi bir şey bilmiyor olabiliriz; ama o bir şeyler bildiğini sanıyor, oysa hiçbir şey bilmiyor, bense, biliyorsam, bildiğimi de sanmıyorum. Bana öyle geliyor ki, bilmediklerimden ve bildiğimi de düşünmediğim şeylerden dolayı ondan biraz daha bilgeyim.

20. Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir.

Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir.

21. Makamını kaybedersen üzülme! Güneş de her sabah doğar ve akşam batar.

Makamını kaybedersen üzülme! Güneş de her sabah doğar ve akşam batar.

22. Kendini yönetirsen dünyayı yönetecek gücü bulabilirsin.

Kendini yönetirsen dünyayı yönetecek gücü bulabilirsin.

3. Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.

Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.

24. Kötülüğün yolu yakındır kolay ulaşılır ona. İyiliğin önüne ise alınteri ve vicdanı koymuştur Tanrı.

Kötülüğün yolu yakındır kolay ulaşılır ona. İyiliğin önüne ise alınteri ve vicdanı koymuştur Tanrı.

25. Her şeyin en mühim noktası, başlangıçtır.

Her şeyin en mühim noktası, başlangıçtır.

26. Beden, ruhun mezarıdır.

Beden, ruhun mezarıdır.

27. Edep sahibi yalnızca iyiliklerden zevk alır.

Edep sahibi yalnızca iyiliklerden zevk alır.

28. Şair, hafif kanatlı kutsal bir şeydir; ilham duymadan, kendinden geçmeden, aklı başında iken bir şey yaratamaz.

Şair, hafif kanatlı kutsal bir şeydir; ilham duymadan, kendinden geçmeden, aklı başında iken bir şey yaratamaz.

29. Kanun sahibinin en önemli vazifesi; gayret gösterip edebi gerçekleştirmek ve yerleştirmektir.

Kanun sahibinin en önemli vazifesi; gayret gösterip edebi gerçekleştirmek ve yerleştirmektir.

30. Bilginin elde edilmesi, bizi iyiye ulaştıracaktır.

İnsan Sarrafı Dostoyevski’den, Hayatınıza Işık Tutacak 15 Hayat Dersi

1. “Sevmek, güzel birinde aşkı aramak değil, o kişide bilmediğin bir zamanın, beklenmedik bir anında kendini bulmaktır.”

2. “Yeni bir adım atmak ve yeni bir söz söylemek, insanların en korktuğu şeylerdir.”

3. “Acı çekmek, büyük bir zekaya ve duyarlı bir yüreğe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır.”

4. “Gece ne kadar karanlıksa, yıldızlar o kadar parlaktır. Derdin ne kadar büyükse, Tanrı’ya o kadar yakınsın.”

5. “Ya hatalarınla yüzleşir, ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır.”

6. “Her insan, herkes karşısında, her şeyden sorumludur.”

<a href=”http://img-2.onedio.com/img/2r0/543be381ddfcbf3f064a9f8a.jpg” target=”_blank”><img src=”http://img-2.onedio.com/img/bound/2r0/543be381ddfcbf3f064a9f8a.jpg”/></a>

7. “Yalan öyle nüfuz etmiş ki insanların diline, ‘doğruyu söylemek gerekirse…’ diye bir kalıp var.”

8. “İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.”

9. “Zamana güven, her şey unutulur. Şu anda aklı başında davranmak, sonradan aklının başına gelmesinden iyidir.”

10. “Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an, kırılıyorsun.”

11. “Hiçbir zaman doğru insan çıkmaz karşına. Ya zaman yanlıştır, ya da insan.”

12. “Anlamından çok hayatı sevmeli. Anlam ancak o zaman anlaşılır hale gelir.”

13. “Farkındalık, hastalıktır.”

14. “İnsanın ruhunu yücelten bir acı, ucuz bir mutluluktan evladır.”

15. “Bir çocuğun ölümünü görmektense evrene geliş biletimi iade etmek isterim.”

kaynak: onedio .com

Nelson Mandela^dan 10 öğüt,

1920499_633808116667158_68291879_n[1]

1- “Biriyle anladığı dilde konuşursanız zihnine, eğer onun kendi dilinde konuşursanız kalbine hitap etmiş olursunuz.”

2- “Hayattaki en büyük şeref, hiçbir zaman düşmemek değil, her düştüğünde ayağa kalkmaktır.”

3- ”Hayatta önemi olan sadece yaşamış olmak değildir. Başkalarının hayatlarında yarattığımız fark yaşadığımız hayatın kıymetini gösterir. ”

4- “Cesaretin, korkusuzluk değil, korkuyu yenmek olduğunu öğrendim. Cesur adam korku hissetmeyen değil, korkusunu fetheden insandır.”

5- “Bağımsız zihinleri olan dostları severim zira sizin, sorunları bütün açılardan görmenizi sağlarlar.”

6- ”Ben hayattaki bütün başarılarımı yapacağım işi yapmaya zamanından 15 dakika önce hazır olma alışkanlığıma borçluyum”

7- ‘Hayatta karşılaşacağınız zorluklar bazen sadece mola vermeniz için başınıza gelir.”.

8 – ”Hiç kimse derisinin rengi, dini ve düşünceleri sebebiyle dışlanamaz. Bu sebeplerden dolayı birine nefret beslememelisiniz.”

9- ”Çoğu zaman bizi korkutan ışık değil, içimizdeki karanlıktır.
Her zaman bunun farkında olun.”

10- Unutmayın, Özgür olmak, sadece birisinin zincirlerini kırması değildir ancak başkalarının özgürlüğünü artırmak ve başkalarının özgürlüğüne saygı duyacak şekilde yaşamaktır.”
Nelson Mandela

Hayatı Sorgulatan Osho101 Dersi

1931 yılında Hindistan’ın Madhya Pradesh eyaletinde dünyaya gelen Osho üniversite eğitimini tamamlayarak kendini felsefeye adadı. “Asi Ruh” ya da “Provokatör Mistik” olarak da anılan Osho daha çocukluk yıllarından itibaren toplumun dayattığı genel geçer bilgilerin karşısında yer aldı ve doğruyu bulmak için seçtiği yol deneyimlemekti.  Uslanmaz varoluşçu Osho toplum, din, politika, felsefe ve ahlak ile ilgili birçok cesur sav ve söylemle otoritelerin tepkisini çekmiştir.

Osho öğretileri sadece kitaplarla sınırlı değildir, 35 yılı aşkın bir süre boyunca tüm dünyada uluslar arası dinleyicilerle yaptığı doğaçlama konuşmalarının sesli ve görsel kayıtları bulunuyor. Osho, Londra’da Sunday Times tarafından “20. Yüzyılın 1000 Yaratıcı İnsanı” arasında gösterildi ve Amerikalı yazar Tom Robbins tarafından “İsa’dan beri en tehlikeli insan” olarak nitelendirildi. Kendisini tanımayanlar için fikir edinmeleri adına Osho 101 tadında bir alıntılar listesi hazırladık. İyi okumalar, pırırl pırıl aydınlanmalar dileriz.

İnsanoğlu muazzam bir şekilde mutlu olabilir ve muazzam bir şekilde mutsuz olabilir; seçiminde özgürdür.

two-choices

Tüm dünyayı ayaklarının altına almış ve kendini kaybetmişsen, dünyanın tüm zenginliklerini fethetmiş ve kendi içsel hazineni kaybetmişsen, zenginliklerinle ne yapacaksın?

bilal_erdogan_ifade

(Sıfırlayamadıktan sonra… :( )

Anın içinde seninle olmakta olan her şeyi kullan ama sahiplenme. Hiçbir şey senin değil, her şey varoluşa aittir.

tumblr_m5r4ufQRKC1qaxx26

 Gerçek bir eğitim sana rekabet etmeyi öğretmeyecek; sana kendini kimseyle kıyaslamadan yaratıcı olmayı, sevgi dolu olmayı, saadet içinde olmayı öğretecek.

1YE1LLNXGB

 Eğer başkalarını günahkarlar olarak lanetleyerek bir aziz haline geleceğini düşünüyorsan, senin azizliğin yeni bir ego tatmininden başka bir şey değildir.

e7e747719ee8a549d8ba941d963b441a

 Mutluluk her zaman bir yan üründür. O doğrudan bir arayışın sonucu değildir. Aklının ucunda bile yokken o gerçekleşir.

 D9AE3D6D9A

Toplum nevrozludur ve coşku dolu insanların var olmasına izin vermez. Onlar toplum için tehlikelidir.

One-Flew-Over-the-Cuckoo-s-Nest-1975-jack-nicholson-20476495-1600-1071

 Toplum sana hırslı olmayı öğretir. Hırs, yarında yaşamak demektir. Hırs bugünün yarın için kurban edilmesi demektir.

1920568BD3

Hasta, depresyonda ve ıstırap içinde olduğunda, teselli etmek için arkadaşların seni ziyarete gelir. Mutlu olduğunda aynı arkadaşların seni kıskanmaya başlar. Hiç kimse mutlu bir insandan hoşlanmaz çünkü mutlu bir insan diğerlerinin egosunu incitir.

teselli-köpek

 Güçlü rüzgarlar seni oraya buraya sürüklüyorsa onlara direnme; onlar sen direndiğin için onlar güçlü görünüyorlar. Rahatla ve bırak seni götürsünler. Onlarla git, bütün olarak git.

GFS6A3NJHY

 Sıradanlığını kabul ettiğin an sıra dışı hale gelirsin. Cehaletini kabul ettiğin an, ilk ışık huzmesi varlığının içine girmiştir, ilk çiçek açmıştır.

RONyPwknRQOO3ag4xf3R_Kinsey

 Geçmişten ve gelecekten özgür olmak özgürlüğü ilk defa tatmak demektir. Ve bu deneyimde kişi bütün ve sağlıklı hale gelirse tüm yaraları iyileşir.

The-Past

 Tamamlamadan bıraktığın ne varsa rüyalarında tamamlanmak zorundadır; yaşamadığın her ne varsa bitmemiş bir iş olarak kalır ve kendisini zihinde tamamlar; rüya denilen şey budur.

big_thumb_9357ccbf44fe726459b5427ccedd40e4

Istırabını saklayarak ondan kurtulamayacaksın; daha çok ıstırap yaratacaksın. İlk yapman gereken şey onunla yüzleşmektir.

10406813_885230924835829_4576866052822418799_n

Seks iki kişiyi anlık, çok yüzeysel ve gelişigüzel olarak birleştirebilir. Gerçek sevgililerin daha ihtişamlı ortak ilgileri vardır.

dog-love

Geçmiş artık olmayandır ve gelecekse henüz olmamış olandır. Her ikisi de yoktur. Var olan şimdidir.

Now-Clock (1)

İnsanlar kendilerini yalnız hissediyorlar; birilerinin bu yalnızlığı gidermesini istiyorlar. Buna aşk diyorlar. Kendi kendine yettiğinde, yalnızken gayet mutlu olduğunda, işte o zaman aşk mümkündür.

bebek

Sana gereken yalnızlığını unutturacak şeyler değil; tek başınalığının farkına varmandır. Ve bunu yaşamak öyle güzeldir ki, sana kalabalıktan ve hayatındaki kişiden özgür kalmanı sağlar. Yalnızlık korkunu yenip seni özgürleştirecek olan budur.

2DEL42UQ7M

Aşk kıskançlığı bilmez, tanımaz. İncinen egodur, rekabete giren egodur. Kıskançlık hissedip sahiplenen de egodur; çünkü ego ancak sahiplenerek var olabilir.

COVER2

Kendini seven insan gerçek aşka adım atmış olur. Hiç kimse kendini sevmeyeni sevmez. Sen bile kendini sevmiyorsan başka kim o zahmete girer ki?

Q3P6NCT23E

kaynak: listelist.com

KALP HASTALIKLARIN DUYGUSAL VE ZİHİNSEL NEDENLERİ ? NEFES KALP HASTALIKLARINA NASIL İYİ GELİR ?

kalp krizi[1]

Kalp hastalıkları olan kişiler, genelde güçlü, iradeli, dediğim dedik, kararlı, kendinden emin, maddi dünyada başarılı olurlar. Fakat kendi içlerinde maniveyeti bulamamış, kullanılırım endişesiyle kalbini açmaktan korkan, sevgisini ve şefkatini ifade edemeyen insanlar olabilirler.

Nefes seanslarında kalp hastalarına nefesine baktığımızda göğüs kafesine nefes alamadıklarını gözlemleriz. Nefesin gitmediği bölgedeki organlarımız sağlığını kaybeder.

Nefes seanslarında söylediğimiz olumlamalar;

“ Kalbimi sevgiye açmak güvenli, Sevgiyi ve şefkati almaya hazırım, Yaşamın ve allah’ın desteğini kabul ediyorum, Teslim ediyorum ”                                                       .nefesterapisi.net/                                                              

   Gülin Sarıyiğit                                                             Tel : 0 532 665 41 15

Çekim Yasası Yapışkandır. Başkasının iyi şansına sevindiğinizde onların iyi şansı size yapışır!!!

11200584_1640455799531555_7084015165534498390_n[1]

Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı

11401346_662613413869030_3281628311580503564_n[1]

Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.
Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı. Hayatın matematiği farklı;
iki yarımı toplayınca bir etmiyor.
İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de
mutlu olamıyor.
Önce yalnızdık.
9 ay boyunca karanlık bir yerde dışarı çıkmayı bekledik ve
dünyaya ağlayarak
geldik.
Pişman gibiydik. Ya da mecburen gelmiş gibi.
Biraz büyüdükten sonra, kendimizi bildiğimiz anda, içimizi kemiren,
kalbimizi
kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik: Bir yerde bir eksik var dedik.
Korktuk.
‘Bunun sebebi ne?’ diye sorduk kendimize. Cevabı yapıştırdık:
‘Demek ki sahip olmadığımız bir şeyler var.
O yüzden eksiklik hissediyoruz’. Peki, neye sahip olmamız gerekiyor?
Çocukken ‘yaşımız küçük’ diye düşündük.
Her istediğimizi yapamıyoruz.
Kurallar, yasaklar var. Büyüyünce her şey yoluna girecek.
Büyüdükçe bir şey değişmedi.
Yine huzursuzduk. İçimizden bir ses aynı sözcükleri fısıldıyordu:
‘Bir eksik var. Kafamız karıştı.
Nasıl kurtulacağız bu iğrenç duygudan?
Nasıl geçecek bu?
Aklımıza yeni cevaplar geldi: Okulu bitirince geçecek.
İşe girince geçecek.
Para kazanınca geçecek. Tatile gidince geçecek.
Okulu bitirdik. Diploma aldık.
İşe girdik. Kartvizit aldık. Çalıştık. Para kazandık. Taşındık.
Araba aldık.
Çalıştık. Eve yeni eşyalar aldık.
Tatile gittik. Dans ettik. Terfi ettik.
Kartviziti değiştirdik.
Daha çok çalıştık. Daha çok para kazandık. Çalıştık. Çalıştık.
Geçmedi.’Bir yerde bir eksik var’ hissi, hala orada duruyordu.
Bu sefer de ‘Sevgilimiz olunca geçecek’ dedik.
‘Yalnızlığımız sona erince bui lletten kurtulacağız.
‘Beklemeye başladık.
Derken, biri çıktı karşımıza aşık olduk.
Ve anında başka biri olduk.
Daha güçlü, daha güzel, daha akıllı biri.
Hesap cüzdanları, kartvizitler,
hatta ilaçlar bile böyle hissetmemizi sağlamamıştı.
Sevgilimizin gözlerinde, daha önce bize verilmemiş
kadar büyük sevgi ve hayranlık gördük.
Sevgilimizin gözlerinde Tanrı’ yı gördük.
Işığı gördük.’Tünelin ucundaki ışık b u olmalı’ diye düşündük ‘kurtulduk’.
Sonra bir gün, daha dün bize deli gibi aşık olan insan çekip gidiverdi.
Ya da artık eskisi gibi sevmediğini söyledi.
Ya da başka birine aşık olduğunu söyledi.
Ya da daha kötüsü, başka birine aşık oldu ama söylemedi.
Telefonu açmamasından, elimizi tutmamasından, sevişmemesine bahane bulmak
zorunda kalmamak için biz uyuduktan sonra yatağa gelmesinden anladık, bir
terslik olduğunu.
Belki de sevmekten vazgeçen veya terk eden sevgilimiz değildi, bizdik.
Fark etmez. Sonuçta aşk bitti.
Şimdi her yer bomboş. Şimdi tekrar yalnızız. Başladığımız yere döndük.
Yıllarca uğraştık, eksiğin ne olduğunu bulamadık. Halbuki her şeyi denedik, her
yere baktık.
Öyle mi? Bakmadığımız bir yer kaldı.
İçimize bakmadık.
Eksik parçayı dışarıda aradık ama içimizde saklı olabileceğini akıl etmedik.
Birilerini sevdik, birileri bizi sevsin diye uğraştık ama kendimizi sevmedik.
Şaşıracak bir şey yok, tabii ki sevmedik.
Kendimizi sevsek bu kadar koşturur muyduk?
Canımız yanmasın diye duvarların ardına saklanır mıydık?
Kendimizi boş sanıp doldurmaya uğraşır mıydık?
Terk edilmekten korkar mıydık?
Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.
Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı.
Hayatın matematiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor.
İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de mutlu olamıyor.
‘Herkes beni sevsin’ diye uğraşınca kimse gerçekten sevmiyor,
herkes sevgisine şart koyuyor, sınır koyuyor.
Oysa ‘kendime duyduğum sevgi bana yeter’ diye düşününce,
kendimizi olduğumuz gibi kabullenince yarım tamamlanıyor.
Her şey bir oluyor. İşte o zaman perde aralanıyor.
Acı diniyor.
İşte o zaman başka `bir`i bir araya gelerek, hesabın kitabın,
korkunun kaygının hüküm sürdüğü sahte bir sevgi yerine,
gerçek bir sevgi yaratılabiliyor …..

Can Dündar

Tanrı size istediğiniz insanları değil, ihtiyacınız olan insanları verir.

11393214_461289417371009_7042653388301334719_n[1]

“Tanrı size istediğiniz insanları değil, ihtiyacınız olan insanları verir. Öyle ki bu insanlar size yardım edecek, sizi incitecek, size acı verecek, sizi terk edecek, sizi sevecek ve olmanız gereken insan olabilmenizi sağlayacaktır.” Lao Tzu

Sonuçta “yaşamak” dediğimiz şey yerini bir tür performans sanatına bırakmak üzere………..”

images6[1]

 

Zenginmiş gibi…
Mutluymuş gibi…
Âşıkmış (pek seviyormuş) gibi…
Entelektüelmiş gibi…
Hatta mesela son zamanlarda pek gözde olduğundan belki;
azıcık dervişmiş gibi…
Uzmanmış gibi…
Serüvenciymiş gibi…
En beteri de dürüstmüş, sözünün eriymiş, çok güvenilirmiş gibi yapanlarla kaynıyor ortalık!…

Sonuçta “yaşamak” dediğimiz şey yerini bir tür performans sanatına bırakmak üzere………..”
Haşmet Babaoğlu

İÇİNDE BULUNDUĞUNUZ ANI YAŞAMAYI ÖĞRENİN..

11218229_676681275770978_9059021595799551336_o[1]

“Geçmişi düşünmeden, anı değerlendiren, geleceği de kazanır”

Kafamızın sağlam olması büyük ölçüde, içinde bulunduğumuz anı ne kadar yaşayabildiğimize bağlıdır Bir gün veya bir yıl önce neler olduğu, ya da, ertesi gün neler olabileceğinin önemi yoktur Sizin var olduğunuz yer, içinde bulunduğunuz andır Bu her zaman böyledir

Ne var ki, çoğumuz birçok şeyi aynı anda dert etme sanatında ustalaşmışızdır Geçmişteki sorunlarımız ve geleceğe yönelik endişelerimiz yaşadığımız ana hükmettikçe, biz de kaygılarla ve ümitsizlikle dolu bir bunalıma gireriz Bu durumdayken hayattan zevk almayı, önceliklerimizi ve mutluluğumuzu ileri bir tarihe erteleyerek, gelecekte “bir günün” bugünden daha iyi olacağına inanmaya çalışırız Ne yazık ki, şimdi bize geleceğe bakmamızı söyleyen zihniyet, bunu hep tekrarlar ve o “bir gün” bir türlü gelmez Yaşam biz başka planlar yapmakla meşgulken, çocuklarımız büyür, sevdiğimiz insanlar bizden uzağa taşınırlar, kimi ölür, bedenimiz giderek biçim değiştirir; bu arada hayallerimiz uçup gidiyordur Kısacası, hayatı ıskalıyoruzdur

Çoğu insan hayatını, sanki gelecekte kullanacağı bir elbisenin provasıymış gibi yaşar Oysa, hiç öyle değildir Kimsenin yarın burada olacağına güvencesi yoktur Sahip olduğumuz ve kontrol edebildiğimiz tek zaman, içinde bulunduğumuz andır Aklımızı yaşadağımız ana verebilirsek, içimizden korkuyu atabiliriz Bu korku gelecekte olabileceğinden kaygı duyduğumuz olaylardır… İleride parasız kalabiliriz, çocuklarımızın başı derde girer, yaşlanacak ve öleceğiz, diye duyduğumuz endişelerdir

Korkuyla savaşmak için en iyi yol, dikkatinizi tekrar şimdiki zamana döndürmektir Bundan böyle dikkatinizi bulunduğunuz yere ve o ana vermeye çalışın Gayretinizin karşılığını fazlasıyla alacaksınız

Kaynak: Ufak Şeyleri Dert etmeyin

Dr Richard Carlson

Eğer istediğin olmazsa acı çekersin, eğer istemediğin bir şey olursa yine acı çekersin…

22482_853371451392882_1226911141295317059_n[1]

Yaşam için 30 Ders …

modern-yasam-ve-toksinler-600x399[1]

 

 

EŞİNİZİ SEÇERKEN SON DERECE DİKKATLİ OLUN.

Mümkün olduğunca size benzeyen, ortak ilgi alanlarını, ortak öz değerleri paylaştığınız kişiyle evlenin.
Evleneceğiniz kişinin değişme ihtimali üzerine hayaller kurmayın.
Aşkın gözünüzü kör etmesine izin vermeyin, arkadaş olabileceğiniz biriyle evlenin.
İletişim kurmakta zorlandığınız bir partner seçmeyin, sessizlik evlikte ölümcül sonuçlara yol açabilir.
İlişkilerinizde skor tutmaktan kaçının, evlilikte yüzde elli-elli kuralı çalışmaz, verdiğiniz oranda geri almayı beklemeyin. Bazen senelerce yüzde onla yetinmek zorunda kalabilirsiniz.. Kariyerinizi finansal getirisi için değil, sağlayacağı kişisel tatmin ve içsel ödüller doğrultusunda seçin.

Yokluk içinde büyümüş olsanız bile, en öncelikli hedefiniz para kazanmak olmasın. Sadece maddi nedenlere odaklanarak seçeceğiniz meslek sizi asla mutlu etmeyecek. Gelecekteki olası kazancınızı hesaplayarak kariyer seçmek yerine daha derin bir amaca hizmet edecek gerçek tutkunuzu keşfedin, tutku ile severek çalıştığınızda, gün gelir kazancınız sizi şaşırtabilir.
Sizi mutlu edecek işi aramaktan hiçbir zaman vaz geçmeyin. Henüz bulamamış olsanız da pes etmeyin.

Duygusal zeka, diğer her türlü zekadan daha üstündür. En teknik mesleklerde dahi insan ilişkileri sorunlu olanlar başarısızlığa mahkumdur. İletişiminizi, sosyal ilişki becerilerinizi geliştirin.

. Kaybedecek zamanınız yok.

Zamanınız çok kısaymışçasına yaşayın, çünkü zaten öyle. Vaktinizin kısa olduğunu depresyona girmek için değil, harekete geçmek için hatırlayın. Önemsediğiniz ne varsa hemen, şimdi yapın.
Kaygıyla geçen vakit, boşa geçmiş demektir. Endişelenmek yerine önlem alın.
Mutluluk, şartlar mükemmel olduğunda ortaya çıkan bir durum değil, bir seçimdir. İçine düştüğünüz yaşam mücadelesi ne kadar zorlu olursa olsun, er yada geç mutlu olmaya karar vermelisiniz.
Küçük düşünün. Ömrünüzün büyük kısmında küçük lezzetlerin, anlık sevinçlerin imzası var, tadını çıkarın.

. Pişmanlıklarla yaşamayın. Hayatta hemen her şey unutulabilir, silinebilir veya bedeli ödenebilir.

Aynı anda iki farklı yöne gidemeyişi belki de insanın karşı karşıya kaldığı en acımasız ikilem. Bir gün bir yerde seçim yapmak zorundasınız. Kendinizi kandırmayın, vermediğiniz her karar aslında yine bir seçimdir.

Fırsatlara ‘Evet’ deyin. Reddetmek için gerçekten geçerli bir nedeniniz yoksa gelen önerileri kabul edin.

Aynı bedenle yüz yıl geçireceğinizi düşünerek hareket edin, vücudunuzu yıpratmayın. Sağlıklı yaşam tercihininiz, geleceğe yatırımınızdır.
Daha fazla seyahat edin. Eğer gerekiyorsa başka planlarınızdan feragat ederek sık sık yolculuğa çıkın. Geriye dönüp baktığınızda, yaşamınızın en ilginç, en vurucu anılarının seyahat maceraları olduğunu fark edeceksiniz.

(Prf. Karl Pillemer Yaşam için 30 Ders adlı kitabından)

bioenerji ayçan berkerin sayfasından alınmıştır

Duymak istediklerini değil, duyman gerekenleri söyleyebilme cesareti olan insanlar olmalı yanında…

10422515_10153443755134548_6521140502184229177_n[1]

Durumlar her zaman değişiyor, o halde ihtiyacın olan sabit bir hayat modeli değil

images (13)[1]
Yakın zamanlarda bir dükkân açmış olan bir adam, dükkânının tepesine “Burada Taze Balık Satılır” yazan büyük bir tabela astı.
Yanına bir arkadaşı geldi ve dedi ki “ Tabelada neden “Burada” yazıyor?” Adam “Burada” kelimesini tabeladan kaldırdı.
Sonra başka bir arkadaşı geldi ve dedi ki “ “Satılır”? Tabii ki satılır. Bağış yapmıyorsun, öyle değil mi?” “Satılır” kelimesi tabeladan kalktı.
Üçüncüsü geldi ve dedi ki “ “Taze Balık”? Taze olmak zorunda. Bayat balığı senden kim alacak? “Taze” kelimesi çıkartıldı.
Dükkân sahibi boynunu eğdi. Tabelada şimdi sadece “Balık” kelimesi vardı ve dördüncü gelerek“ “Balık”? Bunu çıkartmak ne iyi olur! Zaten bir kilometre öteden kokusunu alabilirsin” dedi. Dükkân sahibi tabeladaki son kelimeyi de sildi.

Beşinci bir adam geldi ve dedi ki “Dükkânın tepesine boş bir tabela asmanın ne anlamı var?” Dükkân sahibi tabelayı çıkarttı.
Sahneye altıncı bir adam geldi ve dedi ki “ Bu kadar büyük bir dükkân açtın. “Burada Taze Balık Satılır” yazan bir tabela asamıyor musun?”
İnsanları dinlemeye devam edersen daha çok ve daha çok aklın karışacak; bu şekilde aklın karışmış duruma geldin. Senin karışıklığın bu: bir sürü insanı dinlemek ve hepsi farklı tavsiyelerde bulunuyorlar. Ve ben onların iyi niyetli olmadıklarını söylemiyorum; iyi niyetliler, ancak bilinçli değiller; öyle olsalar sana tavsiyede bulunmazlardı. Sana bir iç görü verirlerdi, tavsiye değil. Sana ne yapman, ne yapmaman gerektiğini söylemezlerdi. Senin daha uyanık hale gelmen için sana yardım ederlerdi ki, sen ne yapılması ve ne yapılmaması gerektiğini kendin görebilesin.
Gerçek arkadaş, sana tavsiyede bulunmayan, ancak daha tetikte olman, daha uyanık olman, hayatın içinde daha bilinçli olman için yardım edendir- hayatının problemlerinin, fırsatlarının, gizemlerinin içinde- sana kendi yolculuğuna çıkman için yardım edendir, deneyimlemen için, araştırman ve araman için, birçok hata yapman için seni cesaretlendirendir.

Çünkü hata yapmaya hazır olmayan, asla hiçbir şey öğrenmeyecektir.

Gerçek arkadaş, zekânı keskinleştirmen için yardım eder. Sabit tavsiyelerde bulunmaz, çünkü sabit tavsiye işe yaramaz. Bugün doğru olan, yarın doğru olmayabilir ve bir durumda doğru olan başka bir durumda yanlış olabilir. Durumlar her zaman değişiyor, o halde ihtiyacın olan sabit bir hayat modeli değil, bakış açısıdır, böylece nerede olursan ol, kendini hangi durumda bulursan bul, kendiliğinden nasıl davranacağını ve kendi varlığına nasıl dayanacağını bilirsin – OSHO