“İmkansız şeylere inanmak mümkün değildir (dedi Alice) Bana kalırsa sen bu konuda fazla alıştırma yapmamışın (dedi kraliçe) Benim bazı bazı, kahvaltıdan önce, altı tane imkansız şeye birden inandığım olmuştur.” L.Carroll

Dağlarda gezen bir bilge kadın, nehirde değerli bir taş bulmuş.Ertesi gün kendisi gibi bir seyyahla karşılaşmış.Ama seyyahın karnı açmış. Bilge kadın torbasını çıkarmış ve yemeğini onunla paylaşmış.

BİLGE KADININ TAŞI
Dağlarda gezen bir bilge kadın, nehirde değerli bir taş bulmuş. Ertesi gün kendisi gibi bir seyyahla karşılaşmış. Ama seyyahın karnı açmış. Bilge kadın torbasını çıkarmış ve yemeğini onunla paylaşmış. Aç seyyah, bilge kadının torbasındaki değerli taşı görmüş ve taşı çok beğendiğini söyleyip onu kendisine vermesini istemiş. Bilge kadın hiç tereddüt etmeden taşı ona vermiş. Seyyah karşısına çıkan bu şansa çok sevinip, bilge kadının yanından ayrılmış. Taşın, yaşamının geri kalan kısmını güvence altına alacak kadar değerli bir taş olduğunu biliyormuş.
Fakat bundan uzun yıllar sonra seyyah, uzun uğraşların sonunda bulduğu bilge kadının karşısına yeniden çıkmış. Seyyah, bilge kadına, “senden bu taşı değil, bundan daha değerli birşeyi istiyorum. Bana onu verebilir misin?” demiş. Bilge kadın, seyyahın kendisinden ne istediğini sorunca, seyyah yanıtlamış :
“Bu taşı bana vermeni sağlayan şeyi.”
Kaynak: Anlamlı Sözler

Heyoğul!

Heyoğul!
Azını gören, çoğunu bilen, sözünü diyen oğul…Sen sen ol, el sözüyle yola çıkma…El sözüyle yola çıkan, el yolunda yorulur.
DEDE KORKUT

"Zenginlik sabahları poğaça yiyebilmektir Merdivenleri yardımsız çıkabilmektir.Pencereden bakıp, yoldan geçenleri görebilmektir.

Zenginlik
sabahları poğaça yiyebilmektir

Zenginlik;
Merdivenleri yardımsız çıkabilmektir.
Pencereden bakıp, yoldan geçenleri görebilmektir.
Her akşam kendi kapını kapatabilmektir.
Saçının okşanmasıdır.
Kolundaki saatin geleceği göstermesidir.
Bir sonraki hafta için plan yapabilmektir.
Güzel günleri bekleyebilmektir.
Bazen bir tabak makarnadır.
Bazen iki tane domates ve bir taze ekmektir.
Kendine inanabilmektir.
Zenginlik varlığından mutluluk duyabildiğin herşeydir…
Fakirlikse…
Bir kez tanıyıp,
Sonra yokluğunu öğrenmektir…
Kaynak :İclal Aydın
Not: Leylacanımla ortak çalışmamız böyle güzel şeyler yayınlamamızı sağlamaktadır.
Sağlıcakla,

” Kimine göre yalnızlık, hasta insanların kaçışıdır;kimine göre de hasta insanlardan kaçıştır.” Nietzsche

” Kimine göre yalnızlık, hasta insanların kaçışıdır;kimine göre de hasta insanlardan kaçıştır.”
Friedrich Wilhelm Nietzsche
Ekleyen: Hayatındaki Azizleri Keşfetme Kılavuzu

Derinlemesine hasta bir topluma uyum sağlamak bir sağlık ölçütü değildir…Krishnamurti

Dost musun?Öyleyse canın canımdır…Aynan olmalıyım…Yüzüne söyleyebilmeliyim her seyi…

Dost musun?
Öyleyse canın canımdır…
Aynan olmalıyım…
Yüzüne söyleyebilmeliyim her seyi…
Hem sakınmadan, mertçe…
Hani bilirsin, esirgemem lâfımı,
Ne şekil gelirse, öylece…
Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya amaaa
Seni de dupduru isterim karşımda…

Dostsan,
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden!
Arkamdan şikayetlenme!
Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme!
Lâf degil, icraat beklerim senden!
Öyle bak ki, hislerini görebileyim…
Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim…
Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı!
Dil dönerken söylenmeli her sey…
Kulak duyarken anlatılmalı…
Göz bakarken bakmalıyım sana…
Can sağ iken sarılmalı…
Keşkelere meydan vermemeli hayatım,
Pişmanlıklarla yoğrulmamalı….
Hayır!
Dirime selâm vermeyen,
Ölüme de fazla yaklaşmasın!

Dostsan, ölmemi bekleme!
Haklıysam, yaşarken savun beni!
Yaşarken yanımda ol!
İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan!
Ve inanmamışsan, sakın rol yapma!
Her söylediğimi onaylaman şart degil…
Her yaptığımı beğenmen de gerekmez…

Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma!
Yadırgayabilirsin beni,
Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma…
Kandırmanı asla kabul edemem!
Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm ama
Beni, bana sormadan yargılama!
Her yediğimiz aynı olmaz belki,
Her dakikamiz birlikte geçmez…
Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de,
Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım…
Belki her çağırdığında gelemem fakat
Derdine ortak ararsan, koşarım…
Ben de herkes gibi insanım elbet,
Ne göklere çıkar beni ne de yerin dibine sok!
Senin işin bu degil!
Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında…

Dostsan,
Küçümsemeden, küfretmeden,
Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma…
Dinlenmek istediginde, hiç düşünme, sana özel bir limanım ama…
Yorulduğum zamanlarda,
Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına…

Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim
Ve bir deli kadar art niyetsiz…
Uğruna seve seve hesabı şaşırırım…
Görmezden gelebilirim yanlışlarını…
Başkaları enayilik sayabilir,
Başkaları akılsızlığıma yorabilir,
Bunları dert bile etmem ama
Sen, aslında aptal olmadığımı,
Her an, tekrar tekrar hatırla!
Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma!
Seviyorsan, cimrilik etme, söyle!

Muhabbeti varken, yokmus gibi yapanla,
Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum!
Neyse, o olmalı insan…
Kendisi olmaktan korkmamalı!
Kendisi olmaktan kaçmamalı!
Bil ki, sensin diye seni bırakmam ama
Ben olduğum için bırakırsan beni,
Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi?
Ödemeyeceksen çıkma yola!
İçten pazarlık edersen ancak kendine edersin…
Kendince küser barışır, kendi kendini yersin!

Dostsan, mevsimince yağ…
Kışsan kar ol, güzsen yağmur…
Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem,
Senden, ille de bahar olmanı beklemem ama
Dayanmalısın en şiddetli firtınalarıma…
Belki de çok geldi bunca talep…
Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma…
Sana fazla geldiğim ilk anda,
Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin…
Geçip gidebilirsin, borçluluk hissetmeden…
Mutlaka bir açiklama da beklemem senden.

Dost musun?
Öyleyse, canın canımdır,
Yoluna baş koymaya hazırım ya,
Başını da yollarımda isterim, unutma!

Ekleyen: Edeb-i Hayat

Birine tutulmak için bir an yeterlidir…Birinden hoşlanmak bir saat ve birini sevmek için de bir gün yeterlidir…Ama birini unutmak bir ömür sürer…

Birine tutulmak için bir an yeterlidir…
Birinden hoşlanmak bir saat ve birini sevmek için de bir gün yeterlidir…
Ama birini unutmak bir ömür sürer…

O yüzden görünüşe aldanmayın; kandırıcı olabilir.
…Zenginliğe aldanmayın; yok olur gidebilir.
Sizi güldüren birini seçin, çünkü karanlık bir günü aydınlatan şey bir gülümsemedir.
Kalbinizi gülümsetebilen birini bulun…

Sevgiye karşılık beklemeyin;
Sadece sevginin karşıdakinin kalbinde büyümesini bekleyin…
Fakat olmazsa da, sizin kalbinizde büyüdüğüne emin olun.

Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun…
Güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz,
İnsan kılacak kadar üzüntünüz ve sizi mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun.

En parlak gelecek; unutulmuş bir geçmişin üstünde yükselir…
Geçmişinizdeki kalp kırıklıklarını ve hataları silmezseniz, hayatın içinde ilerleme şansınız olmaz.
Susan Goodier

Ekleyen:Edebi hayat

Kırılgan bir çocuğum ben Yüreğim cam kırığı Bütün duygulardan önce Öğrendim ayrılığı

KIRILGAN BİR ÇOCUĞUM BEN

Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı
Bütün duygulardan önce
Öğrendim ayrılığı
Saldırgan diyorlar bana
…Oysa kırılganım ben
Gözyaşlarım mücevher
Saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
gözükara cesaretimden
Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı.

MURATHAN MUNGAN

Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil, Hiç aklında yokken aşık olduğun kişidir..Can Yücel Kaynak: Düşsel Avuntular…

değişmelerin oluşturduğu kaosun gerisinde,akılla ve sabırla anlaşılabilir,hakikat vardır. THALES

Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun martı sevdiği denizi terketmez! "No matter how strong is the gale, seagull never leaves his favorite bay" ~Jack London

Gerçek dost; yanlış yaptığında seni uyaran, gıyabında ise seni koruyan kişidir. Hz.Ali…(Kaynak:Ufuk Çizgisi)

Cesmeden su icerdik.. Pasta yerdik, ekmek yerdik, sekerli icecekler

Çocukluğunuzu gerçekten bu yazıda ki gibi yaşadıysanınz, eminim
hoşunuza gidecektir… Keşke doya doya çocuk olduğum o yıllara
dönebilsem ….Evet biz cocuktuk

Hijyenik olmayan pamuklu cocuk bezi ile tahta besik ile büyüdük.
Cocuklar icin güvenli kapaklar,kilitler,elektrik prizleri yoktu ve
bisiklete kasksiz binerdik.Gidecegimiz yere yanimizda bur koruyucu ile
degil yanliz giderdik.

Hic bir risikoyu düsünmeden. Otomobil de cocuk koltugu olmadan ve
kemer baglamadan tasirdi bizi. Erkek cocuklarin tornetleri
vardi.Onlari bir otomobil edasi ile kullanir,bakar ve
parkederlerdi.Sonra karsilarina gecip hayran hayran seyrederlerdi.
Bütün imalati bize aitti.

Cesmeden su icerdik.. Pasta yerdik, ekmek yerdik, sekerli icecekler
icerdik ve fazla kilolarimiz yoktu cunku sokakta oynardik. 3-4 arkadas
ayni siseden icerdik ve hicbirimiz olmezdik. Oyuncak arabalari
haftalarca ugrasip kendimiz yapardik sadece fren yapinca nasil iz
kaldigini gorebilmek icin.

Problemlerimizi kendimiz cozmeyi ogrendik. Sabah evden cikip aksam
sokak lambalari yanincaya kadar disarida kalabilirdi. Anamiz gece
sokaktan bizi ceke ceke,bagira bagira alirdi Kimse bize ulasamazdi cep
telefonlarimiz yoktu. Akillara zarar!!! Playstationlar, nintendolar,
videolar, PC, 98 kanalli kablo yayini, internet, chat odalari yoktu.
Arkadaslarimiz vardi sokaga cikar ve bulurduk onlari.

Oynadigimiz oyunlarda bazen canimiz yanardi, agactan
duserdik,heryerimiz cizilirdi, cesitli kazalar ve yaralar olurdu. Ama
asla haklilik haksizlik kavgasi olmazdi.Doktora giderdik kimse de
sucluluk duymazdi.

Hatirlar misiniz kazalari? Dovusurduk, itisirdik mor lekeler olusurdu
ama biz cabucak iyilesmesini ogrendik. Agac dallarindan celik comak
oynardik birbirimizin gozunu oymazdik.Komsu bahcesindeki kiraz agacina
dalardik. Bilirmisiniz “dalmayi”meyva bahcesine”dalmayi”dut
agaclarinin tepesinde dolasmayi ve onu sallamayi ve örtünün üzerinden
dut yemegi bilirmisiniz?

Önceden haber vermeden bisikletle veya yuruyerek bir arkadasimiza
gidip zili calardik, iceriye girip saatlerce oynar konusurduk
(Dusunebiliyormusunuz habersiz) Eger dogru zamanda gelmediysek iceri
giremezdik. O zaman da hayal kirikligini ogrenirdik, herseyin
istedigimiz gibi ve istedigimiz zamanda olamayacagini ogrenirdik.

Ogretmenlerin daha cok zamani vardi ve neseliydiler.Herkes koleje
gitmezdi, gitmeyenler aptal sayilmazdi. Kuafor de olunabilirdi.

Sans-talih-kader-kismet sattiniz mi sokaklarda..Bagira bagira..Sonra
kutudaki gofretleri oturup bir kösede gizlice yedinizmi siz?

Yaptigimiz herseyin arkasinda dururduk ve tutarliydik. Okulla veya
kanunla celiskide oldugumuzda ailemiz bizi dislar mi dusuncesi yoktu.
Sorumluluk sahibiydik ve herseyi basardik.!!!..” Evet biz basardik ve
cocuklugumuzu yasadik doya doya…Evet biz cocuktuk.

CAN DÜNDAR

Akıllı adam her zaman kendine benzer… Filozof Sextus