Sana gereksinimi olmadan, seni isteyen..

Oruç Aruoba

Kendi olarak, sana gelen… Sana gereksinimi olmadan, seni isteyen.. Sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen.. Kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan.O, işte…

Oruç Aruoba

Yaratilani severiz,Yaratandan ötürü… Yunus Emre

"Hayat öyle birşey ki; Sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, Konuştuğunda ise susmadığın için kahreder". Bukowski

en hoş dünyası olan sensin…


Yarım somunun var mı? Bir ufak da evin?
Kimselerin kulu kölesi değil misin?
Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya?
Keyfine bak: en hoş dünyası olan sensin.

Ömer HAYYAM

sevme sanatı…

Başka birisine kendime yetemediğim için bağlanıyorsam, karşımdaki kadın ya da erkek benim için bir cankurtaran olabilir belki ama aramızdaki bağ sevgi bağı olamaz. Çelişik gibi görünse de yalnız kalabilme yeteneği sevebilme yeteneğinin tek koşuludur.”

Sevme Sanatı / Erich Fromm

şimdiye kadar olanları anladık da… olacakları mı öğrenmek istiyoruz… bana bir şeyhler oluyor

"İnsan kendisini kutsal ve sağlam bir sevgiyle sevmeyi öğrenmeli. İnsan kendisine tahammül etmeyi öğrenmeli."

“İnsan kendisini kutsal ve sağlam bir sevgiyle sevmeyi öğrenmeli. İnsan kendisine tahammül etmeyi öğrenmeli.” Nietzche

"İnsanın öfkeden ve intikamdan kurtulması, en yüce umuda giden köprüdür ve uzun fırtınalardan sonraki gökkuşağıdır benim için." Nietzsche

sadakat…

mitolojiye göre odysseus un karısı penelope, kocasının truva dan dönüşünü beklerken kendisine yapılan başkasıyla evlenme baskısını bertaraf etmek için çevresindekilere örgüsünü bitirince evleneceğini söyler. tezgahta dokuduğu motifleri akşama kadar dokur, dokuduklarını da sabaha kadar çözer. yani o örgü hiç bitmez

BEN BENDEN OLGUN İNSAN İSTERİM…

BEN BENDEN OLGUN İNSAN İSTERİM
Ben;
Benden olgun insan isterim karşımda!
Benden dürüst,
En ufak dalgada,
Arkasını dönmeyecek kadar olgun…
Arkamı döndüğümde,
Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir…
Bir o kadar cesaretli olmalı.
Yağmurdan ıslanıp,fırtınadan kaçmamalı.
Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı.
İşine gelince sevip,
Zoru görünce bırakmamalı!…
CAN YÜCEL

Sizce dünya her zaman böyle miydi… Elbette dünya daima böyleydi, bize böyle öğretmediler mi??? Peki ya öğretilenden önce nasıldı ???? Coelho

Ne zaman öleceğimizi bilsek hayatımız nasıl olurdu acaba?

Ne zaman öleceğimizi bilsek hayatımız nasıl olurdu acaba?
Tercihlerimiz, önceliklerimiz nasıl değişirdi?
Yaşamak için bir işte çalışıyor olurduk mutlaka. Ancak iş ne kadar yer kaplardı hayatımızda?
Mesai saati dışında ne kadar kafa yorardık işe?
Sevdiklerimizle zaman geçirmeyi, keyif aldığımız şeyler yapmayı ötelermiydik iş için? Hadi bu akşam gel iki laflayalım diyen arkadaşımıza, bu akşam çok işim var, başka zaman diyebilirmiydik?
Oyun oynamak isteyen çocuğumuzu işim var diyerek başımızdan savabilirmiydik?
Bizden iki çift güzel söz bekleyen eşimizden bunu esirgeyebilirmiydik?
Özledim yavrum gel bir yüzünü göreyim diyen annemize en kısa zamanda anne diyebilirmiydik?
Yada bir aile kurarmıydık?
Çevre baskısını ne kadar takardık acaba? Kim ne düşünmüş ne demiş diye bu kadar dert edermiydik?
Sevdiğimize aşkımızı itiraf etmek için bu kadar beklermiydik?
Doğru zamanın gelmesini beklerken kaçan fırsatlar için bu kadar yanarmıydık?
Bizi yoran, sahte her türlü ilişkiyi bu denli zorlarmıydık?
Bu kadar zor vazgeçebilirmiydik o zaman? Yoksa kalan ömür kısa deyip yola devam mı ederdik?
Hep hayalini kurduğumuz tatili bu kadar ötelermiydik?
Önceliklerimiz nasıl değişirdi acaba?
Düşünmek lazım…
Keşke dememek için geç kalmamak, hayatı ıskalamadan yaşamak lazım…

S&L

bir insan sadece sevdiği kişiyle mi mutluluğu yakalayabilir ??? Coelho

Yanından geçtiğim birçok insanın ruhu paramparça olmalı ve nasıl ve ne için acı çektikleri hakkında hiçbir fikrim yok… Coelho

Bir şeye sırf kulaktan duydunuz diye körü körüne inanmayın, birkaç kuşaktan beri… itibar görüyorlar diye, geleneklerin de doğru olduğuna inanmayın. Sırf hocalarınızın ya da rahiplerin otoritesine dayanıyor diye hiçbir şeye inanmayın. Ancak bizzat hissettiğiniz, denediğiniz ve doğru olarak kabul ettiğiniz, kendinizin ve başkalarının hayrına olan şeylere inanın ve tutumunuzu onlara uydurun.

Bir şeye sırf kulaktan duydunuz diye körü körüne inanmayın, birkaç kuşaktan beri itibar görüyorlar diye, geleneklerin de doğru olduğuna inanmayın. Sırf hocalarınızın ya da rahiplerin otoritesine dayanıyor diye hiçbir şeye inanmayın. Ancak bizzat hissettiğiniz, denediğiniz ve doğru olarak kabul ettiğiniz, kendinizin ve başkalarının hayrına olan şeylere inanın ve tutumunuzu onlara uydurun.
<Gautama Buddha