Bir şeye başlamak istiyorsan…ŞİMDİ BAŞLA… Elindekilerle başla…

Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin; Şimdi başla, şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla.”
Aldous Huxley

 

Hiçbir zaman doğru ortamı ve uygun ruh halini bulamayacaksın… Eğer gerçekten başlamak istiyorsan ne duruyorsun?

KENDiNi AFFETMEYi öğren…

İlk ve öncelikli şey kendine karşı SEVECEN olmaktır. Katı olma; yumuşak ol. Kendine özen göster . Kendini affetmeyi öğren. Yeniden ve yeniden ve yeniden ve yeniden … yetmiş yedi kere , yediyüz yetmiş yedi kere..

KENDiNi AFFETMEYi öğren. Sert olma kendine karşı ,affedici ol.

OSHO

Kimin var ki kendinden başka…

"Ne olduğumu bıraktığımda, neysem o olabilirim.”… Lao tzu

“Ne olduğumu bıraktığımda, neysem o olabilirim.” (lao tzu)…

Vazgeçebilmeyi göze alabilmeyi öğrenmek…

olric-tutunamayanlar-oğuz atay

yağmura hiç sevdiğinle çıktın mı olric?
+ben sevmedim efendimiz.
-ne yazık
+yazık olan ne efendimiz?
-kaybetme korkusu herşeydir,olric. Eğer seversen bu korkuyla yaşarsın olric vazgeçebilmeyi göze alabilmeyi öğrenmemiş olmana yazık olric.
……+siz vazgeçebildiniz mi efendimiz?
-ben yağmura hiç sevdiğimle çıkamadım olric…///Oğuz Atay – Tutunamayanlar

Kendini tanısaydın… Bütün insanları tanırdın…

Kendini tanısaydın

Bütün insanları tanırdın”

Halil Cibran

Bütün varoluşunu "Beni beğenecekler mi?", "Beni seviyor mu?", "Rahatsız eder miyim?" kaygısı üzerine kuruyorsan, bil ki sonun hüsran…

 Bütün varoluşunu “Beni beğenecekler mi?”, “Beni seviyor mu?”, “Rahatsız eder miyim?” kaygısı üzerine kuruyorsan, bil ki sonun hüsran…
Bir küçük serzeniş, sıradan bir tenkit ya da kadirbilmezlik, acılar pahasına kurduğun o “mükemmel kale”yi yerle bir edebilir.
Seni, sen diye kabul edip sevecekleri sev.
Kendini, kendine beğendir herkesten önce…
Kimseye beğendirmek için de kendinden vazgeçme.

Acıyı göze al, çünkü Dostoyevski’nin dediği gibi, “İnsanın ruhunu yücelten bir acı, ucuz bir mutluluktan evladır

Bir insanın istekleri ile arasındaki engel, çoğu zaman kendi içinde büyüttüğü korkulardır. Kendi içinde büyüttüğü engellerdir. İnsan bunu aşarsa, istediklerini elde edebilir…

 

BİLGE İLE KÖPEK…..
Bir bilge, bir göletin başında oturmaktadır. Susuzluktan kır…ılan bir köpeğin devamlı olarak gölete kadar gelip, tam su içecekken kaçması dikkatini çeker. Dikkatle izler olayı. Köpek susamıştır ama gölete geldiğinde sudaki yansımasını görüp korkmaktadır. Bu yüzden de suyu içmeden kaçmaktadır. Sonunda köpek susuzluğa dayanamayıp kendini gölete atar ve kendi yansımasını görmediği için suyu içer. O anda bilge düşünür:
-Benim bundan öğrendiğim şu oldu,der.
-Bir insanın istekleri ile arasındaki engel, çoğu zaman kendi içinde büyüttüğü korkulardır. Kendi içinde büyüttüğü engellerdir. İnsan bunu aşarsa, istediklerini elde edebilir.
Ama biraz daha düşününce aslında gerçek öğrendiği şeyin bundan farklı olduğunu görür. Asıl öğrendiği şey, insanın bir bilge bile olsa bir köpekten öğrenebileceği bilginin var olduğudur. Bu yüzden ne varsa paylaş, senden de öğrenilecek bir şeyler vardır diğer insanlar için…

Bir kez gönül yıktın ise…

Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil…

Yunus EMRE

Platonun mağara teoremi…

Bazı insanlar karanlık bir mağarada, doğdukları günden beri mağaranın kapısına arkaları dönük olarak oturmaya mahkumdurlar. Başlarını da arkaya çeviremeyen bu insanlar, mağaranın kapısından içeri giren ışığın aydınlattığı karşı duvarda, kapının önünden geçen başka insanların ve taşıdıkları şeylerin gölgelerini izlemektedirler. İçlerinden biri kurtulur ve dışarı çıkıp gölgelerin asıl kaynağını görür ve tekrar içeri girip gördüklerini anlatmaya başlar ama içerdekileri, duvarda gördüklerinin zâhiri olduğuna ve gerçeğin mağaranın dışında cereyan etmekte olduğuna inandırması imkansızdır.

Öfkeyi ne yapmalı???

Artık psikologlar hastalıkların neredeyse yüzde yetmişinin bastırılmış duygulardan kaynaklandığını söylüyor:
Çok kalp rahatsızlığı kalpte bastırılan çok fazla öfke demektir,
O kadar çok nefret var ki kalp zehirlenmiştir.

Öfkeyi ne yapmalı ??? Başka birisine ifade etmeye gerek yoktur çünkü “başka birisi” konu dışıdır.
Bir dahaki sefer öfke hissettiğinde git ve evin etrafında yedi kez koş ve bundan sonra bir ağacın altında otur ve öfkenin nereye gittiğini izle.
Onu bastırmadın, onu kontrol etmedin,
Onu hiç kimsenin üzerine kusmadın.
Çünkü eğer bunu birisinin üzerine kusarsan bir zincir oluşur
Çünkü diğerleri de en az senin kadar aptaldır, senin kadar bilinçsizdir.

O senin üzerine daha çok öfke akıtacaktır, o senin kadar bastırılmıştır.
O zaman zincir ortaya çıkar. Sen onun üzerine kusarsın
o senin üzerine kusar. Ve her ikiniz de düşman olursunuz.

ONU HİÇ KİMSENİN ÜZERİNE KUSMA.

Bu tıpkı kusma isteğinin gelmesi gibidir.
Gidip birisinin üzerine kusmazsın.
Öfkenin kusulmaya ihtiyacı vardır. Tuvalete gider kusarsın.
Bu tüm bedeni arındırır; kusmayı bastırırsan bu tehlikeli olacaktır.
Ve sen kustuğunda tazelenmiş hissedeceksin.
Yediğin yiyecekte yanlış bir şey vardı ve bedenin onu reddediyor.

ONU İÇERDE KALMAYA ZORLAMA.

Öfke sadece zihinsel bir kusmuktur.
İçine aldığın şeyde yanlış bir şey vardır.
Ve senin tüm psişik varlığın onu kusmak ister.
Fakat onu başka birisinin üzerine kusmana gerek yoktur.
Onu başkalarının üzerine kustuğun için, toplum onu kontrol etmeni söyler.

OSHO

Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?

 

Düşün…
Kim üzebilir seni senden başka?
Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?
Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?
Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?
Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?
Her şey sende başlar, sende biter…
Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini…
Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz. ..______NIETSZCHE

Bir leylek ile bir kargayı uçarken gördüm. Nasıl olur dedim.Baktım ikisi de topalmış.

Cins Cinsi Çeker. Bir leylek ile bir kargayı uçarken gördüm. Nasıl olur dedim. Baktım ikisi de topalmış.  (Hz. Mevlana Mesnevi 2.Cilt 2105)

Kadın kimdir??? seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek…

 

 

 

 

Kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek.Parayla… pulla, kariyerle,kimin ne dediğiyle ,sınırlamayacak. Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın huzurla.Bileceksin ki evde ‘O’ kadın tarafından beklenmenin zevkini hiçbir zevk yaşatamaz sana.
Öyle bir kadın işte.Nerede oyle kadın yoktur deme… Vardır vardır!

Bir dua üç dilek…

Rivayet edilir ki, Hz.Musa (a.s) Tur Dağına giderken bir adamın şöyle bir dileği…ne muhatap oldu:
– “Ya Musa, Rabbimden üç dileğim var, O’na söyle bu duamı kabul etsin. Birincisi, benim gözlerim görmüyor, açılmasını istiyorum. İkincisi, çocuğum olmuyor, bir oğlan evladı istiyorum. Üçüncüsü, fakirim, fakirlikten çok çektim; hiç olmazsa doğacak oğlum fakir olmasın, onun zengin olmasını istiyorum.”
Hz.Musa (a.s.) Tur’da bu kulun üç dileğini nakledince:
Allah:
– “Üç dileğini birden kabul etmem; tek şey istesin,kabul edeceğim” diye buyrulmuş.
Hz.Musa (a.s.) bu cevabı aktarınca düşünceye dalan adam üç yerine tek bir dilekte bulunmuş:
– “Ya Rab,oğlumun altın tasla su içtiğini gözlerimle görmeyi diliyorum.”
Ve bu akıllı adamın duası kabul edildi!
Bilgelik Öyküleri Kitabı

Bağışlayacılık, kendimize yarattığımız cehennemden tek çıkış yoludur…

 

 

Geçmişimizi bağışlayalım. Geçmişimizdeki acıya ayna olan insanları. Kendimizi bağışlayalım sonra. Kendimizi evrenin sevgisine havale edelim. Zihinlerimizi bağışlama yoluyle temizleyerek, hayatlarımızı en güzel ve doğru şekilde seçimlerle çizebilmemiz için, bize ilham vermesi için Yaratıcımıza istekte bulunalım. Bağışlayıcılık, kendimize yarattığımız cehennemden tek çıkış yoludur dostlar. Ya severiz ya korkarız. Her seçim bizi ya kendi cennetimize ya da cehennemimize taşır. ‘’ BÜYÜK İŞLER YOKTUR, SADECE SEVGİYLE YAPILMIŞ KÜÇÜK İŞLER VARDIR’’