Tercih elindeydi hep ve hep de “senin” ellerinde olacak…

Şamil Şhapli ErkanUnutma;

-Ve suya benzediğini unutma.

-Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi faydalı, su gibi lüzumlu ve su gibi bitmez-tükenmez olduğunu da unutma.

-Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su gibi de “kıyametler” koparıcı olabileceğini unutma…

Unutma;

-Senin işin rahmet olmak, afet değil!

-Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayılabileceğin; Küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene.

-Ve yaşayabilirsin dünya dönmesine devam ettiği müddetçe.

-Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen; korkulan ve kaçılan olursun seller, afetler gibi.

-Tercih elindeydi hep ve hep de “senin” ellerinde olacak…

Mc Rumi

Paylaşım için Şamil Şahaplı Erkana teşekkür ederim…

Ancak affederek affediliriz…

 

Tanrım beni, nefretin olduğu yerde

Barış için araç yap…

Bırak sevgi tohumları ekeyim…

Teselli edilmesi gerekeni teselli edeyim…

Anlaşılması gerekeni anlayayım…

Sevilmesi gerekeni seveyim…

Ancak vererek alabiliriz …

Ancak affederek affediliriz…

Tibet Yaşam ve Ölüm Kitabından

Kapıları kapat ve sessizce otur…

Kızgınlık, kıskançlık ve nefret ile dolu olduğun zaman; sessizce otur. Kapıları kapat ve sessizce otur. Kızgınlığa izin ver, izin ver gözlerinin önünde çaksın. Nefrete izin ver bir film gibi geçsin. Sen izleyici ol.
Şaşıracaksın: O duygu herzaman orada kalamaz, bu kesindir. Er yada geç geçer, sadece birkaç dakika zaman alır ve geçtiği zaman geçmiştir. Kendinden hiçbir iz bırakmayacaktır.

OSHO

Sağlıklı bir dilenci, hasta bir kraldan daha mutludur…

Dışarıdan bir şeyler kazanabilmek için,içeriden bir şeyler yitirmek.Yani şan, şöhret, mevki,makam şatafat, ün, şan kazanmak için;Huzurunu, boş zamanını ve bağımsızlığını,bütünüyle ya da önemli ölçüde feda etmek;Büyük bir budalalıktır.

Mutluluk çok zordur ve içimizdedir.Başka yerde bulunması imkânsızdır.

Sağlıklı bir dilenci, hasta bir kraldan daha mutludur.Eksiksiz bir sağlıktan ve kusursuz bir bedenden daha iyi ne olabilir?

Sakin ve neşeli bir huy.

Duru, canlı, nüfuz edici ve doğru kavrayan bir zekâ.

Ilımlı, yumuşak bir arzu ve bunlara uygun olarak iyi bir vicdan.

Bunların hepsi; yerini hiçbir rütbenin,ya da zenginliğin dolduramayacağı üstünlüklerdir.

Rabindranaht Tagore

Anlamadığımız, içini dolduramadığımız herşey bizim hapishanemizdir…

Eğer Budha’nın sözlerini okursak çok ilham alırız, Lao Tzu’nun sözleri de çok ilham vericidir. Ancak bu büyük insanların tamamı, “bir gerçeği” fark etmişlerdir. Bu gerçeğe ulaştıktan sonra bize, bu gerçeği bir takım kurallar ve anlayışlar çerçevesinde aktarmışlardır.

Fakat bizler bütün bu kuralların içsel anlamlarını bilmeden şekilde kaybolur gidersek o zaman şefkatli olmak bir hapishanedir, öfkelenmemek bir hapishanedir, tatlı sözlü olmak bir hapishanedir. Eğer yöntemini bilmiyorsan öfkelenmemek yalnızca bir laftır, şefkat yalnızca bir laftır. Sadece damarımıza basılıncaya kadar iyi olur, damarımıza basıldığı anda deliririz. Bana iyi davranıldığı sürece iyi davranmayı başarmak kolaydır.

Lafta iyi kalpli, eleştirmeyici, şefkatli, öfkesiz olmak kolaydır;  O yüzden aman dikkat … Lafta ne olduğumuzun bir önemi yok… Önemli olan bu öğretilerin içine girebilmek ve uygulamaya , öğrenmeye çalışmaktır… Anlamadığımız, içini dolduramadığımız herşey bizim hapishanemizdir…

Cem Şen

Bir selam da kendine ver…

Yola çıkınca her sabah

Bulutlara selâm ver

Taşlara, kuşlara

Atlara, otlara İnsanlara selâm ver.

Sonra çıkarıp cebinden aynanı

Bir selam da kendine ver.

Hatırın kalmasın el gün yanında

Bu dünyada sen de varsın!

Üstün Dökmen

Buddha’nın iletişimle ilgili önerileri…

 

 

Buddha’nin  iletisimle ilgili önerileri…

  • ‎1. Yalan soylememek yada aldatmamak,
    2. Uyumsuzluk, dusmanlik yani ikilige yol acicak sekilde  konusmamak ve iftirada bulunmamak,
    3. Kaba, kufurlu, yada ikici sekilde konusmamak,
    4. Bos konusmamak, dedikodudan uzak durmak

Okyanusun tam ortasındasın…

Hani biriyle tanışırsın, çevrende görmeye alıştığın insanlardan çok farklı biri….
Öyle biri ki her şeyi bambaşka bir gözle görür ve seni de bakış açını değiştirmeye yöneltir.
Dünyaya onun gözleriyle bakmaya başlarsın. İçine ve dışına da. Etkilenirsin.
Etkilenmek ne kelime, büyüsüne kapılırsın.
Gene de ilk başlarda araya bir mesafe koyabileceğini, yüreğini kontrol altında tutabileceğini zannedersin.
Oysa rüzgâr sandığın fırtınadır.
Sınır sandığın yer oynak ve kaygan bir zemindir.
Bir bakmışsın, farkında bile olmadan açılmış, karadan uzaklaşmışsın.
Okyanusun tam ortasındasın…[Elif Şafak]

İnsan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşayamıyor…

 

 

“Başkalarının hayatından ders alın. İnsan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşayamıyor.” (Roosvelt)

ama ben bir kalbim yalnızca sevebilirim…

 

 

Kılıç olsam keser, ateş olsam yakardım; ama ben bir kalbim yalnızca sevebilirim.

Hz.İsa

Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler…

Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler.

Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.”

HRANT DİNK –

Kazandığımız şeyler…

 

tahtaravelli resimleri

 

 

Hayatta öyle seçimler yapınız ki;
Kazandığınız şeyler,
kaybettiklerinize değsin.
(Che Guevara)

Sadece mutluluk için önüne konulan ama senin kaçırdığın fırsatlardan sorumlu olacaksın…

Sadece tek bir ihanet vardır, ve bu da kişininin kendi hayatına ihanetidir.

…..

Başka ihanet yoktur. Sürekli dır dır eden, seni sahiplenmeye çalışan karın ya da seni sevmeyen kocanla yaşamaya devam ediyorsan, kendi fırsatlarını yok ediyorsun demektir. Talmud’da Tanrı’nın öldükten sonra şöyle söyleyeceği yazılıdır. “Sana mutlu olman için birçok fırsat sundum. Neden onları yakalayamadın?”

Sana işlediğin günahları değil, mutluluk için kaçırdığın fırsatları soracaktır.

Bunlardan sorumlu olacaksın. Bu gerçekten çok güzel: Sadece mutluluk için önüne konulan ama senin kaçırdığın fırsatlardan sorumlu olacaksın.

Kendine sadık kal. İhtiyacın olan tek inanç budur ve her şey çok güzel olacaktır.

(OSHO)

Eskiyi bırakmak ile yeniyi başlatmak arasında bir karmaşa ve boşluk dönemi yaşanır.

Eşik, Depresyon Ve Aydınlanma:

“-Eskiyi bırakmak ile yeniyi başlatmak arasında bir karmaşa ve boşluk dönemi yaşanır. İnsanlar genelde bu dönemde kendilerini kaybolmuş hisseder ve o kaybolmuşluğu, bir şeyin yanlış olduğunu gösteren başka bir işaret olarak yorumlar. Oysa bu sadece, tarafsız bölgenin verimli kaosuna girmiş olduklarını gösteren bir işarettir.!”

W. Bridge

bir yabancı ortaya çıkıverir ve dünyamız yolundan sapar…

En önemli karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanır.
Genellikle bu karşılaşmalar, belli bir sınıra ulaştığımızda gerçekleşir, duygusal olarak ölüp tekrar doğmaya ihtiyaç duyduğumuzda.
Buluşmalar bizi bekler, ama çoğunlukla biz onları engelleriz.
Gene de, eğer umutsuz değilsek, artık kaybedecek hiçbirşeyimiz yoksa ya da hayat bize coşku veriyorsa, o zaman bir yabancı ortaya çıkıverir ve dünyamız yolundan sapar.!”
P. Coelh