Kişinin her zaman doğru yolda gideceğinin garantisi yoktur.

Kişinin her zaman doğru yolda gideceğinin garantisi yoktur.

 Kişinin her zaman doğru yolda gideceğinin garantisi yoktur.

 Birçok kere birçok şey insanları yanlış yola yönlendirir çünkü doğru kapıya gelmek için birçok kere yanlış kapı çalınır. Hayat böyle.. Eğer ilk seferde doğru kapıya rastlanılırsa onun doğru olduğu anlaşılamaz.

Her yer, her şey kırmızı olsa başka hiç bir renk olmasa kırmızının ne olduğunu kimse bilemezdi. O yüzden son tahlilde hiç bir çaba boşuna değildir.

Her çaba kişinin gelişiminin doruk noktasına ulaşmasına katkı yapar. İnsan asla kararsız olmamalı. Yanlış yola sapmak endişe yaratmamalı. İşte bu önemli bir sorundur.

İnsanlara asla yanlış bir şey yapmamaları öğretiliyor. Onlar yanlış bir şey yapmaktan o kadar korkuyorlar ki, hiç bir şey yapmıyorlar, hareket kabiliyetini yitiriyorlar.

Mümkün olduğu kadar hata yapın. Ama bir şeyi unutmayın. Aynı hatayı tekrarlamayın. O zaman gelişirsiniz. Yoldan sapabilmek özgürlüğünüzün bir parçasıdır.

Bu doğru, bu yanlış diye bir şey yok. Hayat o kadar kesin değil, onu bu kadar kolay etiketleyip sınıflandıramayız. Hayat her şişenin etiketli olduğu ve neyin ne olduğu bilinen bir eczane değildir.

Hayat bir gizemdir, her an tetikte olunmalıdır.

 Neyin doğru neyin yanlış olduğu hakkında önceden hazırlanmış yanıtlara güvenilemez. Hayat çok hızlı ilerler dinamiktir, iki an asla birbiri ile aynı değildir, o yüzden bu anda doğru olan bir şey, bir sonraki anda doğru olmayabilir. Bu değişen hayata nasıl tepki verileceğine kişi o anda karar vermelidir. Hayat böyledir.. Onun için hazırlık yapamazsın..

Onu hazır bir şekilde bekleyemezsin.. Güzelliği bu, anlamı bu. Her zaman şaşırtır ve sürprizlerle gelir. Her anın sürprizlerle dolu olduğunu ve önceden hazırlanan hiç bir yanıtın uygulanabilir olmadığını görürsün, eğer gözlerin varsa… OSHO

Bir birey uyumlu olduğunda, dokunduğu herkes de uyum içinde olacaktır…

 

Kızılderililer, “Bir birey bile dengeden çıktıysa, dokunduğu herkes de denge dışına çıkar,” derlerdi.

Aynı şekilde bir birey uyumlu olduğunda, dokunduğu herkes de uyum içinde olacaktır

Kafesten çıkınca değil,

 

Kafesten çıkınca değil,

Kafesi içimizden çıkarınca özgürleşiriz.

Mümin Sekman

Şeb-i Arus ne demek???

 Mevlânâ Celaleddin-i Rumi kendi ölümüne rabbine duyduğu aşktan dolayı sevgiliye kavuşma yani düğün olarak tanımlamasıyla bir tür kutlamaya dönüşen gün. Her fırsatta ölümün bir son olmadığını dile getiriyorum.

Ve biz üzüldüğümüzde gidenin arkasından, aslında kendimize ağlıyoruz. Gideni bilmiyoruz. Ölmekten korkmamızın en önemli sebebi, nefes alırken istediğimiz hayatı yaşayamadan …bitirmek ömrü. Bugün belki de son gün. Nasıl yaşıyorsun? Doğumumuzda göbek bağımızın kesilmesi de bir ölüm. Bak ne güzel anlatış bu gidişi Mevlana…

Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var sanma… Benim için ağlama, yazık, vah vah deme; Şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır, Cenâzemi gördüğün zaman firâk, ayrılık deme, Benim kavuşmam, buluşmam işte o zamandır, Beni toprağa verdikleri zaman, elvedâ elvedâ demeye kalkışma, Mezar, cennet topluluğunun perdesidir. Batmayı gördün değil mi? Doğmayı da seyret, güneşle aya gurûbdan hiç ziyân gelir mi? Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Ne diye insan tohumunda şüpheye düşüyorsun

Bu anda ne varsa onu yaşa…

Bu günü bütün güzelliğiyle, bütün neşesiyle,bütün acısıyla, ıstırabıyla, coşkusuyla yaşa…

Bu günü karanlığıyla, ışığıyla,bütünlüğü içinde yaşa…

Nefreti yaşa ve sevgiyi yaşa…

Öfkeyi yaşa ve şefkati yaşa…

Bu anda ne varsa onu yaşa..

OSHO

Tohum ise yeni olumlu düşüncelerinizdir…

Sevgiye DönüşEktiğiniz toprak bilinçaltınızdır. Tohum ise yeni olumlu düşüncelerinizdir. Bugünden sonra yaşayacağınız tüm yeni deneyimler bu tohumun içindedir. Tohumu yeni olumlu ifadelerle sularsanız, kendinize duyduğunuz sevgi ve verdiğiniz değerin güneş ışığı gibi üzerinizde parlamasını sağlarsınız…

Louise Hay

Öğretmenler kapıyı açar, içeriye kendin girersin…

Hiç aklından çıkarma genç adam: Öğretmenler kapıyı açar, içeriye kendin girersin…” Chen Hai Yang

Hayat ne kadar yaşanmamışsa; ölümden o kadar korkarız…!"

 

Hayat ne kadar yaşanmamışsa; ölümden o kadar korkarız…!”

Irvin D. Yalom (d. 13 Haziran 1931) Rus kökenli Yahudi asıllı ABD’li psikiyatrist, varoluşçu, psikoterapist, yazar ve eğitimci.

Sevgiye ve tutkuya açık bir kalp kadar dünyada değerli bir şey yoktur…

Sevgiye ve tutkuya açık bir kalp kadar dünyada değerli bir şey yoktur.   Goethe

Bir filozof bir çöpçüye, " Sana acıyorum," dedi,"çünkü işin zor ve pis." …

Bir filozof bir çöpçüye, ” Sana acıyorum,” dedi,”çünkü işin zor ve pis.” Bunun üzerine çöpçü dedi ki, ” Teşekkür ederim bayım,ama söyler misin, senin işin nedir ?”

Filozof övünçle yanıt verdi, ” Ben insanın ahlakını ve doğasını araştırır,davranışları ve arzularıyla ilgili incelem yaparım.”

Çöpçü gülümsedi ve filozofa, ” Vah vah ! Zavallı adam ! ” diyerek işine döndü

Bencillik; başkalarından sürekli KENDi istediğiniz gibi yaşamalarını talep etmektir.

Bencillik; canınızın istediği gibi yaşamak değil,
Başkalarından sürekli KENDi istediğiniz gibi yaşamalarını talep etmektir.

Oscar WİLDE

Mutluluk bir varış değil, bir Yolculuktur…

 

Mutluluk bir varış değil, bir Yolculuktur.

Konfiçyüs

Parçalan ki yenilen…

Su gibi olmalısın… Kırılmamak için bükül, Düz olmak için eğril, Dolmak için boşal, Parçalan ki yenilen… -Lao Tzu-

Ruhun Yasaları…

1.  Denge Yasası: Orta yolu bulmak

Dünya tozundan yapıldığın için alçakgönüllü ol, yıldız tozundan yapıldığın için asil ol. (Sırp atasözü)

2.  Seçimler Yasası: Gücümüze yeniden sahip çıkmak

Açık yürekle açık yolda ilerliyorum.

Sağlıklı, özgür önümde uzanan dünyada,

Uzun kahverengi yol, benim seçtiğim yol (Walt Whitman)

3.  Süreç Yasası: Hayatı adım adım yaşamak

Yükseklere merdivenlerle ulaşırız. (Francis Bacon)

4.  Şimdi Yasası: Anda yaşamak

Sonsuza dek mutlu yaşamak ancak an be an mümkündür. (Margaret Bonnano)

5.  Şefkat Yasası: İnsanlığımızın uyanışı

Açı doyurduğumda, hakareti affettiğimde, düşmanımı sevdiğimde… Bunlar güzel erdemler. Fakat ya dilencilerin en fakirinin, suçluların en gaddarının da kendi içimde olduğunu fark edersem. Ya şefkatime en muhtaç kişinin sevilmeye en muhtaç düşmanımın kendim olduğunu fark edersem. O zaman ne olacak?  (C.G. Jung)

6.  Güven Yasası: Ruha güvenmek

Güven, ruhun olabildiğinden daha ötesini görebilmesi için meydan okur. (William Clarke)

7.  Beklenti Yasası: Realitemizi genişletmek

Yaşamımız yaşadıklarımızla değil, beklentilerimizle şekillenir. (G. Bernard Show)

8.  Onur Yasası: Gerçek doğrularımızı yaşamakKazanmayı değil, gerçeği seçiyorum. Başarıyı değil, ışığın doğrultusunda yaşamayı seçiyorum. (Abraham Lincoln)

9.  Eylem Yasası: Yaşamı uygulamak

Okyanusu suya bakarak aşamazsınız. (Rabindranath Tagore)

10.Değişim Yasası: Doğanın müziğiyle dans etmek

Her kışın yüreğinde titreyen bir bahar vardır.

Her gecenin peçensin altında tebessümle bekleyen bir şafak vardır. (Halil Gibran)

11.Teslimiyet Yasası: Yüksek iradeyi kucaklamak

Kimi sıkı sıkıya tutunmanın kişiyi güçlü kıldığını düşünür. Kimi de gereğinde bırakabilmenin. (Sylvia Robinson)

12.Bütünlük Yasası: Bağlantımızı hatırlamak

Yıldızların yasalarından kendini ayırma,

İç dünyan, daha derin gökyüzü değil de ne?

Uçan kuşlar da eve dönüş rüzgarları da orada.

(R. Maria Rilke)

Herkese kişisel ifadeleri için izin ver.

Diğer insanların düşüncelerini, isteklerini ve sözcüklerini onurlandır.

Başka birinin sözünü asla kesme, alay etme ya da taklidini yapma.

Herkese kişisel ifadeleri için izin ver.

Başkalarına asla kötü bir şekilde konuşma.

Kalplerini incitmekten kaçın.

Verdiğin acının zehri, evrene bıraktığın negatif enerji, sana katlanmış olarak geri döner.

Kötü düşünceler zihinsel, bedensel ve ruhsal hastalıklara neden olur. İyimser ol.

(Kızılderili şeref yasalarından)