Ailedeki problemlere fazla burnunu sokan çocuklar hayata bakamaz, işin ne önüne baksana çocuk:))

Ön Kapakailedeki problemlere fazla burnunu sokan çocuklar hayata bakamaz, işin ne önüne baksana çocuk:))

ayrıca ebeveynin çocukla arkadaş olması gibi modernize edilmiş bir ililşki dengesizliği de çocuğa çok zararlı,

eşiyle sorunlarını çocuklarına anlatanlar da çocuğa en büyük düşmanlığı yapıyor…

Savgito Liebermeister

Alçakça söylenen bir söze karşılık vereyim deme, çünkü o sözün sahibinde onun gibi daha nice sözler vardır.

Alçakça söylenen bir söze karşılık vereyim deme, çünkü o sözün sahibinde onun gibi daha nice sözler vardır.

Cevabınıza yine onlarla cevap verirler.

HZ. ALİ (ra

Şayet bir gün, çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı kendiniz olun!”

 

Şayet bir gün, çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı kendiniz olun!”

— Mustafa Kemal Atatürk

Sorunlarımıza neden sımsıkı sarılıyoruz? Onları bu kadar çok mu seviyoruz?

Sorunlarımıza neden sımsıkı sarılıyoruz? Onları bu kadar çok mu seviyoruz? Mutsuzluktan, üzüntü ve kederden, acıdan kurtulmak istemiyor muyuz? Bunlara dayanarak kendimizi var ettiğimizi mi düşünüyoruz? Olumsuz ya da olumlu sonuca bağlanmak, lunaparktaki heyecan treni (rollercoaster) gibi olmuyor mu? Yaşam yükselirken keyif almaya başlıyoruz, inerken de korku basıyor.

Kendimizi hissetmek için bir heyecan trenine mi ihtiyacımız var? Ne zaman olayların, durumların bizi yönetmesini bırakacağız? Ne zaman gökyüzünün salt bulutlardan olmadığını, arkasında parlak bir güneşle aydınlanan gökyüzünün olduğunu fark edeceğiz?

Lao Tzu, bundan binlerce söne önce bunu görmüş, olgular, eşik değerine kadar yükselir ve eşik değerinden sonra tersine döner. Tüm evrenin temeli bu prensibe bağlı. Sonsuz iyi olma hali ya da sonsuz kötü olma diye bir nokta yok. Herşey, karşıtına dönüşüyor. Gece gündüze, kötü iyiye, cehalet bilgeliğe, mutsuzluk mutluluğa… Ikiliklerden oluşan bir evrende yaşıyoruz ve bu ikilikler, sürekli birbirine dönüşüyor. Bunlara ne kadar sarılırsak, o kadar fırtınalı yaşayacağımız apaçık ortada. Başımıza gelen olaylar, yaşadıklarımız, hepsi bizim seçimlerimiz, doğrudan ya da dolaylı. Ne kadar çok iyilik istersek, o kadar çok kötülüğü var ediyoruz, ne kadar çok zenginlik istesek, o kadar çok yoksulluk yaratıyoruz, ne kadar çok bilgi istesek, o kadar çok cehalete sebep oluyoruz. Bu kadar aç gözlü olmayalım, insanın olabileceği en karanlık hallerden biri bu.

Bir değişiklik yapalım! Bu sene için hiçbirşey istemeyelim, bakalım ne olacak. Aç gözlü olmayalım, ne gelene sevinelim, ne de gidene. Heyecan treninden artık inmenin ve sadece gözlemlemenin vakti gelmedi mi? Bırakalım o tren, inip çıksın, zamanla sıkılanlar olacaktır, inip bize katılacaklardır. İnanıyorum, çünkü biliyorum; çok daha dingin, yaşamın keyfine varan insanlar olacağız.

Cem Gencer

Bilge İyilere İyi, İyi Olmayanlara Da İyidir…

Bilgenin benliği yoktur,
Başkalarının benliğini kendinin yapar;
İyilere iyi,
İyi  olmayanlara da iyidir;
Böylece iyiliğe ulaşır.
Sadık olana sadık,
Sadık olmayana da sadıktır;
Böylece sadakate ulaşır.

Bilge dünyayla uyum içindedir,
Dünyayı basitlikle yönetir.
Bilge dünyayla ilgilidir;
Kafası dünya için bulutludur.
İnsanların kulaklarını ve gözlerini kapadığı şeye,
Annenin çocuklarına baktığı gibi bakar.

İnsanoğlu;

İnsanoğlu;

ağzından çıkan cümlelerin,

beyninden çıkan düşüncelerin,

bütün evreni dolaşıp tekrar onlara geri döndüğünü bilse,

eminim çok daha dikkatli olurdu.

Einstein

Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.."

 

Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.

Mevlana (1207-1273)

ANNENİ ÖYLE KARŞILA Kİ; doğumundaki ağrıları lezzetle takas etsin.

ÇOCUĞUNU ÖYLE KARŞILA Kİ; eve geldiği zaman, en güzel yere geldiğini hissetsin…

EŞİNİ ÖYLE KARŞILA Kİ; yanına geldiği zaman, en doğru insana kavuştuğunu hissetsin.

ANNENİ ÖYLE KARŞILA Kİ; doğumundaki ağrıları lezzetle takas etsin.

BABANI ÖYLE KARŞILA Kİ; ömür boyu bir başka evlada imrenmesin.

İŞ ARKADAŞINI ÖYLE KARŞILA Kİ; dünyanın en iyi insanıyla, dünyanın en heyecanlı işini yapıyorum hissini yaşasın

FAKİRİ ÖYLE KARŞILA Kİ; ona serdiğin sofradan, daha büyük bir dua sofrası sersin.

ZENGİNİ ÖYLE KARŞILA Kİ; gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğinden kahretsi

Prof.Dr.Üstün Dökmen —

Sana affedilemeyecek kadar büyük hata yapan birine ceza vermek istiyorsan,

“Sana affedilemeyecek kadar büyük hata yapan birine ceza vermek istiyorsan; bütün samimiyetinle affet. Hissedilen her şeyi arşivleyen kader, kendisiyle en iyi biçimde ilgilenecektir..” Şems-i Tebrizi

Güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir, çiçekler açacaktır, rüzgar esecektir ve yağmur yağacaktır…

Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama, biraz duraksa, neler olup bittiğine anlam verme. Mutlaka yanlış bir şey oldu ve düşüncelerin ile dileklerin aynı orantıda değildi ve varlığın ile buluşamadı.
Sorun yok, sadece bekle.
Güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir, çiçekler açacaktır, rüzgar esecektir ve yağmur yağacaktır, zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur ! İzlemeye devam et, şahitlik güzeldir, hem olayın dışındasındır hem de içinde, o bir dengedir, o anlamlıdır, şahit ol, tanık ol, olan ile bütünleş, güzellik olanların içinden filizlenecektir; zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur !..
Hayat üçbuçukla dört arasındadır… Ya üçbuçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın…

Neyzen Tevfik

İnsan Evriminin Değişmez Formulü Altı Basamaktır…

1.Önce doğayı seveceksin ( Doğaya hiç bir şekilde zarar vermemek)

2. Hayvanı seveceksin ( Hayvanı menfaatsiz beslemk, sorumluluğunu almak)

3.İnsanı seveceksin ( Her sahada sosyal yardımlaşma)

4. Düşmanı seveceksin ( Sana zarar vereni tutmak, onu bağrına basıp cemiyete kazandırmak)

5. Kendini seveceksin. ( Kendinle barış içinde olacaksın)

6.Bütünü seveceksin (seveceksin yaratılmışı, yaratandan ötürü)

Kaynak: Bilgi Kitabı

Herkes dünyanın düzene girmesini ister. Fakat çabayı komşusundan bekler…

Herkes dünyanın düzene girmesini ister. Fakat çabayı komşusundan bekler”

Andre Tardieu

Yaşamın garip karmaşasında başımıza ne gelebileceğini bilemeyiz…

Yaşamın garip karmaşasında başımıza ne gelebileceğini bilemeyiz. Ancak kendimizin ne yapacağına, bu olayı nasıl karşılayacağımıza, olayla nasıl başa çıkacağımıza karar verebiliriz. Sonuçta gerçekten önemli olan da budur. İşte bu hayat sınavıdır.

 Joseph Fort Newton

Kendin İçin Bir Şey Yapmayacaksan ; Kim Yapacak ?

Kendin İçin Bir Şey Yapmayacaksan ; Kim Yapacak ?

Başkası İçin Bir Şey Yapmayacaksan; Varolma’nın Anlamı Ne ?

Şimdi Yapmayacaksan; Ne ZAMAN ?

Indra Gandhi

Kendinin Tanımıyorsan Korkarsın…

Kendi merkezini tanıyor musun? Eğer tanımıyorsan, o zaman sürekli korkacaksın. O… yüzden sahte benlik sürekli korkar. Sürekli titrer. Her zaman başkalarından destek alma ihtiyacı hissedersin. Seni takdir edecek, seni alkışlayacak; ne kadar güzel ya da ne kadar zeki olduğunu söyleyecek birileri. Sürekli bu tip şeyleri sana hipnotik telkin gibi söyleyen insanlara ihtiyacın var. Böylece zeki, güzel ve güçlü olduğuna inanabilirsin.

 Ama bir noktaya dikkat et. Her zaman başkalarına bağımlısın. Ne zaman benliğini sergilersen, aslında sadece benliğinin bilincinde olmadığını gösteriyorsun. Kim olduğunu bilmiyorsun. Eğer bilseydin, o zaman herhangi bir sorun olmazdı. O zaman görüş aramazdın. Başkalarının hakkınızda söyledikleri seni endişelendirmezdi. Çünkü ilgisi yok. Sonuçta kimse senin hakkında bir şey söylemez.

İnsanlar senin hakkında bir şey söylediği zaman, aslında kendilerini anlatıyor. Kimse senin hakkında bir şey söyleyemez. İnsanlar ne derse desin kendileri hakkında konuşur. Ancak sen hemen korkarsın, çünkü hâlâ o sahte merkezinize yapışıyorsun. O sahte merkez başkalarına bağımlıdır ve o yüzden de sen sürekli başkalarının hakkında neler söylediğine bakarsın. Sürekli başka insanların izinden gidersin, sürekli onları tatmin etmeye çalışırsın. Sürekli saygın bir insan olmaya çalışırsın ve sürekli egonu süslemeye çalışırsın. Bu intihar etmek gibi bir şeydir.

OSHO