Tüm bağırma, çağırma, öfke, endişe, nefret ve korku…

Fotoğraf: Tüm bağırma, çağırma, öfke, endişe, nefret ve korku...SEVGiYE duyulan ihtiyacı açığa VURAN duygulardır. Sen yüreğini sevgiye AÇ, Sevgi AKIT, SEVGİ OL...Onlar kendiliğinden YOKOLUR... ______Cavit Çağ ____Tüm bağırma, çağırma, öfke, endişe, nefret ve korku…
SEVGiYE duyulan ihtiyacı açığa VURAN duygulardır.
Sen yüreğini sevgiye AÇ,
Sevgi AKIT, SEVGİ OL…
Onlar kendiliğinden YOKOLUR…

______Cavit Çağ

Ustalardan Derin Laflar & Düşünceler... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 1 Comment »

Bilinçaltınızdakiler bilincinize çıkmadıkça, karşınıza kaderiniz olarak çıkar…

 

Bilinçaltınızdakiler bilincinize çıkmadıkça, karşınıza kaderiniz olarak çıkar…

—- G. Jung —-

İYİ BİR DANGALAK MISINIZ?

Fotoğraf: Çetin Altan - MilliyetİYİ BİR DANGALAK MISINIZ?1- Dolmuştan inerken rahatsız ettiğiniz kişilere “Mersi” demeden kapıyı çarparak hıyar gibi çekip gidiyor musunuz?2- Kafayı çekerken kimlere nasıl dayak attığınızı anlatmaktan hoşlanıyor musunuz?3- Ülkenin yükselmesi için önce ahlakın düzelmesine inanıyor musunuz?4- Avrupalı erkekleri boynuzlu, Avrupalı kadınları da orospu olarak görüyor musunuz?5- Otobüs biletçilerine, “Ben kimim biliyor musun?” diye babalandığınız oluyor mu?6- Lokantada garsonları, tabağın kıyısına çatal vurarak mı çağırıyorsunuz?7- Gülüşerek konuşan gençleri, hafif ve zirzop buluyor musunuz?8- Cinsellik hiç sözü edilmemesi gereken ayıp bir konu mudur?9- Birçok bozukluğun üç beş kişiyi sallandırınca düzeleceğini kabul ediyor musunuz?10- İçerlediğiniz kişilere, tanıdığınız büyüklerin forsunu kullanarak üstünlüğünüzü kanıtlamaktan zevk alıyor musunuz?11- Şayet ülkeyi siz yönetseniz, vereceğiniz emirlere herkes uyduğu zaman her şeyin bir anda güllük gülistanlık olacağına inancınız tam mı?12- Kalabalık bir yerde gözlerinizi havada bir noktaya daldırıp, sanki çevrenizde hiç kimse yokmuş gibi bacaklarınızı açarak oturuyor musunuz?13- Evde kafası kızık, katı bir erkek gibi misiniz?14- Arada sırada koyun kestiğiniz oluyor mu?15- Bir devenin en iyi nasıl kesilebileceğine aklınız takılır mı?16- Bir keman konçertosuna, darbukayı yeğ tutar mısınız?17- Kişiliğinizi hep sert durarak mı belirtmek istersiniz?18- Yere sümkürdüğünüz oluyor mu?19- Bilgili olmadığınız konularda söylenenleri anlıyormuş gibi, kafa sallamak adetiniz var mı?20- Bir tabloyla bir sustalı arasında, birini almak zorunda kalsanız; sustalı size daha çekimli gelmez mi?21- Bir kanser araştırmacısı yahut bir kimya bilgini olmaktansa; milletvekili olmayı kendinize daha uygun bulmuyor musunuz?22- Ezilenlerle ilgili fikir akımları, size de tehlikeli geliyor mu?23- Sizi kollayan biri, bir haksızlık yaptığı zaman; kendisini kızdırmamak için, sessiz duruyor musunuz?24- Gözünüzün kestiklerine umacı gibi, gözünüzün kesmediklerine de kuzu gibi görünmeyi akıllılık sayıyor musunuz?25- Seçim kazanmak için, elli bebek kesmek gerektiğini söyleseler, hemen yapar mıydınız?26- Anlamını çıkaramadığınız karikatürler çok oluyor mu?27- Arabanız olsa, herkesi geçmek istemez misiniz?28- Biri şiir okusa, hemen uykunuz geliyor mu?29- Kendinizi bayağı önemli bir kişi gibi hissediyor musunuz?* * *Şayet bu yirmi dokuz sorunun da cevabına “Evet” diyorsanız; hiç kuşkunuz olmasın yüzde yüz su katılmadık bir dangalaksınız. Politikada büyük ve üstün başarılar sağlayabilirsiniz.* * *Yok şayet soruların yarısına “Evet” diyebiliyorsanız; sadece dangalakımtraksınız. Politikadaki şansınız büyük olmayabilir.* * *“Evet”ler yedi sorunun ötesine geçmediyse, hiç politikayla uğraşmayın. Politikacı olup demokrasiyi kurtarmanız için, hırtlık ve dangalaklık oranınız çok düşük.Unutmayın ki, bugünkü koşullar altında çağdaş olduğunuz ölçüde, bütün kapılar kapanacaktır yüzünüze. Ona göre ayağınızı denk alın ve kabil olduğu kadar dangalak olmaya çalışın.Not: “Zurnada Peşrev Olmaz” kitabından, 30 yıl önce yazılmış bir yazı...12.09.2012
 1- Dolmuştan inerken rahatsız ettiğiniz kişilere “Mersi” demeden kapıyı çarparak hıyar gibi çekip gidiyor musunuz? …

 

2- Kafayı çekerken kimlere nasıl dayak attığınızı anlatmaktan hoşlanıyor musunuz?
3- Ülkenin yükselmesi için önce ahlakın düzelmesine inanıyor musunuz?
4- Avrupalı erkekleri boynuzlu, Avrupalı kadınları da orospu olarak görüyor musunuz?
5- Otobüs biletçilerine, “Ben kimim biliyor musun?” diye babalandığınız oluyor mu?
6- Lokantada garsonları, tabağın kıyısına çatal vurarak mı çağırıyorsunuz?
7- Gülüşerek konuşan gençleri, hafif ve zirzop buluyor musunuz?
8- Cinsellik hiç sözü edilmemesi gereken ayıp bir konu mudur?
9- Birçok bozukluğun üç beş kişiyi sallandırınca düzeleceğini kabul ediyor musunuz? 10- İçerlediğiniz kişilere, tanıdığınız büyüklerin forsunu kullanarak üstünlüğünüzü kanıtlamaktan zevk alıyor musunuz?
11- Şayet ülkeyi siz yönetseniz, vereceğiniz emirlere herkes uyduğu zaman her şeyin bir anda güllük gülistanlık olacağına inancınız tam mı?
12- Kalabalık bir yerde gözlerinizi havada bir noktaya daldırıp, sanki çevrenizde hiç kimse yokmuş gibi bacaklarınızı açarak oturuyor musunuz?
13- Evde kafası kızık, katı bir erkek gibi misiniz?
14- Arada sırada koyun kestiğiniz oluyor mu?
15- Bir devenin en iyi nasıl kesilebileceğine aklınız takılır mı?
16- Bir keman konçertosuna, darbukayı yeğ tutar mısınız?
17- Kişiliğinizi hep sert durarak mı belirtmek istersiniz?
18- Yere sümkürdüğünüz oluyor mu?
19- Bilgili olmadığınız konularda söylenenleri anlıyormuş gibi, kafa sallamak adetiniz var mı?
20- Bir tabloyla bir sustalı arasında, birini almak zorunda kalsanız; sustalı size daha çekimli gelmez mi?
21- Bir kanser araştırmacısı yahut bir kimya bilgini olmaktansa; milletvekili olmayı kendinize daha uygun bulmuyor musunuz?
22- Ezilenlerle ilgili fikir akımları, size de tehlikeli geliyor mu?
23- Sizi kollayan biri, bir haksızlık yaptığı zaman; kendisini kızdırmamak için, sessiz duruyor musunuz?
24- Gözünüzün kestiklerine umacı gibi, gözünüzün kesmediklerine de kuzu gibi görünmeyi akıllılık sayıyor musunuz?
25- Seçim kazanmak için, elli bebek kesmek gerektiğini söyleseler, hemen yapar mıydınız?
26- Anlamını çıkaramadığınız karikatürler çok oluyor mu?
27- Arabanız olsa, herkesi geçmek istemez misiniz?
28- Biri şiir okusa, hemen uykunuz geliyor mu?
29- Kendinizi bayağı önemli bir kişi gibi hissediyor musunuz?
* * * Şayet bu yirmi dokuz sorunun da cevabına “Evet” diyorsanız; hiç kuşkunuz olmasın yüzde yüz su katılmadık bir dangalaksınız. Politikada büyük ve üstün başarılar sağlayabilirsiniz
. * * * Yok şayet soruların yarısına “Evet” diyebiliyorsanız; sadece dangalakımtraksınız. Politikadaki şansınız büyük olmayabilir.
* * * “Evet”ler yedi sorunun ötesine geçmediyse, hiç politikayla uğraşmayın. Politikacı olup demokrasiyi kurtarmanız için, hırtlık ve dangalaklık oranınız çok düşük. Unutmayın ki, bugünkü koşullar altında çağdaş olduğunuz ölçüde, bütün kapılar kapanacaktır yüzünüze. Ona göre ayağınızı denk alın ve kabil olduğu kadar dangalak olmaya çalışın. Not: “Zurnada Peşrev Olmaz” kitabından, 30 yıl önce yazılmış bir yazı… 12.09.2012Çetin Altan

Orada durup suya bakarak denizi aşamazsın…

Formül: Sıfır beklenti, sonsuz mutluluk.

İnsan beklentisi kadar mutludur.
Formül:  Sıfır beklenti, sonsuz mutluluk.

Robin Sharma

Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir olmadı diye şükredersin."

Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir olmadı diye şükredersin.”

– Şems-i Tebrizi

Hayatta en büyük eğlence, başkalarının ”Yapamazsın” dediğini yapmaktır…

Fotoğraf: Kesinlikle !

Hiçbir şey senin mutluluğundan senin sağlığından önemli değildir…

Hiç kimse size inanmasa da siz kendinize inanın !

Kuyudaki kurbağa, gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır !…"

Kuyudaki kurbağa, gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır !…”

Doğu Bilgeliği…

”Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez!”

Fotoğraf: ''Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez!''E.E Cummings

‘Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladımı, artık hiç bitmez!”

E.E Cummings

Herşeyin kadar değil, değeri kadar seveceksin…

Davranışlar kelimelerden daha fazla konuşur, daha çok şey ifade eder…

Bir şeyi yapmak isterseniz, bir yolunu bulursunuz, istemezseniz bir bahane bulursunuz…

Dönemsel duygusal ve ruhsal tartaklama dönemi ardından , bu süreçte öğrendiklerimizle neler yapacağımıza karar verme ve bu kararları uygulayabileceğimiz niyetler şekline dönüştüreceğimiz diğer dönemsel sürece giriyoruz…

Dönemsel duygusal ve ruhsal tartaklama dönemi ardından , bu süreçte öğrendiklerimizle neler yapacağımıza karar verme ve bu kararları uygulayabileceğimiz niyetler şekline dönüştüreceğimiz diğer dönemsel sürece giriyoruz…

Jennifer Hoffmann