
Resim yap, bahçe işleri yap, çiçek yetiştir, şiir yaz, müzik yapmayı öğren,dans et. Yıkıcı enerjini yaratıcı enerji haline getirecek her şeyi öğren. O zaman varoluşa karşı öfke duymayacaksın, şükran duyacaksın..!
OSHO

Resim yap, bahçe işleri yap, çiçek yetiştir, şiir yaz, müzik yapmayı öğren,dans et. Yıkıcı enerjini yaratıcı enerji haline getirecek her şeyi öğren. O zaman varoluşa karşı öfke duymayacaksın, şükran duyacaksın..!
OSHO
Sessizliğin bazen en iyi yanıt olduğunu hatırlayın.
DALAI LAMA


Ortaokuldayken, sınıf arkadaşlarımdan birisiyle ciddi bir tartışmaya girmiştim.
Sebebini şimdi hatırlamıyorum ama o gün öğrendiğim dersi hayatım boyunca unutmadım.
Tartıştığım kişinin haksız olduğundan, kendiminse haklı olduğumdan o kadar emindim ki…Tabi karşımdaki de tam tersini düşünüyordu…
O an öğretmenimiz bize çok önemli bir ders vermeye karar verdi.
Bizi sınıfın önüne çıkardı ve beni masanın bir tarafına; onu da diğer tarafına yerleştirdi.
Masanın ortasında büyük yuvarlak bir nesne vardı. Siyah olduğunu net bir şekilde görebiliyordum. Ancak öğretmen çocuğa nesnenin rengini sorduğunda “beyaz” diye cevap verdi. O kadar şaşırmıştım ki, çünkü nesne resmen siyahtı. Bu sefer aramızda nesnenin rengiyle ilgili bir tartışma başladı.
Bunun üzerine öğretmen yerlerimizi değiştirdi ve şimdi de nesnenin rengini benim söylememi istedi.
“Beyaz” demek zorundaydım; çünkü belli ki nesnenin beyaz ve siyah olmak üzere iki tarafı da farklı renkteydi.
Öğretmenimiz o gün bana önemli bir hayat dersi verdi…
Karşındaki kişiyi gerçekten anlamak için, kendini onun yerine koymalısın!
***
HAYATTA DURDUĞUNUZ YER DEĞİŞTİKÇE, GERÇEĞİN PEK ÇOK YÖNÜYLE KARŞILAŞIRSINIZ.
BU NEDENLE AZ BİLGİYLE KENDİ DOĞRULARINIZI DAYATMAK YERİNE, EMPATİ YAPABİLMEYİ VE DAHA HOŞGÖRÜLÜ OLMAYI DENEMELİSİNİZ.
Judie Paxton
fw mail


Hayat öyle birşey ki ,sustuğunda konuşmadın diye pişman eder, konuştuğunda ise susmadığın için kahreder.
-Charles Bukowski

Ne çok beklentilerimiz var, ne çok yargılarız, ne çok yadırgarız 😦
İşimize gelmeyen olayları, kişileri ne çok eleştiririz…
Oysa, Ayşe’nin Fatma hakkında söyledikleri Fatma’yı değil, Ayşe’yi anlatır ! Başkası hakkında konuştuklarına ”dikkat !” ettiğinde, aslında kendini anlatıyor olduğunu görürsün
Ayşegül Özalper

Büyük kedi sürekli kuyruğunu kovalayan küçük kediye sormuş: “Neden kuyruğunu kovalıyorsun sürekli”, küçük kedi yanıtlamış: “Kuyruğumu yakalarsam mutlu olacam da ondan.” Büyük kedi gülmüş: “Ben de zamanında senin gibi kovalayıp durdum onu, ama asla yakalayamadım. Sonra onu kovalamayıp, yoluma devam edince o benim peşimden geldi.”
Ben bu minik hikayeye bayılırım. Bayılırım da halen kuyruğumu kovalamamayı öğrenemedim sanırım. Halbuki ısrarla istediğim her ne varsa hiç gerçekleşmediler, ne zaman peşlerini bıraktım; planlayabileceğimden daha da güzel şekliyle gerçekleştiler.
Hani arada hatırlamak lazım bu güzelim minik hikayeyi…
Serpil Şengün Gürsoy sayfasından alınmıştır aslen Hasan Sonsuz Çeliktaş’a aittir…