Bedelini Ödemediğiniz Hiç Bir Şeyin Tadını Çıkaramazsınız…

– BİR AŞKI UNUTMAK İÇİN HEMEN BAŞKA SEVGİLİ BULMALI MI?

SEN ‘DOĞRU’ SANIYORSUN AMA YANLIŞ YAPIYORSUN (POSTA 18 KASIM 2012 TARİHLİ YAZIM) Aşkta ve ilişkilerde kulaktan kulağa yayılan ve aslında hiçbir dayanağı olmayan bazı yargılar vardır. Bu yargılar ne yazık ki insanı yanlış yönlendirir. Genellikle eşimiz, dostumuz, arkadaşlarımız tarafından bize aktarılan, ‘doğru’ olduğu konusunda ısrar edilen ama bizi hep hata yapmaya yönlendiren bu yargılyara bir …

göz atalım…

1- BİR AŞKI UNUTMAK İÇİN HEMEN BAŞKA SEVGİLİ BULMALI Kesinlikle yanlış. Henüz içindeki aşk küllenmemişse hayatınıza sokacağın yeni insana yazık edersin. Çünkü senin daha git-gellerin var. Eski sevgilin arayacak, buluşacaksınız, sevişeceksiniz, birlikte ağlayacaksınız, sonra seni aramayacak üzüleceksin falan filan. Bu süreçleri yaşamadan hayatına alacağın kişi senin sadece yara bandın olur. Ve bilirsin ki; yara bantları bir süre sonra mutlaka çıkarılıp atılır.

2- ONDAN BAŞKASINI SEVEMEM, ONSUZ YAŞAYAMAM Kesinlikle yanlış. Sadece şu an sana öyle geliyor. İnsan seri aşıktır. Yani bir aşk bittiğinde bir başkasına aşık olma potansiyeline sahiptir. İnsan hayatı boyunca defalarca aşık olabilir. Hepsinin etkisi, şiddeti farklıdır. Üstelik belki de en büyük aşkın henüz yaşamadığın aşkındır. Ayrıca her ayrılan ölseydi, bu ülkede her boş arsaya mezarlık yapılması gerekirdi. Unutma insan; içinde bulunduğu koşullara en çabuk adapte olabilen canlı türüdür.

3- ŞU AN AŞIK DEĞİLİM AMA TANIDIKÇA AŞIK OLABİLİRİM Kesinlikle yanlış. İnsan tanıdıkça aşık olmaz, tanıdıkça sever ve benimser. Sevmek ise aşktan farklı bir duygudur. Aşk anlıktır. O an nasıl gelir, ne zaman gelir önceden kestirilemez. Bilimsel araştırmalara göre, insanın birine aşık olması için saniyenin 5’te biri yeterli oluyor. Sen kendini aşık olmak için zorlarsan, “O bana aşık, ben de ona aşık olmalıyım” dersen başarılı olamazsın. Yani, şu anki sevgiline aşık değilsen, bundan sonra da olmazsın.

4- EVLENDİKTEN SONRA DEĞİŞİR Kesinlikle yanlış. Değişmeyeceğini aslında sen de biliyorsun ama umut etmek istiyorsun. Bu ülkede boşanan kadınların yüzde 66’sı eşlerinin kötü huylarını evlenmeden önce bildiklerini ama değişeceğini umarak evlendiklerini söyledi. Sen de boşananlar istatistiklerinin bir sayısı olmak istemiyorsan, değişeceğini umarak kimseyle evlenme. Bu arada, sen de değişmeyeceksin. O yüzden kendin için de “Şimdi böyleyim ama evlilik belki beni değiştirir” deme, çünkü bu olmayacak.

5- İNSAN ORTAK NOKTALARI OLAN BİRİNE AŞIK OLUR Kesinlikle yanlış. İnsan gider kendine en zıt olan kişiye aşık olur (istisnalar kaideyi bozmuyor). Zaten Alman filozof Artur Schopenhauer aşkı, “İnsanın kendisindeki eksiklikleri başkasında tamamlama arzusudur” diye tanımlayarak bu işin nasıl olduğunu ortaya koymuş. Yani sen, seninle aynı olan kimselere aşık olmazsın. Ha, aşık olduktan sonra ortak noktalar keşfedilir o ayrı. Zaten aşkın ilişkiye dönüşmesinden sonra bu ortak noktalar birlikte yaratılır.

6- SEVEN İNSAN KISKANIR Kesinlikle yanlış. Kıskançlık insanın doğasında vardır ama sevmenin ölçütü değildir. En çok kıskanç olan insan en çok seven insan olarak görülemez. Kıskançlığın dozunu artıranların mutlaka hastalıklı bir ruh hali vardır. Genellikle çok kıskanan kişi seni değil kendini çok seviyordur. Çünkü egosu baskındır. Seni kısıtlayarak kendi egosunu okşamaktadır. Bu tür insanlar kıskançlık zehrini de size azar azar verirler. Bir süre sonra bakarsınız ki nefes alamaz hale gelmişsiniz.

7- SEVDİĞİNİ SÖYLEYEMİYOR, SEVGİ SÖZCÜKLERİNİ KULLANAMIYOR Kesinlikle yanlış. Aşık olan insan sevdiğini söyler de, gösterir de. Belki acemidir, belki tedirgindir. Ağzından o sözcükler çıkmasa bile söylemek için, göstermek için uğraşıyordur. Bunu zaten anlarsın. Ama sen “Seni seviyorum” dedikçe o put gibi durup bir de üstüne “Ben böyleyim” diyorsa hayır, seni sevmiyor demektir. Yani kendine aşık süsü veriyor demektir. Bu erkek için de böyledir, kadın için de… Aşk hem dile getirilmeli hem de hareketlerle gösterilmelidir.

8- BEN AŞIK OLUP OLMAYACAĞIMI KONTROL EDEBİLİYORUM Kesinlikle yanlış. Kontrol edilebilen duygunun adı aşk değildir. Aşk kontrolsüzlüktür. Bu yüzden elinizde değildir zaten. Ne diyor Bülent Ortaçgil… “Aşk bir dengesizlik işi, dengeye dönüşendir sevgi…” Birkaç noktaya daha dikkat çekeyim. Aşık olacağın kişiyi seçmene imkan yoktur. İki kişiye aynı anda aşık olman mümkün değildir. Böyle bir durumdaysan ikisine de aşık değilsindir.

9- MANTIK EVLİLİĞİ DAHA UZUN SÜRER Kesinlikle yanlış. Aralarında aşk yaşanmamış çiftlerin evliliği bir çeşit sözleşmedir. Dışarıdan sürüyor gibi görünür ama içeride yaşanan fırtınaların haddi hesabı yoktur. Hatta aldatma en çok mantık evliliklerinde görülür. Kağıt üzerinde süren evliliğe evlilik diyorsan o başka tabii… Bunun en iyi yolu şudur: Aşık olduğun kişiyle evlen ama aşıkken evlenme. Yani aşkın ilk 6 aylık döneminde ciddi kararlar alma. Sadece o anı yaşa.

10- MUTLU AŞK YOKTUR Kesinlikle yanlış. O Aragon’un bir şiirdir ve çok güzeldir hepsi bu. Mutlu aşk çoktur ama sen daha önceki ilişkilerinde mutsuz olduğun için böyle bir yargıya varıyorsun. Aşkı sadece bitişiyle değerlendirme. Sonu kötü bitse de sen o aşkı yaşarken mutlu olmadın mı? Öyleyse mutlu aşk var mı yok mu?

Mehmet Coşkundeniz

Diyelim ki bir arkadasiniz sizi sasirtacak sekilde elestirdi , Caniniz yanar, suphesiz ve sonunda bir daha gorusmeme karari ile sonuclanacak bir tepki vereceksiniz ….

Sevgil Serpil ‘in ve Sevgili  Nil ‘in paylasimindan kisa bir aktarim ;

Seninle ilgisi var mi ? KISISELLESTIR ME ! Neden mi ? …

Eski Taoist dusunce ogretmenlerinden Chuang-Tzu dan minik bir kissa ;

Simdi nehirde , sal icinde bir arkadasinizla piknik yaptiginizi dusunun ,birden salin buyuk bir carpma sesi ile ters dondugunu hayal edin . Siz su ile bogusurken bir de  ne goresiniz? biri gelmis ve saka olsun diye salinizi ters cevirmis , ve kahkahalarla guluyor …. Ne hissedersiniz ? Peki.

Simdi yeniden ayni durumu hayal edin ; salda piknik yapiyorsunuz, birden sal ters dondu . Suyun icinde debelenirken farkediyorsunuz ki buyuk bir kutuk parcasi suda suruklenirken saliniza carpmis . Bu kez hissedersiniz? Sonuclar iki olayda da ayni , islanmis, usumussunuz ve pikniginiz berbat olmus … Ama kisisel olarak hedef oldugunuzu dusundugunuzde kendinizi daha kotu hissedesiniz . Yasamimizda bize carpan cogu sey-baskalarinin duygusal reaksiyonlari , trafigin tikanmasi, hastaliklar ya da isinizde kotu davranilmasi dahil- kisisel olmayan bir kutuk parcasinin , akintidaki onbin sebep yuzunden suruklenmesi gibidir .

Diyelim ki bir arkadasiniz sizi sasirtacak sekilde elestirdi , Caniniz yanar, suphesiz  ve sonunda bir daha gorusmeme karari ile sonuclanacak bir tepki vereceksiniz …. Ama bu kisinin size neden kutuk misali carptigina bir bakin once , belki davranisinizin yanlis anlasilmasi , saglik problemleri , aci, endise ya da sizinle ilgisi olmayan kizginlik ,ofke , kisilik , cocukluk deneyimleri, kulturun uzerindeki etkileri , ekonomi, dunyada olan biten , zamanda geriye surukleyen ebeveynlerinin nasil yetistigi ….

Olaylara bu sekilde bakarsaniz, dogal olarak sakinlesirsiniz, kendinizi HEDEF olarak gormeyi birakirsaniz kendinizi daha iyi hisseder ve daha berrak bir zihin ile ne yapacaginiza bakarsiniz …. Dusunduren ama bir o yandan da harika GERCEK’i farkedin ; cogu zaman insanlarin dram oyununda birazcik rolumuz vardir .

Nasil mi ? En basinda kendinize sevkat gosterin , darbe almis olmak kotu bir durumdur , gereken uygun olani da yapin . Size dogru gelen bir kutuk var mi diye bir goz atin arada , darbe sonucu olusacak hasari azaltmaya calisin ,  ve “teknenizi” -iliskiler, saglik , maddi konum , kariyer- en iyi sekilde tamir edin . Hatta belki yeni bir nehir aramayi dusunun !

Ek olarak ;

*Kenidnizde birseyleri kisisellestirdiginizi farkedin .

*Baskalarinin  davranislarina bakip onlar hakkinda hemen yargiya varmayin . Belki o davranisin bir amaci bile yoktur …

*Kenidnize su soruyu sorun ; Burada baska neyin rolu olabilir? Karsimdakinin aklindan neler geciyor , yasaminda neler oluyor?

*Kendi icinizdeki baskalarini suclayan davaciya dikkat edin , bana kotu davrandi , kotu konustu, haksizlik etti , bana zarar verdi hem de cok , aci cekmeme sebep oldu vs … vs… Baskalaini net gormek onemlidir , ve ahlaki acidan yargilanan bir yer vardir ancak dava gutmek ve takinti haline getirmek kendinizi daha kotu hissettirir ve sonunda gereksiz olmasi gerekenden fazla tepki vermenize yol acar , bu sebeple daha buyuk bir problem yaratir .

Ve, – HAYATI DAHA AZ KISISELLESTIREREK guc ve huzur edinin

Rick Hanson

tek yapmamız gereken; sevginin bize vadettiklerine güvenmeyi sürdürmek, ama kime ikinci defa güveneceğimizi de iyi seçmek.

67687_3995055961519_438626574_n[1]

 

Birisi, kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve oluk oluk kanama başlıyor yeniden… birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıveriyor.
o yüzden değil mi, içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta tedirgin ve gergin dolanmalarımız? -anlatsam mı, anlatmasam mı?- kararsızlığımız, -bu sevgi beni acıtır mı?- kuşkularımız…
her zaman seni üzecek birileri olacaktır.
tek yapmamız gereken; sevginin bize vadettiklerine güvenmeyi sürdürmek, ama kime ikinci defa güveneceğimizi de iyi seçmek.
**G.G. Marquez**

ZOR ANLARDA KENDİNİ GEVŞETME

Bazı zor zamanlarda,  farkında olmadan bütün vücudumuzu kasarız .Böyle anlarda,stresten kaslarda asit biriktirir. Düşüncelerimiz vücudumuza “içinden çıkılmaz bir durumdayım”sinyali verir.Böyle durumlarda yapacağımız telkin olumlamalarıyla kendimizi rahatlatabiliriz. Derin derin nefesler alıp,”şimdi kendimi rahatlatıp bütün zihnimi vucudumu gevşetiyorum”demelisiniz.

RAHATLAMA OLUMLAMALARI

“Kendimi özgür bıraklamak istiyorum

“Bırakıyorum,özgürleşiyorum.”

“Gerginliği bırakıyorum”

“Korkuları bırakıyorum”

“Kızgınlığı bırakıyorum”

“Suçluluk duygusunu bırakıyorum”

“Hüznü bırakıyorum”

“Eski sınırlarımı bırakıyorum”

“Bırakıyorum ve dinginim,kendimle barışığım”

Hayatla barışığım”

“Güvendeyim” Bu sözleri iki üç kez tekrar edin.

Bırakmanın kolaylığını hissedin.Zor olduğu düşüncesinin geldiğini hissettiğiniz her an çalışmayı tekrar edin..

Serap Özger

Ben küfürbaz değilim ilham perilerim sürtük…

<img alt="Fotoğraf:

Eğer hala KIZIYORSAN, kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.

390175_392072714204923_1155477694_n[1]

 

 

Eğer hala KIZIYORSAN, kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.
Eğer hala KIRILIYORSAN, gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.
Eğer hala KINIYORSAN, düşüncelerin yeterince berraklaşmamış demektir.
Eğer hala KARŞILIKSIZ SEVMİYOR ve SEVGİNDE AYRIM YAPIYORSAN, hala akıl ve mantığını kullanıyor, içindeki sevginin boyutlanmasına engel oluyorsun demektir.
Eğer hala ” BEN ” demekten vazgeçmiyorsan,dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir. VE
EĞER HALA ” ŞİKAYET ” EDİYORSAN, HAKİKATİ GÖREMİYORSUN DEMEKTİR!

Şems-i Tebrizi

İnsanlar sana hakaret ettiklerinde, onlara yanıt vermezsen bu da zorlarına gider.

189793_10151320199388582_1172850208_n[1]

İnsanlar sana hakaret ettiklerinde, onlara yanıt vermezsen bu da zorlarına gider.
Sen sadece, “teşekkür ederim” diyerek yoluna devam edersin. Bunu hazmetmek zordur…Çünkü, o kişinin egosunu derinden incitir. O seni aşağı, çamurun içine çekmeye çalıştığı halde sen bunu reddettin; O, şimdi orda tek başına kalmış oldu…

Osho

Ne kadar önemli olduğunuzu asla unutmayın.

198348_490199094334118_993462200_n[1]Bir ağaç bir ormanın başlangıcı olabilir.

Bir kuş, baharın müjdecisi olabilir.

Bir gülümseme bir dostluğu başlatabilir.

Bir tokalaşma moralinizi yükseltebilir

Bir yıldız, denizde bir gemiye yön gösterebilir.

Bir tek kelime, büyük bir ideali   anlatabilir.

Bir huzme güneş ışığı, bir odayı aydınlatabilir.

Bir mum , karanlığı yırtabilir.

Bir gülüş, hüznü fethedebilir.

 Bir adım, uzun bir yolculuğu başlatabilir.

Bir dua, bir kelimeyle başlar.

Bir umut ışığı ruhumuzu besleyebilir.

Bir dokunuş, ne kadar önemsendiğinizi hissettirebilir.

Bir ses, bilgelikle konuşabilir.

Bir, yürek gerçek olanı anlayabilir.

Bir yaşam çok şeyi değiştirilebilir.

Görüyorsun ya.

Her şey sana bağlı!.

Ne kadar önemli olduğunuzu asla unutmayın.
*Margo Daniel

Suskunluğum asaletimdendir .Her lafa verilecek bir cevabım var.Lakin bir lafa bakarım laf mı diye. Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?”

Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek bir cevabım var.
Lakin bir lafa bakarım laf mı diye.
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?”

Hz.Mevlana

Herşey Birbiriyle Bağlantılıdır…

Everything is connected…. From past to future….

Cloud Atlas

Korkularınıza Harcadığınız Kadar Çok Enerjiyi Hayallerinize Harcadığınızda Mucizeler Gerçekleşmeye Başlar…

HAYATINIZIN GÜZELLİĞİ İÇİN GÖZDEN GEÇİRMENİZ GEREKEN 15 MADDE

Daha iyisini hak ettiğinizi hissettiğiniz hiç oldu mu? Ya da daha azına razı olmayı, artık istemediğinizi anlamanız. Aşağıdaki listeden kontrol edelim bakalım, Sizin hayatınız…

da katlanmak istemediğiniz şeyler listenizdekilerden hangileriyle ortak çıkıyor?

1. Sizi aşağıya çeken insanlar

2. Nefret ettiğiniz bir kariyer alanı ya da iş ortamı

3.Kendi negatifliğiniz

4. Abur cubur yeme alışkanlığınız

5. Düzensiz bir yaşama ya da çalışma alanı

6. Sürüye/kalabalığa uyma baskısı

7. Sağlıksız bir vücut

8. Değişim korkusu

9. Sizi yetersiz hissettiren kişiler ya da güzellik reklamları

10. Yeterli uyku alamamış olmanız

11. Aynı işi dönüp dönüp yapmak zorunda olmanız

12. 5-6 kilo fazlanız

13. Dürüst olunmaması

14. Aldatılmak

15. Hazırlıksız yakalanmak

Listedekileri saptadıktan sonra, hayatınızda yeni kapılar açmaya çalışmak, var olan eski kapıları canlı renklere boyamak daha kolay, ne dersiniz:)

Harika bir gün Sizinle ve Sevdiklerinizle olsun, Sevgilerimizle Jason Washob’un bir yazısından da faydalanılmıştır.

"Nehir gibidir insan,sadece yüzeysel bilinir; derinliklerinde ne saklar, ne fırtınalar kopar söylemez..

 

 

 

“Nehir gibidir insan,sadece yüzeysel bilinir; derinliklerinde ne saklar, ne fırtınalar kopar söylemez..

Sadece sessizce akar ve gider…”

~Mevlana~

Ağaca Dayanma Çürür, İnsana Güvenme Ölür, Aç Ellerini RABBİNE, Seni bir tek O görür…