Siz sizi cevreleyen enerji alanlarindan herhangi birini reddetiginiz ve kendinizi onlara gore fazla iyi ya da fazla spirituel hissettiginiz zaman, kendinizi Bir olanin bir bolumunden kesip ayirmis gibi olursunuz.

575499_610423792306183_241304441_n[1]

Siz sizi cevreleyen enerji alanlarindan herhangi birini reddetiginiz ve kendinizi onlara gore fazla iyi ya da fazla spirituel hissettiginiz zaman, kendinizi

Bir olanin bir bolumunden kesip ayirmis gibi olursunuz.

Onlarin hepsinin sizin bir parcaniz oldugunu kabul ediyor olabilmelisiniz.

Bartholomew

Mutlu olmak için; sevdiğin işte çalış, iyilik yap, şükret!

Bu test 900 Teksaslı kadında uygulanıyor. Sonuçlar ilginç… Bu hanımlar için en çok mutluluk veren ilk beş aktivite, seks, arkadaşlarla sosyalleşme, evde yatıp gevşeme, dua etme ve yemek yeme! Bunları spor yapma ve televizyon seyretme takip ediyor!

:: MUTLULUĞUN SIRRI GÜLSE BİRSEL’DEN Toplanın, mutluluğun sırrını veriyorum! Bir kere şu ortaya çıktı: Para, mutluluk getirmiyor kardeşim! Modern dünya, sadece ‘daha zenginlerin’, ‘daha az zenginlerden’ biraz daha mesut olduğunu, bu saad…etin de ‘üstünlük’ hissinden kaynaklandığını ve uzun sürmediğini keşfetti! Psikologlar ‘mutluluk’ konusuna takmış durumdalar. Temel ihtiyaçları karşılandığı sürece, daha fazla para ekstra bir mutluluk getirmiyor.   Peki kim, niye mutlu oluyor? Time dergisinin son sayısı, birçok bilim adamının bu konuda yaptığı araştırmalardan çıkan ilginç sonuçları konu alıyor. Mutluluk, bizim sandığımız etkenlerden çoğuyla hiç bağlantılı değil!   Para? Hiç alakası yok!   Eğitim? Hiç etkisi yok!   Zekâ? Aynı şekilde!   Gençlik? Bilakis! Yaşlıların hayattan gençlere göre daha çok zevk aldıkları ve depresyona daha az meyilli oldukları kanıtlanmış! Evlilik? Araştırmalara göre, evli insanlar bekârlara göre biraz daha mutlu olsa da, bunun sebebi zaten mutlu olmaya meyilli insanların evlilikleri daha kolay yürütmesiyle ilgili olabilir!   Güneşli havalar? Hayır! Amerika’nın bol yağmurlu bölgelerinde yaşayanların Kaliforniyalılara göre daha depresif olmadığı kanıtlanmış!

ARKADAŞLAR EN İYİ İLAÇ   O zaman insanları mutlu eden ne? Bulgulara göre dini inanç insanların mutluluğunu artıran önemli bir etkenmiş. İnanan insanlar zorluklara karşı daha kolay göğüs geriyor ve daha iyimser oluyorlarmış. Arkadaşlar, mutsuzluğa karşı müthiş bir ilaçmış! Ahbapları, dostları, aileleri ve çevreleriyle daha yakın ve sık ilişki kuran insanlar karamsarlıktan uzak kalmak için en etkili formülü bulmuşlar.   Bu arada, mutlu olmak için bir grup psikoloğun kullandığı ‘gün inşa etme’ metodundan bahsetmek lazım. Denekler bir gün önce dakika dakika ne yaptıklarını hatırlayıp, bu aktivitenin onların açısından mutluluk düzeyini birden yediye kadar işaretliyorlar.

Bu test 900 Teksaslı kadında uygulanıyor. Sonuçlar ilginç… Bu hanımlar için en çok mutluluk veren ilk beş aktivite, seks, arkadaşlarla sosyalleşme, evde yatıp gevşeme, dua etme ve yemek yeme! Bunları spor yapma ve televizyon seyretme takip ediyor! Tuhaf ama ‘çocuklarla ilgilenmek’ listenin en altlarında, ev işinin bir sıra üstünde yer alıyor! Çoğu insanın hayatında mutluluğunun kaynağı olarak gördüğü çocukların, günlük hayatın mutsuzluk sebeplerinden biri olması ilginç! Demek ki, mutlu ettiğini sandığınız her şey mutlu etmiyor! Ancak, günlük hayatta insanı sinirlendiren, geren, mutsuz eden ufak tefek olaylar, hayatın genelinde mutluluk kaynağı olabilirmiş! Sürekli şikayet ettiğiniz stresli işiniz, hayatınızın en önemli rengi olabilir örneğin. Psikologların bu konuyla ilgili edindiği farklı bir bulgu da: “Sonların gücü”! Sözgelimi, sizi çok mutlu eden bir ilişki, son bir haftasında berbat kavgalar ve gözyaşı dolu bir ayrılıkla sonlanıyorsa, bütün hayatınız boyunca o ilişkiyi kötü hatırlıyorsunuz!

Bu konu, kolonoskopi yaptıran bir grup insan üzerinde test edilmiş. Biliyorsunuz kolonoskopi, bağırsaklarla ilgili rahatsız edici, biraz acılı bir muayene metodu. Bir grup hastaya standard kolonoskopi yapılmış. Diğer grupta ise kolonoskopi aleti, muayeneden sonra 60 saniye hareketsiz bırakılmış. Hastalara acı veren bölüm aletin hareketleri olduğu için, uygulama 60 saniye daha uzun sürdüğü halde, muayenenin sonu 60 saniyelik acısız bir zaman dilimiyle bittiği için, ikinci gruptaki hastalar, uygulamayı, ilk gruba göre daha az rahatsız edici bulmuşlar!   Peki, herkes mutlu olabilir mi? 1996′da yapılan bir araştırmaya göre, bir insanın hayatından memnun olması, yüzde 50 oranında genetik yapısına bağlı! Genler neşeli, rahat bir kişilik yapısını, stresle başa çıkma kapasitesini, depresyon ve endişeye meyili yönlendiriyor! Eğer bir insan genetik olarak mutluluğa meyilliyse, başına berbat şeyler de gelse,hatta kaza sonucu bir uzvunu bile kaybetse, zaman içinde, eski mutluluk seviyesine ya da ona yakın bir noktaya dönebiliyor!

ÇALIŞ, ŞÜKRET SENİN DE OLSUN Bütün psikologların üzerinde fikir birliğine vardıkları üç mutluluk formülü var: Şükretmek, iyilik yapmak ve yaptığın işi sevip daha çok konsantre olmak! Şükretmek, hayattan duyduğun memnuniyeti ifade etmek, hatta bunu düzenli olarak yazmak ve söylemek, sadece insanın keyfini yerine getirmekle kalmıyor.

Kalifornia Üniversitesi’nin araştırmasına göre fiziksel sağlığı düzeltiyor, enerji seviyelerini yükseltiyor, acı ve yorgunluğu azaltıyor! İyilik yapmak, sözgelimi düzenli olarak bir huzurevini ziyaret etmek,bir komşuya yardım etmek, babaanneye mektup yazmak, mutluluk derecesini ani ve dramatik biçimde artırıyor! Ne para, ne aşk, ne güneş, ne gençlik. Yaptığınız işi sevip, o işe bütün konsantrasyonunuzu ve enerjinizi severek vermek de, mutluluğun formüllerinden biri.

Marangoz olsanız da, doktor olsanız da böyle. O kadar araştırma, kolonoskopide ekstra 60 sn niyeye katlanan denekler(!), yazışmalar, toplantılar, istatistikler… Psikologlar yine bize ana okulunda öğretilenlerle kutsal kitaplarda yazılanlaı bulmuşlar: Mutlu olmak için çalış, iyilik yap, şükret!

Gülse Birsel

Geçmişteki olumsuz olayları sürekli hatirlayarak enerji kaybı yasıyoruz …

481246_4847407538169_2092783478_n[1]

Mucıze yağmur damlaları kadar çoktur, mucizeleri hayatiniza çekebilmek için yapmamiz gereken, sahip olduğumuz enerjimizi AN da tutmak !

Geçmişteki olumsuz olayları sürekli hatirlayarak enerji kaybı yasıyoruz , geçmişimi affettim hakkımıda helal ettim, herkesi mutlu etmek , herkese yaranmak zorunda değilim , mükemmel olmak zorunda değilim , helal yoldan yaşadıktan sonra kimin ne söylediği umurumda bile değil , hesabımı birtek Allah a veririm , şükürler ol sun hamd olsun

Bülent Gardiyanoğlu

Meditasyonu Mutlaka Tavsiye Ederim Arkadaşlar…O Huzuru Ve Sessizliği Mutlaka Yaşamak Lazım…

Kendine Ağır Geleni Başkasına Yapma…

Duygularının Köklerini Ara…

Onunla savaşma, zihninin bir başka şeye takılmasına izin verme. Çok üzgün hissettiğin için bir film izlemeye gitme. Duygularını bastırmaya çalışma. Bu, meditasyon için muazzam bir fırsattır. Sadece öfkenin ortaya çıktığı yerden itibaren izle. Sadece köklere kadar git. Sadece kederin gelmekte olduğu köklere kadar git ve en büyük sürpriz, onun herhangi bir kökünün olmamasıdır.

Yani sen köklere baktığın an, duyguların bunu görüp “Bu adam bir garip; kökleri araştırıyor!” diyerek kaybolmaya başlar. Ve bu acıların, duyguların, hislerin hiçbirisinin herhangi bir kökü yoktur.

Onlar senin zihnini çevreleyen, köksüz bulutlardan ibarettir. O yüzden sen kökleri aramaya başlarsan duyguların dağılmaya başlar; “Bu doğru kişi değil, o bizden etkilenmeyecek. O biraz garip; biz buradayız, o ise kökleri arıyor!” Kederli olmaktansa, öfkeli olmaktansa, mutsuz olmaktansa kökleri ara! Her duygulanım, her hissiyat şayet sen kökleri ararsan kaybolacaktır. Eğer farkındalığın bu arayışında bu kadar derine inerse, o zaman duygu kaybolacaktır ve senin içsel varlığının gökyüzü bütünüyle temiz ve net olacaktır. Sadece dene bunu ve şaşıracaksın.

 

OSHO

 

HARİKA BİR YAZI, HERKES OKUMALI..Hayat Bir Çocuğa Nasıl Anlatılmalı?

 

Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, ‘Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum’ dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl ve…rmesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım: Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı ‘insan yetiştirmek’ olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın. Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını… Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden ‘neden ben değil de o?’ demeden…

Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona. Her şeyin bir sonu olduğunu öğret. Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu. Gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret. Kitaplardan keyif almasını. Ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını, ama okumayı sevmesini öğret ona. Elbet er ya da geç alacaksın biliyorum, ama mümkün olduğunca geç al ona bilgisayarı.

Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver, sıkılmayı öğret ona, sıkılıp da kendini yönlendirmeyi bulmasını. Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını sağla. Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece sevgilisine ateş yakar ve belki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar, bunu öğretmemiş diğer sevgililerin aksine… Şartlar çok zor olsa da yalan söylememesi gerektiğini öğret ona.

Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli olduğunu öğret.Alın terine saygıyı öğret ona. Aşk acısı çekmenin hiç aşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret.Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini öğret,başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı… Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret. Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini anlat.Hayatı sorgulamayı öğret ona…

Bilginin en büyük güç olduğunu öğret.Yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını, ama kalbini ve ruhunu kendisine saklaması gerektiğini öğret. Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini öğret ve haklıyken dik durmasını. Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret. Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı… ‘İstemiyorum’, ‘hayır’ demeyi öğret ona, istediğinde ise ‘istiyorum’ demeyi. Sevdiğinde ise ‘seni seviyorum’ diyebilmeyi öğret ona. Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona. Temiz kokmasını… Sorgusuz sevmeyi…

El yazısı ile notlar yazmayı… Lafı dolandırmamayı… Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona. Müziği sevmesini, sporla barışık yaşamasını. İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini öğret… Ama en çok da kendini sevmesini öğret… Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini…

Kendine çiçek almazsa kimseden çiçek beklememesi gerektiğini… Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimsenin onun için yemek hazırlamayacağını… Hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona… –

Aylin Kotil

Gerketiğinde Gereksiz İnsanları Hayatından Çıkaramazsan; Hiç Gerekmediğinde, Sevdiğin İnsanlarla Arana Girebilir…

Kim seni kendinden daha fazla kandırdı?"

Kim seni kendinden daha fazla kandırdı?”

Benjamin Franklin

Seni bırakan herkes sende kendinden bir parça bırakıyor.

Seni bırakan herkes sende kendinden bir parça bırakıyor.
ve anıların sırrı da bu değil mi?
Eğer böyleyse kendimi daha güvende hissediyorum. Çünkü asla yalnız olmayacağımı biliyorum…

La finestra di fronte / Facing Windows / Karşı Pencere (2003)

Yıllardır ‘Allah bi yürü ya kulum demedi!’ diye dert yandığın son gün olabilir bugün. Sana belki ‘Koş’ diyecek.

Yıllardır ‘Allah bi yürü ya kulum demedi!’ diye dert yandığın son gün olabilir bugün. Sana belki ‘Koş’ diyecek. ‘GünaydıN’

Selim Çiprut

Yıllarca yaşadığınız ‘Yine olmadı!’ hayalkırıklıklarının ardından bugün ‘Sonunda oldu!’ gününüz olsun.

bulutlar_ve_gunes[1]

Yıllarca yaşadığınız ‘Yine olmadı!’ hayalkırıklıklarının ardından bugün ‘Sonunda oldu!’ gününüz olsun.

‘TünaydıN’

Selim Çiprut

Kendi kalbine bakamayanın yaşamı bulanıktır; kendi yüreğine bakabilme cesareti gösterenler gönlünün muradını keşfedenlerdir.

Kendi kalbine bakamayanın yaşamı bulanıktır; kendi yüreğine bakabilme cesareti gösterenler gönlünün muradını keşfedenlerdir.

Dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur; içeriye bakan uyanır, kendini keşfeder.

Mutluluk aramakla bulunacak birşey değildir, onu inşa etmek gerekir.

Doğan CÜCELOGLU

Hayat; korkunun bittiği yerde başlar…

Göze göz felsefesi, tüm dünyayı kör bırakır.”

Göze göz felsefesi, tüm dünyayı kör bırakır.” Gandhi
“Eye for an eye philosophy leaves the whole world blind.” Gandhi