Güçlü olan, zayıf yanını herkesten iyi bilendir;

Güçlü olan, zayıf yanını herkesten iyi bilendir;
Daha güçlü olan ise zayıf yanına hükmedebilendir.”

Konfüçyüs

Akıllılar dövüşmeden kaçınır, cahiller kazanmak için dövüşürler…

Aşk Nedir?

 
Aşk dünyadaki en tehlikeli,en öldürücü duygudur.Aşk denen şey bazen yürür,bazen uçar;bazen koşar biriyle birlikte ;bir başkasıyla ölümcül yürüyüşe çıkar;üçüncüyü buzdan heykele çevirir;dördüncüyü atar alevlerin içine.Birini yaralar;öldürür ötekini.Aynı anda çakıp sönen bir şimşeğe benzer.Geceleyin saklar şafakta zapt edilecek olan kaleyi.Çünkü dayanacak güç yoktur karşısında…
 
Zülfü livaneli kardeşimin hikayesi

Siz kendinizi sınırlamayınca kimse de sizi sınırlayamaz.

 

Siz kendinizi sınırlamayınca kimse de sizi sınırlayamaz.
Paramahamsa Yogaçarya Maha Yogi

Kalp Mi?Akıl Mı? Dur, Düşün, Ve Öyle Cevap Ver?

 

 

Kalbinden gelen sesi dinlemek sana bir şeyin ne zaman yeterli olduğunu söyleyecektir. Kafanın söylediklerini duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren. Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür. Kalbin konuşması sonsuzluktan gelir. Aborjin Öğretisi

“Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler..”

Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler..”
Murat Menteş

Allah’ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle, hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle…

 

Allah’ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle, hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle.

Ya sevmenin kendisini ya da seven hali ile kendisini seviyor…

 

 

Ya sevmenin kendisini ya da seven hali ile kendisini seviyor…

İlhami Algör

Düşüncelerimiz kör düğüm yarattığında, duygularımız karışır…

 

Düşüncelerimiz kör düğüm yarattığında, duygularımız karışır. Duygularımız karıştığında hayatımız karışır. Hayatımız karıştığında kayıplarımız başlar. Bu telefisi olmayan bir süreçtir.

Mesut Kahveci

Artık bir köle değilim, ben kendimin efendisiyim.Ben kendime göre davranıyorum, başka kimseye göre değil.

Buda bir köyden geçiyordu ve insanlar gelip onu aşağıladı. Kullanabilecekleri tüm aşağılayıcı sözleri kullandılar, bildikleri tüm küfürleri sıraladılar.Buda orada durdu, sessizce ve dikkatlice dinledi ve sonra;
“Bana geldiğiniz için teşekkürler ama acelem var.Bir sonraki köye ulaşmak zorundayım insanlar beni orada bek…liyor olacak.Bugün size daha fazla zaman ayıramayacağım ama yarın geri dönerken daha fazla vaktim olacak.Eğer söylemek isteyip te söyleyemediğiniz bir şeyler kaldıysa yarın yeniden toplanabilir ve bana söyleyebilirsiniz.Ama bugün için beni mazur görün” dedi.
İnsanlar gözlerine kulaklarına inanamadılar.Bu adam tamamen etkilenmeden, rahatsız olmadan kalmıştı..Birisi sordu “Bizi duymadın mı seni herhangi bir şeymişsin gibi taciz ediyoruz ve sen yanıt bile vermedin”
Buda dedi ki: “Bir yanıt isteseydin geç kalmış durumdasın.On yıl önce gelmiş olman gerekirdi o zaman seni yanıtlardım.Ama bu on yıldır başkaları tarafından yönlendirilmeye bir son verdim.Artık bir köle değilim, ben kendimin efendisiyim.Ben kendime göre davranıyorum, başka kimseye göre değil.
Ben kendi içsel ihtiyaçlarıma göre davranıyorum.Beni birşey yapmaya zorlayamazsınız.Beni taciz etmek istediniz ve ettiniz bunda yanlış bişi yok.Tatmin olmuş hissedebilirsiniz..Ama benim açımdan bakıldığında ben bu aşağılamaların hiçbirini üzerime almıyorum ve ben onları almadığım müddetçe de bir anlamları yok.
Birisi seni aşağıladığında bir alıcı haline gelmek zorundasın, onun söylediğini kabul etmek zorundasın ancak o zaman bir tepki verebilirsin.Ama eğer kabul etmezsen sadece karışmadan durursun, mesafeyi korursun, sakin kalırsan sana ne yapabilir.”
Buda ; “Birisi yanan bir meşaleyi nehre atabilir nehre ulaşana kadar meşale yanık kalır.Nehre düştüğü anda tüm ateşi söner, nehir onu soğutur.Ben bir nehir oldum.Bana aşağılamaları fırlatırsınız, onları fırlattığınızda onlar ateştir ama bana ulaştıkları anda benim serinliğimin içinde ateş kaybolur.
Artık acıtmazlar.Siz dikenleri atarsınız sessizliğime düşünce onlar çiçeğe dönüşür.Ben kendi yaratılışımın doğasından hareket ediyorum.”

Cesaretin bittiği yerde esaret başlar.

Cesaretin bittiği yerde esaret başlar. Kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok.
Onu eski haline döndürür. Ve der ki,”Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardım edemem.”

En temel yaklaşımım: İnsanların, din,dil, ırk, zengin, fakir, şişman zayıf, güzel çirkin,oralı, buralı,onlar, şunlar, bunlar demeden, etiketlemeden;

En temel yaklaşımım: İnsanların, din,dil, ırk, zengin, fakir, şişman zayıf, güzel çirkin,oralı, buralı,onlar, şunlar, bunlar demeden, etiketlemeden; her bireyin yaşanmışlıklarını inkar etmeden, özgün hayallerinden vazgeçmeden, insanı insan yapan temel değerleriyle kendini ifade edebilmesine ve yaşamasına inanıyorum.

Önce insana inanıyorum. Önyargıların, kuralların, şablonların gölgesinden çıkabildiğinde insan, kendisi için, yakın çevresi, toplum ve dünya için güzellikleri yaratır.

Gerçekten yaşar zaten. Sonrası kolay.

 

Aret Vartanyan

Sabah kalktığında hayatta olmanın nasıl bir ayrıcalık olduğunu düşün…

 

 

Sabah kalktığında hayatta olmanın nasıl bir ayrıcalık olduğunu düşün…
Nefes almanın,düşünmenin ,zevk almanın,sevmenin.

Marcus Aurelius

Küçük şeylerden keyif alabilmek…

 

Küçük şeylerden keyif alabilmek,
Lüks şeyler yerine zarafet aramak,
Saygı istemek yerine değerli olmak,
Zengin olmak yerine
muhtaç olmamak,
Sıkı çalışmak, sessizce düşünmek
… ve dürüst konuşmak,
Yıldızları, kuşları,
kelebekleri ve bilgeleri
açık kalple dinlemek,
İşte benim senfonim…”

William Ellery

Bırakın içinizdeki ruh dudaklarınıza ve dilinize yol gösterici olsun. Halil Cibran

 

 

 

Bırakın içinizdeki ruh dudaklarınıza ve dilinize yol gösterici olsun.

Halil Cibran