Su taşıyan karınca, “olsun” demiş. “Hiç olmazsa safımız belli olur.”

Bir karınca ağzında küçücük bir damla su ile koşa koşa gidiyormuş. Hem de boyu göklere varan cehennemi ateşe doğru. Gökte uçan ve gagasında ateşe atmak üzere bir dal parçası taşıyan bir kartal onun bu telaşını görüp sormuş hemen yanına yanaşıp: “Bu acelen niye? Nereye böyle?”

Ağzında bir damla su taşıyan karınca o bir damlayı ellerinin arasına alıp, “Duymadın mı” demiş. “Nemrud, İbrahim Peygamber’i ateşte yakacakmış. İşte ateşin olduğu yere su götürüyorum.”

Bu sözleri duyan kartal kendini tutamayarak uluorta kahkahalarla gülmeye başlamış. “Sen şu ateşe dönüp yüzünü hiç bakmadın mı?” diye sormuş. “Ne kadar büyük. Senin bir damla suyun ona ne yapabilir ki?”

Su taşıyan karınca, “olsun” demiş. “Hiç olmazsa safımız belli olur.”

BAŞKALARINI KENDİNDEN ÖNCE TUTMANIN SAKINCALARI…

 

 

Bunu çokça yapan insanlar fedakarlık yapan insanlardır.Fedakarlık yapanlar kendi değerinin farkına varamayanlardır ki bu bir çok sorunu da beraberinde getiren bir şeydir. Önce kişi kendi değerini bilmeli sonra diğerleriyle ilgilenmelidir. Başkalarının ihtiyaçlarını ön planda tutup kendi içinde mutsuz olmamak adına mecburiyetlere mahkum etmemeliyiz kendimizi..

Serap Özger

Az şeye sahip olanın köleliği de az olur, yaşasın asil yoksulluğum…

”Az şeye sahip olanın köleliği de az olur, yaşasın asil yoksulluğum!”

Friedrich Nietzsche

82 YAŞINDAKİ BETÜL MARDİN”DEN KADINLARA ÖGÜTLER


1. Her sabah spor yapacaksın. Günaşırı filan değil evladım. Her sabah.
2. Hep ça…lışacaksın. Üreteceksin. Beynin meşgul olacak, hep koşturman gereken işler olacak.
… 3. Günceli takip edeceksin. Haber izle, dergi, kitap, gazete oku. Gündemi yakala. Her konuda kendini update et. Yeni çıkan kitapları da bil, yeni açılan lokantaları da, bu sene moda olan renkleri de.
4. Evlilik ise şart değil, kafanı takma. Gerekli de değil. Hatta şöyle söyleyeyim: One problem less! (Bir problem eksik!)
5. Çocuk meselesine gelince… Ha işte, burada akan sular duruyor. Yapabiliyorsan yap. Birini bu kadar çok sevmek, onun sorumluluğunu taşımak sadece onu değil, seni de mutlu eder. Doğurmayacaksan, evlat edin. O zaman da senin çocuğun değişen bir şey yok. Evlat edinmeyeceksen de, manevi çocuğun olsun, birini okut, geleceğini şekillendirmesine yardımcı ol.
6. Günde bir kere et ye. Mutlaka her öğün sebze ve meyve ye. Kusura bakma, ben tatlı severim. Tatlıdan uzak dur diyemeyeceğim!
7. Ölümden sonra yaşamak istiyorsan, günlük tut. O küçük notlar, hem kendi hayatının tanıklığı, hem de yarına kalan bir bilgi kaynağı. Mesele benim babam, hiç düşünmeden 60 sene boyunca her gün Ece Ajanda’sına o gün olanları yazmış. Hâlâ açıp okuyorum ve çok faydalanıyorum.
8. Olumlu olacaksın.
9. Bazı şeyleri kabul edeceksin. Bütün kadınların seni sevmesine imkân yok! Demek ki bazı kadınlara dikkat edeceksin.
10. Erkeklere gelince, aynı anda birkaçını sevmeyeceksin. Ama onların böyle bir yeteneği ve şerefsizliği olduğunu bileceksin!! !Devamını Gör

Tanrım beni yavaşlat…

Aşağıdaki yazı milattan 2000 yıl önce HİTİTLER’ e ait kalıntılar içerisinde bulunan bir duvar yazısına aittir.
*Tanrım beni yavaşlat,
*Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir…
*Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele…
*Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver.
… *Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
*Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol…
*Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret…
*Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat. hatırlat ki, yarısı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yasamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim…
*Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır…
*Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardim et.
*Yardim et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.
*Ve hepsinden önemlisi…
Tanrım, Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,
Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,
İkisi arasındaki farkı bilmek için AKIL ver…….

Anlatma, öğretmeye çalışma, model ol.

 

 

 

Sev, dene, aşık ol, git, gel, başla, bitir, yap, ol, kaybol, yeniden başla, kazan, kaybet, gül, ağla, … Duygularınla, eylemlerinle sen, sensin. Durma, kapanma, vazgeçme… Yüz, zıpla, atla, coş, ver, al, koş, dur, yat, kalk, oyna… Tabuları yık, yürek duvarlarını indir, kucakla… Yaşa, yaşat, değer kat, paylaş arıza yap, kendini kaybetme… Duygularına sahip çık, göster ve hissettir. Işık ol, ışık saç, ışıktan beslen… Uzağa bak, yakında dur, yenilen, yeniden yeniden başla…Uyanık ol, uyandır, Anlatma, öğretmeye çalışma, model ol. İnsanları oldukları gibi kabul ederken olduğun gibi ol… Şu an her neredeysen sen bana ben sana eşlik ediyoruz. Yaşamın ritmi, yüreklerin ritmiyle buluşuyor.

Aret Vartanyan

Kaplumbağalar yolu tavşanlardan daha iyi bilir.

 

 

Kaplumbağalar yolu tavşanlardan daha iyi bilir.

Halil Cibran

Öyleyse iyilik , neden ve sonuçlar zincirinin dışındadır…

İyiliğin bir nedeni varsa, iyilik değildir artık o. Sonucu, yani ödülü varsa iyilik olmaktan çıkmıştır. Öyleyse iyilik , neden ve sonuçlar zincirinin dışındadır…

TOLSTOY

”Keyifli bir yaşam yolculuğunun ilk şartı hafif olmaktır. Hayatınızdaki fazlalıklardan kurtulun…..”

 

 

”Keyifli bir yaşam yolculuğunun ilk şartı hafif olmaktır. Hayatınızdaki fazlalıklardan kurtulun…..”

Stefano D’anna

Bitmiş Olan Bitmiştir…

 

 

 

Bitmiş Olan Bitmiştir…

Alıntı

Seçtikleri hayatı değil../ istediğin hayatı../ yaŞa…./

Seçtikleri hayatı değil../
istediğin hayatı../
yaŞa…./

Ahmet Peker

Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş !

 

 

 

Ey kör ! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş !

Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş !

Şu durmadan kurulup dağılan evrende

Bir nefestir alacağın, o da boştur boş !

Ömer Hayyam

Ben onu orda bırakmıştım, sen hala taşıyormusun!”

Bir gün bir Budist ve bir Zen keşişi bir yere gidiyorlarmış hava da yağmurluymuş. Daha sonra kimonolu güzel bir kadının bir yerde mahsur kaldığını görmüşler, kadın çamurdan geçemiyormuş. Budist o yöne hiç bakmadan yürüyecekmiş çünkü bir kadına yaklaşmak yasak ve kurallara aykırı imiş. Derken Zen keşişi, “gel kız!” deyip kadını kucağına alarak karşıya geçirmiş. Sonra ikisi de yola devam etmişler. Ama olay budist rahip’e dert olmuş yol boyunca bunu nasıl yapar, nasıl yasalara karşı gelir diye düşünmüş durmuş. Bir müddet sonra dayanamamış sormuş:
“Bize yasak olduğu halde nasıl bir kadına dokundun ve onu taşıdın?”
Zen keşişi demiş ki..
“Ben onu orda bırakmıştım, sen hala taşıyormusun!”

Neye sahipsen onu azalt…

Neye çok sahipsen onu azalt; “kaygı, endişe, korku, çekingenlik, arsızlık, tembellik, isteksizlik, boş zaman, meşguliyetler, televizyon bağımlılığı, eve düşkünlük vs.”
Neye az sahipsen onu çoğalt; “cesaret, çalışkanlık, neşe, uyum, zeka, bilgi, eğitim, düşünce vs.”
Neyi çok yapıyorsan; “tembellik, uyumak, çok konuşmak, çok meşgul olmak vs.”
Neyi az yapıyorsan; “öğrenmek, araştırmak, incelemek, …çalışmak vs.”
Nerede çok duruyorsan; “evde, kahvede, televizyon başında, meyhanede, arkadaş ortamlarında vs.”
Nerede az duruyorsan; “doğada, iş çevrelerinde, yardım kuruluşlarında, eğitim merkezlerinde vs.”
Sistemi anladınız mı? Bu cetveli hayatınıza uygulayın kurguyu değiştirmiş olursunuz! M.K
Hayatı boşluklarla dolu insanlar tanıyorum ben ve bu boşluğu dolduramayan ve değişimden korkan insanlar tanıyorum ben!
Lee Co
Günün sözü…

Fikirlerinize katılmıyorum ama fikirlerinizi özgürce söyleme özgürlüğünüzü sonuna kadar destekliyorum…

 

 

Fikirlerinize katılmıyorum ama fikirlerinizi özgürce söyleme özgürlüğünüzü sonuna kadar destekliyorum…

Voltaire