Hayattaki Yolunuzu Size Söyleyecek Olan Kapıyı Seç

kapi-kisilik-testi1[1]

Aşağıdaki kapıları iyice inceleyip aralarından birini seçtiyseniz, aşağıdaki listeden anlamına bakınız;
1 Numaralı Kapı
Sizin yolunuz özgürlükçü ve size özgüdür. Diğer insanların kısıtlamalarından ve yaftalamalarından hoşlanmıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, kendinize özgü kişiliğinizi ve farkınızı gösteriyorsunuz. Bu uğurda yalnız vakit geçirmekten de geri durmuyorsunuz. Ayrıca aceleci değilsiniz ve varılacak yerden çok yolda öğrenilen şeylerin kıymetli olduğunu düşünüyorsunuz.

2 Numaralı Kapı
Eğer bu kapıyı seçtiyseniz, siz yalnız bir yolcusunuz. İçgörüsü yüksek, dünya hakkında düşünen, okuyan ve gözlemleyen birisiniz. Kendi düşüncelerinizle gerçeğe ulaşmanın en doğru yol olduğunu düşünüyorsunuz. Ayrıca gereksiz arkadaşlıklardansa, yalnız kalmak size daha mantıklı geliyor. Bu yüzden tek kişinin ancak yürüyebileceği bu orman patikasını seçtiniz. Ancak yakınlık kurduğunuz kişilere karşı da oldukça sevgi dolu ve sadık olduğunuzda yadsınamaz bir gerçek.

3 Numaralı Kapı
Sizin hayat yolunuz oldukça renkli ancak bir o kadar da çetin. Sonbaharın güzellikleri arasında bir manzara açılan bu kapıyı seçmeniz, hayatın tek bir yönden ibaret olmadığının farkında olduğunuzu ve bazı insanların kaçtığı hayat gerçeklerini göğüslediğinizi gösterir. Her kötü olayın iyi bir sonuca varacağına olan inancınız sizi güçlü kılan yegane özelliğinizdir. Bu kapıyı seçenler genellikle hayatlarında belli başlı zorluklar yaşamış kimselerdir.

4 Numaralı Kapı
Gece karanlığında boş bir sokağa açılan bu kapıyı seçmeniz, bilinmeyenden, ıssız olandan ve keşfedilmemiş şeylerden zevk alan araştırmacı ve kendini geliştirmeye hevesli bir ruh olduğunuzu işaret etmektedir. Gittiğiniz yolun kesin bir sonucu olmasa dahi, bu yolda öğrenip kendinize katacaklarınızın sevinci sizi mutlu eder ve bu sebeple hayata karşı güçlü bir yapıya sahipsiniz. İşte tam da bu sebeple listede yer alan tek gece manzarasını seçtiniz.

5 Numaralı Kapı
Temiz ve huzurlu gözüken bu yolu seçmeniz, hayatta bazı sebeplerden ötürü çok mücadeleler verdiğinizi, sizi üzen kişiler ya da olaylar yüzünden artık huzurlu bir gelecek dilediğinizi işaret eder. Geçmişte anlaşılmaz, ikiyüzlü, içten pazarlıklı ve benmerkezci kimselerin karmaşık iç dünyalarından çok çektiğiniz için dingin ve rahatlatıcı bir yolun özlemi içerisindesiniz ve hayatınızı artık buna göre şekillendirmeyi diliyorsunuz.
6 Numaralı Kapı
Karlı ve yalnız bir manzaraya açılan bu kapıyı seçmeniz, yalnız vakit geçirmeye ve kafa dinlemeye olan ihtiyacınızı su yüzüne çıkarmaktadır. Tüm teknolojiden ve iletişim araçlarından uzakta tek başınıza bir fincan kahve veya çay eşliğinde vakit geçirmek gibi sakinleştirici aktiviteler size çok çekici gelebilir. Bunun sebebi insanlardan hoşlanmamanız yada nefret etmeniz değil, tüm seslerden uzak sadece kendinizle baş başa vakit geçirmeye ihtiyaç duyuyor olmanızdır.
Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

MUTLU BİR İLİŞKİNİN ANAYASASI

27750616_10204259630687618_2342022694385845795_n[1]

 
Bu hafta Sevgililer Günü haftasıyken ve her taraf kırmızı kalp, aşk-meşk temalarıyla doluyken, ben de ilişki üzerine bir yazı paylaşmasam olmazdı 🙂
Zaten ilişki konusunun insanın hayatında çok önemli bir yeri var ve koçlukta da en çok çalıştığımız konulardan bir tanesi çünkü insanoğlu paylaştığı sevgiyle büyüyen ve gelişen bir varlık. Hayatımıza giren her yeni nefes bize bir şeyler öğretiyor, bizi zenginleştiriyor.
İlişkilerin yaşamda bu kadar büyük bir yer kaplamasının sebebi de sanıyorum bu.
İlişki konusu üzerinde çalıştığımız danışanlarımdan mutlaka nasıl bir ilişki istedikleri ile ilgili bir liste yapmalarını isterim, sonra tüm maddelerin tek tek üzerinden geçeriz. Herkesin bir ilişkiden beklentisi çok farklı olduğu için hazırladıkları maddeler de çok farklı çıkar.
Peki sana göre, derin ve sağlıklı bir ilişkinin anayasası nedir derseniz, bunlar da benim maddelerim…
KENDİN OLMAK: Bir ilişkide en önemli şeylerden birisi bence bu. Hepimizin hayatla ilgili seçimleri ve tercihleri var. Kendi önemli tercihlerimizden taviz vermek, rahatsız olduğumuz bir durumda sessiz kalmak ve tolere etmek kısa süre için durumu kurtarsa da uzun vadede ilişkiyi içten içe kemiriyor. Çünkü öfkeler ve suçlamalar artıyor. Bu sebeple kısa vadede sorun yaşansa bile kendi değerlerimizi ortaya koymak en doğrusu. Zaten sorun olarak değerlendirilen her durum ilişkiyi derinleştirmek için bir fırsat aslında.
ZİHİN OKUMAYI BIRAKMAK: Zihin okumaya çalışmak çok yaygın bir durum. Biri bir şey söylüyor, sonra biz aslında ne kastettiğini ve altında yatan sebebin ne olduğunu düşünerek geçiriyoruz çoğu zamanımızı. Arkasından da bu tahminlere göre hissedilenler ve verilen tepkiler geliyor. Hani dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış misali. Bunun çok daha kolay bir çözümü var aslında; direk sormak. “Sen böyle yaptın ve ben bir sürü senaryo yarattım. Peki, sen ne kastettin?” İnanın, hem de az yorucu hem de gerçek bir ilişkinin önemli yapı taşlarından birisi.
ALAN TANIMAK/ÖZGÜR BIRAKMAK: Bizim nasıl hayatla ilgili tercihlerimiz varsa, eşimizin/sevgilimizin de aynı şekilde tercihleri var ve bir ilişkide kendimiz olmak bizim için ne kadar önemliyse, onun kendisi olması da bir o kadar önemli. Diğerini değiştirmeye çalışmak yapılabilecek en büyük hata. Bir insan kendisini değiştirmek isterken bile çoğu zaman zorlanırken, hiç değişmek istemeyen başka birisini nasıl değiştirebilir ki zaten?
AYNI YÖNE DOĞRU İLERLEMEK: Yaşam yolunda hepimiz kendi hayallerimize doğru ilerliyoruz. Eğer bu hayaller ortak bir paydada buluşuyorlarsa ne ala, o zaman el ele aynı yolda yürümek pek keyifli. Ama biri sağa doğru gitmek isterken diğeri sola doğru ilerlemek istiyorsa aynı yöne doğru yürümek mümkün değil. Ve bunda yanlış bir durum da yok. Bazen yaşanan tüm güzelliklere teşekkür edip kendi yaşam yolculuğumuzun tadını çıkarmak en hayırlısı.
GÜVENMEK: Bu hayatta güvenilir insanlar da var, güvenilir olmayanlar da. Sizin nasıl bir insanla eşleşeceğiniz veya o kişiyi nasıl deneyimleyeceğiniz ise tamamen sizin inançlarınızla alakalı. Bu yüzden diyeceğim o ki, güvenilir insanlarla beraber olmak istiyorsanız önce insanlara güvenmeyi öğrenmelisiniz.
SEVGİ VE EMEK: Çok klişe kavramlar gibi dursalar da sağlam ve derin bir ilişkinin olmazsa olmazlarından. İlişkinin çimentosu, harcı. Her ilişki zaman içinde değişik evrelerden geçiyor, değişiyor, dönüşüyor, form değiştiriyor. Bu arada sallantılı dönemler de yaşanıyor. Bu dönemden daha güçlü çıkmak için bir ilişkiye emek vermek gerekiyor ve insan bunu ancak gerçekten sevdiği ve değer verdiği birisi için yapıyor.
Dediğim gibi, herkes kendi beklentilerine göre daha çok şey ekleyebilir belki ama yukarıdaki maddeler derin ve sağlıklı bir ilişkinin temelini oluşturuyor bence.
Hepimize hayatımızın her alanında sevgi ve aşk dolu günler diliyorum
Sevgiyle kalın.
Özge Çuhadaroğlu
#Gezgin #Seyyah #Anatolya #Peritozu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Pek çok insanın hayatına dokunmuş, şifa olmuş çok değerli Prof. Dr. Kolsuz Agop aramızdan ayrıldı 😞 ancak bu yaşam hikayesi okundukça, o yaşamaya devam edecek_

27750480_10155509374896799_3197194396900987828_n[1]

pek çok insanın hayatına dokunmuş, şifa olmuş çok değerli bir insan daha aramızdan ayrıldı 😞 ancak bu yaşam hikayesi okundukça, o yaşamaya devam edecek_______ nur içinde uyusun 🙏🏻
Prof. Dr. Agop Kotogyan yani meshur ‘Cildiyeci Kolsuz Agop’, 41 yil hizmet verdigi Istanbul Üniversitesi Cerrahpasa Tip Fakültesi’nden geçtigimiz kasim ayinda emekli oldu. Tesadüf bu ya Agop Hoca, bundan tam 66 yil önce Cerrahpasa’nin dogum kliniginde dünyaya gelmisti. Hastane, evlerine 15 dakika yürüyüs mesafesindeydi.
Dogdugu Samatya semtini diger adi Kocamustafapasa’ yla seven Kotogyan, ‘Dogma büyüme Pasaliyim’ diye övünüyor. Agop Hoca, yillarca hasta baktigi, laboratuvarinda göz nuru döktügü, kimileri simdi namli birer profesör olan ögrencileri, vefali hastalari ve mesai arkadaslarinin katildigi törenle ugurlandi.
Veda eden aslinda azmin, direncin, ölümlerin esiginden dönüp hayata siki siki sarilmanin simgesi, yasayan bir efsaneydi. 30 yil önce mesleginin zirvesine oturmus, masal kahramanina dönüsmüstü. Hayatinin içine girmek zordu. Çünkü gazetecilerden uzak duruyor, doktorlarin artist olmadigini, bilimsel tebligler disinda disariya seslenmenin reklam olabilecegini savunuyordu. Türkiye’de, cinsel yolla bulasan hastaliklar kürsüsünü ilk kuran, çesitli bilim dallarinda bölüm baskanligi yapan, yeni buluslarla çigir açmis bu doktoru albüm sayfalarimiza alabilmek için günlerce ugrastik. Sonunda hatirini kiramayacagi dostlar araya girdi, bize hayatinin kapilarini araladi. Iste gördüklerimiz.
Aslinda bu albüm söyle baslayabilirdi: ‘Bir varmis, bir yokmus. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde Yozgat’in Akdag Madeni Ilçesi’nin Terzili Köyü’nde Kirkor adinda bir çocuk varmis. Küçük Kirkor, kendi halinde yasayip giden yoksul bir ailenin çocuguymus.’ Ama masalsi hayatin içinde gerçegi kaybetmemek için kronolojik sirayla anlatmayi dogru bulduk.
Agop’un babasi Kirkor Kotogyan, 1911 dogumlu. 1915 yilinda, yani Anadolu’daki o büyük kaos döneminde henüz dört yasindayken babasini kaybetmis. Köyünü basan çeteler köydeki tüm erkekleri öldürmüs. Küçük Kirkor’u annesi, onu madendeki magaralara kaçirarak kurtarabilmis. Sonra da bir yakinlarinin yanina siginmislar. Olaylar yatisip saldirilar durunca yanmis, yikilmis, talan edilmis köylerine dönebilmisler.
Kirkor Bey, 25 yasindayken Yozgat’in Igdere Köyü’nde yasayan Makruhi Hanim’la evlenmis. Aile 1938’de Istanbul’a gelmis ve Samatya’ya yerlesmis. Bir yil sonra da ilk çocuklari Agop, Istanbul Üniversitesi Tip Fakültesi’nin Cerrahpasa’daki hastanesinde dogmus. Dünyaya gözlerini açtigi, ilk görüntüleri, ilk sesleri duydugu bu hastane ile ömür boyu sürecek kader birligi de böylece baslamis.
Babasi Kirkor Bey, insaatlarda kalfa olarak çalisir, annesi de Samatya yakinlarinda bir fabrikada isçilik yaparmis.
KOLUNU PRES KAPTI
Çok yoksullarmis. Küçük Agop, Samatya Sahakyan Ermeni Ilkokulu’na basladigi yil, babasi ona bir ceket almis. Bir bahar günü arkadaslariyla Samatya sahilinden denize girip çikmis ve bir bakmis ki ceketin yerinde yeller esiyor. Anasindan bir ton dayak yedigi gibi tam üç yil boyunca da ceketsiz kalmis. ‘Bana yeni bir ceket almalari mümkün degildi. Ekmegi karneyle aliyor, aylarca et ve seker yüzü görmüyorduk’ diye annesinin kötegine hak veriyor simdi.
Küçük Agop, daha ilkokuldayken ise baslamis. Mezun oldugu yil bir gümüs atölyesinde çalisiyormus. Sicak, çok sicak bir yaz günü, gümüs kaliplari plaka haline getirmek için kullanilan presin silindiri is önlügünün kolunu kapmis. Sonra da elinin tamami omuzuna kadar presin altinda un ufak olmus. Hastaneye vardiginda doktorlar, ‘Bu çocuk yasamaz’ demis. Ameliyat olmus, günlerce komada kalmis ve bir gün gözlerini açip hayata yeniden merhaba demis. Kaderin cilvesi bu ya, yine Cerrahpasa Hastanesi’ndeymis.
O yaz sonunda kendisini tamamen toparlamis ama çevresindekilerin aciyarak bakmasi kalbini çok kiriyormus. Bu yüzden kayit yaptirdigi halde okula gitmeyecegini söylemis babasina. Okula gitmemis ama aldigi ders kitaplarini her gün muntazaman okuyarak kendine göre bir tedrisat yapmis. Okulsuz geçen bu yil boyunca hep düsünmüs. O küçük ve artik tek kollu bedeniyle bir meslek sahibi olamayacagina karar vermis. ‘Okumaliyim, her ne pahasina olursa olsun okumaliyim’ demis. Ve dönem baslayinca Kumkapi Bezciyan Ortaokulu’nda egitime geri dönmüs.
Bütün okul hayati boyunca, yazlari ve hafta sonlari çalismaya devam etmis. Tahtakale’de isportacilik yapmis. Konfeksiyon atölyelerinde ilik makinelerinde çalismis. Eve katki olsun diye çalisirken çok sevdigi kiz kardesleri Hripsima ve Maryam’a da küçük hediyeler almayi ihmal etmezmis.
FUTBOL YILLARI
Ortaokulda basarili olmus ama esas zirveyi Galata Getronogan Lisesi’nde yapmis. Her yil okul birincisi olmus, takdirlerle dönmüs evine. Agop Bey, hasta Fenerbahçeli. Tam 26 yildir Fenerbahçe Kulübü üyesi. Basketbolu çok seviyormus. Ama tek kollu oldugu için oynayamamis. ‘Ben de sahada top kostururum’ demis ve lisede futbola baslamis. Oynayamazsin demisler, aldirmamis. Çok da güzel oynamis. Ve hatta, o devrin ünlü takimi Samatya Gençler Kulübü’nün kadrosuna girmeyi basarmis.
1957’de Istanbul Üniversitesi Tip Fakültesi’ni kazaninca dogdugu, yeniden hayata döndügü Cerrahpasa Hastanesi’nde bulmus kendini. Kapisindan içeri girdigi ilk gün ‘Bir zamanlar beni kurtardi bu hastane, simdi nöbet sirasi bende’ diye düsünmüs. Bu dönemde lise ögrencilerine özel dersler vererek okul parasini kazanmaya devam etmis. Ayrica, Cerrahpasa’nin futbol takiminda oynamayi da ihmal etmemis.
1963’te okul birincisi olarak doktorluk diplomasini almis. Bir yil Çapa’nin Deri ve Frengi Hastaliklari Klinigi’nde çalismis. 1964’te Cerrahpasa’daki Dermatoloji Kürsüsü’nde asistan olarak göreve baslamis. Uzmanlik tezinin basligi, ‘Impetigo Herpetiformis Vak’alari Üzerinde Klinik ve Biyosimik Arastirmalar. ‘ Ben basligindan bir sey anlamadim, Agop Hoca açikladi: ‘Uçukla ilgili çok önemli bir çalismaydi.’
1967’de uzman olmus. Cerrahpasa Tip Fakültesi’nde basasistan olarak çalisirken üniversite tarafindan Ekim 1969’da Almanya’ya gönderilmis. Dört ayda Almanca’yi ögrenmis. Hamburg Saar Üniversitesi Dermatoloji Klinigi’nde ünlü dermatolog Prof. Dr. Nödl’ün yaninda çalismaya baslamis. Ayrica ayni üniversitenin alerji ve histoloji bölümlerinde çalismis. Kliniklerde gösterdigi basaridan dolayi, Alman Üniversite Kurulu’nun talebiyle okulda kalma süresi bir yil daha uzatilmis.
Dr. Kotogyan, 1952’de geçirdigi kazadan önce çogu kisi gibi sag elini kullanirmis. Onu kaybedince sol eliyle is görebilmek için çok çalismis. En büyük zorlugu da üniversitedeyken çekmis. Tek eliyle tüplerden siringaya ilaç çekmeyi, bu ilaci hastaya enjekte etmeyi ögrenmek için geceleri hastanede nöbete kalmis, evde portakallara su siringa edermis. Dikis atmayi ögrenmek için ise, evde ne kadar sökük ve yirtik varsa dikermis. Iki yil içinde tüm bu isleri kimseden yardim almadan tek basina yapiyor hale gelmis.
1972’de Cerrahpasa Tip Fakültesi’ne geri döndükten bir yil sonra doçentlik sinavini basariyla vermis. 1979’da ise, ‘Akne Vulgaris Vak’alarinda Immunolojik Arastirmalar’ baslikli teziyle profesör kadrosuna atanmis. Almanca’dan sonra yine kendi çabasiyla, Fransizca ve Ingilizce ögrenmis. Dünyanin birçok ülkesinde dersler, konferanslar vermis, nam salmis. Özellikle son iki yilda disaridan gelen hasta sayisinda büyük bir artis olmus. Uluslararasi tip dergilerinde yayimlanan makalelerinin sayisi 300’ü asmis, cilt hastaliklari üzerine iki kitap yazmis.
Suzan Hanim’la 1975’te evlenmis. Üniversiteden emekli oldugu 21 Kasim 2004 günü yaptigi konusmada ‘Iki kisiye tesekkür etmiyorum: Biri beni bu yolun basina kadar getiren anam, digeri beni su kürsüye kadar çikaran esim Suzan. Tesekkür etmiyorum degil, aslinda edemiyorum. Çünkü onlara her seyimi borçluyum’ demisti.
YURT SEVGISI BUDUR
Birçok ülkenin üniversitesinden teklif almis: Almanya, Fransa, Kanada, Amerika… ‘Burada kal, kürsünün basina geç’ demisler. O, bunlarin hepsini elinin tersiyle geri çevirmis. ‘Ermeni oldugun için dedeni, fukara oldugun için kolunu kaybettigin o ülkede ne isin var’ demisler, gülmüs geçmis. Peki ne düsünmüs? ‘Evet dogrudur: Ülkemde çok aci çektim. Sefaletin dibinde yasadim. Dogrudur: Dedemi, çocuklugumu, kolumu kaybettim. Ama yolumu kaybetmedim. Bu ülkede yasayan milyonlarca insandan hiçbir zaman farkli olmadigimi düsündüm. Bu topraklarda yasayan tüm insanlari kardesim olarak benimsedim. Bir ülkeyi sevmek demek, bu topraklarda geçirdigin güzel ve iyi günleri sevmek demek degildir. Iyi günde ve kötü günde burada olmak, vatanin yaninda kalmak demektir yurt sevgisi. Bos basak dik, dolu basak ise egiktir, derler. Ben hep egik gezdim su dünyada. Kibirden nefret ettim. Bos basaklar gibi diklenmedim, caka satmadim, her seyi biliyorum demedim. Burnumun dikine gitmedim, bilginin ve bilimin ipine sarildim. Isimi sansa birakmadim. Çünkü, çok çalistim ve bosluk birakmadim.’
DOKTORLUGA DEVAM
Bu efsane doktor üniversiteye veda ederken söyle diyordu: ’32 yilini ögretim üyesi olarak geçirdigim, 41 yil üç ay süren üniversitedeki görevim fiilen sona ermis bulunuyor. Insanin hissetttiklerini anlatabilmesi oldukça güç. Ayrilik günü gelip çattiginda hiç tanimadiginiz bir bosluk hissine kapiliyorsunuz. Ilk olarak geçmisin yogunlugu içerisinde hiç gerçeklesmemis olan bir sey gerçeklesiyor: Annesinin kuzusu Agop, gümüsçüde çalisan Agop, futbolcu, asistan, Almanya’da görev yapan, doçentlik sinavindaki Agop, ilk dersini veren, profesör olan Agop kafa kafaya verip ‘Simdi ne olacak’ diyorlar. Neden sonra ayni toplantiya emekli Agop gelip de, ‘Hey geçmisin kimlikleri; utanmasaniz Agop öldü diyeceksiniz. Simdi, en büyügünüz olarak ben, iste buradayim’ diyene kadar…’
Neyse ki Agop Bey tecrübeleriyle sifa dagitmaya veda etmedi. Osmanbey’deki mimar oglunun tasarladigi yeni kliniginde, yine içten, yine mütevazi, çalismayi sürdürüyor.
Cigerim Agop, bilesin ki anacigin seninle iftihar ediyor
Prof. Dr. Kotogyan’in emekli oldugu gün annesi Makruhi Hanim (87) rahatsiz oldugu için törene katilamadi. Kiz kardesi ünlü matematik hocasi Hripsime Kotogyan, kürsüye çikti ve annelerinin gönderdigi mektubu okudu: ‘Cigerim Agop. Baban da okuma yazma bilmez idi, ben de. Sen, okudun. Sen hep okudun ve çok çalistin can parçam. Biz fukaraydik, senin yaptigin su çok zor yolculukta yanina yetecek kadar azik koyamadik. Bak, burada da açikliyorum, herkes duysun: Oglum, sana yeterince yardim edemedik ve ben hep üzüldüm buna. Pek belli etmezdi ama baban da buna çok üzülmüstü. Ama, sen bizim yüzümüzü hiç kara çikarmadim. Her zorlugun üstesinden geldin. Garip kusun yuvasini yapan Allah, uçmak istedigini anlayinca sana kanat takti. Cigerim Agop, çok çalistin, çok yoruldun. Sana biraz istirahat et diyecegim ama biliyorum ki beni dinlemeyeceksin. Simdi, biraz hastayim ama sen biliyorsun ki yanindayim. Bilesin ki anacigin seninle iftihar ediyor. Baban da simdi yukaridan sana bakiyor ve gülüyordur. Cigerim benim, senin o kara gözlerinden öpüyorum.’

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Birlikte Doğduğunuz Ağaca (Kelt Astrolojisine) Göre Karakter Özellikleriniz;

unnamed[1]

 

 

Elma (22 aralık -1 Ocak, 25 Haziran – 4 Temmuz)

 

Cazibeli, fiziksel olarak dikkat çekici, etkileyici. Hoş bir auraya sahip. Çapkın ve maceraperest ama hassas ve her zaman aşık bir tip. Sevmeye ve sevilmeye meraklı. Sadık ve hassas bir eş. Cömert. Bilimsel konulara yeteneği var. Bugün için yaşar. Hayal gücü yüksek. Elmalar nadiren uzun boyludur. Hoştur, güzeldir, şirindir, fiziği iyi, cazibeli ve samimidir. Aşık olmak hesapta yokken bile ( bu nadir durumlarda olur) ilgi uyandırır. Elma çok zarif ve hassas bir ağaçtır. Aşk onu hem teorik hem de pratik olarak ilgilendirir. Çoğu zaman kalbinde büyük sevgi olmasa da evlenir. ( Elma gerektiği kadar çok yönlü ağaçtır), fakat kalbinde büyük aşkın olmaması aşktan ve duygudan mahrum olduğu anlamına gelmez. Eğer Elma kendi karakterine ve zevkine uygun biriyle karşılaşsa, onların karı koca olması asıl saadet olacaktır.

Elma yaşlanana kadar aşkta ( hem hayat arkadaşına duyduğu aşkta, hem de serbest aşkta) sadık olacaktır. Karşılık bekleyen değildir, asla çıkar peşinde koşmaz, çabuk aldanır. Son gömleğini, bir parça ekmeğini bile vermeye hazırdır. Tüm bunlara rağmen Elma saf değildir. Yarını düşünmeden günlerini geçirir, ara sıra borçlanır ve borçlu olduğunu unutur; bu onun için doğaldır. Elma hayattan zevk alan, kimseyi şaşırtmak ve inandırmak isteğinde olmayan, zengin fantezili filozoftur. Fakat onu aklı havalarda sanmayın. Eğitimli, düşünceli ve mantıklı olan Elma bilimi çok sever. İlgilendiği alana ait ne varsa hepsini okur. Bilgisi şaşırtacak kadar çoktur, fakat kimseyi bilgisi ile hayran bırakmaya çalışmıyor, yalnız okumaya hevesli olduğu için okuyor. Her halde onu lezzetli yiyecekler nasıl ilgilendiriyorsa, bilim de aynı derecede ilgilendirir. Maddi dünyanın lezzetini ahiret dünyasının sevdasından üstün tutar. Duygusal açıdan renkliliği çok sever. Sıkıcı saadet onu bıktırır. Bu sade kız veya tatlı çocuk zaman zaman yaşamlarında bir şeyleri karma karışık hale sokmayı sever. Elma olarak doğanların özellikleri: Samimiyet, eğitimlilik, dalgınlık, mantık, analitik zeka

 

Köknar (2 Ocak – 11 Ocak, 5 Temmuz – 14 Temmuz)

 

Sıradışı bir zevki vardır. Sofistike ve kadirşinastır. Güzel olan her şeyi sever. Dik başlı, çabuk ruh hali değiştiren, bencil olmasına rağmen kendisine yakın olanlarla ilgilenen biridir. Çok mütevazi olduğu söylenemez. Hırslıdır. Memnun edilmesi zor bir sevgilidir. Çok arkadaşı vardır. Ona güvenebilirsiniz. Güzeldir. Fakat güzelliği soğuk ve kurudur. Antika mücevherleri, tütsüleri, şatafatlı bayramları sever. Kaprislidir. Sosyal hayatında ve iletişim zamanı her zaman sakin değildir. Bencilliğinden dolayı geniş arkadaş çevresi olsa bile kendini her zaman yalnız hissedecektir. Kolayca etkilenmez, kendi fikrini nadiren söyler. Sosyal ve kolayca iletişim kuran biri değildir. Fazla konuşmaz. Oldukça mağrurdur, amacına ulaşmak için her şey yapar.

Aşktan nadiren memnun kalır. Yumuşak başlı değildir. Kendi yeteneklerini bildiği için her zaman hayattan fazla şey ister ve genellikle muvaffak olur. Sırılsıklam aşık olduğu zamanlar da olur ve bu zaman tüm hayatı darmadağın oluyor. Aşkı sonsuz da ola bilir. Çok zekidir, bir takım becerilere sahiptir. Bilimle uğraşmayı sever, fakat her zaman başarılı olamaz. Bazen kendi alanı ile ilgili olmayan işlerde çalışır. İşini çok önemser ve bu nedenle bir takım mevkilere ulaşa bilir. Yol ayrımına geldiğinde çoğu zaman en zor olanı seçer. Kendini ve başkalarını zor durumda bırakmaya alışmıştır. Asildir, ne olursa olsun ona güvene bilirsiniz. Hiç bir zaman kararından dönmez, umut ve inancını yitirmez. Detaylarla uğraşan biri değildir. İyi, kötüyü ayırt ede bilir. Köknar olarak doğanların özellikleri: entellektüel zeka, gözlem yeteneği, mantık, inzivaya çekilme.

KaraAğaç (12 Ocak – 24 Ocak, 15 Temmuz – 25 Temmuz)

 

Müşfik, fiziksel olarak düzgün, giyimine dikkat etmeyen, taleplerinde aşırılığa kaçmayan, insanlara neşe verebilen, liderlik etmeyi seven ama kendisi altta olmayı sevmeyen biridir. Dürüst ve sadık bir eştir. Başkaları için karar vermeyi sever. Cömerttir. Pratik zekası güçlü ve iyi bir espri anlayışı vardır. Yapılı ve güzeldir. Çok çekicidir fakat bir az somurtkandır. Kendine fazla dikkat etmez, eski elbiseler giyer, çoğu zaman bağlandığı eski tişörtünden vazgeçmez. Karaağaç hırslı değildir ve hayatını zorlaştırmayı sevmez. Sakin ve sebatlıdır. En çok beliren kusuru ağır hareket etmesidir. Nasihat etmeyi sever ve çevresindekiler buna tahammül edemezler.

Doğru ve açık konuşur, yardım etmekle insanları kendine çeker. İnsanların iyimser olduğuna inanır. Her zaman iyi işler yapar ve ünlü olacağına inanır. Başarısızlık onu başkalarına kıyasla daha çok üzer. Yakınları için çok iş yapmayı bilir, sorumluluk hissi güçlüdür. Aşık olduğu insanı çok sever. Eğer uğurlu bir evlilik yaparsa, evinde aşkın pırlanta düğünden sonra bile devam etmesi için her şeyi yapar. Lider olmayı sever, fakat birisine bağlı olmayı o kadar da sevmez. Başkalarını etkiler ve çoğu zaman kendi itibarını kullanır. İnsanları yönetmekte yeteneklidir. Aşkı gibi istekleri de büyüktür. Onunla iyi davran, sabrı ve iyi davranışları hak eder. Sadakatli olmayı iyi becerir. Becerikli ellere ve sağlam düşünceye sahip. Orjinal, yapıcı zekası ile tanınır. Şakacıdır ve kötü durumlara düşmemek için bu yeteneğini kullanır. Karaağaç hayatı istediği gibi yaşar. Karaağaç olarak doğanların özellikleri: gözlem yapma yeteneği, organizasyon yeteneği, gerçekçilik.

Servi (25 Ocak – 3 Şubat, 28 Temmuz – 4 Ağustos)

 

Güçlü, fiziksel olarak kaslı, her ortama uyabilen, hayatla fazla uğraşmayan, hoşnut, iyimser, paraya meraklıdır. Yalnızlıktan nefret eder. Kolay kolay tatmin edilemeyecek kadar tutkuludur. Ama sadıktır. Ruh hali çabuk değişir. Kurallara boyun eğmez. Biraz da ukala ve ilgisizdir. Kametli ve dümdüzdür. Zariflikten mahrum değildir, fakat kültürsüz insanlara özgü özellikleri de vardır. Azla yetinir. Her durumla uyumludur, mutlu olmayı becerir. Hemen bağımsız olur. Başarıları önemsemez, para ve ün peşinde koşmaz. Tek dileği mutlu olmaktır. Onu önleyen tüm problemlerden kaçar. Yaz turnelerini, hayvanları ve avcılıkla uğraşmayı çok sever.

Yalnız kalmayı fazla sevmez. Büyük aile ve arkadaş çevresini çok sever. Yufka yürekli değildir. Çoğu zaman bir az kabadır, fakat dostcanlılığı da var. Çevresine sakinleştirici etki yapar. Servi hayalcidir, hayatını kurmaktan ziyade, hayatın akışına bırakır kendini. Hayalleri her zaman farklı yerlerde dolaşır. Konu ne olursa olsun sert tartışmalara girmez. Karakteri uyumludur. Vefada üstüne yoktur. Aşkına, dostluğuna, hatıralarına sadıktır. Sevdiği her insan ondan yardım isteye bilir. Bilgili olması mücerrettir. En çok sevdiği şey, her konuda fikirler söylemektir. Söyledikleri düşünülmüş ve anlamlıdır. Sevdiği insanlar arasında hayatı çoğu zaman sakin ve huzur içinde geçer. Servi olarak doğanların özellikleri: hislerin uzun süreli olması, aristokratlık, yansıtmalı olma.

Kavak (4 Şubat – 8 Şubat, 5 Ağustos – 13 Ağustos)

 

Fazla kendine güvenmeyen, sadece gerektiği zaman cesaretli olan biridir. Sırtını dayayacağı yerin güçlü olmasını ve sıkı insanlarla muhatap olmasını sever. Çok seçicidir. Genellikle yalnızdır. Artistik bir doğası vardır. Kin tutar. İyi bir organizatördür. Felsefi takılmayı sever. Ama her durumda güvenilebilir biridir. İlişkilerini de çok önemser. Gencliğinden güzel ve yapılıdır. Yıllar geçtikce kendi kendine problemler üretir. Zamanın su gibi akıp geçmesinden çok üzülür, yaşlanmaktan korkmaya başlar ve bu korku sonucunda da yaşlanır. Yalnız arkadaş çevresi ona yardımcı ola bilir, bu nedenle arkadaşlarını özenle seçmesi gerekir. Yer değişikliği yaparken dikkatli olması gerekir.

Kavağın büyümesi için her ortam uygun değildir. Kavak dar alanlarda kendini kötü hiss eder, fakat yalnız yaşamayı sevmez. Arkadaş sevendir fakat kendi seçmediği arkadaşların çevresinde kendini kötü hiss eder. Özgürlüğü kısıtlandıkta çok üzülür ve kolaylıkla pesimist olur. Bunu gizlemeğe çalışır, fakat hiç kimseyi uzun süre aldatamaz. Her küçük şey onu çıldırta bilir. Ara sıra gözleri dolar, ama çoğu zaman bunu gizleye bilir ve susmaktan çok hoşlanır. Cesurluk ve mağrurluk en zor işleri çözmekte ona yardım eder. Nadiren yüzünde endişe belirtileri görmek mümkün. Onu iyi tanımayanlar onu sakin ve mutlu sanırlar. Materyalist değildir, kendini değil hep başkalarını düşünmeğe yatkındır. Aile kurarak mutlu olması zordur, çok hassastır ve aşırı derecede bağımsızdır. Karı koca kavgalarında onun silahı hafif gülümseme, susma ve şakadır. Farklı bir tavır yapmadıkta ise kendi nefretini göstermeğe çalışır. Asla tükenmeyen doğuştan keskin zekası vardır. Tıpçılar arasında kavaklara rastlamak zordur. Kavak olarak doğanların özellikleri: İçten gelen bağımsızlık, nevrasteni hastalığına, hayal kurmaya, içgüdülere ve fanteziye yönelme.

Sedir (9 Şubat – 18 Şubat, 14 Ağustos – 23 Ağustos)

 

Zarif, her ortama ayak uydurabilen, lüksü seven, sağlığına dikkat eden, kendine güvenen, başkalarına da biraz tepeden bakan biridir. Kararlı, sabırsız ve başkalarını etkilemeyi sever. İyimserdir ve beceriklidir. Tek ve gerçek aşkını bekler. Çabuk karar verir. Dallı, budaklı ve gövdelidir. Dışarıdan gizel bir görüntüsü olmasa da güzel bir bitki izlenimi bırakır. Her koşula kolaylıkla uyum sağlar. Her halde o da komforlu yaşamı sever, fakat gerekirse geceyi dışarıda geçire bilir. Sağlıklıdır. Her yerde kendini evindeymiş gibi hissedebilir. Utangaç değildir. Hareketlidir, kendine güveni tamdır, aynı zamanda kişiliği ile bağlı şakaları hiç sevmez ve bu şakalara bir o kadar da anlam veremez. Hayrete düşürmeyi, her kesin dikkatini kendine yönlendirmeyi çok sever bunun için gerekirse her şeyinden geçer. Kararlar almayı, çözüm sunmayı kendine vazife edinmiştir. En zor problemleri kolaylıkla çözer. Tehlike hissetmez, ihtiyatsızdır, beklenmeyen sorunlarla sık sık karşılaşır. Fakat bu sorunları kolaylıkla atlata bilir. Mağrurdur, bencildir, doğru söyleyendir, üstüne üstlük fazla neşelidir ki, bu da gerek iş hayatı, gerekse de aşk hayatı ile bağlı bir takım sorunlara yol açıyor. Doğuştan gerilimi sever. Dışarıdan bağımsız olsa da çabuk etkilenir. Bazen bir kimsenin emrine girer ve onun silahı gibi kullanılır. Sedirler içinde kahramanlar da fazladır, çılekeşler de. Başkalarından etkilendiği gibi, başkalarını etkisi altına da sala bilir. Çevresinde tahrikedici etki bırakır.

Çok inatçıdır, her zaman kendine hak veren insanlar sınıfına girer. Hassas ve kırılgandır, bir kimseye bağlana bilir ve bunu aşk olarak yorumlar. Kalan her şeye çok da önemli olmayan bir hatıra gibi bakar. Problemleri sentez yaparak algılama yeteneği var. İnsanları hayrete düşürecek bir süratle düşünür ve kararlar alır. Çoğu zaman yalnız müzik alanında mükemmelleşmeye yönelir. Her halde ritm duyumu güçlüdür. Macera yaşamak için dünyaya gelmiş bu insan, çoğu zaman hareketli ve renkli iş hayatı yaşar. Sedir olarak doğanların özellikleri: çabuk sinirlenir, iyimserdir, entellektüeldir.

Çam (19 Şubat – 28 Şubat, 24 Ağustos – 2 Eylül)

 

Uyumlu ilişkileri sever. Dinç ve güçlüdür. Nasıl rahat edilebileceğini bilir. Doğal ve hareketli biridir. İyi bir partnerdir. Çok arkadaş delisi değildir. Çabuk aşık olur ama ateşi çabuk söner. Her şeyden kolay vazgeçebilir. İdeali bulana kadar herşey geçicidir. Güvenilir ve pratiktir. Nefis yapıya sahiptir, güzeldir, yakışıklıdır. Kendi meziyetlerini sergileye bilir. Zengin evi, pahalı mobilyayı ve arabayı çok sever. Öyle bir ev ister ki, onun içinde rahat rahat büyüsün. Bazen evi Çam kendisi yapar. Söylenenlere göre Çam aslında ne istediğini bilen biridir, hayatından memnundur. Her şeyi kendine özgü yapmayı ve kendi istekleri doğrultusunda hareket etmeyi bilir. Cesurdur, kötülüklere güç gele bilir, başarısız oldukta üzülmez.

Cesareti ve risk alma yeteneğinden dolayı her zaman başarılı ola bilir. Hangi aktivite ile uğraşarsa uğraşsın, mutlaka başarılı olur. Çam başkalarından inatçı olması ile seçilir. Kendi yolunda inatla ilerlemeyi becerir, ve onun bu yolda yürümesini önlemek zordur. En çozülmesi zor durumdan kurtulmayı becerir. Çok çabuk ve dakiktir. Güler yüzlü ve iyi dost olma becerisine rağmen arkadaşlarla iletişim zamanı ve bonkörlükte sınırları aşmaz. Kendi sakin ve konförlü hayatı onun için her şeyden önemlidir. Arkadaşlarının başarısızlıklarını gördüğünde rahatsız olmaz, fakat yeri ve zamanı geldiğinde bu başarısızlıklar kendininmiş gibi konuşur. Yalnız bir tek şeyde zayıflık sergiler o da aşktır. Hassas ve çabuk bozula bilen bir karaktere sahip birisidir. Tüm bunlarla birlikte derin zekaya ve muntazam tefekküre sahip bir insandır. İyi organizasyon düzenler. Amacına ulaşmak için önemli atılımlar yapmayı becerir, ve sonuçta amacına ulaşır. Her hangi sevimsiz olaylardan ve aşk serüvenlerinden yüzü ak çıkmayı becerir. Çam olarak doğan kadınlar özellikle şanslı olurlar. Çam olarak doğanların özellikleri: estetik zeka, organizasyon yapma yeteneği, analize yönlenme.

 

Söğüt (1 Mart – 10 Mart, 3 Eylül – 12 Eylül)

 

Güzel ve çok melankoliktir. Etkileyicidir. Güzel ve zevkli şeylere meraklıdır. Seyahat etmeyi sever. Hayalperesttir. Kaprisli ama dürüsttür. Başkalarının duygularına önem verir. Çabuk etki altında kalır ama beraber yaşanması zordur. Talep etmeyi sever. Sezgileri de kuvvetlidir. Aşıkken acı çeker ama demir atabileceği birini bulabilir. Kederli görünümünden dolayı çok cazibeli ve rakıpsizdir. dişarıdan güzel olsa bile söğütte neyse bir esrarengizlik duyulur.O anlaşılmaz düşünce ve arzularla doludur, bu arzuları bazen kendisi bile çözemiyor. Kendisi için vile bu arzular anlaşılmaz olarak kalıyor. Çok hassastır, güneşin sıcaklığını, deniz kıyısında olmayı sever. Tüm parfümleri ve tatları hiss eder. Ani mutluluklardan yararlanmayı iyi becerir ve bunların hiç birinden vaz geçmez. Söğütün dışarıdan öyle mahsum görünüşüne güven olmaz. O çalışkandır ve ne istediğini iyi bilir. Hiç bir zaman hiç kimse hiç birşeyı söğüte zorla kabul ettiremez, çünkü başkalarına karşı saygılıdır ve liderlik gibi bir isteği yoktur. Tbiatta şşairlik vardır. Yklaşan son bahar ve hızlı geçen hayat konusunda onun kederli nasihatlerini fazla önemsemek ve onun kötümser olduğunu düşünmek gerekmiyor.

Söğüt ile karşılıklı anlaşma zordur, çünki kolay uyum sağlayamaz ve geri adım atmayı sevmez. Savunmasız ve yardıma muhtaç görünmesi çoğu zaman taktikten başka bir şey değildir. Eğlenmek bazen ise faydalanmak amacıyla kendini mahsum, zayıf birisi gibi gösterir. Genellikle kendini korumayı iyi bilir. Aşkında yoğun duygulardan sa romantikaya yer verir. Duygulardan zevk almayı bilir ve bunlara şiirsel kolorit de katar. Söğüt adi sönük duyguları sevmez. Aktörlük becerisine ve zengin hayal gücüne sahip birisi. Bazen iyi bir piskolog olur, başkalarının düşünce ve arzularını duya bilir. Eğer aşk acılarını takmazsa, hayatı tamam sakin geçe bilir. Fakat söğütün şikaytlerinde kayda değer bir şey yok, acıları olmayan duyguları sevmez. Söğüt olarak doğanların özellikleri: intuisiya, zengin hayal gücü.

 

Ihlamur (11 Mart – 20 Mart, 13 Eylül – 23 Eylül)

 

Hayatın ona getirdiklerini kabul eder. Kavga ve tartışmadan nefret eder. Çalışkandır, tembelliği ve bencilliği hiç sevmez. Streslidir. Yumuşak huylu ve merhametlidir. Arkadaşları için çekinmeden fedakarlık yapar. Becerikli olmasına rağmen bunları değerlendirmesini bilmez. Mızmızdır. Kıskanç fakat vefalıdır. Aşırı çekicidir ve bu çekiciliği kullanmayı iyi becerir. Her bir insanın aklını başından ala bilir. Sbit her bişeyle techiz olunmuş hayatı hayal eder, fakat çoğu zaman tüm bunların onun için hiç de büyük önem taşımadığını anlamıyor. Türlü koşullara adaptasyon sağlar.

Bir çadır ihlamurun her tür koşul yaratması için yeterlidir. Dişardan sakindir, hatta bir az azimsiz, konuşmaz, korkaktır aynı zamanda rahat ve pesimistir. Çoğu zaman o tüm hayatı boyu sıkıntı ve özlem yaşar. Özlemek ve sıkılmak onun önde gelen zayıf noktaları. Sabırsız olur, özellikle övülmeyi çok sever. Zıtliklarla ve karlıtlıklarla dolu, zor anlaşılır birisi. Tek bir şeye şübhe etmek olmaz bu da onun çok melahatli olmasıdır. Onunla konuşmak hoş ve kolaydır. Zıtlıklarla dolu, zor anlaşılır birisi. Kesin olan bir şey var çok sevecendir. Onunla konuşmak piskolojik açıdan çok rahatlatıcı. O karşısındaki insanı sabırla dinler, arkadaşlarına saygı gösterir ve onları yönetmeye çalışmaz. İhlamur hatta ona inanması gerekmediği hallerde bile çok sevilir. Pratik zekaya sahip birisi. Teknik işleri çok sever. Hizlı ve dakiktir. Hayatta sevdiği insanla karşılaşıp bu insan tarafından sevilse karşıtlıklardan ve zıtlıklardan kurtulur.Katı karakteri var. Çoğu zaman sebepsiz kıskanc oluyor.

 

Fındık (22 Mart – 31 Mart, 24 Eylül – 3 Ekim)

 

Çekici, anlayışlı, insanları nasıl etkileyeceğini bilen, fazla talepkâr olmayan, sosyal hayatta aktif ve girişken hatta dövüşken biridir. Popülerdir. Psikolojik durumu çabuk değişir. Kaprisli bir asıktır. Ama dürüst ve eşine toleranslı davranır. Kusursuz bir yargı yeteneği vardır. Çoğu zaman zayıftır, güzel dış görünüşü yoktur. Kendi düşüncelerini başkalarına kabul ettirmeğe çalışmıyor. Onunla içli dışlı olduğun zaman, orjinal zekasını görmemek ve etkisinde kalmamak mümkün değil.

Fındık az bişeyle yetinir her türlü hayat tarzına uyar ve her bişeyi anlar. Dış görünüşü büyüleyici etki bırakır. Beğenilmek istedikte kendini sevdire bilir. Hayırsever, bilge ve sabırlı olmayı becerir. Tehlikeli, kinli, zararlı da ola bilir. Onda her şey sihir-ovsındur, bir anlık ruh halinden asılı olarak her şey ya iyidir, ya kötü. Ya iyilerin iyisidir, ya da kötülerin kötüsü. Bu nedenle bu işare altında doğan insanları orta çağda çoğu zaman, hiç bir sebep olmadan büyücülükle suçluyorlardı. Birisine gönül verdikte onun hayatını iyileştirmek için her şey yapar. Fakat rağbetini kazanmazsan dikkatli ol. Tevazökar ve tamkinli olmasına rağmen her zaman dikkat çeker. Son derece orjinaldir, hiç kimseye benzemez, hayata bakışı başkalarının bakışından farklıdır bazen ise her kesin bakışına zıttır. Hatta sevildikte de korku yaratır. En gizli fikirleri okumayı, beklenmedik teklifler sunmayı becerir, öyle bir şey yapar ki, ondan her şey beklemek mümkündür. Aklına ne eserse yapar, çok iyi fikirler sunabilen biridir, bir şeyi bırakıp sona doğru da yüze bilir. Hatta kendini hayır peşinde koşan biri gibi sunarken de bunu anlıyor. Aşkta en sevilen veya en azapverici ola bilir. Ruh hali çok çabuk değişir. Riskten korkmuyorsansa ona katıl. Onunla birlikte hayat rahatlık getirmesede çok çekici olacaktır. Bilgisini faydalı ve tam uygulayıp uygulamaması kendi isteğinden asılıdır. Her yönlü bilgiye sahip birisidir, okuyor ve her şeyi som derece çabuk ve kolay anlıyor. Fındık olarak doğanların özellikleri: senteze yönelme, içgüdü ve fantezi.

 

Üvez (1 Nisan – 10 Nisan, 4 Ekim – 13 Ekim)

 

Dikkat çekici, neşe verici, bencillikten uzak, dikkat çekmeyi seven biridir. Hayata bağlıdır. Yerine ve duruma göre hem bağımlı hem bağımsız olabilir. Zevklidir. Duygusal, hassas, tutkulu ve artistik özellikleri vardır. İyi bir es olur ama çok zor affeder. Diş görünüşü zayıf olsa da çok metin tabiatı var. Etkileyicidir. Hafif yürüyüşüne bakarak onu uzaktan tanımak ve değerlendirmek mümkün. Yüzünden tebessüm eksik olmuyor, bu onun içten olmasından daha çok kendini kontrol etmesinden kaynaklanıyor. İyi yönlerini pazarlamayı becerir,iyi giysileri sever, zevklidir.

Değişikliye çabuk alışır. Kendine zarar verse bile yakınlarını sevindirmekten hoşlanır. Bencil değildir fakat kendini beğenmişliyi var. Bağımsızdır fakat bazen bağımlı da ola bilir. Bağımsız yaşamayı her şeyden çok sever ve böyle yaşamaya çalışır. Yaşanan tüm olaylardan kendini sorumlu tutar. Onunla temas çok zordur, karşılıklı ilişkide olmak ise fazlasıyla zordur. Basit bir karatere sahip biri değildir. Dişardan gelen etkilere hassastır, güzelliyi sever, güleryüzlüdür. Ona her zaman güvene bilirsiniz. Bazen yufka yürekli oluyor ve sömürülmesine izin veriyor. Aşkta çok bonkör olduğu için karşısındakindende aynını bekler. Karşı tarafın duygularının doğruluğunu her zaman araştırıyor, onu aldatmak olmaz. Üvez hiç bir zaman aldatmaz. Özel hayatı çok zengindir. Dikkatlidir bu da çoğu zaman onunla birlikteliğe heves yaratır. Çok zekidir ve güçlü etki yapar. Bazen rutin işlerini bitiremediği için, bazı planlarını gerçekleştiremez. Üvez olarak doğanların özellikleri: hassaslık, akıl, fantezi.

 

AkAğaç (11 Nisan – 20 Nisan, 14 Ekim – 23 Ekim)

 

Hayal gücü ve orijinalliklerle dolu hiç de sıradan olmayan biridir. Utangaç, hırslı, gururlu, kendine güvenli, yeni deneyimlere aç biridir. Genellikle sinirli ve gergin bir yapısı vardır. Hafızası kuvvetlidir. Çok kolay öğrenir. Aşk hayatı biraz karmaşıktır. Başkalarını etkilemeyi sever. Düzenlidir, iyi beslenmiştir, bazen hatta bir az işvelidir. Çoğunlikla enteresan yerlerde bulunur. Modayı izler. Basit bir kişilik değildir. Çevik ve aktifdir, yorulmak bilmez. Nasıl söylesek, her zaman en yüksek talepler seviyyesinde durur, bireyseldir. Doğuştan temkinli ve cesaretsiz olsa da maddi faktörlerden daha çok manevi faktörlere dayanan en cesaretli kararlar kabul ede bilir.

Evde oturmayı sevmez, yeni insanlarla tanışmayı sever. İnsanları açık konuşmaya sevk ede bilir, fakat ona sirr açmaktan korkmayın, o hiç bir zaman başkalarının davranışlarını eleştirmez ve başkalarının sırlarını hiç kimseye söylemez. Planları çok olur, bunların büyük bir kısmı garip ve olağan dışı pilanlardır. Her türlü yenilikleri sever her türlü yeni fikirleri savunur, fakat kendi tasarılarını nadiren uygular. Bu kendi ufkunun genişliğinden zevk almasını engellemez. Onda bir azcık yüzsüzlükte var. Sosyal baskını sevmiyor ve baskıonu korkutmuyor bile. Aksine isminin dillerde dolaşması onun hoşuna gidiyor. Aşkını anlamak zordur. Beklenmedik ve şaşırtıcı yolları sever. Bu o anlama gelmiyor ki, eğer o aynı düşünce ve zevk sahibi biri ile karşılaşarsa mutlu olamaz. Zekası aydın ve keskindir. Problemleri çok olsa bile hayallerden mahrum değildir. Çokyönlü karaktere sahiptir. Akağaç olarak doğanların özellikleri: karakterli, komedi duyusu, analitik zeka.

 

Ceviz (21 Nisan – 30 Nisan, 24 Ekim – 2 Kasım)

 

Garip ve zıtlıklarla dolu biridir. Egoist ve agresiftir. Beklenmedik tepkiler gösterir. Asil bir ruhu vardır. Spontanedir. Çok hırslıdır ve hiç esnekliği yoktur. Zor ve alışılmışın dışında bir estir. Çok zor beğenir. Sadece takdir eder. Çok kıskanç ve tutkuludur. Uyum göstermek için fazla fedakarlık etmekten de hoşlanmaz. İlginç stratejiler üretir. Onun için doğal olmak iyi değildir. O ince ve zarif işve ve nazı çok önemser, aslında ise çok utanqaçdır. Ceviz çogu zaman zıt ve karşıt karakterlidir, şımarık, tecavüzkar ve bencil olur. Fakat konuksever ve naziktir, cesaretli düşüncelere sahiptir. O asil ve sadık olduğu gibi, aklına esdiğini yapan biri de ola bilir. Onun ne yapacağı belli olmaz.

Hiç bir neden olmadan kendi dostluğunu ve aşkını birisine sunar ve geri alır. Bazen azap çekmeyi sever ve azap vermekten zevk alır. Mutlaka durumu zorlaştırmalıdır. Kendi ayrıcalığını bildirmek isteyi duyar ve bunun için azap çeker. kıskanc ve güleryüzlüdür, sakin değildir. Onu seviyorsansa veya onunla arkadaşsansa her zaman beklenmedik olaylarla karşılaşmaya hazırlıklı olmalısın. Ondan etkilenmeyeceğine eminsense ona katıl, aksi takdirde seni kesinlikle kendine bağimlı yapacaktır. Hayatta iyi bir stratejist ola bilir. Kendi isteklerinin sonuçlarını doğru değerlendiriyor. Kötülük yapar fakat bunun için o kadar da azap çekmez. Haraketliliği ile çoğu zaman insanları büyüler, fakat sakin cevizlere de rastlanır. Hayatının monoton olmasını istemez. Riskli atılımlar yapmaktan korkmaz, beğenilmeye çalışmaz, şans vermez, kullanılmış yollarda yürümez. Cevizin dostu olduğu gibi düşmanları da çoktur. Yalnız kendine güvenir, başkalarına güvenmez. Kendi bağimsızlığını ve karakterini muhafaza etmek derdindedir. Bazen bunu görmezden gelmek olmuyor. Ceviz olarak doğanların özellikleri: kararlılık, gözlem ve organizasyon yeteneği.

 

Yasemin (1 Mayıs – 14 Mayıs, 3 Kasım – 11 Kasım)

 

Atak, uyanık ve sevimlidir. Herkese sakin ve mutlu gözükse bile en yakınları onun çok kırılgan ve duygusal olduğunu bilirler. Çocukları sever. Paragöz değildir fakat para ona mutluluk getirir. Çalışmaktan korkmaz. Yasemin doğuştan pesimisttir. Çevik canlı ve yufka yüreklidir, rahat ve iyi muhabbeti ile insanları etkiler, dikkatleri üzerine çeker. Sosyal ortamda bağımsızlığı adeta yasemin yaratır. Sakin, mutlu ve kametli bir dış görünüşe sahip, problemsiz biriymiş gibi görünür. Ama yakınları onun aslında çabuk bozulan ve küçük şeyleri bile problem yapan biri olduğunu biliyorlar. Bunun için de yasemin her ne kadar gizlemeye çalışsa da doğuştan pesimistir. O diplomasini ve başkaları ile iyi ilişkiler kurma becerisinin önemini her kesden iyi bilir.

Malesef kendi evinde bunlarl karşılaşmak mümkün değil. O kendi evinde bağimsız olmaya çalışıyor. Kendini eli kolu bağlı hiss etmekten, sınırlanmaktan hoşlanmaz, sorumlulukları yerine getirmek onu bıktırıyor. Kendi vicdani sorumluluklarına her zaman boyun eğıyor. Mesuliyyet duygusunu garipsemiyor, fakat bu duygu onda iyi bir etki de bırakmıyor. Yaseminle evli olmak kolay değildir. Yasemin özellikle aşk ilişkilerinde sevgisi tez söner ve kasıtlılığı artar. Çocukları sever ve onlar arasında kendini iyi hiss eder. Hyattan çok şey beklemediği için kendini çocuklara adar. En karışık problemleri bile çocuklara sade ve aydın anlatmayı bilir, bunusevgiyle ve akılla yapıyor. Çocuklar ona hayatta en büyük sevgi zevk veriyor. Yasemin materialist değildir fakat çoğu zaman kazancı bol oluyor. İşte korkmuyor, üstleri onun bilgisine ve iti zekasına değer veriyor. Yasemin olarak doğanların özellikleri: Eleştirel zeka, fantezi ile birleşmiş zeka, intuisiya.

Kestane (15 Mayıs – 24 Mayıs, 12 Kasım – 21 Kasım)

Alışılmadık bir güzelliği vardır ama insanları etkilemek gibi bir derdi yoktur. Adil ve neşelidir. Doğuştan diplomattır. Çok kolay huzursuzluğa kapılır ama her türlü ilişkisinde hassastır. Bazen olağandışı davranır. Sevgili bulmakta güçlük çeker. Kestane çok güzeldir, hatta dekoratifdir fakat çevresindekileri çekiciliği ile etkilemeye kalkışmıyor. Genişlemeye meyilli çevik ve kuvvetlidir. Doğuştan adalet duygusuna sahiptir. Her hangi bir adaletsizliğe karşı çıkıyor. Neyle karşilaşacağını bilmemesine rağmen kendini her vasıtayla mudafaa ediyor. Kendi rahatlığına düşkün olanlara, kendini düşünenlere her türlü taktik ve diplomatik hiylelere nefret ediyor, bunun için de kendine düşman kazanıyor. İyi bir iletişim kura bilmemesi nedeniyle aktivitelerini değiştiriyor ve çok çabuk bozuluyor, çok kırılgan ve duygusal olduğu için bunu uzun zaman hatırlıyor. İnatçıl ve sabırlı olmasına rağmen ters değildir.

Hazırlıklı ve tedbirli olmayı becerir, bunun için de maddi problemlerle karşılaşmıyor. Ahlak kurallarını önemsiyor, hassaslığına rağmen çoğu zaman paklığa yöneliyor. Hayatta rahatlığa bağımlıık onun için hayal edilemez bir şeydir. Bazen hayata asla uyum sağlayamamış gibi görünüyor. Fakat bu kendine nefretin ve başkalarına güvenmemenin sonucudur. Kestane söz dinleyen olmadığı için, sosyal bağlantı kurmakta zorluklar yaşar ve bunun için de kötü birisi gibi algılanır. Belki de bu başkalarını kötü duruma düşürmek içindir. Aşkta ihtiyatlıdır, kendisi ise hayatında yalnız bir defa gerçekten aşık ola bilir, bunun için de mutlu olmak onun için zordur. Aşk içinde duyduğu bir ihtiyac ve aynı zaman da da sevilmemek korkusu onun karşı tarafla ilişkilerini zorlaştırıyor. Kaba davranışlar sergilediğinde çoğu zaman çevresindekilerce anlaşılmaz olarak kalıyor. Kestane hayat tecrübesine güvenerek yaşar. Akıllıdır, çeviktir, dakiktir fakat hayal kurmaya ve felsefi düşüncelere dalmaya yatkındır. Hayatındakı çok şey çevresindekilerden asılıdır. Yakınlarından iyilik gördüğü zaman yetenekleri tam inkişaf ede bilir. Kestane olarak doğanların özellikleri: gerçekçilik, gözlem yeteneği, organizasyon yeteneği.

 

Dışbudak (25 Mayıs – 3 Haziran, 22 Kasım – 1 Aralık)

Farklı bir çekiciliğe sahip, hayat dolu, talepkâr, düşüncesizce hareket eden ve eleştirilere kulak asmayan biri. Hırslı, akıllı, yetenekli, kaderine hükmetmeyi seven, egoist olmaya elverişlidir. Ama ona güvenebilirsiniz. Bazen beyni kalbine hükmedebilir. İlişkileri çok ciddiye alır ve sadıktır. Güzel ağaçtır. Hoştur. Kametli, zariftir. Davranışları sakin ve bağımsızdır. Kendini beğenmiştir,fakat onunla uzun süreli hayat kolay değil. Aktif ve çok isteklidir. O her zaman kendi isteklerinin yerine getirilmesine çalışıyor, her kesin onun hoşuna gittiği gibi düşünmesini yaşamasını bekliyor. Bağımsız ve rahat hayat yaşamaya çalışıyor, buna kimse dayanamaz. Hayattali zorlukları kayda almıyor, bu da sorumsuzluk ve iradesizlik gibi görünüyor. Yalnız dışarıdan böyle görünüyor. Dışbudak neyi isteyip neyi istemediğini iyi biliyor.

Kendi başarılarını ve sağlamlığını her şeyden önemli sayar. Mutlu olmak istediğinde o kadar bencil olur ki, onu engelleyen her şeyi ayakları altına alır. Bencildir, fakat cimri değildir. İyikalplidir her şeyi paylaşmaya hazırdır. Bu yaramaz mahluk aşkta çok farklı özellikler sergiliyor: ihtiyatlı, sıkı ve tedbirli oluyor. Aslında Dışbudağın başarıları bu alanda daha çoktur, o iyi seçim yapa bilir, tüm iyi ve kötü özellikleri analiz ede bilir. Onun evliliği hem aşkla hem de akılla bağlıdır. Nadiren hata yapar ve aile hayatı kurmak için çok çaba harcar. O buna çok çabuk ulaşır. Gelecekten haber vermeyi sever bunu bir takım eğlence için yapar, fakat sçyledikleri doğru oldukta reputasyonu yükselir. Dışbudak her zaman kaderle oyun oynar. Fakat güvenilir bir ağaçtır, onun gölgesinde durmaktan korkmayın. Dışbudak olarak doğanların özellikleri: eğitimlilik, sezgisellik, fantezi.

Gürgen (4 Haziran – 13 Haziran, 2 Aralık – 11 Aralık)

 

 

Dış görünüşüne ve bakımlı olmaya dikkat eder. Zevk sahibidir. Başkalarını kendinden fazla düsünür. Hayatı mümkün olduğunca kolay bir hale getirmeye çalışır. Disiplinli bir hayat için kılavuzluk eder. İlişkilerinde kibardır. Farklı sevgililer bulmak ister. Duygularıyla ilgili olarak mutluluğu yakalaması kolay olmaz. Çoğunlukla da başkalarına güvenmez. Kararlarından da asla emin olmaz.

Güzel ağaçtır fakat o kadar da hoş değildir. Gençlikte çok güzel oluyor fakat zaman geçtikce güzelliğini yitiriyor. Gürgen çevresine çok ihtinasız yaklaşıyor. O güzellik düşkünüdür. Dış görünüş dikkatini daha çok çeker. İlişkilerinde onu her şeyden önce kendi üstünlüğü ilgilendirir. Disipline ve itaete yöneliktir. Farklı olmayı sever, ödüllendirilmek ve ünlü olmak ve başkalarının ona bakıp hayran olmasını ister. Disipline uymayı çok sever, bunun için de çoğu zaman bundan dışarı çıkmaz, çaresiz kaldıkta çizgiyi aşar. Yeni fikirlere ihtiyatla yaklaşır, aynı zamanda ‘ne fark eder ki’ prensipine karşı çıkar. Aşkı çok berraktır. Ona önemli bir iş gibi yaklaşıyor. Sevimli ve hoş bir hayat arkadaşı ola bilir. Fakat iki şeyden birini ya aşkı ya da vicdani borcu seçmeli oldukta, ikincini seçer. Gürgen olarak doğanların özellikleri: entellektüellik, fantezi,mükemmelliğe yönelme.

 

İncir (14 Haziran – 23 Haziran, 12 Aralık – 21 Aralık)

Çok güçlü, bağımsız, tartışmalara ve zıtlıklara fazla izin vermeyen, aile hayatına düşkün, iyi bir anne – baba ve hayvan severdir. Sosyal bir kelebek gibidir. Espriden anlar, aylaklığı ve tembelliği de sever. Bencilliği vardır. Akıllı ve pratiktir. Zarif ağaçtır, karakterlidir. Güzel değildir, fakat dikkati çeker. İncir bir azcık hassastır, bazı kötü yönleri vardır, her yerde ve her zaman kendini iyi hiss etmiyor. Genişliye ve sıcaklığa büyük ihtiyaç duyar. Koşullar iyi olmadıkta solar. Zorluklara dayanıklı değildir. Üzüldüğünde kurur. Böyle bir koşulda onun korunma sistemi zayıflar.

Dikkat etmek gerekiyor ki, mahvolmasın. Aile hisleri güçlüdür. Değerlendirmeseler ve umutlarını gerçekleştirmeseler bile, yakınları ile her zaman iyi bir ilişki içinde olmayı sever. Kendisi bir o kadar sabit olmasa bile başkalarından sabit olmayı bekler. Yumşak ve duygusal karakterlidir. Bu yüzden bazen manevi rahatlıktan ve hayat sevincinden mahrum oluyor. Düşüncelerinde sabırlı olmasa da günlük sorumluluklarını düpedüz yerine getirmeye kalkışır. Ona güvene bilirsiniz. Tembelliye yatkındır fakat harıl harıl çalışıyor. Çabuk çileden çıkıyor, iyi niyetlidir, fakat hayatını zayıf noktaları ile çatışmaya harcıyor. İncir gerçekçidir, her zaman çalışkan ve hızlıdır. Yakınları için gerçek birer mücevherdir. Mahsülü boldur, bahçede yetiştirip iyi baksan, zarar görmezsin. İncir evlenmeye değer biridir, fakat ondan mucize bekleme, o romantik duygulara sahip birisi değildir. Sıradan hisleri “farklı fantaziler”den üstün tutar. Kendini anlayan her hangi bir mükemmel ağaçla iyi geçinir. Şunu da dikkate almak gerekir ki, İncir çok kırılgandır! İncir olarak doğanların özellikleri: çabuk sinirlenme, iş yapma yeteneği, gözlem yeteneği, gerçekcilik, organizasyon yeteneği.

 

Meşe (21 Mart, 21 Mart)

 

Sağlam yaradılışlı, cesur, bağımsız ve girişkendir. Acıma duygusu çok yoktur. İşini şansa bırakmayı sevmez. Ayaklarını yere sağlam basmak ister. Hareketlidir. Kuvvetli ve güzeldir, kırılgan değildir. Hareketli, azametli ve vüqarlıdır. Ciddi dış görünüşü ile insanları etkiler. Sağlıklıdır. Bu çok önemlidir çünkü Meşe zayıflığa ve hassaslığa tahamül edemez, kan gördüğü zaman bayılır. Çok cesaretlidir, fakat cesareti manevi özelliğinden daha çok mağrurluktan doğuyor. Ona korkak denmesinden hoşlanmaz. Bunun için gerginliği önlerken gerektiğinden keskin hareket eder.

Temkinli ve azimlidir, onaylanmış karardan geri çekilmeyi sevmez ve her zaman amacına ulaşıyor. Fakat onun tersliğinin kötü yönleri de vardır. Meşe hareketli olmayı iyi beceremez ve her şeyi kabullene bilmemesi başına bela açar. Politik olmayı azacık becerseydi, çok şey kazanardı. Kendisi çok bağımsızdır, sınır tanımaz ve çoğu zaman hareketlerinde sınırları aşar. Yine de başkalarının fikirlerine ve bağımsızlığına ihtimad eder. Güler yüzlü ve konukseverdir, dostlarına karşı sadakatlidir, fakat aşkta her zaman sadakatli olmuyor. Düşünceleri here zaman değişiyor. ‘Bu aşk evliliğe doğru yürüyor’diye düşünmüyor, fakat her defasında aşkların kurbanına dönüşüyor. Aile kurarsa Meşe sertleşe bilir. Yerinde sağlam duruyor sanki etraf alemle sık ilişki içindedir. Mevcut durumları devam etdirir ve geliştiriyor. Değişikliği sevmiyor ve başkaları yüzünden gerçekleşen değişiklikleri gönülsüzce karşılıyor. Konservatifdir. Zaman zaman karşılıksız işler yapsa da kendini gözardı etmez ve dikkatini kendi problemlerine verir. Başkalarının hayatı ilr ilğilenmez. İşleri çoktur. Aydın düşünceli ve çalışkandır. İş adamıdır, durumdan bağımsız olarak her zaman olarak ‘kendini düşünen’insanlar sırasındadır. Bazen yakınlarının tam rahat yaşamasını sağlar. Meşe olarak doğanların özellikleri: dakiklik, çalışkanlık, gerçekçilik, gözlem ve organizasyon yeteneği.

 

Huş (24 Haziran, 24 Haziran)

 

Hayat dolu, etkileyici, elegan, arkadaş canlısı, gösterişten uzak, mütevazı, aşırılıklardan hoşlanmayan, kaba şeylerden nefret eden biridir. Doğal ve sakin bir yaşamı tercih eder. Fazla tutkulu değildir. Hayal gücü yüksek ve az hırslıdır. Sakin ve uygun ortamlar yaratır. Hareketli ve aristokrasi mizacı vardır, beraberlikte sade ve uyumludur. başarıya ulaşsa bile, hiç bir zaman kimsenin iyi tutumunu kullanmaya kalkışmaz, kibar ve sabırlı olmayı bilir, kendi rağbetini ve ruhsal durumunu diğerlerine bulaştırmak istemez, hiç bir şey talep etmezve hiç bir şey arzulamaz.

Püriten olacak kadar mütevazidir, fakat her zaman zariftir, tavsiye verecek biri değildir. Hiçbir zaman çizgileri aşmaz, her zaman sabırlıdır, sadece bir tek şeye – hayvancılığa dayanamaz. Lüks ve dış görünüş onun için yabancı kavramlardır. Huş’ta zerre kadar da eda yoktur. Büyük bir zevkle köyde yaşamaya razı olurdu, fakat her yere uyum sağlaya bilir, yeter ki, sakin çalışmak için müsait bir yer olsun. Dış görünüş itibariyle nyarin olmasına rağmen Hui emeğiyle büyür, çalışmayı, zahmete katlanmayı sever. Mütevazi ve nazik olduğu için sakin aşka meyillidir. Hassastır yoğun hislerden korkmaz. Sadık ve vefalı olur, evde düzen ve saadet yaratmada yeteneklidir. Bazen ciddi ilişkilere biraz ihtiyatla başlamasına rağmen, evlilikte hiçbir zaman pişman olmayacaktır. Huş ‘un en farklı özelliği aydın olmasıdır. Hayal gücünün icat yapma yeteneğinin gerçekten sınırları yoktur. Yaptığı işi her zaman yaratıcılıkla yapar. Yaratıcı biçimde düşünmek ve rüyalarını gerçekleştirme yeteneği, çalışma yeteneğiyle birleşince yüzüne tüm kapılar açılmaktadır. Her türlü faaliyette bulunmasına rağmen en başarılı olduğu dal sanattır. Kolay kolay insanlara ısınamaz, bu onun tek zayıf yönüdür. Sosyete hayatı, yetkililerle ilişkiler ilgisini çekmez. Huş genelde mutlu olur. Hayattan çok az şey ister – seven bir kalp ve iyi bir kişisel kütüphaneyle yetinir. Huş olarak doğanların özellikleri: yumuşak huyluluk, sentez, içgüdü, fanteziler.

 

Zeytin (23 Eylül, 23 Eylül)

 

Güneşi, sıcak havaları sever. Makul biridir. Kibar duyguları vardır! Agresyon ve şiddetten kaçınır. Sakin ve toleranslıdır. Adalet duygusu gelişmiştir. Hassas, kıskançlıktan uzak bir yapısı vardır. Okumayı ve sofistike insanlarla muhatap olmayı sever. Büyük değildir, ne güzel ne de çirkindir, fakat melahatiidir. Romatizma ona sık-sık zarar veriyor, bunun için de güneşi çok seviyor ve güneş olmayanda azab çekiyor. Temkinli ve yakindir, tecavüzcü değildir, çünkü hayatının karmakarışık olmasını istemiyor. Hayat için kendi perspektifi olsa da, başkalarının düşüncelerine saygı duyar. Başkalarının da kendi muhakemeleri olduğunu anlıyor. Hiç bir zaman başkasının işine karışmaz. Zeytin o kadar lezzetlidir ki, onu kolaylıkla belirsizlikle suçlamak oluyor, fakat o asla belirsiz değildir. Aksine gerektiğinde her kes yardım için ona doğru koşa bilir. Hiç bir zaman yüzünden gülücükler bitmez. Çünkü o kendini kontrol etmeyi iyi biliyor, özellikle onun için ki o sinirlerinin bozulmasını anlamsız olduğunu düşünüyor. Kendinin sakin ve temkinli oluşunun başkasına da sirayet etmesini sağlayan biliyor.

Zeytin samimi ve iyi niyetli birisi olsa da, onun bu iyi niyetini sui istifade etmemek için gerektiği kadar akıllı ve düşüncesidir. Doğuştan gelen bir adalet hissi ile seçiliyor. Her şeyi iyi anlıyor, dertleri paylaşmayı çok iyi beceriyor, kasıtlı olmaması ona kendi dertlerini unutturuyor. Bunu anlıyor ve kendini buna hazırlıyor. Bu yüzden başkaları üzerinde etki uyandırmak için hiç bir şey yapmasa da, onu seviyor ve değerlendiriyorlar. İnsanlarla iletişimde çok temkinlidir. Zeytin kıskanç olmamaya çalıoluyor, içinde azap çekse de sevgilisinin bağımsızlığına saygı duyuyor. Bazan çok büyük fedakarlık yapıyor hatta kendi aşkından da vaz geçiyor. Bu asla zayıflık değildir. Zeytin için en iyisi sakin olmaktır. Eğitimli olması onu diğerlerinden farklı kılıyor, düşünmek için uzun bir zamana ihtiyaç duyuyor, mütalaa etmeyi, öğrenmeyi, genel kültürünü geliştirmeyi çok seviyor. Kendi kasıtlı böyle yapsa da, her zaman dikkati çekiyor ve bazan ün kazanıyor. Çevresinde rahatlık ve saadet yaradan, hoş hatıra bırakan inananlardandır. Zeytin olarak doğanların özellikleri: Muhakemelerin doğruluğu, analitik zeka, tümdengelim yeteneği ve yansıtmalı olmak

 

Kayın (21/22 Aralık, 21/22 Aralık)

Güneşi, sıcak havaları sever. Makul biridir. Kibar duyguları vardır! Agresyon ve şiddetten kaçınır. Sakin ve toleranslıdır. Adalet duygusu gelişmiştir. Hassas, kıskançlıktan uzak bir yapısı vardır. Okumayı ve sofistike insanlarla muhatap olmayı sever. Kametli ve güzeldir. Uzun hayat süren gençliğe özgü özellikleri ihtiyarlayıncaya kadar sürdüren insanlardandır. Formunu, atikliğini nasıl koruyacağını iyi bilir. Her zaman düzenlidir, nazından geçilmiyor. İyi şartlar altında, her hangi bir alanda başarı kazana bilir. Her türlü şartlar altında hızlı ve çabucak harekete geçiyor. Planları çok fazla, onları başarı ile gerçekleştirmeyi iyi beceriyor. Yolunu şaşmaz. Hayatını düzene sokmayı da çok iyi beceriyor. Hesabını iyi bilse de, bütçesinde hiç bir yanlış yapmasa bile bazen fazla bonkördür. Kendi malvarlığını paylaşmayı asla sevmez, onunla uzun sure idare ede bilir. Kayın utangaç yaratıktır ve bir kaç gerekli özelliğe sahiptir.

Her zaman pozitif ve negatif özellikleri tartar ve hiç bir zaman tesadüflerin hükmüne güvenmez. Aşkta zayıf noktası fantezidir. İdeal bir eşdir. Çocuklarının olmasını ister, evini güzel bir şekilde düzenler ve tatili iyi geçirmeye çalışır. Yetişkin olduğu zaman başına bir iki macera gele bilir, bunun esas nedeni kendini başkalarına kanıtlamak ve hala genç ve cazibeli olduğunu göstermektir. Eğitimli, sağlıklı düşünen ve iyi bir organizasyon yapa bilme becerisine sahiptir. Aşikar maddeci bir kişiliği vardır. Her şeyden önce zengin sonra eğer mümkünse, mutlu olmak istiyor. Kayın olarak doğanların özellikleri: Derin düşünce, dakiklik, organızasyon yeteneği, realizm

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

15-16 Şubat 2018, KOVA Burcunda GÜNEŞ Tutulmasının Burçlara Göre Etkileri;

peter-blake2[1]

 

16 Şubat 2018 günü, İstanbul’a göre gece yarısını beş dakika geçe, bir YENİAY yaşayacağız. Bu oluşum aynı zamanda bir Güneş Tutulmasına eşlik edecek.
Genel yorumda 16 Şubat 2018, KOVA Burcu’nda Parçalı Güneş Tutulması ve YENİAY; ”Başka Türlü Bir Dünya” Arayışı… şöyle demiştik;
” Bazen bir düzenin bütünlüğünü, bir toplumun ya da topluluğun devamlılığını, bir ailenin varlığını, geçmişten geleceğe uzanan bir değerin korunmasını mümkün kılanlar, alışılmış olan davranış kalıplarını yıkmaya hazır olanlardır. Aslolan şekli ve sınırları değil, ÇEKİRDEĞİ korumaktır. Zira özü, EMANETİ muhafaza eden ve aktaran bu çekirdektir.”
BURÇ ve Yükselen BURÇ için analizlere gelince;
KOÇ veya Yükselen KOÇ: Kendinizi epeydir içine sıkıştığınız ”belirsizlik” tünelinin sonundaki ışığı görmüş gibi hissedeceğiniz bir dönem bu! Ama buna erişebilmek için radikal bir karar alması gerekenin siz olduğunu fark edeceksiniz. Bazı alanlardan çekilmeniz, bazı süreçlerin bittiğini ya da bitmesi gerektiğini fark etmeniz mümkündür. Önceliklerinizi yeniden saptayacak ve neyi korumak için neyi feda etmeniz gerektiğini daha net göreceksiniz. Bu karar size çok ani bir ferahlık getirmeyebilir… Şimdi atacağınız adımların ardından gelecek geçiş süreci sizi biraz zorlayabilir. Yetkinliğinizden, hayatın altından kalkma ya da üzerinize düşen sorumlulukları taşıyabilme gücünüzden şüphe edebilirsiniz. İçinizde oluşan farkındalığı, idrakine vardığınız o durumu aklınızda tutarak, bu geçişi daha rahat yapacaksınız. Yolunuz açık, cesaretiniz daim olsun 🙂
BOĞA veya Yükselen BOĞA: İş hayatınız, sosyal statünüz, kendinize biçtiğiniz sorumluluklar, üstlendiğiniz görevler ve tanımlar, hatta belki de medeni durumunuz hakkında değişim yaşayacağınız bir sürece giriyorsunuz. Bu değişim hayatınızdaki bazı insanlarla ya da bazı yerlerle bağınızın kopmasını veya dönüşmesini gerektirebilir. Ya da bu kopuşlar ile değişim kararı birbirini tetikleyebilir. Tamam Boğa’sınız ağırsınız 🙂 Hop zıp hareketleri sevmezsiniz. Ama tam da bu yüzden bir dış faktörün sizi zorla iteklemediği hiç bir değişimi yapmaz, erteler de ertelersiniz. Kontrol edemediğiniz hızlı gelişmelerin getirdiği kaybetme korkusu, sizi olumsuz etkilemesin! Bu durumu bir fırsat olarak görün ve değişimin gelecekteki iyiliklere vesile olacağına dair inancınızı koruyun.
İKİZLER veya Yükselen İKİZLER: Hayatınızla ilgili ileri dönük kurgularınızda, inançlarınızda ve yargılarınızda, seyahat veya eğitim planlarınızda, bir değişim sizi bekliyor. Ani bir teklif, beklenmedik bir fırsat, çarpıcı bir farkındalık, daha önceki planlarınızın içini boşaltan bir hayal kırıklığı, ya da eski iş ve hayat rutininizin korunabilir olmadığına dair net göstergeler, sizi bu değişime ayak uydurmak için arkadan itecek. Bir taşınma ya da bir insanın hayatınızdan taşınması, bir hayat ya da iş ortağının hayatınızdaki yerinin umduğunuzdan farklı bir şekle bürünmesi de, bu sürece eşlik edebilir. Bu süreçte idrak etmeniz gereken en önemli şeylerden biri, hayat planlarınızı birileri üzerine inşa etmenin sizi daha güçlü kılmadığıdır!
YENGEÇ veya Yükselen YENGEÇ: Engellenmesi mümkün olmayan bir değişimin eşiğindesiniz. Ya bu değişimin sorumluluğunu alacak, gücünüzü kuşanacak ve hayatınızın direksiyonuna oturacaksınız, ya da yıkım duygusu ve bir şeylerin, birilerinin sizi mahvetmek için özel planlar yaptığına dair kaygılar sizi sizden alacak! Sandığınızdan daha güçlüsünüz 🙂 Ama hayatınızın alıştığınız gibi gitmeyeceğine ya da rutinin bozulma ihtimaline dair her tür gösterge şu sıralar sizi güvensiz ve kırılgan hale getiriyor. Değişimin lafı bile, acı çekme, istenmeme, sevilmeme, korunmama, incitilmeye açık olma, hatta ölüm korkularınızı ortaya çıkartıyor. Bir şeylerin BAŞINIZA GELMESİNİ istemiyorsanız, hayatınızda olması gereken değişimi siz yapın olsun bitsin 🙂 Bunu da sizi sevmediğim için değil, sevdiğim için söylüyorum…
ASLAN veya Yükselen ASLAN: İş ve hayat ortaklıklarınızla ilgili beklenmedik gelişmelere açık olun! Hiç hesapta olmayan başlangıçları veya sonları tetikleyecek haberler almanız, hiç ummadığınız teklifler ya da açıklamalar ile karşılaşmanız mümkün. Uzak mesafelerden gelecek haberler, ya da size yol yaptıracak, hatta belki bir taşınmayı, bir konum değişikliğini, en azından bir karar değişikliğini gerektirecek gelişmeler de yaşayabilirsiniz. Eğer karşınıza çıkacak olaylar sizde bir hayal kırıklığı yaratıyorsa, hiç üzülmeyin! Olmayacak duayı ne kadar erken farkeder ve vazgeçerseniz, o kadar iyi 😉 Eğer geçmişten gelen biri ya da geçmişi anımsatan yeni bir yüz hayatınıza giriyorsa, aynı hatalara düşmemek için kendinizi kollayın 🙂 Kimseye güvenmek istediğiniz için güvenmeyin. Kendinizi güvende tutmak sizin sorumluluğunuz!
BAŞAK veya Yükselen BAŞAK: Hayat düzeninizi, çalışma ve yaşam rutininizi değiştirecek gelişmelere açık olun! Alıştığınız düzeni bozan bir durumla karşılaşmanız da, bir iş değişikliği yapmaya, bir düzeni bozmaya sizin karar vermeniz de mümkün. Bu değişim, çok anlam yüklediğiniz bir ilişkinin ya da bir işbirliğinin bitmesi ile olabilir. Ya da bu işbirliğine veya ilişkiye eskiden yüklediğiniz anlam, sizin gözünüzde değişebilir. Güven sorunları yaşayabilirsiniz. Ya da belirli bir düzeni sadece güvende kalmak için sürdürdüğünüzü ama bunun size doyurucu gelmediğini farkedebilirsiniz. TUTUNMAK, hepimiz için bir süreliğine rahattır. Ama insan annesi ile olan göbekbağını dahi bırakarak doğar 🙂 Bizi hayatta tutan tek bağ, Ruh’umuz ile olan bağımızdır ve yönümüzü o ipe tutunarak çizeriz… Değişimden korkmayın. Eğer sizi düşündüren sağlığınızla ilgili gelişmeler ise, sadece gerekli önlemleri alın ve şifaya ereceğinizden hiç endişe etmeyin!
TERAZİ veya Yükselen TERAZİ: Her son bir başlangıçtır! Düşmekten korkan, yürümeye başlayamaz 🙂 O yüzden siz adımlarınızı atın ve düşe kalka ilerlemeyi baştan kabul edin. Atmanız gereken adımların düzeninizi bozmasından, ya da ne yaparsanız yapın düzeni yeniden kuramamaktan endişe ediyor olabilirsiniz. Endişe ile fazla vakit kaybetmeyin Sevgi bağı kurduğunuz insanlar, sizi bu aralar biraz hayal kırıklığına uğratıyor ya da umduğunuz desteği vermiyor olabilirler. Onay alamama kaygısı enerjinizi düşürebilir. Ya da güvendiğiniz kişiler ani yön değişiklikleri ile size kendinizi ortada kalmış hissettirebilirler. Unutmayın ki beraberlikler ve bağlar hep bizi desteklemez ve hayatı kolay hale getirmezler. Bazen bize yük olur, bazen de bizim kontrolü ele almamızı gerektirirler. Bu ara mutlu edilmeyi ve korunmayı beklemeyin. İçinizdeki gücü ortaya çıkartacak adımları siz atın 🙂
AKREP veya Yükselen AKREP: Bir yolun sonundasınız. Alacağınız bir teklif, ya da vereceğiniz bir karar ile, yeni bir hayat döngüsüne geçeceksiniz. Bu iş ya da hayat kararını verirken, önceliklerinizi gözden geçirmeyi unutmayın. Zira ya şu anda geldiğiniz ve değiştirmek istediğiniz duruma, bazı şeylerin önemini fazla gözünüzde büyüttüğünüz için düştünüz ve şimdi bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz… Ya da hep ulaşamadığınız şeylerin peşinde olduğunuz için, elde ettiğiniz her sonuç biraz hayal kırıklığı ve bir yere hapsolup kalma hissine neden oluyor 😉 Size bu geçişi yapın ya da yapmayın demiyorum. Zira bu geçiş ya da bu durak sadece bir vesile! Bu defa kapatmak ya da açmak istediğiniz kapının, bitirmek ya da geçmek istediğiniz düzenin, sizin için taşıdığı derindeki anlamı iyice çözün. Siz aslında neyin peşindesiniz? Gerçekte kendinizi neye ait, neyin bir parçası hissetmek istiyorsunuz? GÜVEN ve HUZUR neden içinizde değil de hep ötenizde…
YAY veya Yükselen YAY: Bir zıplayış, bir yükseliş, bir atılım cesareti ya da bir deli panik var ki üzerinizde sormayın gitsin 🙂 Ama tansiyonunuzu kontrol altında tutun. Kendinize güvenmek ile kendinizi güvende hissetmek arasındaki farkı ve bu duyguyu yitirdiğiniz zaman nasıl davrandığınızı fark edin. Büyük bir fırsat gibi görünen ama zemini sağlam olmayan teklifler, aşk gibi görünen ama sadece sizin içinizdeki sevilme ya da duygusal olarak yüksek hissetme arzusunu doyuran şeyler için, dünyaları yıkıyor olabilirsiniz. Sonradan üzülmemek için, insanları olmasını istediğiniz yere değil olduğu yere yerleştirin. Kendi zaaflarınızı da iyice tanımlayın ve adımları buna göre atın. O zaman girişimlerinizin çerçevesini daha iyi ayarlarsınız. Eğer bu aralar ummadığınız bir haberle düşünceleriniz ve planlarınız değişirse de, kendinizi hayal kırıklığı ve zemin kaybetme korkusuna kaptırmayın. Gelen ve gidenler, olan ve bitenler, size yeni bir yol açarken hesaba katmanız gerekenleri gösterecektir.
OĞLAK veya Yükselen OĞLAK: Ne yaparsanız yapın, gelirinizi size güvence sağlayacak bir seviyeye getiremediğinizi mi düşünüyorsunuz? Para kazanma şeklinizi değiştirecek, ya da yeteneklerinize, hayata katabileceğiniz değere bambaşka bir gözle bakmanızı sağlayacak gelişmeler sizi bekliyor. Önümüzdeki dönemde elinizde olan imkanları daha iyi kullanmanın bir yolunu bulabilrsiniz. Eğer şu anda yaşadığınız ortam, yaptığınız iş, ya da size verilen görev tanımı sizin kapasitenizin altında ya da maddi olarak tatminkar değilse, yeni bir arayış içine girebilirsiniz. Ya da önünüze çıkacak olan fırsatlar bir kapıyı kapatıp, başka bir kapıyı açmanızı sağlayabilir. Adımlarınızın kısa kalmasından, beklemediğiniz durumlarla karşılaşıp boşa düşmekten endişe edebilirsiniz 🙂 Ama sandığınızdan daha yeteneklisiniz! Unutmayın; eğer güvence ya da gelişme imkanı arıyorsanız, yaratıcılığınızı maksimum düzeyde kullanmanız, uyumakta olan becerilerinizi su yüzüne çıkartmanız şart.
KOVA veya Yükselen KOVA: Kendinizi bir çerçevenin içine sıkışmış ve bir değişime fena halde muhtaç hissediyor olmanız mümkün 🙂 Sanki hayatınızda bir dönem bitiyor ve siz hem bu süreçten çıkmakta hem de önünüzü görmekte zorluk çekiyorsunuz. İçine düştüğünüz bu kapalı devre, size kendinizle ilgili değiştirmeniz ya da geliştirmeniz gereken unsurları fark ettirecek bir süreç olabilir! Bazen kısıtlamalar, sınırlar, bize özgürlüğümüzün kıymetini fark ettirir ve değerini bilmediğimiz, iyi kullanmadığımız zamanlara geri dönsek daha farklı davranmak isteriz. Biz kendimiz gibi davranmaya devam ettiğimiz sürece, düzeni değiştirsek de olaylar bizi aynı kapıya çıkartır. Ancak kendimizi değiştirirsek, hayatımız da değişir. Dolayısıyla hayatınızı değiştirmek yerine, hayatınızı ele alma, olaylara tepki verme şeklinizi değiştirmek, size ihtiyacınız olan güvenlik hissini ve özgürleşmeyi aynı anda sağlayacaktır.
BALIK veya Yükselen BALIK: Sizi tüketen, size kendinizi çaresiz veya tutsak hissettiren bir süreç, bir mecburi bağlılık, belki de bir hastalık sona ermek üzere… Ancak bu geçiş sırasında siz de önceliklerinizin, değerlerinizin ya da değer üretme veya para kazanma şeklinizin değişmesi gerektiğini fark edeceksiniz. Yani aslında bu bitiş size bir rahatlama getirdiği kadar biraz da, ne yapacağını, nasıl davranacağını bilememe hali getirebilir. Buna literatürde ”Sudan Çıkmış Balık” efekti de denir 😉 Sizi bir durumun içine hapsedenin biraz da hayatınıza bakış ve davranış şekliniz olduğunu kabul etmeniz gerekebilir. Bir daha aynı sürece düşmemek ya da başka bir çıkmaza takılı kalmamak için, bilginizi ve değerlerinizi ortaya koyma, yeteneklerinizi kullanma, hayatınıza sahip çıkma şeklinizi değiştirmeniz yerinde olur. Önümüzdeki dönem bunun için çalışacağınız bir zamandır.

https://junoastrology.com/2018/02/11/15-16-subat-2019-kova-burcunda-gunes-tutulmasinin-burclara-gore-etkileri/

kAYNAK: JUNOASTROLOGY

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Carl Jung’un insan psikolojisi üzerine yapmış olduğu harika tespitler

5[1]
Freud ile birlikte psikanalitik kuramının öncülerinden olan ve aynı zamanda Freud’un öğrenciliğini de yapmış olan Carl Jung, Freud’un teorilerine karşı sergilediği eleştirisel tavrı nedeniyle bir müddet sonra yollarını ayırdı. Kendi fikirlerinin peşinden giden Jung; falcılık, telepati, dinsel simgeler ve düşler gibi bilimin kuşkuyla baktığı alanlara yönelmiş ve bu yüzden çok fazla eleştiri almıştır.
“İnsanın zorluklara ihtiyacı vardır; onlar sağlık için gereklidir.”

“İnsan anlamadığı kişiyi bir aptal olarak görmeye meyyaldir”

“Bir şeyi kabul edene kadar onu değiştiremeyiz. Suçlamak özgürleştirmez, tahakküm eder.”

“Uzay yolculukları yalnızca bir kaçıştan, insanın kendisinden kaçmasından ibarettir, çünkü Mars’a ya da Ay’a gitmek insanın kendi varlığına nüfuz etmesinden daha kolaydır.”

“Siz bilinçaltınızı bilince dönüştürene kadar, o sizin hayatınızı yönlendirecek ve siz ona kader diyeceksiniz.”

“Kendi karanlığınızı bilmek, başkalarının karanlığıyla başa çıkmanın en iyi yöntemidir.”

“İnsanın bilinçdışı aklı, bilinçli akıl kör ve güçsüz olduğu zaman bile doğruyu görür.”
“Ben başıma gelen şeylerin toplamı değilim, ben olmayı seçtiğim şeyim”

Kaynak: vikilist

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Her şeye ara verip kendiniz için bir şeyler yapmanızın zamanı gelmedi mi?

kalp-merdivenleri[1]

 

Her şeye ara verip kendiniz için bir şeyler yapmanızın zamanı gelmedi mi?
İşte kendiniz için yapmanız gereken yedi şey…

  1. Senin için doğru insanlarla görüş… Gülümseyen, anlayışlı, mutluluk veren
  2. Anı kaçırmadan yaşamaya başla…Şimdi buradasın, nefes al, huzuru hisset
  3. Mutluluğunu ön plana al… Ancak sen mutlu olursan mutlu edebilirsin
  4. Kendine karşı dürüst olmaya başla… Sana doğru gelmeyen şeyi hayatından çıkart
  5. Problemlerinle yüzleş ve çözüm üret… Nasıl pozitif bir çıkış bulabilirim
  6. Kendine karşı nazik ol… Kendini yargılamaktan vazgeç, kendini küçümsemekten vazgeç, kendini sev
  7. Yeni ilişkiler kurmaya açık ol… Yürümeyen ilişkilere tutunma çabandan vazgeç
  8. Kaynak: mistik yol
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutlu Olmak İstiyorsan…

19554517_1946449828715867_8555134010219393639_n[1]

  1. Her arkandan konuşana kulak asma
  2. Her söz veren sözünü tutar sunma
  3. Her tanıştığın insanı kendin gibi bilme
  4. Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme
  5. Mutsuz edeni değil, huzur vereni seç
  6. Seni çekemeyenlere gül ve geç
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Burcunuzun özelliklerini doğru kullanmanızı sağlayacak 20 etkili tavsiye!

 

Horoscope

 

1)Koç
Maceracı ve girişimci ruhunuzu açığa çıkaracak yeniliklerde bulunun.

Geçerliliğini çoktan yitirmiş kurallarla kendinizi hapsetmeyin
Yeni ve keşfedilmemiş alanlarda söz sahibi olmaya çalışın.
Başkalarının izini takip etmeyin
Hedef belirlerken büyük düşünmeye çalışın.
Asla küçük tepelerin kaşifi değil, zirvelerin sahibi olun.
Bağımsızlığınızdan asla ödün vermeyin.
Sizi zincirlemelerine müsaade etmeyin
Cesaretli olun, ideallerinizi gerçekleştirmekten asla yorulmayın.

İlgi duyduğunuz bir alanda muhakkak söz sahibi olmaya çalışın.
Öfkenize yenik düşmeyin.
Diplomatik davranın.
İstekleriniz için mücadeleci olun.
Çabuk pes etmeyin.
En büyük savunmanın, en güçlü saldırıyla mümkün olduğunu unutmayın.
Akılcı davranın. Gücünüzü nerde kullanmanız gerektiğini bilin
Yeteneklerinizden şüphe etmeyin. Bilakis ortaya koymak için azimli olun.
Amaçlarınız için tarih belirleyin. Şu tarihe kadar bunu başaracağım diye kendinize söz verin.
Önsezilerinize ve içgüdülerinize güvenin.
Asla, sıradan olanı istemeyin. Herşeyin en kaliteli olanını kendinize layık görün.
2)Boğa
Kendi değerinizin mutlaka farkında olun.
Hayatın eğlenceli yanlarından istifade edin.
Affedici ve kararlı olun.
Doğanın kendi içindeki dengesine inanın.
Geçmiş kararlarınızı sorgulamayın.
İnatçı davranmayın.
Hayatı sürekli planlamaya çalışmayın.
Değişime karşı çıkmayın. Yenilikçi düşünün.
Girişimci olmaktan kesinlikle vazgeçmeyin.
Cazibenizi, karizmanızı nerede kullanmanız gerektiğini iyi tespit edin.
En ufak bir detayı gözden kaçırmayın. Gözlemci olun.
Karmaşık meseleleri, tutarlılık gücünüzle çözmeye çalışın.
Esnek düşünmeyi bilin veya böyle düşünen kişilerle beraber olun.
Rahat davranın. Pratik olun ve başka fikirlere kulak verin.
Yenilikleri sıkı takip edin. Teknolojinin tüm nimetlerinden yararlanın.
Bir şey canınızı sıkıyorsa, bunu dile getirmekten kaçınmayın.
Yardım istemekten çekinmeyin. İstiyorum benim olmalı demeyi unutmayın.
Mücadeleci ve hırslı olun.
Her şeyi alıştığınız şekilde yapmak yerine, farklı yollar deneyerek gerçekleştirin.
Enerjinizi düşürebilecek, sizi ağırlaştıracak herşeyden uzak durmaya çalışın.
3)İkizler
Meraklılık duygunuzu mutlaka ön planda tutun. Bu sizi başarıya götürür.
Sezgilerinize güvenin. Kendinize inanmaktan asla vazgeçmeyin.
Çevrenizle iletişiminizi güçlü tutun, kendinizi ifade etmekten kaçınmayın.
Sabırsızlık göstermeyin. Kararlı olun.
Karar verirken, incelemelerde bulunmayı ihmal etmeyin.
Konuşmak kadar dinlemeyi de mutlaka bilin.
Düşüncelerinizi ifade ederken, ılımlı davranmaya özen gösterin.
Yeni fikirlere ve deneyimlere açık olun.
Esprili ifade tarzınızı yerine göre kullanmayı bilin.
Bir konuda karar verirken, derinlemesine düşünün.
Bildiklerinizi diğer insanlarla paylaşmayı unutmayın.
En az bir yabancı dil mutlaka öğrenin.
Yazma, araştırma, güçlü irtibatlarda bulunma yeteneğinizi ön planda tutun.
Kimsenin sizi etkilemesine ve kandırmasına izin vermeyin.
Her türlü tartışmada sakin kalmayı bilin.
Sürekli fikir değiştirmeyin. Belli bir amacınız olsun. Hedefinize kitlenin.
Teknolojik aletleri, iletişim araçlarını kullanmayı ihmal etmeyin.
Acele tavırlar içinde olmayın. Fazla vesveseli davranmayın.
Para konusunda düzensiz, uçarı ve dağınık olmayın. Hesabınızı iyi yapın.
Fazla uykusuz ve aç kalmamaya dikkat edin. Sigaradan uzak durun.
4)Yengeç
Çekingen davranmayınız. Girişimci olmaya çalışınız.
Herhangi bir durumda, olayları gerçekçi bir şekilde görmeye çalışınız.
Endişeli durumlardan uzak kalmak için etrafınıza duvar örmeyiniz.
Dış dünyaya açılmaktan korkmayınız. Öncü gücünüzü ön planda tutunuz.
Endişe, vesvese ve aşırı hassasiyet ve alınganlıktan uzak durunuz.
İlişkilerde terk edilme korkusu taşımayınız. Sizinle olmak ayrıcalıktır bunu unutmayınız.
Çocukça davranmayınız. Çıkarlarınızın farkında olunuz.
Hayata dar gözlüklerle bakmayınız. Bağımsızlık duygusunu ön planda tutunuz.
Aşırı sahiplenici olmayınız. Koruma ve kollama güdünüz belli sınırda tutunuz.
Gereken yerlerde mantığınızla duygularınızı dengeli kullanmaya çalışınız.
Sezgileriniz son derece güçlüdür. İnsan ilişkilerinde bu gücünüze güveniniz.
İçedönük olmayınız. Yeri geldiğinde sizi üzen, kızdıran şeyleri dile getiriniz.
Sevginizi, şefkat duygunuz, yardım severliliğinizi kimsenin hoyrat kullanmasına izin vermeyiniz.
Yakın çevrenizin sözlerinden, hareketlerinden etkilenmeyiniz. Kendi kararlarınızı kendiniz veriniz.
İlişkilerinizde vermek kadar, almayı da unutmayınız. Yeri geldiğinde bencil olmayı biliniz.
Sırf huzursuzluk çıkmasın diye, sizi üzmelerine izin vermeyiniz.
Kabuğunuzdan sıyrılınız, mutlu olmak için gerektiğinde risk almayı biliniz.
Ailenizi, ileride kuracağınız yuvanızın üstünde otorite olarak görmeyiniz. Kendi yuvanızı kendiniz idare ediniz.
Pozitif insanlarla beraber olunuz. Dertli tasalı, negatif düşünen kişilerden uzak durunuz.
Geleceğinizi kuramamak, zor durumda kalacağınızı düşünmeyiniz. Siz güçlü bir insansınız. İsterseniz yoktan varedebilirsiniz.
5)Aslan
Sürekli pohpohlanmayı, alkışlanmayı, ilgiyi uyandırmayı beklemeyiniz. Yeri geldiğinde size karşı çıkacaklardır. Esnek düşünmeye çalışınız.
Yaratıcılık gücünüzü ön planda tutunuz.
Yenilikçi düşününüz. Girişimci olunuz. Cesaretinizi, güven duygunuzu asla kaybetmeyiniz.
Verici ve cömert olmayı sürdürünüz. Çünkü siz burçlar kuşağının kral ve kraliçesisiniz.
Sizi onaylamasalar bile, doğru bildiğiniz yolda ilerleyiniz.
Dünyanın sizin etrafınızda dönmediğini görseniz de, yılmayınız. Amacınızı gerçekleştirmek için kararlı olunuz.
Kibir, gurur ve inattan uzak durunuz.
Her yeni günü neşeyle, iyimserlikle karşılayınız.
Yeteneklerinizi muhakkak değerlendirmeye çalışınız. Eğitiminizi sürdürünüz.
Spontan ve rahat davranınız. Unutmayın siz bir Aslansınız.
Zevklerinize aşırı derecede takılı kalmayınız. Aşırı olan herşeyden uzak durunuz.
Sonunu göremediğiniz hiçbir olgunun içinde yer almayınız.
Tecrübe ve bilgi birikimlerinizin farkında olunuz. Bunları muhakkak değerlendiriniz.
İrade gücünüzden yararlanmayı ihmal etmeyin.
Gerektiğinde risk almayı bilin.
Çalışmak kadar, hayatın eğlenceli yanlarının da keyfini çıkarmayı bilin. Tabii ki dozunda.
Tutkularınızda aşırıya kaçmayın.
İsteklerinizin olması için dramatik şovlar sergilemeyin.
Özgüven duygusu bir Aslan için son derece önemlidir. Ne şartta olursanız olun, bunu kaybetmeyin.
Kalbinizin arzularını dinlemeyin unutmayın.
6)Başak
Katılımcıdan olmaktan, kendinizi ifade etmekten çekinmeyin.
Hayatın sırf çalışmak olmadığını bilin, kendinize zaman ayırmayı unutmayın.
Ne geçmiş ne gelecek, önce bulunduğunuz anın önemli olduğunu unutmayın.
Başkalarının size ihtiyacı olduğunu unutmayın, fakat kendinizden de taviz vermeyin.
Ilımlı, şefkatli davranın. Hiç kimsenin mükemmel olmayacağını bilin.
Aşırı kuruntulu, vesveseli, aşırı analizci davranmayın. Yani aşırılıklardan uzak durun.
Detaylar önemlidir. Fakat bunu aşırısı rahatsız edicidir. Kendinizi yormayın.
Bir şirkette üst yönetimde olmayı hedefleyin. Siz yeteneklisiniz ve yükselebilirsiniz. Bunu unutmayın.
Bir insan hakkında hemen karar vermeyin. Enine boyuna inceleyin. Eleştirici gözle bakmamaya çalışın.
Mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Bunun için kendinizi tedirgin etmeyin.
Eğer koşullarınız hoşuna gitmiyorsa, bunu değiştirmek için çaba sarfedin.
Son söylenecek sözü, baştan söylemeyin.
Hangi işi yapıyor olursanız olun, o konuda ustalaşın.
Sağlığınız en değerli hazinenizdir. Kendinizi yorgun düşürene kadar çalışmayın.
Kazanmak için, ileri görüşlü ve pratik olun. Hedefinize kararlılıkla ilerleyin.
Sorumluluk duygunuz ile aşk ilişkiniz arasındaki dengeyi ve zamanı iyi ayarlayınız.
Affedici olmayı, uyumlu davranmayı ihmal etmeyin.
Parasız kalmaktan korkmayın, çünkü siz kazanmayı bilecek kadar zekisiniz.
Başkalarının sizden daha yetenekli olduğunu düşünmeyiniz. Çünkü bu doğru değildir.
Hata yapmaktan korkmayın. Çünkü siz bir insansınız. Hata yaptığınızda kendinize boş yere yüklenmeyin.
7)Terazi
Nezaket, diplomasi, denge ve adil düşünmekten vazgeçmeyiniz.
Sorunların üstünü örtmeyiniz, sıcağı sıcağına çözmeye çalışınız.
Ortaklaşa hareket etmekten çekinmeyiniz. İşbirliğini önemseyiniz.
Yeni ilgi alanları ve yeni arkadaşlar edinmeye devam ediniz.
Dengeli, bütünlük içinde hareket etmeye, paylaşımcı davranmaya devam ediniz.
İlişkilerde sabırlı olunuz. Sorumluluklarınızı asla ihmal etmeyiniz.
Tek başına ilerlemek, özgürlük iyidir. Ama günün birinde bir cana ihtiyacınız olacağını unutmayınız. Bizlik kavramından uzak durmayınız.
Ne zaman kararsızlık duysanız, gerçeği ve adaletin sesine kulak veriniz. O size doğru seçeneği bulmanızda yol gösterecektir.
Ne zaman kendinizi kapana kısılmış gibi hissederseniz, dünyaya açılın ve sosyal olmaya çalışın. İnsanlarla bir arada olmak sizi besleyecektir.
İlişkilerde sınırlarınızı iyi belirleyin.
Giyim tarzınızla, davranışlarınızla kendinize has bir vizyon yaratmayı ihmal etmeyin.
Kendinizle gurur duymayı bilin. Çünkü yöneticiniz Venüs sizi diğerlerinden farklı bir şeklide taçlandırmıştır.
Asla sıradan olmayın. Bulunduğunuz ortamın kalitesine, birlikte olduğunuz insanın kişilik özelliklerine dikkat ediniz.
Başkalarını yüceltmek uğruna, bay ve bayan iyi olmaya çalışmayın.
Kendinizi başkalarının gözüyle değerlendirmeyin. Önemli olan sizin kendiniz hakkında ne düşündüğünüzdür.
İş veya özel hayatınızdaki ilişkilerde uyumlu olmak uğruna, sıkıntılarını dile getirmekten çekinmeyin. Eğer bir şey size uymuyorsa bunu mutlaka belirtin.
Size kötülük edenlere aynı şekilde karşılık vermeye çalışmayın.
İnsanları bir birlik etrafında toplayabilen üstün bir kişi olduğunuzu unutmayınız.
Haksızlıklar karşısında doğal zarafetinizle mücadele edin. Karşılık vermeden destek olmayı bilin.
Hangi durum olursa olsun, başkalarının fikirlerini ve bakış açıları sormayı ihmal etmeyin.
8)Akrep
Değişim ve gelişimden yana düşünmeyi asla ihmal etmeyiniz.
Olaylar ve insanlar karşısında esnek düşünmeye ve uyumlu davranmaya çalışınız.
Maddi ve manevi yenilenme gücünün anahtarı elinizdedir. Bu nedenle şanslı olduğunuzu biliniz. Hayattan umudunuzu asla kesmeyiniz.
Başkalarının işine size sorulmadıkça karışmayınız. İçinde bulundukları özel durumları öğrenmeye çalışmayınız.
Sabırsız davranmayınız, yargılamalarda bulunmayınız.
Birisini sevmediyseniz, kafayı bu kişiye taktıysanız, ağzıyla kuş tutsa size yaranamayacaktır. Lütfen bu huyunuzdan vazgeçiniz.
Hedeflerinizi öz disiplin duygunuz sayesinde gerçekleştirebilirsiniz. Bu gücünüzü daima ön planda tutunuz.
Yapıcı değişimlerden yana olunuz.
Sizi durgunlaştıran veya enerjinizi düşüren herşeyden uzak durunuz. Siz aktif olmalısınız.
İntikam duygunuzu lütfen dizginleyiniz. Çünkü bu duygu gelişiminizin önünde duran tek engeldir.
İşleriniz ne kadar kötüye gitse de, güç ve kararlılık ateşini içinizde asla söndürmeyiniz. Bu güçle karanlıkları aydınlığa çevirebilirsiniz.
Elinizdeki kaynakları doğru alanlarda kullanmayı bilen bir burcun insanısınız. Bu gücünüzden yararlanmak için, gizli yeteneklerinizi açığa çıkarmayı deneyiniz.
Herhangi bir şeye inanmadan önce sağlıklı bir şekilde sorgulamayı unutmayınız.
Başarılması ne kadar zor olsa da, amacınıza odaklanınız. Bu odaklanma her işin altından başarıyla kalkmanızı sağlayıcıdır.
İhtiyacınız olmayan, geçerliliğini yitirmiş kişi veya olaylar üstünde zaman kaybetmeyiniz.
Hırs ve aşırı tutkularınıza yenilmeyiniz.

Aşk hayatınızda aşırı sahiplenici, kıskanç ve saplantılı davranmayınız.
İsteklerinizi elde etmek için karşınızdaki kişiyi bunaltmayınız, cinsellikte ölçüyü kaçırmayınız.
Gücünüzü toplamak ve yenilenmek için, kendinize zaman ayırmayı unutmayınız. Ne durumda olursanız olun, yalnız geçirilen zaman dilimleri size çok iyi gelecektir.
9)Yay
Dünyayı keşfetmekten, yeniliklerde bulunmaktan, hayatınızın anlamını aramaktan asla vazgeçmeyiniz.
Öğretmekten, öğrenmekten, araştırmaktan, bilgilenmekten uzak durmayınız. Dünyanın size ihtiyacı olduğunu biliniz.
Yüksek hedefler belirleyiniz. Bu hedeflere ulaşmak için azimli ve kararlı davranınız. Bu sizi dağılmaktan koruyabilir.
Amaçlarınızı belirlediğinizde, ben bunu hallederim demeyi unutmayınız. Çünkü bunu hakikaten başarabilecek kadar güçlüsünüz.
Burcunuz inanç, merhamet, yükselme, genişleme, maneviyat, şans, bilgelik ışığıyla donatılmıştır. Bunların bilincinde olarak güvenle ilerleyiniz.
Büyük düşününüz. Fırsatların ayağınıza gelmesini beklemenize gerek yok. Çünkü siz fırsatları kendiniz yaratabilecek kadar akıllısınız.
Sezgilerinize güveniniz. Onlar sizi yanıltmayacaktır.
Sabırlı olunuz. Çünkü sabır, bilgeliğe giden yolda size rehberdir, ışıktır.
Başkalarının görüşlerine önem veriniz. Çünkü bunları bilirseniz, yanlışları hakkında onları uyarabilirsiniz.
Uzun yolları, uzak ülkeleri, diyarları keşfetmeye hazır olunuz. Belki uzun sürer ama size o kadar çok şey kazandırır kil.
Kısa yoldan zengin olma hayallerine kapılmayınız. Sizin yolunuz uzundur ama kalıcıdır.
Olayları ve durumları sadece kendi bakışınıza göre ele almayınız. Farklı görüşlere tahammül etmeyi unutmayınız.
Sözlerinizi muhakkak tutunuz. Gücünüzü aşan sözler vermemeye çalışınız.
Aşırı abartılı ve coşkulu hareketlerden kaçınınız. Ölçülü olmayı unutmayınız.
Soylu ve asaletli bir insan olduğunuzu unutmayınız. Her daim genç görüneceğinizi biliniz.
Kutsal değerlerinize önem veriniz. Maneviyatınız sizi bir çok kötülükten koruyabilir.
Her zaman bir yedek planınız olsun. Sıkıştığınızda bunu kullanarak sonuca ulaşabilirsiniz.
Eğitim hayatınıza özel önem veriniz. Sonuna kadar gidiniz. Çünkü sizlerin bilgisine insanlığın ihtiyacı vardır.
Açık ve dobra bir kişisiniz. Fakat sözlerinizi tartmadan, iyice düşünmeden sarfetmemeye özen gösteriniz. Çünkü farkında olmadan birilerini kırabilirsiniz.
Eleştirilere açık olunuz. Bunlar gelişiminiz için son derece önemlidir.
10)Oğlak
Evren size sabır, disiplin, sorumluluk, güven olgusunun anahtarlarını vermiştir. Bunlarla her türlü sorunu çözebilir, her kapalı kapıyı açabilirsiniz.
Yakın ilişkilerinizde duygularınızı ve sıkıntılarınızı saklamayınız.
Problemlerinizi ılımlı ve olgun tavırlar içinde çözmeye çalışınız.
Her şeyden kendinizi sorumlu tutmayınız. Başkalarıyla ilgilenirken kendinizi ihmal etmeyiniz.
Sosyal ilişkilerinizi önemseyiniz. Hayatın sadece çalışmaktan ibaret olmadığını biliniz.
Dürüst davranmanız gereken yerlerde, sırf birileri üzülecek diye içinizdekilerini saklamayınız.
Yetenekleriniz konusundaki mütevaziliğinizi koruyunuz. Bunun sizi yücelttiğini biliniz.
Sabırlı davranmaya devam ediniz. Çünkü eninde sonunda ödüllendirileceğinizi biliniz.
Çok çalışmak tabi ki iyidir. Fakat bir gün yaşlandığınızda keyfini süremediğiniz günlerin acısını çekmemek için eğlenmeyi de ihmal etmeyiniz.
Engellerinizin sizi başarıya götüren en önemli itekleyici güç olduğunu unutmayınız.
Güven duygunuzun sarsıldığını hissettiğinizde kendinizi inadına ödüllendiriniz.
Asla karamsar düşünmeyiniz. Zirveye çıkarken minik taşlara çarpabilirsiniz. Ama siz yine de oraya varabilecek güce sahipsiniz.
Büyük zaferlerin sahibi olarak, kendinize olan saygınızı daima ön planda tutunuz.
Soğukkanlılığınızı koruyunuz. Bu sizi her türlü başarıda ön sıralarda tutacaktır.
Başkaları tarafından takdir edilmeyi nasıl bekliyorsanız, siz de diğerlerini başarılarından dolayı kutlayınız.
Sosyal ortamlarda kendinizi, başarılarınızı ve yeteneklerinizi göz önüne alarak ifade etmekten çekinmeyiniz.
Hedefinizi büyük düşününüz. Geleceği parlak olmayan bir yerde bulunmak yerine büyük bir işletmede çalışmayı tercih edin.
Kendi kaderinizi ve kimliğinizi şekillendirmeye çalışırken, toplumsal şartlanmaların esiri olmayınız.
Doğal yapınızla uyuşmayan hiçbir fikri, insanı, şartı ve durumları kabul etmeyiniz.
Hiçbir zaman yaşlanmayacağınızı biliniz. Siz şarap gibi, yıllar geçtikçe daha karizmatik ve daha çekici ve güzel olabileceksiniz. Bu burcunuza verilmiş doğal bir şanstır.
11)Kova
Değişimden korkmayınız. Standart kalıplara bağlı kalmayınız. Orijinal düşüncelerinizi hayata geçirmekten vazgeçmeyiniz.
Gelecek planlarınızı, amaçlarınızı size uygun ortamlarda, sizinle aynı yolda ilerleyebilecek kişilerle paylaşmaya çalışınız.
Özgürlüğünüzü kimsenin tekeline bırakmayınız. Sürüye boyun eğmeyiniz.
Modern düşününüz. Kişisel hedeflerinize saygı gösteren insanlarla bir arada olmaya çalışınız.
Duygularınızı asla ihmal etmeyiniz. Mesafeli ve soğuk olmayınız.
Hedefe varmak veya herhangi bir eylemde bulunmak için, başkalarının onay vermesini beklemeyiniz.
Çevrenizde olan biteni görmezlikten gelmeyiniz. Sabit fikirli olmayınız. Daha geniş gözlüklerle hayata bakmaya çalışınız.
Sizler buluşçu, hayatı kolaylaştırabilen sıradışı, yaratıcı kişilersiniz. Bu özellikler size armağandır. Bu özelliklerinizi ifade etmekten kaçınmayınız.
Sizler üstün bir sezgi gücüne sahipsiniz. Baktığınız her insanın nasıl biri olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz.
Sizler dünyayı yaşanabilir hale getiren, mantık, tarafsızlık, zeka ve barışçıl özellikleriyle donatılmış özel kişilersiniz. Kesinlikle gücünüzü hafife almayınız ve umutsuzluğa kapılmayınız.
Bulunduğunuz alanı yenileştiriniz. Hayatınızda rutinliğe yer vermeyiniz. Siz gelişimci bir burcun insanısınız. Sınırların ötesinde düşünmeye çalışınız.
Gerçek anlamda özgür olmak için, öncelikle bireyliğinizin farkında olmanız gerektiğini biliniz.
Diğerlerinden sizi ayıran farklılıklarınızın, gelişiminizin önünü aydınlatan ışık olduğunu unutmayınız. Sıradan şeylerle yetinmeyiniz.
Yenilikleri özellikle teknolojik gelişmeleri iyi takip ediniz.
Zor durumda olduğunuzda yardım istemekten çekinmeyiniz. Bunun gereksiz ve küçültücü bir şey olduğunu düşünmeyiniz.
Kova burcu, umutlar ve rüyaların, arzuların ve dostlukların burcudur. Yaşamınız boyunca ideallerinizin peşinde koşmaktan ve bunları gerçekleştirmekten vazgeçmeyiniz.
Bulunduğunuz alanda en yüksek konuma gelebilmek için, yenilikleri takip ediniz. Siz bu yenilikleri herkesten daha çabuk öğrenebilir, uygulayabilir, diğerlerinin sizi takip etmesini sağlayabilirsiniz.
Bütün mucize, inanmakta gizlidir. Sezgilerinize kulak veriniz. İç sesiniz nerde ne yapmanız gerektiğini size söyleyen bir rehberdir. Bu ses, zirveye daha kolay çıkabilmenizi sağlayıcıdır.
Daha önce hiç düşünülmemiş olanları keşfetmeye çalışabilir veya eski bir oluşuma yeni yöntemlerle hız kazandırabilirsiniz. Sonrasında ise bunları uygulayabilirsiniz. İşte siz bütün bunları yapabilecek kadar sıradışı bir kişisiniz.
Eş seçerken, farklılıklarınıza saygı duyacak, özgürlüğünüzü denetim altında tutmayacak, sizinle arkadaşça paylaşımlarda bulunacak, üzerinizde denetim uygulamayacak kişileri tercih ediniz. Böylece mutlu bir ilişki yaşayabilirsiniz.
12)Balık
Bilinmeyenlerin gizli anahtarı sizdedir. Siz diğerlerinden daha çabuk ve önce olacaklarını sezinleyebilirsiniz. Ne zaman sıkılsanız ve darda kalsanız bu anahtar size kilitli olan güzelliklerin kapısını açacaktır.
Kendini aşma ve farkındalıklarınızı ortaya koymaktan çekinmeyin.
Yaşamın iniş ve çıkışları sizi yıldırmasın. Endişelerin sizi teslim almasına izin vermeyiniz.
Kafanız karışık olduğunda plan yapmaktan kaçının. Aşırı duyarlılık yanlış kararlar vermenize neden olabilir.
Çıkarlarınızı korumayı unutmayın. Kimsenin iyi niyetinizi kullanmasına göz yummayın.
Gerçekler ortadaysa, görmezlikten gelmeyin. Eğer ilişkinizde sorunlar varsa bunları çözüme kavuşturmak yerine boşver demeyin. Siz mutlu olmaya layıksınız.
Yetersizlik duygusunun sizi esir almasına izin vermeyin. Çünkü sizde herşeyle başedebilecek kadar zengin bir ruh alemi var.
Geri çekilmeyin, pes etmeyin, kararlı olun. Hiçbir şeyin sizi yıldırmasına izin vermeyin. Siz güçlüsünüz bunu unutmayın.
Aşkta kendinizi düşünmekten vazgeçmeyin. Bir ilişki ya eşit şartlarda yaşanmalı veya böyle yaşanması için düzenlemelerde bulunulmalıdır mantığından uzaklaşmayın.
Planlı olmaya çalışın. Bu sizi dağılmaktan koruyacaktır.
Bir durumla baş edemiyorsanız vazgeçmeyin. Farklı yollar ve yöntemler deneyerek konunun üzerine gitmeye çalışın.
İsteklerinizi ertelemeyin. Eğer bir şey sizi mutlu edecekse, ruhunuz huzurlu olacaksa, önünüze engeller çıksa da bunları elde etmekten vazgeçmeyin.
Sırlarınızı çok güvenmedikçe kimseyle paylaşmayın.
Sizi hiçbir kişinin, duygunun ve durumun hapsetmesine, haklarınızı elinizden almasına, sizi yönetmesine izin vermeyin. Siz Jüpiterin güçlü çocuklarısınız. İnancınızla her güçlüğün altından kalkabilir, selamete erebilirsiniz.
Bazen ter dökerek bin bir emek vererek oluşturduğunuz şeyler yıkılsa dahi, bunların çok daha güçlüsünü ve çok daha güzelini yapabilecek kadar kuvvetli olduğunuzu biliniz.
Çok bunaldığınızda geriye çekilerek dinleniniz. Ruhunuzu arındırmak için kendinizce aktivitelerde bulununuz. Bu toparlanmanızı ve daha güçlü bir şekilde hayata sarılmanızı sağlayacaktır.
Kurban durumuna düşmeyin. Yeri geldiğinde hayır demeyi unutmayın.
Eğer fırsat bulursanız, duygularınızı kağıda dökün. İnsanlarla paylaşın. Sanatsal aktivitelerde bulunun, mistizmle uğraşın. Şifacı yanlarınız olduğunu bilin.
Sizi uyuşturan, hayata küstüren, enerjinizi zayıflatan, negatif insanlardan uzak durun.
Her yaşanan olumsuz deneyimin, sizi yeni ve harika bir gelişmeye hazırladığını düşünün. Hatta şöyle diyeceğinizi duyar gibiyim. İyi ki o tecrübeyi yaşamışım, yoksa şimdi bu güzelliğe kavuşamayacaktım.
iremSU
Astroloji Danışmanı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Anne Olmak

3024ce95-cca1-495f-8d5d-d7417ba60b9d[1]
Japonya’da olan bir depremde kurtarma ekibi genç bir kadının yaşadığı enkaza ulaşırlar. Yıkıntıların arasında kadının cesedine ulaşırlar. Kadının enkaz altındaki pozisyonu biraz ilginçtir sanki ellerinde bir şey tutarak iş yaparken dizlerinin üzerine çokmüş haldedir. Bu esnada sanki ev üzerine yıkılmış gibidir. Kurtarma ekibinin lideri yine de canlı olma ümidi ile kadına ulaşmaya çalışır, maalesef kadın çoktan ölmüştür.
Ekip oradan başka bir enkaza hareket etmek üzere iken bir sebepten dolayı ekip lideri açtığı delikten içeri doğru kadının cesedinin altına doğru bakar ve seslenir ! “bir çocuk!..bir çocuk var!” der.
Ekip uzun bir çalışmadan sonra çiçekli bir battaniye içinde ölü kadının cesedinin altında 3 aylık bir çocuk bulurlar. Kadın son bir hamle ile çocuğunu kurtarmak için bedenini ona siper yapmıştır. Ekip çocuğa ulaştığında hala bebek uyumaktadır.
Doktor çabucak gelir ve çocuğu muayene eder.
Battaniyeyi açtığında içinde bir cep telefonu bulur. Ekranda yazılı bir mesaj vardır. mesajda şu yazıyordur!..
” Eğer kurtarıldıysan, seni sevdiğimi hatırla!”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatınızı Değiştirecek 20 Spiritüel Kitap

spirituel-meraki-olanlarin-okumasi-gereken-12-kitap_780x439[1]

Ruhumuzun derinliklerine dokunabilecek bir çok kitap var , fakat en iyilerini seçmeye çalıştım…

1. Ben O’yum-Sri Nisargadatta Maharaj

Ben O’yum, varoluşun gerçeğiyle ilgili tüm düşünce ve inançlarımızı derinden sarsarak, bizi bütünlük, birlik ve mükemmellik içeren sınırsız bir anlayışla karşı karşıya getiriyor.

2. Tibet’in Yaşam ve Ölüm Pınarı-Sogyal Rinpoche

Bize ögretmenlerin en yücesi olan ölüm’ün ışığında nasıl yaşamamız gerektiği konusunda ruhsal rehberlik yapan ve pratik bilgiler sunan Tibet Budizmi’nin paha biçilemez bilgeliğinin Batı için özlü yorumu olan bir başyapıt.

Bir başyapıta dönüşen bu eserinde ünlü meditasyon ustası, Tibet Budizm’i yorumcusu ve uluslararası bestseller yazarı Sogyal Rinpoche, Tibet’in kadim bilgeliği ile evrenin doğası ve ölüm ile ölüm süreci konularındaki modern araştırmaları biraraya getiriyor. Yazar, Tibet geleneklerinin özünden gelen ve dini inançlarımız ya da kültürel birikimlerimiz ne olursa olsun, yaşamlarımızı iyi yönde dönüştürecek, ölüme hazırlanmamızı ve ölmekte olanlara yardım etmemizi sağlayacak son derece güçlü uygulamalar ve bilgiler sunmaktadır.

3. Simyacı-Paulo Coelho

Yazgına nasıl egemen olacaksın, mutluluğunu nasıl kuracaksın?’ sorularına yanıt arayan bir hayat ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen romanın altı yılda, yedi milyondan fazla okur bulmasının gizi, kuşkusuz, onun bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor. Simyacı’yı okumak, herkes daha uykudayken, güneşin doğuşunu seyretmek için şafak vakti uyanmaya benziyor.

4. The Secret-Rhonda Byrne

Binlerce yıldır çeşitli kaynaklarda yer alan bilgileri derleyip, sadeleştirerek ve örneklendirerek anlatan ve başarısını da bu sadeliğine borçlu “hayat değiştirebilecek” bir eser. İçinde “yeni” bir bilgi barındırmıyor, fakat mevcutları öyle güzel sunuyor ki bugüne kadar “aynı” bilgileri defalarca okuduğu halde hayatında uygulayamayanlar için bir nev’i eylem kitabı niteliğine bürünüyor.

5. Atlıkarıncada Bir Tur Daha-Tiziano Terzani

Spiritüel alemin en iyi kitabı, aslında çoğunun adını ilk defa duyacakları için biraz da sürpriz bir kitap. Yazarı “Bu kitap nasılsa ulaşması gerekenlere ulaşacaktır” diyerek kitabın reklamının yapılmasını reddetmiş ve gerçekten de fısıltı gazetesiyle kitap, hiç reklam çok satanlar listesinde 1 numaraya oturmuş. Ülkemizde nerdeyse hiç bilinmeyen “Atlıkarıncada Bir Tur Daha” muhteşem bir bilgelik kitabı, ama aynı zamanda doğu öğretilerinin ve tıbbının, kapitalizm ve küreselleşmenin elinde ne hale dönüştüğünü gösteren ve spiritüel konuları meslek edinmişlere gayet oturaklı eleştiriler de yönelten bir eser. Kitap, spiritüelliğin en zorlandığı alan olan ruhu akılla birleştirmek konusunu da başarıyla gerçekleştirmiş bir insanın öz-yaşam öyküsü.
6. Martı-Richard Bach

Richard Bach’ın birçok kitabı bu listede rahatlıkla yer alabilir. Fakat tabii ki içlerinden birini seçelim dersek, en önce “Martı” gelir.Bir martının karakterinde, insanın kendini keşfetmesinin de hikayesi.
7. Dokuz Kehanet-James Redfield

Dokuz Kehanet, hayatı tanımlayan 9 anahtar ile açılan, gizemli bilgilerden oluşuyor. Peru yağmur ormanlarında bulunan elyazmalarında ortaya çıkan bu bilgilerden yola çıkarak hayatımızda hala meydana gelen olaylarla nasıl bağlantı kurabileceğimiz anlatılıyor.
8. Şimdi’nin Gücü-Eckhart Tolle

Üstat Eckhart Tolle kısa sürede bir bestseller haline gelen bilgelik dolu bu eserinde bilincimizde ve yaşamımızda mucizevi bir değişim yaratabilecek evrensel bir öğreti sunuyor. Şimdi’nin Gücü yaşamımızın her anının bir mucize olduğunu fark etmemizi sağlıyor ve büyük bir yetkinlikle Şimdi’nin gücüne nasıl erişebileceğimizi açıklıyor.
9. Düşünce Gücüyle Tedavi-Louise Hay

Louise Hay düşündüğümüz herşeyin yaşadıklarımızın bir göstergesi olduğunu anlatıyor. Hatta yaşadığımız her hastalığın sebebi de bu düşüncelerimiz. Ve güzel olan taraf şu ki düşünceler değiştirilebilir.
10. M.S. 2150-Thea Alexander

1976 yılında yazılmış ama güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyecek bir başyapıt. Bir gece yatağa girdikten sonra gözlerini 2150 yılında açan bir adamın öyküsü, makro ve mikro-felsefelerin anlatımı ve özellikle de tamamen spiritüel yaşayan bir toplumun nasıl olabileceğini resmetmesi açısından harika bir eser.
11. Küçük Prens-Antoine De Saint Exupery

Bir çocuk kitabı sayılsada aslında muhteşem bir spiritüel kitaptır.
12. Yuvaya Yolculuk-Lee Carroll

Yuvaya Yolculuk’un öyküsü Kryon tarafından ilham edilmiş ve Lee Carroll tarafından yazılmıştır.Kitapta mutsuz bir adam olan Michael Thomas’ın öyküsü anlatılıyor. Ölümden döndükten sonra melekler ona ne istediğini soruyorlar o da tek istediğinin Yuvaya dönmek olduğunu söylüyor. Yuvaya dönebilmesi için Michael’in meleklerle, şeytanlarla ve bilge kişiliklerle bir Dizi sınava tabi tutulması gerekiyor.

13-Evrenden Torpilim var
Bir Türk yazarı. Aykut Oğut. Yazar, kitapta kendi yaşadıklarından yola çıkarak , gerçekten istenildiği takdirde başarılamayacak hiçbirşeyin olmadığının altını çiziyor. Kendisinin daha önce 150 kg olduğunu, hiç dil bilmeden Amerika’ya gittiğini daha sonra 70 kg’a düştüğünü, Amerika’da seslendirme işleri yapacak kadar ingilizcesini geliştirdiğini ve her eline attığı şeyin altın bir yumurtaya dönüştürdüğünü anlatan eğlenceli ve öğretici bir kitap.

14-Hayatınızın En Güzel Yılı
Yazarı Debbie Ford. Debbie Ford , sürekli olarak isteklerimizi ertelediğimizi ve üzerinden zaman geçtiğinde de hayatımızda hiçbirşeyin değişmediğini farkettiğimizi ama aslında herzaman istediğimiz hayatın elimizi uzatarak yakalayabileceğimiz mesafede olduğunu anlatıyor.

15 -Işığı Arayanların Karanlık Yanı
Aydınlanmaya giden yolun sadece Tanrısal olanı aramakla değil karanlık yanımızı kabul etmeyle de gerçekleştiğini anlatan yine çok etkileyici bir kitap. Herkesin içinde karanlık bir yan vardır. Bu karanlık yanımızı kabul etmedikçe ona uygun kişilikleri ve olayları sürekli olarak hayatımıza çekmeye devam ederiz. Bu kitabı okuduktan sonra yargıladığınız insanların özelliklerinin aslında içinizdeki karanlık yanınızı ortaya çıkaran aynalar olduğunu göreceksiniz.
16-Dinginliğin Gücü
Listedeki 2. Eckhart Tolle kitabı. Şimdi’nin Gücünü okuyun sonra da Dinginliğin Gücünü okuyarak öğrendiklerinizi pekiştirin. Özünde anlatılmak istenen şey aynı. Yani yine Şimdi’yi yaşabilmek ve dışarıda ne olursa olsun içimizde hep dingin kalabilmek.
17-Şimdinin Gücü Uygulama Kitabı
Yazarı Eckhart Tolle. Size özellikle uygulama kitabını tavsiye ediyorum çünkü bu kitabın bir de daha kalın olan normal versiyonu var. Bu kitapta çoğumuzun nasıl sürekli geleceği ve geçmişi düşünerek gerçekte sahip olduğumuz tek anı yani şimdiyi yadsıdığımız anlatılıyor. Muhteşem bir kitap. Siz de kitabı okurken aslında nasıl anınınızın içinde olmadığınızı daha iyi farkedecek ve o ana girmenin yollarını öğreneceksiniz. Bu kitap listede 1. sırada çünkü hayattaki sorunlarımızla başa çıkabilmememizin tek yolu Şimdiyi yaşamak ve onu olduğu gibi kabul edebilmek. Tam bir başucu kitabı.

18-Beyin

Büyük ilgi gören kitabı Incognito ile nörobilimi geniş kitlelerle buluşturan David Eagleman, bizi içimizdeki kozmosa doğru hızlı ve nefes kesici bir yolculuğa çıkarıyor: Gerçek nedir? “Sen” kimsin? Nasıl karar veriyorsun? Beynin neden başkalarına ihtiyaç duyuyor? Teknoloji “insan olmak”ın anlamını değiştirebilir mi?

Durak durak ilerleyen bu büyüleyici yolculuk ekstrem sporlar dünyasından ceza hukukuna, yüz ifademizden beyin ameliyatlarına, içgüdülerden ölümsüzlük arayışına kadar uzanıyor. Yol üstünde, muazzam karmaşıklık barındıran beyin hücreleri ve onları birbirine bağlayan trilyonlarca sinirin arasında görmeyi pek de beklemediğiniz bir şey beliriyor: kendiniz.

“Nörobilimin dahice yazılmış hali. Soluksuz okunuyor.”
-Guardian-
(Tanıtım Bülteninden)

19-Tibetin Gençlik Pınarı

Bu kitap, “Gençlik Pınarı”nın kadim sırlarını bulmak için uzak ve gizemli Himalaya dağlarına giden bir adamın gerçek öyküsüdür! Binlerce yıl yasak Tibet bölgelerinin derinliklerinde gizlenen kayıp manastır, büyük bir özenle korunan gençlik sırlarına sahiptir. Bu sır, uygulaması son derece kolay ama insanın yaşamını sonsuza dek değiştirme gücüne sahip olan beş kadim ayindir. Bu kitap, bu özel manastırda yaşayan Lamalar’dan öğrenilen olağanüstü sır hakkında yazılmış tek kaynaktır. Kitapta açıklanan beş ayin, herkesin kendini çok daha genç hissetmesini ve görünmesini aynı zamanda da daha büyük bir canlılık kazanmasını sağlayacak güce sahiptir. Bu beş ayini her gün uyguladığınızda, yalnızca bir aylık çalışma sonucunda etkilerini görmeye başlayacak, on haftalık çalışma sonucunda ise insanların daha genç ve sağlıklı göründüğünüz konusundaki iltifatlarını duyacaksınız.
Zamanı tersine döndürmeye hazır mısınız?

20- Tanrı ile Sohbet
İlk yayımlandığı andan itibaren dünyada büyük ilgi çeken ve Türkiye ile birlikte onlarca ülkede yayımlanan TANRI İLE SOHBET 1 kitabı ve devamında gelen serinin diğer kitapları milyonlarca insanın hayatını değiştirdi. Her ülkede yeni baskılar yapan kitap Türkiye’de de yeni baskılarına devam ediyor ve neredeyse ilk günkü gibi okurun ilgisini çekiyor. İlk kitabı alanın serini diğer kitaplarını da aldığı TANRI İLE SOHBET kitapları sadece yayıncılık dünyasında değil spiritüel dünyada, bireysel gelişim dünyasında da olağanüstü bir fenomen oldu.
Bir insanın Tanrı tarifini bilirseniz, o insanın potansiyelini de bilirsiniz. Kişinin özlemleri, içindeki potansiyel gücü ve hayal gücü onun Tanrı anlayışını oluşturur. Tanrı insanın ulaşmak istediği her şeydir. Tanrı insanın olmak istediği yüce Ben’liğidir. Yazar Neale Donald Walsh içindeki Ben’e Tanrı adını vermiş ve onunla konuşuyor. Herkes gibi, soruları sormayı bilen ve yanıtları işitmek için sabır gösteren herkes gibi… Çoğumuzun yapamadığını, yani kendisiyle baş başa kalmayı ve bu anlamda algıladıklarını yazmayı başardığı için yazdıklarını okumak ufkumuzu genişletiyor, potansiyelimizi sonuna kadar değerlendirmemizin yollarını açıyor.

sAĞLICAKLA,

aNETTE iNSELBERG

ŞANS İSTEYENLERE :))

sans duasi 1[1]
Sözcüklerin gücüne inanıyorsanız, sizi şansa davet ediyorum:))
1-Şansınızı( veya şanssızlığınızı, ikisi de aynı kapıya çıkar çünkü) öncelikle kabul edin.
2-Şansınıza bir zahmet izin verin.
3- Şansınızı özgür bırakın.
4- Şansınızı sevin.
5- Şansınıza teşekkür edin:))
Ben şöyle cümleler kurdum kendim için. Siz istediğinizi yazın. Ama yukarıdaki kurallara sadık kalmanız tavsiye olunur :))
•Bugüne kadar bana verilmiş olan tüm şansları kendi özgür irademle kullandığımı veya reddettiğimi kabul ettim.Teşekkür ederim.
• Şimdi ve artık bundan sonra bana verilen tüm şansları kullanmaya izin verdim.Teşekkür ederim.
• Şans enerjisini her zaman seviyorum ve kabul ediyorum.
Teşekkür ederim.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zero Limit Kitabından Altı Çizilen Açıklamalar

1621837_451893308245764_1218956862_n[1]
Dr. Le’e kendisini iyileştirmekle ilgili ne yaptığını sordum.
O hastaların dosyalarına baktığı zamani tam olarak yaptığı neydi?
Üzgünüm, ve tekrar tekrar “seni seviyorum” diyorum, dedi
**
Senin gibi biri bana geldiği zaman, İlahi Olan’a, “Lütfen, …………..da bu acıya neden olan benim içimdeki devam etmekte olan şey neyse, onu nasıl çıkarıp atacağımı bana anlat.
Ve acınız gidene kadar veya siz durmamı isteyene kadar bana verilen bilgiyi uyguluyorum.
**
Herhangi bir problemi çözmek istiyorsanız, kendiniz üzerinde çalışın.
Eğer başka biriyle probleminiz varsa, kendinize şöyle sorun,
Bu kişinin canımı sıkmasına neden olan içimdeki şey nedir?.
İnsanlar yaşamınıza sadece sizin canınızı sıkmak için çıkagelirler!
Eğer bunu biliyorsanız, herhangi bir durumu kaldırabilirsiniz ve orada salıverebilirsiniz.
Basittir:
Olan şeyler için üzgünüm. Lütfen beni bağışla.
— Benim ve o kişi için probleme neden olan içimdeki hatalı düşünceler için üzgünüm; lütfen beni bağışla
**
Herkesin düşüncelerinden toksik enerjileri iptal etmek için uygulayabileceği bir düşünce temizleme aleti;
Zihinsel olarak düşünün;
Işığın Düğmesini benim ve ailemin, akrabalarımın, yakınlarımın ve atalarımın düşüncelerine açıyorum
Bu aletin kullanılabileceği zamanların sayısının sınırı yoktur.
Alet, Zihninizi bölen, kendinizin, ailenizin, akrabalarınızın ve atalarınızın toksik düşüncelerini temizlemek içim Sevgiye bir ricadır.
Üzgünüm.
Problem olarak tezahür eden içimde süregiden her ne ise lütfen beni bunun için bağışla.
Sevgi bunu siler ve düzeltir.
İşte size kendinizi fark ettiğiniz herhangi bir şeyden iyileştirmede kanıtlanmış iki ho-oponopono uygulaması.
Başkasında gördüğünüz her şeyin içinizde de olduğunu unutmayın, dolayısıyla bütün iyileştirme olayı kendinizi iyileştirmektir.
Bu yöntemi sizden başka kimse uygulayamaz.
İlahi Yaratıcı, tek olan baba, anne, oğul …
Eğer yaradılışımızın başlangıcından şu ana kadar, ben, ailem, yakınlarım ve atalarım sana, ailene, yakınlarına karşı düşüncelerde, sözlerde, eylemlerde ve hareketlerde suç işlediysek/kırdıysak, bağışlamanı diliyoruz …
Bunun temizlenmesine, arınmasına, salıverilmesine, tüm negatif anıların, blokların, enerjilerin ve titreşimlerin kesilmesine, silinmesine izin ver ve bu istenmeyen enerjileri saf ışığa dönüştür …. Ve oldu
Bu rica (dua) ho’oponopono olarak adlandırılır ve her dinde rastlanabilir, çünkü her inançta, suç işlediklerimiz için bağışlama istediğimiz bir bölüm vardır…
Ancak bunun ötesine gideriz …
aile, yakınlar ve atalar…
bazı problemler, muhtemelen başka bir yüzyılda birisinin başını baltayla kesen bir büyükbabadan kaynaklanır.
Atmayı istediğimiz şey “saf ışığa” dönüştürülür, çünkü aksi taktirde attığımız çöple atmosferi kirletirdik.
Ancak saf ışık olarak, kirliliğe neden olmaz.
“Ve oldu” dendiğinde, dönüşüm gerçekleşir, ve bilgisayar depolanan çöpü otomatik olarak siler…
***
İkinci olarak, Dr. Hew Len’in iyileştirme şekli öncelikle “Özür dilerim” ve “Lütfen beni affet” demektir.
Bunu bir şeyin ” ne olduğunu bilmediğiniz bir şey ” beden/zihin sisteminize girmiş olduğunu kabul etmek için söylersiniz.
Oraya nasıl girdiği hakkında hiçbir fikriniz yoktur.
Bilmek zorunda değilsiniz.
Eğer fazla kilolu iseniz, sizi bu hale getiren progama yakalanmışsınızdır sadece. “Özür dilerim” derken, Tanrı’ya içinizden size getirmiş olduğu şey için af dilediğinizi söylüyorsunuz.
Tanrı’dan sizi affetmesini istemiyorsunuz; Tanrı’dan sizin kendinizi affetmeniz için size yardım etmesini istiyorsunuz.
Bundan sonra, “Teşekkür ederim” ve “seni seviyorum” dersiniz.
Teşekkür ederim dediğiniz zaman, minnettarlığınızı ifade etmiş oluyorsunuz.
Sorunun onunla ilgili olan her şeyin mutlak iyiliği için çözüleceği inancınızı gösteriyorsunuz.
“Seni seviyorum” tıkanık enerjinin akmasını sağlar.
Sizi Tanrı’ya bağlar.
Sıfır konumu saf sevgi ve sıfır limiti olduğu için, sevginizi ifade ederek o konuma gelmeye başlıyorsunuz.
Bundan sonra olacaklar Tanrı’ya kalmıştır.
Bir şekilde harekete geçmeniz konusunda içinize bir esinlenme doğabilir.
Bu her neyse, onu yapın.
Yapacağınız hareketten emin değilseniz, aynı iyileştirme metodunu kafa karışıklığınız için uygulayın.
Net olduğunuzda, ne yapmanız gerektiğini bileceksiniz.
Bu, güncelleştirilmiş ho’oponopono iyileştirme yöntemlerinin basitleştirilmiş bir versiyonudur.
Zero Limit; Joe Vitale – Dr. Ihaleakala Hew Len

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bakış Açısı Bulaşıcıdır: Sizi İyi Hissettiren İnsanlarla Olun

26904815_10155811943595865_3618533002052678736_n[1]

 

Bakış açınızın en önemli parçanızı oluşturduğunu düşünüyorsanız kimsenin umutlarınızı almasına ve hayallerinize imkânsız demesine izin vermeyin. İnsanların başarısız olacağınızı veya iyi şeyleri hak etmediğinizi söylemesine izin vermeyin. Bakış açımızın hayatta başımıza gelenler üzerinde çok büyük etkisi vardır. Bu yüzden kimsenin sizden bunu çalmasına müsaade etmeyin, bakış açınızı koruyun.
Kişisel gelişim kitapları başarıya odaklıdır. Doğrudan başkaları tarafından taktir edilmeye, kabiliyetlerimiz, yeteneklerimiz ve elde ettiklerimizle dünyanın karşısında zafer almaya odaklıdır. Biz ise dış dünya için bir zafer kazanmaktan söz etmiyoruz, iç huzurdan bahsediyoruz.
“Mutlu bir insan belirli şartlara göre değil belirli bir bakış açısına göre yaşayandır.”
Sürekli olarak yeni beceriler kazanmaya çalışıyoruz ki bu iyi bir şey. İyi bir şeyler yapmanın rahatlatıcı olduğunu inkâr etmiyoruz. Ama gerçekten önem verilecek bir şey varsa o da tutumlarımız çünkü bu iyi ve kötü günün birbirinden ayıran şey.
Her şey bize karşı olduğunda bile iyimser kalabilmemizi sağlayan şey bu. Kendimize inanmamızı sağlayan ve başkaları ne kadar uğraşsa da yıkılmamızı önleyen şey.
“Ben buna değerim, bunu biliyorum çünkü hak ettiğimi biliyorum.” Bu, bakış açımızı ve hayata karşı tutumumuzu sağlamlaştırmak için her gün kendimize tekrarlamamız gerek bir cümle. Her sabah çay ve tost kadar gerekli olan bir başlangıç bu bizim için.
Ancak etrafta bakışımızı bulutlandırmak, olumsuz fikirlerin tohumlarını atmak isteyen ve bu güneşli bakış açımızı değiştirmek isteyen insanlar da var.yağmur bulutları
Bakış açısı: kişisel seçiminiz
Her yıl kişisel gelişim ve mutluluk üzerine basılan kitapların sayısı katlanarak artıyor. Ancak DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) depresyonun dünya çapında gittikçe ciddileşen bir sorun olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor.
Öyleyse çocuklarımızı bilimde, matematikte, teknolojide ve bilgisayar programcılığında eğitelim. Ama aynı zamanda onlara endişeyle, duygularını nasıl yönetecekleriyle, üzüntüleriyle ve öfkeyle nasıl baş edeceklerini de öğretmeliyiz.
Kimse gerçekten tutumla ya da kendine inanmakla ilgili konuşmuyor. Kimse bunları bilmiyor çünkü okulda yalnızca cümlenin ögeleri ya da ortak paydayı bulmak gibi şeyler öğretiliyor. İyi, saygılı ve çalışkan olursak her şeyin kendiliğinden güzel olacağı ve bizi mutlu edeceği öğretildi.
Ancak er ya da geç hepimiz iyi niyetli olmanın başarılı olmaya yetmediğini gördük. Eğer başkaları bize inanmazsa içimizdeki ateşin rüzgarda sönen bir mum gibi yok olacağını anladık.
Toplum bize iyi bir eğitim verebilir ama aynı zamanda bizi izole bir bekleme odasına koyup geriye de düşürebilir. O insanların sözde özgüvenleri, dayanaksız umutları ve bozgunculuklarıyla baş başa kalırız.üzgün kız
Eninde sonunda “hasta” olduğumuzu fark ederiz. Depresyona ve pasifliğe teslim oluruz. Aklımız bulutlanır ve maalesef başka insanların olumsuz yönlendirmelerine maruz kalır.
Sonuçta söyleyebiliriz ki tutum kişisel bir seçimden başka bir şey değil. Bizi o çorak ve ıssız topraklardan çekip kurtaracak olan da budur. Bir şekilde orada olmayı hak etmediğimizi hatırlarız. Gerçekten ihtiyacımız olanları bir araya getirmeye cesaret bulabiliriz.
Güçlü ve cesur bir bakış açısının 3 elementi
Bazı insanlar pozitif bakış açısının her şeyi çözemeyeceğini söylüyor. Bu da birçok insanı endişelendirmekten başka bir işe yaramıyor. Bu dar bakış açıları ve kapalı zihinleriyle bu insanlar hayallerimizi dikenli tellerle çeviriyor ve güneşli günlerimizi bulutlandırıyor.
“Bakış açısı bulaşıcıdır: seninki yakalanmaya değer mi?” – Dennis ve Wendy Mannering

Tutumumuzun her gün iyileştirmek için uğraşmamız gereken kişisel bir değer olduğunu unutmamamız gerekiyor. Çünkü kendiliğinden iyileşmesini beklersek başkalarının zehirli hareketleri durumu iyileştirmek yerine kötüleştirebilir.
Bu nedenle iyi tutumları güçlendirecek, sağlamlaştıracak ve şekillendirecek şu üç elementi hatırlamakta her zaman fayda var:
Kararlılık: İyi bir bakış açısı ve tutum her zaman kendini adamayı gerektirir. Hedefler için, değerler için ve kendimize koyduğumuz amaçlar için kararlılık sergilemek gerek.
Kontrol: Bu amacı gerçekleştirmek için, hedefe ulaşmak için kendi gerçeklerimizin kontrolünü ele almalıyız. Başımıza gelen şeylerin kontrolüne girmemeliyiz. Sorumluluk almalı ve aktif, pozitif ve cesur bir tutum benimsemeliyiz.beyaz kaplan
Yapbozun son parçası ise azim: Bu kesinlikle unutulmaması gereken bir element. Çünkü hayat her gün önümüze yeni engeller çıkarıyor. Bu testleri birer meydan okuma olarak görmeli ve bunlardan ders alıp kendimizi geliştirmeye odaklanmalıyız. Hayatınızın başrolü sizsiniz, unutmayın!
Kanak: https://aklinizikesfedin.com/bakis-acisi-bulasicidir-sizi-iyi-hissettiren-insanlarla-olun/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendinizi Daha Çok Tanımaya İhtiyacınız Olduğunun 7 İşareti

10367599_473057572833934_5232323176753386089_n[1]

 

 

Kendinizi tanımak, belki de yapabileceğiniz en zor, fakat en önemli şeydir. Kendinizi iyi tanıyıp tanımadığınızı gösteren bazı işaretler vardır. Tabii ki, süreç tamamen öznel olduğundan, kimse tam bir benlik bilgisi elde edemez. Hem öğrenen, hem de öğrenilecek nesne olmak, buna ulaşmayı zorlaştırır.
Kabul etmek ve kendinize değer vermek, kendinizi iyi tanıdığınıza dair bir işarettir. Aynı zamanda, sadece kendilerini kabul eden ve değer veren kişiler tatmin edici bir hayat yaşayabiliyorlar. Bu nedenle, kendini tanımak çok önemlidir, çünkü eylemleriniz ve hedefleriniz büyük oranda buna bağlıdır.
“Bence bir şekilde, gerçekten kim olduğumuzu öğreniyoruz ve sonra da bu kararla yaşıyoruz.”
– Eleanor Roosevelt
Eğitim ve çevre bu süreci zorlaştırabilir. Kaçınılmaz olarak, herkes, doğduğu andan itibaren çevresindeki insanlar tarafından yorumlanır. Başka bir deyişle, diğer insanlar bizim kim olduğumuza ve hayatımız boyunca yaptıklarımıza anlam yüklerler.
Bu yorumlanma neredeyse hiçbir zaman doğru olmaz. Bunun sizle değil, o diğer insanlarla daha çok ilgisi vardır. Kendini bilme süreci, kendinizi başkalarının sizi gördüğü şekilden ayırarak başlar. Peki, kendinizi iyi tanıyıp tanımadığınızı nereden bileceksiniz? Aşağıda sizinle birkaç işaret paylaşacağız.

1)Kendi doğrunuzu kendinizin dışında arıyorsanız
Kendinizi iyi tanımadığınızın belirtilerinden biri, cevapları, sebepleri veya motivasyonu dışarıdaki faktörlerde aramaktır. Bilgeliğin sizde olduğuna inanmıyorsunuz. İçindeki şeyleri önemsemiyorsunuz ve dışınızdaki şeyleri doğruluyorsunuz.
Duygularınıza, hislerinize ve kaderinize verilen cevapların yalnızca içeride bulunabileceğini fark etmiş veya etmemiş olabilirsiniz. Bu bir başkasından gelirse, hem taraflı olacaktır hem de neredeyse yanlış olacaktır. Hiçbir şeyin ve hiç kimsenin size ne yapmanız gerektiğini veya nasıl hissedeceğinizi söyleme hakkı yoktur. Her şeyin cevabı her zaman sizin içinizdedir.
2)Kendinizi başkalarıyla kıyaslıyorsanız
Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmak, kim olduğunuz ve ne yapabileceğinizle ilgili sorulara cevap vermenin yanlış bir yoludur. Bir şeyi sebepsiz bir şekilde yapamıyorsunuzdur veya tam tersi.
Kendinizi başkalarıyla karşılaştırdığınızda bir tuzağa düşersiniz. Sarı ile maviyi karşılaştırmak mantıklı mıdır? Su ve toprak arasında paralellik kurmak mantıklı olur mu? Karşılaştırma, özellikle de nevrotik bir hale geldiğinde hayal kırıklığına ve kendini sevmenin yanlış bir haline neden olur.
3)“Evet” veya “hayır” demekten pişman oluyorsanız
Bu, kendinizi tanımadığınızın bir diğer tipik işaretidir. Yaptığınız tüm kararlardan şüphe ediyorsunuz. Büyük ya da küçük önemli değil, her zaman şüpheye düşüyorsunuz. Ve çoğu zaman kendinizi gerçekten istemediğiniz seçeneği seçmiş buluyorsunuz.
Koşullar ya da başka bir kişi tarafından baskı altında hissettiğiniz için “evet” veya “hayır” diyorsunuz. “Hayır” diyorsunuz çünkü çok pervasız olmaktan korkuyorsunuz ve çoğunluğa uymak için de “evet” diyorsunuz. “Evet” ya da “hayır” taahhüdünde bulunmadan önce kalbinizi, zihninizi ya da tecrübelerinizi dinlemiyorsunuz ve sonradan pişman oluyorsunuz.
4)Güçlü figürlerden onay bekliyorsanız
Kendilerini iyi tanımayan insanlar güçlü figürlerden etkilenirler. Gerçekte, bu insanların kalitesini değerlendirmezler; aksine, onların önemli olduklarını düşünürler ve temsil ettikleri değerlerden bağımsız olarak onaylarını isterler.
Güçlü bir figürün onayını almak, kendini tanımamaktan kaynaklanan bir belirsizliği ortaya çıkartır. Bu, kendi benliğindeki bağı güvensizliklerini giderecek kadar güçlü biriyle değiştirmenin bir yoludur.
5)Eleştiriden ve dalga geçilmekten aşırı etkileniyorsanız
Kendi eylemlerinizi değerlendirmek için kendi kriterlerinizi geliştirmediğinizden, başkalarının görüşlerine çok fazla değer verirsiniz. Eğer onların görüşü sizi onaylıyorsa, huzur hissediyorsunuz. Fakat sizi eleştiriyorlarsa ya da onaylamıyorlarsa, dünyanız çöküyor.
Başkalarının görüşlerine bağlı olmak, kendi imajınızı bozmanın yüzde yüz garantili bir yoludur. Tabiki hepimiz başkalarının bizi kabul etmesini ve bizi yüksekte düşünmesini isteriz. Ancak bunun bedeli kimliğiniz değildir, çünkü bu noktada, böyle olduğunda hiçbir anlamı olmaz.

6)Bir hata yapınca ölmek istiyorsanız
Kendinizi iyi tanımadığınızda, kendinizi sertçe yargılama eğiliminde olursunuz. Bilmek anlamaktır ve kendinizi anladığınızda, kararınız daha objektiftir. Sadece sonuçlara değil, aynı zamanda süreçlere, nedenlere ve bunların sonuçlarına bakarsınız.
Kendinizi anlamak, kendinize daha nazik değerlendirme yapmanızı sağlar. Bir hata yaparsanız, kendinizi daha kolay affedebilirsiniz, çünkü bu size öğreten bir tecrübedir. Kendinizi tanımıyorsanız, hatayı bir tehdit olarak görürsünüz. Kendinizi yok etmekten korkarsınız.
7)Çatışmalara düşünmeden tepki veriyorsanız
Kendilerini tanıyan insanlar çatışmayı pek sevmezler. Sınırlı miktarda duygusal enerjiye sahip olduklarını ve bunu gereksiz şeyler üzerinde boşa harcamayı göze alamayacaklarını bilirler. Bunun tersi, kendilerini tanımayan insanlarda olur: kendilerini tekrar doğrulamanın bir yolu olarak çatışma arayışında olurlar. Ancak asla aşırı büyük olanlar değil.
Kendini iyi tanıma derecesinin bir işareti de kendini kontrol etmektir. Kendinizi tanıyorsanız, duygularınızı nasıl yöneteceğinizi biliyorsunuzdur ve nadiren ani dürtülerle hareket edersiniz. Eğer kendinizi o kadar da tanımıyorsanız, önemsiz durumlara karşı aşırı tepki verirsiniz çünkü her şey tarafından tehdit altında hissedersiniz.
Kendini tanımak, ömür boyu süren bir süreçtir, ancak bunun için harcadığınız herhangi bir çaba buna değer, çünkü bunu yaparken kendinize daha yüksek bir farkındalık, bağımsızlık, özgürlük ve güvenlik seviyesine erişmenize izin veriyorsunuz. Kendinizi, yaşamınızdaki en önemli kişinin gizemleri ve mucizesiyle dolaşma fırsatından mahrum bırakmayın: kendiniz.
Kaynak: https://aklinizikesfedin.com/kendinizi-daha-cok-tanimaya-ihtiyaciniz-oldugunun-7-isareti/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »