Sometimes the chains that tie you down are more mental than physical.

Hayatlar evler gibi olabilse keşke.Kapısına kilit vurup biraz dışarı çıkabilseniz.
Selam veren tanıdıklara, ‘kusura bakmayın ben bir süreliğine tatildeyim ‘ diyebilseniz.
Bülnt Turan

Asya’da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır: Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı büyüklüktedir. Yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz.
Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner, ama kaçamaz. Aslında bu maymunu tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece, kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey, elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki, bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.
Bizleri de tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken; elimizi açıp benliğimizi, bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır! Bu örnekle benzeştirirsek; sahip olduğumuzu düşündüğümüz her şeyin bizim için birer tuzak olduğunu fark etmiyoruz belki de..
-Çoğunlukla konuşmaktan fazla bir özelliğini kullanmadığımız son model cep telefonlarına sahip olmak,
-Ortalama 15 m2 sini kullandığımız ama kullandığımız alandan 20-30 kat büyük evlere sahip olmak,
-Belki bir kez giydikten sonra çok uzun sure dolabımızın bir köşesinde unuttuğumuz günün modasına uygun giysilere sahip olmak,
-Okumadığımız kitaplara sahip olmak,
-Asla kadranın gösterdiği sürate ulaşamayacağımız en süratli arabaya sahip olmak,
-Bize günde 3-5 kez zamanı, başkalarına sürekli zenginliğimizi gösteren kol saatlerine sahip olmak… Ya da sahip olduğumuzu sanmak…
O maymun gibi; avucumuzda tuttuğumuz sürece (faydalanamasak bile) sahip olduğumuzu sanmıyor muyuz? Ve ancak parmaklarımızı gevşetip bunlardan vazgeçtiğimiz zaman gerçekten özgür olup tüm yeteneklerimizi kullanabilir hale gelmeyecek miyiz?
Alıntı
MERAK ETMEYİN GEÇECEK…
<img class="alignleft" alt="Fotoğraf: Compassion is sometimes the fatal capacity for feeling what it is like to live inside somebody else's skin. It is the knowledge that there can never really be any peace & joy for me, until there is; peace & joy –finally for you too. ~ Frederick Buechner
Allahım,bu özel Dolunayda,Dünyada bırakıp gideceğim şeyler için hırs yapmamaya,egolarımdan ve beni olumsuz etkileyen ve enerjimi düşüren tüm negatifliklerden arınmaya niyet ediyorum..Amin…


1. Sevgiliniz varken unuttuğunuz arkadaşlarınıza geri dönün. Hem onların gönlünü kazanmış olacaksınız hem de kafanızı dağıtmış olacaksınız. Aileniz ve arkadaşlarınız sizin iyiliğinizi isteyecek tek insanlar.
2. Erkek arkadaşınızın sizi üzen zamanlarını düşünün. Aslında hem romantik değildi hem de sizi anlamıyordu öyle değil mi?
3. Haftasonu için küçük bir kaçamak yapın. Tur şirketleriyle gidiş-dönüş olmak üzere bir tatil planına dahil olun.
4. Erkek arkadaşınız varken zaman bulamayıp yapamadığınız etkinlikleri yapın. kız arkadaşlarınızla romantik filmler izleyin. Manikür-pedikür günü yapın veya yeni açılan alışveriş merkezini ziyaret edin.
5. 1 ay geçmesine rağmen acınız lk günkü gibi tazeyse bir psikolojik destek almanızda fayda var
http://www.kadinvekadin.net/ask-acisini-alt-etmenin-5-yolu-2012-11-15.html
<img class="alignleft" alt="Fotoğraf: Aradığın her ne ise orada seni bekliyor. Onu elde etmek için yapman gereken şey harekete geçmektir.Unutma: Oturarak başarıya ulaşan tek canlı Tavuktur
Aradığın her ne ise orada seni bekliyor. Onu elde etmek için yapman gereken şey harekete geçmektir.
Unutma: Oturarak başarıya ulaşan tek canlı Tavuktur ♥