Dünyayı değiştirmek istiyorsan bir erkeği sev: gerçekten sev

tumblr_inline_mrbmdledcZ1rbbjly[1]

 

şimdi aşağıda okuyacağınız iki ayrı yazarı bilinmeyen şiiri ya da seslenişi www.wildewomansisterhood.com adlı bir blogda gördüm ve bayıldım… Hemen bazı yerlerini Türkçeleştirdim, paylaşıyorum. Bazı yerleri ise biraz sansürlemek durumunda kaldım… Ama iki çağrı da biri kadınlara, diğeri erkeklere seslenen iki çağrı da tam olarak benim bakış açımı yansıtıyor. Kadim zamanlardan beri kadın ve erkek birbirini nasıl sevmesi gerektiğini unutmuş ve bu nedenle de mutsuz olmuş görünüyor. Yıllar süren erkek egemen bakış, feodalitenin ardından gelen kapitalizm, tüketim çılgınlığı gerçek aşkın en büyük düşmanı oldu… İnsanlar ruhlarıyla, kendileriyle ve aşkla teması unuttular. Issız insanlar oldular çıktılar… Aile kurumu da durumu değiştirmedi. İçinde aşkın ve paylaşmanın olmadığı kurumsal dayatmaya dönüştüler. Oysa aşk hayatın ve evrenin merkezi… Ve ilahi aşka giden kapı da dünyevi aşktan geçiyor…

(aycan aşkım saroğlu)

Dünyayı değiştirmek istiyorsan bir erkeği sev; gerçekten sev… 

Birini seç, ruhu seni çağıranı, seni net biçimde göreni seç. Korkabilecek kadar cesur olanı seç.

Elini tut ve onu kalbinin damarlarına götür, orada senin sevecenliğini görsün, orada dinlesin, onun ağır yüklerini kendi ateşinde yak, kül et.

Gözlerinin derinliklerine bak, derinden bak, orada  hareketsiz kalanı uyandır, dirilt. Utangaç olana cesaret ver, orada ne beklediğini fark et.

Gözlerinin derinliklerine bak

Gözlerinin derinliklerine bak, orada babalarını, dedelerini gör, uzak yerlerde, çok eski zamanlarda savaşa ve şiddete karışmış atalarını gör.

Acılarına, mücadelelerine, maruz kaldığı işkencelere bir zamanlar…

Ve bırak hepsi gitsin…

Onun atalarından gelen yükü hisset

Sana sığındığında kendini nasıl güvende hissedeceğini bil

Onun öfkesine ayna olma

Çünkü senin bir rahmin var, eski yaraları iyileştiren, derin ve tatlı bir kapı…

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir erkeği sev, gerçekten sev…

Karşısında kırılganlığın nefesinde kadınlığın bütün ihtişamıyla otur…

Bir çocuğun masumiyetinde, ölümün derinliklerinde, açan bir çağrı olsun, onun erkeklik gücünü kabul et…

Geri gittiğinde, kaçtığında, mağarasına doğru, çünkü kaçacaktır…

Ailendeki bütün kadınları etrafına topla, onların bilgeliğinden nasiplen.

Onların fısıltıyla anlattıklarını dinle, korkmuş genç kız kalbini sakinleştir.

Onlar seni sakinleştirecek ve sabırla onun dönüşünü beklemeni kolaylaştıracaklardır…

Git kapısında otur ve hatırlatma şarkısı söyle, belki bir kez daha dinginleşecektir…

 

Onu küçük bir çocuğu gibi hilelerle, baştan çıkarma oyunlarıyla kandırma, bunlar  sadece onu ayartıp yok oluş ağına sürükler…

Kaousun ve nefretin mekanı olan bu yer ataları tarafından yapılan bütün savaşlardan daha korkunçtur..

Bu dişil enerji değildir, bu öç almadır

Bu eğilip bükülmüş çizgilerin zehiridir,

Asırlarca sömürülmüş olan, tecavüz edilen dünyanın zehiri.

Bu kadınlara bir güç vermez

Bu kadını erkeği hadım eden bir hale dönüştürür

Bu hepimizi öldürür…

Annesi onu ister öpüp kucaklamış olsun ister olmasın

Ona gerçek anneyi şimdi göster

Sarıl ona, nezaketine ve derinliklerine götür…dünyanın merkezine…

Onu yaraları için cezalandırma, senin ihtiyaçlarını ve kriterlerini karşılamadağı için, onun için tatlı ırmaklar gibi ağla

Gözyaşlarını döktüğünde onu eve getir…

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir erkeği sev, gerçekten sev

Onu çıplak ve özgür olabileceği kadar sev

Onu doğum ve ölümün döngüsüne bedenini açabilecek kadar sev

Ve bu fırsat için ona teşekkür et.

 

Birlikte öfkeli rüzgarlarda ve dingin ormanlarda dans ettiğinizde

Kırılabilecek kadar cesur ol, izin ver, varlığının yumuşak baş döndürücü yanlarını keşfetsin,

Bilsin ki seni kucaklaşıp sarabilir, koruyabilir

Kollarına  at kendini, seni tutacağından emin ol,

Bundan önce binlerce kez düşmüş olsan bile

Ona teslim olarak ona teslimiyeti öğret

 

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir erkeği sev, gerçekten sev

Destekle onu, besle onu, ona izin ver, onu duy, kucakla, iyileştir onu.

Bunun karşılığında sen de beslenecek, desteklenecek ve korunacaksın

Güçlü kollar, net düşünceler, odaklanmış oklar tarafından

Çünkü eğer izin verirsen, o düşündeki adam olur…

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev, gerçekten sev.

 

Senin ruhunu çağıran bir kadın bul, seni idare eden değil

Kontrol listeni bir kenara at, kulağını kalbine koy ve onu dinle…

 

Yaşayan her varlığın adını, dualarını, şarkılarını duy,

Her kanat çırpanın, telaş içinde yüzenlerin, yeraltındakilerin, sualtındakilerin, her yeşilin, çiçek açanın, henüz doğmamış olanın, ölmekte olanın…

Onların onlara hayat veren Bir’e hüzünlü övgülerini işit,

Eğer adını henüz duymadıysan, yeterince dinlememişsin demektir.

Eğer hala gözlerinde yaşlar yoksa, eğer hala onun ayaklarına eğilmemişsin, neredeyse onu kaybetmişsin demektir.

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev, kendinin ötesinde sev. Arzunun ve mantığın ötesinde, senin gençlik, güzellik, ve çeşitlilik gibi bütün yapay özgürlük gündemlerinin ötesinde sev.

Bize çok sayıda seçenek verildi

Ama biz bir Ruhun ateşinin ortasında durup, oradan ışıyan gerçek özgürlükte aşka direnmeyi yakıp kül etmeyi unuttuk.

Bir tane tanrıça var

Ona bak onu gör.

Bak bakalım o mu baltayı başına vuracak olan.

 

Eğer değilse yürü, hemen…

Boşa zaman harcama.

Bil ki kararının onunla bir ilgisi yok.

Çünkü nihai olarak kim olduğu ile değil ne zaman teslimiyeti seçeğimizle ilgili..

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev.

Onu ölüm korkusunun ötesinde sev

Onu içindeki anne tarafından manipüle edilme korkunun ötesinde sev.

Ona onun için öleceğini söyle

Onunla birlikte yaşayabileceğini söyle.

Onunla birlikte ağaçlar dik ve onların büyümesini seyret.

Onun incinebilir güzelliğinde onun ne kadar güzel olduğunu söyle ve onun kahramanı ol.

Ona hatırlat, o senin adanman ve hayranlığınla o senin tanrıçan.

 

Dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev.

Bütün yüzleriyle, bütün mevsimlerde

O seni şifalandıracak senin şizofrenini

ikili zihnini, yarım kalbini

O şizofreni ki senin ruhunla bedenini ayırır

Seni daima dışarıya bakar kılar, kendinden başka bir şeyi aramak için

Böylelikle yaşamı değerli kılmak için

 

Her zaman bir başka kadın olacak

Sonunda o parlak olan da eski mat olana dönüşecek

Ve sen yeniden huzursuz olacaksın

Arabalar gibi kadınlar değişik tokuş edilemez

Tanrıça, arzunun en son objesidir, satılamaz.

 

 

Erkeğin daha çok seçime ihtiyacı yok

Erkeğin ihtiyacı kadın, dişil, sabırlı, şefmatli, aramayan yapmayan, bir yerde nefes alan, köklere inen, birlikte yeryüzünü sarabileceğiniz kadar kuvvetli.

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev, yalnızca bir kadını.

 

O kutsal bir kase gibi sev ve koru onu

Bütün insanlık için duyduğu terk edilme korkularını sev.

Onun yaraları sadece onun yaraları değil,

Onun bağımlılığı zayıflık değil

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan bir kadını sev

O sana inanana kadar sev. O zaman içgüdüleri, sanatı, sesi, vizyonları, tutkusu, vahşiliği ona tekrar döner

O aşkın gücüdür, bütün politik medya şeytanlarının yok etmeye ve değerini düşürmeye çalıştığı aşkın gücüne sahiptir.

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan

Davalarını, silahlarını, iç savaşını bırak, öfkenden vazgeç, büyüklük sevdalarını aydınlanman için bırak…

Kutsal kase senin önünde duruyor…

Eğer onu kollarına alırsan bu yakınlıktan daha ötesini aramaktan vazgeç.

Ya huzur ve barış denilen şey bir kadının kalbiyle beraber tekrar hatırlanması gereken unutulmuş bir rüya ise?

Dünyayı değiştirmek istiyorsan bir kadını sev.

Gölgelerinin en derinliklerine kadar

Varlığının en yüksek noktalarına kadar

Onunla ilk karşılaştığın bahçeye git

Gökkuşağı ülkesinin kapısına

Birlikte tek bir ışık gibi yürüyerek

Dönüşü olmayan noktaya

Yeni bir yeryüzününün başlangıcına ve sonuna…

soulsofthemoon.com

Kurbağaların Yarışı

12508997_482083998668786_8014160361130043526_n[1]

Günlerden bir gün… Kurbağaların yarışı varmış. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış. Ve yarış başlamış. Gerçekte seyirciler arasından hiçbiri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş : “Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!” Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırıyorlarmış: “…Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!..”Sonunda, bir tanesi hariç, diğer kurbağaların hepsinin ümitleri kırılmış ve yarışı bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş ‘bu işi nasıl başardın’diye. Kurbağadan yanıt gelmeyince farkına varmışlar ki….Kuleye çıkan kurbağa sağırmış!

Olumsuz düşünen insanları duymayın… Onlar kalbinizdeki ümitleri çalarlar!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

HAYATIMIZA YÖN VEREN SÖZLER

images[5]

 

Düşünüyorum öyle ise varım.
DESCARTES

Düşünmeden konuşmanın cezası sonradan düşünmeye mahkum olmaktır.
GIBBON

Hayatta hiç hata yapmamış birisi zaten hiçbir işe başlamamış demektir.
HENRY FORD

Hayatta hiçbirşeyden korkmayın yalnız;herşeyi anlamaya çalışın. MARİE CURİE

İnsanlar tecrübeleri oranında değil tecrübelerinden aldıkları dersler oranında olgundurlar.
BERNARD SHAW

İnsan aklın snırlarını zorlamadıkça hiçbir şeye erişemez.
ALBERT EINSTEIN

Olgun insan yapabileceğini söyleyen ve söylediğini yapan insandır.
KONFİÇYUS

Gerçek arkadaş sağlık gibidir.Değeri ancak o yok olunca anlaşılır.
CERVANTES

Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
KONFİÇYUS

İnsanların yapabileceği en büyük fenalık kendisine olan güvenini kaybetmesidir.
RİCHARD BERNEDİCİ

İnsansal öz, tek tek her bireyin doğasında bulunan bir soyutlama değildir. Gerçekliği içersinde, bu, toplumsal ilişkilerin bütünüdür.
KARL MARX

Aristoteles

Zayıf, daima adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar kuvvetlinin umurunda bile değildir.
İnsanlar arzularına son olmadığı için, bu arzuları tatmin edecek vasıtalara da son olmamasını isterler.
Arzu öyle bir şeydir ki, hiç doymak bilmez; bir çok insanların hayatı, arzuları doyurma yollarını aramakla geçer.
Cesaret kuvvetle birleşince büsbütün artar.
Umut, uyanık adamın rüyasıdır.
Fazileti olmayan insan, hayvanların en kirlisi, en vahşisi, en muhteris ve en doymak bilmez olanıdır.
Adalet önce devletten gelir.
İyi, basit; kötü ise çok yönlüdür.
Mevkilerini para ile satan kimseler, masraflarını geri almak yoluna düşerler.

Honore de BALZAC

Hayat herkes için acı, çünkü benim boş yere dilediklerime sahip olmuş nice insanlar gördüm, onlar da mesut değil.
İnsanın en zor katlandığı duygu acımadır, hele hak edince.
Evlenme dâvaya benzer. Mutlaka memnun olmayan bir taraf vardır.
Yoksulluğun hüküm sürdüğü yerde ne utanma kalır, ne suç, ne namus, ne de ruh.
Güzellik, çoğu zaman kusurları gizleyen bir örtüdür.
Sevmek, bir başkasının hayatını yaşamaktır.
Bir anne yüreği, dibinde daima af bulunan bir uçurumdur.
Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir.
Hiç kimse bir alışkanlığa veda etmek cesaretini gösteremez.

Bernard SHAW

Eğer yürüdüğünüz yolda güçlük ve engel yoksa, bilin ki o yol sizi bir yere ulaştırmaz.
Yaşlanmadan akıllanmayı çok isterdim.
Yanlışlık fare deliğinden geçer, doğruluk kapılardan sığmaz
Susmanın kudretine inanıyorum. Bu mevzu üzerinde saatlerce konuşabilirim.
Dürüst insan her zaman gerçeği söyler, akıllı insan ise yalnız zamanında.
Bir kelime yeterlidir, gerisi laftır.
Moda kadınlara benzer, onun da havası vardır.
Her şeyi düşünmek, çoğun her şeyi düzene sokmak demektir.
Birçok insanın korkak olmaya cesareti yoktur.
Yazı ile insan daya iyi yalan söyleyebilir.
Zekanın sakıncası, insanı devamlı surette bir şeyler öğrenmeye zorlamasıdır.
Erkeğin de, kadının da terbiyesi birbirleriyle tartıştıkları zaman belli olur.
Aptallar, utanılacak bir şey yaptıkları zaman mazeret diye o işi her zaman yaptıklarını söylerler.
Akıllı adam aklını kullanır, daha akıllı adam başkalarının da akıllarını kullanır.
Ben şaka yaparken gerçekleri söylerim, çünkü gerçekler dünyanın en gülünç şakalarıdır.
Bu dünyada başarıya ulaşan insanlar istedikleri şartları yakalayan insanlardır. Eğer onları bulamazlarsa, kendileri yaparlar.
Parayı kazanmadan harcamaya nasıl hakkımız yoksa, mutluluğu da üretmeden tüketmeye hakkımız yoktur.
Değişmez kural, değişmez kuralın olmayacağıdır.
Çocuklarınıza ders vermek istiyorsanız (bu hiç de gerekli değil) kendinizi örnek gösterin. Ama sizin gibi olmaları için değil, sizin gibi olmamaları için.
Yapabilenler yapar; yapamayanlar yapmayı öğretir.
Benim en iyi dostum terzimdir. Çünkü ne zaman beni görse, derhal o andaki ölçülerimi alır. Oysa bütün öteki tanıdıklarım benim hala eskisi gibi olduğumu düşünürler.
Yalancının cezası; kimsenin kendine inanmayışı değil, asıl kendisinin kimseye inanmayışıdır.
Merhamet sevgiye yakınsa, minnet onun aksine yakındır.
Ahlak duygumuz, ihtiraslarımızı kontrol eder.
Aşk, insana vakar, ağırbaşlılık, hatta güzellik verir.

DOSTOYEVSKİ

Bazı insanlar, ev köpekleri gibi, yamandıkları kapıdan ayrılmazlar.
Çocuk, dünyanın en büyük saadetidir.
Çocukları seven hayatı da sever.
Evlenme, boşanma işi sırf kadınların elinde olsaydı, bir tek nikâh sağlam kalmazdı.
Gözyaşları kurur.
Hayata yeniden başlasaydım , saniyelerin nabzını tutardım.
Hayatımızda en yüce, en güçlü, en faydalı dayanağımız ana baba evinden kalan hatıralarımızdır.
İnsan yaşamayı ve yaşamamayı aynı şey diye kabul ettiği zaman hürriyete kavuşur.
İnsanların bazen neye güldüklerini anlamak güçtür.
İnsanların saadet kadar felakete de ihtiyacı vardır.
İster tatlı, ister acı olsun, hatıra insana ıstırap verir.
Kadını kalkındıran, onu uçurumun dibine kadar yuvarlanmaktan koruyarak hayata yeniden doğmasını sağlayan biricik kuvvet aşktır.

Johann Wolfgang Von GOETHE

Akılsızlar hırsızların en zararlılarıdır: Zamanınızı ve neşenizi çalarlar.
Aşk ve sevinç büyük çabaların kanatlarıdır.
Bir kişinin sözleri önemli değildir; iki yanı da dinlemeli.
Bir şey her şey için, her şey bir şey için vardır.
Çözümde görev almayanlar problemin bir parçası olurlar.
Gönlümüz bize aklımızdan daha yakındır.
Görev, içinde bulunduğumuz zamanın bizden istediği şeydir.
İnsan ancak anladığı şeyi duyar.
İnsan kendini hiçbir yerde, karıncalar gibi kaynaşan kalabalığı yarıp geçtiği zamanki kadar yalnız hissedemez.
İnsan, babasına borçlu olduğu saygıyı, ancak baba olduğu zaman duyar.
İnsanın bir şeyi öğrenebilmesi için her şeyden önce o şeyi sevmesi gerekir.
Konuşmak ihtiyaç olabilir ama susmak bir sanattır.
Mükemmel insanların aksayan tarafları daha çok göze batar.
Samimi olmayı vaad edebilirim; tarafsız olmayı asla.
Sevmek, inanmak demektir.
Siz kendinize inanın, başkaları da size inanacaktır.

KONFÜÇYÜS

Vefa ve samimiyet ilk prensipleriniz olmalıdır.
Eğer kusurların varsa, onlardan kurtulmaya çalışmalısın ve bundan korkmamalısın.
Yapılmış şeyler üzerinde konuşmak lüzumsuzdur, geçmiş şeyleri ayıplamak da manasızdır.
Bir insan sabahleyin doğru yolda ise, akşam saatlerinde de öyle kalacak ve bundan pişman olmayacaktır.
Tevazu ile konuşmayan bir kişi, zamanla bununla ilgili bütün kelimeleri de tamamıyla unutabilir.
Kelimelerin kuvvetini bilmeyen insanlarla esaslı bir konuyu konuşmak mümkün değildir.
İhtiyatlı insan nadiren hata işler.
Doğaya göre bütün insanlar birdir, fakat pratikte birbirlerinden dehşetli ayrılık gösterirler.

William SHAKESPEARE

Aklın bağlamadığı dostluğu, akılsızlık kolayca çözebilir.
Hiçbir miras, doğruluk kadar zengin değildir.
İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür.
Herkese kulağını, ama çok azına sesini ver.
Ah! Bu kadar okudum, bu kadar öykü ya da destan duydum, aşkın yolu asla düz gitmiyor.
İyimser, yaranın üstünde artık kabuk, kötümser ise kabuğun altında yine yara görür.
Bazı yıkılışlar, daha parlak kalkınışların teşvikcisidir.
Konuşmadan önce düşün, hareket etmeden önce ölç.
Geçmiş bir dost için yakınmak yeni dertler edinmektir.
Cehalet Tanrının laneti olduğuna göre, bilgi göklere uçabileceğimiz kanatlardır.
Nasıl bir at, üzerindeki zengin koşumların farkına varmazsa insan da içinde yaşadığı nimetlerin öyle farkına varmaz.
Bir iftira başka iftiraları doğurur.
Aşk bir deliliktir.
Daha iyi, iyinin düşmanıdır.
Yiğitlik intikam kazanmakta değil, tahammül göstermektedir.
Geçmiş bir felakete üzülmek, bir yenisini davet etmenin en emin yoludur.
Aslında hiç bir şey iyi veya kötü değildir. Her şey bizim onlar hakkında düşündüğümüze bağlıdır.

Leo Nikolaevich TOLSTOY

Af dileyen, kendi kendini itham eder.
Aşk, kızıl gibi geçirilmesi gereken bir hastalıktır.
Bekleyebilen için herşey iyi sonuç verir.
Bir insanı, bulunduğu mevki ile değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmelidir.
Güzel olan sevgili değil, sevgili olan güzeldir.
Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.
Hırsları kökünden atmak mümkün değildir. Onları sadece asıl ülkülerine doğru yöneltmeğe çalışmalı.
İnanç, hayatın kuvvetidir.
İnsanlar seni, istedikleri kadar bilsinler, ama kendi kendini aldatabilir misin?
Öyle davran ki, senin iraden kendini bir kanun koyucu gibi hissetsin. Öyle davran ki, bu davranış yanında insanlığı bir araç değil bir amaç olarak göresin. Öyle davran ki, senin iradenin bir kanun gibi genel geçerliliği olsun.
Savaş, mızraklı, trampetli bir bayram değildir. Onun manzarası kandır. Ölümdür.
Tarihin konusu, kavimlerin ve insanların hayatıdır.

Victor HUGO

Öğrendikten, sevdikten sonra daha çok acı çekeceksiniz
Barış, her şeyi hazmeden mutluluktur.
Çalışma uçup gidebilen bir alışkanlıktır; bırakması kolay, yeniden başlaması zor bir alışkanlık.
Ölüm bu; ne hükümdar tanır, ne soytarı; herkesi aynı iştahla yutar.
Hayat, felaket, yalnızlık, yüzüstü bırakılmışlık, yoksulluk kendine göre kahramanları olan savaş alanlarıdır.
Evlatlarını sevmeyen babalar olabilir; ama, torununu çıldırasıya sevmeyen dede olamaz.
Kadınsız bir erkek horozsuz bir tabanca gibidir; erkeği ateşleyen kadındır.

F.M.Arouet VOLTAIRE

Ayrılık, tatmin edilmeyen aşkı arttırır.
Her zaman zevk, zevk olmaktan çıkar. Bir şeye düşkünlük hayvanlarda bile yoktur.
Hiçbir ordu, zamanı gelmiş bir düşünceye karşı duramaz.
İnsan zeka karşısında eğilir ama şefkat karşısında diz çöker.
İnsanoğlu hiç de kötü olarak yaratılmamıştır; ama hastalandığı gibi kötüleşir de.
İyi bir taklit, kusursuz bir yaratıştır.
Kendi nefsine hakim olan, dünyaya hükmedebilir.
Pek az insan başkalarının deneylerinden yararlanmayı bilecek kadar akıllıdır.
Seçilmiş birkaç kitaptan güzel ne olabilir.
Tanrıya ettiğim dua pek kısadır; Tanrım düşmanlarımı gülünç duruma düşür.
Vahşiler hariç, bütün insanlar, kitapların hükmü altındadır.
Vatana sadakatla hizmet edenin atalara ihtiyacı yoktur.
Vatanımız, bütün asil ruhlar için en mukaddes bir yerdir.
Yarabbi ben düşmanlarımı yenmeğe kadirim. Sen beni dostlarımdan koru.
eznora:
-Fikirler elektrikler akımı gibidir,birbirini tutuşturur.
-Aradığını bilmeyen bulduğunu anlayamaz.
-Yumuşak olma ezilirsin,sert olma kırılırsın.
-Konuşma sanatını bilen adam,düşündüklerinin hepsini söylemez fakat söylediklerini düşünür öyle söyler.
-Hayatta ya tozu dumana katacaksın ya da tozu dumanı yutacaksın!

(alıntıdır)

Canlıların Frekansları…

21474_727159254083532_3015044730048315315_n[1]

12400562_727159357416855_1498932093702133111_n[1]

nocanvas_yag-cesitleri-ve-kullanimlari-imya3[1]

Frequencies
Sağlıklı bir insan vücudunun 62-68 MHz’lik bir frekans aralığı var. Hastalık ve rahatsızlıklar 58 MHz’de baş göstermeye başlıyor. Esans yağlar insan tarafından kullanılan doğal maddeler arasında en yüksek frekansa sahip olan şey. Yukarıdaki frekans tablosunda bir uçta işlenmiş/konserve yiyecekler dururken (0 MHz) öteki uçta en yüksek frekans ile gül yağı (320 MHz) bulunmaktadır. Gül’ün aşkla ilişkilendirilmiş olması belki de bir rastlantı değildir

Esans Yağlarının Frekansları

Gül 320 Mhz

Lavanta 118 Mhz

Sandalağacı 96 Mhz

Melekotu 85 Mhz

Nane 78 Mhz

Fesleğen 52 Mhz

Alman Papatyası 105 Mhz

Melissa 102 Mhz

Ardıç 98 Mhz

İnsan Beyni72-90 Mhz

İnsan Bedeni Gündüz 62-68 Mhz

Soğuk Algınlığı Belirtileri 58 Mhz

Grip Belirtileri 57 Mhz

Kandida 55 Mhz

Kanser 42 Mhz

Ölüm Başlangıcı 25 Mhz

İşlenmiş- Konserve Yiyecekler 0 Mhz

Kuru Otlar 12-22 Mhz

Taze Otlar 20-27 Mhz

Esans Yağlar 52-320 Mhz

Kaynak: Kampa Workshop

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Psikocity ‘deki İlişki Seminerine Hepiniz Davetlisiniz… Ben Oradayım Sizi De Beklerim…

1916885_1639502652968057_1539167182722140634_n[1]

10347070_732890976821792_8605476981399828631_n[1]

İlişkide duruş hakkında doğru bilinen yanlışlar ..

Uzmanlar eşliğinde ilişkiler sunumu ve soru cvplar 13 ocak çarşamba aksami psikocityde Rzv tel : 0212 234 15 44 ’45

kaynak: Psikocity Facebook Sayfası

Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil,gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir.

rock-climber-at-sunset-time-going-up-a-mountain_8514352[1]

 

Gürültü patırtının ortasında sükûnetle dolaş;
sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma.
Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış.
Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun.
Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma.
İçten ol, telaşsız, kısa ve açık seçik konuş.
Başkalarına da kulak ver.
Aptal ve cahil olduklarında zaman bile dinle onları.
Çünkü dünyada herkesin anlatacak bir hikâyesi vardır.
Yalnız planlarının değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış.
İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen. Hayattaki dayanağın odur.
Seveceğin bir iş seçersen yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın.
Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol.
Sevmediğin zaman sever gibi yapma.
Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme.
İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz.
Ve unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri,
sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneceğinden daha fazla değildir.
Aşka burun kıvırma sakın. O çöl ortasında yemyeşil bir bahçedir.
O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bir bitkinin
sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu sakın unutma.
Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et.
İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı ömür boyu sürer.
Bazı idealller o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır.
Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.
Yılların geçmesine öfkelenme.
Gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe.
Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme.
Rüzgârın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgâra göre ayarla.
Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil,
gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir.
Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkânsızdır.
Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.
Hatırlar mısın doğduğun zamanları. Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu.
Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse.
Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Önünde, sonunda bütün servetin sensin.
Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya yine de güzeldir.

anadoluda bir mağarada MÖ 9. yy da Xsentius isimli filozof tarafından yazılmıştır.

Hint Felsefesinin Dört Kuralı…

12079727_950967954974747_568872605567875439_n[1]

 

KURAL 1: “Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.”

KURAL 2: “Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. ‘Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı’ gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir.”

KURAL 3: “İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.”

KURAL 4: “Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir.”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 1 Comment »

İstanbul’da Yapılacak 999 Şey olarak “Kağıt Toplayan Adama Doğum Günü Hediyesi Ver” adında bir etkinlik oluşturmuş idik malumunuz

10401916_307439559426801_2651471647242622385_n[1]

12439270_307439562760134_5084550532900076365_n[1]

 

İstanbul’da Yapılacak 999 Şey olarak “Kağıt Toplayan Adama Doğum Günü Hediyesi Ver” adında bir etkinlik oluşturmuş idik malumunuz. Eminönü civarında kağıt, şişe, kutu gibi atıkları toplayarak geçimini sağlayan bir abimiz kameralara yansımış, onun söyledikleri bizim yüreğimize dokunmuştu. “Benim için 2015’de 2016’da aynı, ama bizim gibi yaşamayanlar huzurlu ve mutlu günler geçirir inşallah, ben çuvalı doldurursam bugün benim doğum günüm” diye temennide bulunmuştu. Abimizin üç kere kendi doğum gününe vurgu yapmasına rağmen haberi yapan arkadaşın bir kere bile “Doğum günün kutlu olsun” dememesi bizi de üzmüştü. Adam gerçekten de bir şeyler duymak istiyor gibiydi. Biz de hemen bir etkinlik koyarak kendisi için ümitvar olmadığı halde “bizim gibi yaşamayan insanlara” diye başlayan güzel sözler sarfettiği için bu meseleye dikkat çekmek istedik. Ancak abimizin yerini biz de bilmiyorduk. En son gece saat 12’ye kadar kağıt topladığını, akabinde bir internet kafenin temizliğini yaptığını, bunun sayesinde de o kafede gecelediği bilgisini paylaştık. Bunun üzerine okyanus yürekli birkaç genç arkadaşımız kağıt toplayan Mehmet Kadir abimizi bularak ona hediyeler almış, pastasını keserek doğum gününü kutlamışlar. Abimiz de “ben bugün ikinci kez doğdum” demiş. Biz bunları gözlerimiz dolarak okuduk.

Genç arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz. Böyle hiçbir menfaatin uğramadığı, sadece mutluluğun ve insanlığın konuşulduğu bir ortamı sağladılar. Biz biliyoruz ki büyüklerine hürmet edene kendileri büyüdüğünde hürmet edilir. İnşallah bu güzel duyguları yaşatan arkadaşlarımız da ömür boyu saygı ve hürmet görürler. Ve inşallah Mehmet Kadir abimiz de bundan sonra bizim için yaptığı dilekler gibi mutluluklu ve huzur içinde yaşar.

kaynak: İstanbul’da Yapılacak 999 şey sayfası

Bir İnsanın Başkaları Tarafından Sevildiğini En Çok Hissettiği 18 An

Bazen küçük bir bakış bile yeter ama bazı hareketler vardır ki, insana gerçekten önemli olduğunu hissettirir. İşte bunlardan 18 tanesi…

1. Gece üstünüz açık uyuduğunuzda, üstünüzü örten birileri olduğunda.

Gece üstünüz açık uyuduğunuzda, üstünüzü örten birileri olduğunda.

2. Karnınız açken hiçbir karşılık beklenmeden size yemek yapıldığında.

Karnınız açken hiçbir karşılık beklenmeden size yemek yapıldığında.

3. Sırf sesinizi duymak için sizi arayan birileri olduğunda.

Sırf sesinizi duymak için sizi arayan birileri olduğunda.

4. Saçmalamak istediğinizde size ayak uyduracak birilerinin varlığını hissettiğinizde.

Saçmalamak istediğinizde size ayak uyduracak birilerinin varlığını hissettiğinizde.

5. Altından kalkmakta güçlük çektiğiniz bir işe yardım eden biri olduğunda.

Altından kalkmakta güçlük çektiğiniz bir işe yardım eden biri olduğunda.

6. Ne olursa olsun, size kol kanat gelen birileri olduğu zaman.

Ne olursa olsun, size kol kanat gelen birileri olduğu zaman.

7. Hata yapmadan önce sizi uyaran yapmamanız için elinden geleni yapan birileri olduğunda.

Hata yapmadan önce sizi uyaran yapmamanız için elinden geleni yapan birileri olduğunda.

8. Ve o hatayı ısrarla yaptığınızda “Ben demiştim!” demek yerine sizinle, sizin kadar üzülen birileri olduğu zaman.

Ve o hatayı ısrarla yaptığınızda "Ben demiştim!" demek yerine sizinle, sizin kadar üzülen birileri olduğu zaman.
9. Sizinle ilgili hiç beklemediğiniz bir ayrıntıyı aklında tutan birileri olduğunda.
Sizinle ilgili hiç beklemediğiniz bir ayrıntıyı aklında tutan birileri olduğunda.

10. Sevmediği tarzda bir filmi sırf siz beğendiniz diye baştan sonra izlediğinde.

Sevmediği tarzda bir filmi sırf siz beğendiniz diye baştan sonra izlediğinde.

11. Sizin önerdiğiniz kitapları bir günde okuyup bitiren birileri olduğunda.

Sizin önerdiğiniz kitapları bir günde okuyup bitiren birileri olduğunda.

12. Kabus gördüğünüzde, siz tekrar uyuyana kadar başınızda uyumadan bekleyen biri olduğunda.

Kabus gördüğünüzde, siz tekrar uyuyana kadar başınızda uyumadan bekleyen biri olduğunda.

13. Doğum gününüzü Facebook’tan kutlayan değil, gerçekten hatırlayıp sizi arayan insanlar olduğunda.

Doğum gününüzü Facebook'tan kutlayan değil, gerçekten hatırlayıp sizi arayan insanlar olduğunda.

14. Sahip olduğu her şeyi sizinle paylaşmaya hazır birileri olduğunda.

Sahip olduğu her şeyi sizinle paylaşmaya hazır birileri olduğunda.

15. Siz kendinize güvenmeseniz bile, her konuda size güvenen arkadaşlarınız tarafından desteklendiğinizde.

Siz kendinize güvenmeseniz bile, her konuda size güvenen arkadaşlarınız tarafından desteklendiğinizde.
16. Uzak bir yere gideceğiniz zaman, otobüs kalkana kadar otogarda sizi bekleyen yakınlarınız, gözleri yaşlı şekilde size el salladıklarında.
Uzak bir yere gideceğiniz zaman, otobüs kalkana kadar otogarda sizi bekleyen yakınlarınız, gözleri yaşlı şekilde size el salladıklarında.

17. Hastalandığınız zaman biri tüm nazınızı çekip, siz iyileşene kadar yanınızda kaldığında.

Hastalandığınız zaman biri tüm nazınızı çekip, siz iyileşene kadar yanınızda kaldığında.

18. Üşüdüğünüzde “Sen de böyle dışarıya çıkmasaydın” demeden size ceketini veren birileri olduğunda.

Üşüdüğünüzde "Sen de böyle dışarıya çıkmasaydın" demeden size ceketini veren birileri olduğunda.

Üşüdüğünüzde "Sen de böyle dışarıya çıkmasaydın" demeden size ceketini veren birileri olduğunda.

kaynak: onedio

Sabırlı Olan İnsanların Bile Tahammül Etmekte Zorlanacağı 16 Şey

Uzak durun bizden, sabrımızı zorlamayın yeter 😡

1. Şapırdatarak yiyip höpürdeterek içenler.

Şapırdatarak yiyip höpürdeterek içenler.
2. Çokça klişeleşmiş konuları işleyen oyunculuğun sıfır olduğu Türk dizileri.
Çokça klişeleşmiş konuları işleyen oyunculuğun sıfır olduğu Türk dizileri.

3. Bilgisi olmasa da her şey hakkında fikri olup boş konuşanlar.

Bilgisi olmasa da her şey hakkında fikri olup boş konuşanlar.

4. Satıcılar ile emir kipiyle konuşup rica etme becerisinden yoksun olanlar.

Satıcılar ile emir kipiyle konuşup rica etme becerisinden yoksun olanlar.
5. Kalitesiz mizah anlayışına sahip olanlar ve onlara gülebilenler.
Kalitesiz mizah anlayışına sahip olanlar ve onlara gülebilenler.

6. Konu her ne olursa olsun karşısındaki ile kavga ediyormuş gibi yüksek sesle konuşanlar.

Konu her ne olursa olsun karşısındaki ile kavga ediyormuş gibi yüksek sesle konuşanlar.

7. Bir kez reddetmene rağmen hala ısrar etmeye devam edenler.

Bir kez reddetmene rağmen hala ısrar etmeye devam edenler.

8. Trafikte gerekli gereksiz her şeye korna çalanlar.

Trafikte gerekli gereksiz her şeye korna çalanlar.

9. Parası, kariyeri ve popülerliği olunca adam oldum sanan ne oldum delileri.

Parası, kariyeri ve popülerliği olunca adam oldum sanan ne oldum delileri.

10. Sürekli birileri tarafından beğenilme ve pohpohlanma ihtiyacı duyan kişiler.

Sürekli birileri tarafından beğenilme ve pohpohlanma ihtiyacı duyan kişiler.

11. Her muhabbette konuyu siyasete bağlayanlar.

Her muhabbette konuyu siyasete bağlayanlar.

12. Direksiyon başındayken arabada bulunanların sürekli müdahale etmesi.

Direksiyon başındayken arabada bulunanların sürekli müdahale etmesi.

13. Karşısındakinin lafını bölmeden konuşmayı/tartışmayı beceremeyenler.

Karşısındakinin lafını bölmeden konuşmayı/tartışmayı beceremeyenler.

14. Kendi hayatından çok başkalarının hayatıyla ilgilenip yorum yapanlar.

Kendi hayatından çok başkalarının hayatıyla ilgilenip yorum yapanlar.

15. Haksız olduğunu bildiği halde özür dilemeyip kendini haklı çıkarma uğraşında olanlar.

Haksız olduğunu bildiği halde özür dilemeyip kendini haklı çıkarma uğraşında olanlar.
16. Bir kadın ile bir erkeğin arkadaş olabileceği gerçeğini kabullenemeyenler.
Bir kadın ile bir erkeğin arkadaş olabileceği gerçeğini kabullenemeyenler.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

TIRNAĞINIZDAKİ HASTALIK HABERCİSİ 7 İŞARET!

12439067_765696796908458_3806930218691606868_n[1]

Tırnaklarınız belki de size bazı sorunları ve hastalıkları göstermektedir. Tırnaklarınıza bakın ve iyice kontrol edin. Tırnaklarınızın rengi, şekli ve bir değişiklik size sağlığınızla ilgili bazı ipuçları verebilmektedir.

İşte, tırnaklardaki hastalık habercisi 7 işaret;

1- Tırnakların zayıf, kırılgan veya ikiye ayrılması:

Eğer tırnaklarınız sürekli ve kolay bir biçimde kırılıyorsa tiroitlerinizin çalışmasında bir problem olabilir. Tiroitler metabolizmayı, büyümeyi ve enerjiyi düzenler. Düzgün çalışmaması ya da az hormon üretmesi tırnaklarınızın yavaş uzamasına, kolay kırılmasına ve saç dökülmesine neden olabilir. Tırnaklarınız kolay kırılıyorsa bu sorunu basit bir kan testi ile belirleyebilir, tiroitle ilgili sorunlarınızın tedavisine başlayabilirsiniz.

2- Tırnakların üzerindeki beyaz çizgiler:

Bu çok karşılaşılan bir durumdur ve genellikle protein ya da diğer gıdaların eksikliğinden kaynaklanabilir. Yatay beyaz çizgiler böbrek hastalığı ve karaciğer ile ilgili problemlere de işaret edebilir.

3- Morarmış tırnaklar:

Parmak uçlarının yeterli miktarda oksijen almaması tırnakların morarmasıyla anlaşılabilir. Doktorlara göre bu durum solunum veya damarlarla ilgili bir problemin işaretçisidir. Bazı kişilerde soğuk hava nedeniyle kan dolaşımı yavaşlar ve tırnaklarda morarma olur. Tırnaklardaki morarma sürekliyse ve geçmiyorsa kan dolaşımında bir sorun olabilir ve doktora başvurmakta fayda vardır.

4- Tırnaklarda renk solması:

Tırnak etlerinizin çok beyaz olması soluk tırnaklar demektir. Bu, kan hastalığı olan aneminin olmasına işaret edebilmektedir. Anemi hastalığı, düşük demir nedeniyle oluşmakta ve kanda oksijen yetersizliğine sebep olmaktadır. Bundan dolayı da ciltte ve dokularda özellikle tırnak altı dokularının soluk olmasına sebep olur.

Tırnak rengi ile ilgili böyle bir solukluk sezdiğinizde bunu gidermek için yeşil sebzeler, kırmızı et ve fasulye gibi demir yönünden zengin besinler tüketilmelidir. Tırnakların soluk olması diyabet ve karaciğer problemlerini de işaret edebileceği için, bir hekime görünmekte fayda vardır.

5- Tırnakların sararması ve kalınlaşması:

Mantar enfeksiyonunun karakteristik özelliği kalınlaşmış ve sararmış tırnaklardır. Bunlar daha çok tırnak yatağına yayılmaktadır. Tırnak altındaki enfeksiyonun harici ilaç tedavisi ile iyileşmesi zordur. Bu nedenle de oral alınan ilaçlarla tedaviye başlanması gerekmektedir.

6- Tırnaklarda siyah çizgiler:

Koyu kahverengi veya siyah dikey çizgiler cilt kanserinin habercisi olabilmektedir. Her kanser türünde olduğu gibi bu kanserde de erken teşhis önemlidir ve tırn aklardaki siyah çizgileri dikkate alarak doktora görünmek önemlidir.

7- Tırnakların çukurlaşması:

Tırnaklarda olan çukurlaşmalar ve minik delikler sedef hastalığının habercisi olabilir. Sedef hastası olan kişilerin tırnak yatağında hücre kümelenmesi meydana gelir. Bu durum tırnak yüzeyinin de pürüzlenmesine sebep olur.

PARMAKLARINIZI SIKARAK SORUNLARINIZI GİDEREBİLİRSİNİZ

Başınıza ağrı mı saplandı, kaslarınızda gerilme mi var, sinirleriniz mi bozuldu, sindirim sıkıntısı mı çekiyorsunuz, yorgun mu hissediyorsunuz? Doğru parmağı 3 dakika boyunca sıkmak bakın hangi sorunlarınızı çözüyor…
 
Hemen doğru parmağınızı 3 dakika boyunca sıkın!
5639f77a18c7736a783e88ed1[2]
 
Peki hangi parmağınızı sıkıcağınızı bilmiyor musunuz? Refleksoloji vücuttaki belirli bölgele baskı uygulayarak anlık gelişen rahatsızlıkları önleme yöntemidir diyebiliriz. Tıbbi durumlarda etkili bir tedavi olmamakla birlikte, iş stresi, anlık mutsuzluklar, olağan yorgunluklara karşı sizi rahatlatabilecek bazı pratik çözümler sunar.
 
Barbara Kunz ve Kevin Kunz adlı refleksolojistler geçtiğimiz günlerde kendi sitelerinde yayınladıkları bir makale ile gündelik sıkıntılara sadece elinizi ve parmaklarınızı kullanarak getirebileceğiniz çözümler yayınladılar.
 
Makalede geçen yöntemler kısa sürede sosyal medyada yayıldı ve büyük ilgi gördü. Hangi parmağını tuttuğunu söyleyen iletiler ve karşılığında “Hayırdır neye üzüldün?” gibi cevaplar gelmesiyle birlikte bu dalga Türkiye’ye yayılmadan önce sizi bir bilgilendirelim istedik.
 
Araştırmacılara göre her bir parmak ve elin farklı bölgeleri, farklı sıkıntılarımıza çare olacak şekilde tutulup, sıkılıp, ovulduğunda, farklı sıkıntılarımıza çözüm olabiliyor. Nedir peki onlar? İşte size alternatif tedavinin en pratik hali;
 
5639f3f218c7736a783e88ce
1. BUNALMAK VE BAŞ AĞRILARI
 
Yoğun tempo sebebiyle bunalan ve başı ağrıyan pek çok vatandaşımız olduğunu biliyoruz. Kafanıza bez bağlamak, “Kardeş şu şakaklarımı biraz ovsana”, “Mehmet şuradan iki tütsü yak” demek istemiyorsanız baş parmağınızı 3 ila 5 dakika sıkabilirsiniz.
 
Sıkayım derken kan dolaşımınızı etkileyecek kadar sert değil ama baskıyı hissedebileceğiniz kadar sıksanız yeter. Baş parmağınız vücudunuzdaki bütün denge merkezleriyle bağlantılı olarak çalışır.
 
5639f6bc18c7736a783e88e5
2. HÜSRAN DUYGUSU VE KAS AĞRILARI
 
Vücudunuzdaki kas sistemleriyle ve böbreklerinizle bağlantılı çalışan işaret parmağınızı belirli aralıklarla sıkarak kas ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz. İlginç bir başka nokta da Minnesota Üniversitesi’nin çalışmalarına göre işaret parmağı masajı yapılan kişilerin böbrek rahatsızlığı çekenlerin iyileşme sürecini hızlandırdığı görülmüş.
 
Beyninizdeki korku merkezine açılan kapı olarak görülen işaret parmağınız aynı zamanda kötü olaylardan sonra sizi hüsran duygusundan kurtaracaktır. Misal takımınız gol mü yedi? Şampiyonluğu mu kaybetti? Üzülmeyin, işaret parmağınızı sıkın biraz.
 
5639f52118c7736a783e88db
3. YORGUNLUK VE SİNİR
 
Orta parmağınızı öncelikle sinirlerinizi yatıştırmak ve ve yorgunluğunuzu bastırmak için sıkabilirsiniz. Aynı zamanda karaciğer sorunlarında tedaviye destek amaçlı kullanılan orta parmak masajı, öfkelendiğiniz anlarda sizi sakinleştirebilir.
 
Trafikte sıkışıp kaldınız mı? Orta parmağınızı sağa sola gösterip hakaret amaçlı kullanacağınıza, avcunuza alıp biraz sıkın belki sizi yatıştırabilir.
 
5639f52118c7736a783e88dd
4. OLUMSUZLUK VE SİNDİRİM SORUNLARI
 
Eğer kendiniz hakkında olumsuz düşünceleriniz varsa hemen yüzük parmağınızı sıkarak meditasyon konumuna geçin. Sizi daha mutlu yapacak ve sindirim sisteminizi düzenleyecektir.
 
Düzenli nefes almaya çalışarak bu alternatif tedaviyi hızlandırabilirsiniz. Ağır bir yemekten sonra denemeye değer ama tuvalete yakın bir yerlerde olmaya gayret gösterin…
 
5639f52118c7736a783e88d9
5. STRES
 
Hepimiz bir şekilde stres denen illeti yaşıyoruz. Bu gibi durumlarda kimimizin saçı dökülüyor, kimimiz sivilce çıkartıyor, kimimizin ise bağırsakları bozuluyor. Hiç bunlara gerek yok.
 
Mesainin bitimine 1 saat kala önünüze yığınla iş mi koyuldu? Bir kenara geçim serçe parmağınızı sıkın, ovalayın her şey daha kolay olabilir…
 
5639f52118c7736a783e88df
Bonus: Mide bulantısı ve gerginlik
 
Genelde yığılıp kalan insanların başına bez koyulur avuçlarının içi ovulur, illa bu sahneyi görmüşsünüzdür. Bu aslında çok başarılı bir alternatif tedavi yöntemi. Mideniz bulanıyorsa, özellikle toplu taşıma araçlarında bu rahatsızlık görülebiliyor, hemen avcunuza baskı uygulayın ve ovun. Gerginliğe de birebir olduğu söyleniyor.
 
Bonus 2: Kan akışı ve enerjisizlik
 
Soğukta ne yaparsınız? Avuçlarınızı birbirine sürtüp ısı yaratmaya çalışırsınız değil mi? Aslında bu eylem aynı zamanda vücudunuzdaki kan akışını da hızlandırıyor ve bir pil görevi görererek vücudumuza enerji veriyor. Pek çok dövüş sanatında sporcular avuçlarını birbirine vurarak ya da sürterek bu enerjiyi almaya çalışırlar. Yorgun düştüğünüz de ve ısınmak istediğinizde bu yöntemi deneyebilirsiniz. Önümüz kış, karda kıyamette yollarda kalınca elleriniz cebinizde durmasın…
 
kaynak:hürriyet

Burçların Terk Edilirken Verdiği Şahsına Münhasır 12 Tepki…

Çoğunlukla ilgilenmediğimiz ama ortamlarda “ya bu burç mevzuları bence çok şey… ama bazıları tutuyor, evet” diyerek konuya dahil olduğumuz astroloji kültürü, öyle ya da böyle hayatımızın bir parçası. “Burçlara inanmıyorum ama bir Susan Miller var.” diyen de, “bana böyle saçma şeylerle gelmeyin” şeklinde söylenen adam da, “abicim şimdi sen iki aydır maaş alamıyorsun ya, hani sevgilin seni aldatıyormuş ya, üstüne bir de ev sahibin seni kapıya koymaya kalkmış ya…heh işte bunlar hep Merkür Retrosu yüzünden…” dediğinizde “ha tamam o zaman” diyerek sakinleşebiliyor. Hal böyle olunca; öğrenilen astroloji kaynaklı bir takım benzerlikler de insanı oldukça şaşırtıyor. O benzerliklerden biri de aynı burç insanlarından duyabileceğiniz ayrılık demeçleri. İşte sizin için her burç insanının terkedilirken verdiği şahsına münhasır 12 tepkiyi derledik:

1. Koç: “Ben terkedilmem, size öyle gelmiştir.”

koccc
Bir Koç burcunu terk etmeye mi kalktınız? Challenge accepted! Ne yapıp edip, sizi barışmaya, ilişkiye yeniden başlamaya ikna edecektir. Yeni başlangıcınızda bir ay kadar pamuk gibi bir insana dönüşecek olan Koç, en ummadığınız anda ayrılmak istediğini söyleyecek, kendi kendiyle girdiği iddiayı kazanarak rahatlamak isteyecektir. Bu bir ay içinde de kendine B planı yapmayı ihmal etmeyen Koçlar, asla yalnız kalmazlar.

2. Boğa: “O önündeki pideyi yemeyeceksen, alabilir miyim?”

Wall_Street_Boga_Heykeli_Amerika_Borsa_Simgesi
Boğalar ve aşık oldukları insanlar arasındaki bağ, koalalar ve okaliptüs bitkisi arasındaki bağ ile aynıdır. Sizi sevmekle kalmaz, tüm hayatını sizin üzerinize kurar. Dolayısıyla terk etmeye kalktığınızda dünyası alt üst olur. Sizinle birlikte yaptığı ileri tarihlerdeki planları ise bozmaz. Çünkü 10 yıl da geçse bir gün ona döneceğinizi düşüp, içten içe hep sizi bekler. Hatta döneceğiniz gün size söyleyeceği tirat bile hazırdır. Normal şartlarda da boğazlarına düşkün olan Boğalar, ayrılık acısının hırsını da yine yemekten çıkarırlar. Her ayrılık , Boğalar için en az 7 kilo fazlalık demektir.

3. İkizler: “O zaman akşam Berkcanlar’la o partiye gidebilirim, ohh!”

ikizlller
Kendi kendini en hızlı teselli ve tedavi edebilen burç İkizlerdir. Sizi ve o ayrılık anını beyninden kazımak için elinden geleni yapacaktır. Bunu da bardağın dolu tarafını görmeye odaklanarak halledecektir. Beraber yaşanılan güzel anılar, romantik geceler yerine beyninde sadece sizin kötü taraflarınız, aslında onu tiksindiren huylarınız dönmeye başlayacaktır. Zaten çok dışa dönük insanlar olan İkizler burçları, hayatın sizsiz daha güzel olduğuna sizi bile ikna edebilir.

4. Yengeç: “Söndürün kalbimi, gidiyor gönlümün efendisi, çocuklarımın müstakbel babası/anası…” (2 hafta çıktılar.)

yengec-kapak-1
Kadını da erkeği de son derece anaç olan Yengeç burçları, sizi sevgililiğinizin 3. günü kardeşiyle, 7. günü annesiyle tanıştıracağı için terk edilme acısını da aile boyu çeker. Sizinle sevgili olmadan önce, içinden “hımmm bundan iyi eş olabilir” onayı verdiği için terk edişiniz onun için bir şok, hiç olmadık bir durumdur. Önemli nokta ise şudur; yengeçler mağduru oynamayı iyi bilir. Bu sebeple gelip size barışalım demeyecek, sizin gelip barışmak için yalvarmanızı sağlayacaktır.

5. Aslan: “Burada terk etme, git ötede terk et.”

aslaaan
Aslan burçları için terk edilmek hiçbir şeydir, imaj ise her şey! Ayrılığın onun için şiddeti ne olursa olsun hem sizin yanınızda hem de başkalarının yanında durumu önemsemez görünecektir. Zira korumak zorunda olduğu bir imajı vardır ve onu sarsmaya kimsenin gücü yetmez. Ama hırs yapmaktan da kendini alıkoyamaz. Gezer, tozar, gecelere akar ve çok kısa bir süre içinde yeni birini bulur ve bu yeni birine sizi nasıl terk ettiğini uzun uzun anlatır. He sizi hiç mi düşünmez? Düşünür. Kendisinin zaten size birkaç beden büyük olduğunu, onu taşıyamadığınız için ayrılmak istediğinizi sık sık düşünür.

6. Başak: “Seni çöpe atacağım poşete yazık. Bir de o poşet su damlatmış biraz, orayı bir sileyim ben…”

sosis-bacak-basak-tarlasinda
Terk edilen Başak ilişkide neyin yanlış gittiğini enine boyuna analiz edecektir. Bu analiz sırasında önce evi silip süpürecek, dağlar gibi birikmiş ütüleri sıfırlayacak, banyo fayanslarını parlatacak, perdeleri yıkayacak, camları silecek, gerekirse evi yıkıp baştan inşa edecek; bu sırada ona sizi hatırlatan ne kadar eşya, hediye vs varsa dinamitle patlatacaktır. Terkedilmenin ardından hayatında yeterli hijyene kavuşan Başak, aslında bu ilişkide de diğerlerinde olduğu gibi yine yıpranan, hakkı yenen, emeğinin karşılığını alamayan, bütün kavgalarda mutlak haklı kişinin kendisi olduğuna karar vererek, bünyesini soğumaya bırakır.

7. Terazi: “Yavrum kaldır kollarını, teslim ol etrafın sarılı!”

terazi-burcu2-660x400
“Kendine duygusal” diye tanımlayabileceğimiz teraziler, aşkını da kavgasını da ayrılığını da dibine kadar yaşamayı severler. Asla “ağamıyorum gözüme bir şey kaçtı” tribine girmez, yanınızda da kalabalıkta da rahat rahat göz yaşı dökerler. Bir teraziyi kolay kolay terk edemezsiniz. Muhakkak kendini size bir yerlerden hatırlatır. Ummadık yerden karşınıza çıkar, ummadık anda -ama işle ilgili- maili gelir, “rüyamda gördüm iyi misin?” mesajı atmaz ama “ahahahah ilahi ya ne tatlısın…ay pardon sana atmışım mesajı yanlışlıkla” tuzağına bile bile düşer. Zaten bir teraziyle en az 4 kere ayrılır 8 kere barışırsınız. Sonunda o sizden bıktığında ilişkiye noktayı koyar.

8. Akrep: “Seni kendime sakladım, hepsini ben hesapladım!”

akrep-dovmeleri-23
Sanılanın aksine akrepler delirmiş gibi hayata sadece intikam duygusuyla yaklaşmazlar. Evet intikam onların ilgi alanıdır ama aslında Akrepler sadece “önemsemedikleri” insanlardan intikam alırlar. Zira yaratılışları gereği yüksek egolu varlıklardır ve o kadar da sallamadıkları biri tarafından terkedilmeyi hazmetmekte zorlanırlar. Akrebin en büyük intikam silahı ise hafızasıdır. Asla ama asla hiçbir şeyi unutmaz. Gerçekten sevgi beslediği biri tarafından terk edilen Akrep ise önce içine kapanır, sonra aşırı dışa dönük davranır, en sonunda da bu olay hiç yaşanmamış gibi yoluna devam eder.

9. Yay: “Oha biz çıkıyor muyduk? Neyse; ayrılıyorsak PS4 bende kalabilir mi?”

yayoha
Hayatta çok az şeyi ciddiye alan Yay burçları, terk edilme mevzusunu da çok fazla önemsemeyecektir. Hatta sizin onu terk ettiğiniz o dramatik an esnasında, çok alakasız bir şeyi düşünüyor olma ihtimali bile yüksek. Onu terk edişinizin 2. haftasında tüm kaygısızlığı ile “ya benim yeşil beremi gördün mü?” , “şimdi kesin ayrıldık değil mi?”, “hayır netleştirelim de ona göre eve birileriyle gideceğim” şeklinde mesaj atmasının sebebi budur. Yaylar için net olmak çok önemlidir. Terk ediyorsanız adam gibi terk etmelisiniz; “bir süre yalnız kalıp düşünmek istiyorum” diye gidip, bir ay sonra “hadi ben döndüm” dediğinizde kendinizi aldatılmış olarak bulursunuz.

10. Oğlak: “Suskunluğum asaletimdendir.”

oglakkk
Bir Oğlak burcunu terk etmeye niyetliyseniz, elinizde ciddi doneler olmalı. Gerekirse ayrılık kararınızı Powerpoint sunumu ile açıklamalısınız. Ayrılık kararınızı başta büyük bir olgunlukla karşılayacak olan Oğlaklar, daha sonra uzun süreli sessizliğe bürünecektir. Başkalarının onlar hakkında ne düşündüğünü fazlaca önemseyen Oğlaklar için, “yalnız kalmaya ihtiyacım var”, “artık sevmiyorum” gibi soyut bahaneler içinden çıkılmaz depresyon gecelerine yol açar. Kan kusar, kızılcık şerbeti içtim derler, asla etraflarına bu travmayı belli etmezler. Dünyanın en inat varlıkları olan Oğlaklar bir daha asla sizinle barışmayacaktır, bunu da dikkate almayı unutmayın.

11. Kova: “Lafı ağızımdan aldın, ben de tam onu diyecektim.”

kova-burcu-erkeği_381303
Terkedilmiş gibi değil de, kendisi terk etmiş gibi tepkiler verir. Arkadaş ortamında ayrılığını “oh çok iyi oldu kurtulduğum, zararın neresinden dönersem kardır…” şeklinde anlatır. Oysa eve gidince Baby Tv izlerken bile ağlar. Bütün fotoğrafları, telefon numaranızı, yazışmalarınızı, size ait olan her şeyi siler. Sonra açtığı sahte hesaplarla çaktırmadan takip etmeye çalışır. Onun için sevgiliyken kör, terk ettiğinizde ise badem gözlü olursunuz. Terk edilen Kovalar, başka kollarda moral bulmakta zorlanmazlar. Zaten pek yedeksiz gezmezler.

12. Balık: “Allahım bunlar ne büyük acılar!”

ilginc-baliklar-resim7
Aşk hayatını, bebesini kartal kapan Fatma Girik dramıyla yaşamayı seven Balıkların, ayrılık şokunu yaşamaları da ayrı bir sinema filmidir. Onu terk etmek için sebebiniz ne olursa olsun, Balıklar mevzuyu “zaten başından beri sen beni hiç sevmedin” seviyesine kadar indirgerler. Hazırlıklı olun, bir süre Facebook’ta Özdemir Asaf şiirleri paylaşacak, süzülen gözyaşlarını fotoğraflayıp size gönderecek, gecenin körü, sabahın düdüğü demeden mesajlar atacak, size ulaşamadığı yerde arkadaşlarınıza, komşularınıza, Almanya’daki halanıza dadanacaktır.

kaynak: listelist.com Ayşe Göynük

Hayatımız Seçimlerden İbaretse…

12369134_1520664908226307_8860478652034476005_n[1]

Ben mutlu olmayı seçiyorum

Ben huzurlu olmayı seçiyorum

Ben sağlıklı olmayı seçiyorum

Ben başarılı olmayı seçiyorum

Ben kendimi ifade etmeyi seçiyorum

Ben kendimi sevmeyi seçiyorum

Ben kendime değer vermeyi seçiyorum

Ben affetmeyi seçiyorum

Ben bolluk ve bereketi seçiyorum

Ben ilahi aşkı seçiyorum

Ben ilahi akışa güvenmeyi seçiyorum

Ben sağlıklı olmayı seçiyorum

Ben kalbimin rehberliğini seçiyorum

kaynak: akademika psikolojik danışmanlık

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

‘Göz Korkutucu’ Olarak Nitelendirilen Kadınların 10 Muhteşem Özelliği

Yaşlandıkça ve sizin dışınızda herkesin evlenip çocuk sahip olduğunu duydukça kendinizde bir terslik olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak belki de yanlışlık toplumun kadınlardan beklediklerindedir… İşte ‘göz korkutucu’ kadınları muhteşem kılan 10 özellik:

1. İstedikleri giysileri giyerler.

İstedikleri giysileri giyerler.

Dolapları, kendilerini iyi hissetmelerini sağlayan giysilerle doludur. Özgüvenlerini ve o gün nasıl hissettiklerini yansıtan kıyafetler giymeyi severler.

2. Tutku doludurlar.

Tutku doludurlar.

Her şeyi tutku ile yaparlar. Erkekler, bu kadınların yanında kendilerini ‘rahat’ değil, ‘canlı’ hissederler.

Birlikte oldukları erkeğe heyecan ve sürprizlerle dolu bir ilişki yaşatırlar. Eğer ‘vasat’tan yanaysanız, bu kadından uzak durun. Macera peşindeyseniz, onu takip edin!

3. Kurtarılmaya ihtiyaç duyan küçük bir kız gibi davranmazlar.

Kurtarılmaya ihtiyaç duyan küçük bir kız gibi davranmazlar.

Erkekler, “kahraman” olmayı severler; bu yüzden de çoğu erkek korunmaya muhtaçmış gibi duran kadınlarla birlikte olmayı tercih eder. ‘Göz korkutucu’ kadınlar ise kendilerinin kahramanı olmayı yeğlerler, çünkü kendilerini gerçekten koruyabilecek tek kişinin yine kendileri olduğunun farkındadırlar. Hesabı bir erkeğin ödemesine ihtiyaç duymaz veya onay isteğiyle hareket etmezler. Özgürlükleri onlar için en önemli şeydir ve bunu kabul etmeyecek biriyle birlikte olamazlar.

4. Dikkat çekerler.

Dikkat çekerler.

Özgüveni yüksek bir kadın, doğal olarak pek çok kişinin dikkatini çeker. Kim olduklarını bilen bu kadınlar, etrafa adeta ışık yayarlar. Kimse izlemiyormuş gibi dans eder ve şaka yapmaktan çekinmezler. Diğer kadınların aksine insanların onlar hakkında ne düşündükleri ile ilgilenmezler.

Eğer egosunun okşanmasını seven ve güvensizlikleri ile mücadele eden bir erkekseniz, böyle bir kadınla mutlu olamamanız yüksek ihtimal.

5. Açık ve nettirler.

Açık ve nettirler.

Kendilerini ifade etmek konusunda sıkıntı çekmez ve kim olduklarını gizlemezler. Onları oldukları gibi kabul etmediğiniz sürece, hayatlarına dahil olamazsınız. Çoğu insan oyun oynamaktan hoşlanmadığını söyler; ancak gerçekten açık sözlü insanlarla karşılaştıklarında da kaçmayı tercih eder.

6. Mücadelecidir.

Mücadelecidir.
 Geçmişleri, bugün oldukları kişiyi belirlediği için onlar için değerlidir.

Eğer yaraları olmayan birini istiyorsanız, bu kadın size göre değil. Bu tip kadınlar geçmişlerinin kendilerini güçlendirdiğini düşünür. Kaybettikleri şeyler, hayattaki her şeyin değerini bilmeyi öğretmiştir onlara. Onları üzmüş olan insanlar, aynı zamanda onlara affetmeyi öğretmiştir.

Yaraları onlar için bir yol haritası çizer. Bilge bir adamın bir zamanlar dediği gibi: “Zevkten öğrenebileceğimin çok daha fazlasını acıdan öğrendim.”

7. Sevgileri çok güçlü olur.

Sevgileri çok güçlü olur.

Gerçek aşka inanırlar. Kendilerini güçlü bir sevgiye açık olan insanlara adamayı tercih ederler. Sevdikleri için her şeyi yapar ve kendilerini ona teslim ederler. Karşısındakini olduğu gibi kabul eder ve olayları bir de onun bakış açısından görmeye çalışırlar. Ve en önemlisi, sevdikleri için savaşmayı asla bırakmazlar. Basit bir aşk arayan insanlar bu kadının aslında oldukça saf olan tutkusunu korkutucu bulabilirler.

8. Bencilliğe değil, fedakarlığa inanırlar.

Bencilliğe değil, fedakarlığa inanırlar.

Zaman zaman, sevdikleri insanlar için hayata dair planlarını değiştirmeyi tercih ederler. Başka insanları güçlendirmek onlar için önemlidir. Karşılaştıkları her insan onlara bir sey katmıştır ve her zaman her durumda onlara yardım etmeye hazırdırlar. Bu kadına ‘sahip’ olmayı beklemeyin; çünkü sevdikleri herkese aittirler.

9. Size bir şeyler öğretebilirler.

Size bir şeyler öğretebilirler.

Eğer egonuz büyükse ve bir kadının size bir şeyler öğretmesi ihtimalini erkekliğinize bir darbe olarak algılıyorsanız bu kadın size göre değil.

Bu gezegendeki kısa hayatı boyunca edindiği deneyim ve derslerle size pek çok şey öğretebilir.

10. ‘Göz korkutucu’ olsalar da onlar da insandır.

'Göz korkutucu' olsalar da onlar da insandır.

<a href=”http://img-0.onedio.com/img/2r0/5688420a90b2984033d907a4.jpg” target=”_blank”><img src=”http://img-0.onedio.com/img/bound/2r0/5688420a90b2984033d907a4.jpg”/></a>

Özgüveninin yerinde olması ve hayatını kontrol ediyor olması acı çekmediği anlamına gelmiyor. Dışarıya belli etmese bile reddedilmek, incitici sözler ve kandırılmak bu tip kadınların da canını yakar.

Son olarak bu kadınların bize öğrettiği şey şu:

Rahat bir hayattansa, tutku dolu bir hayatı tercih edin. Cesur ve farklı olun, kendinizi başkaları için değiştirmeyin. Sizi olduğunuz gibi kucaklamaya hazır insanları bulun. Toplumun yüzyıllar önce belirlediği kurallara uygun değil, kendi uygun gördüğünüz şekilde yaşayın. Çünkü siz… değerlisiniz.