Bilmediğimiz Gerçekler…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Karanlıktan korkuyorsan gir karanlığa.

544097_411296092299479_758490740_n[1]

Karanlıktan korkuyorsan gir karanlığa.

Aşktan korkuyorsan gir aşkın içine.

Yalnızlıktan korkuyorsan Himalayalara git ve yalnız kal.

Korkuyu bırakabilmenin tek yolu budur.

Bazen bir şeyi kasıtlı olarakyaparsan büyük bir farkındalık getirir.

Osho

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

RENK TESTI …İnanılmaz Ama Doğru…Kaçırmayın…

 
SORU – 1: Aşağıdaki renklerden 1. sırada tercih ettiğiniz birini seçiniz. SARI MAVİ KIRMIZI
… SORU – 2: Aşağıdaki renklerden 1.sırada tercih ettiğiniz birini seçiniz. YEŞİL MOR TURUNCU
Test bitti..
“Aaa inanmıyoruuum! ” demeyin…. Seçtiğiniz renkleri yan yana yazın ve sonucunu okuyun.
DEĞERLENDİRME
Sarı ve Yeşil: Bakıcılar
Gerçekçi bakış açınız kendiniz ve çevrenizdekiler için güvenli ve rahat bir ortam yaratıyor. Karşınızdakini dinliyor ve ne söylemek istediğini anlıyorsunuz. İnsanların sözlerini olduğu gibi kabul etmek yerine sorular sorarak gerçekten neye ihtiyaçları olduğunu bulmaya çalışıyor ve bu arada onların kendilerini daha iyi tanımalarına yardımcı oluyorsunuz.
İnsanlara bakmak ve yardım etmek sizin doğal bir yeteneğiniz. Fakat aşırıya kaçtığınız zamanlarda ne yazık ki kimseye yardımcı olmuyorsunuz. Bazen başkalarının kendi ihtiyaçlarını keşfetme yetisine saygı göstermeniz gerekir. Sürekli insanları kurtardığınız ve yardım ettiğiniz zaman onların kendi problemleri ve sorumlulukları ile yüzleşmelerine engel olursunuz. Dolayısıyla geri adım atın ve insanların sizin desteğiniz olmadan kendi ayakları üzerinde durmalarına izin verin. Eğer başarısız olurlarsa bunu normal olduğunu hatırlayın çünkü ancak o zaman kendileri için neyin doğru olduğunu aramaya ihtiyaç duyabilir ve kendi çözümlerini bulabilirler.
Yaşamda sürekli başkalarının bakış açılarını anlamaya çalıştığınız için kendinizi ihmal ediyor olmanız yüksek bir ihtimaldir. Çevrenizdeki insanları unutmaya ve kendi ihtiyaçlarınıza konsantre olmaya çalışın. Bu şekilde başkalarının da size yardımcı olması için imkan yaratmış ve kendi mutluluğunuzu ikinci plana atmamış olursunuz.
Eğer sarıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, ilişkilerinizden ziyade kişisel gelişiminize ve kariyerinize daha gerçekçi yaklaşıyorsunuz demektir.
Eğer yeşili sarıdan daha çok seviyorsanız, ilişkilerinize daha gerçekçekçi yaklaşıyorsunuz ve hedeflerinize daha az yoğunlaşıyorsunuz demektir.
Sarı ve Mor: Aracılar
Siz yaşamdaki amacınızı bulmak için bir yolculuğa çıkmış gibisiniz. Önce olayları yaşıyor sonra geri çekilip analiz etmeye başlıyorsunuz. Bu sizin olgunlaşmanıza yardım ediyor. Her anın değerli olduğuna inanıyor ve keyif almaya çalışıyorsunuz.
Manevi değerlere verdiğiniz önem başkalarının kendi içindeki maneviyatı aramalarına yol açıyor. Meraklı, araştırmacı doğanız sezgilerinizin güçlenmesini sağlıyor. İnsanların kendilerinin farkında olmasına yardım ediyorsunuz. Onları dinleyerek, akılcı gözlemler yaparak ve duygularınızı ifade ederek insanları etkiliyorsunuz. Dahası kendilerinde olumlu değişimler yapma isteği uyandırıyorsunuz.
Siz harika bir iletişimcisiniz. İnsanları taraf tutmadan dinleme ve söylenenleri olduğu gibi anlayabilme yeteneğiniz var. Konuşma sırasında olayların içini görebiliyor ve gerçekten ne yapılması gerektiğini hemen kavrayabiliyorsunuz . Yeteneklerinizi en iyi konuşurken ortaya çıkarabiliyorsunuz. İletişim kurarken siz kişisel ve profesyonel olarak mucizeler yaratıyorsunuz.
Fakat ne yazık ki değişime duyduğunuz büyük ihtiyaç nedeniyle gerçekler ve istekleriniz arasında kesin bir çizgi koyamıyorsunuz. Doğal yeteneklerinizi kullanarak neyin gerçek neyin potansiyel bir ihtimal olduğunu ayırt etmeye çalışın. Doğru adımı atacağınıza güvenin. Siz pozitif değişimleri nasıl yapabileceğini çok iyi bilen birisiniz.
Eğer sarıyı mordan daha çok seviyorsanız, bir durumun potansiyel sonuçlarından ziyade gerçekçi taraflarını görmeyi tercih ediyorsunuz demektir.
Eğer moru sarıdan daha çok seviyorsanız, olabilecek imkanları düşünüyor ve yaşamınızdaki gerçekleri ikinci plana atıyorsunuz demektir.
Sarı ve Turuncu: Teknik düşünenler
Sizin temel düşünceleriniz genelde işleri nasıl sonuçlandıracağı nızı planlamak üzerine yoğunlaşmış. Sistematik bir yaklaşım geliştirerek işleri, ilişkilerinizi ve hatta yaşamı anlamaya çalışıyorsunuz. Siz kendinizi çevrenizde ki kaynakları arttıran bir insan olarak görüyorsunuz.
Çevrenizdeki yetenekleri ve kaynakları araştırıyor, deneme yanılma yolu ile dünyanızı tanımaya çalışıyorsunuz. Keşifleriniz ile yetenekli insanları ve kaynakları doğru yerde kullanma gücünü kazanıyorsunuz.
Eğlenmek sizin için bir olaydaki bütün gerçekleri araştırmak ve tüm parçaların doğru yerine oturmasını sağlamak demektir. Siz bir işte yada ilişkideki başarılı kısımları büyük bir dikkat ve zevkle incelersiniz. Her başarılı bölüm sizin için tekrar değerlendirebileceğiniz yada başka bir alanda yeniden kullanabileceğiniz değerli bir parçadır. Bir çok kişinin şaşkın ve hayranlık dolu bakışları altında siz var olan kaynaklardan yeni ve orjinal kavramlar, fikirler, olgular yaratırsınız.
Teknik yaklaşımınız, rahatlıkla eksik yapılan işleri hemen görmenizi sağlar. Bu başkalarında kendilerini savunma ihtiyacı doğurabilir ve sizi aşırı ciddi olmakla suçlayabilirler. Genelde bir hata yapıldığında siz bunu farkeden ilk kişi olduğunuz için insanlar sizden çekinmeye başlayabilir.
Fazla hareketin olmadığı bir ortamda özellikle dikkatli olun. Yeniliklerin olmadığı bir ortamda kendinizi değişmez bir döngü içinde hissedebilir ve mutsuzluk yaşayabilirsiniz. Başkaları sizi negatif, mızmız yada sorun arayan birisi olarak görebilir. Gerçekte siz aslında sadece kayıpsınız ve ne istediğinizi bulmaya çalışıyorsunuz.
Eğer sarıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, kişisel gelişiminiz başkaları ile olan ilişkilerinizden daha önemli demektir.
Eğer portakal rengini sarıdan daha çok seviyorsanız, başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan daha önce düşünüyorsunuz demektir.
Mavi ve Yeşil: Güven uyandıranlar
Siz başkalarına yardım etmekten ve destek olmaktan zevk alıyorsunuz. Limitsiz merakınız gerçekten ne düşündüklerini söylemeleri için insanlara ortam yaratıyor. Siz karşınızdaki kişinin hayallerini görebiliyor ve gerçek ihtiyaçlarına duyarlı olabiliyorsunuz. Onlara kendi yeteneklerine güvenmeleri için gerek duydukları öz güveni veriyorsunuz. İnsanların kendilerini önemli hissetmelerini istiyorsunuz ve bunu dinleyerek sağlıyorsunuz.
Başlangıçta ortama uyum sağlamaya ihtiyacınız var. Başkaları sizin onlar gibi olduğunuza inanmalılar. Sonra gerçek karakteriniz ortaya çıkmaya başlıyor. Bu durumda insanlar bildiklerini zannettikleri bu yeni kişiye uyum sağlamaya çalışırlar. Bu özelliğiniz yüzünden bazen ihtiyaçlarınıza cevap vermeyen durumları yada ilişkileri kendinize çekersiniz.
Siz dikkatle dinleyen birisiniz. Başka insanların ne hissettiğini bilmek istersiniz. Bu yetenek sizin müziği ve yabancı dilleri daha iyi duymanızı sağlar. Eğer imkanlarınız varsa bir müzik aleti çalabilir yada kendi diliniz dahil başka dilleri fazla aksan olmadan konuşabilirsiniz. Düşünce ve duyguları açık olarak ifade edebilirsiniz.
Aşırı ciddi olduğunuzda yada fazla rahat hissettiğinizde kişisel gelişiminizi ihmal etmeye başlarsınız. Ne istediğinizden ve ne beklediğinizden emin olun. Böylece başkaları sizin ihtiyaçlarınızı nasıl karşılayacakları nı bilirler ve yaşamınız daha keyifli bir hal alır.
Eğer maviyi yeşilden daha çok seviyorsanız, kariyeriniz yada kişisel hedefleriniz sizin için birinci sırada demektir. İlişkileriniz hayallerinize uyum göstermek zorundadır.
Eğer yeşili maviden daha çok seviyorsanız, başkalarının hayallerine destek olmaya daha çok önem veriyorsunuz ve kendinizi ikinci plana atıyorsunuz demektir.
Mavi ve Mor: Düşünenler
Siz oluşumu incelersiniz. Bir şeyin neden var olduğunu bilmeye ihtiyaç duyarsınız. Bulduğunuz sonuçlar sizin büyük resmi görmenizi sağlar. Neye ihtiyaç olduğunu bulma kabiliyetiniz sizin olayları iyileştirmenizi sağlar. Geleceğe yoğunlaşarak, fikirler ve olaylar sanki olmuş bitmiş gibi düşünebilirsiniz. Siz gelecekteki dünyada yaşarsınız. Bu kafanızda ki bir resimdir.
Siz insanların motivasyonunu ve sebep-sonuç ilişkilerini anlayabildiğiniz zaman perfomansınızın en üstünü yaşarsınız. Sürekli hareket planı hazırlamak için kafanızın içinde olayları kategorize ediyorsunuz. Bu planlar olmadan organize olmak sizin için çok zordur. Zaman zaman gündüz hayal kurarak geçiren bir insan haline gelebilirsiniz.
Siz yol açan öncüsünüz. Yeni fikirleri ve yapıları geliştirmeye karar verdiğiniz zaman büyük keyif alırsınız. Fikirleri kafanızın içinde gerçeğe dönüştürmek ihtirasınızın artmasını sağlar. İnancınız güçlü olduğu zaman, gerçeklere bakmadan olayları üstlenebilirsiniz. Kendiniz ve başkaları hakkında geliştireceğiniz yanlış ön yargılar sizi ortamın dışına sürükleyebilir.
Sürekli yeni bir şeyler yapma ihtiyacınız sizin hazırda yapmış olduklarınızı takdir etmenize engel olabilir. Kafanızın içinde çok fazla resim olması yaşamınızı zorlaştırabilir. Diğer insanlar ve olaylar size yetişemeyebilir. Farkında olmadan çevrenizden ve kendinizden imkansızı istemeye başlayabilirsiniz.
Eğer maviyi mordan daha fazla seviyorsanız, kendi hayallerinizi ilişkilerinizden daha ön planda tutuyorsunuz demektir.
Eğer moru maviden daha çok seviyorsanız, ilişkilerinizde nasıl güçlü olabileceğinize daha çok ilgi duyuyorsunuz demektir.
Mavi ve Turuncu: Yapıcılar
Siz heyecanlı bir yaşam bekliyorsunuz. Bunu çift karakteriniz ile başarıyorsunuz. Bir dakika yeni bir ev tipi yapmak isteyen yaratıcı ve özgür düşünen birisisiniz, ikinci dakika da ise tarzınızı değiştirip niye bir insanın böyle bir fikri ortaya savunabileceğ ini sorgulayan geleneksel bir eleştirmen oluverirsiniz. Siz sosyal bir muammasınız.
Merakınız pek çok farklı kesimden kişiler ile iletişim kurmanızı sağlar. Siz bu ortamlarda gelişip serpilirsiniz. Partilerde eğlenceli kişilerden biri sizsinizdir. Arkadaşlarınız pek çok farklı ortamdan gelen ve farklı ilgi alanları olan insanlardan oluşur. Bazen durup kendinize şaşırırsınız; sürekli bu çılgınlıkları kendinize nasıl çektiğinizi düşünürsünüz. Fakat içten içe bilirsiniz ki aşırı tek düzelik kişinin gelişimini durdurur ve siz kesinlikle tek düze bir ortamda bulunamazsınız.
Dünyanın size ihtiyacı olduğuna inanmak istersiniz. Çoğu kez kontrolünüzün olmadığı sosyal konular üzerinde düşünüp bir anlam çıkarmaya çalışırsınız. Sonunda ise boşa harcadığınız zamandan yorgun düşmüş ve duygusal olarak çökmüş hissedersiniz. Anlamanız gerek ki dünya hiç bir zaman istediğiniz gibi mükemmel bir ortam olmayacak. Bir insan ancak bir yere kadar olayları kontrol edebilir. Zaman içinde göreceksiniz ki kontrol edemediğiniz sosyal kavramlar üzerinde enerjinizi harcamak yerine kendi çevrenize ve yaşamınıza konsantre olursanız çok daha etkili değişimler gerçekleştirebilirsin iz.
Bir iş yaparken amaca ve hedefe tüm varlığınızı veremiyorsanız başarılı olmanız mümkün değildir. Bütün kalbiniz ile girişmiyorsanı z o işi bırakın ve bir sonrakine geçin. Siz yeni bir şeyler yapmak, kurmak, üretmek ihtiyacındasını z, eğer bu imkan elinizde yoksa mutsuz olmanız kaçınılmazdır.
Eğer maviyi portakal renginden daha çok seviyorsanız, bir işi önce nasıl yapacağınızı düşünür sonra planınızı gözden geçirip hatalarını incelersiniz.
Eğer portakal rengini maviden daha çok seviyorsanız, anlık heyecanlara kapılıp planlarınızı unutmanız çok kolaydır.
Kırmızı ve Yeşil: Kaynak Yöneticileri
Pratik ve insanlara değer veren bir yapınız var. Başkalarına yaşamlarında daha anlamlı ve değerli aşamalar katetmeleri için yardımcı olursunuz. Hiç kimse sizi kandıramaz. Siz dinamik birisiniz ve herkesin ne yaptığını yada amaçladığını çok iyi bilirsiniz. Neyin önemli olduğunu bilmenizi sağlayan özel bir yeteneğiniz vardır. Bir öğretmen yada ebeveyn gibi insanların yaşamlarını daha iyi nasıl yapabileceklerini düşünürsünüz.
Siz en çok elinizdeki kaynakların nasıl kullanılacağını idare ettiğinizde başarılı olursunuz. Başlangıçta çok eğitmek amacı ile başlamanıza rağmen daha sonra aşırı otoriter olabilirsiniz. Hatta aşırıya kaçıp patronluk taslayabilirsiniz. Ne yazık ki orta dereceniz yok, ya eğiticisiniz yada otoritersiniz. Bu durum çevrenizdeki insanların kafasını karıştırabilir. İnsanlar patronluk tasladığınızda bile insanların iyiliğini düşündüğünüzü her zaman farkedemeyebilirler .
Üzgün olduğunuzda, baskı altında kaldığınızda yada sarhoş olduğunuzda kırmızı rengini simgeleyen tarafınızı ortaya çıkarırsınız. Yeşilin sakinleştiren etkisi olmadan aşırı davranışlarınız ile dostlarınızı oldukça şaşırtabilirsiniz. Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız bu karakter daha bile çarpıcıdır. Eğer çevrenizdekiler bu süreçlerden birinde size farklı davranmaya kalkarsa bunun nedeni muhtemelen sizi tanıyamadıkları içindir.
Eğer kırmızıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, başkalarından önce bir hedefin başarılması için nelerin yapılması gerektiğine önem verirsiniz. Bu yapınız sizin kendinize güvenmenizi ve direk olmanızı sağlar
Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız, destekleyici yanınız ön plana çıkar ve öncelikle enerjinizi başkalarının ihtiyaçlarına yönlendirirsiniz.
Kırmızı ve Mor: Birleştiriciler
Siz olayların duygusal yanları ile gerçekleri birleştirmeyi seversiniz. Bir olay olduğunda önce durumu analiz edersiniz, saçmalıkları bir tarafa atar ve insanları bir araya getirerek durumun düzelmesini sağlamaya çalışırsınız. Başkaları sizin düzene olan ihtiyacınızı aşırı ciddi olarak görür. Siz başkalarına fikir verirken yada açık açık düşüncelerinizi söylerken en başarılı olursunuz. Başkalarına destek olmak kendinizi iyi hissetmenizi sağlar.
Vücut diliniz insanları size çeker. Merakınız hareket yaratır. Siz seksi bir insansınız. Yeni olgular sizi heyecanlandırır ve yeniden canlanmanızı sağlar. Fakat aynı zamanda yenilikler yapmanız gerekenleri bitirmenize engel olabilir. Ertelemeyin. .. heyecanınız sönmeden önce işlerinizi bitirmeye çalışın.
Olayların ve insanların göründükleri gibi olduğunu bilmeye ihtiyacınız vardır. Bu yapınız özellikle kötü bir ruh hali içinde olduğunuzda daha belirginleşir. Çevrenizi kontrol eden bir yapıya bürünürsünüz. Bazen olayların sadece negatif yanlarını görürsünüz. Böyle durumlarda öylesine kuşkucu ve aşırı analitik olursunuz ki herkesin moralini bozabilirsiniz. Duygularınızı ve davranışlarınızı çalışan bir plan ile birleştirmeye ihtiyacınız vardır. Yoksa geleceğinizi yönlendirmek sizin için çok zor bir hal alacaktır.
Eğer kırmızıyı mordan daha çok seviyorsanız, en popüler insan olmaktansa işlerin doğru şekilde yürümesine daha çok ilgi duyarsınız. Sözlerinizin sonuçlarını düşünmeden konuşma eğilimindesiniz.
Eğer moru kırmızıdan daha çok seviyorsanız, insanların tepkilerine çok önem veriyorsunuz demektir. İstediğinizi almak için cazibenizi ve çekiciliğinizi kullanırsınız.
Kırmızı ve Turuncu: İnsancıllar
Siz bireyselliğe saygı duyarsınız. Siz kendi yolunuzda yürümeye ve kendi düşüncelerinizi özür dilemeden açıkca konuşmaya inanırsınız. Eğer birisi çizgisini aşarsa sessiz kalmazsınız. Koşulsuz sevgi arıyorsunuz ve insanların herhangi bir kısıtlama, utanç yada korku olmadan kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam yaratmayı ümit ediyorsunuz.
Kendinize yakın bulduğunuz insanlar ile içten ve samimi ortamlarda bulunmayı seviyorsunuz. En büyük her zaman en iyi olmayabilir sizin için. Küçük şehirler, küçük firmalar ve küçük arkadaş grupları sizin için daha caziptir, sizin kendinizi değerli hissetmenizi sağlarlar. Aksi takdirde aşırı endişeler, geniş çevre, pek çok arkadaş ve hatta karmaşık duygular gerçekleri görme yeteneğinizi yok edebilir.
Siz başkaları için neyin çalışmadığını görebilirsiniz. Sonrada hazır olsun veya olmasınlar olduğu gibi gerçeği söylersiniz. Bu açıksözlülük kendisine güveni olmayan insanlar için ürkütücü olabilir ve sizden uzaklaşmalarına yol açabilir. Diğerleri ise sizi güvenilir ve koruyucu olarak görür.
İş yapmaya yoğunlaşmış kişiliğiniz sizin duygusal yanınızı saklar. Bu sizin koruma mekanizmanızdı r. Biraz daha açılmalısınız. Zayıflıklarınızı göstermekten çekinmeyin. Tıpkı bir mıknatıs gibi hakettiğiniz sevgiyi ve saygıyı kendinize çekmeye başlayacaksınız. Çünkü insanlar böylece sizi tanıyabilir ve gerçekten hakettiğiniz değeri ancak o zaman verebilir.
Eğer kırmızıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, dünyada pozitif bir değişim yapmaya öyle yoğunlaşmış durumdasınız ki ilişkilerinizi ikinci plana atıyorsunuz.
Eğer portakal rengini kırmızıdan daha çok seviyorsanız, herkesin iyiliği için olayları tamir eden yada arabuluculuk yapan birisiniz demektir
Kaynak: Şifacı

Padişah Burçları


Yüzyıllar öncesinde yaşamış ve tarihimize damgasını vurmuş padişahların burçlarını öğrenmeye ne dersiniz?

Fatih Sultan Mehmet

Koç burcu: Doğumu 29 Mart 1432 Burcunun en önemli özeliği ağırkanlılara sabır göstermesi, cesur ve cüretkar olması Başkalarından, kendisinden bile önde olmak ister Merih’in etkisindeki Koç, kendine has fikirler ve yaratıcı en…ejiyle dikkat çeker İhtiraslı, soğukkanlıdır

2. Bayazıt (Yıldırım)

Yay Burcu: 3 Aralık 1447 yılında doğmuştur Cesur ve atılgandı Ama halim selimdi Şiir yazardı Jüpiter’in etkisinde dine yönelik duyguları ağır bastı Seyahatten, iletişimden hoşlanırdı Çok güzel konuşurdu Yay erkekleri gibi o da insanların dış görünüşlerinin ötesinden bakıp sadece gerçek değerleri arardı

Yavuz Sultan Selim

Terazi Burcu: 10 Ekim 1470 yılında doğdu Çok sert biriydi Muharebeyi sever, kaba olmaktan nefret ederdi Adeta sevgi, güzellik ve güçten oluşmuştu Bu burcun erkekleri, yaptıklarına kendileri bile şaşar Yavuz, 2500 kilometrelik yol gidip Tebriz’i aldı Terazi’nin gamzeli, çekici özellikleri Selim’de de vardı.

Kanuni Sultan Sülayman

Boğa Burcu: 27 Nisan 1495 yılında doğdu Venüsün etkisindedir Çok hırslı, çalışkan ve sabırlı Boğa başarmak ister İyi bir aşıktır Hürrem Sultan’la yaşadığı aşkta bunun kanıtıdır. Kanuni, acele etmez, geniş düşünür, geri adım atmazdı. Kanuni denmesinin nedeni de adalete inancından kaynaklanıyor

2.Selim

İkizler Burcu: 28 Mayıs 1524 yılında doğdu Duygulu, zeki, espirili idi. İkizler erkeğinde bazen iki kişilik görülür İkizler’in ince ve duygulu özelliğini taşıyan Selim, bir taraftan seferlere çıkarken, bir taraftan da muhteşem Selimiye’yi yaptırmıştır. Biraz dağınıktır. Konuşmaktan ve öğrenmekten hoşlanırdı.

3. Murat

Yengeç Burcu: 4 Temmuz 1546 yılında doğdu. Hatıralara önem verirdi. Annesi Nurbanu Sultan’a düşkündü. Mars ve Pluton etkisinde diğer Yengeç’lere göre daha kararlıydı. Sahip olduğu şeyi bırakmazdı. Örneğin, Tiflis mudafasında bir avuç askerle kedi bile yedi fakat burayı bırakmadı.

4.Murat

Aslan Burcu: 27 Temmuz 1612 yılında doğdu Güçlü biriydi. Burcunun liderlik özelliğinin yoğun grubunda doğdu. Pohpohlanmayı seven, şık giyinen, eleştiriye kapalı ve titizdi 1633’te tütün, 1634’te içki yasağı koydu. Hata kabul etmezdi. Mükemmeliyetçiydi. Sefayı çok severdi.

5.Murat

Başak Burcu: 12 Eylül 1840 yılında doğdu Başak burcunun bize göre belki de en kötü örneği. 35’inde tahta çıktı. Ancak taht ona yaramadı. Dengesini yitirdi. Bunun üzerine tahttan indirilerek Çırağan Sarayı’nda sürgüne gönderildi. 93 gün padişahlık yaptı.

2. Osman (Genç Osman)

Akrep Burcu: 3 Kasım 1604 yılında doğdu. Annesi yetişmesinde çok titiz davrandı Zekası, keskin bakışlarıyla tipik bir Akrep’ti. Merhametli, hayal dünyası genişti.İkinci Fatih olabilirdi.Tahtta iken güneş tutuldu. Boğazda deniz tutuldu. 1622 yılında boğularak öldürüldü.

2.Ahmet

Balık Burcu: 25 Şubat 1643 yılında doğdu Tipik bir Balık burcudur Aşka aşıktı. İçe kapanıktı. Devamlı düşünceliydi. Şairdi. Yazı yeteneği, devleti yönetme yeteneğine göre inanılmazdı. İstanbul yangını ve Belgrat’taki onbin insanın ölümü duygusal padişahı yıktı. Yenilgiyi sindiremedi. Hastalanıp vefat etti.

3. Ahmet

Oğlak Burcu: 31 Aralık 1673 yılında doğdu. Müzisyendi. İnce zevkliydi. İçki ve kumara hayli düşkündü. Dış görüntüsüne özen gösterirdi. Lale Devri sefasını da o sürdü. 1721 yılında ilk matbaanın açılmasına da o izin verdi. Fakat, patlayan Patrona Halil İsyani ile 27 yıl oturduğu tahttan indirildi.

6. Mehmet Vahdettin

Kova Burcu: 2 Şubat 1861 yılında doğdu Son Osmanlı padişahıdır. Kararsız biridir. Mondros ve Sevr onun döneminde yapıldı. Tahttan indirildi. Avrupa’yı dolaştı. İtalya’da San Remo’da oturma kararı verdi. 1926’da 65 yaşında vefat ettiğinde, borcu yüzenden tabutuna haciz konuldu.

3. Mehmet

İkizler Burcu: 26 Mayıs 1566 yılında doğdu. İlime çok önem verdi. Tasavvufa meraklıydı. Merkür’ün etkisindeki padişah, Sadrazam Koca Sinan’ın başarısızlığını görüp, Haçova Meydan Savaşı’nı kazandı. Ancak sonradan yaşadığı üzüntülere yüreği dayanamadı. 1603 yılında vefat etti.

2.Mahmut

Yengeç Burcu: 20 Temmuz 1758 yılında doğdu. Duygusal, cesur ve sabırlıydı. Vaka-i Hayriye onun döneminde oldu. Unkapanı köprüsünü o yaptı. Mescid-i Aksa onun döneminde onarıldı. İstanbul’da birçok yeni okul açtırdı. Tüm Yengeçler gibi o da eski eserlere, eski değerlere çok sadıktı.

2.Abdülhamit

Başak Burcu: 21 Eylül 1843 yılında doğdu. Bir teorisyendi. Alman Prensi Bismark; onun için, “100 gram aklın 90’ı Abdülhamit’te, 5 gramı bende, 5 gramı da diğer siyasetçilerde ” dedi. Ceza ve ticaret usulü kanununu çıkardı. Birçok sosyal kuruluşun temellerini attı.

Sultan İbrahim

Akrep Burcu: 5 Kasım 1616 yılında doğdu. Deli değil, hayalperest ve zekiydi. 4 Murat öldürülmesini emretse de Kösem Sultan sayesinde kurtuldu. Tahta geçti.

3.Osman

Oğlak Burcu: 2 Ocak 1699 yılında doğdu. Cömertti. Sert, asabi ve sabırsızdı. Saraydaki kadınlar padişahın ayak seslerini duyduklarında hemen odalarına kaçarlardı. Tahta 56 yaşında çıktı.

4. Mehmet

Oğlak Burcu: 2 Ocak 1642 yılında doğdu. Avcı, edebiyatçıydı. Rus seferine çıktı. Viyana’yı kuşattı. Tahttan indirildi. Edirne’ye gönderildi. Diğer Oğlak’lardan daha dikkatli, kararlıdır

1. Mustafa

İkizler Burcu: 5 Haziran 1644 yılında doğdu. Şair, hattat, tatlı dilliydi. Taht öncesi “Zevk, sefahat ve rahatı kendimize haram eyledik ” diyordu. Zenta Bozgunu’nu yaşadı. Diplomasiyle çok ilgiliydi.

5. Mehmet Reşat

Akrep Burcu: 2 Kasım 1884 yılında doğdu. Belleği güçlüydü. Fakire, hastaya yardım ederdi. Ruh hali bu gruba giren bir Akrep olması nedeniyle gel-gitlere sahipti.

1. Ahmet

Koç Burcu: 18 Nisan 1590 yılında doğdu. Tıpkı Fatih gibi gayretliydi. 14 yaşında tahta geçti. Koç’un duygu yüklü tarafını yazdığı şiirler gösteriyor. Devlet işleriyle bizzat ilgilenen bir padişahtı. Yay Burcu ve Jüpiter’in etkisinde olduğu için sosyal çalışmaları çok severdi.

1. Mahmut

Aslan Burcu: 2 Ağustos 1697 yılında doğdu. Azimli ve sebatkardı. Patrona Halil İsyanı’nı bastırdı. Belgrat’ı aldı. Deprem bile onun cesaretini kırmadı. Döneminde onarımlar bitirildi. İstanbul rahat bir nefes aldı. Yanan dükkan ve evlerin zararını kendisi karşıladı. Büyük projelere imza attı.

2. Süleyman

Koç Burcu: 15 Nisan 1642 yılında doğdu. Hayli şişmandı. Dış görünümü halim selim, hatta davranışları entelektüeldi. Sosyal bir kişilik izlenimi veriyordu. Güzel konuşuyordu, merhametliydi, sabırsızdı.

3. Mustafa

Kova Burcu: 28 Ocak 1717 yılında doğdu. Heybetli bir vücuda sahipti. Hazineyi altınla doldurdu. Yeni deneyimlere meraklıydı. Kara ve Deniz mühendishanelerini ilk o kurdu. Kova burcu uyumu reddeder. Ama o 1774’de Kaynarca Antlaşması’nı imzaladı. Rus Savaşı’nı kaybedince öldü.

1. Abdülhamit

Balık Burcu: 20 Mart 1725 yılında doğdu. Ok-yay konusunda iddialı, iyi bir hattat ve duygusaldı. Gizemli bilimlere çok meraklıydı. Almanlara karşı kazandığı önemli zaferlere sevinemedi. Çünkü 25 bin sivil ve askerin öldüğünü duyunca felç geçirdi ve 64 yaşında öldü.
Alıntıdır

Kaynak: Ayşen Tok

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Güneş sistemindeki gezegenlerle ilgili bu bilgileri okuduğunuzda çok şaşıracaksınız!Gezegenlerle ilgili 10 ilginç bilgi…

1. Güneş sisteminin 2. büyük gezegeni olmasına rağmen Satürn’ün öz kütlesi o kadar düşüktür ki, demir bir çiviyi suya attığınızda batarken, Satürn su üstünde kalır !!!

 

saturn floats

© Thomas Wilk

 

2. Gözlemlediğimiz en parlak gezegen olan ve mitolojide güzellik tanrıçası Afrodit‘le özdeşleştirilen Venüs’ün gerçek yüzü hiç de umduğumuz gibi değildir.

Karbondioksitten oluşan atmosferi, 500 derece yüzey sıcaklığı, şiddetli asit yağmurları, aktif volkanları ve dev lav nehirleriyle Venüs, adeta cehennemi andırır.
Kısacası bu gezegende küresel ısınmanın en vahşi hali yaşanmaktadır!

 

fotoğraf: NASA

 

3. Dünya’da bulunan 8800 metrelik Everest Dağı‘nın çok mu yüksek olduğunu düşünüyorsunuz?
Güneş sisteminin en yüksek dağı komşumuz Mars‘ta bulunur. “Olympus Mons” isimli bu volkanik dağ 21 km yüksekliğindedir!

 

fotoğraf: NASA

 

4. Güneş sisteminin en büyük gezegeni olan Jüpiter’in içine 1300 tane Dünya sığar!

 

fotoğraf: NASA

 

5. Farz edelim ki uzay mekiğinize atlayıp Jüpiter’e kadar gidebildiniz ve atmosferden içeri girmeyi başardınız; ne yazık ki iniş yapabileceğiniz katı bir yüzey bulamayacaksınız! Jüpiter, büyük oranda hidrojen ve helyumdan oluşan bir gaz devidir…

 

6. Satürn’ün meşhur halkaları büyük oranda buz kristallerinden oluşur.

 

fotoğraf: NASA

 

7. Eğer 24 saatlik bir Dünya gününün size yetmediğini düşünüyorsanız, Jüpiter’de işiniz çok zor. Burada gün, yaklaşık 10 saattir. Çünkü Jüpiter kendi etrafında en hızlı dönen gezegendir.

 

8. Bazı gezegenlerde Dünyadaki meteorolojik durumların en vahşi halleri yaşanmaktadır. Mars, Güneş sistemi içindeki en şiddetli toz fırtınaları ile ünlüyken; Jüpiter bol yağışlı ve şimşekli fırtınalarıyla adını duyurmuştur.

 

fotoğraf: National Geographic Entertainment

 

9. Uranüs, diğer gezegenlerden farklı olarak yana yatmış gibidir. 98 derecelik eğimiyle! adeta yuvarlanan bir top gibidir.
Bu nedenle bir mevsim yaklaşık 21 yıl sürer. Ayrıca bir yarısı 42 yıl güneş alırken, diğer yarısı 42 yıl karanlıkta kalır!

 

fotoğraf: NASA

 

10. Jüpiter o kadar güçlü bir manyetik alana sahiptir ki, bazı bilim adamları Güneş lekeleri üzerinde etkili olabileceğini düşünmektedir.

yazı ve derleme: fwmail.net (kaynak göstermeden kullanmayınız)

http://fwmail.net/bilim/gezegenler-hakkinda-sasirtici-gercekler/

DİKKAT VİRÜS SALDIRISI VAR !!!GÖRDÜĞÜNÜZ ŞEKİLDE Kİ GİBİ ETİKET YOLUYLA GELEN LİNKLERE SAKIN TIKLAMAYINIZ !!!


SAYISIZ ARKADAŞIN HESABI BLOKE OLMUŞ, BİLGİSAYARI ÇÖKMÜŞ DURUMDADIR.
GÖRDÜĞÜNÜZ ŞEKİLDE Kİ GİBİ ETİKET YOLUYLA GELEN LİNKLERE  HABER BANDINIZDAN AKAN İSİMSİZ
BELİRSİZ VİDEOLARA  SAKIN TIKLAMAYINIZ !!!

Eviniz İçin enerji taşları


Ametist: Ametist taşı mor ve lavanta renklerindedir. Evdeki negatif enerjiyi temizlediği düşünülen bu taş, evin enerjisini pozitife dönüştürmede, aile bireylerine yaşama sevinci katmada etkili olabiliyor. Canlan…dırıcı bir etkisi var. Stresten kaynaklanan zihinsel yorgunlukları gideriyor. Çok çalışmanın verdiği yorgunluk, huzursuzluk ve baş ağrısından şikayetçiyseniz, ametist taşını odanıza yerleştirebilirsiniz. Ametist taşını, evde televizyonun veya bilgisayarın yanına koyarak gözlerinizi koruyabilirsiniz. Yaydığı pozitif enerjiyle uyum ve dengeyi sağlıyor. Yatak odası, çalışma odası, mutfak ve salon olmak üzere her odada rahatlıkla kullanabilirsiniz. Karar vermeyi güçlendiren taş, yatıştırıcı etkiye de sahip.
Mercan: Mercan taşı aşkın sembolüdür. Antidepresan özelliğe sahiptir. Evinize yerleştireceğiniz mercanla yaşamınıza coşku ve pozitif düşünce katabilirsiniz. Ayrıca nazara iyi geliyor ve konsantrasyonu güçlendiriyor. Çalışırken daha iyi bir konsantrasyon için çalışma masanızın üzerine koyabilirsiniz. Sedef hastalığı başta olmak üzere cilt hastalıklarına da iyi geldiği biliniyor.
Akik: Akik, evinizin enerjisini canlandırarak sizi olumsuz etkilerden arındırma özelliğine sahip bir taş. Başarıyı simgeliyor ve cesareti arttırıyor. Çalışma odanıza ya da iş yerinizdeki masanıza yerleştirebilirisiniz. Fiziksel canlılığı arttırarak tembelliği gideriyor. Çocukları olumsuz duygulardan koruyor. Bu özelliğinden faydalanmak için çocuk odalarında da kullanabilirsiniz. Güç, keyif ve iyimserlik hissi için akik taşını evinizde sergileyin.
Kuvars: Kuvars ataşı, dumanlı ve pembe olmak üzere çeşitli renklerde bulunuyor. Pembe kuvars aşk, bağışlanma, barış, güzellik ve duygusal denge sağlıyor. Mavi, mor ve gri kuvars boğaz ağrıları ve kalbe iyi geliyor. Kuvars negatif enerjiyi temizliyor ve zihinsel konsantrasyonu sağlamaya yardımcı oluyor. Kuvarsı evinizin barış ve uyum dengesi için kullanabilirsiniz.
Aquamarine: Şans ve cesaret taşıdır. İletişimi güçlendirme gücüne sahiptir. Bu özelliğinden faydalanmak için aquamarine’i evinizin salonunda ya da işyerinizdeki toplantı odalarında kullanabilirsiniz. Sinirleri yatıştırması ve yaratıcılığın ortaya çıkmasında büyük rol oynar. Aquamarine ile sakin ve huzurlu bir ortama sahip olup evinizdeki üretici gücü arttırmayı deneyin.
Yeşim: Bereket ve uğur taşıdır. Aklı sembolize eder. Eski Çin’de cesaret, bilgelik ve adalet verdiğine inanılan yeşim taşını evinizde mantık ve dengeyi sağlamak için kullanabilirsiniz. Duygusal denge, aşk, sadakat, cesaret, barış ve uyumu güçlendirme özelliğine sahiptir. Sağlık arttırıcı etkisi vardır. Evinizde kullanarak sinir sistemini, kalp, böbrekler ve bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkilerinden yararlanabilirsiniz.
Kehribar: Reçinenin taşlaşması sonucunda oluşan bir taştır. Çok yumuşak ve hafiftir. Isınınca manyetik ve elektriksel hale gelir. Soğuk algınlığı, boğaz, tiroid ve bademcik hastalıklarına iyi gelir. Soğuk kış günlerinde evde şifa niyetine rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Kalsedon: Bu taş kişinin özgüvenini arttırır. Duyarlı olmayı sağlayarak algıları güçlendirir. Çalışma odalarında veya işyerlerindeki toplantı odalarında kullanarak enerjiyi yükseltmeye ve kendini rahat ifade etmeye yardımcıdır
Kaynak: Kristal Lotus

BİRİ KADINLARI KURŞUNLUYOR SANKİ ….

Kullandığınız Dudak Ruju sizin Kansere yakalanıp ölmenize sebeb olabilir.
Neden Çünkü içlerinde toksik etki göstericek miktarda kurşun içeriyor olabilirler.
Ruj ne kadar fazla kurşun içeriyorsa o kadar tehlikelidir. Şu testi yapabilirsiniz: Elinize bir miktar ruj sürün, altın yüzüğü ruja sürün, eğer rujun rengi siyaha dönerse kurşun içeriyordur. Dr. Young verdiği listenin dışında aratma yaptım. Ancak marka isimlerini vermenin doğru olmadığını düşünüyorum. Aşağıda FDA zaten… markaları ve kaç ppm kurşun içerdiğini zaten açıklamış durumda o markaları benim yazmama gerek yok!.
FDA’nın yaptığı analizlere bu linkten ulaşılıp bakılabilir. Kurşun en ağır metallerden ve toksik maddelerin başında geliyor. Amerikan Hastalık Önleme ve korunma merkezi toksik seviyede olmayan kurşun diye bir şey yoktur açıklamasını yapmış. Google’da şu şekilde arama yaptırabilirsiniz “The lipstick contain toxic levels of lead”. Biz kime güvenicez derseniz, bir tek kendimize güvenebiliriz. Araştırma yapıp kendimizi buna göre korumamız lazım. İngilizce şöyle yazıyor : The U.S. Centers for Disease Control and Prevention states: “There is no safe blood lead level.” The agency suggests avoiding all sources of lead exposure, including lead-containing cosmetics.
http://www.fda.gov/Cosmetics/ProductandIngredientSafety/ProductInformation/ucm137224.htm#expanalyses
Ayrıca Naturalnews sitesinde aratma yaptım bir çok makale çıktı. Aşağıda bunlardan bir kaçı görülebilir.
http://www.naturalnews.com/023139_lead_lipstick_cosmetics.html
http://www.naturalnews.com/035027_lipstick_lead_FDA.html
http://www.naturalnews.com/029093_lipstick_lead.html
TÜRKÇE LİNKLER :
http://gundem.milliyet.com.tr/kozmetik-kursun-gibi-vurabilir-/gundem/gundemdetay/23.02.2012/1506565/default.htm
http://www.haberturk.com/saglik/haber/743121-rujda-kursun-tehlikesi
http://ivillage.mynet.com/diyet/diyetler/pratik-tarifler/175-ruj-kanser-yapiyor.html
http://www.haberevet.com/haber/20120318/528718/rujlarda-kursun-bulundu.html
http://www.saglikveguzellik.net/ruj-ve-ojeler-kansere-sebep-oluyor.html#
http://www.hurriyet.com.tr/saglik/20157463.asp
http://haber.gazetevatan.com/rujda-kursun-tehlikesi/437809/41/saglik

Kaynak: Kemal Milır

Yüz Çizgileri Hastalıklar Hakkında Kabaca Neler Söylüyor?

 

Çin’de yüz okuma tezinin sahibi M.Ö. 3.asırda yaşadığı sanılan filozof Gui-Gu Tze’nin Xiang Bian Wei Mang isimli kitabı bugün de basılmakta ve fizyonomi öğrencileri tarafından üzerinde çalışılmaktadır.
Çinliler yüzyıllardır yüz okuma sanatını kullanarak detaylı karakter analizleri yapıyor ve pek çok hastalığı teşhis edebiliyorlar. Çin yüz okuma sisteminde yüz Yin-Yang’ın Taoist teorilerine göre 108 temel bölgeye ayrılıyor ve bu bölgelerin her biri vücudumuzdaki organların karşılığı oluyor. Yüz bölgelerindeki biçimlenmeler, renk ve doku değişimleri ise karşılık geldikleri organların ne kadar sağlıklı olduklarına dair ipuçları veriyor. Böylece kişilerin mevcut ve gelecekteki sağlık durumlarına göre değerlendirmeler yapılıp tedavi yöntemleri önerilebiliyor.
Yüz Çizgileri Hastalıklar Hakkında Kabaca Neler Söylüyor?
Böbrek: Çok fazla çalışıyor, az uyuyor, yüksek miktarda kahve içiyor ve fazla sorumluluk yükleniyorsanız gözlerinizin altındaki yarım ay şeklindeki böbrek/karaciğer bölgesine bakın. Eğer bu bölge şişik ve mora çalan bir renkteyse bu çok çalıştığınız, adrenalinizi tükettiğiniz, yağlı yemekler yediğiniz ve sıvı dengenizin bozulduğu anlamına geliyor. Kulaklarınız deri renginizden daha koyu ve kırmızı renkteyse şayet, bu durum da çok enerji harcadığınız anlamına geliyor. Gözlerinizin iç köşesi çukurlaşmış ve koyu mavimsi bir renk almışsa aynı tanılar yapılabilir.
Karaciğer: Yüzünüzdeki böbrek/karaciğer bölgesi koyu kahverengiyse ve bulanık bir görüntü arz ediyorsa, karaciğerinizin işlevi yavaşlıyor demektir. Bunun sebebi gerginlik, stres, öfke, yağlı yemekler veya alkol olabilir. Eğer bu görüntüye başınızın yan bölgesini kaplayan bir acı, çenede gerilme, kaşlar arasında uzunlamasına iki çizgi de eşlik ediyorsa, yağ ve hormonal dengeniz bozulmuş olabilir. Yağ miktarını azaltmaya bakmalısınız. Kaşlarınızın arasındaki iki çizgi, çengel şeklinde daha küçük iki çizgiyle tamamlanıyorsa, safra kesenizde bazı problemler baş gösterebilir. Aman dikkat! Alnınızdaki benekler veya çizgiler ise yağlı besinler veya aşırı süt ürünü tükettiğiniz anlamına geliyor.
Mide ve Bağırsaklar: Ağız bölgesi, mide ve bağırsakların enerjisini gösterir. Yüzün aşağı bölgesi de karın bölgesine ilişkin işaretler verir. Beyaz noktalar veya deri altında kabarcık hissi ya da deri de oluşan lekeler bir tür mantar hastalığı olan maya enfeksiyonu, fazla şeker veya süt ürünleri kullanımına işaret eder. Çeneniz kırmızı ve şişkinse bu, organlarınızda yapısal bir zayıflık veya karın bölgenizde bir sıkışıklık olduğu anlamına geliyor. Alt dudağınız dışarıya çıkık duruyorsa kalın bağırsağın aşağı kesiminde uyuşukluk ve işlev yavaşlaması var demektir. Üst dudağınız çatlak, kırmızı ve köşede noktalar varsa bu, midenizdeki asitlenme, yanlış diyet nedeniyle de midenizde yanma olduğu anlamına gelir. Gözlerinizin iç tarafından yanaklarınıza doğru inen çizgiler başka bir bağırsak problemine işaret eder. Ağız çevresinde sarı renk çizgi veya dudakların renksiz oluşu sindirim enerjisinin zayıf olduğu, beslenme şeklinin değiştirilmesi gerektiği anlamına gelir. Yeşil renk, karaciğerin ana problem olduğu, çok ince dudaklar ise çalışma delisi bir karakteri gösterir.
Akciğer: Burun delikleri etrafında ve yanakların alt kısmında kırmızılık ve şişkinlik, akciğerlerde rahatsızlık ve balgam oluşumuna işarettir. Eğer bu bölge aniden kızarır ve kurursa, bronşit rahatsızlıkları her an baş gösterebilir demektir.
Enerji ve Canlılık: Çin tedavisinde kaşlar yaratıcılık yeteneğini, zihinsel becerileri ve enerji düzeyini gösterir. Ayrıca diğer insanlarla, ailemizle ve toplumla nasıl iletişime geçtiğimizin de alameti olabilir. Kalınlık ve genişlik arttıkça bu, kişinin daha güçlü, hırslı, iradeli, direşken ve aktif olduğunu gösterir. İnce kaşlar ise hassasiyet, sağlık açısından da kırılganlık göstergesidir. Farklı yönlerde çıkan kaşlar huzursuz ve aceleci, odaklanmak için diğerlerinin yardımına ihtiyaç duyan bir yapıyı işaret eder. İnce ve sivri kaşlılar ise yenilikçi, iradeli, bağımsız, öncü ve üstünlük kaygısı, en iyi olma kaygısı güden insanlardır. Hilal şeklindeki kaşlara sahip olanlar karar verirken sezgilerine dayanan ve diğerleriyle çalışmayı seven kişiliklerdir. Kaşları kenarlara geldikçe dağılan kişiler de tiroit bezlerinde problem olabilir.
alıntı

En gizemli, çözülmez: Akrep, Balık, Yengeç, Başak, Terazi

 

•En gizemli, çözülmez: Akrep, Balık, Yengeç, Başak, Terazi
•En hareketli, enerji dolu, sevimli: Yay, İkizler, Koç, Aslan
•En duygusal: Yengeç, Balık, Boğa, Terazi
•En zeki: Kova, İkizler, Terazi, Başak, Oğlak
•En havalı: Koç, Aslan, Kova, İkizler
… •En disiplinli ve başarılı: Oğlak, Başak, Boğa
•En büyüleyici: Balık, Akrep, Terazi, Oğlak, Yengeç
•En güvenilir: Koç, Oğlak, Aslan, Akrep, Boğa, Kova, Başak
•En baskın, dik kafalı ve egolu burçlar: Kova, Aslan, Koç, Boğa, Akrep

Hangi Burç Kimin Kalbini Kırar?

images[4]
Koç:Akrep ve Başak
Boğa:Terazi ve Yay
İkizler:Akrep ve Oğlak
Yengeç:Yay ve Aslan
… Aslan:Başak ve Balık
Başak:Koç ve Kova
Terazi:Balık ve Boğa
Akrep:Koç ve Yay
Yay:Yengeç ve Balık
Oğlak:İkizler ve Aslan
Kova:Boğa ve Başak
Balık:Koç ve Terazi
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 2 Comments »

Virüslü Facebook Mailleri…

DİKKAT…….DİKKAT……DİKKAT…..!!
ÖNEMLİDİR…PAYLAŞIN HERKESE ULAŞSIN…BU AKŞAM ÖNEMLİ BİR SALDIRI BAŞLADI FACEBOOK’TA……PAYLAŞIN……………..!
VİRÜS SALDIRISI BAŞLADI ARKADAŞLAR..
DİKKAT!!!!!
Arkadaşlar sayfanıza slayt gösterisi şeklindeki fotoğraflarımı izleyip yorum yazın diye gelen iletiyi sakın açmayın bir virüs saldırısı sayfanızı kapatabilir….

AYNALARA DİKKAT!


Özellikle kızlar, aynalı bir yere girdiğinizde yapacağınız ilk şey bu olsun. Beyler, siz de lütfen sevgililerinizi, arkadaşlarınızı, ailenizi uyarın. Kötü niyetli insanların emellerine alet olmayın.
Şu basit testi uygulay…ın; parmağınızın ucunu, şekildeki gibi aynanın yüzeyine koyun. Eğer yansımayla, sizin parmağınız arasında bir boşluk oluşuyorsa karşınızdaki bildiğimiz tek taraflı aynadır. Şayet sağdaki gibi hiçbir boşluk oluşmuyorsa dikkat! Çünkü o zaman karşınızdaki ayna çift yönlü aynadır.
İçinde ayna olan bir soyunma kabini, bir tuvalet ya da buna benzer ayna olan bir yere girdiğiniz zaman, bu bir saniyelik küçük testi uygulamayı sakın ama sakın unutmayın!
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

BURÇLAR SİNİRLENİNCE

Koç: Açar ağzını yumar gözünü ağzına geleni söyler
Boğa: Boğayı susturmanın tek yolu Koli bandı
… İkizler: Çenesi bi düştümmü kimse kaldıramaz , başınızda et bırakmaz
Yengeç: Suskun duruşuna bakıp aldanmayın içinden konuşur, tehlike yani
Aslan: Camı çerçeveyi indirir karşısındaki pes edene kadar konuşur, yinede pes etmez.
Başak: Kafada saç bırakmaz adamı mezara sokana kadar konuşur.
Terazi: Anlayışlıdır terazi pek dır dır etmez, ama konuşursa ortalık karışır. buda tehlike yani .
Akrep: Buda pek konuşmaz ama konuşursada konuşturduğunuza pişman eder .
Yay: Çok konuşur kafa şişirir neye uğradğınızı şaşırırsnz. bunalım yani
Oglak: Oğlak Konuşursa mahalle dinler, terlikler, vazolar havalarda falan .
Kova: Konuşmaz başka tarz intikam alır, adamı intihara sürükler
Balık: Sesi çıkmaz balığın , ona kıyamaz kendinize zarar verirsiniz

alıntı

bilgi ansiklopedisi
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Külkedisi: İlginç ve çok Doğru Bir Psikoloji Testi …Kaçırmayın…

Aşağıda ilginç bir kokoloji testi yer alıyor.
Bilindiği üzere kokoloji, “psikoloji” temel alınarak hazırlanan bir tür kendini keşfetme oyunu…

Buradaki soru ise dünyanın en ünlü masallarından biri olan Külkedisi ile ilgili.
Masalı hatırlamaya çalışın. Masaldaki unutulmayacak sahneler arasında sizi en fazla etkileyen hangisidir?
1- Üvey annesi ve kardeşlerinin külkedisine işkence ettiği kısımlar.
2- Perinin külkedisini güzel bir prensese çevirdiği sahne.
3- Külkedisinin saat 12’yi vurduğunda balodan kaçış sahnesi.
4- Prensin camdan ayakkabıyı külkedisinin ayağına giydirdiği sahne. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Çözümleme
Tüm olaylara daha yakından bakıldığında seçtiğiniz sahne, sizin kişiliğinizdeki en zayıf noktayı ya da en büyük kusuru gösterir.
1- Üvey annesinin elinden eziyet çeken külkedisi:
Bu sahne acıma duygusu uyandırır, ancak acımanın altında büyüklük ve gurur duyguları vardır. Bu sahneyi, kendinizi birisinden üstün görmenizi sağladığı için hatırlıyorsunuz. Başkalarına şefkatli ve acıyan gözlerle yukarılardan bakmak iyi bir özelliktir ama onlara daima tepeden bakmayı alışkanlık haline getirmeyin.
2- Peri tarafından prensese çevrilen külkedisi:
Sihirli değneğin bir hareketi külkedisini güzel bir prensese çevirir ve dünyasını değiştirir. Ama gerçek dünyada işler hiç de bu kadar kolay değildir. Sizin en büyük hatanız gerçek hayattaki sorunları görmezden gelmeniz ve plansızlığınız. Burada, yarattığınız sorunlardan sizi kurtarmak için sihirli değneğini sallayacak bir iyilik perisi olmadığını unutmuşa benziyorsunuz.
3- Camdan ayakkabısını düşüren külkedisi:
Bu sahne, sizin başkalarına muhtaç yanınıza hitap etti. Kendinizi saat 12’yi vurduğu zaman koşarak kaçarken ve arkanızda sadece sorunlar ve cevaplanmamış sorular bırakırken görebilirsiniz. Kısa vadede arkanızda bıraktıklarınızı daima başkalarının temizlemesini beklemek kolay görünebilir ama günün birinde gerçeklerle yüzleşmeniz gerekecektir.
4- Prensin ayakkabıyı giydirdiği sahne:
Hemen herkes mutlu sonlara bayılır ve siz bu kanuda çoğunluğa dahilsiniz. İşte sizin sorununuz burada. Basit, normal ve sıradan olan şeylerle çok kolay mutlu olabiliyorsunuz. Hayattan tek beklentiniz sıradan bir iş, sıradan bir maaş, sıradan arkadaşlar, sıradan bir aile, sıradan çocuklar… Sizi özgün yapan özelliklerinizi keşfetmek için biraz daha fazla gayret sarfetmelisiniz. Öyle hissetmiyor bile olsanız siz özelsiniz.

 

fw mail