2 bin yıllık yemek yer misiniz?

Antalya’da Japon bir bilim kadını tarafından açılan restoran, Roma dönemine ait 2 bin yıl öncesinin yemekleri ile dikkati çekiyor. Restoranda, tarifleri eski kaynaklardan alınan “Antik Perge Lagane”, “Galenus Volkan Köfte”, “Attalia Lagane” gibi yemekler bulunuyor.

Hüseyin KANBER (AA) 8 Ekim 2014

2 bin yıllık yemek yer misiniz?

Yemek kültürü denilince akla ilk olarak, Türk, İtalyan, Fransız, Japon mutfağı şeklinde ülkelere ve toplumlara ait öne çıkan yemekler ve damak tatları geliyor. Fakat okuduğu bir kitaptan etkilenen Japon bilim insanı Kaori Goto, sıra dışı bir çalışmaya imza atmaya karar verdi.

Kaori, Anadolu’da 2 bin yıl önce yenen yemekleri günümüze taşıyarak farklı bir anlayış ortaya koydu. Kaori Goto, yaklaşık 6 ay önce Antalya‘da açtığı restoranda müşterilerine binlerce yıl öncenin damak tatlarını sunuyor.
Japonya’da Gunma Üniversitesi Anatomi ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaori Goto, bilimsel çalışmalar sırasında ismine rastladığı Bergamalı hekim Galenos’un kendisine ilham kaynağı olduğunu söyledi.

Galenos’un insanları iyileştirmenin yanı sıra keşfettiği şifalı bitkileri sağlıklı insanların yemesini tavsiye ettiğini, bunları kendisinin de yemek haline getirerek insanlara sunduğunu anlatan Kaori, bu anlayıştan yola çıkarak araştırmalar yaptı. Kaori, 2011’de Türkiye’ye gelerek Galenos’un yaşadığı Bergama’da araştırmalar yaptığını, yaşadığı bölgedeki bitkileri incelediğini belirterek, eski kaynakları inceleyerek yaptığı yemeklerin tariflerini öğrendiğini ve yapmaya çalıştığını ifade etti.

KARADENİZLİLER 2 BİN YILDIR BU SOSU KULLANDI

Araştırmalarında yemeklere lezzet veren bir sos tarifini fark ettiğini anlatan Kaori, şöyle devam etti:

“Bu sos 2 bin yıldan bu yana kullanılagelmiş. ‘Garum sos’ diye kaynaklarda ismi geçiyor. Yapılışını öğrendikten sonra Türkiye’ye geldiğimde Trabzonlu Havva Bahadır ile tanıştım. Havva hanıma sosun tarifini vererek yapmasını istedim, oldukça başarılı şekilde de yaptı. 2 bin yıllık sos, 50 yıl öncesine kadar Karadeniz bölgesinde yapılan bir çeşniymiş.”

Karadeniz’de yemek kültürünün babaannelerden, anneannelerden çocuklara, torunlara aktarılarak günümüze kadar geldiğini dile getiren Kaori, antik kitaplarda tarifini aldığı bazı yemeklerin Karadeniz’de hala yapıldığını kaydetti. Kaori, “Bu çok ilginç bir durum. Bence bu, Dünya Kültür Mirası’na alınmalıdır” dedi.

Kaori, 2 bin yıl öncesine ait yeme içme kültürünü de uygulamaya çalıştığını kaydederek, açtığı Yemek Doktoru (Galenus Farm) adlı restoran ile günümüze taşınan yemekleri insanların damak tadına sunduklarını söyledi.
Yemekleri özel yapılan toprak kaplarda pişirildiklerini vurgulayan Kaori, “2 bin yıl öncesinde zeytinyağı, balık, balıkyağı, su teresi gibi yiyecekler yoğun olarak kullanılıyordu. Restorandaki yemekler genel olarak Roma dönemi mutfağından oluşuyor. Çalışmalarımı tamamlayınca Japonya’da da bir restoran açmayı düşünüyorum” diye konuştu.

İSTANBUL VE ANKARA‘DAN MÜŞTERİLER GELİYOR

Kaori Goto’nun tarifleriyle 2 bin yıllık yemekleri yapmayı öğrendiğini anlatan Havva Bahadır ise “İstanbul’dan, Ankara’dan sadece burada yemek yemek için gelen müşterilerimiz var. Şimdilik yemekleri deneme aşamasındayız. Birkaç ayda yeni bir yemeği insanların damak zevkine sunuyoruz. ‘Antik Perge Lagane’, ‘Galenus Volkan Köfte’, ‘Attalia Lagane’ gibi antik yemeklerin yanı sıra Osmanlı mutfağından ‘Kavunlu mulfy dolması’ en çok tercih edilen yemekler arasında” diyor.

GALENOS KİMDİR?

Bergamalı hekim Galenos 129’da doğdu. Dönemin ünlü hekimlerden tıp öğrenimi alan Galenos, İskenderiye’de hekimlik yaptı. Daha sonra Roma’ya yerleşen ve 168’deki veba salgınında etkin görev alan Galenos, saray hekimliği görevinde de bulundu.

Galenos’un günümüze aktarılabilen eserlerinden, anatomi üzerine araştırmalar yaptığı anlaşılmaktadır. Araştırmalarında kendisinden önce gelen Hipokrates, Aristoteles gibi bilim adamlarının görüşlerinden yararlanan Galenos, felsefe, dil ve doğa bilimleriyle de ilgilendi.

kelebekten alınmıştır…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Burçların İlginç Takıntıları…

Her burcun ayrı bir takıntısı var. Kimisi kapalı yerde uzun süre duramıyor, kimisi marka olmayan hiçbir şeyi giymiyor, kimisi de makyaj yapmadan asla dışarı çıkamıyor… Peki, siz burcunuzun takıntılarını biliyor musunuz? Astroloji Danışmanı İremsu, burçların en ilginç takıntılarını sizin için yazdı. İşte burçların takıntıları…

Koç

Kapalı bir yerde uzun süre duramaz. Kışın başına şapka, bere takmadan sokağa çıkmaz. Araba kullanırken hız yapmaktan kendini alıkoyamaz. Sinirlendiğinde kafasını bir yere toslamadan duramaz.

Boğa

Arabaya binsin veya eve girsin mutlaka kapısını kitler.Onlarca hatta yüzlerce çanta ve cüzdanı vardır ve hepsinin içinde üç beş kuruş mutlaka bulunur.Parfüm sürmediği bir saat bile yoktur.Çiçeksiz duramaz.Kahkülsüz duramazlar. Pembe, yeşil mavi turkuaz takıntıları meşhurdur.

İkizler

Ellerini, ayaklarını oynatmadan bir şey anlatamaz.Cep telefonu olmadan sokağa çıkamaz.Pencere açmadan bir odada duramaz.Seyahat takıntısı meşhurdur.

Yengeç

Çocukluk oyuncaklarını atamaz, eskiye dair ne varsa saklar.Pazarlık yapmadan bir malı alamaz..İşine yarar diye hiçbir şeyi atamaz..Kadınları rimel sürmeden duramazlar.

Aslan

Konuşurken saçıyla oynamadan duramaz.Her çantasının içinde mutlaka ayna ve de cımbız vardır.Altın kolye, altın saat, altın yüzük takmayı çok sever.Marka takıntısı olan burçlardır.

Başak

Ellerini yıkamak en büyük takıntısıdır.Parfümsüz sokağa çıkmaz.Dudaklarını yemek takıntısı vardır.Canı sıkılmışsa,,parmaklarını ritmik olarak bir yere vurarak sıkıntısını dile getirir.

Terazi

İhtiyacı olsun veya olmasın dışarı çıktı mı bir şeyler almadan eve dönmez.Her çantasının içinde ayrı bir makyaj malzemesi vardır.Marka takıntısı ile tanınır.Parfüm takıntısı meşhurdur.Oturduğu yerde bacaklarını sürekli titretir.

Akrep

Cinsellik en büyük takıntısıdır.Marka takıntısı ile tanınır.Jöle, sprey takıntıları meşhurdur.Kadınları ipek çorap, ruj ve iç çamaşırına takıntılıdır.

Yay

Erkekler takım elbiseden nefret eder. Nikah memurunun önünde bile giymeyi bile reddedebilir.

Mavi ve mor renkleri giymeden duramaz. Bu onda takıntı hali almıştır. Küçük ve kapalı alan takıntısı vardır. Loto, toto, altılı ganyan, milli piyango takıntıları meşhurdur. Seyahat takıntısı müthiştir.

Oğlak

Erkekleri top sakal, fular, kol düğmesi ve saat takmadan duramaz. Alıştığı parfümden başkasını kullanmama takıntısı vardır.

Sürekli bildiği yerlere gitme takıntısı meşhurdur. Sürekli not alma takıntısı vardır.

Kova

Maddi durumu ne olursa olsun tek taş yüzük takma takıntısı meşhurdur. Her türden onlarca marka gözlüğü vardır.

Işıksız duramazlar. Elektronik malzeme takıntıları meşhurdur.

Balık

Ayakkabı merakı ünlüdür. Onlarca hatta yüzlerce ayakkabısı vardır. Volta atma takıntıları vardır. Bağdaş kurup oturma takıntıları vardır. Kadınları ojesiz duramazlar. Çay, kahve içmeden güne adım atamazlar

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Cadılar Bayramı Geldi…

Halloween dilimizde bilinen adıyla , her yıl 31 Ekim tarihinde kutlanan son derece renkli ve eğlenceli bir bayramdır. Cadılar Bayramı’nın bilinen en belirgin özelliği, havanın kararmasıyla birlikte sokakları dolduran lü çocuk ve gençlerdir.

Ellerinde renkli kovalarıyla kapı kapı gezerek şeker toplayan çocukları sevindiren büyükler, şeker vermemeleri halinde evlerinin yumurta yağmuruna tutulacağını bildiklerinden midir bilinmez ama o gün için en lezzetli şekerleri hazırlayarak önceden ışıklandırıp ‘korkunç‘ temalarla süsledikleri evlerinde akşam olmasını beklemeye başlarlar. Kısaca Cadılar Bayramı, evlerin kurukafa, örümcek ve hayalet gibi figürlerle süslendiği, akşam olduğunda kostümlü çocukların kapı kapı gezdirildiği bir bayramdır.

Günümüze mana ve şekil değiştirerek gelen birçok bayram gibi Cadılar Bayramı’nın da , çocukları sevindirmeyi istemekten biraz daha uzaktır. Peki gerçekte nedir?

İlk olarak ne zaman kutlanmaya başlandığı tam olarak bilinmeyen Cadılar Bayramı, aslında Samhain olarak bilinen kadim Kelt Festivalidir. Başlangıç yılı tam olarak bilinmese de kutlamaların yapıldığı 31 Ekim tarihi günümüze kadar hiç değişmeden gelmeyi başarmıştır. 31 Ekim, hasat mevsiminin bittiği gün olarak bilinir ve tek geçim kaynağı toprak olan dönem insanları için yaşamaya devam edebilecek olmanın garantisi gibidir.

Hasatlarından son derece memnun olanlar olduğu gibi o yılı beklentilerinin çok daha altında ürünle kapatanlar da oluyormuş elbette. Bir sonraki yılı zor geçirecekleri hasat miktarlarından belli olan çiftçiler, bu durumun yegane suçlularının, ölümlerinin ardından bir türlü huzur bulamayan ruhlar olduğuna inanırlarmış. Bu garip inanışa göre, cinayete kurban gidenler, dünyadaki işlerini tamamlayamadan ölenler ya da hayatlarını günahkar olarak geçirenlerin ruhları, her yıl yine 31 Ekim tarihinde dünyayı ziyarete gelerek insanları lanetliyorlarmış. Bir önceki gelişlerinde onları korkutup kaçırmayı başaramayan çiftçilerse bu lanetten paylarını aldıklarından hasatları beklediklerinin altında geliyormuş.

Cadılar Bayramı’nda giyilen ‘korkunç‘ kıyafetlerin ve ilginç ev süslemelerinin aslı, bu geleneğe dayanır. Evlerinin dışına astıkları korkutucu figürlerin ve havanın kararmasıyla birlikte giyindikleri korkunç maskeli giysilerin bu kötü niyetli ruhları korkutup kaçırmak gibi bir amacı varmış. Festival boyunca insanlar, yaklaşan kış aylarına hazırlık olması için kestikleri hayvanların kemiklerini de meydanlarda yaktıkları büyük ateşlere atıp yayılan kötü kokuların ‘huzursuz ruhları‘ uzaklaştırmasına çabalıyorlarmış.

Bir Pagan festivali olarak İrlandalılar, İskoçlar ve Galliler tarafından İngiltere’de kutlanmaya başlanan Cadılar Bayramı, 19.yüzyılda Kuzey Amerika’ya göçenler tarafından da devam ettirilmiş ve böylece Amerikan topraklarında da kutlanır olmuş.

Amerikalılar tarafından çok sevilip benimsenmesiyle birlikte her geçen yıl çok daha şaşalı kutlamalara sahne olan Cadılar Bayramı, zamanla Hristiyanlığa adapte edilerek Azizler Günü’nün arifesi olarak kabul edilmiş. Böylece Cadılar Bayramı’nın Pagan kökleri zamanla unutulmuş ve 20.yüzyıla gelindiğinde doğduğu topraklarda bile bir Amerikan popüler kültürü olarak tanınmaya başlanmış.

Günümüzde hemen hemen dünyanın her yerinde bilinen bu bayram için düzenlenen kutlama ve etkinliklerin en gösterişlileri de kuşkusuz Amerika topraklarında gerçekleştiriliyor. Bu hafta 31 Ekim tarihinde ‘ta olacaklar için dünyanın en büyük Cadılar Bayramı kutlaması olarak bilinen Halloween Parade New York ( New York) hakkında bilgiler vermek istiyorum.

#Sayfa#

Halloween Parade 2013 (Cadılar Bayramı Geçidi 2013)

Günümüzde adeta bir şenlik havasında kutlanan bu bayram ülke ekonomisi için de son derece faydalı. Amerikan kaynaklarınca yapılan açıklamaya göre, geçtiğimiz yıl Cadılar Bayramı ve aksesuarlarına toplam 320 milyon dolar harcanmış.

Eylül ayının gelmesiyle birlikte Amerika sokaklarında gözle görülür bir hareketlilik başlıyor. Eğer bu tarihler arasında ABD’de iseniz özellikle geceleri son derece güzel manzaralar oluşturan evleri görmek için yürüyüşlere çıkmanızı ve 31 Ekim’e kadar açık tutulan Cadılar Bayramı kostüm ve aksesuarlarının satıldığı enteresan dükkânları muhakkak gezmenizi tavsiye ederim.

Bu yıl 40’ıncısı düzenlenecek olan geleneksel NYC Halloween Parade (Cadılar Bayramı Geçidi), her yıl olduğu gibi yine, 6th Avenue South of Spring Street’ten başlayarak 16th Street’e kadar uzanan cadde boyunca, 18.30-20.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Yoğun kalabalığa ve muhtemel soğuğa rağmen 31 Ekim tarihinde New York’ta olacakların bu geçidi muhakkak izlemelerini öneririm. Geçidin yapılacağı caddelerin trafiğe kapatılmasıyla birlikte kurulan barikatların ardında kendinize güzel bir yer bulmak için de erken gitmeyi ihmal etmeyin derim.

Bu yıl da yaklaşık 53 ayrı grup geçit için hazırlanmış durumda. Her bir grubun seçtiği konsepte uygun kıyafetler giyerek sergilediği dans gösterilerini izlerken son derece keyif alacağınızdan eminim. Bu etkinliğe katılmayı planlayanlarınız için iki küçük uyarım olacak. Eğer çocuğunuz kalabalıkta kendini idare edecek yaşta değilse tahminlerinizin çok üstünde olacağını bildiğim kalabalık dolayısıyla bu eğlenceye yalnız katılmanız gerekebilir. Diğer tavsiyem ise özel aracıyla gitmek isteyenler için. Özelikle geçidin yapılacağı alana yakın yerlerde park yeri bulmanız neredeyse imkansız. Bazı metro duraklarının o saatlerde kapatıldığını da bilmenizde fayda var. Dolayısıyla o gece geçitte olacaklar kesinlikle sıkı giyinmeli ve biraz yürümesi gerekeceğinden rahat bir ayakkabıyla yola çıkmalılar.

Birçok kişi geçidin ardından asıl eğlencenin Times Meydanı’nda olduğunu düşünebilir. Ancak bizzat tecrübe ettim ki durum hiç de öyle değil. Tüm hareketlilik ve eğlence geçidin yapıldığı cadde etrafında konuşlanmış durumda.

Adeta gelenekselleşerek dünyanın en büyük Cadılar Bayramı etkinliği olma özelliğini taşıyan bu geçidin ardından eğlencenize geceye özel program ve eğlenceler düzenleyen restoran ve kafelerde devam edebilirsiniz. İnternette basit bir arama yaparak tüm parti ve giriş ücretleri hakkında bilgi alabileceğiniz gibi gün boyu sokaklarda dağıtılan tanıtım broşürlerinden de yararlanabilirsiniz.

Bu hafta da yaklaşan Cadılar Bayramı New York etkinliklerini tanıtmaya çalıştım. Önümüzdeki hafta yine çok güzel bir New York mekanıyla aynı adreste olucam. Merak edenlerle aynı adreste buluşmak üzere.

Esra Yerebakan/USASabah

Ellerinde renkli kovalarıyla kapı kapı gezerek şeker toplayan çocukları sevindiren büyükler, şeker vermemeleri halinde evlerinin yumurta yağmuruna tutulacağını bildiklerinden midir bilinmez ama o gün için en lezzetli şekerleri hazırlayarak önceden ışıklandırıp ‘korkunç‘ temalarla süsledikleri evlerinde akşam olmasını beklemeye başlarlar. Kısaca Cadılar Bayramı, evlerin kurukafa, örümcek ve hayalet gibi figürlerle süslendiği, akşam olduğunda kostümlü çocukların kapı kapı gezdirildiği bir bayramdır.

Günümüze mana ve şekil değiştirerek gelen birçok bayram gibi Cadılar Bayramı’nın da , çocukları sevindirmeyi istemekten biraz daha uzaktır. Peki gerçekte nedir?

İlk olarak ne zaman kutlanmaya başlandığı tam olarak bilinmeyen Cadılar Bayramı, aslında Samhain olarak bilinen kadim Kelt Festivalidir. Başlangıç yılı tam olarak bilinmese de kutlamaların yapıldığı 31 Ekim tarihi günümüze kadar hiç değişmeden gelmeyi başarmıştır. 31 Ekim, hasat mevsiminin bittiği gün olarak bilinir ve tek geçim kaynağı toprak olan dönem insanları için yaşamaya devam edebilecek olmanın garantisi gibidir.

Hasatlarından son derece memnun olanlar olduğu gibi o yılı beklentilerinin çok daha altında ürünle kapatanlar da oluyormuş elbette. Bir sonraki yılı zor geçirecekleri hasat miktarlarından belli olan çiftçiler, bu durumun yegane suçlularının, ölümlerinin ardından bir türlü huzur bulamayan ruhlar olduğuna inanırlarmış. Bu garip inanışa göre, cinayete kurban gidenler, dünyadaki işlerini tamamlayamadan ölenler ya da hayatlarını günahkar olarak geçirenlerin ruhları, her yıl yine 31 Ekim tarihinde dünyayı ziyarete gelerek insanları lanetliyorlarmış. Bir önceki gelişlerinde onları korkutup kaçırmayı başaramayan çiftçilerse bu lanetten paylarını aldıklarından hasatları beklediklerinin altında geliyormuş.

Cadılar Bayramı’nda giyilen ‘korkunç‘ kıyafetlerin ve ilginç ev süslemelerinin aslı, bu geleneğe dayanır. Evlerinin dışına astıkları korkutucu figürlerin ve havanın kararmasıyla birlikte giyindikleri korkunç maskeli giysilerin bu kötü niyetli ruhları korkutup kaçırmak gibi bir amacı varmış. Festival boyunca insanlar, yaklaşan kış aylarına hazırlık olması için kestikleri hayvanların kemiklerini de meydanlarda yaktıkları büyük ateşlere atıp yayılan kötü kokuların ‘huzursuz ruhları‘ uzaklaştırmasına çabalıyorlarmış.

Bir Pagan festivali olarak İrlandalılar, İskoçlar ve Galliler tarafından İngiltere’de kutlanmaya başlanan Cadılar Bayramı, 19.yüzyılda Kuzey Amerika’ya göçenler tarafından da devam ettirilmiş ve böylece Amerikan topraklarında da kutlanır olmuş.

alıntı

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Neden Düzenli Yürüyüş Yapmalıyız…

Endişeler, Korkular, Mucizeler, Doğumlar ve Ölümler!

 

 

Hiç bir şey aynı değil! 24 Ekim 00:45 civarı 0 derece Akrep burcunda Parçalı Güneş Tutulması gerçekleşecek. Uzun süredir süregelen Akrep tutulmalarının sonuncusu olacak.  Tutulmanın etkisi, burcu ve yükseleni ilk derecelerde doğan Akrep-Boğa-Aslan-Kova’lar (sabit burçlar)  üzerinde daha fazla etkili olabilir. Tutulmalarda öngörü yapmak zordur çünkü ani ve sürprizli olaylara vesile olur. Güneş Tutulmaları, yeni başlangıçları, hayatımıza giren olayları, beklenmeyen ani gelişen konuları anlatır. Güneş aynı zamanda hayatımızdaki otorite figürlerini, ağır topları ifade eder. Hayatımızda bizi şaşırtacak olaylar tutulma esnasında gerçekleşir, bunlar bazen çok güzel fırsatlar doğurup bizi sevindirirken bazen de üzücü istenmeyen, bizi sarsan  sürprizler de olabilir.

Endişeler, Korkular, Mucizeler, Doğumlar ve Ölümler!

Akrep’teki tutulma, doğumları, ölümleri, başlangıçları ve bitişleri anlatır. Akrep gizemli, dipte kalan, anlaşılması zor, ketum bir burçtur. Siyah yada Beyazdır. Bu yüzden en iyi veya en kötüyü yaşar. Zodyak’ın 8. ev bağlantısı olduğu için bizi ruhsal açıdan sıkıştıran, zorlayan, dipten yukarı çekemediğimiz ve bu durumdan dolayı da endişelerimizin, korkularımızın arttığı söylenebilir. Tutulma karanlık şeyleri ortaya çıkarabilir. Bu bir olayla, depresyonla, patlamayla da çıkabilir. Alışkanlıklarımızdan kurtulmamız ve kendimizi yenilememiz gerekmektedir. Oluşturduğu zehirden (dibe vurduk) kurtulmamız arınmamız gerekmektedir. Bu da hayatımızda ciddi değişimlere sebep olabilir. Çok zor dediğimiz bir anda mucizeler de yaratabilir. Akrep, mal, mülk, miras, alacak-borç ilişkisi, kredileri, sigorta, devlet dairesiyle ilgili ya da hukuki konuları ifade eder. Aynı zamanda, sır ölümler, kanser tedavileri, Marstan dolayı kazalar, kanamalı ameliyatlar, çok ağır sendromlar ortaya çıkabilir. Metafizik, ölüm ötesi konular, arkeoloji, psikoloji, madenler, mezarlar, gazlar, sıvılar, bilimsel araştırmalar, yer altı dünyası gibi şüpheli konular da Akrep burcuyla alakalıdır. Mayıs 2015 e kadar hastalıklara, finansal konulara karşı daha hassas olabiliriz.

Şifacı Akrep!

Akrep Plüton’dan dolayı şifalanmayı da ifade eder ki, önceleri sıkıntı yaratsa da, belki de artık birçok zorlukların sonuna gelmiş de olabiliriz. Şifalayan, yenileyen, yeniden oluşturan etkisi olduğu söylenebilir. Şarj dönemi olduğundan garip bir şekilde kendimizi çok fazla enerjik de hissedebiliriz. Anka Kuşu gibi Küllerimizden yeniden doğabiliriz.

Konu Mars olunca akla askerler, savaş, yöneticiler geliyor. Tutulma esnasında, Aslan burcu yükseliyor. Aslan burçlarını da ön plana çıkaran bir tutulma olabilir.  Jüpiter’in Aslanda olması hastalıkları büyütebilir. Uranüs’le olumlu açıları, eğitimden, yurt dışı bağlantılı konulardan destek alabileceğimizi gösteriyor. Tutulmanın Venüs’le, Pallas (asteroit) kavuşumda olması ve Neptün’le, olumlu açıları, sanatta, yardımsal faaliyette, yaratıcılıkta şanslar getirebilir.  Özellikle Venüs bağlantılı bir tutulma olacağından, zor da olsa (Venüs Akrep’te zararlıdır) uzlaşmaya açık bir yanı da var. Çok tutkulu yanlarından dolayı olayların peşini bırakmaz. Gençler ve Sanatçılar ön planda! Daha çok uzlaşmacı olmak barışı getirmek için çalışmalar yoğunlaşabilir. İlişkiler, bize zevk veren konular, cinsellik, kadınlar, tutkularımız, seks ön planda. Tıpta, sanatta, çocuklarla ve gençlerle ilgili konularda,  spor ve yaratıcılık isteyen alanlarda derin dönüşümler yaşanabilir. Önümüzdeki 6-7 ay kadar su burcu ve Akrep (sessiz ve derinden ancak geri adım atmayan) olduğu için yavaş yavaş etkili olacak yenilikler hayatımıza giriyor. Tutulma burcunun Yönetici gezegeni Mars’ın tutulma derecesine kare-karşıt, kavuşum yaptığı tarihleri ve diğer zor açıları not edelim.

  • 7 Kasım 2014 Boğa Dolunayında dikkat edelim.
  • Aralık 2014ün ilk 10 günü Mars Kova burcunda ilerlerken tutulma derecesine mücadeleci(kare) açı alacak, olayları tetikleyebilir.
  • 4-5 Ocak gökyüzünde T kare açısı (ay Yengeç’te)
  • Mart’ın ilk haftası 8 Ekim Koç tutulmasına Mars karşıtı başlıyor bu dönem Uranüs/Plüton son karesi olacak. Mart 2015 (karşıt)  in son haftasında ise Mars 24 Ekim Güneş Tutulması derecesine karşıt yapıyor ve Nisan 2015in ilk haftasına kadar etkili olabilir.

Akrep burcunun sağlık bağlantıları: Üreme organları, genital organlar, prostat, rahim, hemeroid, kıl dönmesi, kasık ağrıları, mesane, idrar yolları ile ilgili rahatsızlıklar görülebilir. Kalın bağırsak sorunları, iltihap, polip, fıtık ve sinir sistemi ile ilgili hastalıklar öne çıkabilir. Boğa burcundan aldıkları zıt etki ile boğaz, koku ve tad alma organlarda hassasiyet olabilir. Tabi ki Mars bağlantısı olduğu için kazaya açık olabilirler, dikkat etmek gerekir. Güneş ve Ay Tutulması esnasında yoğun enerji açığa çıkacağından özellikle 3-4 gün sıkıntı stres yaşatabilir. Meditasyon, dua ve şifalama teknikleri açığa çıkan yoğun enerjiyi hafifletebilir.

Tutulmanın burçlar üzerindeki etkisi:

(Mutlaka yükselen burçlarınızı okuyunuz)

Ateş + Öncü

KOÇ: (21 MART – 20 NİSAN) – 24 Ekim’deki Güneş Tutulması 8. evinizde gerçekleşecek. Genel anlamda bu ev, doğumları, ölümleri anlatır. Ruhsal olarak yenilenme getirebilir. Maddi konular, ortak gelir giderler, banka, kredi, alacak-verecekler bu evle alakalıdır. Bu konularda derin dönüşümler yaşanıyor olabilir. Özellikle kariyerle, toprakla, paylaşımlarla ilgili değişimler yaşanabilir. Eşinizle ortak olduğunuz kararlar öne çıkabilir. Hukuki konular, anlaşmalar, kardeşlerinde içinde olduğu paylar dikkat çekici. Sağlık konuları, tedavilerle de ilgili durumlar mümkün. Çok önemli operasyonlar, tedaviler gündeme gelebilir. Aslında önceleri sıkıntı gibi görünse de, birçok konuda yenilenme, şifalanma da beklenebilir. Hayatın önemli bir bölümü bu süreçte başlıyor. Bir dönemi sonlandırıp, yeni bir döneme geçiş yapıyorsunuz. Ruhsal yenilenme, sıkıştığınız konulardan kurtulma, birçok şeyi bırakma dönemi, arınma söz konusu. Hiç bir şey aynı değil. Çocuklarınızla da ilgili köklü değişimler yaşanıyor. 

Toprak + Sabit

BOĞA: (21 NİSAN – 20 MAYIS)  – 24 Ekim’deki Güneş Tutulması 7. evinizde gerçekleşecek. Özellikle İlk derecelerden bir Boğa iseniz (24 Nisan’a kadar doğanlar) birinci derecede etkili bir tutulma oluyor. Genel anlamda bu ev, ilişkileri, evlilikleri, ortaklıkları, açık düşmanları anlatır. Ebeveynler, ev, miraslar, mal mülk konuları, babanın toprağı ve kardeş ilişkileri de gündeme gelebilir. Sorunlu olan bir konu tutulmadan önce ve sonra biraz daha stresli olabilir ancak daha sonra anlaşmaya doğru gidebilir. Unutmayın ki, karşı tarafa bağlısınız. Bu yüzden anlaşmaya açık, paylaşımcı bir tutum içinde olursanız sizin için avantaj olacak. Kimileri ise bu dönem farklı çevrelere taşınma yer değişikliği mümkün. Bazılarında ise evlilik anlaşmaları gündeme gelebilir. Evlenme kararı alabilir, ilişkiyi kaybetme korkusuna kapılabilir, ilişkisine sahip çıkabilir, endişe ve evhamla daha tutkuyla yaklaşabilir. Geçmişteki düşmanlıklar sona erebilir. Kasım ortalarına kadar önemli bir sınavı aşarak hayatınızla ilgili önemli mesafeler kaydetmiş olacaksınız.

Hava + Değişken

İKİZLER: (21 MAYIS – 21 HAZİRAN) –  24 Ekim’deki Güneş Tutulması 6. evinizde gerçekleşecek. Genel anlamda bu ev, sağlık ve iş konularını, hizmet temalarını anlatır. Günlük işlerinizin yoğunluğu söz konusu olabilir. Hala veya amcalarla hastalıklar ön plana çıkabilir. Kendiniz için değil başkaları için yorulduğunuz dönemlerdir. Çocuklarınızın çok fazla yorucu işleri olabilir. Pasaport, devlet dairleri, sigorta, kira, kontratlarla da uğraşabilirsiniz. Kendi ihtiyaçlarınız üzerine eğilmekte zorluk çekebilirsiniz. Ancak Venüs’le birlikte olan tutulmaya bağlı olarak, çevre düzeni, yer mekan değişimi, taşınmalar, sağlık şartlarının iyileştirilmesi akla gelebilir. Diyet programları başlayabilir. Etrafınızdaki kişiler, birlikte çalıştığınız arkadaşlara daha fazla ihtiyaç duyabilirsiniz. Sağlıkla ilgili sorunlar da varsa, prostat, hemeroid, üreme organları, fisür, sinir hastalıkları. Eğer önceden tedbirinizi aldıysanız çok iyi almadı iseniz üstünde durun. Tedavisi mümkün olabilir, şifalanıyorsunuz.

Su + Öncü

YENGEÇ: (22 HAZİRAN – 22 TEMMUZ) – 24 Ekim’deki Güneş Tutulması 5. evinizde gerçekleşecek. Genel anlamda bu ev, aşk ve eğlence hayatını, çocukları, yaratıcılık ve sanatı, sahnede olduğumuz konuları anlatır. Tutulmanın size fırsatlar yaratacağı söylenebilir. Sanatsal niteliği olan bir çalışma içine girebilirsiniz. Sizin veya çocuklarınızın yetenekleri fark edilebilir. Kısa tatiller yapılabilir. Aşk hayatınız renklenebilir. Kalıcı ve tutkulu bir ilişki başlayabilir. Cinsellik öne çıkabilir. Hamile kalabilirsiniz. Çocuğunuzla ilgili çok önemli bir değişim sizi etkileyebilir.  Kardeşleri de ilgilendiren konular ve sağlık sorunları gündeme gelebilir. Ailenin servetiyle ilgili büyük bir değişim yaşanabilir. İkili ilişkilerde işbirliği içinde olmanız size fayda sağlayacak. Borsa ya da spekülatif konularda eğer haritanız destekliyorsa hareketli bir dönem.

Ateş + Sabit

ASLAN: (23 TEMMUZ – 23 AĞUSTOS) – 24 Ekim’deki Güneş Tutulması 4. evinizde gerçekleşecek. Genel anlamda bu ev, özel hayatımızı, anne-baba, ebeveynleri anlatır. Bitişler ve başlangıçlar verebilir. Büyüklerin sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirsiniz. Tutulmayla, ev veya mekân değişikliği meydana gelebilir. Para, mal, mülk, toprakla ilgili konular harekete geçebilir. Tutkuyla bağlı olduğunuz ve uzun süre görmediğiniz bir kişiyi evinize misafir edebilirsiniz. Özel hayatınız, anne babanızla ilgili endişeler, evhamlarınız olabilir. Dış dünyadan bir süre kopabilirsiniz. Maneviyata yönelir, psişik, ruhsal konularla ilgilenebilirsiniz. Geçmiş günlere anılara dönersiniz, duygu seli yaşayabilirsiniz. Sezgileriniz güçlenir, rüyalar görürsünüz. Geçmişte henüz aydınlanmamış bir konu 7 Kasım Boğa dolunayı civarında aydınlanmaya başlayabilir.

Toprak + Değişken

BAŞAK: (24 AĞUSTOS – 23 EYLÜL)- 24 Ekim’deki Güneş Tutulması 3. evinizde gerçekleşecek. Genel anlamda bu ev, kardeşleri, yakın çevre, akrabaları, komşuları, yoğun bir iletişimi anlatır. Tutulmanın size fırsatlar yaratabileceği söylenebilir. Yurt dışından misafiriniz gelebilir. Yakın çevreden çok sevdiğiniz kişilerle birlikte olabilir, özlem giderebilirsiniz. İletişimle ilgili önemli çalışmalar yapabilirsiniz. İnternet, blok çalışmalarına, yazışmalara, dergi ve yayıncılıkla ilgili konulara ağırlık verebilirsiniz. Reklam, pazarlama, halkla ilişkiler yoğunlaşabilir. Kısa seyahatler, aktivasyonlar artar. Kardeşler ya da yakınlarınızla ortak çalışmalar yapabilirsiniz. Sosyal çevreniz de renklenir. Sanatsal faaliyetler, gençlerle ilgili olumlu şeyler etrafınızı sarar. Etrafınızdaki güzelliklerin farkına varabilirsiniz. Merkür’ün retrodan çıkmasıyla ticari konulara ağırlık verilebilir, müşteriler, anlaşmalar daha çok ön plana çıkabilir.

TERAZİ: (24 EYLÜL – 23 EKİM) – 24 Ekim’deki Güneş Tutulması 2. evinizde gerçekleşecek. Genel anlamda bu ev, para, iş, maddi manevi sahip olduğunuz değerler, kazançları, kayıpları anlatır. Devlet bağlantılı kişilerin de içinde olduğu yeni anlaşmalar hayatınıza girebilir. Hukuki bir konuda yenilenmeler dönüşümler var. Para kazanmak için olaylara daha tutkulu yaklaşabilir, işin peşini bırakmayabilirsiniz. Retrodan sonra bu konular daha kolay ilerleyebilir. Projelerinize olumlu yaklaşabilir ve daha kalıcı diyaloglar gerçekleştirerek, sözünüzü dinletebilirsiniz. Uzun bir süredir takip ettiğiniz çok arzulu olduğunuz bir şeyi satın alabilirsiniz. Mal, mülk konuları da gündemde, ev, arsa alım satımları toprakla ilgili konular harekete geçebilir.

Su + Sabit

AKREP: (24 EKİM – 22 KASIM) – Burcunuzda, 24 Ekim’de Güneş Tutulması gerçekleşecek. Kariyerinizle ilgili yeni başlangıçlar hayatınıza giriyor. İlişkiler ön plana çıkabilir. Evlilik, ortaklık kararı alabilirsiniz. İlişkinize tutkuyla yaklaşabilirsiniz. Artık hayatınızı yapılandırmanın zamanın geldiğinin farkına varabilirsiniz. Şimdiye kadar yapamadığınız adım atmakta zorlandığınız konularda cesaretiniz artabilir. Fiziksel enerjiniz güçlenebilir, korkularınızı yenebilir, yenilenebilirsiniz. Başkalarının dikkatini çekebilirsiniz. Kendinizle dış görüntünüzle sağlığınızla ilgili de yeni kararlar alabilirsiniz. Tedaviler ve finansal konularda sorunlar varsa, Merkür retro geçene kadar, tam olarak çözüm getirmeniz sorun olabilir. Ancak hazırlıklarınızı işlerinizi yapmaya devam edin, Kasım’ın ortalarında bu sorunları aşmanız mümkün. İletişim, eğitim çalışmalarında aktifleşiyor daha çok sorumluluk sahibi oluyor ve hareket enerjiniz artıyor.

Ateş + Değişken

YAY: (23 KASIM – 21 ARALIK) – 24 Ekim’deki Güneş Tutulması 12. evinizde gerçekleşecek. Genel anlamda bu ev, korkular, kayıplar, başkalarının hizmet temaları, hastaneleri, kolektif çalışmaları, gizli konuları anlatır. Gizli saklı olayları, arkanızdan çalışanları, birilerinin size karşı aldığı tavırları daha rahat görebilirsiniz. Bazen de şüpheci yaklaşımlar sergileyerek öyle olmadığı halde bu şekilde olduğunu düşünürsünüz. Evhamlı olduğunuz ve kâbus gördüğünüz bu dönemlerde şifa çalışmaları yapmak olumlu neticeler verebilir. Sağlığınıza daha fazla önem vermeli yediklerinize dikkat etmelisiniz. İşinizle de ilgili net olmayan konular var. Hayatınızdaki yaşlılar, bakımınızı üstlendiğiniz kişilerin sorumluluğu ağır gelebilir. Spirituel, dua, şifalama teknikleri gibi daha fazla ruhsal alanda çalışmalara yönlenmeniz maneviyatı güçlendirmenize sebep olacak. Maddi olandan uzaklaşmak daha doğru bu dönemde. Enerjinizi bu yöne kaydırın ve aklınıza kesinlikle kötü şeyler getirip enerjinizi düşürmeyin. Bir süre, hiçbir şeyi kontrol etmemeli ve akışta kalmalısınız.

Toprak + Öncü

OĞLAK: (22 ARALIK – 20 OCAK)- 24 Ekim’deki Güneş Tutulması 11. evinizde gerçekleşecek. Genel anlamda bu ev, grupları, ekip çalışmalarını, geleceğe dönük amaçlarınızı, sosyal organizasyonları, arkadaşları anlatır. Tutulma size bu konularla ilgili fırsatları yenilenmeleri anlatıyor. Önemli bir organizasyonda söz sahibi olabilirsiniz. Cemiyet, dernek faaliyetleri, düğünler, partiler içindesiniz. Gelecekle ilgili planlarınızda ummadığınız bir şekilde destek alabilirsiniz. Maaşınız artabilir. Yetenekli olduğunuz bir konuda grubun başına geçebilir, söz sahibi olabilirsiniz. Merkür retrodan sonra işle ilgili yeni kararlar alınabilir. Marsında burcunuza geçmesiyle sorumluluklarınız artıyor ve girişimlerinize başlıyorsunuz. Çok kararlı ve yoğun iş temposu içine giriyorsunuz. Şimdiye kadar ihmal ettiğiniz özel işlerinize büyük bir istikrarla başlıyorsunuz. Enerjiniz yüksek olduğundan bu durumu spor, yürüyüşle bir şekilde akıtabilirsiniz.

Hava + Sabit

KOVA: (21 OCAK – 19 ŞUBAT) – 24 Ekim’deki Güneş Tutulması 10. evinizde gerçekleşecek. Genel anlamda bu ev, kariyer, mesleki yükseliş, ün, şöhret ve terfi evidir. Hayatınızda çok önemli bir konuda başarı yakalayabilir ve adınızı duyurabilirsiniz. Mesleki yaratıcılığınız artıyor, sanatsal konularda başarılar var. Toplumun önünde ampul gibi parladığınız için önemli bir işiniz netleşebilir. Geçmiş aylardaki performanslarınızın ödülünü alma zamanı gelmiş olabilir. Başarılardan dolayı, babanızın, patronunuzun eşinizin gözüne girebilirsiniz. Yetenekli olduğunuz bir konuda para kazançları mümkün. Evlilik kararı alabilirsiniz. Gençlerin evlilik veya ödül törenlerine katılabilirsiniz. Eğitimde mastır yapmaya karar verebilir, başarı elde edebilirsiniz. Yurt dışı bağlantılı gelen işler hayatınızı yenileyebilir. Marsın 12. evinize girmesiyle sıkı bir çalışma içine girebilir, elinizdeki işleri bitirme gayretiyle çok çalışabilirsiniz.

Su + Değişken

BALIK: (20 ŞUBAT – 20 MART) – 24 Ekim’deki Güneş Tutulması 9. evinizde gerçekleşecek. Genel anlamda bu ev, mahkemeleri, farklı çevreleri, akademisyenleri, seyahatleri, yurt dışı konularını anlatır. Tutulma size bu konularla ilgili fırsatlar yenilenmeler verebilir.  Mahkemeyi kazanabilirsiniz. Anlaşmalar var. Resmi dairelerle ilgili konular retronun bitmesiyle harekete geçebilir. Evraklar, pasaport, ehliyet, boşanma belgesi, evlilik anlaşmaları gibi birçok konuda düzenlemeler, iyileşmeler var. Yurt dışıyla alakalı veya akademisyenlerin içinde olduğu yeni bir çalışma içine girebilirsiniz. Sanat veya yeteneklerinizin konuşulduğu bu dönemde kendinizi geliştirmek için çalışmalar yapabilirsiniz. Kursa başlayabilirsiniz. Seminerler, sempozyumlar, paneller, konserlere katılabilir ya da verebilirsiniz. Hayallerinizi gerçekleştirdiğiniz bir dönemdesiniz.

 

TALİN aĞDERENİN SAYFASINDAN ALINMIŞTIR…

Bel ağrısından kurtaran 9 doğal formül

En sık dok­to­ra git­me se­bep­le­ri­n­den bel ağ­rı­sı, gün­lük ya­şa­mı­mı­zı ve iş ha­ya­tı­nı olum­suz et­ki­le­me­ye de­vam edi­yor. Bu yüz­den bel ağ­rı­sı­nın se­bep­le­ri ka­dar bel ağ­rı­sın­dan kur­tul­mak için baş­vu­ru­lan yön­tem­ler de önem ka­za­nı­yor

Bel ağrısından kurtaran 9 doğal formül

Top­lu­mu­muz­da ne­re­dey­se 2 ki­şi­den bi­ri­nin be­li ağ­rı­yor. Yrd. Doç. Dr. Gam­ze Şen­bur­sa, bel ağ­rı­sın­dan kur­tul­mak için 9 do­ğal yol ol­du­ğu­nu söy­le­di. Şen­bur­sa bun­la­rı şöy­le özet­le­di.

AKUPUNKTUR

Bel ağ­rı­sı için aku­punk­tur, kon­van­si­yo­nel te­ra­pi­nin di­ğer form­la­rı­nı ta­mam­la­ma açı­sın­dan güç­lü ka­nıt­la­ra sa­hip. Top­lam 6 bin 359 has­tay­la ya­pı­lan 23 kli­nik ça­lış­ma­nın ana­li­zin­den son­ra, ça­lış­ma sa­hip­le­ri, bel ağ­rı­sın­da aku­punk­tu­run hiç­bir te­da­vi al­ma­mak­tan da­ha ya­rar­lı ol­du­ğu ko­nu­sun­da ılım­lı ka­nıt­lar ol­du­ğu so­nu­cu­na var­dı. Bu alan­da­ki ça­lış­ma­lar sü­rü­yor.Eğer aku­punk­tu­ru de­ne­mek is­ter­se­niz, baş­lan­gıç ola­rak haf­ta­da 1-3 se­ans­lık plan­la­ma ya­pa­bi­lir­si­niz.

MASAJ TERAPİ

Bi­lim der­gi­si Spi­ne­’da ya­yın­la­nan araş­tır­ma­ya gö­re, araş­tır­ma­cı­lar bel ağ­rı­sın­da ma­saj kul­la­nı­lan 13 kli­nik ça­lış­ma­yı der­le­di. Ça­lış­ma­nın ya­zar­la­rı su­ba­kut ve kro­nik bel ağ­rı­sın­da, özel­lik­le eg­zer­siz ve has­ta eği­ti­mi ile kom­bi­ne edi­lir­se ma­sa­jın has­ta­lar için et­ki­li ola­bi­le­ce­ği so­nu­cu­na var­dı.

VİTAMİN D

Kro­nik kas ağ­rı­sı D vi­ta­mi­ni ek­sik­li­ği­nin bir semp­to­mu ola­bi­lir. The Bri­tish Me­di­cal Jo­ur­na­l’­da ya­yın­la­nan araş­tır­ma­ya gö­re, D vi­ta­min se­vi­ye­si dü­şük olan has­ta­lar­da D vi­ta­min tak­vi­ye­si­nin, bel ağ­rı­sın­da kli­nik ola­rak iyi­leş­me sağ­la­dı­ğı­nı gös­ter­miş­tir.

ŞİFALI BİTKİLER

Bel ağ­rı­sı­nın ge­li­şi­min­de inf­la­mas­yo­nun rol oy­na­dı­ğı an­la­şıl­dı­ğın­dan beri, bazı bitkilerin anti inflamatuar etkilerinin bel ağrısında yararlı olabileceği düşünülüyor.

Örneğin; beyaz söğüt kabuğu, aspirin benzeri özellikleri nedeniyle ağrıyı rahatlatabilir. Beyaz söğüt kabuğunda bulunan, salicin olarak bilinen madde, vücudun salisilik asit salınımını artırır. Salisilik asitin, ağrıyı ve inflamasyonu azaltmanın aktif bir bileşeni olduğuna inanılır.

Bel ağrısı tedavisinde kullanılan başka bir bitki de; şeytan pençesidir. 2007’de Spine dergisinde yayınlanan bir derlemede, hem beyaz söğüt kabuğunun hem de şeytan pençesinin ağrıyı azaltmada plasebodan daha etkili olduğu bulunmuştur.

VİTAMİN B12

2000 yılında European Review for Medical and Pharmacological Sciences’da yayınlanan bir çalışmaya göre bel ağrısı olan hastalara B12 vitamin enjeksiyonunun etkinliği ve güvenilirliği incelenmiştir. 60 hastanın dahil olduğu çalışmada, B12 vitamini enjekte edilen hastalarda istatistiksel olarak ağrıda önemli oranda azalma görülmüştür. Aynı zamanda plasebo alan kişilerden daha az ilaç kullanılmıştır.

BALNEOTERAPİ

Ağrıyı azaltmada en eski terapilerden biri olan balneoterapi; mineralli su ve ılık su banyosunu içeren bir tür hidroterapi yöntemidir.
2006 yılında Rheumatolog­y’­de ya­yın­la­nan bir ça­lış­ma­da; araş­tır­ma­cı­lar bel ağ­rı­sı te­da­vi­sin­de bal­ne­ote­ra­pi­nin kul­la­nıl­dı­ğı­nı gös­ter­miş­tir.5 kli­nik ça­lış­ma­ya ba­kıl­dı­ğın­da, ya­zar­lar bal­ne­ote­ra­pi­nin bel ağ­rı­sı olan has­ta­la­rın te­da­vi­sin­de­ki et­ki­le­ri­nin ‘u­mut ve­ri­ci­’ ol­du­ğu­nu ra­por­la­mış­lar­dır.

KAR­YOP­RAK­TİK

Bel ağ­rı­sı, in­san­la­rın bir kar­yop­rak­tik­tis­ti (el­le te­da­vi yön­te­mi) en sık zi­ya­ret et­me se­be­bi­dir.

Jo­ur­nal of Ma­ni­pu­la­ti­ve Physi­olo­gi­cal The­ra­pe­utics ad­lı der­gi­de ya­yın­la­nan bir der­le­me­de; ya­zar­lar kar­yop­rak­tik te­da­vi­si­nin eg­zer­siz­le kom­bi­ne edil­me­si­nin, so­nuç­la­rı hız­lan­dır­dı­ğı, ge­liş­tir­di­ği ve ile­ri dö­nem­de­ki bel ağ­rı­la­rı­na kar­şı ko­ru­yu­cu ol­du­ğu so­nu­cu­na var­dı­lar.

MAGNEZYUM

Mag­nez­yum nor­mal kas ve si­nir fonk­si­yon­la­rı­nı sür­dür­me­ye, kalp rit­mi­ni sa­bit tut­ma­ya, ba­ğı­şık­lık sis­te­mi­ni des­tek­le­me­ye ve ke­mik gü­cü­nün ko­ru­ma­sı­na yar­dım­cı olur.

2001 de Jo­ur­nal of Tra­ce Ele­ments in Me­di­ci­ne and Bio­log­y’­de ya­yın­la­nan bir ça­lış­ma­ya gö­re, ça­lış­ma­da­ki kro­nik bel ağ­rı­sı bu­lu­nan 82 has­ta­nın 76’sın­da mi­ne­ral tak­vi­ye­siy­le ağ­rı­la­rın­da azal­ma göz­len­miş­tir. Ek ola­rak, tak­vi­ye­le­rin mag­nez­yum se­vi­ye­si­ni yüz­de 11 ora­nın­da ar­tır­dı­ğı bu­lun­muş­tur.

TAI CHI

2011 yı­lın­da Art­hri­tis Ca­re&Re­se­arc­h’­de ya­yın­la­nan bi­lim­sel ça­lış­ma­lar­da 10 haf­ta­lık ta­i chi prog­ra­mı­nın uzun sü­re­li kro­nik bel ağ­rı­sı olan has­ta­lar­da ağ­rı­yı azalt­tı­ğı, fonk­si­yo­nu ge­liş­tir­di­ği bu­lun­muş­tur.

SERDA KIVILCIM – BUGÜN GAZETESİ

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Renkleri keşfetmek…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İskenderiye Dörtlüsü…

iskenderiye-dortlusu-1-justine-lawrence-durrell

 

Justine, ünlü İngiliz yazarı Lawrence Durrell’in dört ayrı romandan oluşan İskenderiye Dörtlüsü’nün ilki. Justine (1957), Balthazar (1958), Mountolive (1958) ve Clea (1960) adlı bu büyük dörtlü, 1960’lı yıllarda İngiliz romancılığında büyük yankılar uyandırmıştı. Önce yadırganan, ama büyük bir ilgiyle karşılanan, dünyanın dört bir yanında okunup tartışılan bu ünlü dörtlünün amacı, Lawrence Durrell, “çağdaş sevginin irdelenmesi” olarak açıklar. Yazar, sevgi ilişkilerini yalnızca erkek-dişi ilişkisi olarak almaz. Dörtlünün ilki olan Justine’de, Sade’ın, sevişmenin hiçbir türlüsünü suç saymayan görünüşünü de benimser. Çağdaş İngiliz romanına yepyeni bir soluk getiren Lawrence Durrell, Justine’de, yaşam dolu, tutkularıyla kabına sığmayan, İskenderiye’li bir Yahudi güzelini anlatır. Sevmeye de sevilmeye de doymayan, kocasıyla olan ilişkileri oldukça karışık, evlilik dışı kaçamakları hiç eksik olmayan Justine, sevgi yoluyla gerçek benliğini ararken, cinselliğin değişik olanaklarını da yansıtır. İskenderiye Dörtlüsü’nün dört kitabını da Can Yayınları arasında bulabilirsiniz.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Dünya’nın En Ünlü Festival ve Karnavalları

Her kültürün ve toplumun şüphesiz kendine özgü bayramları ve festivalleri vardır. Ancak bunlardan bazılarının ünü yerel sınırları aşmış, artık tüm dünyanın ilgi gösterdiği kutlamalar haline gelmiştir.

İşte dünyanın en çok turist çeken ve ilgiyle izlenen festivalleri:
Holi Festivali, HİNDİSTAN

 


Kutlanma tarihi: Şubat sonu- Mart başı arasındaki son dolunay gününde.

Renklerin Festivali olarak da bilinen bu büyük bayramda Hintliler, birbirlerine rekli boyalar ve sular fırlatarak baharın gelişini kutluyorlar. Boyalar, baharın gelişini ve doğanın uyanışını simgeliyor.

Festivalin kökleri ise antik döneme kadar gidiyor. Hint mitolojisindeki tanrıçalardan biri olan Holika‘nın yanarak ölümü, iyiliğin kötülüğe karşı olan zaferini temsil ediyor. Bu nedenle festivalin arifesindeki akşam, Holika’nın kül olduğu sahneyi canlandırmak için büyük bir şenlik ateşi yakılıyor.

Rio Karnavalı, BREZİLYA

 

source: bestourism.com
Kutlanma tarihi: Şubat ya da Mart ayında.

Birbirinden süslü karnaval arabaları ve samba dansçılarıyla Rio, Dünya’nın en kalabalık ve gösterişli karnavallarından biri olma özelliği taşıyor.

Antik Yunan’da efsanevi bir karakter olan Kral Momo, karnavaldaki her türlü aşırılığın simgesi sayılıyor. Festival bu karakterin, valinin elinden şehrin anahtarını almasıyla başlıyor.

Çin Yeni Yılı

 

source: dragonhorse.ca
Kutlanma tarihi: 21 Ocak-20 Şubat arası

Çin’in geleneksel yeni yıl kutlaması, Ay takvimine göre ilk ayın Yeni Ay gününde kutlanıyor, bu da Miladi takvime göre 21 Ocak-20 Şubat arasında bir güne denk geliyor.

Bahar bayramı olarak da bilinen bu festivalde “ejder” simgesi ve kırmızı renk, büyük bir öneme sahip. Efsaneye göre Çin Yeni Yılı, Nian isimli bir canavara karşı yapılan bir savaşla başlıyor ve özellikle kırmızı rengin bu canavarı korkuttuğuna inanılıyor.

Çin’in yanı sıra çeşitli Asya ülkelerinde ve dünyadaki tüm Çin mahallelerinde de büyük bir coşkuyla kutlanan bayram; ejder dansları, sembolik kıyafetler, havai fişekler ve renkli fenerlerle devasa bir gösteriye dönüşüyor.

Mardi Gras, ABD (New Orleans)

 


Kutlanma tarihi: Şubat sonu- Mart başı arası

Fransızca’da “Yağlı Salı” anlamına gelen Mardi Gras, 1700’lü yıllarda Fransa’daki göçmenler aracılığıyla Avrupa’dan Amerika’ya taşınmış ve şu an dünyanın en büyük Mardi Gras karnavalı, New Orleans şehri ile özdeşleşmiş durumda.

Büyük Perhiz’in arifesi olan Salı gününde gerçekleştirilen karnaval, oruca başlamadan önce yemek yenen son günü temsil ediyor. Perhiz boyunca et, balık, yumurta, tereyağı gibi ürünler tüketilmiyor.

Renkli kıyafetleri, maskeleri, müzikleri ve dev geçitleriyle Mardi Gras, dünyanın pek çok yerinden ziyaretçi çeken eğlenceli bir festival olma özelliği taşıyor.

Venedik Karnavalı, İTALYA

 


Kutlanma tarihi: Şubat-Mart arası

Dünya’nın en güzel ve en gizemli festivallerinden biri olan Venedik Karnavalı, halkın her kesiminden insanın, tarihi kostümler ve maskeler içinde meydanda boy gösterdiği bir geleneK. Böylelikle sınıflar arası tüm farkların ortadan kalktığına inanılıyor.

Oktoberfest, ALMANYA

 

source: gunaxin.com
Kutlanma tarihi: Eylül sonu-Ekim başı

200 yıldan fazla bir süredir Almanya’nın Münih kentinde kutlanan ve dünyanın en büyük bira festivali olan Oktoberfest’in her yıl dünyadan 6 milyon insana ev sahipliği yağtığı düşünülüyor.

1810 yılında Prens Ludwig’in düğününe, tüm Münih halkının davet edilmesiyle başlayan festival, Bavyera kültürünün önemli bir parçası olma özelliğini taşıyor.

Saint Patrick Günü, İRLANDA

 

source: hellovancity.com
Kutlanma tarihi: 17 Mart

5. yüzyılda İrlanda’ya gelip, burada Hristiyanlığı yayan Saint Patrick‘in ölüm günü olarak kabul edilen 17 Mart’ta kutlanan festival, günümüzde dini anlamını neredeyse kaybetmiş ve geleneksel İrlanda kültürünün bir parçası haline gelmiş durumda.

Yeşil rengin önemli olduğu bu günde, hazırlanan yiyecekler de yeşile boyanıyor. Yeşil makarnalar, yeşil pizzalar, yeşil yumurtalar, tatlılar ve kurabiyeler gibi… Binlerce insanın renkli kostümler içinde katıldığı festival; renkli geçitlere, çeşitli danslara, sokak tiyatrolarına ve sokak müziğine ev sahipliği yapıyor.

İrlanda dışında Kanada, Yeni Zelanda ve ABD’de de kutlanılan bayram için düzenlenen en büyük kutlama ise, 2 milyon izleyici ile Chicago’da gerçekleşmiştir.

San Fermin Festivali, İSPANYA

 

source: almastaurinas.com
Kutlanma tarihi: Temmuz

Meşhur Boğa Festivali olarak da bilinen bu kutlama, İspanya’nın tüm uluslararası düzeyde en çok dikkat çeken etkinliklerinden biri… Karnaval, Navarre özerk bölgesi ve onun başkenti Pamplona‘nın koruyucu meleği San Fermin onuruna düzenleniyor.

Boğaların koşması, festivalin en ünlü kısmı olmakla birlikte, devler geçidi gibi daha birçok geleneksel aktivite yer alıyor.

***

yazı ve derleme: fwmail.net

(kaynak göstermeden kullanmayınız.)

Anne, baba ve çocuk balıklar eve dönüyor… Günün Fotosu…11/09/2014

Cem Şen

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Victor U2 Akıllı Telefon… Ekranı 5.5”- Ağırlığı ise 170 gr… Aynı I Phone 6Sin özelliklerini taşıyor ve fiyatı 3000 Tl yerine 800TL… FIRSATI KAÇIRMAYIN DERİM…

fotoğraf (2)

u2-siyah_b1[1]

8 Çekirdeğin Gücü!

Victor U2 sınıfının en önde gelen telefonlarından biri olmaya aday, üstün özellikleri ile öne çıkan bir model. 8 çekirdekli MTK 6592 işlemcisi ve ARM MALI 450 grafik işlemcisi ile en zorlu uygulamaların bile üstesinden çok kolayca ve ustaca gelecek kadar güçlü, hatta ÇOK güçlü.

Bellek kapasitesi tam 2GB ve ister genel isterseniz profesyonel bir kullanıcı olun tüm uygulamalarınızı sorunsuzca aynı anda çalıştırabilecek kadar büyük boyutta.

Yüzlerce uygulamaya yer verebilecek depolama kapasitesi ise tam 16GB, üstelik üzerindeki microSD kartı ise 128GB destekli! Yani üzerine ister kullanın ister kullanmayın birçok uygulamayı yükleyebilir, fotoğraflarınızı, müziklerinizi, filmlerinizi bile bu geniş depolama alanında sorunsuzca saklayabilirsiniz.

Breaker

<!–

Built for Mobility

–>

Ön ve arkada bulunan çift kameramız ise sırası ile 5Mpxl ve 13Mpxl. Arkada bulunan 13Mpxl kamera ise optik özellikli. En güzel ve popüler öz çekimler, en inanılmaz anlar, en güzel doğa fotoğrafları, müthiş hatıralar işte bu kameralar ile sonsuza kadar sizin olacak.

İşletim sistemimiz ise Victor U2 yaraşır, bu tatlılıkta bir telefona ancak KitKat yaraşır 🙂 En son işletim sistemi versiyonu olan Android KitKat, 4.4.2 sürümüyle telefonunuzda. Hem donanımsal hem yazılımsal en son teknolojiler Victor U2 ile karşınızda.

Üstün özellikler bitti mi ? Bitmedi tabii ki ! OGS yapısı ile tek parça ekran hem çok şık hem daha ince, hem de daha hassas. Görmeden almam diyenlerin, gözü kapalı alacağı şık dizaynı Victor U2 en büyük prestij simgeniz olarak.

breaker

Tüm bu özellikler ise size 5.5” HD IPS 5 noktadan dokunmalı ekrandan ulaşacak, sizi dünyaya kesintisiz, sorunsuz ve birçok uygulama üzerinden aynı anda bağlayacak. Üstelik sınıfının en üstün pil kapasitesi olan 3100mA Li-Ion pil ile.

İster siyah, ister beyaz renkte bu çok şık, çok teknolojik, çok özellikli telefonu mutlaka detayları ile inceleyin. Yüksek fiyat / performans oranı ile sınıfının en iyi telefonlarından bir tanesi Victor U2 karşınızda, aynı üstün ve zengin özellikleri ile sunduğumuz Victor Gaming Machine taşınabilir bilgisayarları gibi.

Daha azı ile yetinmemeniz için sizler için özel olarak hazırlandı…

Daha fazla bilgi için…

http://www.victor.com.tr/urunler/mobil/u2-siyah/Default.aspx

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

2014 Sonbahar Modası…

sonbahar ist 008

zara

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çin Takvimine Göre Bugün ”Ay Bayramı- Güz Ortası Bayramı”…

Güz Ortası Bayramı (中秋节)

Çin’in en önemli bayramlarından biri kabul edilir. Çin ay takvimine göre 8. ayın 15. günü sonbaharın tam ortasıdır. Bu festival ailelerin fener yaktığı, ay kekleri yediği ve dolunayı kutladıkları bir akşamdır. O gecede ay en yuvarlak ve en parlak halini alır. Dolunay aile birliğinin sembolü olarak görülür.

güz ortası festivali

Bu bayramın 2000 yıllık bir geçmişi vardır. Feodal dönemlerde Çin imparatorları bereketli bir yıl için Tanrı’ya ibadet ederdi. Onlar ay takviminin 2. ayının 15. günü sabahı güneşe, 8. ayın 15. gününün gecesi ise aya ibadet etmek için törenler düzenlerdi. Önceden Ay Tapınağı olan Pekin’in batısındaki Yuetan Parkı’nda her yıl imparator aya kurban sunmaya giderdi.

Bu gelenek Tang Hanedanlığı döneminde (618-907) daha da öne çıktı, insanlar aya ibadet etmeye başladı. Güney Song Hanedanlığı (1127-1279) döneminde ise insanlar akrabalarına aile birliğinin bir sembolü olarak yuvarlak ay kekleri göndermeye başladılar.

Ming (1368-1644) ve Qing  (1644-1911) hanedanlıkları döneminden itibaren Güz Ortası Bayramı kutlamaları gitgide daha popüler hale geldi. Geçmişte yapılan kutlama etkinliklerine tütsü yakma, Güz Ortası ağaçları dikme, kulelerde fener yakma ve ejderha dansları, aya bakıp şarap içme gibi aktiviteler eklendi.

Güz ortasında çiftçiler tarlalardan ekinleri, bahçelerden meyveleri toplamayı bitirir. Tüm yıl boyunca çok çalışmanın ardından eğlenirler. Sonuç olarak, baktığımızda Güz Ortası Bayramı zaman içinde sadece imparatorların kutladığı bir gün olmaktan çıkıp, halka arasında yaygın bir bayrama dönüşmüştür.

 

Beğendiğim 20 Kitap Bunlar…Sizinkiler Ne ?

imagesCAQPGUAU

 

Karamozov Kardeşler – Dostoyevski
Tutunamayanlar – Oğuz Atay 
 Onca Yoksulluk Varken- Romain Gray
Beyaz Zenciler – Ambjörnsen
 Parfümün Dansı-Tom Robbins
 Dönüşüm – Kafka 

Odessa- Homeros
 Şeker Portakalı – Vasconcelos  
Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali 
 Cevdet Bey ve Oğulları-Orhan Pamuk
Martı – Richard Bach 
Venedik Taciri- Shakespeare
Suç ve Ceza- Dostoyevski
Sidarta- Herman Hesse
İmparatorluk- Asimov
1984- George Orwell
Simyacı- Paulo Coelho
Dorian Gray’in Portresi- Oscar Wilde
Yerçekimli Karanfil- Edip Cansever
Oysa Herkes Kendisiyle Meşgul- Murat Gülsoy
 
(sıralama yapmadım)

Dingo’nun Ahırı…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »