Şok! Şok! Şok! Yüzünüz Sizi Ele Veriyor…Okuyun, Paylaşın…

Yüz Okumanın Tarihçesi

Antik çağlardan beri binlerce yıldır bilgeler yüz özelliklemizin kaderimizi veya karakterimizi belirleyip belirlemediğini merak ettiler. Bu anlamda bir insanın yüz özelikleriyle yaşam çizgisi arasında bir korelasyon olup olmadığını anlayabilmek için yapılan çeşitli çalışmaları bir araya getirdiler. Aristo, Antik Yunan’da fizyonomi üzerine bir kitap yazdı ve yüz, beden ve sesin fiziksel özelliklerini inceledi. Homer ve Hipokrat pratik felsefenin antik bir yöntemi olarak yüz okuma hakkında yazılar yazdılar. Ortaçağ’da fizyonomi astrolojiyle birleştirildi ve ilahi sanatların bir parçası haline geldi. Doğu kültüründe de kendine yer bulan yüz okuma, Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın, 1756 yılında yazdığı Marifetname’sinde de karşımıza çıkmaktadır. 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa’da potansiyel suçluları bulabilmek için krimolojiye ait bir çalışma alanı olarak kullanılan fizyonomi, 20. yy’a gelindiğinde halk arasında yaygın olan bir batıl inanç olarak görülmeye başlandı. Bugünse psikanalizde, istihbaratta, yönetimde ve iletişm alanında etkili bir kaynak olarak kullanılıyor.

YÜZ OKUMA ALFABESİ

Yüzün hangi bölümünün büyüklüğü, küçüklüğü ve biçimi neye işaret eder, öğrenmek isteyenler için ayrıntılı bir kaynak
sunuyoruz size. İşte karşınızdakinin sizi nasıl algı-ladığını için anlamak için yüz okuma alfabesi.

ALIN

Geniş: Entelektüel, hayal gücü kuvvetli

Normal: Dengeli, yetenekli

Açık: Sosyal, paylaşımcı, eli açık

Dar: Çok dikkatli, dakik, rakamlarla arası iyi

Dörtgen: İyi kalpli, alçak gönüllü, asil

Dik: Bağımsız

Yuvarlak: Hınçlı, çabuk sinirlenen

Aşırı enli:
Kibirli, övünmeyi seven

Bombeli: İnisiyatif sahibi, uyumlu

Çökük: Zorluklara karşı direnci olmayan, ürkek

Aşırı küçük: Cimri, çabuk sinirlenen

Kırışıksız ve düz: Kibarlığa yatkın, dış görünüşe önem veren, süslü

KAŞLAR

Kalkık: Dinamik, hırslı, kolay sinirlenen

Düz: Rahatına düşkün, iyimser, dünyayla barışık

Geniş: Ufku geniş, güvensiz, hassas

Uzun: Güçlü, dirençli

Aşağıya doğru inen: Ters, hoşgörüsüz, kendisinden başka hiçbir fikri kabullenmeyen

Kısa: Sakin karakterli, duygusal, aktif

İnce: Esnek, başarılı, kolay pes eden

Çalı gibi:
Güçlü yaradılışlı, başarılı

Kalın ve siyah: Dürüst, alçak gönüllü

Burnun üzerinde birleşen: Çabuk sinirlenen, cimri, dengesiz, maceracı

Kalın, aşağı doğru kavisli:
Hayal gücü kuvvetli

Gözlere yakın, hilal şekilli: Ters, başına buyruk

Kavisli ve yüksek: Hayat aşkıyla, enerjiyle dolu

Aşağı doğru: Centilmen, sahiplenici, ciddi ilişkiler yaşayan

GÖZLER

Çukur: Ciddi, gizemli, zaman zaman gaddar, sezgileriyle hareket eden

Burna yakın: Konsantrasyonu kuvvetli, titiz, kararlı

Büyük: Açık, kibar, sözüne güvenilir, tembel

Küçük: Odaklanmış, özel, cesareti ve iradesi zayıf

Ne büyük ne küçük: Asil karakterli

Patlak: Hevesli ve meraklı

Parlak: İhtiraslı

Dış uçları aşağı doğru: Empati yeteneğine sahip, problemleri öngörebilen; bu nedenle de hayal kırıklığına uğramayan,
merhametli

Göz rengi:

Koyu kahve veya koyu mavi: Güvenilir, ciddi

Koyu gri: Cimri

Gri: Sadık

Yeşil: İsabetli karar veren, kinci ve son derece kıskanç

Kahverengi: Diğerlerini düşünen, uysal ve uyumlu, zaman zaman sadakatsiz ve işler istedikleri gibi gitmeyince de çabuk
sinirlenen

Kestane rengine yakın: Dengeli

Kurşuni mavi: Şair ruhlu, romantik, pratik işlerde başarısız, hayalci ve dalgın

Siyah-kahverengi-yeşil: Enerjik.

Siyah: İhtiraslı, ateşli, coşkulu, kurnaz

Mavi: Hassas, çevresi tarafından çok sevilen, çevrenin sevgisine ve takdirine bel bağlayan, üstlendiği vazifelere pek düşkün olmayan

Göz Kapakları

Görülebilen göz kapakları: Verdiği sözü tutan, ilişkilerde samimiyete ve sadakate önem veren, karşısındaki kişilere karşı da aynı beklenti içinde olan

Az görülebilen göz kapakları: İlişkilerde bağlılığa da bağımsızlığa da eşit derecede önem veren, dengeyi sağlamayı bilen

Görünmeyen gözkapakları: Çok iyi odaklanabilen, kişisel özgürlük alanına çok önem veren ve buna saygı gösterilmesini isteyen Aşırı büyük gözkapakları: Ciddiyetsiz, düşünmeden hareket eden

Alt göz kapakları sarkık: Alkole meyilli

BURUN

Dar: Kontrolcü

Geniş: Kendine güveni tam, iyi bir lider

Dolgun: Güçlü, inatçı, cömert ve sabırsız

Küçük ve kısa: Kibirli, cimri, kötü kalpli

Dışa doğru: Lider ruhlu, idare etmeyi seven ve temsilci ruhlu

Düz ve kalkık: Şehvetli, ihtiraslı

Kambur: Barışçı, cömert, eli açık

İçe doğru: Yardımlaşmayı seven, girişken

Sivri:
Çabuk sinirlenen, meraklı

Uzun, ağza kadar uzanmış: Cesur, kahraman, akıllı, adil

Geniş ve düz:
Sosyal ama kararsız

Burun deliklerinin duvarları kalın: İyi kalpli

Burun deliklerinin duvarları ince: Hırçın

Burun delikleri geniş:
Sinirli

Dairevi burun delikleri: Alçakgönüllü

Burnun alınla birleştiği yer çökük: Şehvetli

DUDAKLAR

Geniş ve düşük: Cömert

Kısa ve kalkık: Gururlu

Büyük: Cesur, savaşçı ruhlu

Ensiz, büyük: Hilekar, yalancı

Aşırı büyük alt dudak:
Tembel

İnce, ensiz:
Şan ve şöhret tutkunu

Kalın ve kalkık:
Ağzı kalabalık

Birbirine çok yakın ve sıkışmış: İtici mizaçlı, geçimsiz

Kalın, sarkık: Zevke ve eğlenceye düşkün

İnce ve düşük:
Öz konuşan

Üst dudak ve damak önde: Huysuz ve kavgacı

ÇENE

Geniş:
Otoriter, dediğim dedik

Aşırı enli, dörtgen:
Acımasız, enerji dolu, kaba

Aşırı yuvarlak: Enerji dolu

Dar:
Yumuşak başlı

İkiye ayrılmış:
Kararsız

İleriye doğru çıkık: İnatçı, hoşgörüsüz

Gamzeli: İnatçı

Keskin uçlu: Çabuk sinirlenen

Yukarı doğru eğik: Zevkine düşkün

Küçük: Kararsız, tereddütlü

YÜZ ŞEKLİ

Enli, etli ve yuvarlak: İyi kalpli

Aşırı uzun: Kibirli, kendini beğenmiş

Çökük: Kötü ahlaklı

Düz şekilli: Ters, başına buyruk ve bazen zalim

Kemikli ve kare:
Tedbirli, zaman zaman acımasız, sert, baskın karakterli

Şişman:
Maddiyatçı, eğlenceyi seven ve rahatına düşkün

Uzun ve oval: Aptal, kendini beğenmiş

Aşırı küçük:
Bayağı

Keskin hatlı:
Alçak hislere yatkın

Küçük:
Cesaretsiz ve iradesiz

Balon şekilli: İyi kalpli, alçak gönüllü

Uzun, dikdörtgen: Asil

Kemikli: Çalışmayı seven, ürkek

Üçgen: Az duyarlı

Zayıf:
İhtiyatlı, derin düşünceli

Seyrek sakallı: Dengeli

BAŞ

Büyük: Hassas

Uzun, sivri çene ve sivri kafa: Yalancı, yaltaklık etmeye yatkın

Küçük: Duyarsız, hoyrat, incitici

Yukarı doğru ensiz: Pişkin ve yırtık

SAÇ RENGİ

Sarı: Cesur

Bal rengi: Soğuk

Kızıl: Kurnaz

Siyah: Korkak

alıntı

 

Hangi Korku hangi Kokuyla İyileşir…

 

Dr. Bach Çiçek Terapisini 7 alt başlıkta toplayabiliriz:

1. Korku için terapiler

2. Belirsizlikle ilgili terapiler

3. Varolan koşullara karşı yetersiz ilgiye dair terapiler

4. Yalnızlıkla ilgili terapiler

5. Aşırı duyarlılıkla ilgili terapiler

6. Üzüntü ve kederle ilgili terapiler

7. Başkalarının iyiliğiyle aşırı ilgili olmaya dair terapiler

Terapinin başarısı, terapi uygulanacak kişinin duygu ve ruh halini iyi tanıyıp doğru çiçek esanslarının seçilmesine bağlıdır. Bunu bir kinesioloji uzmanı bir enerji testi olan, Kol Testi ile gerçekleştirir. Terapi sürecinde kişi için hazırlanan gerekli karışım günde 4-5 kere içeceği her hangi bir içeceğe, yada direkt dilinin üstüne 3-4 damla damlatılarak uygulanır. Hiç bir yan etkisi olmayıp çocuklarda ve bebeklerde de kullanılabilir.

Unutulmamalı ki; Dr. Bach çiçek terapisi, herhangi bir ilacın yerine geçmez, “olumsuz duyguların farkedilmesinde ve giderilmesinde” destekleyici bir terapi yöntemidir.

Dr. Bach Çiçek Terapisi’nde Bitkilerin Kısa Tanımlar?

No.1 Agrimony (Kasıkotu) Zihinsel sıkıntılar. Mutluymuş gibi davranarak sorunlarınızı bastırıyorsanız.

No.2 Aspen (Kavak) Bilinmeyen korkular. Belirsiz ya da sebepsiz korkular yaşıyorsanız, genel anlamda tedirgin ve ürkekseniz.

No.3 Beech (Kayın) Tolere edememek. Çevrenizdekileri sürekli eleştiriyor ve onlara tolerans gösteremiyorsanız.

No.4 Centaury (Kantaryon) Zayıf irade. Başkalarına iyi görünmek için ‘Hayır’ diyemiyorsanız.

No.5 Cerato (Boynuzlu) Danışma ve onaylanma ihtiyaci duyma. Aldığınız kararlara güvenmiyor, sürekli başkalarının tavsiyelerine ve onlar tarafından onaylanmaya ihtiyaç duyuyorsanız.

No.6 Cherry Plum (Erik ağacı) Aklını kaçırma korkusu. Kendinizi kontrol edememekten korkuyorsanız.

No.7 Chestnut Bud (Kestane tomurcuğu) Her defasında aynı hatayı yapıyor, yaşadıklarınızdan ders almadığınızı düşünüyorsanız.

No.8 Chicory (Hindiba) Mülkiyete gereğinden fazla önem veriyor ve bencilce herkesin sizin değer yargılarınıza uygun davranmasını bekliyorsanız.

No.9 Clematis (Orman asması) Hayalperestlik, ilgi dağınıklığı. Düşüncelerinizi toparlamakta güçlük çekiyorsanız, sürekli derin düşünceler içindeyseniz ve iflah olmaz bir hayalperestseniz.

No.10 Crab apple (Yaban elması) Kendine kin duyma. Dış görünüşünüzden hoşnut değilseniz, özgüven eksikliği yaşıyorsanız.

No.11 Elm (Karaağaç) Çok büyük sorumluluk hissi. Yüklendiğiniz sorumlukların altında ezildiğinizi düşünüyor ve üzülüyorsanız.

No.12 Gentian (Büyük Kantaron) Cesaretsizlik, ümitsizlik. Yaşadığınız güçlükler karşısında cesaretiniz kırılıyor, çok sık hayal kırıklığı yaşıyor ve çabucak pes ediyorsanız.

No.13 Gorse (Katırtırnığı) Umutsuzluk. Ümidinizi yitirdiyseniz, herşeye kötümser ve olumsuz yaklaşıyorsanız.

No.14 Heather (Funda) Ben merkezcilik, bencillik. Kendinizle fazla ilgiliyseniz, yalnızlıktan hoşlanmıyor, sürekli kendinizden bahsediyorsanız.

No.15 Holly (Çobanpüskülü) Kıskanç, öfkeli, kindarsanız, çabuk sinirleniyorsanız.

No.16 Honeysuckle (Hanımeli) Geçmişte yaşamak. Geçmişi unutamıyor, özlem duyarak hüzünleniyor, acı çekiyorsanız.

No.17 Hornbeam (Gürgen) ”Pazartesi sendromu” duygusu. İşler gözünüzde büyüyor, kendinizi günlük işleri yoluna koyamayacak kadar yorgun hissediyorsanız.

No.18 Impatients (Kına çiçeği) Sabırsızlık. Sabırsızsanız ve aceleciyseniz, sizin için herkes ve herşey yavaşsa.

No.19 Larch (Melez çamı) Kendine güvensizlik. Başkalarıyla karşılaştırdığınızda kendinizi değersiz hissediyorsanız, özgüven eksikliği yaşıyor, hata yapmaktan korkuyorsanız.

No.20 Mimulus (Misk Otu) Çekingenseniz, bir durum ya da olaydan korkuyorsanız (diş doktoruna gitmekten, uçağa binmekten, topluluk önünden konuşmaktan).

No.21 Mustard (Hardalotu) Aniden, hiçbir sebep yokken derin bir hüzne kapılıyorsanız ve bu hüzün yine nedensiz silinip gidiyorsa.

No.22 Oak (Meşe) Tükenmiş olmak ancak mücadeleyi sürdürmek

No.23 Olive (Zeytin ağacı) Enerjisizlik. Hem bedensel hem de ruhsal açıdan tükendiyseniz, yorgunsanız ve artık herşey sizi fazlasıyla zorluyorsa.

No.24 Pine (Çam) Kendini ayıplama, suçluluk duyma. Suçluluk duygusu yaşıyor, başkalarının hatalarından bile kendinizi sorumlu tutuyorsanız.

No.25 Red Chestnut (Kızıl Kestane) Sevdiğiniz insanlar için gereğinden fazla kaygılanıyor, başlarına kötü şeyler geleceğinden korkuyorsanız.

No.26 Rock Rose (Laden) Terör. Büyük bir korku yaşadıysanız ve bu korku elinizi ayağınızı bağladıysa.

No.27 Rock Water Kendi kendine baskı uygulama, kendini reddetme. Kendinize karşı katı bir tutum içindeyseniz, koyduğunuz kuralların dışlına çıkamıyorsanız.

No.28 Scleranthus (Yıllık Yumaklıot) Kararsızlık. Karar vermekte güçlük çekiyorsanız.

No.29 Star of Bethlehem (Tükürükotu) Şok. Ruhsal ya da bedensel bir şoku atlatmakta zorlanıyorsanız.

No.30 Sweet chesnut (Kestane) Çok siddetli zihinsel ızdırap. Daha fazla dayanamayacağızını düşünüyorsanız, derin bir ümitsizlik içindeyseniz.

No.31 Vervain (Mine çiçeği) Aşırı şevk, heves. Yerinizde duramıyorsanız, değişmez kurallarınız ve fikirleriniz varsa.

No.32 Vine (Asma) Hükmetme, esnek olmama. Ne pahasına olursa olsun isteklerinizin yerine gelmesi istiyorsanız, hırslarınızla baş edemiyorsanız ve tahammülsüzseniz, herkese hükmetmek istiyorsanız.

No.33 Walnut (Ceviz) Değişiklikten kaçma. Bir geçiş dönemi yaşıyorsanız, yeni karşılaştığınız durum ve ortamlara alışmak için yardıma ihtiyacınız varsa, değişimden ve olumsuz dış etkilerden korunmak istiyorsanız.

No.34 Water Violet (Dere Menekşesi) Gurur, ulaşılmazlık. Ruhsal anlamda kendinizi dışarıya kapatıysanız, içe kapanıksanız, kimseyle temas kurmak istemiyor, insanlardan kaçıyorsanız.

No.35 White Chestnut (Ak Kestane) İstenmeyen düşünceler. Gece gündüz kafanızı kurcalayan şeyler varsa, bir an olsun bundan kurtulamıyor, iç sesinizi susturamıyorsanız.

No.36 Wild Oat (Yaban Otu) Şüphelilik. Ne yapacağınızı bilemiyorsanız, mutsuzsanız, gelecekle ilgili planlarınız yoksa.

No.37 Wild Rose (Yaban Gülü) Teslimiyet, cansızlık, hissizlik. Çevrenizde olan bitene ilgisiz ve kayıtsızsanız, içinde bulunduğunuz durumu değiştirmek için hiçbir çaba harcamıyorsanız.

No.38 Willow (Söğüt ağacı) Gücenme, içerleme. Kızgınsanız, haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız, talihinizin hiç yüzünüze gülmediğini düşünüyorsanız.

No.39 RESCUE (S.O.S.)
Dr. Bach acil durumlar için 5 farklı çiçek özünü bir araya getirerek bir karışım hazırlamıştır. Bu karışımın içinde Impatiens, Star of Betlehem, Cherry Plum, Rock Rose ve Clematis bulunmaktadır.

RESCUE sizi günlük yaşamda karşılaştığnız özel stres durumlarından ve krizlerden korur: ölüm, boşanma, işten çıkarılma gibi beklenmedik durumlar karşısında iç dengemizi yeniden sağlamamıza yardım eder.
RESCUE aynı zamanda sınav, iş görüşmesi, özel randevular, tartışma ortamları gibi gerginlik yaşadığımız durumlarda bizim güçlü kalmamızı sağlar.

kaynak: şifacı

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kas İskelet Sistemi İçin Günlük Germe Egzersizleri…

doktorunuza danışmadan ve ısınmadan yapmayınız…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

500 yıldan beri Galata Mevlevihanesi’nde semazenler gerçek aşkı ararlar.

İstanbul’un 500 yıllık mistik mekanında “gerçek aşk”ı dönerek arayan semazenler, neyin büyülü sesinde Aşk’a ulaşırlarken izleyenleri düşsel bir yolculuğa çıkarıyorlar.

Beyoğlu’nda Tünel’den Yüksekkaldırım’a giden caddenin hemen başındaki bina kapılarının birinde küçük bir tabela vardır. Üzerinde Kültür Bakanlığı Divan Edebiyatı Müzesi Müdürlüğü, Galata Mevlevihanesi yazan bu bina, İstanbul’un en eski mevlevihanesidir.

500 yıldan beri Galata Mevlevihanesi’nde semazenler gerçek aşkı ararlar. Semazen semasıyla aklını birleştirir. Var olmanın temel şartı dönmektir Aşkla yücelip nefsini terk eder. Hakta yok olur, olgunluğa erer ve kâmil bir insan olarak tekrar kulluğa dönerler.

Sema töreni 7 bölümdür. Birinci bölüm “Nat-ı Şerifle başlar. Peygamberimizi methetmek, Ondan önceki peygamberleri ve Tanrıyı methetmek demektir. Bu methiyeden sonra bir kudüm darbesi ile Tanrı’nın “Kün” ol emrini temsil edilir. Üçüncü bölümde her şeye can veren “Nefes”i temsil eden bir ney taksimi duyulur. Dördüncü bölümde Semazenler birbirine üç kez selam vererek peşrev eşliğinde daire şeklinde yürüyüşe geçerler. Birinci turda “Allah kendini dile getirmek için kainatı yarattı ama hiç birisi Allah’ı dile getiremedi”. İkinci turda “Tabiatı yarattı, oradan da dile gelemedi”. Üçüncü turda “Hayvanları yarattı ama ordan da hiç biri dile getiremedi”. Sonraki bölümde Semazenler siyah hırkalarını çıkartır ve manen ebedi aleme doğarlar. Başındaki sikke semazenin nefsinin mezar taşı, tennuresi nefsinin kefenidir. Gerçeğe dönmüştür artık. Kollarını çapraz bağlayarak “Bir” sayısını temsil eder. Böylece Tanrının birliğine şahadet eder. Şeyh efendinin elini öperek Semaya girme iznini alır ve Sema başlar. Semaya başladıktan sonra sağ el yukarı, sol el aşağı dönük olacak şekilde “Hak’tan alır halka veririz” anlamında kollarını iki yana açar. Sema sırasında yerle teması kesmeden sola doğru döndürülen sol ayağa ‘direk’, havadaki sağ elin de yardımıyla vücudu sola döndüren havadaki sağ ayağa ‘çark’ denir. AL! hecesiyle kalkan sağ ayak, ‘LAH’ hecesiyle çarkı tamamlayarak “ALLAH” diyerek yere basar.

Tennureler renkli olduğunda her bir rengin anlamı vardır; kırmızı aşkı, güneşin doğuşunu ve batışını temsil eder. Pembe sevgiyi, yeşil ruhun huzura kavuşmasını sarı aşığın çektiği acıları, beyaz Hz. Muhammed’in nurunu, siyah saflığı, lacivert ise çelebileri temsil eder.

Sema dört Selam’dan oluşur. Birinci Selam, insanın bilgiyle gerçeğe doğarak Yüce Yaradan’ını ve kendi kulluğunu idrakidir… İkinci Selam, insanın yaratılışından dolayı Tanrının kudreti karşısında hayranlık duymasıdır… Üçüncü Selam, insanın hayranlık ve minnet duygusunun “aşk”a dönüşmesiyle, aklın “aşk” a kurban oluşudur. Bu tam teslimiyettir…Dördüncü Selam insanın manevi yolculuğunu tamamlayıp, kaderine razı olarak, yaratılıştaki görevine, kulluğa geri dönmesidir. Altıncı ve yedinci bölümlerde okunan dualarla ve Kur’ an tilâvetiyle Semâ töreni sona erer.

Halk arasında Galata Mevlevihanesi adıyla da bilinen Divan Edebiyatı Müzesi, bilim adamlarınca ‘Divan edebiyatının hafızası’ diye nitelendirilir. Kronolojik sıra ile Divan şairlerinin divanları, Mevlevihane’de yetişmiş olan Şeyh Galib, İsmail Ankaravf, Esrar ve Fasih Dedeler ile şair Leylâ Hanım’a ait elyazması eserlerin yer aldığı müze, 27 Aralık 1975 günü, Şeyh Galib’in hatırasını yaşatmak amacıyla Divan Edebiyatı Müzesi olarak hizmete açılmıştır.

Hüs-ü Aşk’ıyla ; Hamid’den Haşim’e, Asat Halet Çelebi’den Sezai Karakoç’a,Hilmi Yavuz’dan Turan Oflazoğlu’na, Tanpınar’dan Orhan Pamuk’a kadar çok sayıda şair ve yazarı etkileyerek günümüze ulaşmayı başaran çağdaş kültür ve edebiyatımız içinde yaşamaya devam eden Şeyh Galib, etkisi günümüze kadar uzanan tek divan şairidir. Daha hayattayken gazellerine çağdaşları tarafından sayısız nazire yazılan şair, kısa fakat zengin hayatı, özellikle Hüsn-ü aşk adlı orijinal mesnevisiyle bir çok şair ve romancının esin kaynağı olmuştur.

Divan Edebiyatı Müzesi’nin temelini oluşturan Mevlevihanenin kuruluşu, II. Bayezid’in (1481-1512) döneminde Galata sırtlarındaki İskender Paşa’ya ait av köşkünde, 1491 yılında Galata diğer adıyla Kulekapısı Mevlevihanesi’nin kurulmasına tarihlenir. Aslında İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed’in vakfiyesinde bu amaç için ayrılan ödemelerden anlaşıldığına göre Kalanderhane Camii’nde (eski Akataleptos Manastır Kilisesi) Mevlevi ayinleri yapıldığını biliyoruz.

Ancak Mevleviliğin İstanbul’da yerleşmesi Galata Mevlevihanesi’nin kurulmasıyla başlar.

Sultan-ı Divani Sema’i Mehmed Dede (Ö.1529) Mevlevihane’nin ilk şeyhi olup bu ilk dönemde Mevlevihane’nin ne şekilde olduğu konusunda pek bildiğimiz yoktur. Ancak Evliya Çelebi’nin bildirdiğine göre tekkede yüz kadar derviş hücresi bulunmaktaydı. Bu bilgi bize ilk Mevlevihane’nin geniş bir alanı kapladığını göstermektedir. Bu döneme ait günümüze sadece 1649 tarihli (1851 onarımlı) Gümrük Emini Hasan Ağa Çeşmesi kalmıştır. Sultan III.Mustafa döneminde (1754-1774), İsa Dede’nin Postnişinliği sırasında 1765 yılında çıkan Tophane yangınında Mevlevihane tamamen yanmış, 1766 yılında bina emini tayin edilen Çavuşbaşı Osman Ağa tarafından tekrar inşa edilmiştir. Osmanlı’da, yenilikçi batılı düzeni örnek alarak modernleşme çabalarının başladığı III.Selim dönemindeki (1789-1807) reformlar sırasında, Mevleviliğin ve özellikle Galata Mevlevihanesi’nin desteği ve önemli etkisi olmuştur. Bu dönemde devletinde desteğini alan Galata Mevlevihanesi’nde, Bektaşilerden kaynaklanan muhalefeti önleme konusunda, adeta bir Rönesans dönemi yaşamaya başlamış ve bu etki 1925 yılında tekkelerin kapatılmasına kadar sürmüştür. 1791 yılında postnişinliğe atanan Şeyh Galip (Asıl adı Mehmed Esad) zamanında dergah altın çağını yaşamış ve 1791 yılında geniş çaplı onarım gerçekleşmiştir.

Ancak bu ve bundan sonra da onarımlar yapılmışsa da Mevlevihane’nin ana binasını teşkil eden Semahane’nin 1766 tarihindeki biçimiyle günümüze ulaşarak genel hatlarını koruduğu kabul edilmektedir. Plân olarak dıştan dikdörtgen, içten sekizgen bir görünüm arz etmektedir.

Alt katta derviş hücreleri, ikinci katta Semahane kısmı ile birlikte kuzey yönde Bacılar Dairesi, güney yönde halen idari büro olarak kullanılan bölüm yer almakta, ayrıca mahfillerden oluşan üçüncü kat bulunmaktadır. Sultan II.Mahmud döneminde (1808-1839) Devlet Kethüdası Halet Efendi 1819 yılında halen de mevcut olan yapıların bir kısmını inşa ettirmiştir. Dergahın cadde tarafındaki kendisi için inşa ettirdiği türbe, kütüphane, sebil ve muvakkithane ile birlikte Şeyh Galip ve İsmail Rusuhi Efendi’ye ait türbe bu dönemde yenİen onarılmıştır. Ancak Halet Efendi 1822 yılında Konya’da idam edilince türbeye sadece başı gömülebilmiş, gövdesi Konya’da Mevlana Bahçesi’nde defnedilmiştir.

Mevlevihane 1824 yılında bir yangın geçirmiş ve 1835 yılında tekrar onarılmıştır. Buna ilişkin kitabe iki yanındaki türbe ve muvakkithâne ile bütünlük gösteren ampir üslubundaki cümle kapısının dış yüzündedir. Bu kitabede Yesarizâde Mustafa İzzet’in hattıyla Şair Lebib’in bir şiiri ve II.Mahmud’un tuğrası bulunmaktadır. Kapının arka yüzünde ki kitâbe Şeyh Galib’e aittir.

Bahçede bulunan Şadırvan ve Sarnıç II. Mahmud’un kızı Adile Sultan (Ö.1899) tarafından 1847 yılında inşa ettirilmiştir. Orijinal haliyle günümüze ulaşmayan Şadırvan, Hasan Ağa Çeşmesi ile birlikte Sultan Abdülmecid (1839-1861) tarafından 1855-1860 yıllarında onarılmıştır. Mevlevihane’nin son şeklini alan bu onarımlar Kudretullah Efendi’nin (ö.1871) girişimleriyle Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılır. Semahane kapısı üzerindeki kitabe 1851 tarihli olup, bu döneme aittir. Beyoğlu ilçesi sınırları içinde bulunan Galata ve Pera semtleri gayrimüslimlerin, özellikle Latin kökenlilerin yerleştikleri semt olarak bilinmekte olup, Galata Mevlevihanesi, 1481 yılında kurulan Mekteb-i Sultani yanı Galatasaray Lisesi ile birlikte günümüz Beyoğlu’nda Türk-İslam karakteri taşıyan en önemli tarihi anıttır. 1925 yılında tekkelerin katılmasıyla işlevini tamamlayan Mevlevihane bir süre ilkokul ve lojman olarak kullanılmıştır. 27 Aralık 1975 tarihinde gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra da T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Divan Edebiyatı Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Müzenin gezilecek bölümleri Tarihi mevlevihanede Türk musiki aletleri ile, Mevlevi kültürüne ait eserler sergilenmektedir. Ahşap kafeslerle ayrılmış olan üst kısmında ise kronolojik sıra ile divan şairlerinin divanları yer almaktadır. Müzenin içerisinde ayrıca, derviş hücreleri, türbeler, kütüphane ve bir mezarlık yer almaktadır. Müze olarak kullanılmakta olan Semahanede Türk musiki aletleri ile Mevlevi kültürüne ait eserler sergilenmektedir.

Derviş Hücreleri kagirdir ve yan yana dizilmiş odalardan meydana gelmiştir. Şeyh Galib Türbesi, 19.yüzyıl başlarında Halet Said Efendi tarafından yaptırılmıştır. Mevlevihane bahçesinde gömülüdür. Sebil ve Muvakkithane girişin sağında yer almaktadır. Kütüphane, Halet Said Efendi tarafından yaptırılmıştır. Muvakkithane’nin üst katında yer alır. İçinde 3455 cilt kitap bulunmaktadır.

 
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Burçlar Hakkında Sivri, Hınzır & Cüretkar Yorumlar; NEYE İNANIR?

Mona Indian

 

Yaw ben ne zamandır hiç bir burcun nasırına basıp, nefret ve tehdit mesajları almadım :)))) Ehhh vaktidir… Bugün, ”inanma” konseptini deşmeye karar verdim!

Buyurun efendim, Burç ve Yükselen Burç’a göre okuyun;

KOÇ ve Yükselen KOÇ: Olasılıklara… Koç’un olmuş bitmiş işle ilgisi yoktur :))) Yani herkesin duyduğuna bildiğine inansan noolur, inanmasan noolur? Ama yeni ve keşfedilmeye açık bir olasılık, Koç’un gözlerinin yaşarmasına neden olur. Bir de Koç bir şeye inandı mı vazgeçmesi çok zordur. Yeni bir olasılık öncelik kazanana dek, son keşfine sımsıkı tutunur.

BOĞA ve Yükselen BOĞA: Kontrol edebildiklerine… Boğa avucunda yoğurduğu şeye inanır. Bir kavram, çözüm, araç onun somut olarak kullanıp sonuç elde edebildiği hale gelmeden, Boğa ”soğuk” durur. Ama bir fikrin işe yaradığına bifiil ikna oldu mu da, kolay kolay kimse onu bu inancından vaz geçiremez 🙂

İKİZLER ve Yükselen İKİZLER: Kah onaaa… kah bunaaa… Ama yani inandığı şeyi bi savunur ki, bizzat keşfini kendi yaptı sanırsın :))) İlgisini çeken her şeyin dibini karıştırır ve hoşuna giden hele de ”oricinal” bir şey buldu mu, bir müddet o konuyu gündeminin baş köşesine taşır ve etrafına da tanıtıp yaymayı iş edinir.  Geçtiğimiz cümledeki ”bir müddet” ifadesinin altını gırmızıylan çizerim :))))

YENGEÇ ve Yükselen YENGEÇ: Belli olmaz :))))) Yengeç hep kuşkudadır… Yani inandığı bir şeyin ”öyle olmayadabileceği” fikrinin kapısını hep açık tutar. Ama bunu dışa yansıtır mı yooo :))) Ne düşündüğü sorulduğunda ise, çok keskin bir yargı bildirmek yerine, her yere çekilebilecek geniiiiiiş bir açıklama yapar. Taa ki, bir his onun içine doğup, doğal bir kanaat oluşana dek… Öyle bir kanaat oluştuğunda da sebebini sorun, anlatamaz!

ASLAN ve Yükselen ASLAN: KESİNKES İNANIR! Aslan bir şeye inanıyorsa, bunu vurucu, koşulsuz, aksi iddia edilemez bir gerçek olarak görür ve bu şekilde de yansıtır. Fikirleri için kavga çıkartmaya, onun inandığı şeylere inanmayanlara cephe almaya doğal bir yatkınlığı vardır :))) Valla inandığı şey gözünün önünde ufalanıp gitmediği ya da Aslan bu yolda çok ciddi bir şeyleri kaybetmediği sürece, o neye inanıyorsa öyledir :)))

BAŞAK ve Yükselen BAŞAK: Denenmiş, tekrar denenmiş, defaatle kullanılmış, el alışkanlığı haline gelmiş şeylere inanır. Geleneksel ve sıkıntı çıkartmayacağı emin olan her kavram ile arası iyidir :))) Yeni şeyleri merak eder, araştırır, öğrenir… Ama başı sıkıştı mı yine en iyi bildiği yoldan gider. Fikirleri, yollarını, çözümlerini yıllar içinde mükemmelleştirir. Ama olabildiğince aslını, özünü değiştirmez.

TERAZİ ve Yükselen TERAZİ: Bi şeye inanamaz :)))) Acabaları bitmez… Sistemine giren her yeni bilgi, dengesini bir daha bozar ve onu yepyeni düşüncelere gark eder :))) Tüm olasılıkları tartar… Hiç birinin önermesini göz ardı edebilemez… Bu yüzden de adları kararsız ve sonuç üretmek konusunda çekimser insana çıkmıştır!

AKREP ve Yükselen AKREP: KİMSE BİLMEEEZZZ KİMSE BİLLLMEEEZZZZ :))))))) O kendi uhdesinde olan şeylere inanır. Ortaya dökülenlerin sırrının da döküldüğüne ve değerinin azaldığına inanır. O yüzden etrafında şüphe uyandırır, ama kendisi içindeki doğrudan ASLA şüphe etmez!

YAY ve Yükselen YAY: O neye inanıyorsa doğrudur ki :)))))))))

OĞLAK ve Yükselen OĞLAK: Bizzat araştırıp, deneyip, sonucunu gördüğü şeylere inanır. Pratik yararını göremediği hiç bir şeye de inanmaz. NOKTA :)))))

KOVA ve Yükselen KOVA: O mükemmelliğe inanır! Mükemmel olduğu kanıtlanmamış hiç birşeye inanamaz… O yüzden -yani eskaza herhangi bir yanlış fikre kapılmış olmamak için – her şeyin altında bir şey arar, hata bulur, uymayan parçaları didikler… Uyanı bile acaba başka yerde daha mı iyi durur ki diye yerinden eder :)))) Kurulan her dengeyi bizzat bozarak, inançsızlığını haklı çıkartır… Offf offf :))))))

BALIK ve Yükselen BALIK: Onlar inanmazlar! Anlar ve bilirler… Ya da umurları bilem olmassss :)))))

kaynak: juno astroloji

İSTENİLEN RAKAMLARA İKRAMİYE ÇIKMASINI SAĞLAMAK KOLAY’

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, yurtdışına kaçan bir Milli Piyango mensubunun kendisine gönderdiği itiraflarını açıkladı.

CHP’li Kart, “Milli Piyango Müdürlüğünde yapılan çekilişlerin şaibeli olduğunu, mensupların çoğunun varlığının milyonlarla ifade edildiğini, ancak bunun kamufle edildiğini ayrıntılı olarak ifade etmektedir” dedi.

Milli Piyango çekilişlerinde şaibe olduğunu daha önce de gündeme getiren CHP’li Atilla Kart, yurtdışına kaçan bir Milli Piyango mensubunun itiraflarını gündeme getirdi.

Kendisine “Çok Pişmanım” rumuzuyla bilgiler gönderen kişiden bahseden CHP’li Kart, “Milli Piyango mensubu olduğunu, şu anda yurtdışında güzel bir hayat sürdürdüğünü, Kurum bünyesindeki çıkar örgütlenmesinden kendisinin de yararlandığını ifade etti” dedi.

CHP’li Kart, kendisine ulaşan kişinin “Atilla Bey şaibe olduğunu söylediği dönemde çok tedirgin olduk foyamız ortaya çıkacak diye” şeklinde not düştüğünü belirtti.

‘İSTENİLEN RAKAMLARA İKRAMİYE ÇIKMASINI SAĞLAMAK KOLAY’

AKP’nin Milli Piyango Kurumu’nu denetlemekten kaçınarak halka saygısızlık yaptığını vurgulayan CHP’li Kart, Milli Piyango itirafçısının kendisine ulaştırdığı bilgileri şöyle aktardı:

“Milli Piyango Müdürlüğünde yapılan çekilişlerin şaibeli olduğunu, mensupların çoğunun varlığının milyonlarla ifade edildiğini, ancak bunun kamufle edildiğini; çekiliş sonuçlarını değiştirmek ve istenilen rakamlara ikramiye çıkmasını sağlamanın hiçbir zorluğunun olmadığını; öncelikle TRT payı diye milyonlarca lira verilen canlı yayın ilişkilerinin ortadan kaldırıldığını; birçok özel kanaldan yayın talebi geldiği halde bu taleplerin kabul edilmediğini; önceden çekilişi birkaç vatandaş ve gazetecinin izlerken, TRT sözleşmesinin iptali sebebiyle izlemez hale geldiğini; çekiliş yapıldığında 21.30’da internet sitesinde sonuçlar açıklanıncaya kadar kimsenin haberinin olmadığını, çekiliş sonucu belli olur olmaz ‘son 1 kupon tavrıyla’ hemen çıkan rakamları kapsayacak şekilde belli bayiler aracılığıyla iştirakin sağlandığını; bu yöntemin canlı yayın iptalinden sonra rahatlıkla uygulanır hale geldiğini; ayrıntılı olarak ifade etmektedir.”

Milyonlarca işsizin, dar gelirlinin, emeklinin umutlarının sömürüldüğünü ifade eden CHP’li Kart, “Hükümeti kamuoyuna açıklama yapmaya davet ederken; Tarafımıza ulaşan yeni bulgularla konuyu kamuoyu ve TBMM gündeminde takip etmeyi sürdüreceğimizi ifade ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Odatv.com

Görünmez Olan Duygu ve Enerji Nasıl Görünür Hale Gelir?

Beyin dalgalarıyla suyu hareket ettirmek mümkün mü?

Spinoza’nın Epika isimli kitabından esinlenerek yapılan çalışmada kitapta bahsedildiği gibi 48 duyudan bahsediliyor.

İnsanların vücudunun büyük bir kısmı suysa ve duygularında bir elektriksel enerjisi varsa neden bu enerji insanın dışında bulunan bir su havuzuna aktarılmasın. Neden duygu ve düşünceleri görselleştirmeyelim, İlk olarak bu proje beş duygu ile başlamış yani; kızgınlık, üzüntü, mutluluk, nefret, arzu. Bu duyguların her biri su dolu bir kapa yansıtılmış. Daha sonra bu deney Spinoza’nın kitabında olduğu gibi 48 farklı duyguyla gerçekleştiriliyor. Böylece sanatçı kendi iç dünyasını herkese gösterebiliyor.

 https://www.youtube.com/watch?v=ZXMXqULrEWg
Görünmez Olan Duygu ve Enerji Nasıl Görünür Hale Gelir?
Görünmez Olan Duygu ve Enerji Nasıl Görünür Hale Gelir?
Görünmez Olan Duygu ve Enerji Nasıl Görünür Hale Gelir?

https://www.youtube.com/watch?v=ZXMXqULrEWg

Amargi Hillier ‘in Beynin gizli güçleri’ nden alıntılarla;

“Zihninizin yüksek boyut seviyelerinde daha etkili olmasının sebebi beyin dalgalarınızın ya da düşünce dalgalarınızın o seviyeyle çok daha eşit ya da uyumlu boyutta olmasındandır. Düşünceler ve yüksek boyutlar el ele giderler. Bu düşünce çok önemli ve bilinmelidir. Etrafınızdaki dünyada uygulanabilir teknikler bulabilirsiniz ama daha yüksek boyutları ya da farkındalığın daha yüksek seviyelerini içeren tekniklerin 3ncü boyut tekniklerinden daha hızlı ve daha güçlü etkisi vardır.

Hayatınızı ve yaşamınızdaki olayları lehinize çevirmek için düşüncelerinizi kullanmanın anahtarlarından biri İÇE BAKIŞINIZI KULLANARAK İÇİNİZDE ARAMAKTIR. Bu imgeleme kavramına girer.

Hedefinizin gerçekten olduğunu zihninizde canlandırdığınızda bilinçaltınızı ya da farkında olmayan zihninizi kandırarak etkilemiş olursunuz. Zihninizin gözü kalıp tahtasına benzer. Her şey orada başlar. Zihninizin gözüyle görmeye devam edin. Aklınızda bir imge tutmak istek ve arzularınızı gerçekleştirmek için gerekli bir adımdır……

Etrafınızda fark ettiğinizden çok daha fazlasının olduğunu anlamanız önemlidir.
Örnek: Televizyonun önüne geçtiğinizde anteninize gelen radyo dalgalarını göremezsiniz. Hoparlörlerden gelen müzik sesini duyabilir ama ses titreşimlerini göremezsiniz. Ama bilinciniz bu gibi şeylerin farkındadır…..

Düşüncelerinizin yaşamınızı ve çevrenizi ustalıkla idare etmesi için iç görünüzü kullanarak bunun içinizde olduğunu görmelisiniz. Bu kavrama imgelem denir.
Ve zihin gücünüzü geliştirme çalışmanızın temelidir. Zihin gözüyle görmeyi öğrenmek zorundasınız. Daha ileride ne imgelerseniz onu hissedebilmeli, dokunabilmeli ve koklayabilmelisiniz. Zihninizde bir hedefinizin gerçekten oluyormuş gibi gördüğünüzde, etkili bir şekilde zihninizi kandırırsınız. Zihin gözünüz zincirleme etki oluşturur. her şeyin başladığı nokta burasıdır.

İmgelemeniz işi başlatır ve sonra zihninizin bir parçası olayları etkiler……

Zihin güzünüzü kullanma biçiminiz parmak izleriniz kadar eşsiz olacaktır!

Siz 3.boyut dünyasına ayarlısınız. Eğer yüksek diğer boyutlarda da bulunuyorsak neden onları göremiyoruz ya da deneyimleyemiyoruz?

Göremez ya da deneyimleyemezsiniz çünkü bunlara ayarlı değilsiniz……..

Etrafınızdaki 3.boyut dünyasında bulunan tüm nesneleri ölçerseniz ortalama dalga boyu 7.23 cm. olacaktır. Kuantum fiziğinde, her nesne partiküllerden ya da dalgalardan (ses)(dalga boyu) oluşur. Ölçülebilir kendi sinüs dalgası “imzası”na sahiptir. Bu ortalamasıdır ve ayarlı olduğumuz 3.boyut evreninin dalga boyudur (7.23 cm.). Tibet veya Hindu öğretilerinde bu OM sesidir.

Bilincinizi başka bir dalga boyuna getirince, etrafınızda gördüğünüz şeyler yeni dünyanın dalga uzunluğuna göre değişecektir. Nerede olduğunuza ve hangi dalga boyu uzunluğuna ayarlı olduğunuza göre hayat bu farklı boyutlarda değişik olacaktır. 3.boyutta insanların olması gibi, daha yüksek dalga uzunluklarında da yaşam ve bilgi bolluğu vardır.

Bilim adamları gezegenlerde hayat tespit edememişlerdir. Anlamanız gereken şudur ki bunlar üzerinde çalışan bilim adamları bu gezegenlere 3.boyut dalga uzunluğuyla bakıyor 3.boyut dünyasında yaşıyor ve teleskop, bilgisayar, radar, lazer gibi bir sürü 3.boyut araçlarla çalışıyorlar………….

Beyin dalgalarınızı değiştirdiğinizde “dalga boyu farkındalığınızı” da değiştirmeye başlarsınız. Farklı dalga boylarına ayarlanmaya başlarsınız.
Beyin dalgalarınızı değiştirmek demek bir başka boyuta tamamen geçmenin yolu değildir. Ama beyin dalganızı değiştirdiğinizde farkındalığınızı da hafiften değiştirirsiniz ve 4.boyut parladığında 3. boyutun sisi biraz kalkar.Düşünceler hemen belirir”

Sn. Hülya Tokdemir Reis‘e teşekkürlerimizle like ifade simgesi

Ey Kadınlar Güvenin Kendinize… İşte Burçlara Göre Çekici Yönleriniz…

burclara-gore-kadinlarin-en-cekici-yonleri

Koç kadınının en çekici yönleri

Öz güveni, çekiciliği, hareketli hayatı,
Her zaman işini sağlam yapması, hakkını her zaman koruması,
İlişkilerinde baskın taraf olması, baskılara boyun eğmeyişi, asi ruhu,
Olaylar karşısında kolay kolay pes etmeyişi,
Ulaşılması zor bir kadın olması, İlişkilerinde seçici olması ve saygıya önem vermesi,
Açık, net ve dürüst olması, etkileyici bakışları,
Girdiği her ortamda ilgiyi üzerinde toplamayı başarabilmesi
Zevkli ve eğlenceli oluşu, kendine çok iyi bakması ve sürekli dinç ve bakımlı olması,
Kolay sinirlenip kolay sakinleşmesi.

Boğa Kadının En çekici Yönleri

Bitmek bilmeyen sabrının olması, misafirperverliği,
Güvenilir olması, yemek konusunda becerikli oluşu,
Güzelliğine aşırı önem vermesi, giydiği kıyafeti taşıyabilmesi,
İlişkilerinde aceleci olmayışı, seçici davranması,
Tutumluluğu, sadakati, duygusallığı,
Kendini ifade etmedeki başarısı, çok iyi bir dinleyici olması,
Fiziğine önem verişi, doğal güzelliği,
İlişkilerinde partnerini mutlu etmeyi bilmesi, her zaman onun yanında oluşu.

İkizler Kadınının En Çekici Yönleri

Zekâsı ve engin bilgisi, erkeğine güvenmesi, kıskançlık krizlerine girmeyişi,
Arkadaş canlısı olması, eğlenceli, keyifli, hareketli oluşu,
Duygusallığını dizginleyebilmesi, romantikliği, eğlenmeyi bilmesi,
Düzgün fiziğe sahip olması ve formunu koruması,
Karşısındakini anlaması, empati yeteneği,
Monotonluktan hoşlanmayışı, yerine göre davranabilmesi.

Yengeç kadınının en çekici yönleri

Çok güvenilir olması, sır saklamadaki başarısı,
Tutumlu olması ve elindeki kaynakları verimli kullanabilmesi,
Monotonluktan uzak oluşu,
Masumiyeti ve sadakati, yapmacık olmayan davranışları, en zor günlerde bile sevdiğinin yanında olmayı başarması,
İçten ve dürüst tavırları, sabrı,
Gözlerinin güzelliği, gizemli bakışları,
Mutfaktaki üstün yeteneği,
Üzüntülerinin arasında boğulmayıp hayata tutunmayı başarma yeteneği.

Aslan kadınının en çekici yönleri

Çevresinin dikkatini çeken cazibesi, güzelliği, kadınlığı,
Sıcakkanlı tavırları, çevresindeki popülaritesi,
İlişkilerinde otoriter tavırları, seçiciliği, cinsel ateşi,
Dişiliği, çekiciliği, cazibesi, sıcaklığı, aklı ve güzelliği,
Mağrurluğu güzelliği ile çevresindekilerin dikkatini çekebilme yeteneği,
Sadece sevdiğine karşı olan şefkatli tavırları,
Zekası, gücü, yetenekleri,
Bakımına önem vermesi, hayatında kaliteden asla ödün vermeyişi,
Tüm üstün yeteneklerinin farkında oluşu ve bunları çok iyi kullanmayı bilmesi.

Başak kadınının en çekici yönleri

Mutluluğa giden yolda tüm engelleri aşmadaki başarısı,
İşlerini sağlama almayı bilişi, ilişkilerinde güvene önem vermesi,
Davranışlarında aşırıya kaçmayışı, aşırılıktan hoşlanmayışı,
Titizliği, aklı, tertemiz yüreği ve sadakati, mütevaziliği,
İlişkilerinde mantığının sesini dinleyip doğru kararlar verebilmesi,
Paraya önem vermeyişi, sevdikleri için her şeyi yapma isteği,
Gelişmiş zekâsı, pratikliği ve estetik duyarlılığı,
Çocuksu, şakacı tavırları, sevdiklerini şaşırtmadaki üstün yeteneği

Terazi kadınının en çekici yönleri

Anı yaşamadaki başarısı, mutluluğu her an yakalayabilmesi,
İlişkilerinde kıskanç ve ısrarcı olmayışı,
Kıyafet seçiminde ve giydiğini üzerine yakıştırabilmesindeki yeteneği,
Partneri için yeri geldiğinde arkadaş, yeri, geldiğinde dost, yeri geldiğinde sadık bir âşık olabilmesi,
Çekiciliği ve insanın içini ısıtan gülümsemesi,
Hayatında ve ilişkilerinde mantıklı oluşu, olmayacak bir ilişki için ısrarcı olmayışı,
Popülerliği ve flörte olan düşkünlüğü,
Haklı olduğu konularda hakkını sonuna kadar aramaktan çekinmeyişi.

Akrep kadınının en çekici yönleri

Partnerini baştan çıkarmadaki başarısı, erkeği gözleri ile kendine esir edişi,
Büyüleyici güzelliği, etkili bakışları, gizemli yapısı,
Cinsel yönden karşısındakini mutlu etmedeki başarısı, cinselliği sınırsızca yaşaması,
Yeri geldiğinde melek, yeri geldiğinde şeytan olmadaki doğal yeteneği,
Öz güven duygusunun çok gelişmiş olması, istediğini elde etmedeki başarısı,
Gerektiğinde risk almaktan korkmayışı, azmi ve kararlılığı,
Bütünüyle bir kadın oluşu, teni, kokusu, kıyafet seçimi…

 

Yay kadınının en çekici yönleri

Yay burcu kadınlarının çocuksu halleri, genç görünümleri,
Sorunlarla karşılaşmasına rağmen olaylara olumlu yönlerinden yaklaşması,
Geniş hayal dünyaları, çevresindeki insanları her zaman güldürmeyi başaran mizah anlayışları,
Hareketli ve maceraperest yaşamı, özgürlüğe olan düşkünlüğü,
Kendi özgürlüğüne verdiği değer kadar partnerinin de özgürlüğüne değer vermesi,
Her zaman formda vücudu, asaleti, temiz kalpliliği,
Arkadaşlarına olan düşkünlüğü, bonkörlüğü.

Oğlak kadınının en çekici yönleri

Yaşları ilerlese de güzelliklerinden bir şey kaybetmemeleri,
İşlerini çok sağlam yapmaları,
Sevdiğine olan sadakati,
Erkeğinin her zaman yanında, arkasında olması,
Mütevaziliği, ciddiyeti, dürüstlüğü,
Doğal güzelliği, orantılı vücut yapıları, sadeliği,
Tutumluluğu, yerine ve zamanına göre davranabilmesi.

Kova kadınının en çekici yönleri

Mantığının sesi ile hareket eden aşırı duygusallıktan uzak tavırları,
Zor bir kadın oluşu ve erkekleri peşinden koşturması,
İlişkileri dâhil hayatındaki her konuda seçici davranması,
Kendine has tarzı ve bu tarzın çevresinde uyandırdığı ilgi,
Karşısındaki insanlara her zaman saygılı davranması,
Kendinden emin oluşu ve karşısındakine olan güveni,
Zeki ve arkadaş canlısı oluşu,
Her zaman zarif görünmeyi başarabilmesi.

Balık kadınının en çekici yönleri

Gözleri, bakışları ile çevresindekileri büyüleyici bir kadın oluşu,
Erkeğini mutlu etmedeki başarısı,
Utangaç kişiliğinin altında yatan muzip çocuksu hali,
Hoşgörüsü, cömertliği, güzelliği, insanın içini okşayan gülüşü,
Her konuda çok saf duruşu, kötülükten uzaklığı,
Hayatta sahip olduğu her şeyi sevdikleriyle paylaşması,
Her olumsuz durumdan olumlu sonuçlar çıkarması, karşısındakini rahatlatan konuşmaları,
Merhameti, kendini karşısındakinin yerine koymadaki ustalığı.

kaynak: kadınlar duysun

 

 

 

Yeryüzünde Bulunan 32 Doğal Taşın İnsanlar Üzerinde Bıraktığı İddia Edilen Etkileri

1. Akik

Akik
Genel koruma ve iyileşme taşıdır. Cesaret, özgüven ve enerji verir.

2. Yeşim taşı

Yeşim taşı
Bilgelik, merhamet, insaniyetlik, cömertlik, huzur ve uyum taşıdır. Mücevher olarak takıldığı zaman koruyucu ve şans getirici özelliğe sahiptir.

3. Turkuaz

Turkuaz
İyileşme taşıdır. Arkadaşlıkları, şansı ve mutluluğu çeker. Utanç ve suçluluk duygusunu bünyeden atar.

4. Aleksandrit

Aleksandrit
Yenilenme ve düzelme taşıdır. Kişinin daha iyi olmaya kendini açmasını sağlar. Aşk, neşe ve şans getirir.

5. Ametist

Ametist
Gerçekçi rüya görümünü arttırır. Depresyonu atmanıza yardımcı olur, sakin, dingin ve ruhani olmanızı sağlar. Bağımlılık ve strese karşı savaşmanıza yardımcı olur.

6. Apatit

Apatit
Hipertansiyon ve kekemelik gibi sıkıntılara iyi gelir. Suçluluk duygusundan ve yas halinden kurtulmanızı sağlar.

7. Aquamarine

Aquamarine
Görüş yeteneğinizi keskinleştirir, zekayı açar, sakinleştirir ve duygularınızı netleştirmenizi sağlar.

8. Aragonit

Aragonit
Ayaklarınızın yere basmasını ve gerçeklerle yüzleşmenizi sağlar.

9. Yıldıztaşı

Yıldıztaşı
İyi şans taşıdır. Özellikle de maddi konularda. Yaratıcılığı hareketlendirir, zekayı açar ve bakış açınızı genişletir. Gerçekten faydalı bir iyileştirme taşıdır ve zihinsel ve duygusal iyiliği sağlar.

10. Amazon taşı

Amazon taşı
Daha iyi ve net düşünmenizi sağlar.

11. Kan taşı

Kan taşı
Özellikle kan ile ilgili durumlarda iyileşmeyi sağlar. Cesareti ve cömertliği arttırır.

12. Amber

Amber
Negatifliğe karşı koruma, iyileşme, çekicilik ve enerji taşıdır.

13. Azurit

Azurit
Psişik kabiliyeti arttırır ve meditasyona yardımcı olur. Eklem ağrılarına ve romatizma ağrılarına iyi gelir.

14. Krizokol

Krizokol
Gerginliği alır.

15. Sitrin

Sitrin
Sindirime ve zihinsel fonksiyonlara yardımcı olur. Özgüveni arttırır.

16. Mercan

Mercan
Çocuk doğurmaya ve benimsemeye yardımcı olur. Kötü düşünceleri zihninizden uzaklaştırır ve genel iyiliği sağlar.

17. Florit

Florit
Spiritüel enerjiyi arttırır, ruhu dengeler ve iyiliğe odaklanır.

18. Garnet

Garnet
Natürel enerjinizi dengeler. Yüksek derecede koruyuculuğu olan bir taştır.

19. Altın Renkli Yıldıztaşı

Altın Renkli Yıldıztaşı
Gerginliği ve mide problemlerini azaltır.

20. Hematit

Hematit
Kişinin ayaklarının yere basmasını sağlar. Sakinleştirir ve stresi alır. Kan basıncını düşürür.

21. Labradorit

Labradorit
İçsel kuvveti sağlar ve bağımlılıkla mücadeleye yardımcı olur.

22. Lacivert taşı

Lacivert taşı
Duygusal iyileşme ve denge sağlar. İçsel huzur ve dürüstlüğü ortaya çıkartabilmeniz için ruhunuzu temizler.

23. Krisopraz

Krisopraz
Kalp kırıklığına iyi gelir ve depresyonu atlatmanıza yardımcı olur. Duygusal dengeyi, bilgeliği ve huzuru sağlar.

24. Bakır taşı

Bakır taşı
Negatif duygulardan kurtulmanızı ve ruhani ataklardan kurtulmanızı sağlar.

25. Aytaşı

Aytaşı
Parapsikolojik işlere yardımcı olur. Aşkı içine çekerek, kişilerarası ilişkilere yardımcı olur.

26. Morganit

Morganit

&

Aşk, empati, sabır ve şefkati sağlar. Duygusal kişiliği iyileştirir.

27. Oniks

Oniks
Koruyucu bir taştır. Eski ilişkilerden kurtulmanıza ve negatifliği atmanıza yardımcı olur.

28. Rodokrozit

Rodokrozit
Aşk çeken taştır. Eski psikolojik sorunlardan kurtulmanızı sağlar. Görüşünüzü iyileştirir.

29. Peridot

Peridot
Sinir, korku ve gerginliği azaltır. Sindirimi düzenler ve uykusuzluğa karşı savaşmanızı sağlar. Psişik güçlerinizi arttırır.

30. Kuartz

Kuartz
İyileştirici taşların en güçlüsüdür. Psişik güçleri arttırır ve meditasyona yardımcı olur.

31. Obsidyan

Obsidyan
Kabuslara ve duygusal çöküşlere karşı kişiyi korur.

32. Topaz

Topaz
Psikolojik acıyı azaltır. Huzur ve sakinliği sağlar. Affediciliği arttırır.
Kaynak:  istanbella

İlginç Bir Psikoloji Testi: Albüm Kapağı

images4I02IJ8P

Eğlenceli bir psikolojik analiz…

Senaryoyu okuduktan sonra size en uygun cevabı seçin.

Cevaplar aşağıda…

Yeni bir şarkıcısınız ve çıkış yapacağınız albümün CD’si henüz basıldı. Şimdi geriye sadece albümün kapağına ne koyacağınıza karar vemek kaldı.

Nasıl bir şey seçersiniz?
1- İmgeler kullanılarak yapılmış huzur verici bir resim ya da egzotik bir yerde çekilmiş fotoğraflar.
2- Komik bir çizgi karakter ya da bir başka eğlenceli desen
3- Özel bir anlamı olmayan ama insanları düşündürmeye sevk eden soyut bir desen
4- Kendi resminiz.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Çözümleme:
Kendi CD’nizi çıkarıyor olmak fikri, psikolojik olarak kendinizi ifade etmek isteği ile ilintilidir.
CD’nizin kapağı için seçtiğiniz desen, diğerlerinin karakterinizde görmesini istediğiniz özellikleri yansıtır.
Seçiminiz kendinizde gördüğünüz en güzel öz niteliklerdir, diye yorumlanabilir.
Şimdi dünyanın geri kalanı sizi nasıl görüyor bir bakalım:
1- İmgeler kullanılarak yapılmış huzur verici bir resim ya da egzotik bir yerde çekilmiş fotograflar:
Kendinizi nazik ve şefkatli, yüzünde başkaları için daima bir gülümseme, dilinde tatlı bir söz olan biri olarak görüyorsunuz. Aslına bakarsanız sizden daha hassas birini hayal etmek mümkün değildir.
Ama başkalarına göre çevrenizde kimi zaman öyle bir duvar çevrili ki kimsenin yanınıza yaklaşmasına izin vermiyorsunuz, o zaman da bütün bu hassasiyet biraz sahte geliyor. Eğer korunma kalkanınızı hiç indirmezseniz ve gerçek hislerinizi göstermezseniz insanlar hep ne düşündüğünüzü merak edecekler.
2- Komik bir çizgi karakter ya da bir başka eğlenceli desen:
Sosyal, konuşkan ve birlikte olunması zevkli bir kişisiniz ve bunu biliyorsunuz. Ama başkaları işin bir başka yüzünü görüyor: güvenilmez, uçarı ve yaşadığı ana kapılıp gidiveren. Başkalarını güldürmek harika birşeydir ama eğer sizinle değil size gülüyorlarsa anlamı çok farklıdır.
3- Özel bir anlamı olmayan ama insanları düşündürmeye sevk eden soyut bir desen:
Doğal yaratıcılığınızı ve yeteneğinizi dünyaya göstermek için çok çaba sarf ediyorsunuz. Yetenekli olabilirsiniz ama unutmayın ki insanlarında yetenekleri var. Parlayabilmeniz için yapmanız gereken başkalarını kabullenmek ve onlarla birlikte çalışmaktır.
Bunu yapana kadar diğerlerine garip gelme riskiniz var. Özgünlüğünüz elbette önemlidir ama bunun sizi kaçık ve eksantirik yapmasına izin vermeyin.
4- Kendi Resminiz:
“İşte bu benim. Beni olduğum gibi kabul edin” deme açık sözlülüğünde birisiniz ve bu dürüstlüğün sizin en güçlü özelliğiniz olduğunu düşünüyorsunuz. Ama sizin dürüstlük olarak adlandırdığınız huy inatçılık olarak da yorumlanabilir: “bu benim ve asla değişmeyeceğim”. Kimse daha iyi olamayacak kadar mükemmel değildir. Eğer aynı imajı sonsuza kadar korumak istiyorsanız bari en azından iyi yanınızı dönün.

Kaynak: fwmail

İnkalar’ ın Efsanevi Kayıp Şehiri

 

Kayıp şehir olarak adlandırılması mı yoksa bilinmezlikleri midir onu cazip kılan? İnka’ların kurdukları son şehir diye söylenmesi mi yoksa bulunduğu yer midir onu cezbedeci yapan?

Nedeni herkese göre değişiyor olsa bile, bugün birçok kişinin görülmesi gereken yerler listesinin başında yer alıyor hatta Latin Amerika denildiğinde belki de ilk akla gelen yer oluyor “bir varmış bir yokmuş Machu Picchu…’’

Dünya’nın en uzun(yaklaşık 7000 km) sıra dağları kabul edilen Andres Dağları’ nın arasında, kutsal vadi olarak adlandırılan ‘Sacred Valley’ de kurulmuş Machu Picchu antik şehri. Urubamba bölgesinde, Cusco’ nun 80 km. kuzeybatısında yer alan Machu Picchu’ nun, İnka İmparator’u Pachacuti tarafından 1450 yıllarda yaptırıldığı düşünülmektedir. 1911 yılında Amerikan tarihçi Hiram Bingham tarafından bulunan şehir, 1913 yılında National Geographic Society’ nin nisan sayısını Machu Picchu antik şehrine ithaf etmesi ile ünlenmiştir.

Machu Picchu’ nun kurulan son İnka şehri olarak düşünülmesi bir yana bugün hala neden ve nasıl kurulmuş olabileceğine dair bilinmezlikleri de devam etmektedir. Bütün bu tartışmalar devam ederken antik şehir, 1983 yılında UNESCO dünya mirası listesine girdiği gibi, 2007 yılında da Dünya’nın yeni yedi harikasından biri olmayı başarmıştır. Hatta bir çok kitap ve internet sayfalarında da ‘ölmeden önce görülmesi gereken yerler’ listelerinin üst sıralarında yerini alıyor. Bunlara ek olarak günümüzde “İnkalar’ ın Kayıp Şehri” olarakta adlandırılması her geçen gün ziyarete gelen turist sayısını artırmakta.

İnkalar dönemindeki ismi bilinmediğinden şu anki adını Türkçesi ‘‘Eski Zirve’’ olan 3082 metre yüksekliğindeki Machu Picchu dağından alıyor. Şehir, dağların arasında nehre yakın, deniz seviyesinden 2430 metre yükseklikte bir tepe üzerinde kurulu. Bu konumu nedeni ile 1532 yıllarında İspanyolların bölgeye gelişi sırasında farkedilmemiş ve günümüze kadar çok iyi bir şekilde kendini korumayı başarmış.

Şehrin yapımında kullanılan bazı kayaların ağırlıklarının 40 kiloya yakın olduğunu bildiğinizde buraya kaç günde nasıl getirilmiş olabileceklerini düşünmeden edemiyorsunuz. Bir çok kayanın üstüste yerleştirilmesi sırasında harç kullanılmadığını görmek, kayaların kesimindeki pürüsüzlük ve birbirlerine sıkıştırma şekilleri sizi şaşkına çevirmeye yetiyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi depremler bölgesi olası Peru’ da fay hattı üzerine kurulmuş bu şehrin 600 yıla yakın süredir dimdik ayakta durması onca yağmura rağmen bugüne kadar gelmiş olması size söyleyecek fazla söz bırakmıyor.

Machu Picchu antik şehrini günde 2500 kişinin ziyaret etmesine izin verilirken hemen yanı başında yer alan ‘Genç Zirve’, Huayan Picchu (antik şehirden 300 metre yüksekte) ve ‘Eski Zirve’ Machu Picchu’ ya (antik şehirden 600 metre yüksekte) sadece 400 kişinin çıkmasına izin veriliyor. Bu nedenle, antik şehir için birgün öncesinden bilet bulabiliyor olsanızda özellikle Huayana Picchu’ ya çıkmak istiyorsanız önceden kombine biletinizi almanız gerekmekte.

Antik şehire ulaşmanın bir çok yolu bulunuyor. En popüler olanı, ‘İnka Yürüyüşü’. 3, 5 veya 7 günlük yürüyüş ve kamp rotaları mevcut. Araç yolları yapılmadan önceki ulaşımı görebilmek için ve yürüyüş sevenler için biraz pahalıda olasa tercih edilebilir ama çok uzun zaman öncesinden yer ayarlamanız gerekiyor. Ben Cusco’ dayken araştırma yaptığım sırada gittiğim tüm firmalar en az 6 ay sonrasına ‘İnka Yürüyüşü’ için gün veriyorlardı.

Machu Picchu antik şehrine ulaşım ve konaklama için bir diğer yol, 6 km uzaklığındaki yerleşim yeri Aguas Calientes. 1900’ lerin başlarında birkaç ailenin yaşadığı bölge 1920 yıllarında Cusco’dan buraya ulaşımı kolaylaştırmak için başlanan tren hattı çalışmaları sorasında işçilerin kamp alanları olarak kullanılmış ve zaman içersinde turizminde artması ile popülaritesi artmış. Bugün tamamen turistik şehir konumunda. Konaklama, alışveriş ve yemek için çok fazla alternatif bulmak mümkün. Ve şehire araç ile tek ulaşım tren. Machu Picchu’ ya, Cusco veya Ollantaytambo’ dan yaklaşık 45 dakikalık tren yolculuğunun ardından Aguas Calientes’e ulaşabilir buradan 15 dakika otobüs yolculuğu veya yaklaşık 1.5 saatlik yürüyüş-hafif tırmanış ile (yarı merdiven patika yollardan) ulaşabilmek mümkün. Eğer günübirlik bir yolculuk yapmayı planlıyorsanız tren biletlerinizi önceden almanızı tavsiye ederim.

Latin Amerika yolculuğum sırasında benim içinde görülmesi gerekli en önemli yerlerden biriydi Machu Picchu ve hedefim 5 günlük yürüyüş turu ile oraya ulaşmaktı. 6 ay sonraya verilen tarihlerin hayal kırıklığından sonra çok daha kısa bir yol olsada başka bir alternatifi tercih ettim. Böylece Aguas Calientes’ e ulaşmak için 2-2.5 saatlik Kutsal Vadi yürüyüşü yapabilecektim ve otobüs yolculuğu olduğu için vadinin tüm güzelliğini görüp bol bol fotoğraf çekebilecektim.

Otobüs yolculuğu Cusco’dan Hidroelectirica’ ya yaklaşık 6 saat sürüyor. Ben otobüse Ollantaytambo’dan binerek yaklaşık 4.5 saat sonra Aguas Calientes’ e doğru yürüyüşe başlıyacabileceğimiz Hidroelectirica’ ya ulaştım. Burası Cuco’dan kalkan trenlerin son durağı. Tren raylarının yanındandan nehir kenarı boyunca Kutsal Vadi’ de keyifli bir yürüyüş sizi bekliyor. Yol boyunca minik evleri, çiftçileri görmek mümkün, tam bir keyif yürüyüşü. Ben oraya buraya bakim derken geç saatlerde elimde fener, tünel ve rayları aşarak Aguas Calientes’ e varmayı başardım. Kalacak yer bile bakmadan ilk işim Machu Picchu bileti için sıraya girmekti. Bilet için kredi kartı kabul etmediklerinden çok hızlı sıra ilerledi, çünkü herkes ATM bulmak için sıradan ayrılmak zorunda kalıyordu. Bir gece önce, çok yoğun sezonda orada değilseniz antik şehir için bilet almak mümün ama Huayana Picchu için imkansız. Ama Machu Picchu dağının çıkışı biraz daha zorlu olduğu için buraya bir sonraki gün çıkmak isteyen 400 kişiden biri olabiliyorsunuz. Ve eğer gün doğumunu antik şehirde izlemek istiyorsanız ve otobüs ile gitme gibi bir planınız varsa biletinizi geceden almalısınız. İlk otobüsler sabah 5:30 gibi hareket ediyor ve o saatte açık ofis bulmanız mümkün değil. Ve ilk otobüslerde yerinizi alma istiyorsanız 45 dakika hatta bir saat öncesinde sırada yerinizi almalısınız.

 

Ben 6 km. yolu yürüyerek gitmek isteyenlerdendim, her anını yaşabilmek ve hissedebilmek için. Durum böyle olunca sabah 4’de elimde fenerler ile diğer gezginler ile yola koyuldum. Patika yollar, otobüse göre daha kestirme ama sonuç olarak yukarı çıkmaya çalıştığım için tahmin ettiğimden daha uzun sürdü. Ama saat 6.10’ da antik şehrin kapılarına dayanmıştım ve şehre ilk girenlerden olmayı başarmıştım. İstediğiniz gibi fotoğraf çekebilmek ve güneşin doğuşunu en güzel izleyeceğiniz yeri bulabilmek için en güzel saatler olduğunu söyleyebilirim.

 

Yıllardır fotoğraflardan gördüğüm hikayesini okuyup durduğum Machu Picchu’ ya Latin Amerika gezimin ikinci ayında ulaşmıştım ve tam da karşımda duruyordu. Her yerde o kadar çok fotoğrafını gördüğün için hiç yabancılık çekmedim sanki hep gördüğüm bildiğim bir yere gelmiş gibiydim. Ama içinde dolaşmak, okuduğum hikayeleri gözümde canlandırmak orada olmamı güzel kılıyordu. Antik şehri hızlıca gezerek güneşin doğuşunu izleyebileceğim güzel bir yere oturdum. Güneş ilk olarak, Huayana Picchu dağının tepesine yumşak bir dokunuş ile geldiğini haber veriyor. Ardında da yavaş yavaş, adım adım şehrin o puslu karanlık görüntüsünü siliyordu. Ve ışıl ışıl cap canlı bir şehri gözler önüne sunuyordu.

 

Gözlere hitap eden bu şölenin hemen ardından Machu Picchu dağına çıkmak için yola koyuldum. Uzaktan bakıldığında dağın üzerine asılmış merdivenleri görmek bir an için ‘nasıl yani?’ demeye yetiyor. Daracık ve yüksek merdivenlerden çıkarken, ‘ Hadi canım nasıl insanlardı ki bunlar?’ demeden kendimi alamıyordum.

Her basamağın her manzaranın keyfini çıkarta çıkarta zirveye gelmeyi başarmıştım. İşte o zaman gerçek manzara göz kırpıyordu. Ucu sonu dağ olan etraftan sadece nehirlerin geçtiği ve bütün bunların arasında aşağıda bir şehir bana bakıyordu ve sanki ‘Anladın mı farkı mı? Neden burdayım biliyor musun?’ der gibiydi. İnsan orada oturup şehre bakarken kendine şu soruları sormadan duramıyor; Neden ordasın? Kimlerdi sakladığın? Nasıl sana ulaşıyorlardı? Yoksa bilmediğimiz yeraltı tünellerin mi vardı? Tüm şehir neye benziyordu? Nesin sen nesin?

kaynak: martı dergisi

Doğum tarihine göre hangi çiçeksin?

 

1 Ocak – 10 Ocak tarihlerinde doğanlar:Çiçeğiniz: Sarı gentiyan.

Sıcak yazı simgeleyen gizemli bir çiçektir. Dağ çayırlarında yetişir. Karaktere gizem katmaktadır. İçe kapanıklık ve suskunluğun nedeni basit bir çekingenlik de olabilir. Bu simgede doğan insan inatla amaçlarına ulaşır. Soğuk havalarda sağlığına dikkat etmelidir.
11 Ocak – 20 Ocak tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Deve dikeni. O hiç kimsenin dikkatini çekmez. Bu nedenle o sürekli kendi kendiyle uğraşır. Bu karakteri deve dikeninin gerçek kişiliğinin saklanmasına neden olur ve insanlar onun bir önemli özelliğini iyi kalpliliğini fark etmezler. O iyi bir dosttur ve ailesine düşkündür. Çok çalışkandır. Verilen bütün işleri yerine getirir. Ama çok çalışmak bir yana sağlığına dikkat edip, dinlenmesini de bilmelidir. Bu insanlarda hipertansiyon görülebilir.
21 Ocak – 31 Ocak tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ölmez çiçek. Bu insan ciddi birisidir. Modayı yakından takip eder. Çekiciliği ile etrafındakileri kıskandırabilir. Enerji dolu olduğu için zorluklarla başa çıkabilir ve kötü niyetli insanlarla savaşıp onları yenebilir.
1 Şubat – 10 Şubat tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ökse otu. Bu işaretin bayanı aşırı meraklı ve hafif hareketleri ile dikkat çeker. İnsanları baştan çıkarmak onlar için en basit iştir. Bu işaret altında doğan erkekler spor, vücut geliştirme, karate, tenisle uğraşarak popülariteye ulaşırlar. Ayrıca, bu insanlar sporla uğraştıkları için sağlıklı olur ve kolay hastalanmazlar.
11 Şubat – 19 Şubat tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Güzelavratotu. Bu işarette doğan kadınlar gerçek güzeldirler. Aynı zamanda ciddiyetlerini korurlar. Onlara yaklaşmak kolay bir iş sayılmaz. Erkekler yakışıklı olmasalar da usanmadan çalışırlar. Bu şekilde amaçlarına ulaşmasını da iyi bilirler.
20 Şubat – 28 Şubat tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Küstümotu (mimoza). Bu insanlar hassasiyetleri ile diğerlerinden seçilirler. Mimoza insanı yaptığı iş değerini bulamazsa gerçekten acı çeker. Bu insan ona verilen işi neyin pahasına olursa olsun yerine getirir. Bu yolda gerekirse kendi sağlığını feda eder. Ama sonuç olarak da bir değerlendirme, bir aferin duyma ihtiyacı hisseder. Kalp krizi ve ülser kaçınılmaz hastalıklardandır.
1 Mart – 10 Mart tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Haşhaş. Onun güzelliği herkesi büyüler. Bu insanın ağına yakalanmak kolay, ordan çıkmak oldukça zordur. Onun yolu çok engebelidir. Haşhaş insanı kendi güçlerine inanmalıdır, ancak bu şekilde başarılı olur. Et yemeklerinden uzak durması tavsiye edilir. Sebzeler onun için vitamin kaynağı ve iyi moral deposudur
11 Mart – 20 Mart tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Zambak. Zarif bir insandır. Zambak bir ay çiçeği olduğu için, sırları ancak yarım ay olduğu zaman ortaya çıkar. Her şeye rağmen Zambak nasıl mutlu olacağını iyi bilir.

21 Mart – 31 Mart tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Yüksükotu. Bu işaretin sarı ve solgun çiçeklerine rağmen, bu işareti taşıyan insanlar kararlı bir kişiliğe sahiptirler. Kafaları bir makine kadar hızlı ve dakik çalışır. Yaşamın en zor dönemlerinde bile hızlı bir çözüm bulmak onlar için zor değildir. Hiçbir zaman kendilerini kaybetmezler. Bir az sinirlidirler. Baş ağrıları çekebilirler.
1 Nisan – 10 Nisan tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Manolya. Dürüsttür, her zaman birinci olma isteği en belirgin özelliğidir. Sosyal ilişkilerinde başarılı sayılmaz. Çünkü insanların tavsiye ve önerilerine asla kulak asmaz.

11 Nisan – 20 Nisan tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ortanca. O iyi kalplidir, cömerttir. Bazen fazla iyi davranır, elinde ne varsa hepsini çevresindekilere vermeye çalışır. Bu huyu bazen yakınları tarafından iyi karşılanmaz.
21 Nisan – 30 Nisan tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Dahlia. O azamici bir kişilik taşımaktadır ve bu huyu amaçlarına ulaşmakta onu engelleyebilir. Dahlia insanı başkalarından çok kendine ve kendi gücüne güvenmelidir. Bu durum sadece iş için değil, özel hayatında da geçerli olabilir.
1 Mayıs – 10 Mayıs tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: İnci çiçeği. Cömert ve iyi kalplidir. Menfaatçi insanlar tarafından acımasızca kullanılmaya yatkındır. İnci çiçeği kadınına iyi bir koruyucu gerekebilir. İş konusunda bu insanlar fazla sorunlar yaşamamaktadırlar. Ani değişiklikler sinirlerini olumsuz etkileyebilir.  
11 Mayıs – 21 Mayıs tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Semiz otu. Kolay güvenemeyen, tehlikelerden sakınan, her zaman darbe bekleyen, hatta sevdiği insana karşı bile dikkatli ve tedbirli olan bir insandır.
22 Mayıs – 31 Mayıs tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Papatya. Bu gelenekseldir: seviyor-sevmiyor. İnsanlar tarafından zor anlaşılsa da onları kendine çekmeyi başarmıştır. Güzel bir dış görünüşe sahip olmalarına rağmen bu insanlar, yaşamlarını rekabet uğruna masa başında geçirmeye hazırdırlar. İş tutkularının nedeni spora olan merakları da olabilir.
1 Haziran – 11 Haziran tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Çançiçeği. Sabit karakterlidir. Her hangi bir değişiklik onu korkutabilir, üzebilir. İyi bir aile ve iyi bir iş sahibi olursa bu kişiliği yüzünden fazla zarar görmez. En sevdiği ulaşım aracı, örneğin iş gezileri için tercih edebileceği araç trendir. Uçak mı? Asla!
12 Haziran – 21 Haziran tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Krizantem. Sakin ve sessizdir, evde oturmayı sever, tedbirlidir, gözlemcidir. Olaylarda dedikoduculuk rolünü üstlenmeye bayılır. Amaçlarına ulaşır.

22 Haziran – 1 Temmuz tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Lale. Lale erkeği şüphesiz Don Juan’dır. Hiçbir şeyi umursamaz. Lale kadını enerjiktir. Kendine güveni sonsuzdur. Bu kadınların eşleri mutsuz olurlar.
2 Temmuz – 12 Temmuz tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Nilüfer. Su, hava ve toprak – üçü bir arada. Çok değişken bir kişiliğe sahiptir. Yaşam onun için kolaydır. Zorlukların üstesinden gelir. Sıkıntılarından çabuk kurtulabilir.
13 Temmuz – 23 Temmuz tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Menekşe. Herkesin gözleri onun üzerindedir. Genelde gölgede saklanır. Ama gerekirse güneşe çıkar ve ihtiyacı olan şeyi elde eder. Hafife alınmamalıdır!
24 Temmuz – 2 Ağustos tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Yaban gülü. Dikenlidir. Çıplak elle tutulamaz. Tabii bu dikenler onun iyi korunmasını sağlar. Kendini iyi savunur ve koşullara ayak uydurmasını bilir.

3 Ağustos – 12 Ağustos tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Ay çiçeği. Kendi yerini güneşin altında bulmuştur. Başarılar onun gözlerini kapatamaz.

13 Ağustos – 23 Ağustos tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Gül. Çiçeklerin kralıdır. Başka insanlar her zaman gül insanını kıskanırlar. Onun aleyhine entrikalar düzenlenir, onu yerinden koparmak için planlar yapılır, komplolar kurulur. Gül hatalı değildir. Ama bütün zamanlarda kendi erişilmezliğini korumak güçtür. Sağlığına dikkat etmeli ve fazla yorulmamalıdır.
24 Ağustos – 2 Eylül tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Hezaren (delphinium). Kendine sert davranır, yabancılara ise tolerans tanır. Çok zeki olduğu söylenemez. Bu nedenle zorluklarla karşılaşabilir. Kendine uzatılan yardım elini kabul etmelidir.

3 Eylül – 11 Eylül tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Karanfil. Karanfil insanı çok sabit fikirlidir. Çevresindekiler bundan rahatsızlık duyabilirler. Ama o yenilmezdir, her zaman doğru yolu seçer ve inatla yolunda durmaya devam eder.
12 Eylül – 22 Eylül tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Saray patı (aster). Saray patı sonbaharın hüzün ve kederini kapatmaya çalışır. Saray patı insanı etrafına neşe saçar. Maalesef bazen insanları neşelendirmekle gecikir. Bu insanlar iyi yönetici olabilirler.
23 Eylül – 3 Ekim tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Funda.

Bu insanlar zarafetleri ile dikkat çekerler. Onlar işlerinde uzmandırlar. Kendi altın ellerinin değerini bilirler. Funda iyi bir dosttur. Arkadaşını kötü günde yalnız bırakmaz.

4 Ekim – 13 Ekim tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Kamelya (Japon gülü). Hoş bir dış görünüşe sahiptir. Sakin ama korkusuzdur. Hareketlerinde çocuksuluk sezinlenir. Sanata yatkınlıkları vardır.
14 Ekim – 23 Ekim tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Leylak. Leylak şafağın, tazeliğin, gençliğin simgesidir. Çalışkan bir insan olan Leylak başkalarına da yardım etmekten zevk alır. Kıskanç iş arkadaşların dikkate almamalıdır.
24 Ekim – 2 Kasım tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Freesia. Korkusuz, inatçı kişilikleri bazen zarar verebilir. Bu işaretin insanları çok sevimli ve sempatik olurlar. Bu sayede işlerinde de ilerleme gösterirler. Bir az diplomatik davranmalıdırlar.
3 Kasım – 12 Kasım tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Orkide insanı gizemli ve anlaşılmaz kişiliği ile dikkat çeker. Şüphecidirler. Çevrelerindeki insanlara karşı dikkatli yaklaşırlar. Sabırla, çalışarak istediklerini adım adım elde ederler.
13 Kasım – 22 Kasım tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Peony. Peony insanı sağlığı için endişelenmeyebilir. Her koşula dayanıklıdır. Tabii işinde çok çalıştığı zamanlarda ara vermeli, dinlenmelidir. Bir az daha tutumlu olmalıdır. Ve planlarında savurgan davranmamayı öğrenmelidir.
23 Kasım – 2 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Glayöl (Gladiolus). Glayöl insanı özel yetenekleri ile diğerlerinden farklı olmasa da, çok çalışkan ve başarılıdır. İyi yönetilirse çok şey elde edebilir. Ancak kendini övmekten hoşlanır.
3 Aralık – 12 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Keklik otu. Sıcağın sembolüdür. Tazeliği ve rüzgarı sever. Dikkat merkezinde olmaya bayılır. Maymun iştahlılığı ile bazen sınırları geçebilir. İşte bir eleştiri alırsa hemen savunmaya geçer ve sıyrılmayı başarır.
13 Aralık – 22 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Lotus. Temizlik sembolüdür. Asya insanları için çok şey ifade eder. Buralarda sadece egzotik açıdan değerlendirilir. Lotus insanı zevklidir, amaçlarına kolay ulaşır. İnsanlarla ilişkilerinde daha esnek davranmalıdır.
23 Aralık – 31 Aralık tarihlerinde doğanlar: Çiçeğiniz: Akça. Bu işaret altında doğan insanlar iyi arkadaş, dost olurlar. Güvenilirdirler. Sakin ve öfkelenmeyen kişilikleri var. Onları kızdırmak zordur.

alıntı

Bana Böyle Davrananı Anında Bırakırım… Burçların Ayrılık Sebepleri…İnanılmaz Ama Doğru…

Koç

Her dediğini yapmanız size sahip olduğunu, avucunda olduğunuzu düşündürmeniz, başkalarıyla ilgilendiğinizi fark ettirmeniz, kıskançlığınız, sahiplenmeniz, bıkması için yeterlidir

Boğa

Zor ayrılır. Seksüel isteksizliğiniz, finansal güvensizlikleriniz, maddi kararlarınızın sık sık yanlış çıkması, birikim sağlamamanız, çok harcamanız geleceğe dönük düşünememeniz ve davranamamanız, doğru ve dürüst olmayan tutumlarınız ayrılmak istemesi için yeterli.

İkizler

Korumacı, sahiplenici ve kıskanç olmanız yeterli. Bir dakikada unutur!

Yengeç

Kaçarsanız kovalar, kovalarsanız kaçar. Düş kırıklığına uğratmanız, incitmeniz, düşündüğü gibi biri olmadığınızı belli etmeniz, eleştirel, şefkatsiz, hırçın tavırlarınız onun kızgınlıklarını körükler ve kendisini anında soğumuş hisseder

Aslan

Gururunu zedelemeniz, hatalarından bahsetmeniz, eleştirmeniz, onu desteklememeniz, takdir etmemeniz çekip gitmesine sebep olur ve bir daha da kolay kolay geri dönmez.

Başak

Dikkatli, özenli, akıllı ve sevecen olmamanız yeterli. Entellektüel birikiminiz ve kültürel yeterliliğiniz de yoksa çok çabuk kaybedersiniz. Geri dönmez, ancak kalbinizi de kırmaz.

Terazi

Modern, popüler, bakımlı ve saygın olmamanız yeterlidir. Nezaketini bozmamak için konuşmadan terk edecektir.

Akrep

Kontrolü ya ona bırakmalısınız ya da elinizden bir saniye bile bırakmamalısınız. Kontrolü kaybetme duygusunu yaşaması ayrılmak ve sizi acılar içinde bırakmak için yeterlidir.

Yay

Gezmekten hoşlanmamanız, başka kültürlere ilgi duymamanız ve akıllı biri olmadığınızı fark ettirmeniz yeterlidir. Buna ego katliamını da eklerseniz, her zamanki hızıyla Yay uzaklaşacaktır.

Oğlak

En zor ayrılan burçtur. Eğer sizi yeterince benimsemişse! Ailesi hakkında olumsuz konuşmalarınız, maddi güvenliğini zora sokmanız, işinde desteklememeniz, finansal konularda savruk ve düşüncesiz davranmanız yeterlidir. Elbette hepsi bir arada olmak koşuluyla!

Kova

Onu istemediğinizi belli etmeniz, bunu söylemeniz veya hissettirmeniz yeterli. Bunlar yoksa kısıtlamanız, hesap sormanız, müdahale etmeniz, arkadaşlıklarına karışmanız ağır sözlerle terk edilmenize rahatlıkla sebep olur

Balık

Aldatmak için sebebe gereksinimi yoktur. Çünkü sebepleri her an değişebilir. Ayrılmak için de! Duygusal dünyasını azıcık sarsacak herhangi bir somut olay yeterlidir. Gerçek sebep kendi çıkarına daha uygun bir durum yakalamış olmasıdır!
alıntı

Günümüzde renklerin yaygın anlamları:

 

Farklı ülkelerde aynı renge tam tersi anlamlar yüklenebiliyor.

Kırmızı:  canlılık, dinamizm, ataklık, azim, aşk, cinsellik, ihtiras, güç ve kararlılık

Sarı: neşe, zekâ, incelik ve pratiklik, pırıltı, zenginlik ve huzur

Mavi: sonsuzluk, özgürlük, rahatlık, hayal gücü ve öncü

Beyaz: saflık, temizlik, barış, istikrar

Siyah: güç, tutku, gizem, asalet, koruyucu ve çoğu ülkede matem

Yeşil: doğa, huzur, büyüme, hareket, sağlık ve canlanma

Mor: asalet, bilgelik, lüks, başarı ihtişam ve itibar

Pembe: neşe, güven ve rahatlık, sevgi ve başarı

Turuncu: neşe, hız, ucuz, canlı, yapıcı,

Lacivert: sonsuzluk, otorite ve verimlilik

Kahverengi: toprak ve doğallık, doğurganlık

Gri: alçak gönüllülük, denge, açıklık ve şefkat

Bugün kullandığımız temel renkler ile başlayan renklerin zenginliği, insanların hayal gücü ile artmaya devam ediyor.

Evrende var olan her şeyin bir rengi var. Bugüne dek kaç renkle tanıştınız? Kaç mavi, kaç sarı, kaç kırmızı, kaç beyaz?

Kaç tane mavi tanımlayabiliyorsunuz?

Tanımlayabildiğiniz kadar tonu var her rengin.

kaynak: martı dergisi

 

Sıkıyosa Burcunuzun Zaaflarını Öğrenin Ve Onları Düzeltin:)

Boğa

Kendi değerinizin mutlaka farkında olun. Hayatın eğlenceli yanlarından istifade edin. Affedici ve kararlı olun. Doğanın kendi içindeki dengesine inanın. Geçmiş kararlarınızı sorgulamayın. İnatçı davranmayın. Hayatı sürekli planlamaya çalışmayın. Değişime karşı çıkmayın. Yenilikçi düşünün. Girişimci olmaktan kesinlikle vazgeçmeyin. Cazibenizi, karizmanızı nerede kullanmanız gerektiğini iyi tespit edin. En ufak bir detayı gözden kaçırmayın. Gözlemci olun. Karmaşık meseleleri, tutarlılık gücünüzle çözmeye çalışın. Esnek düşünmeyi bilin veya böyle düşünen kişilerle beraber olun. Rahat davranın. Pratik olun ve başka fikirlere kulak verin. Yenilikleri sıkı takip edin. Teknolojinin tüm nimetlerinden yararlanın. Bir şey canınızı sıkıyorsa, bunu dile getirmekten kaçınmayın. Yardım istemekten çekinmeyin. İstiyorum benim olmalı demeyi unutmayın. Mücadeleci ve hırslı olun. Herşeyi alıştığınız şekilde yapmak yerine, farklı yollar deneyerek gerçekleştirin. Enerjinizi düşürebilecek, sizi ağırlaştıracak herşeyden uzak durmaya çalışın

İkizler

Meraklılık duygunuzu mutlaka ön planda tutun. Bu sizi başarıya götürür. Sezgilerinize güvenin. Kendinize inanmaktan asla vazgeçmeyin. Çevrenizle iletişiminizi güçlü tutun, kendinizi ifade etmekten kaçınmayın. Sabırsızlık göstermeyin. Kararlı olun. Karar verirken, incelemelerde bulunmayı ihmal etmeyin. Konuşmak kadar dinlemeyi de mutlaka bilin. Düşüncelerinizi ifade ederken, ılımlı davranmaya özen gösterin. Yeni fikirlere ve deneyimlere açık olun. Esprili ifade tarzınızı yerine göre kullanmayı bilin. Bir konuda karar verirken, derinlemesine düşünün. Bildiklerinizi diğer insanlarla paylaşmayı unutmayın. En az bir yabancı dil mutlaka öğrenin. Yazma, araştırma, güçlü irtibatlarda bulunma yeteneğinizi ön planda tutun. Kimsenin sizi etkilemesine ve kandırmasına izin vermeyin. Her türlü tartışmada sakin kalmayı bilin.Sürekli fikir değiştirmeyin. Belli bir amacınız olsun. Hedefinize kitlenin. Teknolojik aletleri, iletişim araçlarını kullanmayı ihmal etmeyin. Acele tavırlar içinde olmayın. Fazla vesveseli davranmayın. Para konusunda düzensiz, uçarı ve dağınık olmayın. Hesabınızı iyi yapın. Fazla uykusuz ve aç kalmamaya dikkat edin. Sigaradan uzak durun

Yengeç

Çekingen davranmayınız. Girişimci olmaya çalışınız. Herhangi bir durumda, olayları gerçekçi bir şekilde görmeye çalışınız. Endişeli durumlardan uzak kalmak için etrafınıza duvar örmeyiniz. Dış dünyaya açılmaktan korkmayınız. Öncü gücünüzü ön planda tutunuz. Endişe, vesvese ve aşırı hassasiyet ve alınganlıktan uzak durunuz. İlişkilerde terk edilme korkusu taşımayınız.Sizinle olmak ayrıcalıktır bunu unutmayınız. Çocukça davranmayınız. Çıkarlarınızın farkında olunuz. Hayata dar gözlüklerle bakmayınız. Bağımsızlık duygusunu ön planda tutunuz. Aşırı sahiplenici olmayınız. Koruma ve kollama güdünüz belli sınırda tutunuz. Gereken yerlerde mantığınızla duygularınızı dengeli kullanmaya çalışınız. Sezgileriniz son derece güçlüdür. İnsan ilişkilerinde bu gücünüze güveniniz. İçedönük olmayınız. Yeri geldiğinde sizi üzen, kızdıran şeyleri dile getiriniz. Sevginizi, şefkat duygunuz, yardım severliliğinizi kimsenin hoyrat kullanmasına izin vermeyiniz. Yakın çevrenizin sözlerinden, hareketlerinden etkilenmeyiniz. Kendi kararlarınızı kendiniz veriniz. İlişkilerinizde vermek kadar, almayı da unutmayınız. Yeri geldiğinde bencil olmayı biliniz. Sırf huzursuzluk çıkmasın diye, sizi üzmelerine izin vermeyiniz. Kabuğunuzdan sıyrılınız, mutlu olmak için gerektiğinde risk almayı biliniz. Ailenizi, ileride kuracağınız yuvanızın üstünde otorite olarak görmeyiniz. Kendi yuvanızı kendiniz idare ediniz. Pozitif insanlarla beraber olunuz. Dertli tasalı, negatif düşünen kişilerden uzak durunuz. Geleceğinizi kuramamak, zor durumda kalacağınızı düşünmeyiniz. Siz güçlü bir insansınız.İsterseniz yoktan varedebilirsiniz.

Aslan

Sürekli pohpohlanmayı, alkışlanmayı, ilgiyi uyandırmayı beklemeyiniz. Yeri geldiğinde size karşı çıkacaklardır. Esnek düşünmeye çalışınız. Yaratıcılık gücünüzü ön planda tutunuz. Yenilikçi düşününüz. Girişimci olunuz. Cesaretinizi, güven duygunuzu asla kaybetmeyiniz. Verici ve cömert olmayı sürdürünüz. Çünkü siz burçlar kuşağının kral ve kraliçesisiniz. Sizi onaylamasalar bile, doğru bildiğiniz yolda ilerleyiniz. Dünyanın sizin etrafınızda dönmediğini görseniz de, yılmayınız. Amacınızı gerçekleştirmek için kararlı olunuz. Kibir, gurur ve inattan uzak durunuz. Her yeni günü neşeyle, iyimserlikle karşılayınız. Yeteneklerinizi muhakkak değerlendirmeye çalışınız. Eğitiminizi sürdürünüz. Spontan ve rahat davranınız. Unutmayın siz bir Aslansınız. Zevklerinize aşırı derecede takılı kalmayınız. Aşırı olan herşeyden uzak durunuz. Sonunu göremediğiniz hiçbir olgunun içinde yer almayınız. Tecrübe ve bilgi birikimlerinizin farkında olunuz. Bunları muhakkak değerlendiriniz. İrade gücünüzden yararlanmayı ihmal etmeyin. Gerektiğinde risk almayı bilin. Çalışmak kadar, hayatın eğlenceli yanlarının da keyfini çıkarmayı bilin. Tabii ki dozunda. Tutkularınızda aşırıya kaçmayın. İsteklerinizin olması için dramatik şovlar sergilemeyin. Özgüven duygusu bir Aslan için son derece önemlidir. Ne şartta olursanız olun, bunu kaybetmeyin. Kalbinizin arzularını dinlemeyin unutmayın.

Başak

Katılımcıdan olmaktan, kendinizi ifade etmekten çekinmeyin. Hayatın sırf çalışmak olmadığını bilin, kendinize zaman ayırmayı unutmayın. Ne geçmiş ne gelecek, önce bulunduğunuz anın önemli olduğunu unutmayın. Başkalarının size ihtiyacı olduğunu unutmayın, fakat kendinizden de taviz vermeyin. Ilımlı, şefkatli davranın. Hiç kimsenin mükemmel olmayacağını bilin. Aşırı kuruntulu, vesveseli, aşırı analizci davranmayın. Yani aşırılıklardan uzak durun. Detaylar önemlidir. Fakat bunu aşırısı rahatsız edicidir. Kendinizi yormayın. Bir şirkette üst yönetimde olmayı hedefleyin. Siz yeteneklisiniz ve yükselebilirsiniz. Bunu unutmayın. Bir insan hakkında hemen karar vermeyin. Enine boyuna inceleyin. Eleştirici gözle bakmamaya çalışın. Mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Bunun için kendinizi tedirgin etmeyin. Eğer koşullarınız hoşuna gitmiyorsa, bunu değiştirmek için çaba sarfedin. Son söylenecek sözü, baştan söylemeyin. Hangi işi yapıyor olursanız olun, o konuda ustalaşın. Sağlığınız en değerli hazinenizdir. Kendinizi yorgun düşürene kadar çalışmayın. Kazanmak için, ileri görüşlü ve pratik olun. Hedefinize kararlılıkla ilerleyin. Sorumluluk duygunuz ile aşk ilişkiniz arasındaki dengeyi ve zamanı iyi ayarlayınız. Affedici olmayı, uyumlu davranmayı ihmal etmeyin. Parasız kalmaktan korkmayın, çünkü siz kazanmayı bilecek kadar zekisiniz. Başkalarının sizden daha yetenekli olduğunu düşünmeyiniz. Çünkü bu doğru değildir. Hata yapmaktan korkmayın. Çünkü siz bir insansınız. Hata yaptığınızda kendinize boş yere yüklenmeyin.

Terazi

Nezaket, diplomasi, denge ve adil düşünmekten vazgeçmeyiniz. Sorunların üstünü örtmeyiniz, sıcağı sıcağına çözmeye çalışınız. Ortaklaşa hareket etmekten çekinmeyiniz. İşbirliğini önemseyiniz. Yeni ilgi alanları ve yeni arkadaşlar edinmeye devam ediniz. Dengeli, bütünlük içinde hareket etmeye, paylaşımcı davranmaya devam ediniz. İlişkilerde sabırlı olunuz. Sorumluluklarınızı asla ihmal etmeyiniz. Tek başına ilerlemek, özgürlük iyidir. Ama günün birinde bir cana ihtiyacınız olacağını unutmayınız. Bizlik kavramından uzak durmayınız. Ne zaman kararsızlık duysanız, gerçeği ve adaletin sesine kulak veriniz. O size doğru seçeneği bulmanızda yol gösterecektir. Ne zaman kendinizi kapana kısılmış gibi hissederseniz, dünyaya açılın ve sosyal olmaya çalışın. İnsanlarla bir arada olmak sizi besleyecektir. İlişkilerde sınırlarınızı iyi belirleyin. Giyim tarzınızla, davranışlarınızla kendinize has bir vizyon yaratmayı ihmal etmeyin. Kendinizle gurur duymayı bilin. Çünkü yöneticiniz Venüs sizi diğerlerinden farklı bir şeklide taçlandırmıştır. Asla sıradan olmayın. Bulunduğunuz ortamın kalitesine, birlikte olduğunuz insanın kişilik özelliklerine dikkat ediniz. Başkalarını yüceltmek uğruna, bay ve bayan iyi olmaya çalışmayın. Kendinizi başkalarının gözüyle değerlendirmeyin. Önemli olan sizin kendiniz hakkında ne düşündüğünüzdür. İş veya özel hayatınızdaki ilişkilerde uyumlu olmak uğruna, sıkıntılarını dile getirmekten çekinmeyin. Eğer bir şey size uymuyorsa bunu mutlaka belirtin. Size kötülük edenlere aynı şekilde karşılık vermeye çalışmayın. İnsanları bir birlik etrafında toplayabilen üstün bir kişi olduğunuzu unutmayınız. Haksızlıklar karşısında doğal zarafetinizle mücadele edin. Karşılık vermeden destek olmayı bilin. Hangi durum olursa olsun, başkalarının fikirlerini ve bakış açıları sormayı ihmal etmeyin.

Akrep

Değişim ve gelişimden yana düşünmeyi asla ihmal etmeyiniz. Olaylar ve insanlar karşısında esnek düşünmeye ve uyumlu davranmaya çalışınız. Maddi ve manevi yenilenme gücünün anahtarı elinizdedir. Bu nedenle şanslı olduğunuzu biliniz.Hayattan umudunuzu asla kesmeyiniz. Başkalarının işine size sorulmadıkça karışmayınız. İçinde bulundukları özel durumları öğrenmeye çalışmayınız. Sabırsız davranmayınız, yargılamalarda bulunmayınız. Birisini sevmediyseniz, kafayı bu kişiye taktıysanız, ağzıyla kuş tutsa size yaranamayacaktır. Lütfen bu huyunuzdan vazgeçiniz. Hedeflerinizi öz disiplin duygunuz sayesinde gerçekleştirebilirsiniz. Bu gücünüzü daima ön planda tutunuz. Yapıcı değişimlerden yana olunuz. Sizi durgunlaştıran veya enerjinizi düşüren herşeyden uzak durunuz. Siz aktif olmalısınız. İntikam duygunuzu lütfen dizginleyiniz. Çünkü bu duygu gelişiminizin önünde duran tek engeldir. İşleriniz ne kadar kötüye gitse de, güç ve kararlılık ateşini içinizde asla söndürmeyiniz. Bu güçle karanlıkları aydınlığa çevirebilirsiniz. Elinizdeki kaynakları doğru alanlarda kullanmayı bilen bir burcun insanısınız. Bu gücünüzden yararlanmak için, gizli yeteneklerinizi açığa çıkarmayı deneyiniz. Herhangi bir şeye inanmadan önce sağlıklı bir şekilde sorgulamayı unutmayınız. Başarılması ne kadar zor olsa da, amacınıza odaklanınız. Bu odaklanma her işin altından başarıyla kalkmanızı sağlayıcıdır. İhtiyacınız olmayan, geçerliliğini yitirmiş kişi veya olaylar üstünde zaman kaybetmeyiniz. Hırs ve aşırı tutkularınıza yenilmeyiniz. Aşk hayatınızda aşırı sahiplenici, kıskanç ve saplantılı davranmayınız. İsteklerinizi elde etmek için karşınızdaki kişiyi bunaltmayınız, cinsellikte ölçüyü kaçırmayınız. Gücünüzü toplamak ve yenilenmek için, kendinize zaman ayırmayı unutmayınız. Ne durumda olursanız olun, yalnız geçirilen zaman dilimleri size çok iyi gelecektir.

Yay

Dünyayı keşfetmekten, yeniliklerde bulunmaktan, hayatınızın anlamını aramaktan asla vazgeçmeyiniz. Öğretmekten, öğrenmekten, araştırmaktan, bilgilenmekten uzak durmayınız. Dünyanın size ihtiyacı olduğunu biliniz. Yüksek hedefler belirleyiniz. Bu hedeflere ulaşmak için azimli ve kararlı davranınız. Bu sizi dağılmaktan koruyabilir. Amaçlarınızı belirlediğinizde, ben bunu hallederim demeyi unutmayınız. Çünkü bunu hakikaten başarabilecek kadar güçlüsünüz. Burcunuz inanç, merhamet, yükselme, genişleme, maneviyat, şans, bilgelik ışığıyla donatılmıştır. Bunların bilincinde olarak güvenle ilerleyiniz. Büyük düşününüz. Fırsatların ayağınıza gelmesini beklemenize gerek yok. Çünkü siz fırsatları kendiniz yaratabilecek kadar akıllısınız. Sezgilerinize güveniniz. Onlar sizi yanıltmayacaktır. Sabırlı olunuz. Çünkü sabır, bilgeliğe giden yolda size rehberdir, ışıktır. Başkalarının görüşlerine önem veriniz. Çünkü bunları bilirseniz, yanlışları hakkında onları uyarabilirsiniz. Uzun yolları, uzak ülkeleri, diyarları keşfetmeye hazır olunuz. Belki uzun sürer ama size o kadar çok şey kazandırır kil. Kısa yoldan zengin olma hayallerine kapılmayınız. Sizin yolunuz uzundur ama kalıcıdır. Olayları ve durumları sadece kendi bakışınıza göre ele almayınız. Farklı görüşlere tahammül etmeyi unutmayınız. Sözlerinizi muhakkak tutunuz. Gücünüzü aşan sözler vermemeye çalışınız. Aşırı abartılı ve coşkulu hareketlerden kaçınınız. Ölçülü olmayı unutmayınız. Soylu ve asaletli bir insan olduğunuzu unutmayınız. Her daim genç görüneceğinizi biliniz. Kutsal değerlerinize önem veriniz. Maneviyatınız sizi bir çok kötülükten koruyabilir. Her zaman bir yedek planınız olsun.Sıkıştığınızda bunu kullanarak sonuca ulaşabilirsiniz. Eğitim hayatınıza özel önem veriniz. Sonuna kadar gidiniz. Çünkü sizlerin bilgisine insanlığın ihtiyacı vardır.

Oğlak

Evren size sabır, disiplin, sorumluluk, güven olgusunun anahtarlarını vermiştir. Bunlarla her türlü sorunu çözebilir, her kapalı kapıyı açabilirsiniz. Yakın ilişkilerinizde duygularınızı ve sıkıntılarınızı saklamayınız. Problemlerinizi ılımlı ve olgun tavırlar içinde çözmeye çalışınız. Herşeyden kendinizi sorumlu tutmayınız. Başkalarıyla ilgilenirken kendinizi ihmal etmeyiniz. Sosyal ilişkilerinizi önemseyiniz. Hayatın sadece çalışmaktan ibaret olmadığını biliniz. Dürüst davranmanız gereken yerlerde, sırf birileri üzülecek diye içinizdekilerini saklamayınız. Yetenekleriniz konusundaki mütevaziliğinizi koruyunuz. Bunun sizi yücelttiğini biliniz. Sabırlı davranmaya devam ediniz. Çünkü eninde sonunda ödüllendirileceğinizi biliniz. Çok çalışmak tabi ki iyidir. Fakat bir gün yaşlandığınızda keyfini süremediğiniz günlerin acısını çekmemek için eğlenmeyi de ihmal etmeyiniz. Engellerinizin sizi başarıya götüren en önemli itekleyici güç olduğunu unutmayınız. Güven duygunuzun sarsıldığını hissettiğinizde kendinizi inadına ödüllendiriniz. Asla karamsar düşünmeyiniz. Zirveye çıkarken minik taşlara çarpabilirsiniz. Ama siz yine de oraya varabilecek güce sahipsiniz. Büyük zaferlerin sahibi olarak, kendinize olan saygınızı daima ön planda tutunuz. Soğukkanlılığınızı koruyunuz. Bu sizi her türlü başarıda ön sıralarda tutacaktır. Başkaları tarafından takdir edilmeyi nasıl bekliyorsanız, siz de diğerlerini başarılarından dolayı kutlayınız. Sosyal ortamlarda kendinizi, başarılarınızı ve yeteneklerinizi göz önüne alarak ifade etmekten çekinmeyiniz. Hedefinizi büyük düşününüz. Geleceği parlak olmayan bir yerde bulunmak yerine büyük bir işletmede çalışmayı tercih edin. Kendi kaderinizi ve kimliğinizi şekillendirmeye çalışırken, toplumsal şartlanmaların esiri olmayınız. Doğal yapınızla uyuşmayan hiçbir fikri, insanı, şartı ve durumları kabul etmeyiniz.

Kova

Değişimden korkmayınız. Standart kalıplara bağlı kalmayınız. Orijinal düşüncelerinizi hayata geçirmekten vazgeçmeyiniz. Gelecek planlarınızı, amaçlarınızı size uygun ortamlarda, sizinle aynı yolda ilerleyebilecek kişilerle paylaşmaya çalışınız. Özgürlüğünüzü kimsenin tekeline bırakmayınız. Sürüye boyun eğmeyiniz. Modern düşününüz. Kişisel hedeflerinize saygı gösteren insanlarla bir arada olmaya çalışınız. Duygularınızı asla ihmal etmeyiniz. Mesafeli ve soğuk olmayınız. Hedefe varmak veya herhangi bir eylemde bulunmak için, başkalarının onay vermesini beklemeyiniz. Çevrenizde olan biteni görmezlikten gelmeyiniz. Sabit fikirli olmayınız. Daha geniş gözlüklerle hayata bakmaya çalışınız. Sizler buluşçu, hayatı kolaylaştırabilen sıradışı, yaratıcı kişilersiniz. Bu özellikler size armağandır. Bu özelliklerinizi ifade etmekten kaçınmayınız. Sizler üstün bir sezgi gücüne sahipsiniz. Baktığınız her insanın nasıl biri olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Sizler dünyayı yaşanabilir hale getiren, mantık, tarafsızlık, zeka ve barışçıl özellikleriyle donatılmış özel kişilersiniz. Kesinlikle gücünüzü hafife almayınız ve umutsuzluğa kapılmayınız. Bulunduğunuz alanı yenileştiriniz. Hayatınızda rutinliğe yer vermeyiniz. Siz gelişimci bir burcun insanısınız. Sınırların ötesinde düşünmeye çalışınız. Gerçek anlamda özgür olmak için, öncelikle bireyliğinizin farkında olmanız gerektiğini biliniz. Diğerlerinden sizi ayıran farklılıklarınızın, gelişiminizin önünü aydınlatan ışık olduğunu unutmayınız. Sıradan şeylerle yetinmeyiniz. Yenilikleri özellikle teknolojik gelişmeleri iyi takip ediniz. Zor durumda olduğunuzda yardım istemekten çekinmeyiniz. Bunun gereksiz ve küçültücü bir şey olduğunu düşünmeyiniz. Kova burcu, umutlar ve rüyaların, arzuların ve dostlukların burcudur. Yaşamınız boyunca ideallerinizin peşinde koşmaktan ve bunları gerçekleştirmekten vazgeçmeyiniz.

Balık

Bilinmeyenlerin gizli anahtarı sizdedir. Siz diğerlerinden daha çabuk ve önce olacaklarını sezinleyebilirsiniz. Ne zaman sıkılsanız ve darda kalsanız bu anahtar size kilitli olan güzelliklerin kapısını açacaktır. Kendini aşma ve farkındalıklarınızı ortaya koymaktan çekinmeyin. Yaşamın iniş ve çıkışları sizi yıldırmasın. Endişelerin sizi teslim almasına izin vermeyiniz. Kafanız karışık olduğunda plan yapmaktan kaçının. Aşırı duyarlılık yanlış kararlar vermenize neden olabilir. Çıkarlarınızı korumayı unutmayın. Kimsenin iyi niyetinizi kullanmasına göz yummayın. Gerçekler ortadaysa, görmezlikten gelmeyin. Eğer ilişkinizde sorunlar varsa bunları çözüme kavuşturmak yerine boşver demeyin. Siz mutlu olmaya layıksınız. Yetersizlik duygusunun sizi esir almasına izin vermeyin. Çünkü sizde herşeyle başedebilecek kadar zengin bir ruh alemi var. Geri çekilmeyin, pes etmeyin, kararlı olun. Hiçbir şeyin sizi yıldırmasına izin vermeyin. Siz güçlüsünüz bunu unutmayın. Aşkta kendinizi düşünmekten vazgeçmeyin. Bir ilişki ya eşit şartlarda yaşanmalı veya böyle yaşanması için düzenlemelerde bulunulmalıdır mantığından uzaklaşmayın. Planlı olmaya çalışın. Bu sizi dağılmaktan koruyacaktır. Bir durumla baş edemiyorsanız vazgeçmeyin. Farklı yollar ve yöntemler deneyerek konunun üzerine gitmeye çalışın. İsteklerinizi ertelemeyin. Eğer bir şey sizi mutlu edecekse, ruhunuz huzurlu olacaksa, önünüze engeller çıksa da bunları elde etmekten vazgeçmeyin. Sırlarınızı çok güvenmedikçe kimseyle paylaşmayın. Sizi hiçbir kişinin, duygunun ve durumun hapsetmesine, haklarınızı elinizden almasına, sizi yönetmesine izin vermeyin. Siz Jüpiterin güçlü çocuklarısınız. İnancınızla her güçlüğün altından kalkabilir, selamete erebilirsiniz.Bazen ter dökerek binbir emek vererek oluşturduğunuz şeyler yıkılsa dahi, bunların çok daha güçlüsünü ve çok daha güzelini yapabilecek kadar kuvvetli olduğunuzu biliniz. Çok bunaldığınızda geriye çekilerek dinleniniz.

Koç

Maceracı ve girişimci ruhunuzu açığa çıkaracak yeniliklerde bulunun. Geçerliliğini çoktan yitirmiş kurallarla kendinizi hapsetmeyin. Yeni ve keşfedilmemiş alanlarda söz sahibi olmaya çalışın. Başkalarının izini takip etmeyin. Hedef belirlerken büyük düşünmeye çalışın. Asla küçük tepelerin kaşifi değil, zirvelerin sahibi olun. Bağımsızlığınızdan asla ödün vermeyin. Sizi zincirlemelerine müsaade etmeyin. Cesaretli olun, ideallerinizi gerçekleştirmekten asla yorulmayın. İlgi duyduğunuz bir alanda muhakkak söz sahibi olmaya çalışın. Öfkenize yenik düşmeyin. Diplomatik davranın. İstekleriniz için mücadeleci olun. Çabuk pes etmeyin. En büyük savunmanın, en güçlü saldırıyla mümkün olduğunu unutmayın. Akılcı davranın. Gücünüzü nerde kullanmanız gerektiğini bilin. Yeteneklerinizden şüphe etmeyin. Bilakis ortaya koymak için azimli olun. Amaçlarınız için tarih belirleyin. Şu tarihe kadar bunu başaracağım diye kendinize söz verin. Önsezilerinize ve içgüdülerinize güvenin. Asla, sıradan olanı istemeyin. Herşeyin en kaliteli olanını kendinize layık görün.

kaynak: Mahmure.com
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »