Soyadınızın ilk harfine göre geçmiş hayattan gelen köken özellikleri…

Geçmiş-Yaşam[1]

 

 

Soyadınızın ilk harfine göre geçmiş hayattan gelen köken özellikleri…
A-SİMYACI
B-KELT OZANI
C-AFSUNCU
D-DRUİD
E-BÜYÜCÜ
F-PERİ
G- DEV
H- MÜNZEVİ
I-FALCI
J- MÜCEVHERCİ
K- ŞÖVALYE
L- LORD, LADY
M-CADI
N- SU PERİSİ,
O- KAHİN,
P-GÖZLEMCİ,
R-RİTÜALİST,
S-ŞAMAN,
T-MUCİZE YARATAN KİŞİ
,U-UNİKORN
,V-DURUGÖRÜR ,
Y-YOGİ
,Z-KAHİN,SU ARAYICI

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Harika bir Psikolojik Test:

Piskolojik-test-Sonsuz-Şifa[1]
Japonya’nın ünlü psikoloğu İsamu Saito’nun dünyaca meşhur psikolojik testiyle ideal eşinizi öğrenmek ister misiniz?
Hemen başlayalım öyleyse…
Bir pazar günü evde otururken zil çalıyor. Kapıyı açtığınızda çok şaşırıyorsunuz. Kapıda iki hayvan var. Size birer mektup getirmişler. İçlerinde de geleceğe ait öngörüler var. Zarfları açınca 2 mektubun birbirinden çok farklı olduğunu görüyorsunuz.
Bir mektupta sizi çok mutlu ve başarılı bir geleceğin beklediği, diğer mektupta ise sizi gelecekte felaketlerin ve mutsuzluğun beklediği yazıyor.
Aşağıdaki sonuçları okumadan önce lütfen 2 hayvan seçin, sizce size hangi hayvan iyi haberi, hangi hayvan kötü haberi getirmiş olabilir?
1.Kaplan
2.Köpek
3.Kuzu
4.Papağan
5.Kaplumbağa
Seçtiği eş çoğu kişinin geleceğini etkiler. Hayvanlarla ilgili olumlu ve olumsuz çağrışımlarınız, psikolojik açıdan zengin anlamlar taşır.
Bu senaryoda mutluluk mesajı getiren hayvan, ideal eş olarak gördüğünüz kişiyi temsil eder.
Kötü mesajı getiren hayvan ise eşiniz olmasından korktuğunuz, asla anlaşamayacağınız kişiyi tanımlar.
1.KAPLAN
İyi Haberi getirdi diyorsanız: Coşkulu, güçlü ve irade sahibi, hükmedici bir eşle mutlu olacağınıza inanıyorsunuz. Sizin ideal eşiniz bu. Hükmedici, güçlü, baskın karakter.
Kötü haberi getirdi diyorsanız: Kibirli, söz dinlemeyen, dik başlı, hükmedici bir eşe rast gelmekten ürküyorsunuz. Böyle bir eşle asla uyum sağlayamazsınız.
2. KÖPEK
İyi Haber: Bir eşte aradığınız en temel özellik sadakat ve koşulsuz adamışlık. Sizi kahramanı olarak görmeli ve sadece size ait olmalıdır. Sizi her koşulda dinlemeli, biat etmelidir.
Kötü haber: Herkesi memnun etmeye çalışan ve başkalarının ne düşündüğüne fazla önem veren kişilerle asla anlaşamazsınız.
3. KUZU
İyi haber: Sizin için mutluluğun anahtarı sıcak kalpli ve ilgili bir eştir. Size kuzu gibi yumuşak başlı, uzlaşması, anlaşması çok kolay, kavga gürültü nedir bilmeyen, iyi niyetli bir eş lazım.
Kötü haber: Evde pinekleyen, her gün aynı şeyleri yapan sıkıcı bir eşle yaşamak zorunda kalmak sizi ürkütüyor.
4. PAPAĞAN
Reklam

İyi haber: Size uygun olan eğlenmeyi seven, konuşkan ve güldürmeyi bilen bir eş. Eğlence ve hareket insanısınız.
Kötü haber: Çalışmaktan hoşlanmayan, sürekli gevezelik eden biriyle asla anlaşamazsınız.
5. KAPLUMBAĞA
İyi haber: Ciddi, güvenilir, ayakları yere sağlam basan, ihtiyaç duyduğunuzda hep yanınızda olan bir eşle mutlu olursunuz. Kendinizi güvende hissetme ihtiyacınız var ve bunu ancak kaplumbağa tipi bir eş karşılayabilir.
Kötü haber: En büyük kabusunuz hayatınızı ağır hareket eden, eğlenceyle falan hiç işi olmayan ve pek zeki olmadığını düşündüğünüz biriyle geçirmektir.
Sonuçlarla ilgili yorumlarınızı bekliyoruz.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

ALZHEİMER TESTİ

1 – Aşağıda C’yi bulun. İmleç yardımı almayın.
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOCOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
2- Eğer C’yi bulduysanız, şimdi de 6’yı bulun
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999699999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
3 – Son olarak N’yi bulun, biraz daha zor gibi…
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMNMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
Bu bir şaka değildir. Üç testi de geçebildiyseniz, Nöroloğunuza yıllık ziyaretinizi iptal edebilirsiniz.
Beyniniz muhteşem çalışıyor ve Alzehimer hastalığından uzaktasınız. Tebrikler!
Öğr. Gör. Dr. Erhan Şengel
Uludağ Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
BÖTE Bölüm

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 7 Comments »

Parmaklarınız kişiliğinizi yansıtıyor

17308750_1521717677869105_63418215542751354_n[1]
A, Resmindeki gibiyse parmaklarınız; Insanlar tarafından büyüleyici, sosyal, aktif, pragmatik, Dışa açık, onlar çok çetindirler ve mükemmel sorun Çözen insanlardır. Şefkatlidirler ama farkettirmeyebilirler. Bu tür ellere sahip insanlar çoğunlukla bilim adamı, mühendis, asker, stratejik-analizcidirler.
B, Resmindeki Gibiyse Parmaklarınız, Kendinize öz güveni fazladır. Hatta öz güven patlaması Yaşar. Bu kişiler hayatta tek başına başarılı olmak isterler
.Bu kişiler hedef odaklıdır, planlıdır, kendilerine hep bir hedef koyar ve onu Başarmak için Özveriyle Çalışır. Rahatsız edilmek istemezler ama takdir edilmekten hoşlanırlar.
C, Resmimdeki gibiyse parmaklarınız; Barışsever, kavgadan uzak, iyi bir Organizatör, denge unsuru, Karşılık beklemeyen özverili, ilişkilerinde sadıktırlar.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Nasıl talep edilir, evrenle nasıl iletişim kurulur, onun sunduklarına nasıl açık olunur bilmiyoruz

yasamkoclugu[1]

 

Her isteğiniz öyle ya da böyle gerçekleşir. Siz olması için onay verdiğinizden, evren onu yerine getirmek için bütün olasılıkları önünüze çıkarır. Evren vermek, sunmak, sağlamak, tedarik etmek üzerine kurulmuştur. Emin olamıyorsanız doğaya bir bakın. Ama bizler önümüze çıkan her fırsata, “yok almıyım; şimdilik bu kadarı yeterli, kalsın; hayır bu bana uygun değil; şimdi dursun sonra bakarız…” gibi tepkiler veririz. Çünkü bize istemek, talep etmek, almak, kabul etmek öğretilmedi ya da küçültücü bir davranış olduğu aşılandı! Nasıl talep edilir, evrenle nasıl iletişim kurulur, onun sunduklarına nasıl açık olunur bilmiyoruz! Dolayısıyla bu alanda çok fazla alıştırma yapmamız ve inatla kedimizi yeniden yapılandırmamız gerekli. Enerjinizi, alanınızı, bilincinizi yeniden yaratmaya var mısınız?
Talep etmek, “ben şunu istiyorum”, “bu ne zaman gerçekleşecek”, “olmadı, acaba ben haketmiyor muyum” yaklaşımlarının tam tersine içinde ihtiyaç, sınırlama, zorluk enerjisi olmayan bir alandan işlev yapmakla olur. Birincisi, İhtiyaç bilincinin içinden çıkmanız gerekir. “İstiyorum, ihtiyacım var, yoksunum” gibi sözler ve bu sözlerin çağırdıkları, isteklerinizin gerçekleşmesine yetmez, çünkü evreninizde yetersizlik diye bir kavram var. Her “ihtiyacım var” dediğinizde evreninizdeki bu yoksunluğu pekiştiriyorsunuz. İkincisi, zihinden işlev yapmak olasılıkları sınırlar. “Bu isteğimin gerçekleşmesi için şunlar gerekli; bu yolu takip edersem ancak o zaman olur; tek çözüm bu ama benim de elimde araçlarım yok dolayısıyla olmaz; Bittim ben!”. :)) Gerkekten mi? Bir sonsuz varlık nasıl bitebilir? Yaşamın sonsuz olasılıkları varken neden doğrular ya da yanlışlar ile uğraşıp sınırlamalar getirelim? Üçüncüsü, zorluk, imkansızlık, üzüntü, yılgınlık içinde olmak… Şöyle düşünün; İstediğiniz şeyi elde ettiğinizde üzgün mü olacaksınız? Bu yaşamınızı zorlaştıracak mı? Cevap hayır ise, neden kalbinizi ol’maya ve al’maya açmıyorsunuz? İstekleriniz gerçekleştiğinde bu sizi nasıl hissettirir? Eğer harika ve sihirli hissettiriyorsa, yaşamınızdaki her şey size daha mucizevi yollarla gelmez miydi? İstediğiniz şeyin kendisi olun o zaman, en azından olmaya açın kendinizi. Farkedeceksiniz ki, enerjiyi değiştirdiğinizde bütün gerçekliğiniz değişmeye başlayacak.
İsteklerinizin nasıl gerçekleşeceği sizin işiniz değil, evrenin işi. Siz talep edersiniz o yerine getirir. Talep etmenin en etkili yolu soru sormak. Zihinsel sınırlamalara, sonuçlandırmalara, yargılara girmeden kolaylıkla soru sorabiliyor olmaya gönüllü müsünüz? Eğer seçerseniz, şimdiye kadar size öğretilenden çok farklı bir gerçekliğe kapılar açabilirsiniz. Kendi gerçekliğinizi yaratabilirsiniz.
Cevaplarda değil soruda olursanız bu mümkün. Etrafınızdaki birçok kişinin “asla yapamazsın” dediği bir sürü şey, size çocuk oyuncağı gibi gelir. Yeter ki istediğiniz şeyin sorusu olmaya gönüllü olun.
Nasıl soru sorulur?
Sorularınız sonuna soru işareti konulan karar cümleleri olmak yerine, açılım yaratacak türde olmalı. Esnek olmalı ve hayallerinizin de ötesindeki olasılıkların kapısını açmalı. Gerçekten sormalısınız! Sorunun kendisi olmalısınız.
Aşağıda sizin için bir kaç soru örneği ekliyorum:
Yaşamımın nasıl olmasını isterdim?
Bana en çok hangi seçimler hizmet eder?Buradaki sonsuz olasılıklarım nelerdir?
……………..’nın kolaylıkla gerçekleşmesi için neler mümkün?
……………..’nın kolaylıkla gerçekleşmesi için ben nasıl bir enerji, alan ve bilinç olabilirim?
……………..’nın kolaylıkla gerçekleşmesi için neyi algılamam, bilmem, olmam ve alıp kabul etmem gerekir?
Yaşamıma beni daha genişletecek ve yaşamımı kolaylaştırıp neşeyle dolduracak bugün ne ekleyebilirim?
Burada başka neler mümkün?
Talebinizi belirlediniz, onu açılım dolu bir soruya çevirdiniz, cevaplar üretmeksizin sorunun kendisi oluyorsunuz ve bir adım daha ekleyelim buraya:Soruyu sorduktan sonra, “Buna engel olan her şeyi yıkıp yaratımını tümüyle iptal ediyorum” deyin ve temizleme cümlesini kullanın.

(Access Bar Seminerinde detaylı olarak öğretiyorum… Anette İnselberg)

Bırakın engellerin hepsi enerjetik olarak kolayca temizlensin.
*Temizleme cümlesi  Sorularla birlikte ortaya çıkan ağır enerjiyi temizlemekte kullanılır. Access Eğitimlerinde içeriğinden ayrıntılı şekilde bahsedilir. Henüz bilmeyenler için, bu cümleyle ilgili harika olan anlamını bilmeseniz de çalışır.
Yaşamımızdaki mucizelerin artarak çoğalması için neler mümkün? çiğdem uysalın yazısıdır…

Bütün bu mucizeleri hayatınıza katmak istiyorsanız 8 nisan ctesi 10.00-19.30 arası yapacağım Access bar bilinçaltı temizliği seminerine hepinizi bekliyorum.

Rez Tel Anette 0536 798 68 68

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bedenimiz ve Ruhsal Bağlantılar…

17458441_10206841736642548_2418435033313953786_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hey Zekiyim Diyenler… Şifreyi Bulabilir Misin?

17546748_10155207729834357_100464988753328728_o[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 26 Comments »

Bireysel Kristal Ses Terapisiyle Eşsiz Bir Deneyim İçin 05425788700’den Tuba Küçükaksu’dan Randevu Alın…

kristal

1. Kristal çanaklarla çalışmak nerden aklına geldi?
Farklı ve değişik şifa tekniklerini keşfetme ve öğrenme tutkusu bende hep vardı. Ses ile şifa bunların en başında geliyordu. Seanslarımda yıllar boyunca Tibet ses çanakları ile çalıştım ve çeşitli mistik müzik enstrümanları kullandım. Bundan daha da fazlası var mı acaba diye düşünürken bu kristal ses çanakları karşıma çıkıverdi. Onların sesini duyduğum an çok etkilendim ve aşkımız bu şekilde başladı diyebilirim 
2. Kristal Çanaklar hakkında biraz bilgi verebilir misin?
Kristal çanaklar, sesin gücünü ve kuvars kristalin mucizevi şifasını birleştiren çok etkili bir şifa aracı olduğunu söyleyebilirim. Kuvars taşından üretilen bu özel çanaklar ile yapılan terapiler, zihin, beden ve ruh üçgenini dengeleyerek ruhun özünü şifalandırıyor. İnsan bedeninin en temel unsuru hücredir. Hücrelerle basitçe iletişime geçme yöntemi ise titreşimdir. %70’inden fazlası sudan oluşan bedenimize kristal çanaklardan yayılan ses hücrelerde yankıya neden oluyor. Göle atılan bir çakıl taşının sebep olduğu dalgacıklar gibi, çanaklardan gelen ses de halkalar halinde tüm bedene yayılıyor, hücreleri rahatlatıyor, uyumlu hale getiriyor ve enerji veriyor. Bu şekilde insan vücudunu oluşturan 100 trilyona yakın hücre nazik bir masaj alıyor. Yapılan araştırmalarda, doğru ve doğal sesler bağışıklık, endokrin ve otonom sistemlerin sağlıklı işlemesini destekliyor. Doğal ve uyumlu sesler hızlıca stresi azaltıyor ve vücutlarımızın dengeye dönmesini sağlıyor.
3. Hangi çalışmalarda kullanıyorsun ve etkisi ne kadar sürüyor?
Kristal Ses Çanaklarını genellikle bireysel seanslarımda, grup çalışmalarında ve toplu yoga etkinliklerinde kullanıyorum. Yaptığımız bireysel seanslara katılan arkadaşlarımız etkisinin 3-4 gün yoğun olarak hissettiklerini söylüyorlar.
6. Bireysel seanslarda çanakların yanı sıra neler yapılıyor?
Bireysel seanslar aslında o anda kişinin ihtiyacına göre şekillendiği için her seansın akışı ve içeriği farklılık gösterebiliyor. Temel olarak başlangıçta alanı açmak ve niyetleri belirlemek için sohbet, ardından şamanik tekniklerle bedeni arındırma, enerjisel şifa ve sonunda titreşimi yükseltmek için ses terapisi. Seans süresi kişiye göre 90 ila 120 dakika arasında değişebiliyor.
7. Hangi rahatsızlıklara iyi geliyor ve ne sıklıkta alınması uygundur?
En temelinde derin bir rahatlama sağlıyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Bu da daha derin ve huzurlu bir uyku getiriyor. Depresyon, baş ağrısı, yorgunluk, uykusuzluk, sindirim bozuklukları, eklem ya da kas ağrıları gibi birçok fiziksel soruna şifa verdiği gibi ruhsal açıdan çakralarınızı dengeleyerek auranızı güçlendiriyor ve derin bir meditasyon deneyimi sunuyor. Bilinçaltında kilitli olan duygusal travmalara etki ederek blokaj oluşturan enerjileri serbest bırakıyor. Sonuçta huzur, neşe, güven duygularını tetikleyerek hayat enerjinizi yükseltiyor. Alınan tek bir seansta bile farkı hissedilse de, bunun daha da kalıcı olması için birkaç seans alınmasını tavsiye ediyorum.
8. Sağlığı korumak için de gelmeli değil mi?
Kristal Ses Terapisi yalnızca sorunu olan insanlar için değildir. Sorunu olmayan insanlar da bu süreçten büyük faydalar elde edebiliyor. Kristal ses çanakların titreşimleri daha dingin, daha huzurlu olmanıza yardımcı oluyor ve enerjinizi yükseltiyor. Günümüz dünyasında yoğun çalışan birçok insan kendine vakit ayıramamakta ve sakinleşememektedir. Kristal Ses Terapisi üzerinize yapışan ve sizi düşüren olumsuzlukları dönüştürüp ihtiyacınız olan rahatlığı sağlıyor.

9. Kişisel Deneyimim

Tabi ki reiki master hocam Tuba Küçükaksu kristal ses terapisi yapmaya başlayınca hemen arayıp bireysel seans almak istediğimi söyledim. Ve oraya giderken öksürüyordum ve üzerimde halsizlik vardı ve seans bitimin de tamamen sağlıklıydım. Bu bir mucize dedim Tuba’ya bu deneyimi benim paylaşmam lazım. Üstelik kendimi daha güçlü, daha huzurlu ve mutlu hissediyordum seans çıkışı… Bence bu eşsiz terapiyi denemek için hemen rezervasyonunuzu yaptırın… Anette İnselberg

Bireysel seans almak, deneyimlemek, daha fazla bilgi almak için http://www.birlikbilinci.com ‘u ziyaret edebilir, birlibilinci@gmail.com ‘a mail atabilir veya direk 05425788700 ‘ı arayabilirsiniz.

bireysel_seans_03a

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Baharda Seni Ne Bekliyor Öğrenmek İster Misin?

17554042_10209269358352718_7775126144009066524_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 14 Comments »

4000 yıl sonra, aynı dile geri döndük…

17522566_1923366307896430_4560215046839561652_n[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bitlis’teki Köy Çocuklarının ‘Bisikletli’ Kütüphanecisi Hakan Yücel ile Tanışın!

Bitlis  Halk Kütüphanesi Müdür Vekili Yücel, bisikletinin arkasına monte ettirdiği çantasındaki kitapları, okuma alışkanlığı kazanmalarını sağlamak için köyde yaşayan çocuklara götürüyor.

Çok zor şartlarda bu güzel işi yapan Yücel motivasyon kaynağını “Çocukların yüzündeki sevinç bana enerji veriyor. Pedalları daha güçlü çeviriyorum” diye açıklıyor.

Bitlis Halk Kütüphanesi Müdür Vekili Hakan Yücel, bisikletiyle köyleri dolaşarak çocuklara kitap dağıtıyor.

[youtube

Kimi zaman karla kaplı yollarda, soğuk havaya rağmen pedal çeviren Yücel, toplam 5 bin kitabı köylerde yaşayan çocuklarla buluşturmayı hedefliyor.

Kimi zaman karla kaplı yollarda, soğuk havaya rağmen pedal çeviren Yücel, toplam 5 bin kitabı köylerde yaşayan çocuklarla buluşturmayı hedefliyor.

 

İlk etapta çocuklara 100 kitap verdiğini belirten Yücel: “Yolda gördüğüm çocuklara da kitap hediye ediyorum” diyor.

İlk etapta çocuklara 100 kitap verdiğini belirten Yücel: "Yolda gördüğüm çocuklara da kitap hediye ediyorum" diyor.

‘Çocukların yüzündeki sevinç bana enerji veriyor. Pedalları daha güçlü çeviriyorum.’

'Çocukların yüzündeki sevinç bana enerji veriyor. Pedalları daha güçlü çeviriyorum.'

‘Bitlis’te bu yıl kış çetin geçti. Bazı köylerde hala kar var. Bu yüzden köyün girişinde bisikletten inerek, yaya olarak kitapları götürüyorum.’

'Bitlis'te bu yıl kış çetin geçti. Bazı köylerde hala kar var. Bu yüzden köyün girişinde bisikletten inerek, yaya olarak kitapları götürüyorum.'

Yücel ayrıca, “Eşekli Kütüphaneci” olarak bilinen Mustafa Güzelgöz’den ilham alarak bu çalışmayı gerçekleştirdiğini ifade ediyor.

Yücel ayrıca, "Eşekli Kütüphaneci" olarak bilinen Mustafa Güzelgöz'den ilham alarak bu çalışmayı gerçekleştirdiğini ifade ediyor.

şöyle devam ediyor:

“Bundan sonra da inşallah devamını getireceğim. Türkiye’de okuma oranı bu kadar düşükken, elimizden gelen tüm çabayı göstererek öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırmalıyız. Herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor. Bu iş için elimizi taşın altına koyduk. Kitaplarımızı çocuklarımıza hediye ettik. Vatandaşlarımızdan kütüphanemize kitap bağışlamasını rica ediyorum. Bağışlanan kitapları köy okullarına götüreceğim.”

Bitlis'teki Köy Çocuklarının 'Bisikletli' Kütüphanecisi Hakan Yücel ile Tanışın!

Köylerinde kitap okumanın mutluluğunu yaşayan çocuklar ise Yücel’e teşekkür ediyor. 😍

Köylerinde kitap okumanın mutluluğunu yaşayan çocuklar ise Yücel'e teşekkür ediyor. 😍

Köylerinde kitap okumanın mutluluğunu yaşayan çocuklar ise Yücel'e teşekkür ediyor. 😍

 

alıntı
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Yeni Zelanda’da Maoriler tarafından kutsal sayılan Whanganui Nehri‘ne hukuki statü verilmesinin ardından benzer bir karar da Hindistan Yargısı’ndan geldi.

ganj-3[1]

 

 

Yeni Zelanda’da Maoriler tarafından kutsal sayılan Whanganui Nehri‘ne hukuki statü verilmesinin ardından benzer bir karar da Hindistan Yargısı’ndan geldi. Hindistan’ın Büyük Ganj ve Yamuna nehirleri de mahkeme kararı ile canlı varlık olarak kabul edilip hukuki statü kazandı.

Democracy Now’ın Yamuna Networks’ten alıntılayarak verdiği habere göre Büyük Ganj ve Yamuna nehirleri de insana atfedilen her hukuki hakka sahip olacak ve mahkemelerce aynı statüde değerlendirilecek.
Ganj Nehri, Hindistan’da yaşayan 1 milyarı aşkın insan tarafından kutsal kabul ediliyor. Karar, Kuzey Hindistan’ın  Uttarakhand eyaleti mahkemesi tarafından verildi.

Mahkeme kararını veren hakimler Rajeev Sharma ve Alok Singh Ganj ve Yamuna’nın kutsal sayıldıklarının altını çizerken, nehirlerin de insanlar gibi yasal ve yaşayan varlıklar olduğuınu, aynı insanların olduğu gibi onların da benzer haklara sahip olduklarını belirttiler.
Ekolojistler Yeni Zelanda’nın Whanganui Nehri’nden sonra Ganj ve Yamuna nehirlerinin de hukuki statüye kavuşmasından oldukça mutlu. Bu kararın ardından nehirlerdeki kirliliğin artmasının ve insan kaynaklı zararların önüne geçilebileceği düşünülüyor.

Kaynak: Yeşil gazete.org

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Oturma Şekliniz Karakteriniz Hakkında İpucu Veriyor

sitting[1]

 

 

Vücut dilinden bir insan hakkında çok şey öğrenebilirsiniz. Yorgun, mutlu veya gergin olup olmadıklarını insanların vücut dillerinden anlayabilirsiniz. Ancak oturuş tarzı insanlar hakkında direk olarak bilgi vermez. Sadece işaretleri düzgün şekilde yorumlamak gerekir.
Hepimiz rahat hissettiğimiz şekilde otururuz. Aslında seçim meselesi değildir. Alışkanlıktır ve o şekilde oturmaya alışmışızdır.
Peki oturma şeklinizin karakteriniz hakkında bilgi verdiğini biliyor muydunuz? Hemen en bilinen beş oturma şeklini ve ne anlama geldiklerini öğrenin. Muhtemelen siz de bu beş oturuş şeklinden birini kullanıyorsunuzdur.

Pozisyon A
Böyle oturan insanlar yaratıcı ve karizmatiktirler. Genelde mutludurlar ve bir an olsun sıkılmazlar. Sorunlara yaklaşım tarzları ile hemen çözüme ulaşırlar. Akıllarına geleni hemen söylerler. Konuşması kolay insanlardır.
Pozisyon B
Bu şekilde oturanlar hayalcidir. Hayal güçleri kuvvetlidir ve hayalleriyle yaşarlar. Bu kişiler arkadaşları ve iş arkadaşları arasında çok samimi olarak görünürler. Maceracıdırlar, seyahat etmeyi severler ve yeni arkadaşlıklara açıktırlar. Değişiklik yapmak için yeni yılı beklemezler. Akıllarına gelen fikri hemen uygularlar. Bu tür kişiler yaşadıkları şehri, eşlerini veya işlerini hızlıca değiştirebilirler. Aynı yerde uzun süre bulunmaktan sıkılırlar.
Pozisyon C
Böyle oturan kişiler konsantre olmakta güçlük çekerler. İnsanların kaos olarak gördükleri şey onlar için hayatın normal bir olayıdır. Kendilerine has tarzları vardır. Rahatlarına düşkündürler ve canlarının kıymetini bilirler.
Pozisyon D
Bu pozisyonda oturanlar dakik, zeki ve iyi davranışlara sahiptir. Kişiler düşüncelerini ve duygularını kendilerine saklarlar. Her şeyi herkesle paylaşmayı sevmezler. İnsanlarla yüzleşmekten korkmazlar. Ancak doğruları savunmak isterken kırıcı olabilirler.
Pozisyon E
Bu tür insanlar genelde kariyerlerine odaklanırlar ve hayatın amacını para kazanmak olarak görürler. Aile kurmak için acele etmezler. İdealleri yüksektir ve gerçekleştirmek için olağanüstü şeyler yaparlar.
Oturma şeklimizin karakterimiz hakkında verdiği bilgiler gerçekten inanılmaz. Muhtemelen siz de en az birinde kendinize dair şeyler bulmuşsunuzdur. Arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın.

Kaynak: newsletter

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Ahtapot Inky kapatıldığı akvaryumdan kaçtı, mazgallara kadar süründü: Şimdi okyanusta ve özgür!

Ahtapot Inky, gelmiş geçmiş en cesur, en becerikli ve en maceraperest ahtapot. Kayıp Balık Dori’nin arkadaşı ahtapot Hank’in hayallerini gerçekleştiren Inky, çılgınca bir maceranın sonunda yeniden okyanuslarda ve tamamen özgür!

ahtapot[1]

Yeni Zelanda’daki Milli Akvaryum yetkilileri, ahtapotun akvaryumunda olmadığını fark ettiğinde artık çok geçti. Inky, arkasında dünyanın en heyecan verici macerasının izlerini bırakarak çoktan okyanusa ulaşmıştı bile!
Inky’nin özgürlük macerasının tüm adımları, ardında bıraktığı izlerle takip edilebilmiş.
Her şey akvaryumu temizleyen görevlililerin kapağı açık unutmasıyla başlamış.

Akvaryumun tepesindeki açıklığı fark eden Inky, yukarı doğru tırmanmış, kendini akvaryumun dışına çıkarmayı başarmış. Ardından yere kadar inmiş ve sürünerek mazgallara doğru ilerlemiş. Yaklaşık 15 cm genişliğindeki mazgallara geldiğinde, Inky biraz duraklamış, birazcık oyalanmış ama çok da vakit kaybetmeden kendini mazgallara, kanalizasyona, oradan Büyük Okyanusa  bırakmış!
Yeni Zelanda Milli Akvaryumu yetkililerinden Rob Yarrall, ahtapot Inky’nin vücut büyüklüğünün futbol topu kadar olduğunu ancak ahtapotların bedenlerinin son derece esnek olması sayesinde kolayca kıvrılarak her yüzeyde ilerleyebildiğini söylüyor.
Ahtapotlar firarda!
Inky’nin esaretten kurtulup özgürlüğüne kavuşması haberi, Hayvanlara Adalet (Animal Justice) adlı hayvan hakları örgütünün paylaşımıyla yaygınlaştı. Hayvanseverler bir hayvan  daha akvaryum, tema parkı ve su parkı esaretinden kurtulduğu için sevinçli.
Inky’nin kaçışı, hayvanların doğal yaşam alanlarına karşı duydukları içgüdüsel yönelimin en önemli kanıtı olarak görülüyor.

ahtapot3[1]

Inky’nin firarına ilham veren başka ahtapot özgürlüğü mücadeleleri de var. 2009 yılında, ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Santa Monica Pier Akvaryumundaki bir ahtapot da su vanasını açmış, tankın taşmasını sağlamış ve akvaryumda su baskınına neden olmuştu.
Hayvanlar esaret koşullarını kabullenmiyor
Inky 2014 yılından bu yana Milli Akvaryum’da tutuluyordu. Yakalandığında vücudunda çizikler oluşmuş, kolları yaralanmıştı.
Ahtapot uzmanı Jennifer Mather, ahtapotların inanılmaz zeki olduklarını, esaret koşullarına yaşamayı kesinlikle kabullenemediklerini söylüyor.
Ahtapot Inky’nin kurtuluş mücadelesi, hayvanların doğal yaşam alanlarında, engin denizlerde, okyanuslarda, yaban hayatında yaşamaları gerektiğini,   zorla kapatılıp, eğlence sektörü için esaret altında çalıştırılmalarına karşı çıkmamız gerektiğini bir kez daha gösteriyor.
Yolun açık olsun Inky, cesaretin yolumuzu aydınlatıyor!

Kaynak: Kırmızı tilki

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bahar Aylarında Sevdiklerinize Yaşam Çiçekleri, Hayat Ağacı, Reiki Sembollerini Kolye, Yüzük ve Küpe Formlarında Hediye Edin… İletişim Tuba Küçükaksu 0542 578 87 00

 

Reiki masterlığımı aldığım, meditasyon ve birlik bilinci gibi seminerlerine katıldığım Tuba Küçükaksu’ya sevgim de saygım da çok büyük…
Hocam yeni yılda çok güzel fırsatlar sunuyor eee bana da bunu duyurmak düşüyor.
Yaşam çiçeği figürünü çeşitli boy ve formlarda kolye, küpe ve yüzük seçenekleriyle bulabilirsiniz.
Reiki sembollerini, hayat ağacını, çakraları, melek kanatlarını ve daha neler neleri takı olarak bulabilirsiniz.

Ürünleri ” http://www.birlikbilinci.com/aktuel/mystic-shop”  linkinden daha detaylı inceleyebilirsiniz. Ürünler el yapımı, 925 ayar has gümüş ve sınırlı sayıdadır…
İletişim için Tuba Küçükaksu 0542 578 87 00’yi arayabilirsiniz…
Ben her seminerimde yaşam çiçeği yüzüğümü takıyorum ve çok sevdiğim bir arkadaşıma da yaşam çiçeği kolye ucu hediye ettim. Gerçekten çok güzeller tam yılbaşı hediyelik. Bu fırsatı kaçırmayın…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »