

İsfahan’da Maristan’ın, Hekimlerin Hekimi İbni Sina’nın, Talebesi Rob J.’nin Romanı
“Karım hasta. Onu muayene edersen sevinirim.” Rob eğilerek selamladı hocasını. Anlayamamıştı. İbni Sina’nın karısını muayene etmekten onur duyacak seçkin meslektaşları vardı…
Yaşlı kadın samandan bir yatak üzerinde yatıyordu. İbni Sina yatağın kenarında dizlerinin üzerine çöktü. “Reza.” … Takip edilmiyorlardı.
Bir süre sonra kamp ateşleri gerilerde kaldı. Rob bir ara dönüp arkasına baktı. Gökyüzündeki küçük bir karabulutun renginin pembeleştiğini gördü. İsfahan yanıyordu…

Boşananların tecrübelerine dayanarak ulaşılan, insanların evli kalmaları için mantıklı sebepler:
1. Bütün kadınlar ve erkekler hemen hemen aynıdır. Hiçbir kadın veya erkek diğerinden daha akıllı veya iyi değildir.
2. Tek başınaçocukyetiştirmek zordur ve insanın eşiyle beraber çocuğunu yetiştirmesi daha iyi vesağlıklıdır.
3. Boşanmak maddi olarak sarsıcıdır. Eşlerden yüksek gelirli olan, nafaka ve çocuğun maddi sorumluluğunu daha çok yüklenmek durumunda kalırken, daha az gelirli olan, boşanma sonrası daha düşük gelirli bir hayata devam etmek zorunda kalır.
4. Boşanan kişilerin evlenebileceği kişilerinçocukluolma ihtimali daha yüksektir. Yeni partnerinin önceki evliliğinden olan çocuğuyla iyi ilişkiler geliştirebilmek, aşılması gereken önemli engellerden biridir.
5. Yeni birisiyle yeni bir hayata başlamak ve eski eşle görüşmek her zaman zorlayıcı olacaktır. Başından bir evlilik geçmiş olan kimse, artık bir flört devresi yaşayamaz. Ayrıca, boşanan kişiçocukluysa, evlenmeyi düşündüğü kişiyle olan ilişkisine bütün dikkatini veremeyecektir.
6. Tek yaşayan kadınlar için geceler daha zor geçebilir. Evlilik hayatından sonra, evliyken önemsenmeyen çıtırtı veya patırtı sesleri, uyku düzenini olumsuz yönde etkileyebilir.
7. Evlilik bir beraberlikten daha fazlasıdır. İki kişi hayatı paylaşırken aslında daha önce var olmayan bir uyumu üretir.
Bu yüzden mevcut evliliği devam ettirmeye gayret etmek, boşanıp yeni biriyle evlenmekten çok daha mantıklı, iyi vesağlıklıdır. Tabi olay düşmanlık boyutuna varmamışsa…
Son olarak: Evli bir insan yeni tanıştığı ya da evlendiği bir kimse ile hayatı boyunca eski eşiyle kıyas halinde olacaktır (Eski eşim yemeği şöyle yerdi bak bu böyle yiyor, eski eşim bana daha fazla önem gösterirdi bu beni çok önemsemiyor gibi) Yani sürekli eski eşte olan tüm güzellikler yeni eşle beraber gün yüzüne çıkacak ve kafanızda sürekli bir karşılaştırma olayı başlayacaktır.
Uyku üzerine araştırma ve analizler yapan uzmanlara göre, 6 ortak uyku pozisyonu ile farklı kişilikler ilişkili…
Yatış pozisyonu uykuya dalma ve sağlıklı uyku üzerinde oldukça etkili..
İşte uyurken yatış pozisyonunuzun anlamları
FETUS/CENİN YATIŞI Cenin şeklinde yani anne karnındaymış gibi kıvrılarak yatmak, dışa dönük ancak duygusal, hassas bir kalbe sahip olduğunuzu gösteriyor. Bu tür kişiler birisiyle ilk buluşmalarında utangaç olabilir ancak kısa sürede rahatlarlar. Araştırmalarda 1000 kişiden % 41’i bu şekilde uyuduğu belirlenmiş. Kadınların erkeklerden 2 kat daha fazla bu poziyonda uyuduğu da tespit edilen diğer bir bulgu..
KOLLAR YANDA DİK YATIŞ Çoğu kişi kollarını her iki tarafa sarkıtıp dik şekilde uyuyamaz. Bu şekilde uyuyunlar rahat, kalabalığa alışkın, yabancılara güvenen, sosyal insanlardır.. Buna rağmen, bazen kolay aldanabilirler..
YAŞLI DURUŞUNDA YATIŞ Her iki kolunu kıvırarak ellerini yastığın yanına veya omuz hizasına koyan kişiler doğal insanlardır. Şüpheci, kuşkucu, iyiliğe şüpheyle bakan özellikler taşıyabilirler. Düşünceleri zor veya yavaş değişir. Bir karar aldıklarında, bunu değiştirmekten hiç çok hoşlanmazlar.
ASKER YATIŞI Kollar vücudun yanlarında rahat bırakılmış yüz yukarı şekilde, sadece baş sağa sola dönecek şekilde yatanlar, sakin, sessiz, vakur, ağzı sıkı kişilerdir. Gereksiz yere konuşanlardan, ortalığı velveleye veren insanlardan hoşlanmazlar. Kendilerini diğer kişilerden yüksek olarak konumlandırırlar.
YÜZÜ KOYUN (serbest düşüş) YATIŞ Yüzü koyun yani bacaklarınız aralık ve düz, kollar baş hizasında yastığın üzerinde olacak şekilde, başını sağa-sola çevirerek yatanlar, topluluk, sürü halinde yaşamayı sever. Başkalarından çok kendilerini önemserler.. Bunun yanında sinirli, huzursuz ve içli, kolay incinen kişilerdir. Eleştirilmeyi veya uç durumları sevmezler.
DENİZ YILDIZI YATIŞI Yüz yukarı, kollar başın her iki yanına yastığa konulmuş açık, bacakları sağa ve sola açık biçimde yatanlar iyi arkadaş olurlar. Bu tür kişiler her zaman başkalarını dinlemeye hazırdır ve yardım istediğinizde yardımcı olurlar. Genellikle ilgi odağı olmaktan hoşlanmazlar.
HANGİ POZİSYON SAĞLIKLI Sağlık açısından yüzü koyun yatmak sindirimi durdurur, deniz yıldızı ve asker pozisyonlarında horlama ile sıkça karşılaşılır, kötü uyunmasına neden olur. Midenin baskılanmadığı, kolay nefes alınan düz bir yatış gece boyunca sağlıklıdır. Rahat uyku sağlar, horlamayı azaltır.
Uyuyan kişiler nasıl yattığının farkında olmadığı için, bu şekilde yattıklarında bile çok iyi yku uyumaları her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür araştırmalarda ayrıca, çoğu insanın uyku pozisyonunu değiştirmekten hoşlanmadığını da ortaya koyuyor. Buna göre insanların sadece % 5’i her gece farklı bir pozisyonda uyuduğunu belirtiyor
Koca bir yıl devrildi, ee takvim de başa çevrildi yılbaşı ömrümden bir sene daha sildi. Dönüp bakıyorum söyle bir arkama nasıl da geçti şu koskoca bir yıl demeden yapamıyorum açıkçası
Yeni yıl hepimize sağlık,mutluluk,huzur,bereket ve bolluk getirsin.. Eski yılın acılarını alarak,neşemize neşe katsın 🙂
Sizlere,bolluğun,bereketin simgesi olan,kırmızı keçeden yaptığım narı armağan ediyorum…
Yazar: Vladimir Megre
Türkçesi: Koray Karasulu
Sayfa sayısı: 224
Sibiryalı bir işadamı olan Vladimir Megre, 1994 yılında Sibirya’nın tayga ormanlarına doğru ticari bir geziye çıktığında tanıştığı yaşlı bir adam ona “Çınlayan Sedir” ağaçlarıyla ilgili şaşırtıcı bilgiler verdi.
Ama yaşlı adamın torunu olan Anastasya ile tanışmasının hayatının dönüm noktası olacağını nereden bilebilirdi ki.
Sibiryalı Şaman Anastasya’dan öğrendikleriyle çok derin bir dönüşüm yaşayan Megre, tüm ticari planlarını bir yana bırakarak Anastasya’ya verdiği sözü tuttu, Anastasya’nın cömertçe paylaştığı iç görüleri paylaşmak üzere kitaplar yazmaya başladı; daha önce tek bir yazı ya da şiir yazmamasına rağmen.
Bundan sonra olanları Vladimir Megre asla hayal edemezdi. Kitap milyonlarca insana büyük heyecan ve ilham verdi. Hiçbir reklamı yapılmayan Çınlayan Sedir kitapları serisi, kitabı daha bitirmeden bile eşlerine dostlarına alanlar ve kitabı okuyanların çevresindeki insanlara hararetle önermesiyle bir fenomene dönüştü.
Hayatımızın HER boyutunda yaşadığımız ve düşündüğümüz konuları içerdiği için kitabı bir kategoriye koymak mümkün değil. Sağlıklı hamile kalmak ve doğumun öneminden çocuk yetiştirmeye, bireysel ve sosyal sorunların çözümünden bahçıvanlığa, düşüncenin nasıl yarattığından insan hayatının anlamına, megalitik (tarih öncesi çağlara ait) bilimden insanlığın gizlenmiş olan şok edici gerçek tarihine, cinsellikten dine yayılan konuları kapsayan bilgiler her birimizin içinde var olan sınırsız potansiyeli keşfetmemizi sağlıyor.
Bu zihin açıcı ve insanı derinden sarsan kitaplar, elinizden bırakamadığınız sürükleyici bir roman gibi keyifle ve kolaylıkla okunuyor… bir belgesel yapıtın gerçekliğine sahip… ve derin iç görüleri içeriyor.
Bu kitap daha önce okuduğunuz HİÇBİR kitaba benzemiyor.
Okuduktan sonra aynı şeyi siz de başkalarına söyleyeceksiniz…