Karbonat Mucizesi…

Evinizdeki halıları süpürseniz de silseniz de zamanla kokmayabaşlar. Halı yıkamacılara verdiğiniz halı bilin ki, en kötü kimyasal deterjanla, yerlerde araba yıkanır gibi yıkanmaktadır. Oysa kokuyu çıkarmak için şunu …yapabilirsiniz. Bir iki avuç karbonatı halının her tarafına serpin ve 1-2 saat bekledikten sonra elektrik süpürgesi ile iyice süpürün. Halınızdaki o kötü kokudan eser kalmayacaktır.

 * Buzdolabınızdaki kokuyla baş edemiyorsunuz. Bütün yiyecekleri dışarı çıkar, sil, süpür, kurula vs. uğraşmak istemiyorsanız bir kâse karbonatı buzdolabının bir köşesine koyun. 4-5 günde bir karıştırın. Kötü kokuların gittiğini göreceksiniz. Ayrıca dolapta sakladığınız meyve sebzeler üzerinde koruyucu bir etkisi olacaktır karbonatın.

* Halı, koltuk, elbise üzerine yağ mı damladı? Panik yapıp, deterjana saldırmayın! Çünkü deterjan leke olan bölgenin rengini açıp renk dokusunu bozacaktır. Bunun yerine yağ lekesinin üzerine karbonat dökün ve üzerini hafifçe ıslayın. 1-2 saat bekledikten sonra silin. Yağ lekesinden eser kalmayacaktır. Zira suyla birleşen karbonat yağları söküp atan doğal bir sabun haline gelir.

 * Mutfak tezgâhınızın mermerlerini ve fayanslarını limonlu karbonat ile ovun ve durulayın. En güzel temizleyicidir. Kimyasal deterjan kalıntısı kalmadığı için üzerine meyve- sebzelerinizi, ekmeğinizi rahatlıkla koyabilirsiniz.

* Kirli lavabolarınız için krem deterjanlar yerine limon ve karbonat kullanın. Lavaboya karbonat döküp limonla ovun. Hem kirlerin kaybolduğunu hem de parladığını göreceksiniz.

* Ayrıca tıkanan lavabolarınızı açmak için bir su bardağı karbonatı lavaboya dökün. Üzerine 1 bardak sirke ilave edip 2 litre kaynar suyu lavaboya boşaltın. Tıkanan lavabo açılacaktır.

* Dibi tutan tava ve tencerelerinize akşamdan karbonat döküp, sıcak su ilave edin. Sabah temizlerken zorlanmayacaksınız.

* Paslanabilecek eşyalarınızı karbonatla ovarsanız paslanmasını engellemiş olursunuz.

* Porselen gibi kararan eşyalarınız varsa limonlu karbonat ile ovun. Rengi açılacaktır.

* Aynı şekilde gümüş eşyalarınızı suyla macun haline getirdiğiniz karbonat ile ovarsanız, rengi açılıp parlayacaktır.

 * Elbise dolabınızda rutubet ve küf kokusu varsa ve naftalin kokusunu da sevmiyorsanız dolabınızı bir köşesinde ağzı açık şekilde kavanozda karbonat bulundurun.

* Banyo duşa kabin camlarını karbonat ile silip durulayın. Duş alırken daha rahat nefes alacaksınız.

 * Banyo terlikleriniz ister tahta ister plastik olsun üzerine karbonat dökün ve öyle duş alın. Hem terlikleriniz hem de ayaklarınız rahat edecek. Bu yolla tahta takunyalarınızın ömrü uzayacağı gibi kimyasal temizleyiciler, cildinizden uzak tutmuş olacaksınız.

* Çamaşır makinesinde kullandığınız deterjan miktarını yarı yarıya azaltıp gerisini karbonat ile tamamlayın. Çamaşırlarınız daha temiz ve kimyasal artıklardan uzak kalmış olacaktır.

* Ağız sağlığı ve diş bakımı için de karbonat çok önemlidir. Akşamları yatmadan önce 1’e 1 oranında tuz ile karıştıracağınız karbonat ile dişlerinizi fırçalayın. Diş çürüklerinde yerleşip yaşayan ve vücudu kansere hazırlayan bağışıklık yokedici virüslerin iki düşmanından birisi karbonattır. Sabaha kadar ağzınızda ve dişlerinizdeki bakteri ve virüsler karbonat ve tuzun etkin temizleyiciliği ile tamamen temizlenmiş şekilde uyuyacaksınız. Ayrıca ağız ve diş kokuları da önlenmiş olacaktır.

* Sonuç olarak; sirke, limon ve karbonat evinizde sadece mideniz için değil her türlü temizlikte ve pratikte kullanabileceğiniz doğal ürünlerdir. Mümkün olduğunca bu ürünleri kullanmaya özen göstermeniz; hem çocuklarınızın ve sizin sağlığınız için hem de yaşanabilir, nefes alan bir ev açısından önemlidir.

EK NOT: Bu arada “implant” uygulamaları zayıf bünyelerde diş köklerinde bulunan yukarıda belirtilen virüslerin kana karışması sonucu bağışıklık sisteminin iflası ile kişinin 6 ay – 1 yıl gibi sürelerde kanserden hayatını kaybetmesine neden olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ve özellikle Amerikada bu uygulamalar çok zor ve kısıtlanmış durumdadır. Bu nedenle çene kemiği ile opersyonlardan uzak durmalıyız. * Bunu da mümkün olduğunca duyurmak insani bir görev. Yurdumuzda harıl harıl “implant” yapılıyor. Amaç TİCARET olsun tabi… İşte bu virüsü öldüren adı sanı olan bir ilaç var, bir de karbonat çok etkili.! Prof.Dr. Ayse AKIN Başkent Üniversitesi Kadın-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu resimde kaç tane hayvan olduğunu kimler bulabilir ?

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Aşağıda beş şekil verilmiştir.Diğerlerinden farklı olan şekli bulunuz..

Aşağıda beş şekil verilmiştir.Diğerlerinden farklı olan şekli bulunuz..

Aşağıda…ki cevabı okumadan önce lütfen şekillere bakıp düşünün.

“B seçeneğini şeçtiyseniz tebrikler! Dorğu cevabı buldunuz. Düz kenarı olan tek şekil B seçeneği.

Bazılarınız C seçeneğini seçmiş olabilir. Çünkü diğerleri arasında asimetrik olan bir tek o. C de doğru cevap.

Benzer bir durum A seçeneği için de geçerli: Köşesi olmayan bir tek o var. Bu yüzden A da doğru.

D peki? hem düz bir kenara hem de eğimli bir kenara sahip sadece D seçeneği var. Öyleyse D seçeneği de doğru.

Peki ya E? Diğerleri arasında öklidçi olmayan bir üçgenin öklid bir alandaki izdüşümü olan şekil E seçeneği. O da doğru cevap bu durumda. Bu tür bir alıştırmayı okulda göremezsiniz.

Eğitim sistemimiz insanlara neyin doğru cevap olduğunu öğretmek üzere kurulmuştur. Bir tek doğru cevap olduğu yaklaşımı, düşüncelerimizin en derinlerine kadar nüfuz etmiştir. Sorun hayatın büyük bir bölümünün böyle olmadığı gerçeğidir.

Hayatımız belirsizliklerle dolu ve aradığımıza bağlı olarak birden fazla doğru cevap var. Ancak sadece tek bir dorğu cevap olduğunu düşünürseniz bir tane bulduğunuz anda aramayı bırakırsınız.”

-Roger von Oech (Beyninizi Kamçılayın kitabından) Çoktan seçmeli soru yağmuru altında ıslanmış körpe beyinler, sadece tek bir doğru cevap arayışı içerisinde yaratıcılıklarını yitiriyorlar.

Farklı perspektiflerle düşünme yeteneğimiz, daha biz küçükken öğretmenlerimiz tarafından acımasızca gasp ediliyor. Oysa, perspektifimizi değiştirip bilgimizle oynayarak olağanı olan dışına çevirebiliriz.

Albert Szent-György nin dediği gibi; “Buluş dediğimiz şey herkesle aynı yere bakıp farklı bir şeyler düşünebilmektir.”
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kişiliğiniz aynen çıkıyor… Çok şaşıracaksınız…

Tek bir bulutun bile olmadığı masmavi bir gökyüzü düşünün. Sadece düşünmek bile kendinizi daha iyi hissetmenize yol açar. Şimdi gözlerinizi manzaraya çevirin. Aşağıdakilerden hangisi size en çok huzuru veriyor ve sakinleştiriyor?
1. Beyaz, karlı bir ova.
2. Mavi bir deniz manzarası.
3. Yeşil bir dağ.
4. Sarı çiçeklerle dolu bir tarla.

1. Beyaz, karlı bir ova:
Özel bir duyguyla ödüllendirilmiş birisiniz, bir bakışta olayları kavramak ve onay ya da açıklama gerektirmeden en karmaşık sorunları bile çözmek yeteneğine sahipsiniz. Siz o net görüşlü, karar alıcı insanlardansınız. Daima iç güdülerinize güvenin; onlar size en iyi yolu gösterecektir.
2. Mavi bir deniz manzarası:
İnsanlarla ilişki kurmada doğal bir yeteneğe sahipsiniz. İletişim kurmadaki yeteneğiniz ve farklı grupları bir araya getirme tarzınız saygı görüyor. Sadece orada olarak insanların daha uyumlu ve verimli çalışmalarını sağlıyorsunuz ki bu da sizi herhangi bir projenin ya da grup çalışmasının vazgeçilmez üyesi yapıyor. “Çok iyi. Harika çalışıyorsunuz,” dediğiniz zaman bunu içten söylediğinizi biliyorlar ve bu da sözlerinizi çok değerli kılıyor.
3. Yeşil bir dağ:
Sizin ödülünüz kendini ifade edebilme yeteneğidir. Duygularınızı ifade etmek için gerekli olan kelimeleri daima bulabiliyorsunuz ve çevrenizdekiler bunların kendi duyguları da olduğunu kısa sürede fark ediyorlar. Derler ki paylaşılan neşe çoğalır, paylaşılan keder azalır. Başkalarına bu denklemlerin doğru tarafını bulmaları için daima yardımcı oluyorsunuz.
4. Sarı çiçeklerle dolu bir tarla:
Bilgi ve yaratıcılıkla dolu bir depo gibisiniz, sonsuz sayıda fikriniz ve neredeyse sınırsız bir yaratma gücünüz var. Başkalarının duygularına açık olun ve düşlerinizi gerçekleştirmek için çalışmaktan asla vazgeçmeyin, yapamayacağınız hiçbir şey yoktur-alıntı-

Dilek fenerleri araclığıyla dilek diliyoruz… Buyrun…

Asya ülkelerindeki bir geleneğe göre dilek fenerlerine yazdığınız dilekler gerçekleşirmiş…

Eee oraya gidip bunu yapamayacağımıza göre dilek fenerlerini kaptım buraya getirdim…

Hadi herkes bir feneri kapsın dileğini dileyip tekrar suya geri bıraksın…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sosyal Tembellik…

 1883’de gerçekleştirilen ip çekme deneyi ilginç bir sonuç verecekti: İpi çekenler ne kadar çoğalırsa, her bir çekenin sarfettiği kuvvet de azalıyor ve 8 kişide yüzde 50’ye düşüyordu!

Çok uzun bir süre öncesinden biliniyor duysa da, tez, bilimsel olarak ilk kez Fransız Agronom Max Ringelmann tarafından kanıtlanmıştı: İnsan tembel.

Özellikle de fark edilmediğini sandığı zaman. Ringelmann’ın şık deneyi, yirmi öğrenciye tek başlarına ve gruplar halinde beş metre uzunlukta bir ipi çekmelerini isterken ipin diğer ucuna bir dinamometre (kuvvetölçer) yerleştirmesine dayanır. Bu alet deneklerin harcadıkları kuvveti gösteriyordu.

 İpin ucundan iki kişi çektiğinde iki deneğin harcadıkları ortalama kuvvet, tek başlarına harcadıklarının % 93’üne eşitti.

 Üç kişide bu oran % 85’e, dört kişide % 77’ye düşüyordu. Ve tembellik halkası bu şekilde, sekiz kişilik grupta herkes kendi kapasitesinin sadece yarısı kadar kuvvet harcayana dek devam ediyordu. Psikologlar bu etkiyi bugün Ringelmann etkisi olarak adlandırırlar.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sevdiğiniz Meyveye Göre Karakteriniz…

Portokal

Elma

Muz

Kiraz

Üzüm

Şeftali

Ayva

Armut

İncir

Kavun

 

 

Portakal

Eğer en sevdiğiniz meyve portakal ise, sonsuz sabır ve iradeye sahip bir karaktere sahipsiniz. İşlerinizi yavaş ancak derinlemesine inceleyerek yapıyorsunuz; sıkı çalışmaktan da asla yılmıyorsunuz. Çekingen olma ihtimaliniz çok yüksek; ancak güvenilir ve sözünün eri bir arkadaşsınız. Partnerinizi ince eleyip sık dokuyarak seçiyor; ve onu tüm kalbinizle seviyorsunuz. Anlaşmazlıkları ne pahasına olursa olsun engelliyorsunuz.
Elma

Eğer en sevdiğiniz meyve elma ise, savurgan, fevri ve lafını sakınmayan bir insansınız; sert ve öfkeli bir yapınız var. Çok iyi bir organizatör olmasanız da, bu iyi bir lider olmayacağınız anlamına gelmiyor. Hızlı karar verme ve ileriye dönük adımlar atmada çok iyisiniz. Seyahat etmekten hoşlanıyorsunuz. Partnerinizle beraberken gözleriniz ışıldıyor. İçinizdeki yaşama sevincini hiç söndürmüyorsunuz.
Muz

Eğer en sevdiğiniz meyve muz ise, doğuştan sempatik, hoşgörülü ve şefkatli bir yapınız var. Utangaç bir insansınız ve sık sık özgüven eksikliğinizin kurbanı oluyorsunuz. İnsanlar sizin yumuşak yüzlü oluşunuzdan yararlanıyor. Partnerinizin sizi hem ruhsal hem fiziksel olarak çekmesi gerekiyor; ve karşısındakini tanıdıkça seven bir yapıya sahipsiniz. Tabiatınız gereği, ilişkileriniz de uyumlu oluyor.
Kiraz

Eğer en sevdiğiniz meyve kiraz ise, hayat sizin için çok da insaflı değil. İnişli çıkışlı bir yaşamınız var, özellikle de profesyonel anlamda… henüz kendiniz için yeterli birikime sahip olmadığınızı, hala küçük meblağlarla uğraştığınızı düşünüyorsunuz. Müthiş bir hayal gücünüz var, yaratıcı çalışmalarda bulunmaktan hoşlanıyorsunuz. İçten ve sadık bir partnersiniz; ancak duygularınızı ifade etmekte zorlanıyorsunuz.
Üzüm

Eğer en sevdiğiniz meyve üzüm ise, genel olarak nazik bir insansınız; ancak sık sık ani parlamalarınız da oluyor; fakat çabuk yatışıyorsunuz. Güzel olan herşeyi seviyorsunuz. Sıcak ve sosyal bir insan olmanız sebebiyle çevrenizde popülersiniz. Yaptığınız herşeyden zevk alıyor; aynı coşku ve enerjiyi partnerinizin de paylaşmasını istiyorsunuz. İnsanlar sizinle beraberken sıkılmıyor; çünkü onlara önerecek çok şeyiniz var.
Şeftali

Eğer en sevdiğiniz meyve şeftali ise, oldukça neşeli bir yapıya sahipsiniz. Yaşamayı seviyorsunuz. Dostluklar hayatınızın vazgeçilmez bir parçası… Olayları büyütmüyor ve çabuk bağışlıyorsunuz. Açıksözlü ve dobra bir insansınız. Bağımsız ve hevesli karakteriniz sizi tuttuğunu koparan bir insan yapıyor. İdeal bir partner ve tutkulu bir aşıksınız; ancak sevginizi diğer insanların gözü önünde göstermekten hoşlanmıyorsunuz.
Ayva

Eğer en sevdiğiniz meyve ayva ise, mütevazi ve muhafazakar bir kişiliğiniz var. Derinlemesine düşünen ve dikkatli bir yapıya sahip olmanız nedeniyle, hiçbir işi aceleye getirmiyorsunuz. Hırslı bir insansınız; detay ve sayılarla çalışma gerektiren işlerde gayet başarılısınız. İnsanların yanlışlarını anında görebiliyorsunuz. Partnerinizi seçerken, görünüşünden çok zekasına değer veriyorsunuz.
Armut

Eğer en sevdiğiniz meyve armut ise, aklınıza birşey koydunuz mu muhakkak başarıyorsunuz; fakat genel olarak değişken ve başladığı işi bitirmekte zorlanan bir yapınız var. Çünkü emeğinizin sonucunu hemen elde etmek veya baştan sonucun ne olacağını bilmek istiyorsunuz. Zihinsel uyarılmalara açıksınız ve fikir bazında tartışmalardan hoşlanıyorsunuz. Çok çabuk arkaşadaşlık kurabilseniz de, ilişkileri devam ettirmekte sorun yaşıyorsunuz.
İncir

Eğer en sevdiğiniz meyve incir ise, ciddi, düşünceli ve duyarlı bir yapıya sahipsiniz. Sosyalleşmekten hoşlansanız da, belli bir mesafeyi korumaya özen gösteriyorsunuz; kendinize sakladığınız bir alan her zaman olmalı… Açıkgöz, çabuk kavrayan ve cin gibi bir insan olmanız sebebiyle, özellikle iş yaşamında tepeye oynuyorsunuz. İnatçı bir insansınız. Partnerinizde tutkulardan önce beyine bakıyorsunuz.
Kavun

Eğer en sevdiğiniz meyve kavun ise, korkusuz bir insansınız; olup biteni, başınıza gelenleri doğal karşılıyor, üstünde durmuyorsunuz. Eğlenceli kişiliğiniz ve cömert yapınız nedeniyle insanlar size çekiliyor. İş yaşamında tuttuğunu koparan bir insansınız; doğru zamanda doğru yerde olmakta ustasınız. Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanıyorsunuz. Karşı cins üzerindeki en etkili silahınız; mizah anlayışınız!

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dahiler Buraya…Resimde kaç inek görüyorsunuz…

Kadınların 10 Meşhur kelimesi :)

1. Peki İşte en tehlikeli kelime: Peki… Öyle b…ir söyleriz ki kavgada o küçücük kelimeyi, öyle anlamlar yükleriz ki üzerine, o an her şeyi bırakıp gitmek isteriz. Avına saldıran bir kaplan kadar hırçın ama bir o kadar da sessiz oluruz. “Peki” dedik, kavga bitti sandın di mi? Yok öyle bir şey. “Peki” demiş kadın matador karşısındaki boğadan bile daha tehlikelidir. Kırmızıyı kendine göster ve at kendini dışarı. Geriye dönerken en sevdiği şeylerden almayı sakın unutma. Ama unutma bu seni affettirmez sadece sonunu biraz geciktirir o kadar.

2. Tamam Hele o “tamam”dan sonra susuyorsak, tehlike çanları çalıyor demektir. Her an büyük bir patlama olabilir. Sen her şeyin yoluna girdiğini sanabilirsin. Hazırlıklı ol, başın büyük belada. Fitil fitil gelecek her şey burnundan. Mümkünse göz önünde fazla bulunma, bir şeyler anlatmaya çalışma sakın, seni dinlemiyoruzdur. Zaten o yüzden tamam diyoruz ya. Ne anlatırsan anlat alacağın tek cevap “tamam”dır artık.

3. Anladım Anladım çünkü çok zekiyiz.

4. Haklısın Yok öyle bir şey. Haklı olan daima biziz. Haksız bile olsak bir yolunu bulup kendimizi haklı çıkartırız. O an ne olduğunu anlamaz, kendinden utanırsın. Sadece seni oyalıyoruz, haklı olduğun büyüsüne kapılıp gevşediğin anda bütün silahlarımızla saldırıp seni haksız çıkartmak için. Haklı olan biziz. Unutma.

5. Bilmem Tabii ki biliyorum… Sadece kızgınım ve bilmem diyerek konudan kaçıyorum. Ama sanma ki bu konu kapanacak. Bence sen de şimdi konuyu kapat ve daha ılımlı bir anda gündeme getir. Yoksa sen de farkındasın bildiğimizin.

6. Nasıl İstersen Aman bunu ciddiye alıp istediğin şeyi yapma, tuzaktır bu. Hele bir yap, gör bakalım sadece süpürgesi eksik olan bir cadı çıkıyor mu karşına çıkmıyor mu? Atıyorum lcd ekran tv istedin kavga çıktı, sonunda sinirden “sen bilirsin” dedik. Getir bakalım o tv’yi eve, bozmak için elimizden gelen her şeyi yapmıyor muyuz?

7. Boş ver Sakın ha boş verme. Boş ver dediğimiz şey, inan bizim için çok önemlidir yine sinirden demişizdir. Eğer sen boş verirsen daha da sinirleniriz. Dar ederiz dünyayı başınıza. Her kavgada gündem olur o şey. Sadece biraz bekle sakinleşelim.

8. Sen Bilirsin Hayır her şeyi ben bilirim. Şu an çok sinirliyim o yüzden seni baştan savma cevaplarla geçiştiriyorum. Sakın ha, havalara girme sen bilirsin dediğim için. Şu an o kadar iyi değilim, tek istediğim susman, o yüzden sen bilirsin.

9. Gerek Yok Bunu genelde erkek “açıklamama izin ver” dediği zaman söyleriz. “Gerek yok” çünkü sen ne anlatırsan anlat ben yine bildiğimi okuyacağım. Senin söylediklerinden çok, benim düşünüp beynimde kurduklarım önemli şu an benim için. Gerek yok, sus sakinleşmemi bekle önce… Gerek yok.

10. Hı hı Bu kelimeyi söylerken kesinlikle karşındakinin gözlerine bakmayız. Uzağa boş boş bakışlar atarak söyleriz ki o anlamsız iki heceye olabildiğince anlam yükleyelim. Dudakları birleştirip, başımızı yukarı aşağı sallayarak “hı hıı bittin olum sen” hissini uyandırırız karşı tarafa.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

gördüğün ilk beş kelime seni temsil ediyor…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hangi burç hangi meslekte daha başarılı öğrenmek isteyenler buraya…

1:koç, en çok asker kasap cerrah orta düzey yönetici çıkan burç

2:boga, emlakcılar inşaatcılar çiftciler büyük firma sahipleri

3 ikizler,medyacılar pazarlama satış uzmanları ögretmenler yazarlar negatif etkisinden hoş ama boş konuşanlar hokkabazlar hileciler

4:yengeç, iç mimarlar aşcılar vatansever duyguları yoğun insanlar hemşireler …

5:aslan,sanatcılar sporcular tiyatrocular borsa uzmanları ögretmenler sanatcı kişiler

 6:başak,diş hekimleri doktorlar hemşireler sosyal güvenlik uzmanları psikologlar

7:terazi,hukukcular emlakcılar bankacılar sanat ve hizmet sektöründe bulunan kişiler

8:akrep,finans uzmanları polisler askerler çöpcüler ölü gömücüler ,negatif etkisi gizli servis çalışanları cinayete meyilli tipler ölümle ilgili hobi sahipleri tefeciler

9:yay,turist rehberleri ögretim üyeleri felsefeciler pilotlar hukukcular negatif etkileriher alanda fanatizm sahte din adamları dinsel konularda obsesif düşünceler

10:oglak,genel müdürler üst düzey yönetciler mühendisler politikacılar devlet adamları bürokratlar negatif yönü aşırı materyalizm ve bilim takıntısı

11:kova,mucitler psikologlar klüp ve dernek yönetcileri astrologlar astronomlar uzay ve havacılık sanayi tüm mühendislikler negatif etkisi aşırı devrimci militarist kişilikler ve ya toplumsal sistemi reddeden tuhaf garip kişilikler a sosyalite ruh hastalıkları

12:balık, dans müzik sanat tımarhaneler hapishanelerle ilgili meslekler psikanaliz ve ruhsal ugraşlar medyumluk ruhsal çalışmalar gibi negatif etkisi alkol ve uyuşturucu bagımlılıgı hilekarlık düzenbazlık dolandırıcılık hayalcilik kandırıkcılık
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bakalım IQ’nuz ne seviyede? Aşağıdaki soruları tam 1 dakika içinde yanıtlamaya çalışın…

Aşağıdaki soruları tam 1 dakika içinde yanıtlamaya çalışın. Bir kağıt kalem alın ve cevaplarınızı not edin. Her soruya bir defa bakmaya çalışın oldukça ilginç ve güzel bir zeka testi…

Sadece biraz dikkat, hepsini çözeceğinize eminim.

Başarılar.

1. Bazı aylar 30, bazıları 31 çeker ; kaç ayda 28 gün vardır?

2. Doktorunuz size 3 hap verir ve bunları yarımşar saat arayla almanızı tavsiye ederse, ilaçların tamamını bitirmeniz ne kadar sürer?

3. Gece saat sekizde yatıyorum ve yatarken guguklu saatimi sabah dokuza kuruyorum kaç saat uyurum?

4. 30′u yarıma bölüp 10 eklediniz, kaç etti?

5. Bir çiftçinin 17 koyunu vardı. Sürüde salgın hastalık oldu, dokuzu ağır hastalandı, diğerleri öldü. Çiftçinin kaç koyunu var?

6. Sadece bir tek kibritiniz var, içinde bir gaz lambası, bir gaz sobası, ve birde mum bulunan karanlık ve soğuk bir odaya girdiniz… Önce hangisini yakarsınız?

7. Adamin biri dikdörtgen biçiminde ve her cephesi güney manzaralı bir ev inşa ediyor. Evi kocaman bir ayı ziyaret ederse bu ayı ne renk olur?

8. 3 elma vardı ikisini aldim. Kaç elmam var?

9. Musa gemisine her hayvandan kaçar adet aldı?

10. Chicago´ dan hareket eden 43 yolculu bir otobüs kullanıyorsunuz. Pittsburgh’da 7 yolcu binip, 5 yolcu indi. Cleveland’da 8 yolcu indi, 6 yolcu tuvalete gidip geldi ve 4 yeni yolcu bindi. 20 saat sonra Philadelphia’ya vardığınızda şöforün adı neydi?

Tebrikler bitirdiniz. Şimdi kontrol edin.

Şimdi cevaplar…

1. Hepsinde, tüm aylarda 28 gün vardır.

2. Bir saat.

3. Guguklu saatler gecegündüz ayrımı yapmadığı için 1saat.

4. 70 eder, yarıma bölmek 2 ile çarpmak demektir.

5. 9 canlı koyun

6. Kibriti

7. Ayı beyaz olur. Evin her cephesi güneye baktığına göre bina kuzey kutbundadır.

8. 2 elma

9. Sıfır, gemisine hayvan alan Nuh idi.

10. Şoför sizdiniz.

Değerlendirme:

10 doğru : Einstein seviyesi

9 doğru : Toplumla uyuşamayan psikolojik vaka

8 doğru : Mühendis

7 doğru : Üniversite öğrencisi

6 doğru : Lise öğrencisi

5 doğru : ilkokul öğrencisi

4 doğru : ilkokul öğretmeni

3 doğru : Lise öğretmeni

2 doğru : Üniversite Profesörü

1 doğru : Milletvekili

0 doğru : Vatandaş Kaynak: Türk Yaşam
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

7 saniyede resimdeki her şeyi görenler dahiymiş… Ben diyenlerin yalancısıyım…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Marteniçka Nedir ?

 images[1]

 Marteniçka

 Kalk, çabuk kalk arkadaşım!  Unuttun mu? Bu gün 1 Mart, Marta Nine geliyor, acele et… Tüm hazırlıkları gece yapmış, örme sepetinde dolmuş taşmış marteniçkaları! Hepimize bereket için. Şimdi ‘’ bu da ne, diyorsun’’, o vakit anlatayım: … Çok eskilerde, Balkanlarda yaşayanlar, doğada ‘’ kötülük ‘’varlığına inanırlarmış. İlk baharda ‘’ kötülük ‘’, derin uykusundan uyanmasın diyerek, tüm marteniçka hazırlıklarında kırmızı ve beyaz ipliklerden belik örerlermiş. Bunun yanında istekte de bulunurlarmış – kendilerini kötü ruhlardan, hastalıklardan, kem gözlerden korusun diye.

Çocuklar için çok heyecanlıdır bu gün. Marta Nine ellerine marteniçkayı taktığı zaman, koşa koşa kırlara çıkarlar, kır menekşelerin, kardelenin, sümbülün, çiğdemin arasında kelebek gibi coşkuyla dans ederler. Göz bakışlarıyla leyleği ararlar. Nasıl coşuyor o kalpler. Marta Nine, çocuklara güzelliklerin hepsini getiriyor. Seçmiyor – çocuk, genç yetişkin, herkese marteniçka takıyor.

Marta hem takıyor hem de büyü yapıyor. Çeşit çeşittir marteniçkalar. Aslında onlar bir el sanatıdır. Muhakkak beyaz ve kırmızıdır. İpleri yünden olur, yün yoksa ipektendir. Bu hüner ne bir kursta ne bir sanat okulunda öğretiliyor. Ruh hallerinin yansımasıdır. Ama o ruh daima pozitiftir. Tek hocası vardır, evdeki Nine. İşte böyle nineden – toruna, anadan- kızına devam edip gider. Aslında kendisi baharın habercisidir. Evet, arkadaşım, Türkiye’de bazı kişilerde, bileği için ise bileğinde, yaka için ise yakada takmış görebilirsin. Balkanlara şu günlerde yolun çıkar ve bahçede, ağaçlarda bağlı kırmızı beyaz ipler görürsen hiç şaşırma. Aralarında bozuk para, takı, sülük kabukları, hatta atkuyruğu da görebilirsin.

 Serçe kuş, oda şarkısını söyler ‘’ benim de boynuma o güzelliklerden bağla ‘’diye. Yavru hayvanlarda – sağlık içindir. Gençleri de gör, onlar da türkü söyleyip bir başka neşe katıyorlar o güne. Dillere destan olur, kız – erkek manileri. Bu gelenek ne zamandan bilinmez, ama şunu izah etmeliyim: Balkanlarda çok güzel hava yaratıyor. Kıymetli arkadaşım, sihirli iplerin açıklamasına da değinmeliyim. Beyaz olan ip; bir nevi beyaz büyü içinde; bereket, bolluk, evlilik, sağlık, kısmet, mutluluk ve uzun ömür diye. Evet, bu gün beyazdan da kırmızıdan da medet umuyorum.

Ama hepimiz için istiyorum. Heyecanımı paylaşabilsem. Ne kadar mutlu olurdum bilemezsin. Bir değişiklik olmadan coşkuyu yazımla paylaşıyorum. Kimsin sen, beyaz ip? İyilik perisi, melek, beyaz gelinlik, beyaz güvercin – barışın simgesidir.

Beyaz meleğim benim, demiyor muyuz zaman zaman. Beyaz, kimsin sen? Ruhumuzu sağırmış bir büyü… Kırmızı sihir! İlkbaharı temsil ediyor, sevinç, mutluluk, aşk ve uzun ömrü. Şans getiriyor. Kırmızı – kandır, kuvvettir. Ömür boyu kırmızı seninle kalsın. Arkadaşım, şimdi marteniçka sağ eline takılıyor.Kolye gibi hazırlandıysa boynuna takılıyor. Rozet olarak hazırlandıysa göğsünün üstünde taşınıyor. Bu marteniçka soğuk günlerde, her nerede olursan ol evine kazasız belasız toplanmak içindir.

 Kıymetli arkadaşım, marteniçka bizim nazar boncuğumuzun kardeşi olabilir mi? Evet, oldu bile. Bak ikisi de bize sesleniyor; yeni yolun açık olsun. Daima güçlü ol diye. Arkadaşım, leyleği ilk gördüğün gibi, sihirli marteniçkanı taş altına ve ya bir ağacın dallarına bağla. Dilek de tutmayı unutma. Amaçların için, hayallerin için…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Renklerin, psikolojik ve fizyolojik etkileri;

Sarı: Psikolojik olarak olumluluk ve canlılık özellikleri var, Fizyolojik olarak sinirsel bozukluklara iyi geliyor.

Kırmızı: Psikolojik olarak uyanık ve tetikte olmayı teşvik ediyor, Fizyolojik olarak kan basıncını artırıyor ve adrenalin salgılıyor.

Mor: İç bilinci teşvik ediyor, Fizyolojik olarak uykusuzluğa iyi geliyor.

Turuncu: Psikolojik olarak neşeyi teşvik ediyor, Fizyolojik olarak sindirim sistemi ve metabolizmaya destek oluyor.

Yeşil: Uyumlu ve dengeleyici psikolojik özelliklere sahip, Fizyolojik olarak kalp ve göğüs sorunlarını hafifletiyor.

Turkuaz: Canlandırıcı ve serinletici psikolojik özellikleri bulunmakta, Fizyolojik olarak ağrı kesici özelliği var.

Mavi: İnsan psikolojisi üzerinde barışçıl ve sakinleştici etki gösteriyor, Fiziksel olarak kan basıncını düşürüyor, boğaz sorunlarını çözüyor.

çingene pembesi (Magenta): Sevgi ve şefkat dolu bir renktir, Fiziksel olarak migren ve baş ağrılarını hafifletici etkisi bulunmaktadı

Çinli kadınların inancına göre, giydikleri elbiselerin renginin erkekler üzerinde farklı tesirleri olurmuş. Mavi renk onları büyüler, kırmızı heyecanlandırır, siyah dize getirir, beyaz köleleştirir, sarı ise mutlu edermiş… Duyurması bizden, uygulaması sizden 🙂

alıntı

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »