CUMARTESİ GÜNÜ İSTANBUL BOĞAZI BÖYLE OLUR MU ?

 Deniz ve yelken tutkunlarını bir araya getirmek için TYF tarafından Borusan Otomotiv desteğinde düzenlenen BMW BOSPHORUS SAILING FEST’e günler kala son hazırlıklar gözden geçiriliyor.

Hemen hatırlatalım, İstanbul Boğazı’nda hem denizde hem karada gerçekleşecek etkinliklere katılım ücretsiz.Karadaki etkinlikler BEBEK PARKI’nda…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

En zekiler beş saniyede kaç kurukafa olduğunu buluyormuş… Benden söylemesi…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 4 Comments »

Kola kanser yaptığını kabul etti!

Kola kanser yaptığını kabul etti! ( paylaşın lütfen ) Kolanın gizli formülü değişiyor. Yeni formülde içeceğe rengini veren metilimidazol maddesi 4 kat daha az olacak. Üreticileri değişikliğe iten, bu maddenin Kaliforniya’da kanserojen mad…deler arasına alınması oldu. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, metilimidazolün kansere neden olduğu saptanmıştı. Ancak,, insan sağlığı için tehdit oluşturduğuna dair kanıt bulunmuyor. Yeni formüllü kola Kaliforniya’da satışa sunuldu. Üretici firmadan yapılan açıklamada yeni ürünlerde bir tat farklı olmayacağı belirtildi. Coca-Cola ve PepsiCo kola pazarının yüzde 90′ını oluşturuyor. Ürünlerine kanser uyarısı koymak istemeyen üretici firmalar, içeceğin formülüyle oynama kararı aldı.

Yeni formülde içeceğe rengini veren metilimidazol maddesi 4 kat daha az olacak. Üreticileri değişikliğe iten, bu maddenin Kaliforniya’da kanserojen maddeler arasına alınması oldu. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, metilimidazolün kansere neden olduğu saptanmıştı. Ancak,, insan sağlığı için tehdit oluşturduğuna dair kanıt bulunmuyor. Yeni formüllü kola Kaliforniya’da satışa sunuldu. Üretici firmadan yapılan açıklamada yeni ürünlerde bir tat farklı olmayacağı belirtildi. Coca-Cola ve PepsiCo kola pazarının yüzde 90’ını oluşturuyor. Kaynaklar: ntvmsnbc – Yeşil gazete The Coca-Cola Company Vikipedi, özgür ansiklopedisinin verdiği bilgi doğrultusunda tarihcesi aşagıda belirtildiği gibidir.   .
TCCC LogouThe Coca-Cola Company (TCCC), dünyanın en büyük içecek şirketlerinden biridir. Şirket bir Amerikan şirketi olmakla birlikte, dünyanın pekçok yerinde fabrikaları vardır. CEO’su Muhtar Kent’tir. New York hisse senetleri borsasında KO kodunu kullanmaktadır. Konu başlıkları  1 Tarihçe 1.1 Dünya’da 1.2 Türkiye’de 2 Türkiye’deki Ürünleri 3 Dış bağlantılar
Tarihçe [değiştir]Coca Cola ilk olarak eczanelerde ilaç olarak kullanılmıştır. Daha sonra içeriğindeki bazı maddeler değiştirilerek içecek olarak popülerleşmiştir. İçeriğinde yedi gizli madde bulunmaktadır. Dünyada bu maddeleri sadece iki kişi bilmekte ve bu maddeler bir kâğıtta yazılı olarak bir bankanın kasasında muhafaza edilmektedir. Ortalama olarak dünyada saniyede sekiz bin kutu Coca Cola tüketildiği saptanmıştır.   Dünya’da [değiştir]1892 yılında şu anki ismini alıp anonim şirkete çevrilmiş ve Coca-Cola adıyla piyasaya çıkardığı içecek, kola, 1895 yılına gelindiğinde Amerika’nın tüm eyaletlerinde satılmaya başlamıştır. 1905’e dek, kolanın içeriğinde kokainden elde edilen bir madde bulunurken, bu tarihte içerik değişikliği yapılarak kolanın kokainle ilgisi kesilmeye çalışılmıştır.Şu an içinde kokain olmadiğı sanılsada hala mevcut ve miktarı bilinmemektedir. Dünyanın taşınabilir su kaynaklarının %25’i The Coca-Cola Company’e aittir.   Türkiye’de [değiştir]Coca-Cola markası, 1964 yılında Has ailesinin girişimiyle Türkiye’ye gelmiş ve ilk yatırımlarını İstanbul ve Marmara bölgesinde gerçekleştirmiştir. Bu tarihte, İstanbul Meşrubat Sanayi Anonim Şirketi’ni 3.5 milyon liralık sermaye ile kurmuştur. 1996’ya gelindiğinde Anadolu Endüstri Holding Coca-Cola İçecek’in ortağı olmuş ve 1997’de 35 milyon dolarlık yatırımla, Çorlu’da 1 dolum tesisi hizmete sokulmuştur. ***           ****         ****              **** Eski adıyla Turkuaz su yeni adıyla Damla su coca colaya aittir, Cola almak isteyen yerel esnafa Cola almak istiyorsanız Damla su almayı şart koşacak satış tekniği kullandıgından Damla su kullanmadıgımı boykot ettiğimi dip not olarak düşmek isterken GDO gerçeğini anlatan mutlaka izlenmesi gereken birde video linki ekliyorum saygılarımla. http://www.facebook.com/video/video.php?v=187677981283754&saved
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Alüminyum folyo sizi hasta edebilir…

Alüminyum folyo sizi hasta edebilir

Alzheimer hastalığı son zamanlarda giderek artmakta nedeni tam olarak belli olmasa da yapılan çalışmalar gösteriyor ki alzheimerlı hastaların beyin dokusunda yüksek oranda alüminyum bulunmaktadır.

 Alüminyum folyo veya kaplarda yemek pişirmeyin Alüminyum tencerelerde yemek yapmak, alüminyum folyo veya kapları içerisinde yemeğe ısıl işlem uygulamakla tüketilecek besine daha çok alüminyum geçmesine neden olacaktır.

 Ayrıca bu şekilde pişmiş bir yemeğin yanında asidik bir besin varsa örneğin bol limonlu bir salata veya portakal suyu gibi alüminyum emilimi daha da hızlanacaktır. Alüminyumu birçok yoldan alabilmekteyiz Alüminyum birçok paketlenmiş ürün içerisinde, kullandığımız şampuanlarda, antiperspirant ve deodorantlarda, bazı ilaçlarda hatta eser miktarda içtiğimiz su ve çay içerisinde dahi bulunmaktadır ama emilimi folyo veya kapları kadar olmamakta
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hangi Burç Nasıl Bir Aşıktır…

KOÇ BURCU Heyecanlı ve Aceleci Aşık! Koç burcu insanları aşkta zaferi sever ve tutkuludur. Değişikliği ve heyecanı sevdiği için evde her zaman yeni bir hikaye ister. Sessiz geçen geceler, sakin ortamlar ona göre değildir. Fantezileri vardır ve kesinlikle uygulamak isterler. Yatak odası yerine çeşitli mekanlarda seksi severler. Bu burç gecikmeyi ve hayal kırıklığını hiç sevmez, dedikleri hemen olsun ister. Koç burcu “seni seviyorum” demekte zorlanmaz ve dediği zaman bu gerçektir. Aynı zamanda bunu duymayı hatta emin olmayı ister. Beklenmeyen, değişik hediyelere bayılır. Bu ben merkezli burç her zaman flört heyecanı arar ve aldatılmayı asla kabul edemez çünkü paylaşmaktan nefret eder. Eğer bunu elde edemezse terk etmekte hiç tereddüt etmez. Sevgilisinin ve eşinin haricinde bir çevresi olsun ister ve kesinlikle bağımsız eğilimlidir. Kontrol edilmekten ve emir kiplerinden nefret eder. Bu burç ile yaşamak için öncelikle Koç burcu olan birinin kendine yönelik yaşamaya eğilimli olduğunu ve sizin ihtiyaçlarınızı çok dikkate almayacağını kabul etmek gerekir. Bu bir Koç doğasıdır ve değişmez. Ama enteresan bir şekilde Koç burcu doğruyu hep içgüdüsel olarak hisseder. Koç yenilmişse bu hiç olmamış gibi davranmayı tercih eder. Kızdırılırsa saman alevi gibi olan öfkesi yakar yıkar ve bir anda sönüverir. Partneri olarak kızgın anlarda söylediği sözleri ciddiye almamayı öğrenmeli ve olgun davranmalısınız. Koç burçları övgüyü sever. Eğer bir Koç burcu ile beraberseniz onu sık sık övmeyi sakın ihmal etmeyin.

BOĞA BURCU Tutkulu Aşık! Boğa aşıkları uyuşuk ama azimli aşıklardır. Bir kere bağlandı mı kolay kolay kopmayan, boşanmaktan hoşlanmayan, sakin, huzurlu insanlardır. İlişkilerini bir an evvel resmileştirmeyi severler. Ancak Boğa burcu tahakküm edici ve kıskanç aşıklardır. Eşit şartlarda ilişkiyi sevseler de ekmeklerini kazandıktan sonra harcama yetkisinin de elinde olmasını tercih ederler. Çok sosyaldirler ama sessiz geceleri de çok severler. Bu burcun insanları rahat evlerde yaşamayı çok sever. Boğa burçları hayalgücü olmayan , duygusuz ilişkilerde çok acı çekerler. “Seni seviyorum”’u söylemek ile ilgili bir problemleri olmasa da bunu yaratıcı şekilerde sunmayı ve yatakta göstermeyi tercih ederler. Yatak hayatı bu burç için bir ritüeldir ve de çok keyifli olması gerekir. Bu kendinden emin, sessiz burç hep sevildiğini duymak ister ve evde bir düzen ister. Boğa burcu maddi güvenceleri de sever. Ev, araba onlar için statü simgesidir. Boğa burcu için ayrılıklar ölümden beterdir. İlişkiyi korumak için ellerinden geleni yaparlar. Boşanma onlar için çok acı verici bir süreç olabilir. Ancak Boğa burcu çok inatçı bir aşıktır. Çok nadir ortaya çıkan dehşet verici bir öfkeleri vardır. Öfkelendiklerinde çok kötü sonuçlar olabilir ve en kötüsü bu burcun insanları affetmeyi ve unutmayı hiç bilmezler.

İKİZLER BURCU Konuşkan Aşık! İkizler burçları herkesle herşeyi konuşabilirler. Bu konuşkan burç konuşurken el hareketlerini, imaları çok sever. Seksi bile harketler ile ifade edebilirler. Bu inanılmaz sosyal burç, seks hakkında konuşmak , fanteziler kurmak ve hayal etmekten çok hoşlanırlar. Vefa birinci tercihleri değildir ve karşıdanda beklemezler. İkizler erkeği ve kadını uzun süreli ilişkilere girdiklerinde kendilerine ait geniş bir alana ihtiyaç duyarlar, baskıdan hiç hoşlanmazlar ve özgür olmaları gerektiklerini her fırsatta belli ederler. Onlar için evlilik uygulanacak son çaredir. Seksüel uyumdan çok entelektüel paylaşımı tercih ederler. Bu burcun “sıkılmak” fiilinin kelimesine bile tahammül edemezler. İstediklerini yaptırana kadar karşılarındakini didik didik ederler. Aynı zamanda iki kişilikli İkizler, dediklerini bir gün beyaz bir gün siyah olarak dikte ederken kafanız epey karışabilir. Bir gün inandıklarına öteki gün inanmayabilirler. Bu burcun insanlarının karar verme yetisinin değişken olabileceğini kabul etmek gerekir. Bu oynamayı kesinlikle kişisel almamalı ve sakince uyum göstermelisiniz. İkizler burcu iyi bir dinleyici değildir. Monoton konuşmalardan kaçının ve isteklerinizi daha yaratıcı bir şekilde ifade etmeye çalışın. Bunu başarırsanız çok eğlenceli ve de renkli bir ilişki yaşayabilirsiniz.

YENGEÇ BURCU Şefkatli Aşık! Yengeç burcu aşığınızın size bakmak ve sizinle ilgilenmekten daha çok sevdiği bir şey yoktur. Yengeçler bir kişiyi seçtiklerinde flört aşaması bile gereksizdir, hemen evlenmek isterler. Ayrılık, en son akıllarına gelen çözümdür. Vefalı ve adildirler. Ama bu burcun insanları ile bir ilişki içindeyken onları anlamak zordur. Dışarıdan zor ve tutucu gözükürler ama içlerinde bambaşka bir kişilik barındırırlar. Kabuğu kırmayı başarabilirseniz arkasında yumuşacık bir kalp görürsünüz. Yani yengeç burcu ile ilişki biraz sabır ve emek ister. Yengeç burçları güvenceye çok önem verirler. Yalnız maddi olarak değil kendilerini her bakımdan güvende hissetmek isterler. Yanlış anlaşıldıklarına inandıkları zaman çok alıngan ve dar görüşlü olabilirler. Sevgiye vakit ayırmak isterler. Romantik beklentileri vardır. Çiçek, küçük sürprizler, bir sepet çilek gibi aşkı ve romantizimi hatırlatan her türlü hediyeye bayılırlar ve zaman zaman bunu beklerler. Yengeç kadınları birer dişi kuştur. Evlerini temizlemeyi, süslemeyi, pişirmeyi kısaca “ev” tadında herşeyi zevkle yaparlar. Pişirdikleri yemekleri geri çevirmemelisiniz. Alıngan yapıları herşeyden kolayca nem kapmalarına sebeptir, o yüzden kendinizi bol bol özür dilerken bulabilirsiniz. Bu hassas ve sevgi dolu burcun insanlarını mutlu etmenin en güzel yolu onları koşulsuz şartsız her zaman sevmek ve bunu hissettirmektir.

ASLAN BURCU Gururlu Aşık! Aslan burcu seks ve aşk için yaşar. Ateşi bir ruha sahip olan Aslanlar, güçlü ve aktif bir seks hayatı ve aşk isterler. Kendilerine güvenen görünümlerinin arkasında güven eksikliği vardır ve bu bazen onları ben –merkezci yapabilir. Kendi istedikleri olsun isterler. Bu istekleri bir talep olarak söylemeselerde ağzınızdan girip burnunuzdan çıkarak siz hissettirmeden pekala yaptırabilirler ve siz ne olduğunu anlamazsınız bile. Görünüm Aslan için çok önemlidir. Bakımlı, düzgün görünümlü insanları seçmeye eğilimli oldukları için, aslanların yanında her zaman şık olmalı ve mis gibi kokmalısınız. Aslan burcu, neşeli, oyuncu ve gülmeyi çok seven bir karaktere sahiptir. Onunla kavga ettiğiniz zaman barışmanın en güzel yolu onu güldürecek bir şeyler bulmaktır ve bunu bulmak çok kolaydır çünkü aslanlar herşeyde gülümseyecek bir sebep bulabilirler. Geç kalmaktan nefret etselerde yavaştırlar, o yüzden beraber yapılan tüm planlarda bir aslana her zaman önceden hazırlanması için vakit verilmelidir. Aslanların ilişkileri bozulmuşsa veya doğru kişi ile beraber değilseler bile bunu gururları yüzünden kolay kolay kabul etmezler, hatalarını onlara hemen kabul ettiremezsiniz. Çünkü hata yapmak onlar için zayıflıktır ve zayıflığı hiç sevmezler. Aslan aşığı için söylenecek en son söz onların aşkta her zaman doğal bir şansı olduğudur. İstediklerini elde etmek için sonuna dek savaşırlar ve genelde başarılı olurlar.

BAŞAK BURCU Ketum Aşık! Başak burcunun o soğuk, ulaşılamaz görüntüsünün ardında inanılmaz bir libido yatar. Güvenli uzun vadeli ilişkileri olsa bile aktif seks hayatı arzu ederler. İlişkilerinde uzun vadeyi sevseler de arada bir dışarıda gizli, zeki flörtleri olabilir. Zeki insanlar onları büyüler ve bu yüzden bazen hayır demek konusunda zayıf davranabilirler. Başak burcu insanları ilişkilere yüksek standartlar koyarlar. Davranış, dış görünüş, zeka herşey birer kriterdir ve biri bile eksik olamaz. O yüzden sık sık eleştirirler ama kötü niyetli değildir eleştirileri, sadece herşey mükemmel olsun isterler ve bu yüzden kendilerini de eleştirmekten kaçınmazlar. Başak burcu sosyaldir ve belirli bir egoları vardır ve bu egolarının arada bir övgülerle tatmin edilmesi gerekir. İletişimde çok başarılı oldukları için herşeyi kolayca konuşabilirsiniz ancak bir şey hariç, o da duyguları. Bu kadar sosyal olmalarına rağmen yine de utangaç bir yapıya sahip oldukları için başakların duygularını anlamak zordur. Hatta duygularını nasıl gösterecekleri konusunda epey sıkıntı yaşarlar. Gerçek bir işkolik olan başaklar ile başa çıkmanın en güzel yolu onları yanınızda rahat hissettirmektir. Bunun için gerekli olan ise hijyenik bir görünüm, temiz bir ev ve lezzetli yemekler olabilir. Kadın başaklar için ise şık ama sakin, elit bir akşam yemeği, mis gibi kokan bir ortam ve hayranlık dolu bakışlar olabilir.

TERAZİ BURCU Sevimli Aşık! Terazi aşk için yaratılmıştır. Ruh ikizlerini bulma konusundaki başarıyı en çok bu burçtakiler yakalar. Bir kere buldular mı ise artık sonsuza kadar ayrılmazlar ama flörtlerinden asla ödün vermezler. Manalı bakışmaları, anlamlı sözleri, kikirdemeyi yaratan bu burcun insanları her zaman bir yerlerde birileri ile flört edecektir ama aldatmayacaktır. Çünkü aldatmayı yüksek ruhlarına hiç yakıştırmazlar. Terazi burcu ilişkilerinde kavga olmasın diye inanılmaz bir özen gösterir ve karşısındaki kişiyi memnun etmek için elinden geleni yapar çünkü teraziler kavgayı, huzursuzluğu hiç ama hiç sevmezler. Kavga ederken bile sakindirler dolayısı ile kavga ettiğinizi bile anlayamazsınız. Bu burcun insanları ilişkilerinde sorun yaşarsa suçlama yolunu tercih etmeyerek, uyumlu, ılımlı ayrılıklar yaşamaya çalışır. Tembel ve kararsız olduklarına dair bir inanış vardır. Özü böyle değildir, o sadece mükemmel ve en doğru olanı istediği için git-geller yaşamaktadır. Adalet duygusu da tıpkı mükemmelciliği gibi ön plandadır. Ona haksızlık yapmamaya özen göstermelisiniz. Terazi aynaları sever. En güzel görünüş için saatler harcayabilir. Estetik sektörü bu burç ile gelişmiştir. Güzel eşyaları, evleri kısacası güzel olan herşeyi severler. Müzelere, tiyatrolara gitmeye bayılırlar. Onu mutlu etmek için sık sık güzel mekanlara veya ülkelere gidebilrsiniz.

AKREP BURCU Kıskanç Aşık! Akrep burçların en gizemlisidir. Duygularını anlamak çok zordur. Seks içgüdüsü çok güçlüdür ama sizi isteyip istemediğini bile anlamakta sıkıntı çekebilirsiniz. Hisler konusunda da oldukça ketumdur. Kendine yetmeyi sever ve ulu orta duygusal konuşmalar yapmaktan hiç hoşlanmaz. Akrep burçları kontrol edilmeyi kabul etmezler ancak kendi dünyalarına soktukları o ender kişilerden sadakat ve vefa beklerler. Bu burcun insanları için aşk ve tutku kesin bir çizgiyle ayrılmıştır ve asla karışmazlar. Eğer sizi sevdiğini söylediyse bu bir gerçektir ve gerçek olduğu andan itibaren artık Akrep’in kıskanç yanı ile de tanışırsınız. Kıskançlık Akrepler için çok başka bir boyuttur, asla unutmaz, asla affetmezler. Onun güvenini kaybederseniz bilin ki geri dönüş yoktur. Akrep burçları dünyanın görünen değil görünmeyen tarafları ile ilgilenirler. Yasak olan bilgileri, gizli öğretileri, çözülememiş sırları araştırırlar ve bu yüzden ölümü bile göze alabilecek kadar gözüpektirler. Bu yüzden bir akrebi mutlu etmek için gerçekten yaratıcı olmalısınız. Macera dolu seyahatler, gizemli mektuplar, keşfedilecek yeni heyecanlar her zaman gündemde olmalıdır. Akrep için saldırı, savunmadan daha iyi bir yoldur. İğneleyici dilleri sizi gözyaşlarına boğabilir ancak sizi en iyi olabilmeniz için her zaman desteklerler, delici gözleri herkesi gördüğü gibi sizin de en zayıf ve en güçlü yönlerinizi kolayca görebilir. Bu onlar için doğal bir yetenektir. O yüzden asla rol yapmayın. Akrep zor sever ama severse tam sever.

YAY BURCU Maceracı Aşık! Romantik Yaylar için aşk çoğu zaman daldan dala konmaktır. Aşkın o büyüleyici günleri gerçer geçmez Yay için fazla yapacak bir şey kalmaz. Bütün burçların içinde en özgür ruhlu olanlardır ve bu alana kesinlikle kimseyi sokmak istemezler. Uzun vadeli planlar yapmayı gereksiz, alışverişi zaman kaybı olarak görürler. Onlar bir dakikada bavul yapıp, Marsilya’ya tatile gidebilirler. Keşfetmek, öğrenmek, duygu alışverişleri, konuşmak, paylaşmak Yay için en önemli yaşam sebepleridir. İlişkilerini bitirme kararı aldıklarında bile bunu uzun uzun konuşarak, inişli çıkışlı bir şekilde yaparlar ve karşılarındakinin kafalarını oldukça karıştırırlar. Yay burcu ile ilişki yaşarken siz de onun kadar özgür olabilirsiniz. Kendi başınıza ev alabilir, onu dekore edebilir, çocukları istediğiniz okula kaydettirebilirsiniz. Bu onlar için sorumsuzluk değil, size olan güvenleridir. Çok şanslıdırlar ve bu şanstan siz de etkilenirsiniz. Abartma huyları olsa da açık sözlüdürler ve aşk oyunlarını sevmezler. Sevgilerini hemen söylerler ve karşılık beklerler. Eğer bir yayı seviyorsanız ve de alıngan bir insansanız ona asla “Ben şişmanmıyım?, güzelmiyim?” gibi sorular sormayın. Çünkü eğer gerçekten şişmansanız bunu onun ağzından kesinlikle duyacaksınızdır. Ama bu şişmnalık onun için asla kriter değildir, o sadece gerçeği söylemiştir ve size olan duyguları ile alakası bile yoktur. Yay ile eğlenebilir, çok şey öğrenebilir ve rahat bir hayat geçirebilirsiniz.

OĞLAK BURCU Uyumlu Aşık! Güvenilir, güçlü bir karaktere sahip olan oğlaklar için söylenecek en önemli ilk kelime çalışkanlık ve sorumluluk duygusunun gücüdür. Çok ciddi görünürler ama içeride akıl almaz bir eğlence anlayışı vardır. Satürn’ün güçlü etkisi ile bir oğlak erkeği ya da kadını, her şakanın altında bir ciddiyet, her ciddiyetin altında bir şaka arar. Hislerine çok zaman ayırmadığı için çoğu zaman bir oğlağın birine aşık olduğunu anlaması epey bir vakit alabilir. Libidosu güçlüdür ama ezici değildir ve içinde sakinlik barındırır. Oğlak burcunun insanları için meşhur bir söz vardır; “Küçükken bir bilge, büyükken bir çocuk” olarak değerlendirilirler. Yaşları ilerledikçe yaşam sevinçlerinin daha çok farkına vararak, daha neşeli ve paylaşımcı olurlar. Bir oğlak burcu ile berabersiniz muhtemelen kendinizi maddi olarak hep güvende hissedeceksiniz. Çünkü oğlaklar ne yapıp edip maddi güce bir şekilde ulaşırlar ve bunu sevdikleri ile paylaşmaktan hiç çekinmezler. İş hayatları kariyer hedefleri ile doludur ve o kariyeri elde etmek için ne gerekiyorsa yaparlar. İş hayatlarını çok sevseler de sizinle düzenli vakit geçirmekten, beraber günlük hayatın eğlencelerini paylaşmaktan hiç vazgeçmeyeceklerdir . O yüzden pek çok burca göre evlilik için en uygun burçlardan biridir. Oğlak burçları kendi görünümleri kadar sizin görünümünüze de önem verirler. Toplum tarafından kabul edilen normlarda bir zerafet, görgü kuralları ve etik beklentiler içerisindedirler. Onların yanında her zaman tertipli, temiz ve ağırbaşlı olmalısınız. Oğlaklar doğal krallardır ve her zaman kraliçeleri severler.

KOVA BURCU Tarafsız Aşık! Tahmin edilmesi en zor burçlardan biri olan Kova için hayat bir düellodur. Çok zeki olan Kovaları elde etmek için aynı ölçüde zeka gerekir. Derin ve anlamlı konuşmaları çok değerli bulurlar, bilgili, entelektüel kişiliklere hayrandırlar. Konuşmak, anlamak isterler ama boş konuşmalardan çabucak sıkılıp, TV kumandasını en yakın arkadaş ilan edebilirler. Bir kova burcu ile beraber olmanın belki de en zor olan kısmı onun sizi kıskanma içgüdüsüne hiç sahip olmamasıdır. Kalabalık bir ortama girdiğinizde herkes derin bir sessizliğe bürünüp size hayran hayran baksa bile o sizi kıskanmayacaktır. Hatta bunu hiç farketmeyebilir. Ama hep önünüzü açan, size destek veren, eşit bir ilişkide olacaksınız. Sürprizlerle karşılaşacaksınız ve size bağlı bir insanla beraber olacaksınız. Ufak tefek flörtler dışında Kova vefalı bir burçtur. Kova burcunun sert bir dili vardır. Bir şeyler öğrenirken veya derin bir tartışmada kolayca provoke olurlar ve hitap şekilleri değişebilir. Ateşli kişilikleri bazen patavatsız cümleler sarfetmesine neden olur, ama aslında bu cümlelerin altında yatan bir ima asla yoktur. Onlar tartışmayı doğal sayarlar ve telepatik iletişimler isterler. Kova “farklı” olmak ister. Bu kelimeye giyim, yaşam, inanç gibi her türlü ayrıntıyı sokabilirler. Farklı kişilikler onları çeker ve zor olan ile uğraşmayı severler. Ani öfke patlamalarına meyillidirler ama rahatsızlığınızı belli edersiniz onlar bunu anlarlar ve kendilerini değiştirebilirler. Kova için “değişim ve fark yaratmak” bir yaşam felsefesidir. Çok kolay yanlış anlaşılırlar ama filozof dilleri bu yanlışlığı kolayca düzeltebilir.

BALIK BURCU Romantik Aşık! Peri masallarını andıran aşklar, bir kamyon dolusu gül, kocaman bir tek taş, pencere altında ölümsüz bir serenat ve işte balık burcu. Balık burcu iflah olmaz bir romantiktir. Kesinlikle ruh eşini bulmak ister ama flört etmek, beğenilmek, aşk denizlerinde yüzmekte keyifli olduğu için balığın size bağlanması için romantizmden onunla birlikte olduğunuz müddetçe asla vazgeçmemelisiniz. Balığın yumuşak bir kalbi, saf bir ruhu vardır. Kolayca inanır, affeder, hüzünlü hikayeleri, bitmemiş aşkları çoktur ama ruhunun bir yanı da çok gerçekçidir. Dışarıda ne olup bittiği ve kendisi ile ilgili başkalarının fikirleri önemlidir. Bir balık insanına ne yansıtırsanız onu alırsınız. Sevilmiyorsa sevmez, seviliyorsa sever. Bir eş olarak balık burçları çok keyifli olabilirler çünkü ne hissettiğinizi kolayca anlama yetisine sahiptirler ve anlaşılmak siz de çok keyifli duygular uyandırabilir. Huzurlu ilişkileri tercih ederler. Kavgadan her zaman kaçarlar. Bazen kendilerine güvenleri azalır, böyle anlarda onlara destek olmak, sevmek, mutlu etmek gerekir. Pratik fikirlerle onların korkularını yok edebilir ve destek verebilirsiniz. Seks onlar için aşkın bir rituelidir ve sık sık tekrarlanması gerekir. Balık burcunun insanları için dünya acımasız bir yerdir. O yüzden saklanmayı, içine kapanmayı tercih edebilirler. Böyle durumlarda yapılacak en iyi şey zevkli yolculuklar, sevecen yaklaşımlar, romantik bir gece, yatakta geçirilen uzun saatler veya güzel bir müzik dinletisi olabilir. Sakin, pozitif bir hayat istiyorsanız balıklar sizi çok mutlu edebilir.

Alıntı

Bu kızın yüzüne kaç kişi toplanmış… Söyleyecek var mı???

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÇOK BASİT BİR SAĞLIK UYARISI…

Mümkünse, her sabah veya akşam, günde bir kez olabilir, sert bir zemin üzerinde çıplak sağ ve sol ayak üzerinde, GÖZLERİNİZ KESİN TAM KAPALI her iki kolunuz yanlara T şeklinde açık, yaklaşık 30 sn.’de 100’e kadar, tek ayak üzerinden “sesli” sayarak DENGE’de durma eğitimine vücudunuzu ve beyninizi mutlaka ACİL alıştırınız.
İlk bir hafta sayamamanız çok normal. İl…k bir haftadan sonra, 100’e kadar sayarak bu eğitime vücudunuzu alıştırırsanız, ileride kesinlikle ALZHAIMER  konusunda sorun yaşamazsınız.
Huzurlu ve Kaliteli yaşamanız, “en az 100 yaşınıza kadar, her konuda birlikte sağlıklı yaşlanabilmemiz dileğiyle…”
ÖZEL NOT: Lütfen, olabildiğince fazla, özel dostlarınızla bu çok basit bilgiyi paylaşıp, kendilerini bilgilendiriniz… Şu an olmasa bile, yıllar sonra özel dostlarınızın
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İlişkinizin genel özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız, çıkma tarihinizi hangi burca denk geldiğini bularak yorumları okuyabilirsiniz

images[4]

İlişkinizin genel özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız, çıkma tarihinizi hangi burca denk geldiğini bularak yorumları okuyabilirsiniz

KOÇ
(21 Mart-20 Nisan arasında çıkmaya başladıysanız)

Astrolojik bakımdan Koç yılın ilk burcudur. Koç ilişkisi fırtınalı, dur durak bilmeyen bir ilişkidir. Tıpkı Koçlar gibi, Koç ilişkisi de hızlı meydana gelir, düşünüp tartışmak için pek yer bırakmaz. Koç kendine güvenen bir burçtur, buna bağlı olarak Koç ilişkisi ateşli, şehvet dolu, ama kavga gürültü de içerebilen, inişli çıkışlı bir ilişkidir. Flört etmek, öpüşmek, dokunmak ilişkinin ana hatlarıdır.
Avantajları: İlişkiniz dramalarla dolup taşacak.
Zorlukları: Koçlar’ın tek zayıf noktası egoistliktir. Koç ilişkisinde yaşayacağınız en büyük sorun kişilik çatışmasıdır. Her ikiniz de kendi isteklerinizi ön planda tuttuğunuz ve bunlardan fedakarlık etmek niyetinde olmadığınız için, arada sırada sorun yaşayabilirsiniz.
Tedavisi: Koç ilişkisi yaşayanlar hedefleri severler. Kendinize daima bir hedef belirleyin. O hedefe ulaşmak sizin için bir beyin jimnastiği niteliğinde ve ilişkinize hareket kazandırıyor.
BOĞA
(21 Nisan-21 Mayıs arasında çıkmaya başladıysanız)

Boğa burcu hassas, duygu dolu bir burçtur. Birbirlerine masaj yapmak, yatakta birbirlerine dondurma yedirmek favori aktiviteleridir. İlişkinizde kaliteli restoranlarda yemek yemeye ve eğlenceye büyük önem veriyorsunuz. Mümkün olduğu kadar yatak odası dışına çıkmaya ve insanların arasına karışmaya çalışın.
Avantajları: İlişkiniz aşk gezegeni Venüs’ün etkisi altında, daha ne olabilir ki?
Zorlukları: Boğa’nın olumlu sayılamayacak ilk özelliği sahiplenici olması, ikincisi ise inatçılığıdır.
Tedavisi: Partnerinizin, alıp satabileceğiniz bir obje olmadığını unutmayın. İlişkide daha duyarlı olmayı deneyin. Fiziksel uyum çok önemli, okşamayı, masajın gücünü birlikte keşfedin.

İKİZLER
(22 Mayıs-21 Haziran arasında çıkmaya başladıysanız)

Bu burcun en önemli özelliği iletişim olduğu için, ilişki daima sıcak ve bol konuşma içeren bir havada geçecektir. İkizler bir hava grubu burcudur, bu ilişkide beyinlerin vücutlardan daha fazla temas içinde olması beklenebilir. Şehvetin doğru kotalarda yaşanması için ikinizden birinin Toprak burcu olması iyi olur.
Avantajları: Daima çok konuşacaksınız.
Zorlukları: En şehvetli ilişki sayılmaz çünkü yatakta bile konuşmayı tercih edersiniz. Her ikiniz de çeşitli beklentiler içinde olduğunuzdan, bazen çatışmalar yaşanabilir.
Tedavisi: İşler tehlikeli bir yokuşa sürüklendiğinde, bir aşk notu veya şehvet dolu bir e-posta her şeyi düzeltebilir. İlişkinizin doğru yürümesini istiyorsanız, boş konuşmalardan vazgeçip, arada sırada daha ciddi konular üzerine eğilmelisiniz.

YENGEÇ
(22 Haziran-23 Temmuz arasında çıkmaya başladıysanız)

Aşkınız aile izlerini taşıyan, korumacı bir havada olacaktır. Yaşam tarzınız aile ve ev hayatıysa, mutlu olabilirsiniz, tam aradığınızı buldunuz demektir. Yengeç anaç duyguların ağır bastığı bir burçtur. Bu burca ait bir ilişkisi olan kişiler çabucak çocuk sahibi olmak ve büyük bir aile kurmak isterler.
Avantajları: Hayaliniz televizyon seyredip birlikte yemek pişirmekse, size olağanüstü bir ilişki vaat ediyoruz.
Zorlukları: O kadar yumuşak ve romantik bir ilişki geçiriyorsunuz ki şehvetiniz neredeyse yok olma sınırında. Unutmayın şehvetsiz aşk olmaz, aşk hayatınızı canlandırın.
Tedavisi: Birbirinizden ne kadar farklı olsanız da ev ortamında birlikte olmak size farklı deneyim kazandırır. Beraber koltukta film izleyin, yemek pişirin, hatta temizlik yapın, mutluluğun değişik tatlarını yakalayacaksınız.

ASLAN
(24 Temmuz-23 Ağustos arasında çıkmaya başladıysanız)

Hayatınız asla sıkıcı olmayacak çünkü daima dramatik yükselişler ve inişler yaşayacaksınız, ancak belli bir noktadan sonra yorulabilirsiniz. Aslan bir Ateş burcudur, yani ilişkiniz sımsıcak olacak ancak yanıp tutuşurken ilişkinizi de yok etmemeye özen gösterin.
Avantajları: Aslan Güneş tarafından yönetilir. İlişki ne zaman mükemmeli yakalarsa, bunu anlayıp, bozmamak için elinizden geleni yaparsınız.
Zorlukları: Siz farkında bile olmadan şehvetiniz sizi yakıp tüketebilir. İlişkinizin devam etme şansı var, ancak önünüzde büyük riskler olduğunu unutmayın.
Tedavisi: Soğukkanlılığınızı koruyun. Her şeyi beyaz veya siyah olarak görmekten vazgeçin.

BAŞAK
(24 Ağustos-23 Eylül arasında çıkmaya başladıysanız)

Ne zaman tanıştığınız, ne giydiğiniz, ne yediğiniz, hepsi dün gibi aklınızda. Başak aşırı detaycı bir burçtur, gözünden hiçbir şey kaçmaz. Fazla eleştirici olsa da, Başak bir Toprak burcudur, yani seks hayatınızın mükemmel olma şansı çok fazla.
Avantajları: Birbirinize çok iyi bakacak, huzurlu bir ilişki yaşayacaksınız.
Zorlukları: Her şeyin dört dörtlük olması isteğiniz bazen yorucu olabilir. Hayatınızın biraz rast gele olmasına izin verin.
Tedavisi: Detaycı olmakla resmin tümünü algılayabilmek arasında bir denge kurun. Tartıştığınız zaman güzel hatıralarınızı aklınıza getirin ve sahip olduğunuz güzellikler için şükretmeyi öğrenin.
TERAZİ
(24 Eylül-23 Ekim arasında çıkmaya başladıysanız)

Bu ilişkinin devam etme şansı çok yüksek çünkü zaman geçse de, birbirinize kur yapmaktan vazgeçmiyorsunuz. Terazi aşk gezegeni olan Venüs tarafından yönetilir. Aşk, düzeyli ilişkiler, uyum ve dürüstlük ilişkinizin ana hatlarını oluşturacaktır.
Avantajları: Yıldızlar sizin tarafınızda, mükemmel bir ilişki yaşamaya hazır olun.
Zorlukları: Bu burç kararsızlık burcudur. Sinemaya mı gideceksiniz, yoksa evde kalıp DVD mi seyredeceksiniz? Paris’e mi, yoksa New York’a mı uçacaksınız? Sürekli farklı şeyler istiyorsanız, hiçbir yere varamazsınız.
Tedavisi: Terazi’nin en büyük özelliği dengedir. Hayatınıza denge getirmek istiyorsanız, müzakere yeteneğinizi geliştirmeye bakın.
AKREP
(24 Ekim-22 Kasım arasında çıkmaya başladıysanız)

Akrep cinselliğiyle ünlü bir burçtur. İlişkinizin büyük bir bölümü cinsellik üzerinde kurulu olsa da, derin ve duygusal bir ilişki yaşamanız için hiçbir engel yok.
Avantajları: Tekrar mı hatırlatalım? Cinsel hayatınız gerçekten mükemmel.
Zorlukları: Arada sırada saklı kalması gereken şeyleri ortaya döktüğünüz için sorunlar yaşanabilir.
Tedavisi: Kendi kendinizi yemek yerine, bazı sorunları açık açık konuşun. Kavga etmekten korkmayın, kavgaların sonunda barışmak güzel olabilir.

YAY
(23 Kasım-21 Aralık arasında çıkmaya başladıysanız)

Yay şehvet dolu bir ateş burcudur. Söz konusu gönül ilişkileri olunca, soğuk Oğlak bile kendini kaybedebilir.
Avantajları: Macera üzerine kurulmuş bir ilişkidir. Birlikte seyahat etmek, hatta ayrı şehirlerde oturarak aşk yaşamak sizin için uygun olabilir.
Zorlukları: Şehvetten yorgun düşüp ilişkinizi rutine sokarsanız bu, sonun başlangıcı olabilir.
Tedavisi: Macerayı canlı tutmak için hafta sonu kaçamakları ve başka ilginç planlar yapın.
OĞLAK
(22 Aralık-20 Ocak arasında çıkmaya başladıysanız)

Size güven veren bir ilişki istiyorsanız, doğru yoldasınız. Oğlak ilişkisi her şeyden çok düzen, güven verir insanlara. Satürn tarafından yönetilen Oğlak ilişkisinin uzun süreli bir ilişki olma şansı fazladır.
Avantajları: Bu ilişkide paylaşılmış hedefler söz konusu olduğu için, başarı şansı yüksektir.
Zorlukları: Burçların en duygusallarından olmasa da, partnerlerden biri Koç, Aslan veya Yay olursa, şehvet bakımından da sorun yaşanmayabilir.
Tedavisi: Oğlak çiftleri pratik ve disiplinlidir, bu özellikten yararlanarak sorunlarınızı atlatabilirsiniz. Çatışmaktan çok, orta yolu bulmaya çalışın. “Sen çamaşırları as, ben banyoyu temizleyeyim” tipi çözümleri tercih edin.

KOVA
(21 Ocak-19 Şubat arasında çıkmaya başladıysanız)

Bu ilişki asla sıradan bir ilişki olamaz. İlişkiniz aynı zamanda son derece entelektüeldir, birlikte dünyayı kurtarma planlarını bile tartışabilirsiniz.
Avantajları: Bu ilişki her birinize benlik duygusu kazandıracaktır. Bu da son derece olumlu, elektriği arttıran bir özelliktir.
Zorlukları: Kova en seksi burç olmasa da, ikinizden biri Ateş burcu (Aslan, Koç, Yay) veya Toprak burcu ise (Boğa, Oğlak veya Başak), ilişkinin sımsıcak geçmesi için şansınız var.
Tedavisi: Aynı hedefi paylaşmak insanları daima birleştirir. Köpeklerinizi birlikte dolaştırmanız bile ilişkiniz adına artı bir puan. Beraber planlar yapın, hayatlarınızı paylaşın, ama aynı zamanda partnerinize yer bırakmayı da ihmal etmeyin.

BALIK
(20 Şubat-20 Mart arası çıkmaya başladıysanız)

Bu ilişki o kadar uyumlu ki, ruh ikizinizi bulmuş gibisiniz. Bu ilişkiden doğan aşk romantik bir biçimde yaşanacaktır. Balıklar filmlerdeki aşklara çok inanırlar ve aşklarını gerçekten film gibi yaşarlar: eşsiz ve görkemli.
Avantajları: Bu ilişki anlayış doludur. Tam “gerçek olabilmesi için fazlasıyla güzel” dedirtecek tipten.
Zorlukları: Balık burcu Neptün tarafından yönetilir. İlişkiniz ara sıra yanlış anlaşmalara ve hayalperestliğe kurban gidebilir.
Tedavisi: Her an aşık olmak mümkün değil. Gerçek bir dünyada yaşadığınızı kabul edin. Gerçekçi olmak aşkı öldürmek anlamına gelmiyor

alıntı

Bu üç kapıdan hangisinin seçerdiniz??? Para, Şans, Aşk…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Elektromanyetik Alan" konusunda doktora yapmış bir kişiyim…

Elektromanyetik Alan” konusunda doktora yapmış bir kişiyim. Öncelikle dizüstü bilgisayarlarıni asla ve asla kucağınızda, dizinizin üstünde kullanmayın. En çok manyetik alanı saç kurutma makinesi ve ütü yayar (bu aletleri kullanırken acele edin, işinizi çabuk bitirin. “Yatak odalarında televizyon, bilgisayar ya da cep telefonu bulunması tahmin edemeyeceğiniz kadar zararlıdır.  Havayı iyonize eden elektromanyetik alan yüzünden çoğu zaman bir koku ile algıladığımız ancak gözle göremediğimiz elektrik yüklü parçalar havada asılı kalırlar. Saatlerce havalandırsanız bile tam olarak ortamdan süpürülmezler, her nefes aldığınızda ciğerlerinize bu parçaları çekiyorsunuz demektir. Elinizin hemen altındaki klavye ve Mouse ise her hareketinizde elektrik sinyalleri gönderir.

 

Mutlaka kablolu mouse kullanınız. .  Aynı şekilde uzun süreli klavye ve mouse kullanımı maalesef bilekleri ve eli deforme etmektedir. “RSI (Repetitive Strain Injury)” denen sürekli aynı bedensel hareketlerin tekrarıyla oluşan eklem rahatsızlıkları ve “Carpal Tunnel Sendorumu  (tekrar eden hareket sendromu )” ciddi sonuçları olan ve ameliyat gerektirebilen hasarlar verirler. Lazer baskı yapan yazıcılar, çalışmaları sırasında ozon gazı üretirler. Uzmanlar kanser ve bağışıklık sistemi hastalıklarının, manyetik alanın zayıflattığı bünyelerde oluştuğunu söylüyorlar. Mesela çoğumuzun kullandığı Bluetooth kablosuz bağlantısı için HP firmasının resmi kitapçığı “lütfen sağlığınız için bir metreden kısa mesafede Bluetooth kullanmayın” diyor. Eğer bütçeniz yetiyorsa LCD dediğimiz ince ekranlardan alın. Bunun radyasyon seviyesi daha düşüktür.
Bilgisayar kasanızı bedeninizden uzak tutun. Kabloları mümkün olduğunca uzun tutarak çevrenizdeki boş alanı uzatın, Bilgisayar masanızı metal aksamdan değil, ahşap ve elektrik yükü tutmayacak şekilde oluşturun. Bilgisayarınızın bağlı olduğu prizi mutlaka topraklı yaptırın. Günde bir kaç saatten fazla keyif, oyun ve web gibi zorunlu olmayan aktiviteler için bilgisayar karşısında zaman harcamayın. Son olarak, bilinen tüm elektronik cihazlarda elektromanyetik alanı yakalama becerileri yüzünden özellikle ametist kristalleri kullanmanızı ve bilgisayarınızın yakınına koymanızı önereceğim. Bu ametist kristalleri belli aralıklarla deniz suyuyla topraklandıklarında elektrik yükleri sıfırlanarak gereken koruma alanını sağlamaya devam ederler.” Sevgili okurlar, ben şahsen Balıkesir Dursunbey Güğü Köyü’nde çalışırken, köyde ametist madeni olması nedeniyle, bol miktarda ametist kristali edinmiştim. VE EN ÖNEMLİ KONU: . . .

 

Eğer acil servis doktoru falan değilseniz, cep telefonunuz uyuyacağınız odada asla açık olarak kalmamalı.  Gece siz uyurken Yatak Odanızdan en az 10 metre uzakta olmalıdır!!!! Yapılan araştırmalara göre 20 dakika boyunca cep telefonu ile kesintisiz konuşanların, bir sağlık kuruluşunda beyin kontrolünden geçmesi gerekiyor. Nitekim telefon ile konuşurken sınırı aştığınızda hep başınız ağrır.. Unutmayınki , konuşurken de telefonun patlama gibi bir tehlikesi  vardır . . .  Mutlaka KULAKLIK KULLANIN ! ! ! Telsiz telefonlarda da benzer tehlikeler mevcut, ev telefonunuz telsizse değiştirin, kablolu alın.
Çamaşır ve bulaşık makineleri çalışırken yanında durmayın ( mesela bulaşık makinesini çalıştırıp yanındaki masada keyif çayı içmeyin veya masa keyfi yapmayın ), çünkü çok manyetik alan yayarlar.  Özellikle çamaşır makinesinin, çamaşırları döndürme aşamasında hemen uzaklaşın… Son olarak; kullanmadığınız aletleri fişten çekin. Yapılan araştırmaya göre, “stand by” da yani bekleme modunda kalan aletler, gene elektrik tuketıyorlar.  Ve ABD’de bekleme modunda tüketilen elektiriğe ” vampir elektirik” deniliyor.  Bu da gösteriyor ki elektronik aletler fişten çekilmediği, en azından güç düğmesinden kapanmadığı sürece bizim için tehlike yaymaya devam ediyor… Tüm bu aletlerin neden olduğu masraf ve küresel ısınma yetmiyormuş gibi, bizi de tüketiyorlar yavaş yavaş.. Elektromanyetik Alan konusunda doktora yapmış olan,  Doç. Dr. Ayşegül YILMAZ’dan…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karaciğer Meridyeni: Doğu düşüncesine göre, bu organdaki "Ch’i", vücut faaliyetlerini dengeler.

Karaciğer Meridyeni: Doğu düşüncesine göre, bu organdaki “Ch’i”, vücut faaliyetlerini dengeler.

 Bu organ “Ch’i” enerjisini ve kanı her yöne yollar. Karaciğerin Çinlilerce askeri bir lidere benzetilmesi, vücuttaki eşitlilik ve iç organların hareketlerindeki uyumu sağlamakla görevli olmasına ilişkindir.

 Bu meridyen sinir sistemini kontrol ettiğinden, depresyon, kızgınlık gibi psikolojik sorunlarda da önemli rol oynar.

Hayata gösterilen ilgi ya da ilgisizlik bu meridyendeki dengeyle sıkı sıkıya bağlıdır.

Karaciğer meridyenindeki tıkanıklık, karaciğer, dalak, mide sorunları, cinsel organlarda egzama, uçuk, düşük sperm sayısı, iktidarsızlık, cinsel arzularda azalma, filebit, ayak başparmağında gut, mantar, ayrıca varis ve diz ağrılarına da sebep olabilir.
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

En dikkatliler 7 saniyede buluyormuş… Ya siz ??? Etraf insan yüzü dolu ATLAMAYIN…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hastalıkların Zihinsel Sebepleri…

Fiziksel bir sorunun olduğunda listeyi kullanma yolu:

 

1. Sorunun zihinsel nedenine bak ve bunun senin için doğru olup olmadığını   düşün.

Değilse, sessizce otur ve kendine sor: “Bende bunu yaratan hangi düşünceler   olabilir”

 

2. Şu sözleri tekrar et: “Bilincimde bu koşulları yaratan düşünce   kalıbını bırakmaya

hazırım.”

 

3. Yeni düşünce modelini birçok kez tekrar et.

 

4. İyileşmenin zaten başlamış olduğunu varsayıp, iyileşmeyi kabul et

 

 

HASTALIKLARIN ZİHİNSEL SEBEPLERİ

SORUN OLASI   NEDEN YENİ DÜŞÜNCE MODELİ

 

A

 

Addison hastalığı: (Derin boyutta duygusal yoksunluk. Kendine duyulan   kızgınlık.)

“Bedenimin, düşüncelerimin, duygularımın bakımını sevgiyle   yapıyorum.”

 

Adrenal sorunlar: (Yenilgi duygusu. Kendine aldırış etmemek. Endişe)   “Kendimi seviyorum

ve onaylıyorum. Kendime bakma isteğini duyuyorum.”

 

Ağlamak: (Gözyaşları hayatın ırmaklarıdır. Üzüntü ve korkudaki kadar sevinçte de gözyaşı

dökülür.) “Tüm duygularımda huzur içindeyim. Kendimi seviyorum ve   onaylıyorum.”

 

Ağrılar, Sızılar: (Sevgiye hasret çekmek. Dokunulmayı özlemek.) “Kendimi   seviyorum ve

onaylıyorum. Sevecen ve sevilen bir insanım.”

 

AIDS: (Kendini reddetmek, cinsel suçluluk ve yetersizlik duygusu.)   “Hayatın kutsal ve

görkemli bir ifadesiyim. Cinselliğimden haz duyuyorum. Kendimi   seviyorum.”

 

Akciğer sorunları: (Hayatı kabul etmemek. Depresyon. Üzüntü. Dolu dolu bir   yaşama

kendini layık görmeme.) “Hayatım mükemmel bir denge içinde. Hayatı dolu   dolu yaşamaya

hakkım ve kapasitem var.”

 

Akıntı: (Eşe duyulan kızgınlık. Cinsel suçluluk duygusu. Kendini   cezalandırma.) Başkaları,

kendime duyduğum sevgi ve saygının aynalığını yapıyor. Cinselliğimin   coşkusunu yaşıyorum.”

 

Allerjiler: (Kime allerji duyuyorsunuz? Kendi gücünü reddetmek) “Dünya   güvenli ve dostça.

Güvencedeyim. Hayatla barış içindeyim.”

 

Alkolizm: (Ne yararı var? Yararsızlık, suçluluk, yetersizlik duygusu. Kendini   reddetme.) “Şu

anda yaşıyorum. Her an yeni bir an. Özdeğerimi görmeyi seçiyorum. Kendimi   seviyorum ve

onaylıyorum.”

 

Alzheimer hastalığı: (Yaşamı terketme arzusu. Hayatı olduğu gibi kabul   edememek)

“Herşey doğru zaman ve mekan sıralaması içinde gelişiyor. Her şey olması   gerektiği gibi

oluyor.”

 

Amfizem: (Yaşam korkusu. Kendini yaşamaya layık bulmama.) “Dolu dolu ve   özgür

yaşamak en doğal hakkım. Hayatı ve kendimi seviyorum.”

 

Amnezi: (Korku, hayattan kaçış. Kendi ayakları üzerinde duramama.)   “Zeka, cesaret ve

özdeğere daima sahibim. Hayatta olmayı seviyorum.”

 

Anemi: (“Evet, ama” yaklaşımı. Haz yoksunluğu. Yaşam korkusu.   Yeterli olmama duygusu)

“Hayatın her alanında zevk alacağım çok şey var. Hayatı seviyorum.”

 

Anksiyete (kaygı): Hayatın akışına ve gidişatına güven duymama) “Kendimi   seviyorum ve

onaylıyorum. Hayatın akışına güveniyorum. Güvencedeyim.”

 

Anoreksi: (Hayatı reddetmek. Aşırı korku, kendinden nefret ve reddedilme)   “Olduğum

gibiyim. Olduğum gibi olmaktan mutluyum. Yaşamayı seçiyorum. Hazzı ve kendimi   kabul

etmeyi seçiyorum.”

 

Anüs: (Atma noktası, boşaltma noktası.) “İhtiyaç duymadığım şeyleri   kolaylıkla ve rahatlıkla

atıyorum.”

 

Anüs- apse: (Bırakmak istediğiniz şeyi bırakamamaktan duyduğunuz kızgınlık)

“Bıraktığımda güvendeyim. Sadece ihtiyacım olmayan şeyleri   atıyorum.”

 

-Acı: (Suçluluk duyma. Cezalandırılma arzusu. Yetersizlik.) “Geçmiş   geçmişte kaldı.

Şimdi kendimi sevmeyi ve onaylamayı seçiyorum

 

-Fistula: (Gereksiz şeyleri kısmen tutarak atmak. Geçmişin olumsuzluklarına   takılı

kalmak.) “Sevgiyle geçmişi tümüyle özgür bırakıyorum. Özgürüm.   Sevgiyim.”

 

-Kaşınma: (Geçmiş hakkında suçluluk duymak. Pişmanlık.) “Kendimi   sevgiyle

affediyorum. Özgürüm.”

 

Anüs kanaması: (Kızgınlık ve öfke.) “Hayatın akışına güveniyorum. Doğru   ve yararlı adımlar

atıyorum.”

 

Apati: (Duygulara izin vermemek. Kendini ölü gibi hissetme. Korku.)   “Duygularıma izin

veriyorum. Kendimi hayata açıyorum. Yaşam deneyimlerine hazırım.”

 

Apandisit: (Korku, yaşam korkusu. İyi şeylerin akışını engellemek.)   “Güvendeyim. Kendimi

gevşetiyor ve hayatın zevkle akmasına izin veriyorum.”

 

Apse: (İncinme, küçümsenme, intikam duyguları içinde dönüp durma)   Düşüncelerimin

özgürleşmesine izin veriyorum. Geçmiş bitti. Huzurluyum.

 

Arter: (Yaşam sevincini taşıyan damarlar.) “Yaşam sevinciyle doluyum.   Kalbimin her

atışında tüm bedenime yayılıyor.”

 

Arterioskleroz: (Direnme, gerginlik. Katışlaşmış dar düşünceler. İyiyi   görmeyi reddetmek.)

“Hayata ve hazza tamamen açığım. Sevgiyle bakmayı seçiyorum.”

 

Artrit: (Sevilmediğini hissetmek. Eleştirilmek, kırgınlık). “Sevgiyim.   Kendimi sevmeyi ve

onaylamayı seçiyorum. Başkalarına sevgiyle bakıyorum.”

 

Artritli parmaklar: (Cezalandırma, suçlama arzusu. Kurban olduğunu   hissetmek.) “Sevgi ve

anlayışla bakıyorum. Tüm yaşadıklarıma sevginin ışığıyla yaklaşıyorum.”

 

Araba tutması: (Korku. Tutsaklık. Tuzağa düşmüş hissetmek.) “Zaman ve   mekan içinde

kolaylıkla ilerliyorum. Sevgi çepeçevre beni kuşatıyor.”

 

Astım: (Nefes almaya hak duymamak. Boğulmuşluk duygusu ve bastırılmış   gözyaşı.

“Hayatımın sorumluluğunu üstlenme güvenini duyuyorum. Özgür olmayı   seçiyorum.”

 

Astım nöbeti: (Korku. Hayata güvenmemek. Çocuklukta takılıp kalmak.)   “Büyümekten

korkmuyorum. Hayatıma ve kendime güven duyuyorum.”

 

Bebek astımı: (Yaşam korkusu. Doğmaktan duyulan pişmanlık. “Bu çocuk   güven dolu bir

ortamda ve seviliyor. Beklenilen ve değer verilen bir çocuksun.”

 

Ayaklar: Kendimizi, başkalarını, hayatı anlama kapasitemiz. “Anlayışım   genişliyor. Değişen

dünyaya ayak uyduruyorum.”

 

Ayak parmakları: Geleceğin küçük ayrıntıları. “Tüm ayrıntılar kendi   kendine yerlerini

bulurlar.”

 

Ayakbileği: (Hareket ve yol belirlemeyi temsil ediyor.) “Hayatta ileri   doğru adımları kolaylıkla

atıyorum.”

 

Madura ayağı: (Dışlanmaktan duyulan çaresizlik duygusu. İleri adım atamama.)   “Kendimi

seviyorum ve onaylıyorum. İlerlemek için kendime izin veriyorum.”

 

Aybaşı sorunları: (Kadın olmaktan duyulan suçluluk duygusu. Cinsel organların   günah, pis

olduğu inancı.) “Kadın olarak gücümü ve bedenimin normal işlevlerini   kabul ediyorum.

Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.”

 

B

 

Bacak sorunları:

 

– Üst: (Çocukluk travmalarının etkisinden kurtulamamak.) “Benim için   bildiklerinin en

iyisini yapıyorlardı. Onları affediyorum.”

 

– Alt: (Gelecek korkusu. Kıpırdamak istememek.) “Geleceğe güvenle   bakıyorum.”

 

Bademcikler: (Korku. Bastırılmış duygular. Tıkanmış yaratıcılık.) “Yüksek   düşünceler bende

ifade buluyor. Her şey iyiliğim için oluyor.”

 

Bağımlıklar: (Kendinden kaçmak. Korku. Kendini sevmeyi bilmemek) “Artık   ne kadar

harikulade bir varlık olduğumun farkına vardım. Kendimi sevmeyi ve haz almayı   seçiyorum.”

 

Barsaklar: Dışkının atılmasını sağlıyor.

– Sorunlar: (Eski ve ihtiyaç duyulmayan şeyi atmaktan korkmak.)   “Kolaylıkla eskiyi

bırakıyor, coşkuyla yeniyi kabul ediyorum.”

 

Baş ağrısı (Değersizlik duygusu. Korku. Kendini eleştirme.) “Kendimi   seviyorum ve

onaylıyorum. Yaptığım şeyleri sevgiyle yapıyorum.”

 

Baş dönmesi: (Kaçış. Dağınık düşünce. Görmeyi reddetmek.) “Hayatla uyum   ve barış

içindeyim. Canlı ve mutlu olmakla güven içindeyim.”

 

Bayılmak: (Korku. Başedememek.) “Hayattaki her şeyle başetme gücüm   var.”

 

Beden Kokusu: (Korku. Kendinden hoşlanmamak. İnsanlardan korkmak.)   “Kendimi

seviyorum ve onaylıyorum. Güven duyuyorum.”

 

Beyin: Bilgisayar ve santralı temsil ediyor.

 

– Tümör: “Yanlış programlanmış inançlar. İnatçılık. Değişmeyi   reddetmek.) “Zihnimin

bilgisayarını yeniden programlamak çok kolay. Hayat değişimler   sürecidir.”

 

Bitkinlik: ( Can sıkıntısı. Yaptığı işi sevmemek.) “Hayattan coşku   duyuyorum. Enerji ve

coşkuyla doluyum.”

 

Boğaz sorunları: (Kendi adına konuşamamak. Yutulmuş kızgınlık. Tıkanmış   yaratıcılık.

 

Değişme ve korkusu.) “Kendimi özgürce, kolaylıkla, sevgiyle ifade   ediyorum. Yaratıcılığımı

kullanıyorum. Değişmeye hazırım.”

 

Boyun ağrıları: (Soruna bir başka açıdan bakmayı reddetmek. İnatçılık. Esnek   olmamak.)

“Kolaylıkla ve esneklikle bir konuyu her açıdan görebiliyorum. Birşeyi   yapmanın ve görmenin

bir çok yolu var.”

 

Böbrek sorunları: (Yargılama, düşkırıklığı, başarısızlık. Utanç. Çocuk gibi   tepki gösterme.)

“Daima doğru adım atıyorum. Her deneyim yararlı. Büyümeyi   seçiyorum.”

 

Bronşit: (Bağırılıp çağrılan aile ortamı): “Çevremde barış ve uyum   var.”

 

Bunama: (Çocuğun güven dolu sanılan dünyasına geri dönmek. Bakım ve ilgi   talep etmek.

Etrafındakileri bir çeşit kontrol etme yolu. Kaçış.) “Korunma. Güven.   Barış. Evrensel akıl

hayatın her boyutunda çalışıyor.”

 

Burun akması: (İçsel ağlama. Çocuksu gözyaşı. Kurban.) “Hayatımın   yaratıcı gücünün

bende olduğunu kabul ediyorum. Hayattan zevk almayı seçiyorum.”

 

Burun kanaması:: (Kabul görme isteği.Önem verilmeme duygusu. ‘Sevgi istiyorum.’)

“Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Gerçek değerimi biliyorum.”

 

C

 

Cilt sorunları: (Kaygı, korku. Eski, derine gömülmüş bir tehlike. Dokunulma   yoksunluğu.)

“Barış ve sevgi düşünceleriyle kendimi koruyorum. Geçmişi unuttum ve   affettim. Şimdi

özgürüm.”

 

Cinsel hastalıklar: (Cinsel organların günah ve pislik yuvası olduğu inancı.   Suçluluk.

Cinsellikte insanları kullanmak, sömürmek, tecavüz etmek.) “Cinselliğimi   sevgiyle ifade

ediyorum. Bana iyi duygular hissettiren cinselliği yaşamayı seçiyorum.”

 

Cushing Hastalığı: (Zihinsel dengesizlik. Sürekli çılgınca fikirler   üretilmesi. Aşırı güçlülük

duygusu.) “Sevgiyle bedenimi ve zihnimi dengeliyorum. Şimdi bana iyi   duygular veren

düşünceleri seçiyorum.”

 

Cüzzam: (Hayatla başedememe. Temiz ve iyi olmadığına dair uzun süreli inanç.)

“Sınırlılığımı aşıyorum. Sevgi tüm hayatımı iyileştiriyor.”

 

Ç

 

Çene Sorunları: (Kızgınlık. İntikam arzusu.) “Yarattıklarımı değiştirme   gücü bende.”

 

Çıban (şirpençe): Bize yapıldığını düşündüğümüz haksızlıklara duyulan zehirli   öfke.)

“Geçmişi bırakıyorum, hayatımın her alanını iyileştirmek için kendime   zaman tanıyorum.”

 

Çocuk hastalıkları: (Takvime, toplumsal kurallara ve sahte yasalara inanmak.   Etrafındaki

yetişkinlerin çocukça davranışları.) “Bu çocuk kutsal sevgi ve   korumasıyla kuşatılmış.

Zihinsel bağışıklık talep ediyoruz.”

 

Çocuk felci: (Paralize eden kıskançlık. Birisini durdurma isteği.) “Her   şey, herkese yetecek

kadar çok. Sevecen düşüncelerle özgürlüğümü yaratıyorum.”

 

Çürükler: (Yaşamda küçük engeller. Kendini cezalandırma.) “Kendimi   seviyorum ve saygı

duyuyorum. Kendime sevecen davranıyorum.”

 

D

 

Dalak: Obsesyon. Bir şeylere aşırı tutku. “Kendimi seviyorum ve   onaylıyorum.”

 

Delilik: (Aileden kaçış. Hayattan şiddetli bir kaçış.) “Bu kişi gerçek   kimliğini biliyor ve

Evrensel Aklın yaratıcı bir ifadesi.”

 

Denge Kaybı: (Dağınık düşünceler.) “Hayatım olduğu gibi mükemmel ve   güvenli. Her şey iyi

ve güzel.”

 

Deniz tutması: (Korku. Ölüm korkusu. Kontrolü yitirme.) “Her yerde barış   ve huzur içindeyim.

Hayata güveniyorum.”

 

Dirsek: Yön değişimlerini ve yeni deneyimleri kabullenmeyi temsil. eder.   “Yeni deneyimlere,

yeni değişimlere ve yeni doğrultulara kolaylıkla uyum sağlıyorum.”

 

Disk kayması: (Hayatta hiç bir desteğin olmadığı duygusu. Kararsızlık.)   “Hayat, tüm

düşüncelerimi destekliyor. Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.”

 

Diş sorunları: (Uzun süreli kararsızlık. Karar vermek için düşünceleri analiz   edememe.)

Doğruluk ilkesinden şaşmadan kararlarımı veriyorum. Doğru kararlar verdiğimin   güvencesi

içindeyim.”

 

Dişeti kanamaları: (Hayatta aldığımız kararlardan haz duymama.) “Aldığım   kararların

doğruluğuna güveniyorum. Huzurluyum.”

 

Dişeti sorunları: (Kararları kesinleştirememek, hayat karşısında güçsüzlük.)   “Kararlı bir

insanım. Kendimi sevgiyle destekliyorum ve kararlarımı uyguluyorum.”

 

Diyabet (Şeker hastalığı): Geçmişteki seçimlerinden pişmanlık duymak. Hayatı   kontrol

altına alma ihtiyacı. Derin üzüntü. Hayattan tat almama.) “Bu an   güzelliklerle dolu. Günün

tatlı yönlerini görmeyi, yaşamayı seçiyorum.”

 

Diz sorunları: (İnatçı ego ve gurur. Taviz verememe. Uzlaşamama. Esnek   olmama.)

“Affediyorum. Anlıyorum. Şefkat duyuyorum. Kolayca uzlaşıyorum.”

Doğuştan gelen sakatlıklar: (Karmik. Böyle gelmeyi siz seçtiniz. Ailemizi de   biz seçeriz.)

“Her deneyim, gelişim sürecimiz için mükemmel. Olduğum gibi olmaktan   mutluyum ve

huzurluyum.”

 

Dudak uçuğu: (Hayatı küçümseme alışkanlığı. Kendini ve başkalarını aşırı   eleştirme. ‘Her

şey ne kadar kötü, değil mi’ deme alışkanlığı.) “Hayatla birim. Kendimi   ve başkalarını

seviyorum. Yaşamaktan mutluluk duyuyorum.”

 

Düşük: (Gelecek korkusu. ‘Şimdi değil, daha sonra..’ Yanlış zamanlama.)   “Hayat bana

daima uygun çözümleri getiriyor.”

 

E

 

Egzama: (Aşırı muhalefet, düşmanlık. Zihinsel feveran.) “İçimde ve etrafımda   uyum, barış,

sevgi ve hazla çevriliyim. Güvencedeyim.”

 

Eklemler: Hayatımızın yön değiştirmesi. “Daima en iyi yöne doğru   gidiyorum.”

 

El bileği: Hareketi ve kolaylığı temsil ediyor. “Tüm deneyimlerime   bilgelikle, sevgiyle,

kolaylıkla yaklaşıyorum ve üstesinden geliyorum.”

 

Epilepsi(Sara): (Eziyet çekme. Hayatı reddediş. Büyük mücadele duygusu.   Kendine yönelik

şiddet.) “Hayatı sonsuz ve haz dolu olarak görmeyi seçiyorum. Ben de   sonsuz, haz dolu ve

huzurluyum.”

 

F

 

Fıtık: (Zedelenmiş ilişkiler. Gerginlik. Yanlış yaratıcı ifade.)   “Kendimi seviyorum ve

onaylıyorum. Kendim olmakta özgürüm.”

 

Fibroid Tümör ve kistler: (Eşe derinden kırılma ve bu kırgınlığı besleme.   Kadınlık benliğine

darbe yemek.) “Bu deneyimi bana çeken düşünce kalıbından kendimi   kurtarıyorum.”

 

Frijitlik(Cinsel soğukluk): (Korku. Hazdan korkma. Cinselliğin kötü olduğuna   dair inanç.

Duyarsız eş.) “Bedenimden zevk duyarken güvencedeyim. Kadın olmaktan   mutluluk

duyuyorum.”

 

G

 

Gastrit: (Uzun süren kararsızlık.) “Kendimi seviyorum ve   onaylıyorum.”

Geğirme: (Korku. Hayatı çabucak yutmaya çalışmak.) “Yapmam gereken her   şeyi yeri ve

zamanı var. Huzurluyum.”

 

Göğüsler: Anneliği ve şefkati temsil ediyor. “Mükemmel bir denge içinde   besleniyor ve

besliyorum.”

 

– Kistler, yumrular, ağrılar: (Aşırı annelik. Aşırı koruma. Aşırı tahakküm.

Yaşamdan beslenmeyi engellemek.) “Kendim olmakta özgürüm, başkalarının   da

kendileri olma özgürlüğüne saygı duyuyorum. Herkes büyüyüp gelişmeli.”

 

Gözler: Berrak görüşü simgeliyor. Geçmişi, anı geleceği.) “Her şeyi   sevgi ve sevinçle

görüyorum.”

 

Göz Sorunları: (Hayatta gördüğü şeylerden hoşlanmamak.) “Görmekten   hoşlanacağım bir

hayatı yaratıyorum.”

 

– Astigmat: (Kendini olduğu gibi görme korkusu.) “Kendi güzelliğimi ve   görkemimi

görmeyi seçiyorum.”

 

– Katarakat: (Geleceği karanlık görmek.) “Hayat sonsuz ve haz   doludur.”

 

– Çocuklar: (Ailede olan biteni görmek istememe.) “Bu çocuğu mutluluk ve   güzellik

kucaklıyor.”

 

– Şaşılık: (Aynı anda zıt amaçların olması.) “Gördüğüm bana güven   veriyor.”

 

– Hipermetrop: (Anda yaşanılanların değerini bilmemek ve korkmak.)   “Şimdi ve

buradayım. Güvende olduğumu görüyorum.”

 

– Miyop: (Gelecek korkusu.) “Kutsal hayatın rehberliğine   güveniyorum.”

 

 

– Glakoma: (Taşlaşmış affetmezlik.) “Sevgi ve şefkatle bakıyorum.”

– Keratit: (Aşırı kızgınlık. Yumruk atma arzusu.) “Bırakıyorum   yüreğimdeki sevgi

gördüğüm her şeyi iyileştirsin.”

 

Grip: (Kitlesel karamsarlık ve inançlara uyum. Korku. İstatistiklere   inanmak.) “Toplum

inançlarının ötesindeyim. Toplumsal etkilerden özgürüm.”

 

Guatr: (Üzerinde baskılara duyulan nefret. Kurban. Doyumsuzluk.)   “Hayatımın tek otoritesi

ve gücü benim. Kendim olmakta özgürüm..”

 

Gut Hastalığı: (Tahakküm etme ihtiyacı. Sabırsızlık. Kızgınlık.   “Kendimle ve başkalarıyla

barışığım ve huzurluyum.”

 

H

 

Hazımsızlık: (İçgüdüsel korku, kaygı, başa çıkamama.) “Yeni deneyimleri   kolaylıkla ve

zevkle özümsüyorum.”

 

Hemoroid: (Geçmişe duyulan kızgınlık. Geçmişin sorumluluğu altında ezilme.)   “Yapmak

istediğim her şey için zamanım var. Sevgi olmayan her şeyi bırakıyorum.”

 

Hepatit: (Değişime direnç. Korku, kızgınlık, nefret.) “Düşüncelerim   arınmış ve özgür. Geçmişi

bırakıyorum, yeniye yöneliyorum.”

 

Herpes: (Cinselliğin ayıp olduğu toplumsal inancı kabullenme. Cezalanma   ihtiyacı. Utanç

duygusu. Cezalandırıcı bir Tanrı’ya inanma.) “Benim Tanrı anlayışım   sevgidir. Cinsellik

normal ve doğaldır. Cinselliğimi ve bedenimi seviyorum.”

 

Hipertiroidi: (İstenen şeyi yapamamaktan duyulan aşırı düş kırıklığı. Daima   kendini değil,

hep başkalarını düşünmek.) “Gücüme yeniden sahip çıkıyorum. Kararlarımı   kendim

veriyorum. Kendi mutluluğumun doyumunu yaşıyorum.”

 

Hiperventilasyon: (Korku. Değişime karşı duymak. Gidişata güvenmemek.) Nerede   olursam

olayım güven içindeyim. Hayatın akışına güveniyorum.”

 

Hipofiz: Kontrol merkezi. “Zihnim ve bedenim mükemmel denge   içinde.”

 

Hipoglisemi: (Hayatın yükü altında ezilmek.) “Hayatımı hafif, kolay,   zevkli hale getirmeyi

seçiyorum.”

 

Hodgkin Hastalığı: (Suçlama ve ‘yetersiz olmak’tan duyulan büyük korku.   Kendini kabul

ettirmeye duyulan aşırı gereksinme çabalarıyla yaşam zevkinin unutulması.)   “Kendim gibi

olmaktan son derece memnunum. Olduğum gibi değerliyim ve yeterliyim. Kendimi   seviyorum

ve onaylıyorum.”

 

Horlama: (Kalıplaşmış düşüncelerden kurtulmayı inatçı bir reddediş.)   “İçinde sevgi ve haz

olmayan düşüncelerimi bırakıyorum. Yeniyi, tazeliği, canlılığı   seçiyorum.”

 

İ

 

İçe dönmüş tırnak: (İlerlemekten duyulan endişe ve suçluluk duygusu.)   “Hayatta kendi

yolumu çizmek en doğal hakkım. Güvenliyim. Özgürüm.”İdrar Sorunları:

(Endişe. Eski, düşünceler saplanma. Bıkkınlık.) “Eskiyi kolaylıkla ve

rahatlıkla bırakıyor ve yeniye hayatımda yer veriyorum.”

 

İdrar yolu enfeksiyonu: (Genellikle karşı cinse veya sevgiliye duyulan öfke.   Başkalarını

suçlamak.) “Bu koşulları yaratan bilincimdeki kalıpları değiştiriyorum.   Değişmeye hazırım.

Kendimi seviyorum.”

 

İktidarsızlık: (Cinsel baskı, gerginlik, suçluluk. Toplum baskısı. Önceki eşe   duyulan öfke.

Anne korkusu.) “Cinsel gücümü kolaylıkla ve zevkle ifade ediyorum.”

 

İshal: (Korku. Reddetmek. Kaçış.) “Beslenme, hazmetme ve dışkılama   sistemim düzenli

işliyor. Hayatla barış içindeyim.”

 

İştah –fazla: (Korku. Korunma ihtiyacı. Duyguları yargılamak.)   “Güvendeyim. Hissetmek

sağlıklıdır. Duygularım normal ve kabul edilebilir şeylerdir.”

 

-az: (Korku. Kendini koruma. Hayata güvenmemek. “Kendimi seviyorum ve

onaylıyorum. Güvendeyim. Hayat zevkli ve güven dolu.”

 

K

 

Kaba etler (butlar): Gücü temsil ediyor. Gevşek kabaetler; gücün kaybolması.   “Gücümü

akıllıca kullanıyorum. Güçlüyüm. Güven doluyum.”

 

Kadın Sorunları: (Kendini, dişiliğini, dişilik prensibini reddetme.)   “Kadın olduğum için

mutluyum. Bedenimi seviyorum.”

 

Kalça Sorunları: Büyük kararlar almada duyulan korku. Gidilecek bir yönün olmaması.)

“Hayatım denge içinde. Her yaşta kolaylıkla ve zevkle hayatımda ilerleme   gösteriyorum.”

 

Kalp: Sevgi ve güven merkezi. “Kalbim sevgi ritmiyle atıyor.”

– sorunları: (Uzun süreli duygusal sorunlar. Haz yoksunluğu. Kalbin   katılaşması.

Stres ve zorluklar.) “Coşku, haz, mutluluk. Bunların düşüncelerimi,   deneyimlerimi, bedenimi

doldurmasına izin veriyorum.”

 

– Krizi: (Haz duygusunu para, pozisyon vb için feda etmek.) “Önce sevgi   geliyor.

Hayattan haz almayı seçiyorum.”

– Kalp damarlarının daralması: (Zihinsel katılık, katı yüreklilik,çelik gibi   irade, esnek

olmama. Korku.) “Sevecen mutlu düşünceleri seçerek sevecen, mutlu bir   dünya yaratıyorum.

Güvenli ve özgürüm.”

Kan: Bedende hazzı temsil ediyor, özgürce akıyor.) “Hayatın mükemmel   ritmi içinde haz

alıyorum ve haz veriyorum.”

 

Kan Sorunları: (Sevinç yoksunluğu ve düşüncelerin özgürce dolaşamaması.)   (Sevinç verici

yeni düşünceler içimde özgürce dolaşıyor.)

-Pıhtılaşma: (Haz duymaya kapalı olmak.) “İçimde yeni bir hayat   uyanıyor.”

 

Kanama: (Haz alma duygusunu yitirmek. Kızgınlık. ama neye?) “Hayatın   mükemmel ritmi

içinde haz alıyorum ve haz veriyorum.”

 

Kan Basıncı- yüksek: (uzun zamandır çözülemeyen duygusal sorun.)   “Geçmişi huzurla

bırakıyorum.”

 

-düşük: (Çocukta sevgi yoksunluğu. Yenilgi. Niye uğraşayım ki? Nasılsa bir   şey

değişmeyecek.) “Hep sevinç dolu olan şu anda yaşamayı seçiyorum. Yaşamım   bir sevinç

kaynağı.”

 

Kabızlık: (Eski düşüncelerden vazgeçmeyi reddetmek. Geçmişe saplanmak. Bazen   cimrilik.)

“Geçmişi bıraktığımda yenilik, tazelik, canlılık geliyor. Hayatın   içimden akmasına izin

veriyorum.”

 

Kandidia: (Aşırı öfke ve düş kırıklığı. Kendini parçalanmış hissetmek.   Tahakkümcü ve

ilişkilere güvenmeyen, alıcı bir kişilik.) “Olabileceğim her şeyi olmaya   kendime izin veriyorum.

Hayatta en iyi şeylere layığım. Kendime de başkalarına değer veriyorum,   takdir ediyorum ve

seviyorum.”

 

Kangren: (Marazi düşünceler. Zehirli düşüncelerin sevinci boğması.)   “Şimdi uyumlu

düşünceleri seçiyorum.”

 

Kanser: (Derin acı. Uzun süre taşınan kırgınlık, sır, hüzün bedeni kemiriyor.   Nefreti içine

gömmek.) “Geçmişle ilgili her şeyi sevgiyle affediyorum. Yaşamımı   mutlulukla doldurmayı

seçiyorum. Kendimi seviyorum.”

 

Karaciğer: Öfke ve gazabın merkezidir. Sorunları: (Sürekli şikayet etmek.   Kendini kandırmak. Haklı çıkmak için sürekli

başkalarında hata bulmak. Kötü hissetmek.) “Kalbim açık olarak yaşamayı   seçiyorum.

Baktığım her yerde sevgiyi görüyorum.”

 

Karın ağrıları: (Korku, başlamış bir olayı, süreci durdurmak.) “Hayatın   akışına güveniyorum.

Güvencedeyim”.

 

Karın ağrısı: (Zihinsel tahriş. Sabırsızlık. Çevreden duyulan rahatsızlık.)   “Bu çocuk yalnızca

sevgiyi ve sevgi dolu düşüncelere karşılık veriyor. Her şey barış dolu.”

 

Kas Sorunları: (Aşırı korku. Herkesi ve her şeyi çılgın bir şekilde kontrol   etme arzusu.

Güven duymanın derin ihtiyacı.) “Hayatta olmak güzel. Kendim olmak   güzel. Kendime

güveniyorum.”

 

Kaşınma: (Akıntıya kürek çekme arzusu. Doyumsuz. Pişman.) “Bulunduğum   noktada

huzurluyum. Arzu ve ihtiyaçlarımın karşılanacağını bilerek, iyiliğimi kabul   ediyorum.”

 

Katarakt: (Geleceği olumlu görememek. Karanlık gelecek.) “Hayat   sonsuzdur ve haz

doludur. Her ana heyecanla yaklaşıyorum.”

 

Kazalar: (İstediğini dile getirememe. Otoriteye karşı çıkma isteği. Şiddetle   inanmak) “Bunu

yaratan düşünceyi aşıyorum. Huzurluyum, değerliyim.”

 

Kekemelik: (Güvensizlik. Kendini ifade yoksunluğu. Ağlamaya izin   verilmemesi.)

“Düşündüklerimi ifade etmekte özgürüm. Kendimi güven ve sevgiyle ifade   ediyorum.”

 

Kellik: (Korku. Gerginlik. Her şeyi kontrol altında tutmaya çalışma.)   “Kendimi seviyorum ve

onaylıyorum. Hayata güveniyorum.”

 

Kemikler: Evrenin temel yapısını temsil ediyor.) “Dengeli ve sağlam   yapılıyım.”

Kemik sorunları:

 

-Kırılma: (Otoriteye karşı tepki.) “Dünyamda kendimin efendisi benim.   Düşüncelerim

yalnızca bana ait.”

 

-Deformasyon: (Zihinsel baskı ve gerginlik. Kasların ve düşüncenin   esnekliğini

kaybetmesi.) “Hayatın nefesini dolu dolu içime çekiyorum. Hayatın   akışına güveniyorum.”

 

Kısırlık: (Hayat sürecine duyulan korku ve direnç Ya da anne baba olmaya   ihtiyaç

duymamak.) “Hayata güveniyorum. Doğru yerde, doğru zamanda, doğru şeyi   yapıyorum.

Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.”

 

Kızarıklık: (Gecikmelerden duyulan rahatsızlık. Dikkat çekmenin çocukça bir   yolu.) “Kendimi

seviyorum ve onaylıyorum. Hayatta her şey gerektiği zaman oluşuyor.”

 

Kistler: (Acı veren eski bir filmi tekrar tekrar seyretmek. Acıları beslemek.   Sahte büyüme.)

“Zihnimin sinemaları güzel filmler gösteriyor. Çünkü ben seçiyorum.   Kendimi seviyorum.”

 

Kistik Fibroz: (Hayatın size mutluluk getirmeyeceğine dair derin inanç.   ‘Zavallı ben’.) “Hayat

beni, ben hayatı seviyorum. Hayatı dolu dolu ve özgür yaşamayı   seçiyorum.”

 

Kollar: (Hayat deneyimlerini kucaklama kapasitesi ve yeteneği.)   “Yaşadıklarımı kolaylıkla ve

zevkle, severek kucaklıyorum.”

 

Kolesterol: (Haz kanallarının tıkanması. Haz alma korkusu.) “Hayatı   sevmeyi seçiyorum.

Haz kanallarım ardına kadar açık.”

 

Kolit: (Aşırı derecede katı ana babalar. Eziyet çekme ve yenilgi duygusu.   Şefkate duyulan

büyük ihtiyaç.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Mutluluğumu kendim   yaratıyorum.

Hayatta ‘kazanan’ olmayı seçiyorum.”

 

Koma: (Korku. Bir şeyden veya birinden kaçmak.) “Seni sevgi ve güvenle   kucaklıyoruz.

İyileşmen için ortam yaratıyoruz. Sen sevgisin.”

 

Konjunktivit: (Hayatta görülen şeylere öfke ve düş kırıklığı duymak.)   “Sevginin gözleriyle

görüyorum. Uyumlu bir çözüm yolu var ve bu yolu kabul ediyorum.”

 

Koroner Trombos (kalp damarları tıkanıklığı): (Yalnızlık duymak ve korkmak.   Yeterli

olmamak. Yeterince uğraşmamak. ‘Asla yapamayacağım.’) “Tüm hayatla   birim. Evren beni

tümüyle destekliyor. Her şey harikulade.”

 

Kramplar: (Gerginlik. Korku. Sıkı sıkıya yapışmak.) “Zihnimi   gevşetiyorum ve huzur dolu

olmasına izin veriyorum.”

 

Kronik hastalıklar: (Değişimi reddetmek. Gelecekten korkmak. Güvende   hissetmemek.)

“Gelişmeye ve değişime hazırım. Şimdi güvenli yeni bir gelecek   yaratıyorum.”

 

Kuduz: (Kızgınlık. Çözüm yolunun şiddet olduğu inancı.) “İçimde ve   çevremde barış hüküm

sürüyor.”

 

Kulaklar: İşitme kapasitesini temsil ediyor. “Sevgiyle dinliyorum.”

 

Kulak ağrısı: (Kızgınlık. İşitmek istememek. Fazla kargaşa. Kavga eden ana   baba.)

“Çevremde uyum var. İyi ve hoş şeyler işitiyorum. Sevginin   merkeziyim.”

 

Kulak çınlaması: (Dinlemeyi reddetmek. İçimizdeki minik sese kulak vermemek.   İnatçılık.)

Yüksek benime güveniyorum. İçimdeki sese sevgiyle kulak veriyorum. İçinde   sevgi olmayan

her şeyi bırakıyorum.”

 

Kurdeşen: (Küçük, gizli korkular.) “Hayatımın her alanında barış   var.”

 

L

 

Larenjit: (Öfkeden konuşamamak. Otoriteye kızgınlık. Konuşmaktan korkmak.)

“İstediklerimi rahatlıkla dile getiriyorum. Kendimi ifade   edebiliyorum.”

 

Lenf Bezleri: (Aile çatışmaları, kavgalar. Çocuk istenmediğini hissediyor.)   “İstenen, hoş

karşılanan ve çok sevilen bir çocuğum.”

 

Lösemi: (İlham ve yaratıcılığın hunharca yok edilmesi. ‘Ne yararı var?)   “Geçmişteki

sınırlılığımı aşıp, şimdiki anın özgürlüğünü yaşıyorum. Kendim olmakla   güvencedeyim.”

 

Menopoz sorunları: (Artık istenmemekten korkmak. Yaşlanma korkusu. Kendini

kabullenmeme.) “Hayatın tüm dönemlerinde dengeli ve huzurluyum. Bedenimi   sevgiyle

kutsuyorum.)

 

Migren: (Köşede sıkışıp kalma duygusu. Cinsel korkular. (Migreni geçirmek   için en iyi yol

mastürbasyondur.) “Hayatın akışına kendimi bırakıyorum. Hayat benim   hayatım.”) “

 

N

 

Nasırlar: Katılaşmış kavram ve düşünceler. Somut korkular.) “Yeni   düşünce ve yolları

görmek ve denemek güvenli. İyiye açığım.”

 

Nefes: Hayatı içimizde hissetme yeteneği.. “Hayatı seviyorum.”

 

Nefes Kokması: (Kızgınlık ve intikam dolu düşünceler.) “Geçmişime   sevgiyle sünger

çekiyorum. Sadece sevgiyi dile getiriyorum.”

Nefes sorunları: Hayatı dolu dolu yaşamaktan korkmak. Yaşamda yeri olmadığını

hissetmek.) “Hayatı dolu dolu ve özgürce yaşamak en doğal hakkım.   Sevilmeye layığım.

Hayatı dopdolu yaşamayı seçiyorum.”

 

Nefrit (Bright hastalığı): (Hiç bir şeyi doğru yapamayan bir çocuk gibi   hissetmek.

Başarısızlık.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Değerli ve yeterli bir   insanım.”

 

O

 

Omurga: Hayatın esnek desteği. “Hayat tarafından destekleniyorum.”

 

Omurga eğriliği: (Hayata güvenmemek. Onursuzluk. Cesaretsizlik.   Desteksizliğin korkusu.)

Korkularımı yeniyorum. Sevgiyle dik duruyorum. Bu, benim hayatım.”

 

Omurilik Menenjiti: (Aşırı aile uyumsuzluğu. Kızgınlık ve öfke dolu bir ortamda   yaşamak.

Aşırı içsel karmaşa. Destek yoksunluğu.) Düşüncelerimde, bedenimde ve   dünyamda barış

yaratmayı seçiyorum. Güvenliyim ve seviliyorum.”

 

Ö

 

Ödem: (Kimi yada neyi bırakamıyorsun?) “Geçmişi bırakıyorum ve   özgürleşiyorum.”

 

M

 

Mide bulantısı: (Korku. Bir fikri ya da deneyimi kabul edememe.)   “Güvendeyim. Hayatın

bana daima iyilikler getireceğine güveniyorum.”

 

N

 

Narkolepsi: (Her şeyden uzaklaşma isteği. Aşırı korku. Burda olmayı   istememek.) “Kutsal

bilgeliğin gücüne ve rehberliğine güveniyorum.”

 

Nefrit: (Düşkırıklığı ve başarısızlığa gösterilen aşırı tepki.)   “Hayatımda olması gereken şeyler

oluyor. Yeniyi kolayca kabule diyorum.”

 

P

 

Pamukçuk: “Dudaklardan dökülmesi engellenen çirkin, suçlayıcı   sözcükler.) “Sevgi dolu

dünyamda yalnızca sevinç dolu deneyimler yaratıyorum.”

 

Pankreas: Hayatın tadını simgeliyor. “Hayattan tat alıyorum.”

 

Parmaklar: (Hayatın detaylarını simgeliyor. “Hayatın ayrıntılarıyla   barış içindeyim.”

 

– Baş parmak: Akıl ve endişeyi simgeliyor. “Zihnim dingin.”

 

– İşaret parmağı: Ego ve korkuyu simgeliyor. “Güvendeyim.”

 

– Orta parmak: Kızgınlık ve cinselliği simgeliyor. “Cinselliğimle barış   içindeyim.”

 

– Yüzük parmağı: Birlikte olma ve üzüntüyü simgeliyor. “Sevecen ve   huzurluyum.”

 

– Küçük parmak: Aile ve sahte bir görünüm verme çabasını simgeliyor.   “Hayat

ailesinde olduğum gibi görünüyorum.”

 

Parkinson hastalığı: (Korku. Herkesi, her şeyi aşırı kontrol etme arzusu.)   “Güvende

olduğumu bilerek rahatım. Hayatım bana ait.”

 

Peptik ülser: (Yeterli olmama inancı. Başkalarını memnun etme kaygısı.)   Kendimi

seviyorum ve onaylıyorum. Kendimle barışığım.”

 

Prostat sorunları: (Zihinsel korkuların erkekliği zayıflatması. Vazgeçmek.   Cinsel baskı ve

suçluluk. Yaşlanma korkusu.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Gücümü   kabul ediyorum.

Ruhum daima genç”

 

S

 

Rahim: Yaratıcılığın evini simgeliyor. “Bedenimle barışığım.”

 

Raşitizm: (Duygusal beslenme eksikliği. Sevgi ve güven yoksunluğu.)   “Güvenliyim. Evrenin

ta kendisi olan sevgiyle besleniyorum.”

 

Romatizma: (Kurban. Hep haksızlığa uğradığını hissetmek. ‘Hep benim başıma   geliyor.’

Sevgi yoksunluğu.) “Deneyimlerimi ben yaratıyorum. Kendimi ve   başkalarını sevip

onayladıkça, gittikçe daha olumlu deneyimleri hayatımda yaratıyorum.”

 

S

 

Safra taşı: (Katı düşünceler. Lanetleme. Gurur.) “Geçmişi arkamda   bırakmayı seçiyorum.”

 

Sağırlık: (Reddediş. İnatçılık. Tecrit. ‘Neyi işitmek istemiyorsun?’ ‘Beni   rahatsız etme’.) “Yüce

sesi dinliyorum. İşittiğim her şey bana zevk veriyor. Her şeyle birim.”

 

Saman Nezlesi: (Duygusal tıkanma. Zamanla yarış. Suçluluk.) “Hayatın   BÜTÜNÜYLE

BİR’İM. Her zaman hayata güven duyuyorum.”

 

Sarılık: (İçsel ve dışsal önyargı. Dengesiz mantık.) “Kendim ve herkes   için sevgi, anlayış ve

şefkat duyuyorum.”

 

Selülit: (Çocukluk anılarına takılı kalmak. Geçmişteki kötülükleri   unutamamak. İlerlemekte

zorlanmak. Kendi yolunu çizme korkusu.) “Herkesi affediyorum. Kendimi   affediyorum. Tüm

geçmiş acılarımı affediyorum. Özgürüm.”

 

Sırt sorunları – üst: (Duygusal destek yoksunluğu. Sevilmediğini hissetmek.   Sevgiyi

göstermemek.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Yaşam beni destekliyor   ve seviyor.”

 

– orta: (Suçluluk. Sırta binen yükün altında ezilmek. “Sırtımdan   in”.) “Geçmişimi

bırakıyorum. Yüreğimdeki sevgiyle hayatta ileriye doğru yol almayı seçiyorum.”

 

– aşağı: (Parasızlık korkusu. Ekonomik destekten yoksunluk.) “Hayatın   kendisine

güveniyorum. İhtiyacım olan şey daima karşılanıyor.”

 

Siğil: (Küçük nefretler duyma. Çirkin olduğuna inanma.) “Tüm ifadesiyle   hayatın sevgisi ve

güzelliğiyim.”

 

Sinir ağrısı (nevralji): (Suçu cezalandırmak. İletişim konusunda şiddetli   üzüntü.) “Kendimi

affediyorum. Sevgiyle iletişim kuruyorum.”

 

Sinir krizi: (Ben merkezcilik. İletişim yollarını tıkamak.) “Yüreğimi   açarak, açık ve sevecen

iletişim kuruyorum.”

 

Sinirlilik: (Korku, evham, mücadele, acelecilik. Hayata güvenmemek.)   “Sonsuzluğun içinde

yolculuk yaptığımı biliyorum. Her şeye zaman var. İçtenlikle iletişim   kuruyorum.”

 

Sinüs sorunları: (Çok yakın bir insandan tedirgin olmak.) İçimde ve çevremde   huzurlu ve

uyumlu bir ortam var.”

Sivilce: (Kendini kabul etmemek. Kendinden hoşnut olmamak.) “Hayatın   kutsal bir

ifadesiyim. Kendimi şu anda olduğum gibi seviyorum ve kabul ediyorum.”

 

Siyah noktalar: (Kirli ve sevgisiz hissetmek.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum.”

 

Soğuk algınlığı: (Aynı anda birden çok şeyin birden olması. Zihinsel   karışıklık. Küçük

incinmeler. “Her kış üç kez soğuk algınlığına yakalanırım” türünden   inançlar.) “Gevşemeye

ve düşüncelerimin berraklaşmasına izin veriyorum. İçimde ve çevremde   berraklık ve uyum

var.”

 

Ş

 

Şişmanlık: (Korunma isteği. Aşırı duyarlılık.) “Kutsal sevgiyle   korunuyorum ve güven

duyuyorum.”

 

T

 

Tetanoz: (Kızgın, yiyip bitiren düşüncelerden kurtulma isteği.)   “Yüreğimdeki sevginin tüm

bedenimi ve duygularımı yıkamasına ve iyileştirmesine izin veriyorum.”

 

Tırnak Yemek: (Çaresizlik ve düşkırıklığı. Kendini yemek. Anne babaya öfke   duymak.)

“Büyümeyi seçiyorum. Artık kendi hayatımı kolaylıkla ve zevkle idare   ediyorum.”

 

Timus: Bağışıklık sisteminin temel guddesi. ‘Herkes bana zarar vermeye   uğraşıyor. Hayat

bana saldırıyor.’ Sevecen düşüncelerim bağışıklık sistemimim güçlendiriyor.   İç ve dış

dünyamda güvenliyim. Sevgiyle iyileşiyorum.”

 

Tiroid: (Aşağılanmak. ‘İstediğim hiç bir şeyi yapamıyorum. Bana sıra ne zaman   gelecek?)

“Eski sınırlılığımı aşıyorum ve kendimi özgürce, yaratıcılığımla ifade   ediyorum.”

 

Tüberküloz: (Bencillikle kendi kendini yok etmek. Hükmedici sabit düşünceler.   Öç alma

ihtiyacı.) “Kendimi sevdikçe ve onayladıkça, daha zevkli, huzurlu, barışçıl   bir dünya

yaratıyorum.”

 

U

 

Uçuk ve kabarcıklar: (Kırgınlık. Duygusal korunma yoksunluğu.) “Hayatın   akışında, her yeni

deneyime kolaylıkla uyum sağlıyorum.”

 

Uykusuzluk: (Korku. Hayat sürecine güvenmemek. Suçluluk.) “Günü ardımda   bırakıyor,

huzurlu bir uykuya dalıyorum. Yarın yeni bir gün ve çözümleriyle   geliyor.”

 

Uyuşma: (Başkalarını umursamamak. Sevgi vermemek. Zihinsel duyarsızlık.)   “Duygularımı

ve sevgimi paylaşıyorum. Herkesin sevgisine karşılık veriyorum.”

 

Uyuz: (Başkalarının fazla etkisinde kalmak.) “Hayatın yaşayan, seven,   haz dolu bir

ifadesiyim. Benim, kendi kişiliğim var.”

 

Ü

 

Ülser: (Korku. Yetersiz olduğuna dair duyulan güçlü inanç. Sizi ne yiyip   bitiriyor?) “Kendimi

seviyorum ve onaylıyorum. Barış ve huzur doluyum.”

 

Ürperme: (Zihinsel kasılma. Geriye çekilme. Uzaklaşma arzusu. Beni yalnız   bırak.) “Her

zaman emniyetteyim ve güven içindeyim. Sevgi beni kuşatıyor ve koruyor.”

 

V

 

Varis: (Bulunduğun durumdan nefret etmek. Cesareti yitirmek. Aşırı yük   taşıdığını hissetme.)

Hayatı seviyorum ve özgürce hareket ediyorum.”

Vitiligo(ciltte beyaz noktalar): (Ait olmama. Kendini her şeyin dışında   hissetmek. Bir gruba

dahil hissetmemek.) “Hayatın tam merkezindeyim. Herkese ve her şeyle   sevgiyle bağlıyım.”

 

Y

 

Yanma: (Kızgınlık. Küplere binmek.) “Sevgi ve coşku doluyum.”

 

Yanıklar: (Kızgınlık. Alev alev öfke.) “İçimde ve çevremde barış ve uyum   yaratıyorum. İyi

hissetmeyi hak ediyorum.”

 

Yaşlılık sorunları: (Toplumsal inançlar. Eski düşünceler. Kendim olma   korkusu. Şimdiyi

reddetmek.) “Her yaşta kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Hayatın her anı   mükemmel.”

 

Yatağı ıslatma: (Ebeveyn korkusu. Genellikle baba.) “Bu çocuğa sevgi,   şefkat ve anlayışla

bakıyorum.”

 

Yılancık: (Başkalarının hayatına çok fazla karışmasına izin vermek. Kendini   yeterince temiz

ve iyi bulmamak.) “Kendimi seviyorum ve onaylıyorum. Hiç kimsenin, hiç   bir şeyin üzerimde

gücü olmasına izin vermiyorum.”

 

Yirminci yaş dişi: (Sağlam bir temel yaratmak için gereken zihinsel hazırlığı   yapmamak.

“Bilincimi, hayatın genişletmesine açıyorum. Gelişmek ve değişmek için   hazırım. Ve bol

imkanım var.”

 

Yumurtalıklar: Yaratıcılık noktası. “Yaratıcılığımı dengeliyorum.”

Yüz: Dünyaya gösterdiğimizi temsil ediyor. “Kendimi olduğum gibi ifade   ediyorum.”

 

Z

 

Zatürree: (Umutsuz. Hayattan bıkkınlık. Duygusal yaraların iyileşmesine izin   verilmemesi.)

“Yeni düşünceleri kabul ediyorum. Bu an, yeni bir an.”

 

Zona: (Korku ve gerginlik. Aşırı duyarlılık.) “Dinginim ve huzurluyum.   Çünkü hayatın akışına

güveniyorum.”

“Düşünce Gücüyle Tedavi” kitabından alınmıştır – Louise Hay

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Burçların perileri ve kulağımıza fısıldadıkları…

KOC BURCUNUN PERISI PARADISE
Paradise yani Cennet isimli perinin engelleri ortadan kaldiran Salamanderlerin (bir tur kertenkele ejderha) ruhlarinin prensesi olduguna inanilir o yuzden bir kentenkele resmiyle temsil edilir. Ates elementinin semboludur. Dogdugunuzda bu peri kulaginiza sunlari fisildar:
Cok canli ve hayat dolu olacaksiniz Her seye meydan okuyacacaksiniz Baskalarinin cesaret edemeyecekleri seylere cesaret edeceksiniz Dullara ve oksuzlere yardim edeceksiniz
BOGA BURCUNUN PERISI VIVIAN
Vivian mitolojide maddi zenginlik getiren yeraltindaki hazinelerin bekcisi cuce gnome’lerin prensesidir dogdugunuzda kulaginiza sunlari fisildar:
Dolu dolu bir hayat yasayacaksin Cok hassas biri olacaksin Bulbul kadar guzel sesli olacak sarki soyleyeceksin Comertliginle kalpleri kazanacaksin Guclu olacaksin
IKIZLER BURCUNUN PERISI MELIOR
Melior nese ve mutluluk elflerinin prensesidir dogum aninizda Melior kulaginiza sunlari fisildar:
Ebedi gencligin sirlarina her zaman vakif olacaksiniz Parlak bir zekaniz olacak Hayal gucunuz sizi buyulu yerlere ulastiran
YENGEC BURCUNUN PERISI MELUSINA
Mitolojide Melusina gercek aski getiren Ondine yani deniz kizlarinin perisidir. Dogdugunuz zaman Melusina kulaginiza sunlari fisildar:
Kalpleri aciyla dolu olanlara yardim edeceksiniz Cocuklari cok seveceksiniz Sihirli ve yaratici bir dunyaniz olacak Cok guclu sezgilere sahip olacaksiniz Nazik ve sefkatli olacaksiniz
ASLAN BURCUNUN PERISI MORGAN
Morgan mitolojide buyuk fikirleri gerceklestirmenizi saglayan ejder ruhunun prensesidir. Dogdugunuz zaman bu peri kulaginiza sunlari fisildar:
Guclu bir kisiliginiz olacak Ahlaki degerlere cok bagli olacaksiniz Hayatin inis cikislarina dayanacaksiniz Cok alcakgonullu olacaksiniz Arkadaslariniza hep yol gostereceksiniz
BASAK BURCUNUN PERISI URGANIA
Mitolojide Urgania talih ve para getiren yer alti hazinelerinin koruyucu elflerinin prensesidir. Dogdugunuzda Urgania perisi kulaginiza sunlari fisildar:
Her zaman cok sansli olacak deyim yerindeyse hep dort ayaginizin ustune duseceksiniz. Keskin gozunuz hicbir ayrintiyi kacirmayacak Asla pes etmeyeceksiniz Eviniz buyulu bir krallik olacak Vazifelerinizi asla ihmal etmeyeceksiniz. Bu yil hayalleriniz gerceklesecek mi?
TERAZI BURCUNUN PERISI HOLDA
Holda perisi firsatlar yakalamanizi saglayan Sylph’lerin perisidir. Dogdugunuzda kulaginiza sunlari fisildar:
Her zaman ahenkli uyumlu bir yasaminiz olacak Guzel ve cekici olacaksiniz Ruhunuz hep taze kalacak Bunalimlara karsi koyacaksiniz
AKREP BURCUNUN PERISI ESTRELLA
Estrella mitolojide askta beklenmedik sans getiren deniz kizlarinin yani Ondin’lerin prensesidir. Dogdugunuz zaman bu peri kulaginiza sunlari fisildar:
Her zaman kullerinden yeniden dogan Phoenix yani Anka kusu gibi guclu olacaksiniz Hayattan buyuk zevk alacaksiniz Hayatin gizemli yanlarini cozeceksiniz Sezgileriniz size rehberlik edecek Daglari yerinden oynatacak kadar guclu olacaksiniz
YAY BURCUNUN PERISI GLASTING
Glasting perisi mitolojide bilgelik perisi olarak taninan ejder ruhunun perisidir. Glasting perisi dogdugunuzda kulaginiza sunlari fisildar:
Cok iyimser olacaksin Ruyalarini gerceklestirmek icin dunyanin obur ucuna gitmekten cekinmeyeceksin Tutkulu hirsli olacaksin Affedici olacaksin Cok buyuk bir yasama enerjisine sahip olacaksin
OGLAK BURCUNUN PERISI TITANYA
Titanya altindaki hazineleri koruyan elflerin Kralicesiymis dogarken kulaginiza sunlari fisildadigina inaniliyor:
Hafizan bir fil kadar guclu olacak yalan soylemeyeceksin cesur olacaksin cabuk ve iyi ogreneceksin hassas olacaksin.
KOVA BURCUNUN PERISI ARIEL
Mitolojide Ariel nese ve mizah anlayisi saglayan Sylph prensesine verilen isimdir. Dogdugunuzda Ariel perisi kulaginiza sunlari fisildar:
‘Nereye gidersen git orada iz birakacaksin cok yaratici olacaksin buyuk bir sanatci olacaksin sana ihtiyac duyan herkese yardim edeceksin cok zeki olacaksin.’
BALIK BURCUNUN PERISI SELKIE
Selkie mitolojide Ondine’lerin yani deniz kizlarinin prensesidir genellikle yaninda bir fok baligiyla resmedilir evlerimize ahenk ve nese getirir. Dogdugunuzda sizin kulaginiza sunlari fisildar:
Altinci bir duyuyla odullendirileceksin Her seye uyum saglayabileceksin Sanatci bir ruhun olacak Cok hosgorulu olacaksin Ruhsal aleme cok ilgi duyacaksin…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BU ACIMASIZLIĞI NE SEN KANSER OLARAK ÖDE NEDE O HAYVANCIKLARA YAPILAN İŞKENCEYE SUS !!! TAVUK ALMAYALIM LÜTFEN BİRLİK HALİNDE DEĞİŞİMLER OLUR…..

 Bilim adamından korkunç açıklama İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi… Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Yavuz Dizdar: “Biliyorum canınız sıkılacak, yüreğiniz kabaracak, üzüleceksiniz ama gerçekleri öğrenmeniz lazım. Daha yumurtadan çıkar çıkmaz civcive antibiyotik veriliyor. Kemikleri gelişmesin, sadece et yapsın diye… Tavuklar tarladaki patatesler gibi hiç kıpırdamadan yetiştiriliyor. Bıraksanız bile kıpırdayamıyorlar… Elinize aldığınızda kemikleri kırılıyor… Bu inanılmaz bir vicdansızlık… Sonra, görüyoruz her gün gencecik bir kadın meme kanserine yakalanıyor. Büyük olasılıkla daha sağlıklı diye sık sık tavuk yiyorlardır…” Hocam son dönemde kanser vakalarında patlama olduğunu, lenfoma ve kemik iliğikanserlerinin çoğunun ise Türkiye’nin tarım merkezi olan Antalya-Kumluca’dan geldiğini söylediniz. Peki böyle başka bölgeler var mı? Var… Mesela 6-7 ay kadar önce Ergene tartışıldı. Orası içler acısı bir durumda. Ergene’de olağanüstü bir çevre kirliliği var. O?zaman Sağlık Bakanlığımız ve Kanser Savaş Daire Başkanlığı dediler ki, “Orada çok sigara içiliyor, çok alkol kullanılıyor, o nedenle bu kanserler çıkıyor.” Böyle bir şey sözkonusu olamaz. Çünkü belgesel bir film hazırlandı bu konuyla ilgili. “Gündöndü” adında… Orada her şey çok açık.

 

“İZLEYENLERİN DONA KALDIĞI BİR BELGESEL ÇEKİLDİ AMA TÜRKİYE’DE GÖSTERİLMEDİ” – Ben izlemedim o filmi… İzleyemedik, çünkü henüz Türkiye’de gösterilmedi. Kısa versiyonu Marsilya’da bir çevre filmleri festivaline gitti. İzleyenler o kadar etkilenmiş ki, film bittiğinde alkışlayamamışlar, alkışlayacak halleri kalmamış. Deri fabrikalarından çıkan o atık suyun köpükler halinde Ergene’ye bırakılmasını ve bu yüzden ortaya çıkan çevre felaketini öyle bir göstermiş ki film dona kalmışlar… Çiftçi geliyorTrakya’dan, Ergene’den, hepsi hastalarımız zaten bunların. “Hocam” diyor, “15 tane sığırımız geçenlerde öldü. Daha önce de bir 15 tane ölmüştü zaten…” Onbeşer, onbeşer ölüyor hayvanlar. Ama “Aşı reaksiyonu oluştu da ondan” diyorlarmış. “BAKANLIK ‘ÇOK SİGARA İÇİYORLAR, KANSER OLUYORLAR’ DİYOR, GERÇEK ÖYLE DEĞİL” – Kimler diyormuş? Tarım Bakanlığı yetkilileri! Böyle aşı reaksiyonu oluşmaz. Bunlar bir şeyin üzerini örtme çabaları. Bir aşıda üretim sorunu varsa, zaten o 15 hayvanı değil, çok daha fazlasını etkiler. Bu aşıyla ilgili olan bir durum değil. O çevrede muhtemelen hayvanlar su içerken ya da otlanırken çevreden aldıkları toksinle kaybedildiler. Bir arkadaşımız gitti bölgeye, “Kimse konuşmak istemiyor, korkuyor” diyor. Trakya Üniversitesi’nden öğretim üyesi bir başka arkadaşımız bölgedeki kanserli insanların dokularında ağır metal analizine bakmış, çok yüksek bulmuş… CNN Türk’te yayınlanmış bir canlı yayının bandını izledim. Devletin söylediği şey, “Çok sigara içiyorlar, çok alkol tüketiyorlar, bu kanserler o yüzden.” Halbuki adam anlatıyor, kızı dereye düşmüş, boğulmuş, peşinden gitmiş, girdiği yere kadar bacakları cılk yara. Bu düzeyde bir kirlilik var Ergene’de. Baktığınızda temiz görünüyor ama adamın girdiği yere kadar bacakları ülsere olmuş. Sonuç? Adamın o yaraları iyileşmiyor. Adam yaşıyorsa da şansa yaşıyor. Bu, o bölgede yaşayan diğer insanlar için de geçerli. Bunun öyle sigarayla, alkolle falan kapatılacak bir yanı yok. Bir de oradan ürün geliyor, o ürünün nereye gittiği belli değil.

“PİRİNÇ, AYÇEKİRDEĞİ VE BUĞDAY’DA 2 İLA 8 KAR YÜKSEK KURŞUN ÇIKTI” – Gelen ürün ne? Üç ürün geliyor. Pirinç, ayçekirdeği, buğday… Kadmiyum ve kurşun analizlerini yaptırdık. İzin verilenden 2 ila 8 kat yüksek çıktı! Şimdi bu ürün nereye gitti, kim yedi? Bunların hiçbirini bilmiyoruz. Bakanlık her ürünü birebir denetleyemez, orada hakkını verelim. Ama şu önemli; ürüne püskürtülerek kullanılan tarım ilaçları herhalükârda çok kullanılmadıkları zaman kabuğun soyulması, hatta meyvenin sebzenin iyi yıkanılmasıyla uzaklaştırılıyor. Sorun ot ilacında. Çünkü ot ilacından meyve ağacı etkilenmiyor ama onu bünyesine alıyor. Biyolojik sistem bunu içinde biriktiriyor. Bu insanda bir tümör oluşumuna da neden olabilir, hayvanların kaybedilmesine de… Bu ot ilacını, glifosatı pek çok ülke vahşi doğaya da atıyor. Ot kontrolü diye. Nedeni bilmiyorum.

 

“BÜYÜK HASTANELER AÇARAK KANSERİ ÖNLEYEMEZSİNİZ” – Vahşi doğadan ne istiyorlar? Hiçbir şekilde anlaşılabilmiş değil. Ormanları ilaçlıyorlar. Niye? Belli değil. – Herhalde bu zirai ilacı üreten firmalar para kazansınlar diye… Başka bir sebep geliyor mu hocam aklınıza? Büyük olasılıkla öyle. Doğa bu, sen doğaya müdahale edemezsin. İstersen tarlana müdahale et, ama iş ormana geldiği zaman, “Ben buradan yabani otları temizleyeceğim” diyemezsin. Orası yaban. O şekilde kalmak zorunda. Sen ona müdahale edersen olay çığrından çıkar.

 

TARIM İLACINI TAVİSYE EDEN ZİRAAT MÜHENDİSLERİ TARIM İLACI SATIYOR” – Biz ne korkunç insanlar olduk böyle? Maalesef biz korkunç bir ırkız. Bakın, tarım ilacını sonuçta kim tavsiye ediyor? Ziraat mühendisi… Bakıyorsunuz ziraat mühendislerinin büyük kısmı, aynı zamanda tarım ilacı bayiliği yapıyor. Duydum ve inanamadım, tarım ilacı satarken çiftçiye, “Kendin için mi kullanacaksın, yoksa satacağın ürün için mi?” diye soruyorlarmış. Böyle insafsızca bir durum var. Aynı anda bayii olan birisi tarım ilacı satışını kontrol edebiliyorsa eğer, tüketimini nasıl denetler? Adam kendi satışını mı baltalayacak? Oradan bir sıkıntı çıkıyor. İkincisi, tarım ilaçlarının amaç dışı kullanımı var. Bu tavuklarda büyütme amaçlı kullanılan antibiyotik gibi bir durum. Böyle bir şeyi bin yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Yumurtadan çıkar çıkmaz civcive antibiyotik vermeye başlıyorlar. Bizim üreticimiz inşallah bu konuda bir düzenleme yapacak, umutluyum. BESD-BİR, “Elimizden geleni yapacağız” dedi. Fakat antibiyotiğin bu şekilde kullanımı kim tarafından akıl edildiyse, bunu Amerikan Akademileri bile anlamış değil…?Siz civcive antibiyotiği verirseniz, civcivin bağırsak sisteminin gelişmesini önlüyorsunuz. Normalde yediğimiz besinlerin önemli bir bölümü bağırsak metabolizmasında kullanılıyor çünkü. Dolayısıyla enerji tüketimi azalıyor. Siz bu civcivi güneşe de çıkartmazsanız, kemikleri de sağlıksız gelişeceği için sadece et yapıyor…

 

“TAVUKLAR O KADAR ETLİ Kİ KEMİKLERİ KIRILIYOR” – Hiç anlayamadım hocam… Aksi takdirde güneşe çıkartırsanız civciv sağlıklı gelişeceği için kemik de yapıyor. Ama kemik yapsın istenmiyor, sadece et yapsın isteniyor. O zaman oradan da tasarrufa gidiyorsunuz, hayvan sonunda patates tarlasında yatan patates gibi hiçbir şekilde kaçamayan, olduğu yerde büyüyen bir hayvan oluyor. Bunu kesimde çalışan bir arkadaşımız anlattı, “Zavallı hayvancağızı yerden alırken kemiklerinin elinizin altında kırıldığını hissediyorsunuz. Kaçamıyor zaten. Bıraksanız da hareket edemiyor” diyor. Çünkü hiçbir şekilde enerji harcamayacak ve et yapacak şekilde yetiştiriliyorlar. Düşünebiliyor musunuz 1.7 kilo yemle 1 kilo tavuk elde ediyorlar. Böyle bir dönüşüm var mı dünyada? – Tavukların nasıl bir eziyetle yetiştirildiğini biliyordum, bu yüzden de asla yemem, ama bu kadarını bilmiyordum. Para kazanacağız diye nasıl bu kadar vicdansız olabiliyoruz? Haklısınız, son derece vicdansızlık bu.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »