

Her gün taze enerjiye ihtiyacımız vardır. Özellikle yaşamın algı kapılarımızı büyük bir karmaşa ile zorladığı zamanımızda, dengemizi korumayı ihmal etmememiz gerekir. Kendimizi şifalandırmak zor değildir. Ö…nce evrensel enerjiye bağlanmamız gerekir. Bunun için pek çok metot bulunmaktadır. Aşağıda bunlardan birini sunmaktayız:
İlk uygulama ellerin aktive edilmesidir. Bu, evrenden gelen şifa enerjisini almamız ve kanal olmamız için açılım sağlar. Bu adım, değişim yolculuğumuzu başlatan bir katalizördür. Bu suretle yeni frekansları taşımaya ve kendimizde barındırmaya başlarız.
Ellerinizi serbestçe iki yana sarkıtın. Kalan her hangi bir gerginliği gidermek için silkeleyin. Ellerinizi hareket ettirmeden aldığı biçime bakın. Parmaklarınız birbirine değmeden hafifçe kıvrılmış durumdadır. İşte bu ellerinizin normal anatomik pozisyonudur.
Rahat bir yerde, en rahat biçimde oturuyor veya yarı uzanmış veya yatıyoruz. Ellerimizi normal anatomik pozisyonunu bozmadan karşı karşıya getirdik. Bağlantı enerjisi derhal hissedilir. Enerji iki el arasında gider gelir, yoğunlaşır, yavaş yavaş dirseklerimize kadar sarar, ellerin içinde de hissedilir. Ellerimizi yavaşça birbirinden uzaklaştırınca enerji de uzar, esner. Enerji sonra tüm bedeni gezmeye başlar, baş ve kalp bölgemizde hissedilir. Bu süreç, şifa enerjilerini hissetmemize yarayan bir algı yeteneğini harekete geçirir.
Bu enerjinin bıraktığı his herkeste başka olabilir: Karıncalanma, sıcak, soğuk, itme, çekme hissi vs. Bir kere hissettikten sonra kişide algı yeteneği açılır ve ilgisini her odakladığında bu enerjiyi hisseder. Çünkü bu frekansları taşımak ve barındırmak üzere değişim başlamıştır. Enerjiyi hissetmek o enerji ile titreşmektir.
Ellerinizi normal anatomik pozisyonda tutun. Avuçlarınız 30 cm uzaklıkta birbirine baksın. Dikkatinizi avuçlarınıza odaklayın, 10-15 saniyede enerjiyi hissedeceksiniz. Avuçlarınızı birbirine bağlayan, çekince uzayan yumuşak bir eterik bağ olduğunu hayal edin.
Dikkatinizi kullanarak bu süreçte ustalaştıktan sonra bu hisse şekil ve içerik vereceğiz. Enerjileri bir ping-pong topu şeklinde hissedin ve gözünüzde canlandırın. Topu yavaşça bir elinizden diğerine atın ve iki el arasında topun çizdiği kavisi hayal eden.
Enerjiyi eterik bir yılan gibi düşünün. Yılan gevşek bir silindir haline getirilmiş spiral bir oyuncak olsun. Yılanı bir ucundan tutup silindiri ileri fırlattığınızda inanılmaz bir şekilde uzayıp uzaklara gidecek, sonra geri gelecektir. Bu egzersizler, enerjiye alışmak ve onu bir parçamız haline getirebilmek içindir. Tüm bunları yaparken acele etmeyin.
Odanızın, göğüs altınıza kadar suyla dolu olduğunu hayal edin. El ve kollarınız normal anatomik pozisyonda iken, onların suyun yüzeyinde yüzmelerine izin verin. Su onları kaldırırken hafiflediklerini hissedin. Su yüzeyinin avuçlarınıza hafifçe dokunuyor. Bu masada yatan hastanızla çalışırken onun enerji alanıyla temas ettiğinizi fark etmenizi sağlar. Hiçbir şey hissetmiyorsanız, fazla çabalıyor veya korkuyorsunuz demektir. Çabalamayın rahat olun.
Şu ana kadar enerjinin bedeninizde bir yerlerde dolaştığı hissine aşina oldunuz. Rahat bir yer bulun; bir yatak, açılan bir koltuk. Bu enerjilere girmekteki amacınızın kendinize şifa vermek olduğunun farkına varın ve bu gerçeği kabul edin.
Şimdi enerji hissinin ellerinizde ortaya çıkmasına izin verin. Giderek güçlendiğine dikkat edin. Zorlamayın, sadece dikkat edin. İzin verin ve gelmesini bekleyin. Dikkatinizi ona odakladığınızda ortaya çıkacak ve yoğunluğu artacaktır. Giderek güçlendikçe daha fazla dikkatinizi çekecektir. Dikkatinizi çektikçe daha da güçlenecektir. Bu bir döngüdür. Hisler güçlendikçe aynı zamanda yayılmaya başladıklarının farkında olun. Bedeninizin başka bölgelerine dikkat edin. Kollarınız gibi. Ve hislerin oralara ulaşmasını bekleyin. Gelecektir. Kısa bir süre sonra bacaklarınızdan yukarı çıkmaya başlayacaktır. Enerji, bedeninizi ele geçirirken daha yüksek bir seviyede titreşmeye başlıyorsunuz. Enerji birazdan öylesine güçlenecek ki, diğer sesleri ve aklınızı dağıtan düşünceleri durdurmaya başlayacak. Giderek yayıldığını hissedin. Sonra kendinizin boşluğa kaymasına izin verin. Düşüncelerinizin arasındaki “boşluk”. Bu boşluğa girerken artık bilinçli düşünce durumunda değilsiniz.
Orada uzanıp, şifa alıyorum, şifa alıyorum, şifa alıyorum diye düşünüyorsanız, bilin ki, şifa almıyorsunuz, şifa almıyorsunuz, şifa almıyorsunuz. Düşüncenizi serbest bırakınız. Birden, hiçbir şeye dikkat edemez duruma gelirsiniz, çünkü boşluktasınızdır. Boşluktan çıkıncaya kadar bunun farkına varmayacaksınız. Sonra aniden -beş dakika, yirmi dakika, bir buçuk saat sonra- gözlerinizi açarsınız. Ya da bu süreci gece yaşıyorsanız, ertesi sabaha kadar çıkmamayı tercih edebilirsiniz. Boşluktan çıkma zamanınız geldiğinde, birden çıktığınızı fark edersiniz. Bu kadar basit.
Sonra onu serbest bırakın. Geri dönmeyin. Uygun şifanın gerçekleştiğini bilin ve yürüyüp gidin. Çünkü, daha fazlası için her geri gelişinizde ilk seferinde hepsini alamadığınız hissini vurguluyorsunuz. Ondan uzaklaşın ve geri dönüp bakmayın. Bu kendi özünüzde şifanın tam ve mükemmel olarak gerçekleştiğini kabul etmek ve bütünlüğü içinde ona izin vermek demektir. Niyetiniz duaydı. Enerji ise iletişimin taşıyıcısı. Onu serbest bırakmanız ve geri dönüp bakmamanız kabul ve teşekkürünüzdür.
‘Tekrar Bağlantı’ Dr. Eric Pearl – Owo Yayınları
Yapılan bilimsel çalışmalar öyle gösteriyor ki herhangi bir kişinin yeniliklerden kaçınması ya da onlarla başa çıkabilmeyi başarması çocukluğundaki beyin fizyolojisi ve kimyasıyla yakın ilişki içinde bulunuyor. Tanımadıkları fotoğraflar gösterildiğinde çocukluğunda utangaç olan yetişkinlerin amigdala adı verilen beyin bölgelerindeki etkinleşme diğer bireylere göre daha yüksek oluyor. Küçüklüğünde daha sosyal olan yetişkinlerinse bu beyin bölgelerindeki etkinlik daha düşük oluyor.
Bilim insanları uzun yılladır kişilerin mizaçlarındaki bu farklılıkların nedenlerine dair açıklamalar bulmaya çalışıyor. Huy ya da mizacın en önemli öğelerinden biri sayılan yeniliklere karşı nasıl tepkilerin verildiğiyse bahsettiğimiz çalışmanın odak noktası olmuş. Çekingen çocuklar yeni kişiler ya da durumlar karşısında ürkek davranıyorken, sosyal çocuklar onlara yaklaşmaktan çekinmiyor.
Harvard Tıp Okulu’ndan Carl Schwartz huy olarak çocukluk dönemiyle yetişkinlik dönemi arasında bir bağlantı olduğunun altını çiziyor. Bireyler arası huy farklılıklarının altında yatan nedenlerden biri olaraksa amigdala faaliyetlerindeki farklılıkları öne sürüyor.
Harvard Üniversitesi’nde Jerome Kagan tarafından yapılan çalışmada 2 yaşlarında bir grup çocuk çekingen ve sosyal olmak 2 alt gruba ayrılıyor. Araştırmacılar 11 yıl sonra aynı çocukların 13 yaşlarındaki davranışlarını gözlemliyorlar. 9 yıllık bir aradan sonraysa 21 yaşlarındaki beyin MR’ları çıkarılıyor. Araştırmacılar çocukların küçüklüklerindeki huylarının 21 yaşında da halen gözlemlendiğini ve bu bulguların beyin görüntüleme teknikleriyle de desteklendiğini öne sürüyorlar. Ancak halen alanda daha fazla çalışmaya ihtiyaç bulunduğunu da belirtiyorlar.
Küçüklüğünde çekingen olan çocukların sosyal kaygı bozukluğu geliştirebileceğine yönelik bir takım araştırmalar bulunuyor. Schwartz, çocuklukta deneyimlenen bu hastalığın yetişkinliğe dair bir depresyon işareti olabileceğine işaret ediyor. Sosyal kaygı bozukluğu yetişkinlerde SSRI adı verilen bir takım ilaçlar ve davranışçı terapiyle tedavi edilebiliyorken, çocuklardaki tedavi için hangi yöntemin izlenmesi gerektiği ne yazık ki çok da net değil.
Sonuç olarak yapılan bu çalışmayla araştırmacılar amigdala etkinliğinde saptanacak farklılıkların erken dönemde fark edilip geleceğe yönelik önlemler alınabileceğini öne sürüyorlar. Son olarak belirttikleriyse her çekingenliğin sosyal kaygı bozukluğu ya da depresyona yol açmayacağı. Çünkü mizaçlarımız patolojik kategoriler değil.
Kaynak: www.biltek.tubitak.gov.tr
http://fwmail.net/bilim/utangaclik-degismeyen-bir-karakter-ozelligi-mi/
Koç burcu
Ateş grubundan olan Koç burcu güvenliği olan aydınlık ve ferah evleri tercih eder. Yaratıcı alanlar tam onlara göredir. Ateş kırmızısı ve narçiçeği rengi uğurlu renkleridir.
Deklarasyonda, eski ve yeniyi bir arada yaşatırlar. Kendilerini yaşam alanlarında rahat hissetmeleri gerekir ve bu alanı ateşli renk patlamalarıyla yuva haline getirirler Pozitifliğiniz ve tarzınız farklı dekorasyonlar denemenize neden olsa da yatak odanızın enerjisi şömine önleridir.
Boğa Burcu
Müziğin merkezde olduğu canlılığın içinde sade bir yaşam alanı Boğa burçlarının tercihidir. Özellikle denize ve doğaya yakın olmak amacıyla balkon tercih etmelidirler… Boğa evinde karşınıza sık sık deri koltuk ve kadife kumaşlar çıkar.
Beyaz ve siyah rengini seven Boğa burçları evlerinde bu renge sıklıkla yer verirler. Kitapları için mütevazı bir kitaplık mutlaka bulunacaktır.. Misafiri çok seven bu Burçlar fazla koltukla odayı boğmak yerine minderlerle dekorasyonu tamamlayabilir. Ayrıca evini daha çok benimsemesi için taze çiçekler hoşuna gider. Mutfak dekorasyonu da özen gösterdikleri bir konudur.
İkizler Burcu
İkizler burçları modern tasarımları olan evleri tercih ederler. Evlerinde lüksü ve rahatlığı arayan Geniş alanlarda yaşamayı seven İkizler evlerinde cam öğeleri kullanmayı sever. Büyük kapılardan, geniş pencerelerden hoşlanır. Son moda olanı tercih ederken tasarım konusunda harika bir zevke sahiptir.
Modernizeyi seven modern tasarımları takip eden burç, aynı şekilde son model elektronik cihazlardan da haberdardır. Yaşadıkları alanda ferahlık isterler Metal objeler, sarı ve tonlarındaki modern duvar aksesuarları hoşlarına gider. Capcanlı bir burç olan ikizlerin evi de kendisi gibi bu enerjiyi tamamen yansıtır. Ruh haline göre sık sık dekorasyonunu değiştirir.
Yengeç Burcu
Evlerine âşık olan Yengeçler, evine en meraklı burçturlar. Bahçe katı, ahşap evler duygusal Yengeç burcunun yaşamayı tercih edeceği bir evdir. Klasik ve modernin birleştiği tasarımlar tam Yengeç burcuna göredir. Evini gösteri aracı olarak değil, kabuğuna çekilebileceği bir mekân haline getirmek için dekore eder.
Beyaz, gümüş ve gri renklerini dairelerinin her köşesinde kullanırlar. Denizi çok sevdikleri için deniz manzaralı evler tercih ederler. Ve… Yatak odaları ruhlarını dinlendirmek için kullandıkları bir sığınaktır. su sesiyle huzur bulan yengeçler için küçük bir fıskiye ve mumlar yatak odanızı vazgeçilmez kılar.
Aslan Burcu
Kaliteli yaşamayı seven Aslan burçları lüks ve komşuları olan büyük evleri seçer. Aslan burcu için ev kendisiyle gurur duyabileceği atmosferlerden biridir. Masraftan kaçınmaz ve hem kaliteli hem ihtişamlı eşyalarla evi süsler. Altın ve kırmızı renklerini evlerinde görebileceğiniz burcun evi tamamen konforlu tasarımlardan oluşur. Dekorasyon zevki biraz pahalıdır. Lüks kumaşlardan, deri koltuklardan ve abartılı mobilyalardan hoşlanır. Misafirlerinin beğenilerini kazanmak amacıyla evi en iyi şekilde dekore eder.
Görkemli bir hayat tarzı benimseyen aslan burçları tabii ki yatak odaları ve duvarlarda büyük aynalar aslan burçlarına uygun noktalardır. Turuncu, sarı, kırmızı ve mor aslan burcunun dekorasyonunun ana renkleridir.
Başak burcu
Mükemmelliği hayatının her aşamasında arayan Başak burçları ev seçimlerinde de buna dikkat ederler. Rahat yaşayabilecekleri geniş ve modern tasarımlar onların ilgisini çeker. Evlerinde ahşap dokuları görmekten hoşlanırlar. Az ama öz eşyası vardır. Doğayı sever ve duvarlarında odayı boğmayacak ölçüde doğa fotoğrafları ya da tabloları kullanabilirler.
Doğal sabunlar ve doğal kokular evin havasını değiştirecektir. Sentetik ürünlerden olabildiğince uzak dururlar. Zarif bir zevki vardır. Kitaplıkla uyumlu bir karyola başı ve yatak odasındaki bej gibi renkler başak burcunun dekorasyon dünyasında önemlidir.
Terazi Burcu
Konut seçiminde kendileri için en uygun evi uzun değerlendirmeler sonunda bulan Terazi burcu her imkâna kolaylıkla ulaşabileceği residence daireleri tercih eder. Dengedeki hayatlarını evlerine taşımak isteyen bu burçlar dekorasyonda da ne istediğini iyi bilirler. Uçuk yeşil, mavi ve sarının tonlarından döşenmiş mobilyalar onları çeker. Bakır ve kurşundan yapılmış aksesuarlar onların dekorasyona düşkünlüklerinin göstergesidir. Sanki doğuştan dekoratördürler.
Uzun, alçak ve rahat koltuklar vazgeçemedikleri mobilyalardandır. Sanata çok düşkündürler. Bu yüzden de oturma odalarında tablolara, el dokuma halılara ve estetik değeri olan duvar saatlerine rastlayabilirsiniz. Belli başlı bir renkleri yoktur. Dikkat ettikleri tek nokta uyumun gerçekleşmiş olmasıdır.
Akrep Burcu
Bu burcun insanları geniş balkonu, geniş salonlu evleri tercih eder. Akrep burçlarının evlerinde antika köşeleri ve farklı tasarım edilmiş odalar bulunur. Gizemli mizaçlarını evlerinde gizleyen akrep burçlarına en uygun renk kırmızıdır. Kırmızı ve kırmızının tüm tonlarından meydana gelen döşemeler akrep burcu insanını çeker. Işığın biraz düşük biraz romantik olmasından hoşlanırlar. Tarçın kokulu bir mum akrep burcu için dekorasyonun vazgeçilmezlerindendir. Karamsar tabloları da eksik etmez.
Keyif yapmayı da sevdiğinden duvar süsleri ve resimlere geniş yer verir evinin dekorasyonunda. Cinselliğe egzotizme önem veren akrep yatak odası dekorasyonunda karanlık tablolarla, kısık aydınlatmalarla hemen dikkat çeker.
Yay Burcu Yay burcu insanı özgürlüğüne çok dükündür. Farklı olmayı sever. Geniş daireler Yay burçlarına göredir. Residence konseptinde kolaylıkla ulaşabileceği spor salonları ve alışveriş merkezleri ilgisini çeker. Renkleri, aksesuarları her alanda kullanmayı seven evine enerji katan yaylar Sıradanlıktan kaçınır ve her zaman ferah ve özgündür. Özellikle kendi yarattığı objelere evini dekore ederken yer verebilir.
Gezdiği gördüğü yerlerden kalan hatıraları, okuduğu kitapları ya da yaptığı çılgınca şeylerle ilgili eşyaları sergilemeyi sever. Gökkuşağının renklerine hayran olan yay rengârenk büyük minderlerle modern bir yatak odası dekore edebilir.
Oğlak Burcu
Teknolojiye meraklı olan burç için en ideal konut akıllı evlerdir. Akıllı ev teknolojisiyle tasarlanmış evlerinde huzur bulan Oğlak burcu İşte ciddiyeti ve mükemmeliyetçiliğiyle evinde çalışma odasına özen gösterir. Öncelikle hesap yapar, kafalarında biçimlendirirler ve en son içlerine gerçekten sinerse o obje bir oğlağın evine girmeye hak kazanır.
En iyisine sahip olma isteği nedeniyle dekorasyonda daha sade ve gelenekçidirler. Her şey dayanıklı ve ahenkli olmalıdır. Daha çok gücü simgeleyen deri bir sandalye ya da leopar desenli bir halı, yatak örtüsü oğlakların kişiliğini yatak odalarına da taşıyacaktır.
Kova Burcu
Merkezi konumda yer alan modern evleri tercih ederler. Yenilik ve değişiklikten yana olan Dâhilerin ve yaratıcı insanların burcu olan kova burcu bunu evine de yansıtır. Geleceği evlerine taşıyan kova burçları Rahat bir dekorasyonu tercih ederler ve ellerine gelen türdeki şeylerden hoşlanmazlar. Bazen tek bir rengin farklı tonlarıyla da tüm evlerini döşeyebilirler. Kural dışı bir dekorasyoncudurlar. Aynı zamanda içsel bir rahatlama için sürrealist biblo ve tablolar kovaların işine yarayacaktır.
Kova burcunun yatak odasında mütemadiyen ilgi çekici, göz alıcı detaylar bulunur. Yatak örtüsünden perdesine kadar kova burçları farklı olmalıdır. Zaten onun işi şaşırtmaktır. Gümüş rengi ve mavi tonları dekorasyonda burcuna huzur verir.
Balık Burcu
Yeni tasarımlar deniz manzaralı geniş evlere ilgi duyan Balık burçları konforunu en üst seviyede tutar. Onun için huzurlu olabileceği yer evdir. İşte hayal gücünü rahatlık ve sadelik için evine yansıtan balık burçları için Evlerindeki huzur her alana yayılmıştır. Dekorasyonu düşlere dayalı bir estetik anlayışını merkez alarak oluşturur. Balığın oturma odasında sıklıkla deniz temalı objelere rastlamanız mümkündür. Bu burç için yatak odası yani kişisel mekân çok önemlidir.
Düş gücünü ve sanatsal yönünü burada açığa çıkaracaktır. O yüzden yatak odasının balığın yaratıcılığını yansıtabileceği sıcak bir mekân olarak dekore edilmesi gerekmektedir. Kendisini iyi hissedeceği posterler ve eşyalar yatak odasında kullanılabilir. Su yeşili ve mavisi, beyaza kaçan soluk sarı onun dünyasının renkleridir.
kaynak: e-kolay

Saygın bir firmada yönetim işe girmek isteyenlere bir soru sormuş ve soruya en uygun cevabı veren kişiyi işe almışlar. Bu soruda doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok sadece düşünce sistemi önemli.
Soru şu: … Karanlık yağmurlu bir gece yağmur yağıyor fırtına var gök gürlüyor ve siz sabaha karşı 02.00′ de tek başınıza ıssız bir yolda araba ile gitmektesiniz. Arabanız iki kişilik. Biraz ilerde otobüs durağında 3 kişi bekliyor. Birincisi bir doktor sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış. İkinci kişi çok yaşlı ve hasta neredeyse ölmek üzere olan birisi. Üçüncüsü hayatinizin rüyası her zaman tanışmak için can attığınız birisi. Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişiye yer var. Böyle bir durumda ne yapardınız?
Soruyu iyice düşünün ve en iyi cevabı verin.
(cevap vermeden alt bölümlere geçmeyin.)
Görüşmecilerden bazılarının cevabı şöyle olmuş:
A. Hasta adamı en yakın hastaneye götürürdüm
B. Doktor daha önce hayatımı kurtardığına göre onu alırdım
C. Manen düşünürsem tabi ki hasta adamı alırdım fakat kendi geleceğim ve hayatım için her zaman tanışmak istediğim hayatımın rüyasını alırdım.
Burada doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok sadece her bir kişinin durumu algılayışı ve ele alisi var
Bu görüşmede cevapların % 90′ i “yaşlı adamı alırdım” olmuş olmuş; ama sadece bir kişiyi işe almışlar.
O kişinin cevabı acaba nasılmış?
(Biraz düşünün ve sonra aşağısını okuyun.)
Arabadan inip anahtarı doktora veririm doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı kişiyi de hastaneye yetiştirip iyileştirebilir.
Böylece ben de hayatımın insanıyla otobüs durağında baş başa kalıp onu tanıma fırsatını elde edebilirim.
Bu cevapla o kişi hemen işe alınmış.
İnsanoğlu tabii olarak bencildir bütün verilen diğer cevaplarda kimse arabasını vermeyi akıl edememiş
OKUDUYSANve BEĞENDİYSEN ,BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞIRMISIN?
alıntı

Masanızda otururken, bir taraftan sağ ayağınızı yerden kaldırıp saat
yönünde çemberler çizerken, diğer yandan sağ elinizle “6” çizmeyi
deneyin.
Çevirmekte olduğunuz ayağınız saatin tersi yönünde dönmeye başladı değil mi?
Tamam geçti sakin olun. 🙂
Şimdi derin bir nefes alın ve amuda kalkın. oh.
Kaynak: Oyum Ben…

Ocak 1 – 9 : Isırgan otu
Ocak 10 – 24 : Ebemgümeci
Ocak 25 – 31 : Dereotu
Şubat 1 – 5 : Bildiğimiz ot
Şubat 6 – 14 : Çimen
Şubat 5 – 21 : Maydanoz
Şubat 22 – 28 : Kıvırcık
Mart 1 – 12 : Sarmaşık
Mart 13 – 15 : Dereotu
Mart 16 – 23 : Ebemgümeci
Mart 24 – 31 : Bildiğimiz ot
Nisan 1 – 3 : Isırgan otu
Nisan 4 – 14 : Kıvırcık
Nisan 15 – 26 : Ebemgümeci
Nisan 27 – 30 : Maydanoz
Mayıs 1 – 13 : Sarmaşık
Mayıs 14 – 21 : Çimen
Mayıs 22 – 31 : Dereotu
Haziran 1 – 3 : Ebemgümeci
Haziran 4 – 14 : Maydanoz
Haziran 15 – 20 : Isırgan otu
Haziran 21 – 24 : Sarmaşık
Haziran 25 – 30 : Bildiğimiz ot
Temmuz 1 – 9 : Ebemgümeci
Temmuz 10 – 15 : Isırgan otu
Temmuz 16 – 26 : Çimen
Temmuz 27 – 31 : Bildiğimiz ot
Ağustos 1 – 15 : Sarmaşık
Ağustos 16 – 25 : Ebemgümeci
Ağustos 26 – 31 : Maydanoz
Eylül 1 – 14 : Çimen
Eylül 15 – 27 : Bildiğimiz ot
Eylül 28 – 30 : Isırgan otu
Ekim 1 – 15 : Sarmaşık
Ekim 16 – 27 : Maydanoz
Ekim 28 – 31 : Kıvırcık
Kasım 1 – 16 : Dereotu
Kasım 17 – 30 : Bildiğimiz ot
Aralık 1 – 16 : Isırgan otu
Aralık 17 – 25 : Sarmaşık
Aralık 26 – 31 : Çimen
ANALİZ:
Isırgan otu:
Çekici ve popülersiniz. Kolayca arkadaş edinebiliyorsunuz. Kendinden emin tavırlarınızla grup içinde liderliğe yakışıyorsunuz.
Bildiğimiz ot:
Utangaç ve sevimlisiniz. Tanımadığınız insanlarla konuşmayı sevmez ama arkadaşlarınızla herşeyi paylaşabilirsiniz. Arkadaş seçiminde oldukça
dikkatlisiniz. Sevilen birisiniz.
Sarmaşık:
Yerinde duramayan birisiniz. Çok arkadaşınız var ve sosyal yaşamınız çok renkli. Dedikoduyu biraz seviyorsunuz. Sizi tanıyan sizin gibi biri daha olmadığını düşünüyor. Dikkat çekmeyi çok seviyorsunuz.
Kıvırcık:
Esrarengiz birisiniz. Ne zaman nasıl davranacağınız pek belli olmuyor. Çoğu şeyden ilk sizin haberiniz oluyor. Bu yüzden çok ilgi görüyorsunuz.
Ebemgümeci:
Sessiz, sakin ama çok zekisiniz. Dost canlısı, sevilmeyi bekleyen tavırlarınız ilgi çekiyor. Küçük bir arkadaş grubu size yetiyor. Fazla popüler olmasanız da yakınlarınızın el üstünde tuttuğu birisiniz.
Dereotu:
Siz lider olmak için yaratılmışsınız. Sözünü dinleten, dediğini yaptıran birisiniz. Kararlı tavırlarınız çevrenizdekileri etkiliyor. İnsanların arkadaş olmak isteyebileceği birisiniz.
Maydanoz:
Uyumlu, sıcakkanlı birisiniz. Size nasıl davranılmasını istiyorsanız siz de herkese öyle davranıyorsunuz. Sadık ve dürüstsünüz, yapmacık insanlara ve
dedikoduya karşısınız.
Çimen:
Çok hassas ve narinsiniz. Kolay aşık oluyorsunuz. Ne çok utangaç ne çok girişkensiniz. Arkadaş grubunuzda kırılmaması için kollanan birisiniz
http://fwmail.net/astroloji/dogum-tarihinize-gore-hangi-bitkisiniz/

Şamar oğlanı’nın ilginç bir hikayesi var.
16. ve 17. yüzyıllarda feodal düzenin hakimiyeti sonucu, üst sınıf ve alt tabaka arasındaki uçurum iyice açılmıştı. Öyle ki soylu kesim, kendisini halktan çok üstün görüyor ve onlarla herhangi bir yakın temas kurmaktan kaçınıyordu.
Dolayısıyla saray mensubu ve asilzade çocuklarının halkın arasına karışıp, onlarla aynı dersliklerde eğitim almaları düşünülemezdi.
Doğal olarak en iyi hoca ve alimler, saray, şato ve konaklara bu çocukların ayağına getiriliyordu. Ancak o dönem eğitim sırasında dayak ve cezalandırma çok yaygındı ve tabi ki bu yöntemin soylu çocuklar üzerinde kullanılması mümkün değildi.
İşte buna çözüm olarak alt tabakadan olan bir çocuk, ders sırasında bu dayağı yemek için hazır bulunuyordu. Asilzade çocuğunun işlediği her hatada şamar ve sopayı bu çocuk yiyordu.
Diğer bir ayrıntı da, derse katılan bu halk çocuğunun birşeyler öğrenmemesi için sağır kimseler arasından seçilmesi ya da bilhassa bu iş için sağır edilmesiydi.
Kaynak: Fwmail