
Çölde Amerikalılardan kaçmakta olan bir Taliban umutsuzlukla su aramaktadır. Bir ara ufukta insan figürü görür gibi olunca, umutla oraya yönelir. Kurumuş bir vahanın palmiye gölgesinde bir Yahudi gravat satmaktadır.
Τaliban sorar: – Suyun var mı?
– Yok, der Yahudi ama çok güzel kravatlarım var.. Hem de indirim yaptım, kelepir, tanesi sadece 5$ !!
Manyak! a manyak! der Taliban, ben can derdine düşmüşüm, sen bana kravat mı satacan?? Hem de fahiş fiyata!! Aslında seni gebertmeliyim ama, dua et ki peşimdeler…..
– Şimdi sen benden nefret ediyorsun ama, ben sadık bir yahudi olarak, beni öldürmek istemene karşılık sana bizim milletin ne kadar iyi olduğunu gösterecem, sana öyle bi iyilik yapacam ki…Bak…buraya 2 km mesafede bir meyhane var. Orada istemediğin kadar, buz gibi su var..hem de bedava!!! Bu iyiliğimi de unutma!!!
Küfürün bini bi para, Taliban, Yahudi’nin tarif ettiği istikamete doğru koşarak uzaklaşır. Bir saat kadar sonra, sürüne sürüne ve ağzı kurumuş bir halde geri dönmüştür:
« kardeşin, beni kravatsız dükkana sokmadı!!!! ».
1960’LI YILLARDA ELAZIĞ AKIL HASTANESİNDEN HER NASILSA 423 AKIL HASTASI KACAR VE ELAZIĞ’IN CADDE VE SOKAKLARINA DAĞILIRLAR.
OZAMANIN ÜNLÜ DOKTORU MUTEMET YAZICI HASTANENİN BAŞHEKİMİDİR. ”DOKTOR BEY NE YAPALIM DİYE AKIL DANISMIŞLAR” MUTEMET BEY PERSONELİNE ; ”BANA Bİ DÜDÜK VERİN VE ARKAMA YAPIŞARAK GELİN DEMİŞ!”
DOKTOR ÖNDE BI KAÇ PERSONELİ ARKASINDA DÜT DÜT DİYE TRENÇİLİK OYNAYARAK ELAZIĞI DOLAŞIRLAR. BÜTÜN DELİLER BU KUYRUĞA GİRİP VAGON OLURLAR HASTANEYE GELDİKLERİNDE SAYI 612 KİŞİDİR::)
Temel Vatikanda gezerken upuzun bir kuyruk görür. “Nedir bu kuyruk..?” diye sorduğunda; Kuyruğun diğer ucunun kiliseye uzandığını ve vatikan kilisesi tarafından cennetin parça parça satıldığını, 1000 dolar verenin de cennetden bir parça satın alabildiğini öğrenir. Kuyruğu takip edip kiliseye ulaşır, kapıdaki görevlilere … “ben cehennemi satın almak istiyorum..” der.