O, sinemanın tanrıçalarından biriydi. Oyunculuğuyla, güzelliğiyle, zarafetiyle, tertemiz kalbiyle ölümünün üzerinden yıllar geçse de sevilmeye devam ediyor. Sinemanın dışında da bu güzel sözleriyle geçmişten bugüne ışık tutan, her daim örnek alınması gereken bir kadın olarak kalacaktır.
1. “Nasıl yaşanacağını, kenarda durup izlemeden dünyanın nasıl hem içinde hem dışında olunacağını öğrendim. Bir daha asla ama asla hayattan kaçmayacağım. Aşktan da…”
2. “Yalnız olmak istemiyorum, yalnız kalmak istiyorum.”
3. “Bir insan hakkında, başkalarının onun hakkında söylediğinden çok, onun başkaları hakkında söylediklerinden fikir sahibi olabilirsiniz.”
4. “Hayatta tutunabileceğiniz en iyi şey birbirinizsiniz.”
Bitkiler uzun zamandır evde, ofiste ve daha bir çok mekanda dekorasyon için kullanılıyor. Ayrıca taze kokuları ve doğal dokunuşları dolayısıyla da kullanılırlar. Bunların yanı sıra pozitif enerjinin akışını desteklediklerine ve negatif enerjileri önlediklerine inanılır.
Uzmanlara göre belli başlı bitkiler pozitif enerji sağlar ve günlük olarak -diğerlerine göre- iyi hissetmemize yardımcı olurlar. Unutmayınız bunlar canlı bitkiler olmalı, saksılarda tutulmalı ve bunlara özel ilgi göstermeliyiz. Bu anlayışla devam ederek pozitif enerji çeken 10 bitki hakkındaki makalemizi okuyun.
Kaktüs
Kaktüsler çok güzeldir ve ev ile ofislere çok özel bir dekoratif etki yaratırlar. Bu bitki ilgi ister ve kıskançlık, davetsiz misafirler, kötü insanlar ve ikiyüzlüleri uzaklaştırıp ev aletlerinden gelen kötü elektromanyetik enerjileri emerler.
Kıvırcık nane
Bir çok tıbbi özellik taşımasının yanı sıra, kıvırcık nane aynı zamanda kötü şans ve kıskançlığa karşı koruma sağlar. Kıvırcık nane aynı zamanda refahınız için iyidir ve bazı insanlar bunun ekonomik refahı da etkilediğine inanırlar.
Bambu
Bambu ev dekorasyonu için moda haline geldi, aynı zamanda oturma odalarına sofistike bir dokunuş için yerleştiriliyor. Ama aynı zamanda pozitif enerji çektikleri için de popüler oldu. Bambunun büyüme ve suyu bütünleştirdiği, saflık, transparanlık ve yaşam sunduğu söyleniyor. Bu bitkiyi evde bulundurmak rahatlık ile sakinlik getirirken kıskançlığı kovuyor.
Yasemin
Yasemin çiftlerin bitkisi olarak da bilinir, çünkü ilişkiye ruhsal anlamda yarar sağlar. Ayrıca bu bitkiyi yatak odasında veya eşiniz/partnerinizle en çok vakit geçirdiğiniz yerde bulundurun, çünkü ilişkinizi güçlendirecek ve romantikliği arttıracak pozitif enerjiyi arttırıyor.
Biberiye
Biberiye antik çağlardan beri tıbbi ve şifalı özellikleri sayesinde kullanılmaktadır. Ruhani derecede bu bitki ciddi anlamda sevgi ve mutluluk getirmesiyle bilinmektedir. Evde taze biberiye bulundurmanın yanı sıra, giysileriniz arasında veya evin diğer yerlerinde bir kaç dal biberiye bulundurabilirsiniz.
Nane
Nane bir çok tıbbi özellik taşır ve bundan her zaman yararlanabiliriz. Bu bitkiyi evde bulundurmak sağlığınız için çok iyidir, ama aynı zamanda her yerde pozitif titreşimler oluşturmasıyla bilinir. Nanenin negatif titreşimleri uzaklaştırdığı ve uykusuzluğa iyi geldiği söylenir. Ayrıca bu bitki evde iletişimin artmasına yardımcı olur.
Dağ kekiği
Dağ kekiği antik çağlardan beri havadaki olumsuz titreşimleri kovmak için kullanılır. Bu bitki temizleyicidir ve negatif enerji ile savaşır, kabuslara karşı koruma sağlar ve özgüveni geliştirir. Evinizde dağ kekiği bulundurmanız eviniz ve evde yaşayanlar için koruma sağlar.
Kasımpatı
Kasımpatı güzelliği ve evlere refah getirmesiyle bilinmektedir. Bu bitki mutluluk ve iyi hissetmeyi destekler, bu yüzden sürekli gerginlik veya tartışmanın olduğu yerlerde bulundurmayı öneriyoruz. Kasımpatılar rahatlık dolu bir yaşam getirir.
Okaliptüs
Bu bitki genelde kıskanç ve kötü niyetli insanlarla gelen kötü titreşimlerle savaşma ve onları kovma özelliğine sahiptir. Bu yüzden iş yerlerinde ve ofislerde bulundurulması önerilir, çünkü bu bitki bolluk ve refah sağlar. Ayrıca ideal bir uyku için birebirdir ve baskılı enerji taşıyan yerleri özgürleştirir.
Aloe Vera
Bu bitki kötü şansa ve kıskançlığa karşı işe yarar ve kötü titreşimlere karşı savaşmak için en güçlü bitkilerden biri olduğu söylenir. Aynı zamanda evin neresinde olursa olsun refahlık ve pozitif enerji sağlar. Bir çok insan aloe vera bitkisinin iyi şans getirdiği için hayati önemi olduğuna inanır. Bu bitki negatif enerjiyi emerek bizi koruduğu için sararabilir.
9 mayıs pazar sarkaç eğitimi 11.30-16.30 arası zoom üzerinden olacaktır. Bilgi ve kayıt için 0536 798 68 68 e whatsapp mesajı atabilirsiniz
Bu seminerde sarkaç nasıl kodlanır sorularımıza nasıl cevap alırız gibi temel konularla başlıyoruz.Arkasından arınma konularına geçiyoruz. Aşağıda çalışmayla ilgili bir kaç konu başlığı bulabilirsiniz.Kendiniz aileniz ve işiniz üzerindeki nazarı, negatif etkileri arındırıp temizleyebilirsiniz
Evinizdeki negatif etkileri, nazarı, olumsuz bakış ve sözleri arındırabilirsiniz
Artık işinize yaramayan ve atalardan getirdiğiniz olumsuz sözler ve anlaşmaları yeminleri ve antları dönüştürebilirsiniz
Olumsuz duyguların bedeniniz üzerinde yarattığı negatif etkileri arındırabilirsiniz
Kıtlık bilinci, ilişkilerde başarısızlık gibi tekrar eden kalıpları dönüştürebilirsiniz
Başkalarının siziz üzerinizde bıraktığı negatif enerjitik kancaları tespit edip dönüştürebilirsiniz
Bilinçaltınızdaki yerleşen olumsuz düşünce kalıplarını temizleyebilirsiniz tabi ki bolluğu, bereketi, şansı, huzuru, neşeyi ve aklımıza gelen bir sürü pozitif enerjiyi de yüklemeyi öğreniyoruz.
Bilgi ve kayıt için 0536 798 68 68 whatsapp mesajı atabilirsiniz
.SPIRITÜEL DOVSING ( Sarkaçla Ruhsal Arın ve Yenilen )Psikolog, şifacı, yazar, Inner Speak sisteminin geliştiricisi Jean Adrienne tarafından geliştirilmiş Spiritüel Dovsing (Sarkaçla Ruhsal Dönüşüm ve Arınma) sistemiyle birçok alanda hem kendiniz hem de danışanlarınız, aileniz ve arkadaşlarınız için derinlemesine dönüşüm ve arınma fırsatı yakalayacaksınız. Bu eğitimin içeriği şöyledir: Sarkaçla uyumlanma ve sarkaç kullanımının öğretilmesi Dovsing sistemine kısa bir bakış Olumsuz enerjileri arındırma Olumsuz enerji kalıpları ve düşünce formlarından arındırma Lanet, sihir, nazar enerjilerinden arınma Evdeki ,işteki, arsadaki, evdeki olumsuz enerjilerden arınma Olumsuz ruhsal rehberlerden arınma Olumsuz karmik ve astrolojik etkilerden arınma Olumsuz duyguları (öfke, nefret, kızgınlık, acı) ve karar kalıplarını temel organlardan arındırma Başkalarında kalmış ruh parçacıklarını arındırarak ger getirme Atalardan kalma olumsuz öğelerin, sözlerin, yeminlerin, arketiplerin arındırılması Atalardan gelen hastalıkların arındırılması Aşk hayatı dönüşümü Bu seminerler yeni ve etkili bir araca sahip olarak kendiniz, aile bireyleriniz, yakınlarınız ve danışanlarınız için kapsamlı bir arındırma ve dönüşüm uygulayabilir olacaksınız
Ne olmasını bekliyorsun? Hayatın sana ne sunmasını bekliyorsun? Dün akşam hayalini kurduğun şeylerin, sabah olunca gerçekleşeceğini mi umuyorsun? Yanlış Hayatın Peşinde Koşmayacaksın! Sistem böyle çalışmıyor! Düşünce gücü, metafizik, parapsikoloji, yoga, meditasyon, aklına her ne geliyorsa, neye inanıyor ve peşinden gidiyorsan, hepsi bir yerde tıkanıp kalacaktır!Ummakla, dilemekle olmuyor, ayağa kalkacaksın! Her şeyden önce farkına varacaksın! Hangi öğretiye inanırsan inan, üstün körü anlamayacaksın. Bir bilgiyi gerçekten hayatında uygulayamıyorsan, o bilgiye sahip olduğun yanılgısına kapılmışsın demektir. Kendini kandırmayacaksın! Gerçekleri anlayacak, sonu her ne olursa olsun kabul edeceksin. Bazen bildiklerin, öğrendiklerinin acı verir. Onu da yaşayacaksın. Önce kendinin, ne olduğunun, nelere sahip olduğunun, gücünün, yeteneklerinin, bu hayata neden geldiğinin farkına varacaksın.
Hayatını, gereksiz şeyler uğruna harcamayacaksın. Kalbinde yaşadığın her duyguyu aşk sanıp, peşinden çöllere düşmeyeceksin. Aşkın adını ağzına almadan önce, uzun uzun düşüneceksin. Yüreğinle yüzleşeceksin. Sevgiyi, tutkuyu, şehveti, alışkanlığı, çekimi, aşkı birbirinden ayırt edeceksin.
Hiç kimsenin ve hiçbir şeyin senden daha önemli olduğunu düşünmeyeceksin. Bedenine, ruhuna, aklına sahip çıkacaksın. Hak etmeyenin ardından yas tutup, bunu da aşka bağlayıp, aşkın şanını kirletmeyeceksin. Kendini tanıyacaksın, hem de çok iyi tanıyacaksın! Kimleri, neden ve niçin seçtiğini bileceksin. İnsanız hepimiz, elbette zayıflıklarımız, düşkünlüklerimiz, saflıklarımız var ancak kendi huylarını, eksiklerini iyi tahlil edeceksin. Ardından gözyaşı döktüğünün adını doğru koyacaksın! Yıllar süren yaslar yaşayıp, unutamadığını iddia edeceğine, neden hayatına başlayamadığını çözeceksin. Korkularınla yüzleşeceksin.
Yattığın yerden, kurduğun hayale uygun bir beyaz atlı prens beklemeyeceksin. Aklın çalışacak, elin ekmek tutacak, kimseye boyun eğmeden yaşamanın lezzetini bileceksin. İster kocan olsun, ister oğlun, ister anan, ister baban, kimsenin sevgisiyle hükmünü birbirine karıştırmayacaksın. Ezilen, zavallı, akılsız olmak kazandırır gibi dursa da, sonunda mutlak kaybettirir; bunu unutmayacaksın!
Başkalarına değil, kendi gücüne inanacaksın. Birinin boynuna asılarak durursan, karşındakini yormakla kalmazsın, bir gün kendi kolların bile çekemez ağırlığını düşersin; kimseye dayanmayacaksın! Dünya da sensin, evren de! Kendini geliştireceksin. Büyüyeceksin, olgunlaşacaksın. Ruhunu da, aklını da bedenin gibi besleyeceksin. Önce sen büyük olacaksın, farkında olacaksın, sonra dünyanın zevklerinin, aşkın, hayatın tadını çıkaracaksın. Emanet hayatlara tutunup, ömrünü harcamayacaksın. Ne olmasını bekliyorsan, sen öyle oturdukça, olmayacak. Boşuna hayal kurmayacaksınCan Yücel
Mükemmel kadın olmayın. İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat, sevgili ve daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur..…. Çünkü bu kadınlar başkaları için yaşarlar.. Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazla kolaylaştırdığında, iyi bir iş yapmış olmaz. Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstünde taşıyan, düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba gösteren kadın, karşısındaki erkeğin genetiğini bozar. İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır Mükemmel kadın, her konuda başarılı olduğundan, karşısındakine yapacak bir şey bırakmaz. Armut piş, ağzıma düş.. İlişkiler, paylaşım olmadan büyümez.. Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar, dersler ve çaba ile doğru orantılıdır. Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne, evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğinin farkında değildir. Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir. Eşinin işlerini üstlenen, yapması gerekenleri onun yerine yapan, beceremediklerini bir şekilde halleden mükemmel kadın, mutsuz olmaya mahkumdur. İşin garip tarafı, bu yapıdaki kadınların ilişkileri, genellikle hayal kırıklığı ile biter. En çok aldatılan, terk edilen kadınlar, kusursuz kadınlardır. Neden aldatıldıklarını anlayamazlar. Üstelik, eşlerinin seçtikleri kadınlar, kendilerinden çok daha vasıfsız olanlardır. “Benim neyim eksikti” Bu cümlenin cevabı havada kalacaktır, hatta şok etkisi bile yaratabilir ama eksik olan kusurdur. İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur. Mükemmel kadın, eşinin yapacaklarını üstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur. , Çaba göstermek uğraşmak için ortada sebep bırakmaz. Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş, doğal olarak gidip, kendini göstereceği, yaratacağı başka ortamlar arar. Çevrenizdeki insanları bir düşünün. İçlerinde, mükemmel olduğuna inandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu anlayamadığınız kişiler yok m… Dışarıdan bakıp, dört dörtlük kadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin. Hazır bir hayat. İlk başlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı, tek düze ve boş bir yaşam şeklini alır. İnsani egonuz zarar görür.. Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir. Sürekli başkaları için yaşamak,onların ihtiyaçlarını gidermek, onların sevdiklerini seçmek ve hazırlamak, hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar. Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek, gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek, karşı taraftan alkış ve takdir almaz. Düzenli olarak bunlar yapıldığı için, görevmiş gibi algılanır ve kıymeti bilinmez. Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir. Eşini, çocuğunu, kendini hatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar. lişkiler paylaştıkça değer kazanır ve keyif verir. Mükemmel kadın mutlu olamaz. Başkalarının hayatını düzenlerken, kendine ait bir yaşamı unutur. İnsan dediğin kusurlu olur. Hataları, yanlışları ile var olur. Mükemmellik, insana ait değildir. Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın.. Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar.
“Siz üç öğretmen, sistemde en iyi ve en uzman kişiler olduğunuz için, doksan tane seçkin üstün zekalı öğrenciyi size vereceğiz. Bu öğrencilerin gelecek yıl da hızlarını korumalarını sağlamanızı ve çok şey öğrenmelerini bekliyoruz.” Üç öğretmen, öğrenciler ve öğrencilerin anne ve babası bunun çok iyi bir fikir olduğunu düşünmüşler. O okul dönemi, hepsinin özellikle hoşuna gitmişti. Okul bittiği zaman öğrenciler bütün San Francisco Körfezi’ndeki diğer öğrencilere göre yüzde 20–30 daha başarılıydı. Yıl sonu geldiğinde müdür, üç öğretmeni çağırıp onlara: “Bir itirafta bulunmak istiyorum. En zeki öğrencilerin 90’ı sizde değildi. Onlar ortalamanın biraz üstünde öğrencilerdi. 90 öğrenciyi sistemden tesadüfen seçtik.” Öğretmenler, doğal olarak öğrencilerde görülen başarının kendi istisnai öğretme becerilerine bağlanması gerektiği sonucuna vardı. “Bir itirafım daha var.” dedi müdür: “Siz de en parlak öğretmenler değilsiniz. İsimlerinizi bir şapkanın içine doldurduğum kâğıtların arasından rastgele seçtim. SİZ, İNANDIĞINIZ İÇİN BAŞARILI OLDUNUZ…” İstemek, başarıya giden yolda ilk adımı atmanızı sağlar. İnanmak ve çalışmak ise bu yolu tamamlamanızı…
Bir adam ölmüş ve öbür dünyada yargılanmak üzere sırasını bekliyormuş. Sıra kendisine gelip mahkeme salonuna girdiğinde bir de ne görsün? Yargıç kürsüsünde bir insan oturuyor. Tanık sandalyesinde ise Tanrı yerini almış. Adam şaşkın, “Aman Tanrım, bu nasıl oluyor? Beni senin yargılayacağını sanmıştım. Oysa orada hakim olarak bir insan oturuyor.” Tanrı gülümsemiş, “Ben hiçbir zaman sizi yargılamadım. Sonsuz sevgimle, ne yapmayı seçtiyseniz, sizi seçiminizde özgür bıraktım. Bana yargılamak değil, sevmek yakışır. Çünkü ben saf sevgiyim. Sizi kendimden yarattığım için sizi yargılamak kendimi yargılamak olur.
Ayrıca benim yargılamama ne gerek var ki? Her şeyi bilen ben sadece burada tanıklık ediyorum. Dünyada olduğu gibi burada da insanlar tarafından yargılanıyorsunuz. Birazdan salonu hayattayken, senin zarar verdiğin, hoşgörülü davranmadığın, yargıladığın, kalplerini kırdığın insanlar dolduracak. Onlara kendini affettirmeye çalış. Onlar seni affederse ne ala. Çünkü cennetin yolu onların affından geçiyor.” demiş. Adam merakla sormuş: “Peki ya affetmezlerse ne olacak? “Tanrı yine sevgiyle gülümsemiş,
“Ben cenneti de, cehennemi de yeryüzünde yarattım. Seni tekrar yeryüzüne göndereceğim. Orada öyle bir yaşam süreceksin ki, tüm yaptığın kötülükler, verdiğin zararlar sana aynen yaşatılacak. Yani ettiğini bulacaksın. Ama bunun amacı sana ceza vermek değil. Sadece o insanların hissettiklerini bizzat yaşayıp anlaman, yaptığın kötülüklerin bilincine varman. İşte o zaman sen kendini affetmiş olacaksın.” Adam bir süre düşünmüş, “Peki, cennet nasıl bir yer?” diye sormuş Tanrı’ya.
“Cennet, bir yer değil, bir bilinç düzeyidir evladım. Dünyada mutlu, huzur ve sevgi dolu, insanlara destek olmaktan haz duyan, yarattığım canlı ve cansız her varlığa saygı göstermeyi bilen insanlar var ya, işte onlar, dünyada cenneti yeniden yaratmaları için geri gönderdiğim cennetliklerdir.Cennet de dünyadan başka yerde değil.” demiş Tanrı. “Ama kutsal kitap bana öyle öğretmedi.” diye karşı çıkmış adam.”Kutsal olan tek şey yaşamdır. Ben o kitapları kutsal kılmadım. Siz kıldınız. Her şeye sevgi ile bakmasını bilerek yaşayan insan, en büyük ibadeti yapandır.” demiş Tanrı. “Peki dünyaya döndüğümde doğru yola görmemde yardımcı olacak mısın?” diye sormuş adam. “Ben bunun için siz insanların içine “vicdan” denen bir pusula koydum. Eğer bu pusulanın etrafına ördüğünüz kalın bencillik duvarlarını yıkarsanız, vicdanınızın yani benim sesimi kolaylıkla işitebilirsiniz.” “Peki biz insanlara ne kadar yakında bulunuyorsun?” diye sormuş adam. “Hem size şah damarınızdan daha yakınım, hem de düşman olduğunuz kadar sizden uzağım.” demiş Tanrı. “Çünkü düşmanlarınız da Ben’im. Siz de Ben’im.” “Yani mahkeme salonunda insanlara hiç mi hesap sormuyorsun Tanrı’m?” “Sadece iki sorum oluyor tüm insanlara.” diye gülmüş tanrı. “Dünya okulunda ne kadar sevmeyi öğrendiniz? Ne kadar bilgi kazandınız?”****
Bir adam öldü… Öldüğünü fark ettiğinde, Tanrı’nın elinde bir çanta ile kendisine yaklaştığını gördü.
Tanrı ile adam arasında şöyle bir konuşma geçti:
Tanrı: Haydi oğlum gitme zamanı. Adam: Bu kadar mı erken? Bir sürü planım vardı… Tanrı: Üzgünüm ama gitme zamanı. Adam: O çantada ne var? Tanrı: Sahip oldukların Adam: Sahip olduklarım mı? Yani eşyalarım mı? Elbiselerim… Param… Tanrı: Onlar asla sana ait değildi, onlar dünyaya aitti. Adam: Anılarım mı? Tanrı: Hayır. Onlar zamana ait. Adam: Yeteneklerim mi? Tanrı: Hayır. Onlar koşullara ait Adam: Arkadaşlarım ve ailem mi? Tanrı: Hayır oğlum. Onlar yürüdüğün yola ait. Adam: Karım ve çocuklarım mı? Tanrı: Hayır. Onlar kalbine ait. Adam: O zaman bedenim olmalı? Tanrı: Hayır hayır. O toprağa ait. Adam: O zaman kesinlikle ruhum olmalı! Tanrı: Üzücü bir hata yapıyorsun oğlum. Ruhun bana ait.
Adam gözlerinde yaşlar ve kalbinde korkuyla çantayı Tanrı’nın elinden alıp açtı… BOŞTU!
Kalbi kırık, göz yaşları yanaklarından akarak Tanrı’ya sordu… Adam: Hiçbir şeye sahip değil miyim? Tanrı: Doğru. Asla bir şeye sahip değildin. Adam: O halde, benim olan ne vardı? Tanrı: ANLAR. Yaşadığın anlar senindi.
Hayat sadece bir andır.
HER ANI YAŞAYIN. HER ANI SEVİN. HER ANIN TADINI ÇIKARIN.
Astroloji düşünülenin aksine, bilimsel bağlantıların en güçlü kanıtlarla sunulduğu bir bilim dalı… Astrolojiyle ilgili, dedikodu mahiyetini aşan, bilimsel çalışmaları, bulguları, öngörüleri dikkatlice okuyor ve üzerinde çalışıyorum… Son olarak bana gönderilen; “burcumuza göre, dünyaya geliş nedenimiz ne?..” “Tanrı bizi dünyaya getirirken burcumuzla birlikte hangi misyonu veriyor?..” isimli çalışma, hayli ilginç sonuçları keyifli bir dille anlatıyor… İşte burcunuza göre, Tanrı’nın bize verdiği misyonlar: Kendinizi anlayabilmek için, Tanrı’nın verdiği misyonları; Koç burcundan itibaren okumanız gerekiyor… Burçlarla arasındaki bütünlüğü anlamak kapsamında… Sadece kendi burcunuzu okumaya kalkarsanız, “hayatı kendinden ibaret sayan ve evreni anlamaya çalışmayan tüm küçük egolarda” olduğu gibi olaydan hiçbir şey anlamamanız kesindir… Hepsini bir bütünün parçaları olarak görmeniz dileğiyle…
KOÇ: KENDİNİ BEĞENME ÖZELLİĞİ Sana ilk tohumu ekme onurunu veriyorum… Ektiğin her bir tohuma karşılık, elinde bir milyon tohum bulacaksın… Fakat onların büyümelerini görecek vaktin olmayacak… İnsanların aklına “BEN”i yerleştirecek ilk kişi sen olacaksın… Fakat bu düşünceyi geliştirme, ya da hakkında soru sorma, senin görevin olmayacak… Yaşamının sebebi; eylemdir… Bu eylem insanlara “BENİM YARATICILIĞIMI” haber verecek… İyi çalışabilmen için sana “KENDİNİ BEĞENME” özelliği veriyorum… BOĞA: “SANA GÜÇLÜ OLMA YETİSİNİ VERİYORUM” Sana tohumu madde haline getirme gücü veriyorum… Başlanmış olan bütün işleri senin bitirmen gerektiği için, görevin çok sabır gerektiriyor… Aksi halde tohumlar rüzgarda savrulup kaybolacak… Yapmanı istediğim bu görev için soru sormayacak, işin ortasında düşünceni değiştirmeyecek ve başkalarından destek beklemeyeceksin… Bunun için sana “GÜÇLÜLÜĞÜ”, yani “GÜÇLÜ OLMA” yetisini veriyorum… Onu akıllıca kullan…
İKİZLER: “BİLGİYİ BULACAKSIN…” Sana insanların çevrelerinde gördükleri şeyi anlamalarını sağlayabilmek için, cevapsız sorular veriyorum… İnsanların neden konuşup, neden dinlediklerini hiçbir zaman bilemeyeceksin… Fakat cevabı bulmak için yapacağın araştırmalarda sana armağan olarak “BİLGİ”yi vereceğim… Bilgi’yi bulacaksın…
YENGEÇ: “SANA DUYGUYU ÖĞRETME GÖREVİNİ VERİYORUM…” Sana insanlara duyguyu öğretme görevini veriyorum… Bütün duyguları yaşayarak öğrenmeleri ve olgunluğa ulaşmaları için, onları hem ağlatıp hem güldüreceksin… Sana olgunluğu hızla arttıracak olan, “AİLE” armağanını veriyorum…
ASLAN: “YARATICILIĞIMIN GÖRKEMİNİ DÜNYAYA GÖSTERME GÖREVİ”
Sana yaratıcılığımın tüm görkemini dünyaya gösterme görevini veriyorum… Ancak azametinde dikkatli olmalı ve bu yaratıcılığın senin değil “BENİM” olduğu gerçeğini daima hatırlamalısın… Eğer bunu unutursan; insanlar seni küçük görecekler… Bu görevi iyi bir şekilde yerine getirirsen, büyük haz duyacaksın… Bunun için sana vereceğim armağan “ONUR”dur…
BAŞAK: “SENDEN, YARATTIKLARIMI DİKKATLİCE SINAMANI İSTİYORUM…” Senden insanların BENİM YARATTIKLARIMLA neler yaptıklarını sınamanı istiyorum… Onların ne yaptıklarını dikkatlice inceleyip, kusurlarını hatırlatacaksın; ve böylece BENİM YARATTIKLARIMI iyice öğrenmelerini sağlayacaksın… Sana bunu yapabilmen için “SAF DÜŞÜNCEYİ” armağan ediyorum…
TERAZİ: “UYUMSUZLUK OLAN HER YERE SENİ YERLEŞTİRECEĞİM…” Sana insanların birbirlerine karşı olan görevlerini hatırlayabilmeleri için, HİZMET erdemini veriyorum… Böylece insanlar işbirliğini öğrenecek… Ve kendi davranışlarının diğer yönlerini de yansıtma yeteneğini elde edecekler… UYUMSUZLUK OLAN HER YERE SENİ YERLEŞTİRECEĞİM…Bu gayretlerin için sana armağanım “Sevgi” dir…
AKREP: “HAYVANSAL İÇGÜDÜLÜRLE ÖYLESİNE UĞRAŞACAKSIN Kİ… Sana çok güç bir görev veriyorum… Sana düşündüklerini anlama yeteneği verdiğim halde, anladıklarını söylemene izin vermeyeceğim… Birçok kez gördüklerinle ACI çekecek ve bu acı ile “BEN”den uzaklaşacaksın… Bu acının “BEN”den değil, benim yanlış anlaşılmış olmamdan doğduğunu unutacaksın… Birçok insanı hayvan gibi görecek ve onların hayvansal içgüdüleriyle öylesine uğraşacaksın ki, yolunu şaşıracaksın… Fakat en sonunda BANA döneceksin… Akrep sana en üst armağanım olan “AMAC”ı veriyorum… YAY: “BİRÇOK KİŞİNİN YAŞAMINA YALNIZ BİR AN İÇİN GİRECEK…” Senden “BEN”i yanlış anlayıp, çaresizliğe düştüğünde insanları güldürmeni istiyorum… Bu güldürme insanlara umut verecek ve bu umutla insanların gözlerini BANA çevirmelerini sağlayacaksın… Birçok kişinin, yaşamına yalnız bir an için girecek ve girdiğin her yaşantıdaki huzursuzluğu tanıyacaksın… Sana karanlıktaki her köşeye erişip aydınlatabilmen için, “SONSUZ BEREKET” veriyorum…
OĞLAK: “SANA İNSANLARIN SORUMLULUĞUNU YÜKLÜYORUM…” Senden insanlara çalışmayı öğretmek için alınterini istiyorum… Tüm insanların yükünü omuzlarında taşıyacağın için, bu görevin hiç de kolay değil… Ama bu boyunduruğun yükü için, sana insanların “SORUMLULUĞUNU” yüklüyorum…
KOVA: “YALNIZLIĞIN” ACISIYLA; BENİM SEVGİMİ ÖĞRENECEKSİN… Sana insanların, tüm olanakları görebilmek için; “GELECEK” KAVRAMINI veriyorum… “BENİM SEVGİMİ” kişiselleştirebilmen için, “YALNIZLIK” acısını çok duyacaksın… İnsanların gözlerini yeni olanaklara çevirebilmeleri için, sana “ÖZGÜRLÜĞÜ” armağan ediyorum…
Heyyooo slzln için 15 değişik kapıların açıldı enerjisi yükledim. Kime ne gelecek çok merak ediyorum. Enerji yüklenip mühürlenmiş kitaplar sadece d&r web sitesinde ve % 37 indirim fırsatıyla ayrıca d&r web (imzalı ya da imzasız )ya da mağazalarından kitabımı aldığına dair faturayı 0532 295 9620 ye whatsappla at ve sana en uggun sembollü yıldız ritüel kartlarından biri telefonuna gelsin. Kocaman kocaman öpüyorum cancanlar
Mesela Yani Mesela diyorum; bu gece bir delilik yapsam!
çeksem arkamdan kapıyı, Kadın başıma, gitsem bir meyhaneyi dağıtsam! Fonda bir masa, Arkada Sezen’in şarkıları çalsa! Ben ağlasam… Şişenin dibine dibine vursam!
Mesela diyorum; sokaklardan bütün erkekleri kovsam! Bu gecelik evlerinde otursalar. Korkmadan dolaşsam bütün şehri, Kimse dokunmasa bana, Bir sandalda sabahlasam. Alabildiğince kadın, alabildiğince özgür olsam. Küfür etsem ağız dolusu, utanmasam, Şehre isyanımı haykırsam. Kim bilir kaç kere satılmıştır, bu dünyanın anası! Mesela diyorum; bu gece de ben babasını satsam! Mesela Yani Mesela diyorum…