

Yeni aylar yeni başlangıçlar için dilek dilemek için gökyüzünün bizi desteklediği zamanlardır. Bu çalışmayı yeni aydan beş gün önce başlayıp beş gün sonrasına kadar yapabilirsiniz. Yani 4 eylül-14 eylül arası yapabilirsiniz…
1)Cam bir sürahi alıyoruz ve içini suyla dolduruyoruz üzerine kırmızı bir kapak veya fiyonk koyuyoruz.
2)Sürahinin istediğimiz bölgelerine uğur böceği, nazar boncuğu ve gülen surat etiketi yapıştırıyoruz.
3)Sarı kağıdın iki tarafına seni seviyorum yazıp sürahinin üzerine yapıştırıyoruz
4) Başka bir sarı kağıdın iki tarafına ‘’sen çok değerlisin’’ yazıyoruz ve sürahinin üzerine yapıştırıyoruz.
5)Üçüncü sarı kağıdın her iki tarafına ‘’seninle gurur duyuyorum’’ yazıyoruz ve sürahinin üzerine yapıştırıyoruz.
6)Şimdi dileklerimizi sarı kağıdın tek tarafına yazıyoruz ve yazıyı sürahinin suya bakan tarafına yapıştırıyoruz.
Sürahiyi gece varsa balkonumuzda bırakıyoruz yoksa pencerenin önüne bırakıyoruz ve ertesi gün sabahtan itibaren yedi gün boyunca içiyoruz.
Not: Sürahideki su yarıya yaklaşınca suyu tekrar doldurun ki (evde kullandığınız içme suyuyla) yedi gün boyunca içebilesiniz.
Dilekleriniz kabul olsun inşallah.
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Merhabalar Cancan’ lar,
Bir süredir bolluk bereket için ne yapabilirim, para geliyor ama elimde tutamıyorum, işim yok nasıl iş bulabilirim gibi çok sayıda mesaj alıyorum…
Ben de tüm bu sorunlara ilaç olabilecek harika bir yeni ay ritüeli hazırlamaya karar verdim..
İşte malzemeler:
Bir cam kavanoz
Mor bir kurdele
Bir avuç pirinç, lavanta ve çörek otu
Bir kaşık şeker
Ve sitrin taşı
Ritüelin Hazırlanışı
Şimdi kavanozu elimize alıyoruz içine sitrin taşını, çörek otunu, lavantayı, pirinci ve şekeri koyuyoruz en son kavanozu kapatıp mor kurdeleyi bağlarken şu cümleyi üç kez söylüyoruz
”Hayatıma her türlü hayırlı kaynaktan bolluk bereketin hızlıca, kolaylıkla gelmesi ve iş kapılarımın açılması için neler mümkün…”
Ve kavanozu mutfakta görünür bir yere koyuyoruz ve kavanozu gördükçe cümlemizi tekrar ediyoruz…
İşte bu kadar basit…
Tarifi benden yapması sizden…
Hepinizi kocaman kocaman öpüyor bolluk ve bereketin her daim hayatınızda olmasına niyet ediyorum…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Son zamanlar da evinize girdiğinizde üstünüze bir ağırlık çökmeye başlamışsa, işinizde, özel hayatınızda bazı tatsızlıklar baş göstermeye başlamışsa mutlaka bu yöntemleri yapmalısınız…
1)Adaçayı veya kurumuş zeytin dalı yakma zamanı…
Bir tasın içine adaçayı ya da zeytin dalını koyun ve ucundan azcık yakıp söndürün. Tasın dumanı çıkarken tüm odaları tütsüleyin… Bunu yaparken her odaya girdiğinizde önce bir köşe seçin ve soldan sağa (saatin ters yönünde olacak şekilde) tüm köşeleri gezin ve gezerken şöyle deyin: Bu odadaki negatif enerjinin gitmesini hayatıma bolluk bereket şans girmesini seçiyorum…
2)Evde temizlik zamanı…
Alın elinize bir kova ve bleda ve temizleme suyunun içine elma sirkesi, karanfil ve lavanta atın sonra evinizi bu karışımla bir güzel silin…
3)Evde kullanmadığınız eşyaları ayıklama zamanı
Ev gerçekten dipsiz bir kuyu gibi. olur olmaz bir sürü şeyi sağa sola dolap ve çekmecelere doldurup duruyoruz. Ve aldıklarımız bunun içinde senelerce kullanılmayı bekliyor.
Geçiyoruz dolapların önüne iki seneden fazla kullanmadığımız ne varsa ayıklıyoruz torbaya koyup bir hayır kurumuna bağışlıyoruz. Valla burdan bile bana ferahlık geldi
4) Evde sevdiğin şeyleri yapma zamanı…
Biraz kendine ve sevdiğin şeylere vakit ayırma zamanı… Dans et, film izle, kitap oku, müzik dinle… Seni mutlu eden ne varsa bunu her gün yarım saat yap…
5) Reiki, Meditasyon, Yoga ,Tai chi
Bu ya da benzeri uygulamalardan birini biliyorsan her gün bir odada bu çalışmalarını yapmaya başla… Kısa zamanda evin enerjisinin nasıl yükseldiğini fark edeceksin…
6)Evi Yeşillendirme Zamanı
Salona, oturma odasına, balkona bitki alma zamanın gelmiş demektir. Evin içinde yeşillik görmek insana sakinlik ve huzur hissi verir. Beğendiğin bitkileri al, yerlerine yerleştir ve sularken onlarla konuş, evine sevgi ve huzur yaymalarını rica et…
Kısa zamanda evindeki huzur ortamının nasıl geliştiğine inanamayacaksın…
7)Evini süslediğin kırılmış objeleri, yapma çiçekleri temizleme zamanı…
Bazen sevdiğimiz objeler kırılıyor ama yine de atmaya kıyamıyoruz. Çekmeceye, dolaba kaldırıveriyoruz. Onları artık atma zamanı geldi. Haydi hemen kalkın çekmece ve dolapları karıştırın. Kullanmadığınız, kırılmış, çatlamış yapay olan ne varsa evin dışına çıkarın…
Yukardaki yedi ritüeli hemen uygulamanızı öneririm…
Böylelikle eve girdiğiniz de mutlulukla mırıldanan bir kedi gibi siz de kendi köşenize huzurla kıvrılabileceksiniz…
Hepinizi kocaman kocaman öpüyorum cancanlar,
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Bugün 08.08.2018 bol sekizli ve özel bir gün. Sekiz sayısı sonsuzluğu yaratıcı enerjiyi simgeler. Aynı zamanda ağustos ayı aslan burcunun yani ateş elementinin ayıdır.
Sırasıyla 8.8.8 ritüelinin maddelerini yazıyorum. Tüm dilekleriniz çoktan kabul oldu bile.
1) Üç adet kırmızı mum alıp yukarı bakan üçgen (ateş elementi) şeklinde ateşe dayanıklı büyük bir altlıkla (üç küçük altılık- her muma bir altlık- da olabilir) masaya koyuyorsunuz ve bu üçgenin ortasına bir bardak su koyuyorsunuz.
2) Dileklerinizi beyaz bir kağıda kırmızı kalemle yazıyorsunuz. Dilekleriniz olumlu ve şimdiki zaman olmalı.
Yeni işime başladım.
Yeni evim harika.
Annemle aram çok iyi bugün çok güzel vakit geçirdik gibi…
3)Akşam dokuzdan sonra mumları yakıyor ve dileklerinizi yazdığınız kağıdı suyun içine koyuyorsunuz. Dileklerinizi suya koyarken ”TÜm dileklerimin benim ve bütünün ve ilgili herkesin en yüksek hayrına en hızlı şekilde olmasını şeçiyorum… seçiyorum ve seçiyorum” diyorsunuz
4) Yüksek enerjili dilek alanınıza akşam hiç dokunmuyorsunuz.
5)Sabahleyin mumdan kalanları, kağıdı ve suyu evinizin yakınındaki bir bahçeye ekerken tüm dileklerim çoktan oldu çoktan oldu çoktan oldu diyorsunuz.
Bu özel günde dileklerimizin olmasına niyet ediyorum. Hepinizi kocaman kocaman öpüyorum cancanlar…
Sağlıcakla,
Anette inselberg

Bir insanla ilişkinin nerede başladığını bulmak çok kolay. Adını duyduğun, sesini duyduğun ya da ilk tanıştığın, ilk göz göze geldiğin an ilişki çoktan başlamış olur. Ve sen o insan hakkında çoktan karar vermiş bile olursun. İşin şaşılacak tarafı yüzde doksan da doğru karar vermişsindir.
Hadi bakalım bir ilişkinin ne zaman başladığını kolayca çözdük. Peki, bir ilişki ne zaman biter?
İlişki tarafları yollarını ayırdıkları zaman mı biter? Yoo, hiç sanmıyorum. O dönem ilişkinin en kuvvetli yaşandığı dönemlerden biridir bence. Tekrar barışılacak mı sorgulamaları, pişmanlıklar, o ne dedi, ben ne dedimler, özlemler, kızgınlıklar, arasam mılar, aramalar, tekrar kavga etmeler, barışmalar… Bana hiç ilişki bitmiş gibi gelmedi…
İlişkinin kesin bittiğini kabul edelim. Bu sefer acaba arkadaş kalabilecek miyiz endişesi bizi sarar… İçten içe de arkadaş kalalım belki tekrar barışırız arka planda çalışmaya devam eder. İlişki hala devam ediyor anladığım kadarıyla.
Bu aşamadan sonra kimisi arkadaşlığa dönme becerisini gösterir kimisi kesin olarak görüşmeme kararı alır. İki durumda da ilişki yine de bitmez. Kesin olarak görüşmeme kararı aldığın kişiyi, görmezsin fakat düşünürsün çünkü. Ansızın biri onu soruverir. Bir şarkı çalıverir. Birisi saçlarını onun gibi düzeltir. Onun gibi kahkaha atar. Ya da yolda karşına çıkıverir.
Hele şimdinin dünyasında face’te sayfasına bakıp bakmama mücadelesi sürer gider. Acaba şu an ne yapıyor diye merak edersin.
Ya da aradan birkaç yıl geçer, birden aklına düşer. Kalbinde bıraktığı izler tekrar bir canlanır.
Bilmiyorum ama birisiyle tanıştığınızda çok dikkat edin. Sonsuza kadar sürecek bir ilişki başlamaktadır.
Sağlıcakla,
Anette İnselberg- 2010

Yapacağın şey çok basit gözünü kapat ve 1-den 10 a kadar bir sayı tut ve aşağıdaki açıklamayı oku:
1’i Seçmişsen: Evi temizleme zamanın gelmiş. Elma sirkesiyle bütün evi baştan sona sil bakalım…
2’yi Seçmişsen: Detoks zamanın gelmiş… Her sabah limonlu su iç ve günde en az 7500 adım at…
3’ü Seçmişsen: Kendine vakit ayırma zamanın gelmiş… Hemen bir hobi kursuna yazıl ve günde 20 dakika tek başına kal
4’ü Seçmişsen: Kültür etkinliği zamanın gelmiş… Hemen gazeteyi karıştır ve seni çeken ilk filme yada müzeye, ya da sergiye git…
5’i Seçmişsen: Kitap okuma zamanın gelmiş… Hemen ”Mutluluk Sanatı” ya da ”Başlangıç” ya da ”Yalnızca Yavaşladığınızda Görebileceğiniz Şeyler” ya da ” Her Şey Değişir” kitabını al ve okumaya başla
6′ yı Seçmişsen: Tatil zamanın gelmiş… Hemen gazeteyi aç ve sana uyan seni çeken yere rezervasyonunu yaptır.
7’yi seçmişsen: Duygusal Detoks Zamanın Gelmiş… İçinde kalan, pişman olduğun, sana acı veren her şeyi yaz ve yak…
8’i Seçmişsen: Dilek dileme zamanın gelmiş… Dileklerini bir kağıda yaz sonra evdeki saksına ”çoktan oldu bile- çoktan oldu bile- çoktan oldu bile” diyerek kağıdı ek…
9’u seçmişsen: Arkadaşlarına zaman ayırma vaktin gelmiş… Hemen bir organizasyon ayarla, toplanın ve bol bol içinizi dökün, rahatlayın, gülün, eğlenin…
10’u seçmişsen: Sadaka Verme Zamanın Gelmiş: Yolda ihtiyacı olduğunu düşündüğün üç kişiye gönlünden ne koparsa ver…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Hayatta bazen yol ayrımlarına geliriz ve ne yapmamız gerektiğini bilemeyiz?
Bu çalışmayla sorduğumuz tüm sorulara cevap bulabiliriz…
Başka şehre taşınmalı mı, o işe girmeli mi, bu seminere gitmeli mi gibi…
İlişkiye devam etmek hayırlı mı, bana geri dönecek mi, geri dönmeli miyim gibi…
Böyle durumlarda kullandığım ve çok işime yarayan basit bir çalışmayı sizinle paylaşmak istiyorum
1) Ayağa kalkın ayaklarınızı birleştirin ve burnunuzdan üç kez nefes alıp ağzınızdan verin
2)Gökyüzünden yeşil bir ışığın kalbinize aktığını hayal edin
3)Sorunuza iyice konsantre olun ve vücudunuzu gevşek bırakın
4)Sorunuzu sesli bir şekilde sorun (İlişkiye devam etmem benim için iyi mi gibi?)
5)Soruyu sorduktan sonra vücudunuzun öne doğru gitmeye çalışıyorsa cevap olumludur
6)Soruyu sorduktan sonra vücudunuz geriye doğru gitmeye çalışıyorsa sorunuzun cevabı olumsuzdur
7)Gökyüzünden gelen yeşil ışığın kesildiğini hayal edin
8) Burnunuzdan üç kez nefes alıp ağzınızdan verin ve çalışmayı bitirin…
9)Yeni soru sormak için en az bir saat bekleyin…
Benim çok faydasını gördüğüm bu çalışmanın size de fayda getirmesini ve güzel cevaplar almanızı dilerim…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Not: Bu uygulamanın temeli kas testine (kinesiyoloji) dayanmaktadır.Kinesiyoloji ilk olarak 1964 yılında Dr. Goodheart keşfetmiştir. Doğruyu söylediğimizde kaslarımızın güçlü, yalan-yanlış söylediğimizde zayıf tepki verdiğini, enerji bedenimizle bilinçaltımız arasında kuvvetli bir bağ olduğunu farketmiştir.
Farklı uygulama şekilleri olsa da, kendinize, telefonda başka bir kişiye, veya yanınızki birine kolayca uygulayabileceğiniz bir yöntemden bahsetmek istiyorum.
Bu teknikte kişi ayakta durmalıdır. Beden olumlu bir cevapta öne doğru eğilir.
Olumsuz bir cevapta arkaya doğru eğilir, eğilmelidir. Eğer beden hiç eğilmezse kişinin bedeni muhtemelen susuz kalmıştır. Kişi su içerek tekrar evet-hayırlara doğru cevap alıncaya kadar denemeli, ardından merak ettiği soruyu sormalıdır.
Önce bir deneme yapmak isterseniz adınız neyse onu söyleyin diyelim ki ”adınız Alev”…
”Benim adım Alev mi” deyin ve bedeninizin ne tarafa eğildiğine bakın. Bu sizin evetinizdir.
”Sonra da benim adım Mehmet” mi deyin ve bedeninizin ne tarafa doğru gittiğine bakın bu da sizin hayır yönünüzdür…
![18835600_1297347510378228_7755970204849951329_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2018/07/18835600_1297347510378228_7755970204849951329_n1.jpg?w=780)
27 Temmuz kanlı dolunayı kendimizi irdelemek, insanlarla olan ilişkilerimizi irdelemek ve kendimizi değiştirip dönüştürmek için harika fırsat veriyor…
Aşağıdaki çalışmayla kendinizi tekrar bir ve bütün hissedecek insanlarla olan ilişkileriniz düzelecek…
Haydi buyrun çalışmaya:
Çevrenizde sizi sinir eden insanlar mı var?
Ben bu davranışa daha fazla dayanamayacağım gidiyorum mu demek istiyorsunuz?
O zaman size bir sürprizim var aslında sinir olduğunuz, tahammül edemediğiniz davranışın sahibi aslında sizsiniz…
Ve gözlerinizi kapatın ve kendinize üç kere şu soruyu sorun: Bu kişinin canımı sıkmasına sebep olan ve içimde görmem gereken şey ne ?
Bu kişinin canımı sıkmasına sebep olan içimde görmem gereken şey ne?
Bu kişinin canımı sıkmasına sebep olan içimde görmem gereken şey ne?
Ve pattt cevap gelir… Ve şöyle olursunuz” hımm anladım”’
Ve o zaman kendinize üç kere şunu söyleyin… Bu yönümü sevgiyle kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum bu kişiye de bunu gösterdiği için teşekkür ediyorum…
Bu yönümü sevgiyle kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum bu kişiye de bunu gösterdiği için teşekkür ediyorum..
Bu yönümü sevgiyle kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum bu kişiye de bunu gösterdiği için teşekkür ediyorum..
İŞTE BU KADAR BASİT…ÖNEMLİ OLAN NİYET CANCANLAR… HEPİNİZİ KOCAMAN KOCAMAN ÖPÜYORM…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

27 Temmuz cuma günü yüzyılın en uzun kanlı ay tutulması geliyor. Bu tip tutulmalarda gergin, bıkmış ve sinirli hissedebiliriz.
Ayrıca sonlanmalar, bitişler ve kapanışlar açısından çok önemli bir tutulma olacak.
Bu kanlı ay tutulmasının olumsuz etkilerini olumluya çevirmek için sizinle çok özel bir ritüel paylaşmak istiyorum…
Bu ritüeli 8 Ağustos’a kadar ve tüm dolunaylarda istediğiniz an yapabilirsiniz.
Öncelikle siyah bir kurdele alın ve aralıklı olarak yedi tane düğüm atın. Ve arkasından sırasıyla düğümleri çözmeye başlayın
Düğümleri çözerken şu cümleleri tekrar edin;
1.Düğümü çözerken: Bu düğümü açarken hayatımdaki tüm olumsuzların bu düğümü açtığım gibi olumluya dönmesini seçiyorum.
2.Düğümü Çözerken: Bu düğümü açarken hayatımdaki tüm acıların bu düğümü açtığım gibi olumluya dönmesini niyet ediyorum.
3.Düğümü Çözerken: Bu düğümü açarken hayatımdaki tüm beklemede olan olayların hızlıca olmasına ve hayrıma dönmesine niyet ediyorum.
4.Düğümü Çözerken: Bu düğümü açarken hayatımdaki tüm başarısızlıklarımın başarıya dönmesine niyet ediyorum.
5.Düğümü Çözerken: Bu düğümü açarken hayatımdaki sıkıntı yaşadığım, kırgınlık yaşadığım aşkla ilgili tüm beklentilerimin mutluluğa ve olumluya dönmesine niyet ediyorum.
6.Düğümü Çözerken: Bu düğümü açarken hayatımda sağlıkla ilgili yaşadığım her türlü sıkıntımın iyileşmesine ve olumluya dönmesine niyet ediyorum.
7.Düğümü Çözerken: Bu düğümü açarken hayatımdaki tüm kapalı düğümlerin açılmasına ve olumluya dönmesine niyet ediyorum.
ve düğümlerimi çözdüğünüz siyah kurdeleye kırmızı saplı bir makasla yedi parçaya bölün. Ve yedi parçaya ayrılmış kurdeleyi elinizde tutarken hayatımdaki tüm olumsuzların kolayca ve en hayırlı şekilde olumluya dönmesine niyet ediyorum deyin.
Ve kurdele parçalarını istediğiniz bir zamanda evin dışındaki bir toprağa gömün…
Hayatınızın neşe, mutluluk, huzur, bolluk bereket ve sevinçle dolmasına niyet ediyorum…
Hepinizi kocaman kocaman öpüyorum cancanlar,
Anette İnselberg
![18157958_1262455450534101_8058989290735407814_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2018/07/18157958_1262455450534101_8058989290735407814_n11.jpg?w=780)
Hepimiz enerjimizin düştüğü, yataktan kalkmak bile istemediğimiz günler yaşarız. Kendimizi moralsiz ve amaçsız hissederiz. Bu duygular geçiciyse sorun değil fakat süreklilik göstermeye başladıysa ”eyvah” demenizin ve silkinip kendinize gelmenin zamanı gelmiştir.
Peki nasıl silkinip kendime geleceğim dediğinizi duyar gibiyim.
1)Önce kendinize bir bardak su doldurun ve oturun. Elinizdeki su bardağından üç yudum için ve suya üç kez ”hayat çok güzel, bugün çok güzel şükürler olsun” deyin ve suyu için…
2)Ardından elma sirkesini yanınıza alıp doğru duşa girin. Elma sirkesiyle (dokuz- on damla yeter) vücudunuzu arındırın arkasından duşunuzu alın. Su üstünüzden akıp giderken ”tüm sıkıntılarım, endişelerim, pişmanlık ve acılarım üzerimden akıp gidiyor, üzerimden akıp gidiyor, üzerimden akıp gidiyor” deyin…
3)Şimdi giyindiğiniz gibi (yanınıza parkta oturmak için örtü, kağıt-kalem ve küçük şişe su alıyorsunuz) dışarıya çıkıyorsunuz ve yarım saat yürüyüş yapıyorsunuz. Arkasından parka girip bir ağacın dibine oturuyorsunuz. Sırtınızı mutlaka ağaca yaslıyorsunuz, ayakkabılarınızı çıkarıyorsunuz. Gözü kapalı on dakika oturduktan sonra ” içime huzurun, sakinliğin, neşenin, şifanın akmasına izin veriyorum, izin veriyorum, izin veriyorum” diyorsunuz.
4)Şimdi kağıdı kalemi çantanızdan çıkarıp sahip olduğunuz şeylerin listesini yapmaya başlıyorsunuz. Aman sanki neyim var ki demeyin. Aslında o kadar şanslısınız ve o kadar çok şeye sahipsiniz ki. Sadece bunları tekrar hatırlamaya ihtiyacınız var. Sahip olduğunuz şeyleri yazıp yanına da şükürler olsun yazın. ( En az 21 madde yazmanız gerekiyor) Mesela ben liste yapacak olsam:
Ailem için şükürler olsun.
Arkadaşlarım için şükürler olsun.
Seminer (işim olduğu için) verdiğim için şükürler olsun.
Her gün başımı soktuğum, keyif yaptığım, çayımı içip yemeğimi yediğim, film seyredip, müzik dinleyebildiğim bir evim olduğu için şükürler olsun.
Parka yürüyerek sağlıklı bir şekilde gelebildiğim için şükürler olsun…
Gökyüzünü, kuşları, yeşilliği görüp tadını çıkarabildiğim için şükürler olsun…
5)Sıra su şişesini çantadan çıkarmaya geldi. Önce kapağını açıp bir kaç yudum için. Sonra şişeyi iki elinizin arasına alın (şişenin kapağı açık haldeyken) ve suya 11 kez şunları söyleyin ”ben güçlüyüm ve kuvvetliyim, her şeyin üstesinden gelebilir ve çözebilirim” ve sudan 11 yudum alın…
6)Sıra ” Doğa Meditasyonu” yapmaya geldi… Getirdiğiniz örtüyü çimlere yayıp sırtüstü uzanın. Gözlerinizi kapayın. Burnunuzdan nefes alıp vermeye başlayın. Üç kez ” ben evrenle birim” deyin.
Sonra burnunuzdan nefes alırken doğa anadan yani topraktan enerji çektiğinizi hayal edin. Nefes verirken de içinizdeki can sıkıntısını dışarıya boşaltın. Bunu 11 kez yapın.
Ardından burnunuzdan nefes alırken gökyüzünden enerji çektiğinizi hayal edin. Nefes verirken de içinizdeki can sıkıntısını da dışarıya boşaltın. Bunu da 11 kez yapın…
Şimdi sakince burnunuzdan nefes alıp vermeye devam ederken üç kez ” enerjiyle doldum, enerjiyle doldum, enerjiyle doldum” deyin.
Hazır olduğunuzda gözlerinizi açın ve parkta biraz daha vakit geçirin…
7)Eve dönerken mutlaka sadaka verin…
8)Akşam uyumadan önce yanınıza bir bardak su alın. Sudan önce üç yudum alın, için ve arkasından suya üç kez ” hayat çok güzel, yarın çok güzel bir gün şükürler olsun” deyin ve suyu için..
Bu sekiz maddeyi yedi gün boyunca mutlaka yapın ve nasıl hayatla dolduğunuzu, yaşamdan zevk almayı başladığınızı fark edin…
Hepinizi kocaman kocaman öpüyorum cancanlar…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Merhabalar,
Bana negatif enerjiden korunmayla ilgili çok soru geliyor. Bunlardan üç tanesini cevaplarıyla beraber paylaşmak istiyorum. Haydi buyrun yazıya…
Birinci soru: Evden çıkmadan önce negatif enerjiden kendimizi koruyabileceğim bir ritüel var mı?
İkinci soru: Bazı ortamlarda çok daralıyorum kendimi nasıl korurum?
Ve üçüncü soru : Beni üzen kişilerle ilgili yapabileceğim bir ritüel var mı?
İşte dilim döndüğünce sırasıyla sorularınızı cevaplıyorum…
Birinci sorunun cevabı : Her gün evden çıkmadan önce yapabileceğiniz kolay ama bir o kadar da etkili bir ritüeli sizlerle paylaşmak istiyorum…
Evden çıkmadan önce kapının önünde durun ve mavi bir koruma balonuyla çerçevelendiğinizi hayal edin ve içinizden şu sözleri üç kez tekrarlayın ” Bugün mutlu olmayı, hayatıma güzellikler gelmesini ve neşeli olmayı seçiyorum. Bugün enerjimin yüksek kalmasını seçiyorum.”
Bu ritüeli gün içinde istediğiniz kadar tekrarlayabilirsiniz.
İkinci sorunuzun cevabı : Bazen derdini anlatmak isteyen bir sevdiğinizle bir araya gelebilir, sizi kıskanan insanlarla yemek yemek zorunda kalabilir, ya da işte patronunuzdan zılgıt yemek durumunda kalabilirsiniz; O zaman hemen sol elinizle solar pleksusunuzu kapatıp (göbek deliğiyle kaburganın arasında kalan kısım) üç kez ”yaşadığım ve dinlediğim her türlü olumsuzluğa kendimi kapatıyorum, neşede, mutlulukta ve huzurda kalmayı seçiyorum” derseniz kendinizi tüm olumsuzluklardan korumuş olursunuz…
Üçüncü sorunuzun cevabı : Akşam yatmadan önce de üç kere ” Bugün olumsuz olay yaşadığım her insana ( Beni üzen … şu kişi de diyebilirsiniz) bana öğrettikleri için teşekkür ediyor onların şifalanmasını diliyor ve aramızdaki negatif enerji bağını kesiyorum, kesiyorum, kesiyorum ve onu sevgiyle yoluna uğurluyorum ” diyerek huzurla uykuya dalabilirsiniz.
Bu ritüeli her gün yaptığınız zaman enerjinizin ne kadar hızlı bir şekilde değişip dönüştüğünü ve hayatınıza güzellikler girdiğini göreceksiniz…
Şifa olsun diyor ve hepinizi kocaman kocaman öpüyorum can canlar,
Anette İnselberg
![18157958_1262455450534101_8058989290735407814_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2018/07/18157958_1262455450534101_8058989290735407814_n1.jpg?w=780)
Hepimiz enerjimizin düştüğü, yataktan kalkmak bile istemediğimiz günler yaşarız. Kendimizi moralsiz ve amaçsız hissederiz. Bu duygular geçiciyse sorun değil fakat süreklilik göstermeye başladıysa ”eyvah” demenizin ve silkinip kendinize gelmenin zamanı gelmiştir.
Peki nasıl silkinip kendime geleceğim dediğinizi duyar gibiyim.
1)Önce kendinize bir bardak su doldurun ve oturun. Elinizdeki su bardağından üç yudum için ve suya üç kez ”hayat çok güzel, bugün çok güzel şükürler olsun” deyin ve suyu için…
2)Ardından elma sirkesini yanınıza alıp doğru duşa girin. Elma sirkesiyle (dokuz- on damla yeter) vücudunuzu arındırın arkasından duşunuzu alın. Su üstünüzden akıp giderken ”tüm sıkıntılarım, endişelerim, pişmanlık ve acılarım üzerimden akıp gidiyor, üzerimden akıp gidiyor, üzerimden akıp gidiyor” deyin…
3)Şimdi giyindiğiniz gibi (yanınıza parkta oturmak için örtü, kağıt-kalem ve küçük şişe su alıyorsunuz) dışarıya çıkıyorsunuz ve yarım saat yürüyüş yapıyorsunuz. Arkasından parka girip bir ağacın dibine oturuyorsunuz. Sırtınızı mutlaka ağaca yaslıyorsunuz, ayakkabılarınızı çıkarıyorsunuz. Gözü kapalı on dakika oturduktan sonra ” içime huzurun, sakinliğin, neşenin, şifanın akmasına izin veriyorum, izin veriyorum, izin veriyorum” diyorsunuz.
4)Şimdi kağıdı kalemi çantanızdan çıkarıp sahip olduğunuz şeylerin listesini yapmaya başlıyorsunuz. Aman sanki neyim var ki demeyin. Aslında o kadar şanslısınız ve o kadar çok şeye sahipsiniz ki. Sadece bunları tekrar hatırlamaya ihtiyacınız var. Sahip olduğunuz şeyleri yazıp yanına da şükürler olsun yazın. ( En az 21 madde yazmanız gerekiyor) Mesela ben liste yapacak olsam:
Ailem için şükürler olsun.
Arkadaşlarım için şükürler olsun.
Seminer (işim olduğu için) verdiğim için şükürler olsun.
Her gün başımı soktuğum, keyif yaptığım, çayımı içip yemeğimi yediğim, film seyredip, müzik dinleyebildiğim bir evim olduğu için şükürler olsun.
Parka yürüyerek sağlıklı bir şekilde gelebildiğim için şükürler olsun…
Gökyüzünü, kuşları, yeşilliği görüp tadını çıkarabildiğim için şükürler olsun…
5)Sıra su şişesini çantadan çıkarmaya geldi. Önce kapağını açıp bir kaç yudum için. Sonra şişeyi iki elinizin arasına alın (şişenin kapağı açık haldeyken) ve suya 11 kez şunları söyleyin ”ben güçlüyüm ve kuvvetliyim, her şeyin üstesinden gelebilir ve çözebilirim” ve sudan 11 yudum alın…
6)Sıra ” Doğa Meditasyonu” yapmaya geldi… Getirdiğiniz örtüyü çimlere yayıp sırtüstü uzanın. Gözlerinizi kapayın. Burnunuzdan nefes alıp vermeye başlayın. Üç kez ” ben evrenle birim” deyin.
Sonra burnunuzdan nefes alırken doğa anadan yani topraktan enerji çektiğinizi hayal edin. Nefes verirken de içinizdeki can sıkıntısını dışarıya boşaltın. Bunu 11 kez yapın.
Ardından burnunuzdan nefes alırken gökyüzünden enerji çektiğinizi hayal edin. Nefes verirken de içinizdeki can sıkıntısını da dışarıya boşaltın. Bunu da 11 kez yapın…
Şimdi sakince burnunuzdan nefes alıp vermeye devam ederken üç kez ” enerjiyle doldum, enerjiyle doldum, enerjiyle doldum” deyin.
Hazır olduğunuzda gözlerinizi açın ve parkta biraz daha vakit geçirin…
7)Eve dönerken mutlaka sadaka verin…
8)Akşam uyumadan önce yanınıza bir bardak su alın. Sudan önce üç yudum alın, için ve arkasından suya üç kez ” hayat çok güzel, yarın çok güzel bir gün şükürler olsun” deyin ve suyu için..
Bu sekiz maddeyi yedi gün boyunca mutlaka yapın ve nasıl hayatla dolduğunuzu, yaşamdan zevk almayı başladığınızı fark edin…
Hepinizi kocaman kocaman öpüyorum cancanlar…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Son zamanlar da evinize girdiğinizde üstünüze bir ağırlık çökmeye başlamışsa, işinizde, özel hayatınızda bazı tatsızlıklar baş göstermeye başlamışsa mutlaka bu yöntemleri yapmalısınız…
1)Adaçayı veya kurumuş zeytin dalı yakma zamanı…
Bir tasın içine adaçayı ya da zeytin dalını koyun ve ucundan azcık yakıp söndürün. Tasın dumanı çıkarken tüm odaları tütsüleyin… Bunu yaparken her odaya girdiğinizde önce bir köşe seçin ve soldan sağa (saatin ters yönünde olacak şekilde) tüm köşeleri gezin ve gezerken şöyle deyin: Bu odadaki negatif enerjinin gitmesini hayatıma bolluk bereket şans girmesini seçiyorum…
2)Evde temizlik zamanı…
Alın elinize bir kova ve bleda ve temizleme suyunun içine elma sirkesi, karanfil ve lavanta atın sonra evinizi bu karışımla bir güzel silin…
3)Evde kullanmadığınız eşyaları ayıklama zamanı
Ev gerçekten dipsiz bir kuyu gibi. olur olmaz bir sürü şeyi sağa sola dolap ve çekmecelere doldurup duruyoruz. Ve aldıklarımız bunun içinde senelerce kullanılmayı bekliyor.
Geçiyoruz dolapların önüne iki seneden fazla kullanmadığımız ne varsa ayıklıyoruz torbaya koyup bir hayır kurumuna bağışlıyoruz. Valla burdan bile bana ferahlık geldi 🙂
4) Evde sevdiğin şeyleri yapma zamanı…
Biraz kendine ve sevdiğin şeylere vakit ayırma zamanı… Dans et, film izle, kitap oku, müzik dinle… Seni mutlu eden ne varsa bunu her gün yarım saat yap…
5) Reiki, Meditasyon, Yoga ,Tai chi
Bu ya da benzeri uygulamalardan birini biliyorsan her gün bir odada bu çalışmalarını yapmaya başla… Kısa zamanda evin enerjisinin nasıl yükseldiğini fark edeceksin…
6)Evi Yeşillendirme Zamanı
Salona, oturma odasına, balkona bitki alma zamanın gelmiş demektir. Evin içinde yeşillik görmek insana sakinlik ve huzur hissi verir. Beğendiğin bitkileri al, yerlerine yerleştir ve sularken onlarla konuş, evine sevgi ve huzur yaymalarını rica et…
Kısa zamanda evindeki huzur ortamının nasıl geliştiğine inanamayacaksın…
7)Evini süslediğin kırılmış objeleri, yapma çiçekleri temizleme zamanı…
Bazen sevdiğimiz objeler kırılıyor ama yine de atmaya kıyamıyoruz. Çekmeceye, dolaba kaldırıveriyoruz. Onları artık atma zamanı geldi. Haydi hemen kalkın çekmece ve dolapları karıştırın. Kullanmadığınız, kırılmış, çatlamış yapay olan ne varsa evin dışına çıkarın…
Yukardaki yedi ipucunu hemen uygulamanızı öneririm…
Böylelikle eve girdiğiniz de mutlulukla mırıldanan bir kedi gibi siz de kendi köşenize huzurla kıvrılabileceksiniz…
Hepinizi kocaman kocaman öpüyorum cancanlar,
Sağlıcakla,
Anette İnselberg