Büyüklerimizin hep tavsiye ettiği Nane limonun faydaları gerçekten de muazzam.

1479635_3[1]

Büyüklerimizin hep tavsiye ettiği Nane limonun faydaları gerçekten de muazzam. Hasta olduğumuz zamanda ilk yaptığımız karışımlardan bir tanesidir. Nane limon kaynatıp içmek özellikle soğuk algınlığına iyi gelir…

İşte Nane limonun faydaları
-Mide ağrısının yanı sıra, yanmadan da şikayetçiyseniz, nane çayı içmenizde fayda var. Nane çayı, mide gazlarını geçirir, midedeki doluluk hissini giderir. Ayrıca hazmı kolaylaştırıcı etkisi vardır. Kuru naneyi sıcak suya atıp, on dakika demlendirdikten sonra nane çayınız hazır olacaktır. Tabi önemli bir hastalığınız olmadığı konusunda doktordan bilgi aldıktan sonra nane çayını içmelisiniz.
-Naneyi kaynatıp, buharını içinize çekin. Burnunuzun açıldığınıi nezlenizin de kısa sürede geçtiğini göreceksiniz.
-Ateşi düşürür.
-Sindirim sistemi ve mide için çok faydalıdır ve sindirimi kolaylaştırır.
-Gaz söktürücüdür.
-Bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcı olur.
-İştah açar.
-Sinirleri yatıştırır ve vücuda rahatlık verir.
-Strese ve baş ağrısına iyi gelir.
-Spazm ve kalp çarpıntısı riskini azaltır.
-Grip, bronşit gibi soğuk algınlıklarında ve öksürükte faydalıdır.
-Ülsere ve mide yanmasına iyi gelir.
-Kusmayı, mide bulantısını ve ağrısını önler.

AKCİĞERLERİMİZİ TEMİZLEMEK İÇİN TARİF

944889_1011655735539219_6731708054578335091_n[1]

Ah o akciğerlerimiz yok mu?
Sigara içiyoruz. Alışmışız bir kere, bırakamıyoruz. Sevdiklerimiz içiyor, yanından kalkamıyoruz. Yolda yürüyoruz, pöööff bir aracın egzosundan bir duman boşalıveriyor. Alışveriş merkezleri ya da işyerlerinde temiz hava bulmak zor, hele camları yoksa. o hava kaç kere solunmuş kimbilir… Sinemalar da öyle. Listeye buyrun Siz ekleyin.

Halbuki akciğerlerimizi temizlesek neler neler olur!
– Rahat nefes alırız,
– Akciğer esnekliği ve kapasitesi artar,
– Hırıltı ve öksürük azalır,
– Kalp krizi riskinin düşer,
– Akciğer kanseri riski düşer,
– Tüm vücudun toksinlerden arınma kapasitesi yükselir,
– Bağışıklık sisteminin güçlenir,
– Sigarayı bırakmak kolaylaşır:)

Hoş olmaz mı?
O zaman vereceğimiz tarife geçelim:

KEÇİBOYNUZU ÇAYI

Malzemeler
500 ml alkali içme suyu
7-8 keçiboynuzu
Önce 500 ml suyu kaynatın. 7-8 adet keçi boynuzunu küçük küçük kırın ve kaynamakta olan suya atın. Hafif ateşte 5-6 dakika kadar kapağı kapalı olarak kaynatın. 15 dakika dinlendirin.
Daha sonra keçiboynuzlarını sudan çıkarın. (Bu parçaları istenirseniz yiyebilirsiniz). Çayınız hazır.

KULLANIM ŞEKLİ
Bu çayı içerken lütfen sigaradan uzak durun.
Zor! Evet. Olsun. Değer:)
Keçiboynuzu çayınızı size uygun olan şekilde 2’ye ya da 3’e bölerek sabah-akşam veya sabah-öğlen-akşam yemeklerinden önce içebilirsiniz.
Akciğerleriniz, temizleme ihtiyacı hissettiğinizde veya soğukalgınlığı ya da grip gibi bir nedenle akciğerlerinizde herhangi bir rahatsızlık olan bir dönemde çayınızı en az bir hafta boyunca içmenizde fayda var.
İkinci haftadan itibaren de, ihtiyacınıza göre tamamen iyileşene kadar çayınızı içmeye devam edebilirsiniz:)

kaynak: ışık işçileri biz biriz

 

 

Düz Bir Karın İçin En İyi 5 Çiğ Gıda

çiğ-sebzeler[1]

Kilo vermek ve vücudunuzu şekle sokmak için muhtemelen çiğ beslenmenin faydalarını duymuşsunuzdur. Ancak “çiğ” gıdadan kastımız, pişmemiş et veya balık yemek değildir. Bu sözcüğün sizi korkutmasına izin vermeyin!

Beslenme uzmanlarına göre, günlük çiğ meyve ve sebze alımınızı arttırmak yalnızca daha fazla yağ yakmanıza değil aynı zamanda çeşitli hastalıkların önlenmesine ve hatta yaşlanma sürecinin yavaşlatılmasına yardımcı oluyor. Bugünkü yazımızın ilginizi çekeceğine eminiz.

Çiğ gıda yemenin birçok faydası

Pişmiş haline göre çiğ olarak tüketildiğinde çok daha fazla yararı olan birçok gıda vardır. Çiğ gıdalar vitamin, mineral ve sindirim enzimi deposudur ve bütün bunlar sizin daha çok tok hissetmenize yardımcı olur.

Çiğ meyve ve sebzelerinizin nereden geldiğini bilmenin de çok önemli olduğunu unutmayın. Bu gıdalar toprakta yetişirken kimyasallar ve böcek ilaçlarıyla ne kadar az temas etmişlerse o kadar sağlıklıdır, o yüzden daima organik ürünleri tercih etmeye çalışın.

Çiğ gıdaların size ne gibi faydaları vardır?

  • Şiş karına veda edin: Normalde yemekten sonra gaz veya hazımsızlık sorunu yaşıyorsanız günde beş adet çiğ sebze ve meyve seçmek bu can sıkıcı problemlerle başa çıkmanıza yardımcı olacak. Lokmalarınız daha yavaş çiğnerseniz yedikleriniz midenize daha iyi ulaşacaktır. Ayrıca sindirimi kolaylaştıran ve besin maddelerinin emilimine yardımcı olan enzimleri de aktif hale getirmiş olursunuz. Çiğ beslenmenin kabızlığı önlemenin en iyi yolu olduğunu da unutmayın.
  • Daha tok hissedersiniz: Çiğ beslenmek yalnızca daha fazla besin maddesi emilimine yardımcı olmakla kalmaz; aynı zamanda vücudunuza tok olduğunu bildiren ve beyinde bulunan sinir taşıyıcılarını da tetiklerler. Hatta modunuzu iyileştirmeye yarayan serotonin düzeyini bile arttırırlar.
  • Yaşlanma sürecini yavaşlatın: Gerçekten buruşuklukları önlemek ister miydiniz? Çiğ gıdalar buruşukları sonuna kadar önleyemeseler bile yüksek anitoksidan içeriği sayesinde cildinizde belirmelerini geciktirebilirler. İnsan Beslenmesi Araştırma Merkezinde yaşlanma süreci hakkında yapılan bir çalışmaya göre, Boston Tufts Üniversitesinden Dr. Jean Mayer her gün çiğ meyve ve sebze tüketmenin beynin yaşlanmasıyla ve örneğin Alzheimer gibi diğer dejeneratif hastalıklarla savaşımda size daha çok antioksidan sağladığı sonucunu çıkarmıştır.
  • Sodyum ve potasyum arasındaki denge: Çiğ sebze yemenin potasyum almanın harika bir yolu olduğunu biliyor muydunuz? Belli meyve ve sebzeler vücuttaki fazla sodyumla başa çıkmada ve iyi bir sağlık için gereken dengeyi yerine getirmede birebirdir.
  • Kilo vermek için ideal: Günlük beslenmelerine belli çiğ gıdaları dahil edenler daha kolay kilo verdiklerini ifade ediyor. Bu teknik kişiye tokluk hissi verdiği ve az kalorili ve yağlı besinlerle kişiyi beslediği için son derece etkilidir. Ancak bu tip bir beslenmenin güçlü bir irade gerektirdiğini de unutmayalım. Gün boyunca beş porsiyon çiğ meyve ve sebze ile beraber tohum ve filiz tüketmelisiniz. Bunları diğer gıdalarla birleştirmek size ihtiyacınız olan proteini sağlayacak ve uğruna çok çalıştığınız düz karnı elde edeceksiniz. Ama bunların hepsi amaca güçlü bir bağlılık istiyor.

Peki en iyi çiğ gıdalar hangileri?

Brokoli ve su teresi

brokoliBrokoli ve su teresinin ne kadar sağlıklı olduğunu hepimiz biliyoruz. Blogumuzda da bolca konuştuk ve size haftada en az iki ile üç porsiyon tüketmenizi tavsiye ediyoruz… Peki bu besinlerin çiğ yendiklerinde çok daha iyi olduğunu biliyor muydunuz? Bu iki sebze pişirildiğinde, kanserle savaşan ve sindirimi kolaylaştıran enzimlerini kaybediyorlar.

Çiğ yemek için, çok küçük parçalar halinde doğrayın, filizler ve diğer gıdalarla birleştirin. Brokoli ve su teresi sağlığınızı korumanız için harika gıdalar.

Kırmızı biber

kırmızı-biberBu yağsız gıda metabolizmanızı hızlandırmanız için idealdir. Çiğ tükettiğiniz zaman dolmalık kırmızı biberler daha sağlıklıdır. Kabızlıkla başa çıkmanıza yardımcı olurlar ve çiğ formlarında daha kolay sindirilirler. Hem de size daha çok vitamin ve antioksidan sağlarlar. Salatanıza ince kırmızı biber dilimleri eklemeyi unutmayın.

Soğan

soğanlarSoğan sever misiniz? Tariflerinize birçok şeyi tamamlayan o eşsiz tatlarıyla hoş bir tat katarlar. Ancak soğanı pişirdiğiniz zaman içinde bulunan sağlıklı mineral ve antioksidanların %60 kadarını kaybettiklerini biliyor muydunuz? Soğanları aşırı miktarda olmamak kaydıyla çiğ tüketmek en sağlıklısı.

Bu hem metabolizmanızı hızlandıracak hem de kan şekerinizi düşürmenize yardımcı olan ve glukokinin olarak bilinen bir maddeden de faydalanacaksınız!

Yeşil elma

yeşil-elmaReçelleri ve doğal içecekleri atlayın. En iyisi kabuğuyla birlikte çiğ yeşil elma yemek. Daha çok yağ yakmanın ve çok istediğiniz düz karnı elde etmenin en sağlıklı yollarından biri.

Sarımsak

sarımsakBeslenmenize bolca pirinç veya et dahil ettiğiniz zaman, genelde sarımsak da kullanırsınız. Sarımsak yemeğinize tat ve baharat ekler. Ancak çiğ sarımsak yediğiniz zaman çok daha fazla fayda elde edersiniz. Bunun sebebine gelince, sarımsağı pişirdiğinizde vücutta doğal antibiyotik ve detoks maddesi görevi gören bir bileşen olan allicin sıvısı kaybolur. O zaman gününüze neden bir bardak su ve bir diş çiğ sarımsak ile başlamıyorsunuz?

kaynak: sağlığa bir adım

GREYFURT GRİP, NEZLE ve SOĞUK ALGINLIĞINA KARŞI KORUYOR..!

10406918_759971380814333_3761471189608989179_n[1]

İçerdiği C vitamini sebebiyle herkesin de bildiği gibi kış aylarında grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunmaya yardım eder. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Özellikle bu soğuk kış günlerinde mutlaka tüketmenizi öneririz. Şayet tadını ekşi buluyorsanız, meyve suyu şeklinde tüketebilir yada yemeklerinize de ilave edebilirsiniz. Kabuklarından greyfurt marmelatı yada greyfurt reçeli yapıp tüketmeniz de daha kolaydır. Kalsiyum bulundurması sebebiyle kemiklere, dişlere güç verir. Diş eti kanamalarını önlemeye yardım eder.

Ayrıca tırnaklar ve saçları da korur. Tırnakların kolay kırılmasını engeller. Kolesterolü dengelemeye yardım eder. Kan damarlarının esnekliğini arttırır. Kanı temizler. Kalp sağlığını korur, kalbe dosttur. Karaciğeri temizler ve idrar söktürür. İştahsızlık için yemeklerden önce yenebilir. Gut hastalığına şifa sağlar. Romatizmaya faydalıdır. Egzama ve benzeri cilt hastalıklarına ve yaralara da şifa verir. Mide rahatsızlıklarına iyi gelmesi de greyfurt faydaları arasındadır. Ayrıca cildinizi güzelleştirir ve pürüzsüzlük sağlar. Diyabet yani şeker hastalığına da iyi gelir.

Vücutta açılan yaraların kolaylıkla iyileşmesine yardım eder. Kansere karşı da faydalı bir meyvedir. Kadınların başlıca hastalıklarından biri olan meme kanserine karşı da fayda sağladığı düşünülmektedir. Yapılan araştırmalara göre greyfurtun erkeklerin prostat kanserine yakalanma riskini % 82 oranında azalttığı ortaya çıkmıştır. Sindirim sistemini rahatlatıcı özelliği de vardır. Yüksek oranda lif içermesi sebebiyle kabızlığı önler. Hazımsızlığı gidererek bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder. Varislere iyi gelir.

Greyfurt Diyeti ile Kilo Verebilirsiniz!

Diyet yapanlar, kilo vermek isteyenlerin de adresi yine bu şifalı meyvedir. Bu meyveyi tüketerek kolaylıkla zayıflayabilir, kilo verebilirsiniz. Greyfurt diyeti yapan kişiler yemeklerden sonra bir adet greyfurt tüketebilirler. Ayrıca salatalara, kokteyllere de dahil edebilirsiniz.

Greyfurt Yağı İle Alkol Düşkünlüğünü Yok Edebilirsiniz!

Greyfurt yağı da hoş kokusu ve etkileri sayesinde özelikle kozmetik sanayinde yer bulmuştur. Bu şifalı yağ diüretik bir etkiye sahiptir. Bu nedenle böbrek ve karaciğer tedavilerinde kullanılır. Alkol düşkünü olan ve tedavi olmak isteyen kişiler bolca greyfurt tüketmelidirler.

Greyfurtu Kimler Kullanmamalıdır?

Çeşitli hastalıklara karşı ilaç kullanan kişiler bu şifalı meyveyi dikkatli tüketmelidir. Çünkü meyvenin içindeki maddeler ilaç ile etkileşime geçip vücudunuza zarar verebilir. Eğer ilaç kullanıyorsanız bu meyveyi tüketmeden önce doktorunuza danışmanızda yarar vardır. Özellikle kolesterol, yüksek tansiyon, kalp ve antidepresan ilaçları kullanıyorsanız bu meyveyi yemeden önce doktorunuza danışmalısınız. Epilepsi yani sara hastalığı olan ve bu hastalıkla ilgili ilaç kullanan kişiler ile mide ilaçları ve iktidarsızlığa karşı ilaç kullanan kişiler doktorlarına danışmadan bu meyveyi tüketmemelidir.

Vücudunuz ne zaman, hangi vitamine ihtiyaç duyar?

696x464xyrgdrkivtmn-696x464.jpg.pagespeed.ic.h9Vou837IL[1]

Her ilaç aslında bir zehir; ilacı zehirden ayıran tek özellik kullanılan doz. Günümüz tıbbında vitaminlerin hangi şartlarda tedavi ve tedbir amacı ile kullanılacağının belli olduğunu belirten International Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İbrahim Bağcivan, vitaminlere ne zaman ve neden ihtiyaç olduğu hakkında şu bilgileri veriyor.

Bilinçsiz alınan vitaminler sağlık sorunlarına yol açıyor:

Süt çocukluğu dönemi: D Vitamini

Gebelik: Folik asit

Böbrek yetmezliği olanlar ve diyaliz hastaları: Folik asit, D vitamini

Mide ve bağırsak ameliyatı geçirenler: B12 vitamini

Barsaktan emilim problemi ile seyreden hastalıklar: D vitamini, B12

Yoğun alkol kullanımı: B1, B12

Şeker hastaları: B1, B6

Vejetaryen: B12

Vücudunuz Vücudunuz Vücudunuz Vücudunuz Vücudunuz ne zaman, hangi vitamine ihtiyaç duyar? yrgdrkivtmn2

Vitamin eksikliği hastalığa yol açar mı?

Vitamin eksikliğinin hastalıklara yol açabileceği ilk olarak 1896 yılında anlaşılıyor ve şu sonuç ortaya çıkıyor:

C vitamini eksikliğinde cilt ve dişeti problemleri,

A vitamini eksikliğinde görme problemleri,

D vitamini eksikliğinde kemik problemleri,

B vitamini eksikliğinde cilt ve sinir sistemi problemleri oluşuyor.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde beslenme problemlerinden kaynaklanan vitamin eksikliklerine pek sık rastlanmıyor. Bununla beraber vitamin eksikliği yalnızca yetersiz beslenmeye bağlı olarak ortaya çıkmıyor. Yaşamımızın bebeklik, gebelik, ergenlik gibi değişik dönemlerinde artmış ihtiyacın karşılanamaması; diyabet, böbrek yetmezliği, bağırsaktan emilim bozukluğuyla seyreden hastalıklar, mide ameliyatları, yoğun alkol kullanımı gibi birçok durumda vitamin eksiklikleri ortaya çıkabiliyor. Bu risk gruplarına özel vitamin tedavisi denildiğinde tedavi yapılması gerekiyor.

Fazla alınan A, D, K vitaminlerine dikkat!

Vitaminler kimyasal özelliklerine göre suda eriyen ve yağda eriyen vitaminler olmak üzere iki gruba ayrılıyor. B ve C vitaminleri suda eriyebildiği için vücudumuzda depo edilmesi söz konusu olmuyor. Bu nedenle eksiklikleri yağda eriyen vitaminlere göre daha sık görülüyor. Fazla tüketilmeleri vücutta birikim yapmadığı için çoğu zaman sorun oluşturmuyor. Yağda eriyen vitaminler (A, D, E, K vitaminleri) fazla alındığında vücutta birikiyor ve kontrolsüz kullanıldığı zaman “hipervitaminoz” denilen vitamin fazlalığına yol açabiliyor. Vitamin eksikliği kadar fazlalığı da bir sağlık sorunu haline dönüşüyor. Örneğin D vitamini fazla alındığında kalsiyum fazlalığının yanı sıra, D vitamini zehirlenmesine yol açıyor. Artmış D vitamini vücutta fazla kalsiyum emilmesine, dolayısıyla ciddi kalsiyum fazlalılığına neden oluyor. Bu da kalp ve böbrek sağlığı açısından ciddi ve önemli sonuçlar doğuruyor. Fazladan alınmış A vitamini, ciltte koyulaşmaya, pullanmaya, kafa içi basıncının artmasına, şiddetli baş ağrısına, görme sorunlarına neden olabiliyor. K vitamini ise kanın pıhtılaşmasına yönelik sorunları ortaya çıkarabiliyor.

Vücudunuz Vücudunuz Vücudunuz Vücudunuz Vücudunuz Vücudunuz Vücudunuz Vücudunuz ne zaman, hangi vitamine ihtiyaç duyar? yrgdrkivtm3

Fazla D vitamini almak kandaki kalsiyumu artırıyor

Aynı şekilde anne sütü ve özellikle de inek sütündeki D vitamini düzeyinin süt çocuğundaki ihtiyacı karşılamayabileceği için, çocuğa tedbir amaçlı D vitamini veriliyor. Örneklerden de anlaşılacağı gibi vitaminlerin belirli durumlarda tıbbi olarak kullanılması gerekiyor. Günümüzde doğal besinlerle alınması gereken vitaminler ihtiyaç oluşmadan ilaç olarak rastgele alınıyor. Vitamin kullanımı ile karşılaşılan sorunlar, bu ilaçların ilaç gibi değerlendirilmeyip masum ve zararsız sanılmaları gibi yanlış bir kanıdan kaynaklanıyor. Ancak doktor önerisi olmadan, kontrolsüz ve bilinçsiz vitamin kullanımı değişik sağlık sorunlarına da yol açabiliyor. Özellikle ihtiyaçtan fazla alındığında vücutta depo edilebilen yağda eriyen vitaminlerin fazlalığına daha sık rastlanılıyor.

Vitaminin fazlalığı hangi sorunlara yol açıyor?

D vitamini fazlalığı kan kalsiyum düzeyinde artmaya ve buna bağlı olarak kas krampları, kalp ritim problemleri, kabızlık gibi sorunlara yol açabiliyor.

A vitamini fazlalığı beyin basıncının artmasına, kas güçsüzlüğü, baş ağrısı ve görme sorunlarına sebep olabiliyor.

C vitamini vücutta depo edilmemesine rağmen idrarla atıldığı için bazı böbrek taşlarına yol açabiliyor.

Son dönemlerde yapılan bilimsel çalışmalar, yüksek dozda kullanılan E ve C vitaminlerinin akciğer kanserinin oluşumunu artırdığını gösteriyor.

Yine yapılan çalışmalarda, yüksek doz A, C ve E vitamini kullanmanın mide-bağırsak, prostat kanserinde kanser gelişimine neden olmasa bile beklenen yaşam süresini kısalttığı, tümörün büyümesi ve ilerlemesine katkı sağladığını gösteriyor.

Araştırmalar, doğal gıdalardan günlük ihtiyaç kadar alınan vitaminlerin ise herhangi bir soruna yol açmadığını gösteriyor.

Tüm bu nedenlerden dolayı ihtiyaç grupları dışında sağlıklı beslenmenin vitamin alımı için yeterli olduğu, ek vitamin ihtiyacının ise doktor tavsiyesine göre planlanmasının gerekliliği vurgulanıyor.

hthayat

kaynak: yorgo der ki

CENNET HURMASI (TRABZON HURMASININ) FAYDALARI

10343689_759261717551966_7209326386639476977_n[1]

Elma veya portakal büyüklüğünden olan trabzon hurması yani diğer ismi ile cennet gurması turuncu renkte olur. Hafif ekşi ve çok tatlı bir tadı vardır. Cennet hurmasının ağaç boyu 7 metreye kadar uzamaktadır. Cennet hurmasının içindeki vitaminler B1, B3, C vitaminlerinin yanı sıra yüksek olarak askorbik asitler içermektedir.

Trabzon hurması cennet hurmasının sağlığa yararları

-Kalp damar hastalıklarına iyi gelmektedir. Bağışıklık sistemimizi güçlendirir.
-Kansızlık sorununu ortadan kaldırır. A, B1, B2, B3, C vitaminleri sayesinde kansızlık sorunu ortadan kaldırmaktadır.
-Lif bakımından oldukça zengindir. Mide ve bağırsak sorununu ortadan kaldırır.
—Tansiyon ve kolesterol sorunu ortadan kaldırır.
İştahsızlık sorununu giderir.
Hücre ve dokuları yeniler.
-Trabzon hurması cennet hurmasının yaprakları cilt bakımın da önemli rol oynar. Cennet hurmasının yapraklarını suda kaynatın cilt bakımın da kullanabilirsiniz.
-Ülser ve gastrit hastalıklarına iyi gelmektedir.
-Kış aylarında grip ve soğuk algınlığı hastalıklarına nezle ve öksürük hastalıkları tedavisinde kullanılmaktadır.

Hurma pekmezinin faydaları

Kış aylarında hastalıklardan korunmak ve vücudun direncini artırmak için tüketilen doğal bir ilaç diyebiliriz.

–Kan akşını hızlandırır.
Ramazan aylarda tüketilen hurma pekmezi enerjinin kısa sürede toplanması sağlanır.
–Zihni açar ve beynin hızlı çalışmasını sağlar.
Bronşları açarak astım nöbetlerini aza indirir.
-Balgam söktürücü ve kuru öksürüğü tedavi eder.
-Boğaz iltihaplarına iyi gelmektedir.
-Kanser hastalığına karşı koruyu özelliği vardır.
-Trabzon hurması cennet hurmasının kullanımı

Hurma sağlığa oldukça faydalıdır. Anneler ve gelişmekte olan çocukların hemen hemen günlük tüketmesi gerekir. Yılın 12 ay boyunca tüketebilirsiniz. Diğer meyvelere nazaran bekledikçe besin gücü artmaktadır. Cennet hurmasını kış aylarında çıktığı için o aylarda tüketebilirsiniz. Trabzon hurması kış ayında yetiştiği soğuk algınlığı ve diğer kış hastalıklarına iyi gelmektedir.

Cennet meyvesi Hurmanın özellikleri

*Peklik (kabızlık) giderici ve besleyici özelliklere sahiptir.
*İshal, iştahsızlık, gastrit, bağırsak iltihaplarının tedavisinde kullanılabilir.
* Kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur.

Sevdikleriniz için lütfen paylaşın

Avokadonun İyi Geldiği 11 Durum

avokado[1]

 

Avokado birçok doğal tedavi yönteminde kullanılır. Bağırsak problemlerini gidermeye yardımcı olur, görüşünüzü sağlamlaştırır ve cildin yaşlanmasını yavaşlattığı, ayrıca saçı parlak ve yumuşak bir hale getirdiği için güzellik alanında da tercih edilir.

Avokado Meksika’ya özgü bir meyvedir ve birçok faydalı özelliğe sahiptir. Şekli armuda benzer, koyu yeşil bir kabuğu vardır ve içi çarpıcı derecede açık yeşildir ve son olarak merkezinde de kocaman bir çekirdeği vardır. Avokado birçok doğal tedavi yönteminde kullanılması gereken besin ögelerini içerir. Avokadonun doğal tedavi yöntemlerini keşfetmeye hazır mısınız? 

Avokadonun Özellikleri

Avokado ağacı 20 metreye kadar uzayabilir ve yılda 120 meyve verir ve bu meyveler bu ağacın yenilebilen tek kısmıdır çünkü yaprakları zehirlidir (özellikle de hayvanlar için).

Aztekler avokadoyu doğurganlığın meyvesi olarak görmüşlerdir. Onların dilindeki ”ahucuatl” kelimesi de ”testis” anlamına gelmektedir. Aynı zamanda avokadonun afrodizyak etkisi olduğuna inanmışlardır, bu zamandan beridir avokado erkeklerin cinsellik problemlerini tedavi etmek için kullanılmaktadır.

Aynı zamanda, avokado kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar ve sağlık için iyi olan mono doymamış yağlar (bunlar kolesterol seviyesini düşürür, atardamarları korur ve kan damarlarını açmaya yardım ederek kan akışının daha sağlıklı olmasını sağlar) ve çok miktarda E vitamini içerir. Fakat diyet yapan bir çok insan yüksek kalori seviyesinden (1 meyvede 227 kalori) ötürü bu meyveyi yememektedir.

yesil avokado

Avokado 10 adet önemli doğal mineral elementini içerir:

  • Çinko
  • Sodyum
  • Selenyum
  • Bakır
  • Potasyum
  • Manganez
  • Magnezyum
  • Demir
  • Fosfor
  • Kalsiyum

Bunların hepsinin bir faydası vardır, örneğin hücre metabolizmasının çalışmasına yardımcı olurlar. Avokadoda aynı zamanda bağırsak kurtlarını temizleyen oleik asit ve bazı kanser türlerini, özellikle de akciğer kanserini engelleyen, serbest kökler vardır. A ve B6 vitamini ve folik asit kaynağı olmasından ötürü de romatizmal eklem iltihabından ve diyabetten muzdarip kişiler için de avokado tüketimi önerilmektedir.

Avokado aynı zamanda gazın yok edilmesine yardımcı olur, görüşü güçlendirir, kanayan diş etlerini onarır, kemikleri güçlendirir, nezle ve gribe iyi gelir, ishal ile savaşır, kabızlığa karşı etkilidir ve baş ağrısını rahatlatır.

Avokadonun diğer özellikleri (özellikle de avokadonun yağı); cildin yaşlanmasını geciktirir, kırışıklıkları azaltarak cilde sağlıklı ve yumuşak bir görünüm verir. Saçların parlak ve yumuşak olmasını sağlar, derideki çatlakları azaltır ve kuru cildi kontrol eder. Ayrıca, kepekle, bitle ve sirke ile savaşır.

avokado1

Avokadonun Kullanılabileceği Doğal Tedaviler

Kepeği Önlemek İçin

kepek

Avokadonun çekirdeğini hint yağı ile öğütün ve bu karışım ile kafa derinizi ovun. Plastik bir bone ile başınızı kapatın ve 2 saat bekletin, ardından ılık su ile durulayın. En son da normalde nasıl yıkıyorsanız öyle yıkayın.

Bağırsak Kurtlarından Kurtulmak İçin

Avokadonun çekirdeğinden yapılmış veya kabuğunu sıcak suda bekleterek elde edilmiş çayı aç karnına için.

Bit ve Sirkelerden Kurtulmak İçin

5 adet ezilmiş avokado çekirdeğini bir dal sedef otu ile birlikte 230 ml suda  kaynatın. Biraz soğumaya bırakın ve ılıdığında kafa derinizi bu karışım ile ovun. Sonra başınızı bir havlu ile kapatarak 30 dakika bekletin. Ilık su ile durulayın, ardından şampuan ve saç kremi ile saçınızı yıkayın.

Kırışıklıklarla Savaşmak İçin

kirisiklik

1 adet avokadoyu ikiye bölün ve içini çıkarın. İyice ezin ve yumuşak hamur gibi bir kıvam elde edinceye kadar üzerine birkaç damla zeytinyağı damlatın. Yüzünüzü ve boynunuzu temizleyip üzerine bu karışımı uygulayın. 30 dakika bekletin ve ılık su ile durulayın. Daha sonra da ev yapımı bir nemlendirici ile cildinizi nemlendirin.

Çatlamış Dudakları Yumuşatmak İçin

1 yemek kaşığı hindistancevizi yağını, yarım çay kaşığı karite yağını ve yarım çay kaşığı avokado yağını bir kapta güzelce eritin. İyice karıştırın ve kapağını kapatarak soğumasını bekleyin. Ardından buzdolabında bekletin ve her gece dudaklarınıza uygulayın fakat ardından durulamayın.

Sedef Hastalığını Azaltmak İçin

Avokadoyu ortadan bölün, ve içini doğrudan hastalıklı bölgeye uygulayın. Diğer bir alternatif ise, kulak pamuğunu avokado yağına batırıp bu bölgelere uygulamaktır.

Kolesterolü Kontrol Etmek İçin

kolesterol

Her gün 1 adet avokado yiyin, sandviçlerde mayonez yerine kullanın, salatanızın içine koyun veya öğleden sonra atıştırmalığı olarak tüketin. Bu 1 ay içerisinde trigliserit oranınızı %15 oranında düşürecektir.

Kuru Saçı Nemlendirmek İçin

1 bardak mayonez ile olgun bir avokadonun içinin yarısını yumuşak hamur kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Bu karışımı saçınıza uygulayın, sıcak bir havlu ile saçınızı sarın ve 20 dakika bekletin. Ilık su ile durulayın ve ardından normalde saçınızı nasıl yıkıyorsanız o şekilde yıkayın. Bunu haftada 1 olacak şekilde tekrar edin. Eğer daha sağlıklı bir alternatif istiyorsanız, mayonez yerine yumurta ve limon suyu kullanabilirsiniz.

Çatlakları Önlemek İçin

Çatlaklar genellikle gebelik sonrasında veya ani kilo alıp vermenin sonucunda oluşur. Bu görüntüden kurtulmak için, orta boy bir avokadonun içini 1 yemek kaşığı limon suyu ve 1 yemek kaşığı bal ile karıştırın. Yumuşak hamur kıvamı elde ettiğinizde, zarar görmüş bölgeye, cildinizi temizledikten sonra dairesel hareketlerle uygulayın. Daha sonra ılık su ile durulayın ve nemlendirici sürün.

Ülser ve Ağızdaki Aftları Engellemek İçin

aft

Bir parça avokado kabuğunu yıkayın ve yutmadan çiğneyin. Çiğneme esnasında çıkan suyun ağzınızda yayılmasını sağlayın. Bunu birkaç kez tekrar edin ve daha sonra avokadoyu ağzınızdan çıkarın.

İshali Önlemek İçin

Avokadonun çekirdeğini yıkayın ve bir kaseye koyun. Fırına koyup pişirin ve sonra toz haline gelinceye kadar rendeleyin. 2 yemek kaşığı tozu 1 bardak ılık suda çözün ve bunu için.

kaynak: sağlıa bir adım

yesil avokado

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

KORONER ATARDAMAR TIKANMASI..!

1005031_758650634279741_7668365175133586779_n[1]

Atardamarlar, yaş ilerledikçe sertleşebilir fakat bu süreci hızlandıran bir çok sebep vardır, örneğin; tütün kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı veya sağlıksız beslenme.
Koroner atardamarlar oksijence zengin kanı kalp kaslarına taşımak ile görevlidirler. Bu atardamarlar tıkanmaya başladığı zaman koroner atardamar hastalığına yol açarlar, bu da kalbe giden kanın azalmasına sebep olur ki bu da çok tehlikeli bir sağlık durumudur.

Eğer atardamarlar tamamen tıkanırsa, kalbin bu bölümlerinin zarar görmesi muhtemeldir. Bir çok durumda en kötü senaryo kalp kasının ölümüdür, ve bu son evresinde ölüme neden olabilen çok yaygın bir hastalıktır.

Koroner atardamarları tıkanan kişilerin kalp krizi geçirmesi veya miyokard infraktüsü geçirme riski çok yüksektir. Bu hastalık hem kadınları hem de erkekleri etkiler ve iki tarafta da ölüm oranları oldukça yüksektir.

Kalp Hastalıklarına Sebep Olan Şeyler Nelerdir?

Koroner atardamarların tıkanmasının esas sebebi atardamarların içinde yağsı maddelerin birikmesidir. Bu da kan içerisinde kolesterol, kalsiyum ve diğer maddelerin oluşmasına sebep olur. Koroner kalp hastalığının temel sebepleri şunlardır:

-Kalp kasına kan götüren atardamar duvarlarının kalınlaşması.
-Koroner atardamarların içerisinde yağ birikmesi.
-Koroner atardamarların daralması.
-Koroner atardamarlardaki kanın pıhtılaşması sebebiyle oluşan kan akışının engellenmesi.
-Koroner atardamarlardaki yangı.
-Tıkanma nerede olduğu farketmeksizin bir veya birden daha fazla koroner atardamar içerisinde gerçekleşebilir ve şiddeti de birbirinden farklı olabilir. Kalp kasına düzgün kan akışını engellediğinden dolayı semptomları göğüs ağrısı ve/veya nefes darlığı olarak görülebilir.

Kalp Hastalığının Belirtileri Neelrdir?

Koroner atardamar tıkanmasının en zor tarafı seneler geçtikçe oluşmasıdır. Bu çok büyük bir risk oluşturur çünkü erken dönemlerinde herhangi spesifik bir semptom görülmez ve hastalık tedavi etmesi zor bir duruma gelene kadar kendini göstermeyebilir. Koroner atardamar hastalığının semptomları kişiden kişiye değişebilir, fakat genellikle görülen semptomlar şunlardır:

-Rahat edememe veya göğüs ağrısı (anjina).
-Nefes alıp vermede zorlanma.
-Ayaklarda ödem veya sıvı tutulumu.
-Spordan sonra aşırı yorgunluk ve kırgınlık.
-Kollarda veya omuzlarda ağrı ve acı.
-Aşırı terleme.
-Bulantı.

Koroner Atardamarların Tıkanmasını Önlemek Mümkün Müdür?

Diğer kronik hastalıklar gibi, sağlıklı bir yaşam sürmek koroner kalp hastalığının önlenmesinin anahtarıdır. Aşağıda size günlük hayatınıza uygulayarak koroner kalp hastalığından korunmanız için bazı öneriler vereceğiz.

-Sağlıklı bir kiloda kalmaya çalışın ve aşırı kilolu olmaktan kaçının.
-Tam tahıllı gıdaların, meyve ve sebzelerin tüketimini arttırmaya çalışın çünkü bunlar atardamarları temizlemek için vazgeçilmez besinlerdir ve kalp sağlığına faydaları vardır. Aynı zamanda, doymuş yağlardan, kırmızı etten ve işlenmiş etlerin tüketiminden de kaçınmalısınız.
-Yaşınıza ve fiziksel kabiliyetinize uygun bir spor rutinine başlayın.
-Eğer sigara içmek gibi kötü bir alışkanlığınız varsa, bunu bırakmak için yardım almaya başlayın.
-Eğer hipertansiyon veya diyabetten muzdaripseniz, düzenli sağlık kontrollerine gitmeniz iki hastalığın da sonuçlarından kaçınmanız için çok önemlidir.
-Günlük olarak düşük dozda aspirin almak koroner atardamarların tıkanmasını engelleyebilir, fakat bunu yapmadan önce bir doktora danışmanız çok önemlidir.
-İyi kolesterol tüketimini arttırın, kötü kolesterol ve trigliserit tüketimi seviyesini düşürerek sağlıklı bir hayat sürmeye çalışın.

Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın..!

kaynak: sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Narenciye Kürü…

12391243_783011451844054_7258375285425844069_n[1]

1 Mandalina

1 Limon

1 Greyfurt

1 Tatlı Kaşığı Yeşil Çay

Meyvelerin suyunu sıkarak kabuklarından birer parmak kadar kesin. Tüm malzameleri mutfak robotuna yerleştirin. Yeşil çay ve kabuklar iyice parçalandıktan sonra , kürünüz hazır hale gelir. Afiyet olsun

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Karaciğer Temizliği İçin Kuru Üzüm Suyu

1-raisin-water[1]

Kuru üzümün yararlarını hiç duymuş muydunuz? Kuru üzüm özellikle sağlıklı bir karaciğer için beslenmenize harika bir ektir. Biz yazılarımızda genelde karaciğerinizi arındırmak ve güçlendirmek için basit ve doğal tedaviler öneriyoruz ve bugün sizlere harika sonuçlar vermesi garanti olan bir tedaviden bahsedeceğiz.

Peki kuru üzüm suyunun arkasında yatan büyük sır nedir? Kuru üzüm suyu kan dolaşımınızı daha etkili şekilde temizlemeye yardımcı olacak, karaciğerde bulunan özel biyokimyasal işlemleri uyarır. Kuru üzüm suyunun faydaları ağırlıklı olarak, sizin de bildiğiniz gibi, üzümlerin kendisinden gelmektedir. Bu tedaviyi dört gün arka arkaya uygularsanız, sindiriminizin kolaylaştığını ve daha çok enerjiniz olduğunu fark edeceksiniz. Bu fırsatı gerçekten kaçırmak ister miydiniz?

Kuru üzüm suyunun faydalarının ne olduğunu biliyor musunuz?

kuru-üzümDoktorlar genelde kalbiniz için, kötü kolesterolden kurtulmak, trigliserit seviyenizi düşürmek ve kabızlığı ya da mide bulantısını önlemek için sabahları kuru üzüm yemenizi önerir.

Kuru üzüm doğal vitamin ve mineral kaynağıdır, ancak bu faydalar kuru üzümlerin içinde bekletildiği suyu tüketirseniz katbekat artar. Bunun sebebi ise üzümün şeker içeriğinin düşmesidir ve bu sayede karaciğeriniz için harika bir doğal tedavi elde etmiş olursunuz.

Size şimdi bunun nasıl olduğunu açıklayalım!

Doğal antioksidan kaynağı

Kuru üzümlerin en iyi doğal antioksidan kaynaklarından biri olduğunu hatırlamak önemlidir. Kuru üzümün sizi serbest radikallere karşı koruyup hastalıklara karşı savunmanızı güçlendiren biyoflavonoid yönünden zengin bir meyve olan üzümlerin kurutulmasıyla elde edildiklerini de hatırlayalım.

Kuru üzümler ve kuru üzüm suyu geleneksel olarak çeşitli kalp ve karaciğer hastalıklarının meydana gelmesini önlemek için kullanılmaktadır. Bu bilgi de hatırlamaya değer.

Vücudun detoksuna yardımcı olur

Bildiğiniz gibi, hem karaciğer hem böbrekler, vücutta biriken ve sonunda sizi hasta eden toksinleri ve ağır metalleri atarak kanınızı temizleyen hayati organlardır. Ancak bazen bu önemli işlevler çok fazla yağlı yiyecek yemekten günlük olumsuz alışkanlıklara kadar yanlış beslenme seçenekleriyle kısıtlanmaktadır.

En az ayda bir defa dört gün üst üste kuru üzüm suyu içmek karaciğerinizin özellikle temizlenme bakımından işlevlerini daha iyi yerine getirmesine yardımcı olacak ve kendinizi ağır hissettiğiniz veya sindiriminizin yavaşlayıp ağrılı olduğu zamanlarda faydalarını hissedeceksiniz.

Sindirime destek olur

Kuru üzüm suyu içmek kan dolaşımını arındırmak ve karaciğerin fonksiyonlarını yerine getirmesini sağlamak için basit ama etkili bir yöntemdir ve aynı zamanda sindiriminizi de daha sağlıklı hale getirir. Mide asitlerinin ayrılmasını teşvik ederek yemeğinizi daha iyi sindirmenize ve besin maddelerinin emilmesine yardımcı olur. Siz de bu faydaları kuru üzüm suyu rutininize başladıktan iki gün sonra fark etmeye başlayacaksınız.

Kuru üzüm suyu nasıl yapılır?

kuru-üzüm-suyuMalzemeler

  • 2 bardak su (400 ml)
  • 150 gram kuru üzüm

Hazırlanışı

çay

  • Öncelikle, kuru üzümlerinizi dikkatlice seçmenizi tavsiye ediyoruz. Çok parlak olanları seçmeyin; çünkü parıltıları doğal değildir ve aslında onları daha güzel göstermek için uygulanan kimyasal işlemlerin sonucudur. Rengi daha koyu olan ve ne çok sert ne çok yumuşak olan kuru üzümleri tercih edin. Temiz olmalarına özen gösterin.
  • Kuru üzümleri yıkayıp bir kenara ayırın.
  • İki bardak suyu kaynatın. İçine kuru üzümleri atın ve 20 dakika boyunca yavaşça kaynatın. Çok basit. Ama üzümlerin geceden bu su içinde ıslatılmaları gerektiğinden işiniz bu kadarla bitmiyor.
  • Ertesi sabah, kuru üzümlerin suyunu süzün ve bu leziz suyu yeniden ısıtın. Suyu tercihinize göre sıcak veya ılık içebilirsiniz, ancak en önemlisi aç karna içmeniz. Ardından kahvaltıdan önce 30 ile 35 dakika kadar bekleyin.
  • İdeal olarak bunu arka arkaya birkaç gün tekrar etmeniz ve ertesi sabah uyanır uyanmaz kuru üzüm suyunuz içecek şekilde geceden hazırlamanız gerekiyor.
  • Bu rutini en az dört gün takip etmeyi unutmayın. Her zaman rengi en koyu üzümleri seçin ve sağlığınıza zarar verebilecek herhangi bir işlemden geçmemiş olanları seçin. Organik kuru üzüm alın veya kimyasallara ya da böcek ilaçlarına maruz kalmamış olanları almaya özen gösterin.
  • Bu tedaviyi ayda bir kez kullanabilirsiniz; hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır. En ilginç olan nokta ise normalde kuru üzümlerde bolca bulunan şekeri bu sayede almıyor olmanız. Aynı zamanda yağ oranı düşük olan ve bol miktarda taze sebze meyve içeren bir beslenme de uygularsanız, genel olarak daha sağlıklı bir karaciğere sahip olacaksınız ve kuru üzüm suyu da rutininizin harika bir tamamlayıcısı olacak.
  • kaynak: sağlıa bir adım

Evde Elma Sirkesi Yapımı…

 10301205_10156319482370557_7217947236094879754_n[1]

 

Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu Evde Elma Sirkesi Yapımı
Evde Elma Sirkesi için Malzemeler:

8-9 adet doğal elma

2 litre temiz su

2 yemek kaşığı bal

1 tatlı kaşığı tuz ( kaya tuzu olursa daha iyi olur )

2 litrelik kavanoz veya bir kap

Elmaların sap ve çekirdekleri ayıklanır, güzelce doğranır ve temiz bir kab içine alınır, üzerini hafif geçecek kadar su eklenir ve diğer malzemeler konur. Kab üzerine bir tülbent konur ve mümkünse tülbent bağlanır ki böcek ve sinekler girmesin. İlk günler her gün, ileri ki haftalarda ise haftada bir karıştırılır. İlk haftadan sonra kavanoz çevresinde küçük sirke sinekleri görmeye başlarsınız bu normal bir durumdur. Bu tür sirkenin oluşması için en az iki ay süre gerekmektedir. Sirke hazır olunca içerisinde bir tabaka mantar küfü oluşabilir. Buda normal bir durumdur bu tabaka bir maya tabakasıdır. Bu maya tabakasıyla; bal kullanmadan diğer yapacağınız elma sirkesini mayalayabilirsiniz.

Evde organik elma sirkesi yapımı ile ilgili bilinmesi gerekenler:

Sirkeniz ne kadar çok beklerse o kadar kendine özgü ve kaliteli olur. Eğer sirkenizin kalitesini arttırmak isterseniz; 15- 20 süreden sonra karışımı süzüp, oluşan sirke içine iki üç adet nohut, bir parça ekmek, az miktarda kaya tuzu atın ve kavanozun ağzını kapatarak 40 gün bekletin. Daha sonra süzün.

kaynak: sağlıkla kal sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bir Haftada Eklem Ağrısından Kurtulun

eklem-agrısı[1]

Kas ve eklem ağrısı bir incinme, fazla basınç ve benzeri durumlarda oluşabilir. Eklem ağrısından dolayı kişinin yaşam kalitesi etkilenir çünkü bu ağrı günlük aktiviteleri yapmaya engel olur. İyi haber şu ki, bu durum doğal yollarla tedavi edilebilir ve kısa sürede rahatlık veren tedavi yöntemleri vardır.

Kas ve eklem ağrısını rahatlatmak için alternatif ve doğal tıpta bir çok yöntem olsa da bugün sizlere ağrıyı 7 günde alacak bir yöntem sunacağız. 

Bu yöntem ne içeriyor?

  • Başlamak için, yaklaşık 150 gram jelatin alın, özellikle tatsız olanını tercih edin. (Bu miktar bir aylık tedavi için yeterli olacak)
  • İki yemek kaşığı jelatini  ¼ bardak suya koyun ve bir gece bekletin.
  • Bir sonraki sabah jelatin şişmiş olacak ve biraz bal, yoğurt veya meyve suyu ile yiyebilirsiniz. Boş mideye ve kahvaltıdan en az 30 dakika önce yemeniz önemli.
  • Bu tedaviyi bir ay uygulamalısınız, ama kas ve eklem ağrısı çekenler 7 günde daha iyi hissedeceklerdir. Özellikle sırt, eklem, omurga ve boyun ağrısı çekenler için idealdir. Bu yöntem eklemlerin yağlanmasına yardımcı olacak. 

Jelatin eklemlere neden iyi geliyor?

jelatin1

Jelatin marketlerde yaygın, ucuza alabileceğimiz ve tatlılarda kullanabileceğimiz bir ürün. İçeriğinde yüksek oranda protein vardır, bu da hayvan kolajeninden elde edilir (ineklerin kemik ve derisinden alınır), tariflerde sabitleştirici, bağlayıcı ve yoğunlaştırıcı olarak kullanılır.

Jelatinin eklemlere iyi geldiği söylenir çünkü içinde prolin ve hidroksiprolin adlı iki aminoasit bulunur. Bunlar bağ dokularının onarır. Jelatin yemek yardımcı olacaktır, dolayısıyla iç eklemlerin bağ dokularını tamir etmekte faydalıdır.

Jelatinin diğer yararları

jelatin

Jelatinin sağlığa bir çok yararı vardır. Aşağıda bunlardan bazılarını sıraladık:

  • Arginin ve glisin aminoasitleri açısından zengindir, bunlar kas gelişimini uyarır. 
  • Kolestrol veya yağ içermez, ayrıca metabolizmayı destekler, dolayısıyla kilo vermeye yardımcı olur.
  • Yemeklere jelatin ekleyerek, et ve süt ürünlerinin sindirimini kolaylaştırabilirsiniz. Ayrıca jelatin karın şişkinliğine iyi gelir ve hormonları düzenler. 
  • Düzenli jelatin tüketimi osteoartrit ve kemik erimesini önler. 
  • Tendon ve bağlara esneklik ve güç kazandırır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Saç ve tırnak uzamasını destekler.
  • 18 aminoasit içerir, bunların 8 tanesi vücudun kendi kendine üretemeyeceği ve sadece gıdalardan alabileceği aminoasitlerdir.
  • Florür içerir. Bu kimyasal madde küçük miktarda kullanılması durumunda diş minelerini korumaya yardımcı olur. 
  • Deri kolajeninin yeniden üretimine yardımcı olur, bu da kemik, tendon, bağ ve kıkırdakların zayıflaması durumunda ihtiyaç duyduğumuz bir maddedir.
  • Mide yanması, gastrit gibi mide hastalıklarıyla savaşmak için birebirdir ve aşırı mide asidi üretimini engeller.
  • Doygunluk veya tokluk yaratırken iştahı da kontrol altına alır, bu yüzden kilo vermede yardımcıdır.
  • kaynak: sağlığa birr adım

KİNDER SÜRPRİZ YUMURTA AMERİKA ve KANADA’DA YASAK. YA BİZDE..?

10313453_756573861154085_6578071667824362610_n[2]

Özellikle çocuklarımızın severek tükettiği bu sürpriz yumurtalar, sağlık açısından çok riskli olduğu ve kanserojen madde içerdiği için Amerika ve Kanada’da yasaklanmış durumda.

..

Herkes çocuklarına Kinder sürpriz yumurtadan almıştır. Ancak Amerika Birleşik Devletleri’nde bunu yapamazsınız. Üstelik yasaklanmasının sebebi çikolatanın içindeki çocukların yutması muhtemel ufak oyuncaklar değil. Yasaklanmasının tek nedeni içinde yenilemez madde bulunması ve Gıda ve İlaç İdaresi’nin bu konuda kararının bulunmasıdır.

Plastik kaplar gıda ile temas ettiğinde çok tehlikeli bir kanserojen olan BISFENOL-A (BPA) VE DİOKSİN maddesi ortama geçmektedir. Dioksinin kanser hastalığı yaptığı birçok bilimsel çalışma tarafından ortaya konulmuş ve Uluslar arası Kanser Araştırma Enstitüsü tarafından da açıklanmıştır.

Bisfenol-A ve Dioksinler vücuda girer ve vücutta yağ dokusunda depolanır ve uzun süre atılamayarak birikir.

..

KİNDER SÜRPRİZ YUMURTAYI AMERİKA ve KANADA YASAKLADI…!

Peki sizler ?

Amerika’nın ve Kanada’nın kendi çocuklarının sağlığı için yasaklamış olduğu kinder sürpriz yumurtayı hala nasıl çocuklarınıza yediriyorsunuz?

Bazı şeyler için ne zaman önlem almayı düşünüyorsunuz?Çocuklarınız yada siz sağlığınız kaybedincen mi?

Lütfen birilerinin çocuklarımızın sağlığı ile oynamalarına izin vermeyelim.Toplum olarak bazı şeyleri el birliğiyle halledebiliriz.

Bize düşen görev bu yazıyı sizlerle paylaşmak. Lütfen siz de duyarlı olun ve sevdikleriniz için bu gönderiyi PAYLAŞIN..!

Kaynaklar:sağlık hanerleri facebook sayfası

Bağırsaklarınızı Toksinlerden Arındırın

Bağırsaklarımız, vücudumuzu temizleyici organlardandır. Görevleri çok önemlidir, çünkü yediğimiz besinleri ayrıştırmakla sorumludurlar; böylelikle de kan, faydalı olacak besleyicileri tükettiğimiz bu besinlerden emebilmektedir. Bu göreve ilaveten, bağırsaklar, vücudumuzu fazla atıklardan arındırırlar. Takip eden makaleyi okuyarak bağırsakları temizleyebilmenin, onları doğal tedaviler ve sağlıklı alışkanlıklar sayesinde toksik içeriklerden arındırabilmenin yollarını öğrenebilirsiniz.

Vücudu temizlemek ve vücuda alınan maddeleri filtrelemekle sorumlu diğer tüm organlarda, örneğin karaciğer ve böbreklerde olduğu gibi, yaşam tarzınız, kirliliğe maruz kalma oranınız ve sağlıksız beslenme koşulları bağırsaklarınızın fazla çalışmalarına ve fonksiyonlarını doğru şekilde gerçekleştirememelerine sebep olabilir. Bu durum da, bağırsaklarınızın yüksek miktarlarda toksik madde biriktirmesine sebep olur. Eğer bu olursa, zaman içinde sağlığınızı tehdit eder aşamaya ulaşabilir ve kötü nefes, mide ekşimesi, karın ve bağırsaklarda ağırlık hissi, zayıf sindirim, ishal, gaz ve bazı durumlarda ise baş ağrısı ve uykusuzluk gibi semptomlarla kendisini hissettirmeye başlayabilir.

Evde Bağırsaklarınızı Temizlemenin Beş Basit Yolu

Eğer, bağırsaklarınızı ev tedavileri ile temizlemek istiyorsanız, bunu sağlıklı ve etkili yollarla yapmak için, aşağıda tavsiye edeceğimiz yöntemleri dikkate almalısınız.

Daha fazla su için: Bağırsak temizleme işlemi susuz kalmanıza yol açabilir; dolayısı ile her gün tükettiğiniz su miktarını arttırmalısınız. Bol su içmek, hem vücudunuzu nemlendirir hem de vücudunuzun toksinleri ve bağırsaklarınızda birikmiş olan dışkıyı atmasına yardımcı olur. Daha güçlü bir etki için, oda sıcaklığındaki suyu, bir miktar limon ile birlikte tüketin.

  • Diyet: Bağırsak temizliği yapıyorken, bol taze sebze ve meyve içerikli, sindirimi kolay ve hafif besinlerden oluşan bir beslenme diyetini tercih etmelisiniz. Büyük öğünler tüketmekten kaçının, çünkü bu bağırsaklarınız için fazla mesai anlamına gelmektedir ve temizleme sürecini olumsuz etkiler. Bol bol sıvı, sebze çorbası gibi besinler tüketmenizi tavsiye ederiz. Bu sayede vücudun doğal elektrolitlerini de geri kazandırmış olursunuz.
  • Vitaminler ve takviyeler: Bağırsaklarınızı temizleme işlemi, geçici süreli de olsa önemli besleyiciler ve tamamlayıcıların kaybına neden olur. Eğer mümkünse, kaybettiklerinizi doğal vitamin ve besin kaynakları tüketerek geri kazanmalısınız. C vitamini tüketiminizi arttırın çünkü bu bağışıklık sisteminizin güçlenmesine yardımcı olur.
  • Daha fazla probiyotik tüketin: Bağırsak temizliği esnasında daha fazla probiyotik tüketiyor olmak çok önemlidir, çünkü temizlik sürecinde iyi bakteriler de kötüleri ile birlikte vücuttan atılabilir. Probiyotik tüketerek bu kaybı giderebilir ve vücudunuzu faydalı bakterilerle doldurabilirsiniz.
  • Detoks banyosu: Bağırsaklarınızı arındırabilmek için size verebileceğimiz son tavsiye, şifalı bitkilerle zenginleştirilmiş bir banyodur. Bu sayede, toksinlerin cildinizden atılmasına yardımcı olursunuz. İdeal olanı, bitkileri suda kaynatmak; sonrasında da, vücudunuzu bir havlu veya battaniye ile sararak, buharın deriniz yolu ile emilmesini sağlamaktır.

 

Bağırsakları Temizleyici Meyve Suyu

Ananas-suyu

Bu güçlü meyve suyu, bağırsaklarınızı temizleyici ve vücudunuzu gereksiz tüm toksinlerden arındırmaya teşvik edici özelliktedir. Çilek, ananas ve maydanoz kullanılarak yapılır ve sindirim ile arındırıcı organlara olan yararları ile bilinir. Kabızlık ile savaşmanıza, bağırsak iltihaplarının azaltılmasına, gaz probleminin giderilmesine ve sindirim sisteminizin temizlenmesine yardımcıdır.

Malzemeler

  • Yarım fincan doğranmış çilek,
  • İki dilim doğanmış ananas,
  • Bir dal doğranmış maydanoz,
  • Bir fincan su veya maden suyu.

Nasıl Hazırlanır?

Tüm malzemeleri karıştırıcıya ekleyin ve güzelce karıştırarak servis edin. Bu meyve suyunu tüketmek için en ideal vakit kahvaltı veya herhangi bir ağır öğün öncesidir.

Çaylar

Eğer bağırsaklarınızı çay tüketerek temizlemeyi tercih ediyorsanız, size enginar çayını ve devedikeni sütü çayını tavsiye edebiliriz. Her iki bitki de, vücudun atıklardan arındırıcı sistemlerini temizlemesini ve toksinlerden arındırmasını teşvik edici özellikleri ile bilinmektedirler.

Arnavut Biberi

Kırmızı-biber-çayı

Arnavut biberi, arındırıcı özellikleri sayesinde, bağırsakları temizleme dendiğinde akla ilk gelen besinlerdendir. Bu baharatı, doğal smoothie yapımında kullanabilir veya bir miktar limon ekleyerek çay yapabilirsiniz. Bu içecekleri günde birkaç kez tüketebilirsiniz.

Yosun

Plantago psyllium olarak bilinen bitki ve su yosunu, bağırsaklarımızda bulunan toksinlerin emilimi ve sonrasında vücuttan atılması konusunda yardımcıdır. Bu iki bitki de jel formundadır ve dışkının yağlanmasına yardımcıdır, dolayısı ile kabızlık gibi problemlerle savaşta ve tahriş olabilir bağırsak sendromuna karşı kullanımda mükemmeldirler.

kaynak: sağlığa bir adım

DİYETTEYİM ŞEKER YERİNE TATLANDICI KULLANIRIM DİYENLER:

hamilelikte-light-urunler[1] hamilelikte-light-urunler[1]

ASPARTAM :%40 aspartik asit (aspartat), %50 fenilalanin + %10 metanol (metil alkol).
Genelde ” şekersiz, sıfır kalori ” yazan ürünlerde bulunur, ( E951 ) şekerden 200 kat daha tatlıdır. içerisinde %10 oranında Metanol vardır. Her hangi bir ürünün içeriğinde Fenilalanin yazıyor ise Aspartam içeriyor demektir. Çok güçlü bir nörotoksindir. duyarlı kişilerde aşağıda sıralamış olduğum problemlere neden olabilir.
-Hiperaktivite ( ilk yapılması gereken cips ve kolanın yasaklanmasıdır)
-Disleksi, Hafıza kaybı
-Kas spazmı, Fibromyalji
-Egzema
-Tinnitus ( kulak çınlaması)
-İrritabl Barsak Sendromu
-Kronik yorgunluk sendromu
-Tip 2 Diyabet
-Multıbl Skleroz
-Konvülsiyon, epilepsi
-Psikoz
-Alzhaimer
-Huntington Koresi
-Motor Nöron Hastalığı
-mental gerilik
-Parkinson
-Kanser
Metanol ise Merkezi sinir sisteminde ki myelin kılıfın yapısını bozar. ayrıca körlüğe kadar gidebilecek görme bozukluklarına neden olabilir.
Ayrıca Aspartam tarafından sekteye uğratılan biyokimyasal süreç nedeniyle
-Öğrenme bozukluğu
-Hafıza kaybı
-Hipotroidi
-İmmünite bozuklukları oluşabilmektedir.
Ağır-Korkutucu tanılar almış ve hatta ” ömür boyu iyileşmeyecek ” denilen çocuğunuz belkide sadece Aspartam tarafından zehirleniyordur…!!

Kaynak: Sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay