Bronşlarınızı Doğal Yollarla Temizleyin

Bronşlarınızı temizlemeye ne zaman ihtiyaç duyarsınız? Ne zaman bronşlarınız ile ilgili bir problem yaşarsanız, örneğin iltihap veya aşırı mukus oluşumu gibi, bu durum sizi normal olarak nefes alıp vermekten alıkoyar.

Bildiğiniz üzere bu tür rahatsızlıklar özel ilaç tedavileri ve ilgi gerektirirler. Yaşınız kaç olursa olsun, hem çocuklar hem de yetişkinler, bronşları ile ilgili rahatsızlıklar yaşayabilirler. Bu makalede, bu tarz problemleri daha başından engelleyebilmenize yardımcı olacak bazı ipuçlarını sizlerle paylaşacağız.

Bronşlarınızı Temizleyici Tedaviler

1. Okaliptüs Çayı

Okaliptüs

Okaliptüs, harika bir dekonjestandır ve bronşlarınızla ilgili problemleri iyileştirmede olduğu kadar, soğuk algınlığı ve grip tedavisinde de oldukça etkilidir. Eğer bu muhteşem bitkiden faydalanmak istiyorsanız, takip eden kullanım şekillerini uygulamalısınız:

  • Bir litre suyu ısıtın ve kaynamaya başladığında içerisine 5 gram okaliptüs yaprağı ekleyin.
  • Yeniden kaynamaya başladığında altını kapatın ve beklemeye bırakın.
  • Bu çaydan küçük porsiyonlar halinde, gün boyunca tüketebilirsiniz. İçerken, çayın oda sıcaklığında olduğundan emin olmalısınız, soğuk olarak tüketmemelisiniz.

Eğer bronş sağlığınızı iyileştirmek istiyorsanız, okaliptüs buharını soluyarak da tedavi uygulayabilirsiniz.

  • Bunun için, iki litre suyu kaynatın ve içine 100 gram okaliptüs yaprağı ekleyin. Başınızın üzerine bir havlu örtün ve bu basit, demlenmiş sıvıdan gün boyunca iki defa solumak sureti ile faydalanın. Sağlığınızla ilgili harikalar yaratacağını göreceksiniz.

2. Ballı Havuç Suyu

Havuç-püresi

Şaşırdınız değil mi? Havuç suyuna bal karıştırmak, şişmiş bronşlarınızı iyileştirme ve mukusu yok etme konularında, inanılmaz etkilidir. Bu tedavi, burun ve boğaz tıkanıklığından kurtulmanıza ve daha kolay nefes alabilmenize yardımcıdır.

  • Havuç suyu, yüksek miktarda beta karoten ve A vitamini içermektedir.
  • Bal ile karıştırıldığında, vitamin açısından zengin ve doğal bir antibiyotik elde etmiş olursunuz ki bu da iltihabı yok edici ve şişmeyi azaltıcı etki eder.
  • Peki; bu tedaviyi nasıl hazırlayabilirsiniz? Çok basittir. Öncelikle; birkaç havuç ve yarım bardak suyu karıştırıcıya ekleyin. Karıştırdıktan sonra içerisine iki yemek kaşığı bal ekleyin.
  • Bu içeceği oda sıcaklığında tüketin. İdeal olanı, bir sabah ve bir de akşam yemeğinden önce olmak üzere, günde iki defa tüketmenizdir. Lezzetli olmasından dolayı, çocuklar için de harika bir içecektir.

3. Zencefilli Kızılcık Suyu

Kızılcık-çayı

Kızılcık hakkında bilgi edinmenin vakti geldi! Kızılcık, tıbbi bir meyvedir ve bronş tıkanıklıklarını iyileştirme konusunda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu meyveyi her zaman elimizin altında bulundurabilmemiz biraz zor olabilir, biliyoruz, ancak bu meyveden daha iyi faydalanabilmek için en doğal hali ile tüketmeliyiz.

Ancak eğer süpermarkette gezinirken, karışınıza kızılcık çıkarsa, bilmelisiniz ki bu meyve bronşlarınızdaki tıkanıklığı gidermede, onları temizlemede ve sağlıklı olmalarında oldukça etkilidir. Eğer bu tedaviden sonuç almak istiyorsanız, takip eden adımları uygulamalısınız.

  • 200 gram kızılcığı, on dakika kadar kaynatın.
  • Sonrasında kızılcıkları, yarım bardak su ile birlikte karıştırıcıya ekleyin.
  • Posasını ayırmak için, sıvıyı süzün.
  • Sonrasında içerisine bir yemek kaşığı zencefil ekleyin. Bu içeceği gün boyunca tüketebilirsiniz. Bronşlarınız üzerinde pozitif etkileri olacağından emin olabilirsiniz.

4. Bronşlarınızın Sağlığı İçin Sandal Ağacı Buharı

Esanslar

Bugüne dek sandal ağacı yağının faydaları hakkında bir şeyler duydunuz mu? Bu yağı, doğal ürünler satan dükkanlardan kolaylıkla bulabilirsiniz. Bronş sağlığı için en etkili ürünlerden biri olarak bilinmektedir. Mukusu temizleyici, şişliği azaltıcı ve bronşları arındırıcıdır. İlaveten, bu yağ hiç de pahalı değildir. Dolayısı ile her daim elinizin altında bulundurmanız oldukça kolay ve faydalı olacaktır. Bu doğal ürün, bronşlarınız için harikalar yaratacaktır.

  • İki litre suyu kaynatın.
  • İçerisine 6-10 damla kadar sandal ağacı yağı ekleyin ve suyun bir miktar daha kaynamasına izin verin. Sonrasında, oluşan buharı solumak için kendinizi hazırlayın.
  • Rahatlayın ve kendinizi yakmadığınızdan emin olun. En az on dakika süre ile, oluşan buharı soluyun.
  • Sandal ağacı buharı bronşlardaki şişliği azaltacak ve yaşadığınız diğer semptomların ortadan kaldırılmasına yardımcı olacaktır. Bu tedaviyi günde üç defa uygulamayı unutmayın.

5. Misket Limonu Yaprağı ve Çam İğnesi Çayı

Lime-yaprağı-çayı

Eğer misket limonu yaprağı bulabilmeniz mümkünse, bunlardan harika ve ucuz bir tedavi elde etmeniz çok kolaydır. Hatta birçok aktarda, hazır çay halinde bulabilirsiniz, çünkü bu yapraklar bronşlarla ilgili pek çok rahatsızlığın iyileştirilmesinde oldukça etkilidirler.

  • Misket limonu yaprağı ve çam iğnesi çayı, bronşitin doğal yollarla tedavisinde kullanılır ve oldukça etkili bir yöntemdir. Her iki bitki de müthiş anti-enflamatuar etkileri olan bitkilerdir. Ateşi düşürücüdürler, mukustan kurtulmayı kolaylaştırıcıdırlar, öksürüğü azaltıcı ve göğüs kaslarını rahatlatıcıdırlar.
  • Bu çayı günde iki defa tüketmelisiniz. Hazırlamak için yapmanız gereken tek şey, bir fincan sıcak suya beş adet misket limonu yaprağı ve beş gram çam iğnesi eklemektir. Su kaynadıktan sonra altını kapatın ve on dakika kadar bekletin.
  • Sonuç olarak, sıvıyı süzün ve bir miktar bal ekleyin. Bu karışım, hem semptomlardan kurtulmanızı sağlar hem de tadı nefistir.

Bronşlarınızı doğal yollarla temizleme yöntemleri hakkında olan bu yazımızı umuyoruz ki beğenerek okudunuz!

kaynak: sağlığa bir adım

Sadece 20 Saniyede Tıkalı Burnu Açmanın Püf Noktası

Tıkalı-burnu-açmanın-püf-noktası[1]

 

Tıkalı burnu açmanın püf noktası sizi çok ama çok şaşırtacak. İlaç veya başka bir şey kullanmadan tıkalı olan burnunuz hemencecik açılacak. Bunun için saatlerce beklemenize gerek yok. Sadece 20 sn yeterli…

Burun tıkanıklığı hemen hemen herkesin sevmediği bir konudur. Sosyal hayatı da olumsuz etkiler. Özellikle konuşma esnasında çok rahatsız edici bir durumdur. Bu durumdan her insan doğal olarak bir an önce kurtulmak ister. Uzun süreli tıkanıklar ise tam bir baş belası elinizde mendil olmadan dolaşamazsınız bile. Neyse ki tıkalı olan burnunuzu açmak artık çok sorun değil. Dolan sinüslerinizi ve tıkalı burnunuzu açmanın pratik bir yolunu denemek ister misiniz?

İşte Tıkalı burnu açmanın püf noktası
Dolu sinüsleri açmak için oldukça etkili olduğu söylenen bu yöntemi deneyebilirsiniz.
-Dilinizi üst damağınıza yerleştirin ve ittirin.
-İki kaşınızın arasına parmağınızı koyup baskı uygulayın. Bu şekil 20 saniye bekleyin.
-Sinüzleriniz açılacak ve burnunuz akmaya başlayacak.

kaynak: kadın kahvesi.com

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

KUŞBURNU HER DERDE DEVA..!

12507201_765753266902811_2437328366219055403_n[1]

Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya’nın ılıman iklimlerinde doğal olarak yetişen bitkinin sağlığa yararlı meyveleri sonbahar aylarında toplanır. İyi bir C vitamini kaynağı olduğundan nezle, grip gibi hastalıklardan korunmak ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir.

👉 Kuşburnunun Faydaları:

-Kan basıncını düzenler
-Romatizma ağrılarını hafifletir
-Kanserli hücrelerin yayılmasını yavaşlatır
-Kötü kolesterolü düşürür
-Şeker hastalığına karşı koruma sağlar
-Yüksek miktarda C vitamini içerir
-Bağışıklık sistemini güçlendirir
-Soğuk algınlığı tedavisinde kullanılır
-Cilde doğal parlaklık verir
-Doğal bir antioksidandır
-İdrar yolu hastalıklarına karşı koruyucudur
-İdrar söktürücü olarak kullanılır

👉 Kuşburnu Çayı Nasıl Hazırlanır?

Kuşburnu farklı şekillerde kullanılabilir ancak en çok tüketilen tarzı çay şeklindedir. İyi bir kuşburnu çayı hazırlamak için yarın litre kaynamış su içine 2 yemek kaşığı kurutulmuş ve ezilmiş kuşburnu atmanız yeterli olacaktır. Ateşin üzerinden alıp 10 dakika beklettikten sonra içebilirsiniz. Farklı tatlar elde etmek için 1 çay kaşığı kuru nane ya da ebegümeci ekleyebilirsiniz.

👉 Kuşburnunun Sağlığa Faydaları

“Journal of Nutrition” dergisinin Şubat 2010 sayısında kuşburnu çayı kullanımının kan basıncını düşürdüğü ve yüksek tansiyon hastalarında olumlu sonuçlar sağladığı yönünde bilimsel bir araştırma yayınlandı. Araştırmaya göre 6 hafta boyunca düzenli olarak kuşburnu çayı içen orta dereceli tansiyon hastalarının kan basıncı önemli oranlarda düşmüş.

Eklem iltihaplanması alanında yayın yapan “Rheumatology” dergisinin Mayıs 2011 sayısında kuşburnunun diğer bazı bitkiler ile iltihaplanma nedeniyle oluşan ağrıların hafifletilmesinde etkili olduğu açıklandı. Ayrıca aynı araştırmada bitki içinde bulunan bazı asitlerin iltihapların azalmasına yardımcı olduğu belirlenmiş.

Eklem iltihaplanmasına iyi gelen kuşburnunun aynı özellikleriyle kansere karşıda etkili bir savunma sağladığı “Current Medicinal Chemistry” Mart 2011 sayısında açıklandı. Bitkinin içinde bulunan lycopene ve antioksidanlar lösemi ve mide kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerinin yayılmasını yavaşlatıyor.

Ebegümeci ile birlikte kötü kolesterolün düşürülmesi ve iyi kolesterol seviyelerinin yükseltilmesi için en etkili bitkilerden olan kuşburnu kalp ve damar sağlığının korunmasında en iyi desteklerden biri.

Yukarıda saydığımız belirli hastalıklar dışında yüksek C vitamini içeren kuşburnu soğuk algınlığının tedavisinden sağlıklı bir cilde, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinden sigaranın olumsuz etkilerini azaltmaya kadar pek çok farklı sorun için kullanılabilir.

5 gram kurutulmuş kuşburnu günlük C vitamini ihtiyacının yaklaşık %35’ini, A vitamini ihtiyacının %5’ini, kalsiyum ihtiyacının %1’ini ve lif ihtiyacının %5’ini tek başına karşılamaya yeter. Kuşburnu içinde bulunan diğer vitamin ve mineraller ise şu şekilde; A, E, K, B6 vitaminleri, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, bakır ve manganez mineralleri.

Kuşburnu Çayının Yan Etkileri

Herhangi bir yan etkisi kesin olarak bilinmemekle birlikte gebelik ve emzirme döneminde kullanmadan önce doktorunuza danışın. Kuşburnu çayının fazla tüketiminin yol açabileceği sorunlar hakkında bilimsel bir kaynak bulunmamaktadır.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Kara Mürver Bitkisi’nin Faydaları

 

Kara Mürver hanımeligiller familyasından gelen ve ender olarak otsu karakterde olan bir bitki cinsidir. Diğer isimleri Kara mürver, Şifalı mürver, terleme çayı, Patlangıç, Sambucus, Elder Sureau olarak bilinir. Bu bitkinin şifalı olarak adlandırılmasında, hastalıklarda iyileştirici ve vücut direncinin arttırması gibi bir çok nedenden kaynaklandığı belirtiliyor.

         Mürverin Bilinen Yararları

Bu şifalı bitkinin yararları saymakla bitmez. Ancak sizlere belli başlı olanları saymak isteriz:

  • Meyveleri ve kabukları idrar söktürücü ve kabızlığı giderici etkilere sahiptir.
  • Anne sütünü artırır.
  • Vücudun direncini arttırır.
  • Yatıştırıcı etkisi ile vücuda rahatlık verir.
  • Göğsü yumuşatır, balgam söktürücüdür.
  • Güneş yanıklarının iyileşmesini kolaylaştırır.
  • Çiçekleri terletici etkileri ile soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı faydalıdır.
  • Vücudu terleterek ateşi düşürür ve vücuttaki zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasını kolaylaştırır.
  • kaynak: kozimo.net

Odaya Soyulmamış Soğan Koyduğunda…

944065_962518217148513_326374378832550768_n[1]

Soğanın mucize etkisi…!

Soğanın bu etkisini biliyor musunuz?

Mor soğanın faydaları. Yıllarca mutfaklarımızın kilerinde yer alan Mor soğanın faydaları saymakla bitmiyor. Belki içinizden şöyle diye bilirsiniz” ne soğanmış arkadaşım” ama tam olarak öyle. İşte sizler için hazırladığımız Mor soğanın faydaları…

Bir ailenin yaşadıkları soğanın önemini gözler önüne seriyor. “1919 yılında, dünyada 40 milyon kişi ‘grip’ten öldüğünde, bir doktor birçok çiftçiyi griple mücadelede yardım amacıyla ziyaret eder. Birçok çiftçi ve ailesi grip kapmıştır ve birçoğu ölürler.Doktor ziyaretlerine devam eder ve bir sürprizle karşılaşır, ziyaret ettiği bir çiftçi ve ailesi çok sağlıklıdır. Doktor böyle olabilmesi için aileye herkesten farklı ne yaptıklarını sorar ve cevaben çiftçinin hanımı odaya, bir tabak içine ‘soyulmamış’ bir ‘soğan’ koyduklarını söyler.Doktor buna inanamaz ve bu ‘soğan’lardan birini alarak laboratuvarda mikroskop altına koyarak inceler ve ‘soğan’ın içinde ‘grip’ virüsünü görür. Soğan’ açıkça ‘grip’ bakterisini absorbe etmiş (içine çekmiş) ve bu sayede de aile sağlıklı kalmıştır.Bu öyküden alınacak ders, bir miktar ‘soğan’ almanız ve evinizin çevresinde bir yerlere yerleştirmenizdir. Ne olduğunu görmek için onu deneyin.”

Mor Soğan suyu kalbi güçlendirmektedir, Taşıdığı esterler kanın pıhtılaşmasını önler.

-Boğaz iltihabı tedavisi sesin güzelleştirilmesi sinirsel rahatsızlıkların tedavisi öksürüğe bronşit ve boğaz ağrısına karşı en iyi ilaç soğan suyunun balla karıştırılarak yenmesidir. Bu maksatla hazırlanan macundan günde üç çorba kaşığı tüketilmeli.
-Kan yapımına yardımcı olur. Kalp çarpıntısını giderir. Kan basıncını (tansiyonu) düşürücü etkiye sahiptir.

-Safra kesesi salgısını artırır ve bunun sonucu olarak taş oluşumunu önler.

-Şeker hastalığına karşı bol miktarda mor soğan yenir. El ve ayak tırnaklarının çabuk kırılmasında, tırnakları sık sık mor soğan suyu ile ovmak gerekir.

-Kesik ve yanık yaralarının mikrop almaması için mor soğan suyu sürülür.

-Ayak bacak karın göğüs ve ellerdeki şişmelere karşı günde üç defa yemeklerden önce birer çorba kaşığı soğan suyu içilir.

-Burun kanamalarını durdurmak amacıyla soğan yumrusu ikiye kesilir yarısı burnun önüne bağlanır.

-Çıbanları olgunlaştırmak için soğan yumrusunu oluşturan yapraklar haşlanarak çıban üzene konur.

-Nasırları yok etmek için sirke içerisinde kaynatılan mor soğan nasır üzerine konarak bağlanır ve bu işlem birkaç kez tekrarlanır.

Dizanteri veya bağırsak iltihaplarına karşı çiğ yumurta sarısı taze tereyağı iyice ezilmiş kimyon tohumu ve fazla miktarda soğan suyu karıştırılıp günde üç defa birer çorba kaşığı yenir.

İdrar yolları ağrılarında taze kesilmiş ve ısıtılmış soğan sıcak sıcak ağrıyan yerin üzerine konur ve bu işlem birkaç kez tekrarlanır.

-Karın sancılarına ve mide kanamalarına karşı çok ince doğranmış soğan süt içerisinde kaynatılarak içilir.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şalgam Suyunun Faydaları:

sal[1]
Şalgam suyunun tadından ve acılığından şikayet edenler aslında ön yargılı davranıyorlar, şalgam suyunu içtikten birkaç dakika sonra o acılık nefis bir lezzete dönecektir. Doğal vitemin ve minerallerle yüklü bu mucizevi içecek bir çok açıdan sağlık için faydalıdır.
Yabancılar şalgam suyunuTürklerin milli içeceği olarak görürler. Şalgam suyu tek başına tüketilmez, çok acı olur bu yüzden farklı sebzelerle karuştırılmkatadoır.
Şalgam suyunun hazırlandıktan hemen sonra taze olarak tüketilmesinde büyük fayda vardır. Başka sebzelerle birlikte karıştırıldığında mükemmel bir potasyum deposuna dönüşür. Bunun yanında şalgam suyu A ve K vitaminleri açısından da zengindir.
Günlük olarak tüketilen şalgam suyunun faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz.
Şalgam suyu karaciğer ve mesane sorunlarını giderecek çok zengin besinler içermektedir, günde bir bardak tüketilmesi bu tür sorunları ortadan kaldırabilir.
Şalgam suyunun içerdiği bileşenler bünyede bulunan toksinlerin kolayca dışarı atılmasını sağlar bu işlem de kanserle mücadele gücünü arttırır.
Düzenli olarak şalgam suyu tüketimi obezite sorununu giderir.
Şalgam suyunun anemi hastalığına iyi geldiği söylenmektedir.
Yüksek miktarda C vitamini içermesi solunum yolu hastalıklarına iyi gelir, bronşları açar,astım ataklarının şiddetini azaltır.
Şalgam suyu vücutta terle ile meydana gelen kötü kokuları giderebilir.
Şalgam suyu kalp sağlığını korur, kan pıhtılaşmasına engel olabiliri damar sağlığı için önemli bir besin kaynağıdır.
Felç ve inme hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.
Şalgam suyunun içerdiği zengin maddeler böbrek taşının düşürlmesine katkı sağlayabilir.
Şalgam suyu sinir sitemi üzerinde de önemli etkileri vardır, sinir sistemini güçlendirir, stresle mücadelede bünyeye yardımcı olur.
Bol miktarda potasyum ve kalsiyum içeren şalgam suyu kemik sağlığını da korumaktadır.
Flavonoid açısından da zengin olan şalgam suyu, kılcal damarların sağlığını korur, kanamalara karşı güçlendirir.
Kolon kanseri ve kolon tümörlerine alternatif tevai olarak kullanılabilir.
Şalgam suyu çeşitli cilt sorunlarını giderebilir.
Akneler karşı şalgam suyu etkili olabilir.
Kış aylarında soğuk aldınlığından kaynaklanan grip, nezle gibi sorunların önlenmesine veya bunların tedavisinin edilmesine ciddi katkılar sağlayabilir.
Şalgam suyunun faydalarından maksimum derecede faydalanmak için evde doğal yollarla hazırlamanızı öneririz. Marketlerde satılan şalgam suyunun ne kadar sağlıklı olduğu herkesin malumu, marketlerdeki şalgam suları belki çok sağlıklı ortamlarda üretilmiş olabilir ama uzun süre beklemesi özelliğinin bir kırmını yitirmesine neden olur. Bu yüzden en mantıklı, ucuz ve sağlıklı yöntem, şalgam suyunun evde hazırlanması.
Şalgamın Zararları: Şalgamın bazı durumlarda yan etkileri olabilir. Genelde aşırı tüketime bağlı olarak bazı sağlık sorunlarına neden olmasına rağmen genelde güvenle tüketebileceğimiz bir besin kaynağıdır.
————————————————-
Olası bazı zararları şunlardır.
Troid bezi sorunları olan kişiler kısıtlı olarak tüketmelidirler. Şalgamın içerdiği goitrogens adlı maddeler hasta olan troid bezlerine daha fazla zarar verebilir. Böyle sorunları olanlar şalgam tüketiminden kaçınmalıdırlar.
Kükürt bleşenleri içerdiği için şişkinlik ve hazımsızlık sorunlarına neden olabilir.
Mide sorunları olanlar, ülser gibi, tüketimine dikkat etmelidirler.
Tavsiyeler
Şalgam yılın her mevsiminde tüketilmesi mümkün besin kaynaklarındandır. Özellikle kış aylarında daha fazla tüketilmektedir. Bunu sebebi yüksek miktarda içerdiği C vitaminin soğuk algınlıklarına iyi gelmesi ve koryucu özelliğinin olmasındandır.
Şalgam suyu yorgun bir iş gününden donra bünyeyi dinlendiri, kasları ve sinir sitemini rahatlatır. Bu yüzden düzenli olarak tüketilmesinde fayda var.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Yeni Yılda Sağlığınız İçin 10 Maddelik Eylem Planı…

561412_572443736243180_2783480271094854577_n[1]

 

Mutlu yıllar! Yeni yılda yenilik kararları almak adettendir. Bu kararların genelde yerine getirilemediği biliniyor. Ancak yaşam stilinizi değiştirmek ve sağlığınızı korumak üzere aşağıdaki önlemleri alabilirsiniz.
1- Gazlı içecekleri bırakın.
Obezite, diyabet, kalp hastalığı, karaciğer hasarı, osteoporoz ve reflü gibi hastalıkların gazlı içecek tüketimiyle bağlantılı olduğu biliniyor. Bu içecekler yerine su, maden suyu, çay veya kahve gibi daha sağlıklı içecekleri tercih edin.
2- Günde 8 saat aralıklı 2 öğün beslenin.
Bu şekilde beslenmenin sağlık için pek çok yararı var. Kilo vermek, hastalıkların önlenmesi, insülin direncinin kırılması, mitokondriyal işlevlerin iyileştirilmesi ve hücrelerin hasar görmesinin önlenmesi bunlardan bazıları.
3- Her gece 8 saat uyuyun.
Uykusuzluk sağlığınızı birçok açıdan bozuyor. Öncelikle bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkisi var ve bu nedenle kronik hastalık riski artıyor. Günde 6 saatten az uyumak yüksek tansiyon ve kalp krizinden ölüm riskini yükseltiyor, iştah kontrolünü zorlaştırarak ve leptin hormonunun üretimini azaltarak kilo alımına neden oluyor. Uykusuzluk melatonin hormonu üretimini azaltıyor. Melatoninin çeşitli görevlerinden biri de kanser hücrelerinin kendi kendilerini öldürmesi sürecini tetiklemek.
4- Sağlıklı yağ ve lif tüketimini arttırın.
Sağlıklı yağların içinde doymuş yağlardan olan tereyağı ve diğer hayvansal yağlar da var. Serbest dolaşan hayvanların sütünden yapılan yereyağı ve süt ürünleri sağlıklıdır. Kuruyemişler hem içerdikleri sağlıklı yağlar hem de lifli olmaları açısından tüketilmelidir. Ayrıca daha fazla lifli sebze tüketimi sağlığımız için önemli olan bakterilerimizi de besler.
5- Fermente sebze yiyin.
Fermente sebzeler doğal detoks maddeleridir. Probiyotik desteklerinden daha fazla sağlıklı bakteri içerdiklerinden bağırsak florasını iyileştirmek için çok yararlıdır. Ağır metalleri ve diğer toksinleri uzaklaştırmaya yardımcı olan bağırsak bakterileri B vitaminleri ve K2 vitamini üretimi ve emilimini de sağlarlar.
6- Daha az oturun daha fazla yürüyün, vücudunuzun esnekliğini arttırın.
Oturarak çalışıyor olsanız bile sık sık yerinizden kalkın. Esnekliği arttırmak için pilates, yoga gibi egzersizler yararlı olacaktır.
7- D Vitamininizi ölçtürün.
D vitamini eksikliği veya yetersizliği diyabet, insülin direnci başta olmak üzere pek çok sayıda önemli hastalığa nden olmaktadır. D vitamininizi ölçtürün ve yükseltmek için takviye edin.
8- Besin açısından yoğun olan protein tüketin.
Protein sağlığınız için esastır, enzimler, hücre reseptörleri gibi maddelerin ana bileşeni, kas ve kemiklerin yapı taşıdır. Protein tüketiminde kalite miktardan önemlidir. Serbest dolaşan, doğal biçimde yetişen hayvansal kaynaklardan olduğu gibi bitkisel kaynaklardan da kaliteli protein alınabilir.
9- Günde 5-10 dakika meditasyon yapın.
Stresle başa çıkmanın en iyi yollarından biri de meditasyondur. Stresin, pek çok hastalığın oluşumundaki rolü göz önüne alınırsa meditasyon, EFT (Emotional Freedom Technique) gibi stresle başa çıkma teknikleri sağlığımıza yardımcıdır.
10- Başkalarına yardım edin ve toplumda aktif olun.
Gönüllülük başkalarına yardım etmenin olduğu kadar kendinize yardım etmenin de bir yolu. Araştırmalar gönüllü çalışmaların çeşitli hastalıkları önleyerek yaşam süresini uzattığını gösteriyor. Bu aynı zamanda hayatınıza anlam ve amaç katmanın en iyi yolu.
Unutmayın, çoğu yeni yıl kararı şu veya bu nedenle uygulamaya geçmez. Bu sene daha sağlıklı yaşamak doğrultusunda hayatınızda değişiklikler yapın, bu size mutluluk getirecektir.

Yoğurt Suyu Mucizesi…

1915841_10208108299015284_1252737830922183626_n[2]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

FELÇ GEÇİRMİŞ EL VE AYAKLAR İÇİN ÇÖZÜM

12239652_527504920746359_9029021211564452207_n[1]

Ailenizde veya etrafınızda felç,romatizma,kırık sonrası cansız kalan uzuv gibi hastalıklara sahip insanlar varsa size bir tarif …vereceğim. Bu tarif Almanya’da bir prof. tarafından 20 yıl kadar önce yapıldı ve felç geçirmiş ayak üzerinde uygulandı. Felç sebebi ile kasılan ve o şekilde kalan parmaklar tam olarak açıldı.
Saf zeytin yağı ve turşu tuzu ile yapılan basit bir karışım.

BİR LİTRE ZEYTİN YAĞI
YARIM KİLO TURŞU TUZU
Hepsi bu kadar.Tuzu ve zeytin yağını bir şişede kar…ıştırın.2,5 lt kola şişesinde karışımı hazırlamanız daha kolay olur. Bu şişeyi güneş alan bir yere koyuyorsunuz elinizin altında bir yer olursa iyi olur.Gün içinde fırsat buldukça çalkalayıp tekrar güneşe koyun.O tuz çalkalamanın etkisi ve güneşin ısısı ile yağın içinde eriyor ve dipte tortu haline geliyor. Mesela 25-30 derece arası ısıda 10 gün güneşlense yetişir.
Tuz eridikten sonra rahatsızlığı olan kişi güneşe uzanır ve güneş kremi gibi bu yağ şikayet olan bölgeye sürülür.Yağı sürmeden önce şişeyi mutlaka çalkalayın.Kişi ile birlikte diğer kişilerde görebilir zaten o macun sürüldüğü andan itibaren damarların açılmasını.Ciddi anlamda elektrik çarpıyormuş gibi garip hareketlere şahit olabilirsiniz.Yarım saat kadar güneşlenip ılık suyla masaj yaparak yıkayın. Bunu haftada 3 gün yapsanız dahi yeterli. Çok zor değil uygulayın derim.Heleki felç geçirmiş bir uzvun asla dönüşü olmayan bir tıbbı yanıltması benim çok hoşuma gitti

Şöhret Olgaç

Mandalina ve Mandalinanın Faydaları…!

3775_534785476688069_7501597765239861050_n[1]

Kış geldi çattı, tam kış aylarının ortasındayız. Tabii hal böyle olunca bizde yazılarımızda genellikle kış meyve ve sebzelerinden bahsediyoruz. Her zaman her sebzeyi ve meyveyi mevsiminde tüketmenizi öneririz. Mandalina da nadide, çok şifalı, vitamin kaynağı bir kış meyvesidir. Hele hele ağacını gördüğünüzde görüntüsüne bayılırsınız. Büyük bir mandalina ağacı uzaktan bile çok hoş bir görüntüye sahiptir. Çekirdekli ve çekirdeksiz çeşitleri mevcuttur.

Mandalinanın Yararları Nelerdir?

Yüksek miktarda çeşitli antioksidanlar içerir. Soğuk algınlığı ve grip, nezle gibi hastalıklara yakalanmamak için özellikle kış aylarında bolca tüketip vücuda C vitamini almakta yarar vardır. Hepatit, kolesistit gibi hastalıklara karşı faydalıdır. Susuzluğu giderir. Astım ve bronşit gibi hastalıklara karşı şifalıdır. Mide ve bağırsak florasını temizler. Vücuttaki pamukçuk ve tırnaklardaki mantarlara karşı iyileştirici etkiye sahiptir. İştah açar ve öksürüğün iyileşmesine yardımcı olur. Bolca fiziksel aktivite yapan sporcular da mandalinayı bol miktarda tüketmelidirler. Vücudun güçlenmesine yardımcı olur. Hipertansiyona karşı kullanılır yani tansiyonun düşürülmesine yardım eder. Sindirim sistemini düzenler, bağırsaklara fayda sağlar. Kabızlığı giderir. Kolesterolü düşürücü etki yapar. Mandalina vücudun savunmasını güçlendirir, hücrelerin erken yaşlanmasını engeller. Kalp sağlığını ve sinir sistemini korur. Diyabet yani şeker hastalığı ve kardiyovasküler hastalıklar için şifa sağlar. Doğal mandalina suyu tüketerek de mandalina faydalarıve şifalarından yararlanabilirsiniz. Vücuda enerji verir, yorgunluğu giderir. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardım eder ve idrar söktürücü özelliğe sahiptir. Sakinleştirici özelliği sayesinde uykusuzluk çekenlere fayda sağlar. Özellikle akşam yemekten sonra mandalina tüketirseniz uykunuzun geldiğini fark edeceksiniz. Felç durumunda yararı görülebilir. Ayrıca çağımızın hastalığı olan kansere yakalanma riskini de düşürür.

Mandalina taze tüketildiği gibi suyu yada yağı da tüketildiğinde birçok rahatsızlığa iyi gelir. Özellikle mandalina yağı sivilce ve akne sorunlarını gidermeye yardım eder. Hücrelerin erken yaşlanmasını engellemesiyle birlikte mandalina kozmetik sanayinde de kullanılır. Duş jeli, krem ve saç besleyici jel yapımlarında mandalina özü bolca bulunur. Mandalina yağı tüm cilt tipleri için kullanılır. Kırışıklıklar için de şifa sağlar. Vücuttaki akne tedavisinde de bolca kullanılır. Selülitler de neredeyse tüm bayanların korkulu rüyasıdır. Fakat artık korkmanıza gerek yok. Çünkü mandalina yağı ile selülitlerden kurtulmanız mümkündür. Kan damarlarına da canlılık verir. Kanı temizleyici, yenileyici özelliği vardır. Damar hastalıklarına karşı koruma sağlar. Diş ve kemiklere olan yararı da mandalina faydaları arasındadır. Ayrıca pastaların üzerine de süslemek için birkaç parça koyabilirsiniz.

Mandalinanın çekirdekli çeşitlerindeki çekirdekler çıkarılarak tüketilmesinde fayda vardır. Meyvenin çekirdekleri yenilirse apandisit rahatsızlığına yol açabilir.

Mandalinanın Anavatanı ve Özellikleri

Erkenci mandalinanın ilk olarak Çin’de yetiştirildiği düşünülmektedir. Ülkemizde ise başta Ege ve Akdeniz bölgeleri olmak üzere Karadeniz bölgesinin de bazı kesimlerinde mandalina ağacı yetiştirilmektedir. Bu şifalı bitki gibi portakal,limon, greyfurt gibi narenciye ürünlerinin de hemen hemen aynı bölgelerde yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bu şifalı meyvenin ağacı üzerinde meyveler çıkmadan önce beyaz çok hoş kokulu çiçekler açar. Daha sonra meyveler yetişir.

Turuncu kabukların altında parça parça dilimlenmiş meyveler vardır. Dünyanın birçok bölgesinde yetişir. Yüksek miktarda A ve C vitaminleri içerir. Özellikle C vitaminindeki askorbit asiti yüksek oranda bulundurur. Ayrıca karoten, lutein, hesperetin de içerir. 100 gramında 43 kalori vardır.

KİREÇLENMEYE KARŞI ÇINAR KÜRÜ

10579995_764760320335439_3078109837137839965_n[1]

Çınar yaprağı kürü, vücudun her bölgesinde oluşan kireçlenmelerin azalmasına yardımcı oluyor. Bitkisel ürünlerin birçok hastalığın tedavisinde destek olduğuna dikkat çeken uzmanlar, çınar yaprağının kireçlenmeye iyi geldiğini belirtti. Çınar yaprağı kürünün vücudun her bölgesinde oluşan kireçlenmelerin azalmasında büyük fayda sağladığını belirten uzmanlar, eklem ağrılarının günümüzde oldukça yaygın bir hastalık olduğuna dikkat çekti.

Çınar yaprağı kürü ile Eklem ağrılarına destek

Her insan vücudunda romatizma kireçlenme gibi eklem rahatsızlıklarının mevcut olduğunu dile getiren uzmanlar, kireçlenme ve romatizma hastalığından dolayı bacakları bükülmeyen, yürümekte zorlanan, merdiven çıkamayan ve ağrı çeken insanlar, normal tedavileri dışında bitkisel çözümleri de kullanabileceklerini belirtiyor.

Çınar yaprağı kürü ne işe yarıyor?

Çınar yaprağı kürü, vücudun her bölgesinde oluşan kireçlenmelerin azalmasında büyük fayda sağlıyor. Hareketsiz bir yaşam süren ve oturarak çalışan günün artı kalan kısımlarında da hareketsiz ve sporsuz geçiren kişilerin bu rahatsızlıklara yakalanma olanağının ise çok yüksek olduğu belirtiliyor. Bu rahatsızlıktan mustarip kişilerin sürekli ağrılardan yakındıkları belirtilirken, doğal ve bitkisel olan yöntemlerle romatizma ve kireçlenme gibi hastalıklarla başa çıkılabileceğini ifade ediliyor.

Çınar yaprağı şifa için nasıl kullanılır?

Çınar yaprağı kürünün düzenli bir şekilde kullanıldığı zaman şikayetlerde azalma sağlayacağını belirten uzmanlar, bitkinin kullanımını şu şekilde olması gerektiğini belirtiyor:

“2 adet büyük boy taze ya da kurutulmuş çınar yaprağını soğuk suda yıkayın ve parçalara ayırın. Bir su bardağı klorsuz suyu kaynattıktan sonra yaprakları ilave edin ve kısık ateşte ağzı kapalı olarak 1 dakika kaynatın. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra sıcakken süzün. Ilıyınca akşam yemeklerinden önce ve gece yatarken için. 2 içim arasında en az 3 saat fark olmalıdır. 15 gün kullanıp 3 gün ara verin ve tekrardan bir 15 gün daha kullanarak 30 güne tamamlanabilir. Her defasında taze olarak hazırlanmalıdır. Hastalıkları nedeniyle çok fazla ilaç alanların ise bitkisel bir ürün kullanmadan önce mutlaka hekimlerine danışmaları gerekiyor.”

Çınar yaprağının sağlığa diğer yararları

Çınar yaprağının eklem ağrıları dışında insan sağlığa daha birçok faydası da bulunuyor. Çınar yaprağı kemik ve eklem sağlığını korumanın yanı sıra özellikle kireçlenme sıkıntılarından kaynaklı ağrıları rahatlatıyor. Diş ve diş eti sağlığını koruyan çınar yaprağı aynı zamanda yanık ve yanık yaralarının iyileştirilmesinde de kullanılıyor. Vücuttaki ödem ve şişliklerin giderilmesine de yardımcı olan çınar yaprağı, mide bulantısına da iyi geliyor.

SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..!

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bağırsaklarınızı Toksinlerden Arındırın…!

944658_534779283355355_1726934257850453103_n[1]

Bağırsaklarınızı Toksinlerden Arındırın: Bağırsaklarımız, vücudumuzu temizleyici organlardandır. Görevleri çok önemlidir, çünkü yediğimiz besinleri ayrıştırmakla sorumludurlar; böylelikle de kan, faydalı olacak besleyicileri tükettiğimiz bu besinlerden emebilmektedir. Bu göreve ilaveten, bağırsaklar, vücudumuzu fazla atıklardan arındırırlar. Takip eden makaleyi okuyarak bağırsakları temizleyebilmenin, onları doğal tedaviler ve sağlıklı alışkanlıklar sayesinde toksik içeriklerden arındırabilmenin yollarını öğrenebilirsiniz.

Vücudu temizlemek ve vücuda alınan maddeleri filtrelemekle sorumlu diğer tüm organlarda, örneğin karaciğer ve böbreklerde olduğu gibi, yaşam tarzınız, kirliliğe maruz kalma oranınız ve sağlıksız beslenme koşulları bağırsaklarınızın fazla çalışmalarına ve fonksiyonlarını doğru şekilde gerçekleştirememelerine sebep olabilir. Bu durum da, bağırsaklarınızın yüksek miktarlarda toksik madde biriktirmesine sebep olur. Eğer bu olursa, zaman içinde sağlığınızı tehdit eder aşamaya ulaşabilir ve kötü nefes, mide ekşimesi, karın ve bağırsaklarda ağırlık hissi, zayıf sindirim, ishal, gaz ve bazı durumlarda ise baş ağrısı ve uykusuzluk gibi semptomlarla kendisini hissettirmeye başlayabilir.

Ananas-suyu

Evde Bağırsaklarınızı Temizlemenin Beş Basit Yolu

Eğer, bağırsaklarınızı ev tedavileri ile temizlemek istiyorsanız, bunu sağlıklı ve etkili yollarla yapmak için, aşağıda tavsiye edeceğimiz yöntemleri dikkate almalısınız.

Daha fazla su için: Bağırsak temizleme işlemi susuz kalmanıza yol açabilir; dolayısı ile her gün tükettiğiniz su miktarını arttırmalısınız. Bol su içmek, hem vücudunuzu nemlendirir hem de vücudunuzun toksinleri ve bağırsaklarınızda birikmiş olan dışkıyı atmasına yardımcı olur. Daha güçlü bir etki için, oda sıcaklığındaki suyu, bir miktar limon ile birlikte tüketin.
Diyet: Bağırsak temizliği yapıyorken, bol taze sebze ve meyve içerikli, sindirimi kolay ve hafif besinlerden oluşan bir beslenme diyetini tercih etmelisiniz. Büyük öğünler tüketmekten kaçının, çünkü bu bağırsaklarınız için fazla mesai anlamına gelmektedir ve temizleme sürecini olumsuz etkiler. Bol bol sıvı, sebze çorbasıgibi besinler tüketmenizi tavsiye ederiz. Bu sayede vücudun doğal elektrolitlerini de geri kazandırmış olursunuz.
Vitaminler ve takviyeler: Bağırsaklarınızı temizleme işlemi, geçici süreli de olsa önemli besleyiciler ve tamamlayıcıların kaybına neden olur. Eğer mümkünse, kaybettiklerinizi doğal vitamin ve besin kaynakları tüketerek geri kazanmalısınız. C vitamini tüketiminizi arttırın çünkü bu bağışıklık sisteminizin güçlenmesine yardımcı olur.
Daha fazla probiyotik tüketin: Bağırsak temizliği esnasında daha fazla probiyotik tüketiyor olmak çok önemlidir, çünkü temizlik sürecinde iyi bakteriler de kötüleri ile birlikte vücuttan atılabilir. Probiyotik tüketerek bu kaybı giderebilir ve vücudunuzu faydalı bakterilerle doldurabilirsiniz.
Detoks banyosu: Bağırsaklarınızı arındırabilmek için size verebileceğimiz son tavsiye, şifalı bitkilerle zenginleştirilmiş bir banyodur. Bu sayede, toksinlerin cildinizden atılmasına yardımcı olursunuz. İdeal olanı, bitkileri suda kaynatmak; sonrasında da, vücudunuzu bir havlu veya battaniye ile sararak, buharın deriniz yolu ile emilmesini sağlamaktır.

Bağırsakları Temizleyici Meyve Suyu

Bu güçlü meyve suyu, bağırsaklarınızı temizleyici ve vücudunuzu gereksiz tüm toksinlerden arındırmaya teşvik edici özelliktedir. Çilek, ananas ve maydanoz kullanılarak yapılır ve sindirim ile arındırıcı organlara olan yararları ile bilinir.Kabızlık ile savaşmanıza, bağırsak iltihaplarının azaltılmasına, gaz probleminin giderilmesine ve sindirim sisteminizin temizlenmesine yardımcıdır.

Malzemeler

Yarım fincan doğranmış çilek,
İki dilim doğanmış ananas,
Bir dal doğranmış maydanoz,
Bir fincan su veya maden suyu.

Nasıl Hazırlanır?

Tüm malzemeleri karıştırıcıya ekleyin ve güzelce karıştırarak servis edin. Bu meyve suyunu tüketmek için en ideal vakit kahvaltı veya herhangi bir ağır öğün öncesidir.

Kırmızı-biber-çayı

Çaylar

Eğer bağırsaklarınızı çay tüketerek temizlemeyi tercih ediyorsanız, size enginar çayını ve devedikeni sütü çayını tavsiye edebiliriz. Her iki bitki de, vücudun atıklardan arındırıcı sistemlerini temizlemesini ve toksinlerden arındırmasını teşvik edici özellikleri ile bilinmektedirler.

Arnavut Biberi

Arnavut biberi, arındırıcı özellikleri sayesinde, bağırsakları temizleme dendiğinde akla ilk gelen besinlerdendir. Bu baharatı, doğal smoothie yapımında kullanabilir veya bir miktar limon ekleyerek çay yapabilirsiniz. Bu içecekleri günde birkaç kez tüketebilirsiniz.

Yosun

Plantago psyllium olarak bilinen bitki ve su yosunu, bağırsaklarımızda bulunan toksinlerin emilimi ve sonrasında vücuttan atılması konusunda yardımcıdır. Bu iki bitki de jel formundadır ve dışkının yağlanmasına yardımcıdır, dolayısı ile kabızlık gibi problemlerle savaşta ve tahriş olabilir bağırsak sendromuna karşı kullanımda mükemmeldirler.

Fatoş Pabuccu Tuncay- Sağlıkla Kal sayfası

PET ŞİŞEDEKİ TURŞUYU ATIN

pet-sisede-tursu-yap-1a237c962cab1a636072[1]

Asit ve tuz karışımının pet şişenin içindeki kimyasalı turşuya karıştırdığını vurgulayan Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Oğuz Özyaral, pet şişelere kurulmuş turşuların kullanılmadan atılması gerektiğini söyledi.

Pet şişelere kurulmuş turşular konusunda uyarıda bulunan Doç. Dr. Oğuz Özyaral, pet şişelerin tek kullanımlık ürünler olduğunu belirtti ve geri kullanıma uygun olmadığına vurgu yaptı.

İçerisindeki su tüketildikten sonra pet şişelerin hiçbir şekilde gıda amaçlı saklama kabı olarak kullanılmaması gerektiğinin altını çizen Özyaral, “Eğer bu kapların içine turşu kurduysanız, bunları tüketmeden hemen atın” dedi.

Asit ve tuz karışımının pet şişenin içindeki kimyasalı turşuya karıştırdığını dile getiren Özyaral, “Lezzetli görünen turşu, kimyasal ve kanserojen deposuna döner.
Kışın sofralarımızın önemli bir yiyeceği olan turşuları ister kendiniz yapın, ister çarşıdan ya da köy pazarlarından alın, dikkat edilmesi gereken iki önemli unsur vardır. İlki nasıl bir kabın içinde olduğu ve hangi malzemeden yapıldığı, ikincisi ise kullanılan malzemenin tazeliğidir. Turşuların içinde bulunduğu kaplar asla daha önce kullanılmış pet şişeler olmamalıdır” şeklinde konuştu.

SOKAK SATICILARINDAN PET ŞİŞE İÇİNDEKİ ÜRÜNLERİ ALMAYIN

Pet şişenin saklama kabı olarak kullanılmasının iki ayrı sağlık sorununa yol açtığını aktaran Doç. Özyaral, “Birincisi hijyenik açıdan tamamen sağlıksızdır. Daha önce kimin, ne şekilde kullandığını bilmediğiniz, birilerinin ağzını değdirdiği bir şişenin kullanılması söz konusudur. Ayrıca bu şişelerin nereden toplandığı, nasıl mikropsuzlaştırılıp dezentefekte edildiği bilinmemektedir. Bu durum karşısında hijyen standardı düşük bu kaplar hastalıklara kapı açabilir. Gelelim diğer büyük soruna: İçerisinde limon, sirke, tuz, sarımsak vb. ürünler ihtiva eden karışım, pet şişenin kendi içeriğini en kısa zamanda çözündürerek turşuya karıştıracaktır. Bilindiği üzere pet şişelerin içerisindeki Bis-fenolA (BFA) maddesi gelişim çağındaki gençlerde jinekomasti (özellikle erkek çocuklarında göğüslerin büyümesi) , mestural bozuklar ve hormonal dengesizliklerin tetikleyicisi olabilmektedir. Sağlıklı bir yaşam için turşularınızı pet şişelere koymayın, sokak satıcılarından pet şişe içerisindeki ürünleri almayın” dedi.

TURŞUYU CAM KAPLARDA YAPIN

Turşunun cam kaplarda ve taze malzemelerle yapılması gerektiğini söyleyen Özyaral, “Eğer turşu yapacağımız sebze küflü ya da çürük olursa zamanla içerisindeki mikroorganizmalar ortama toksin salgılar. Biz bunlara mikotoksin deriz. Böyle bir ürünün tüketilmesi başta kusma, zehirlenme gibi belirtiler gösterebildiği gibi sindirim sisteminde kanser tetikleyicisine de dönüşebilir. Gerek sebzelerin küflü ve çürük olması, gerekse de pet şişelerin içine kurulması ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirir. Turşu kış mevsiminde, içinde barındığı bağışıklık sistemini destekleyen bakteriler açısından sağlıklıdır. Turşunuzu, taze sebzelerle, az tuzlu olarak, cam kaplarda hazırlayın” diye konuştu.

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

kaynak: sağlıkla kal- Fatoş Pabuccu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bal ve sarımsak ve antibiyotiksiz boğaz ağrı tedavisi formülüm:

12400951_10156364708515557_2155483774609559622_n[1]
1 kaşık bal ile 4 diş sarımsağı(dövdükten sonra) karıştırarak ılık suda eritin. Günde 3-4 defa 4 gün süresince tüketin.Hepsi bu bağdemcik şişmesi ve boğaz batması sıkıntınıza anne yöntemiyle çözüm smile ifade simgesi
Sevgiler…

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

KANSERİ ÖNLEYEN MÜTHİŞ ÜÇLÜ KARIŞIM

 

american-doctor-assures-mix-these-three-ingredients-and-you-will-prevent-cancer-diseases-600x320[1]

Amerikalı doktor, Carolyn Anderson, aşağıda sizler ile paylaşacağımız tarifin kanseri önlediğini iddia ediyor. Bu basit tarif hemen hemen her evde bulunan 3 maddenin karışımı.

Dr. Anderson’a göre bu 3 madde Doğu Hindistan’da 2000 yıldan bu yana kullanılmakta olup, son zamanlarda batılı tıp bilim adamları tarafından da onaylanmıştır. Dr. Anderson, bu 3 besin karıştırılıp her gün tüketildiği takdirde, kanser riskinin hemen hemen tamamen ortadan kalktığını, belirtmektedir.
Bu olağanüstü karışım, zerdeçal, zeytinyağı ve çekilmiş karabiber.
Bu karışımdaki en önemli madde zerdeçal. Zerdaçal faydaları saymakla bitmez.Zerdeçal, vücutta enfeksiyonu ve iltihaplanmayı önleyen çok kuvvetli bir maddedir.
Zerdeçalın, kolon, prostat, beyin ve göğüs kanseri başta olmak üzere bir çok kanser türünü önlediği bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Fareler ile yapılan deneylerde, kanserojen maddeler enjekte edilen farelere aynı zamanda zerdeçal verilmesi durumunda birçok kanser hastalığının tamamen  önlendiği ortaya çıkmıştır.
Yapılan araştırmalara göre, karabiber, zerdeçalın etkisini %200 oranında arttırmaktadır.
Kanseri Önleyen Karışımın Tarifi:
Çeyrek çay kaşığı zerdeçal, yarım çay kaşığı zeytin yağı, çeyrek çay kaşığından az taze çekilmiş karabiber.
Bu üç maddeyi bir fincanda karıştırın. Karışımı sade ya da salatalarınıza, çorbalarınıza, yemeklerinize katarak tüketebilirsiniz. Eğer, pişmiş yemeğe koyacaksanız, yemeğin sonuna ekleyin.
Bu karışımı günde en az 3 kez tüketmelisiniz. Dr. Anderson, bu karışımın kanseri önlediği gibi,  kötü huylu kanser hücrelerini de yok ettiğini belirtmektedir.
Kaynak:  healthandhomeremedies.com