Yorgunluk ve Baş Ağrısına 30 Demirli Gıda

Yorgunluk ve Baş Ağrısına 30 Demirli Gıda

 

Size kansızlık tanısı konulmuşsa, demir eksikliğinin genel belirtilerini ve bu mineral eksikliğinin günlük hayatınızı nasıl etkileyebileceğini biliyorsunuz: yorgunluk, zayıflık,baş ağrısı, asabiyet, saç dökülmesi…

Demirin kanın organlara oksijen taşımasını ve böylece organların düzgün çalışmasını sağlayan mineral olduğunu unutmak kolaydır. Ancak vücudunuzda yeterince demir olmadığında, öncelikle önemsemeyeceğiniz türden bir yorgunluk yaşarsanız, ardında yavaş yavaş kendinizi bitkin ve halsiz hissetmeye başlarsınız.

Kalbiniz yeterli oksijen almadığında, daha çok çalışmaya zorlanır ve bu sebeple yorgunluk hissi daha belirgin hale gelir. Beslemenize demir açısından zengin gıdalar ilave ederseniz, biz kadınlar için tipik bir sorun olan kansızlıktan kurtulabilirsiniz.

Bugünkü yazımızda sizlere konu hakkında daha çok bilgi vereceğiz. Sağlığınız için son derece faydalı!

Demir açısından zengin gıdaların nasıl bir araya getirileceğini bilmenin önemi

kuru-meyve-yemişİspanyol Beslenme Topluluğuna göre, demir açısından zengin birçok gıda bulunur, ancak önemli olan bunları dengeli ve çeşitli bir şekilde beslenmenize dahil etmeyi bilmektir; böylece vücudunuz ihtiyacı olan mineralleri almış olur. Kadınlarda, aynı zamanda adet dönemlerinde de demir kaybı olduğunu unutmayın.

Enteresan bir şekilde, vücudunuz demiri ince bağırsak yoluyla alır ve bu, aç karna her zaman daha kolaydır. Ancak, demirin düzgün şekilde alınmasını önleyen belli gıdalar da vardır, işte bu yüzden bu gıdaları bir arada tüketirken çok dikkatli olmalısınız:

Aşağıdaki besinler demir açısından zengin gıda alımınızdan ayrı tutulmalıdır:

  • Çay
  • Kepek
  • Yulaf
  • Soya sütü
  • İnek sütü

Bu besinleri beslenmenizden tamamıyla çıkarmak zorunda değilsiniz. Yalnızca vücudunuza diğer gıdalardan demir alması için zaman vermelisiniz. Mesela, kahvaltıda çay içebilir ve bir kase yulaf ezmesi yiyebilir, öğle yemeğinde ise kendinize ceviz ve kuşkonmazlı leziz bir ıspanak salatası hazırlayabilirsiniz.

Kalsiyum, polifenol ve fitik aside dikkat edin

Fitik asit içeren gıdalar demir alımını önler. Bu gıdalara örnek olarak demirin %75’inin alınmasını önleyen buğday unu verilebilir. Çayda bulunan polifenol dedemir alımını en çok engelleyen maddelerden biridir.

Kalsiyumun vücudunuzda çalışma şekli de son derece karmaşıktır. Kemik sağlığı için bu minerale en çok kadınlar ihtiyaç duyarken, kalsiyum tüketimi ince bağırsağınızı çevreleyen hücreler tarafından demir alımını engeller. Buradaki gerçek püf nokta bu gıdaları nasıl bir arada tüketebileceğinizi öğrenmektir.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi lif ve kalsiyum yönünden zengin bir kahvaltı hazırlayabilir ve daha sonra öğle ya da akşam yemeğine C vitamini ve demir alımınızı arttırabilirsiniz. Bazılarınızın bildiği gibi, narenciyeler vücudunuzun bu minerali daha hızlı bir şekilde absorbe etmesini sağlarlar.

Haydi beslenmenize ilave etmeniz gereken en fazla demir içeren gıdaların neler olduğuna bir bakalım.

Demir yönünden zengin olan ve kansızlıkla savaşan gıdalar

ıspanak-salatasıMuhtemelen demir yönünden zengin olan gıdalardan konuşurken aklımıza ilk mercimek gelir. Bu küçük baklagil kansızlıkla çok iyi şekilde savaşırken, farklı tariflerde kullanmayı öğrenerek faydalarını daha da arttırabilirsiniz.

Demir alımınızı daha da arttırmanıza yardımcı olan belli baharat, meyve ve sebzeler de vardır ve ince bağırsağınız tarafından bu mineral alımını hızlandırmanız için C vitaminini de buna ekleyeceğiz.

Bu sayede bazı yemekler “sıkıcı” olmaktan çıkacak: örneğin, brokoli veyaıspanağı karides ve kuru üzüm, ananas ve çam fıstığı ile deneyin. Ya da hindi göğsünü hardallı sandviç ile beraber… Hem sağlıklı hem lezzetli yemekler yemenin yüzlerce farklı yolu bulunur.

Demir açısından zengin bu uzun gıda listesine dikkat edin: 

  • İstiridye
  • Brokoli
  • Karides
  • Biber
  • Kekik
  • Defne yaprağı
  • Maydanoz
  • Ispanak
  • Nohut
  • Hindiba
  • Roka
  • Hardal
  • Kimyon
  • Dereotu
  • Kırmızı et
  • Fesleğen
  • Tarçın
  • Kurutulmuş yabani mercanköşk
  • Pulbiber
  • Köri
  • Rozmarin
  • Karabiber
  • Konserve sardalya
  • Mercimek
  • Paprika
  • Mısır
  • Fırında hindi
  • Sosis
  • Beyaz biber
  • Deniz tarağı
  • Yumurta akı
  • İncir
  • Erik
  • Bitter çikolata
  • Portakal

portakal-suyuHer öğünden sonra, tatlı olarak zengin bir meyve salatası yemenizi ve bu sayede portakal, kivi, papaya ya da mangolarla ihtiyacınız olan C vitaminini almanızıöneririz. Ayrıca bu öğünleri bir araya getirebilir veya smoothie haline de dönüştürebilirsiniz.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Cildinizi Güzelleştirmek için 5 Öneri

Sağlıklı cilt güzelliği ve sağlığı yansıtır. Zamanın geçmesi, güneşin etkileri, zayıf beslenme ve hatta stres cildin en büyük düşmanlarıdır. Peki, görünümünüzü geliştirmek için ne yapmalısınız?

Bazen güzellik malzemelerine, kremlere, makyaj ürünlerine çok para harcarız, amaemin olun ki evde yapabileceğiniz ve size çok yardımı dokunacak bir çok ev yapımı tarif vardır. Güzel bir cilt için gelin bunları beraber keşfedelim. Bunlara bayılacaksınız!

1. Cildiniz çok hassastır. Ne tür bir tedavi uyguladığınıza dikkat edin.

sağlıklı-cilt

Bazen bize yardım etmekten çok uzak olan kremlere ve jellere çok fazla para harcıyoruz. Bunlar hem işe yaramıyor hem de cildimizin dengesini bozabiliyor.Uyguladığınız ürünün içeriğini her zaman dikkatlice okuyun ve her şeyden önce içinde çok fazla asit olan, cildi kurutan malzemelerden uzak durun.

İçeriğinde en fazla doğal malzemenin ve en az kimyasal maddenin olduğu ürünleri tercih edin.

2. Cildi Ölü Deriden Arındırmanın Önemi

ölü-deri-keseleme

Cildi ölü deriden arındırmak bir rutin olmalı. Ölü deriyi almalısınız ki cilt kendini yenileyebilsin. Çünkü üst derinin temizlenmesi de böbreklerin veya karaciğerin temizlenmesi gibi önemlidir.

  • Cildi ölü derilerden arındırmanın bir yolu da yulaf kullanmaktır. Sadece bir yemek kaşığı yulafı banyo sırasında bir keseye koyun. Cildiniz hala nemliyken, iyice kese yapın ve ölü derileri alın.
  • Kahve de çok güzel bir cilt temizleyicidir. Bunun özelliklerinden yararlanmak için, sabah içtiğiniz kahvenin tortusunu kullanın. Bir kaba alın, içine 200 ml badem yağı ekleyin. İyice karıştırın ve banyo sırasında cildinize uygulayın. Bir duş eldiveni yardımıyla, cildinize dairesel olarak masaj yapın. Eğer bunu her gün yaparsanız cildinizin daha yumuşak ve parlak olduğunu fark etmeye başlayacaksınız.
  • Bal temelli bir karışım hazırlayabilirsiniz. Bir yemek kaşığı bal, iki öğütülmüş badem, bir kaç damla limon suyunu karıştırın. Parmaklarınızla cildinize uygulayın, dairesel olarak masaj yapın. Sonra soğuk su ile durulayın. Harika sonuçlar elde edeceğinizi garanti ediyoruz!

3. Daha iyi bir diyet

çilek-suyu

Daha sağlıklı, genç ve parlak bir cilt için çok lezzetli doğal meyve suları yapabilirsiniz. Her gün yapabileceğiniz meyve suları var. Bunlar hem cildinize iyi gelir hem de vücudunuza bir çok mineral ve vitamin sağlar. En iyi meyve sularını bir kenara not edin:

  • Havuç ve elma suyu:  Güne başlamak için muhteşem. Sadece iki havuç ve bir yeşil elmaya ihtiyacınız var. Hepsini iyice yıkayıp temizleyin ve kabuklarını soymayın çünkü kabukları sizin için çok faydalı besleyici ögeler içerir. Her şeyi meyve suyu sıkacağına veya miksere koyun ve üstüne bir bardak su ekleyin. Bayılacaksınız!
  • Çilek, salatalık ve limon suyu: Çok lezzetli bir antioksidandır, cildinizi nemlendirir, her gün ihtiyacı olan besleyici ögeleri kazandırır. 10 çilek ve küçük bir salatalık alın. İyice yıkayıp hepsini bir bardak suyla miksere koyun. Biraz limon suyu da ekleyin. Doğal limon kullanmanız önemlidir. Bir kaç buz küpü de ekleyebilirsiniz. Böylece öğlen arasında içebileceğiniz ferahlatıcı bir meyve suyu elde edeceksiniz!

4. Cildinizi nemlendirmek için en iyi yöntem nedir?

sıkı-surat

Aloe veranın faydalarından sayfamızda sık sık bahsediyoruz. Düzenli olarak kullanıldığında, cildinize elastik, sağlıklı ve nemli bir hal kazandırır, bu da güneşin ve erken yaşlanmanın olumsuz etkileriyle savaşmada çok iyidir.

  • Sabahları cildinize bir yemek kaşığı aloe vera jeli uygulayın. Yüzünüze koyun ve sıvısıyla cildinizin üzerine sert bir tabaka oluşana kadar bekleyin. 15 dakika bekletin ve sonra demleyip soğuttuğunuz papatya çayına bir pamuk bandırarak bununla yüzünüzü temizleyin. Harikalar yaratacak!
  • Geceleri daha basit olan kuşburnu yağı temelli tedaviyi uygulayın. Sonuç olarak, cildiniz yenilenir, nemlenir, sıkılaşır. Muhteşemdir.

5. Güzel bir cilt için temel bir sır… Günde 8 saat uyuyun!

 

Şaka gibi gelecek ama çok güzel bir cildin sırrı aynı zamanda günde 8 saat uyumaya dayanıyor. En az 8 saat! Bilmelisiniz ki az uyumak ve uykusuzluk erken yaşlanmaya sebep olan serbest radikallerin oluşumunu tetikler.

Cilt parlaklığını kaybeder, üst derinizdeki kılcal damarlar şişer, toksinlerle dolarsınız ve klasik sıvı tutulumu yaşarsınız. Korkunç göz çevresi halkaları oluşmaya başlar. Sadece bu da değil: Yeterince uyumamak vücutta kortizol ve glükoz seviyelerini arttırır, bu da hipertansiyon ve hatta obeziteye yol açar. Şaşırtıcı ama doğru.

Uyumak sizi rahatlatır, vücudunuzun temizleme ve oksijenlenme işlevlerini yerine getirmesini sağlar ve sonuç olarak cildinizin daha az şişkin ve daha sağlıklı olmasını sağlar. Kendinizi daha iyi hissedersiniz ve bu içten gelen iyilik hali yüzünüze ve güzelliğinize yansır. Bunu hatırlayın ve hiç bir zaman günde en az 8 saat uyumaktan vazgeçmeyin: Böylece mümkün olduğunca genç ve güzel bir cilde sahip olacaksınız. Sadece yukarıda verdiğimiz önerileri uygulayın!

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kalp Damarlarının Yağlanmasını Önleyici ve Damar Tıkanıklığına Karşı

Kalp Damarlarının Yağlanmasını Önleyici ve Damar Tıkanıklığına Karşı

 

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun önerdiği bu kür kalp ve damar sağlığı için çok faydalıdır. Bu kürü kalp damarlarını açmak ve kalp dolaşımını güçlendirmek için mutlakaya uygulamalısınız.

Maydanoz, sarımsak, limon ve su gibi evinizde kolaylıkla bulunan malzemelerle hazırlayacağınız bu karışım ile kalp ve damar sağlığınızı koruyabilirsiniz. Tarifini vereceğimiz maydanoz limon sarımsak kürü yılda 1-2 defa uygulamanız kalp ve damar sağlığınız için yeterli olacaktır. İşte maydanoz, limon ve sarımsaktan oluşan bu karışımın hazırlanışı ve faydaları..

Malzemeler: 1 diş sarımsak 10-12 tane taze maydanoz 2 yemek kaşığı taze sıkılmış limonun suyu Yarım su bardağı klorsuz su Not: Sarımsakların kahverengileşmemiş olmasına dikkat etmelisiniz. Ayrıca maydanozlar yeşil ve taze olmalıdır. Sararmış maydanozu kullanmayınız.

Damar Tıkanıklığına Karşı Maydanoz – Limon – Sarımsak Kürü Nasıl Hazırlanır?

Kalp ve damar tıkanıklığını karşı kullanacağınız bu karışımı hazırlarken bir mutfak robotu veya blender’a ihtiyacınız olacak. İlk olarak maydanozları saplarıyla birlikte bir kaç parçaya ayırarak robota atın. Üzerine limon suyunu ilave edin. Sarımsağı bıçakla doğrayarak karışımın içerisine ilave edin. Ardından yarım bardak suyu da ilave ettikten sonra robotunuzu çalıştırın.

Yaklaşık olarak 1 -1 buçuk dakika robotunuzu çalıştırın. Hazırladığınız bu karışımı kahvaltıdan yaklaşık 20 dakika önce aç karnına için. Damar tıkanıklığına karşı müthiş bir tedavi edici özelliğe sahiptir. Bu kürün uygulama şekli günden güne farklılık göstermektedir. Küre başladığınız ilk 3 gün sarımsaklı olarak, ikinci 3 gün sarımsaksız ve son 3 gün ise yine sarımsaklı olarak uygulanır. 9 gün uyguladıktan sonra 3 gün ara verin. 3 gün ara verdikten sonra tekrar 9 gün aynı şekilde uygulayın ve kürü sonlandırın.

Maydanoz, Limon ve Sarımsak Kürünün Faydaları;

Kalp damarlarının içten yağ bağlamasını önler. Kalp damarlarında plak oluşumunu önler. Kalbi besleyen damarların daralmasını ve tıkanmasını önleyicidir. Kan dolaşımını güçlendirir. Kalp damarlarını açar. Kalp damar tıkanıklığını tedavi edicidir. Kalp damarlarını açıcı özelliği var birçok baypas hastası bu kürü kullandıktan sonra ameliyat olmaktan kurtuldu.

Maydanoz Limon Sarımsak Kürünün Zararı Var mıdır?

Eğer düşük tansiyona sahipseniz bu kür tansiyonu bir miktar düşürebilmektedir. Bu sebeple düşük tansiyonlu olanların damar tıkanıklığı kürünü uygularken dikkat etmesi gerekir.

kaynak: sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücuttan toksinleri atmanın en keyifli yöntemi

HEM ÇOK KOLAY HEM DE HAVALI BİR SU TARİFİ: İÇMEDEN VE İKRAM ETMEDEN DURAMAYACAKSINIZ!

Vücuttan toksinleri atmanın en şahane yolu nedir? Tabi ki su içmek. Ama sade olarak içmek zorunda değilsiniz. Hem de toksin atarken, bazı ek faydalar da göreceksiniz:

Şimdi içme suyu dolu bir cam sürahiyi alın ve:

1.LİMONLU Birkaç dilim limon atın. Limon vücudun temizlenmesi ve alkali olmasına katkıda bulunacaktır.

2.NANELİ Birkaç dal nane ekleyin. Hem suyun tadı güzel hale gelecek, hem kokusu! Midenize ve sindiriminize de destek verecektir.
3.SALATALIKLI Dört-beş dilim salatalık ekleyin. Salatalık vücudunuzun nemlenmesi için harikadır ve inflamasyona karşı etkilidir.

4.ZENCEFİLLİ Bir bilemediniz iki ince dilim ekleyin. Midenize iyi gelecek ve sindiriminize de. Özellikle gastritiniz varsa.
Bu suları bir gece buzdolabında bekleterek kullanırsanız, daha da etkili olacaktır. En azından birkaç saat.

Ayrıca pH derecesi 8 üzeri su kullanmanızı tavsiye ediyoruz, tabi mümkün olursa…

kaynak: sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Elma Sirkesinin 15 Mucizevi Etkisi…

Elma sirkesinin evde harikalar yarattığı biliniyor. Sirke, rahatsızlıkları önler, hastalıklarla mücadele eder ve vücut sağlığınızı denge tutar.

Bazen elma sirkesini suyla karıştırıp içiyorum. Tadı güzel olmasa da, işe yarıyor. Elma sirkesinin vücudumuza sağladığı yararları okuduktan sonra da, sirkeye daha çok yöneldim. Ancak, elma sirkesinin yararları sadece bunlardan ibaret değil.

Elma sirkesi besin değeri yüksek 30 maddeden oluşuyor. İçerisinde yüksek oranda A ve B vitamini, yararlı yağ asitleri ve mineraller bulunduruyor. Yıllar boyunca yapılan araştırmalar ve çalışmalar elma sirkesinin metabolizmayı düzenlemede, cildinizi  yenilemede, alerjilere karşı vücudunuzu korumada ve solunum yolu hastalıklarıyla baş etmenizde yardımcı olduğu saptandı. Yıllardan beri sirkenin faydalarını “Kocakarı ilacı” gibi görsem de artık bunlara daha çok inanmaya başladım.

1.  Boğaz ağrısına iyi gelir.

Elma sirkesi, bakterilerle mücadele etmede oldukça iyidir. Bir dahaki sefere ballı ılık su yerine elma sirkesi içmeyi deneyin. 2 su bardağı suya yarım su bardağı sirke ilave edin ve saatte bir gargara yapın.

2. Mide ekşimesine iyi gelir.

Mide asidinin yemek borusuna temas etmesi halinde mide ekşimesi rahatsızlığı ortaya çıkar. Sirke, midenize yediğiniz besinleri parçalamada yardım eder ve daha az mide asidi salgılanır. Birkaç çay kaşığı sirkeyi bir bardak suya ilave edin ve için.

3. Tıkalı burunları açmaya yardımcı olur.

Elma sirkesi, kalsiyum ve magnezyumun yanı sıra, B ve E vitamini açısından da zengindir. Bunların hepsi de alerjiye ve burun tıkanıklığına birebirdir.  Daha önce de söylenildiği üzere elma sirkesi bakterilerle mücadelede çok iyidir. Eğer burnunuz tıkanırsa, bir bardak suya birkaç çay kaşığı sirke ekleyin ve sonucuna kendiniz şahit olun.

4. Kepeği önler.

Elma sirkesinin bir diğer faydası da saçtaki kepeği önlemesi. Sirkede bulunan asit saç kepeklerini yok ediyor ve oluşmasını engelliyor. Konsantresi yüksek bir sirkeyi sprey şişesine suyla beraber koyun ve saçınınıza püskürtün. Saçın tamamına püskürttükten sonra saçınıza havlu sarıp 15 dakika bekletin.

5. Kramp girmesini engeller.

Geceleri bacağınıza sık sık kramp giriyorsa, vücudunuzda yeterince potasyum yok demektir. Elma sirkesinde ise bolca potasyum vardır. 2 çay kaşığı elma sirkesini 1 çay kaşığı bal ile beraber bir bardak ılık suya ilave edin ve için.

6. Cildi sağlığa kavuşturur.

Antiseptik etkisi olan sirke enfeksiyonlara karşı savaşır. Kaşınan ve yanık cildi yumuşatır. Pamuğa birkaç damla sirke damlatın ve rahatsız olan bölgeye uygulayın. Ayrıca sirke akneye de iyi gelmektedir.

7. Siğilleri yok eder.

Vücudunuzda siğil mi çıktı? Su ve sirkeyi karıştırıp pamuğa damlatın ve çıkan yere uygulayın. Siğil elinizde veya ayağınızda çıktıysa su ve sirke dolu bir leğende elinizi ya da ayağınızı 20 dakika bekleterek siğilden kurtulabilirsiniz. Günde bir kez uygulamanız önerilir.

8. Ayak kokusunu yok eder.

Elma sirkesi bakterilerle savaştığından, ayaktaki kötü kokuyu yok etmede de etkilidir. Mendile sirke damlatın ve buzdolabında bir gece bekletin. Daha sonra mendili ayağınıza sürün. Ayrıca yine su ve sirke ile doldurulmuş leğende ayağınızı bekleterek ayakta oluşan kötü kokulardan kurtulabilirsiniz.

9. Mide şişmesine ve gaza iyi gelir.

Sindirim sorununuz varsa elma sirkesi bir numaralı yardımcınız olacaktır. Yemek yemeden hemen önce sirke ilave edilmiş suyu için. Böylelikle mide şişmesinden ve aşırı gazdan kurtulacaksınız. Sirke, sindirime yardımcı olarak midedeki besinlerin daha etkili ve hızlı parçalanmasına yardımcı olur.

10. Odalardaki kötü kokuyu yok eder.

Elma sirkesi sadece ayakta oluşan kötü kokulara değil aynı zamanda odada oluşan kötü kokulara da yardımcı olur. Oda spreyi almak yerine, iki sur bardağı sirkeyi iki bardak suyla karıştırıp sprey şişesine boşaltın. Kötü koku olan odaya sprey sıkarak kokudan kurtulun.

Fotoğraf Kaynağı: Mostphotos

11. Ev temizliğinde kullanılabilir.

Sabun veya elma sirkesi gibi doğal maddeler varken evinizi kimyasallarla temizlemeyin. Su ve sirkeyi karıştırdıktan sonra suya bezinizi bandırarak istenmeyen lekelerden kurtulabilirsiniz.

12. Tıkanan boruları açar.

Lavabo gideri ya da mutfak borunuz tıkandığında yapacağınız şey elma sirkesi kullanmak olmalıdır. Bir su bardağı karbonatı iki su bardağı elmalı sirke ile karıştırın ve lavaboya dökün. Lavabonuzda bir yanardağ etkisi göreceksiniz.

13. Küfü önler.

Küflü yüzeyleri yok etmekte de elma sirkesi kullanılıyor. İki su bardağı elma sirkesini bir su bardağı karbonat ile karıştırın. Daha sonra çamaşır makinenizin deterjan kısmına ilave edin. Ayrıca, çabuk küf tutan duş perdesi gibi eşyalarınıza yine bu karışımı dökerek hemen sonuç alabilirsiniz.

14. Kırışık kıyafetleri düzleştirmeye yardımcı olur.

Elma sirkesi, kırışık kıyafetleri önlemedi ipuçlarından en önemlisi. Sirke ile suyu karıştırarak sprey şişesine koyun ve kırışık bölgelere uygulayın. Açık havada kıyafetinizi biraz bekletin ve sonuca siz bile inanamayacaksınız.

15. Mobilya lekelerini yok eder.

Evet, elma sirkesi iksir gibi. Elma sirkesi, mobilyalarınızda ve halınızda oluşan su veya diğer lekeleri yok etmede yardımcıdır. Biraz tuz ve elma sirkesini karıştırın. Suya bezi bandırın ve o bölgeyi sürtün. Daha sonra ise elektrikli süpürgeyi bölgeye uygulayın.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Stresi Azaltmak İçin 7 Pratik Öneri

Stresi Azaltmak İçin 7 Pratik Öneri

Stres günümüzde pek çok kişinin baş etmesi gereken bir sorun haline geldi. Yaşam tarzımız gün geçtikçe yoğunlaşıp strese neden oluyor. Ancak bunu önlemek için yapılabilecek pek çok şey var. Bu yazımızda sizlerle stresi azaltmak için 7 pratik öneri paylaşacağız.

1. Derin nefes alın

Derin nefes almak hem stresi azaltmaya yardımcı olur hem de beynin konsantre olabilmesi için gereken oksijeni almasını sağlar. Pek çok kişi doğru şekilde derin nefes almayı bilmedikleri için hipervantilasyon yani karbondioksitin ciğerlerden dışarı kaçmasına neden olurlar.

Elinizi karnınızın üstüne yerleştirip normal bir şekilde durun. Ardından derin nefes alıp karnınızın ve göğsünüzün nasıl şiştiğine bakın. Bunu her yaptığınızda, nefes almanın başka bir özelliği üzerine düşünün, ciğerlerinizin hava ile dolması, havanın kendisi, burun deliklerinizden geçişi… Nefesinizi 3 saniye tutun ve ardından ağzınızdan verin. Günde üç defa, 5 kere bu şekilde derin nefes almak, stres seviyenizi ciddi şekilde düşürecektir.

Pek çok kişi derin nefes almanın bize sunduğu avantajları göz ardı ediyor. Bu, kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken bir stres azaltma yöntemidir. Ve en önemlisi, bunu yaparken zihninize günün stresinden başka düşünecek bir şeyler vermenizdir. Derin nefes almak kesinlikle sizi stresli düşüncelerinizden uzaklaştıracaktır.

2. Kaslarınızı gevşetin

Seçtiğiniz kasları yavaşça germek ve ardından serbest bırakmak kesinlikle çok önemlidir. Bu sayede iki şey başarırsınız: hem zaten stresten gerilmiş olan kaslarınızı rahatlatırsınız hem de kafanızı dağıtıp stresten başka bir şeye odaklanabilirsiniz.

Kaslarınızı esnetin. Bir kası yaklaşık 5-10 saniye kadar gerdikten sonra rahat bırakın. Bunu istediğiniz herhangi bir kas için yapabilirsiniz. İstediğiniz kasları seçebilirsiniz. Örneğin, ayak ve bileklerinizle başlayıp ardından ellerinizi, kollarınızı ve omuzlarınızı gerip rahatlatabilirsiniz. En son da boynunuz ve suratınıza odaklanabilirsiniz.

Sabahları veya öğleden sonraları, sırt üstü uzanın ve sağ bacağınızı bedeninizin üstüne alın. Ardından diziniz yere değene kadar kalçanızı döndürün. Aynı şeyi öbür bacağınız ile de tekrarlayın. Eğer isterseniz dizlerinizi göğsünüze doğru çekebilirsiniz…

3. Doğaya çıkın

Happiness1

Oturduğunuz yerde stresinizin geçmesini ummak durumu sadece daha kötü hale getirecektir. İşin sırrı doğaya çıkmakta. Kendinizi, sizi doğa ile bir araya getirecek bir aktivite yaparken hayal edin. Bu size iyi olduğunuzu hatırlatacaktır. Eğer isterseniz temizlik yapmak, çamaşır yıkamak, çekmecelerinizi düzenlemek gibi sıradan günlük ev işleri yaparak da kafanızı dağıtabilirsiniz. Veya kitap okuyabilir, bir şeyler araştırabilir, arkadaşlarınızla konuşabilirsiniz. En kötüsü, üzerine odaklanabileceğiniz anti stres topu gibi bir şeyleri sıkabilirsiniz. Evde tek başınıza oturmayın ve televizyon izlemeyin.

4. Düşüncelerinizi değiştirin

Düşünce değişikliği teknikleri yıllardır bahsedilen şeylerdir ancak işe yaramaları için onları nasıl uygulayacağınızı da bilmeniz gereklidir. Size stresli hissettiren negatif bir düşünceniz olduğunda kendinize “dur” diyin. Bu düşünceyi yazıp geliştirmeye ve alternatif açılardan bakmaya çalışın. Size kendinizi daha sakin hissettiren, alternatif düşünceler etkili olacaktır. Ayrıca büyük resmi daha rahat görmenizi de sağlayacaklardır.

Örneğin, önemli bir toplantıya geç kaldığınız için işten atılacağınızdan mı endişeleniyorsunuz? Bu düşünceyi anında durdurup yerine daha makul bir alternatif yerleştirin. “Ben sadece insanım ve trafik her zaman önceden tahmin edilemeyebilir. Benim kendime olan güvenim, mükemmel eleman olmaktan gelmiyor.”

5. Yönlendirilmiş imgelemler kullanın

Gözlerinizi kapatın ve sizin için sakinliği ve huzuru temsil eden bir yer hayal edin. Bu yer sizin eviniz, bir kumsal, orman, sevdiğiniz birinin yanı veya evcil hayvanınızın yanı bile olabilir. Ardından bu deneyimin içine karışıp ona dahil olduğunuzu hayal edin. Ne duyuyorsunuz? Ne görüyorsunuz? Ne kokusu alıyorsunuz? Net olun ve kendinizi daha sakin ve rahat hissedene kadar bu imge üzerine odaklanın. Bunu günde iki kez yapmayı deneyin.

6. Endişelerinizi kabul edin

Stresli olduğunuzu kabul etmeniz, stresin sizin üzerinizdeki gücünü azaltmak için ilk yapmanız gereken şeydir. Korkmuş olduğunuzu kabul edin ve aklınızdaki negatif düşünceler ile yüzleşin. Tehlikeli veya rahatsız edici bir hissiyat mı? Stres çoğunlukla, gelecekte olacak şeyler veya olmamasından korktuğumuz şeyler için endişe etmekten kaynaklanır. Sadece siz gerildiğiniz ve stresli olduğunuz için gizli bir tehlike olduğunu var saymayın. Düşüncelerinizi dağıtıp bu şekilde hissetmenize neden olan şey stres. 

7. Egzersiz yapın

Bicycling

Herkes egzersiz yapmanın endorfin salgılattığını bilir. Endorfin zihninizin kendini daha iyi hissetme kapasitesini arttırır. Egzersiz yapmak illa her gün saatlerinizi spor salonunda geçirmeniz anlamına gelmiyor. Elinizden geldiğince aktif olmanız yani günde bir veya iki defa yaklaşık 15-30 dakika yürüyüş yapmanız da egzersiz sayılır.

Bisiklete binmek, kısa ama tempolu yürüyüş gibi kardiyo çalışmaları, tenis veya golf oynamak da egzersiz yapmak sayılır. Bir yoga veya Pilates kursuna da katılabilirsiniz.Ne kadar aktif olursanız kendinizi o kadar iyi hissedersiniz. Eğer televizyon izleme bağımlılığınız varsa, duygusal durumunuzu ve ruh halinizi yükseltip stresi azaltmak sizin için daha zor olacaktır.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi, Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Stresten En Çok Etkilenen Organlar

Stres vücudunuzun değişik durumlara ve duygulara karşı verdiği fiziksel ve duygusal gerginliklerin bütünüdür, genellikle hayal kırıklığı, sinir veya kızgınlık ile tetiklenebilir.

Belli bir seviyeye kadar stres pozitif bir şey olarak algılanabilir çünkü stres vücudun tehlikelerden ve risklerden kaçınmasına yardımcı olan doğal bir reaksiyondur.

Fakat bir çok insan hayatlarının belirli bir döneminde yüksek stres seviyelerine maruz kalmıştır, bu da fiziksel ve duygusal sağlık açısından ciddi problemler teşkil etmektedir.

Günümüz dünyası çok komplike ve talepkar olduğu için, insanların yüksek strese maruz kalma olasılığı artmaktadır, ve bir insan stresi daha fazla tecrübe ettikçe kontrol etmesi daha da zorlaşan bir hal alır.

En endişe verici nokta şudur ki, stresten muzdarip olan insanlar bunu azaltmak için pek bir şey yapmazlar ve bu da stresin sağlıklarının önündeki en büyük engel haline gelmesine sebep olur.

Son dönemlerde Amerikan Psikoloji Birliği (APA) tarafından yapılan bir çalışmastrese maruz kalan yetişkinlerin %40’ının uyumakta zorlandığını göstermiştir.

Buna ek olarak, stresin vücudunuzdaki belli başlı organların fonksiyonunu değiştirmesine yol açtığını ve bu şekilde hayat kalitenizi azalttığını biliyor muydunuz?

Stresin hayatınızı nasıl etkilediği hakkında daha iyi bilgi verebilmek için, bugünkü yazımızda bu problemden etkilenerek en çok hasara uğrayan 8 organdan bahsedeceğiz.

Cilt

akne

Stres vücudunuzun enflamatuvara uğramasına sebep olur, bu da cildinizin gözeneklerinin kapanması ile sonuçlanır. Bu kapanma ciltte kırmızılıklar ve iritasyon oluşturur, ciltte yağın birikmesine sebebiyet verir.

Toparlamak gerekirse, stres aknenin temel sebeplerinden birisi olabilmektedir.

Akciğerler

Akciğer fonksiyonunuz stres tarafından zayıflatılabilir, bağışıklık sisteminiz de çeşitli dışsal faktörlere cevap vermekte zorlanarak zayıflayabilir.

Brezilya’daki Sao Paolo Üniversitesi, astım ve stresin arasında bir ilişkinin olabileceğini ve sonuç olarak bunun akciğerlerinizin fonksiyonunun zayıflamasına yol açabileceğini bulmuştur.

Kalp

Yüksek stres seviyesinden oluşan gerginliğin devamı, kolesterolünüzü, kan basıncınızı ve kan dolaşımınızdaki trigliserit seviyesini arttırabilir.

Ulusal İlaç Kütüphanesi tarafından yayımlanan bir makalede, kronik stresten muzdarip olan insanların sağlıklı bir kalp atış hızı edinmekte zorlandıklarının görüldüğü açıklanmıştır.

Gözler

goz

Baverya Klinik – Avrupa Göz Enstitüsü tarafından yürütülen bir çalışmada aşırı seviyedeki fiziksel ve duygusal stresin gözlerin etrafında titremeye yol açtığı söylenmiştir çünkü stres göz kapaklarını açıp kapatmaya yarayan küçük bir kas grubunu tetiklemektedir.

Buna ek olarak, stres gözlerin etrafındaki iltihaplanma (enflamatuvar) ve flu görüş ile de ilişkilendirilmektedir.

Karaciğer

Stres hormonlarının birikmesi karaciğer tarafından üretilen ve görevi karaciğerhastalığına yol açan karaciğer gözelerini yok etmek olan hücreleri değiştirebilir.

Beyin

Aşırı stres vücudun kortizol olarak bilinen hormonunun üretiminin artmasına yol açar. Aşırı kortizol seviyesi ise beynin frontal korteksini etkileyebilir, beynin bu bölümü de karar verme ve hafıza ile sorumludur.

Böbrekler

böbrek

Kortizol seviyesi stres yüzünden arttığında, böbrekleriniz fosfat salgılar, bu da kas zayıflığına, raşitizm gibi kemik hastalıklarına ve daha fazlasına yol açabilir.

Bağırsaklar

Bağırsaklarınızın sağlığı vücudunuzun genel sağlığı ile doğrudan bağlantılıdır,bu yüzden de bağırsağınıza ve bütün sindirim sisteminize yeterince özen göstermeniz gerekir.

Stres olduğunuzda, bağırsaklarınızda oluşan problemler gaz, kas ağrıları ve enflamasyona sebep olur.

Aşırı stres ile nasıl savaşırsınız?

yürüyüş

Günlük hayatınızın bir parçası haline gelen stresle savaşmak için, aşağıdaki önerileri uygulamayı deneyin. Bu şekilde stresin sağlığınızı negatif etkilemesinden kaçınabilir, stres seviyelerini azaltabilirsiniz.

 

Eğer yüksek seviyedeki stresten şikayetçi yüzlerce insandan biriyseniz, aşağıdaki önerilerden bir ya da bir kaçını denemekten korkmayın:

  • Yoga, dans, yüzme gibi rahatlama tekniklerini veya aromaterapiyi deneyin.
  • Her gün biraz da olsa spor yapın.
  • Aktivitelerinizi gerçekten size göre olan, uygun zaman dilimleri çevresinde planlayın.
  • Çalışırken, esneme hareketleri veya birazcık temiz hava almak için molalar verin.
  • Kendinizi şımartmaya zaman ayırın ve hoşlandığınız, zevk aldığınız şeyleri yapın.
  • Negatif insanlardan uzak durmaya özen gösterin.
  • Beslenme düzeninizde olumlu değişimler yapın.
  • Daha fazla su içmeye özen gösterin.
  • Tütün kullanımı veya aşırı alkol tüketmek gibi kötü alışkanlıkları bırakın.
  • Reiki yapın
  • Sevdiğiniz arkadaşlarla görüşün
  • Ilık duş alın
  • Access bilinçaltı temizliği yapın
  • kaynak: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bahar Alerjilerine Karşı Alınabilecek 10 Önlem…

  • Neye karşı alerjiniz olduğunu öğrenin
  • Dışarıda mutlaka polen maskesi takın
  • Ev ve ofisinizi sabah saatlerinde değil, öğleden sonra havalandırın
  • Otomobil camlarını gerekmedikçe açmayın ve polen filtrelerini değiştirmeyi unutmayın
  • Gözlerin yanını da örten güneş gözlükleri kullanın ve sık sık gözlüklerinizi polen yapışabileceği için yıkayın
  • Eve geldiğinizde kıyafetlerinizi değiştirin, burnunuzun içini temizleyin, duş alın
  • Polen mevsiminde açık havada spor yapmayın
  • Yıkanan çamaşırları mümkünse kurutma makinasında kurutun. Nem, ev içi alerjenlerin gelişimini tetikleyebileceğinden yatak-oturma odalarında çamaşırlarınızı kurutmayın
  • Evcil hayvanlarınızı yattığınız odaya almayın
  • Özellikle bu dönemde toz, sigara dumanı, boya kokusu, parfüm gibi etkenlerden uzak durun
  • kaynak: medical akademi
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Balkonunuzu Sebze ve Meyve Bahçelerine Çevirecek 10 Doğa Dostu Bilgi

Keşke hepimiz şöyle devasa bahçeli evlerde otursak da gönlümüzce meyve sebze yetiştirebilsek, onları dalından koparıp taze taze yemenin tadına varabilsek. Ama ne yazık ki pek çoğumuzun böyle bir şansı yok.

Şansımız olmadı diye hemen isteklerimizi bir kenara mı bırakıyoruz peki? Elbette hayır. Alıyoruz toprağımızı, saksılarımızı artık ne gerekiyorsa, koyuluyoruz işe. Balkonumuz varsa balkonumuzu yoksa güneş gören, bitki yetiştirmeye müsait nasıl bir yer bulabilirsek orayı, yemyeşil bir bahçeye dönüştürüyoruz.

Çünkü hayat onlarla çok daha güzel. Hem belli mi olur sağlığın yanında bize şans da getirirler, kocaman bahçelerimiz olur belki.

İlk bilmeniz gereken: Saksı ve toprak seçimine özen gösterin

yerlitohum

Balkonda sebze yetiştirmeye karar verdiyseniz ilk önce, alacağınız saksı ve toprağa önem vermelisiniz. En az 40 santimetre genişliğinde bir saksı almaya, saksının altında deliklerin mutlaka bulunmasına ve saksıyı koyabileceğiniz yüksek bir yer olmasına özen gösterin. Saksının plastik olması da hem hafifliği hem de nemi daha uzun süre tutması nedeniyle işinizi kolaylaştıracaktır, bizden söylemesi.

Aynı şekilde, saksıya koyacağınız toprak da alelade bir toprak olmamalı. Poşetlenerek satılan ve sebze yetiştirmeye uygun olan özel toprakları tercih etmelisiniz.

Salkım salkım: Saksıda domates yetiştirme

nebatlar

Sulu sulu, mis kokulu domatesleri bulmak gün geçtikçe zorlaşırken kendinize bir güzellik yapın, domatesinizi evde yetiştirin istedik. Domatesin içindeki çekirdekleri biriktirerek yapabileceğiniz bu uygulamada, çekirdekleri nemli bir bezde bir gün kadar bekletin.

Ardından, aldığınız toprağı saksıya koyun, üzerine organik bir toprak türü olan torfekleyin ve çekirdekleri gelişigüzel serpiştirin. Üzerine yeniden torf ekleyin ve sulayın. Çabuk çimlenmesi için üzerini siyah bir poşetle kapatabilirsiniz. Çimlendikten sonra saksıya her gün düzenli olarak su verin ve güneş ışığına doğrudan maruz kalmayan ama aydınlık bir alanda domateslerinizin yetişmesini bekleyin.

Kolaycılık önerisi: Çekirdek biriktirmek ya da tohum aramak zor geliyorsa basit bir önerimiz de var. Domatesleri yuvarlak dilimler haline getirin ve doğrudan toprağa koyun, üzerine yine bir miktar organik toprak ekleyin ve tamam.

Bibersiz asla diyenlere: Saksıda biber yetiştirme

dekoryasam

Hazır bahar gelmişken evi biberlerle doldurmak lazım. Biber tohumlarını da tıpkı domates çekirdekleri gibi toprağa ekebilirsiniz. Daha hızlı bir çimlenme yakalamak istiyorsanız ekim sırasında toprağınızın soğuk değil, ılık hatta sıcak olmasına da özen gösterebilirsiniz. Çimlenme sonrasıysa kesinlikle güneşin doğrudan etkisi altında olmayan bir yerde tutmalısınız.

Bitkinizin dallanması için fidenin tepelerinden minicik parçalar koparabilirsiniz. Ama dikkat, tekniğini iyice öğrenmeden bu işe girişmeyin, biberleriniz ziyan olmasın.

Adeta dekoratif süs: Saksıda çilek yetiştirme

gastrorganik

Çilekler çıktı ama pahalılığından el sürülmüyor. O zaman evde yetiştirsek, mis gibi kokusuyla tüm balkonumuzu sarsa, sulu sulu yesek ya dedik. Tohum ya da fide olarak bulabileceğimiz çilekleri saksılara tıpkı diğer ekimlerde yaptığımız gibi ektik. Ancak iş bu kadarla bitmiyor. Çilek biraz emek istiyor.

Toprağın sürekli nemli olması gerekiyor mesela. Bunun için de sulamayı ihmal etmemek gerekiyor. Ama altında da fazla su birikmemesi gerekiyor çünkü birikirse kökleri hızla çürümeye başlıyor. Suyuna dikkat edip güneşini de esirgemeyince her şey çok güzel oluyor. Misler gibi çilekleriniz dallardan sarkmaya, kıpkırmızı olmaya başlıyor. Sonra da afiyetle yeniyor tabii.

Her eve lazım: Saksıda soğan ve sarımsak yetiştirme

dekoryasam

Neredeyse her yemekte kullandığımız soğan ve sarımsakları taze taze yemeye ne dersiniz? Sapını ayrı, gövdesini ayrı sevdiğimiz bu muhteşemleri en kolay taze sarımsak ve soğanları alıp filizlendirerek ya da doğrudan filizlenmiş hallerini kullanarak yapabilirsiniz. Toprağa ektikten sonra suyunu eksik etmemeyi ve güneş gören ama çok da sıcak olmayan ortamlarda tutmanız gerektiğini unutmayın, yeter.

Kütür kütür yenir: Saksıda salatalık yetiştirme

hobifikir

Diyetlerin yıldızlarından olan salatalıklar da saksıda yetiştirebileceğimiz güzelliklerden. Çeşit çeşit salatalıklardan ister turşu yapmak için ister de kütür kütür yemek için ekebilirsiniz. Tohumlarını toprağa koyduktan sonra üzerlerini eşit olacak şekilde ince bir toprak tabakası ile kapatın. Sulamasınıysa yağmurlama şeklinde yapın. Sonra da afiyetle tüketin.

Yazın biriciği: Saksıda karpuz yetiştirme

sibel-ish.blogspot

Yaz gelse de karpuz peynir yesek diye konuşmaya başladık bile. O zaman “Karpuzu kendimiz yetiştirsek de bir an önce olsa ya” dedik. Yazın evin her köşesinden fırlayan karpuz çekirdeklerini toprakla buluşturduk, suyunu da eksik etmedik. Biraz büyükçe bir saksının içinde mutluluğu buldu, nur topu gibi oldu. Elbette dışarıdan aldığınız karpuzlar kadar büyük olmasını beklemeyin çünkü bunlar doğal ve saksıda yetişti.

Çok minnoş çok mayhoş: Saksıda limon yetiştirme

ilansokagi

Hiçbir limon evde kendi yetiştirdiğiniz gibi olmaz. Öyle minnoş öyle güzeller ki yemeye bile kıyamazsınız bunları. Limon çekirdeklerini çıkarıp nemli pamukta tıpkı çocukluğumuzda fasulyelere yaptığımız gibi filizlendiriyoruz. Ardından filizlenen limon çekirdeklerini saksıya taşıyoruz. Saksının yerini çok değiştirmeyip suyunu da toprak hep nemli kalacak şekilde verince mis kokulu limonlarımız yüzünü gösteriyor.

Mis gibi yemekler için: Saksıda patlıcan yetiştirme

jeyyu

Karnıyarıktan imam bayıldıya çeşit çeşit yemeğiyle bizi mutlu eden patlıcanı da evde, hatta saksıda yetiştirebilirsiniz. Patlıcan tohumlarını alıp toprağa ektikten sonra 10 gün kadar oda sıcaklığında bekletin. Çimlendiğini gördükten sonra saksıyı daha aydınlık ve serin bir yere taşıyın. Arada toprağını havalandırın ve suyunu düzenli olarak verin. Patlıcanlarınız yakın zamanda yemek olmaya hazır hale gelecektir.

kaynak: yemek.com

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Organlarla Sebzeler Arasındaki İlişki…

MUTLAKA OKUMALISIN !

* Havuç dilimi insan gözüne benzer. Bilimsel araştırmalar havucun gözlerin kan akışını ve işlevini iyileştirdiğini göstermiştir.

* Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renklidir. Bütün araştırmalar domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu göstermiştir.

* Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı bir gıda olduğunu göstermiştir.

* Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Beyin fonksiyonlar için faydalıdır.

* Fasulya böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.

* Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb kemiklere benzer. Bu gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür. Gıdanızda yeterli sodyum yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır.

* Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve fonksiyonlarını hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler. Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir.

* İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını önler.

* Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının glisemik indeksini dengeler.

* Zeytin yumurtalıkların sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur.

* Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.

* Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün vücut hücrelerinden atık maddelerin temizlenmesine yardım eder. Hatta gözlerin epitelyal katlarının yıkayan gözyaşlarına bile sebep olur.

BİLGİLENDİRMEK İÇİN PAYLAŞALIM LÜTFEN

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Keten Tohumu ile Kolonlarınızı Temizleyin

Son yıllarda keten tohumu çok popüler oldu çünkü içeriğindeki besleyici ögeler ve omega-3 yağ asitleri sayesinde sağlığa çok faydalı olduğu kanıtlandı. Bu tohumların %40’ı besleyici lif, bunun üçte biri çözülebilir lif ve gerisi çözülemeyen liften oluşur. Çözülebilir lif toksinleri atar ve çözülemeyen lif de vücutta tutulan atık maddelerin temizlenme işlevini uyarmakla görevlidir.

Keten tohumu ile kolonlarınızı temizleyip bağırsak işlevinizi yeniden düzenleyebilirsiniz. İçeriğindeki lif, çoklu doymamış yağ, lignan gibi fitokimyasallar bu yiyeceği kolon sağlığı için harika bir yoldaş haline getiriyor. Toksinleri temizlemenin yanı sıra sağlıklı olmanız için düzenli işlemelerini de sağlıyor.

Kolonları Doğal Yollarla Keten Tohumu Kullanarak Temizlemenin Yolları

keten tohumu2

  • Keten tohumu yemek sindirim sistemini rahatça gevşetir ve temizleme sürecinde atıkların kolayca çıkmasına yardımcı olur.
  • Keten tohumunun özellikleri bağırsak hareketlerini hızlandırır, yavaş işleyen bağırsakları ve kronik kabızlığı geçirir. Kabızlık deneyimleyen insanlar bir çok sağlık sorunuyla karşılaşabilirler, çünkü düzenli bağırsak hareketleri olmadığında toksin ve atıkları vücutlarında biriktirirler. Bu ciddi hastalıklara yol açabilir. Bu açıdan, keten tohumunun düzenli tüketimi yumuşatıcı, gevşetici etkiler yaratıp katılaşmış dışkıyı nemlendirir ve bağırsaktan çıkmasını kolaylaştırır.
  • Keten tohumu yemek vücutta detoks etkisi yaratır, bu da toksik maddelerin, birikmiş atıkların ve aşırı asidik maddelerin atılımı ve bağırsak gazının çıkarılması için iyidir.
  • İçeriğindeki yüksek orada lif, asidik yağ ve temizleme özellikleriyle keten tohumu normalde bizi olumsuz etkileyen sindirim sistemi problemlerini tedavi etmek için çok iyidir. Gastritin etkilerini azaltır, basur şişkinliğini alır, bağırsak florasını yeniden canlandırır, divertikülü ortadan kaldırır ve bağırsak hareketlerini arttırır.
  • Keten tohumunun özellikleri ayrıca huzursuz bağırsak sendromu yaşayan kişilere de iyi gelir. Çünkü semptomlarını azaltır ve gündelik aktivitelerinizi yaparken oluşan rahatsızlığı önler.

Keten Tohumu ile Doğal Yollarla Kolonları Temizlemenin Yolları

  • Keten tohumunun yararlarından faydalanmak için, aklınızda bulundurmanız gereken en önemli ayrıntı keten tohumu alırken kabuklu olmasına dikkat etmektir. Çünkü kabuklu tohumlar içeriğinde daha fazla çözülebilir ve çözülemeyen lif içerir, bu da kolonları temizlemek için çok büyük fayda sağlar.
  • Keten tohumunu kolayca yemek ve tüm avantajlarından faydalanmak için, kabuğuyla çiğneyin. Ayrıca pudra veya un haline dönüştürebilirsiniz veya doğrudan un haline getirilmiş şekilde de bulup satın alabilirsiniz. Bu da sorunsuz yenebilir. Tohumları bütün olarak tüketmekten kaçının çünkü sindirimi uzun ve zor olabilir.
  • Keten tohumu ununuz hazır olunca, günde iki kaşık yiyin; bunu doğrudan çiğneyebilirsiniz ya da yarım bardak suda veya meyve suyunda çözdürebilirsiniz. Tüketimini harekete geçirmek için, ayrıca keten tohumu ununu içmeden önce akşam iki saat boyunca suda bekletebilirsiniz.
  • Bir diğer iyi seçenek ise keten tohumlarını suda ıslatıp, su ile mikserden geçirmektir.

Keten Tohumu ile Kolon Temizleme Tedavisini Ne Zaman Sonlandırabilirsiniz?

kolon

Keten tohumu ile kolon temizleme tedavisinin süresi belli değildir ve kişiden kişiye değişiklik gösterir. İlk olarak aklınızda tutmanız gereken kolonların emflamasyonu ve orada birikmiş toksinlerin seviyesidir. En iyisi keten tohumunu kabızlıkla savaşmak için sık sık tüketmektir. Ayrıca normal bağırsak hareketlerinize ulaşmak için günde iki veya üç kez tüketebilirsiniz. Sonuçları fark ettiğinizde, keten tohumu tiketmeyi bırakın. Ama her gün de düzenli olarak yemeye devam ederseniz de bu bir problem oluşturmaz.

Akılda Tutulması Gereken Noktalar

  • Unutmayın ki bu doğal tedavi yöntemi sadece uygulamasında istikrarlı olduğunuz sürece iyi sonuçlar verebilir.
  • Aynı zamanda içeriğinde fazla lif olan gıdaları tüketmeyi de arttırın. Bunlar tam tahıllar, meyveler ve sebzeler olabilir. Ayrıca diyetinizi düzenleyin ve vücudunuza zararlı olabilecek tüm yiyecekleri yemeyi bırakın.
  • Sağlıklı bir yaşam tarzı edinin. İyi uyuyun, yavaş yemek yiyin, günde yeterince su için ve genel olarak sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinin.
  • kaynak: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ödeme Karşı Nasıl Mücadele Verilir

Ödeme Karşı Nasıl Mücadele Verilir

 

Ödem, kilo almanın ana sebeplerinden birisidir ve birçok sebep sonucu meydana gelebilmektedir, bunlardan bazıları; hareketsiz yaşam tarzı, hamilelik, menopoz, siroz, kalp krizi, yetersiz beslenme ve benzeridir. Genel olarak, vücudun farklı noktalarında ortaya çıkar, özellikle el ve ayak bilekleri, kollar ve bacaklarda görülür.Ödeme karşı nasıl mücadele edebileceğinizi görmek için okumaya devam edin.

Ödem, hamile kadınlarda hormonal değişiklikler sebebiyle ayak ve ayak bileklerinde şişlik oluşmasıyla görülebilir. Her ne kadar kötü bir sağlık sorunu olmasa da, eğer ciddi bir hal alırsa, doktorunuzla konuşmak sizin için en iyi yoldur.

Ödem ile nasıl mücadele edilir?

Ödemi engellemenin en önemli adımlarından biri sodyum alımını azaltmaktır, çünkü tuz vücudun ihtiyacı olmadığı halde sıvı tutmasına sebep olmaktadır. İlave olarak, bol miktarda su içmek kritik öneme sahiptir, çünkü bu şekilde vücut kendini zararlı maddelerden arındırır ve bu maddeleri kolay bir şekilde elemine eder.

Ödemi tedavi etme ve önlemeye yardımcı tüyolar

İdrar söktürücü besinler

İdrar söktürücü besinleri tüketmek, vücuda detoks uygulamaları ve kilo vermenize yardımcı olmaları sebebiyle oldukça önemlidir. Bazen, aldığımız birkaç fazla kilo ödem sebebiyle oluşan iltihaplanmadan başka bir şey değildir.

  • İçerdiği yüksek su oranı sebebiyle karpuz tüketimi tavsiye edilmektedir.
  • Elma sirkesi ödem sebebiyle azalan potasyum seviyelerini dengelemeye yardımcı olur.
  • Yeşil çay muhteşem bir idrar söktürücü ve antioksidandır.
  • Portakal içerdiği yüksek miktardaki C vitamini sayesinde, böbreklerin işlevini arttırır ve vücuttan toksinlerin atılmasını hızlandırır.
  • Enginar kullanılarak yapılan çaylar sahip oldukları idrar söktürücü etki sayesinde kilo vermeyi kolaylaştırır.
  • Çay üzümü idrar hastalıklarını önlemeye yardımcı olur ve bilinen en iyi antioksidanlardan biridir; toksinlerin atılımına katkıda bulunur.
  • Karahindiba vücutta biriken fazla suyun atılmasında en etkili bitkilerden biridir.
  • Maydanoz da sıvıların elemine edilmesine katkıda bulunur; obezite ve kalp hastalıklarının önlenmesinde çay yapılarak tüketilmesi tavsiye edilmektedir.
  • Soğan romatizma, böbrek yetmezliği veya gut gibi durumlarda kullanılabilmektedir.

Egzersiz yapın

2-egzersiz

Yeterli egzersiz yapmak çok önemlidir, bunların arasında yürümek, koşmak, bisiklete binmek, yüzmek ve daha nicesi sayılabilir. Yapmaktan en çok hoşlandığınız egzersizi yapın, ödem oluşumuna sebep olan nedenlerden birinin hareketsiz yaşam tarzı olduğunu ve egzersiz yapmanın genel sağlığınıza olumlu katkıda bulunduğunu unutmayın. Egzersiz yapmak aynı zamanda zihne de faydalıdır ve ilave olarak tüm organlarınızın sorunsuz şekilde çalışmasına yardımcı olur.

Sodyum içeren gıdalardan uzak durun

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, sodyum ödem oluşumunu arttırır, bu sebeple sodyum içeren gıdaların tüketimini mümkün olduğunca azaltmanızı tavsiye ediyoruz. Her gün tükettiğiniz birçok gıdanın çok yüksek oranda sodyum içerdiğini not edin; bu gıdalardan bazıları: sucuk, koruyucu maddeler, alkol ve benzerleridir.

İlave olarak, düşük miktarda sodyum tüketimi böbrek taşı, mide kanseri ve hatta tat kaybı gibi durumların önüne geçmek için tavsiye edilmektedir.

Potasyum açısından zengin gıdalar tüketin

3-kalp-salata

Potasyum sağlıklı ve dengeli bir vücut için gerekli olan bir elementtir. Kan basıncının kontrolü ve fazla sıvıların atılmasından sorumlu olan bir elektrolittir.

Potasyum özellikle kivi, kavun, portakal ve muz gibi meyvelerde bulunur. Ayrıcaenginar, lahana, pancar, patates ve avokado gibi sebzelerde de yüksek miktarda bulunur.

Magnezyum içeren gıdalar tüketin

Magnezyum da vücuttan ödem atılmasında etkilidir, ayrıca insülin seviyelerini düzenler ve kalp sorunlarına yardımcı olur. Magnezyum kemik sağlığı için kalsiyum sağlar, migreni azaltır ve tip-II diyabete karşı etkilidir.

Önerilen gıdalar

  • Kepek, ister tahıl formunda isterse de buğday formunda olsun, magnezyum açısından zengindir.
  • Kurutulmuş baharatlar; özellikle kişniş, nane ve maydanoza yönelin. Unutmayın ki magnezyum sağlamalarına ilave olarak, bu baharatları her gün pişirdiğiniz yemeklere lezzet katmak için de gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.
  • Keten tohumu antioksidan özelliklere sahiptir, kalp rahatsızlıklarını önlemesinin yanı sıra iyi de bir magnezyum kaynağıdır.
  • Ayçiçek çekirdeği magnezyum ve E vitamini içerir.
  • İster toz halde olsun, ister pastörize, isterse de tam veya şekerli konsantre halde olsun, süt her zaman yüksek miktarda magnezyum içerir, bunun yanı sıra bünyesinde A, D ve E vitaminlerini de bulundurur.

Son olarak…

Ödemi önlemek için iyice dinlenmek çok önemli bir yere sahiptir: Eğer ayaklarınız şişmişse, yeterli alana sahip olduğunuz her anda ayaklarınızı yukarı doğru kaldırın. Eğer yemek yeme alışkanlıklarınızda ve günlük rutininizde değişiklik yaptıysanız, fakat hala bu sorunu çözemediyseniz, herhangi ciddi bir sağlık sorununuzun olmadığından emin olmak için doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyin.

Umuyoruz ki ödeme karşı mücadele hakkında verdiğimiz tavsiyeler size faydalı olmuştur ve bahsettiğimiz gıdaları uyguladığınız günlük diyete eklemişsinizdir – söz yemeklerden açılmışken, vücudunuza faydalı olmayan gıdalardan kaçınmayı unutmayın.

Hepinize iyi günler dileriz!

sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

KEMİK ERİMESİNİ DURDURAN BİTKİLER NELER OLDUGUNU BİLİYORMUSUNUZ

Çemen Otu ( Şeker hastalığı kaynaklı kemik
erimelerinde kullanılır)

*Tere Tohumu (Hipotiroid kaynaklı kemik
erimelerinde kullanılır )

*Sahlep Otu (Çocuklarda görülen kemik
erimelerinde kullanılır)

*Keçiboynuzu ( Gebelik döneminde anne karnında
ki çocuğun gelişimi için kullanılır)

*Kuşburnu ( B ve C vitamini eksikliğinden
kaynaklanan kemik erimeleri için kullanılır)

*Civanperçemi bitkisi ( Kansızlık ve Trombosit
düşüklüğünden kaynaklanan kemik erimelerinde kullanılır )

*Isırgan otu ( Folik asit eksiğliği kaynaklı kemik
erimelerinde kullanılır )

* Sütü çemen otu ve muz ile karıştırarak içerseniz
kemikleriniz güçlenir.

SEVDİKLERİNİZDE OKUYABİLSİN DİYE PAYLAŞMAYI
UNUTMA..

kaynak: tıbbi bilgiler

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Cilt Lekeleri İçin Portakal Kabuğu Maskesi

Cilt Lekeleri İçin Portakal Kabuğu Maskesi

 

Cilt lekeleri hava kirliliği, güneş ve yanlış kozmetik ürünlerin kullanılmasıyla ortaya çıkan ve neredeyse tüm hanımların yaşadığı bir problemdir. Bu tür sorunlardan kurtulmak için yüksek ücretli kozmetik ürünlere para vermek zorunda değilsiniz. Evde kendinizin hazırlayıp uygulayacağı “cilt maskesi” ile istediğiniz sonuçları alabilirsiniz. Bu maske ile hem cildinizi pürüzsüz hale getirebilir hamda cildinizi beyazlamasını sağlayabilirsiniz. Bu maske cildinizin nemlenmesini de sağlayacaktır.

Portakal Kabuğu Maskesi Hazırlama:

Malzemeler:

Portakal kabuğu rendesi

Süt veya kaymak

Tükettiğiniz portakalın kabuklarını ilk önce rendeleyin ve daha sonra kurutun. Süt veya kaymak içerisine rendeleyip kuruttuğunuz portakal kabuklarını ekleyerek, macun kıvamına gelene kadar karıştırınız. Maske yüzünüzde ortalama 15 – 20 dakika beklesin. Daha sonra maskeyi ılık su ile yüzünüzden temizleyiniz.

Portakal Kabuğunun Faydaları

1-Portakal kabuğu iştahsızlığa karşıda faydalıdır.

2-Portakal kabuğu özü, şifa deposu olan biberiye özü ile karışım yapıldığında cilt sorunları için etkili bir karışım ortaya çıkmaktadır.

3-Portakal kabuğu içeriğinde organik asitler, yüzde 5-8 oranında flavonoidler, yüzde 5 oranında minarel tuzlar, ve yüzde 1-2 esansiyel yağlar barındarmaktadır. Portakalın kabuğunda mevcut lan citrus aurantium un kanser ve damar tıkanıklıkları pekçok rahatsızlıkta kullanılmaktadır.

4-İçeriği sayesinde, kanı temizler ve cilt için birçok faydası bulunmaktadır.

5-Portakal kabuğu yağının en önemli faydalarından biride selülite karşı oldukça etkili olmasıdır. İçeriğinde bulunan mineral tuzlar, organik asitler sayesinde vücut yağların eriten maddeler üretmektedir.

6-Yapılan araştırmalar portakal suyunun böbrek taşlarının tekrar oluşmasını engellemektedir. Böbrek taşı bulunanların portakal suyu içmeleri önerilmektedir.

7-Portakal kabuğu yağı deri problemleri için, biberiyenin yapraklarının özü, yaralar ve kesikler için, Portakal ve limonun kabuklarındaki özler cilt bakımı için oldukça etkili maddelerdir. Limon özleri, portakal ve biberiye yağı ile buluşturulduğunda ortaya şifa kaynağı bir karışım çıkmaktadır. Ve bu karışım cilt için oldukça faydalıdır.

 

KADIN NE DER

 

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

AYAK MANTARINA DOĞAL ÇÖZÜM! MUTLAKA DENEYİN..

Genellikle yaz aylarında terlemeye ile birlikte ayak parmaklarında ve ayakta kaşıntılar oluşur. Bu kaşıntı bazen dayanılmaz olur. Kişinin canını acıtır ve sızlatır. Aynı zamanda pis bir koku da oluşur.

Sizin de ayaklarınız sürekli kaşınıyorsa ve ayaklarınızda mantar varsa, eczanelerden pahalı kremleri almak düşündürüyorsa,
markete gidin ve yaş hamur mayası alın.

1 litre ılık suya bir tane yaş mayayı ezin ve ayaklarınızı bu karışımın içinde 30 dakika bekletin. Bu karışım sayesinde ayaklarınızdaki ölü derilerden ve mantardan eser kalmaz ve ayak tırnaklarınız güzelleşir.

1 hafta boyunca günaşırı kullanın sonucu görün..

Sevdikleriniz için mutlaka paylaşın..!

sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »