Eğer size hipotiroid teşhisi konulursa

13239982_10156874926465557_7270001393592946605_n[1]

Eğer size hipotiroid teşhisi konulursa ve doktorunuz size, Synthroid veya tiroid ilaçlarından birini yazarsa;

Doktorunuza aşağıda ki bu 10 besine bakılmasını kesinlikle önermelisiniz.

Eğer aşağıda ki bu besinlerin eksikliği olup olmadığına baktırmazsanız size verilecek ilaç/lar ilk etapta iyi gelebilir ancak zamanla bu besin yetersizlikleri devam edeceği için tiroidiniz iyileşemez.

Sorunun nedeni veya kaynağı tedavi edilmemiş olur.

Metabolizma düşüklüğünün asıl nedeni ortadan kaldırılmamış olur.

Sadece yapay hormonlarla sorun maskelenmiş olur, böylece tedavi kesin sonuç vermez.

Tiroid ilaçları Synthroid vb. kullanmadan önce bu değerlerinizi kontrol ettiriniz;

PROTEİN
MAGNEZYUM
B12
ÇİNKO
İYOT
B2
C VİTAMİNİ
SELENYUM
D VİTAMİNİ
A VİTAMİNİ
Çevremizde rahatsız olan varsa lütfen bilgilendiriniz.

Sağlıklı günler dileriz.

Fatoş Pabuccu Tuncay

Sağlıkla Kal

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zayıf Kemik ve Eklemler için Canlandırıcı Diyet

Gün sonunda eklemleriniz ve kemikleriniz sızlıyor mu? Merdivenleri çıkarken dizleriniz ağrıyor mu? Dışarısı soğuk veya gece olduğunda bu rahatsızlık daha da fazla mı oluyor? İşte o zaman probleminiz nüfusun %20’si ile aynı demek: eklem iltihabı, aşınma, ve hatta kemik erimesi.

Peki bu konuda ne yapmalı? İlk olarak, aklen kendinizi bir hazırlayın. Eklem problemleri kolay kolay çözülmez. Bazı alışkanlıklarınızı değiştirmeniz ve size göstereceğimiz adımları atma konusunda istikrarlı olmanız gerekiyor. Bunlarla beraber tıbbi tedavi uygulaması yaparak, daha iyi bir hayat kalitesine sahip olabilirsiniz.

eklem[1]

1. Zayıf kemik ve eklemlerin durumunu iyileştirmek için en iyi beslenme biçimi hangisidir?

Kemik ve eklemlerinizin durumunu geliştirmek için aşağıdaki iki özel öneriyi dikkate almalısınız:
•Temizleyici bir diyet: Ev yapımı tedavinize önce vücudunuza, hücrelerinize zarar veren, dokularınızı hasta eden ve sisteminizi zayıflatarak yaşlandıran toksinleri eleyerek başlayın. Bu zararlı ögelerin birikimi kıkırdakları zayıflatır; örneğin kemik ağırlığının azalmasına yol açar. Karbonatlı, gazlı içecekler ve bol yağlı yiyecekler kemiklerin ve dişlerin güçlenmesi için gerekli olan kalsiyumun kaybına yol açar. Yani ilk adım düzgün ve temizleyici bir diyete başlamaktır.
•Yeniden canlandırıcı bir diyet: Yeniden canlandırıcı bir diyet uygulamanın amacı nedir? Besleyici ögeler almak, kıkırdağı yeniden oluşturmak için gerekli enzimleri kazanmak ve dolayısıyla hücresel yeniden canlanmayı teşvik etmek. Toksinsiz, iyi mineral ve vitaminler açısından zengin dokular, daha güçlü ve sıkı bir eklem sistemine sahip olmanıza yardımcı olacak.

Kemikler ve eklemler için temizleyici bir diyet

smoothie[1]

Temizleyici diyeti sabahları uygulamak en iyisidir. Vitamin ve mineral açısından zengin gıdalar yiyeceksiniz, bunlar güne başlamak için harikadır. Zengin, sağlıklı ve her şeyin ötesinde toksinleri elemek için çok iyidirler, sıvı tutulumunu önler ve kabızlıkla savaşırlar. Bir göz atın bakalım.

Kahvaltı için Öneriler
•Güne, boş mideye içeceğiniz limonlu bir bardak ılık su ile başlayın. Ayrıca karaciğerinizi temizlemek ve düzenlemek için bir diğer olağanüstü tarif de var. Peki bu hangisidir? Bir yemek kaşığı zeytinyağı ve bir kaç damla limon suyu. Her iki seçenek arasında gidip gelerek haftayı geçirebilirsiniz.
•Bir kapta 15 üzüm tanesi ve iki dilim ananas
•Yeşil çay
•Boldo çayı
•Bir kap çilek ve kivi
•Şeftali suyu
•Badem sütü
•Frenk inciri suyu ve portakal suyu: Bu kombinasyon hem harika hem de sağlıklıdır. Vücudunuzu temizlemek için size bir çok besleyici öge verir. Pek nasıl hazırlamalı? Bu çok kolay. Orta boy bir frenk inciri yaprağı edinin. Yumuşayana kadar 200 ml suda kaynatın. Sonra iki portakalın suyunu sıkın ve frenk incirini de kaynatmada kullandığınız su ile ekleyin. Her şeyi iyice karıştırın. Tadı çok sert ise, içine biraz bal katabilirsiniz.
•Bir yeşil elma ile bir kap yulaf.

Öğle yemeği için Öneriler
•Buharda brokoli
•Esmer pirinç ve havuç
•Fırında patlıcan
•Tam tahıllı ekmek ile avokado, hardal ve domates sandviçi
•Salatalık, ananas, ıspanak ve kabak çekirdekleriyle lahana salatası
•Elmalı pancar suyu ve sarımsaklı omlet
•Marul, ananas, çiğ brokoli, avokado ve badem salatası

Kemikler ve Eklemler için Yeniden Canlandırıcı Diyet

jöle

Bu yeniden canlandırıcı diyeti akşam yemeği veya öğle yemeğinde uygulayabilirsiniz. Bu diyette amaç basit: Kıkırdakları, kemikleri ve eklemleri güçlendiren başlıca gıdaları tüketerek bu dokuları yeniden oluşturacaksınız. Bunu nasıl başaracağınızı aşağıda açıklıyoruz:

•Mercimek
•Fırında morina balığı ve domates
•Nohut
•Havuç çorbası
•Limonlu tavuk göğsü
•Haşlanmış katı yumurta
•Hindili domates dolması
•Sarımsak ve soğan omleti ve çavdar ekmeği
•Fırında somon, limon ve biber soslu.
•Sardalya
•Jel (jel kıkırdak güçlendirmek için çok iyidir)

Son olarak sizlere hatırlatmak istediğimiz bir nokta var. Temizleyici ve besleyici gıdalarla diyetimizi geliştirmemiz gerekiyor, ama bunun yanı sıra yaşam alışkanlıklarınızı da geliştirmeniz gerekli. Karbonatlı, gazlı içeceklerden, endüstriyel ve hazır, önceden pişmiş yiyeceklerden uzak durun. Gün içinde daha çok sıvı tüketmeye özen gösterin ve bol C vitamini içeren meyveleri daha fazla tüketin.

Makul oranda egzersiz yapmalısınız. Eğer kemik ve eklem problemleri yaşıyorsanız, yoğun egzersiz yarardan çok zarara yol açabilir, bu yüzden basit şeyler yapmak daha iyi olacaktır. Mesela sabahları yürüyüşe gidin, haftada üç kez yüzün. Bunlar yapabileceğiniz en uygun egzersizlerdir.

Eklem ağrılarını azaltmak için kullandığınız ilaca dikkat edin. Anti-enflamatuarlar karaciğer sağlığı için çok zararlıdır, bu yüzden bu ilaçları doğal tedavilerle kombine etmeye çalışın. Demleme zencefil çayı her zaman iyidir ve iyi sonuçlar verir. Yukarıda verdiğimiz basit önerileri dikkate alarak bugün hayatınızın kalitesini arttırmaya başlamak için büyük bir adım atabilirsiniz.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hipotiroid için Hindistan Cevizi Suyu

tiroid[1]

Hipotiroid sıkıntısı mı yaşıyorsunuz? Kesinlikle yaygın bir hastalık, tedavisi uzun ve tiroid beziyle ilgili problemin düzeltilmesi için hastaların ilaç alması gerekiyor. Bir tür otoimmün hastalığı ve tamamen bir yaşam tarzı değişikliği ve hayat boyu ilaç almayı gerektiriyor.

Hipotiroidin tedavisi mümkün mü? Bazen hastalar tiroidlerini tiroid hormonu üretmek için kandırabilir, böylece de düzgün işlemesini sağlayabilir. Ama bu çok çaba, motivasyon ve verilen tedavi ile gündelik değişiklikleri kombine edebilmeye dayalı. Örneğin, hindistan cevizi suyunun aktif olmayan tiroidi uyarmak için mükemmel bir madde olduğunu biliyor muydunuz? Bu konuda istediğiniz her şeyi bu makalede bulabilirsiniz.

Hindistan Cevizi Suyunun Tiroide Faydaları

Hipotiroidiniz varsa, muhtemelen aşağıdaki belirtileri yaşıyorsunuz:

Kilo alma
•Baş ağrısı
•Uykusuzluk
•Saç dökülmesi
•Kuru cilt
•Soğuğa hassasiyet, soğuk eller ve ayaklar
•Neredeyse sürekli yorgunluk
•Kas ağrısı
•İdrar yolu enfeksiyonu
•Kabızlık

Bu problemlerin hepsi tiroid bezinde yeterince tiroid hormonu üretilemediği için gerçekleşir. Bu belirtilere karşı tiroidinizin normal işlevini yerine getirmek için muhtemelen doktorunuzun yazmış olduğu sizin için doğru olan ilaçları almalısınız.

Ne olursa olsun sonuçları hemen göremediği için siniri bozulan bir çok insan var; bu kişiler bir süre daha yukarıda saydığımız belirtileri görecektir. Kilo verme ve yorgunluk normal yaşamayı engeller. Ne yapabilirsiniz? Ne kadar egzersiz yapsanız da kilo veremiyorsunuz, aldığınız vitamin takviyeleri işe yaramıyor… Peki? Diyetinize hindistan cevizi suyu ekleyin.

1. Hindistan cevizi suyu tiroidin işlevini düzenler

Hindistan cevizi suyunun ve hatta hindistan cevizi yağının en güzel özelliklerinden biri tiroidin işlevini düzenlemesidir. Doğal enzimleri aktif olmayan tiroidi uyarır ve tiroidiniz aşırı işliyorsa da düzenli işlemesini sağlar. Kilo alımını kontrol ettiği ve bağırsak ile sindirim sistemini düzenlediği için de Hindistan cevizi suyu hipotiroid durumu için birebirdir.

2. Hindistan cevizi suyu bağışıklık sistemini güçlendirir

hindistancevizi

Hindistan cevizi suyu yüksek oranda potasyum, fosfor, demir ve kalsiyum içerir. Bunların hepsi tiroid hormonu eksikliğinden oluşabilecek enfeksiyonlara karşı koruma sağlar. Ayrıca metabolizmayı hızlandırır, dolayısıyla yorgunlukla savaşabilir ve güçlendirir, aynı zamanda vücudun doğal savunma gücü artar.

3. Hindistan cevizi suyu hücresel oksitlenme ile savaşır

Hipotroid yaşadığınızda hücreleriniz hormonal problemler yüzünden daha çabuk oksitlenir. Bu vücudun yiyecekleri işlemesini zorlaştırır, cildi kurutur, karaciğer problemlerine yol açar ve daha pek çok sorun doğurur. Size verilen ilaç ile Hindistan cevizi suyunu beraber kullandığınızda vücut daha fazla antioksidan alır ve bu da tiroid hormonlarını dengeler. Hatırlamaya değer!

4. Hindistan cevizi suyu vücudu nemli tutar

Kuru cilt, yorgunluk, baş ağrısı… Bu belirtilerin hepsi tiroid bezi işlevini yerine getiremediği için gerçekleşir. Eğer günde 2-3 bardak Hindistan cevizi suyu içiyorsanız vücudunuza istediği sıvıyı almış olacaksınız.

5. Hindistan cevizi suyu saçları, cildi ve tırnakları besler

Hindistan cevizi suyu kaybolan minerallerin vücuda dönmesi için muhteşemdir, bu da saç, cilt ve tırnakların gelişmesini ve genel sağlığını uyarır.

6. Hindistan cevizi suyu sindirimi geliştirir

hindistancevizitazeHipotroid çeken insanların sindirimi daha ağır ve yavaştır. Çoğunlukla aşırı doymuş hissederler ve su çekilimi veya kabızlık yaşarlar. İki kez düşünmeyin – bir kaç bardak Hindistan cevizi suyu için ve içindeki fosfat ve peroksidaz asitlerinin biyoaktif enzimlerinden yararlanın. Bunlar sindirim için muhteşemdir.

7. Kilo vermek için hindistan cevizi suyu

Sindirimi güçlendirdiği ve yavaş metabolizmayı hızlandırdığı için Hindistan cevizi suyu toksinleri vücuttan temizler ve böylece düzgün bir diyet ve kilo verme süreci için harika bir yardımcıdır. Harika sonuçlar göreceksiniz.

Hipotiroid tedavisi için hindistan cevizi suyunu nasıl tüketeceksiniz?

•Hergün her öğünden sonra iki üç bardak Hindistan cevizi suyu içmeye çalışın. Bunu 20 gün boyunca sürdürün. 10 gün ara verin ve tekrarlayın.
•İsterseniz hindistan cevizi yağını da deneyin. Ayrıca faydalıdır. Doğal olarak üretilmiş organik Hindistan cevizi suyu aldığınıza emin olun. Soğuk bir yerde tutun, ve özellikle sabahları olmak üzere günde bir yemek kaşığı tüketin. Hindistan cevizi suyu gibi yağı da metabolizmayı hızlandırır ve tiroid hormonunun üretimini uyarır. Harikadır!

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Ayaklarınızın Dinlenmesi İçin Papatya Ve Nergis Yağıyla Ovalayalım…

13124883_493909000805394_1315293835652133818_n[1]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücudunuzu 3 Günde Doğal Olarak Arındırın

 

Vücudunuzu 3 Günde Doğal Olarak Arındırın

Yediğimiz besinlere göre, gün boyunca vücudumuza sayısız miktarda toksin alırız. Bu duruma bir de stres, çevre kirliliği ve çevremizdeki diğer çeşitli problemleri de eklediğimiz zaman; vücudumuzun belirli zamanlarda arındırılma ihtiyacı duyacak şekilde negatif maddelerle dolduğundan emin olabiliriz. Takip eden makalede, doğal yollarla vücudunuzu üç gün içerisinde nasıl arındırabileceğinizi anlatacağız.

Vücudumuzu Neden Arındırmalıyız?

Tıpkı duş almamız, kıyafetlerimizi yıkamamız ve her gün dişlerimizi fırçalamamız gibi, vücudumuz da belirli aralıklarla arınmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu bağlamda; her gün tükettiğimiz işlenmiş un ve şekerlerden, kızarmış gıdalardan ve et ile süt ürünleri gibi hayvansal gıdalardan aldığımız zararlı toksin ve kimyasallardan kurtulmak amaçlı, detoks uygulamalıyız.

Ayrıca, vücudumuzu arındırmak oldukça gerekli bir işlemdir, çünkü birçoğumuz hareketsiz yaşam tarzına sahip ve günlük bazda çevre kirliliğine maruz kalan, stres, değişmiş duygular ve kaygılarla boğuşan insanlarız.

Bu durum, yıllarca bu şekilde devam ettikçe, zamanla organlarımızı ve genel anlamda vücudumuzu zayıflatır. Bu sebeple de, bazı hastalıkları yaşamaya daha meyilli hale geliriz. Örneğin yorgun hissetmek, mide ağrıları, ayda bir yaşanan soğuk algınlığı veya aynaya baktığımızda solgun ve bitkin bir yansıma görmek gibi… Eğer, bu sinyallerin, organizmanızın gönderdiği sinyaller olduğunu anlayabiliyorsanız, vücudunuza biraz daha fazla özen göstermenizin zamanı gelmiş demektir.

Böyle bir durumda, yapabileceğiniz en iyi şey çiğ bir vejetaryen diyet uygulamak olsa da, herkes böylesi büyük bir değişikliği başaramayabilir. Çok sevdiğiniz yiyeceklerden kendinizi yoksun bırakmak zorunda değilsiniz, ancak daha sağlıklı yemekler yemeye özen göstermeli ve fast food yiyecekleri, sadece nadiren, deyimi yerindeyse kaçamak olarak tüketmelisiniz. Böylelikle vücudunuz içerisinde oluşmuş toksinlerden doğal şekilde kurtulmaya başlayacaktır. Siz de bu sayede, daha sağlıklı olmuş olacaksınız.

Vücudunuzu Nasıl Temizler veya Arındırırsınız?

Organik Besinler Tüketin

Muhtemelen yakınlarınızda, organik meyve, sebze ve diğer besinleri satan bir pazar var. Bu besinler, diğerlerinden bir miktar daha pahalı olsalar da, kalite olarak da onlardan daha iyiler çünkü organik besinlerde diğerlerinde kullanılan gübre, böcek zehri ve büyüme hormonu kullanılmaz. Eğer arka bahçenizde, küçük de olsa bir alan varsa, kendi doğal besinlerinizi yetiştirebileceğiniz küçük bir bahçe oluşturabilirsiniz.

 

 

 

demir-açısından-zengin-besinler

Bol Su İçin

Su, organlarınızı nemlendirir ve ayrıca idrar ile birçok atığın vücuttan atılması da gerçekleşmiş olur. Günde en az iki litre (sekiz bardak) su içmeniz önerilmektedir. Eğer hava sıcaksa, spor yapmaktaysanız veya oldukça telaşlı bir gün geçirmekte iseniz, içtiğiniz su miktarını arttırın. Sabah yataktan kalktığınızda ve gece yatağa girmeden önce birer bardak soğuk su içmenizi tavsiye ediyoruz. Ayrıca, yüksek oranda su içeren elma, karpuz, domates ve salatalık gibi meyve ve sebzeleri; veya şekersiz, doğal meyve suyu ve çayları, özellikle de yeşil çay tüketerek de su ihtiyacınızın bir kısmını karşılayabilirsiniz.

Daha Fazla Lif Tüketin

Lifin temel faydası, su ile benzer özelliktedir: Toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Bunun da dışkı aracılığı ile gerçekleşmesini sağlar. Lif sindirim fonksiyonlarını arttırıcıdır, kabızlığı önler, vücutta ve sindirim yolunda biriken koruyucu ile atıkların atılmasını sağlar. Yulaf ezmesi, esmer pirinç, tam buğday makarna, tohumlar, kuruyemişler ve meyveler, size bol miktarda lif sağlayacaklardır.

Kahve veya Alkol Tüketmeyin

Bu iki içecek oldukça popüler olmalarına rağmen, organizmanız için hiç de sağlıklı değillerdir. Bu içecekler karaciğer ve böbreklerinizi daha fazla çalışmaya zorlayarak onlara zarar verir ve obezite ve diyabet gibi hastalıklara sebep olurlar. Akşam yemeği ile birlikte tüketilen bir kadeh şarap size sorun çıkartmayacak olsa da, alkol tüketiminizi bununla sınırlandırmanızı tavsiye ederiz. Kahve ile ilgili ise, endüstriyel kahvelerdense, doğal olanları tercih etmenizi öneririz.

Arındırıcı Besinler Tüketin

Organizmanızı arındırabilecek besinlerden en çok tavsiye edilenleri; limon (limon suyunu su ile karıştırın), pancar (bol miktarda lif içerir), sarımsak (hastalıklara sebep olan patojenlerden arındırır), karahindiba (çay olarak tüketmeyi deneyin veya birkaç çiğ yaprağını salatanıza eklemeyi deneyin).

arındırıcı-karahindiba

Vücudunuzu Arındırmak İçin Üç Günlük Diyet

İlk Gün

  • Kahvaltı için; 250 gram doğranmış meyve, bir fincan kaymaksız yoğurt, iki yemek kaşığı buğday kepeği veya yulaf ezmesi, beş yemek kaşığı buğday gevreği ve bir fincan şekersiz yeşil çay.
  • Öğleden önce; 200 gram taze meyve  veya 30 gram kuruyemiş ile birlikte iki bardak su.
  • Öğle yemeği için; çiğ veya pişmiş sebze salatası, 200 gram balık, tavuk veya hindi (kızarmamış olmalı), bir fincan esmer pirinç ve iki bardak su.
  • Öğleden sonra; 200 gram taze meyve ve iki bardak su.
  • Akşam yemeği için; bir kase sebze çorbası, bir fincan yoğurt ve iki yemek kaşığı buğday kepeği.

İkinci Gün

Japon-diyeti

  • Kahvaltı için; bir bardak ananas suyu ve bir yemek kaşığı keten tohumu, bir dilim tam buğday ekmeği ve az yağlı peynir, bir fincan papatya çayı.
  • Öğle öncesi; yarım yer elması ve bir fincan yeşil çay.
  • Öğle yemeği için; bir fincan esmer pirinç, ızgara balık fileto ve yanında marul, domates, kereviz ve turp ile hazırlanmış bir salata.
  • Öğleden sonra; bir miktar meyve tüketin
  • Akşam yemeği için bir kase kremalı sebze çorbası ve bir fincan jelatin.

Üçüncü Gün

Balık2

  • Kahvaltı için; bir fincan ananas suyu, bir kase kaymaksız yoğurt ve bir dilim tam buğday ekmeği ile biraz hindi.
  • Öğleden önce; bir avuç kuruyemiş.
  • Öğle yemeği için; tam buğday makarna, brokoli, havuç ve bezelye ile hazırlanacak bir makarna salatası, yanında 200 gram tavuk veya hindi (kızarmamış olmalı).
  • Öğleden sonra; bir adet meyve.
  • Akşam yemeği için; limon suyu ile birlikte bir parça balık hazırlayın.
  • kaynak: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Doğal Yöntemlerle Gut Hastalığına Elveda Deyin

Doğal Yöntemlerle Gut Hastalığına Elveda Deyin

 

Gut hastalığı artritin çok ağrılı bir çeşididir ve ürik asidin kanda birikmesinden dolayı meydana gelir. Bu ürün ise pürin adı verilen maddelerin parçalanmasından meydana gelir, pürin de vücudun bütün dokularında ve kırmızı et, karaciğer, fasulye ve kurutulmuş bezelye gibi yiyeceklerin içinde bulunabilir.

Sağlıklı bir insanda, ürik asit kanda böbrekler tarafından filtrelenerek çözülür ve vücuttan ürin olarak atılır.

Fakat, böbrekler fonksiyonunu yerine getiremediğinde ve etkili bir şekilde ürik asidi dışarı atamadığında, bu madde kristalleşir ve eklemlerde birikerek gut hastalığını oluşturur.

Bu kronik hastalık eklemleri etkilemektedir ve bundan muzdarip olan kişilerin yaşam kalitesini düşürmektedir. Bu sebepten ötürü, gut hastalığına sahip olan kişiler acıyı ve iltihabı azaltmak için sürekli bir tedavi arayışı içindedirler.

Gut hastalığı ile ilgili önemli noktalar

Genelde, gut hastalığından muzdarip olan kişilerin ilk semptomları hastalık ayak baş parmağını etkilemeye başladığında görülmeye başlar. Bu parmak narin, kırmızı, sıcak ve şişkin bir hale gelecektir.

gut-eklemleri

Ayrıca, vücudun şu bölgelerinde de acı ve iltihap gün geçtikçe artacaktır ve yayılacaktır:

  • Ayak kemeri
  • Bilekler
  • Topuklar
  • Dizler
  • Bilekler
  • Parmaklar
  • Dirsekler

Bu hastalığın ilk aşamasında, gut hastalığının atakları günler geçtikçe artabilir ya da hasta tarafından hiç farkedilmeyebilir. Zaman geçtikçe, semptomlar daha gözle görülür bir hale gelecektir ve acılar daha uzun sürmeye başlayacaktır, bunları kontrol etmek için ise tedavi gerekmektedir.

Eğer aşağıdaki durumlar sizin için geçerliyse gut hastalığından muzdarip olmanız daha muhtemel bir durumdur:

  • Erkek iseniz.
  • Ailenizde gut hastalığına dair bir geçmiş var ise.
  • Obez veya fazla kiloluysanız.
  • Alkol tüketiminiz var ise.
  • Pürin bakımından yüksek yiyecekleri tüketiyorsanız.
  • Çevreden dolayı kurşun elementine maruz kalıyorsanız.
  • Eğer organ nakli yaptırdıysanız.
  • Diüretik, aspirin, siklosporin veya levodopa gibi ilaçlar kullanıyorsanız.
  • Niyasin alıyorsanız.

Gut hastalığını teşhis etmek zor olabilir çünkü semptomları diğer sağlık sorunlarına çok benzemektedir. Bu problemin varlığını kesinleştirmek için, doktorunuz ürik asit kristallerin varlığına karar vermek için iltihaplanmış eklemlerden bir sıvı örneği almalıdır.

Gut hastalığı için doğal reçeteler

Doktor hastaya gut hastalığı teşhisi koyduğunda, verdiği tedavi, ibuprofen gibi steroid yapısında olmayan anti enflamatuvar ilaçları (NSAIDs) ve prednizon ve kolkisin gibi kortikosteroidleri de içermektedir.

İlaçlar acıyı yatıştırabilir ve ileride oluşabilecek acıları, yanmaları önleyip hastanın yaşam kalitesini arttırabilir. Buna rağmen, bu ilaçlar her gün tüketilmek için önerilmemektedir, çünkü uzun vadede sağlığınızda yan etkilere yol açabilirler.

Bu risklerden kaçınmak için, sağlığınıza etki etmeden bu hastalıkla savaşmak için bazı doğal tedaviler de bulunmaktadır.

gut tedaviler

Bu kez, özellikle gut hastalığını tedavi etmek için anti-enflamatuvar ve acı rahatlatıcı özellikleri bir arada taşıyan bir doğal tedaviyi sizinle paylaşıyor olacağız. Sonuçlar da ilaç kullanmaya çok benzer, fakat vücudunuzun diğer kısımlarında ilaçlardan ötürü oluşabilecek yan etkileri düşünüp endişelenmek zorunda kalmayacaksınız.

Malzemeler

  • 1 bardak vişne suyu
  • 1 adet ananas
  • 1-2 yemek kaşığı kimyon
  • 2.5 cm zencefil kökü ya da 1 ½ çay kaşığı toz zencefil
  • Bal

Nasıl Yapılır?

  • Ananasın sapını ayırıp soyun. İdeal olarak, içinin posasını kullanmalısınız fakat ayrıca bromelayin içeren sapın da faydalarından yararlanabilirsiniz.
  • Ananası büyük parçalara bölün ve blenderden geçirip püre haline getirin.
  • Vişne suyunu, kimyonu ve zencefili ekleyin.
  • Karışımı bir bardağa koyun ve üzerini kapatın.
  • Bunu buzdolabına koyun ve 10 gün boyunca beklemeye bırakın.
  • Önerilen süre geçtiğinde, karışıma zencefilin ve kimyonun tadını güzelleştirmek için küçük bir miktar bal ekleyebilirsiniz (isteğe göre).
  • Bu harika içecek üzeri düzgünce kapalı olduğu sürece 1 ay boyunca buzdolabında kalabilir.
  • Gut hastalığını tedavi için en iyi sonuçları almak istiyorsanız her gün içmelisiniz.

Mucizevi besin değerleri ve içeriği sayesinde bu içecek çeşitli türlerdeki artrit ve kaslar ve eklemlerle ilgili ağrılara da çok iyi gelmektedir. Bu içeceği her gün tüketmek vücudunuza çok sağlıklı bir besin kaynağı olacaktır.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Ağrı ve Kansere Karşı Zerdeçal

Ağrı ve Kansere Karşı Zerdeçal

 

Zerdeçal genellikle Asya kültüründe kullanılan bir baharattır, aynı zamanda köri yapımında da kullanılır. Fakat yemeklere tat ve renk katmasının yanı sıra,antioksidan, iltihap sökücü, antikanserojen ve antidepresan özellikte bir çok faydası bulunmaktadır.

Günlük diyetinizde kullanabilmeniz amacıyla burada sizlere faydalarını açıklayacağız, böylece bu baharatı, hindistan cevizi ve zerdeçallı tart, enerji veren buzlu içecek veya hint içeceği gibi  herkesin bayılacağı lezzetli ve özgün tariflerde kullanabileceksiniz.

Zerdeçal (curcuma longa) zencefille aynı baharat familyasına aittir. İlaç yapımında kullanılan parçaya köksap adı verilir. Tarih boyunca Doğuda kullanılmasına rağmen,  Batıda da daha yaygın olarak, doğal katkı ve şifa maddesi olarak kullanıldığı gibi yemeklerimizde de kullanılmaya başlanmıştır.

Zerdeçalın Faydaları

  • Antikanserojen: zerdeçal çok sayıda çeşitli tümörlerin büyümesini önleyenantikanserojen bileşenler içermektedir ve ayrıca kanser ilacı kullanırken yan etkilerin azaltılmasında etkin rol almaktadır.
  • İltihap Sökücü: içerdiği kurkumin bileşeni yüksek derecede iltihap sökücü özelliktedir, bu yüzden romatizma, fibromiyalji, kronik yorgunluk ve ağrı vb. sorunları olan kişiler için tavsiye edilmektedir. Ayrıca solunum ve idrar sistemlerinde oluşan iltihaplara karşı da çok etkilidir.
  • Antioksidan: zerdeçal, hücreleri oksitlendiren ve yaşlandıran, vücuttaki serbest radikallerin etkilerini nötrleştirir.
  • Sindirim: zerdeçal mide toniği gibi hareket eder, sindirim işlemini hızlandırır ve mide yanması, ülser, gastrit ve benzerleri ile mücadele eder.
  • Karaciğeri ve mesaneyi korur, safra kesesi taşı oluşumunu engeller ve siroz veya sarılık gibi ciğer hastalıklarının oluşumunu engelleyebilmektedir.
  • Antidepresanlar: yapılan bir çok çalışma zerdeçalın doğal antidepresan gibi çalıştığını ve stresle mücadeleye yardımcı olduğunu göstermektedir.
  • Enfeksiyonla mücadele eder: zerdeçal antimikrobik ve antiseptiktir.

Nasıl alabilirim?

Daha önce bahsedilen faydaları alabilmek için zerdeçalı günlük olarak kullanmanız gerekir. Öz, kapsül veya tablet şeklinde kullanabilir veya basitçe günlük menünüzde kullanabilirsiniz.

Bu durumda, zerdeçalın yemekleri sarıya döndürdüğünü ve hafif bir tat kattığınıbilmeniz gerekir. Fakat bu baharatı her tür çorba, krema, türlü, pilav, makarna veya sos yapımında kullanabilirsiniz. Hatta kek, buzlu içecek, tart ve muhallebi gibi tatlılara katabilirsiniz.

Tavsiye edilen miktar günlük bir tatlı kaşığıdır.

Cilt sorunları için bölgesel olarak uygulayabilirsiniz, bunun için su ve hatta biraz kil ile birlikte bir macun hazırlayın. Sedef hastalığı veya egzama gibi hastalıkların tedavisinde çok faydalıdır.

Herhangi bir tedavi uygulamadan önce mutlaka bir doktora veya terapiste danışmanızı tavsiye ediyoruz.

Enerji verici buzlu içecek

Bu buzlu içecek sizi sabahları enerjiyle dolduracak. Tek yapmanız gereken aşağıdaki malzemeleri karıştırmak:

  • Süt veya bitki bazlı bir içecek
  • Zerdeçal
  • Bir adet olgun muz
  • Çekirdeği çıkarılmış hurma
  • Dövülmüş badem

Bu içecek çocuklara, atletlere ve fiziksel veya zihinsel ihtiyaçları olanlara tavsiye edilir.

Muzlu-Buzlu-İçecek

Hint İçeceği

Baharatların iyileştirici faydalarının tadını çıkarmanın sağlıklı ve lezzetli yollarından birisi de baharatlı bir içecek hazırlamaktan geçmektedir. Aşağıdaki malzemelere ihtiyacınız vardır:

  • Süt veya bitki bazlı süt (pirinç, yulaf ezmesi vb.)
  • Zerdeçal
  • Tarçın
  • Zencefil
  • Yıldız anason
  • Limon ve/veya portakal kabuğu
  • Bal

Süt veya bitki bazlı sütü baharatlarla (her bir litre sıvı için her bir baharattan yaklaşık bir çay kaşığı kullanılmalıdır) 10 dakika boyunca kaynatın. Sonrasında en az 10 dakika dinlendirin. Süzün ve buzdolabına koyun. Ilık veya soğuk olarak tüketin.

Hindistan Cevizi ve Zerdeçallı Muhallebi

Bu muhallebi yumurta içermediğinden, yüksek kolesterolü olanlar için mükemmeldir. Aynı zamanda zerdeçalın faydalarını da sunmaktadır. İhtiyacınız olanlar:

  • Hindistan cevizi sütü
  • Toz hale getirilmiş agaragar deniz yosunu
  • Zerdeçal
  • Bal veya agave nektarı

Hindistan cevizi sütünü agaragar, zerdeçal ve bal veya agave nektarı (miktarı damak tadınıza bağlı olarak) ile kaynatın. Arada sırada karıştırın. Kaynamaya başlayınca, karıştırmayı bırakmayın. İki dakika boyunca kaynatın ve ocaktan alın. Geniş veya küçük tabaklara koyun. Oda sıcaklığına gelince buzdolabına kaldırın. Üç saat sonra yemeye hazır hale gelecektir. Arzunuza göre üzerine hindistan cevizi serpilebilir.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aloe Veranın 10 Muhteşem Faydası

Aloe Veranın 10 Muhteşem Faydası

Aloe Vera  günümüzde çeşitli ev yapımı ilaçların hazırlanmasında kullanılan çok önemli bir maddedir, hem ağızdan, hem de cilde sürerek kullanılabilir. Aşağıda sizlere aloe verayı nasıl kullanabileceğinizi anlatacağız.

1. Cildi tedavi eder

Bu doğal maddenin en özel kullanım alanlarından birisi cilt bakımıdır. Yaraetrafındaki kan dolaşımını arttırdığı ve iyileşme süreçlerini belirgin olarak hızlandırdığı için yanık ve yaralarda kullanılır

Bunun yanısıra, cildi UV ışınlarından korumada büyük rol oynar. Kendinizi korumak için güneşe çıkmadan birkaç dakika önce aloe vera kremi uygulayın.

2. Kabızlığı giderir

Aloe Vera özsuyu ishal oluşturarak bağırsakları temizlemek ve vücudu arındırmak için önerilir. Ancak bunu sık kullanmamak gerekir çünkü sık kullanım sonucu bağırsaklardaki etkinliğini kaybeder.

3. Ağızdaki sorunları giderir

Aloe vera posası ülser, dişeti iltihabı ve stomatit denen ağız içi iltihaplarını birkaç basit adımda giderir: aloe verayı ezip ağzınıza sürmeniz yeterlidir. Yarayla temas ettiğinden emin olun. 

4. Bağırsaktaki problemlerle savaşır

Eğer bağırsak rahatsızlığından muzdaripseniz, mide yanmasını ve hazımsızlığı önleyecek bir tarifimiz var: bal, portakal suyu, bir çorba kaşığı aloe vera ve bir bardak suyu karıştırın. En iyi sonucu almak için her gün kahvaltıdan önce için.

5. Akne oluşumunu önler

İçerdiği iltihap sökücü özellikleri sayesinde aloe vera akneye karşı olağanüstü bir ilaçtır.  Aloe vera içeren bir sabun, krem ve losyonu sabah akşam kullanın. Bu sadece sivilcelere iyi gelmekle kalmaz, yüzünüzde biriken yağ miktarını da kontrol eder. Aynı şekilde sivilceleriniz üzerine süreceğiniz aloe vera jeli şişliği azaltacaktır.

Akneli bölgelere cildi yumuşatmak ve yenilemek için de aloe vera jeli uygulayabilirsiniz. 

6. Selüliti azaltır

Aloe veranın dermatolojik olarak çok büyük faydaları olduğundan selülite karşı yaygın olarak kullanılır. Tek başına pek güçlü bir tedavi olmadığını belirtelim, elbette ki beraberinde spor yapmalı, düzenli olarak bacak masajı yaptırmalı ve dengeli beslenmelisiniz.

7. Saça faydalıdır

Aloe vera, cildi güneşten koruduğu gibi saçı güneşten ve kafa derisini UV ışınlardan korur.  Saç kurutma makinesi, saç düzleştirici gibi günlük saç yıpratıcı etkenlerden, yağmurdan, kuruluktan saçı korur ve daha parlak ve daha ipeksi olmalarını sağlar.

8. Kepeği yok eder

Saçınızı aloe vera ile yıkamak derideki kepeği uzaklaştırır, yani tek yapmanız gereken,kepeği tamamen uzaklaştırmak için saçınızı taramaktır. Birkaç uygulama sonrası farkı göreceksiniz.

9. Mükemmel bir rahatlatıcıdır

Aloe Vera kafa kaslarını gevşeten anestetik özelliklere sahiptir. Saçınızı her yıkadığınızda kafa derinize iyice masaj yapın. Stresinizi alacaktır.

10. Zayıflamada etkilidir

Bu bitkinin temizleyici özellikleri sayesinde aloe vera zayıflamada harika etkiler gösterir. Limon ile karıştırırsanız detoks edici özelliklerinin yanında arındırıcı özelliklerini de elde edeceksiniz. Bu nedenle aşağııdaki malzemelerle bir meyve suyu hazırlamanızı tavsiye ederiz:

  • 1 orta boy aloe yaprağı, dikenleri alınıp parçalara ayrılmış şekilde
  • 1 çorba kaşığı bal
  • 1 limonun suyu

Tüm malzemeyi karıştırıp süzün. Sabah kalkar kalkmaz için. böylece kahvaltıya başlayana dek sindirmiş olursunuz. Daha etkili sonuçlar için sağlıklı beslenin ve haftada en az 3 kez spor yapın.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Binlerce Yıllık Tarif… Sarımsaklı Bal Mucizesi

Sarımsaklı bal mucizesi

Soğuk algınlığından yüksek tansiyona, iltihap, astım, yorgunluk ve halsizliğe, infertilite ve hatta kansere kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, kötü kolesterol düzeyini düşürmeye ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yaramaktadır.  Yaşa bağlı olarak veya genetik ve çevresel faktörlerle gözlerin görüş gücü düşüyor.

Görme bozuklukları arasında en çok miyop tarzı görme bozukluğu öne çıkıyor.

Uzmanlarda bu sorundan doğal yollarla kurtulmanın mümkün olduğunu belirterek şu tarifi veriyor:

MALZEMELER: 3 diş sarımsak, 10 çorba kaşığı bal, 200 gr. keten tohumu yağı, 4 limon. HAZIRLANIŞI: Sarımsağı ince soyup öğütün ardından limonu soyup doğrayın.Ardından sarımsak, bal ve keten tohumu yağını ekleyin. Tahta kaşıkla iyice karıştırın. Cam kavanozla buzdolabında muhafaza edin. Yemek öncesi 3 öğün 1 kaşık tüketin.Sarımsak ağız kokusuna yol açtığı için çoğu kişi tüketmekten kaçınır.

Ancak sarımsak yendikten sonra dişler fırçalanırsa neden olduğu ağız kokusu önlenebilir. Faydaları azımsanmayacak kadar çok olan sarımsak doğadan gelen mucizevi ve şifa kaynağı olan bir bitkidir. Ancak sarımsak yendikten sonra dişler fırçalanırsa neden olduğu ağız kokusu önlenebilir.

Binlerce yıldır farklı kültürlerde birçok sağlık sorununa karşı alternatif bir reçete olarak kullanılmaktadır.

Sarımsağın bilindik en önemli faydaları, kötü kolesterolü kontrol altına almak, kalp sağlığını korumak, tansiyonu dengelemek olarak sayılabilir. Fakat içeriğinde yer alan vitamin ve mineraller sayesinde daha pek çok sağlık sorununa karşı faydalıdır.

Kaynak: Sağlık haberleri

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir Haftada Eklem Ağrısından Kurtulun

Jelatin bağ dokularımızı geliştirmeye ve yenilemeye yarayan aminoasitler içerir. Ayrıca eklemleri koruyan kıkırdakları güçlendiren kolajen açısından da zengindir.

Bir Haftada Eklem Ağrısından Kurtulun

Kas ve eklem ağrısı bir incinme, fazla basınç ve benzeri durumlarda oluşabilir. Eklem ağrısından dolayı kişinin yaşam kalitesi etkilenir çünkü bu ağrı günlük aktiviteleri yapmaya engel olur. İyi haber şu ki, bu durum doğal yollarla tedavi edilebilir ve kısa sürede rahatlık veren tedavi yöntemleri vardır.

Kas ve eklem ağrısını rahatlatmak için alternatif ve doğal tıpta bir çok yöntem olsa da bugün sizlere ağrıyı 7 günde alacak bir yöntem sunacağız. 

Bu yöntem ne içeriyor?

  • Başlamak için, yaklaşık 150 gram jelatin alın, özellikle tatsız olanını tercih edin. (Bu miktar bir aylık tedavi için yeterli olacak)
  • İki tatlı kaşığı jelatini çeyrek bardak suya koyun ve bir gece bekletin.
  • Bir sonraki sabah jelatin şişmiş olacak ve biraz bal, yoğurt veya meyve suyu ile yiyebilirsiniz. Boş mideye ve kahvaltıdan en az 30 dakika önce yemeniz önemli.
  • Bu tedaviyi bir ay uygulamalısınız, ama kas ve eklem ağrısı çekenler 7 günde daha iyi hissedeceklerdir. Özellikle sırt, eklem, omurga ve boyun ağrısı çekenler için idealdir. Bu yöntem eklemlerin yağlanmasına yardımcı olacak. 

Jelatin marketlerde yaygın, ucuza alabileceğimiz ve tatlılarda kullanabileceğimiz bir ürün. İçeriğinde yüksek oranda protein vardır, bu da hayvan kolajeninden elde edilir (ineklerin kemik ve derisinden alınır), tariflerde sabitleştirici, bağlayıcı ve yoğunlaştırıcı olarak kullanılır.

Jelatinin eklemlere iyi geldiği söylenir çünkü içinde prolin ve hidroksiprolin adlı iki aminoasit bulunur. Bunlar bağ dokularının onarır. Jelatin yemek yardımcı olacaktır, dolayısıyla iç eklemlerin bağ dokularını tamir etmekte faydalıdır.

Jelatinin diğer yararları

jelatin

Jelatinin sağlığa bir çok yararı vardır. Aşağıda bunlardan bazılarını sıraladık:

  • Arginin ve glisin aminoasitleri açısından zengindir, bunlar kas gelişimini uyarır. 
  • Kolestrol veya yağ içermez, ayrıca metabolizmayı destekler, dolayısıyla kilo vermeye yardımcı olur.
  • Yemeklere jelatin ekleyerek, et ve süt ürünlerinin sindirimini kolaylaştırabilirsiniz.Ayrıca jelatin karın şişkinliğine iyi gelir ve hormonları düzenler. 
  • Düzenli jelatin tüketimi osteoartrit ve kemik erimesini önler. 
  • Tendon ve bağlara esneklik ve güç kazandırır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Saç ve tırnak uzamasını destekler.
  • 18 aminoasit içerir, bunların 8 tanesi vücudun kendi kendine üretemeyeceği ve sadece gıdalardan alabileceği aminoasitlerdir.
  • Florür içerir. Bu kimyasal madde küçük miktarda kullanılması durumunda diş minelerini korumaya yardımcı olur. 
  • Deri kolajeninin yeniden üretimine yardımcı olur, bu da kemik, tendon, bağ ve kıkırdakların zayıflaması durumunda ihtiyaç duyduğumuz bir maddedir.
  • Mide yanması, gastrit gibi mide hastalıklarıyla savaşmak için birebirdir ve aşırımide asidi üretimini engeller.
  • Doygunluk veya tokluk yaratırken iştahı da kontrol altına alır, bu yüzden kilo vermede yardımcıdır.
  • kaynak: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Vicks için 10 Harika Kullanım

Vicks için 10 Harika Kullanım

 

Vicks onlarca yıldır öksürüğü ve gribin diğer genel belirtilerini azaltmak için kullanılan bir kremdir. Muhtemelen annelerimizin ve büyükannelerimizin ciğerimiz sıkıştığında ve soğuk algınlığı geçirdiğimizde sürdüklerini hatırlarız.

Ama kaçınız bunun soğuk algınlığı haricinde de kullanılabileceğini biliyor?Vicks’in sizi şaşırtacak başka yararlı kullanım alanları da var. Vicks kutunuzdan daha fazlasını elde etmek ve onu en iyi şekilde kullanmak için aşağıda sunduğumuz 10 alternatife bir göz atın!

Ayak ağrısı için

Ayaklarınız gün içindeki en büyük desteğinizdir ve çok çalışmaktan, bütün gün tüm vücudunuzun ağırlığını taşımaktan yorulabilir ve şişebilirler. Zor bir günün ardından ayaklarınızın ağrısını dindirmek için tek yapmanız gereken yatağa girmeden önce her iki ayağınızı da yavaşça masaj yaparak biraz Vicks ile ovmak ve üzerine bir çorap giymek. Bir gün sonra çok daha yumuşak ve rahatlamış ayaklarla uyanacaksınız.

Baş ağrılarını dindirmek için

baş ağrısı
Gün içinde deneyimlediğiniz bazı baş ağrıları stres ve gerginlikten kaynaklanabilir.Ağrıyı dindirmek için alnınıza biraz Vicks sürün ve bir kaç dakika içinde daha iyi hissettiğinizi fark edeceksiniz. 

Siyah noktalarla ve sivilcelerle savaşmak için

Vicks ve içeriğindeki maddeler, ciltteki siyah noktaları ve sivilceleri tedavi etmeye yardımcı olur. Tek yapmanız gereken bu kremden biraz alıp etkilenmiş bölgeye sürmek.

Kas ağrısı için

kas ağrısı
Zorlu bir egzersizin ardından kaslarınız yorulur ve birden fazla noktada kulunç olur. Kulunç olmuş kasları rahatlatmak için bölgeye hafif masaj ile Vicks uygulayın. Bu kan dolaşımını arttırır ve rahatlamanızı kolaylaştırır.

Yanıkları tedavi etmek için

Güneş ışıklarından, sıcak yağ veya başka bir nedenden dolayı yandığınız zaman Vicks rahatlama sağlayabilir ve iyileşmeyi hızlandırır.

Sinek kovucu olarak

sinek
Bir çok sinek türü Vicks’in yoğun kokusundan hoşlanmaz. Bu krem sinek ısırıklarına karşı koruma sağlar ve hatta sinek ısırıklarını iyileştirmek için de kullanılabilir. Sadece en çok sinek çeken bölgelerinize Vicks sürün veya kaşıntıyı azaltması için ısırıkların üstüne sürün.

Kırmızı ve tahriş olmuş cildi rahatlatmak için

Vicks ayrıca rozasea (gül hastalığı) için veya kırmızı, tahriş olmuş ciltte de kullanılabilir. Bölgeye bu kremden bolca uygulayın. Hem yatmadan önce hem de uyanınca tekrarlayın.

Çatlak dudakları için

dudak
Estetik açıdan düşünüldüğünde çatlak dudaklar hoş görünmez; ayrıca bir şeyin yanlış olduğunun belirtisi de olabilirler. Ölü deriyi atmak ve dudakları nemlendirip cildi canlandırmak için kuruduklarını fark ettiğiniz zaman biraz Vicks sürün.

Kapı gıcırtısına son

Ne zaman açıp kapasanız gıcırdayan kapılarınız var mı? Buna bir son vermek için menteşelere bolca Vick sürün ve her şey tamam.

Ev yapımı inceltici krem

Vicks ayrıca yağ biriken bölgelerde yağın azaltılmasına yardımcı olur, böylece de istediğiniz figüre kavuşabilirsiniz. Elbette mucizevi olmadığı ortada, ama zamanla bu bölgelerde yağın yakılmasını destekler, özellikle kalça ve karın bölgesi gibi egzersizin yavaş işlediği bölgelerde etkilidir. 

Bu ev yapımı inceltici krem yağ birikimiyle savaşmaya yardımcı olur, selülitleri azaltmakta etkilidir ve cildi sıkılaştırır. Gıdıyı azaltmak, daha düz bir karın, kalçaları inceltmek için kullanılabilir. Yapmanız gereken biraz Vicks, karbonat, cilde sürülebilen alkol ve kafuru karıştırarak bir krem elde etmektir. Kremi hazırlayınca, istediğiniz bölgelere sürün ve plastikle sarın. Bunu evde, işte veya egzersiz yapmadan önce kullanabilirsiniz.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hipertansiyon İçin Doğal Tedaviler

Hipertansiyon İçin Doğal Tedaviler

 

Hipertansiyon, kan basıncının kronik olarak yükselmesi ve kalbin kan pompalamak için normalde çalışması gerekenden daha çok çalışması durumudur. Tansiyon yükseldiğinde bu pek çok şekilde bedenimizi etkileyip ölüme bile neden olabilecek ciddi hastalıkların ortaya çıkma riskini arttırır. Bu yazımızda hipertansiyonu tedavi etmekte kullanabileceğiniz doğal yöntemlerden bahsedeceğiz.

Bu hastalık, sağlığınız üzerindeki etkileri ve genel olarak bedeninize yaptıklarından dolayı dünya çapında “sessiz katil” olarak bilinir.Hipertansiyonun yaygın nedenleri arasında hareketsiz bir yaşam tarzı, aşırı kilolu olmak, diyabet, böbrek hastalıkları, kalp-damar hastalıkları, uyuşturucu kullanmak ve bazı ilaçlar gibi çeşitli şeyler bulunmaktadır.

Hipertansiyonu nasıl fark edebilirsiniz?

Hipertansiyonun doğrudan teşhis edilmesini sağlayan, kendine has belirtileri yoktur. Ancak aşağıdaki belirtilerden gösterdikleriniz varsa, bir doktora danışmalısınız:

  • Sürekli baş ağrıları
  • Mide bulantısı
  • Aşırı terleme
  • Nabızda artış
  • Görme değişiklikleri
  • Kulaklarda çınlama
  • Nefes kesilmesi
  • Gerginlik
  • Bitkinlik
  • Uykusuzluk (insomni)
  • Çarpıntı
  • Yüz kızarması

Hipertansiyonu nasıl önleyebilir ve tedavi edebilirsiniz?

Hipertansiyonu dengeli bir beslenme düzeni ve fiziksel aktivite içeren, sağlıklı bir yaşam tarzıyla önleyebilirsiniz. Hipertansiyonu düşürmeye yardımcı olan çeşitli yiyecekleri beslenme düzeninize ekleyerek, bu hastalık ile doğal yöntemleri kullanarak savaşabilirsiniz. Hipertansiyon tedavisinde en etkili doğal çözümlerden bazılarını öğrenmek için okumaya devam edin!

Sarımsak

sarımsak

Sarımsak kolesterolü düşürmeye ve dolaşım sisteminin çalışmasını tetiklemeye yardımcı olur. Amerika Indiana Üniversitesi tarafından yapılan çalışmalar, 3 ay boyunca her gün 1 diş sarımsak yemenin tansiyonu %7 ila 8 arasında düşürmeye yardımcı olduğunu ve olumlu sonuçlar verdiğini göstermektedir. Sarımsağı isterseniz çiğ olarak tüketebilir, isterseniz de salatalara ekleyebilirsiniz, hatta sarımsak kapsülleri bile alabilirsiniz.

Limon ve maydanozlu smoothie

Limon da maydaonoz da vücuttaki birikmiş sıvıların atılmasına yardımcı olan idrar söktürücü yiyeceklerdir. Bu iki malzemeyi kullanarak bedeninizi hipertansiyona neden olan zararlı maddelerden arındırabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 1 limon
  • Birkaç dal maydanoz

Yapılışı:

  • Limonu yıkayıp kabuğunu soymadan bir blendıra koyun. Üzerine maydanozdallarını ekleyip karıştırın. Bu karışımı düzenli olarak aç karınla için.
  • Ayrıca hipertansiyon sorununa yardımcı olması için aç karınla, içerisine limon suyu eklenmiş bir bardak ılık su da içebilirsiniz.

Misket limonu

misket-limonu

Misket limonu flavanoidler ve C vitamini açısından zengindir. Bu iki madde damarlarınızın esnekliğini arttırır ve damarların içinde kanama olmasını önler.Hipertansiyonu olan kişiler için misket limonu yemek veya suyunu içmek çok faydalıdır, çünkü bu sayede bu hastalığı kontrol altına alabilir; hastalığın iç kanama, varis, morluk ve burun kanaması gibi etkilerini önleyebilirler.

Yulaf ezmesi

Yulaf ezmesi sağlığımız için pek çok farklı açıdan yararlı bir yiyecektir ve bu faydalarının arasında kan basıncını yani tansiyonu düşürme özelliği de bulunmaktadır. Kolombiya Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışma; düzenli olarak yulaf ezmesi tüketmenin kötü kolesterolü düşürdüğünü ve nörolojik fonksiyonları güçlendirdiğini göstermektedir.

Havuç ve portakallı smoothie

havuç-suyu

Bu smoothie hipertansiyonu dengelemek için birebirdir çünkü vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur, kötü kolesterolle savaşır ve vücuttaki birikmiş sıvıların atılmasını sağlar.

Malzemeler:

  • 1 havuç
  • 1 portakal
  • 1 kavun
  • Bal

Yapılışı:

  • Havuç ve kavunu yıkayın, soyun ve doğrayın.
  • Portakalın suyunu sıkın.
  • Tüm malzemeleri blendırdan geçirip karışımı mümkünse aç karınla için.

Kereviz

Kereviz bedenimiz için çok faydalı bir idrar söktürücüdür. Antioksidan ve depüratif özellikleri sayesinde bedenimizi toksinlerden arındırır ve vücuttaki sıvı ve ödem birikmesi ile savaşır. Bedenimize pek çok farklı şekilde yardımcı olan bu sebze, hipertansiyon ile savaşmamıza da yardımcı olur.

Kerevizi hipertansiyonla savaşmakta kullanmak için, bir litre su ve bir kaç kereviz sapı ile bir çay hazırlayabilirsiniz. Suyu kaynatıp ardından içerisine kereviz saplarını ekleyin. 10 dakika demlenmesini bekleyip içebilirsiniz.

Ayrıca kerevizi salatalarınıza veya yemeklerinize ekleyebilirsiniz.

Umarız doğal yollarla hipertansiyon tedavileri hakkında olan bu yazımız hoşunuza gitmiştir!

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Güzelliğin Sırrı Kayısı Yağı… Cilt kırışıklıkları için birebirdir…

 

 

Kayısı çekirdeğindeki bitkisel yağların damıtılmasından elde edilen kayısı çekirdeği yağı, özellikle cilt yaşlanmaları, cilt lekeleri ve cilt kırışıklıkları gibi cilt sorunlarına iyi gelmektedir.Kayısı çekirdeği değişik vitamin ve mineraller bakımından oldukça zengindir. Kayısı yağında A, D, E, K vitaminleri bulunur. Özellikle A vitamini cildi gençleştirici ve cilt kırışıklığı ve lekelerini yok edici özelliklere sahiptir. Sivilceler nasıl geçer sorusunun cevaplarından birisi de Kayısı yağı çekirdeği kullanmaktır. Kalsiyum, Magnezyum ve Selenyum gibi mineraller ve iz elementler bakımından da zengin bir sihirli iksir olan Kayısı çekirdeği yağı, özellikle kuru ciltlere iyi gelmekte ve kuru ciltli kişilerde görülen cilt yıpranmalarını engellemektedir. Haftada 2 kez cilt kırışıklıkları olan bölgelere uygulanan kayısı çekirdeği yağı cildi gençleştirir.

Kayısı çekirdeği yağı aynı zamanda selülitli bölgelere uygulanırsa bölgesel zayıflama ve incelme çabalarınızda da faydalı olur. Kayısı çekirdeği yağının zayıflamaya doğrudan etkisi olmasa da selülit hücrelerini eritmekte ve selülite bitkisel çözüm olarak öne çıkmaktadır.

Kayısı çekirdeği yağının faydaları bunlarla bitmez. Kayısı çekirdeği yağının faydaları arasında selülit tedavisi de yer almaktadır. Eczanelerde ve aktarlarda kayısı esansı olarak ta sorarak temin edebileceğinizkayısı çekirdeği yağı faydaları çok olan ama hiç bir yan etkisi zararı olmayan bir bitkisel tedavi solüsyonudur. Kaysı çekirdeği‘nin bazı kimyasal işlemlerle yağının damıtılmasından elde edilen yağın şişelenmesinden ibarettir. Kayısı yağı aynı zamanda kalsiyum, magnezyum, karotin ve betakaroten maddelerini içeriyor. Kayısı yağı yaşlanmayla ortaya çıkan kırışıklıkları azaltıyor.

Kayısı çekirdeği yağı nasıl kullanılır? Cildin doğal güzelliği için haftada bir gün, kuru ciltlerde ise günde bir defa deriye kayısı yağı sürülmesini tavsiye ediyoruz

Not: Kullanmada önce doktorunuza mutlaka danışınız…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kemik Erimesini Önleyen Beslenme Düzeni

Kemik Erimesini Önleyen Beslenme Düzeni

Osteoporoz (kemik erimesi) kemiklerin kalınlığını ve yoğunluğunu kaybetmesi sonucu zedelenmelere ve kırıklara karşı hassas hale gelmesidir. Bu durum tüm kemikleri etkileyebilir. Bu yüzden, kemik erimesine karşı alınabilecek tüm önlemleri almak çok önemlidir.

Doktorlar, kemikleri daha ince ve yoğunluğu daha az olduğu için kadınların kemik erimesine daha yatkın olduklarını düşünüyorlar. Ayrıca menopoz döneminde girdikleri hormonal değişim de kadınlarda kemik yoğunluğunun azalmasına neden oluyor. Kemik erimesini önlemek için beslenme düzeninizde bulunması gerekenler:

Kalsiyum

Kemik erimesini tedavi etmek veya önlemek istiyorsanız, sizin için en önemli besin kalsiyum. Kemiklerin yapı taşının kalsiyum olduğunu biliyoruz ancak bu mineral kas hareketleri, sinir işlevleri ve bağışıklık sistemimizin devreye girmesi gibi durumlar için de çok önemlidir. Eğer beslenme düzeniniz sağlıklı değilse veya dengesizse, bedeniniz kemiklerinizi bir enerji kaynağı olarak kullanabilir. Bu durum, bir iki günlüğüne olduğunda, kısa süre içinde sağlıklı alışkanlıklarınıza geri döneceğiniz zaman çok ciddi bir sorun değildir. Kemiklerinizden alınmış olanı yerine koymak için birazcık daha fazla kalsiyum tüketmeniz yeterli olacaktır. Ancak, beslenme düzeniniz çok sağlıksızsa, böyle bir denge kuramazsınız ve bedeniniz kemiklerinizden kalsiyum almaya devam eder. Bunun sonucu olarak osteoporoz ve etkileri ile karşı karşıya kalırsınız. 30 yaşına vardığınızda, kemikleriniz en güçlü ve yoğun hallerinde olacaklar. Bu yüzden çocukların ve yetişkinlerin gerekli miktarda kalsiyum tüketmesi önemlidir. Kadınlar menopoz dönemine girdiklerinde, hormonal değişiklikler yüzünden kemik yoğunlukları azalır. Bu kemik erimesine neden olabileceğinden, kalsiyum tüketimi çok önemli bir hale gelir. Günde 1000 ila 1200 miligram kalsiyum tüketmek en iyisi olacaktır. Size günlük ihtiyaç duyduğunuz kalsiyumu tedarik edebilecek diyet takviyeleri olsa da, doğal besinleri tercih etmeniz sizin için daha faydalı olur. Eğer kalsiyum takviyesi alıyorsanız günlük 2500 miligramın üstüne çıkmadığınızdan emin olun, çünkü aşırı kalsiyum tüketimi minerallerin emilimini zorlaştırıp böbrek taşlarına neden olabilir.

Kalsiyum oranı yüksek olan bazı yiyecekler: konserve sardalya, yumurta, kuru incir, portakal, nohut, midye, havuç, çam fıstığı, soğan, kalsiyum takviyeli tofu, az yağlı süt…

D vitamini Kalsiyum önemli olsa da D vitamini olmadan kemik erimesiyle savaşmakta hiçbir işe yaramaz. D vitamini kalsiyumun, kemikler de dahil olmak üzere vücutta ihtiyaç duyulan yerlere dağıtılmasını sağlar. Yetişkinlerde D vitamini eksikliği, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu kalsiyumu kemiklerden almasına ve daha sonra kemiklerden alınan kalsiyumu yerine koyamamasına neden olur. Bu da kemik erimesine zemin hazırlayan durumlardan birisidir. Günlük tüketmeniz gereken D vitamini miktarı 800 IU yani 0.02 miligramdır. Bu vitamini alabileceğiniz besinlerin bazıları: somon, sardalya, güçlendirilmiş süt, soya sütü, güçlendirilmiş yoğurt, yumurta sarısı, mantar…

Magnezyum Magnezyum bedenimizde pek çok işe yarar. Bunlardan bir tanesi kalsiyum emilimini kolaylaştırmaktır. Yapılan bazı bilimsel çalışmalar, düzenli magnezyum tüketiminin kemik yoğunluğunu arttırdığını, kemik erimesi ve çatlak riskini azalttığını göstermektedir. D vitamini ve kalsiyum içeren diyet takviyelerinin çoğu magnezyum da içerir. Bu tüketimini kolaylaştırsa da mide sorunlarına yol açabilir. Aslında diyet takviyesi ürünleri kullanmanıza gerek yok. Bu besinlerden bazılarını beslenme düzeninize eklemeniz yeterli olacaktır: balkabağı çekirdeği, ıspanak, horozibiği çiçeği, ayçiçeği çekirdeği, badem, beyaz patates, fasülyeler, yerfıstığı, yerfıstığı ezmesi, tam buğday ekmeği ve susam.

Potasyum Potasyum kemik oluşumuna yardım eder, kalsiyum dengesini arttırır, kemiklerdeki mineral yoğunluğunu arttırır ve metabolik asitler tarafından oluşan kemik eksilmesini azaltır. Menopoz öncesi ve menopoz sonrası toplam 3000 kadınla yapılan bir çalışma, hala adet gören ve potasyum tüketimini arttıran kadınların, kemik mineral yoğunluğunun da %8 arttığını göstermektedir. Bilim adamları bu etkinin meyve ve sebzelerin doğal özellikleri ile değiştiğini söylüyorlar, ama potasyumun kemik erimesine karşı yandaşımız olduğu kesin. Potasyum açısından zengin besinler: beyaz patates, yoğurt, soya, balık, tatlı patates, avokado, muz, marul, ıspanak, kavun, balkabağı, süt, havuç, mercimek, şeftali, papaya, antep fıstığı, soya sütü, karpuz, domates, mantar, kuru üzüm, yerfıstığı, badem, portakal, brokoli, ayçiçeği çekirdeği vb…

K vitamini K vitamini sadece kemiklerde bulunan bir protein olan osteokalsin oluşumu için çok önemlidir. Yüksek oranda K vitamini alan kişilerin kemik erimesi veya çatlak riskinin çok daha az olduğu kanıtlanmıştır. Yeteri miktarda K vitamini almak çok önemlidir. Herhangi bir destek ürünü kullanmaya başlamadan mutlaka doktorunuza danışın. K vitamini almanızı sağlayan besinler: ıspanak, kale, lahana, pazı, endivyen, hardal, marul, brokoli, maydanoz, Brüksel lahanası, roka, kuşkonmaz vb…

Protein Pek çok kişi proteinin kemik erimesi riskini yükselttiğini zannediyor çünkü protein tüketiminiz ne kadar arttıysa, idrarla o kadar çok kalsiyum atılıyor. Bilim adamları, bu durumda proteinin kendisinin değil, aşırı protein tüketiminin sorun olduğunu buldular. Protein kemik sağlığımız için çok önemli bir maddedir. Güçlü kemiklerimiz olması için yememiz gereken protein içeren besinler: kırmızı et, balık, yumurta, fasülyeler, mercimek, soya, ceviz vb…  Süt, peynir ve yoğurt gibi besinleri, yüksek yağ oranlı oldukları sürece dikkatli tüketmelisiniz. Kemik erimesini önlemek için uygulayacağınız bir beslenme düzeni, normal alışkanlıklarınızdan aslında çok da farklı veya kısıtlayıcı değil. Gördüğünüz üzere, sağlığınızı korumak için uygulayacağınız dengeli bir beslenme düzeni, kemik sağlığınız için gereken mineral ve besinleri de size sağlayacaktır.

Kaynak: Sağlık Haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sabah Limonlu Ilık Su İçmenin 10 Faydası

Sabah Limonlu Ilık Su İçmenin 10 Faydası

Limonun sağlığımıza olan faydaları yüzyıllardır bilinmektedir. Güçlü bir antibakteriyel ve antiviral olması ve bağışıklık sistemimizin çalışmasını tetiklemesi en bilinen özellikleri arasındadır. Limon suyu bir sindirim kolaylaştırıcı olduğundan kilo vermek için kullanılır ve ayrıca karaciğeri arındırır.

Limon diğer pek çok maddenin yanısıra sitrik asit, kalsiyum, magnezyum, C vitamini, biyoflavanoid, pektin ve bağışıklık sistemini güçlendirip enfeksiyonlarla savaşan limonen içerir. Şimdi size her sabah limonlu ılık su içmenin faydalarından bahsedeceğiz.

Limonlu Ilık Su Nasıl Hazırlanır?

Temiz su kullanmalısınız. Su ılık olmalı, kaynamamalı. Soğuk su yerine ılık su kullanmalısınız çünkü bedeninizin soğuk suyu işlemesi hem daha uzun sürecektir hem de daha çok enerji gerektirecektir.

Her zaman taze limon kullanın, mümkünse organik olanları tercih edin. Bu tarif için asla şişelenmiş limon suyu kullanmayın. Bir bardak ılık suyun içine yarım limonun suyunu sıkın ve sabahları aç karınla bunu için.

Ilık Suyun Yararları

1. Sindiriminize Yardımcı Olur

Limon suyu istenmeyen maddelerin ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Tükürük ve mide sularının klorik asidine benzeyen atomik bileşiminden dolayı karaciğerin sindirim için gerekli olan öd sıvısını salgılamasına yardımcı olur. Ayrıca mineral ve vitamin açısından zengin olan limon, sindirim sistemindeki toksinlerin atılmasına da yardımcı olur. Limon suyunun sindirim kolaylaştırıcı özellikleri reflü, geğirme ve karın şişmesi gibi hazımsızlık belirtilerini rahatlatmakta yardımcı olur. Amerikan Kanser Derneği, kanser hastalarına bağırsak hareketlerini tetiklemesi için sıcak limonlu su içmelerini öneriyor.

2. Bir İdrar Söktürücü Olarak Sisteminizi Arındırır

Limon suyu idrar miktarını arttırarak istenmeyen maddelerin vücuttan atılmasını sağlar. Bu yüzden limonlu su içtiğinizde toksinler bedeninizden daha hızlı atılır ve idrar yolunuzun daha sağlıklı olması sağlanır. Limon suyunun içindeki sitrik asit, karaciğeri tetikleyen ve detoksifikasyona yardımcı olan enzimin etkisini en üst seviyeye çıkarır.

3. Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirir

İçerdiği yüksek C vitamini sayesinde limon bağışıklık sistemini güçlendirme konusunda baş müttefiğimizdir.

Limon soğuk algınlığı ile baş etme konusunda çok yararlı olan C vitamini açısından çok zengindir. Ayrıca beyin ve sinir sistemini tetikleyen potasyum açısından da çok zengindir. Potasyum da tansiyonu kontrol altında tutmaya yardımcı olur. Limonda bulunan askorbik asidin (C Vitamini) antienflamatuar özellikleri vardır ve bu yüzden astım ve diğer solunum sorunlarına iyi gelir. Ayrıca vücudun demir emilimini arttırır. Demir bağışıklık sistemimizde önemli bir rol oynar. Bunların yanı sıra limon, soğuk algınlığı ve gribi önlemeye yardımcı olan antimikrobiyal özellikli saponinler de içerir. Limon vücudun ürettiği balgamın da azaltılmasına yardımcı olur.

4. pH Seviyelerini Dengeler

Limon tüketebileceğiniz en alkalin besinlerden birisidir. Limon kendi başına asidik olmasına rağmen, bedeninizin içine girdiğinde alkalin olur (sitrik asit bedeninizde metabolize edildiğinde asidiklik yaratmaz). Limonda askorbik asit kadar sitrik asit de bulunur, ancak bu asit zayıf bir asittir ve vücudunuzda kolayca metabolize edilebilir. Bu sayede limonun içindeki mineraller vücudunuzu alkalize etmeye yardımcı olur. Vücudunuzun pH dengesi asidik olduğunda hastalanırsınız. Düzenli olarak limonlu su içmek, şişme ve ağrıların esas nedeni olan eklemlerinizde biriken ürik asit de dahil olmak üzere vücudunuzun asidik olmasını  engeller.

5. Cildinizi Arındırır

Yüzünüzü temizlemenin yanı sıra, limon suyunu ellerinizi ve cildinizdeki yağı temizlemek için de kullanabilirsiniz.

Limondaki C vitamini ve diğer antioksidanlar, kırışıklıkları ve siyah noktaları azaltmaya yardımcı olur ve serbest radikallerle savaşır. C vitamini, alkalin doğası sivilceye neden olan bakterileri öldürdüğünden sağlıklı ve parlak bir cilt için çok önemlidir. Hatta, yaş ile ortaya çıkan izleri azaltmak için üzerlerine doğrudan limon sürebilirsiniz. Limonlu su da bedeninizi toksinlerden arındırdığı için, limon ile cildinizi hem içten hem de dıştan temizleyebilirsiniz. Limonun içerisinde bulunan C vitamini cildinizi içeriden canlandırıp yeniler.

6. Enerji Verir ve Ruh Halinizi İyileştirir

Bedenimizin yiyeceklerden edindiği enerji, yiyeceklerdeki atom ve moleküllerden gelmektedir. Pozitif yüklü iyonlar sindirim sistemine girip negatif yüklü iyonlarla etkileşime girdiğinde bir reaksiyon oluşur. Limon negatif yüklü iyon miktarı yüksek olan nadir yiyeceklerdendir ve bu sayede sindirim sistemine girdiğinde bedenimize daha fazla enerji sağlar. Limonun kokusu da enerji vericidir ve ruh halinizi iyileştirir. Limon suyunun kokusu ruh halinizi iyileştirip zihninizi boşaltmanıza yardımcı olur. Limon endişeyi ve depresyonu azaltmaya yardımcı olur.

7. İyileşmeyi Arttırır

Limonun içindeki askorbik asit (C vitamini) iyileşmeyi arttırır ve kemik, bağ doku ve kıkırdakların sağlığı için çok önemli bir besindir. Daha önce de dediğimiz üzere, C vitamininin antienflamatuar özellikleri vardır. Yani C vitamini hem sağlığımızı korumak hem de stres ve yaralardan iyileşme dönemi için çok önemlidir.

8. Nefesi Tazeler

Limon, nane ve yoğurt: ağız kokusunu gidermek için birebirdir.

Limon ağız kokusunu gidermenin yanı sıra diş ağrıları ve diş eti iltihabına da iyi gelir. Unutmayın, sitrik asit diş minesini aşındırabilir; bu yüzden dişinizi ya limonlu su içmeden önce fırçalayın ya da limonlu su içtikten sonra dişinizi fırçalamak için bir süre bekleyin. Limonlu su içtikten sonra ağzınızı temiz su ile çalkalayabilirsiniz.

9. Lenf Sistemine Su Kazandırır

Ilık limon suyu, bedeninizin kaybettiği sıvıları ona geri kazandırarak bağışıklık sisteminize yardımcı olur. Bedeniniz susuz kaldığında yorgunluk veya yavaşlık, bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesi, kabızlık, enerjisizlik, yüksek veya düşük tansiyon, uykusuzluk, zihin karışıklığı gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

10. Kilo Vermeye Yardımcı Olur

Limon kilo verdirici özellikleriyle de bilinir. Harika bir arındırıcı ve iltihap söktürücüdür. İçinde bol miktarda antioksidan özellikli C vitamini bulunur.

Limon canınızın bir şeyler çekmesini önleyen pektin lifi açısından zengindir.Yapılan çalışmalar daha alkalin ağırlıklı bir beslenme düzeni olan kişilerin daha hızlıkilo verdiğini göstermektedir.

sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »