CEVİZ VE FAYDALARI


İnsan beyni ile yeşil kabuklu cevizin yapılarını incelersek tüylerimizi diken diken edecek bir gerçekle karşılaşırız.. Yeşil kabuk kafa derisine, tahta kabuk kafatasımıza, cevizin zarı beyin zarımıza ve meyvesi beynimize… benzeyen bu yapının tüm meyveler arasında gümüş iyonu içeren tek meyve olmasıda beynimizle olan inanılmaz bağlanyıtı gözler önüne serer. Çünkü bu gümüş iyonuna ihtiyacı olan tek organ beyindir…
Minyatür beyin görünümündeki Ceviz beyin için gerekli olan gümüş iyonlarını ihtiva eden tek meyvedir ve Asyada beyin gıdası olarak kabul edilir.
Ceviz; fosfor, kalsiyum, potasyum ve demir açısından zengin bir besin maddesidir. Dolayısıyla zihin yorgunluğunu giderici, kemik ve dişleri güçlendiren, kas rahatlatıcı etkisi ve kansızlığa çözüm getiren bir besin kaynağı olarak oldukça önemlidir.
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Kivi’nin Faydaları…

Kivinin Anavatanı Çin’in Güney Bölgesinde yer alan Yangtse Vadisidir. 1900 lü yılların başında ise, Yeni Zellanda, İngiltere ve Amerikaya yayılmış, oradan da tüm dünyaca Tanınmıştır. Türkiyede Özellikle Rize de bol miktarda yetiştiril…mektedir. C vitamini açısından son derece zengin olan kivinin faydaları ve zararları hakkında sizleri bilgilendirmek istedik.
Kivinin Faydaları, Kivi Faydaları,Kivinin Faydaları Nelerdir
*Vücudu ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
*Nezle ve grip gibi soğuk algınlıklarına iyi gelir.
*Nefes açıcı etkisi ile astımlılara faydalıdır.
*Başta göğüs kanseri olmak üzere, kanser oluşumuna ve ilerlemesine karşı koruyucudur.
*Kan basıncını dengeler.
*Tansiyonu ve kandaki kolesterol oranını düşürür.
*Karaciğeri çalıştırır ve kanı temizler.
*Kansızlığa ve mide rahatsızlıklarına iyi gelir.
*Yaşlanmanın ciltteki belirtilerini azaltır.
Kivinin Elementeleri,Kivinin İçindeki elementeler
A ve C vitaminleri ile potasyum açısından çok zengin bir meyve olan kivi, ayrıca kalsiyum, demir ve magnezyum gibi mineraller açısından da zengindir. Besleyici değeri yüksek bir besin olan kivinin bir tanesi ile günlük A ve C vitamini ihtiyacı karşılanabilmektedir.
Kivi meyvesi vitamin, flavonoit ve mineraller açısından oldukça zengindir. Özellikle, içerdiği C vitamini, potasyum ve beta-karoten kiviyi mucize bir meyve yapmaktadır…
İtalya’daki araştırmalar kivinin özellikle 6-7 yaşında çocuklarda solunum yolları üzerinde mucize gibi etkiler yarattığını gösteriyor.
Belirli bir süre kivi tüketiminin ardından çocuklarda nefes darlığı %32, gece öksürüğü %27, hapşırma %41, burun akıntısı %28 ve kronik öksürük %25 oranında azaldı.
Bunun sebebi ise kivinin içerisinde bulunan flavonoitlerin hücre içi hasarı azaltması ve DNA mutasyon ve hasarını önlemesi olarak gösteriliyor.
Antioksidan özellikleri de var!
Kivi meyvesi içerisinde bol miktarda C, E, ve A vitamini barındırır. C vitamini suda çözünebilen antioksidan bir maddedir ve vücudumuzu koruduğu kanıtlanmıştır.
Kivinin Kalorisi
1 adet kivi 46 kalori içerir.

Kivinin Zararları,Kivinin Zararları Nelerdir,Kivinin Zararı
Kivideki actinidin enzimi bazı kişilerde alerjik etki yaparak dudaklarda şişme, kaşınma, gözde ve burunda kaşıntıya neden olabilir.

kaynak: Şifacı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Kiraz’ın Faydaları…

Kiraz fitokimyasallar açısından zengindir. Bunlar: anthocyanins (mevye ve sebzelerin rengini veren pigmentler; ki bunlar hücreleri zararlı kanserojen maddelere karşı koruyan antioksidan özellikleri sebebiyle kansere karşı seçenek oluşturabilirler). Aynı şekilde bir flavonoid olan quercetinki içinde hem anti-kanser bir oluşum, hem de anti-imflamotoral ve intihistaminik (alerji ve enfeksiyon önleyici) özellikler taşıyan bir antioksidandır.

FAYDALARI

· Kiraz hem kolesterolü hem de kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.

· Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağlayabilir. Bu nedenle romatizma ve gut hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılabilir.

· Kabızlığı önlemede etkilidir.

· Kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin taş ve kum yapmasını önleyebilir ve varsa zamanla dökülmesine yardımcı olabilir.

· Kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilir.

· Aşırı ilaç tüketimi ile karaciğerde oluşan yükün azaltılmasında yardımcı olabilir.

· Nikotinin vücuttan atılmasında yardımcı olur.

· İçerdiği meyve şekeri levüloz rahat sindirilebildiği için, şeker hastaları da kirazı yanında protein kaynağı besinlerle birlikte tüketebilir.

· A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz problemlerinin önlenmesinde yardımcı olabilir.

· 20 kirazda 12 – 25 miligram arasında antosiyanin bulunmaktadır, bu da bir aspirinden on kat daha etkilidir.

KULLANIŞI:
· 30 gram kiraz sapını 1 litre suda 10 dakika kaynatarak hazırlayacağınız çay, böbrekleri çalıştırarak, diüretik (idrar söktürücü), kan ve idrar yolları temizleyicisi, safra akımını sağlayıcı, bağırsak düzenleyici etki gösterebilir.

VİTAMİNLERİ:

· 100 gram kirazda, 17 bin miligram C vitamini bulunmaktadır. Her insanın günde 60-80 miligram C Vitamini alması gerekiyor.

· B1, B2, B5 vitaminleri, magnezyum ve kalsiyum da bulunmaktadır

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

ASPİRİN YERİNE AHUDUDU

  
Ahududu asetilsalisilik asit içerir. Bir başka deyişle, herhangi bir yan etkisi olmayan, doğal, organik aspirindir. Aspirin bağırsak mukozasına zarar verir, pek çok hasta bu yüzden aspirin kullanamaz. Ama onun yerine ahududu kullanabilirler. Başka yararlarının yanı sıra midelerini de rahatlatacaktır. Aspirin hapları bir yandan bize hastalıkla mücadele etmekte yardımcı olurken, öte yandan bir başka hastalığa yol açmaktadır.
Doğa ahududu ile bizlere yalnızca aspirin vermekle kalmaz A, B, C, K ve E vitaminleri de içerir.
İçeriğindeki Demir, Kalsiyum ve Potasyum mineral tuzları gibi pek çok yararlı bileşen kan dolaşımını hızlandırır, kanı temizler, şişliklere iyi gelir ve baş ağrılarını hafifletir. Antiseptik, ağrı kesici ve idrar söktürücü özelliği vardır.
Bağışıklık Sistemini güçlendirir.
Kanseri önleyici maddeler içerir.
En önemlisi de hiç bir yan etkisi olmayışıdır.
Bütün bu tedavi edici özellikler ahududunun yalnızca meyvesinde değil, yaprak ve dallarından da bulunur.
Ahududu yemenin yararı büyüktür, her şeyde olduğu gibi bunu da kararında yemek ve içmek çok önemlidir.
Tazesini günde 4-5 yemek kaşığından fazla yemeyin. İyi olan şeylerin bile çok fazlasına ihtiyacımız yok
HAZIRLANIŞI: Bir yemek kaşığı taze veya kurutulmuş ahududu, doğranmış ahududu veya dalları bir bardak kaynar suyu üzerine dökün ve 20 dka beklemeye bırakın. Daha sonra içine bal ekleyin. Günde 1-2 bardak için, daha fazlasının geçirmeyin.
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

HEM ÇOK KOLAY HEM DE HAVALI BİR SU TARİFİ!


Vücuttan toksinleri atmanın en şahane yolu nedir? Tabi ki su içmek. Ama sade olarak içmek zorunda değilsiniz. Hem de toksin atarken, bazı ek faydalar da göreceksiniz:
Şimdi içme suyu dolu bir cam… sürahiyi alın ve:
1.LİMONLU Birkaç dilim limon atın. Limon vücudun temizlenmesi ve alkali olmasına katkıda bulunacaktır.
2.NANELİ Birkaç dal nane ekleyin. Hem suyun tadı güzel hale gelecek, hem kokusu! Midenize ve sindiriminize de destek verecektir.
2.SALATALIKLI Dört-beş dilim salatalık ekleyin. Salatalık vücudunuzun nemlenmesi için harikadır ve inflamasyona karşı etkilidir.
4.ZENCEFİLLİ Bir bilemediniz iki ince dilim ekleyin. Midenize iyi gelecek ve sindiriminize de. Özellikle gastritiniz varsa.
Bu suları bir gece buzdolabında bekleterek kullanırsanız, daha da etkili olacaktır. En azından birkaç saat.
Ayrıca ph derecesi 8 üzeri su kullanmanızı tavsiye ediyoruz, mümkün olursa.
___ Alıntı ___
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Sağlık İçin Yiyelim…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

YÜKSEK KOLESTEROLÜ DÜŞÜREN DOĞAL VE BİTKİSEL TEDAVİLER

 
Kolesterol, vücuttaki hücrelerin, fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için, ihtiyaç duyulan yağımsı …bir maddedir. Sağlıklı bir yaşam için kolesterol düzeyinin normal değerlerde olması gerekir. Eğer ki kolesterol değeri yüksek olur ise, damar duvarlarında plakalar oluşur ve bu damarların beslediği organlara yeterli kan gitmeyebilir. Sonucunda, o organ ile ilgili sıkıntılar hasıl olur. Ender Saraç, yüksek kolesterolün en önemli sebeplerinin, genetik eğilim, stres, yanlış beslenme ( hayvansal ve doymuş yağların, şekerli gıdaların aşırı tüketilmesi) ve buna bağlı olarak fazla kilo ve hareketsizlik olarak vurguluyor.

Ender Saraç’a göre yüksek kolesterol tedavisinde, yağ yememek ve vücuttaki  yağların yakılması çok önemli. Şimdi, Dr. Ender Saraç’ın kaleminden doğal ve bitkisel Yüksek Kolesterol Tedavilerini sizlere aktarmaya çalışacağız. Yüksek Kolesterol için Faydalı Bitkisel Destekler : Yüksek kolesterol için, soya lesitin, omega-3 yağı, ayurveda tabletleri, lifli preparatlar, üzüm çekirdeği özü , greyfurt, enginar ve ananas hapları, faydalıdır. Yüksek Kolesterol için Faydalı Bitki Çayları : Yüksek kolesterol için, yeşil çay, zencefil, biberiye, kuşburnu, kekik çaylarının içilmesi faydalıdır. . Yüksek Kolesterol için Faydalı Baharatlar : Yüksek kolesterol için, zencefil, biberiye, kekik, kırmızı pul biber, sivribiber çok faydalıdır.

Yüksek Kolesterolü Olanlar Nasıl Beslenmeli? Dr. Ender Saraç; beslenmede, özellikle, yemek aralarında bol miktarda sıcak su ve bitki çayı içmenin önemli olduğunu söylüyor.. Beslenmede Dikkat Etmeniz Gerekenler : * Gece yoğurt ve peynir yememelisiniz. * Akşam vakti geç ve ağır beslenmeyin. * Yeşil lifli yapraklı sebzeleri bolca tüketmeye özen gösterin. ( özellikle yulaf ezmesi, kepek ve kepekli ürünler, çavdar ve çavdarlı ürünler, lifli veya bağırsaklarda posalı etki gösteren özel preparatlar) * Bol taze sebze ve meyve, soya fasulyesi, kekik suyu, yosun, (deniz ve tatlı su), derin deniz balıkları, kontrollü ölçüde zeytinyağı ve bitkisel yağlar, taze yeşil salatalar, limon, taze narenciye ve kivi genelde kolesterolü düşürmede yardımcı besinlerdir.

Ender Saraç

Yüksek Kolesterolü Olanlar Neler Yapmalı, Nasıl Yaşamalı? Ender Saraç düzenli yapılan ve aşırı yorucu olmayan spor ve egzersizin kolesterolü düzenlemek için faydalı olduğunu söylüyor. Spor ve egzersiz özellikle sabah 06.00-10.00 saatleri veya 18.00-22.00 saatleri arasında düzenli yapılmalıdır. Ender Saraç günde 30-45 dakika egzersiz yapılmasını öneriyor. Ender Saraç, egzersiz süresine ve düzenli yapılmasını özellikle vurguluyor. Eğer egzersiz, 20 dakikayı geçmiyor ise, yağların yeterince yakılmasını sağlamazsınız. . Benzer şekilde bütün gün hareketli olsanız bile, düzenli spor yapmaz iseniz, yağların yeterince yakılmasını sağlayamazsınız. Araştırmalara göre beden, ortalama 20 dakika tempolu hareket veya spordan sonra yağları yakmaya başlıyor.

Ender Saraç “tüm gün hareket halindeyim diyen hastalarına bile, mutlaka, en az, 20 dakika ve hafif terleten bir egzersiz yapmalarını öneriyor.

kaynak: ŞİFACI

Kuru İncir’in Faydaları…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

LÜTFEN OKUYUNUZ VE OKUTUNUZ..

Her doktor öğrenciliği sırasında Otto Warburg’un buluşunu öğrenir. 1930’lu yıllarda Warburg kanserin en temel biyokimyasal sebebini, yani sağlıklı bir hücreyi kanser hücresinden ayıran şeyin ne olduğunu bulmuştur.
Bu, o kadar önemli bir b…uluştur ki, Otto Warburg’a Nobel Ödülü kazandırmıştır. Otto Warburg’a göre kanserin bir temel sebebi vardır.
Bu da, vücudun normal hücrelerinin oksijenli solunumunun, oksijensiz -anaerobik- hücre solunumuyla yer değiştirmesidir.
Warburg’un buluşu bize başka neleri anlatmaktadır?
Birincisi, kanser, normal hücrelerden çok farklı bir biçimde metabolize olmaktadır. Normal hücreler oksijene ihtiyaç duyar; kanser hücreleri oksijenden kaçınır. Hiperbarik oksijen terapisi alternatif kanser tedavisi uygulayan kliniklerde kullanılan bir yöntemdir.
Bu buluşun bize anlattığı başka bir şey de, kanserin bir mayalanma (fermantasyon) süreciyle metabolize olduğudur.
Kanserin metabolizması normal hücre metabolizmasından 8 kat daha büyüktür. Yukarıda söylediğimiz her şeyi birleştirirsek ortaya şu tablo çıkıyor:
Vücut, kanseri beslemeye çalışırken mütemadiyen kapasitesinin üstünde çalışır. Kanser devamlı açlıktan ölmenin eşiğindedir ve vücuttan kendisini beslemesini talep etmektedir. Besin alımı kesilirse kanser açlıktan ölmeye başlar. Tabii kendisini beslemek için vücudun şeker üretmesini sağlayamazsa. ..
Proteinlerden şeker Bu ziyan sendromuna kaşeksia (cachexia) denir.
Kaşeksia vücudun proteinlerden (evet, doğru duydunuz, karbonhidratlardan veya yağlardan değil de, proteinlerden) “glükoneogenez” (yeniden glükoz yapımı) işlemiyle, şeker elde etmesidir. Bu şeker kanseri besler. Vücut sonunda, kanser hücresini beslemeye çalışırken kendisi açlık çeker. Şimdi, kanserin şekerle beslendiğini öğrenmişken, onu şekerle beslemek mantıklı geliyor mu size? Yani karbonhidratlardan zengin bir diyet uygulamak? Bugün, kansere karşı uygulanan birçok besin terapisi mevcuttur (işe de yaramaktadırlar) çünkü günün birinde birisi şeker ve kanser arasındaki bağlantıyı görmüştür.
Bu terapilerde, karbonhidratlar bakımından zengin gıdalara izin verilmez. Terapilerin hiçbirinde şekere de izin verilmez çünkü şeker kanseri beslemektedir. Peki doktorunuz bu gerçekleri size neden söylemez? Kim bilir? Belki doktorunuz kanseri tedavi edecek kişinin siz değil, kendisi olduğunu düşünmektedir. Belki Otto Warburg’un buluşunu duymuştur ama geri kalan parçaları tamamlayamamıştır. Belki de beslenmeyle ilgili hiçbir şey öğrenmemiştir.
Aslında 1978’e kadar ABD’nin resmi kuruluşlarından biri, beslenmenin kanserle bir ilgisi olmadığını iddia etmekteydi!! !!
Kanser ve şeker bağlantısından haberdar olanlar ise, dikkate değer terapilerle ortaya çıktılar. Bunlardan biri ‘Laetrile’dir.
Kaşeksialı hastaların yüzde 50’den fazlasında glükoneogenez sürecini durduran hidrazin sülfat bunlardan bir diğeridir.
Bugün, Minnesota Üniversitesi kemoterapi alanında bir “akıllı bomba” üzerinde çalışmaktadır. Akıllı bomba diyebileceğimiz ilacın üzerinde bir kaplama vardır.
İlaç, vücutta oksijensiz bir bölge ile karşı karşıya geldiğinde bu kaplamayı üzerinden atar. Kanseri yok etmek için kemoterapiyi serbest bırakır. Çünkü, vücutta oksijensiz tek alan, kanserli bölgedir.
Kanser hücresini aç bırakmaya çalışan besin terapileri de vardır. Kanserin ne sevdiğini bilen hasta, bunları yemekten kaçınır. Kanser, çiğ yiyeceklerdense, pişmiş yiyecekleri sever. Pişirme işlemi, besinlerdeki enzimleri ve vitaminleri yok etmektedir. Bir de, kanserin şeker sevdiğini aklınızdan çıkarmayın. Kanserinizi sevmiyorsanız, onu beslemeyin!
Şeker yerine tatlandırıcı kullanmak çözüm değil Şeker yerine tatlandırıcı kullanmayı düşünüyorsanız, başka bir tuzağa düşmüş olursunuz. Tatlandırıcıların da vücuda ciddi zararları olduğu, yapılan araştırmalarla kanıtlandı.
Örneğin, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), sakarin içeren her türlü gıda maddesinin üzerine “Sağlığa zararlıdır.Hayvanlar üzerinde yapılan testlerde kansere yol açmıştır.” ibaresinin konmasını şart koştu. Aspartam ve sükraloz gibi diğer tatlandırıcılar da yan etkileri nedeniyle uzak durulması gereken gıdalar arasında.
(Editörün notu: Ama maalesef hiç birinin üzerinde böyle bir ibare yok). Kaynak: International Wellness Directory
Son iki yüzyıldır şeker tüketimi nasıl arttı? İngiltere’de 1815’de 5 kg cıvarında olan kişi başına yıllık çay şekeri tüketimi 1970’de 50 kg ‘ın üzerine çıkmıştır. 1970-2000 yılları arasında ABD vatandaşları önceki yıllara oranla yılda 100 litre daha fazla şekerli meşrubat tüketmişlerdir.
Türkiye’deki durum da artık çok farklı değildir. Çocuğu ile büyüğü ile çılgınca şeker ve beyaz un kullanılmaktadır. Bütün bu bilgiler kanserlerin niçin arttığını göz önüne açıkça sermektedir.
Aşağıdaki tedbirlerle kanserlerin en az üçte ikisi önlenebilir;
* Un ve şekerden kaçınarak insülin direncini yenin.
* Hiçbir şekilde tatlandırıcı ve tatlandırıcı içeren ‘light’ hafif yiyecek ve içecek tüketmeyin.
* Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş gıdaları yemeyin. Taş devri diyetini uygulayın.
* Bol taze sebze ve meyve yiyin.
* Yeterli omega-3 alın; ayçiçeği, mısır, soya, pamuk ve margarin gibi yağları diyetinizden çıkartın. Bunların yerine zeytinyağı ve doğal hayvani yağları (tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı)
* Kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden (faydalı mikroplar) zengin gıdalarla beslenin.
* Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin.
* Pastörize sütlerden mümkün olduğunca kaçının. Kutu sütü tüketmeyin.Mümkünse manda sütü kullanın. Süt yerine süt ürünlerini (yoğurt, peynir) tercih edin.
* Günde iki diş sarımsak ve/veya 1 baş kuru soğan tüketin.
* Günde 1-2 tatlı kaşığı zerdeçal tozu tüketin.
* Yeşil ve siyah çay tüketin (şekersiz!!!! ).
* Stresten uzak durun.
* İyi uyuyun.
* Çevresel toksinlerden ve sigaradan uzak durun.
* D vitamini düzeylerinizi yükseltmek için dengeli bir şekilde güneşlenin ya da D vitamini takviyesi alın.
* Yeteri derecede egzersiz yapın!!!!
* Alkol kullanmayın.
* İşlenmiş soya ürünü yemeyin.
* Yemekleri geleneksel yöntemler (buğulama, buharda pişirme) ile pişirin. Turbo fırınlar da kullanılabilir.
* Hızlı pişirme yöntemleri (mikrodalga gibi) besin kayıplarına yol açar; ayrıca kanserojen olabilirler !!!!
* Daha çok toprak (güveç), cam ya da kalaylı bakır kapları tercih edin. Emaye ve çelik tencere daha sonraki tercihlerdir.
* Teflon ve alüminyumu ise kesinlikle kullanmayın.

Prof. Dr. Ahmet AYDIN İÜ Cerrahpaşa Tıp Fak. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD
Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı
OKUDUYSAN ve BEĞENDİYSEN ,BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞIRMISIN

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

ORGANLAR İLE SEBZELER ARASINDAKİ İLİŞKİ…


* Havuç dilimi insan gözüne benzer. Bilimsel araştırmalar havucun gözlerin kan akışını ve işlevini iyileştirdiğini göstermiştir.
* Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renkl…idir. Bütün araştırmalar domatesin kalp ve kan için faydalı olduğunu göstermiştir.
* Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı bir gıda olduğunu göstermiştir.
* Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Beyin fonksiyonlar için faydalıdır.
* Fasulya böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.
* Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb kemiklere benzer. Bu gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür. Gıdanızda yeterli sodyum yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır.* Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve fonksiyonlarını hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler. Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir.
* İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını önler.
* Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının glisemik indeksini dengeler.
* Zeytin yumurtalıkların sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur.
* Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.
* Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün vücut hücrelerinden atık maddelerin temizlenmesine yardım eder. Hatta gözlerin epitelyal katlarının yıkayan gözyaşlarına bile sebep olur …

Kaynak: Genel Kültür

Sağlıklı Beslenme Dikkat Edilecek Önemli Konular

Sevgisiz insanin kalp riski yüksek. İnsanlara severek kızarım. Herkesin de böyle yapmasını tavsiye ederim. Çünkü sevgisiz, kötülük düşünen, beddua ve küfür eden insanın kalp krizi riski ve ölüm oranı çok daha yüksek.
Dua etmek insanı iyileştirir. Ben inançlı biriyim. Her ameliyatımda mutlaka dua ederim. Bence duanın, meditasyon, şifa gibi, iyileştirici özelliği var. Ameliyat sonrası hastalarıma da mutlaka dua ettiriyorum. Bunun sağlıklarına çabuk kavuşmalarında müthiş bir e…tkisi var.
Doğu tıbbı çok gerekli. Ben de “klasik” tip adamıyım ama alternatif yani tamamlayıcı tıp yöntemlerini reddetmiyorum. Akupunktura yüzde 100 inanıyorum. Çinliler bu minnacık iğnelerin sırrını çözmüş. Ama bu tür tamamlayıcı tedavilerde insanın istemesi çok önemli. Doğu tıbbında özgür irade ön planda.
. İdeal sağlık göstergesi olarak, kadınlar için ideal bel ölçüsü 82 santimdir. Eğer 93 santimi geçerseniz, sağlık riskiniz artar. Erkekler için ideal ölçü ise 88.5 santimdir. 101 santimden yukarısı sağlık riski demektir.
Her gün aspirin içmeli. Hayatımda ilaç kullanmadım. Zorda kalmadıkça kimseye de tavsiye etmem. Ama herkese her gün mutlaka bir aspirin içmesini salık veriyorum. Ben de içiyorum. Aspirinin kanı sulandırdığını biliyorduk ama simdi yeni faydalarını da öğreniyoruz. Örneğin, vücuttaki birçok doku tahrişini önlediğini yeni öğrendik. Aspirin ömrü uzatıyor.
Sağlıklı Beslenme Dikkat Edilecek Önemli Konular
Çay yerine ıhlamur içilmeli. Günde en fazla iki çay ya da kahve içebilirsiniz. Fazlası zararlı. Ancak ıhlamur kesinlikle zararlı değil, dilediğiniz kadar için.
Sarımsak müthiş bir bitki… Vücudu koruyan hücreleri destekliyor,tansiyonu düşürüyor. Sarımsaktan çıkan maddeyi yüksek tansiyonlu kişiye kullandığımızda, tansiyonu hemen düşüyor. Her gün birkaç diş sarımsak yenmeli.
Başka bir mucize sebze de ayşekadın fasulye. Türkiye`de bol üretilen bu sebze bence her öğün, özellikle de çiğ olarak mutlaka sofrada bulunmalı. Vücuda müthiş yararlı bir bitki.
Semizotu da içindeki Omega 3 nedeniyle son derece faydalı. Çiğ yenirse, daha da yararlı. Biz her gün ailecek öbek öbek çiğ semizotu yiyoruz.
Et yiyecekseniz, yanında mutlaka çiğ domates de olmalı. Çünkü domatesin içindeki Lcyopin adli antioksidan, etteki zararlı Omega 6`ları yararlı hale dönüştürüyor.
Kayısı çok yararlı ancak günde bir avuçtan fazla yenmemesi gerekiyor. Karpuz ve kavunda ise ince bir dilim tercih edilmeli.
Üzüm ve muz, çok yüksek dozda şeker içerdiği için daha az tüketilmeli.
Her sabah aç karnına içilen bir bardak ılık suyun ardından bir avuç ceviz çok iyi gelir. Ben her sabah alıyorum.
Artık sütün de `Sağlıklı olanı” çok zor bulunuyor. Hayvanlara verilen hormon ve antibiyotikler süte karışıyor ve saflığını yok ediyor.
Çocuklara soya sütü içirilmeli. 35 yaşın üzerindekilere sütün içindeki laktoz pek iyi gelmiyor. Laktozu alınmış süt yerine ise de bol bol su içilmeli.
Balık hariç, kırmızı etle beyaz et aynı. Çünkü hem danaya, hem de tavuğa yüksek dozda hormon ve antibiyotik veriliyor. Et yenecekse, hepsi yenebilir. Fark etmez!
Beyaz pirinç ve beyaz un son derece zararlı. Çünkü her ikisi de yanınca şekere dönüşüyor. Yani ha avuç avuç toz şeker yemişsiniz ya da pilav ya da beyaz undan yapılan ekmek… Arada fark yok. Pilav ve ekmek için esmer un ya da esmer pirinci tercih edin.
Lahana zayıflamak için çok ideal. Hazmı zor olduğu için tıkar ve kalorisi çok düşük.
Şişmanlık en az sigara kadar tehlikeli. Hatta sigaradan da çok. İdeal kilodan daha düşük kilolu olan insanlar uzun ömürlü oluyor. İdeal rejimler haftada 1 kilo verdiren rejimlerdir. Diğerlerine aldanmamak lazım. Eğer haftada 1 kilodan fazla kaybediliyorsa, vücuttan sadece su kaybediliyordur, dikkat

kaynak: gelişimsel olumlama

Asidik Protein

Asidik Protein Sığır eti, sazan balığı, tavukgöğsü, deniztarağı, balık, kuzu eti, ıstakoz, dolmalık midye, istiridye, domuz eti, tavşan eti, somon balığı, karides, taraklı midye, ton balığı, hindi, geyik eti, yumurta, peynir altı suyu tozu…
Asidik Katı & Sıvı Yağlar Avokado yağı, kanola yağı, mısır yağı, kenevir tohumu yağı, keten yağı, domuz yağı, zeytinyağı, aspir yağı, susam yağı, ayçiçeği yağı
Asidik Tahıllar Arpa, kepek (yulaf ve buğday), ekmek, mısır, galeta, un (beyaz buğday unu), kenevir tohumu unu, kamut (yüksek proteinli buğday), yulaf (ezmesi), (tüm) pirinçler, pirinç kekleri, çavdar, kılçıksız buğday, buğday
Asidik Kuruyemişler & Ezmeleri Brezilya kestanesi, kaju, fıstık, fıstık ezmesi, fındık, tahin, ceviz
Asidik Fasulye & Baklagiller Börülce, nohut, taze fasulye, barbunya, yeşil mercimek, lima fasulyesi, benekli fasulye, kırmızı barbunya, sütlaç, soya fasulyesi, soya sütü, kuru fasulye
Asidik Süt Ürünleri Tereyağı, peynir (süzme, inek, koyun, eritme ve keçi), süt, organik süt (pastörize edilmemiş), yoğurt
Asidik İçecekler Bira, siyah çay, sütlü çikolata, kahve, damıtılmış su, sert içkiler, ters ozmosla arıtılmış su, alkolsüz içecekler, alkollü içkiler, sporcu içecekleri, şarap
Asidik Meyve & Sebzeler Yaban mersini, konserve veya salamura meyveler, kızılcık, kuş üzümü, erik, kuru erik, mısır, mercimek, zeytin, balkabağı
Asidik Diğer Besinler Katkı maddeleri, suni tatlandırıcılar, renklendiriciler, damıtılmış sirke, ilaç (Tıbbi ve Psikedelik), lezzetlendiriciler, ot öldürücü ilaçlar, böcek ilaçları, buğday tohumu, kakao ve çikolata
***Alıntıdır.
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Alkali Sebzeler …

Alkali Sebzeler Kuşkonmaz, fermente edilmiş sebzeler, su teresi, pancar, brokoli, brüksel lahanası, lahana, havuç, karnabahar, kereviz, pazı, klorella yosunu, karalahana, hıyar, patlıcan, sarımsak, kıvırcık yapraklı lahana, yerlahanası, ma…rul, mantar, hardal filizi, sap kereviz, karahindiba, yenilebilir çiçekler, soğan, yabani havuç (yüksek glisemik), bezelye, biber, balkabağı, şalgam, deniz bitkileri, yosun, filizler, sakız kabağı, kaba yonca, dıvar arpası, buğday çimi, yabani otlar, yandıranotu, patates (Patates, dışı asitli fakat–özellikle de kabuğuyla fırınlanarak veya buğulanarak yenildiğinde alkali oluşturan bir gıdadır.)
Alkali Doğu Sebzeleri Beyaz turp, hindiba kökü, shitake mantarı, kombu yosunu, maitake mantarı, reishi mantarı, nori yosunu, salamura kuru erik, wakame yosunu
Alkali Meyveler Elma, kayısı, avokado, muz (yüksek glisemik), kantalup kavun, kiraz, kuş üzümü, arap hurması/incir, üzüm, greyfurt, misket limonu, şamama kavunu, dutsu meyveler, nektarin, portakal, limon, şeftali, armut, ananas, mandalina, domates, tropik meyveler, karpuz.
Alkali Proteinler Badem, kestane, keten tohumu, darı, ceviz, kabak çekirdeği, tohum filiz, sakız kabağı tohumu, ay çekirdeği, soya fasulyesi (fermente edilmiş), soya suyu peyniri (fermente edilmiş).
Alkali Tatlandırıcılar & Baharatlar Tüm otlar, kırmızı biber, kimyon, köri, zencefil, miso, hardal, deniz tuzu, stevia, soya sosu, ksilitol.
Alkali Diğer Besinler Elma suyu sirkesi, banchi çayı, arı poleni, hindiba çayı, taze meyve suyu, ginseng çayı, yeşil meyve suları, yeşil çay, ot çayı, kombucha, lesitin, granül, probiyotik kültürler, sebze suları.

Kaynak: Fatoş Pabuccu Tuncay…
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Cildinizi Koruyan ve Güzelleştiren Besinler


*Avokado: Bu meyvenin içeriğinde bulunan ve cildinizle dost olan tekli doymamış yağdan korkmanıza gerek yok. Ayrıca avokadonun içeriğindeki potasyum; alkol ve hazır gıdaların yarattığı toksinler…i atmanızı sağlıyor. Bu yeşil meyve ayrıca yaşlanma karşıtı C ve E vitaminlerinden de zengin.
* Nar: Hava kirliliği, kızartılmış gıdalar, sigara dumanı gibi kırışıklığı erkene çeken faktörlerin etkisini azaltmanın yolu, narda da bol miktarda bulunan antioksidanları tüketmekten geçiyor.
* Karides: Kabuklu deniz canlıları, ciltte yeni kolajen oluşumunu ve esnekliği sağlayan bakır bakımından oldukça zengin oluyor.
* Yaban mersini: Cilt yaşlanmasını yavaşlatmakta vitaminlerden daha etkili olan flovonoidler yaban mersininde bol miktarda bulunuyor.
*Ceviz: Saç renginizin solgunlaştığını düşünüyorsanız, saçlarınıza renk ve kuvvet veren melanin pigmenti eksikliğiniz söz konusu olabilir. Ceviz, içeriğindeki bakır sayesinde bu pigmentin vücutta üretilmesini sağlıyor.
* Ton balığı: İnsan vücudunun üretemediği omega-3 yağı, ton balığında bol miktarda bulunuyor. Omega-3 yağı, cilt kuruluğunu azaltıyor, esnekliği artırıyor ve kırışıklıkların oluşumunu geciktiriyor.
* Üzüm: Üzüm çeşitleri, cildin erken yaşlanmasına neden olan serbest radikallerin etkisini azaltan antioksidanları içeriyor.
* Havuç: Yaşlanma karşıtı C vitamini ve liflerden zengin havuç, ayrıca güneş ışınlarının olumsuz etkilerinden de koruyor.
* Süt: Kemik erimesinin yanı sıra cilt hücrelerinin kendini yenilemesini sağlayan bir besin maddesi…
* Yulaf: Stresli olmak kaş çatmak demektir. Ayrıca kaş çatmak sizi kırışıklıklarla erken tanıştırır. Günlük menünüze yulafı ekleyerek endişelerinizi azaltmaya ne dersiniz?

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Balin Faydalari…

Çam balı ile çiçek balı arasındaki fark nedir?

Ballar çiçek balı ve salgı balı olarak ikiye ayrılmaktadır. Çiçek balı arıların bitki çiçeklerindeki nektarlardan yaptıkları baldır. (Ihlamur balı, yonca balı, narenciye balı, yayla balı, vb.) Salgı balı ise; bazı böceklerin genellikle bitkilerin canlı kısımlarından yararlanarak salgıladığı salgılardan arıların yaptıkları baldır; bitki kaynağına göre, çam balı, meşe balı, köknar balı, yaprak balı gibi isimlendirilirler. Dolayısıyla marketlerde gördüğünüz “Salgı Balı” yazılı ürünümüz çam balı olup, arıların, çam ağacının özlerinden faydalanarak salgı yapan bir böceğin salgısından elde ettikleri baldır. Çam balı; renk, tat ve aroma olarak çiçek balından farklı özellikler gösterir.
*Bal, vitamin, mineral, aminoasit ve enzimler gibi pek cok yasamsal madde icermektedir.

*Bal, temel karbonhidratlarin kaynagidir. İceriginde yaklasik %17 su, %82 karbonhidrat ve % 1 oraninda da proteinler, aminoasitler, vitaminler ve mineraller bulunur.

*Bir yemek kasigi bal, 64 cal enerji saglayarak kaslar icin yakit gorevi yapmaktadir.

*Bitkilerin nektarlarindan elde edildigi icin, onlarin sifa veren pek cok ozelligini
tasimaktadir.

*Balin antimikrobiyal ve antifungal etkisi sayesinde yaralari dezenfekte ettigi, bakteri ve mantar gelisimini onledigi, cesitli calismalar ile gosterilmistir.

*Balin bagisiklik sistemini kuvvetlendirdigi, yara ve iltihaplarin iyilesmesinde olumlu etkiye sahip oldugu bilinmektedir.

*Balin antioksidan aktivitesi gosteren maddeler icerdigi de bilinmektedir. Bal, yapisindaki tokoferol, askorbik asit, flavonoidler ve diger fenolik maddeler nedeniyle antioksidatif etkiye sahiptir.

*Yapilan arastirmalarda balin, mide-bagirsak sistemi uzerinde duzenleyici etki gosterdigi belirtilmistir.

*Cilt uzerindeki olumlu etkilerinden dolayi pek cok kozmetik urunun iceriginde de bulunmaktadir.

*Mikrop oldurucu ozelliginden dolayi bal, goz agrilarini gidermek icin kullanilir.

*Bal, karin agrilarini keser, mideye ferahlik verir. Mide ve bagirsaktaki yaralari tedavi eder. Ulserli hastalardan 4 kilo bal yiyen ( 1 haftada ) ve buna 1 ay devam eden 100 hastadan 97 sinde ulserden kesin eser kalmadigi saptanmistir.

*Bal, soguk su ile karistirilip icilirse ishali durdurur, sicak su ile veya ilik su ile icilirse kuvvetli mushil olur.

*Bal, bogaz agrilarinda ilik nemli bezle bogaza surulup sarilirsa agri kisa zamanda gecer yok olur.

*Bal, bir miktar tuzla karistirilip, devamli icilirse balgam sokturur.

*Bal, beynin calismasini kolaylastirir. Dusunceye mukemmellik kazandirir.

*Bal, kan yapar. Kanin temizlenmesine yardimci olur. Kan dolasimini hem duzenler, hem kolaylastirir ve damar sertliginde olumlu etki yapar.

*Bal, yagin hazmini kolaylastirir, anne ve inek sutunun demir eksikligini tamamlar, istah acar ve bagirsaklara ozgu hareketleri artirarak rahatlik saglar.

*Bal, kalp carpintisindan ve yuksek tansiyondan sikayetci olanlar icin son derece yararli bir besindir.

*Bal, sinir bozukluguna ve uykusuzluk sorunlarina yardimci olur.

*Bal, altini islatan cocuklara 1-2 ay devamli verildiginde bu sorunu atlattiklari saptanmistir. Cunku balin sinirler uzerinde olumlu etkisi vardir.

*Bal, hem sabah hem aksam devamli tuketilirse, sarilik hastaliginin cok kisa zamanda tedavi edilmesinde yardimci olur.

*Bal, kusma, oksuruk, bronsit gibi hastaliklarda kaynatilmis arpa suyu ile icirilirse hastalik tedavi edilir.

*Bal, bademciklerin dogal ilacidir. Direk olarak yemek yada ilik sui le karistirilip gargara yapilarak tedaviye yardimci olur.

*Bal, vitaminler, enzimler, mineraller, aminoasitler ve vucut icin gerekli yasamsal degerde diger pek cok elementi icerir. Bu bali, sekerli urunlerden ayiran en belirgin ozelliktir. Arilar, 1 gram bal icin 4.000’den fazla cicegin nektarini toplarlar. Bal, binlerce cicegin, bitkinin besleyici degerlerini ve sifasini tasir. Kisinin beslenme ve enerji ihtiyacina buyuk olcude katki saglar. 100 gram balda, yaklasik 304 kalori(kcal) vardir. Ote yandan bal, antioksidan ve antibakteriyel ozelligiyle, vucudun direncini guclendirir. Sagligi korumaya yardimci olur.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »