Bir kapı kaç kez çarpar ? Ne kadar sert kapattığına bakar.Bir günün içide ne kadar iyi var ? Ne kadar iyi yaşadığına bakar.

<img class="alignleft" alt="Fotoğraf: Bir kapı kaç kez çarpar ? Ne kadar sert kapattığına bakar.
Bir ekmekte kaç dilim var ? Ne kadar ince kestiğine bakar.
Bir günün içide ne kadar iyi var ? Ne kadar iyi yaşadığına bakar.
Bir dostun içinde ne kadar iyilik var ? Ne kadar verdiğine bakar.

~Shel Silverstein~” src=”https://fbcdn-sphotos-g-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn1/c0.0.700.334.63819691578/p843x403/734224_577044038975744_2000323991_n.jpg&#8221; width=”437″ height=”247″ />

Bir kapı kaç kez çarpar ? Ne kadar sert kapattığına bakar.
Bir ekmekte kaç dilim var ? Ne kadar ince kestiğine bakar.
Bir günün içide ne kadar iyi var ? Ne kadar iyi yaşadığına bakar.
Bir dostun içinde ne kadar iyilik var ? Ne kadar verdiğine bakar.

~Shel Silverstein

Her Şey Kötü Gittiğinde Ne Yapmalı? Tabi Ki Sevdiğimizden Bir Öpücük Almalı…

Fotoğraf: Snoopy can make any week a little better. :)

İsmet Abinin Karısı Taş Gibi Demiştik Ya..

Fotoğraf

Kız Kulesinin Öyküsü

<img class="alignleft" alt="Fotoğraf: İstanbul'un sembolü olan Kız Kulesi, hakkında çeşitli rivayetler anlatılan, efsanelere konu olan, İstanbul Boğazı'nın Marmara Denizi'ne yakın kısmında, Salacak açıklarında yer alan küçük adacık üzerinde inşa edilmiş yapıdır.

Üsküdar’ın sembolü haline gelen kule, Üsküdar’da Bizans devrinden kalan tek eserdir. M.Ö. 2475 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olan kule, Karadeniz’in Marmara ile kucaklaştığı yerde minicik bir ada üzerinde kurulmuştur. Bazı Avrupalı tarihçiler buraya Leander Kulesi derler. Kule hakkında pek çok rivayetler bulunmaktadır. Evliya Çelebi kuleyi şöyle tarif eder: “Deniz içinde karadan bir ok atımı uzak, dört köşe, sanatkarane yapılmış bir yüksek kuledir. Yüksekliği tam seksen arşundur. Sathı mesehası ikiyüz adımdır. İki tarafına bakan yerde kapısı vardır.”

Bugün gördüğümüz kulenin temelleri ve alt katın mühim kısımları Fatih devri yapısıdır. Kulenin etrafındaki sahanlık geniş taşlarla kaplanmıştır. Üstündeki madalyon halindeki bir mermer levhada, kuleye şimdiki şeklini veren Sultan II. Mahmut’un, Hattat Rasim’in kaleminden çıkmış 1832 tarihli bir tuğrası vardır. Kulenin Eminönü tarafı daha genişçe olup burada bir de sarnıç vardır.

İlk olarak Yunan döneminde bir mezara ev sahipliği yapan bu ada Bizans döneminde inşa edilen ek bina ile gümrük istasyonu olarak kullanılmıştır. Osmanlı döneminde ise gösteri platformundan, savunma kalesine, sürgün istasyonundan, karantina odasına kadar bir çok işlev yüklenmiştir. Asli görevi olan ve yüzyıllardan beri varlığı ile insanlara, geceleri ise geçen gemilere göz kırpan feneri ile yol gösterme işlevini hiç kaybetmemiştir.Geçmişten geleceğe en çok da düşlere yol göstermektedir Kız Kulesi…

Kız Kulesi 2000 yılında restore edilerek, artık çatal-bıçak seslerinin duyulduğu bir mekân haline dönüştürülmüştür. Kız kulesine ulaşım Salacak ve Ortaköy’den sandallarla yapılmaktadır.

Çok eski tarihi geçmişi olan Kız Kulesi, bir zamanlar, Boğazdan geçen gemilerden vergi alınmak maksadı ile kullanılmıştır. Kule ile Avrupa Yakası boyunca büyük bir zincir çekilmiş ve gemilerin Anadolu Yakası ile Kız Kulesi arasından geçişine(o zamanlar gemi boyutları küçük olduğu için geçebilmekteydi) izin verilmiştir. Bir süre sonra Kule, zinciri taşıyamamış ve Avrupa Yakasına doğru yıkılmıştır. Kuleden suyun içinde bakıldığında yıkıntıları görülmektedir.

Antik Çağ’da Arkla(küçük kale) ve Damialis(dana yavrusu) adları ile anılan kule, bir ara da “Tour de Leandros”(Leandros’un kulesi) ismi ile ün yapmıştır. Şimdi ise Kız Kulesi ismi ile bütünleşmiş ve bu ismi ile anılmaktadır.” src=”https://fbcdn-sphotos-d-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/c59.0.403.403/p403x403/293673_10151425519846155_784135068_n.jpg&#8221; width=”239″ height=”306″ />

İstanbul’un sembolü olan Kız Kulesi, hakkında çeşitli rivayetler anlatılan, efsanelere konu olan, İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne yakın kısmında, Salacak açıklarında yer alan küçük adacık üzerinde inşa edilmiş yapıdır. Üsküdar’ın se…mbolü haline gelen kule, Üsküdar’da Bizans devrinden kalan tek eserdir. M.Ö. 2475 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olan kule, Karadeniz’in Marmara ile kucaklaştığı yerde minicik bir ada üzerinde kurulmuştur. Bazı Avrupalı tarihçiler buraya Leander Kulesi derler. Kule hakkında pek çok rivayetler bulunmaktadır.

Evliya Çelebi kuleyi şöyle tarif eder: “Deniz içinde karadan bir ok atımı uzak, dört köşe, sanatkarane yapılmış bir yüksek kuledir. Yüksekliği tam seksen arşundur. Sathı mesehası ikiyüz adımdır. İki tarafına bakan yerde kapısı vardır.” Bugün gördüğümüz kulenin temelleri ve alt katın mühim kısımları Fatih devri yapısıdır. Kulenin etrafındaki sahanlık geniş taşlarla kaplanmıştır. Üstündeki madalyon halindeki bir mermer levhada, kuleye şimdiki şeklini veren Sultan II. Mahmut’un, Hattat Rasim’in kaleminden çıkmış 1832 tarihli bir tuğrası vardır. Kulenin Eminönü tarafı daha genişçe olup burada bir de sarnıç vardır.

İlk olarak Yunan döneminde bir mezara ev sahipliği yapan bu ada Bizans döneminde inşa edilen ek bina ile gümrük istasyonu olarak kullanılmıştır. Osmanlı döneminde ise gösteri platformundan, savunma kalesine, sürgün istasyonundan, karantina odasına kadar bir çok işlev yüklenmiştir. Asli görevi olan ve yüzyıllardan beri varlığı ile insanlara, geceleri ise geçen gemilere göz kırpan feneri ile yol gösterme işlevini hiç kaybetmemiştir.Geçmişten geleceğe en çok da düşlere yol göstermektedir Kız Kulesi… Kız Kulesi 2000 yılında restore edilerek, artık çatal-bıçak seslerinin duyulduğu bir mekân haline dönüştürülmüştür.

Kız kulesine ulaşım Salacak ve Ortaköy’den sandallarla yapılmaktadır. Çok eski tarihi geçmişi olan Kız Kulesi, bir zamanlar, Boğazdan geçen gemilerden vergi alınmak maksadı ile kullanılmıştır. Kule ile Avrupa Yakası boyunca büyük bir zincir çekilmiş ve gemilerin Anadolu Yakası ile Kız Kulesi arasından geçişine(o zamanlar gemi boyutları küçük olduğu için geçebilmekteydi) izin verilmiştir. Bir süre sonra Kule, zinciri taşıyamamış ve Avrupa Yakasına doğru yıkılmıştır. Kuleden suyun içinde bakıldığında yıkıntıları görülmektedir. Antik Çağ’da Arkla(küçük kale) ve Damialis(dana yavrusu) adları ile anılan kule, bir ara da “Tour de Leandros”(Leandros’un kulesi) ismi ile ün yapmıştır. Şimdi ise Kız Kulesi ismi ile bütünleşmiş ve bu ismi ile anılmaktadır.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bazen Öyle Bir Noktaya Geliyorum Ki, Bir Çok Şeyin Adını Koyamaz Oluyorum…Dost,Düşman,Aşk,Öfkem ve Neşem Sanki Hepsi Birbirine Karıştı…

Size Dünyayı Yerinden Oynatayım!..

Fotoğraf

Öyle Bir Hayat Yaşadım ki; Cenneti de Gördüm, Cehennemi de…

HİSLERİMİZ BİZİ YÖNLENDİRİR

417506_385376041528131_386633301_n[1]
Bir konu yada bir kişi hakkında içinizde tereddütleriniz varsa,
hisleriniz size yol gösteriyor,sizi uyarıyor demektir.
Altıncı his diye adlandırdığımız bu duygu, aslında bizim özümüzden gelen o bilge kişinin devreye girdiğini ve “bize zarar verecek bir işin içine giriyorsun”demesidir.Böyle durumlarda, acele etmeden ani kararlar vermeden önce, hislerinizi dinleyip o konu yada kişi hakkında bir daha düşünün.
SERAP ÖZGER

"En gec farkina vardigimiz zaman, simdiki zaman."

<img alt="Fotoğraf: Her gun yeni, sifir kilometre bir baslangic !! Her gun yeni yeni surprizlere gebe. Her anin tadina varacaginiz, ugurun ve sansin sizinle olacagi mutlu bir pazar gecirmeniz dilegiyle…<3

“En gec farkina vardigimiz zaman, simdiki zaman.”

___Murathan Mungan___” src=”https://fbcdn-sphotos-d-a.akamaihd.net/hphotos-ak-snc7/c71.0.403.403/p403x403/321095_558451374182712_955356177_n.jpg&#8221; width=”349″ height=”281″ />Her gun yeni, sifir kilometre bir baslangic !! Her gun yeni yeni surprizlere gebe. Her anin tadina varacaginiz, ugurun ve sansin sizinle olacagi mutlu bir pazar gecirmeniz dilegiyle…♥

“En gec farkina vardigimiz zaman, simdiki zaman.”
___Murathan Mungan

Mey Biter Saki Kalır/ Her Renk Solar Haki Kalır/ Diploma İnsanın Cehlini Alsa Da/ Hamurunda Varsa Eşeklik/ Baki Kalır

Ruhsal Aydınlanmanın 12 Belirtisi…

Eğer Allah seni bana yazmışsa,benden kaçışın yok!Lakin kader seni benden almışsa,ağlamaya lüzum yok…

Eğer Allah seni bana yazmışsa,benden kaçışın yok!
Lakin kader seni benden almışsa,
ağlamaya lüzum yok…

– Şems-i Tebrizi

Sağlık İçin Bir Öneri : Grip ve nezle için doğal çözüm

 Malzemeler: 1 tutam kekik 1 tutam çörekotu 1 tutam nane 1 limon 1 kahve fincanı pekmez 1 kahve fincanı elma sirkesi 4 adet ufalanmış aspirin ..

. Yarım litre kaynar suya 1 tutam kekik,1 tutam çörekotu,1 tutam nane ve 1 Limonu 4 e bölerek koyduktan sonra 5 Dakika kaynatıp 10 dakika demlendirin. Bu çay demlenirken bir kabın içine 1 kahve fincanı pekmez,1 kahve fincanı elma sirkesi ve 4 adet ufalanmış aspirini koyduktan sonra içine demlendirdiğiniz çayı süzerek ilave ederek karıştırın. Bu karışımı yudum yudum için.Çok kısa sürede gripten kurtulacaksınız.

Not:Bu uygulamayı yaparken başka bir ilaç kullanmayınız

S.Duman

Hakikat Kapisinin Makamlari :

Hakikat Kapisinin Makamlari :

1. Alcakgönüllü olmak,

2. Kimsenin ayibini görmemek,

3. Yapabilecegin hicbir iyiligi esirgememek,

4. Allah’in her yarattigini sevmek, …

5. Tüm insanlari bir görmek,

6. Birlige yönelmek ve yöneltmek,

7. Gercegi gizlememek,

8. Manayi bilmek,

9. Tanrisal sirri ögrenmek ve

10.Tanrisal varliga ulasmak

Alıntı

Gribin İlacı Ayva…

 Birçok hastalığa şifa olan ayva; kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının tedavisinde faydalı.Ayvanın faydaları çok eski çağlardan beri biliniyor. Romalılar parfümden, bala kadar her şey için ayvanın meyve ve çiçeklerini kullanmışlar. Ayvanın meyvesi gibi çekirdeği ve yaprakları da işe yaramakta boya ve kozmetik sanayinde, tıpta da ilaç yapımında kullanılmaktadır. Ayva, protein, şeker, organik asit, A, B2 ve C vitamini ve demir, bakır, potasyum gibi minerallerden zengin, tohumları ise yağ ve protein içeriyor.

ÇOCUKLARA YEDİRİN

Ayva, çocuklarda sağlığı korur, büyüme ve gelişmeyi hızlandırır. Birçok hastalığa şifa olan ayva, kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının tedavisinde faydalıdır. Cildi ve tırnakları zinde, parlak ve daha sağlıklı hale getirir.

ACİL GRİP TEDAVİSİ

Grip ve nezlede iyileşmeyi hızlandırır. Ayva ya da ayva suyu ishalin geçmesi için de çok faydalıdır. Meyvesi veya meyvesinden hazırlanan şurup ve komposto ishale iyi gelmektedir. Vücudun gücünü artırarak, zinde tutmaya yardımcı olarak yorgunluk ve bitkinlikten korur.

Kandaki kötü kolesterolü düşürerek damar sertliğinden korur. Ayva hoşafı ağızdaki yaraların iyileşmesini hızlandırır. Tereyağında pişirilen ayva, balgamı söker, kronik öksürüğe, solunum sistemi hastalıklarına ve bronşite iyi gelmektedir.

ÇİÇEĞİ VE KABUKLARI

Ayva çiçeği kaynatılıp içildiğinde annelerin sütünü artırır, kalbi güçlendirir ve baş ağrısına iyi gelir. Ayva kabuklarının kaynatılıp içilmesi, idrar yolu iltihaplarında iyileşmeyi hızlandırır. Ağızdaki yaralar, boğazdaki şişlik ve ağrı için ayvanın kendisi ya da yapraklarının kaynatılıp suyu ile gargara yapılabilir. Dudak çatlamalarını önlemek ya da iyileştirmek için de ayva çekirdeklerinin kaynatılıp dudakların bu suyla yıkanması gerekiyor. Ayva yaprakları çay gibi demlenip içildiğinde sakinleştirir ve uykusuzluğa iyi gelir. Şeker içeriğinin düşük olması nedeniyle şeker hastaları tarafından da yenilebilen bir meyve olan ayva; hem meyvesi, hem yaprağı, çiçek hatta tohumları ile son derece faydalıdır.

>> Ayva, çocuklarda sağlığı korur, büyüme ve gelişmeyi hızlandırır.

>> Hazımsızlığı önler.

>> Cildi ve tırnakları zinde, parlak ve daha sağlıklı hale getirir.

>> Kalp ve damar hastalıklarından korur.

>> Damar sertliğinden korur.

>> Tereyağında pişirilen ayva, balgamı söker.

>> Çiçeği kaynatılıp içildiğinde anne sütünü artırır.”

Birçok hastalığa şifa olan ayva; kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının tedavisinde faydalı. Ayvanın faydaları çok eski çağlardan beri biliniyor. Romalılar parfümden, bala kadar her şey için ayvanın meyve ve çi…çeklerini kullanmışlar. Ayvanın meyvesi gibi çekirdeği ve yaprakları da işe yaramakta boya ve kozmetik sanayinde, tıpta da ilaç yapımında kullanılmaktadır. Ayva, protein, şeker, organik asit, A, B2 ve C vitamini ve demir, bakır, potasyum gibi minerallerden zengin, tohumları ise yağ ve protein içeriyor.
ÇOCUKLARA YEDİRİN
Ayva, çocuklarda sağlığı korur, büyüme ve gelişmeyi hızlandırır. Birçok hastalığa şifa olan ayva, kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının tedavisinde faydalıdır. Cildi ve tırnakları zinde, parlak ve daha sağlıklı hale getirir.
ACİL GRİP TEDAVİSİ
Grip ve nezlede iyileşmeyi hızlandırır. Ayva ya da ayva suyu ishalin geçmesi için de çok faydalıdır. Meyvesi veya meyvesinden hazırlanan şurup ve komposto ishale iyi gelmektedir. Vücudun gücünü artırarak, zinde tutmaya yardımcı olarak yorgunluk ve bitkinlikten korur. Kandaki kötü kolesterolü düşürerek damar sertliğinden korur. Ayva hoşafı ağızdaki yaraların iyileşmesini hızlandırır. Tereyağında pişirilen ayva, balgamı söker, kronik öksürüğe, solunum sistemi hastalıklarına ve bronşite iyi gelmektedir. ÇİÇEĞİ VE KABUKLARI
Ayva çiçeği kaynatılıp içildiğinde annelerin sütünü artırır, kalbi güçlendirir ve baş ağrısına iyi gelir. Ayva kabuklarının kaynatılıp içilmesi, idrar yolu iltihaplarında iyileşmeyi hızlandırır. Ağızdaki yaralar, boğazdaki şişlik ve ağrı için ayvanın kendisi ya da yapraklarının kaynatılıp suyu ile gargara yapılabilir. Dudak çatlamalarını önlemek ya da iyileştirmek için de ayva çekirdeklerinin kaynatılıp dudakların bu suyla yıkanması gerekiyor. Ayva yaprakları çay gibi demlenip içildiğinde sakinleştirir ve uykusuzluğa iyi gelir. Şeker içeriğinin düşük olması nedeniyle şeker hastaları tarafından da yenilebilen bir meyve olan ayva; hem meyvesi, hem yaprağı, çiçek hatta tohumları ile son derece faydalıdır.
>> Ayva, çocuklarda sağlığı korur, büyüme ve gelişmeyi hızlandırır.
>> Hazımsızlığı önler.
>> Cildi ve tırnakları zinde, parlak ve daha sağlıklı hale getirir.
>> Kalp ve damar hastalıklarından korur.
>> Damar sertliğinden korur.
>> Tereyağında pişirilen ayva, balgamı söker.
>> Çiçeği kaynatılıp içildiğinde anne sütünü artırır.
Hayat Güzeldir
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »