
…dünya karşılaştığın fırtınalarla değil gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir.
YENİ YILI KARŞILARKEN BİR GECEDEN,
MALZEMELER:
1 ayıklanmış tütsülenmiş hindi, (en fazla 3-4 kg.lık) Bundan daha büyük bir hindiyi evdeki elektrikli fırınlarda pişirmek pek başarılı olmuyor.
2 adet orta boy soğan, küp küp kesilmiş
200 gr.kıyma
½ kg. haşlanmış veya kızartılmış kestane
100 gr. pirinç
3 yemek kaşığı galeta unu
2 adet küp kesilmiş elma
Yarım bardak hindi suyu
½ kuzu minik minik kesilmiş kuzu ciğeri
Önceden haşlanmış hindi boynu, ciğer ve yüreği
Bir miktar margarin veya tereyağı
Bir limonun suyu ve 2-3 kaşık bal
Mutfak ipi
Fırnda pişme süresi yaklaşık 3,5 – 4 saat
YAPILIŞI:
-İlk işimiz hindi boynu ve sakatatlarını tuzlu suda bir süre beklettikten sonra yaklaşık 1 1/2 lt. su ile biraz tuz ve biber ekleyerek haşlamak. Bu işlem düdüklüde de yapılabilir. Haşlanan etleri ayıklanıp minik minik kesiyoruz. Çıkan suyu saklıyoruz. Bir gün önceden hazırlanabilir.
-Kuzu ciğerini biraz yağ ile az kavurup bir kenarda bekletiyoruz. Bir gün önce yapılabilir.
-Kestaneleri istediğimiz şekilde pişirip ayıklıyoruz. Bütün kalmalarına özen gösteriyoruz. Bir gün önceden hazırlanabilir.
-Pirincimizi suda bekletip süzüyoruz.
-Soğanları küp doğruyoruz.
-Elmaları da yaklaşık 1 parmak boğumu büyüklüğünde küpler halinde kesip hazırlıyoruz.
Soğanları biraz tereyağında pembeleştiriyor, ardından içine hindinin boyun ve sakatatlarını katıp kavurmaya devam ediyoruz. Ateşi iyice kısıpsırasıyla önce kestaneleri, sonra yarım bardak hindi suyunu, pirinci, galeta ununu ve en sonunda da kuzu ciğeri ve elmaları katıp 5-en fazla 10 dakika kapağı kapalı olarak pişiriyoruz. Tuz ve karabiberini ekliyoruz. Bütün bu işlemler bir gün önce yapılabilir.
Hindimizin içini ve dışını iyice tuz ve biberle ovuyoruz. İçini sıkıca hazırladığımız içle doldurduktan sonra boynunda ve gerisinde açıkta kalan delikleri mutfak ipi ve yuvarlak mutfak iğnesiyle dikiyoruz. Bacaklarını birbirine yaklaştırıp bağlıyoruz. En sonunda da biraz tereyağı veya margarin, limon suyu ve 2 yemek kaşığı balı hindinin üzerine elimizle ile iyice sıvıyoruz.
Kalınca bir aluminyum kağıdın içine hindiyi yerleştiriyoruz.Fırını 220 dereceye ısıtıp hindiyi kilogram başına 1 saat hesaplayarak pişiriyoruz. En sonunda folyoyu açıp üzerinin biraz daha kızarmasını sağlıyoruz.
Kalan içi da alüminyum yağlı kağıt içinde tepsiye yerleştiriyoruz. Ancak bunlar hindi kadar uzun süre fırında kalmamalıdır.
Servis yapacağımız zaman hindinin iplerini kesip bacaklarını da folyo kağıdı ile süslüyoruz.
İç Pilav
3 su bardağı pirinç
2 adet kuru soğan
250 gr. kuzu ciğeri,(minicik kesilmiş ve susuz , az yağda kapağı kapalı olarak en fazla 5-10 dakika kadar pişirilmiş olmalı)
2 tatlı kaşığı dolma fıstığı
1- 2 tatlı kaşığı tarçın
1 demet dereotu (arzu eden maydanoz da ekleyebilir)
Tuz- karabiber
1 çorba kaşığı kuş üzümü
4 bardak kadar su – pilav yaptığınız ölçüden çok az fazla su alabilir ve bu suyun 1bardağı tavuk veya hindi suyu olabilir)
3-4 çorba kaşığı sıvı yağ
Arzu edenler bir miktar haşlanmış kestane ek leyebilirler.
Aynen zeytinyağlı dolma içi hazırlar gibi soğanları incecik kıyıyoruz. Önce fıstıkları sonra soğanı ekleyerek sıvı yağda pembeleştiriyoruz. Ardından iyice yıkanmış ve ılık suda bekletilmiş pirincimizi katıp hep birlikte kavuruyoruz. Kuş üzümlerini ve tuzunu ekleyip bir çevirdikten sonra suyunu ilave edip tenceremizin kapağını kapatıyoruz. Aynen pilav pişirir gibi pişiriyoruz. Tenceremizi ocaktan aldıktan sonra karabiber, tarçın ve ince kıyılmış dereotunu ekliyoruz. Baharatları sonradan eklememizin sebebi kokularını kaybetmemeleri içindir. Yılbaşı için yapacağınız iç pilavınızı çukur bir tabağa boşaltıp ters çevirerek sofraya getirebilirsiniz.
Afiyet Olsun!
Nefes alıp verişimin farkındayım, bu en büyük zenginliğimdir.
Affetmenin kendime verdiğim en büyük armağan olduğunun farkındayım ve yeni yıla, yeni bir başlangıca her şeyi affederek giriyorum.
Hayallerimi Kucaklamam İçin Uyandım ve Yepyeni Bir Ben Varım.:)

Güçlü olmak tek seçeneğiniz olana kadar, ne kadar güçlü olduğunuzu asla bilemezsiniz…
İnsanoğlu;
ağzından çıkan cümlelerin,
beyninden çıkan düşüncelerin,
bütün evreni dolaşıp tekrar onlara geri döndüğünü bilse,
eminim çok daha dikkatli olurdu.
Einstein
Reiki bilgisi ve enerjisi karşınıza herşeyden önce kendi ihtiyacınız olduğu için çıkar. Reiki’yi düzenli uygulamak, her çakraya uygulamak çok önemlidir. Reikiyi bir bütün olarak ele alıp, hayatın bir parçası olarak görüp değerlendirmek ilerlenecek yolda çok farklı sonuçlar yaratabilir.
Alın , Gözler Ve Yanakların Üzeri (6.Çakra);
Göz problemleri, katarakt ve glokom, burun boşlukları, alın boşluğu, nezle, alerjiler, astım, beyin sinirleri, hipofiz bezi sorunlarında etkilidir
Şakaklar;
Kulaklarınızın hemen önünde iki ara çakra vardır. Ellerinizi şakaklarınıza gelecek şekilde bu çakralara yerleştirin. Bu pozisyon ile sağ ve sol beyin dengelemesi gerçekleşir. Çok rahatlatıcıdır ve tüm bedene etki eder. Kulak ağrıları, soğuk algınlığı ve yüksek ateşte etkendir.
Kulaklar;
Kulaklarla birlikte birçok organ daha tedavi olur. Soğuk algınlığı ve gripte, ağır işitme, kulak uğuldaması ve çınlamasında, denge bozukluklarında etkilidir.
Başın İki Yanı;
Ellerinizi başınızın sağ ve sol tarafına gelecek ve taç çakranızı açıkta bırakacak şekilde yerleştirin. Bu pozisyon baş ağrısı, göz problemleri, stres, sindirim sorunları, duygusal bozukluklar ve multiple skleroz içindir.
Baş Arkası;
Ellerinizi başınızın arkasına yerleştirin. Bu pozisyon baş ağrıları, göz problemleri, ateş, sinüsler, sindirim bozuklukları, korkular, fobiler, şok durumları ve depresyon içindir.
Boynun Yanları Ve Önü (5.Çakra);
Ellerinizi boynunuza yerleştirin. Tiroit bezi, bronşit, grip, üşütmeler, sinirlilik, nefes alma, kendini ifade etme ve iletişim içindir. Bu pozisyonu bir eliniz boğazınızda , diğeri boynunuzda olacak şekilde de uygulayabilirsiniz.
Kalp Çakrası (4.Çakra);
Ellerinizi köprücük kemiğinin üzerine yerleştiriniz. Bronşlar, stres, duygular, astım, korku, öksürük. Kalp, timüs, akciğerler, bronşit, savunma sistemi, dolaşım sistemi, lenfler, sağırlık, duygular, depresyonlar üzerinde etkilidir. Sevgiyi ve sevme gücünü, şefkati artırır.
Solar Pleksus (3.Çakra);
Ellerinizi göğsün hemen altına, kaburgaların bitimine yerleştiriniz. Karaciğer, safra kesesi, midenin bir kısmı, pankreas, dalak, sarılık, safra taşları, yüksek ve düşük şeker, anemi, lösemi, savunma sistemi, diyabet, grip. enfeksiyonlar, toksin atımı, üzüntü, öfke, depresyon, kronik şikayetler, denge bozukluları üzerinde etkilidir.
Karın Çakrası (2.Çakra);
Ellerinizi göbek deliğinizin üstüne gelecek şekilde yerleştiriniz. Ellerinizi altlı üstlü olarakta yerleştirebilirsiniz. Mide, bağırsaklar, karaciğer, dalak, sindirim sistemi, lenfler, şok, duygular, depresyonlar üzerinde etkilidir.
Kök Çakra (1.Çakra);
Üreme organları, bağırsaklar, yumurtalıklar, mesane, idrar yolu. dolaşım, sindirim, sağ kör bağırsak, göğüs tümörleri, kasılmalar, menopoz şikayetleri, prostat, sırt ağrıları, yumurtalık/rahim/mesane tümörleri.
Bacaklar;
Ellerinizi bacaklarınızın bedene yakın olan üst bölümünde, parmak uçları içeri tarafa yakın olarak (lenfler üzerine) koyun. Bu pozisyon tüm bacak problemleri içindir.
Dizler;
Ellerinizi dizlerinizin üzerine yerleştirin. Bu pozisyon eklem ve romatizma ayrıları, kireçlenme, menisküs, eklem iltihaplan ve varisler içindir.
Ayaklar;
Ellerinizi ayak bilekleriniz ve ayak tabanınızın orta bölümüne gelecek şekilde yerleştirin. Bu pozisyon ayak sorunları, yorgunluk, varis, romatizma ağrıları ve eklem rahatsızlıkları içindir.
Arka Sırt Bölgesi (4.Çakra);
Strese karşı etkilidir. Rahatlamayı sağlar, omurga ve boyun poblemlerinde etkilidir.
Adrenailn Bölgesi (3.Çakra);
Panik durumlarında , şiddetli ağrı durumlarında ellerinizi bu bölgeye koyabilirsiniz. Herhangi bir acil durumda kişi yüzüstü duruyorsa bu noktaya acil durum amacı ile Reiki verebilirsiniz. Adrenalin salgılanan bölge olduğu için kalp krizlerinde ve sok durumlarında da kullanılır.
Bel Bölgesi (2.Çakra);
Bel ağrılarında etkilidir. Eğer bel fıtığı gibi kronik bir sorununz varsa bu pozisyona ek olarak bacakların iki yanımda kullanabilirsiniz.
Kök Çakra (1.Çakra);
Hemoroid ve siyatik ağrılarında da kullanılır.
alıntı
Hayatta en güzel şey olan sağlığın hepimizi kuşatmasını diliyorum…
Sağlık varsa… Herşey var…
Sağlık yoksa… Hiçbir şey…
Sağlığın varsa, eninde sonunda ayağa kalkarsın, çalışırsın ,gezersin, hayatını yeniden kurarsın…
Ama sağlığın yoksa, sadece ilaç, doktor ve yatak olur tüm hayatın…
O yüzden hayatta en güzel ve en kıymetli şey olan sağlık adına üç kere…
Sağol… Sağol… Sağol diyerek … HEPİMİZE YAĞMASINI DİLİYORUM…
Tüketmek için bunca acele ettiğiniz, takvim yapraklarına…
Onca hızla çevirdiğiniz akreplere yelkovanlara…
İçine gönüllü daldığınız o insafsız rutin çarkına şöyle bir uzaktan baktığınızda ne hissediyorsunuz?
“Ne kadarı benim hayatım” diye soruyor musunuz?
Ne kadarını başkaları yaşamış benim yerime…
Ya da ben başkalarının?..
“Aynadakinin ne kadarı ben’im, ne kadarı oynadıklarım?
Sevgiyi koydum kum saatinin dolu dizgin akıp giden kumlarının her bir zerresine….
Çünkü bir tek sevgi var elimizde; bunca yıldan damıtılıp gelen..
Yine bir tek o kalacak, yaşanacak yıllarından geriye…
Bir tek sevgi olacak bunca telaştan artakalan ötesi yalan…” demis Can Dundar..
Ne guzel soylemis. Telastan uzak, yalansiz, sevgiyi one cikaracak gucunuzle dolu bir yil gecirmeniz dilegiyle…

30 Aralık saat 02.39′da (yani bu sabaha karşı) Balık burcundaki Ay, Ay düğümleri ile kare açı içerisinde. Karşısında ise Başak Burcunda Mars var.
Bu gece karma temizliği yapmak için çok kıymetli enerjiler bizleri sarıp sarmalıyor. Bu tür enerjiler aktive olduğunda belirgin bir gerginlik ya da huzursuzluk hissedebiliriz. Bu yüzden bu gece etkinin geçici olduğunu hatırlamalısınız . Eğer geçmişe dair bazı travmaları temizlemek istiyorsanız, gece 02:00 de kalkıp şunları yapmalısınız:
– Değişmesi gereken, fakat bir türlü değiştirmeye cesaret edemediğiniz konulara odaklanın
– Affetmeniz gereken, fakat bir türlü affedemediğiniz kişilere odaklanın
– Geçmişte yaşanmış fakat bir türlü unutamadığınız olaylara odaklanın
– Çocukluk döneminden hatırladığınız travmalara odaklanın
– Yaşamınıza ait olmadığını düşündüğünüz, ancak yine de zihninizde bir şekilde var olan travmalarınıza odaklanın.
bir kağıda bunların her birinin sizin üzerinizde yarattığı duyguya odaklanın ve bu duygu veya duyguları kağıda yazın (kin, merhamet, öfke, acıma gibi ).
Sonra saat 02:39′da lütfen bu kağıdı üç kez “Sevgiyle Özgür Bırakıyorum! Kendimi ve tüm anılarımı AFFEDİYORUM!” diyerek yakın.
Ardından uykuya daldığınızda eğer bir rüya görürseniz, rüyanızı muhakkak bir kenara yazın. Hemen olmasa da rüyanız bir gün sizin için önemli bir anlam içerecektir
http://astroistanbul.com/2011/12/29/30-aralik-saat-02-39-da-karmanizi-temizleyin/ Yurda Halaa teşekkürlerimle…