kötü, "sen" kötü dediğin için kötüdür… iyi, "sen" iyi dediğin için iyidir…

kötü, “sen” kötü dediğin için kötüdür… iyi, “sen” iyi dediğin için iyidir…

güzel, “sen” güzel dediğin için güzel ve çirkin, “sen” çirkin dediğin için çirkindir…

yüklediğin anlamlar “sen”i yaratır, yarattıkların “sen”i çerçeveler,

çerçeveler ise özgürlüğünü elinden alır…

özgürlüğün yoksa “sen” de yoksun

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Nuray Sayarı’dan yılbaşı gecesine özel ritüeller!

Yeni yıla girerken mutlaka kök çakrasının rengi olan kırmızıyı giymenizi öneren ünlü astrolog, bizim “batıl” diye bildiğimiz kırmızı iç çamaşırı giymenin, aslında kök çarka renginden geldiğini açıklıyor ve ekliyor “Kırmızı bir elbise, çorap, iç çamaşırı ne olursa olsun ama üzerinizde kırmızı bir şey olsun ve yeni yıla kırmız…ıyla girin.”

 Nuray Sayarı’nın yeni yıla girmeden uygulamanızı önerdiği bir diğer ritüel de evinizi ya da iş yerinizi bir tutam adaçayı ile tütsülemeniz. Ünlü astrolog adaçayı ile evinizin ve mekanınızın enerjisini temizlemenizi öneriyor.

Yeni yıla girmeden evvel mutlaka kırmızı bir dilek kesesi hazırlamanızı öneren Nuray Sayarı, hazırladığınız kesenin içine hayatınızda olmasını istediğiniz şeyleri yazmanızı söylüyor. Dileklerinizi keseye koyduktan sonra ağacınız varsa ağacınıza, yoksa evinizde bir köşeye saklamanızı öneriyor.

Eski ve kötü enerjileri geçmiş yılda bırakmanız için Nuray Sayarı’nın önerdiği bir diğer ritüel de bu yıl neler yaşadıysanız, sizi neler hırpaladıysa, neler yıprattıysa bir kağıda da bunları, öfkelerinizi, üzüntülerinizi yazmanız. Yazdıktan sonra tam 2012’ye girerken o kağıdı yakın ve “affettim, teşekkür ettim” deyin.

Yeni yılda evinize bereket gelmesi için Nuray Sayarı’nın önerisi bir nar almanız ve o narı bir poşete koyup, evinizin ya da iş yerinizin kapısında ister besmele çekip, ister haç çıkartarak patlatmanız daha sonra da afiyetle yemeniz. Ünlü astrolog bu ritüelin yeni yıla kısmetinizle girmenizi sağlayacağını söylüyor.

Nuray Sayarı’nın yılbaşı sofranız için önerileri ise şöyle; sofranızda mutlaka kırmızı bir mum yakın, melek figürleri, nar, badem, ceviz koyun ve defneyapraklarıyla sofranızı süsleyin.

. Son olarak da 2012’ye girerken muhakkak, iyi dileklerinizle bir bitki dikmenizi öneriyor Nuray Sayarı. Hem de bu ritüeli şimdiden yapabilirsiniz. Ünlü astrolog bir şey dikmenizi, bir ürün işlemenizi hatta bir zeytin ağacı dikmenizi söylüyor. Balkonunuzda ya da mutfağınızda bir zeytin ağacınız olmasını öneren Sayarı, o ağacın belki de yarın öbür gün sizi bahçeli bir eve taşıyabileceğini söylüyor
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gülümsemek…

Tamamı ile doğaldır .

Hiçbir katkı maddesi yoktur .

Radyasyon içermez yedek parça gereksinimi yoktur .

Şişmanlatmaz, aylık ödemesi yoktur, vergiden muaftir.

En önemlisi de beleştir

Haydi durma sende yüzüne yerleştir ve etrafındakilere bulaştır…. :)))))

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.."

 

Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.

Mevlana (1207-1273)

Michelangelo’nun 87 yaşında söylediği çok değerli iki kelime var; “Ancora Impa ­ro” yani “Hala Öğreniyorum”

Michelangelo’nun 87 yaşında söylediği çok değerli iki kelime var; “Ancora Impa ­ro” yani “Hala Öğreniyorum”

Dünyadaki her insanın eşsiz bir potansiyeli olduğuna inanıyor ve bu potansiyelin yüce Tanrı’nın bize verdiği en kıymetli hediye olduğunu düşünüyorum. O potansiyeli hayata geçirebilmeyi de bizim Tanrı’ya sunabileceğimiz çok kıymetli bir hediye olarak görüyorum. Bazen es geçsek de bazen unutsak da bazen farkına varmasak da o potansiyel aslında çok kıymetli ve neredeyse ucu bucağı yok. Önemli olan biraz daha onu farkına varıp, gerçekten ne istediğinin peşinde koşmak ve onun için adımlar atmak. Benim gözümde her şey insanın kendine liderlik etmesiyle başlıyor.

Kişi yapabileceği işin peşinden koştukça kendisine liderlik etme şansı çoğalıyor. Böylelikle birilerinin gelip bizi koşturmasını veya birilerinin bize önderlik etmesinin ve bunu bir şekilde beklemenin önüne geçiyoruz. Kendimize liderlik ettikçe de hayatımıza daha çok yön vermiş oluyoruz ve hayallerimizin peşinden koşuyoruz

 

Şöyle bir bakın çocuklara; çok soru soruyorlar, her konuyu merak ediyorlar. Soruların ardı arkası kesilmiyor. Liderlere bakın, onlar da çok meraklı insanlar, sürekli öğrenmek istiyorlar. Öğreti yoktur liderlikte öğreni vardır. Çocukların ikinci avantajı hayallerinin olması. Üçüncü avantajları ise çok değerli olan sevinçleri. Bu heyecanla kendilerine liderlik etme, bir şeyler yapma, yeni ve farklı şeyleri ortaya koyma şansını çoğaltıyorlar. Bir gaye, sevinç, heyecan, motivasyon var onları güdüleyen. Bunun için de araştırıyorlar, soruyorlar, oynuyorlar.

 

Bugünlerde bana sıkça soruyorlar; “Meh­met Bey şu falanca kişi lider midir, değil midir?” Ben de soruya soruyla karşılık veri­yorum; “Bana, bahsettiğiniz kişinin birlikte çalıştığı kişilerden biraz bahseder misiniz?” Bunun anlamı şu: Ben ne kadar güçlü, ne kadar gelişime aç, merak eden, araştı­ran, hayalinin peşinden koşan, onun için mutluluk duyan kişilerle çalışıyorsam benim liderlik yapma şansım, o liderlikle kendimi ve etrafımdakileri geliştirme şansım o kadar çok artar. Ama bugün çoğunlukla yöneti­ciler kendilerine ileride tehdit olabileceğini düşündükleri yetenekli kişilerle çalışmaktan kaçınıyorlar. Bu kişinin kendisine bir şekilde sorun çıkartacağını, talep oluşturacağını ya da hayallerini zorlayacağını düşünüyorlar. Aslında bu zorlama olayı bambaşka yere götürüyor. Zorlama olsun ki öğrenme, de­neyim olsun, böylelikle kişiler de markalar da gelişsin

Mehmet Özel Yıldırım’ın Aralık Ayı A Plus Dergisinde çıkan röpörtajından bir bölümdür…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Nasıl bir üç boyuttur bu? ? ?

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »