Kendime tekrar, tekrar özür dilerim, seni seviyorum; içimde senin bu acına, hastalığına sebep olan her ne oluyorsa bunun için senden af diliyorum dedim.
Bu kadar mı?
Bu kadar.
Kendimizi affetmek bizi özgür kılacaktır…
Malzemeler
4 Adet Kabak
150 gr Beyaz Peynir
1 Adet Yumurta
1 Kahve Fincanı Rendelenmiş Kaşar Peyniri
2 Yemek Kaşığı Zeytinyağı
½ Demet Dereotu
Kırmızıbiber, Tuz
Yemeğin Tarifi
Kabakları uzunlamasına bölüp fırın kalıbına yayın. Ortalarını küçük bir kaşık yardımıyle boşaltın. Çukur kısımlara hazırladığınız peynirli harcı doldurun. Üzerini kırmızıbiberle süsleyin. Zeytinyağını azar azar üzerinde gezdirin. Önceden kızdırılmış fırında peynir eriyene kadar 10-12 dakika kızartın. Sıcak veya ılık olarak servis yapın.

2 demet semizotu
1 çay bardağı zeytinyağı
1 avuç pirinç
1 adet orta boy kuru soğan
3 adet orta boy domates
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı toz şeker
Semizotu ayıklanır, yıkanır, doğranır, bir tencereye aktarılır, üzerine ince kıyılmış kuru soğan, şeker ve tuz eklenir, ovulur, daha sonra rendelenmiş domates, zeytinyağı ve pirinç konur, karıştırılır, hiç su eklemeden orta ateşte 20 dakika pişirilir, ılıyınca servis edilir.
Bir gün bir kozada küçük bir delik açıldı ve bir adam bedenini bu küçücük delikten çikarmaya çalışan kelebeği saatlerce seyretti. Sonra kelebek sanki daha fazla ilerlemek istemiyormuş gibi durdu. Sanki ilerleyebileceği kadar ilerlemişti ve artık daha fazla ilerleyemiyordu ve adam kelebeğe yardım etmeye karar verdi.
Eline bir makas aldı ve kozayı keserek deliği büyüttü. Kelebek kolayca dışarı çıktı. Fakat bedeni kocaman ve kanatları kuru ve buruşuktu. Adam kelebeği izlemeye devam etti çünkü zamanla kanatlarının büyüyüp bedenini taşıyabilecek kadar genişleyebileceğini umut ediyordu; fakat bu olmadı! Gerçekte kelebek ömrünün geri kalanını kocaman bedeni, kuru, buruşuk kanatları ile etrafta sürünerek geçirdi. Uçmayı hiç başaramadı.
Adamın bu aceleci iyiliği içinde anlayamadığı, bu kısıtlayıcı kozanın ve kelebeğin o küçücük delikten dışarı çıkmak için verdiği mücadelenin kelebek için gerekli olduğuydu çünkü bu Tanrı’nın yaşam sıvısının kelebeğin bedeninden kanatlarına doğru akmasını sağlamak için bulduğu yoldu böylece kelebek kozadan kurtulduğu anda uçmaya hazır olabilecekti.
Güç istedim… Ve Tanrı beni güçlü yapmak için karşıma zorluklar çıkardı.
Bilgelik istedim… Ve Tanrı bana çözmek için sorunlar verdi.
Zenginlik istedim… Ve Tanrı çalişmak için bana beyin ve güçlü kaslar verdi.
Cesaret istedim… Ve Tanrı üstesinden gelmem için bana tehlike verdi.
Sevgi istedim… Ve Tanrı yardım etmem için bana sorunlu insanlar verdi.
İyilik istedim… Ve Tanrı bana fırsatlar verdi.
İstediğim hiçbir şeyi elde etmedim; ihtiyacım olan herşeyi elde ettim…
Yeniyi tanımak için uğraşmalı kararı sonra vermeliyiz…

Önce kendini iyileştir…

Hazırlanışı,

“Kendine özgür mü diyorsun? Bir boyunduruktan kurtulduğunu değil, sahip olduğun yerleşik düşüncelerini duymak isterim. Boyunduruktan kurtulmaya layık bir adam mısın? uşaklıktan çıktığı zaman son değerini de kaybedenler vardır. Nelerden kurtuldun? Bu bana vız gelir; fakat gözün
bana şunu apaçık bir şekilde söylemeli: Özgür; ama ne amaçla?”
Siz varsanız ben varım…

Bildiklerini anlat, ama akıl vermeye kalkma;
Anlatılanları iyi dinle, ama hepsini doğru sanma;
Sessiz kalmak bir şey bilmediğin anlamına gelmez;
Çok konuşmakta çok şey bildiğini göstermez;
Herkesi kendine eşit gör,
her kim olursa olsun bir insanı küçümsemek akılsızlık,
Çok büyük görmekte korkaklıktır.
Cesaret akıldan gelirse cesarettir,
Bilgisizlikten gelirse cehalettir…
